Çoklu Paragraf Soruları

41 soru

Soru 21Soru

Metinlerarasılık kuramının yazar, okur ve anlam kavramlar��na getirdiği yeni bakış açısını açıklayan aşağıdaki cümleleri anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak şekilde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama şu şekildedir: İlk olarak metinlerarasılık kuramının temel tezini kuran cümle gelir; ardından bu kuramsal çerçevenin romantik yaratıcı özne anlayışını dışlayıp odağı dilsel ağa taşıdığını belirten cümle takip eder; yazarın bir deha olmaktan çıkıp kolaj ustasına dönüştüğünü açıklayan cümle üçüncü sırada yer alır; yazarın otoritesinin sarsılmasıyla metnin özerkleşmesini ve okurun aktifleşmesini anlatan cümle dördüncü sırada gelir; son olarak anlamın sabit bir öz olmaktan çıkıp okur ile metin arasındaki dinamik karşılaşmada üretilen akışkan bir sürece dönüştüğünü özetleyen sonuç cümlesiyle paragraf tamamlanır.
Doğru sıralama, genelden özele giden ve kavramsal ilişkileri mantıksal zincirlerle birbirine bağlayan bir yapı sunar. Metinlerarasılık tanımıyla başlayan giriş cümlesini, bu kuramın yazar merkezli estetiğe getirdiği eleştiri izler; yazarın yeni konumunun tanımlanmasının ardından metnin özerkleşmesiyle okurun aktifleşmesi vurgulanır ve nihayetinde anlamın yeni tanımıyla paragraf mantıklı bir sonuca ulaştırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş cümlesi olmaya en uygun ifadeyi belirleme.
Postmodern edebiyat kuramlarının temel dayanaklarından biri olan metinlerarasılık kavramını tanımlayan ve kendisinden önceye gönderme yapmayan ifade ilk cümle olarak seçilir.
Bir paragrafın ilk cümlesi bağımsız olmalı, kendisinden önce başka bir cümlenin varlığına işaret eden bağlayıcı ögeler içermebelidir.
2
İlk cümledeki kavrama doğrudan atıfta bulunan ve kuramın yazar ve niyet kavramlarıyla ilişkisini kuran cümleyi bulma.
'Söz konusu kuramsal çerçeve' ifadesiyle başlayan ve odağın yazarın niyetinden dilsel ağa kaydığını belirten cümle ikinci sıraya getirilir.
İlk cümledeki metinlerarasılık tanımının ardından, bu kuramın getirdiği teorik çerçevenin yazar ve dil ilişkisi bakımından neyi dışladığını ve neye odaklandığını açıklamak düşüncenin akışına uygundur.
3
İkinci cümlede yazarın öznelliğinin dışlanması üzerine yapılan vurguyu detaylandıran açıklamayı tespit etme.
'Nitekim bu anlayışta yazar...' şeklinde başlayan ve yazarın mutlak dehadan kolaj ustasına dönüşümünü somutlaştıran cümle üçüncü sıraya yerleştirilir.
'Nitekim' bağlacı, bir önceki yargıyı desteklemek ve açıklamak için kullanılır; yazarın deha olmaktan çıkıp kolaj ustasına dönüşmesi, romantik özne anlayışının dışlanmasının doğrudan bir açılımıdır.
4
Yazardan sonra metnin durumuna ve okurun rolüne geçiş yapan cümleyi belirleme.
'Anlatının yazarın mutlak otoritesinden arınarak bu şekilde özerkleşmesi...' ifadesiyle başlayan ve odağı okura kaydıran cümle dördüncü sıraya getirilir.
Metnin yazarın otoritesinden bağımsızlaşması (özerkleşmesi) bir önceki cümlenin sonucudur ve bu durum okurun edilgenlikten aktif özneye geçişini hazırlar.
5
Okurun aktif rolünün anlam kavramı üzerindeki son etkisini açıklayan ve paragrafı sonuca bağlayan cümleyi bulma.
'Böylece anlam...' ifadesiyle başlayan ve anlamın durağan bir öz olmaktan çıkıp süreç haline geldiğini bildiren cümle son cümle olarak belirlenir.
'Böylece' bağlacı ve anlamın okurun aktif rolüyle yeniden üretilmesi tespiti, tüm paragrafın düşünsel gelişimini tamamlayan mantıklı bir sonuç niteliğindedir.

Anahtar Kavram

Metin sıralama ve paragrafta anlam akışı
Soru 22Soru

Edebi eserin varoluşsal statüsü, yazarın zihnindeki ilk tasarımla sınırlı olmadığı gibi, kâğıt üzerine dökülen sabit harflerin ve dilsel göstergelerin mekanik toplamından da ibaret değildir. Bir roman ya da şiir, ancak okuma eyleminin tetiklediği o dinamik karşılaşma alanında, yani yazarın kurgusal göndergeleri ile okurun öznel alımlama ufkunun kesiştiği o gizemli "boşluklarda" gerçek anlamını ve estetik değerini kazanır. Wolfgang Iser’in estetik kuramında kavramsallaştırdığı bu "belirsizlik noktaları" (indeterminacy), okuru pasif bir alıcı olmaktan çıkarıp metnin anlam üretimine katılan aktif bir ortak haline getirir. Edebi metin, yapısı gereği her tarihsel dönemde ve her farklı zihinde yeniden kurgulanmaya açık, ucu açık potansiyel bir anlam matrisidir. Bu bağlamda, bir yapıtın "klasik" payesiyle taçlandırılması, onun zamanlar üstü, değişmez ve donmuş bir mutlak hakikati barındırmasından değil; aksine, farklı dönemlerin değişen estetik ve entelektüel algılarına, yeni soru sorma biçimlerine sürekli cevap verebilecek esnek ve tükenmez bir anlam potansiyeline sahip olmasından kaynaklanır. Dolayısıyla edebi yapıt, geçmişte tamamlanıp müzeye kaldırılmış donuk bir anıt değil, her okuma edimiyle şimdiki zamanda yeniden üretilen canlı ve dinamik bir süreçtir.

Bu parçadan hareketle "klasik" yapıtların kalıcılığı ve sanatsal değeri aşağıdakilerden hangisine bağlanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Değişen zaman ve zihniyetlerin ürettiği yeni sorulara cevap verebilen, okurla etkileşim hâlinde sürekli güncellenen ucu açık bir anlam üretme potansiyeline.

Cevap

Değişen zaman ve zihniyetlerin ürettiği yeni sorulara cevap verebilen, okurla etkileşim hâlinde sürekli güncellenen ucu açık bir anlam üretme potansiyeline.
Klasik yapıtların kalıcılığı ve sanatsal değeri, metnin sabit ve donmuş bir yapı sergilememesine; aksine değişen tarihsel şartların, farklı estetik algıların ve yeni soruların taleplerine cevap verebilecek esnek, ucu açık ve zengin bir anlam üretme potansiyeli taşımasına bağlanmıştır. Metindeki 'farklı dönemlerin değişen estetik ve entelektüel algılarına, yeni soru sorma biçimlerine sürekli cevap verebilecek esnek ve tükenmez bir anlam potansiyeline sahip olması' ifadesi bu yargıyı doğrudan gerekçelendirir.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin ana tartışma konusunu ve yazarın edebi yapıta dair yaklaşımını çözümleme
Metin, edebi eserin statik bir yapı olmadığını, yazarın göndergeleri ile okurun alımlama ufkunun kesiştiği alanda dinamik bir süreç olarak sürekli yeniden kurgulandığını savunmaktadır.
Doğru yoruma ulaşmak için yazarın alımlama estetiği kuramına dayanan temel argümanını saptamak gerekir.
2
Parçada geçen 'klasik' nitelendirmesinin yapıldığı bölümü ve bu niteliğin koşullarını inceleme
Klasik yapıtların kalıcılığının 'mutlak bir hakikati barındırmasından' değil, 'farklı dönemlerin değişen estetik ve entelektüel algılarına, yeni soru sorma biçimlerine sürekli cevap verebilecek esnek ve tükenmez anlam potansiyelinden' kaynaklandığı tespit edilir.
Soru kökünün hedeflediği doğrudan ilişkiyi metin içerisindeki tam karşılığıyla eşleştirmek gerekir.
3
Seçenekleri bu tespit doğrultusunda eleyerek doğru yargıyı belirleme
Zamanın ve okur zihniyetinin değişen sorularına cevap üretebilen, ucu açık anlam potansiyeline vurgu yapan seçeneğin parçada savunulan düşünceyle birebir örtüştüğü görülür.
Metindeki 'değişen estetik ve entelektüel algılara cevap verebilen esneklik' ifadesi doğru seçeneği kanıtlar.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Soruları ve Alımlama Estetiği Çerçevesinde Metin Analizi
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 23Soru

Aşağıdaki numaralanmış cümleleri anlamlı ve kurallı bir paragraf oluşturacak şekilde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: Kütüphaneler ile başlayan cümle birinci, kitapların işlevini belirten cümle ikinci, dijital çağdaki değişimi anlatan cümle üçüncü ve okurların internet sitelerine yöneldiğini belirten cümle sonuncu olmalıdır.
Anlamlı bir paragraf oluşturulurken genelden özele, tanımdan açıklamaya doğru bir yol izlenir. Kütüphanelerin tanımıyla başlanıp, ardından 'bu kurumlarda' ifadesiyle kütüphanelere atıfta bulunulmuş, sonrasında 'ancak' bağlacıyla dijital çağın getirdiği değişim sunulmuş ve 'artık' ifadesiyle günümüzdeki durum açıklanarak sıralama tamamlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesini belirleme
Kütüphanelerin tanımını yapan cümle ilk sıraya yerleştirilir.
Paragrafın ilk cümlesi kendinden önce başka bir cümleye gönderme yapan bağlayıcı unsurlar (bu, ancak, artık vb.) içermemelidir.
2
İkinci cümleyi bağlama
Kitapların işlevini anlatan cümle ikinci sıraya getirilir.
Bu cümledeki 'Bu kurumlarda' ifadesi, ilk cümledeki kütüphanelere işaret etmektedir.
3
Üçüncü cümleyi bağlama
Dijital çağ ile erişimin değiştiğini belirten cümle üçüncü sıraya getirilir.
Cümledeki 'bu bilgiye' ifadesi bir önceki cümledeki 'bilgi birikimi' kavramına bağlanır ve 'ancak' kelimesiyle yeni bir durum başlatılır.
4
Sonuç cümlesini belirleme
Okurların internete yönelmesini anlatan cümle son sıraya getirilir.
'Artık' ifadesiyle başlayan bu cümle, dijital çağın getirdiği değişimin günümüzdeki sonucunu açıklayarak akışı tamamlar.

Anahtar Kavram

Paragraf oluşturma ve anlam akışını sağlayan anahtar kelimeleri takip etme
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 24Soru

Numaralanmış cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak şekilde sıralanması için doğru dizilim aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak şekilde sıralanışı şu şekildedir: Dilbilimsel görelilik kuramının tanımıyla başlanmalı (III), bu kuramın temel varsayımı açıklanmalı (I), bu varsayıma yönelik somut bir örnek sunulmalı (V), ardından bilişsel bilimlerden gelen karşıt argüman dahil edilmeli (II) ve son olarak tüm bu fikirler bir sentezde birleştirilmelidir (IV).
Cümleler anlam ve yapı yönünden incelendiğinde, III. cümle genel bir yargı taşıdığı için giriş cümlesidir. I. cümledeki 'Bu kurama göre' ifadesi III. cümleye bağlanır. V. cümledeki 'Örneğin' ifadesi I. cümledeki savı somutlaştırır. II. cümledeki 'Bununla birlikte' ifadesi bir önceki duruma karşıtlık bildirerek akışı devam ettirir. IV. cümle ise 'Sonuç olarak' ifadesiyle tüm metni sonuca bağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesinin belirlenmesi
Giriş cümlesi olarak 'Dilbilimsel görelilik kuramı...' ile başlayan III. cümle belirlenir.
Bu cümle kendinden önceye gönderme yapan hiçbir bağlantı ögesi içermez ve bağımsız bir tanım cümlesidir.
2
Giriş cümlesini takip eden cümlenin bulunması
İkinci cümle olarak 'Bu kurama göre...' ifadesiyle başlayan I. cümle seçilir.
'Bu kurama göre' ifadesi, doğrudan bir önceki cümledeki 'dilbilimsel görelilik kuramı' ifadesine atıfta bulunarak konuyu genişletir.
3
Örneklendirme cümlesinin yerleştirilmesi
Üçüncü cümle olarak 'Örneğin...' diye başlayan V. cümle yerleştirilir.
Bu cümle, ikinci cümledeki 'farklı dilleri konuşan insanların dünyayı farklı deneyimlemesi' durumuna somut bir yön tayini örneği sunar.
4
Karşıt tezin dahil edilmesi
Dördüncü cümle olarak 'Bununla birlikte...' ile başlayan II. cümle getirilir.
'Bununla birlikte' ifadesi, kuramın iddia ettiği dilsel belirlenimciliğe yönelik bilişsel bilimlerden gelen karşı argümanı sunarak metni derinleştirir.
5
Sonuç cümlesinin eklenmesi
Son cümle olarak 'Sonuç olarak...' ile başlayan IV. cümle seçilir.
'Sonuç olarak' ifadesiyle paragraftaki iki farklı görüş sentezlenerek metin sonlandırılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam akışını sağlama ve düşüncenin mantıksal sıralaması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 25Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

İnsan hafızası, geçmişi kaydetmek ve geri çağırmak için karmaşık mekanizmalar kullanır. Bu mekanizmalar içinde en şaşırtıcı olanlardan biri, kokuların ge��mişe ait anıları ve duyguları aniden tetiklemesi durumudur. Edebiyat dünyasında Marcel Proust'un 'Kayıp Zamanın İzinde' adlı romanındaki madlen keki çaya batırıp yediğinde çocukluk anılarının canlanmasıyla ünlenen bu durum, bilim literatüründe 'Proust etkisi' olarak adlandırılır. Bilimsel araştırmalar, kokuları işleyen koku soğancığının, beynin duygu ve hafıza merkezleri olan amigdala ve hipokampus ile doğrudan bağlantılı olduğunu gösterir. Diğer duyulardan gelen bilgiler beyin kabuğunda işlendikten sonra bu merkezlere ulaşırken, koku duyusu hiçbir aracıya uğramadan doğrudan duygu ve bellek merkezine iletilir. Bu yüzden bir koku, yıllardır unutulmuş bir anıyı en ince ayrıntılarıyla ve o günkü yoğun duygusal hissiyle aniden zihnimizde canlandırabilir. Araştırmacılar, bu doğrudan yolun, kokuların neden diğer duyulardan daha hızlı ve daha yoğun duygusal tepkiler yarattığını açıkladığını belirtmektedirler. Örneğin, bir ses veya görüntü geçmişe dair bilgileri mantıksal bir sırayla hatırlamamızı sağlarken, bir koku bizi doğrudan o anın içine fırlatır. Bu durum, kokunun hafıza üzerindeki eşsiz ve güçlü etkisini ortaya koymaktadır. Günümüzde bu etki, özellikle pazarlama sektöründe tüketicilerin duygusal bağlarını güçlendirmek amacıyla sıklıkla kullanılmaktadır.

Bu parçaya göre, kokuların diğer duyulara kıyasla geçmişteki anıları daha hızlı ve yoğun duygusal tepkilerle canlandırmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kokuları işleyen merkezin beynin duygu ve bellek merkezleriyle doğrudan bağlantılı olması

Cevap

Kokuları işleyen merkezin beynin duygu ve bellek merkezleriyle doğrudan bağlantılı olması
Koku duyusunun diğer duyulardan farklı olarak hiçbir aracıya uğramadan doğrudan beynin duygu ve hafıza merkezlerine iletildiği metinde açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle kokuların anıları daha hızlı ve yoğun duygusal tepkilerle canlandırmasının temel nedeni, koku merkezinin bu bölgelerle doğrudan bağlantılı olmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü ve parçayı dikkatlice okuyarak kokuların anıları canlandırmadaki hızının ve duygusal yoğunluğunun biyolojik gerekçesini aramak.
Parçada koku duyusunun diğer duyulardan farkını açıklayan kısım tespit edilir.
Kokunun aracıya uğramadan doğrudan duygu ve bellek merkezine ulaşmasının bu durumu açıkladığını görmek için.
2
Metinde geçen 'koku duyusu hiçbir aracıya uğramadan doğrudan duygu ve bellek merkezine iletilir' ifadesiyle seçenekleri karşılaştırmak.
Koku merkezinin duygu ve bellek merkezleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten seçeneğin doğru olduğu belirlenir.
Metindeki doğrudan bilginin seçeneklerdeki karşılığını saptamak için.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam ve doğrudan neden-sonuç ilişkisini kavrama
Soru 26Soru

Walter Benjamin, 'Teknik Çoğaltılabilirlik Çağında Sanat Yapıtı' adlı meşhur denemesinde, mekanik yeniden üretim tekniklerinin gelişmesiyle sanat eserinin geleneksel konumunda meydana gelen k��klü değişimi estetik ve sosyolojik açılardan ele alır. Benjamin’e göre, özgün bir sanat eseri, kendine has bir 'aura'ya (hale) sahiptir. Aura; eserin şimdi ve buradalığı, yani belirli bir zamanda ve mekanda benzersiz bir biçimde var olmasıyla ortaya çıkan tarihsel derinlik, otorite ve biriciklik duygusudur. Ancak fotoğraf ve sinema gibi modern teknolojiler sayesinde sanat eserleri kitlesel olarak çoğaltılabilir hale geldiğinde, bu benzersizlik ve onunla birlikte aura da kaçınılmaz olarak çözülmeye başlar. Yeniden üretim teknolojileri, eseri yaratıldığı ritüel ve geleneksel bağlamdan kopararak onu alıcının kendi gündelik gerçekliğine yaklaştırır ve böylece sanatın yüksek sınıflara özgü törensel işlevini sarsar. Benjamin bu durumu salt nostaljik veya olumsuz bir kayıp olarak görmekten ziyade, sanatın elitist ve tekelci bir tapınma nesnesi olmaktan çıkıp kitleler için demokratikleşmesi ve yeni bir politik işlev kazanması için alan açtığını savunur. Böylece aura kaybı, sanatın toplumsal algılanışında devrimci bir dönüşümün habercisi haline gelir.

Bu parçadan hareketle 'aura' (hale) kavramı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanat yapıtının ritüelistik bağlarından ve geleneksel kökenlerinden koparılmasıyla yeniden güç kazandığı

Cevap

Sanat yapıtının ritüelistik bağlarından ve geleneksel kökenlerinden koparılmasıyla yeniden güç kazandığı
Sanat yapıtının ritüelistik bağlarından ve geleneksel kökenlerinden koparılmasıyla yeniden güç kazandığı seçeneği parçayla çelişmektedir. Çünkü metinde, bu kopuşun auranın çözülmesine ve aşınmasına neden olduğu açıkça ifade edilmektedir. Dolayısıyla bu yargı parçadan hareketle söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın dikkatlice okunması ve anahtar kelimelerin belirlenmesi
Parçada geçen 'aura' kavramının tanımı (biriciklik, şimdi ve buradalık), modern teknolojilerle (fotoğraf, sinema) çözülüşü ve bu çözülüşün demokratik/politik sonuçları tespit edildi.
Soruda aura hakkında söylenemeyecek olanı bulmak için öncelikle metindeki aura kavramının özelliklerini ve sonuçlarını doğru analiz etmek gerekir.
2
Seçeneklerin metinde tespit edilen bilgilerle karşılaştırılması
Sanat yapıtının geleneksel ve ritüel bağlamından kopmasının aurayı zayıflattığı/çözdüğü belirlendi. Ancak doğru seçenekte bu kopmanın auraya 'yeniden güç kazandırdığı' iddia edilmektedir.
Metindeki 'geleneksel bağlamdan koparak... aura da kaçınılmaz olarak çözülmeye başlar' ifadesi ile seçenekteki güç kazanma iddiası arasındaki çelişkiyi yakalamak amacıyla karşılaştırma yapılır.
3
Çelişen seçeneğin doğru cevap olarak işaretlenmesi
Sanat yapıtının geleneksel kökenlerinden kopmasıyla auranın yeniden güç kazandığını iddia eden seçeneğin söylenemez olduğu kesinleştirildi.
Olumsuz köklü sorularda metinle çelişen veya metinde yer almayan yargı doğru cevaptır.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Sorularında Yardımcı Düşünce Analizi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 27Soru

35 ve 36. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Sanat eserinin varoluşu, sadece yaratıcısının üretim eylemiyle sınırlı ve tamamlanmış bir olgu değildir; aksine, eserin asıl varlık alanı alımlayıcının (okur, izleyici ya da dinleyici) zihinsel evreninde inşa edilir. Hans Robert Jauss ve Wolfgang Iser gibi alımlama estetiği kuramcıları, edebi metni veya sanat yapıtını kendi içine kapalı, sabit bir anlamlar toplamı olarak görmezler. Onlara göre yapıt, alımlayıcı tarafından somutlaştırılmayı ve anlamlandırılmayı bekleyen birtakım 'belirsizlik alanları' yani 'boşluklar' barındıran dinamik bir taslaktır. Yazar veya sanatçı, metne yalnızca belirli bir potansiyel yükler; bu potansiyelin fiiliyata dökülmesi ise alımlayıcının tarihsel birikimi, 'beklenti ufku' ve estetik yönelimleri aracılığıyla gerçekleşir. Dolayısıyla her yeni alımlama süreci, eserin yeniden üretilmesi ve farklı bir anlam katmanıyla donatılması demektir. Bu durum, sanat eserini monolojik bir dayatmadan kurtarıp sanatçı ile alımlayıcı arasında kurulan zamansız bir diyaloga dönüştürür. Sonuç olarak, alımlayıcının aktif kurucu rolünü dışlayan her estetik kuram, yapıtı kendi tarihsel anına hapsolmuş, donmuş bir nesneye indirgeme hatasına düşer. Bu bağlamda bir eserin değeri, onun içinde barındırdığı hazır doğrulardan ziyade, farklı okurların zihninde yarattığı bu çoğulcu ve dinamik anlamlandırma süreçlerinin zenginliğiyle ölçülür.

35. Bu parçadan hareketle alımlama estetiğiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanat eserinin nihai anlamının, sanatçının niyetinden bağımsız olarak tamamen alımlayıcının özgür iradesiyle tek taraflı biçimlendirildiğini öne sürer.

Cevap

Sanat eserinin nihai anlamının, sanatçının niyetinden bağımsız olarak tamamen alımlayıcının özgür iradesiyle tek taraflı biçimlendirildiğini öne sürer.
Doğru yanıt, sanat eserinin anlamının tek taraflı olarak alımlayıcı tarafından belirlendiğini savunan seçenektir. Parçada sanat yapıtının monolojik (tek sesli) olmadığı, aksine sanatçı ile alımlayıcı arasında kurulan zamansız bir diyalog olduğu belirtilmektedir. Yazarın metne yüklediği potansiyel ile okurun bunu fiiliyata dökmesi arasındaki bu diyalojik ilişki, anlamın tek taraflı ve yazarın niyetinden tamamen bağımsız olarak inşa edilmediğini gösterir. Dolayısıyla bu yargı parçadan çıkarılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ana tezi ve alımlama estetiğinin temel ilkelerini belirlemek
Alımlama estetiğinin, sanat eserinin anlamını sanatçı ile alımlayıcı arasındaki dinamik bir diyalog ve etkileşim süreci olarak gördüğü anlaşılır.
Metnin genelinde savunulan alımlayıcı-sanatçı ilişkisini kavramak, seçeneklerin doğruluğunu ölçmek için ilk adımdır.
2
Seçeneklerde verilen yargıları metindeki ifadelerle tek tek karşılaştırmak
Belirsizlik alanlarının varlığı, beklenti ufkunun önemi, alımlayıcının aktif kurucu rolü ve eserin dinamik yapısı metindeki ifadelerle bire bir eşleşirken; anlamın tamamen alımlayıcı tarafından tek taraflı biçimlendirildiği yargısının metindeki 'diyalog' vurgusuyla çeliştiği tespit edilir.
Yardımcı düşünce sorularında metin dışına taşan veya metindeki kavramsal ilişkileri çarpıtan seçeneği bulmak gerekir.
3
Ulaşılamayacak olan yargıyı belirleyip doğrulamak
Sanat eserinin anlamının tamamen alımlayıcının özgür iradesiyle tek taraflı inşa edildiği tezi, metindeki yazarın metne potansiyel yüklemesi ve sanatçı ile alımlayıcı arasındaki diyalog ilkesiyle çeliştiği için doğru cevap olarak belirlenir.
Metindeki kavramsal dengelerin (potansiyel yükleyen yazar ile aktüelleştiren okur diyalogu) doğru yorumlandığından emin olmak için son kontrol yapılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler ve Metin Çözümleme
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 28Soru

35 - 36. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Gaston Bachelard, bilimsel zihnin oluşum sürecini temellendirirken 'epistemolojik engel' kavramını ortaya atar. Ona göre bilimsel bilgiye giden yol, pürüzsüz ve birikimsel bir doğrultuda ilerlemekten ziyade, gündelik deneyimin ve sezgisel kabullerin inşa ettiği zihinsel engellerin sürekli olarak aşılması ve yıkılmasıyla mümkündür. İnsan zihni, doğası gereği bilinmeyeni bilinenle, karmaşık olanı ise gündelik yaşamdan aşina olduğu basit benzetmelerle açıklama eğilimindedir. Örneğin, ilk bakışta nesnelerin doğrudan gözlemlenmesinden elde edilen duyusal veriler, bilimsel birer gerçeklik gibi görünse de aslında zihnin arınması gereken ilk engellerdir. Bachelard’a göre ilk deneyim, bilimsel kuram��n inşasında güvenilir bir temel oluşturmak şöyle dursun, nesnelliğin önündeki en büyük bariyerdir; çünkü zihni ilk gözlemin aldatıcı cazibesine hapsederek eleştirel mesafeyi yok eder. Dolayısıyla gerçek bilimsel ilerleme, olguların doğrudan tasvir edilmesiyle değil, bu ilk sezgisel algıların kökten reddedilmesi ve 'hayır diyen bir felsefe' ile zihnin kendi alışkanlıklarıyla hesaplaşması sonucu gerçekleşir. Bilim, sağduyunun bittiği ve onunla bağların koparıldığı yerde başlar. Bu yönüyle yeni bir bilimsel kuram, eski bilgilerin üzerine eklenen yeni tuğlalar değil; o tuğlaların üzerine basılan zeminin yeniden sorgulanması ve gerekirse yıkılmasıyla doğan köklü bir zihinsel dönüşümdür.

Bu parçadan hareketle Gaston Bachelard'ın bilimsel ilerleme anlayışıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yeni bilimsel kuramlar, kendilerinden önceki kuramsal birikimlerin doğruluğunu onaylayarak bilginin sürekli ve doğrusal bir biçimde genişlemesini sağlar.

Cevap

Yeni bilimsel kuramların kendilerinden önceki birikimleri onaylayıp doğrusal bir biçimde genişlediğini öne süren yargı Bachelard'ın bilimsel ilerleme anlayışıyla çeliştiği için söylenemez.
Bilimsel ilerlemenin kuramsal birikimlerin onaylanmasıyla ve doğrusal bir şekilde genişleyerek gerçekleştiğini savunan ifade parçadaki düşüncelerle çelişmektedir. Çünkü parçada bilimin birikimsel (kümülatif) olarak ilerlemediği, aksine eski kabullerin sorgulanıp yıkılmasıyla ve sağduyuyla bağların koparılmasıyla doğan zihinsel bir dönüşüm olduğu açıkça belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel tezlerin belirlenmesi
Gaston Bachelard'ın bilimsel gelişimi doğrusal ve birikimsel bir süreç olarak görmediği, zihinsel engellerin ve sağduyunun yıkılmasıyla gerçekleşen bir dönüşüm olarak tanımladığı saptanmıştır.
Soruda Bachelard'ın bilimsel ilerleme anlayışına dair söylenemeyecek olan yargıyı bulmak için öncelikle yazarın temel görüşünü ortaya koymak gerekir.
2
Seçeneklerin parça içeriğiyle karşılaştırılması
Zihnin bilinmeyeni bilinenle açıklaması, ilk duyusal deneyimlerin nesnelliğe engel olması, sezgisel algıların sorgulanması ve sağduyu ile bağların koparılmasına yönelik yargıların parçada doğrudan karşılık bulduğu görülmüştür.
Söylenebilecek (parçayla uyumlu) olan yargıları eleyerek söylenemez olan seçeneğe ulaşmak hedeflenmiştir.
3
Çelişen yargının saptanması
Yeni kuramların eski birikimleri onaylayıp doğrusal olarak genişlediğini iddia eden seçeneğin, parçadaki 'eski bilgilerin üzerine eklenen yeni tuğlalar değil... o zeminin sorgulanması ve yıkılmasıyla doğan köklü bir zihinsel dönüşümdür' ifadesiyle çeliştiği belirlenmiştir.
Bachelard'ın kuramında bilimin doğrusal/birikimsel ilerlemediği vurgulandığı için çelişen bu ifade doğru cevap olarak işaretlenmelidir.

Anahtar Kavram

Çoklu paragraf sorularında yardımcı düşüncelerin tespiti ve parçada yer almayan/çelişen yargının bulunması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 29Soru

Yukarıda karışık olarak verilen cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturabilmesi için doğru sıralama nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I - II - III - IV - V sıralaması ile anlamlı ve kurallı bir paragraf oluşturulur.
Doğru sıralamada cümleler birbirine anlamsal ve yapısal köprülerle bağlanmıştır. İlk cümledeki tanım, ikinci cümledeki süreç ifadesiyle sürdürülmüş; bu süreç üçüncü cümlede 'simülakr' sonucuna bağlanmış; dördüncü cümlede bu durumun 'hipergerçeklik' evrenini doğurduğu belirtilmiş ve son cümlede ise 'Sonuçta' ifadesiyle bu yeni evrendeki durum netleştirilerek paragraf sonlandırılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ilk cümlesi olabilecek, kendinden önceki bir yarg��ya bağımlı olmayan bağımsız giriş cümlesini bulmak.
I. cümlenin giriş cümlesi olduğu saptanır.
I. cümle, Baudrillard'ın simülasyon tanımını yaparak konuyu genel bir çerçevede başlatır ve hiçbir bağlayıcı referans sözcük içermez.
2
Giriş cümlesindeki kavramların ve anahtar kelimelerin izini sürerek ikinci cümleyi tespit etmek.
II. cümlenin ikinci sırada yer alması gerektiği saptanır.
II. cümledeki 'Bu üretim sürecinde' ifadesi, I. cümledeki 'yeniden üretilmesidir' söz öbeğine doğrudan bağlanır.
3
İkinci cümleden sonra mantıksal akışı sürdüren ve aşamalı değişimi gösteren ifadeyi bulmak.
III. cümlenin üçüncü sırada yer alması gerektiği saptanır.
III. cümledeki 'Bu aşamalı dönüşümün' ifadesi, II. cümledeki 'aşamalı olarak... bırakır' belirlemesini devam ettirerek kavramı 'simülakr' tanımına ulaştırır.
4
Simülakr kavramının yol açtığı durumu açıklayan sonraki bağlantıyı kurmak.
IV. cümlenin dördüncü sırada yer alması gerektiği saptanır.
IV. cümledeki 'simülakrların hâkimiyet kurması' ifadesi, III. cümlenin sonundaki 'simülakr' kavramına doğrudan bağlanır ve yeni bir kavram olan 'hipergerçeklik' evrenini açar.
5
Paragrafı sonlandıracak yargı ilişkisini kurmak.
V. cümlenin son sırada yer alması gerektiği saptanır.
V. cümledeki 'Sonuçta' bağlacı ve 'bu yeni evrende' ifadesi, IV. cümledeki 'hipergerçeklik evrenini' işaret ederek paragrafın mantıksal akışını tamamlar.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlam ve Cümlelerin Mantıksal Sıralanması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 30Soru

Yukarıda karışık olarak verilen cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak şekilde sıralanması için doğru dizilim nasıl olmalıd��r?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama II - I - IV - V - III şeklinde olmalıdır.
Doğru sıralamada, kahve çekirdeğinin üretiminden fincana gelene kadarki aşamaları kronolojik ve mantıksal bir sıra takip etmektedir. Süreç, toplanmayla (II) başlar, kurutma (I), kavrulma (IV), öğütülme (V) ve son olarak demleme (III) ile tamamlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesini belirleme
II numaralı cümlenin ilk cümle olduğu saptanır.
Sürecin başlangıcını ('başlar' ifadesiyle) belirten ve kendinden önce bir cümleye atıfta bulunmayan tek cümle II numaralı cümledir.
2
İkinci cümleyi bulma
I numaralı cümlenin ikinci sırada yer alması gerektiği belirlenir.
I numaralı cümledeki 'Toplanan bu kırmızı meyveler' ifadesi, II numaralı cümledeki meyve toplama eylemine doğrudan bağlıdır.
3
Üçüncü cümleyi bulma
IV numaralı cümlenin üçüncü sırada yer alması gerektiği belirlenir.
IV numaralı cümledeki 'Tamamen kuruyan yeşil çekirdekler' ifadesi, I numaralı cümlede çekirdeklerin güneşte kurumaya bırakılması işlemine dayanır.
4
Dördüncü cümleyi bulma
V numaralı cümlenin dördüncü sırada yer alması gerektiği belirlenir.
V numaralı cümledeki 'Kavurma işleminden sonra' ifadesi, IV numaralı cümledeki kavurma işlemini takip eder.
5
Son cümleyi belirleme
III numaralı cümlenin son sırada yer alması gerektiği belirlenir.
III numaralı cümle 'Son olarak' ifadesiyle başlar ve öğütülen çekirdeklerin demlenmesini anlatarak süreci tamamlar.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlam ve Mantıksal Akış
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 31Soru

Yukarıda karışık olarak verilen cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak şekilde sıralanmasını sağlayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak şekilde doğru sıralanışı şu şekildedir: Edebiyat araştırmalarında uzun süre göz ardı edilen çevre unsuru, yirminci yüzyılın son çeyreğinde ekolojik krizlerin görünürlük kazanmasıyla kuramsal bir zemin bulmuştur. Bu zeminden hareketle filizlenen ekoeleştiri, insanı doğanın efendisi değil, onunla eş değer bir parçası olarak konumlandıran yeni bir okuma pratiği sunar. Bu pratik çerçevesinde metinler ele alınırken yazarın doğayı salt bir arka plan veya dekor olarak mı yoksa başlı başına etkin bir özne olarak mı kurguladığı sorgulanır. Böylece edebî eserin içsel dünyasında doğaya atfedilen rolün izi sürülerek insan merkezci bakış açısının eleştirisi yapılır. Sonuç olarak ekoeleştirel yaklaşım, okuru sadece estetik bir hazza değil, aynı zamanda çevreye karşı ahlaki bir sorumluluk geliştirmeye de davet eder.
Doğru sıralamada, ekoeleştiri kuramının edebiyat dünyasında tarihsel olarak ortaya çıkış zemini verildikten sonra bu zeminin doğurduğu kuram tanımlanmıştır. Ardından bu kuramın getirdiği okuma pratiği ve metin analiz yöntemi açıklanmış, bu yöntemin sonucunda ulaşılan eleştirel duruş ortaya konmuştur. En nihayetinde kuramın okur üzerindeki ahlaki ve çevreye yönelik etkisi vurgulanarak paragraf sonlandırılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesinin tespit edilmesi
Edebiyat araştırmalarında çevre unsurunun kuramsal bir zemin bulmasından bahseden ifade (ikinci cümle) giriş cümlesi olarak belirlenir.
Kendinden öncesine atıfta bulunan herhangi bir bağlaç veya işaret sıfatı barındırmayan, konuyu bağımsız olarak başlatan tek cümledir.
2
İkinci cümlenin tespit edilmesi
Giriş cümlesindeki 'kuramsal bir zemin' ifadesini 'Bu zeminden hareketle' şeklinde devralan ifade (dördüncü cümle) ikinci sıraya getirilir.
Metin içindeki düşünsel ve yapısal süreklilik 'zemin' kavramı üzerinden devam ettirilmiştir.
3
Üçüncü cümlenin tespit edilmesi
İkinci cümlede ortaya konan 'okuma pratiği' kavramını 'Bu pratik çerçevesinde' ifadesiyle açımlayan cümle (birinci cümle) üçüncü sıraya getirilir.
Sunulan okuma pratiğinin metin çözümlemesinde nasıl uygulanacağına dair yöntem bilgisi verilmektedir.
4
Dördüncü cümlenin tespit edilmesi
Üçüncü cümledeki yazarın doğayı kurgulama biçimine dair sorgulamanın sonucunu 'Böylece' ifadesiyle açıklayan cümle (beşinci cümle) dördüncü sıraya yerleştirilir.
Sorgulama eyleminin doğurduğu insan merkezci bakış açısının eleştirilmesi durumu sebep-sonuç ilişkisiyle bağlanmıştır.
5
Son cümlenin tespit edilmesi
Paragrafı 'Sonuç olarak' ifadesiyle genel bir yargıya bağlayan cümle (üçüncü cümle) son sıraya getirilir.
Ekoeleştirel yaklaşımın okurdaki ahlaki sorumluluk bilincini geliştirmeye yönelik nihai hedefini özetleyerek paragrafı tamamlar.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam akışını sağlayan dilsel ve düşünsel bağlantı ögeleri ile kuramsal bütünlük oluşturma.
Soru 32Soru

Georg Simmel, modern metropol yaşamının bireyin zihinsel ve ruhsal yapısı üzerindeki derin etkilerini incelerken 'taşra' ve 'şehir' insanının yaşam pratikleri arasında belirgin bir ayrım yapar. Simmel'e göre metropol, dış dünyadan gelen uyaranların eşi benzeri görülmemiş yoğunluğu ve akış hızı nedeniyle bireyde sürekli bir aşırı uyarılmışlık durumu yaratır. İnsan zihni, bu bitmek bilmeyen ve dinamik bombardımana doğrudan maruz kaldığında yıpranacağından, kendini korumak amacıyla rasyonel bir kalkan geliştirirmek zorunda kalır. Taşra hayatının temelini oluşturan duygusal, samimi ve kişisel ilişkilerin yerini metropolde soğuk akılcılık, sosyal mesafe ve en nihayetinde 'kayıtsızlık' (blase) tavrı alır. Simmel'in kavramsallaştırdığı bu kayıtsızlık, bireyin dış dünyaya karşı tamamen hissizleşmesi veya duyarsızlaşması demek değildir; aksine, yoğun uyarıcı dalgasına karşı kendini koruma içgüdüsüyle geliştirdiği zihinsel bir adaptasyondur. Bu adaptasyon mekanizması sayesinde metropol insanı, her gün karşılaştığı binlerce yüz, ses ve durum karşısında kendi içsel dengesini korumayı başarır. Ancak bu koruyucu kalkan, kaçınılmaz olarak bireyin diğer insanlarla kurduğu bağları mekanikleştirerek onu kalabalıklar içinde yalnızlığa sürükler.

Bu parçaya göre metropol insanında görülen 'kayıtsızlık' (blase) tavrının temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zihinsel dengeyi koruma amacıyla geliştirilen koruyucu bir adaptasyon olması

Cevap

Zihinsel dengeyi koruma amacıyla geliştirilen koruyucu bir adaptasyon olması
Parçada 'kayıtsızlık' (blase) tavrının, bireyin dış dünyaya karşı tamamen hissizleşmesi demek olmadığı, aksine yoğun uyarıcı dalgasına karşı kendini koruma içgüdüsüyle geliştirdiği zihinsel bir adaptasyon olduğu ve bu sayede zihinsel dengesini koruduğu belirtilmiştir. Bu durum, zihinsel dengeyi koruma amacıyla geliştirilen koruyucu bir adaptasyon olması ifadesini doğrudan doğrulamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar kavramları ve yazarın savlarını analiz etme
Metinde metropol hayatının getirdiği aşırı uyarılmışlık durumuna karşı geliştirilen 'kayıtsızlık' (blase) tavrının, zihinsel dengeyi korumak amacıyla başvurulan bir adaptasyon mekanizması olduğu saptanmıştır.
Soruda sorgulanan 'kayıtsızlık' tavrının metindeki işlevsel tanımını tam olarak tespit edebilmek için.
2
Seçeneklerde verilen ifadeleri metindeki bilgiler doğrultusunda değerlendirme
Zihinsel dengeyi koruma amacıyla geliştirilen koruyucu bir adaptasyon olması ifadesinin metindeki 'kendini koruma içgüdüsüyle geliştirdiği zihinsel bir adaptasyondur... zihinsel dengesini korumayı başarır' yargısıyla tam olarak örtüştüğü görülmüştür. Diğer seçeneklerin ise metindeki ifadelerle çeliştiği ya da metinde yer almayan çıkarımlar barındırdığı belirlenmiştir.
Çeldirici seçenekleri eleyip doğru cevaba ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Paragrafta kavramların işlevini belirleme ve yardımcı düşünceleri analiz etme
Soru 33Soru

Geleneksel Türk tiyatrosunun en önemli türlerinden biri olan Karagöz, geçmişte toplumsal yaşamın aynası olma görevini üstlenmiştir. Bu gölge oyununda Karagöz; okumamış ama sağduyulu, açık sözlü halk tipini temsil ederken Hacivat ise yarı aydın, düzeni korumaya çalışan ve kurallara bağlı bir karakteri simgeler. Oyunun temel çatışması, bu iki karakterin birbirini yanlış anlaması üzerine kuruludur. Ancak bu çatışma sadece basit bir güldürü unsuru değildir; aynı zamanda farklı toplumsal kesimlerin kültürel çatışmasını ve iletişim sorunlarını da gözler önüne serer. Dolayısıyla Karagöz oyunu, döneminin sosyal yapısını, dil özelliklerini ve kültürel değerlerini içinde barındıran zengin bir kaynak niteliğindedir. Günümüzde bu sanatın yaşatılması, geçmişin kültürel kodlarını anlamamız açısından büyük önem taşımaktadır.

Bu parçadan hareketle Karagöz oyunu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oyunun, sadece eğlendirme amacı güden ve toplumsal mesaj içermeyen bir yapısı olduğu

Cevap

Oyunun, sadece eğlendirme amacı güden ve toplumsal mesaj içermeyen bir yapısı olduğu
Oyunun yalnızca eğlendirme amacı taşıdığı ve toplumsal mesaj içermediği yönündeki ifade yanlıştır çünkü parçada bu çatışmanın sadece basit bir güldürü unsuru olmadığı, toplumsal kesimlerin kültürel çatışmasını ve iletişim sorunlarını gözler önüne serdiği belirtilmiştir. Bu durum, oyunun toplumsal mesajlar içerdiğini göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçayı okuyarak Karagöz oyunu hakkında verilen bilgileri ana hatlarıyla analiz etmek.
Oyunda Karagöz ve Hacivat'ın temsil ettiği tipler, aralarındaki yanlış anlaşılmaya dayalı mizahi unsur, oyunun sadece güldürmekle kalmayıp kültürel çatışmaları ve dönem özelliklerini barındırdığı bilgisine ulaşılır.
Söylenemez formatındaki sorularda seçeneklerin hangisinin metinle çeliştiğini tespit edebilmek amacıyla metindeki anahtar ifadeleri belirlemek gerekir.
2
Seçenekleri metindeki ifadelerle tek tek karşılaştırmak.
Seçeneklerde yer alan ifadelerden Karagöz ve Hacivat'ın farklı eğitim seviyelerini yansıtması, yanlış anlaşılmaların güldürü unsuru olması, dönemin sosyal yapısını ve dil özelliklerini barındırması ile günümüzde yaşatılmasının geçmişi anlamadaki önemi metindeki cümlelerle birebir eşleşir. Ancak sadece eğlendirme amacı taşıdığı ve toplumsal mesaj içermediği yönündeki ifade, metindeki 'bu çatışma sadece basit bir güldürü unsuru değildir; aynı zamanda farklı toplumsal kesimlerin kültürel çatışmasını ve iletişim sorunlarını da gözler önüne serer' cümlesiyle doğrudan çelişir.
Yanlış olan seçeneği bulmak için metinde sunulan bilgilerin dışına çıkan veya metinle zıtlık oluşturan yargıyı saptamak gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce (Çoklu Paragraf Soruları)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 34Soru

Anlamlı ve kurallı bir paragraf oluşturabilmek için aşağıdaki cümleleri hangi sırayla dizmelisiniz?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dilbilimin kurucusu Saussure'ün dil ve gösterge tanımından başlayıp göstergenin unsurlarına, bu unsurların örneklendirilmesine, aralarındaki ilişkinin nedensizliğine ve son olarak da bu nedensizliğin kanıtına uzanan mantıksal sıra: Dilbilimin kurucusu kabul edilen cümle, Bu sistemde gösterge cümlesi, Örneğin ağaç sözcüğü cümlesi, Ancak bu iki unsur cümlesi, Nitekim aynı kavramın cümlesi şeklindedir.
Doğru sıralamada dilbilimsel bir tanım genelden özele doğru mantıklı bir silsileyle aktarılmıştır. İlk olarak dilin göstergeler sistemi olduğu belirtilmiş; ikinci cümlede bu göstergenin yapısı gösteren/gösterilen olarak ayrılmış; üçüncü cümlede buna somut bir örnek getirilmiş; dördüncü cümlede bu iki kavramın arasındaki nedensizlik ilişkisi kurulmuş ve son cümlede ise nedensizliğin kanıtı verilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş cümlesi olmaya aday, bağımsız ve genel bir yargı içeren cümleyi belirlemek.
Ferdinand de Saussure'ün dil tanımını yapan cümlenin giriş cümlesi olduğu tespit edilir.
Giriş cümlesi kendinden önce başka bir cümleye gönderme yapan ifadeler (bu sistemde, örneğin, ancak, nitekim) içermemelidir.
2
Giriş cümlesindeki anahtar kavramlardan (göstergeler sistemi) yola çıkarak bir sonraki cümleyi bağlama ögeleriyle bulmak.
'Bu sistemde...' ifadesiyle başlayan ve göstergenin parçalarını tanımlayan cümlenin ikinci sırada yer alması gerektiği anlaşılır.
Dilsel bütünlük açısından bir kavramın tanımından hemen sonra onun alt unsurlarının açıklanması gerekir.
3
Teorik tanımı somutlaştıran örneği tespit etmek.
'Örneğin...' diye başlayan ağaç göstergesi örneğinin üçüncü sıraya geleceği saptanır.
Bir önceki cümlede sunulan gösteren ve gösterilen kavramları en iyi biçimde bir örnek üzerinden somutlaştırılabilir.
4
Örnek üzerinden gösterilen kavramlar arası ilişkinin doğasına yönelik geçiş cümlesini bulmak.
'Ancak bu iki unsur...' diye başlayan ve ilişkinin nedensiz olduğunu söyleyen cümle dördüncü sıraya yerleştirilir.
'Bu iki unsur' ifadesi doğrudan bir önceki örnekteki gösteren ve gösterilene atıfta bulunur ve onların ilişkisini sorgular.
5
Nedensizlik ilkesini doğrulayan kanıtı/sonucu içeren son cümleyi belirlemek.
'Nitekim...' ifadesiyle başlayan ve farklı dillerdeki ses farklılıklarını anlatan cümle son sıraya konur.
Sunulan teorik tezin (nedensizlik) en açık ve somut kanıtı verilerek düşünce sonuca bağlanır.

Anahtar Kavram

Paragraf oluşturma ve düşüncenin akışına göre cümleleri sıralama.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 35Soru

Yukarıda karışık olarak verilen cümleleri, anlamlı ve kurallı bir paragraf oluşturacak şekilde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Paragrafın anlamlı ve kurallı sıralaması: Kamusal alanın tanımının yapıldığı cümle ile başlanmalı, ardından bu alanın 18. yüzyıldaki tarihsel gelişimini ve mekânlarını belirten cümle gelmeli, daha sonra bu tartışma ortamının devlet dışı işlevini açıklayan cümle eklenmeli, modern dönemdeki ticarileşme ve dönüşümü aktaran cümle ile devam edilmeli ve nihayet demokratik işlevin kaybını özetleyen sonuç cümlesi ile tamamlanmalıdır.
Doğru sıralama, bağımsız tanım cümlesinin ilk sıraya getirilmesi, ardından kavramsal göndermeyle tarihsel mekânların sunulması, bu mekânların işlevinin açıklanması, 'ancak' bağlacıyla modern dönemdeki olumsuz dönüşümün başlatılması ve nihayetinde 'sonuç olarak' ifadesiyle demokratik kaybın özetlenmesi şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesini belirlemek amacıyla cümlelerin başlangıç ifadeleri ve anlam bağımsızlıkları incelenir.
Herhangi bir gönderme ifadesi içermeyen ve konuyu tanımlayarak başlatan 'Habermas'a göre kamusal alan...' cümlesinin birinci sırada olması gerektiği belirlenir.
Paragraflar kendinden önce bir açıklamaya gönderme yapmayan, bağımsız ve genel yargı bildiren cümlelerle başlar.
2
Giriş cümlesindeki kavramı takip eden ve anlamı tarihsel boyutta geliştiren cümle aranır.
'Kamusal alan' kavramına 'Bu alan' ifadesiyle gönderme yapan ve 18. yüzyıldaki mecraları tanıtan cümlenin ikinci sırada yer alması gerektiği saptanır.
'Bu alan' ifadesi, birinci cümledeki tanım ile doğrudan bir kavramsal köprü kurarak konunun sınırlarını genişletir.
3
Bahsedilen mekânların ve ortamın işlevini sürdüren cümle tespit edilir.
Kahvehaneler, salonlar ve edebi dergileri 'bu serbest tartışma ortamı' şeklinde niteleyen ve işlevini açıklayan cümlenin üçüncü sırada geleceği bulunur.
Önceki cümlede somutlaştırılan mekânlar, bu cümlede işlevselleştirilerek anlam bağı kuvvetlendirilir.
4
Düşünce akışını yönlendiren geçiş bağlaçları incelenerek akışın nasıl değiştiği belirlenir.
Tarihsel kazanımdan modern dönemdeki olumsuz değişime geçişi sağlayan 'Ancak modern dönemde...' cümlesinin dördüncü sırada olması gerektiği görülür.
'Ancak' bağlacı, kamusal alanın tarihsel faydaları ile modern süreçteki yozlaşması arasındaki zıtlığı ve yön değişimini kurar.
5
Paragrafı özetleyen ve mantıksal bir sonuca bağlayan nihai cümle yerleştirilir.
'Sonuç olarak' ifadesiyle başlayan ve demokratik işlev kaybını netleştiren cümlenin son sırada yer alması gerektiği kararlaştırılır.
'Sonuç olarak' bağlacı, bir önceki cümlede başlayan olumsuz dönüşümün yarattığı nihai etkiyi özetleyerek akışı tamamlar.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam akışı ve düşünsel bütünlüğü sağlayan bağlantı ögelerini belirleme.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 36Soru

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturabilmesi için doğru şekilde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak biçimdeki doğru sıralaması sırasıyla; Jacques Derrida'nın yapısökümcü okuma yöntemini tanıtan cümle, bu yöntemin hedefini açıklayan cümle, çözümleme s��recindeki karşıt kavramları ele alan cümle, sürecin sonucunu belirten cümle ve son olarak yapısökümün nihai amacını özetleyen cümledir.
Cümlelerin doğru sıralaması yapısökümcü yöntemin tanımıyla başlayan, ardından yöntemsel aşamaları ve son olarak bu yöntemin nihai amacını özetleyen bir akış izlemektedir. Jacques Derrida'nın yönteminin tanımlandığı cümle giriş cümlesidir. Bunu yöntemin hedefini açıklayan ve 'Bu yöntem' ile başlayan cümle izler. Ardından bu yöntemin karşıtlıklarla ilişkisini 'bu karşıt kavramlar' ifadesiyle sürdüren cümle gelir. Karşıtlıkların çözülmesinin sonucunu bildiren 'Böylece' ifadesiyle başlayan cümle dördüncü sırada, tüm paragrafı özetleyen 'Sonuç olarak' ifadesine sahip cümle ise son sırada yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Kendinden önce başka bir yargıya veya kavrama gönderme yapmayan bağımsız giriş cümlesini bulmak.
Tanım niteliği taşıyan ve konuyu (Derrida'nın yapısökümcü okuma yöntemi) genel bir çerçeveyle sunan üçüncü cümle giriş cümlesi olarak belirlenir.
Bir paragrafın ilk cümlesi, kendinden önce bir düşüncenin devamı olduğunu gösteren bağlayıcı unsurlar (bu, böylece, sonuç olarak vb.) içermemelidir.
2
Giriş cümlesindeki anahtar kavramları takip eden ve açıklamayı sürdüren cümleyi tespit etmek.
'Bu yöntem' ifadesiyle başlayarak Derrida'nın yöntemini açıklamaya devam eden beşinci cümle, ikinci sıraya yerleştirilir.
'Bu yöntem' zamiri doğrudan üçüncü cümledeki 'yapısökümcü okuma yöntemi' kavramına gönderme yapmaktadır.
3
Beşinci cümledeki yeni kavramları takip ederek anlam zincirini devam ettiren cümleyi bulmak.
'Metindeki bu karşıt kavramlardan' diyerek ikili karşıtlıkları açıklayan ikinci cümle, üçüncü sıraya yerleştirilir.
'Bu karşıt kavramlar' tamlaması, bir önceki cümledeki 'ikili karşıtlıkların' kavram grubuna doğrudan bağlanmaktadır.
4
Karşıtlıkların çözülmesi sonucunda ulaşılan durumu bildiren cümleyi belirlemek.
Karşıtlıkların çözümlenmesinin doğrudan sonucunu açıklayan ve 'Böylece' ifadesiyle başlayan dördüncü cümle, dördüncü sıraya getirilir.
'Böylece' bağlacı, bir önceki cümlede anlatılan 'ikincil konuma itilen tarafın aslında birincili mümkün kılması' eyleminin metne olan etkisini açıklar.
5
Paragrafı özetleyen ve sonuca bağlayan nihai cümleyi yerleştirmek.
'Sonuç olarak yapısöküm...' ifadesiyle tüm süreci özetleyen ve yapısökümün amacını netleştiren birinci cümle son sıraya konur.
'Sonuç olarak' ifadesi paragrafın bittiğini ve ana fikrin sentezlendiğini gösteren tipik bir bitiş göstergesidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlam Akışı ve Cümle Sıralama
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 37Soru

35 - 36. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Moderniteyle birlikte hayatımıza giren ve her geçen gün etkisini artıran 'hız' kavramı, yalnızca gündelik pratiklerimizi değil, zihinsel süreçlerimizi ve bu süreçlerin en somut dışavurumu olan sanatsal üretimlerimizi de kökten dönüştürmüştür. Klasik anlatı geleneğinde zaman, genişleyen ve derinleşen bir nehir gibi kendi mecrasında akarken modern ve post-modern edebiyatta anlık parçalanmalara uğrar. Bu durum, bireyin zaman algısının giderek daralması ve zihinsel dikkatin sürekli olarak yeni dijital uyaranlara bölünmesiyle doğrudan ilişkilidir. Geleneksel romanın sunduğu geniş zaman dilimleri ve çok boyutlu karakter analizleri, yerini hızla tüketilen ve anlık izlenimleri aktaran kısa, fragmanter metinlere bırakmaktadır. Ancak bu dönüşüm, edebiyat sosyolojisinde sadece bir teknik veya biçim değişikliği olarak okunmamal��dır; zira anlatının bu denli kısalması ve hızlanması, insanın geçmişle kurduğu köklü bağları zedelemekte ve belleği edilgen bir arşivleyiciye dönüştürmektedir. Çağımız insanı için artık hatırlamak, geçmiş deneyimler üzerine derinlemesine düşünmek değil; durmaksızın akan veri akışı içinde kaybolmamak adına yapılan geçici bir tutunma çabasından ibarettir. Edebiyat da bu yeni bellek biçiminin hem bir aynası hem de en sadık kaydedicisi olarak varlığını sürdürmeye çalışmaktadır.

35. Bu parçada vurgulanmak istenen temel düşünce a��ağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Modern yaşamın getirdiği hız ve bunun edebiyattaki yansıması olan parçalı anlatılar, sadece biçimsel birer değişim olmayıp insanın geçmişle kurduğu ilişkiyi ve bellek yapısını kökten dönüştürmektedir.

Cevap

Modern yaşamın getirdiği hız ve bunun edebiyattaki yansıması olan parçalı anlatıların, sadece biçimsel birer değişim olmayıp insanın geçmişle kurduğu ilişkiyi ve bellek yapısını kökten dönüştürdüğünü belirten seçenektir.
Bu parçada yazar, moderniteyle gelen hız kavramının ve bunun edebiyattaki yansıması olan parçalı (fragmanter) metinlerin sadece biçimsel bir yenilik olmadığını, aynı zamanda insan zihninin zaman algısını, belleğin işleyişini ve geçmişle kurduğu bağı derinden etkilediğini savunmaktadır. Dolayısıyla hızın ve parçalı anlatıların, insanın geçmişle kurduğu ilişkiyi ve bellek yapısını dönüştürdüğünü belirten yargı parçanın ana düşüncesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelinde neyden söz edildiğini ve yazarın asıl amacını belirlemek.
Yazarın, modern çağdaki hız kavramının edebiyattaki yansıması (kısa ve parçalı anlatılar) üzerinden insan zihnini, zaman algısını ve belleğini nasıl dönüştürdüğünü tartıştığı görülmüştür.
Ana düşünceyi belirlemek için öncelikle metnin bütününde işlenen ana konunun doğru saptanması gerekir.
2
Metindeki anahtar kelimeleri ve yargıları seçeneklerle karşılaştırmak.
Hızın ve fragmanter metinlerin sadece biçimsel bir değişiklik olmadığı, belleği edilgenleştirdiği ve geçmişle olan bağı zedelediği ifadeleriyle örtüşen yargı tespit edilmiştir.
Yazarın 'ancak bu dönüşüm sadece bir biçim değişikliği olarak okunmamalıdır' ifadesinden yola çıkarak asıl iletilmek istenen mesaja odaklanılması gerekir.
3
Yanlış seçenekleri gerekçelendirerek elemek.
Yardımcı düşünce içeren, neden-sonuç bağını ters kuran veya parçada yer almayan aşırı öznel yargılar barındıran seçenekler elenmiştir.
Seçeneklerin çeldiricilik yönlerini ortaya koymak, doğru cevabın kesinliğini doğrulamayı sağlar.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Sorularında Ana Düşünceyi Bulma
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 38Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Nöroestetik, sanat eserlerinin insan zihninde ve beynindeki biyolojik karşılıklarını deneysel yöntemlerle inceleyen, görece yeni ve disiplinlerarası bir çalışma alanıdır. Bu alanın savunucuları, güzellik ve sanat algısının sadece toplumsal kurallar ya da kültürel kabullerle inşa edilmiş bir değerler bütünü olmadığını, temelde evrimsel süreçlerle şekillenmiş sinirsel mekanizmalara dayandığını ileri sürerler. Örneğin; doğada hayatta kalma ve eş seçme başarısıyla ilişkilendirilen simetri, düzen ve denge gibi görsel ögelerin beyindeki ödül merkezlerini uyarması, biyolojik mirasımızın sanatsal beğenilerimiz üzerindeki belirleyici gücüne örnek gösterilir. Ancak nöroestetik, sanatı ve estetik deneyimi sadece sinir hücrelerinin elektriksel ve kimyasal aktivitelerine indirgediği gerekçesiyle geleneksel sanat tarihçileri ve estetik kuramcıları tarafından sert biçimde eleştirilmektedir. Eleştirmenlere göre sanat; tarihsel bağlamın, toplumsal bellek ve bireysel yaşanmışlıkların oluşturduğu çok boyutlu bir anlam ağının ürünüdür ve laboratuvar koşullarında ölçümlenemez. Bu yönüyle nöroestetik, sanatın karmaşık yapısını bütünüyle açıklamada tek başına yetersiz kalsa da insanın yaratıcı edimlerle kurduğu fiziksel ve biyolojik bağı somut verilerle görünür kılması bakımından önemli bir potansiyel barındırmaktadır.

Bu parçadan hareketle nöroestetikle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanatı yalnızca biyolojik unsurlarla açıklama eğilimi nedeniyle eleştirilse de insanın yaratıcı eylemlerinin fiziksel boyutunu göstermede önemli bir rol oynamaktadır.

Cevap

Sanatı yalnızca biyolojik unsurlarla açıklama eğilimi nedeniyle eleştirilse de insanın yaratıcı eylemlerinin fiziksel boyutunu göstermede önemli bir rol oynamaktadır.
Doğru seçenek metnin genelinde nöroestetiğe yönelik yapılan iki temel belirlemeyi (biyolojik indirgemecilik eleştirisi alması ve buna rağmen insanın yaratıcılıkla olan fiziksel bağını somutlaştırmadaki önemi) eksiksiz ve dengeli bir biçimde özetlemektedir. Metnin son kısmında belirtilen 'tek başına yetersiz kalsa da insanın yaratıcı edimlerle kurduğu fiziksel ve biyolojik bağı somut verilerle görünür kılması bakımından önemli bir potansiyel barındırmaktadır' ifadesi bu yargıyı doğrudan destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ilk bölümünde nöroestetik kavramının tanımı ve savunduğu temel tez belirlenir.
Nöroestetiğin, güzellik algısını sinirsel mekanizmalarla açıklayan disiplinlerarası bir alan olduğu saptanır.
Metnin ana konusunu ve yazarın nöroestetik hakkındaki ilk belirlemelerini doğru kavramak için.
2
Paragrafın ikinci bölümündeki eleştiriler analiz edilir.
Nöroestetiğin, sanatı yalnızca biyolojik indirgemecilikle açıkladığı gerekçesiyle geleneksel estetikçiler tarafından eleştirildiği belirlenir.
Metindeki karşıt görüşleri ve tartışma noktalarını tespit etmek için.
3
Paragrafın son cümlesinde yer alan sentez değerlendirilir.
Nöroestetiğin tek başına yetersiz olsa da insan zihni ile yaratıcılık arasındaki fiziksel bağı göstermesi bakımından önemli olduğu sonucuna ulaşılır.
Yazarın nihai yargısına ulaşılarak bu iki yönü (eleştirilen yönü ve sunduğu katkıyı) bir arada barındıran seçeneği bulmak için.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragrafta Anlam ve Yardımcı Düşünce Analizi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 39Soru

Aşağıdaki cümleler anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında doğru sıralama nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak biçimde doğru sıralanışı: Edebiyat eleştirisinde uzun süre hâkim olan geleneksel yaklaşım... -> Ancak yirminci yüzyılın ikinci yarısında... -> Bu sarsıntının en radikal ifadesi... -> Barthes, metnin kaynağını... -> Böylelikle yazarın otoritesi sarsılırken... sırasını takip etmelidir.
Cümlelerin doğru sıralaması geleneksel edebiyat eleştirisinden başlayıp bu anlayışın postyapısalcı kuramlarla sarsılmasına, ardından Roland Barthes'ın bu sarsıntıyı temsil eden makalesine ve makalenin okuru ön plana çıkaran sonucuna uzanan mantıksal bir sıra takip eder.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesinin belirlenmesi
Giriş cümlesi olarak bağımsız bir yargı bildiren cümle seçildi.
Edebiyat eleştirisindeki geleneksel yaklaşımı tanımlayan cümle, kendinden önce herhangi bir gönderme yapmadığı için ilk sıradadır.
2
Karşıtlık ve geçiş ifadesinin tespiti
Geleneksel yaklaşıma karşıt kuramları sunan cümle seçildi.
'Ancak' bağlacı ve 'yazar merkezli bakış açısı' ifadesi, doğrudan ilk cümledeki geleneksel yaklaşıma gönderme yapar.
3
İşaret sıfatı ve isim tamlaması köprüsünün kurulması
Roland Barthes'ın makalesinin geçtiği cümle sıraya eklendi.
'Bu sarsıntının' ibaresi, bir önceki cümledeki 'kökten sarsacak argümanlar' ifadesini niteler.
4
Kişi ismine ve düşüncenin açıklamasına odaklanılması
Barthes'ın görüşünü detaylandıran cümle sıraya dahil edildi.
Önceki cümlede geçen Roland Barthes isminin ardından onun tezinin ne olduğu açıklanmıştır.
5
Sonuç bağlacıyla metnin tamamlanması
Okuru merkeze yerleştiren sonuç cümlesi en sona yerleştirildi.
'Böylelikle' ifadesi tüm argümanı toparlayarak yazarın otoritesinin sarsılmasını ve okurun ön plana çıkmasını bir sonuca bağlar.

Anahtar Kavram

Paragrafın anlam ve yapı yönünden mantıksal akışını kurma ve cümleler arası anlamsal köprüleri çözümleme.
Soru 40Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Çeviri faaliyeti, tarihsel süreçte uzun bir dönem boyunca bir dilden diğerine sözcük aktarma ya da en iyi ihtimalle kaynak metnin içeriğini hedef dilde sadakatle yeniden üretme çabası olarak görülmüştür. Bu geleneksel yaklaşımda çevirmen, metnin gölgesinde kalan, kendi sesini duyurmaması gereken pasif bir aracı konumundaydı. Ancak yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren gelişen dilbilimsel, kültürel ve edebi kuramlar, çevirmenin rolünü bu edilgen sınırlardan kurtararak onu metnin aktif bir yeniden üreticisi konumuna yükseltmiştir. Artık modern dünyada çeviri, yalnızca iki dil arasındaki mekanik bir kod değişimi olarak değil; iki farklı kültür, dünya görüşü ve tarihsel dönem arasında kurulan dinamik bir diyalog ve müzakere süreci olarak kabul edilmektedir. Bu bağlamda, çevirideki 'sadakat' kavramı da biçimsel ve sözcüksel bir benzerlikten ziyade, kaynak metnin hedef dilde yarattığı estetik ve anlamsal etkinin eş değer bir biçimde yeniden inşa edilmesi olarak tanımlanmaktadır. Dolayısıyla günümüzde başarılı bir çeviri, asıl metni kelimesi kelimesine taklit ederek donduran değil, onun estetik özünü ve ruhunu hedef dilin sanatsal olanaklarıyla yeniden var eden bir yaratıcı eylemdir.

Bu parçaya göre modern çeviri anlayışındaki 'sadakat' kavramıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kaynak metnin uyandırdığı estetik ve anlamsal tesirin, hedef dilin imkânlarıyla dengeli bir biçimde yeniden kurulmasıdır.

Cevap

Kaynak metnin uyandırdığı estetik ve anlamsal tesirin, hedef dilin imkânlarıyla dengeli bir biçimde yeniden kurulmasıdır.
Parçada modern çeviri kuramlarının sadakat kavramını biçimsel ve sözcüksel benzerliğin ötesine taşıdığı belirtilmiştir. Yeni anlayışa göre sadakat, kaynak metnin hedef dilde uyandırdığı estetik ve anlamsal etkinin (tesirin) eş değer bir şekilde yeniden inşa edilmesi, yani hedef dilin sanatsal olanaklarıyla yeniden kurulmasıdır. Bu durum, kaynak metnin uyandırdığı estetik ve anlamsal tesirin, hedef dilin imkânlarıyla dengeli bir biçimde yeniden kurulması yönündeki yargıyı doğrudan doğrulamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelini okuyarak modern çeviri kuramlarının çevirmenlik ve sadakat kavramlarına getirdiği yeni bakış açısını belirlemek.
Geleneksel sözcük düzeyindeki sadakat anlayışının yerini, hedef dilde kaynak metnin ruhunu ve estetiğini yaşatma fikrinin aldığı tespit edilmiştir.
Çoklu paragraf sorularında, sorunun yönelttiği kavramın metindeki yerini saptayabilmek için öncelikle parçanın genel bağlamının kavranması gerekir.
2
Metinde geçen 'çevirideki sadakat kavramı' ile ilgili açıklamayı içeren cümleyi analiz etmek.
Sadakat kavramının 'biçimsel ve sözcüksel bir benzerlikten ziyade, kaynak metnin hedef dilde yarattığı estetik ve anlamsal etkinin eş değer bir biçimde yeniden inşa edilmesi' olarak tanımlandığı görülmüştür.
Sorunun cevabına doğrudan kaynaklık eden anahtar cümlenin anlamsal sınırlarını doğru çizmek gerekmektedir.
3
Seçenekleri inceleyerek elde edilen bulgularla doğrudan örtüşen yargıyı saptamak.
Metindeki 'estetik ve anlamsal etkinin eş değer bir biçimde yeniden inşa edilmesi' ifadesinin 'estetik ve anlamsal tesirin, hedef dilin imkânlarıyla dengeli bir biçimde yeniden kurulması' ifadesiyle tam olarak örtüştüğü belirlenmiştir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için metindeki ifadelerin eş anlamlı ya da yakın anlamlı karşılıklarının seçeneklerdeki izi sürülmelidir.

Anahtar Kavram

Çoklu paragraf sorularında yardımcı düşünce ve paragraf analizi yapma
ÖncekiSayfa 2 / 3Sonraki