Çoklu Paragraf Soruları

41 soru

Soru 1Soru

Modernist edebiyatta zaman algısının dönüşümünü ele alan bu cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturabilmesi için doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerin anlamlı ve kurallı bir paragraf oluşturacak biçimde doğru sıralaması: Geleneksel roman��n doğrusal zaman algısı ile başlanmalı, Bergson'un bu algıya karşı çıkan süre kavramıyla devam edilmeli, ardından bu felsefi dönüşümün edebiyata yansıması aktarılmalı, bu yansımanın modernist yazarlardaki örneği verilmeli ve nihayetinde bu sürecin romandaki genel sonucunu özetleyen cümleyle tamamlanmalıdır.
Doğru sıralamada öncelikle konunun temeli olan geleneksel romandaki zaman anlayışı kurulur; ardından Bergson'un buna karşıt olan süre kavramı getirilir; üçüncü adımda bu felsefi değişimin edebiyattaki karşılığı belirtilir; dördüncü adımda bu karşılığın öncü yazarlardaki örnekleri verilir ve son olarak tüm sürecin vardığı nihai sonuç özetlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesinin belirlenmesi
Geleneksel roman anlayışının zamanı doğrusal ve ölçülebilir bir olgu olarak ele aldığını belirten cümle birinci sıraya yerleştirilir.
Kendinden önceki bir yargıya atıfta bulunan bağlantı ögeleri içermeyen ve konuyu genel hatlarıyla sunan tek bağımsız cümle budur.
2
Karşıt fikre ve teze geçişin yapılması
Henri Bergson'un süre kavramının mekanik zaman bölünmesini reddettiğini belirten cümle ikinci sıraya getirilir.
Bu cümle 'Ancak' karşıtlık bağlacıyla başlayarak ilk cümledeki mekanik/doğrusal zaman algısına doğrudan karşı çıkmaktadır.
3
Fikirsel dönüşümün edebiyata yansımasının tespiti
Felsefi dönüşümün edebiyatta kronolojik zamanın bırakılmasına yol açtığını söyleyen cümle üçüncü sıraya yerleştirilir.
'Bu felsefi dönüşüm' ifadesi kendisinden önceki Bergsoncu zaman kuramına atıfta bulunarak konuyu edebiyat alanına taşımaktadır.
4
Dönüşümün modernist romancılar üzerinden örneklendirilmesi
Virginia Woolf ve Marcel Proust gibi modernist yazarların karakter iç dünyasındaki zaman sıçramalarını eserlerine taşıdıklarını belirten cümle dördüncü sıraya getirilir.
'Nitekim' onaylama ve açıklama bağlacıyla başlayan bu cümle, bir önceki cümledeki edebi değişimi somut örneklerle desteklemektedir.
5
Paragrafın sonuçlandırılması
Öznel zaman deneyiminin romanın temel izleği haline geldiğini vurgulayan cümle son sıraya yerleştirilir.
'Böylece' sonuç bağlacı ile başlayan bu cümle, anlatılan tüm sürecin modernist roman üzerindeki nihai etkisini özetleyerek paragrafı tamamlar.

Anahtar Kavram

Paragrafta Cümle Sıralama ve Mantıksal Akış
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2Soru

35 - 36. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Byung-Chul Han, modern özneyi Foucault’nun 'disiplin toplumu' kavramsallaştırmasının ötesine geçerek bir 'başarı toplumu' sakini olarak tanımlar. Disiplin toplumu; hastaneler, tımarhaneler, hapishaneler ve fabrikalarla örülü, 'yapmalıs��n' ya da 'yasak' gibi negatif sınırlamalarla hareket eden itaatkâr bedenler üretmeye yönelik bir yapıdır. Buna karşın başarı toplumu; spor salonları, ofis kuleleri, bankalar ve büyük teknoloji şirketleriyle karakterize edilir ve mottosu 'yapabilirsin' şeklindeki pozitifliktir. Bu yeni düzende özne, dışsal bir tahakküm odağının zorlayıcı denetiminden kurtulduğunu düşünürken aslında kendi kendisinin girişimcisi haline gelir. Ancak bu özgürleşme illüzyonu, daha derin bir bağımlılık ve tahakküm ilişkisini beraberinde getirir. Çünkü birey, artık başka bir otoritenin değil, bizzat kendisinin söm��rücüsü olmuştur. Performans odaklı bu yapıda sömüren ile sömürülen aynı kişidir. 'Yapabilirlik' sınırı olmayan bu gönüllü öz-sömürü süreci, modern insanı kronik bir tükenmişli��e ve klinik depresyona sürükler. Han’a göre günümüzün tipik psikolojik rahatsızlıkları, dışsal engellerin veya yasakların değil, bireyin kendi üzerinde kurduğu bu sınırsız performans baskısın��n ve başarısızlık korkusunun birer sonucudur.

Bu parçaya göre 'başarı toplumu' ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birey üzerindeki denetim ve yaptırımları somut kurumlar ve yasaklar aracılığıyla gerçekleştirdiği

Cevap

Birey üzerindeki denetim ve yaptırımları somut kurumlar ve yasaklar aracılığıyla gerçekleştirdiği
Doğru cevap, başarı toplumunun birey üzerindeki denetimini somut kurumlar ve yasaklar aracılığıyla gerçekleştirdiğini öne süren ifadedir. Metne göre, somut kurumlar (hastaneler, tımarhaneler, hapishaneler, fabrikalar) ve negatif sınırlamalar ('yapmalısın', 'yasak') başarı toplumuna değil, disiplin toplumuna ait özelliklerdir. Başarı toplumu ise 'yapabilirsin' mottosuyla ve bireyin kendi kendini sömürmesiyle karakterize edilir. Bu nedenle bu yargı başarı toplumu için söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusu ve ana fikri belirlenir.
Metnin, Byung-Chul Han'ın disiplin toplumu ile başarı toplumu karşılaştırması üzerinden modern öznenin kendini sömürmesini ele aldığı saptanır.
Paragrafın bütününe hâkim olan düşünceyi anlamak seçenekleri doğru yorumlamak için gereklidir.
2
Soruda istenen 'başarı toplumu' kavramına yönelik olumsuz yargı seçeneklerde aranır.
Somut kurumlar ve yasaklar aracılığıyla denetim kurma özelliğinin başarı toplumuna değil, disiplin toplumuna ait olduğu tespit edilir.
Metindeki 'Disiplin toplumu; hastaneler, kışlalar... yasak gibi negatif sınırlamalarla hareket eden... bir yapıdır' ifadesiyle bu özelliğin disiplin toplumuna ait olduğu netleştirilir.
3
Diğer seçenekler metindeki yardımcı düşüncelerle karşılaştırılarak elenir.
Gönüllü öz-sömürü, performans baskısı, kronik yorgunluk ve psikolojik rahatsızlıklar gibi kavramların başarı toplumuyla ilişkilendirildiği doğrulanır.
Doğru cevabın kesinliğinden emin olmak ve çeldiricileri elemek için bu adım uygulanır.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Soruları
Soru 3Soru

Aşağıdaki parçayı okuyarak 39 ve 40. soruları cevaplayınız.

Edebiyat, dış dünyayı olduğu gibi yansıtan pasif bir ayna değildir; aksine yazarın zihninde yeniden üretilen, seçilen ve sanatsal bir duyarlılıkla dönüştürülen bir gerçeklik tasarımıdır. Roman ya da öykü okurken karşılaştığımız kurmaca dünya, tanıdık nesnelerle ve insani durumlarla örülü olsa bile, aslında kendi yasaları olan bağımsız bir evrendir. Yazar, günlük gerçeklikten aldığı ham maddeyi estetik bir süzgeçten geçirerek kendi dilsel dünyasını inşa eder. Bu süreçte tarihsel gerçekler veya toplumsal olaylar, belgesel bir doğrulukla aktarılmak yerine, edebi eserin kendi iç tutarlılığı ve estetik bütünlüğü doğrultusunda yeniden biçimlendirilir. Dolayısıyla okur, kurmaca dünyayı dış gerçeklikle doğrudan kıyaslayıp doğrulama arayışına girmek yerine, eserin kendi sınırları ve yarattığı özgün atmosfer içinde kalmalıdır. Aksi takdirde, edebi yaratının kendine has doğası ve sanatsal derinliği gözden kaçırılmış olur. Gerçekliğin birebir taklidi, sanatsal bir başarı olmaktan ziyade yaratıcılığın önündeki en büyük engellerden biridir. Sanatçı, dış dünyayı kopyalamakla yetinmeyip ona kendi özgün yorumunu kattığında kalıcı ve etkileyici eserler ortaya koyabilir. Çünkü sanatın asıl gücü, olanı aynen tekrarlamakta değil; olası dünyaların kapısını aralayarak insana yeni pencereler açabilmesindedir.

39. Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Edebi eserlerin başarısı, tarihsel ve toplumsal gerçekleri belgesel bir kesinlikle aktarabilme gücüyle ölçülür.

Cevap

Edebi eserlerin başarısının tarihsel ve toplumsal gerçekleri belgesel bir kesinlikle aktarabilme gücüyle ölçüldüğü söylenemez.
Edebi eserlerin başarısının, tarihsel ve toplumsal gerçekleri belgesel bir kesinlikle aktarabilme gücüyle ölçüldüğünü savunan ifade parçayla tamamen çelişmektedir. Çünkü metinde, tarihsel gerçeklik veya toplumsal olayların belgesel bir doğrulukla değil, edebi eserin kendi iç tutarlılığı çerçevesinde yeniden biçimlendirildiği ve gerçekliğin birebir taklidinin yaratıcılığın önündeki bir engel olduğu belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü ve paragrafı dikkatlice okuyarak metnin ana temasını ve yardımcı düşüncelerini belirlemek.
Metnin kurmaca gerçeklik ile dış dünya gerçekliği arasındaki farkları ele aldığı, gerçekliğin birebir taklidinin sanatsal yaratıcılığı engellediğini ve belgesel bir aktarımın edebi eserin doğasına aykırı olduğunu savunduğu belirlenmiştir.
Parçanın genel iletisini ve yazarın temel savını saptamak, seçenekleri doğru değerlendirmek için gereklidir.
2
Seçenekleri paragraftaki yargılarla teker teker karşılaştırmak.
Edebi metinlerdeki kurmaca dünyanın bağımsızlığı, estetik dönüşüm, kıyaslamanın sakıncaları ve özgünlüğün kalıcılık getirdiği yargılarının metin tarafından desteklendiği; belgesel kesinliğin başarı ölçütü olduğu savının ise metinle açıkça çeliştiği görülmüştür.
Söylenemez olan yargıyı saptamak için seçeneklerin metindeki karşılıklarını bulup elemeyi sağlamak.

Anahtar Kavram

Çoklu paragraf sorularında yardımcı düşünceleri analiz etme ve metinle uyuşmayan yargıyı saptama.
Soru 4Soru

Dijital teknolojilerin sunduğu sınırsız depolama imkânları, insanlığın geçmişe yönelik bellek kurgusunu kökten değiştirmektedir. Eskiden seçme, eleme ve unutma eylemlerinin diyalektik ilişkisiyle şekillenen toplumsal bellek, günümüzde her veriyi muhafaza etme refleksiyle devasa bir arşive dönüşmüştür. Ancak bu durum, ironik bir biçimde hatırlama yetisini güçlendirmek ve derinleştirmek yerine zihni tembelleştirerek onu edilgenleştirmektedir. Bilginin her an erişilebilir bir dış kaynakta hazır bulunması, bireyin bilgiyi kendi deneyim süzgecinden geçirerek içselleştirme süreçlerini sekteye uğratmaktadır. Edebiyat ve sanat da bu köklü dönüşümden kaçınılmaz olarak payını almaktadır; zira nitelikli kurmaca metinler, yazarın bilinçli unutuşunun ve anıları yaratıcı bir biçimde yeniden üretme sancısının bir meyvesidir. Her şeyin kayda geçirilip görünür kılındığı bir çağda, sanatın özünü oluşturan o kurucu 'boşluk bırakma' ve okura alan açan 'estetik mesafe' yavaş yavaş kaybolmaktadır. Sonuç olarak seçilemeyen ve elenemeyen ham veri yığınları arasında sıkışan günümüz anlatıcısı, özgün bir senteze ulaşmakta zorlanmakta; bellek ise sanatsal yaratımın kurucu ögesi olmaktan çıkıp teknik bir veri bankasına indirgenmektedir.

Bu parçadan hareketle dijitalleşmenin bellek ve sanat üzerindeki etkisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Teknolojinin sunduğu sınırsız arşivleme olanağı, yaratıcılığın ve özgün sentezlerin önünü açarak sanatçılara zengin bir üretim alanı sunmuştur.

Cevap

Teknolojinin sunduğu sınırsız arşivleme olanağının yaratıcılığın ve özgün sentezlerin önünü açarak sanatçılara zengin bir üretim alanı sunduğu yargısı söylenemez.
Teknolojinin sunduğu sınırsız arşivleme olanağının yaratıcılığın ve özgün sentezlerin önünü açtığını öne süren seçenek parçayla tamamen çelişmektedir. Çünkü yazar, metnin son bölümünde sınırsız veri birikiminin günümüz anlatıcısını sıkıştırdığını ve onun 'özgün bir senteze ulaşmasını zorlaştırdığını' açıkça belirtmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki ana düşünceyi ve yardımcı düşünceleri belirlemek için metni analiz edin.
Metinde dijital depolama teknolojilerinin belleği tembelleştirdiği, kurmaca eserlerin yaratım sürecindeki 'seçme/unutma' ve 'boşluk bırakma' gibi estetik unsurları zedelediği ve sanatçının özgün senteze ulaşmasını zorlaştırdığı tespit edilir.
Soruda söylenemez olan seçeneği bulmak için metnin sunduğu argümanların doğru kavranması gerekir.
2
Seçeneklerde verilen iddiaları metindeki ifadelerle karşılaştırın.
Teknolojinin sınırsız arşivleme olanağının yaratıcılığı ve özgün sentezleri kolaylaştırdığı yönündeki seçeneğin, metindeki 'seçilemeyen ve elenemeyen ham veri yığınları arasında sıkışan günümüz anlatıcısı, özgün bir senteze ulaşmakta zorlanmakta' ifadesiyle doğrudan çeliştiği görülür.
Metinle çelişen veya metinde desteklenmeyen seçeneği belirlemek doğru cevaba ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce (Çoklu Soru Bağlamı)
Soru 5Soru

35 - 36. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Fotoğrafın XIX. yüzyıldaki icadı, resim sanatının varl��k sebebini ortadan kaldırmamış; aksine onu nesnel dünyayı birebir yansıtma yükümlülüğünden kurtararak yepyeni ufuklara kapı açmıştır. Fotoğrafın keşfinden önce ressamlar, doğayı ve insanı olabildiğince aslına uygun şekilde tuvale aktarmak için büyük çaba harcıyorlardı. Bu durum, resim sanatını bir yönüyle görsel dünyayı belgeleme aracı haline getiriyordu. Ancak kameranın nesnel gerçekliği saniyeler içinde ve aslına en sadık biçimde kaydetmeye başlamasıyla birlikte resim, kendi sınırlarına ve doğasına yöneldi. Empresyonizm, ekspresyonizm ve kübizm gibi modern akımlar, bu özgürleşme sürecinin doğrudan birer sonucu olarak doğdu. Ressamlar artık nesnelerin dış dünyadaki bilinen biçimlerini kopyalamak yerine, bu biçimlerin kendi iç dünyalarında uyandırdığı izlenimleri, renklerin ve çizgilerin soyut gücünü araştırmaya başladılar. Dolayısıyla fotoğraf teknolojisi, resmi öldürmemiş; aksine onun taklitçilikten sıyrılıp özgür ve yaratıcı bir ifade alanına dönüşmesine zemin hazırlamıştır.

35. Bu parçaya göre, fotoğrafın icadının resim sanatı üzerindeki temel etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Resmin gerçeği aynen yansıtma zorunluluğundan kurtularak özgürleşmesini ve yeni sanat akımlarının doğmasını sağlaması

Cevap

Resmin gerçeği aynen yansıtma zorunluluğundan kurtularak özgürleşmesini ve yeni sanat akımlarının doğmasını sağlaması
Parçada fotoğrafın icadının resim sanatını nesnel dünyayı birebir yansıtma yükümlülüğünden kurtardığı, bu özgürleşme sayesinde empresyonizm, ekspresyonizm ve kübizm gibi modern akımların doğduğu belirtilmiştir. Bu durum, fotoğrafın icadının resim sanatı üzerindeki temel etkisinin resmin gerçeği aynen yansıtma zorunluluğundan kurtularak özgürleşmesini ve yeni sanat akımlarının doğmasını sağlaması olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçanın genelinde fotoğrafın icadı ile resim sanatı arasında kurulan ilişkiyi ve bu icadın resme olan etkisini belirlemek.
Fotoğrafın icadının resmi 'nesnel dünyayı birebir yansıtma yükümlülüğünden kurtardığı' ve 'özgürleşme sürecinin sonucu olarak modern akımların doğduğu' tespit edilir.
Yazarın asıl vurgulamak istediği ana düşünceyi yakalamak için.
2
Seçeneklerdeki yargıları bu çıkarımla karşılaştırmak.
Doğru seçenekte yer alan ifadenin parçadaki özgürleşme ve yeni akımların doğuşu vurgularıyla tam olarak uyuştuğu görülür.
Metindeki düşünceyi tam ve doğru karşılayan şıkkı bulmak için.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Sorularında Ana Düşünce ve Metne Dayalı Çıkarım Yapma
Soru 6Soru

Aşağıdaki cümleleri, kağıdın tarihsel gelişimini kronolojik olarak anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: Antik Mısır'da papirüs kullanımı, Çin'deki ilk gerçek kağıt üretimi, üretim teknolojisinin İpek Yolu ile Avrupa'ya taşınması ve günümüzdeki endüstriyel üretim şeklinde olmalıdır.
Tarihsel gelişim süreci en eski dönemden günümüze doğru kronolojik bir sıra izler. Antik Mısır ile başlayan süreç, Çin'deki üretim, bunun dünyaya yayılması ve en son günümüzdeki endüstriyel üretimle tamamlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinlerdeki zaman belirten ifadeleri ve bağlantı ögelerini inceleyiniz.
İlk aşamanın Antik Mısır'daki papirüs kullanımı olduğu belirlenir.
Kronolojik akışın başlangıç noktasını tespit etmek sıralamanın ilk adımıdır.
2
Gelişmeleri birbirine bağlayan köprü ifadeleri takip ediniz.
Çin'deki üretimin Mısır'daki yöntemden sonra geldiği ve ardından bu teknolojinin dünyaya yayıldığı görülür.
Mantıksal ve kronolojik süreklilik bu bağlantılar üzerinden kurulur.
3
Sonuç cümlesini belirleyiniz.
Günümüzdeki endüstriyel üretimi özetleyen ifadenin en sonda yer alması gerektiği anlaşılır.
Tarihsel sürecin günümüzdeki durumla sonlandırılması gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta kronolojik ve mantıksal sıralama kurma
Soru 7Soru

Bir makaleden alınan aşağıdaki cümleler karışık olarak verilmiştir. Bu cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde sıralanması için doğru sıralama nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerin doğru sıralaması: Bilimsel bilginin doğrusal birikiminden bahseden cümle ile başlanmalı, Kuhn'un paradigma itirazıyla devam edilmeli, paradigma kavramının tanımı yapılmalı, devrimsel dönüşümlerin sonuçları aktarılmalı ve yeni paradigmanın dünyayı yeniden şekillendirdiği belirtilerek tamamlanmalıdır. Sıralama sent_1, sent_2, sent_3, sent_4, sent_5 şeklinde olmalıdır.
Doğru sıralamada cümleler arasındaki geçişler anahtar kavramlar ve bağlayıcı ifadelerle (ancak, bu kavrama göre, söz konusu devrimsel dönüşümler, nitekim) kusursuz bir anlamsal zincir oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesini belirleme
Geleneksel birikimsel ilerleme anlayışını tanıtan cümle (sent_1) ilk cümle olmalıdır.
Kendinden önce başka bir yargıya gönderme yapmayan, bağımsız ve konuyu başlatan tek cümle budur.
2
Gelişme cümlelerini bağlama
Thomas Kuhn'un paradigma değişimlerini tanıtan cümle (sent_2) ikinci cümle olmalıdır.
'Ancak' bağlacı ve 'bu birikimsel ilerleme' ifadesiyle doğrudan ilk cümledeki iddiaya karşı çıkmaktadır.
3
Kavramsal zinciri takip etme
Paradigmanın devrimsel yapısını açıklayan cümle (sent_3) üçüncü sırada yer almalıdır.
'Bu kavrama göre' ifadesi ikinci cümledeki 'paradigma değişimleri' kavramına atıfta bulunarak zinciri devam ettirir.
4
Devrimsel dönüşümün sonuçlarını bağlama
Eski kuramların yetersizliğini belirten cümle (sent_4) dördüncü sırada olmalıdır.
'Söz konusu devrimsel dönüşümler' ifadesi üçüncü cümlenin sonundaki 'devrimsel dönüşümlerle yol alır' yargısına doğrudan bağlanır.
5
Sonuç cümlesine ulaşma
Yeni paradigmanın dünyayı şekillendirdiğini belirten cümle (sent_5) son cümle olmalıdır.
'Nitekim' bağlacıyla önceki cümlelerin mantıksal sonucunu özetler ve konuyu bağlar.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam akışını takip etme ve anahtar sözcükler vasıtasıyla cümleler arası anlamsal bağlar kurma.
Soru 8Soru

Aşağıda karışık olarak verilen cümleleri anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak biçimde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerin doğru sıralaması: Platon'un mimesis görüşünün ortaya konduğu cümle ilk sırada yer almalıdır. Ardından Platon'un bu görüşünü gerekçelendiren 'Ona göre' ifadesiyle başlayan cümle gelmelidir. Üçüncü sırada Aristoteles'in bu görüşe karşı çıktığını belirten cümle yer almalı, dördüncü sırada onun 'Poetika' eserindeki sanat tanımı sunulmalı ve son sırada 'Bu do��rultuda' ifadesiyle başlayan tamamlayıcı yargı bulunmalıdır.
Doğru sıralamada Platon'un sanat hakkındaki genel görüşü verilmiş, ardından 'Ona göre' ifadesiyle bu görüşün açıklaması yapılmıştır. Daha sonra 'Aristoteles ise' ifadesiyle karşıt bir bakış açısı sunulmuş, bu bakış açısının kaynağı olan 'Poetika' eseri açıklanmış ve son olarak 'Bu doğrultuda' ifadesiyle Aristoteles'in teorisinin pratik sonucu (katarsis) bağlanarak akış tamamlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesinin tespiti
Platon'un sanatı taklit olarak gördüğünü ifade eden cümle, kendinden önce bir cümleye gönderme yapmadığı için giriş cümlesi olarak seçilir.
Paragrafın giriş cümleleri bağıms��z yargılar içermeli, bağlayıcı ögelerle başlamamalıdır.
2
İkinci cümlenin belirlenmesi
'Ona göre' zamiriyle başlayan ve Platon'un taklit tezini açıklayan cümle ikinci sıraya yerleştirilir.
'Ona göre' ifadesi ilk cümledeki Platon'a anlamsal ve dil bilgisel olarak doğrudan bağlanır.
3
Üçüncü cümlenin belirlenmesi
Aristoteles'in Platon'a karşı çıktığını belirten cümle üçüncü sıraya getirilir.
'Aristoteles ise' ifadesi ve 'hocasının bu olumsuz sanat algısı' göndermesi, ilk iki cümlede sunulan teze bir antitez geliştirilmesini sağlar.
4
Dördüncü cümlenin belirlenmesi
Aristoteles'in Poetika'daki sanat tanımını aktaran cümle dördüncü sıraya yerleştirilir.
Üçüncü cümlede Aristoteles'in getirdiği 'yapıcı boyutun' ne olduğu bu cümlede eseri üzerinden açıklanmaktadır.
5
Son cümlenin belirlenmesi
'Bu doğrultuda' çıkarımıyla başlayan ve katarsis kavramıyla biten cümle son sıraya getirilir.
Bu cümle, Aristoteles'in bir önceki cümlede yer alan sanat tanımını tamamlayarak mimesis teorisinin işlevsel sonucunu açıklar.

Anahtar Kavram

Paragraf oluşturma sorularında cümleler arası anlamsal bütünlük, zamirler, işaret sıfatları ve karşılaştırma bağlaçları gibi dilsel göstergeler takip edilerek doğru akış belirlenir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 9Soru

Organik mimari, doğayı sadece dışsal bir süs veya taklit edilecek bir form olarak görmekten ziyade, onunla işlevsel ve estetik bir bütünleşmeyi hedefleyen modern bir tasarım felsefesidir. Bu akımın en önemli temsilcilerinden olan Frank Lloyd Wright, binaların çevrelerindeki doğal peyzajın yapay bir eklentisi değil, onun organik bir uzantısı olması gerektiğini savunmuştur. Wright'a göre bir konut, inşa edildiği tepenin üzerinde yabancı ve eğreti bir kütle gibi durmamalı; aksine, o tepenin bağrından kendiliğinden filizlenmişçesine doğal bir uyum sergilemelidir. Bu yaklaşımda beton ve çelik gibi modern yapı malzemeleri, yerel taşlar ve ahşap dokularla bir arada harmanlanarak doğanın ritmine uydurulur. Organik mimaride amaç, insanı doğadan yalıtan kutular inşa etmek değil; yapay olanla doğal olanı ortak bir yaşam alanında birleştirmektir. Böylece iç mekandaki yaşam ile dışarıdaki doğal akış arasındaki sınırlar belirsizleşir ve insan tasarım�� yapılar doğanın bir parçası haline gelir.

Bu parçada organik mimariyle ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğa ile insan yapısı tasarımlar arasında yapay sınırları kaldırarak bütüncül bir uyum sağlamayı amaçladığı

Cevap

Doğa ile insan yapısı tasarımlar arasında yapay sınırları kaldırarak bütüncül bir uyum sağlamayı amaçladığı
Doğa ile insan yapısı tasarımlar arasında yapay sınırları kaldırarak bütüncül bir uyum sağlamayı amaçladığını belirten seçenek doğrudur. Metnin genelinde organik mimarinin doğayla bütünleşme, iç mekan ve dış çevre arasındaki sınırları belirsizleştirme ve yapay ile doğalı birleştirme hedefleri vurgulanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın girişini ve genel çerçevesini inceleme
Organik mimarinin doğayı taklit etmek yerine onunla işlevsel ve estetik bir bütünleşme hedeflediği saptanmıştır.
Metnin ana fikrini bulmak için yazarın konuyu nasıl temellendirdiğini anlamak gerekir.
2
Metinde verilen örnekleri ve mimari hedefleri analiz etme
Yapay ile doğalı birleştirmek, iç ve dış arasındaki sınırları belirsizleştirmek gibi ifadelerle amacın bütüncül uyum kurmak olduğu görülmüştür.
Yazarın savunduğu asıl tezin hangi hedeflere dayandığını tespit etmek gerekir.
3
Seçenekleri karşılaştırarak doğru yargıyı belirleme
Yapay sınırları kaldırarak bütüncül uyum sağlamayı amaçlayan ifadenin parçanın ana fikrini tam olarak yansıttığı belirlenmiştir.
Parçadaki temel mesajı en kapsamlı şekilde ifade eden yargıyı bulmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Paragrafın ana düşüncesini belirleme ve yazarın asıl iletmek istediği mesajı saptama.
Soru 10Soru

Modern kentin labirentimsi sokaklarında amaçsızca dolaşarak şehri duyumsayan ve gözlemleyen 'flâneur' figürü, Baudelaire’den Benjamin’e uzanan bir felsefi çizgide, modernle��me deneyiminin ve bunun yarattığı bireysel yabancılaşmanın en somut simgesi olmuştur. Flâneur, kalabalıklar içinde bir gölge gibi süzülürken kenti sadece dışarıdan seyreden edilgen bir izleyici değil; onun ritminde, kaotik yapısında kendi özgün iç dünyasını inşa eden etkin bir zihindir. Ancak günümüzün dijitalleşen, her adımı algoritmalarla haritalandırılan ve sürekli izlenen akıllı şehirlerinde, bu figürün ontolojik bir dönüşüme, hatta yok oluşa sürüklendiğini söylemek mümkündür. GPS tabanlı navigasyon sistemleri, kişiselleştirilmiş mekân önerileri ve sürekli çevrim içi olma baskısı, sokaklarda gezinme eyleminin barındırdığı o kurucu 'rastlantısallığı' ve belirsizliği neredeyse tamamen ortadan kaldırmıştır. Artık modern kent sakini, kendi keşif alanını yaratan bağımsız bir özne olmaktan çıkmış; varmak istediği yere en kısa sürede ulaşmasını sağlayan en verimli yolları izlemekle yükümlü bir veri nesnesine dönüşmüştür. Bu dönüşüm, yalnızca fiziksel bir yer değiştirme pratiğini sınırlamakla kalmaz, aynı zamanda zihinsel bir serüvenin de önünü tıkar. Çünkü kaybolmanın, sapmanın ve beklenmedik olanla karşılaşmanın bireye sunduğu estetik ve entelektüel haz, yerini önceden tasarlanmış, denetimli bir hareketliliğe bırakmıştır. Sonuç olarak dijital gözetim çağında yürümek, kenti özgürce keşfetmekten ziyade, önceden çizilmiş sanal rotaları tüketmekten ibaret bir etkinliğe indirgenmiştir.

Bu parçadan hareketle 'flâneur' ve modern kent yaşantısıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Navigasyon ve kişiselleştirilmiş rota uygulamaları, kentliye alternatif keşif yolları sunarak onun kenti zihinsel düzeyde daha özgürce deneyimlemesini sağlamaktadır.

Cevap

Navigasyon ve kişiselleştirilmiş rota uygulamalarının, kentliye alternatif keşif yolları sunarak onun kenti zihinsel düzeyde daha özgürce deneyimlemesini sağladığı söylenemez.
Parçada navigasyon ve kişiselleştirilmiş rota teknolojilerinin bireyin zihinsel serüveninin önünü tıkadığı, kaybolmanın ve beklenmedik olanla karşılaşmanın sunduğu estetik ve entelektüel hazzı yok ederek denetimli bir hareketliliğe dönüştürdüğü açıkça belirtilmektedir. Dolayısıyla, bu teknolojilerin kenti zihinsel düzeyde daha özgürce deneyimlemeyi sağladığı yönündeki yargı metnin savunduğu düşünceyle taban tabana zıttır ve söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Parçayı okuyarak flâneur figürünün özellikleri ve akıllı kentlerin bu figür üzerindeki etkileri analiz edilir.
Geleneksel flâneur'ün etkin ve özgür bir özne olduğu, günümüz akıllı şehir teknolojilerinin (GPS, navigasyon) ise bu özgürlüğü ve rastlantısallığı yok ettiği belirlendi.
Metnin temel tezini ve yardımcı düşüncelerini doğru analiz etmek seçeneklerin elenmesi için şarttır.
2
Seçenekler parçada geçen ifadelerle tek tek karşılaştırılır.
Flâneur'ün etkin zihni (birinci seçenek), rastlantısallığın yok olması (ikinci seçenek), verimliliğin zihinsel serüveni tıkaması (üçüncü seçenek) ve sanal rotaların tüketilmesi (beşinci seçenek) ifadelerinin parçada doğrudan karşılık bulduğu tespit edildi.
Yardımcı düşünce sorularında parçada doğrudan değinilen ve çıkarılabilen yargıların elenmesi gerekir.
3
Rota uygulamalarının özgürleştirici olduğunu iddia eden yargı parçadaki aksi ifadelerle karşılaştırılır.
Parçada rota ve navigasyon gibi teknolojilerin zihinsel serüvenin önünü tıkadığı, estetik hazzı ortadan kaldırıp denetimli bir hareketliliğe yol açtığı belirtildiğinden bu yargının parçayla tamamen çeliştiği görüldü.
Yazarın eleştirdiği bir durumu olumlu ve yapıcı bir şekilde yansıtan seçeneğin söylenemez/yanlış seçenek olduğu belirlenir.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Soruları - Yardımcı Düşünce Analizi
Soru 11Soru

Yukarıda karışık olarak verilen cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturabilmesi için doğru sıralama nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Anlamlı ve kurallı paragraf sıralaması; yazma eyleminin bir fikir kıvılcımıyla başladığı belirtilen giriş cümlesinin ardından, bu kıvılcımın geliştiğini söyleyen cümlenin gelmesi, daha sonra taslağın metne dönüştüğünü anlatan cümlenin gelmesi ve en son sürecin tamamlandığını ifade eden cümlenin gelmesiyle oluşan sıralamadır.
Anlamlı bir paragraf oluşturulurken ilk olarak bağımsız bir yargı içeren giriş cümlesi belirlenir. Daha sonra bu cümledeki anahtar kelimelere gönderme yapan cümleler mantık sırasına göre dizilir. Son olarak süreci sonlandıran ifadeyle paragraf tamamlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesini belirleyin.
İlk cümle bağımsız bir yargı bildiren ve konuyu başlatan cümle olarak seçilmiştir.
Paragrafın giriş cümlesi kendinden önce bir anlatıma işaret eden bağlayıcı ögeler içermemelidir.
2
Bağlayıcı ifadeleri takip edin.
İkinci cümlede yer alan işaret sıfatı, bir önceki cümledeki 'kıvılcım' kavramına bağlanmıştır.
Cümleler arasındaki anlam bütünlüğü, ortak kelime ve kavramların takibiyle sağlanır.
3
Sürecin akışını tamamlayın.
Gelişme ve sonuç cümleleri zaman sırasına göre ('ardından' ve 'son aşamada') dizilmiştir.
Anlatım kronolojik veya mantıksal bir sıra takip ederek sonuca ulaşmalıdır.

Anahtar Kavram

Paragraf oluşturma ve anlam akışı
Soru 12Soru

35-36. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Modern kentleşme dalgası, mekânı yalnızca fiziksel bir düzenleme alanı olarak görmeyip onu toplumsal belleğin taşıyıcısı olmaktan da uzaklaştırmaktadır. Geleneksel mimarinin sunduğu süreklilik hissi, yerini her an yıkılıp yeniden inşa edilebilen geçici yapılara bıraktıkça bireylerin geçmişle kurdukları bağlar da zayıflamaktadır. Oysa insan belleği, mekânsal kerteriz noktalarına tutunarak yaşar; bir caddenin kıvrımı, eski bir binanın cephesi ya da mahalle meydanındaki tarihi bir çeşme, toplumsal yaşantının ortak anılarını canlı tutan birer simgedir. Ancak 'yaratıcı yıkım' olarak adlandırılan kentsel dönüşüm süreçleri, bu fiziksel işaretleri ortadan kaldırarak kenti homojen, kimliksiz ve hafızasız bir mekânlar toplamına dön��ştürür. Bu durum, bireyde kentsel aidiyeti zedeleyen bir tür 'mekânsal yabancılaşma' yaratırken toplumsal belleğin de parçalanmasına yol açar. Tarihsel dokunun korunması adı altında yapılan uygulamaların pek çoğunda ise geçmişin turistik birer dekora indirgenerek sergilenmesi, onun canlı bir deneyim olmaktan çıkıp tüketim nesnesi hâline gelmesine neden olur. Sonuçta, mekânın ruhunu yitirmesi ve mekânla kurulan duygusal bağların kopmasıyla birlikte, toplumsal kimliğin inşasındaki en önemli tarihsel dayanaklardan biri de geri dönülemez biçimde sarsılmış olur.

Bu parçada asıl vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Modern kentleşme sürecinde mekânın fiziksel ve tarihsel dokusunun bozulmasının, toplumsal belleğe zarar vererek ortak kimliğin sarsılmasına yol açtığı

Cevap

Modern kentleşme sürecinde mekânın fiziksel ve tarihsel dokusunun bozulmasının, toplumsal belleğe zarar vererek ortak kimliğin sarsılmasına yol açtığı
Parçanın genelinde modern kentleşme ve kentsel dönüşümün mekân üzerindeki bozucu etkisi ele alınmıştır. Yazar, bu fiziksel ve tarihsel değişimin sadece çevreyle sınırlı kalmayıp toplumsal bellek üzerinde tahrip edici bir etki yarattığını ve sonuçta toplumsal kimliğin temellerini sarstığını belirtmektedir. Bu nedenle modern kentleşme sürecinde mekânın fiziksel ve tarihsel dokusunun bozulmasının, toplumsal belleğe zarar vererek ortak kimliğin sarsılmasına yol açtığı yargısı parçada asıl vurgulanmak istenen düşüncedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin genelini okuyarak yazarın üzerinde durduğu temel konuyu belirlemek.
Metinde modern kentleşme ve kentsel dönüşümün mekânın fiziksel ve tarihsel yapısında yol açtığı değişimler ele alınmaktadır.
Metnin konusunu anlamak, yazarın asıl savunmak istediği ana düşünceye ulaşmanın ilk adımıdır.
2
Yazarın bu değişimlere yönelik getirdiği eleştiriyi ve ulaştığı nihai sonucu saptamak.
Yazar, mekânın ruhunu ve tarihsel dokusunu yitirmesinin toplumsal belleği tahrip ettiğini ve bunun sonucunda toplumsal kimliğin geri dönülemez biçimde sarsıldığını vurgulamaktadır.
Yazarın metnin sonunda bağladığı yargı, asıl iletmek istediği mesajı yani ana düşünceyi verir.
3
Seçenekleri analiz ederek bu ana düşünceyi en kapsamlı şekilde karşılayan ifadeyi bulmak.
Modern kentleşmedeki mekânsal tahribatın toplumsal belleğe zarar verip ortak kimliği sarstığını belirten seçeneğin doğru olduğu görülür.
Diğer seçenekler ya metinde geçmeyen kişisel yorumlar içerir ya da ana düşünceyi destekleyen yardımcı düşüncelerdir.

Anahtar Kavram

Çoklu paragraf sorularında metnin asıl vurgulamak istediği ana düşünceyi belirleme
Soru 13Soru

Numaralanmış bu cümlelerin mantık akışına göre anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturabilmesi için yapılması gereken sıralamayı belirleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerin anlam bütünlü��ü oluşturacak şekilde doğru sıralaması: Jeremy Bentham'ın hapishane modelini tanıtan cümle ile başlanmalı, mimari amacını açıklayan ikinci cümleyle devam edilmeli, ardından Foucault'nun bu modeli sosyolojik metafora taşıdığı üçüncü cümle gelmeli, bu metaforu kurumsal örneklerle açan dördüncü cümle eklenmeli ve nihayet iktidarın gözetleme gücüyle bireyi inşa ettiğini belirten sonuç cümlesiyle tamamlanmalıdır.
Cümlelerin doğru sıralaması, konunun tarihsel ve düşünsel gelişimini takip edecek şekilde Bentham'ın somut hapishane tasarımından başlayıp Foucault'nun bu tasarımı modern iktidarın gözetim mekanizmalarını açıklamak için kullandığı sosyolojik metafora ve en nihayetinde bu gözetimin toplumsal sonucuna doğru akmalıdır. Metin, bağımsız bir giriş cümlesiyle başlayıp sırasıyla işaret sıfatları ('bu mimari düzenleme'), karşılaştırma ve geçiş ifadeleri ('ise bu modeli'), pekiştirme/açıklama bağlaçları ('nitekim') ve sonuç bildiren özetleyicilerle ('böylece') birbirine kusursuz biçimde bağlanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesini belirlemek amacıyla bağımsız yargı bildiren ve kendinden önceye atıfta bulunmayan ifadeyi arama.
Jeremy Bentham'ın 18. yüzyıldaki tasarımını tanıtan cümlenin giriş cümlesi olduğu tespit edilir.
Diğer cümlelerin tamamı 'bu mimari düzenleme', 'bu modeli', 'nitekim', 'böylece' gibi kendinden önceki yargılara bağlanan köprü ifadeler içermektedir.
2
Giriş cümlesinin ardından gelen ve bu cümledeki 'hapishane modeli' ifadesini açıklayan devam cümlesini bulma.
'Bu mimari düzenlemede temel amaç...' şeklinde başlayan cümlenin ikinci sırada yer alması gerektiği belirlenir.
'Bu mimari düzenleme' işaret grubu doğrudan ilk cümledeki hapishane modeline gönderme yapmaktadır.
3
Bentham'ın fiziksel model tanımından sonra bu modelin soyut/sosyolojik yorumuna geçiş sağlayan bağlantı cümlesini arama.
'Michel Foucault ise bu modeli...' ifadesiyle başlayan cümlenin üçüncü sıraya geleceği saptanır.
Foucault'nun 'ise' bağlacını kullanarak Bentham'ın fiziksel modelini modern iktidar metaforuna dönüştürmesi bu iki düşünceyi mantıksal olarak bağlar.
4
Foucault'nun modern toplum metaforunu detaylandıran ve somutlaştıran örneklendirme cümlesini konumlandırma.
'Nitekim Foucault'ya göre modern dönemde okul, hastane...' diye devam eden cümlenin dördüncü sıraya yerleştirilmesi sağlanır.
'Nitekim' açıklama bağlacı, bir önceki cümledeki 'modern toplumun kılcal damarlarına sızma' iddiasını kurumlar üzerinden doğrular.
5
Tüm bu denetim ve uysal beden üretme sürecinin sonucunu özetleyen yargıyı tespit etme.
'Böylece iktidar, şiddete başvurmak yerine...' şeklinde kurulan cümlenin son sırada yer alması gerektiği belirlenir.
'Böylece' sonuç bağlacı, kurumlar üzerinden yürütülen denetim sürecinin iktidar tarafından nasıl bir toplumsal inşa ile neticelendiğini özetler.

Anahtar Kavram

Paragraf Sıralama ve Mantıksal Akış
Soru 14Soru

Aşağıdaki cümleleri anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak biçimde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: Geleneksel romandaki doğrusal zaman tasavvuru ile başlayan, modern romancıların bu algıyı yetersiz bulmasıyla devam eden, bu yetersizliğin doğurduğu çok boyutlu kurgu yapısını ve kullanılan anlatım tekniklerini açıklayan ve nihayetinde modern anlatının zamanı bükme işlevini özetleyen sıralamadır.
Doğru sıralama belirlenirken cümleler arasındaki dil bilgisel bağlar ve anlamsal geçişler esas alınmıştır. İlk olarak genel bir yargı bildiren cümleyle başlanmış, ardından karşıtlık ve gerekçelendirme bildiren ifadeler (ancak, bu yetersizlik, böylece, sonuç olarak) izlenerek mantıksal sıra oluşturulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesini belirlemek.
Geleneksel romanda zamanı doğrusal bir nehre benzeten ve kendinden önceye atıfta bulunmayan cümle birinci sıraya getirilir.
Bir paragrafın giriş cümlesi bağımsız olmalı, geçiş ve bağlantı ifadeleri barındırmamalıdır.
2
Giriş cümlesine anlamca bağlanan ikinci cümleyi bulmak.
Giriş cümlesindeki yargıya karşıtlık sunan 'Ancak' ile başlayan ve zaman algısının yetersiz bulunduğunu belirten cümle ikinci sıraya getirilir.
Geleneksel roman ile modern roman arasındaki zaman algısı farkı bu cümleyle kurulur.
3
İkinci cümledeki referans ifadesini takip etmek.
'Bu yetersizlik hissi' ifadesiyle başlayan ve yeni bir kurgu yapısını tanımlayan cümle üçüncü sıraya yerleştirilir.
Önceki cümledeki 'yetersiz bulmuşlardır' ifadesine yapılan doğrudan atıf bu cümlenin yerini belirler.
4
Üçüncü cümlede anlatılan yapının yöntemini açıklayan cümleyi bulmak.
'Böylece' ile başlayan ve bilinç akışı gibi tekniklerle zamanın öznel bir deneyime dönüştüğünü açıklayan cümle dördüncü sıraya yerleştirilir.
Çok boyutlu kurgusal yapının anlatı teknikleri üzerinden nasıl somutlaştığı bu cümleyle verilir.
5
Paragrafı sonlandıran sonuç cümlesini belirlemek.
'Sonuç olarak' ifadesiyle başlayan ve modern anlatının genel etkisini özetleyen cümle discouraged/beşinci (son) sıraya yerleştirilir.
Tüm paragrafta tartışılan düşünce bu cümleyle bir sonuca bağlanıp özetlenir.

Anahtar Kavram

Paragraf oluşturma ve anlam akışını takip etme
Soru 15Soru

Yazmak, sadece zihindeki hazır düşünceleri kâğıda dökmek veya bellekteki bilgileri depolamak değildir; aksine düşünme eyleminin bizzat kendisini inşa etmektir. Bir insan yazmaya başlamadan önce zihninde sadece uçuşan, sınırları belirsiz ve karmaşık fikir kırıntıları taşır. Kelimeler kâğıt üzerinde yan yana gelip cümlelere dönüştükçe, bu zihinsel sis yavaş yavaş dağılır ve düşünceler berraklık kazanır. Çünkü yazma eylemi, doğası gereği bireyi kendi düşünceleri arasında bir seçim yapmaya, onları önem sırasına göre sınıflandırmaya ve aralarında mantıksal köprüler kurmaya zorlar. Yazarken kurulan her cümle, bir sonraki düşüncenin sınırlarını çizer ve zihinde yeni kapılar aralar. Bu yönüyle yazma süreci, pasif bir aktarım değil; aktif bir zihinsel temizlik ve düzenleme faaliyetidir. Düzenli olarak yazmayan bir insan, kendi düşünce dünyasının derinliğini ve sınırlarını hiçbir zaman tam olarak keşfedemez. Dolayısıyla yazmak, zihni terbiye eden ve insanı kendi kendisiyle yüzleştiren en etkili düşünme aracıdır. Düşüncelerini sadece zihninde tutanlar, onları rüzgarda savrulan yapraklar gibi kontrolsüzce izlemekle yetinirler. Oysa kalemi eline alan kişi, bu yaprakları düzenli bir albümde toplayarak onlardan kalıcı bir anlam üretme şansına sahip olur.

Bu parçaya göre yazma eylemiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zihindeki dağınık fikirlerin düzenlenmesine ve netleşmesine katkı sağladığı

Cevap

Zihindeki dağınık fikirlerin düzenlenmesine ve netleşmesine katkı sağladığı
Metinde yazma eyleminin zihindeki sisli, belirsiz ve karmaşık fikir kırıntılarını dağıtarak düşüncelere berraklık kazandırdığı, onları sınıflandırıp mantıksal bir düzene soktuğu açıkça ifade edilmektedir. Bu doğrultuda yazmanın, dağınık olan düşünceleri düzenleme ve netleştirme işlevi taşıdığı sonucuna ulaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel savı ve yazarın yazma eylemine atfettiği nitelikleri belirleyiniz.
Yazmanın sadece hazır düşünceleri kâğıda dökmek olmadığı, zihindeki belirsiz ve karmaşık fikir kırıntılarını sınıflandırarak berraklaştıran aktif bir süreç olduğu saptanmıştır.
Soruda yazma eyleminin işleviyle ilgili ulaşılabilir olan yargıyı bulmak hedeflenmektedir.
2
Seçeneklerdeki iddiaları parçadaki ifadelerle karşılaştırarak eleme yapınız.
Doğuştan gelen yetenek gereksinimi, pasif bir kayıt süreci olması, dış ilişkileri düzenlemesi veya sadece önceden olgunlaşmış fikirler için kullanılması gibi yargıların metindeki bilgilerle uyuşmadığı görülmüştür.
Metinle doğrudan çelişen veya metinde yer almayan yargıları elemek doğru seçeneği belirlemeye yardımcı olur.
3
Metinde geçen 'düşünceler berraklık kazanır', 'sınıflandırmaya ve mantıksal köprüler kurmaya zorlar', 'aktif bir zihinsel temizlik ve düzenleme faaliyetidir' ifadeleriyle örtüşen seçeneği doğrulayınız.
Bu ifadelerin zihindeki dağınık fikirlerin düzenlenmesi ve netleşmesi yönündeki yargıyla doğrudan eşleştiği belirlenmiştir.
Metindeki anahtar ifadeler doğru cevabın temel dayanağını oluşturur.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Sorularında Anlam Çıkarımı ve Yardımcı Düşünceler
Soru 16Soru

Aşağıda karışık olarak verilen paragrafların anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturabilmesi için doğru sıralama nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Paragrafların doğru sıralanışı: Konunun kültürel yönünü tanıtan giriş paragrafı ilk sırada yer almalıdır. Ardından 'Kültürel aktarımın yanı sıra' ifadesiyle bu düşünceye bağlanan fiziksel ve zihinsel faydalar ikinci sıraya gelmelidir. Sonrasında 'Aynı zamanda' ifadesiyle sosyal boyutun eklendiği üçüncü paragraf gelmeli ve son olarak 'Kısacası' özetleyici bağlacıyla biten sonuç paragrafı yer almalıdır.
Giriş paragrafında konunun kültürel boyutu tanıtılmış, sonraki paragraflar sırasıyla geçiş ifadeleri ('kültürel aktarımın yanı sıra' ve 'aynı zamanda') kullanılarak fiziksel, zihinsel ve sosyal faydalara değinmiş, en sonunda ise 'kısacası' ifadesiyle metin sonuca ulaştırılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş paragrafının belirlenmesi
Giriş paragrafı tespit edildi.
Genel bir yargıyla başlayan ve kendinden önce başka bir konuya atıfta bulunmayan paragraf ilk sırada olmalıdır.
2
Bağlantı ögelerinden yararlanarak gelişme paragraflarının sıralanması
Gelişme paragraflarının sıralaması yapıldı.
'Kültürel aktarımın yanı sıra...' ifadesi kültürel mirastan bahseden ilk paragraftan sonra gelmelidir. 'Aynı zamanda...' ifadesi ise fiziksel gelişimden sonra sosyal boyuta geçişi sağlar.
3
Sonuç paragrafının yerleştirilmesi
Sonuç paragrafı sona yerleştirildi.
'Kısacası' ifadesi özetleyici bir bağlaçtır ve metni nihai bir sonuca ulaştırır.

Anahtar Kavram

Çoklu paragraf yapılarında mantıksal akış ve bağlantı ögeleri
Soru 17Soru

35. soruyu aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Bilimsel etkinlikte gözlem, ham duyusal verilerin doğrudan doğruya zihne aktarılması süreci olarak görülmüştür uzun süre. Oysa modern bilim tarihi ve felsefesi çalışmaları, gözlemin kuramlardan bağımsız bir 'saf algı' olmadığını, aksine her gözlem eyleminin arka plandaki kuramsal kabullerle şekillendiğini savunur. Başka bir deyişle, baktığımız şeyi nasıl gördüğümüz, zihnimizde önceden var olan kuramsal çerçeveler tarafından belirlenir. Bu durum özellikle ileri teknoloji ürünü bilimsel aletlerin kullanımıyla daha da belirgin bir boyut kazanır. Örneğin bir mikroskop veya teleskopla yapılan gözlem, sadece çıplak gözün fiziksel sınırlarını genişleten mekanik bir büyüteç işlevi görmez; aynı zamanda o cihazın tasarımına, optik yasalarına ve ışığın kırılma kuramlarına dayanan karmaşık bir teorik ağı da beraberinde getirir. Bilim insanı, mercekten bakarken gördüğü şeyi yorumlamak için bu araçların arkasında yatan fizik teorilerini baştan doğru kabul etmek durumundadır. Dolayısıyla bilimsel bir aletle elde edilen veri, doğanın dolaysız ve tarafsız bir yansıması değil, o aletin dayandığı kuramlar aracılığıyla inşa edilmiş, yapılandırılmış bir bilgidir. Bu bağlamda, deney ve gözlem sonuçlarının bilimsel meşruiyeti, kullanılan araçların kuramsal arka planının kabul görmüş olmasıyla doğrudan ilişkilidir.

Bu parçadan hareketle bilimsel araçlarla gerçekleştirilen gözlemlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Elde edilen bulguların bilimsel geçerliliği, bu bulguları sağlayan araçların dayandığı kuramsal temellerin kabul görmüş olmasına bağlıdır.

Cevap

Elde edilen bulguların bilimsel geçerliliği, bu bulguları sağlayan araçların dayandığı kuramsal temellerin kabul görmüş olmasına bağlıdır.
Bulguların geçerliliğinin araçların dayandığı kuramsal temellerin kabul görmesine bağlı olduğunu ifade eden seçenek doğrudur. Çünkü parçanın son cümlesinde deney ve gözlem sonuçlarının bilimsel meşruiyetinin, kullanılan araçların kuramsal arka planının kabul görmüş olmasıyla doğrudan ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin bütününde ele alınan ana konuyu ve özellikle son cümlede vurgulanan yargıyı analiz etmek.
Yazarın bilimsel araçlarla yapılan gözlemlerin, bu araçların arka planındaki teorilerin kabul edilmesine dayandığı yönündeki argümanı belirlenir.
Gözlemin kuramsal çerçeveden bağımsız olamayacağı fikrinin hangi sonuca bağlandığını anlamak için.
2
Seçenekleri metindeki bilgilerle karşılaştırarak doğrulamak.
Elde edilen bulguların meşruiyetinin, araçların kuramsal arka planının kabul görmesiyle ilişkili olduğunu belirten seçeneğin doğru olduğu görülür. Diğer seçeneklerin ise metindeki ifadelerle çeliştiği ya da metinde yer almayan çıkarımlar barındırdığı tespit edilir.
Çeldiricileri eleyerek doğru yargıya ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Sorularında Paragraftan Çıkarılabilecek Yargıları Belirleme
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 18Soru

Walter Benjamin, 'Hikâye Anlatıcısı' adlı meşhur denemesinde deneyimin değersizleşmesi ile modern anlatının krizi arasındaki doğrudan ilişkiye dikkat çeker. Ona göre, sanayileşme ve modernleşme süreçleriyle birlikte hayatımıza giren enformasyon akışı, yaşantının demlenerek deneyime dönüşme ve aktarılabilme imkânını neredeyse tamamen yok etmiştir. Enformasyon, doğası gereği anlık ve tazedir; tüketildiği anda değerini yitirir ve tüm detaylarıyla kendisini hemen açıklamaya can atar. Oysa hakiki bir hikâye, gücünü tam da kendisini doğrudan açıklamış olmamasından alır; okuyucunun zihninde ucu açık boşluklar bırakarak uzun süre yankılanır ve her yeni anlatımda dinleyicinin kendi deneyimleriyle yeniden zenginleşir. Enformasyonun bu mutlak egemenliği, modern insanı gündelik şaşırtıcı olaylarla sürekli kuşatırken onu derinlikli bir deneyimden (Erfahrung) ve dolayısıyla ortak bir 'anlatı cemaati' kurma zemininden yoksun bırakır. Benjamin’in bu tespiti, günümüz dijital çağında bilginin ve görsel uyarım miktarının katlanarak arttığı ama bilgeliğin aynı hızla buharlaştığı gerçeğini kavramak açısından hâlâ hayati bir anahtardır. Çünkü günümüz insanı, maruz kaldığı yoğun veri bombardımanına rağmen, kendi yaşam serüvenine dair anlamlı ve tutarlı bir hayat hikâyesi kurmakta ve bunu başkalarıyla paylaşmakta hiç olmadığı kadar zorlanmaktadır.

Bu parçadan hareketle "enformasyon" ve "hikâye" kavramlarının karşılaştırılmasına ilişkin aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enformasyon, bireyi anlık olaylarla çevreleyerek onun kendi yaşam serüvenine dair daha tutarlı ve paylaşılabilir bir anlatı kurmasını kolaylaştırır.

Cevap

Enformasyonun bireyin kendi yaşam serüvenine dair daha tutarlı ve paylaşılabilir bir anlatı kurmasını kolaylaştırdığı yargısı söylenemez.
Parçanın son cümlesinde günümüz insanının yoğun enformasyona rağmen tutarlı bir hayat hikâyesi kurmakta ve bunu başkalarıyla paylaşmakta zorlandığı belirtilmiştir. Bu nedenle enformasyonun bu süreci kolaylaştırdığı yönündeki iddia metnin ana fikri ve detaylarıyla doğrudan çelişir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki enformasyon ve hikâye kavramlarının özelliklerini tespit etmek
Enformasyonun anlık, tüketilen ve kendini hemen açıklayan yapıda olduğu; hikâyenin ise ucu açık boşluklar bırakan, demlenen ve ortak bir cemaat kuran yapıda olduğu belirlendi.
Kavramlar arasındaki temel yapısal farkları ortaya koymak için.
2
Enformasyonun bireyin yaşam anlatısı üzerindeki etkisini incelemek
Metnin son cümlesinde, yoğun enformasyon bombardımanının bireyin tutarlı bir hayat hikâyesi kurmasını ve paylaşmasını kolaylaştırmak yerine zorlaştırdığı sonucuna ulaşıldı.
Doğru seçenekteki yanılgıyı netleştirmek için.
3
Seçenekleri analiz ederek metinle uyuşmayan yargıyı belirlemek
Enformasyonun tutarlı bir anlatı kurmayı kolaylaştırdığını iddia eden seçeneğin parçadaki 'zorlanmaktadır' ifadesiyle çeliştiği görüldü.
Parçadan hareketle ulaşılamayacak tek yargıyı saptamak için.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce ve Anlatı ile Enformasyon Karşılaştırması
Soru 19Soru

Yazının icadı, insanlık tarihinin en önemli dönüm noktalarından biridir. Sümerlerin çivi yazısını geliştirmesiyle başlayan bu süreç, bilginin kalıcı hale gelmesini ve nesiller boyu aktarılmasını sağlamıştır. İlk yazılı belgeler genellikle ticari kayıtlar, tapınak envanterleri ve yasal düzenlemelerden oluşuyordu. Zamanla Mezopotamya’daki kil tablet kütüphaneleri; astronomi, tıp ve edebiyat gibi alanlardaki bilgilerin bir araya toplandığı ilk bilgi merkezleri haline geldi. Kil tabletlerin güneşte kurutularak ya da fırınlanarak dayanıklı hale getirilmesi, geçmişe dair bilgilerin günümüze ulaşmasını sağladı. Bu sayede insanlık, geçmişteki tecrübelerden ders çıkararak kültürel birikimini zenginleştirdi. Yazı olmasaydı, bugün bildiğimiz anlamda bilimsel ve felsefi gelişmelerin gerçekleşmesi neredeyse imkânsız olurdu.

Bu parçada yazının icadı ile ilgili olarak asıl vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilginin kalıcı hale gelmesini ve nesilden nesile aktarılmasını sağlayarak bilimsel ve kültürel gelişime zemin hazırladığı

Cevap

Bilginin kalıcı hale gelmesini ve nesilden nesile aktarılmasını sağlayarak bilimsel ve kültürel gelişime zemin hazırladığı
Parçada yazının icadının bilginin kalıcı olmasını sağladığı, Mezopotamya'daki kil kütüphaneler sayesinde bilginin biriktirildiği ve bu birikimin günümüz bilim ve felsefesine zemin hazırladığı açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla bilginin kalıcı hale gelmesini ve nesilden nesile aktarılmasını sağlayarak bilimsel ve kültürel gelişime zemin hazırladığı yargısı yazarın asıl vurgulamak istediği düşüncedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin genelinde ele alınan konuyu ve yazarın odaklandığı temel kavramı tespit etmek.
Parçada yazının icadından, kil tabletlerin dayanıklılığından ve bilginin toplanıp korunmasından bahsedildiği görülür.
Ana düşünce sorularında metnin bütününde neyin savunulduğunu anlamak ilk adımdır.
2
Metnin son cümlelerinde yer alan sonuç niteliğindeki yargıları değerlendirmek.
Metnin son bölümündeki 'Bu sayede insanlık... kültürel birikimini zenginleştirdi. Yazı olmasaydı... bilimsel ve felsefi gelişmelerin gerçekleşmesi neredeyse imkânsız olurdu' ifadeleri incelenir.
Yazarlar genellikle asıl iletmek istedikleri mesajı parçanın son kısımlarında özetleyici yargılarla verirler.
3
Elde edilen ana mesajı seçeneklerle karşılaştırarak en kapsamlı yargıyı bulmak.
Yazının bilginin nesiller boyu aktarılmasını sağlayarak günümüzdeki bilimsel ve felsefi gelişmelere zemin hazırladığı yargısına ulaşılır.
En genel, kapsayıcı ve yazarın ana savını doğrudan destekleyen ifade doğru cevaptır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Soru 20Soru

Numaralanmış cümlelerin mantıksal akışa göre anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturabilmesi için doğru sıralama nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama sırasıyla; nöroestetik disiplininin tanımını yapan cümle, bu disiplindeki güncel araştırmaları açıklayan cümle, araştırmalardaki aktifleşen bölgelerin işlevini sunan cümle, bu bölgelerin kurduğu duygusal bağa kültürel bir boyut ekleyen cümle ve son olarak tüm süreci özetleyen sonuç cümlesi şeklinde kurulmalıdır.
Anlamlı bir paragraf oluşturulurken genel tanım cümlesinden başlanarak dilsel köprüler (disiplin -> bu disiplin, aktifleşen mekanizmalar -> aktifleşen bu bölgeler, duygusal bağ -> bu bağın şiddeti) ve son olarak 'dolayısıyla' çıkarım ifadesi takip edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesinin belirlenmesi
Disiplinin genel tanımını yapan 'Nöroestetik, sanat eserlerinin...' ifadesi ilk sıraya yerleştirilir.
Bu cümle kendinden önceye atıfta bulunmayan bağımsız bir yargı barındırır.
2
Gelişme basamağının ilk halkasının bulunması
'Bu disiplin çerçevesinde...' ifadesiyle başlayan cümle ikinci sıraya getirilir.
'Bu disiplin' işaret grubu, giriş cümlesindeki 'disiplin' kavramına doğrudan bağlanır.
3
Dilsel bağlantıların takip edilmesi
'Aktifleşen bu bölgeler...' ifadesiyle başlayan cümle üçüncü sıraya yerleştirilir.
İkinci cümlede yer alan 'ödül merkezinin yanı sıra karar alma mekanizmalarının aktifleştiği' bilgisi bu cümlenin öznesini oluşturur.
4
Fikir akışının genişletilmesi
'Ancak bu bağın...' cümlesi dördüncü sıraya getirilir.
Üçüncü cümlenin sonundaki 'duygusal bir bağ kurmasını sağlar' ifadesi bu cümlede 'bu bağın' şeklinde sürdürülmüştür.
5
Sonuç cümlesinin tespiti
'Dolayısıyla sanatsal deneyim...' ile başlayan cümle en sona yerleştirilir.
Metindeki argümanları 'Dolayısıyla' bağlacıyla toparlayarak biyolojik ve kültürel bileşenleri özetleyen bir bitiş sunar.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam akışını sağlayan bağlantı ögeleri ve mantıksal tutarlılık
Sayfa 1 / 3Sonraki