Türkiye'nin Yer Şekilleri

848 questions

Question 421Question

Coğrafya dersinde öğrencilerine Türkiye'deki ovaların oluşum mekanizmalarını anlatan bir öğretmen, tahtaya üç farklı ovanın belirgin özelliklerini şu şekilde yazmıştır:

X Ovası: Kireç taşı (kalker) tabakalarının yaygın olduğu sahada, kimyasal çözünme süreçlerine bağlı olarak gelişmiş polye özelliğindeki düzlüklerdir.
Y Ovası: Levha hareketlerine bağlı olarak gelişen ve Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ) üzerinde yer alan çöküntü hendeği içinde alüvyal dolgularla oluşmuştur.
Z Ovası: Akarsu havzasındaki erozyonla taşınan kırıntılı malzemelerin, gelgit genliğinin düşük ve kıta sahanlığının geniş olduğu kıyı kuşağında birikmesiyle meydana gelmiştir.

Bu özelliklere göre X, Y ve Z ovaları aşağıdakilerin hangisinde doğru örneklendirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: X Ovası: Acıpayam - Y Ovası: Niksar - Z Ovası: Çarşamba

Answer

Verilen özellikleri sırasıyla Acıpayam (Karstik), Niksar (KAFZ üzeri tektonik) ve Çarşamba (Delta) ovaları sağlamaktadır.
Soru kökünde X ovasının karstik (polye), Y ovasının Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAFZ) üzerinde yer alan tektonik ve Z ovasının ise delta ovası olması gerektiği belirtilmiştir. Verilen doğru eşleştirmede; Acıpayam (Denizli) karstik oluşumlu bir polyedir. Niksar (Tokat), KAFZ üzerinde yer alan çöküntü hendeklerinde oluşmuş tektonik bir ovadır. Çarşamba (Samsun) ise Yeşilırmak'ın taşıdığı alüvyonların Karadeniz kıyısında birikmesiyle oluşmuş tipik bir delta ovasıdır.

Step-by-Step Solution

1
X ovasının özelliklerini analiz etme.
X ovası karstik çözünmeyle oluşan bir polye ovasıdır. Türkiye'de Tefenni, Acıpayam, Kestel, Korkuteli ve Elmalı ovaları bu gruba girer.
Ova türlerini kökenlerine göre sınıflandırmak için ön koşuldur.
2
Y ovasının özelliklerini analiz etme.
Y ovası sadece tektonik olmakla kalmayıp spesifik olarak Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ) üzerinde olmalıdır. Düzce, Bolu, Merzifon, Suluova, Taşova, Erbaa, Niksar ve Erzincan bu fay zonundadır.
Fay hatları üzerindeki tektonik ovaların coğrafi dağılışını ayırt etmek gereklidir.
3
Z ovasının özelliklerini analiz etme.
Z ovası, akarsu biriktirmesi ve geniş kıta sahanlığı gibi özelliklerle tanımlanan bir delta ovasıdır. Çarşamba, Bafra, Çukurova, Silifke bu özelliktedir.
Her kıyı ovasının delta olmadığını (örneğin Antalya) bilmek kritik bir ayrımdır.
4
Seçeneklerdeki eşleştirmeleri sentezleme.
Acıpayam, Niksar ve Çarşamba üçlüsü sırasıyla karstik, KAFZ-tektonik ve delta olma şartlarının tamamını karşılayan tek eşleştirmedir.
Tüm koşulların aynı anda sağlandığı seçeneği bulmak için.

Key Concept

Türkiye'deki ovaların jeomorfolojik kökenleri (Tektonik, Karstik, Delta) ve coğrafi dağılışları

Hints

1
X ovası için Akdeniz Bölgesi'ndeki karstik ovaları (TAKKE kodlaması: Tefenni, Acıpayam, Kestel, Korkuteli, Elmalı) hatırlayınız.
2
Y ovası için Türkiye'nin en uzun fay hattı olan Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın (KAF) geçtiği güzergahtaki (Marmara'dan Doğu Anadolu'ya: Düzce, Bolu, Niksar, Erzincan vb.) çöküntü alanlarını göz önüne alınız.
3
Z ovası için akarsuların denize döküldüğü sığ kıyılarda oluşturduğu ovaları düşününüz. Unutmayın, Antalya kıyıda olmasına rağmen bir delta değildir.

Practice More

Türkiye'nin dilsiz haritası üzerinde KAF, DAF ve BAF fay hatlarını çizerek üzerlerindeki başlıca tektonik ovaları eşleştirme çalışması yapınız.

Alternative Method

Önce Y ovasını eleyerek başlayabilirsiniz. KAFZ üzerinde olmayan Ergene ve DAFZ üzerinde olan Elbistan'ı elediğinizde seçenekler daralacaktır.
Estimated Time:1m 30s
Question 422Question

Türkiye arazisinin bugünkü jeomorfolojik görünümünü kazanmasında III.III. Jeolojik Zaman'ın sonlarında hız kazanan levha hareketleri belirleyici olmuştur. Özellikle güneyden Arap Levhası'nın, kuzeyden ise Avrasya Levhası'nın Anadolu kütlesini sıkıştırması, bölgede şiddetli tektonik olaylara yol açmıştır. Buna göre, sözü edilen sıkıştırma hareketinin bir sonucu olarak Anadolu levhasında meydana gelen temel gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fay hatlarının oluşmasıyla Anadolu kütlesinin batıya doğru kayması

Answer

Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fay hatlarının oluşmasıyla Anadolu kütlesinin batıya doğru kayması
Anadolu levhası, güneyden Arap ve kuzeyden Avrasya levhaları arasında sıkışmıştır. Bu sıkışma sonucunda III.III. Jeolojik Zaman'ın sonlarına doğru (Miyosen sonu - Pliyosen) Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) ve Doğu Anadolu Fay Hattı (DAF) oluşmuş, Anadolu bloğu bir 'kaçış tektoniği' ile batıya doğru hareket etmeye başlamıştır. Bu durum Türkiye'nin depremselliğinin ve genç jeolojik yapısının temelini oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Zaman Dilimini Belirle
III.III. Jeolojik Zaman'ın (Tersiyer) sonları ile IV.IV. Jeolojik Zaman'ın (Kuvaterner) başı arasındaki dönem (Neotektonik dönem) hedeflenmektedir.
Soruda verilen levha sıkıştırması bu dönemde en şiddetli halini almıştır.
2
Levha Hareketlerini Analiz Et
Güneyden Arap ve Afrika levhalarının kuzeye, kuzeyden Avrasya levhasının güneye doğru hareketi Anadolu'yu bir mengene gibi sıkıştırmıştır.
Türkiye'nin aktif tektonik yapısının temel nedeni bu sıkışmadır.
3
Tektonik Sonucu Tespit Et
Sıkışan Anadolu kütlesi, Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) ve Doğu Anadolu Fay Hattı (DAF) boyunca parçalanmış ve batıya doğru 'kaçış' hareketi başlatmıştır.
Anadolu'nun batıya doğru kayması, bu levha sıkışmasının en belirgin ve güncel sonucudur.

Key Concept

Anadolu'nun Neotektonik Gelişimi ve Kaçış Tektoniği

Hints

1
Türkiye'nin deprem kuşaklarının (KAF ve DAF) ne zaman ve hangi kuvvetler sonucu oluştuğunu düşünün.
2
Güneyden gelen Arap levhası Anadolu'yu sıkıştırdığında, Anadolu kütlesi bu baskıdan kurtulmak için hangi yöne doğru hareket etmektedir?

Practice More

Türkiye'nin yüksek ortalama yükseltisine sahip olmasının nedenlerini (Epirojenik yükselme) araştırınız.
Estimated Time:1m 15s
Question 423Question

Doğadaki bazı kayaçlar su ile temas ettiğinde kimyasal olarak kolayca çözünebilme özelliğine sahiptir. Bu erime süreci sonucunda arazi yüzeyinde lapyalar (küçük kaya oyukları), dolinler (erime çanakları) ve obruklar (çökmüş derin kuyular) gibi aşınım şekilleri meydana gelir. Aynı zamanda, yer altı sularının içindeki eriyik minerallerin çökelmesiyle mağaralarda sarkıt ve dikit gibi birikim şekilleri oluşur.

Temel özellikleri ve oluşum biçimleri verilen bu karstik şekillerin Türkiye'deki dağılışı dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kalker (kireç taşı) kaynaklı şekiller en fazla Akdeniz çevresinde, jips (alçı taşı) kaynaklı şekiller ise yoğunlukla İç Anadolu'da bulunur.

Answer

Doğru ifade, kalker (kireç taşı) kaynaklı şekillerin en fazla Akdeniz Bölgesi'nde, jips (alçı taşı) kaynaklı şekillerin ise yoğunlukla İç Anadolu Bölgesi'nde bulunduğunu belirten seçenektir.
Karstik şekillerin oluşumu, arazinin kayaç yapısına (litoloji) bağlıdır. Türkiye'de suda çözünebilen kayaçlardan kireç taşı (kalker) en geniş alanı Toros Dağları kuşağında ve Akdeniz Bölgesi'nde kaplar. Bu nedenle lapya, dolin, mağara gibi şekiller en çok bu bölgededir. Diğer bir çözünebilen kayaç olan alçı taşı (jips) ise en çok Sivas ve çevresi başta olmak üzere İç Anadolu Bölgesi'nde bulunur. Doğru olan ifade bu coğrafi dağılımı eksiksiz özetlemektedir.

Step-by-Step Solution

1
Karstik şekillerin hangi kayaçlar üzerinde oluştuğunu belirle.
Karstik şekiller kalker (kireç taşı), jips (alçı taşı) ve kaya tuzu gibi suda kolay çözünebilen kayaçlar üzerinde oluşur.
Oluşum sürecinin temeli kimyasal çözünmedir.
2
Bu kayaçların Türkiye'deki coğrafi dağılışını harita bilgisiyle eşleştir.
Kalker en yaygın Toros Dağları ve Akdeniz'de; jips ise Sivas ve Çankırı çevresi olmak üzere İç Anadolu'da yaygındır.
Kayaç türünün dağılışı, o kayaca bağlı oluşan yer şekillerinin dağılışını doğrudan belirler.
3
Seçeneklerdeki ifadeleri bu dağılım bilgisiyle karşılaştır.
Kalkerin Akdeniz'de, jipsin İç Anadolu'da bulunduğunu belirten ifade dışındaki tüm seçenekler karstik şekilleri yanlış coğrafi olaylar veya bölgelerle eşleştirmiştir.
Karstik araziler sadece tek bir bölgeye hapsedilemez ve oluşumları bitki örtüsü veya akarsu birikimiyle açıklanamaz.

Key Concept

Karstik Şekillerin Dağılışı ve Litolojik Yapı

Hints

1
Karstik şekillerin oluşması için suyun kolayca eritebileceği kayaçlara (kalker, jips) ihtiyaç vardır. Türkiye'de bu kayaçlar farklı bölgelerde toplanmıştır.
2
Kalker (kireç taşı) denildiğinde aklınıza ilk olarak Toros Dağları ve güney kıyılarımız gelmelidir. Peki jips (alçı taşı) ülkemizde en çok nerede bulunur?
3
Kalkerli araziler Akdeniz Bölgesi'nde yoğunlaşırken, jipsli araziler Sivas çevresi başta olmak üzere İç Anadolu Bölgesi'nde oldukça yaygındır. Seçeneklerde bu iki kayacın bölgesel dağılımını doğru veren ifadeyi aramalısınız.

Practice More

Türkiye haritası üzerinde kalker, jips ve kaya tuzunun bulunduğu alanları işaretleyerek görsel hafızanızı güçlendirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 424Question

Türkiye'de özellikle Ege Bölgesi'ndeki akarsuların, denize döküldükleri alanlara yakın yerlerde 'menderes'ler (büklümler) oluşturarak aktıkları gözlemlenmektedir.

Bir akarsuyun yatağında menderesler oluşturarak akması, bu akarsuyla ilgili aşağıdakilerden hangisinin kesin bir göstergesidir?

Show answer & explanation

Answer: Yatak eğiminin ve akış hızının azaldığının

Answer

Akarsuyun menderes oluşturması, yatak eğiminin ve akış hızının azaldığını gösterir.
Menderesler, akarsuyun yatak eğiminin azaldığı yerlerde oluşan hem aşınım hem de birikim şeklidir. Eğimin azalması akarsuyun akış hızını düşürür, hızı azalan akarsu ise derine aşındırma gücünü kaybederek yana aşındırma yapmaya başlar ve büklümler oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Menderes oluşumunun temel şartını analiz et.
Menderesler, akarsuyun gücünün azaldığı ve yana aşındırmanın başladığı düzlüklerde meydana gelir.
Akarsu hızı azaldığında engelleri aşmak yerine onların etrafından dolanarak büklümler çizer.
2
Eğim ve hız arasındaki ilişkiyi kur.
Yatak eğimi azaldıkça akış hızı da azalır.
Yer çekimi ivmesinin akış yönündeki bileşeni azaldığı için suyun kinetik enerjisi düşer.
3
Diğer morfolojik sonuçları değerlendir.
Menderes çizen akarsuyun boyu uzar, enerji potansiyeli düşer ve yana aşındırma artar.
Akarsu düz bir hat yerine 'S' şeklinde aktığı için aldığı toplam mesafe artış gösterir.

Key Concept

Menderes Oluşumu ve Eğim İlişkisi

Hints

1
Menderesler genellikle düz ovalarda ve eğimin az olduğu yerlerde oluşur.
2
Su hızlı aktığı zaman mı yoksa yavaş aktığı zaman mı etrafındaki engellerden kaçarak büklümler oluşturur?
3
Ege akarsularının (Büyük ve Küçük Menderes gibi) denize döküldükleri yerlerin yer şekillerini düşünün.

Practice More

Menderes çizen bir akarsuyun hem aşındırma (çarpak) hem de biriktirme (yığınak) yapabildiğini unutmayın.
Estimated Time:45s
Question 425Question

Rüzgârlar, bitki örtüsünün cılız ve kuraklığın belirgin olduğu bölgelerde hem aşındırma hem de biriktirme faaliyetleri yaparak yer yüzünü şekillendirirler. Buna göre, rüzgârların taşıdığı ince boyutlu materyallerin (toz ve kum), rüzgâr hızının azaldığı alanlarda üst üste yığılmasıyla oluşan yer şekli aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Lös

Answer

Rüzgârların taşıdığı ince materyallerin birikmesiyle oluşan yer şekli löslerdir.
Doğru cevap olan yer şekli, rüzgârın taşıma gücünün azaldığı yerlerde kum ve tozları çökelterek oluşturduğu löslerdir. Türkiye'de bu tür oluşumlara bitki örtüsünün cılız olduğu İç Anadolu (özellikle Konya-Karapınar çevresi) ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde rastlanır.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki temel süreci belirle.
İstenen süreç, rüzgârın taşıdığı materyallerin biriktirilmesi (yığılması) faaliyetidir.
Rüzgârın aşındırma ve biriktirme şekillerini birbirinden ayırt etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki yer şekillerini oluşum kökenlerine göre sınıflandır.
Tafoni ve yardang rüzgâr aşındırması; polye karstik çözünme; delta ise akarsu biriktirmesidir.
Dış kuvvetlerin (rüzgâr, akarsu, yeraltı suları) oluşturduğu farklı yer şekillerini elemek çözüm için gereklidir.
3
Rüzgâr biriktirme şekli olan seçeneği işaretle.
Lös, rüzgârın taşıyıp biriktirdiği ince boyutlu kum ve toz yığınlarıdır.
Lös, kumul ve barkan gibi şekiller rüzgârın biriktirme faaliyetleri grubuna girer.

Key Concept

Rüzgâr Biriktirme Şekilleri

Practice More

Rüzgâr aşındırma şekilleri olan mantarkaya ve şahit kaya arasındaki farkları inceleyerek dış kuvvetler konusunu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 426Question

Türkiye'de heyelan olaylarının en yoğun görüldüğü saha Karadeniz Bölgesi iken, erozyonun en şiddetli olduğu alanlar İç ve Güneydoğu Anadolu bölgeleridir. Karadeniz Bölgesi'nde bitki örtüsünün gür ve koruyucu olmasına rağmen heyelan riskinin bu denli yüksek olması; heyelan oluşumunda aşağıdakilerden hangisinin bitki örtüsünden daha baskın bir role sahip olduğunu gösterir?

Show answer & explanation

Answer: Arazinin jeolojik yapısı ve eğim özellikleri

Answer

Karadeniz Bölgesi'ndeki yüksek heyelan riski, arazinin killi yapısı, tabaka uzanışı ve eğim şartları gibi jeolojik faktörlerin bitki örtüsünden daha baskın olmasından kaynaklanır.
Karadeniz Bölgesi'nde bitki örtüsünün gür olmasına rağmen heyelanların yaygın görülmesi, heyelanın yüzeysel bir olay değil, yer çekimi, eğim ve arazinin killi yapısı gibi faktörlerin birleşimiyle oluşan derin bir kütle hareketi olduğunu kanıtlar. Bu durumda jeolojik ve topografik şartlar, bitki örtüsünün tutucu etkisinden daha baskın hale gelir.

Step-by-Step Solution

1
Erozyon ve heyelan mekanizmalarını karşılaştırın.
Erozyonun yüzeysel bir süpürülme, heyelanın ise derin bir kütle hareketi olduğu belirlendi.
İki doğa olayının neden farklı bölgelerde yoğunlaştığını anlamak için derinlik farklarını bilmek gerekir.
2
Bitki örtüsünün etkisini analiz edin.
Bitki örtüsü erozyonu önlemede çok etkiliyken, büyük kütleli heyelanları durdurmada yetersiz kaldığı saptandı.
Karadeniz gibi ormanlık bir alanda neden heyelan olduğunu açıklamak için bitki örtüsünün sınırlarını bilmek şarttır.
3
Jeolojik faktörleri değerlendirin.
Karadeniz'deki killi yapı ve dik eğimin, suyla doyan toprağın kaymasına neden olduğu sonucuna varıldı.
Toprağın fiziksel özellikleri ve yer çekimi etkisi, heyelan tetikleyicisi olarak birincil öneme sahiptir.

Key Concept

Erozyon ile heyelan arasındaki fark: Erozyon yüzeysel toprak kaybıdır, heyelan ise tabakaların kütle halinde kaymasıdır.

Hints

1
Erozyon ve heyelanın toprağın hangi derinliklerinde etkili olduğunu düşünün.
2
Karadeniz'de orman çok olmasına rağmen neden hala toprak kayması yaşandığına odaklanın.
3
Kilin suyla temas ettiğinde kayganlaşması ve eğimin yer çekimiyle birleşmesi bu olayın ana motorudur.

Practice More

Erozyonu önlemek için kullanılan 'taraçalama' yönteminin heyelan bölgelerinde neden farklı riskler oluşturabileceğini araştırabilirsiniz.

Alternative Method

Erozyonun İç Anadolu'da (bitki örtüsü zayıf), heyelanın Karadeniz'de (eğim ve kil fazla) yoğunlaşması üzerinden bir kıyaslama yaparak sonuca ulaşabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 427Question

İç Anadolu Bölgesi'nin doğusunda, Kayseri ile Sivas illeri arasında yer alan ve ortalama yükseltisi 15001500 metreyi bulan Uzunyayla Platosu, Türkiye'nin önemli hayvancılık sahalarından biridir.

Bu platonun coğrafi konumu ve fiziki özellikleri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu saha için yanlış bir değerlendirmedir?

Show answer & explanation

Answer: Arazi yapısının kalkerli olması nedeniyle dolin, obruk ve polye gibi karstik şekiller yaygındır.

Answer

Uzunyayla Platosu'nun arazi yapısının kalkerli (karstik) olduğunu ve üzerinde yaygın karstik şekiller bulunduğunu belirten seçenek yanlıştır.
Uzunyayla Platosu, oluşum bakımından karstik bir saha değildir. Dolin, obruk ve polye gibi karstik aşınım ve birikim şekilleri, Türkiye'de temel olarak kireç taşlarının (kalker) yaygın olduğu Akdeniz Bölgesi'ndeki Teke ve Taşeli platoları ile jips karstının görüldüğü Sivas çevresinde (ancak plato ölçeğinde değil) yoğunlaşmıştır. Uzunyayla ise daha çok yatay duruşlu tabaka yapısı veya aşınım düzlüğü özelliği gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Uzunyayla Platosu'nun konumu ve yükseltisi belirlenir.
Plato, Kayseri-Sivas arasında, 15001500 metre civarı yükseltiye sahip bir sahadır.
Bölgenin iklim ve hidrografik özelliklerini anlamak için konum verisi kritiktir.
2
Platonun oluşum kökeni incelenir.
Uzunyayla, tabaka düzlüğü veya aşınım düzlüğü tipinde bir platodur.
Oluşum kökeni, üzerinde görülecek yer şekillerini (karstik, volkanik vb.) belirler.
3
Karstik şekillerin Türkiye'deki dağılımı ile kıyaslanır.
Dolin, obruk ve polye gibi şekiller kireç taşı (kalker) yapının hakim olduğu Akdeniz (Teke, Taşeli) ve yer yer İç Anadolu (Obruk Platosu) sahalarında görülür; Uzunyayla'da baskın değildir.
Yanlış olan coğrafi eşleşmeyi tespit etmek için literatür bilgisi kullanılır.

Key Concept

Türkiye'deki Platoların Oluşum Kökenleri ve Coğrafi Dağılımı

Hints

1
Türkiye'de karstik yer şekillerinin en yaygın olduğu bölgeyi ve oradaki platoları düşünün.
2
Uzunyayla Platosu, Sivas ve Kayseri sınırındadır. Karstik şekillerin merkezi olan Taşeli ve Teke platoları ile benzerlik gösterip göstermediğini sorgulayın.
3
Obruk ve polye gibi şekiller sadece eriyebilen kayaçlarda oluşur; Uzunyayla ise bir tabaka düzlüğü platosudur.

Practice More

Karstik yer şekilleri ile volkanik yer şekillerinin hangi platolarla özdeşleştiğini (örneğin Erzurum-Kars ve Taşeli karşılaştırması) çalışabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 428Question

Türkiye'de karstik yer şekillerinin oluşum süreci ve morfolojik özellikleri üzerinde kayaçların kimyasal çözünme hızı belirleyici bir faktördür. Batı Toroslar'da kireç taşı (kalker) üzerinde gelişen karstik şekiller çok daha büyük boyutlara (polye, geniş obruklar vb.) ulaşabilirken; Sivas, Erzincan ve Çankırı çevresinde alçı taşı (jips) üzerinde oluşan şekillerin genellikle daha küçük boyutlu olduğu ve yer şekillerinin çok daha kısa sürede morfolojik değişikliğe uğradığı gözlemlenmektedir.

Sivas ve çevresindeki karstik şekillerin Akdeniz'deki örneklere göre daha küçük boyutlu ve değişken olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alçı taşının kireç taşına göre suda çok daha kolay ve hızlı çözünebilmesi

Answer

Sivas ve çevresindeki karstik şekillerin daha küçük ve değişken olmasının temel nedeni, alçı taşının kireç taşına göre suda çok daha kolay ve hızlı çözünebilmesidir.
Alçı taşı (jips), kimyasal yapısı gereği suya karşı kireç taşına (kalker) oranla çok daha dayanıksızdır ve çok daha hızlı çözünür. Bu hızlı çözünme süreci, yer şekillerinin polye gibi devasa boyutlara ulaşamadan hızlıca morfolojik değişikliğe uğramasına, çökmesine veya daha küçük ölçekli kalmasına neden olur. Akdeniz'deki kalker yapısı ise daha dirençli olduğu için çözünme süreci daha yavaş işler ve daha büyük, oturmuş yer şekilleri meydana gelir.

Step-by-Step Solution

1
Kayaç türlerini karşılaştırın.
Akdeniz'de kireç taşı (kalker), Sivas çevresinde alçı taşı (jips) baskındır.
Karst topoğrafyasında kayaç türü (litoloji) şekillerin karakterini belirleyen en temel unsurdur.
2
Kayaçların çözünme özelliklerini analiz edin.
Alçı taşı (jips), kireç taşına göre çok daha yüksek bir çözünürlük katsayısına sahiptir.
Jips suyla temas eder etmez hızla erimeye başlar, bu da sürecin kalkere göre çok daha hızlı ilerlemesini sağlar.
3
Çözünme hızının yer şekli üzerindeki etkisini yorumlayın.
Hızlı çözünme, yer şekillerinin stabil kalmasını zorlaştırır ve devasa yapılar oluşmadan çökmelere yol açar.
Kalker karstında (örneğin Toroslar'da) süreç daha yavaş işlediği için polye gibi devasa ve kalıcı aşınım düzlükleri oluşabilirken, jips karstında şekiller daha küçük kalır.

Key Concept

Litolojik Yapı ve Karstlaşma Hızı

Hints

1
Türkiye'de iki farklı karst türü (Kalker ve Jips) olduğunu hatırlayın.
2
Hangi kayaç türünün suyla temas ettiğinde daha hızlı eridiğini (çözündüğünü) düşünün.
3
Alçı taşı (jips) o kadar hızlı çözünür ki, üzerinde oluşan yapılar devasa boyutlara ulaşacak kadar zaman bulamaz ve küçük ölçekli kalır.

Practice More

Jips karstının Türkiye'de en yaygın olduğu illeri (Sivas, Erzincan, Çankırı) ve kalker karstının en yaygın olduğu platoları (Teke, Taşeli) harita üzerinde çalışabilirsiniz.

Alternative Method

Mantıksal eleme yöntemiyle: Soruda 'daha küçük boyutlu' ve 'daha kısa sürede değişen' ifadeleri geçmektedir. Bu ifadeler, sürecin çok daha 'hızlı' ve 'kolay' gerçekleştiğine işaret eder. Seçenekler arasında hıza ve kolaylığa vurgu yapan tek seçenek A şıkkıdır.
Estimated Time:1m 15s
Question 429Question

Türkiye'nin genç oluşumlu bir arazi yapısına sahip olması; tektonizma ve epirojenez gibi iç kuvvetlerin yer şekilleri üzerindeki etkisini belirgin kılmıştır. Bu durumun bir sonucu olarak ülkemizdeki ovaların büyük bir bölümü, aktif fay hatları üzerindeki çöküntü alanlarında (tektonik havzalarda) gelişim göstermiştir.

Bu şekilde oluşan ovaların genel özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu ovaların tümü için geçerli bir özellik değildir?

Show answer & explanation

Answer: Yükselti değerlerinin deniz seviyesine yakın olması

Answer

Yükselti değerlerinin deniz seviyesine yakın olması ifadesi, tüm tektonik ovalar için ortak bir özellik değildir.
Türkiye'deki tektonik ovalar, ülkenin batısından doğusuna doğru gidildikçe artan yükselti değerlerine sahiptir. Örneğin, Ege Bölgesi'ndeki Büyük Menderes Ovası deniz seviyesine çok yakınken, Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki Erzurum Ovası yaklaşık 1800-1900 metre yükseltide bulunur. Bu durum, yükselti değerlerinin deniz seviyesine yakın olmasının tüm tektonik ovalar için ortak bir kriter olmadığını gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'deki en yaygın ova türü olan tektonik ovaların oluşum mekanizmasını analiz etme.
Bu ovaların fay hatları (KAF, DAF, BAF) boyunca çöken alanlarda oluştuğu saptanır.
Tektonik ovaların genel jeolojik karakterini anlamak için bu adım gereklidir.
2
Tektonik ovaların Türkiye'nin farklı coğrafi bölgelerindeki konumlarını ve fiziksel özelliklerini karşılaştırma.
Batıdaki Gediz, Küçük Menderes gibi ovaların alçak; doğudaki Pasinler, Yüksekova, Erzurum gibi ovaların ise çok yüksek olduğu görülür.
Yükseltinin bir genelleme olup olmadığını test etmek için örnekler üzerinden gidilir.
3
Seçeneklerdeki ifadelerin 'tümü için geçerlilik' durumunu denetleme.
Deprem riski, alüvyal toprak varlığı ve ulaşım kolaylığı tümü için geçerliyken; deniz seviyesine yakınlık yalnızca kıyıya yakın olanlar için geçerlidir.
Hangi özelliğin istisna barındırdığını tespit ederek sonuca ulaşılır.

Key Concept

Tektonik Ovaların Yükselti ve Dağılış Özellikleri

Hints

1
Türkiye'nin ortalama yükseltisinin 1132 metre olduğunu hatırlayın.
2
Batıdan doğuya gidildikçe yer şekillerinin nasıl değiştiğini düşünün. Bir ova 2000 metrede de olabilir mi?
3
Erzurum, Erzincan ve Muş gibi illerimizin merkezlerinin birer ova olduğunu ancak deniz seviyesinden çok uzakta olduklarını düşünün.

Practice More

Tektonik ovalar ile delta ovalarını 'yükselti' ve 'oluşumda etkili olan kuvvet' (iç/dış) bakımından karşılaştıran sorulara göz atabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 430Question

Anadolu levhasının tektonik evrimi; Mezozoik'teki tortullanma ve Alp kıvrımlarının hazırlık evresinden (Paleotektonik), Miyosen sonu itibarıyla başlayan aktif faylanma ve blok hareketleri evresine (Neotektonik) kadar uzanan karmaşık bir süreçtir. Günümüz Türkiye topoğrafyasını şekillendiren bu iki ana evrenin karakteristik özellikleri ve meydana gelen olaylar düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisi Neotektonik dönemde (Üst Miyosen - Günümüz) gerçekleşen bir gelişme olarak kabul edilemez?

Show answer & explanation

Answer: Tetis Denizi tabanında Mezozoik (II.II. Jeolojik Zaman) boyunca binlerce metre kalınlığında tortul tabakaların (sedimentlerin) birikerek dağ oluşumu öncesi hazırlık evresinin yaşanması

Answer

Tetis Denizi tabanında Mezozoik (II.II. Jeolojik Zaman) boyunca sediment birikimi gerçekleşmesi
Tetis Denizi tabanındaki tortul tabakaların birikmesi süreci, dağ oluşumundan (orojenezden) önceki 'hazırlık' evresidir ve Mezozoik (II.II. Jeolojik Zaman) dönemine aittir. Neotektonik dönem ise Miyosen sonu itibarıyla dağların ana iskeleti oluştuktan sonra başlayan; faylanma, toptan yükselme ve levha kaçış süreçlerini kapsar. Bu nedenle tortullanma süreci Neotektonik dönemin bir parçası değil, onun öncülü olan Paleotektonik dönemin bir gelişmesidir.

Step-by-Step Solution

1
Dönem Ayrımını Belirle
Neotektonik dönem Türkiye'de Üst Miyosen (yaklaşık 111211-12 milyon yıl önce) itibarıyla başlamıştır; Paleotektonik dönem ise bu sınırdan önceki evreyi (Mezozoik ve Tersiyer başlarını) kapsar.
Soruda istenen 'gerçekleşmeyen' olay, Neotektonik sınırın dışında kalmalıdır.
2
Olayları Kronolojik Olarak Analiz Et
KAF/DAF oluşumu, toptan yükselme, horst-graben sistemleri ve Doğu Anadolu volkanizması Miyosen sonu ve Kuaterner'i kapsayan 'şekillenme' sürecidir.
Bu olaylar günümüz tektonik rejiminin doğrudan sonuçlarıdır.
3
Outlier (Aykırı) Gelişmeyi Tespit Et
Tetis Denizi'ndeki tortullanma (sedimentasyon), dağların iskeleti henüz oluşmadan önceki hazırlık aşamasıdır ve Mezozoik dönemine aittir.
Hazırlık evresi, morfotektonik şekillenme evresinden (Neotektonik) milyonlarca yıl önce tamamlanmıştır.

Key Concept

Neotektonik ve Paleotektonik Evre Ayrımı

Hints

1
Neotektonik dönem, Anadolu'nun dağ iskeleti oluştuktan sonra 'batıya kaçış' ve 'toptan yükselme' sürecine girdiği dönemi ifade eder.
2
Seçeneklerdeki olayların kronolojik sıralamasına bakın; dağlar oluşmadan önceki 'tortullanma' (hazırlık) evresi ile dağlar oluştuktan sonraki 'şekillenme' evresini birbirinden ayırın.
3
Tetis Denizi'nde tortu birikmesi Mezozoik'e (II.II. Zaman) ait bir hazırlık evresidir, oysa Neotektonik dönem Miyosen sonunda başlamıştır.

Practice More

Türkiye'deki 'Masif' arazilerin bu iki evre (Paleo-Neo) arasındaki dirençli blok rollerini ve deprem riskine etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 431Question

Türkiye'de dış kuvvetlerin aşındırma faaliyetleri ve kütle hareketleri; arazinin jeolojik yapısına, topografik özelliklerine ve iklim şartlarına göre farklılık gösterir. Aşağıdaki tabloda iki farklı yörede baskın olan süreçler ve özellikleri karşılaştırılmıştır:

ÖzellikI. YöreII. Yöre
Baskın SüreçErozyon (Toprak Süpürülmesi)Heyelan (Kütle Hareketi)
Etki DerinliğiYüzeysel (Toprağın üst katmanı)Derin (Toprak ve ana kaya kütlesi)
Tetikleyici FaktörBitki örtüsü yoksunluğu ve rüzgarAşırı yağış ve tabaka uzanışı
Toprak/Arazi Yapısıİnce taneli, gevşek dokulu depolarKilli, suya doygun hale gelen tabakalar

Buna göre, bu yörelerdeki jeomorfolojik süreçlerle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: II. yöredeki kütle hareketlerini tamamen ortadan kaldırmak için yamacın gür bir orman örtüsüyle kaplanması yeterlidir; çünkü ağaç kökleri kütleyi ana kayaya sabitler.

Answer

Heyelanların oluşumunda jeolojik yapı ve eğim belirleyici olduğundan, sadece ağaçlandırma yapılması bu riski tamamen ortadan kaldırmak için yeterli değildir.
Doğru seçenek, ağaçlandırmanın heyelanları tamamen engelleyeceğini iddia eden ifadedir. Heyelanlar; eğim, yağış ve tabaka yapısı gibi jeolojik/jeomorfofolojik faktörlere bağlı derin kütle hareketleridir. Orman örtüsü toprağın üst kısmını (erozyonu) tutsa da, yerin derinliklerindeki killi tabakaların kaymasını engelleyemez. Bu nedenle ağaçlandırma tek başına yeterli bir çözüm değildir.

Step-by-Step Solution

1
Tablodaki I. yöre özelliklerini analiz et.
I. yörede bitki örtüsü zayıflığına bağlı yüzeysel aşınım (erozyon) baskındır.
Toprağın üst tabakasının süpürülmesi süreci tanımlanmıştır.
2
Tablodaki II. yöre özelliklerini analiz et.
II. yörede killi yapı ve yağışa bağlı derin kütle hareketi (heyelan) baskındır.
Tabakaların kütle halinde kayması süreci tanımlanmıştır.
3
Beşerî ve biyolojik önlemlerin etkinliğini değerlendir.
Ağaçlandırma erozyonu (yüzeysel) durdurur ancak heyelanı (derin) durduramaz.
Ağaç kökleri heyelanın gerçekleştiği derin kayma düzlemlerine ulaşamaz ve killi tabakanın kayganlaşmasını engelleyemez.

Key Concept

Erozyon ve Heyelan Arasındaki Mekanizma Farkları

Hints

1
Erozyon ve heyelanın etki derinliklerine dikkat edin.
2
Ağaç köklerinin ne kadar derine inebildiğini ve heyelanın hangi derinlikte gerçekleştiğini düşünün.
3
Erozyon bitki örtüsüyle önlenebilirken, heyelan için drenaj kanalları ve istinat duvarları gibi mühendislik çözümleri gerekir.

Practice More

Karadeniz'de ormanlık alanlarda neden hala heyelan görüldüğünü araştırarak konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternative Method

Olayları 'yüzeysel süpürülme' ve 'kütlesel kayma' olarak kodlayarak, hangi önlemin hangi boyuta etki edebileceğini analiz edebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 432Question

Coğrafya dersinde ovalar konusuna giriş yapan bir öğretmen şu bilgileri vermiştir:

'Ovalarımız oluşum süreçlerine göre üç ana gruba ayrılır. Birincisi, akarsuların karalardan taşıdığı malzemeleri deniz kıyısında biriktirmesiyle oluşan delta ovalarıdır. İkincisi, sular tarafından kolayca çözünebilen kayaçların yaygın olduğu Akdeniz Bölgesi'nde (özellikle Teke ve Taşeli yörelerinde) erime çukurlarında oluşan karstik ovalardır. Üçüncüsü ise fay hatlarındaki çökmelerle meydana gelen çukurlukların dolmasıyla oluşan tektonik ovalardır.'

Öğretmenin bu giriş açıklamalarına göre, bir kıyıda delta ovası oluşabilmesi için aşağıdaki koşullardan hangisinin bulunması zorunludur?

Show answer & explanation

Answer: Kıyıda denizin sığ olması ve derinliğin aniden artmaması

Answer

Bir kıyıda delta ovası oluşabilmesi için kıyıda denizin sığ olması ve derinliğin aniden artmaması zorunludur.
Delta ovası, akarsuların taşıdığı alüvyon adı verilen verimli toprakların denize döküldükleri sığ alanlarda birikmesiyle oluşur. Bu birikmenin gerçekleşebilmesi için denizin sığ olması, yani kıta sahanlığının geniş olması (derinliğin aniden artmaması) zorunludur. Aksi takdirde, taşınan malzemeler derin sularda kaybolur ve kıyıda bir ova (kara parçası) meydana gelemez.

Step-by-Step Solution

1
Soru metnindeki tanımları analiz et.
Delta ovalarının 'akarsuların taşıdığı malzemeleri deniz kıyısında biriktirmesiyle' oluştuğu bilgisi tespit edildi.
Oluşum sürecini anlamak, gerekli fiziksel şartları belirlemenin ilk adımıdır.
2
Birikme işleminin deniz içinde nasıl gerçekleşebileceğini değerlendir.
Taşınan malzemenin (alüvyon) suyun dibine kaybolmadan kıyıda birikebilmesi için suyun derin olmaması (sığ olması) gerektiği sonucuna varıldı.
Derin denizlerde kıta sahanlığı dardır ve malzemeler okyanus/deniz tabanına çöktüğü için kıyıda ova oluşturamaz.

Key Concept

Türkiye'nin Ovaları - Delta Ovası Oluşum Şartları

Hints

1
Soru metninde delta ovalarının 'birikme' sonucu oluştuğu vurgulanmıştır. Denizin içinde toprağın kolayca birikebilmesi için denizin derinliği nasıl olmalıdır?
2
Eğer deniz kıyısında derinlik aniden artarsa (kıta sahanlığı dar ise), akarsuyun getirdiği malzemeler yüzeyde birikemez ve derin karanlık sulara çöker.
3
Delta ovası oluşumunun üç temel kuralı vardır: Kıyı sığ olmalı (kıta sahanlığı geniş olmalı), güçlü akıntı olmamalı ve akarsu bol alüvyon taşımalıdır. Seçeneklerde bu şartlardan birini aramalısın.

Practice More

Türkiye'de Bafra, Çarşamba ve Çukurova gibi başlıca delta ovalarının harita üzerindeki yerlerini ve hangi akarsular tarafından oluşturulduklarını inceleyiniz.
Estimated Time:45s
Question 433Question

Türkiye'de rüzgârların yer şekillendirici etkisi incelendiğinde; bu sürecin sadece rüzgâr hızı ve bitki örtüsüyle değil, aynı zamanda litolojik yapı, mekanik ufalanma ve mineralojik özelliklerle de dinamik bir ilişki içinde olduğu görülür. Özellikle aşınım şekillerinin mikromorfolojik gelişimi, rüzgârın doğrudan etkisinden ziyade farklı dış süreçlerle olan etkileşimine dayanır.

Buna göre, Türkiye'deki rüzgâr şekilleri ve oluşum mekanizmalarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi, jeomorfolojik süreçler açısından ulaşılabilecek en kapsamlı ve doğru yargıdır?

Show answer & explanation

Answer: Tafoni adı verilen kovukların gelişiminde; kayaç yüzeyindeki mineralojik ayrışmanın (tuz çatlatması vb.) hazırladığı gevşek materyalin, rüzgârın deflasyon etkisiyle uzaklaştırılması temel süreçtir.

Answer

Tafoni gibi yapıların oluşumunda mineralojik ayrışma ve rüzgârın deflasyon etkisinin birleşimi temel süreçtir.
Doğru olan ifade, tafoni oluşumunu rüzgârın deflasyon (süpürme) etkisiyle ilişkilendiren yargıdır. Tafoniler, özellikle rüzgârın mineralojik olarak zayıflamış veya tuz çatlatmasıyla ufalanmış yüzeyleri temizlemesi sonucu oluşur. Bu, rüzgârın doğrudan fiziksel aşındırmasından ziyade, dolaylı ama belirleyici bir etkisidir.

Step-by-Step Solution

1
Adım 1: Rüzgârın aşındırma (korrasyon) ve süpürme (deflasyon) mekanizmalarını ayırt etme.
Sonuç: Rüzgâr sadece çarparak aşındırmaz, aynı zamanda ufalanmış malzemeyi yerinden uzaklaştırarak da şekillendirme yapar.
Neden: Tafoni ve benzeri şekillerin oluşumundaki 'temizlik' süreci deflasyon ile açıklanır.
2
Adım 2: Türkiye'deki rüzgâr şekillerinin litolojik ve iklimsel koşullarını değerlendirme.
Sonuç: Rüzgârın etkisi sadece İç Anadolu ile sınırlı değildir; kıyılarda kumul, granit veya kum taşı yüzeylerinde ise tafoniler görülebilir.
Neden: Jeomorfolojik süreçler yerel kayaç direnci ve nemden doğrudan etkilenir.
3
Adım 3: Seçeneklerdeki mekanik ve bölgesel hataları eleyerek en kapsamlı yargıya ulaşma.
Sonuç: Tafoni oluşumu, rüzgârın deflasyon etkisinin ayrışma süreçleriyle olan iş birliğini en iyi temsil eden yargıdır.
Neden: Diğer seçenekler ya yükseklik sınırını yanlış vermekte ya da rüzgârın etkisini bölgesel olarak yanlış kısıtlamaktadır.

Key Concept

Rüzgârın Yer Şekillendirici Etkisinde Deflasyon ve Ayrışma İş Birliği

Hints

1
Rüzgârın aşındırması (korrasyon) ile süpürmesi (deflasyon) arasındaki farkı hatırlayın.
2
Tafoni gibi delikli yapıların sadece rüzgârın çarpmasıyla mı yoksa kayacın mineral yapısının bozulmasıyla mı oluştuğunu düşünün.
3
Rüzgârın taşıdığı tanelerin ağırlığı nedeniyle belirli bir yükseklikten sonrasını aşındıramayacağını göz önünde bulundurun.

Practice More

Rüzgârın dolaylı yoldan şekillendirdiği Peri Bacaları ve kumul hareketliliğini önleme çalışmaları (Karapınar örneği) incelenebilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 434Question

Türkiye'nin yüksek dağlık alanlarında buzulların aşındırma faaliyetleri sonucunda oluşan, dirençli kaya kütlelerinin buzul tarafından yontulmasıyla meydana gelen ve dış görünüşü itibarıyla deve hörgücüne benzeyen yer şekli aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hörgüç kaya

Answer

Hörgüç kaya, buzulların dirençli kayaları aşındırarak oluşturduğu ve deve hörgücünü andıran yer şeklidir.
Doğru cevap olan ifade, buzulların altlarından geçen sert ve dirençli kayaları yontarak onlara pürüzsüz, bombeli ve deve hörgücüne benzer bir görünüm kazandırmasını tarif eder. Bu şekil coğrafya literatüründe doğrudan bu isimle anılır.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki anahtar kelimeleri belirle.
"Buzul aşındırması", "dirençli kaya kütlesi" ve "deve hörgücü" ifadeleri tespit edildi.
Sorunun hangi dış kuvvet ve hangi özel şekil ile ilgili olduğunu anlamak için gereklidir.
2
Dış kuvvet ile yer şekli eşleştirmesi yap.
Buzul aşınım şekilleri: Sirk, Buzul Vadisi ve Hörgüç Kaya'dır.
Seçeneklerdeki diğer dış kuvvetlere (rüzgar, karstik, akarsu) ait şekilleri elemek için gereklidir.
3
Morfolojik (şekilsel) özelliklere göre son kararı ver.
Deve hörgücü benzetmesi sadece Hörgüç Kaya için kullanılır.
Aynı dış kuvvete ait farklı şekiller (sirk vs hörgüç kaya) arasından doğru olanı seçmek için gereklidir.

Key Concept

Buzul Aşınım Şekilleri

Hints

1
Soruda yer alan 'deve hörgücü' benzetmesi cevabın isminde gizlidir.
2
Bu şekil, Türkiye'nin Kaçkar veya Cilo gibi yüksek dağlarında buzulların kayaları zımparalaması gibi oluşur.

Practice More

Buzul biriktirme şekilleri olan moren, sander düzlüğü ve drumlin kavramlarını tekrar edebilirsiniz.
Estimated Time:35s
Question 435Question

Türkiye'nin ana dağ kuşaklarını oluşturan Kuzey Anadolu Dağları ve Toroslar, genel itibarıyla AlpAlp Orojenezi'ne bağlı olarak gelişen kıvrımlı (antiklinal-senklinal) yapılardır. Ancak, bu kuşakların bazı bölümlerinde yer kabuğunun sertlik derecesine ve tektonik hatların özelliğine bağlı olarak kırılma (horst-graben) mekanizması hakim olmuştur. Akdeniz kıyı kuşağında yer almasına rağmen, çevresindeki kıvrımlı Toros dağ sisteminden bu yapısal yönüyle ayrılan ve üzerinde stratejik bir geçidin bulunduğu dağ kütlesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nur (Amanos) Dağları

Answer

Nur (Amanos) Dağları, Akdeniz Bölgesi'ndeki genel kıvrımlı yapının aksine kırılma ile oluşmuş bir horstur.
Nur (Amanos) Dağları, Türkiye'nin güneyinde Toros dağ kuşağı içerisinde yer almasına rağmen, jeolojik olarak kırılma (faylanma) sonucu oluşmuş bir 'horst'tur. Bu dağ kütlesi, doğusundaki Amik Ovası (graben) ile bir bütünlük oluşturur ve üzerinde İskenderun'u Hatay'ın iç kesimlerine bağlayan stratejik Belen Geçidi bulunur.

Step-by-Step Solution

1
Bölgesel Tektonik Analiz
Akdeniz Bölgesi'ndeki dağların (Toroslar) büyük çoğunluğunun Alp Orojenezi ile oluşmuş 'kıvrımlı' yapıda olduğunun saptanması.
Soruda istenen 'yapısal istisna'yı bulmak için genel kuralın bilinmesi gerekir.
2
Yapısal İstisna Tespiti
Hatay civarındaki Nur (Amanos) Dağları'nın, Ölü Deniz Fay Sistemi'nin etkisiyle 'kırıklı' (horst) bir yapıya sahip olduğunun belirlenmesi.
Nur Dağları, Akdeniz'de horst-graben sistemine sahip tek ana dağ kütlesidir.
3
Ulaşım ve Geçit Bağlantısı
Bu dağ kütlesi üzerinde yer alan ve Çukurova'yı Amik Ovası'na bağlayan Belen Geçidi'nin varlığının teyit edilmesi.
Sorudaki 'önemli bir geçidin bulunduğu' ifadesi Nur Dağları ve Belen Geçidi eşleşmesini doğrular.

Key Concept

Türkiye'deki Dağların Oluşum Tipleri ve Bölgesel Dağılımı

Hints

1
Akdeniz Bölgesi'nde horst-graben sistemiyle oluşmuş tek ana dağ kütlesini düşünün.
2
Bu dağ, Hatay ilimizde bulunur ve Çukurova ile Suriye sınırı arasındaki geçişi kontrol eder.

Practice More

Nur Dağları'nın graben alanı olan Amik Ovası'nın tarımsal ve tektonik özelliklerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 436Question

Türkiye'de buzulların yer şekillerini şekillendirme etkisi, diğer dış kuvvetlere (akarsu, rüzgar vb.) oranla oldukça sınırlıdır. Ancak Kaçkar, Erciyes, Cilo ve Ağrı gibi yüksek dağlarımızın zirvelerinde sirk gölleri, hörgüç kayalar ve moren yığınları gibi buzul şekillerine rastlanmaktadır. Türkiye'de bu tür yer şekillerinin görülmesi aşağıdakilerden hangisi ile doğrudan açıklanabilir?

Show answer & explanation

Answer: Dağlarımızın ortalama yükseltisinin fazla olması (Özel konum)

Answer

Türkiye'deki buzul şekillerinin varlığı, ülkenin yüksek zirvelere sahip olması yani özel konum (yükselti) özellikleri ile açıklanır.
Türkiye'nin orta kuşakta yer alması nedeniyle deniz seviyesinde buzul görülmez. Ancak yükselti arttıkça sıcaklık düştüğü için 25002500-30003000 metrenin üzerindeki dağlarda sirk gölü ve moren gibi buzul şekillerine rastlanır. Bu durum doğrudan yükselti yani özel konum özellikleri ile ilgilidir.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'nin dünya üzerindeki konumu ve buzulların genel etkisini analiz edin.
Türkiye orta kuşakta yer aldığı için buzulların etki alanı dar bir bölgeyle (yüksek dağlarla) sınırlıdır.
Genel konum (enlem) özellikleri deniz seviyesinde buzul oluşumuna izin vermez.
2
Buzul şekillerinin Türkiye'de nerelerde (zirvelerde) toplandığını belirleyin.
Buzul şekilleri sadece ortalama 25002500 metrenin üzerindeki yüksek dağlık alanlarda görülmektedir.
Yükselti arttıkça sıcaklık her 200200 metrede 11 °C azaldığı için zirvelerde kar ve buzullaşma mümkün olur.
3
Yüksekliğe bağlı sıcaklık değişiminin buzul oluşumundaki rolünü 'özel konum' kavramı ile ilişkilendirin.
Buzul şekillerinin varlığı yükselti ile ilgili olduğundan bu durum özel konumun bir sonucudur.
Yükselti, matematik konumdan (enlem) bağımsız bir özel konum faktörüdür.

Key Concept

Türkiye'de buzul şekillerinin varlığı enlem (matematik konum) ile değil, yükselti (özel konum) ile açıklanır.

Hints

1
Buzulların Türkiye'de neden sadece çok yüksek dağ zirvelerinde toplandığına odaklanın.
2
Zirvelerdeki düşük sıcaklık enlem etkisiyle mi yoksa yükseklikle mi açıklanır?
3
Türkiye bir orta kuşak ülkesidir; bu yüzden buzulların varlığı enlemden (matematik konum) ziyade yükseltiye (özel konum) bağlıdır.

Practice More

Buzulların en fazla etkili olduğu bölgeler ile yüksek dağların dağılımını bir dilsiz harita üzerinde karşılaştırarak konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternative Method

Matematik konum Türkiye'ye buzulların neden 'hakim kuvvet' olmadığını söyler; özel konum ise bu kuralın neden bazı yüksek dağlarda (yükselti sebebiyle) bozulduğunu açıklar.
Estimated Time:45s
Question 437Question

Türkiye'de kalker (kireç taşı), jips (alçı taşı) ve kaya tuzu gibi suda kolay çözünebilen kayaçların bulunduğu alanlarda suların kimyasal etkisiyle karstik topoğrafya gelişmiştir. Bu arazilerin en geniş yer kapladığı alanlar Toros Dağları kuşağı ile Teke ve Taşeli platoları (kalker araziler) olmakla birlikte, İç Anadolu'da Sivas ve Çankırı çevresinde (jips ve kaya tuzu) de karstik aşınım ve birikim şekillerine rastlanmaktadır.

Buna göre, aşağıda verilen yer şekli, yaygın olarak görüldüğü litolojik alan ve oluşum türü eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Sirk çanakları — Toros Dağları'nın yüksek kesimleri (Kalker) — Karstik aşınım şekli

Answer

Sirk çanaklarının Toros Dağları'nın yüksek kesimlerinde görülmesine rağmen karstik bir aşınım şekli değil, buzul aşınım şekli olduğunu belirten seçenektir.
Sirk çanakları, kalıcı karların ve buzulların dağların yüksek kesimlerini aşındırmasıyla oluşan çukurluklardır. Toros Dağları'nın yüksek kesimlerinde (örneğin Aladağlar, Bolkarlar) sirk göllerine rastlanması, bu alanın kalkerli yapısıyla değil, yüksekliğe bağlı iklim özellikleriyle (buzullaşma) ilgilidir. Dolayısıyla sirk çanakları karstik bir aşınım şekli değil, buzul aşınım şeklidir. Bu nedenle verilen eşleştirme yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Öncülde verilen aşınım ve birikim şekillerinin oluşum mekanizmalarını değerlendirmek.
Karstik şekillerin suların kayaları eritmesi (aşınım) veya içindeki minerallerin tortulanması (birikim) ile oluştuğu tespit edilir.
Seçeneklerdeki yer şekillerinin doğru sınıflandırılabilmesi için temel oluşum prensiplerini hatırlamak gereklidir.
2
Seçeneklerdeki yer şekillerini dış kuvvetlere (karstik, buzul, akarsu vb.) göre sınıflandırmak.
Lapya, dolin, uvala, sarkıt, dikit ve travertenin karstik kökenli olduğu; sirk çanağının ise buzullara ait olduğu belirlenir.
Farklı dış kuvvetlere ait şekilleri ayırt ederek yanlış eşleştirmeyi bulmak için.
3
Toros Dağları'nın litolojik (kalker) ve iklimsel (yükseklerde buzullaşma) özelliklerini sentezlemek.
Toroslarda kalker arazi yaygın olsa da, 2500 metreden yüksek kesimlerde iklim nedeniyle buzul aşınım şekillerinin (sirk) oluştuğu sonucuna varılır.
Aynı dağ sırası üzerinde farklı dış kuvvetlerin etkili olabileceğini doğrulamak için.

Key Concept

Karstik yer şekillerinin aşınım ve birikim olarak sınıflandırılması ve bunların buzul yer şekilleri (sirk çanağı vb.) gibi farklı dış kuvvetlerle karıştırılmaması.

Hints

1
Karstik şekiller suların kayaları eritmesi (aşınım) veya suların içindeki minerallerin çökelmesi (birikim) ile meydana gelir.
2
Seçeneklerdeki yer şekillerinden dördü suların kimyasal etkisiyle oluşurken, biri dağların yüksek kesimlerinde buz kütlelerinin etkisiyle oluşur.
3
Bir yer şeklinin Toros Dağları'nda bulunması onun kesinlikle karstik olduğunu göstermez; 'sirk' adı verilen yapılar buzullara ait aşınım yataklarıdır.

Practice More

Karstik birikim ve aşınım şekillerini listelediğiniz bir tablo oluşturarak Türkiye haritası üzerindeki dağılışlarını incelemeniz konuyu pekiştirecektir.

Alternative Method

Yer şekillerini oluşturan dış kuvvetlere (akarsu, rüzgar, buzul, dalga, karstik) göre gruplandırma yapmak çözümü hızlandırır. Sirk, hörgüç kaya ve moren buzullara aittir.
Estimated Time:1m 0s
Question 438Question

Türkiye'de ortalama yükseltinin fazla olması, dördüncü jeolojik zamanda (Kuvaterner) birçok dağ kütlesi üzerinde buzul (glasyal) şekillerin oluşmasına imkan sağlamıştır. Ancak bir dağda buzul izlerine rastlanabilmesi için o dağın yükseltisinin dönemin iklim koşullarında buzullaşma sınırının üzerinde olması gerekir.

Buna göre, aşağıdaki dağların hangisinde sirk gölü, hörgüç kaya veya moren gibi buzul şekillerine rastlanma olasılığı en düşüktür?

Show answer & explanation

Answer: Yıldız Dağları

Answer

Yıldız Dağları (Istranca Dağları), yükseltisi yaklaşık 1000 metre civarında olduğu için buzul şekillerine rastlanma olasılığı en düşük olan seçenektir.
Türkiye'de buzul (glasyal) şekillerin oluşabilmesi için yükseltinin yaklaşık 2500-3000 metreyi aşması gerekir. Yıldız Dağları (Istranca Dağları), Trakya'da yer alır ve en yüksek zirvesi (Mahya Dağı) sadece 1031 metredir. Bu yükselti, ne günümüzde ne de geçmiş jeolojik dönemlerde buzullaşma için yeterli olmamıştır. Bu nedenle Yıldız Dağları üzerinde sirk gölü veya moren gibi şekiller görülmez.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'deki buzullaşma sınırını belirleme
Türkiye'de buzul şekilleri genellikle 2500-3000 metrenin üzerindeki dağlarda görülür.
Türkiye'nin orta kuşakta yer alması nedeniyle kalıcı kar ve buzul sınırı oldukça yüksektir.
2
Seçeneklerdeki dağların yükseltilerini karşılaştırma
Kaçkar, Erciyes, Bolkar ve Aladağlar 3500 metrenin üzerindeyken; Yıldız Dağları 1000 metre civarındadır.
Dağların coğrafi konumu ve topoğrafik özellikleri yükseltilerini doğrudan belirler.
3
Buzul şekilleri ile yükselti ilişkisini kurma
Yıldız Dağları, buzullaşma sınırının çok altında kaldığı için buzul aşındırma ve biriktirme şekilleri oluşmamıştır.
Düşük yükseltili dağlar, dördüncü zamanda bile kalıcı kar sınırının altında kalmıştır.

Key Concept

Buzul Topoğrafyası ve Yükselti Sınırı

Hints

1
Bir dağın dördüncü zamanda buzullaşabilmesi için Türkiye şartlarında en az 2500-3000 metre yüksekliğinde olması gerekir.
2
Seçeneklerdeki dağlardan biri Marmara Bölgesi'nin Trakya bölümündedir ve yükseltisi oldukça azdır.
3
Istranca adıyla da bilinen Yıldız Dağları'nın en yüksek noktası 1100 metreyi bile geçmez, bu yüzden buzul izi taşıması imkansızdır.

Practice More

Türkiye'de kalıcı kar (toktağan kar) sınırının enlem etkisiyle güneyden kuzeye nasıl değiştiğini incelemek konuyu pekiştirmenize yardımcı olabilir.
Estimated Time:50s
Question 439Question

Türkiye'de platolar; akarsular tarafından derince yarılmış, çevresine göre yüksekte bulunan geniş düzlüklerdir. Ancak bu genel tanımın aksine, bazı platolar aşınım süreçlerinin son aşamasına gelmiş ve deniz seviyesine oldukça yaklaşmıştır.

Aşınım düzlüğü (peneplen) karakterinde olan, yükseltisinin azlığına bağlı olarak tarımdan ziyade sanayi, ulaşım ve yerleşme faaliyetlerinin yoğunlaştığı plato aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Çatalca-Kocaeli Platosu

Answer

Çatalca-Kocaeli Platosu
Çatalca-Kocaeli Platosu, Türkiye'deki platolar içerisinde aşınım düzlüğü (peneplen) özelliğini en belirgin gösteren alandır. Ortalama yükseltisinin çok az olması (02000-200 metre) ve Marmara Denizi ile Karadeniz arasındaki stratejik konumu, burayı Türkiye'nin sanayi, ulaşım, ticaret ve nüfus açısından en yoğun bölgesi haline getirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Oluşum türünü belirle
Soruda belirtilen 'aşınım düzlüğü (peneplen)' terimi, Marmara Bölgesi'ndeki platolara işaret eder.
Türkiye'deki diğer platoların çoğu tabaka düzlüğü, karstik veya lav oluşumludur; Çatalca-Kocaeli ise klasik bir peneplen örneğidir.
2
Yükselti ve ekonomik faaliyet ilişkisini kur
Deniz seviyesine en yakın (ortalama 02000-200 metre) ve sanayinin en gelişmiş olduğu bölgeyi bul.
Yükseltinin azlığı ulaşım ağlarının gelişmesini, bu da sanayi ve ticaretin bu platoda yoğunlaşmasını sağlamıştır.
3
Seçeneklerle karşılaştır
Çatalca-Kocaeli Platosu hem oluşum (peneplen) hem de fonksiyon (sanayi/yerleşme) açısından tanıma tam uyar.
Diğer seçeneklerdeki platolar ya çok yüksektir (Erzurum-Kars) ya da tarımsal/karstik özellikleriyle bilinir.

Key Concept

Platoların Oluşum Türleri ve Ekonomik Fonksiyonları

Hints

1
Türkiye'nin en alçak ve sanayileşmiş bölgesindeki platoyu düşünün.
2
Aşınım düzlüğü (peneplen), arazinin deniz seviyesine kadar aşınarak düzleşmesidir; bu durum Marmara'da görülür.

Practice More

Karstik platolar ile aşınım düzlüğü platolarının nüfus yoğunluğu farklarını karşılaştırınız.
Estimated Time:50s
Question 440Question

Türkiye arazisinin temellerini oluşturan ve Birinci (I.I.) Jeolojik Zaman'da (Paleozoik) meydana gelen kıvrımlanmalar sonucunda sertleşmiş, yaşlı kütlelere 'masif' adı verilir. Bu yaşlı kütlelerin (masifler) Türkiye'deki dağılımı ve özellikleri hakkında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Türkiye'nin ortalama yükseltisinin fazla olmasının temel nedeni bu masif arazilerin ülke genelinde çok geniş yer kaplamasıdır.

Answer

Türkiye'nin ortalama yükseltisinin fazla olmasının temel nedeni masif araziler değil, genç bir arazi yapısına sahip olması ve yakın dönemde gerçekleşen toptan yükselmedir.
Türkiye'nin ortalama yükseltisinin fazla olmasının asıl sebebi, arazinin III. Zaman sonu ve IV. Zaman başında (Kuvaterner) epirojenik hareketlerle toptan yükselmiş olmasıdır. Masifler ise tam tersine, uzun süreli aşınmaya uğramış eski kütlelerdir ve ülke genelinde kapladıkları alan, genç kıvrım kuşaklarına göre daha sınırlıdır.

Step-by-Step Solution

1
Masif kavramının tanımı ve özellikleri analiz edilir.
Masiflerin I. Jeolojik Zaman'da oluşmuş, sertleşmiş ve nispeten durağan kütleler olduğu saptanır.
Soruda verilen seçeneklerin doğruluğunu kontrol etmek için temel kavramsal çerçeve oluşturulur.
2
Türkiye'deki masiflerin dağılımı (Yıldız, Menteşe, Kırşehir, Bitlis, Mardin vb.) incelenir.
Kırşehir, Bitlis, Yıldız Dağları ve Menteşe yöresinin masif olduğu doğrulanır.
Coğrafi dağılım bilgilerinin doğruluğu test edilerek yer tespiti hatası elenir.
3
Türkiye'nin genel fiziki özellikleri ile jeolojik zamanlar arasındaki ilişki kurulur.
Türkiye'nin yüksek ve engebeli olmasının 'genç oluşumlu' yapıyla ve III./IV. zaman epirojenik hareketleriyle ilgili olduğu belirlenir.
Masiflerin (yaşlı yapıların) yükseltinin temel sebebi olduğu yanılgısı ayırt edilir.

Key Concept

Türkiye'nin Jeolojik Zamanlara Göre Gelişimi ve Masiflerin Özellikleri
Estimated Time:1m 15s
PreviousPage 22 / 43Next
Türkiye'nin Yer Şekilleri — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 22 | Examkin