Türkiye'nin Yer Şekilleri
848 questions
Türkiye'de özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu gibi yarı kurak bölgelerde erozyonun şiddeti oldukça fazladır. Eğimli yamaçlarda yapılan yanlış tarımsal faaliyetler, verimli üst toprağın su ve rüzgarla taşınmasını hızlandırmaktadır.
Buna göre, eğimli bir arazide erozyonla mücadele etmek ve toprak kaybını en aza indirmek için aşağıdakilerden hangisi uygulanmalıdır?
Türkiye'deki platoların fiziki özellikleri, oluşum süreçleri ve bu alanlardaki baskın ekonomik faaliyetler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlış bir değerlendirmedir?
Bir bölgesel kalkınma uzmanı, Türkiye'nin farklı coğrafi bölgelerinde yer alan üç ayrı plato sahası için hazırladığı fizibilite raporlarında şu tespitlere yer vermiştir:
* K Sahası: "Arazi yüzeyinde yaygın olarak bulunan kireçtaşı tabakalarının erimesiyle oluşan pürüzlü topoğrafya, tarım alanlarını parçalı ve dar hâle getirmiştir. Yüzey sularının yer altına sızması sulama imkânlarını kısıtlarken, bölgedeki makilik alanlar geleneksel olarak yürütülen kıl keçisi yetiştiriciliğini ön plana çıkarmaktadır."
* L Sahası: "Fay hatlarından çıkan volkanik materyallerin dalgalı arazileri doldurmasıyla oluşan bu yüksek düzlüklerde, yaz yağışlarının beslediği gür çayırlar et ve süt verimi yüksek büyükbaş hayvancılık için ideal bir potansiyel barındırmaktadır."
* M Sahası: "Geçmiş jeolojik dönemlerde dış kuvvetlerce aşındırılarak hafif dalgalı düzlük (peneplen) hâline gelen arazinin, sonradan toptan yükselmesiyle oluşmuş alçak bir platodur. Ulaşım ağlarının düğüm noktasında bulunması ve yükseltisinin az olması, sanayi tesislerinin yoğunlaşmasına zemin hazırlamıştır."
Bu fizibilite raporlarında bahsedilen plato alanlarının oluşum kökenleri ve Türkiye'deki temsilcileri, aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru eşleştirilmiştir?
Türkiye'nin güneydoğusunda yer alan, Fırat Nehri'nin batısında kalan ve geniş tarım alanlarına sahip olan, özellikle Antep fıstığı üretimiyle ekonomik değer kazanan plato aşağıdakilerden hangisidir?
Karstik bölgelerde yer altı sularının aşındırması sonucu oluşan büyük mağara ve galerilerin tavanlarının, üzerindeki yükü taşıyamayarak çökmesiyle meydana gelen dik kenarlı, derin doğal kuyulara ne ad verilir?
Bir coğrafya öğretmeni, Türkiye'nin yer şekillerini anlatırken tahtaya 'Sirk gölü, Hörgüç kaya, Moren, Buzul vadisi' kavramlarını yazmıştır. Ardından öğrencilerine şu açıklamayı yapmıştır:
'Bu yeryüzü şekilleri, Türkiye'de dış kuvvetler arasında etki alanı en dar olan kuvvete aittir. Ülkemizde bu şekillerin hem Kuvaterner'den (Pleistosen) kalma izlerine hem de yüksek dağlarımızda günümüzde aktif olanlarına rastlamak mümkündür. Ancak bu durum, ülkemizin dünya üzerindeki standart koordinat konumuyla bir çelişki oluşturur gibi görünse de, aslında sahip olduğumuz başka bir yerel coğrafi avantajın sonucudur.'
Öğretmenin 'çelişki oluşturur gibi görünse de' şeklinde ifade ettiği durum ile 'coğrafi avantaj' olarak nitelendirdiği özellik, aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla ve doğru olarak açıklanmıştır?
Türkiye'nin farklı bölgelerinde topoğrafik özellikler, iklim şartları ve kayaç yapısına bağlı olarak çeşitli akarsu şekilleri meydana gelmiştir.
Buna göre, aşağıdaki akarsu şekli ve bu şeklin Türkiye'de en yaygın olarak görüldüğü alan eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
Türkiye'de dış kuvvetlerin yer şekilleri üzerindeki etkisi incelendiğinde, rüzgârların şekillendirici gücü iklim ve bitki örtüsü şartlarına bağlı olarak 'doğrudan' veya 'dolaylı' (yardımcı) olarak sınıflandırılabilir. Bazı yer şekillerinde rüzgâr ana enerji kaynağıyken, bazılarında ise suyun veya diğer kuvvetlerin açtığı yolu takip eden tamamlayıcı bir unsurdur.
Buna göre, aşağıda verilen yer şekillerinden hangisinin oluşum sürecinde rüzgârlar, diğer dış kuvvetlerin etkisinden bağımsız olarak birincil (doğrudan) bir şekillendirici rol üstlenmiştir?
Türkiye'de Pleistosen (Buzul Çağı) döneminde oluşmuş buzul aşınım ve birikim şekillerine bakıldığında; Rize'deki Kaçkar Dağları'nın kuzey yamaçlarında bu izlerin yaklaşık metreye kadar indiği, ancak Hakkâri'deki Cilo (Buzul) Dağları'nda bu sınırın metre civarında kaldığı görülmektedir. Kaçkar Dağları'nın Cilo Dağları'na göre daha kuzeyde yer almasına rağmen, buzul sınırındaki bu belirgin farklılığın temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Rüzgârların yer şekillerini aşındırma süreci (abrazyon), rüzgârın hızı ile taşıdığı malzemenin boyutu ve yoğunluğu arasındaki ilişkiye dayanır. Türkiye’de özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki kurak sahalarda yaygın olarak görülen 'Mantarkaya' oluşumlarında, kayaların alt kısımlarının üst kısımlarına göre çok daha şiddetli bir aşınmaya maruz kaldığı ve inceldiği gözlemlenir.
Mantarkayaların bu karakteristik morfolojik yapısının oluşmasındaki temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'de tektonik kökenli ovalar, yer kabuğundaki kırılmalar ve çökmeler sonucunda oluşan çöküntü alanlarının alüvyonlarla dolmasıyla meydana gelmiştir. Bu ovaların dağılışı, ülkemizdeki ana fay kuşakları ile büyük oranda örtüşmektedir.
Buna göre, Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) kuşağı üzerinde yer alan aşağıdaki ova dizilerinden hangisi, batıdan doğuya doğru doğru bir şekilde sıralanmıştır?
Türkiye'de jeolojik olarak "yaşlı" kabul edilen masif kütlelerin (örneğin Yıldız Dağları) ortalama yükseltisi yer yer oldukça düşükken, "genç" oluşumlu Alp kıvrım sistemine dahil olan Toroslar'ın zirveleri metreyi aşmaktadır. Öte yandan, Doğu Anadolu'daki bazı yüksek platoların temelinde hem Zaman'a ait kristalin şistler hem de Zaman sonlarına ait volkanik örtüler bir arada bulunur. Bu durum, Türkiye arazisinin bugünkü ortalama yükseltisinin ve genel morfolojik yapısının belirlenmesinde aşağıdakilerden hangisinin etkisini daha net bir şekilde ortaya koymaktadır?
Türkiye'nin jeomorfolojik özellikleri incelendiğinde, rüzgârların yer şekillendirici etkisinin akarsulara kıyasla daha sınırlı olduğu görülür. Ancak bazı yörelerdeki özel şartlar, rüzgârların doğrudan aşınım ve birikim şekilleri oluşturmasına olanak tanımaktadır.
Buna göre, Türkiye'de rüzgârların oluşturduğu yer şekilleri ve bu kuvvetin etkili olduğu alanların özellikleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Kireç taşı (kalker) ve alçı taşı (jips) gibi suda kolay çözünebilen kayaçların bulunduğu sahalara "karstik arazi" denir. Bu alanlarda suların kayaları kimyasal yolla eritmesi sonucunda lapya, dolin, polye ve obruk gibi aşınım şekilleri; suların içindeki eriyik minerallerin çökelmesiyle ise sarkıt ve dikit gibi birikim şekilleri meydana gelmektedir.
Türkiye'de karstik arazilerin özellikleri ve coğrafi dağılışı dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Türkiye'de bazı ovalar, akarsuların taşıdığı alüvyonları denize döküldükleri yerlerin hemen gerisindeki çukur alanlarda biriktirmesiyle oluşur. Deniz seviyesine çok yakın bir yükseltiye sahip olan bu alanlar "taban seviyesi ovası" olarak adlandırılır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi taban seviyesi ovalarına örnek olarak gösterilebilir?
Rüzgârlar, aşındırma faaliyetlerini gerçekleştirirken taşıdıkları kum tanelerini genellikle yerden metre yüksekliğe kadar sıçratabilirler (saltasyon). Bu nedenle rüzgârın korazyon (aşındırma) gücü, zemine yakın seviyelerde en yüksek noktaya ulaşırken yükseklik arttıkça hızla azalır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu durumun morfolojik sonuçlarından biri olarak gösterilemez?
Türkiye'nin Akdeniz kıyı kuşağında yer alan Teke ve Taşeli platoları, genel olarak "karstik oluşumlu platolar" kategorisinde birlikte değerlendirilir. Her iki plato da benzer litolojik (kalker) yapıya ve iklim özelliklerine sahip olmasına rağmen; Taşeli Platosu'nun, Teke Platosu'na kıyasla çok daha parçalanmış, derin kanyonlarla yarılmış ve ulaşım ağlarının kurulmasına daha az elverişli bir morfoloji sergilemesi dikkat çekicidir. Bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'nin batısında, yer kabuğunun esnekliğini yitirerek sertleştiği alanlarda meydana gelen tektonik hareketler sonucunda kırılmalar oluşmuştur. Bu kırılma hatları boyunca yüksekte kalan kütlelere "horst" (kırıklı dağ) adı verilir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi horst özelliği gösteren dağlardan biridir?
Anadolu yarımadasında yeryüzünü şekillendiren dış etmenler arasında etki alanı en sınırlı olanı buzullardır. Çoğunlukla yüksek dağlık bölgelerde gözlemlenen bu yeryüzü şekilleri, günümüzde varlığını sürdüren aktif buzullardan çok, Pleistosen (Buzul Çağı) döneminde yaşanan iklim değişimlerinin mirasıdır.
Türkiye'deki sirk gölleri, hörgüç kayalar, buzul vadileri ve moren örtüleri dikkate alındığında aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Türkiye'nin batısında, yer kabuğunun sertleşmiş tabakaları yan basınçlara maruz kaldığında kıvrılamayıp kırılmaktadır. Bu kırılma hatları (faylar) boyunca bazı kütleler yükselerek "horst" adı verilen dağları, bazı kütleler ise çökerek "graben" adı verilen ovaları oluşturur.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu şekilde oluşan bir "horst" (kırıklı dağ) örneğidir?