Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası
596 questions
Lozan Barış Konferansı’nda çözülemeyen Musul Sorunu, ikili görüşmelerden bir sonuç alınamaması üzerine Milletler Cemiyeti’ne taşınmış ve nihayetinde Haziran tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması ile neticelenmiştir.
Bu antlaşmanın Türk dış politikası ve milli hedefler açısından doğurduğu sonuçlar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Atatürk dönemi Türk dış politikası; yılları arasında daha çok Lozan Antlaşması’ndan kalan sorunların tasfiyesine odaklanırken, yılından itibaren yaklaşan Dünya Savaşı tehdidine karşı kolektif güvenlik arayışlarına yönelmiştir. Türkiye’nin bu süreçte Milletler Cemiyeti’ne üye olması, Balkan Antantı ve Sadabat Paktı gibi oluşumlarda öncü rol üstlenmesi dikkate alındığında, bu girişimlerin temel hedefi aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk dönemi Türk dış politikasında ’lu yıllar, Türkiye’nin uluslararası sistemde "statükocu" (mevcut durumu koruyan) bir güç olarak konumlandığı ancak aynı zamanda Lozan’dan kalan kısıtlamaları lehine değiştirmeye çalıştığı bir dönemdir. Türkiye'nin bu süreçte izlediği; bir yandan bölgesel paktlarla kolektif güvenliği desteklerken diğer yandan Avrupa’daki silahlanma yarışının yarattığı konjonktürü kullanarak Montreux ve Hatay gibi konularda adım atması, dış politikanın temel ilkeleri bağlamında aşağıdakilerden hangisiyle en doğru şekilde açıklanabilir?
Lozan Antlaşması'na ek olarak imzalanan Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi'ne göre, Türkiye'de yaşayan Rumlardan hangilerinin yerleşik (etabli) sayılarak mübadele dışında tutulması kararlaştırılmıştır?
1923 yılında imzalanan Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi'nde, İstanbul Rumları ile Batı Trakya Türklerinin mübadele dışı bırakılması kararlaştırılmış; ancak kimlerin 'etabli' (yerleşik) sayılacağı konusunda çıkan teknik uyuşmazlıklar iki ülkeyi savaşın eşiğine getirmiştir. Bu kriz, 10 Haziran 1930 tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması (Ahali Sözleşmesi) ile kesin olarak çözüme kavuşturulmuştur.
Buna göre, 1930 Ankara Antlaşması'nın nüfus mübadelesi sorununa getirdiği temel çözüm aşağıdakilerden hangisidir?
Lozan Barış Antlaşması’nda Osmanlı Devleti’nden kalan dış borçların, Türk ekonomisi üzerindeki siyasi ve mali vesayeti temsil eden Düyun-u Umumiye İdaresi’nin denetimi dışında ödenmesi kararlaştırılmıştır. Ancak Dünya Ekonomik Bunalımı’nın etkisiyle ödemelerde yaşanan zorluklar karşısında Türkiye, alacaklı devletlerle (başta Fransa) masaya oturarak ödeme koşullarının yeniden düzenlenmesini talep etmiştir.
Türkiye'nin bu süreçte borç taksitlerini "kağıt frank" üzerinden ödemekte ısrar etmesi ve ödemeleri kolaylaştırmak için "takas (clearing)" sistemini devreye sokması aşağıdakilerden hangisini doğrudan destekler niteliktedir?
1930'lu yıllarda İtalya'nın Habeşistan'ı işgali ve Orta Doğu'ya yönelik yayılmacı politikaları üzerine Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında 8 Temmuz 1937'de Tahran'da Sadabat Paktı imzalanmıştır. Bölge ülkelerinden biri olmasına rağmen Suriye'nin bu paktın dışında kalmasının temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
Milletler Cemiyetine üye olmak isteyen devletlerin normal şartlarda cemiyete yazılı bir başvuru yapması ve genel kurulun onayını alması gerekmekteydi. Ancak Türkiye Cumhuriyeti, barışçı politikaları ve uluslararası alandaki saygınlığı nedeniyle İspanya'nın önerisi ve Yunanistan'ın desteğiyle cemiyete davet edilen tek ülke olmuştur.
Türkiye'nin bu istisnai daveti kabul ederek Milletler Cemiyetine (Cemiyet-i Akvam) resmen üye olduğu yıl aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk Dönemi Türk dış politikasında önemli bir yere sahip olan Balkan Antantı (), üye devletlerin sınırlarını karşılıklı olarak güvence altına almasını ve bölge barışını korumasını öngörmüştür. Pakta katılan Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya 'anti-revizyonist' (mevcut sınırları korumacı) bir tutum sergilerken, bazı Balkan devletleri bu paktın dışında kalmıştır.
Bu bilgilere dayanarak, Bulgaristan'ın Balkan Antantı'na katılmamasının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk dönemi Türk dış politikasında yılı, diplomatik önceliklerin değiştiği bir 'stratejik eşik' olarak kabul edilir. Bu tarihten itibaren Türkiye, Lozan Antlaşması'ndan kalan sorunları ikili görüşmelerle çözme (bilateralizm) odaklı politikasından ziyade, ağırlık merkezini bölgesel ve küresel ittifaklara kaydırmıştır.
Türkiye'nin dış politikadaki bu yönelim değişikliğinin temel dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?
1923 Lozan Antlaşması'na ek olarak imzalanan Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi'nde, İstanbul'daki Rumlar ile Batı Trakya'daki Türklerin mübadeleden muaf tutulması ve "etabli" (yerleşik) sayılması kararlaştırılmıştır. Ancak iki ülke arasında bu kavramın hukuki yorumu üzerine çıkan anlaşmazlık, ilişkilerin gerilmesine ve savaş hazırlıklarına neden olmuştur.
Türk-Yunan ilişkilerini kopma noktasına getiren bu uyuşmazlığın 1930 yılında imzalanan Ankara (Ahali) Antlaşması ile kesin olarak çözüme kavuşturulmasında aşağıdakilerden hangisi kabul edilmiştir?
Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam) tüzüğüne göre üyeliğe kabul edilmek isteyen her devletin cemiyete yazılı müracaatta bulunması şartı aranmaktaydı. Ancak Türkiye Cumhuriyeti, ’lu yıllarda yürüttüğü barışçı ve aktif dış politikası sayesinde bu genel prosedürün dışında tutularak cemiyete katılmıştır.
Türkiye'nin Temmuz tarihinde gerçekleşen bu katılım sürecindeki "istisnai" durumu belirleyen temel gelişme aşağıdakilerden hangisidir?
tarihli Lozan Boğazlar Sözleşmesi’nde, Boğazlar’ın güvenliği Milletler Cemiyeti’nin garantisi altına alınmış ve yönetimi uluslararası bir komisyona bırakılmıştır. Ancak ’lu yılların ortalarından itibaren İtalya ve Almanya gibi devletlerin saldırgan politikaları, bu kolektif güvenlik sisteminin yetersizliğini ortaya koymuştur. Türkiye, 'şartların köklü biçimde değiştiğini' ileri sürerek Boğazlar rejiminin yeniden düzenlenmesini talep etmiş ve bu süreç ’da Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile sonuçlanmıştır.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nde yer alan aşağıdaki hükümlerden hangisi, Türkiye’nin Boğazlar üzerindeki egemenliğini sadece idari bir yetki olmaktan çıkarıp, uluslararası kriz anlarında Türkiye’ye geniş bir 'stratejik takdir yetkisi' ve diplomatik inisiyatif tanıyan en kritik hükümdür?
Türkiye Cumhuriyeti'nin yılında Milletler Cemiyetine (Cemiyet-i Akvam) katılım süreci, cemiyetin kuruluş tüzüğündeki genel işleyişten farklı bir prosedürle gerçekleşmiştir.
Bu prosedürün özelliği ve Türkiye'nin üyeliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Türkiye Cumhuriyeti, 1930'lu yıllarda İtalya'nın Akdeniz'deki yayılmacı politikası ve Almanya'nın silahlanma faaliyetleri karşısında Batı sınırlarının güvenliğini sağlamayı öncelikli hale getirmiştir. Bu doğrultuda imzalanan Balkan Antantı'na, komşu devletlerle olan toprak anlaşmazlıklarını sürdürdüğü ve kaybettiği yerleri geri alma düşüncesinde (revizyonist) olduğu için dahil olmayan devlet aşağıdakilerden hangisidir?
Lozan Barış Antlaşması’ndan sonra Türkiye, kendi sınırları içerisindeki yabancı eğitim kurumlarını Türk kanunlarına ve Milli Eğitim Bakanlığının denetimine tabi tutmuştur. Bazı Avrupa devletlerinin bu durumu diplomatik bir görüşme konusu yapmak istemesi üzerine Türkiye, bu sorunu bir "iç mesele" olarak gördüğünü bildirerek dış müdahale taleplerini kesinlikle reddetmiştir. Bu süreçte Türkiye’nin sergilediği kararlı tutuma en fazla tepki gösteren ve konuyu uluslararası bir kriz haline getirmeye çalışan devlet aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye, 'lu yıllarda "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesi doğrultusunda dünya barışına katkı sunmak için uluslararası iş birliklerine önem vermiştir. Bu süreçte yaşanan en önemli gelişmelerden biri, Türkiye'nin tüzükteki genel başvuru kuralı yerine İspanya ve Yunanistan'ın teklifiyle "özel bir davet" alarak bir barış teşkilatına üye olmasıdır.
Türkiye'nin uluslararası saygınlığının bir göstergesi kabul edilen bu davet sonucunda, Milletler Cemiyeti'ne (Cemiyet-i Akvam) resmen üye olduğu yıl aşağıdakilerden hangisidir?
Mustafa Kemal Atatürk'ün "Benim şahsi meselem" olarak nitelendirdiği ve çözümü için sağlığını dahi hiçe sayarak diplomatik mücadele yürüttüğü Hatay (Sancak) Sorunu ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Atatürk Dönemi Türk dış politikasında sınırların güvenliğini sağlamak ve bölgesel barışa katkıda bulunmak amacıyla çok taraflı antlaşmalar imzalanmıştır. Bu doğrultuda yılında hayata geçirilen Sadabat Paktı hakkında verilen aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
Milletler Cemiyeti tarafından görevlendirilen raportör Sandler'in hazırladığı ve Hatay’ın Suriye’den ayrı bir siyasi varlık ( ) olarak kabul edilmesini öngören rapor, bölgenin geleceğiyle ilgili aşağıdaki aşamalardan hangisine doğrudan hukuki zemin oluşturmuştur?