Atatürk İlke ve İnkılapları
688 questions
Osmanlı Devleti’nden devralınan hukuk sisteminde, yasama ve yürütme süreçlerinin dini hükümlere uygunluğunu denetleme yetkisine sahip olan Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti, 3 Mart 1924 tarihinde çıkarılan bir kanunla kaldırılmıştır. Bu kurumun lağvedilerek yerine Diyanet İşleri Başkanlığının kurulmasının, Türk hukuk sisteminin dönüşümünde sağladığı en doğrudan kazanım aşağıdakilerden hangisidir?
Türk İnkılabı'nın temel stratejisi; toplumu çağdaşlaşma yolunda engelleyen unsurların tasfiye edilmesi ve yerine dinamik, bilimsel temelli yapıların getirilmesidir. Bu bağlamda Atatürk ilkeleri, statik birer kural yığını olmaktan ziyade, değişen hayat şartlarına uyum sağlayabilen esnek ve canlı bir düşünce sistemini temsil eder. Buna göre, Atatürk ilkeleri içerisinde yer alan aşağıdaki prensiplerden hangisi, sistemin tamamına dinamizm kazandırarak dogmatikleşmeyi engelleme ve sürekli tekamülü sağlama misyonunu üstlenmiştir?
Atatürk, "Demiryolları bir ülkeyi uygarlaştıran, refaha kavuşturun en önemli araçtır." diyerek ulaşım altyapısına büyük önem vermiştir. Bu doğrultuda Cumhuriyet’in ilk yıllarında "demir ağlarla ördük ana yurdu dört baştan" marşına da konu olan yoğun bir demiryolu inşası ve millileştirme süreci başlatılmıştır.
Aşağıdakilerden hangisinin bu dönemde izlenen demiryolu politikasının temel amaçlarından biri olduğu savunulamaz?
13 Eylül 1920 tarihinde TBMM'ye sunulan ve daha sonra 1921 Anayasası'nın özünü oluşturan 'Halkçılık Programı'nda; egemenliğin kayıtsız şartsız halka ait olduğu belirtilmiş ve devletin asli görevi 'halkın sefaletini gidermek, refah ve saadetini sağlamak' olarak tanımlanmıştır. Bu programla birlikte halkçılık, hem siyasi bir yönetim biçimi hem de toplumsal bir adalet aracı olarak kurumsallaşmaya başlamıştır.
Halkçılık ilkesinin bu 'toplumsal adalet ve imtiyazsızlık' karakteri dikkate alındığında, aşağıdaki inkılaplardan hangisinin doğrudan toplum içindeki sınıf veya zümre üstünlüklerini sona erdirme amacı taşıdığı savunulamaz?
Atatürk, bir konuşmasında: "Mutlaka şu veya bu sebepler için milleti savaşa sürüklemek taraftarı değilim. Savaş zorunlu ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir." demiştir.
Atatürk'ün bu yaklaşımı ile "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" ilkesi birlikte değerlendirildiğinde; barışçı bir politikanın onurlu bir şekilde yürütülebilmesi için aşağıdaki bütünleyici ilkelerden hangisinin "temel bir ön koşul" olduğu savunulabilir?
Anayasası'nın maddesinde; "Kanunların tefsiri (yorumlanması) Büyük Millet Meclisine aittir." hükmüne yer verilmiştir. Türk hukuk tarihinde "yasama yorumu" olarak bilinen bu uygulama, günümüzün modern hukuk sistemlerinde doğrudan bağımsız yargı organına ait olan yorumlama yetkisinin, o dönemde halkın temsilcilerinden oluşan yasama organında toplandığını göstermektedir.
Buna göre, Anayasası'nda yorumlama yetkisinin Meclise verilmesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk Dönemi’nde gerçekleştirilen inkılaplar; siyasi, hukuk, toplumsal, eğitim ve ekonomi gibi temel alanlar altında sınıflandırılmaktadır. Bu alanlarda yapılan düzenlemeler birbirini tamamlayarak modern Türkiye Cumhuriyeti’nin temel taşlarını oluşturmuştur. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan toplumsal alanda yapılan düzenlemeler arasında yer almaz?
Mustafa Kemal Atatürk, Türk İnkılabı'nın hedefini şu sözlerle ifade etmiştir: "Türk milletini son asırlarda geri bırakmış olan kurumları yıkarak yerlerine, milletin en yüksek medeni ihtiyaçlarına göre ilerlemesini temin edecek yeni kurumları kurmaktır."
Atatürk'ün bu ifadesi, aşağıdaki bütünleyici ilkelerden hangisinin temel felsefesiyle doğrudan ilişkilidir?
Mart tarihinde kabul edilen kanunla Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti kaldırılmış; yerine Başbakanlığa bağlı Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Bu düzenlemenin, devletin yönetim yapısında ve laiklik ilkesinin uygulanmasında sağladığı en temel değişim aşağıdakilerden hangisidir?
Milli Mücadele yıllarında 1921 Anayasası ile egemenliğin millete ait olduğu ilan edilmiş olsa da, Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti’nin, İstanbul’da ise Osmanlı Hükümeti’nin bulunması devlet yönetiminde bir "iki başlılık" yaşanmasına neden olmuştur. Bu durumun ortadan kaldırılarak halk iradesinin yönetimdeki mutlaklığını sağlamak ve Cumhuriyet’in ilanına giden süreci hızlandırmak amacıyla gerçekleştirilen temel uygulama aşağıdakilerden hangisidir?
Osmanlı Devleti'nde hukuk sistemindeki parçalı yapı; cemaat mahkemeleri, konsolosluk mahkemeleri ve şer’iyye mahkemelerinin bir arada bulunmasıyla belirginleşmiş, bu durum toplumsal birliği ve devletin yargı egemenliğini olumsuz etkilemiştir.
Türkiye Cumhuriyeti'nde 1926 yılında Türk Medeni Kanunu’nun kabul edilmesinin, bu parçalı yapıyı sona erdirerek "hukuk birliği"ni sağlamadaki en temel rolü aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye’de ’lu yıllarda uygulamaya konulan devletçilik modeli; Batılı anlamdaki liberalizmden toplumsal yararı öncelemesiyle, Sovyet tipi kolektivizmden ise bireysel hürriyeti ve mülkiyeti korumasıyla ayrışmaktadır. Atatürk’e göre bu sistem, "Türkiye’nin ihtiyaçlarından doğmuş, Türkiye’ye has bir sistem"dir.
Buna göre, Türk devletçilik modelinin bu özgün yapısı ve felsefi temelleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu ilkenin uygulama amaçları arasında yer almaz?
Atatürk milliyetçiliği; Türk milletinin milli birlik ve beraberliğini, tam bağımsızlığını ve kendi öz değerlerini korumayı esas alan kapsayıcı bir düşünce sistemidir. Bu ilke doğrultusunda hem iktisadi bağımsızlığın perçinlenmesi hem de milli kültürün geliştirilmesi amacıyla çeşitli inkılaplar gerçekleştirilmiştir.
Buna göre;
I. Türk karasularında gemi işletme hakkının sadece Türk vatandaşlarına tanınması,
II. Türkçenin yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarılarak bir bilim dili haline getirilmesi için kurumlar oluşturulması,
III. Tarımsal üretimi artırmak amacıyla çiftçi üzerindeki ağır bir yük olan Aşar vergisinin kaldırılması
gelişmelerinden hangileri doğrudan Atatürk'ün milliyetçilik ilkesi kapsamında değerlendirilebilir?
Atatürk Dönemi'nde gerçekleştirilen eğitim ve kültür inkılapları, yeni devletin ideolojisini halka tanıtmak ve toplumsal bir modernleşme başlatmak için çeşitli kurumsal yapıları beraberinde getirmiştir. Bu kapsamda; Şubat tarihinde "halka doğru" ilkesiyle kurulan, bünyesindeki dokuz ayrı şube (dil, tarih ve edebiyat, güzel sanatlar, temsil, spor, sosyal yardım vb.) ile kültürel bir kalkınmayı ve Cumhuriyet değerlerini halka yaymayı hedefleyen kurum aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk'ün halkçılık ilkesi; toplumda sınıf mücadelesini reddeden dayanışmacı bir yapıyı hedeflerken, hiçbir şahsa, aileye veya zümreye ayrıcalık tanınmamasını ve her vatandaşın kanun önünde eşitliğini öngörür.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisinin doğrudan halkçılık ilkesinin "toplumsal imtiyazları ortadan kaldırma ve hukuksal eşitliği sağlama" hedefiyle gerçekleştirildiği savunulamaz?
Cumhuriyet’in ilk yıllarında özel teşebbüsü destekleyen politikalar izlenmiş, ancak sermaye birikiminin yetersizliği ve 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı gibi faktörler, ekonomik kalkınmanın hızlandırılması için devletin doğrudan yatırım yapmasını zorunlu kılmıştır. Bu durum, Türkiye'ye özgü bir "Devletçilik" modelinin doğmasına zemin hazırlamıştır.
Buna göre, Atatürk döneminde uygulanan devletçilik ilkesinin temel karakteri hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Mustafa Kemal Atatürk'ün; "Efendiler ve ey millet, biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır." sözü doğrultusunda Kasım tarihinde kabul edilen kanunla tekke, zaviye ve türbeler kapatılmıştır.
Bu düzenlemenin Türk toplum yapısında meydana getirdiği yapısal dönüşümün temel niteliği aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk döneminde 1923-1929 yılları arasında özel teşebbüse dayalı liberal bir ekonomi modeli izlenmiş; ancak beklenen kalkınmanın tam olarak sağlanamaması ve dış etkenler sonucunda 1930’lu yıllardan itibaren "Devletçilik" ilkesi doğrultusunda planlı ekonomi dönemine geçilmiştir.
Aşağıdakilerden hangisi, 1930’lu yıllarda Türkiye’nin devletçi bir ekonomi politikasına yönelmesinin temel nedenleri arasında gösterilemez?
Atatürk'ün milliyetçilik anlayışı; Türk toplumunun birliğini, beraberliğini ve tam bağımsızlığını esas alan, ırkçılığı reddeden ve vatandaşlık bağını ön planda tutan bir yapıya sahiptir. Bu doğrultuda yapılan inkılapların temel amacı, Türk milletinin milli kimliğini güçlendirmek ve devletin ekonomik/siyasi bağımsızlığını perçinlemektir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan Atatürk'ün milliyetçilik ilkesi doğrultusunda gerçekleştirilen bir gelişmedir?
1927 yılında çıkarılan Teşvik-i Sanayi Kanunu'ndan beklenen verimin alınamaması, halkın elinde yeterli sermaye birikiminin bulunmaması ve 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın yarattığı zorunlu şartlar sonucunda; büyük sanayi yatırımlarının bizzat devlet eliyle gerçekleştirilmesi ve Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın uygulamaya konulması kararlaştırılmıştır.
Bu bilgiler doğrultusunda, Türkiye'de 1930'lu yıllarda yoğunluk kazanan ekonomik kalkınma modelinin temel dayanağı olan Atatürk ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?