Devletçilik
63 questions
Türkiye Cumhuriyeti’nde yılından itibaren ağırlık kazanan devletçilik modeli; dönemin bazı Avrupa devletlerinde uygulanan baskıcı ekonomik sistemlerden farklı olarak özel teşebbüsü dışlamamış, aksine özel sektörün yetersiz kaldığı alanlarda devletin devreye girmesini öngörmüştür. Atatürk’ün "Türkiye’nin tatbik ettiği devletçilik sistemi, hiçbir zaman sosyalizm prensiplerine dayalı bir sistem değildir." sözü de bu yaklaşımı desteklemektedir. Bu bilgilere dayanarak, Türk tipi devletçilik anlayışı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Cumhuriyet'in ilk yıllarında özel teşebbüsü desteklemek amacıyla 1927'de Teşvik-i Sanayi Kanunu çıkarılmış ancak halkın elinde yeterli sermaye bulunmaması ve teknik bilgi yetersizliği nedeniyle sanayileşme istenilen düzeye ulaşamamıştır. Bunun üzerine 1930'lu yıllardan itibaren temel tüketim mallarının üretilmesi ve ağır sanayinin kurulması gibi büyük yatırımlar bizzat devlet tarafından üstlenilmiştir.
Bu bilgiler doğrultusunda, Türkiye'de büyük yatırımların devlet eliyle gerçekleştirilmesini öngören Atatürk ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?
yılında hazırlanan ve yılında uygulamaya konulan I. Beş Yıllık Sanayi Planı, Türkiye'de Devletçilik ilkesinin sistematik bir şekilde hayata geçirilmesini sağlamıştır. Bu plan kapsamında şeker, dokuma, kâğıt ve şişe-cam gibi alanlarda birçok fabrika hizmete açılmıştır. Buna göre, I. Beş Yıllık Sanayi Planı’nın uygulanmasıyla ulaşılmak istenen temel hedefler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
Türkiye’de ’lu yıllarda uygulamaya konulan devletçilik modeli; Batılı anlamdaki liberalizmden toplumsal yararı öncelemesiyle, Sovyet tipi kolektivizmden ise bireysel hürriyeti ve mülkiyeti korumasıyla ayrışmaktadır. Atatürk’e göre bu sistem, "Türkiye’nin ihtiyaçlarından doğmuş, Türkiye’ye has bir sistem"dir.
Buna göre, Türk devletçilik modelinin bu özgün yapısı ve felsefi temelleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu ilkenin uygulama amaçları arasında yer almaz?
Cumhuriyet’in ilk yıllarında özel teşebbüsü destekleyen politikalar izlenmiş, ancak sermaye birikiminin yetersizliği ve 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı gibi faktörler, ekonomik kalkınmanın hızlandırılması için devletin doğrudan yatırım yapmasını zorunlu kılmıştır. Bu durum, Türkiye'ye özgü bir "Devletçilik" modelinin doğmasına zemin hazırlamıştır.
Buna göre, Atatürk döneminde uygulanan devletçilik ilkesinin temel karakteri hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
1927 yılında çıkarılan Teşvik-i Sanayi Kanunu'ndan beklenen verimin alınamaması, halkın elinde yeterli sermaye birikiminin bulunmaması ve 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın yarattığı zorunlu şartlar sonucunda; büyük sanayi yatırımlarının bizzat devlet eliyle gerçekleştirilmesi ve Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın uygulamaya konulması kararlaştırılmıştır.
Bu bilgiler doğrultusunda, Türkiye'de 1930'lu yıllarda yoğunluk kazanan ekonomik kalkınma modelinin temel dayanağı olan Atatürk ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk’ün devletçilik ilkesi; Türkiye'nin o dönemdeki iktisadi şartlarından ve hızlı kalkınma mecburiyetinden doğmuş, Türk toplumunun ihtiyaçlarına yönelik kendine özgü bir modeldir. Bu ilke; ferdin yapamadığı büyük işleri devletin üstlenmesini savunurken, ferdi teşebbüsü ve kişisel çalışmayı da esas kabul eder.
Atatürk'ün bu yaklaşımı doğrultusunda, devletçilik politikasının hayata geçirilmesindeki temel gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk'ün devletçilik anlayışı, sadece iktisadi bir zorunluluktan doğan fabrikalar kurma süreci değil; aynı zamanda halkın refah düzeyini yükseltmeyi, bölgeler arası dengesizliği gidermeyi ve devleti "sosyal bir hizmet aygıtı" haline getirmeyi amaçlayan bir "sosyal devlet" projesidir.
Buna göre, 'lu yıllarda uygulanan aşağıdaki politikalardan hangisi, devletçiliğin bu "sosyal" ve "halkçı" niteliğini diğerlerine göre daha doğrudan ve kapsamlı bir şekilde örneklendirmektedir?
Atatürk; "Bizim izlediğimiz devletçilik, ferdi çalışma ve etkinliği esas tutmakla beraber; mümkün olduğu kadar az zaman içinde milleti refaha, memleketi bayındırlığa eriştirmek için milletin genel ve yüksek menfaatlerinin gerektirdiği işlerde, özellikle iktisadi alanda devleti fiilen ilgili kılmaktır." demiştir. Atatürk'ün bu sözlerinden hareketle devletçilik ilkesiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
Cumhuriyet’in ilk yıllarında özel teşebbüsün elinde yeterli sermaye bulunmaması ve 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın Türkiye üzerindeki olumsuz etkileri, devletin ekonomi alanında daha aktif bir rol üstlenmesini zorunlu kılmıştır. Bu doğrultuda sanayi yatırımlarının bizzat devlet eliyle gerçekleştirilmesi ve I. Beş Yıllık Sanayi Planı'nın hayata geçirilmesi aşağıdaki Atatürk ilkelerinden hangisinin bir gereği olarak ortaya çıkmıştır?
Cumhuriyet’in ilk yıllarında özel teşebbüsü desteklemek amacıyla yılında Teşvik-i Sanayi Kanunu çıkarılmış, ancak teknik bilgi eksikliği, sermaye yetersizliği ve Dünya Ekonomik Bunalımı gibi nedenlerle hedeflenen sanayileşme hamlesi tam olarak gerçekleştirilememiştir. Bu durum, temel tüketim maddelerinin üretiminin ve büyük yatırımların bizzat kamu eliyle yapılmasını bir zorunluluk hâline getirmiştir.
Bu gerekçeler doğrultusunda Türkiye'de uygulanmaya başlanan Atatürk ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?
’lu yıllarda dünya genelinde yaşanan Büyük Buhran’ın etkisiyle Türkiye’de uygulama alanı bulan Devletçilik ilkesi, iktisadi bir model olmanın ötesinde toplumsal bir denge unsuru olarak kurgulanmıştır. Bu yönüyle Türk devletçiliği, halkın refahını yükseltmek ve memleketin imarı için devletin bizzat sorumluluk alması esasına dayanmaktadır. Buna göre, Türkiye’deki devletçilik uygulamalarıyla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi *yapılamaz*?
Atatürk, Türk devletçiliğinin niteliğini şu sözlerle ifade etmiştir: "Bizim izlediğimiz yol, liberalizmden ve sosyalizmden farklı, Türkiye'nin ihtiyaçlarından doğan özgün bir yoldur. Biz, ferdi çalışmayı esas tutmakla beraber, memleketin kalkınmasını hızlandırmak için devletin iktisadi hayata müdahalesini zorunlu görüyoruz."
Bu ifadelerden hareketle, Atatürk'ün devletçilik anlayışı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Türkiye’de ’lu yıllarda ivme kazanan devletçilik uygulamaları; sadece büyük sanayi tesislerinin kurulmasıyla sınırlı kalmamış, aynı zamanda eğitim, sağlık ve kültür gibi alanlarda da devletin düzenleyici ve yapıcı rolünü ön plana çıkarmıştır. Bu model, dönemin doktriner akımlarından (liberalizm ve sosyalizm) farklı olarak Türkiye’nin gerçeklerinden doğan 'orta bir yol' niteliği taşımaktadır.
Bu bilgiler ışığında, Atatürk dönemi devletçilik ilkesiyle ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılamaz?
Atatürk'ün devletçilik ilkesi; ferdi çalışmayı ve şahsi teşebbüsü esas tutmakla beraber, milletin refahı ve ülkenin bir an evvel kalkınması için devletin iktisadi işlerde fiilen yer almasını öngörür. Bu yönüyle Türk devletçiliği, diğer bazı ideolojik sistemlerin aksine özel mülkiyet haklarını koruyan bir yapıya sahiptir. Bu tanım ve uygulama özellikleri dikkate alındığında, Atatürk'ün devletçilik ilkesi hakkında ulaşılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?
- yılları arasında Türkiye'de özel teşebbüsü destekleyen liberal ekonomi politikaları uygulanmaya çalışılmış; ancak sermaye birikiminin yetersizliği ve Dünya Ekonomik Buhranı'nın etkisiyle beklenen sanayileşme hamlesi tam anlamıyla gerçekleştirilememiştir. Bu durum, 'lu yıllardan itibaren "Devletçilik" ilkesinin temel ekonomi modeli olarak benimsenmesine yol açmıştır.
Buna göre, Atatürk dönemi Türkiye'sinde uygulanan Devletçilik ilkesinin özgün yapısı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Türkiye'de 'lu yıllardan itibaren sistematik olarak uygulanan devletçilik ilkesi; bireysel teşebbüsü reddetmeyen ancak kamu yararının gerektirdiği durumlarda devletin iktisadi alanda öncü ve düzenleyici rol üstlenmesini öngören, Türkiye'nin ihtiyaçlarından doğmuş özgün bir modeldir.
Buna göre, Atatürk dönemi devletçilik anlayışı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Cumhuriyetin ilk on yılında özel teşebbüsü canlandırmak adına çıkarılan Teşvik-i Sanayi Kanunu’ndan istenilen verimin alınamaması ve Dünya Ekonomik Buhranı’nın etkileri, Türkiye’de yeni bir ekonomik modelin benimsenmesini zorunlu kılmıştır.
Buna göre, ’lu yıllardan itibaren uygulamaya konulan 'Devletçilik' ilkesinin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk’ün "Türkiye’nin uyguladığı devletçilik sistemi, sosyalizm, komünizm veya kolektivizm gibi sistemlerden farklı; Türkiye’nin ihtiyaçlarından doğmuş, bize özgü bir sistemdir." sözü dikkate alındığında, Türk devletçilik modelinin temel işleyiş prensibi hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
1923-1930 yılları arasında özel teşebbüsü destekleyen çeşitli yasal düzenlemeler yapılmasına rağmen, sermaye yetersizliği ve teknik eleman eksikliği gibi nedenlerle hedeflenen sanayileşme hamlesi tam anlamıyla gerçekleştirilememiştir. Bu durumun üzerine, 1930'lu yılların başından itibaren Türkiye'de "Devletçilik" ilkesi uygulanmaya konulmuştur.
Buna göre, Atatürk'ün Devletçilik ilkesinin temel karakteristiği aşağıdakilerden hangisidir?