Question

Difficulty: MediumHukukun Uygulanması ve Yorum Yöntemleri

Bir mahkeme hâkimi, önüne gelen karmaşık bir özel hukuk uyuşmazlığını karara bağlamak amacıyla sırasıyla çeşitli yöntemler izlemiştir. Hâkim ilk olarak yazılı hukuk kurallarını metnin sözü (lafzi) ve kanun koyucunun amacı (gai) yönünden incelemiş, olaya doğrudan veya kıyas yoluyla uygulanabilecek hiçbir yasal düzenleme olmadığını saptamıştır. Yapılan yargısal incelemede, bu eksikliğin kanun koyucu tarafından hakkaniyete göre karar verilmesi için bilinçli ve isteyerek bırakılmış bir değerlendirme alanı olmadığı da kesinleşmiştir. Bunun üzerine hâkim, uygulayabileceği yazısız bir kural araştırmış ancak örf ve âdet hukukunda da uyuşmazlığı çözecek bağlayıcı bir ilke bulamamıştır.

Buna göre, söz konusu uyuşmazlığın çözümü sürecinde hâkimin karşılaştığı hukuki durum ve izlemesi gereken yol hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Ortada hukukun bütününde bir eksiklik bulunduğundan, hâkim kendisi yasama organı konumunda olsaydı nasıl bir kural ihdas edecek idiyse o çerçevede yeni bir kural yaratarak uyuşmazlığı karara bağlamalıdır.Answer
  2. B
    Uyuşmazlık konusunun yazılı kurallarda öngörülmemiş olması, hâkime doğrudan boşluğu doldurmak üzere takdir yetkisi tanıdığından, olay yalnızca hakkaniyet ilkesi çerçevesinde çözümlenmelidir.
  3. C
    Yazılı hukukta kural bulunmaması bilerek bırakılan bir eksiklik kabul edildiğinden, hâkim tarihi yorum yöntemine başvurarak yürürlükten kalkmış kanun hükümlerini kıyas yoluyla olaya uygulamak zorundadır.
  4. D
    Hem yazılı hem de yazısız kaynaklarda hüküm bulunmaması durumu kanun koyucunun nitelikli (bilinçli) susmasını ifade ettiğinden, davanın yasal dayanak yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerekir.
  5. E
    Hâkim, asıl hukuki kaynaklarda çözüm bulamadığı için yardımcı kaynaklar olan bilimsel görüşleri (doktrin) ve mahkeme içtihatlarını doğrudan bağlayıcı asli kural olarak uygulamakla mükelleftir.

Answer

Doğru yanıt, hâkimin yazılı ve yazısız kaynaklarda hüküm bulamadığı bu durumda, kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre hukuk yaratması gerektiğini belirten seçenektir.
Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesinde hukukun uygulanması ve kaynaklar hiyerarşisi düzenlenmiştir. Buna göre hâkim uyuşmazlığı çözerken önce yazılı kaynaklara (kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, yönetmelik vb.) bakar. Yazılı kaynaklarda uyuşmazlığa uygulanacak hiçbir hüküm yoksa (kanun boşluğu) ve bu boşluk kanun koyucunun bilinçli olarak hakime takdir yetkisi tanımak için bıraktığı bir alan değilse, hâkim örf ve âdet hukukuna başvurur. Örf ve âdet hukukunda da bir kural yoksa, ortada 'hukuk boşluğu' var demektir. Hukuk boşluğu durumunda hâkim, kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre bir kural ihdas ederek (hukuk yaratarak) uyuşmazlığı çözmekle yükümlüdür.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki hukuki durumu tespit et.
Yazılı kurallarda hüküm yoktur (kanun boşluğu) ve bu durum kanun koyucu tarafından bilerek bırakılmamıştır. Yazısız kurallarda (örf ve âdet) da hüküm yoktur.
Hâkimin izleyeceği yolu belirlemek için boşluğun türü doğru teşhis edilmelidir.
2
Kanun boşluğu ve hukuk boşluğu ayrımını uygula.
Hem yazılı hem de yazısız kaynakta hiçbir hükmün bulunmaması durumu 'hukuk boşluğu' olarak adlandırılır.
Kanun boşluğunda örf ve âdete gidilirken, hukuk boşluğunda hâkimin rolü değişmektedir.
3
Hukuk boşluğu durumunda TMK Madde 1'in emrini belirle.
Türk Medeni Kanunu Madde 1 uyarınca hâkim, hukuk boşluğu durumunda bizzat kanun koyucu gibi hareket ederek yeni bir hukuk kuralı yaratmak zorundadır.
Türk hukuk sisteminde hâkimin davaya bakmaktan kaçınma yasağı vardır, çözümü kendi yaratacağı kuralla bulmalıdır.

Key Concept

Hukuk Boşluğu ve Hâkimin Hukuk Yaratması
Rate this question