Kamu Görevlileri

152 questions

Question 141Question

Bir kamu kurumunda devlet memuru olarak görev yapan (M), yürütmekte olduğu idari işlemlerde vatandaşlar arasında siyasi düşünce, felsefi inanç ve din ayrımı yapmaksızın hizmet sunmakla mükelleftir. (M) ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına bağlı kalarak milletin hizmetinde bulunma iradesini asli memurluğa atanma sürecinde yemin ederek belgelendirmiştir. Öte yandan, (M)'nin kurum faaliyetlerine ilişkin olarak yetkili olmadığı hâlde basına bilgi veya demeç vermesi kanunen kısıtlanmıştır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun sistematiği ile Anayasal ilkeler dikkate alındığında, bu kurallar ve memuriyet statüsü hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (M)'nin siyasi düşünce ayrımı yapmama kuralı "Tarafsızlık ve devlete bağlılık" ödevi, yemin ederek belgelendirdiği husus ise "Sadakat" ödevi kapsamındadır.

Answer

(M)'nin siyasi düşünce ayrımı yapmaması 'Tarafsızlık ve devlete bağlılık' ödevi içinde, yemin ederek göreve başlaması ise 'Sadakat' ödevi içinde düzenlenmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 7. maddesinde memurların siyasi düşünce, felsefi inanç ve din ayrımı yapamayacağı kuralı 'Tarafsızlık ve devlete bağlılık' ödevi altında belirtilmiştir. 6. maddesinde ise memurların Anayasa ve kanunlara bağlılıklarını asli memurluğa atanırken yemin ile belgelemeleri doğrudan 'Sadakat' ödevi kapsamında düzenlenmiştir. Bu nedenle (M)'nin yükümlülüklerinin mevzuat tasnifi tam olarak doğru ifade edilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Siyasi düşünce ayrımı yapmama kuralının hangi ödev kapsamında olduğunu tespit etmek.
657 sayılı Kanun'un 7. maddesine göre bu durum 'Tarafsızlık ve devlete bağlılık' ödevinin bir unsurudur.
Kanuni tanımların ve sınıflandırmaların doğru bilinmesi gerekir.
2
Yemin etme yükümlülüğünün hangi kurala dayandığını belirlemek.
Kanun'un 6. maddesinde yemin yükümlülüğü 'Sadakat' ödevi başlığı altında açıkça düzenlenmiştir.
Sadakat ile tarafsızlık kavramlarının karıştırılmaması önemlidir.
3
Basına demeç verme yasağının ve suç teşkil eden emrin hukuki niteliğini analiz etmek.
Basına demeç verme yasağı 'Ödevler ve Sorumluluklar' bölümündedir. Suç teşkil eden emir ise amirin yazılı ısrarına rağmen uygulanamaz.
Çeldiricilerde yer alan hiyerarşi ve tasnif hatalarını elemek için Anayasa md. 137 ve DMK sistematik yapısı incelenmelidir.

Key Concept

Devlet Memurlarının Ödev ve Sorumlulukları ile Yasaklarının Kanuni Tasnifi
Question 142Question

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığında aday memur olarak altıncı ayını dolduran ve temel eğitimini başarıyla tamamlayan Kaan, eş durumu mazeretini ileri sürerek başka bir kamu kurumuna naklen atanmak için idareye başvuruda bulunmuştur. Aynı dönemde kurum içi yapılan denetimlerde, Kaan'ın hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayacak durumlar olduğu ve göreve devamsızlık yaptığı tespit edilmiştir.

Bu senaryodaki personelin durumuyla ilgili mevzuat hükümleri uyarınca tesis edilecek işlemler hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Adaylık süresi içinde başka kurumlara nakil yapılması kanunen yasak olduğundan nakil talebi karşılanamaz; personelin ilişiği ise birimindeki disiplin amirinin yapacağı talep üzerine atamaya yetkili olan makamın vereceği onayla kesilebilir.

Answer

Adaylık süresi içinde başka kurumlara nakil yapılması kanunen yasak olduğundan nakil talebi karşılanamaz; personelin ilişiği ise disiplin amirinin yapacağı talep üzerine atamaya yetkili olan makamın vereceği onayla kesilebilir.
İlgili kanunun 54. maddesinde, aday olarak atanmış devlet memurunun adaylık süresi içinde başka kurumlara naklinin kesinlikle yapılamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu nedenle eş durumu mazereti dahi idareyi nakil yapmaya mecbur bırakamaz. Öte yandan aynı kanunun 56. maddesine göre; adaylık süresi içinde hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayacak durumları ile göreve devamsızlıkları tespit edilenlerin ilişiği idari bir işlemle kesilir. Bu işlemin yetki kuralı ise kanunda açıkça 'disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı' şeklinde belirtilmiştir. Doğru seçenek olaydaki her iki hukuki durumu kanuna eksiksiz uygun olarak çözüme bağlamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Aday memurun nakil talebinin yasal dayanağını değerlendir.
Devlet Memurları Kanunu Madde 54 uyarınca adaylık süresi içinde memurun başka kurumlara nakli yapılamaz kuralı tespit edilir.
Olaydaki nakil talebinin eş durumu mazereti de olsa kanunen geçerli olup olmadığını saptamak için.
2
Memuriyetle bağdaşmayan hareketlerin yaptırımını belirle.
Kanunun 56. maddesi gereği adaylık devresi içinde hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayan durumları tespit edilenlerin memuriyetle ilişiğinin kesileceği saptanır.
Personelin devamsızlık ve olumsuz eylemlerinin yasal sonucunu bulmak için.
3
İlişik kesme işleminin yasal usul ve yetki kurallarını eşleştir.
İlişik kesme işleminin disiplin amirinin istemi üzerine, atamaya yetkili amirin onayıyla tesis edildiği kuralı onaylanır.
İdarenin uygulayacağı işlemin usul yönünden hukuka uygunluğunu denetlemek için.

Key Concept

Adaylık Süreci İçi Nakil Yasağı ve İlişik Kesme Usulü
Estimated Time:1m 30s
Question 143Question

Bir kamu hastanesine atanan ve temel eğitimini tamamladıktan sonra hazırlık eğitimine tabi tutulan Efe, bu eğitim aşamasının sonunda yapılan sınavlarda başarısız olmuştur.

İlgili mevzuatın aday memurluk sürecine ilişkin genel kuralları dikkate alındığında, bu personelin hukuki durumu ve uygulanacak yaptırım aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: İdari sürecin işletilmesiyle memuriyetle ilişiği kesilir ve sağlık sebepleri istisnası dışında 3 yıl boyunca Devlet memurluğuna kabul edilmez.

Answer

İlgili personelin idari işlemlerle memuriyetle ilişiğinin kesilmesi ve 3 yıl boyunca yeniden Devlet memuru olamaması doğru yasal sonuçtur.
İlgili mevzuat uyarınca, adaylık süresi içinde temel eğitim, hazırlık eğitimi veya staj devrelerinin herhangi birinde başarısız olan memurların idari usullere uyularak ilişiği kesilir. İlişiği kesilen bu kişiler, sağlık nedenleri hariç tutulmak kaydıyla 3 yıl süreyle yeniden Devlet memurluğuna alınmazlar. Soru kökündeki durumda hazırlık eğitiminde başarısızlık gerçekleştiğinden doğru usul ilişik kesme ve 3 yıllık yasaktır.

Step-by-Step Solution

1
Aday memurun tabi tutulduğu eğitim aşamalarını ve başarısızlık durumunu analiz etme
Personel hazırlık eğitiminde başarısız olmuştur.
Mevzuat, adaylık dönemindeki temel eğitim, hazırlık eğitimi ve staj devrelerinin her birinde başarılı olmayı şart koşar.
2
Başarısızlığın yasal yaptırımını belirleme
Eğitim veya staj evrelerinde başarısız olan aday memurun kurumuyla ilişiği kesilir.
Kanun, eğitimlerde başarısızlık durumunda adaya ikinci bir hak (süre uzatımı veya staj tekrarı) tanımaz.
3
İlişik kesilmesinin geleceğe yönelik sonucunu (hak yoksunluğu süresini) uygulama
İlişiği kesilen kişi 3 yıl süreyle yeniden Devlet memurluğuna alınmaz (sağlık nedenleri hariç).
İlgili yasal düzenleme, başarısızlık veya disiplinsizlik nedeniyle ilişiği kesilen adayların 3 yıllık bir bekleme (yasaklılık) süresine tabi olmasını emreder.

Key Concept

Aday memurluk eğitimlerinde başarısızlığın sonuçları ve yeniden atanma yasağı
Question 144Question

Bir ilçe belediye başkanı hakkında, gerçekleştirdiği bir ihale işlemi kapsamında görevini kötüye kullandığı iddiasıyla yetkili makamlarca ön inceleme süreci başlatılmıştır. Ön incelemeyi yürütmekle görevlendirilen denetim elemanı, işlemin kapsamlı olması nedeniyle yasal süresi içinde ek süre talep etmiştir. Sürecin sonunda şikâyet edilen kamu görevlisi hakkında 'soruşturma izni verilmesi' yönünde karar tesis edilmiş ve bu karar ilgiliye tebliğ edilmiştir.

Kamu görevlilerinin yargılanma usulünü düzenleyen mevzuat hükümleri dikkate alındığında; bu olaydaki soruşturma izni vermeye yetkili merci, kullanılabilecek (ek süre dâhil) azami karar süresi, karara karşı itiraz süresi ve itiraz mercii aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: İçişleri Bakanı — 45 gün — 10 gün — Danıştay

Answer

Doğru seçenek; yetkili mercinin İçişleri Bakanı, azami karar süresinin 45 gün, itiraz süresinin 10 gün ve itiraz merciinin Danıştay olduğunu belirten seçenektir.
İlgili mevzuat uyarınca; ilçe belediye başkanları hakkında soruşturma izni verme yetkisi İçişleri Bakanına aittir. Ön inceleme süreci kural olarak 30 gün olup, ek süreyle birlikte azami 45 güne çıkabilir. Bakan tarafından verilen bu kararlara karşı tebliğden itibaren 10 gün içinde Danıştaya itiraz edilmesi gerekmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Yetkili mercinin tespit edilmesi
İlçe belediye başkanları için soruşturma izni vermeye yetkili merci İçişleri Bakanıdır.
Mevzuat gereğince büyükşehir, il ve ilçe belediye başkanları hakkında soruşturma izni verme yetkisi İçişleri Bakanına aittir.
2
Karar verilmesi için öngörülen azami sürenin belirlenmesi
Yetkili merci, kararını ön inceleme dahil en geç 30 gün içinde verir; zorunlu hallerde bu süre 15 gün uzatılabildiğinden azami süre 45 gündür.
Ön inceleme süreleri kural olarak 30 gün, istisnai olarak ek 15 gün ile sınırlandırmıştır.
3
İtiraz süresi ve merciinin tespit edilmesi
Kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde Danıştaya itiraz edilmelidir.
Kararlara karşı genel itiraz süresi 10 gündür ve İçişleri Bakanı tarafından verilen kararlara karşı itirazı Danıştay (İkinci Dairesi) inceler.

Key Concept

İlçe Belediye Başkanlarının Yargılanma Usulü, İzin Merci ve İtiraz Süreçleri
Question 145Question

Bir kamu kurumunda memur olarak görev yapan (K)'nin eşi, şahıs şirketi kurarak ticari faaliyete başlamıştır. (K), eşinin bu kazanç getiren sürekli faaliyetini 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda öngörülen 15 günlük yasal süre geçmesine rağmen kurumuna bildirmemiştir.

Buna göre (K)'nin bu eylemi, ilgili kanun uyarınca aşağıdaki disiplin cezalarından hangisini gerektirir?

Show answer & explanation

Answer: Kınama

Answer

Memurun, eşinin veya reşit olmayan çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini yasal süresi içinde kurumuna bildirmemesi fiili 'Kınama' cezasını gerektirir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin (B) bendine göre; memurun, eşinin, reşit olmayan veya mahcur olan çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini 15 gün içinde kurumuna bildirmemesi fiili 'Kınama' disiplin cezasını gerektiren haller arasında açıkça düzenlenmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki eylemin niteliğini belirle.
Eylem: Memurun, eşinin ticari faaliyetini 15 gün içinde kurumuna bildirmemesi.
657 sayılı Kanun'daki disiplin cezaları, işlenen fiilin kanundaki tam karşılığına göre verilir.
2
Eylemin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesindeki karşılığını bul.
Kanunun 125/B maddesi, 'Eşlerinin, reşit olmayan veya mahcur olan çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini belirlenen sürede kurumuna bildirmemek' fiilini kınama cezası kapsamında saymıştır.
Memurun kendisinin ticaret yapması (kademe ilerlemesinin durdurulması) ile eşinin ticaretini bildirmemesi (kınama) eylemleri hukuken birbirinden farklı yaptırımlara tabidir.

Key Concept

Disiplin Cezaları ve Fiil Eşleştirmesi (Bildirim Yükümlülüğü)
Question 146Question

Taşra teşkilatında görevli memur (Y), özel hayatında yaptığı harcamalar sebebiyle yüksek miktarda borçlanmış, ancak aylık geliri ve ödeme imkânı bulunmasına rağmen alacaklılarına olan borçlarını kasten ödememiştir. Bu durum sonucunda alacaklılar tarafından (Y) hakkında icra takibi başlatılmış ve haciz ihbarnameleri görev yaptığı kuruma gönderilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, idarece yürütülen disiplin soruşturması sonucunda (Y)'nin bu fiili karşılığında uygulanması gereken disiplin cezası aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kınama

Answer

İlgili kanun maddesi uyarınca memurun borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olması fiili 'Kınama' cezasını gerektirir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin B fıkrası kınama cezasını gerektiren fiil ve hâlleri düzenler. İlgili fıkranın (k) bendinde 'Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak' fiili açıkça kınama cezası gerektiren bir durum olarak hüküm altına alınmıştır. Olayda memur (Y)'nin ödeme gücü olmasına rağmen kasten borcunu ödememesi ve icra takibine maruz kalması tam olarak bu bendi ihlal etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki memurun işlediği spesifik fiili tespit etme
Fiil: Ödeme gücü olmasına rağmen borçlarını kasten ödememek ve hakkında icra takibi (yasal yol) başlatılmasına neden olmak.
657 sayılı DMK madde 125'te disiplin cezaları, işlenen fiillerin niteliğine göre kategorize edilmiştir.
2
Tespit edilen fiilin 657 sayılı Kanun'daki karşılığını bulma
Kanunun 125/B maddesinin (k) bendinde bu fiil 'Kınama' cezası gerektiren hâller arasında açıkça sayılmıştır.
Kanunilik ilkesi gereği, memura ancak kanunda o fiil için öngörülen tipik ceza verilebilir.

Key Concept

657 sayılı DMK Kapsamında Kınama Cezasının Şartları
Question 147Question

Bir il müdürlüğünde şef olarak görev yapan (Y), kendisine verilen işlerin zamanında bitirilmemesi nedeniyle birim müdürü tarafından uyarılmıştır. Bu duruma öfkelenen (Y), mesai saatleri içerisinde amiri konumundaki birim müdürüne karşı sözlü olarak saygısızlık içeren ifadeler kullanmıştır. Yapılan disiplin soruşturması neticesinde eylemin hakaret veya tehdit boyutunda olmadığı tespit edilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, (Y)'nin bu fiili karşılığında aşağıdaki disiplin cezalarından hangisinin uygulanması gerekir?

Show answer & explanation

Answer: Aylıktan kesme

Answer

Doğru yanıt, eylemin niteliğine göre aylıktan kesme cezasıdır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesine göre disiplin cezası gerektiren fiiller eylemin ağırlığına göre sınıflandırılmıştır. Amir konumundaki kişilere yönelik eylemlerde keskin ayrımlar yapılmıştır. 'Görev sırasında amirine hal ve hareketi ile saygısızlık etmek' kınama cezasını; 'Görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek' fiili ise aylıktan kesme cezasını gerektirir. Sorudaki olayda, sözlü bir saygısızlık gerçekleştiği ve bunun hakaret/tehdit boyutunda olmadığı belirtildiğinden, eylemin tam karşılığı aylıktan kesme cezasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Sorudaki eylemin niteliğini ve kime karşı işlendiğini tespit et.
Eylem, memurun görev mahallinde amirine karşı gerçekleştirdiği 'sözlü' bir saygısızlık fiilidir.
Disiplin cezasının türünü belirlemek için fiilin tam olarak 657 sayılı Kanun'un hangi hükmüne girdiğinin saptanması gerekir.
2
Eylemin ağırlık derecesini (hakaret/tehdit olup olmadığını) değerlendir.
Soru metninde eylemin hakaret veya tehdit boyutuna ulaşmadığı özellikle vurgulanmıştır.
Amire karşı işlenen fiillerin ağırlığına göre verilecek ceza (kınama, aylıktan kesme veya kademe durdurma) değişmektedir.
3
657 sayılı Kanun'un 125. maddesindeki ilgili hükmü uygula.
Kanuna göre; amire 'hal ve hareketle' saygısızlık kınama, 'sözle' saygısızlık aylıktan kesme, 'hakaret veya tehdit' ise kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektirir. Bu eylem 'sözle saygısızlık' kapsamındadır.
Mevzuat hükümleri eylemin karşılığı olan kesin yaptırımı gösterir.

Key Concept

Amire Karşı İşlenen Disiplin Suçlarında Kademelendirme
Question 148Question

Bir il müdürlüğünde şef olarak görev yapan kamu personeli hakkında, amirlerine karşı hal ve hareketlerinde saygısız davrandığı gerekçesiyle disiplin soruşturması yürütülmüştür. Soruşturma sonucunda, disiplin amiri tarafından ilgili personele 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri uyarınca "aylıktan kesme" cezası verilmiş ve karar usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.

Buna göre, tesis edilen bu disiplin cezasına karşı başvurulabilecek hukuki yollarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İlgili personel, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 77 gün içinde yetkili Disiplin Kuruluna itiraz edebilir.

Answer

Disiplin amirleri tarafından verilen aylıktan kesme cezasına karşı, tebliğden itibaren 77 gün içinde Disiplin Kuruluna itiraz edilebileceğini belirten ifade doğrudur.
Doğru olan ifade, memurun disiplin cezasına karşı kararın tebliğinden itibaren 77 gün içinde Disiplin Kuruluna itiraz edebileceğini belirten seçenektir. 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 135135. maddesi uyarınca; disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı tebliğden itibaren 77 gün içinde disiplin kuruluna itiraz edilebilir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki disiplin cezasının türünü ve mevzuat dayanağını tespit etme.
Personele 657657 sayılı Kanun uyarınca 'aylıktan kesme' cezası verilmiştir.
Uygulanacak itiraz mercii ve süreleri cezanın türüne göre değişiklik gösterir.
2
Aylıktan kesme cezası için kanunda öngörülen idari itiraz merciini ve süresini belirleme.
İtiraz mercii Disiplin Kurulu, itiraz süresi ise tebliğ tarihinden itibaren 77 gündür.
Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarında itiraz yetkisi Yüksek Disiplin Kurulunda değil, disiplin kurullarındadır.
3
İtiraz sürecinin özelliklerini ve alternatif yargı yollarını değerlendirme.
İtiraz zorunlu değildir (doğrudan dava açılabilir) ve itiraz kabul edilirse doğrudan kurul cezayı değiştirmez, dosyayı amire gönderir.
İdari başvuru yollarının niteliği (zorunlu/ihtiyari) ve kurulların yetki sınırlarının (yerindelik yasağı benzeri) doğru bilinmesi gerekir.

Key Concept

Disiplin Cezalarına Karşı İtiraz Süreleri ve Mercileri
Question 149Question

Bir bakanlığın personel daire başkanlığında uzman olarak görev yapan (K), memurların terfi işlemlerini incelemektedir. İnceleme sırasında mevzuattaki liyakat ve kariyer ilkeleri ile terfi şartları arasındaki hukuki ilişkiyi değerlendirmektedir.

Bu değerlendirme sürecinde, derece yükselmesi ve kademe ilerlemesi şartları ile ilgili aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi yasal düzenlemelere uygundur?

Show answer & explanation

Answer: Derece yükselmesi işleminin hukuka uygun olarak tesis edilebilmesi için atanılacak üst dereceden boş bir kadronun bulunması ve memurun derecesi içinde en az 33 yıl, bu derecenin 33'üncü kademesinde ise 11 yıl çalışmış olması zorunludur.

Answer

Derece yükselmesi için atanılacak üst dereceden boş bir kadronun bulunması ve memurun mevcut derecesinde en az üç yıl, bu derecenin üçüncü kademesinde ise bir yıl çalışmış olması gerektiğini belirten ifade doğrudur.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 68 uyarınca, memurun derece yükselmesi yapabilmesi için üç şart bir arada aranmaktadır: Atanılacak üst dereceden boş bir kadronun bulunması, memurun derecesi içinde en az 3 yıl bulunması ve bu derecenin 3. kademesinde 1 yıl çalışmış olması. Doğru olan seçenek bu kümülatif şartları eksiksiz bir şekilde yansıtmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Kademe ilerlemesi ve derece yükselmesi kavramlarının ayrımını yapmak.
Kademe ilerlemesi maaş artışı sağlayan yatay bir ilerleme iken, derece yükselmesi kadro unvanı ve hiyerarşik pozisyonu etkileyebilen dikey bir ilerlemedir.
Her iki ilerleme türünün hukuki şartları kanunda farklı düzenlenmiştir.
2
Kademe ilerlemesi şartlarını mevzuata göre tespit etmek.
Memurun bulunduğu kademede en az 1 yıl çalışmış olması ve ilerleyebileceği bir kademenin bulunması yeterlidir.
Bu şartların tespit edilmesiyle, kademe ilerlemesi için 2 yıl gerektiğini öne süren seçenekler elenir.
3
Derece yükselmesi şartlarını mevzuata göre tespit etmek.
Üst dereceden boş bir kadro bulunması zorunludur. Ayrıca derecesi içinde en az 3 yıl, bu derecenin 3. kademesinde 1 yıl çalışma şartı vardır.
Bu katı şartlar, idarenin takdir yetkisinin sınırlarını ve derece yükselmesi için gereken süreyi netleştirir.
4
Disiplin cezalarının terfiye etkisini değerlendirmek.
Aylıktan kesme cezasının kademe ilerlemesine hukuki bir engeli yoktur, engel olan ceza 'kademe ilerlemesinin durdurulması'dır.
Yanlış disiplin cezası eşleştirmelerini içeren hatalı seçeneklerin elenmesi için gereklidir.

Key Concept

Derece ve Kademe İlerlemesi Şartları
Estimated Time:1m 15s
Question 150Question

Ağrı İl Tarım ve Orman Müdürü olarak görev yapan Bay (A) hakkında, tarımsal destekleme ödemelerinde usulsüzlük yaptığı ve görevini kötüye kullandığı iddiasıyla 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında ön inceleme başlatılacaktır.

Buna göre, Bay (A) hakkındaki ön inceleme süresi, soruşturma izni vermeye yetkili makam ve bu karara karşı itiraz mercii ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Soruşturma izni vermeye Ağrı Valisi yetkili olup, ön inceleme süresi zorunlu hâllerde verilecek on beş günlük ek süreyle birlikte en fazla kırk beş gündür; izin kararına karşı tebliğden itibaren on gün içinde Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir.

Answer

Doğru ifade; soruşturma iznini Valinin vereceğini, ön inceleme süresinin ek süre dâhil en fazla kırk beş gün olduğunu ve itirazın on gün içinde Bölge İdare Mahkemesine yapılacağını belirten ifadedir.
4483 sayılı Kanun'a göre il idare şube başkanları (il müdürleri) hakkında soruşturma izni verme yetkisi o ilin Valisine aittir. Yetkili makam ön incelemeyi kural olarak 30 gün içinde tamamlamak zorundadır; zorunlu hallerde verilecek 15 günlük ek süreyle bu süre maksimum 45 güne çıkar. İlgili kamu görevlisi, verilen soruşturma izni kararına karşı kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde yetkili Bölge İdare Mahkemesine itiraz edebilir. Tüm bu yasal süre ve merciler sadece bu ifadede doğru olarak bir araya getirilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Soruşturma izni vermeye yetkili makamı tespit et.
İl idare şube başkanı (İl Müdürü) ildeki görevlilerdendir. 4483 sayılı Kanun Madde 3/b uyarınca ildeki memurlar ve il idare şube başkanları hakkında soruşturma izni vermeye yetkili makam Validir.
Kanun, hiyerarşik konuma ve görev yerine göre yetkili mercileri açıkça listelemiştir.
2
Ön inceleme için kanunda öngörülen azami süreyi belirle.
Kanunun 7. maddesine göre yetkili merci ön incelemeyi en geç 30 gün içinde tamamlar. Zorunlu hallerde bu süre en fazla 15 gün uzatılabilir. Toplam süre en fazla 45 gündür.
Sürecin sürüncemede kalmaması için kesin yasal süreler konulmuştur.
3
Soruşturma izni kararına karşı itiraz süresini ve yargı merciini belirle.
Kanunun 9. maddesine göre itiraz süresi kararın tebliğinden itibaren 10 gündür. Vali tarafından verilen kararlara karşı itiraz mercii Bölge İdare Mahkemesidir.
Sadece kanunda özel olarak sayılan üst düzey görevliler için itiraz mercii Danıştaydır; il müdürü bu istisnalar arasında yer almaz.

Key Concept

4483 Sayılı Kanun Kapsamında Yetki, Süre ve İtiraz Mercileri
Question 151Question

İl Nüfus Müdürlüğünde görev yapan kadın memur (V), meslek hayatı boyunca şu süreçleri tecrübe etmiştir:

I. Çocuğu dünyaya geldiği için kanuni süt izni hakkını talep etmiştir.
II. Hakkında açılan bir idari soruşturma kapsamında, görevden uzaklaştırma ihtiyati tedbirine tabi tutulmuştur.
III. Eşinin vefatı sebebiyle kendisine mazeret (ölüm) izni verilmesini istemiştir.
IV. Çocuğu için aile yardımı ödeneğinden faydalanmak üzere kurumuna başvurmuştur.

Bu süreçlerde (V)'nin tabi olduğu özlük hakları, izinleri ve sosyal yardımları ile idarenin yetkilerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (V)'nin kullanacağı süt izninin gün içinde hangi saatler arasında ve kaç kez kullanılacağı hususunda idarenin bir takdir yetkisi bulunmayıp, bu konuda tamamen memurun tercihi esastır.

Answer

Süt izninin saatlerinin belirlenmesinde idarenin takdir yetkisi bulunmadığı ve memurun tercihinin esas olduğu seçenektir.
Doğru cevap, süt izninin kullanımında tüm inisiyatifin memurda olduğunu belirten ifadedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 104. maddesinin (D) fıkrasında 'Kadın memura, çocuğunu emzirmesi için doğum sonrası analık izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk altı ayda günde üç saat, ikinci altı ayda günde birbuçuk saat süt izni verilir. Süt izninin hangi saatler arasında ve günde kaç kez kullanılacağı hususunda, kadın memurun tercihi esastır.' hükmü amirdir. İdarenin hizmetin sürekliliğini ileri sürerek bu saatleri tek taraflı belirleme yetkisi yoktur.

Step-by-Step Solution

1
Senaryodaki süt izni (I. durum) hakkını mevzuat çerçevesinde değerlendirin.
Süt izninin kullanım saatlerini ve bölünmesini belirleme yetkisi tamamen kadın memura aittir.
657 sayılı Kanun madde 104/D uyarınca emzirme hakkı kesin olarak güvence altına alınmış olup idareye bu konuda bir sınırlandırma veya takdir yetkisi tanınmamıştır.
2
Eşin vefatı sebebiyle talep edilen ölüm mazeret iznini (III. durum) idarenin yetkisi bağlamında inceleyin.
Ölüm izninde idarenin takdir yetkisi yoktur, bu bir bağlı yetkidir.
Kanun koyucu ölüm halinde 7 gün izin 'verilir' şeklinde emredici bir hüküm kurmuştur. İdare hizmet aksamasını bahane edemez.
3
Görevden uzaklaştırma tedbirinin (II. durum) mali ve sosyal haklara etkisini tespit edin.
Maaşın tümü kesilmez, 2/3 oranında ödenmeye devam eder ve memur sosyal yardımlardan (aile yardımı vb.) yararlanmayı sürdürür.
Görevden uzaklaştırma nihai bir ceza değil ihtiyati tedbirdir. Masumiyet karinesi gereği kişinin asgari yaşam hakkı ve memuriyet bağından doğan sosyal hakları korunur.
4
Aile yardımı başvurusunun hukuki niteliğini ve olası dava süreçlerini (IV. durum) sınıflandırın.
Aile yardımı bağlanması bireysel (sübjektif) bir işlemdir. Uyuşmazlıklar idari işlem kaynaklı olduğundan 1 yıllık eylem başvuru süresine tabi tutulmaz.
Mevcut yasal şartları sağlayan memura yönelik tesis edilen işlem genel-soyut nitelikte kural koyucu bir işlem değildir. Ayrıca maaş uyuşmazlıkları haksız fiil (eylem) niteliği taşımaz.

Key Concept

Memurların Özlük Hakları, İzin Rejimi ve İdari Yetki Sınırları
Estimated Time:1m 30s
Question 152Question

Bir bakanlıkta Devlet memuru olarak görev yapan (M) hakkında, kınama cezasını gerektiren bir eylemi sebebiyle başlatılan disiplin soruşturması tamamlanmış ve soruşturma raporu 10 Mart 2026 tarihinde disiplin amirine sunulmuştur. Dosyayı inceleyen disiplin amiri, yoğun iş yükü nedeniyle mevzuatta öngörülen 15 günlük süreyi geçirmiş ve söz konusu kınama cezasını 28 Nisan 2026 tarihinde tesis etmiştir. (M), kanuni sürenin aşılması nedeniyle amirin ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığını iddia etmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve idare hukuku ilkeleri uyarınca, tesis edilen bu disiplin işlemiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kanunda öngörülen 15 günlük karar verme süresi düzenleyici nitelikte olduğundan, iki yıllık mutlak ceza verme zamanaşımı dolmadıkça bu sürenin aşılması tesis edilen işlemi sakatlamaz.

Answer

Kanunda öngörülen 15 günlük karar verme süresi idarenin iç işleyişine yönelik düzenleyici bir süre olduğundan, 2 yıllık mutlak zamanaşımı dolmadıkça bu sürenin aşılması işlemi sakatlamaz.
657 sayılı Kanun'da disiplin amirlerinin uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorunda oldukları belirtilmiştir. Ancak yerleşik idare hukuku ilkelerine ve Danıştay içtihatlarına göre; 15 günlük, 30 günlük veya 6 aylık karar verme süreleri 'hak düşürücü' veya 'zamanaşımı' süresi değil, idarenin iç işleyişine yönelik 'düzenleyici' sürelerdir. Ceza verme yetkisini asıl düşüren süre, fiilin işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlayan 2 yıllık ceza verme zamanaşımıdır. Bu nedenle, 2 yıllık mutlak süre aşılmadığı müddetçe 15 günlük düzenleyici sürenin geçirilmesi disiplin cezasını hukuka aykırı kılmaz.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki uyuşmazlığın temel hukuki konusunu tespit et.
Disiplin amirinin karar vermesi için öngörülen 15 günlük sürenin hukuki niteliği (zamanaşımı mı yoksa düzenleyici süre mi olduğu) sorulmaktadır.
Zamanaşımı süreleri yetkiyi düşürürken, düzenleyici süreler işlemi sakatlamaz.
2
657 sayılı Kanun'daki disiplin zamanaşımı kurallarını değerlendir.
Kanunda zamanaşımı olarak sadece 'soruşturmaya başlama' (1 ay / 6 ay) ve mutlak 'ceza verme' (2 yıl) süreleri düzenlenmiştir.
Karar verme aşamasındaki 15 günlük veya 30 günlük süreler kanun koyucu tarafından idarenin hızlı çalışmasını sağlamak için konulmuştur.
3
15 günlük sürenin aşılmasının sonucunu belirle.
Danıştay içtihatlarına göre bu süre 'düzenleyici süre' niteliğindedir. Bu sürenin geçirilmesi disiplin cezasını usul veya yetki yönünden hukuka aykırı kılmaz, amirin yetkisini düşürmez.
2 yıllık mutlak zamanaşımı dolmadığı için tesis edilen ceza hukuka uygundur.

Key Concept

Disiplin soruşturmasında karar sürelerinin (düzenleyici süre) zamanaşımı sürelerinden ayrımı
PreviousPage 8 / 8
Kamu Görevlileri Practice Questions — KPSS Hukuk — Page 8 | Examkin