Temel Hak ve Hürriyetler

206 questions

Question 181Question

Demokratik bir hukuk devletinde, bireylerin maddi ve manevi varlığını geliştirmesi ile hukuki güvenliğinin sağlanması amacıyla kişi hakları anayasal güvence altına alınmıştır. Anayasanın 'Mülkiyet Hakkı' ile 'Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar' hükümleri bu güvencelerin temelini oluşturur.

Buna göre, aşağıdaki hukuki durumlardan hangisi söz konusu anayasal güvencelerle çelişmez?

Show answer & explanation

Answer: Bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen belirli eşyaların, kanunda gösterilen usullere uyulmak şartıyla devlet tarafından müsadere işlemine tabi tutulması

Answer

Suçun işlenmesinde kullanılan veya tahsis edilen belirli eşyaların kanuni usullerle müsadere (el koyma) işlemine tabi tutulmasını ifade eden durum anayasal güvencelerle çelişmez.
Doğru seçenek, suçun işlenmesinde kullanılan eşyaların kanuni usullerle müsadere edilmesini ifade eden seçenektir. Anayasa'nın 38. maddesi 'Genel müsadere cezası verilemez' hükmünü amirdir. Ancak bu yasak failin tüm malvarlığına el konulmasını engeller. Suçun işlenmesinde kullanılan, suça tahsis edilen veya suçtan elde edilen belirli eşyalara yönelik 'özel müsadere' (eşya ve kazanç müsaderesi), mülkiyet hakkının kanunla ve kamu yararı amacıyla meşru bir şekilde sınırlandırılması niteliğinde olup anayasaya uygundur.

Step-by-Step Solution

1
Genel müsadere ile özel müsadere (eşya müsaderesi) kavramlarını anayasal yasaklar çerçevesinde ayırt etmek.
Anayasa'nın 38. maddesinin yalnızca 'genel müsadere' cezasını yasakladığı, suçla doğrudan bağlantılı eşyanın usulünce müsaderesinin serbest olduğu tespit edilir.
Mülkiyet hakkına meşru bir ceza hukuku müdahalesinin sınırlarını belirlemek.
2
Seçeneklerdeki olağanüstü hâl (OHAL) ve geçmişe yürüme iddialarını çekirdek haklar bağlamında değerlendirmek.
Suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin 15. madde uyarınca dokunulamaz bir çekirdek hak olduğu ve ihlal edilemeyeceği sonucuna varılır.
Savaş ve OHAL dönemlerinde dahi askıya alınamayacak hakların sınırlarını bilmek.
3
İdarenin yaptırım yetkisi ile Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin (CBK) konu sınırlarını incelemek.
İdarenin hapis cezası veremeyeceği ve kişi haklarının olağan CBK ile düzenlenemeyeceği kuralları hatırlanır.
Hukuk devleti ilkesinde kuvvetler ayrılığı ve normlar hiyerarşisinin gerekliliklerini uygulamak.

Key Concept

Suç ve cezalara ilişkin anayasal güvenceler, çekirdek haklar ve mülkiyet hakkının sınırlanma rejimleri
Question 182Question

1982 Anayasası'na göre kişi hakları ve bu kapsamdaki hukuki güvenceler (mülkiyet hakkı ile suç ve cezalara ilişkin esaslar) bağlamında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Anayasa'da yer alan genel müsadere yasağı, failin işlediği suçla ilgisi bulunmayan şahsi malvarlığına tamamen el konulmasını engellerken; suçun işlenmesinde kullanılan veya suçtan elde edilen eşyanın özel müsadereye tabi tutulmasına hukuki bir engel oluşturmaz.

Answer

Genel müsadere yasağının suçla ilgisi olmayan malvarlığına el konulmasını engellediğini, ancak suçta kullanılan eşyanın özel müsaderesine engel olmadığını belirten ifade doğrudur.
Doğru seçenek, Anayasa'nın 38. maddesindeki müsadere kurallarını eksiksiz ve doğru biçimde açıklamaktadır. Anayasa, kişinin tüm malvarlığına yaptırım olarak el konulması anlamını taşıyan 'genel müsadere' cezasını mutlak surette yasaklamıştır. Ancak, yalnızca işlenen suçla doğrudan bağlantılı olan (suçta kullanılan veya suçtan elde edilen) eşya ve kazançlara el konulmasını ifade eden 'özel müsadere' bu yasağın kapsamı dışındadır ve meşru bir ceza hukuku aracıdır.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki mülkiyet hakkı ve suç/ceza ilkelerini Anayasa m. 35 ve m. 38 bağlamında analiz et.
Mülkiyet hakkı statüsü, çekirdek haklar, cezaların şahsiliği, siyasi haklar ve müsadere türleri tespit edildi.
Her seçenekte farklı bir anayasal hukuki güvence ve sınıflandırma kuralı test edilmektedir.
2
Anayasal hak sınıflandırmalarını ve kısıtlama rejimlerini kontrol et.
Mülkiyet hakkının negatif statü hakkı olduğu, dilekçe hakkının siyasi hak olduğu, geçmişe yürümezlik ilkesinin ise dokunulmaz çekirdek hak olduğu doğrulandı.
Hatalı önermelerin (ilk dört seçenek) kavramsal yanılgılara dayandığını tespit etmek için.
3
Müsadere kavramını Anayasa m. 38 açısından değerlendir.
Anayasa'nın sadece 'genel müsadereyi' (tüm malvarlığına el konulmasını) yasakladığı, 'özel müsaderenin' (suç eşyası/geliri) hukuka uygun olduğu sonucuna varıldı.
Doğru seçeneğin, ceza hukuku güvenceleri ile devletin yaptırım yetkisi arasındaki ince anayasal sınırı doğru yansıtıp yansıtmadığını teyit etmek için.

Key Concept

Kişi Hakları: Hukuki Güvenceler (Suç ve Ceza, Mülkiyet)
Question 183Question

19821982 Anayasası'nda temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılması rejimi, 20012001 yılında yapılan anayasa değişikliği ile köklü bir biçimde yeniden yapılandırılmıştır. Bu yapısal dönüşüm ve Anayasa'nın ilgili hükümleri dikkate alındığında; düşünce, kanaat, ifade ve inanç hürriyetlerinin hukuki statüsüne ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti, demokratik toplum düzeninin korunması amacıyla "genel ahlak" ve "kamu yararı" gibi Anayasa'da öngörülen genel sınırlama sebepleri uyarınca kanunla sınırlandırılabilir.

Answer

Yanlış olan ifade, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin Anayasa'daki "genel sınırlama sebepleri" ve "genel ahlak" gibi gerekçelerle sınırlandırılabileceğini belirten seçenektir.
Verilen iddia hukuken iki açıdan yanlıştır. Birincisi, 20012001 yılında Anayasa'nın 13.13. maddesinde yapılan değişiklikle temel hak ve hürriyetlerin kısıtlanmasında uygulanan "genel sınırlama sebepleri" (genel ahlak, kamu yararı vb.) sistemi tamamen kaldırılmış ve sadece hakkın kendi maddesinde belirtilen "özel sınırlama sebepleri" ile kısıtlama yapılabileceği ilkesi getirilmiştir. İkincisi, 26.26. maddede düzenlenen düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin anayasada sayılan özel sınırlama nedenleri (milli güvenlik, kamu düzeni, suçun önlenmesi vb.) arasında "genel ahlak" veya "kamu yararı" kesinlikle bulunmamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
19821982 Anayasası'nın 13.13. maddesindeki 20012001 yılı değişikliğini analiz et.
20012001 yılında tüm haklar için geçerli olan "genel sınırlama sebepleri" (genel ahlak, kamu düzeni vb.) anayasadan çıkarılmış, sadece ilgili maddede yazan "özel sınırlama sebepleri" sistemine geçilmiştir.
Sınırlama rejiminin temel kuralını belirlemek sorunun çözümü için ilk adımdır.
2
Anayasa'nın 26.26. maddesindeki "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"nin özel sınırlama sebeplerini kontrol et.
26.26. maddedeki özel sınırlama sebepleri arasında milli güvenlik, kamu düzeni, suçların önlenmesi gibi gerekçeler sayılmış olup, "genel ahlak" ve "kamu yararı" bu maddede yer almaz.
Genel ahlak kavramının ifade hürriyeti için bir kısıtlama nedeni olup olmadığını doğrulamak gereklidir.
3
Diğer seçeneklerdeki mutlak hak, çekirdek alan ve inanç/ibadet ayrımlarını Anayasa'nın 15.15., 24.24. ve 25.25. maddelerine göre değerlendir.
Düşünce ve inanç hürriyetinin mutlak çekirdek alan olduğu, ibadetin ise 14.14. maddedeki sınırlara tabi olduğu bilgileri anayasa metniyle birebir uyuşmaktadır.
Yanlış olan tek ifadenin kesin olarak tespit edilmesi için diğer iddiaların doğrulanması şarttır.

Key Concept

Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlanması Rejimi ve Özel Sınırlama Sebepleri
Question 184Question

Bir kanunla, "ilçe sınırları içerisindeki belirli mahallelere yapılacak yeni yerleşimlerin, genel ahlakın ve kamu düzeninin korunması amacıyla mülki idare amirinin iznine bağlanması" hüküm altına alınmıştır. Ana muhalefet partisi meclis grubu, bu kanun hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

Anayasa Mahkemesinin, 2001 yılında yapılan anayasa değişikliklerini dikkate alarak bu kanun hükmünü esastan iptal ederken dayanması gereken en temel ve öncelikli anayasal gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sınırlamanın, ilgili hakkın Anayasa'daki özel maddesinde açıkça sayılan "özel sınırlama sebeplerinden" birine dayanmıyor olması

Answer

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı verirken dayanması gereken temel gerekçe, yapılan kanuni sınırlamanın ilgili hakkın (yerleşme hürriyeti) anayasal düzenlemesinde yer alan özel sınırlama sebeplerine dayanmıyor olmasıdır.
Doğru cevap, anayasal sınırlama rejiminde 2001 yılında yapılan köklü değişikliği ifade eden seçenektir. 2001 değişikliği öncesinde, Anayasa'nın 13. maddesinde tüm haklar için geçerli olan 'genel ahlak, kamu düzeni, milli güvenlik' gibi genel sınırlama sebepleri bulunmaktaydı. Ancak 2001 değişikliğiyle bu genel sebepler kaldırılmış ve bir hakkın ancak kendi özel maddesinde (Anayasa'da ilgili hakkın düzenlendiği maddede) açıkça sayılan sebeplere dayanılarak sınırlanabileceği hüküm altına alınmıştır. Yerleşme hürriyetini düzenleyen 23. maddede 'genel ahlak' veya 'kamu düzeni' özel bir sınırlama sebebi olarak sayılmadığından, bu kanun özel sebebe dayanmama gerekçesiyle Anayasa'ya aykırıdır.

Step-by-Step Solution

1
Senaryodaki hukuki işlemi analiz etme
Yasama organı, "yerleşme hürriyetini" kanunla sınırlandırmış ve bu sınırlamayı "genel ahlak ve kamu düzeninin korunması" amacına dayandırmıştır.
Sınırlamanın konusunu ve dayanağını tespit etmek, anayasal denetimin ilk adımıdır.
2
1982 Anayasası'nın 13. maddesindeki 2001 değişikliğini hatırlama
2001 değişikliği ile "genel sınırlama sebepleri" (genel ahlak, kamu düzeni, milli güvenlik vb.) kaldırılmış; hakların yalnızca kendi özel maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak sınırlanabileceği kuralı getirilmiştir.
Sınırlamanın anayasaya uygunluğunu belirleyen en kritik anayasal kural budur.
3
Yerleşme hürriyetinin özel sınırlama sebeplerini kontrol etme
Anayasa'nın 23. maddesine göre yerleşme hürriyeti ancak; suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak amaçlarıyla sınırlanabilir.
Kanunun dayandığı gerekçenin, anayasadaki ilgili hak maddesiyle örtüşüp örtüşmediği kontrol edilmelidir.
4
Hukuki sonucu belirleme
Kanun koyucu, yerleşme hürriyetini anayasada bu hak için öngörülmeyen genel bir sebebe (genel ahlak/kamu düzeni) dayanarak sınırladığı için, düzenleme 13. maddedeki "özel sınırlama sebebine dayanma" şartını ihlal etmiştir.
Anayasa Mahkemesinin esastan iptal gerekçesinin yasal temelini oluşturur.

Key Concept

Temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasında "Özel Sınırlama Sebepleri" kuralı (2001 Değişikliği)
Estimated Time:2m 0s
Question 185Question

Kişilerin devlete karşı sahip olduğu hakların niteliğine göre yapılan Jellinek tasnifi, Türkiye'deki anayasal düzenlemelerin de iskeletini oluşturmaktadır. Bu tasnife göre haklar; koruyucu (negatif), isteme (pozitif) ve katılma (aktif) statü hakları olarak sınıflandırılır.

Anayasa hukukunda örgütlenme veya katılım gibi birbirini tamamlayan kavramlar bazen farklı statü hakları içerisinde güvence altına alınabilmektedir. Buna göre, aşağıdaki hak eşleştirmelerinden hangisi 1982 Anayasası'nda farklı hak kategorilerinde (bölümlerde) yer almaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Dernek kurma hürriyeti – Sendika kurma hakkı

Answer

Dernek kurma hürriyeti ile sendika kurma hakkının birlikte verildiği seçenektir.
1982 Anayasası sistematiğinde 'Dernek kurma hürriyeti', bireyin devlet müdahalesinden korunmasını amaçlayan Kişinin Hakları ve Ödevleri (Koruyucu/Negatif Statü) bölümünde yer alır. Buna karşılık, işçi ve işverenlerin ekonomik ve sosyal haklarını korumak amacıyla düzenlenen 'Sendika kurma hakkı', Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler (İsteme/Pozitif Statü) bölümünde düzenlenmiştir. Her iki hak da sivil toplum ve örgütlenme ile ilgili olsa da, anayasal kategorileri birbirinden farklıdır.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki hakların 1982 Anayasası'ndaki yerlerini ve statü kategorilerini belirle.
Dernek kurma hürriyeti, 'Kişinin Hakları ve Ödevleri' bölümündedir. Sendika kurma hakkı ise 'Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler' bölümündedir.
Soruda farklı statü haklarında yer alan eşleştirmenin bulunması istenmektedir.
2
Diğer seçeneklerdeki eşleştirmelerin kategorilerini kontrol et.
Dilekçe ve kamu denetçisine başvurma (Aktif), Düzeltme ve cevap ile ispat hakkı (Negatif), Çevre ve kıyılardan yararlanma (Pozitif), Vatan hizmeti ve kamu hizmetine girme (Aktif) hakları kendi içlerinde aynı gruptadır.
Sadece bir seçenekteki hakların farklı gruplara ait olması gerekir, bu da eleme yöntemiyle doğrulama sağlar.

Key Concept

1982 Anayasası'nda Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınıflandırılması (Jellinek Tasnifi)
Question 186Question

Gümrük mevzuatına aykırılık teşkil eden ağır fiillerin soruşturulduğu bir ceza yargılamasında, ilk derece mahkemesi sanık hakkında hapis ve adli para cezasına hükmetmiş; ayrıca sanığın fiili gerçekleştirirken kullandığı tescilli tırının müsaderesine (devlete geçirilmesine) karar vermiştir. Kararın kanun yolu incelemesi devam ederken sanık vefat etmiştir. Öte yandan yargılama sürecinde yürürlüğe giren ve bu fiiller için daha ağır yaptırımlar öngören yeni bir kanunda; savaş, seferberlik ve olağanüstü hal (OHAL) dönemlerinde işlenen suçlarda aleyhe olan yeni kanunun geçmişe yürüyeceğine dair bir geçici madde yer almıştır.

1982 Anayasası'nda yer alan 'Suç ve cezalara ilişkin esaslar' ile 'Mülkiyet hakkı' düzenlemeleri dikkate alındığında, bu olaydaki hukuki durumla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Suçta kullanılan tırın müsaderesi anayasal genel müsadere yasağına aykırılık teşkil etmezken; sanığın ölümüyle cezai sorumluluğun mirasçılara geçmemesi ve aleyhe kanunun olağanüstü hallerde dahi geçmişe yürütülememesi anayasal çekirdek haklar kapsamındadır.

Answer

Suçta kullanılan aracın müsaderesinin genel müsadere yasağını ihlal etmediğini, ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi gereği cezaların mirasçılara geçmeyeceğini ve suç ve cezaların geçmişe yürümezliğinin olağanüstü dönemlerde dahi dokunulamayan çekirdek haklardan olduğunu belirten ifadedir.
1982 Anayasası'nın 38. maddesine göre yalnızca 'genel müsadere' cezası yasaklanmıştır; suça konu veya suçta kullanılan eşyanın 'özel müsaderesi' anayasaya uygundur. Aynı madde uyarınca ceza sorumluluğu şahsidir, sanığın vefatıyla hapis veya adli para cezası mirasçılara intikal etmez. Ayrıca, Anayasa'nın 15. maddesine göre 'suç ve cezaların geçmişe yürütülememesi' ilkesi savaş, seferberlik ve olağanüstü hal dönemlerinde dahi dokunulamayan mutlak çekirdek haklardandır.

Step-by-Step Solution

1
Müsadere işleminin anayasallığının tespit edilmesi
Tırın müsadere edilmesi suça konu eşyanın özel müsaderesi niteliğinde olup, anayasal güvence olan 'genel müsadere yasağı'nı ihlal etmez.
Anayasa'nın 38. maddesi sadece kişinin tüm malvarlığına el konulması anlamındaki genel müsadereyi mutlak olarak yasaklamıştır.
2
Sanığın vefatının hukuki sonucunun değerlendirilmesi
Sanığın ölümü üzerine ceza davası düşer ve hiçbir ceza mirasçılara intikal etmez.
Anayasa'nın 38. maddesinde yer alan 'Ceza sorumluluğu şahsidir' ilkesi gereği adli para cezası da dâhil cezalar başkasına devredilemez.
3
Yeni kanunun geçmişe yürümesi ve OHAL bağlamının değerlendirilmesi
Aleyhe olan ceza kanununu geçmişe yürüten geçici madde anayasaya aykırıdır.
Anayasa'nın 15. maddesine göre 'suç ve cezaların geçmişe yürütülememesi' ilkesi savaş ve olağanüstü hal dönemlerinde bile dokunulamayan çekirdek haklar arasındadır.

Key Concept

Suç ve cezalara ilişkin anayasal güvenceler, çekirdek haklar ve genel müsadere yasağı
Question 187Question

19821982 Anayasası’na göre "Konut Dokunulmazlığı", "Haberleşme Hürriyeti" ve "Dernek Kurma Hürriyeti" gibi kişi haklarının, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emriyle sınırlandırılması durumunda uygulanan yargısal denetim süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İdari merciin yazılı emriyle haberleşmenin engellendiği durumlarda, hâkim bu konudaki kararını en geç 2424 saat içinde açıklar; aksi takdirde kısıtlama kendiliğinden kalkar.

Answer

İdari merciin yazılı emriyle gerçekleştirilen kısıtlamalarda hâkimin kararını açıklama süresi yirmi dört saat değil, kırk sekiz saattir.
Doğru cevap, hâkimin karar verme süresini hatalı belirten ifadedir. 19821982 Anayasası'nın 2121 (Konut Dokunulmazlığı), 2222 (Haberleşme Hürriyeti) ve 3333 (Dernek Kurma Hürriyeti) maddelerine göre; yetkili merciin yazılı emriyle yapılan kısıtlamalarda karar 2424 saat içinde hâkime sunulur ve hâkim bu kararı en geç 4848 saat içinde onaylar. Seçenekte belirtilen 2424 saatlik süre, hâkimin karar süresi değil, idarenin dosyayı hâkime sunma süresidir.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 2121, 2222 ve 3333. maddelerindeki ortak usulü hatırla.
Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yetkili merci yazılı emir verebilir.
Acil durumlarda temel hakların korunması ile kamu düzeni arasındaki dengeyi sağlamak.
2
İdari kararın yargı denetimine sunulma süresini kontrol et.
Karar 2424 saat içinde hâkime sunulmalıdır.
İdari işlemin hukukilik denetiminin derhal başlatılması zorunluluğu.
3
Yargı makamının (hâkimin) karar verme süresini teyit et.
Hâkim en geç 4848 saat içinde kararını açıklamalıdır.
Yargısal onayın yasal olarak geçerlilik kazanması için belirlenen kesin süre.

Key Concept

Temel Haklarda İdari Kararın Yargısal Onay Süreçleri (24/4824/48 Kuralı)
Estimated Time:1m 15s
Question 188Question

1982 Anayasası’nın sistematiği ve Jellinek’in "üçlü statü kuramı" esas alındığında, devletin müdahale edemeyeceği "negatif statü hakları" (koruyucu haklar) kapsamında değerlendirilen "kişi hak ve ödevleri" arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Eğitim ve öğrenim hakkı

Answer

Eğitim ve öğrenim hakkı, 1982 Anayasası'nda 'Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler' başlığı altında düzenlenmiş olup Jellinek'in tasnifine göre pozitif statü (isteme) hakkıdır.
Eğitim ve öğrenim hakkı (m. 42), Anayasa'nın 'Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler' bölümünde yer alır. Bu haklar, bireyin devletten olumlu bir davranış, hizmet veya yardım istemesine imkan tanıdığı için Jellinek tarafından 'Pozitif Statü Hakları' (İsteme Hakları) olarak adlandırılır. Negatif statü hakları ise bireyin devlet tarafından dokunulamayacak özel alanını koruyan haklardır.

Step-by-Step Solution

1
Jellinek'in üçlü statü kuramına göre hakların hangi kategorilere ayrıldığını belirlemek.
Haklar; negatif statü (koruyucu), pozitif statü (isteme) ve aktif statü (katılma) hakları olarak üçe ayrılır.
Hakların devletle olan ilişkisini ve niteliğini anlamak için temel tasnif budur.
2
1982 Anayasası'ndaki 'Kişi Hak ve Ödevleri' (Negatif Statü) bölümündeki hakları incelemek.
İspat hakkı, mülkiyet hakkı, çalışma ve sözleşme hürriyeti ile yerleşme ve seyahat hürriyeti bu grupta yer alan koruyucu haklardır.
Bu haklar, bireyi devlete karşı koruyan 'dokunulmaz' alanları ifade eder.
3
'Eğitim ve öğrenim hakkı'nın Anayasa'daki yerini ve statüsünü kontrol etmek.
Bu hak, Anayasa'nın üçüncü bölümünde 'Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler' başlığı altında düzenlenmiştir.
Devletten bir hizmet veya edim talep edilmesini gerektirdiği için pozitif statü (isteme) hakkıdır.

Key Concept

Jellinek'in Üçlü Statü Tasnifi ve 1982 Anayasası Gruplandırması

Practice More

Sosyal ve ekonomik hakların devletin mali kaynaklarıyla sınırlı olması kuralını (m. 65) inceleyiniz.
Estimated Time:50s
Question 189Question

1982 Anayasası'nın 15. maddesi uyarınca; savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek ve ölçülülük ilkesine bağlı kalmak şartıyla temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir. Ancak bu gibi durumlarda dahi dokunulması yasak olan 'çekirdek alan' korunmuştur.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Anayasa'da belirtilen ve hiçbir koşulda durdurulamayacak haklar arasında yer almaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Masumiyet karinesi

Answer

Anayasa'nın 15. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen masumiyet karinesi, yani suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı ilkesi, her türlü olağanüstü yönetim usulünde dahi dokunulması yasak olan çekirdek haklardan biridir.
Masumiyet karinesi, bir kişinin suçluluğu mahkeme kararıyla kesinleşene kadar masum kabul edilmesini ifade eder. 1982 Anayasası'nın 15. maddesinin 2. fıkrasına göre, savaş dahil hiçbir olağanüstü durumda bu hakka müdahale edilemez ve durdurulamaz.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 15. maddesindeki temel hak ve hürriyetlerin durdurulması rejimini tespit edin.
Savaş, seferberlik ve OHAL durumlarında ölçülülük ve milletlerarası hukuk sınırları içinde hakların durdurulabileceği anlaşılır.
Olağanüstü yönetim usullerinde uygulanacak hukuki sınırların belirlenmesi gerekir.
2
Anayasa m. 15/2'de yer alan ve hiçbir durumda dokunulamayacak olan 'çekirdek haklar' kataloğunu hatırlayın.
Yaşam hakkı, maddi ve manevi varlığın bütünlüğü, din ve vicdan hürriyeti, masumiyet karinesi ve suç ve cezaların geçmişe yürümemesi ilkeleri bu katalogdadır.
Seçenekler arasında yer alan mutlak korumaya sahip hakkın tespiti için bu liste kritiktir.
3
Seçeneklerdeki hakları çekirdek hak statüsüne göre eşleştirin.
Masumiyet karinesinin çekirdek hak olduğu, diğer hakların ise durdurulabilir nitelikte olduğu görülür.
Doğru seçeneğe ulaşmak için eleme yöntemi uygulanır.

Key Concept

Sert Çekirdek Haklar (Anayasa m. 15/2)
Estimated Time:45s
Question 190Question

1982 Anayasası'nın 17. maddesinde düzenlenen "kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" hakkı uyarınca; kişinin vücut bütünlüğüne müdahale edilmesi ve bilimsel/tıbbi deneylere tabi tutulması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi anayasal bakımdan doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kişinin vücut bütünlüğüne müdahale edilmesi için tıbbi bir zorunluluğun bulunması veya müdahalenin kanunda açıkça öngörülmüş olması yeterliyken; bilimsel ve tıbbi deneyler için anayasal olarak kişinin rızası vazgeçilemez bir unsurdur.

Answer

Kişinin vücut bütünlüğüne müdahale edilmesi için tıbbi zorunluluk veya kanuni dayanak yeterliyken, bilimsel ve tıbbi deneyler için rıza unsuru anayasal bir zorunluluktur.
Doğru ifade, Anayasa'nın 17. maddesinin metnine sadık kalarak, vücut bütünlüğüne müdahalede 'tıbbi zorunluluk veya kanuni dayanak' ikilisinden birinin yeterli olduğunu, ancak tıbbi ve bilimsel deneylerde rıza unsurunun vazgeçilemez olduğunu doğru şekilde ayırt etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 17. maddesinin 2. fıkrasını analiz edin.
"Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz." hükmüne ulaşılır.
Müdahale şartlarını belirleyen temel hukuk kuralını saptamak gerekir.
2
Vücut bütünlüğüne müdahale şartlarını ayrıştırın.
Müdahale için iki alternatifli yol vardır: Tıbbi zorunluluk VEYA kanuni dayanak. Bu iki durumdan biri varsa rıza aranmaksızın müdahale edilebilir.
Hükümdeki bağlacın (ve/veya) mantıksal işlevini anlamak doğru yorum için kritiktir.
3
Bilimsel ve tıbbi deneylere ilişkin şartı inceleyin.
Deneyler için tek bir şart vardır: Kişinin rızası. Anayasa burada herhangi bir kanuni istisna veya tıbbi zorunluluk ayrımı yapmamıştır.
Anayasa'nın deneyler konusunda getirdiği mutlak korumayı saptamak gerekir.

Key Concept

Anayasal Dokunulmazlık ve Müdahale Rejimi

Practice More

Anayasa'nın 15. maddesindeki 'çekirdek haklar' ile 17. maddedeki vücut bütünlüğü ilişkisini detaylı inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 191Question

19821982 Anayasası'nın 1313. maddesinde düzenlenen temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması rejimi ile 1515. maddesinde düzenlenen temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması rejimi arasındaki hukuki farklar dikkate alındığında; olağan dönemde bir temel hakkın sınırlanması sürecinde aşağıdakilerden hangisi, işlemin anayasaya uygunluğu için kümülatif (birlikte aranan) şartlardan biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Sınırlamanın milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükleri ihlal etmemesi

Answer

Sınırlamanın milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükleri ihlal etmemesi seçeneği yanlıştır çünkü bu şart 1313. maddedeki sınırlama rejimi için değil, 1515. maddedeki durdurma rejimi için geçerlidir.
Doğru cevap, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklerin ihlal edilmemesi kriteridir. 19821982 Anayasası'nın 1313. maddesinde olağan dönemde temel hakların sınırlanabilmesi için; sınırlamanın kanunla yapılması, anayasadaki ilgili maddede belirtilen özel sebebe dayanması, anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olması, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine aykırı olmaması, ölçülülük ilkesine uyması ve hakkın özüne dokunmaması gerekir. Ancak 'milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklerin ihlal edilmemesi' şartı, sadece savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde hakların durdurulmasını düzenleyen 1515. maddede bir ölçüt olarak yer almaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 1313. ve 1515. maddeleri arasındaki rejim farkını belirlemek.
1313. madde olağan dönem sınırlamalarını (limitation), 1515. madde ise olağanüstü dönem durdurmalarını (suspension) düzenler.
Soruda olağan dönem sınırlama kriterlerinden olmayan şart sorulmaktadır.
2
1313. maddedeki kümülatif şartları listelemek.
Kanunla sınırlama, özel sınırlama sebebi, anayasanın sözüne/ruhuna uygunluk, demokratik toplum düzeni gerekleri, laik Cumhuriyetin gerekleri, ölçülülük ve hakkın özüne dokunmama.
Bu şartların tamamı bir sınırlamanın geçerli olması için birlikte bulunmalıdır.
3
1515. maddeye (Olağanüstü Haller) has olan kriteri tespit etmek.
'Milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklerin ihlal edilmemesi' ifadesi sadece 1515. maddede açıkça zikredilen bir sınırdır.
Olağan dönemde anayasaya uygunluk denetimi doğrudan anayasa metni üzerinden yapılır; milletlerarası hukuk şartı durdurma rejimine özgüdür.

Key Concept

Temel hakların sınırlanmasında kümülatif kriterler ve Madde 13-15 ayrımı.
Estimated Time:2m 0s
Question 192Question

1982 Anayasası’nda düzenlenen "Siyasi Haklar ve Ödevler" (aktif statü hakları) bölümü ve bu hakların kullanımına ilişkin anayasal esaslar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Çalışma ve sözleşme hürriyeti ile sendika kurma hakkı, vatandaşların devlet yönetimine ve siyasi hayata katılımını düzenleyen siyasi haklar kategorisinde yer alır.

Answer

Çalışma hürriyeti ve sendika kurma hakkı siyasi bir hak değil, sosyal ve ekonomik bir haktır.
Çalışma ve sözleşme hürriyeti ile sendika kurma hakkı, 1982 Anayasası'nın üçüncü bölümünde "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" başlığı altında düzenlenmiştir. Siyasi haklar (dördüncü bölüm) ise vatandaşlık, seçme-seçilme, siyasi parti faaliyetleri, kamu hizmetine girme, dilekçe ve bilgi edinme gibi hakları kapsar. Dolayısıyla bu hakları siyasi hak olarak tanımlayan ifade yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Hakların kategorizasyonunu kontrol etme
Çalışma ve sendika kurma haklarının Jellinek tasnifindeki yeri belirlenir.
Siyasi haklar (aktif statü), bireyin devlet yönetimine katılmasını sağlar; oysa çalışma ve sendika hakları bireyin devletten hizmet veya düzenleme beklediği sosyal ve ekonomik haklardır.
2
Anayasal bölümleri karşılaştırma
Siyasi Haklar ve Ödevler (Madde 66-74) ile Sosyal ve Ekonomik Haklar (Madde 41-65) arasındaki fark görülür.
Çalışma hakkı 48. maddede, sendika kurma hakkı ise 51. maddede düzenlenmiş olup her ikisi de sosyal ve ekonomik haklar bölümündedir.
3
Yanlış ifadeyi tespit etme
Çalışma ve sendika haklarını 'siyasi hak' olarak nitelendiren ifadenin hatalı olduğu sonucuna varılır.
Soru kökünde 'yanlış' olan ifade istendiği için bu seçenek doğru cevaptır.

Key Concept

Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınıflandırılması: Siyasi Haklar vs. Sosyal ve Ekonomik Haklar
Estimated Time:1m 15s
Question 193Question

1982 Anayasası’nın “Siyasi Haklar ve Ödevler” başlıklı bölümünde düzenlenen kamu hizmetine girme, vatan hizmeti ve vergi ödeviyle ilgili anayasal hükümler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Vatan hizmeti, 1982 Anayasası'na göre her Türk vatandaşı için hem bir anayasal hak hem de bir anayasal ödev olarak kabul edilmiştir.

Answer

Vatan hizmeti, 1982 Anayasası'nda her Türk vatandaşı için hem bir anayasal hak hem de bir anayasal ödev olarak kabul edilmiştir.
1982 Anayasası'nın 72. maddesine göre vatan hizmeti, vatandaşlar için sadece bir yükümlülük (ödev) değil, aynı zamanda anayasal bir haktır. Bu çift yönlü nitelik sadece bu hakka özgüdür.

Step-by-Step Solution

1
Hakların kategorik tasnifini kontrol et.
Kamu hizmetine girme, vatan hizmeti ve vergi ödevi Anayasa'nın dördüncü bölümü olan "Siyasi Haklar ve Ödevler" kısmında yer alır.
Soruda geçen tüm hakların hangi grupta olduğunu belirlemek doğru analizi sağlar.
2
Vatan hizmetinin hukuki niteliğini analiz et.
Anayasa Madde 72: "Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve ödevidir."
Anayasa'da hem hak hem ödev olarak düzenlenen tek siyasi hak vatan hizmetidir.
3
Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğunu teyit et.
Kamu hizmetine girme siyasi bir haktır (pozitif değil). Vergi ödevi "herkes" (sadece Türkler değil) içindir. Vergi ancak kanunla konulur (yönetmelikle değil). Grev/lokavt sosyal haktır (siyasi değil).
Anayasal kavramların kapsamını ve kanunilik ilkesini doğrulamak için gereklidir.

Key Concept

Siyasi Hakların Niteliği ve Vatan Hizmetinin Çift Yönlü Karakteri
Question 194Question

1982 Anayasası’nın 17. maddesinde, yaşama hakkına getirilen ve öldürme fiilinin hukuka aykırı sayılmadığı haller tahdidi (sınırlı) olarak sayılmıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan 17. madde metni içerisinde düzenlenen bu hukuka uygunluk hallerinden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler

Answer

Savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler
Doğru seçenek olan savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler, 1982 Anayasası'nın 17. maddesinde değil; temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulmasını düzenleyen 15. maddesinde bir istisna olarak belirtilmiştir. 17. madde, kişinin dokunulmazlığı ve yaşama hakkını düzenlerken kendi içindeki fıkrada sınırlı bir liste sunar ve bu listede savaş fiilleri yer almaz.

Step-by-Step Solution

1
1982 Anayasası'nın 17. maddesinin son fıkrasındaki 'öldürme fiilinin istisnaları' listesini analiz etmek
Maddede meşru müdafaa, yakalama/tutuklama, kaçmanın önlenmesi, ayaklanma bastırma ve OHAL emirleri olmak üzere 5 temel durumun sayıldığı görülür.
Soruda istenen 'doğrudan 17. maddede düzenlenen' kapsamını belirlemek için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin anayasal dayanaklarını karşılaştırmak
Dört seçeneğin (A, B, C, D) 17. maddede bizzat geçtiği, ancak 'savaş hukuku' ile ilgili olanın bu listede olmadığı tespit edilir.
Anayasa'nın sistematik yapısındaki farkları ayırt etmek için gereklidir.
3
Eksik olan istisnanın hangi maddede düzenlendiğini doğrulamak
Savaş hukukuna uygun fiiller sonucu ölümün, Anayasa'nın 15. maddesindeki 'temel hakların durdurulması' rejimi altında bir istisna olarak düzenlendiği sonucuna varılır.
Yanlış olan seçeneğin neden 17. madde kapsamında olmadığını teknik olarak ispatlamak için gereklidir.

Key Concept

Anayasa'nın 17. ve 15. maddeleri arasındaki yaşama hakkı istisnaları ayrımı

Alternative Method

Sistematik yorum yöntemi: 17. madde normal hukuk düzenindeki dokunulmazlıkları, 15. madde ise olağanüstü rejimlerdeki (savaş gibi) sınırlamaları düzenlediği için 'savaş' kelimesinin geçtiği istisnanın 15. maddede olması gerektiğini öngörmek.
Estimated Time:2m 0s
Question 195Question

19821982 Anayasası'nın "Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı" başlıklı 7474. maddesinde 20102010 yılı anayasa değişikliği ile yapılan düzenlemeler ve ilgili mevzuat hükümleri dikkate alındığında, bu hakların kullanımına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Türkiye'de ikamet eden yabancıların dilekçe hakkından yararlanabilmesi karşılıklılık esasına bağlıdır ve Kamu Denetçiliği Kurumu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulmuştur.

Answer

Türkiye'de ikamet eden yabancıların dilekçe hakkından yararlanabilmesi karşılıklılık esasına bağlıdır ve Kamu Denetçiliği Kurumu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulmuştur.
Doğru seçenek, Anayasa'nın 7474. maddesinde yer alan iki temel düzenlemeyi bir arada sunmaktadır: Birincisi, yabancıların dilekçe hakkını kullanabilmesi için Türkiye'de ikamet etmeleri ve kendi ülkelerinde de Türk vatandaşlarına bu hakkın tanınması (karşılıklılık/mütekabiliyet) şarttır. İkincisi, 20102010 yılında anayasal bir kurum haline gelen Kamu Denetçiliği Kurumu, idari hiyerarşinin dışında tutularak yasama organı olan TBMM Başkanlığına bağlanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 74. maddesini analiz et.
Dilekçe hakkı, vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye'de ikamet eden yabancılar için tanınmıştır.
Yabancıların bu haktan yararlanma şartlarını belirlemek.
2
Kamu Denetçiliği Kurumu'nun (KDK) hukuki statüsünü kontrol et.
KDK, 2010 değişikliği ile Anayasa'ya girmiş ve TBMM Başkanlığına bağlı olduğu belirtilmiştir.
Kurumsal bağlılık noktasındaki yanlış bilgileri (Cumhurbaşkanlığı vb.) elemek.
3
Diğer hakların (Bilgi edinme ve KDK başvurusu) kapsamını değerlendir.
Bu haklar 2010 yılında anayasal güvenceye kavuşmuş siyasi haklardır.
Zaman ve kapsam bakımından seçenekleri doğrulamak.

Key Concept

Siyasi Hakların (Dilekçe, Bilgi Edinme, KDK) Anayasal Çerçevesi ve Yabancılar İçin Karşılıklılık Esası

Practice More

Kamu Denetçiliği Kurumu ile Devlet Denetleme Kurulu arasındaki yapısal ve işlevsel farkları karşılaştırarak çalışınız.
Estimated Time:50s
Question 196Question

1982 Anayasası'nda yer alan "Kişi Hakları ve Ödevleri" bölümündeki toplumsal ve mekansal hürriyetlerin (konut dokunulmazlığı, haberleşme, yerleşme ve seyahat, dernek kurma) sınırlanma rejimleri ve usulleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Yerleşme hürriyeti; suç soruşturması ve kovuşturması sebebiyle kanunla sınırlanabilir.

Answer

Yerleşme hürriyetinin suç soruşturması ve kovuşturması sebebiyle sınırlanabileceğini belirten ifade yanlıştır; zira bu sebep Anayasa'nın 23. maddesinde sadece seyahat hürriyeti için düzenlenmiştir.
Doğru yanıt olan seçenek, yerleşme hürriyetinin 'suç soruşturması ve kovuşturması' nedeniyle sınırlanabileceğini iddia etmektedir. Ancak 1982 Anayasası'nın 23. maddesi bu gerekçeyi sadece seyahat hürriyeti için tanımıştır. Yerleşme hürriyeti ise daha çok kentleşme, sosyal-ekonomik gelişme ve kamu mallarının korunması gibi amaçlarla sınırlanabilir.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 23. maddesindeki yerleşme ve seyahat hürriyeti ayrımını incele.
Yerleşme hürriyeti için: suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişme, kentleşme ve kamu mallarını koruma sebepleri sayılmıştır. Seyahat hürriyeti için: suç soruşturması ve kovuşturması ile suç işlenmesini önlemek sebepleri sayılmıştır.
Her iki hürriyetin sınırlama sebepleri birbirinden farklıdır ve birbirine karıştırılmamalıdır.
2
Konut dokunulmazlığı (m. 21) ve haberleşme hürriyeti (m. 22) usulünü kontrol et.
Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde idari merci kararı mevcuttur. 24 saat onay, 48 saat karar kuralı geçerlidir.
İstisnai idari yetkinin yargısal denetim süresini teyit etmek için gereklidir.
3
Dernek kurma hürriyeti (m. 33) usulünü incele.
Faaliyetten men kararı için de 24/48 saatlik yargısal denetim süreci öngörülmüştür.
Dernek kurma hakkının idari ve yargısal müdahale dengesini doğrulamak gerekir.

Key Concept

Yerleşme ve Seyahat Hürriyeti Sınırlama Sebepleri Ayrımı

Practice More

Yerleşme ve seyahat hürriyeti arasındaki sınırlama sebepleri tablosunu oluşturarak, hangi sebeplerin her ikisi için ortak (örn: suç işlenmesini önlemek), hangilerinin sadece biri için geçerli olduğunu not ediniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 197Question

19821982 Anayasası’nın "Dernek Kurma Hürriyeti" başlıklı 3333. maddesine göre; millî güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesinin önlenmesinin veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunmasının gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, derneğin faaliyetten alıkonulmasına karar vermeye yetkili makam ve bu kararın görevli hâkimin onayına sunulma süresi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kanunla yetkili kılınan merci — 2424 saat

Answer

Kanunla yetkili kılınan merci tarafından verilen karar 2424 saat içinde görevli hâkimin onayına sunulmalıdır.
Anayasa'nın 3333. maddesi uyarınca, dernek faaliyetlerinin durdurulması kural olarak hâkim kararıyla olur. Ancak gecikmesinde sakınca bulunan istisnai hallerde "kanunla yetkili kılınan merci" bu kararı verebilir. Bu idari kararın geçerliliğini koruması için 2424 saat içinde görevli hâkimin onayına sunulması şarttır.

Step-by-Step Solution

1
19821982 Anayasası'nın 3333. maddesindeki dernek kurma hürriyetine ilişkin sınırlama usulünü hatırla.
Derneklerin önceden izin almaksızın kurulabileceği ancak kanunda belirtilen sebeplerle faaliyetten alıkonulabileceği saptanır.
Anayasal güvencenin sınırlarını belirlemek için temel hükme hakim olmak gerekir.
2
Gecikmesinde sakınca bulunan hallerdeki özel prosedürü incele.
Müdahale yetkisinin "kanunla yetkili kılınan merciye" verildiği ve bu kararın idari bir işlem olduğu belirlenir.
İstisnai durumlarda yargı kararı beklenmeden işlem tesis edilebilmesi için anayasal dayanak gerekir.
3
İdari kararın yargı denetimine geçiş süresini doğrula.
Kararın 2424 saat içinde hâkime sunulması ve hâkimin 4848 saat içinde kararını açıklaması gerektiği sonucuna ulaşılır.
Kişi haklarının korunması için idari müdahalenin kısa sürede yargı denetimine tabi tutulması anayasal bir zorunluluktur.

Key Concept

Dernek Kurma Hürriyeti ve İdari Müdahale Usulü

Practice More

Konut dokunulmazlığı ve haberleşme hürriyeti için de aynı süre sınırlarının (24/4824/48 saat) geçerli olduğunu not ediniz.
Estimated Time:45s
Question 198Question

1982 Anayasası’nın "Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar" (Madde 38) ile "Mülkiyet Hakkı" (Madde 35) hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; yeni bir kanuni düzenlemeyle "organize suç örgütü üyeliği kesinleşen faillerin, bu suçla ilişkisine bakılmaksızın tüm taşınır ve taşınmaz malvarlığı değerleri ile bu kişilerin alt ve üst soylarının kaynağını belgeleyemedikleri tüm varlıkları müsadere edilir" şeklinde bir hükmün getirilmesi, aşağıdakilerden hangisine öncelikle aykırılık teşkil eder?

Show answer & explanation

Answer: Ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi ve genel müsadere yasağı

Answer

Ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi ve genel müsadere yasağını ihlal eden seçenek doğrudur.
Doğru yanıt olan 'Ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi ve genel müsadere yasağı', 1982 Anayasası'nın 38. maddesinde düzenlenen en temel hukuki güvencelerdir. Soru kökündeki düzenleme, failin suçuna iştirak etmeyen yakınlarının mülkiyetine el koyarak şahsilik ilkesini; suçla illiyet bağı kurulmayan tüm malvarlığını müsadere ederek ise genel müsadere yasağını doğrudan ihlal etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki yaptırımın öznelerini analiz etmek.
Yaptırımın sadece faili değil, suça iştirak ettiği ispatlanmamış alt ve üst soylarını (yakınlarını) da kapsadığı görülür.
Anayasa Madde 38 uyarınca 'Ceza sorumluluğu şahsidir'; yani kimse başkasının fiili nedeniyle cezalandırılamaz.
2
Müsadere edilen varlığın kapsamını değerlendirmek.
Düzenlemenin 'suçla ilişkisine bakılmaksızın tüm malvarlığına' el koymayı öngördüğü tespit edilir.
Anayasa Madde 38/10'a göre 'Genel müsadere cezası verilemez'. Sadece suçta kullanılan veya suçtan elde edilen eşyaya el konulması (özel müsadere) mümkündür.
3
Mülkiyet hakkı ile suç güvenceleri arasındaki bağı kurmak.
Mülkiyet hakkı (Madde 35) kamu yararıyla sınırlanabilir olsa da, Madde 38'deki ceza hukuku güvenceleri mutlak bir koruma sağlar.
Anayasal hakların sınırlandırılması, anayasanın sözüne ve ruhuna aykırı olamaz.

Key Concept

Ceza Sorumluluğunun Şahsiliği ve Genel Müsadere Yasağı
Estimated Time:2m 0s
Question 199Question

19821982 Anayasası'nda düzenlenen düşünce, ifade ve inanç hürriyetlerinin anayasal koruma rejimi ve sınırlama sınırları dikkate alındığında, bu hürriyetlerin hukuki statüsüne ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bireylerin düşünce, kanaat ve dinî inançlarını açıklamaya zorlanamaması ve bunlardan dolayı suçlanamaması mutlak bir hak iken; düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti anayasadaki özel sebeplerle sınırlandırılabilir.

Answer

Bireylerin düşünce, kanaat ve dinî inançlarını açıklamaya zorlanamaması ve bunlardan dolayı suçlanamaması mutlak bir hak iken; düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti anayasadaki özel sebeplerle sınırlandırılabilir.
Doğru yanıt, 1982 Anayasası'ndaki temel ayrımı yansıtır: Düşünce ve kanaat hürriyeti (Madde 25), bireyin iç dünyasına ilişkindir ve kimsenin bu düşünceleri açıklamaya zorlanamayacağını, bu sebeple suçlanamayacağını belirtir. Bu hak, Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca savaş ve olağanüstü hallerde dahi dokunulamayacak 'çekirdek haklar' arasındadır. Öte yandan, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti (Madde 26), düşüncenin dış dünyaya yansıması olduğu için anayasada sayılan özel sebeplerle (millî güvenlik, kamu düzeni vb.) sınırlandırılabilen nispi bir haktır.

Step-by-Step Solution

1
Düşünce ve kanaat hürriyetinin (Madde 25) kapsamını belirle.
Düşünce hürriyeti, kişinin iç dünyasındaki kanaatleri korur ve kimse bunları açıklamaya zorlanamaz.
Anayasa'nın 25. maddesi düşünce hürriyetini herhangi bir sınırlama sebebi öngörmeksizin mutlak olarak düzenlemiştir.
2
Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin (Madde 26) sınırlama rejimini analiz et.
İfade hürriyeti; millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi gibi özel sebeplerle sınırlandırılabilir.
Madde 26, Madde 25'ten farklı olarak 'dışsal' bir eylem olduğu için anayasal sınırlama kayıtlarına tabidir.
3
Olağanüstü yönetim usullerindeki (Madde 15) korumayı kontrol et.
Savaş veya OHAL durumunda dahi kimse düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz (Çekirdek Hak).
Madde 15/2, düşünce ve inançların açıklanmaya zorlanmamasını 'dokunulamaz çekirdek alan' olarak tanımlar.

Key Concept

Mutlak (Çekirdek) Haklar ve Sınırlanabilir Haklar Ayrımı
Estimated Time:1m 45s
Question 200Question

19821982 Anayasası’nın yerleşme ve seyahat hürriyetini düzenleyen 2323. maddesinde 20102010 yılında yapılan anayasa değişikliği sonrasında, vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyetinin sınırlandırılmasına ilişkin getirilen temel kural aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sadece suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle ve hâkim kararına bağlı olarak sınırlandırılabilir.

Answer

Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, güncel anayasal düzenlemeye göre sadece suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle ve ancak hâkim kararıyla sınırlandırılabilir.
19821982 Anayasası'nın 2323. maddesinin son fıkrasına göre; vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle ve hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir. Bu düzenleme, kişinin seyahat özgürlüğünü idarenin keyfi kararlarından koruyarak mutlak bir yargısal güvenceye bağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 23. maddesindeki güncel düzenlemeyi analiz etme
2010 yılında yapılan değişiklikle 'vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyetinin' sınırlandırılma koşulları daraltılmıştır.
Önceki düzenlemede yer alan 'vatandaşlık ödevi' ve 'ekonomik durum' gibi muğlak ifadeler metinden çıkarılmıştır.
2
Sınırlama yetkisini ve gerekçesini belirleme
Gerekçe: Sadece suç soruşturması veya kovuşturması; Yetki: Sadece hâkim kararı.
İdarenin (pasaport tahdidi gibi) tek taraflı işlemlerle bu hürriyeti kısıtlamasının önüne geçilerek yargısal güvence artırılmıştır.

Key Concept

Hâkim Kararı Güvencesi ve Sınırlı Gerekçe İlkesi
Estimated Time:50s
PreviousPage 10 / 11Next