İmar Hukuku ve Planlama

178 questions

Question 61Question

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olduğu tespit edilerek mühürlenen bir yapının, yasal süresi içinde ruhsata uygun hale getirilmemesi durumunda söz konusu yapı hakkında yıkım kararı almaya yetkili mercii aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Belediye encümeni

Answer

İmar Kanunu uyarınca ruhsata aykırı yapılar hakkında yıkım kararı alma yetkisi belediye sınırları içinde belediye encümenine aittir.
İmar Kanunu'nun 32. maddesine göre, mühürlenen yapının süresi içinde ruhsata uygun hale getirilmemesi durumunda belediye encümeni veya il encümeni tarafından yıkım kararı alınır. Belediye sınırları içerisinde bu yetki belediye encümenine verilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Tespit ve Mühürleme
Ruhsatsız veya aykırı yapının tespitiyle 'yapı tatil zaptı' düzenlenir ve inşaat mühürlenir.
Yasal sürecin başlaması için aykırılığın resmiyet kazanması gerekir.
2
Süre Tanınması
Yapı sahibine aykırılığı gidermesi için en fazla 30 gün süre verilir.
Mülkiyet hakkı gereği yapı sahibine durumu düzeltme imkanı sunulmalıdır.
3
Karar Alma
Süre sonunda aykırılık giderilmezse, dosya belediye encümenine sevk edilir ve encümen yıkım kararı alır.
Yıkım bir idari yaptırımdır ve yetkili karar organı encümendir.

Key Concept

İmar Yaptırımlarında Karar Organı

Hints

1
Yıkım bir idari yaptırımdır ve yerel yönetimlerde yaptırım kararları kurullar tarafından alınır.

Practice More

İdari para cezalarının (42. madde) hangi organ tarafından verildiğini tekrar edin.
Estimated Time:45s
Question 62Question

3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında gerçekleştirilen ifraz ve tevhit işlemlerinde; idari onay süreci, kararın ilgili birimlere iletilmesi ve tapu tescil aşamalarına ilişkin yasal prosedür dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Belediye veya il encümenince 30 gün içinde verilen onay kararının, tescil için 15 gün içinde tapu idaresine bildirilmesi ve tapu idaresince tescilin en geç bir ay içinde sonuçlandırılması gerekir.

Answer

İfraz ve tevhit işlemlerinde belediye veya il encümenince 3030 gün içinde verilen onay kararının, tescil için 1515 gün içinde tapu idaresine bildirilmesi ve tapu idaresince tescilin en geç 11 ay içinde sonuçlandırılması gerekmektedir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 16. maddesine göre, ifraz ve tevhit dosyaları belediye veya il encümenince en geç 3030 gün içinde karara bağlanır. Uygun görülen kararlar tescil edilmek üzere 1515 gün içinde tapu idaresine bildirilir. Tapu dairesi de bu bildirimi aldığı tarihten itibaren 11 ay içinde tescil işlemini bitirmek zorundadır. Bu nedenle süreçlerin ve sürelerin tam olarak verildiği ifade doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Başvuru ve Karar Süreci
Dosya encümene sunulur.
3194 sayılı İmar Kanunu Madde 16 uyarınca yetkili merci belediye veya il encümenidir.
2
İnceleme Süresi
En geç 3030 gün içinde karar verilir.
Yasanın belirlediği inceleme ve onay süresi 30 gündür.
3
Tapu İdaresine Bildirim
Karar 1515 gün içinde bildirilir.
Onaylanan kararların tescili için tapu idaresine iletilme süresi 15 gündür.
4
Tescil İşlemi
En geç 11 ay içinde tescil tamamlanır.
Tapu dairesinin tescil işlemini sonuçlandırması için tanınan yasal süre bir aydır.

Key Concept

İmar Hukuku'nda İfraz ve Tevhit Prosedürü
Estimated Time:2m 0s
Question 63Question

3194 sayılı İmar Kanunu hükümleri uyarınca, belediye sınırları dışında kalmakla birlikte kentin gelecekteki gelişmesi bakımından gerekli görülen ve imar mevzuatı uygulamaları açısından belediye kontrolüne verilmesi uygun bulunan "mücavir alan" sınırlarının tespit edilip kesinleşmesi sürecinde nihai onay yetkisi aşağıdakilerden hangisine aittir?

Show answer & explanation

Answer: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı

Answer

Mücavir alan sınırlarının kesinleşmesi için nihai onay yetkisi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na aittir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 45. maddesine göre, mücavir alan sınırları belediye meclisi ve il idare kurulu kararına dayanarak valiliklerce Bakanlığa gönderilir. Bakanlık (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı) bu sınırları inceleyerek aynen veya değiştirerek onaylamaya ya da reddetmeye yetkili kılınmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Mücavir alan tanımını ve hukuki dayanağını belirleme
Mücavir alan, belediye sınırı dışındaki alanların belediye kontrolüne verilmesidir (İmar Kanunu Md. 5).
Süreci yöneten ilgili kanun maddesini tespit etmek için.
2
3194 sayılı Kanun'un 45. maddesindeki onay prosedürünü inceleme
Prosedür: Belediye Meclisi/İl İdare Kurulu Kararı → Valilik → Bakanlık Onayı şeklindedir.
Süreçteki aktörlerin rollerini ve yetki sınırlarını ayırt etmek için.
3
Nihai onay makamını seçme
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı nihai karar mercidir.
Kanun metninde Bakanlığın onama, değiştirme veya reddetme yetkisi açıkça belirtilmiştir.

Key Concept

Mücavir Alan Onay Prosedürü
Estimated Time:45s
Question 64Question

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca gerçekleştirilen arazi ve arsa düzenlemesi (parselasyon) işlemlerinde uygulanan Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) kesintisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Düzenleme sahasındaki genel hizmet alanları için gereken miktarın %45\%45 oranındaki DOP ile karşılanamaması durumunda, aşan kısım Kamu Ortaklık Payı (KOP) olarak maliklerden bedelsiz kesilerek doğrudan belediye mülkiyetine geçirilir.

Answer

Düzenleme sahasındaki genel hizmet alanları için gereken miktarın %45 oranındaki DOP ile karşılanamaması durumunda, aşan kısmın bedelsiz kesilerek belediye mülkiyetine geçirileceğini belirten ifade yanlıştır.
Doğru yanıt olan seçenek yanlıştır çünkü Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) için kanuni sınır olan %45\%45 aşıldığında, idare bu alanı bedelsiz olarak vatandaşın mülkiyetinden çıkarıp kendi adına tescil edemez. Bu durumda ya kamulaştırma yoluna gidilir ya da ilgili alanlar maliklerin hisseleri oranında paylandırıldığı Kamu Ortaklık Payı (KOP) olarak düzenlenir. KOP bir 'bedelsiz kesinti' değil, mülkiyet hakkının paylı olarak devam ettirildiği bir yöntemdir.

Step-by-Step Solution

1
DOP ve KOP kavramlarının hukuki niteliğini analiz etme.
DOP bedelsiz bir kesintidir ve mülkiyet kamuya geçer; KOP ise hisseli bir mülkiyet yapısıdır.
DOP kesintisinin yasal sınırı %45 olup, bu sınırı aşan gereksinimler bedelsiz olarak vatandaşın elinden alınamaz.
2
İmar Kanunu 18. madde sınırlamalarını kontrol etme.
DOP'un yetmediği durumlarda idarenin kamulaştırma yapması veya alanı hisseli (KOP) olarak bırakması gerektiğini doğrulama.
Mülkiyet hakkının korunması ilkesi gereği, yasal sınır üzerindeki kesintiler tazminatsız veya rızasız yapılamaz.

Key Concept

Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) ve Kamu Ortaklık Payı (KOP) arasındaki hukuki farklar ile mülkiyet transferi sınırları.

Practice More

İmar Kanunu 15. ve 16. maddelerindeki ifraz/tevhit işlemleri ile 18. maddedeki parselasyon arasındaki farkları inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 65Question

31943194 sayılı İmar Kanunu'nun 3030. maddesi kapsamında düzenlenen "Yapı Kullanma İzni" (iskan) süreci ve bu iznin hukuki sonuçlarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İskan başvurusu yapıldıktan sonra yetkili idarenin otuz günlük yasal sürede cevap vermemesi durumunda, bu sürenin dolmasıyla yapı kullanma izni verilmiş sayılır.

Answer

Yapı kullanma izni başvurusu idareye ulaştığı tarihten itibaren otuz gün içinde sonuçlandırılmadığı takdirde, kanun gereği izin verilmiş sayılır.
İmar Kanunu'nun 30. maddesi, mal sahiplerinin yapı kullanma izni başvurularının en geç 30 gün içinde idare tarafından sonuçlandırılmasını, aksi halde sürenin sonunda iznin verilmiş sayılacağını (zımni izin) açıkça hükme bağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
İmar Kanunu'nun 30. maddesini inceleyin.
Yapı tamamlandığında belediye veya valilikten izin alınması zorunluluğu tespit edilir.
İskan (yapı kullanma izni) sürecinin yasal dayanağı bu maddedir.
2
İdarenin başvuruyu değerlendirme süresini kontrol edin.
İlgili idarenin müracaatları en geç 30 gün içinde sonuçlandırma yükümlülüğü olduğu görülür.
Vatandaşın mülkiyet hakkını korumak için kanun koyucu bir süre sınırı belirlemiştir.
3
Süresinde cevap verilmemesinin hukuki sonucunu analiz edin.
Otuz günlük sürenin sonunda idarenin sessiz kalması 'zımni kabul' (iznin verilmiş sayılması) sonucunu doğurur.
Bu durum, idari işlemlerdeki belirsizliği önlemeye yönelik bir hukuki güvencedir.

Key Concept

İskan Prosedüründe Zımni İzin Mekanizması

Practice More

Yapı ruhsatı ve iskanın emlak vergisi kanunu ile olan ilişkisine göz atabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 66Question

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca gerçekleştirilen arazi ve arsa düzenlemesi (parselasyon) işlemlerinde, taşınmaz sahiplerinden kesilen Düzenleme Ortaklık Payı (DOP); düzenleme sahasındaki hangi kamusal ihtiyacın karşılanması amacıyla tahsis edilemez?

Show answer & explanation

Answer: Üniversite kampüsleri ve yükseköğretim tesisleri

Answer

Üniversite kampüsleri ve yükseköğretim tesisleri düzenleme ortaklık payı (DOP) kesintisi ile elde edilen alanlar üzerinden tesis edilemez; bu alanlar genellikle Kamu Ortaklık Payı (KOP) veya kamulaştırma yoluyla sağlanır.
Üniversite ve yükseköğretim tesisleri, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesinde belirtilen Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) ile elde edilecek alanlar listesinde yer almaz. Bu tür tesisler için gerekli alanlar, düzenleme sınırları içindeki parsellerin KOP (Kamu Ortaklık Payı) kesintisi ile veya doğrudan kamulaştırma yoluyla karşılanır.

Step-by-Step Solution

1
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesindeki DOP tanımını ve kapsamını inceleyin.
DOP, düzenleme sahasındaki umumî hizmet alanlarının tesisi için mülkiyet sahiplerinden yapılan %45'e kadar olan kesintidir.
Yasal dayanağın belirlenmesi ve kapsamın sınırlarının çizilmesi gerekir.
2
DOP kesintisi ile hangi tesislerin yapıldığını listeleyin.
Yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri, karakol, ilk ve ortaöğretim kurumları, kreş, pazar yeri, semt spor alanı vb.
DOP kapsamında olan ve olmayan tesislerin ayırt edilmesi için gereklidir.
3
Seçeneklerdeki kurumları bu liste ile karşılaştırın.
Üniversitelerin ve yükseköğretim kurumlarının bu listede yer almadığı, bu tür büyük ölçekli tesislerin KOP veya kamulaştırma konusu olduğu görülür.
Doğru cevaba ulaşmak için yasal listedeki eksik olanı tespit etmek gerekir.

Key Concept

Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) Tahsis Amaçları

Alternative Method

Soruyu çözerken 'temel mahalle ihtiyacı' ile 'bölgesel/üst düzey ihtiyaç' ayrımı yapabilirsiniz. Yol, park ve ilkokul mahalle ölçeğindedir (DOP); üniversite ise bölge ölçeğindedir (KOP/Kamulaştırma).
Estimated Time:50s
Question 67Question

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca yürütülen arazi ve arsa düzenlemesi (parselasyon) işlemlerinde; yol, park, meydan ve yeşil alan gibi kamusal hizmetlerin karşılanması amacıyla taşınmaz sahiplerinden kesilen Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) oranı, güncel mevzuat hükümlerine göre taşınmazın yüzölçümünün en fazla yüzde kaçı kadar olabilir?

Show answer & explanation

Answer: 4545

Answer

Güncel mevzuat uyarınca Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) oranı en fazla %45 olabilir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi kapsamında yapılan parselasyon işlemlerinde, kamusal alanlar için ayrılacak payın (DOP) üst sınırı güncel mevzuat uyarınca yüzde 45 olarak uygulanmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
İlgili kanun maddesinin tespiti
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi
Arazi ve arsa düzenlemesi işlemlerinin hukuki dayanağını belirlemek.
2
DOP kesinti oranının güncel değerinin belirlenmesi
%45
7181 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası belirlenen yasal üst sınırı saptamak.

Key Concept

Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) Üst Sınırı
Estimated Time:45s
Question 68Question

31943194 sayılı İmar Kanunu ve Danıştay'ın yerleşik içtihatları çerçevesinde; hukuka uygun şekilde tesis edilmiş bir yapı ruhsatına dayanılarak sürdürülen bir inşaatın, inşa süreci devam ederken dayanağı olan uygulama imar planının yargı yerince iptal edilmesi durumunda oluşan "kazanılmış hak" (müktesep hak) rejimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İnşaatın tamamlanan ve ruhsata uygun olan kısımları, plan iptalinden sonra "kazanılmış hak" olarak kabul edilerek her durumda korunur ve yapının geri kalanının tamamlanmasına izin verilir.

Answer

İnşaatın tamamlanan kısımlarının her durumda korunacağını ve kalan kısmın tamamlanmasına izin verileceğini savunan ifade yanlıştır.
İmar hukukunda kazanılmış hak (müktesep hak), yapı ruhsatına uygun olarak inşaatın tamamlanması veya kaba inşaat seviyesine getirilmesiyle oluşur. Uygulama imar planının iptal edilmesi durumunda, inşaatın henüz yapılmamış kısımları için kazanılmış haktan söz edilemez. İdare, inşaatı durdurmalı ve yeni plana göre durumu değerlendirmelidir. Yapının geri kalanının 'her durumda' tamamlanmasına izin verileceği yönündeki mutlak ifade, kamu yararı ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğu için yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Plan ve Ruhsat İlişkisini Analiz Et
Yapı ruhsatı, uygulama imar planına dayalı bir bireysel işlemdir.
Ruhsatın hukuki dayanağının (plan) ortadan kalkması, ruhsatın geleceğe yönelik etkilerini tartışmalı hale getirir.
2
Kazanılmış Hak Sınırlarını Belirle
İmar hukukunda kazanılmış hak, ancak inşaatın kaba inşaat seviyesine gelmesi veya bitirilmesi halinde doğar.
Henüz yapılmamış kısımlar için 'beklenen hak' söz konusudur, bu kısımlar plan iptaliyle koruma kalkanı dışında kalabilir.
3
İptal Sonrası Tamamlama İznini Değerlendir
Hukuka aykırı hale gelen bir yapının tamamlanmasına izin verilmesi kamu yararına aykırıdır.
İdare, sadece mevcut somut mülkiyeti korur; yeni plana aykırı inşaatın devamına izin veremez, ancak zararları tazminle yükümlü olabilir.

Key Concept

İmar Hukukunda Kazanılmış Haklar ve Plan İptalinin Hukuki Sonuçları

Practice More

İmar planlarının iptali durumunda 'tazminat' sorumluluğu ve hizmet kusuru konularını inceleyiniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 69Question

Bir taşınmaz malikinin, tapu kütüğünde tek bir parsel olarak kayıtlı olan arsasını imar planı ve mevzuat hükümlerine uygun olarak birden fazla yeni ve bağımsız parsele bölmesi işlemi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İfraz

Answer

İmar hukukunda bir parselin bölünerek birden fazla parsel haline getirilmesi işlemine ifraz adı verilir.
İfraz işlemi, kelime anlamı olarak da 'ayırma' demektir ve imar hukukunda tek bir parselin planlara uygun olarak bölünerek yeni parseller oluşturulması sürecini ifade eder.

Step-by-Step Solution

1
Talep edilen işlemin niteliğini belirle.
İşlem, mevcut bir bütünün (parselin) parçalara ayrılmasını içermektedir.
Soruda 'birden fazla yeni parsele bölme' ifadesi temel belirleyicidir.
2
Yasal terminolojideki karşılığını bul.
Ayrılma/bölünme anlamına gelen terim ifrazdır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nda taşınmazların bölünmesi ifraz, birleştirilmesi ise tevhit olarak tanımlanır.

Key Concept

İmar Hukukunda Arazi ve Arsa Düzenlemesi (İfraz İşlemi)
Estimated Time:45s
Question 70Question

31943194 sayılı İmar Kanunu çerçevesinde düzenlenen imar denetimi, yapı tatil zaptı ve idari yaptırımların uygulanma süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar için kesilecek idari para cezalarının miktarını belirleme ve kesinleştirme yetkisi doğrudan belediye başkanına aittir.

Answer

İmar mevzuatına aykırı yapılar için idari para cezası verme yetkisi belediye başkanına değil, belediye encümenine aittir.
İmar Kanunu'nun 42.42. maddesi uyarınca imar mevzuatına aykırı fiiller nedeniyle verilecek idari para cezaları, belediye encümenince veya il encümenince verilir. Belediye başkanının bu konuda tek başına karar alma yetkisi bulunmamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
31943194 sayılı İmar Kanunu'nun 32.32. ve 42.42. maddelerinin yetki paylaşımı incelenmelidir.
Kanun, yaptırım kararlarını kolektif bir karar organına bırakmıştır.
Yürütme ve karar organları arasındaki yetki ayrımını belirlemek.
2
İdari para cezası ve yıkım kararı alma yetkisinin kime ait olduğu kontrol edilmelidir.
Belediye sınırları içinde belediye encümeni, dışında ise il encümeninin yetkili olduğu saptanmıştır.
Belediye başkanının tek başına cezai işlem tesis etme yetkisinin olmadığını doğrulamak.
3
Tebligat ve tapu siciline bildirim gibi usul işlemlerinin güncelliği kontrol edilmelidir.
Yapı tatil zaptının asılmasıyla tebligatın tamamlandığı ve tapu siciline şerh düşüldüğü teyit edilmiştir.
20192019 sonrası güncel mevzuat bilgilerini doğrulamak.

Key Concept

İmar denetiminde karar organı belediye encümenidir.

Practice More

İmar Kanunu madde 4242 kapsamında para cezasını artıran faktörleri (can ve mal güvenliği, yapı sınıfı vb.) inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 71Question

7181 sayılı Kanun ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nda yapılan düzenlemeler neticesinde; belediye ve valiliklerin parselasyon işlemleri sırasında yol, park, meydan ve yeşil alan gibi umumi hizmetlerin karşılanması amacıyla taşınmaz sahiplerinden kesebileceği Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) oranı için belirlenen güncel yasal üst sınır yüzde kaçtır?

Show answer & explanation

Answer: 4545

Answer

İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca parselasyon işlemlerinde kesilebilecek Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) oranı üst sınırı %45'tir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesinde yapılan son düzenlemelerle, belediyelerin ve valiliklerin parselasyon işlemleri sırasında taşınmazlardan alabileceği Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) üst sınırı %45 olarak güncellenmiştir. Bu kesinti; yol, park, çocuk bahçesi, meydan gibi kamusal alanların bedelsiz oluşturulması amacıyla yapılır.

Step-by-Step Solution

1
İmar Kanunu'nun 18. maddesi kapsamındaki parselasyon (arazi ve arsa düzenlemesi) kurallarını gözden geçir.
Taşınmazlardan umumi hizmet alanları için bedelsiz kesinti yapıldığı belirlendi.
DOP kesintisinin yasal dayanağını tespit etmek için.
2
7181 sayılı Kanun ile yapılan mevzuat değişikliğini hatırla.
DOP üst sınırının %40'tan %45'e çıkarıldığı tespit edildi.
Güncel yasal sınırı belirlemek için.

Key Concept

Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) Yasal Üst Sınırı
Estimated Time:45s
Question 72Question

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 15. ve 16. maddeleri kapsamında yürütülen ifraz (ayırma) ve tevhit (birleştirme) işlemleri ile aynı kanunun 18. maddesi uyarınca gerçekleştirilen arazi ve arsa düzenlemesi (parselasyon) uygulamaları arasındaki temel farkla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İfraz ve tevhit işlemlerinin kural olarak taşınmaz sahiplerinin başvurusu ve isteği üzerine (rızai) yapılmasına karşın, parselasyonun idarenin tek taraflı kararıyla doğrudan (resen) uygulanmasıdır.

Answer

İfraz ve tevhit işlemlerinin kural olarak ilgililerin rızası (talebi) üzerine yapılması, parselasyonun ise idarece resen uygulanması temel farktır.
3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında ifraz ve tevhit işlemleri (Madde 15-16), genellikle mülkiyet sahiplerinin kendi mülkleri üzerinde tasarrufta bulunma talebiyle (rızai olarak) gerçekleşir. Buna karşın, aynı kanunun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işlemleri, idarenin bir bölgedeki imar planını hayata geçirmek amacıyla maliklerin rızasına bakmaksızın yürüttüğü tek taraflı (resen) bir kamu gücü uygulamasıdır. Bu durum, bu iki müessese arasındaki en temel hukuki ve pratik farktır.

Step-by-Step Solution

1
İmar Kanunu'nun 15. ve 16. maddelerini analiz et.
Bu maddeler, maliklerin kendi taşınmazlarını ayırmasını (ifraz) veya birleştirmesini (tevhit) düzenler; bu işlemler kural olarak rızai (isteğe bağlı) niteliktedir.
İfraz ve tevhit genellikle malikin başvurusuyla başlayan bir süreçtir.
2
İmar Kanunu'nun 18. maddesini analiz et.
18. madde, kamu eliyle yürütülen arazi ve arsa düzenlemesini (parselasyon) kapsar ve maliklerin rızası aranmaksızın idarece resen uygulanır.
Parselasyon, kentsel dokunun plana uygun olarak topluca düzenlenmesini amaçlayan bir idari işlemdir.
3
Onay ve tescil prosedürlerini değerlendir.
İfraz ve tevhit kararları encümen tarafından onaylandıktan sonra 1 ay içinde tapuya tescil edilmelidir, aksi halde geçersiz olur.
Yasal sürelerin ve yetkili mercilerin (Encümen) tespiti işlemin geçerliliği için kritiktir.

Key Concept

İmar Hukukunda Rızai (Md. 15-16) ve Resen (Md. 18) Uygulama Ayrımı

Practice More

İmar Kanunu'nun 15, 16 ve 18. maddeleri arasındaki teknik farkları (DOP, onay mercileri, uygulama süreçleri) içeren bir karşılaştırma tablosu hazırlayarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 73Question

31943194 sayılı İmar Kanunu’nun 1010. maddesi kapsamında düzenlenen "Beş Yıllık İmar Programları", nazım ve uygulama imar planlarının eyleme dönüştürülmesini sağlayan temel uygulama araçlarından biridir. Planların hayata geçirilmesi için mali ve zamansal bir çerçeve sunan bu programlar, kamu kurumları arasındaki eş güdümü zorunlu kılar.

Beş yıllık imar programlarının hazırlanma usulü ve yatırımcı kamu kuruluşları üzerindeki hukuki etkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç 33 ay içinde hazırlanan programlar, belediye meclisi tarafından onaylanarak kesinleşir ve yatırımcı kuruluşlara bildirilir.

Answer

Uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç üç ay içinde hazırlanan programlar, belediye meclisi tarafından onaylanarak kesinleşir ve yatırımcı kuruluşlara bildirilir.
Belediyeler, imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç üç ay içinde beş yıllık imar programlarını hazırlamakla yükümlüdür. Bu programlar belediye meclisi tarafından kabul edildikten sonra kesinleşir. Programda yer alan kamu hizmeti alanları ilgili kuruluşlara bildirilir ve bu kuruluşlar program süresi içinde kamulaştırma için bütçelerine ödenek ayırmak zorundadır.

Step-by-Step Solution

1
Hazırlık süresini belirle
İmar planı yürürlüğe girdikten sonra en geç 33 ay.
31943194 sayılı Kanun Madde 1010 gereği takvim bu şekilde başlar.
2
Karar ve onay makamını tespit et
Belediye Meclisi.
İmar programları belediyenin en üst karar organı olan meclis tarafından kabul edilir.
3
Yatırımcı kuruluşlarla ilişkisini analiz et
Bildirim yapılması ve bütçeye ödenek konulması.
Program süresi içinde kamulaştırma yapılabilmesi için ilgili kurumların bütçelerine ödenek koyması yasal zorunluluktur.

Key Concept

3194 Sayılı Kanun Madde 10: Beş Yıllık İmar Programları
Question 74Question

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 27. maddesi kapsamında, belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalan köy yerleşik alanlarında yapılacak yapılar ve ruhsat muafiyetine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Ruhsat muafiyeti kapsamında inşa edilen yapılar için inşaatın tamamlanmasından sonra ilgili belediyeden yapı kullanma izni (iskan) alınması mecburidir.

Answer

Ruhsat muafiyeti kapsamında inşa edilen yapılar için inşaatın tamamlanmasından sonra ilgili belediyeden yapı kullanma izni (iskan) alınması mecburidir ifadesi yanlıştır.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 27. maddesine göre, belediye ve mücavir alan sınırları dışındaki köy yerleşik alanlarında inşa edilen yapılar için belediyenin bir yetkisi bulunmamaktadır. Ayrıca, bu alanlarda ruhsattan muaf olarak yapılan yapıların inşaatı tamamlandığında muhtarlığa bildirim yapılması yeterlidir ve bu bildirim yapı kullanma izni (iskan) hükmündedir.

Step-by-Step Solution

1
Coğrafi yetki sınırlarını belirle.
Soru kökü 'belediye ve mücavir alan sınırları dışını' işaret etmektedir.
Belediye sınırları dışındaki alanlarda belediyenin ruhsat veya iskan verme yetkisi bulunmaz.
2
3194 sayılı Kanun Madde 27'deki muafiyet şartlarını analiz et.
Köy yerleşik alanlarındaki konut ve tarım yapılarının ruhsattan muaf olduğu ancak fen/sağlık kurallarına uyması gerektiği belirlenir.
Muafiyetin kapsamını ve istisnalarını (entegre tesisler gibi) anlamak doğru cevabı bulmayı sağlar.
3
Yapı kullanma izni sürecini değerlendir.
Köy yerleşik alanında biten yapıların muhtarlığa bildirilmesinin iskan yerine geçtiği saptanır.
İskan sürecindeki bürokratik fark, belediye sınırları ile köy alanları arasındaki temel ayrımı oluşturur.

Key Concept

İmar Hukukunda Köy Yerleşik Alanı Ruhsat Muafiyeti ve Yetki Paylaşımı

Practice More

İmar Kanunu'nun 27. maddesi ile 32. maddesindeki (ruhsatsız yapılar) müeyyidelerin bu alanlardaki uygulama farklarını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 45s
Question 75Question

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8. maddesi hükümleri uyarınca, belediye meclisince onaylanan ve bir ay süreyle askıya çıkarılan imar planlarına askı süresi içerisinde yapılan itirazların karara bağlanma süreciyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İtirazlar belediye meclisince on beş gün içinde incelenerek kesin karara bağlanır.

Answer

İmar planlarına yapılan itirazlar belediye meclisince on beş gün içinde incelenerek kesin karara bağlanır.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8. maddesinin (b) bendi uyarınca; belediye meclisince onaylanan imar planları bir ay süreyle ilan edilir. Bu süre zarfında yapılan itirazlar belediye meclisine gönderilir ve meclis bu itirazları on beş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlamak zorundadır.

Step-by-Step Solution

1
Planın onay ve askı sürecini belirle.
Belediye meclisince onaylanan planlar, onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir.
Planın kesinleşmeden önce halkın ve ilgililerin bilgisine sunulması yasaldır.
2
İtiraz mercini ve usulünü tanımla.
İlan süresi (30 gün) içinde imar planlarına itiraz edilebilir.
Mülkiyet hakkı ve kamu yararı gözetilerek ilgililere itiraz hakkı tanınmıştır.
3
İtirazların değerlendirilme süresini tespit et.
Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar, belediye meclisince 15 gün içinde incelenerek kesin karara bağlanır.
3194 sayılı Kanun madde 8 uyarınca itirazların süratle sonuçlandırılması hedeflenmiştir.

Key Concept

İmar Planı İtiraz Değerlendirme Süreci
Question 76Question

31943194 sayılı İmar Kanunu kapsamında gerçekleştirilen rızai (isteğe bağlı) ifraz ve tevhit işlemlerinde, yetkili idarece (belediye encümeni veya il encümeni) verilen onay kararının mülkiyet kayıtlarına işlenmesi süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yasal düzenlemeye uygun bir açıklamadır?

Show answer & explanation

Answer: Onaylanan ifraz veya tevhit kararının, onay tarihinden itibaren bir ay içerisinde tapu idaresine tescil için sunulmaması, idari onayın hukukuken geçersiz hale gelmesine neden olur.

Answer

İfraz veya tevhit kararının onay tarihinden itibaren bir ay içinde tapu idaresine tescil için başvurulmaması, kararı geçersiz kılar.
Doğru yanıt olan seçenek, 31943194 sayılı İmar Kanunu'nun 1616. maddesinde yer alan açık hükmü ifade etmektedir. Bu hükme göre, belediye veya il encümenleri tarafından onaylanan ifraz (ayırma) ve tevhit (birleştirme) kararları, onay tarihinden itibaren en geç bir ay içinde tapu idaresine tescil için sunulmalıdır. Bu süre içinde başvuru yapılmaması, idari kararın mülkiyet üzerindeki etkisini yitirmesine ve geçersiz kalmasına yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Karar merciinin ve yasal dayanağın belirlenmesi
İfraz ve tevhit işlemleri 31943194 sayılı Kanun'un 1515. ve 1616. maddelerine göre belediye veya il encümenince karara bağlanır.
İşlemin hukuki temelini ve yetkili makamı netleştirmek için.
2
Tescil sürecindeki süre kısıtlamasının incelenmesi
Kanunun 1616. maddesi, onaylanan bu kararların tapu siciline tescili için 11 aylık bir müracaat süresi öngörmüştür.
İdari kararın mülkiyet sicili ile uyumlandırılması zorunluluğunu saptamak için.
3
Sürenin kaçırılmasının hukuki sonucunun tespiti
11 aylık süre içinde başvurulmazsa encümen kararı geçersiz sayılır.
Sürenin niteliğinin (hak düşürücü süre) ve sonucunun belirlenmesi için.

Key Concept

İfraz ve Tevhit Kararlarının Tescil Süresi ve Geçersizlik Hükmü

Practice More

İfraz ve tevhit işlemlerinin imar planı bulunmayan alanlardaki (Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği) şartlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 77Question

Bir belediyenin yürüttüğü arazi ve arsa düzenlemesi (parselasyon) sahasında yer alan 10001000 m2m^2 yüzölçümlü bir kadastro parselinden, umumi hizmet alanları için 400400 m2m^2 kesinti yapılmıştır. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca yapılan bu işlemde, ilgili düzenleme sahası için belirlenen Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) oranı yüzde kaçtır?

Show answer & explanation

Answer: \%40

Answer

Düzenleme sahası için belirlenen Düzenleme Ortaklık Payı oranı %40'tır.
Doğru cevap, matematiksel olarak kesilen miktarın (400400 m2m^2) ana parsel büyüklüğüne (10001000 m2m^2) oranlanmasıyla bulunan yüzde kırk değeridir. Bu oran, yürürlükteki 3194 sayılı İmar Kanunu'nun belirlediği yüzde kırk beşlik üst sınırın altında kaldığı için mevzuata uygundur.

Step-by-Step Solution

1
DOP oranını hesaplamak için gerekli verileri belirle.
Kadastro parseli alanı = 10001000 m2m^2, Kesinti miktarı = 400400 m2m^2.
DOP oranı, toplam alandan yapılan kesintinin bütüne oranıdır.
2
Kesinti miktarını toplam parsele bölerek oranı hesapla.
4001000=0,40\frac{400}{1000} = 0,40 yani %40\%40.
DOP oranı (Kesinti Miktarı/Du¨zenlemeye Giren Alan)×100(\text{Kesinti Miktarı} / \text{Düzenlemeye Giren Alan}) \times 100 formülüyle bulunur.
3
Sonucu yasal sınırlarla karşılaştır.
%40%45\%40 \leq \%45.
3194 sayılı İmar Kanunu'na göre DOP oranı %45'i geçemez; hesaplanan değer yasal sınırlar içindedir.

Key Concept

Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) Oranı Hesaplaması

Practice More

DOP ile karşılanan umumi hizmet alanlarının (yol, park, okul vb.) neler olduğunu tekrar gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 78Question

Belediye sınırları içerisinde bulunan ve imar planı dahilinde yer alan bir taşınmazın rızai (isteğe bağlı) olarak parçalara ayrılması (ifraz) veya komşu bir parselle birleştirilmesi (tevhit) süreciyle ilgili olarak 3194 sayılı İmar Kanunu'na göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İfraz ve tevhit işlemleri sonucunda oluşacak yeni parsellerin, uygulama imar planı ve ilgili yönetmeliklerde belirtilen asgari ölçülerin altında kalmaması şarttır.

Answer

İfraz ve tevhit işlemleri sonucunda oluşacak yeni parsellerin, uygulama imar planı ve ilgili yönetmeliklerde belirtilen asgari ölçülerin altında kalmaması şarttır.
İmar hukukunun temel ilkesi gereği, her türlü yapılaşma ve arazi düzenlemesi yürürlükteki imar planına uygun olmak zorundadır. İfraz (ayırma) ve tevhit (birleştirme) işlemleri sonucunda ortaya çıkacak yeni mülkiyet yapısının, o bölge için belirlenmiş olan asgari parsel ölçülerini (genişlik, derinlik, toplam alan vb.) ihlal etmemesi yasal bir zorunluluktur.

Step-by-Step Solution

1
Yetkili mercii belirle.
Belediye sınırları içinde Belediye Encümeni, dışında İl Encümeni yetkilidir.
İfraz ve tevhit işlemleri idari birer uygulama işlemi olup encümen kararıyla yürütülür.
2
Plan uygunluğunu denetle.
Parseller imar planındaki asgari genişlik, derinlik ve büyüklük şartlarına uygun olmalıdır.
3194 sayılı Kanun Madde 15, plan ve yönetmelik esaslarına aykırı ifraz ve tevhit yapılamayacağını hükme bağlamıştır.
3
Süreç ve tescil kontrolü yap.
Onay süresi 30 gün, tapu tescil süresi 1 aydır.
Yasal süreler sürecin sürüncemede kalmasını engellemek için Madde 16'da tanımlanmıştır.

Key Concept

İfraz ve Tevhit İşlemlerinde Plan Uygunluğu ve İdari Süreç

Practice More

3194 sayılı Kanun'un 15. ve 16. maddeleri ile 18. maddesi (Parselasyon) arasındaki farkları içeren karşılaştırma tablosunu inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 79Question

3194 sayılı İmar Kanunu'nun genel hükümleri saklı kalmak kaydıyla; bir alanın hem 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca "Turizm Merkezi" ilan edilmesi hem de 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca "Sit Alanı" olarak tescil edilmiş olması durumunda, bu alan için hazırlanacak "Koruma Amaçlı İmar Planları"nın onay süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Planlama ve onay yetkisi Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir; ancak bu planların onaylanmasından önce ilgili Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun uygun görüşünün alınması zorunludur.

Answer

Planlama ve onay yetkisi Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir; ancak bu planların onaylanmasından önce ilgili Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun uygun görüşünün alınması zorunludur.
Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ile Turizm Merkezleri içinde planlama yetkisi, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca re'sen Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir. Ancak bu alan aynı zamanda 2863 sayılı Kanun kapsamında bir 'Sit Alanı' ise, yapılacak planlar 'Koruma Amaçlı İmar Planı' niteliği taşır. 2863 sayılı Kanun'un 17. maddesi gereği, bu planların onaylanabilmesi için Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun uygun görüşü yasal bir zorunluluktur. Bu durumda belediye meclisinin onay yetkisi devre dışı kalırken, Bakanlık ve Kurul arasındaki yetki paylaşımı esas alınır.

Step-by-Step Solution

1
Alanın hukuki statüsünün tespiti
Taşınmazın hem 'Turizm Merkezi' (2634 Sayılı Kanun) hem de 'Sit Alanı' (2863 Sayılı Kanun) kapsamında olduğu belirlenir.
Çakışan özel kanunların hangisinin hangi yetkiyi verdiğini anlamak için statü analizi gereklidir.
2
2634 Sayılı Kanun uyarınca yetki analizi
Turizm merkezlerinde plan yapma ve re'sen onaylama yetkisinin Kültür ve Turizm Bakanlığına ait olduğu saptanır.
Turizm bölgelerinde yerel idarelerin (belediye) onay yetkisi, Bakanlığın re'sen yetkisi ile ikame edilmiştir.
3
2863 Sayılı Kanun uyarınca kısıtlamaların kontrolü
Bir alan sit alanı ise, hazırlanan koruma amaçlı imar planlarının Koruma Bölge Kurulu tarafından 'uygun' bulunması gerektiği tespit edilir.
Kültür ve tabiat varlıklarının korunması, planlama hiyerarşisinde bağlayıcı bir teknik denetim gerektirir.
4
Kurumlar arası yetki çakışmasının çözümü
Bakanlık planı hazırlar/onaylar ancak Kurul'un uygun görüşü planın hukuki geçerliliği için ön şarttır.
İki özel kanunun birleştiği noktada, bir kurumun planlama iradesi ile diğer kurumun koruma denetimi sentezlenir.

Key Concept

Özel Amaçlı İmar Planlarında Yetki Çakışması ve Karma Statülü Alanlar
Estimated Time:2m 0s
Question 80Question

3194 sayılı İmar Kanunu'na göre, belediye ve mücavir alan sınırları içinde inşa edilecek yapılar için yetkili idareden alınan yapı ruhsatının belirli bir geçerlilik süresi bulunmaktadır. Kanunda belirtilen bu süre zarfında tamamlanmayan inşaatlar için alınan ruhsat hükümsüz hale gelmektedir.

Buna göre, yapı ruhsatı alındığı tarihten itibaren inşaatın toplamda kaç yıl içinde bitirilmesi zorunludur?

Show answer & explanation

Answer: 5

Answer

Yapı ruhsatı alındığı tarihten itibaren inşaatın 5 yıl içinde bitirilmesi zorunludur.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 29. maddesine göre, yapı ruhsatı alındığı tarihten itibaren 2 yıl içinde inşaata başlanması ve toplamda 5 yıl içinde inşaatın bitirilmesi zorunludur. Bu süreler içinde tamamlanmayan yapılar için verilen ruhsat hükümsüz sayılır.

Step-by-Step Solution

1
İlgili mevzuat hükmünün belirlenmesi
3194 sayılı İmar Kanunu, Madde 29
Yapı ruhsatının geçerlilik ve hükümsüzlük şartları bu maddede düzenlenmiştir.
2
İnşaata başlama ve tamamlama sürelerinin ayırt edilmesi
Başlama süresi 2 yıl, tamamlama süresi 5 yıl
Kanun, ruhsatın hükümsüz kalmaması için hem işe başlama hem de işi bitirme için ayrı süreler öngörmüştür.
3
Soruda istenen 'bitirilme' süresinin tespiti
5 yıl
Ruhsat tarihinden itibaren beş yıl içinde bitirilmeyen yapılar için ruhsat hükümsüz sayılır.

Key Concept

Yapı Ruhsatı Geçerlilik Süreleri (2 Yıl Başlama, 5 Yıl Tamamlama)

Alternative Method

Ruhsatın 2 yıl içinde başlanmadığında veya 5 yıl içinde bitirilmediğinde hükümsüz kalacağı şeklindeki '2+5' kuralını ezberlemek süreci kolaylaştırır.
Estimated Time:45s
PreviousPage 4 / 9Next