Kamu Görevlileri

168 questions

Question 121Question

657 sayılı Kanun'a tabi bir Devlet memuru hakkında, sırf garaz ve hakaret amacıyla uydurma bir suç ihbarında bulunulmuş ve yürütülen yasal işlemler sonucunda bu isnadın tamamen asılsız olduğu kesinleşmiştir.

Buna göre, ilgili mevzuat uyarınca memurun "isnat ve iftiralara karşı korunması" hakkı kapsamında aşağıdakilerden hangisi uygulanmalıdır?

Show answer & explanation

Answer: Merkezde memurun en büyük amiri, illerde ise vali tarafından, isnatta bulunanlar hakkında kamu davası açılması Cumhuriyet Başsavcılığından istenir.

Answer

İsnat ve iftiraya uğrayan memurun korunması amacıyla, merkezde memurun en büyük amiri, illerde ise vali tarafından, iftiracılar hakkında kamu davası açılmasının Cumhuriyet Başsavcılığından istenmesi gereklidir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 25. maddesine göre, devlet memurları hakkındaki ihbar ve şikayetlerin uydurma olduğu yargılama veya soruşturma sonucunda sabit olursa idare memuruna sahip çıkmakla yükümlüdür. Bu koruma kalkanı kanunda, merkezde bu memurun en büyük amirinin, illerde ise valilerin bizzat devreye girerek iftiracılar hakkında kamu davası açılmasını Cumhuriyet Başsavcılığından talep etmeleri şeklinde kesin bir usule bağlanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
İlgili mevzuat kuralının belirlenmesi
657 sayılı Kanun'un 25. maddesinde düzenlenen 'isnat ve iftiralara karşı koruma' hakkının usulü tespit edilir.
Memura yönelik asılsız suçlamalarda idarenin nasıl bir yol izleyeceğinin kesin yasal dayanağını bulmak için.
2
Yetkili makamların ve yapılacak yasal işlemin tanımlanması
Merkezde en büyük amirin, illerde ise valinin Cumhuriyet Başsavcılığından 'kamu davası' açılmasını istemesi gerektiği ortaya çıkar.
Uygulanacak prosedürün, görevli mercilerin ve atılacak hukuki adımın niteliğinin yanlış uygulamalardan (tazminat, disiplin cezası vb.) ayrıştırılması için.

Key Concept

İsnat ve İftiralara Karşı Koruma Hakkı
Question 122Question

Bir kamu kurumuna aday memur olarak atanan ve tüm eğitim (temel eğitim, hazırlayıcı eğitim) ile staj aşamalarını üstün başarıyla 99 ay içerisinde tamamlayan bir personel hakkında, 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca gerçekleştirilmesi gereken işlem aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kanun'da öngörülen 11 yıllık asgari adaylık süresi dolana kadar personelin adaylık statüsü devam ettirilir.

Answer

Kanun'da öngörülen 1 yıllık asgari adaylık süresi dolana kadar personelin adaylık statüsü devam ettirilir.
657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 5454. maddesi açık bir şekilde 'Adaylık süresi bir yıldan az, iki yıldan çok olamaz.' hükmünü içermektedir. Bu hüküm gereğince, bir aday memur temel eğitim, hazırlayıcı eğitim ve staj aşamalarının tamamında başarılı olsa dahi, görevdeki toplam süresi 11 yılı doldurmadan asli memurluğa atanamaz. Senaryoda belirtilen 99 aylık süre bu alt sınırın altında kaldığı için personelin adaylık statüsü devam etmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Adaylık süresinin yasal sınırlarını belirle.
657 sayılı DMK Madde 54'e göre adaylık süresi 1 yıldan az, 2 yıldan çok olamaz.
Uygulanacak işlemin yasal dayanağını tespit etmek için.
2
Personelin mevcut durumunu (9 ay) yasal alt sınırla karşılaştır.
Personel eğitimlerini bitirmiş olsa da henüz 9 aydır görevdedir, yani 1 yıllık alt sınıra ulaşmamıştır.
Eğitim başarısının süreyi kısaltıp kısaltmayacağını değerlendirmek için.
3
Sürenin tamamlanması gerekliliğini saptan.
Asalet onayı için eğitimin tamamlanması yetmez, aynı zamanda en az 1 yıllık sürenin dolması gerekir.
Kesin sonuca ulaşmak için.

Key Concept

Adaylık Süresi Sınırları (Alt Sınır)
Estimated Time:50s
Question 123Question

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca, bir kamu kurumunda aday memur statüsünde görev yapan personelin adaylık dönemi devam ederken başka bir kamu kurumuna naklen atanması (kurumlar arası nakil) ile ilgili yasal düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Adaylık süresi içerisinde başka kurumlara nakli yapılamaz.

Answer

Aday memur olarak atanmış bir personelin, adaylık süreci devam ettiği sürece başka kurumlara nakli yapılamaz.
Doğru ifade, aday memurluk statüsü devam eden bir personelin başka kurumlara naklinin yapılamayacağını belirtmektedir. 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 5454. maddesinin son fıkrasında açıkça 'Aday olarak atanmış devlet memurunun adaylık süresi içinde başka kurumlara nakli yapılamaz' denilerek bu durum hüküm altına alınmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Personelin statüsünün belirlenmesi
Personel 'aday memur' statüsündedir.
Soruda adaylık dönemi devam eden bir personelden bahsedilmektedir.
2
657 sayılı DMK'nın ilgili maddesinin (Md. 54) incelenmesi
Madde metninde 'Aday olarak atanmış devlet memurunun adaylık süresi içinde başka kurumlara nakli yapılamaz' hükmü yer almaktadır.
Kanun koyucu, adaylık sürecindeki personelin kurum değiştirmesini kesin bir dille yasaklamıştır.
3
Hukuki kuralın olaya uygulanması
Kurumlar arası nakil mümkün değildir.
Herhangi bir eğitim aşaması veya mazeret durumu bu mutlak yasağı esnetmemektedir.

Key Concept

Aday Memurların Nakil Yasağı

Practice More

Aday memurluk süresi içinde disiplin cezası almanın sonuçlarını ve görevden çıkarma usullerini tekrar ediniz.
Estimated Time:50s
Question 124Question

19821982 Anayasası'nın 128128. maddesi, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde görev alan personelin anayasal dayanağını "genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli görevlerin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği" şeklinde belirlemiştir. Bu anayasal çerçeveye paralel olarak 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 44. maddesi, kamu hizmetlerinin hangi istihdam biçimleri üzerinden yürütüleceğini tahdidi olarak saymıştır.

Buna göre;

I. Memurlar
II. Sözleşmeli personel
III. Geçici personel
IV. İşçiler

yukarıdakilerden hangileri güncel mevzuat uyarınca 657657 sayılı Kanun'un 44. maddesinde düzenlenen istihdam türleri arasında yer almaktadır?

Show answer & explanation

Answer: I, II ve IV

Answer

Güncel mevzuat uyarınca 657 sayılı Kanun'un 4. maddesinde yer alan istihdam türleri memurlar, sözleşmeli personel ve işçilerdir.
Doğru yanıt olan seçenek memurlar, sözleşmeli personel ve işçileri içermektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesi, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde kullanılacak istihdam türlerini (A) Memurlar, (B) Sözleşmeli Personel ve (D) İşçiler olarak sınırlı sayıda (tahdidi) belirlemiştir. 2017 yılında yapılan değişikliklerle (C) fıkrasındaki 'geçici personel' statüsü kaldırılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasal ve yasal çerçeveyi analiz etme
1982 Anayasası'nın 128. maddesi asli ve sürekli görevler için 'memur ve diğer kamu görevlisi' ifadesini kullanırken, 657 sayılı Kanun 4. maddesinde istihdam biçimlerini daha ayrıntılı düzenlemiştir.
Kamu görevlilerinin hukuki statüsünü belirlemek için hem anayasal hem de yasal dayanakların birlikte değerlendirilmesi gerekir.
2
657 sayılı Kanun'un 4. maddesindeki güncel değişiklikleri kontrol etme
4/C fıkrasında yer alan 'Geçici Personel' statüsünün 2017 yılında yayımlanan 696 sayılı KHK ile kaldırıldığı (mülga olduğu) tespit edilmiştir.
Yürürlükten kalkan bir statünün güncel istihdam türleri arasında sayılamayacağı kuralı uygulanmalıdır.
3
Mevcut istihdam türlerini listeleme
Mevcut türler: 4/A (Memur), 4/B (Sözleşmeli Personel) ve 4/D (İşçi).
Tahdidi sayma ilkesi gereği kanunda açıkça yer alan ve yürürlükte olan kategoriler seçilmelidir.

Key Concept

657 Sayılı Kanun Kapsamındaki Kamu İstihdam Türleri

Practice More

İşçilerin ve sözleşmeli personelin 'asli ve sürekli görev' kavramı karşısındaki durumunu ve Anayasa Mahkemesi'nin bu konudaki yaklaşımını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 125Question

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, memurların kurumları ile ilgili resmi ve şahsi işlerinden dolayı müracaat; amirleri veya kurumları tarafından kendilerine uygulanan idari işlem ve eylemlerden dolayı ise şikayet etme hakları bulunmaktadır.

Bu hakkın kullanım usulü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Şikayetler, sözlü veya yazılı olarak en yakın amirden başlanarak silsile yolu ile yapılır.

Answer

Şikayetlerin sözlü veya yazılı olarak en yakın amirden başlanarak silsile yolu ile yapılması gerekir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 21. maddesine göre, Devlet memurlarının müracaat ve şikayet hakkı bulunmaktadır. Bu hakkın kullanımında 'silsile yolu' esası geçerlidir. Yani memur, şikayetini önce kendi en yakın amirine iletmeli, çözüm bulamazsa bir üst amire gitmelidir. Ayrıca bu başvuru hem sözlü hem de yazılı olarak yapılabilir.

Step-by-Step Solution

1
Müracaat ve şikayet hakkının yasal dayanağını tespit et.
657 sayılı DMK Madde 21: 'Devlet memurları kurumları ile ilgili resmi ve şahsi işlerinden dolayı müracaat; amirleri veya kurumları tarafından kendilerine uygulanan idari işlem ve eylemlerden dolayı şikayet hakkına sahiptirler.'
Sorunun hukuki çerçevesini belirlemek için ilgili maddeye başvurulur.
2
Şikayetin nasıl yapılacağına dair usul kuralını analiz et.
Kanun hükmüne göre şikayetler sözlü veya yazılı olabilir; ancak mutlaka en yakın amirden başlanarak hiyerarşik sıra (silsile yolu) takip edilmelidir.
İdari işleyişin bütünlüğü ve hiyerarşi ilkesinin korunması için bu usul şarttır.
3
Toplu eylem ve müracaat yasağı ile karşılaştır.
DMK Madde 26: '...toplu müracaat ve şikayet etmeleri yasaktır.'
Hakkın sınırlarını ve istisnalarını belirleyerek doğru seçeneği teyit etmek için gereklidir.

Key Concept

Silsile Yolu (Hiyerarşik Sıra) İlkesi
Estimated Time:1m 15s
Question 126Question

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 3. maddesinde memurluk mesleği; "sınıflandırma", "kariyer" ve "liyakat" olmak üzere üç temel ilke üzerine inşa edilmiştir. Kanun'daki tanımı ve kapsamı esas alındığında, aşağıdakilerden hangisi "liyakat" ilkesinin doğrudan düzenlediği ve güvence altına aldığı konulardan biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Memurların görevlerini yaparken dil, ırk, cinsiyet ve siyasi düşünce ayrımı yapmaksızın tarafsız kalması

Answer

Memurların görevlerini yerine getirirken dil, ırk, cinsiyet ve siyasi düşünce ayrımı yapmaksızın tarafsız kalması ilkesi, 657 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki temel ilkeler arasında değil, 7. maddesindeki 'Tarafsızlık ve Devlete Bağlılık' ödevi kapsamında yer alır.
Doğru cevap olan tarafsızlık ve ayrım gözetmeme yükümlülüğü, memurluğun 'nasıl yürütüleceğine' dair bir ödevdir (Madde 7). Oysa liyakat ilkesi; memurluğa alınma, yükselme ve görevden ayrılma süreçlerinin objektif yetenek esasına göre düzenlenmesi ve bu süreçlerde memura hukuki güvence sağlanmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Yasal dayanağın belirlenmesi
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 3. maddesi (Temel İlkeler) incelenir.
Sorunun cevabı doğrudan bu maddedeki tanımlarda gizlidir.
2
Liyakat ilkesinin tanım analizi
Liyakat; giriş, ilerleme, yükselme, sona erme ve bu süreçlerdeki hukuki güvenliği kapsar.
Seçeneklerin bu unsurlarla eşleşip eşleşmediğini kontrol etmek gerekir.
3
Ödev ve ilke ayrımının yapılması
Tarafsızlık, sadakat gibi kavramların meslek ilkesi değil, memuriyet ödevi olduğu saptanır.
KPSS'de en sık sorulan çeldirici, ödevler ile mesleki ilkelerin birbirine karıştırılmasıdır.

Key Concept

Memurluk Mesleğinin Temel İlkeleri (Liyakat Kapsamı)

Practice More

657 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki 'Kariyer' ilkesinin, 'Sınıflandırma' ilkesiyle olan ilişkisini inceleyerek, derece yükselmesi için boş kadro şartının hangi ilkeye hizmet ettiğini araştırabilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 127Question

Türk kamu personel rejiminde, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde görev alacak personelin statüsü 19821982 Anayasası'nın 128128. maddesi ile çerçevelenmiş; bu anayasal ilkelerin uygulama esasları ise 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 44. maddesinde "İstihdam Şekilleri" başlığı altında düzenlenmiştir.

Söz konusu mevzuat hükümleri ve zaman içerisinde yapılan yasal değişiklikler (özellikle 20172017 yılındaki düzenlemeler) birlikte değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi günümüzde 657657 sayılı Kanun'un 44. maddesi kapsamında sayılan temel istihdam türlerinden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Geçici personel

Answer

Geçici personel statüsü, güncel mevzuatta yer alan bir istihdam türü değildir.
Geçici personel statüsü, 657657 sayılı Kanun'un 4/C4/C maddesinde yer almaktayken, 20172017 yılında çıkarılan 696696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile mülga edilmiştir (yürürlükten kaldırılmıştır). Dolayısıyla güncel personel rejiminde bu isimde bağımsız bir istihdam türü bulunmamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasal Dayanağı Belirleme
19821982 Anayasası'nın 128128. maddesi, asli ve sürekli görevlerin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütüleceğini hükme bağlar.
Personel rejiminin en üst hiyerarşik dayanağını tespit etmek için gereklidir.
2
Kanuni Sınıflandırmayı İnceleme
657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 44. maddesi başlangıçta Memur (4/A4/A), Sözleşmeli Personel (4/B4/B), Geçici Personel (4/C4/C) ve İşçi (4/D4/D) şeklinde dörtlü bir tasnif içermekteydi.
Kanun tarafından tanınan temel kategorilerin tespiti için gereklidir.
3
Güncel Mevzuat Değişikliklerini Uygulama
20172017 yılında yayımlanan 696696 sayılı KHK ile 4/C4/C bendi (Geçici Personel) yürürlükten kaldırılmış ve bu statüdeki personel sözleşmeli personel statüsüne geçirilmiştir.
Soruda sorulan 'güncel' durumun tespit edilmesi için yasal değişikliklerin takibi zorunludur.

Key Concept

İstihdam Şekilleri (DMK Md. 4)
Estimated Time:50s
Question 128Question

Bir il müdürlüğünde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan (V), şube müdürü tarafından kurumun tabi olduğu yönetmelikte emredilen ön mali kontrol aşaması atlanarak doğrudan ödeme emri belgesi düzenlenmesi yönünde sözlü talimat almıştır. (V), bu durumun yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu tespit etmiş ve durumu derhal amirine bildirmiştir. Şube müdürü ise kamu hizmetinin aksamaması ve işin aciliyeti gerekçesiyle söz konusu emri yazılı olarak yenilemiştir. Verilen talimatın konusu, ceza kanunları kapsamında herhangi bir suç unsuru teşkil etmemektedir.

Devlet memurlarının hukuki statüsü, ödev ve sorumlulukları göz önüne alındığında, bu olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (V), yazılı olarak yenilenen bu emri yerine getirmek mecburiyetindedir; emrin uygulanmasından doğacak her türlü hukuki ve mali sorumluluk şube müdürüne ait olur.

Answer

Memurun, yönetmeliğe aykırı olan ancak suç teşkil etmeyen ve amir tarafından yazılı olarak yinelenen emri yerine getirmek zorunda olduğu, uygulamanın sonucundaki sorumluluğun ise tamamen emri veren amire ait olduğunu belirten seçenektir.
Devlet Memurları Kanunu ve Anayasa'nın amir hükümleri uyarınca; devlet memuru, amirinden aldığı emri Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya yönetmelik hükümlerine aykırı görürse yerine getirmez ve bu aykırılığı emri verene bildirir. Bu aşamada amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazılı olarak yinelerse, memur ilgili emri yerine getirmeye mecburdur. Bu kural, idarenin işleyişinin kilitlenmemesi amacını taşır. Öte yandan, emrin yerine getirilmesinden doğacak olan her türlü idari, hukuki ve mali sorumluluk, emri yazılı olarak veren amire aittir. Olaydaki talimat da suç teşkil etmediğinden ve amir tarafından yazılı olarak yinelendiğinden, memurun bu işlemi tesis etme zorunluluğu doğmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki emrin niteliğini ve hukuka uygunluğunu analiz etmek.
Emir yönetmeliğe aykırıdır ancak konusu itibarıyla suç teşkil etmemektedir.
Anayasa m.137 ve ilgili kanunlar uyarınca memurun hareket tarzını belirleyen temel ölçüt, emrin 'kanunsuz emir' mi yoksa 'suç teşkil eden emir' mi olduğudur.
2
Memurun aykırılığı bildirmesi ve amirin emri yazılı olarak yinelemesi durumundaki hukuki kuralı tespit etmek.
Amir emrini yazılı olarak yinelerse, memur bu idari işlemi yerine getirmek zorundadır.
İdarenin ve kamu hizmetlerinin sürekliliğinin aksamaması için, suç olmayan yazılı kanunsuz emirlerin alt birimlerce uygulanması yasal bir ödevdir.
3
Uygulanan işlemden doğacak sorumluluğun kime ait olduğunu belirlemek.
Ortaya çıkacak her türlü hukuki ve mali sorumluluk tamamen emri yazılı olarak veren amire (şube müdürüne) geçer.
Memur kendi iradesiyle değil, yasal bir zorunluluk olarak amirin yazılı ısrarı üzerine işlem tesis ettiği için her türlü kişisel sorumluluktan ve hizmet kusuru iddialarından kurtulur.

Key Concept

Kanunsuz Emir ve Memurun Sorumluluğu
Question 129Question

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, devlet memurluğuna girmek isteyen adayların taşıması gereken genel şartlar dikkate alındığında, aşağıdaki adaylardan hangisinin durumu memuriyete atanmaya engel bir durum teşkil etmez?

Show answer & explanation

Answer: Taksirli bir suçtan dolayı 22 yıl hapis cezasına mahkûm olan kişi

Answer

Taksirli bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm olan kişinin durumu memuriyete engel teşkil etmez.
Doğru yanıt olan seçenek, taksirli bir suçtan mahkûm olan adayı belirtmektedir. 657657 sayılı Kanun'un 48/A548/A-5 maddesi uyarınca, kasten işlenen bir suçtan dolayı 11 yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olanlar memur olamazken, taksirli suçlar bu kuralın açıkça istisnasıdır. Dolayısıyla taksirli suçtan alınan ceza süresi ne kadar olursa olsun (katalog suçlar kapsamına girmedikçe) memuriyete giriş için genel şartlar bakımından bir engel oluşturmaz.

Step-by-Step Solution

1
Mahkûmiyet şartını incele
Kanun, kasten işlenen suçlarda 11 yıl ve üzeri cezaları engel sayarken taksirli suçları bu kapsam dışında tutar.
Taksirli suçlar, kişinin kastı olmaksızın işlendiği için memuriyet liyakatini mutlak olarak bozmadığı kabul edilir.
2
Yaş ve eğitim istisnasını kontrol et
1818 yaş altındaki kazai rüşt kararının geçerli olması için meslek/sanat okulu mezuniyeti gerekir.
Sadece rüşt kararı yeterli olmayıp liyakat gereği mesleki donanım da aranmaktadır.
3
Askerlik ve sağlık durumunu değerlendir
Askerlik çağına gelenlerin belirsiz durumda (bakaya vb.) olmaması ve akıl sağlığının tam olması gerekir.
Kamu hizmetinin sürekliliği ve güvenilirliği için bu şartlar emredicidir.

Key Concept

657 sayılı Kanun Madde 48 - Genel Şartlar

Practice More

Memuriyete girişteki özel şartlar (Madde 48/B) ile genel şartlar arasındaki farkları ve kurumların belirleyebileceği ek kriterleri inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 130Question

19821982 Anayasası’nın 128128. maddesi ile 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun güncel hükümleri bir arada değerlendirildiğinde; Türk kamu personel rejimindeki istihdam türleri ve bu personelin hukuki statüleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İdarenin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler; memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.

Answer

Kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevlerin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmesi anayasal bir kuraldır.
Doğru ifade, 19821982 Anayasası'nın 128128. maddesinin metniyle birebir örtüşmektedir. Bu madde uyarınca idare, genel idare esaslarına dayalı hizmetlerini yürütürken bu işlerin sürekliliğini memurlar ve 'diğer kamu görevlileri' (hakim, savcı, asker, akademik personel vb.) eliyle sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 128128. maddesinin incelenmesi
Genel idare esaslarına göre yürütülen kamu hizmetlerinde 'aslî ve sürekli' görevlerin memur ve diğer kamu görevlileri tarafından yerine getirileceği sonucuna varılır.
Personel rejiminin anayasal çerçevesini belirleyen temel maddedir.
2
657657 sayılı Kanun'un 44. maddesinin güncel halinin analizi
İstihdam türlerinin memur, sözleşmeli personel ve işçi olarak sınırlandığı; geçici personel kavramının kaldırıldığı tespit edilir.
Yasal düzeydeki istihdam türlerini teyit etmek için gereklidir.

Key Concept

Anayasal Personel Rejimi ve İstihdam Türleri

Practice More

Sözleşmeli personelin (4/B4/B) hak ve yükümlülükleri ile memurlar arasındaki farkları inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 131Question

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, devlet memurlarının kariyer basamaklarındaki ilerlemeleri kapsamında düzenlenen "derece yükselmesi" için zorunlu bir şart olduğu halde, "kademe ilerlemesi" için böyle bir şart aranmayan durum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Atanılacak üst dereceden boş bir kadronun bulunması

Answer

Atanılacak üst dereceden boş bir kadronun bulunması
Derece yükselmesi, memurun hiyerarşik olarak bir üst dereceye ve sınıfa atanması işlemidir. Bu işlem bir atama niteliğinde olduğundan, kurumun teşkilat şemasında o derecede münhal (boş) bir kadronun bulunması anayasal ve yasal bir zorunluluktur. Oysa kademe ilerlemesi, memurun bulunduğu derece içinde kıdem kazanmasıdır ve bu işlem için ayrıca bir boş kadro tahsisine gerek yoktur.

Step-by-Step Solution

1
Kademe ilerlemesi şartlarını analiz etme
Kademe ilerlemesi için 11 yıl çalışma, olumlu performans ve derece içinde boş kademe bulunması gerekir.
Kademe ilerlemesi aynı derece içindeki yatay ilerlemedir.
2
Derece yükselmesi şartlarını analiz etme
Derece yükselmesi için 33 yıl çalışma, üst derecede boş kadro ve gerekli niteliklere sahip olma gerekir.
Derece yükselmesi memurun dikey olarak daha üst bir sorumluluk ve maaş düzeyine geçmesidir.
3
İki mekanizma arasındaki temel yapısal farkı belirleme
Derece yükselmesi için 'boş kadro' (organizasyonel kontenjan) zorunluyken, kademe ilerlemesi için kadro şartı aranmaz.
Soru kökünde derece yükselmesi için istenen ancak kademe için istenmeyen şart sorulmaktadır.

Key Concept

Derece yükselmesi ve kademe ilerlemesi arasındaki en temel yapısal fark, derece yükselmesinin üst derecede boş bir kadronun bulunmasına bağlı olmasıdır.

Practice More

657 sayılı Kanun'daki '8 yıl disiplin cezası almayan memura bir kademe verilmesi' istisnasını inceleyiniz.
Estimated Time:50s
Question 132Question

Kamu hizmetine girmek amacıyla bir devlet kurumuna başvuran adayların durumları 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4848. maddesinde düzenlenen "genel şartlar" çerçevesinde değerlendirilmektedir.

Buna göre, aşağıdaki adaylardan hangisinin durumu memuriyete giriş için kanuni bir engel teşkil eder?

Show answer & explanation

Answer: Kasten işlediği bir suçtan dolayı 11 yıl 66 ay hapis cezasına mahkûm olan ve cezası ertelenen aday

Answer

Kasten işlediği bir suçtan dolayı 11 yıl 66 ay hapis cezasına mahkûm olan ve cezası ertelenen aday memuriyete girişte kanuni engel taşımaktadır.
Doğru cevap olan seçenekteki aday, kasten işlenen bir suçtan dolayı 11 yılın üzerinde (11 yıl 66 ay) hapis cezası almıştır. 657657 sayılı Kanun'un 48/A548/A-5 maddesine göre, kasten işlenen suçlarda süresi 11 yıl veya daha fazla olan hapis cezaları memuriyete engeldir. Bu cezanın infazının ertelenmiş olması, kişinin mahkûm olduğu gerçeğini değiştirmez ve engel halini ortadan kaldırmaz.

Step-by-Step Solution

1
Adayın mahkûmiyetindeki suç tipini belirle.
Suç 'kasten' işlenmiş bir suçtur.
657657 sayılı Kanun'un 48/A548/A-5 maddesi kasten işlenen suçlar ile taksirli suçlar arasında ayrım yapmaktadır.
2
Mahkûmiyet süresini kanuni sınırla karşılaştır.
11 yıl 66 ay hapis cezası, kanunda belirtilen '11 yıl veya daha fazla' sınırını aşmaktadır.
Kasten işlenen suçlarda 11 yıllık hapis cezası sınırı memuriyete engel için temel ölçüttür.
3
Cezanın ertelenmesinin (infaz şeklinin) engel durumuna etkisini değerlendir.
Cezanın ertelenmiş olması mahkûmiyet hükmünü ortadan kaldırmaz.
Kanun, hapis cezasına mahkûm olmamayı şart koşar; cezanın ertelenmesi bu mahkûmiyet gerçeğini memuriyet hukuku açısından değiştirmez.

Key Concept

657 Sayılı DMK Madde 48/A-5 Mahkûmiyet Şartı

Practice More

Yüz kızartıcı suçlar (zimmet, irtikâp, rüşvet vb.) söz konusu olduğunda ceza süresine bakılmaksızın ve af durumunda dahi memuriyet engelinin devam ettiğini hatırlayınız.
Estimated Time:1m 15s
Question 133Question

19821982 Anayasası’nın 128128. maddesinde kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütüleceği hükme bağlanmış; bu anayasal çerçeveye uygun olarak 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 44. maddesinde ise kamu hizmetlerinin yürütülmesinde esas alınacak istihdam şekilleri düzenlenmiştir.

Buna göre;

I.I. Memurlar
II.II. Sözleşmeli personel
III.III. Geçici personel
IV.IV. İşçiler

yukarıda verilenlerden hangileri güncel mevzuat uyarınca 657657 sayılı Kanun kapsamında yer alan istihdam türlerindendir?

Show answer & explanation

Answer: II, IIII ve IVIV

Answer

Güncel mevzuat uyarınca 657 sayılı Kanun'un 4. maddesinde sayılan istihdam türleri; memurlar, sözleşmeli personel ve işçilerdir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinde kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel ve işçiler eliyle gördürülacağı belirtilmiştir. Bu maddede yer alan 'Geçici Personel' statüsü, 696 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırıldığı için güncel istihdam türleri arasında yer almaz.

Step-by-Step Solution

1
Anayasal Dayanağı Belirle
1982 Anayasası'nın 128. maddesi uyarınca kamu hizmetleri memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülür.
Kamu görevlisi kavramının anayasal çerçevesini çizmek.
2
Yasal Sınıflandırmayı İncele
657 sayılı Kanun'un 4. maddesinde istihdam türleri 'tahdidi' (sınırlı) olarak sayılmıştır.
Kanuni istihdam biçimlerini tespit etmek.
3
Güncel Değişiklikleri Kontrol Et
2017 yılında 696 sayılı KHK ile 'Geçici Personel' (4/C) statüsü yürürlükten kaldırılmış, mevcut personel sözleşmeli statüsüne geçirilmiştir.
Yürürlükten kalkan statüleri elemek.

Key Concept

657 sayılı Kanun Madde 4 İstihdam Şekilleri
Estimated Time:50s
Question 134Question

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, görevinden ayrılan (çekilen) memurların yeniden devlet memurluğuna atanabilmeleri için geçmesi gereken "bekleme süreleri" ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Görevini mazeretsiz ve kesintisiz olarak 1010 gün terk etmesi nedeniyle çekilmiş (müstafi) sayılanların bekleme süresi 33 yıldır.

Answer

Görevini mazeretsiz ve kesintisiz olarak 10 gün terk etmesi nedeniyle çekilmiş (müstafi) sayılanların bekleme süresinin 3 yıl olduğu ifadesi yanlıştır; bu süre kanuna göre 1 yıldır.
Seçeneklerde sunulan bilgilerden '10 gün mazeretsiz devamsızlık nedeniyle çekilmiş sayılanların 3 yıl bekleyeceği' iddiası yanlıştır. 657 sayılı Kanun'un 97. maddesinin (B) fıkrası, bu durumdaki memurların yeniden devlet memurluğuna atanabilmeleri için geçmesi gereken süreyi net bir şekilde 11 yıl olarak belirlemiştir. 33 yıllık bekleme süresi ise sadece devir ve teslim yükümlülüğüne uyulmaması (Madde 97/C) veya adaylık devresi içinde başarısızlık/disiplin nedeniyle ilişik kesilmesi durumlarında geçerlidir.

Step-by-Step Solution

1
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi incelenir.
Mazeretsiz ve kesintisiz 10 gün göreve gelmemenin 'çekilme isteğinde bulunulmuş sayılma' (müstafi) sonucunu doğurduğu tespit edilir.
Çekilme türünün hukuki statüsünü belirlemek için gereklidir.
2
Kanun'un 97. maddesindeki bekleme süreleri analiz edilir.
97/B fıkrasının, 94. maddenin 4. fıkrasına (10 gün devamsızlık) atıf yaparak bekleme süresini 1 yıl olarak belirlediği görülür.
Her bir çekilme türüne bağlanan yaptırım süresini doğrulamak için gereklidir.
3
Seçenekteki süre ile kanuni süre karşılaştırılır.
Seçenekte belirtilen 3 yıllık sürenin, kanundaki 1 yıllık süre ile çeliştiği ve bu sürenin ancak adaylıkta başarısızlık veya devir-teslim ihlali durumlarında söz konusu olduğu saptanır.
Yanlış olan bilginin tespiti ve gerekçelendirilmesi için gereklidir.

Key Concept

Devlet Memurluğundan Çekilme (İstifa) ve Yeniden Atanma Engel Süreleri

Practice More

Aday memurların adaylık süreci sonunda başarısız olmaları durumunda uygulanacak bekleme sürelerini ve bu sürelerin çekilme sürelerinden farkını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 135Question

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, adaylık süreci içerisinde temel eğitim, hazırlayıcı eğitim veya staj aşamalarının herhangi birinde başarısız olduğu tespit edilen bir aday memur hakkında yapılacak işlem ve sonuçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bu kişilerin disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile görevlerine son verilir.

Answer

Eğitim veya staj aşamalarında başarısız olan aday memurların, disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile memuriyetle ilişikleri kesilir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 56. maddesine göre; adaylık devresi içinde temel eğitim, hazırlayıcı eğitim ve staj devrelerinin her birinde başarısız olanların disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişikleri kesilir. Bu, adaylık sürecindeki liyakat ve başarı denetiminin bir sonucudur.

Step-by-Step Solution

1
Aday memurluk süreci eğitim aşamalarını analiz etme
Temel eğitim, hazırlayıcı eğitim ve staj aşamaları tespit edildi.
657 sayılı DMK'nın 55. maddesi bu eğitimlerin zorunlu olduğunu belirtir.
2
Başarısızlık durumundaki hukuki prosedürü inceleme
Disiplin amiri teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı şartı görüldü.
DMK 56. madde, başarısız olanların görevine son verilme usulünü bu şekilde düzenlemiştir.
3
İlişik kesme sonrası yasaklama süresini belirleme
3 yıl süreyle devlet memuru olamama kuralı teyit edildi.
DMK 57. madde, bu şekilde ilişiği kesilenlerin 3 yıl boyunca tekrar memurluğa alınmayacağını hükme bağlar.

Key Concept

Aday Memurlukta Başarısızlık ve İlişik Kesme Usulü

Practice More

Adaylık süresi içinde disiplin cezası almanın sonuçları ile eğitimde başarısız olmanın sonuçlarını karşılaştırınız.
Estimated Time:55s
Question 136Question

Kamu görevlileri hukukunda yer alan adaylık statüsü ve bu sürecin sonlandırılmasına dair yasal hükümler çerçevesinde, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Adaylık süresi içerisinde aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanların görevle ilişikleri, disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile kesilir.

Answer

Adaylık süresi içerisinde aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alan aday memurların görevle ilişikleri, disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile kesilir.
Doğru olan ifade, adaylık süresi içinde belirli disiplin cezalarını alanların hiyerarşik bir onayla görevden uzaklaştırılacağını belirten hükümdür. 657 sayılı Kanun'un 57. maddesi, aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alan aday memurların ilişiğinin, disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile kesileceğini açıkça düzenlemiştir.

Step-by-Step Solution

1
Disiplin cezalarının adaylık sürecine etkisini inceleyin.
657 sayılı Kanun'un 57. maddesine göre aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezaları ilişiğin kesilmesi sebebidir.
Adaylık süreci memuriyetin deneme safhası olduğu için ağır disiplin kusurları statünün kaybına yol açar.
2
İlişik kesme usulünü doğrulayın.
İşlem, disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile tamamlanır.
İdari işlemin yetki ve usul unsurlarının kanuna uygunluğu bu hiyerarşik yapıya bağlıdır.

Key Concept

Aday Memurlukta Disiplin Cezası ve İlişik Kesme Usulü
Estimated Time:1m 15s
Question 137Question

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, memurların kariyer basamaklarındaki ilerleyişini sağlayan "kademe ilerlemesi" ve "derece yükselmesi" kurumları arasındaki hukuki farklara ilişkin aşağıdaki karşılaştırmalı ifadelerden hangisi hatalıdır?

Show answer & explanation

Answer: Kademe ilerlemesi şartların oluşmasıyla birlikte herhangi bir idari onaya gerek duyulmaksızın kendiliğinden (ex-officio) sonuç doğururken, derece yükselmesi atamaya yetkili amirin onayı ile gerçekleşir.

Answer

Kademe ilerlemesinin herhangi bir idari onaya gerek duymaksızın kendiliğinden gerçekleştiğini savunan seçenek hatalıdır; çünkü mevzuata göre her iki işlem de idari onay/karar gerektirir.
Kademe ilerlemesinin şartların oluşmasıyla kendiliğinden gerçekleştiği ifadesi yanlıştır. 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 6464. maddesine göre; kademe ilerlemesi, memurun bulunduğu kademede en az 11 yıl çalışmış olması ve olumlu performans/başarı göstermesi şartıyla 'atamaya yetkili amirin onayı' ile yapılır. Derece yükselmesi de benzer şekilde atama kararına bağlıdır. Yani her iki işlem de idarenin bir irade açıklamasını (onay/atama) gerektirir.

Step-by-Step Solution

1
Kademe ilerlemesi ve derece yükselmesinin hukuki dayanaklarını incele.
657657 sayılı DMK m.6464 (kademe) ve m.6868 (derece) hükümlerine bakılır.
İşlemlerin kurucu unsurlarını ve usullerini belirlemek için gereklidir.
2
Kademe ilerlemesinin usulünü değerlendir.
Kademe ilerlemesinin, atamaya yetkili amirin onayı ile yapılacağı sonucuna ulaşılır.
Öğrencinin 'kendiliğinden gerçekleşme' yanılgısını düzeltmek için esastır.
3
Seçeneklerdeki karşılaştırmaları doğrula.
Kadro, süre ve yön (yatay/dikey) farklarının mevzuata uygun olduğu, ancak onay mekanizması hakkındaki bilginin hatalı olduğu görülür.
Yanlış olan önermeyi tespit ederek doğru cevaba ulaşılır.

Key Concept

Memuriyette Kariyer İlerleme Mekanizmaları

Practice More

68/B maddesi (torba kadro) kapsamında yapılan derece yükselmelerindeki istisnai süre ve kadro şartlarını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 138Question

Bir devlet memuru hakkında göreviyle ilgili bir suç işlediği iddiasıyla başlatılan süreçte, yetkili merci tarafından verilen soruşturma izni kararlarının yargısal denetimiyle ilgili kanuni düzenlemeler dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi isabetlidir?

Show answer & explanation

Answer: Kararın ilgiliye tebliğinden itibaren 1010 gün içinde yapılacak itirazlar üzerine Bölge İdare Mahkemesi veya Danıştay tarafından verilen kararlar kesin niteliktedir.

Answer

Kararın tebliğinden itibaren 1010 gün içinde yapılan itirazlar üzerine Bölge İdare Mahkemesi veya Danıştay'ın verdiği kararlar kesindir.
Doğru ifadeye göre, 44834483 sayılı Kanun'un 99. maddesi uyarınca yetkili merciin soruşturma izni konusundaki kararlarına karşı itiraz süresi tebliğden itibaren 1010 gündür. Bu itirazlar ilgisine göre Bölge İdare Mahkemesi veya Danıştay (22. Daire) tarafından incelenir ve bu mercilerin verdiği kararlar kesin nitelikte olup bu kararlara karşı temyiz yoluna gidilemez.

Step-by-Step Solution

1
Kanuni dayanağın tespiti.
Memurların yargılanma ayrıcalığı 44834483 sayılı Kanun ile düzenlenmiştir.
Memurların görevleri sebebiyle işledikleri suçlarda yargılanabilmeleri için yetkili merciden izin alınması zorunludur.
2
İtiraz hakkı olan tarafların belirlenmesi.
İzin verilirse memur; izin verilmezse savcı veya şikayetçi itiraz edebilir.
Yargısal koruma ve hak arama hürriyeti gereği karardan etkilenen taraflara itiraz hakkı tanınmıştır.
3
Süre ve merci kontrolü.
İtiraz süresi 1010 gün; merciler ise Bölge İdare Mahkemesi veya Danıştay'dır.
Kanun, bu sürecin hızlı ilerlemesi için genel idari dava sürelerinden daha kısa ve özel bir süre öngörmüştür.

Key Concept

Memurların Yargılama Güvencesi ve Soruşturma İzni İtiraz Usulü
Question 139Question

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda düzenlenen kariyer basamakları incelendiğinde; memurun bulunduğu derece içerisinde yatay ilerlemesini ifade eden "kademe ilerlemesi" ile bir üst dereceye geçişini ifade eden "derece yükselmesi" için aranan şartlar arasında önemli farklar bulunmaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi devlet memurunun "derece yükselmesi" yapabilmesi için mevzuatta öngörülen zorunlu bir şart iken, "kademe ilerlemesi" işleminin tesis edilmesi için böyle bir şart aranmaz?

Show answer & explanation

Answer: Atanılacak üst dereceden boş bir kadronun bulunması

Answer

Derece yükselmesi yapılabilmesi için üst dereceden boş bir kadronun bulunması şarttır; ancak kademe ilerlemesinde boş kadro şartı aranmaz.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 68. maddesine göre derece yükselmesi yapılabilmesi için 'üst dereceden boş bir kadronun bulunması' temel bir zorunluluktur. Buna karşın, aynı kanunun 64. maddesinde düzenlenen kademe ilerlemesi için bir kadro şartı öngörülmemiştir; memur 1 yıllık süreyi doldurduğunda ve ilerleyebileceği bir kademe varsa işlem tesis edilir.

Step-by-Step Solution

1
Kademe ilerlemesi şartlarını analiz et
Kademe ilerlemesi için: 1) Bulunduğu kademede en az 1 yıl çalışmış olmak, 2) İlerleyebileceği bir kademenin bulunması yeterlidir. Kadro şartı yoktur.
Kademe ilerlemesi, aynı derece içindeki kıdem artışıdır ve otomatik işleyen bir süreçtir.
2
Derece yükselmesi şartlarını analiz et
Derece yükselmesi için: 1) Üst derecede boş kadro bulunması, 2) Derecesi içinde en az 3 yıl (son kademede 1 yıl) çalışmış olmak, 3) Üst derecenin niteliklerini taşımak şarttır.
Derece yükselmesi, memurun statüsünde dikey bir değişiklik yarattığı için mali ve idari açıdan uygun bir kadronun varlığını gerektirir.
3
İki mekanizma arasındaki temel farkı belirle
Boş kadro şartı sadece derece yükselmesi için ayırt edicidir.
Soru, sadece derece yükselmesi için aranan ancak kademe ilerlemesi için aranmayan şartı sormaktadır.

Key Concept

657 Sayılı DMK Kapsamında Kademe ve Derece İlerlemesi Şartları

Practice More

İstisnai memuriyetlerde derece yükselmesi şartlarının (kadro ve süre) nasıl değiştiğini inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Kademe ilerlemesini 'yatay/otomatik', derece yükselmesini ise 'dikey/kontenjana bağlı' olarak kodlamak sınavda ayırt edici farkı hızlıca bulmanızı sağlar.
Estimated Time:1m 30s
Question 140Question

1982 Anayasası’nın “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili genel ilkeler” başlıklı 128. maddesinde yer alan personel rejimine dair anayasal çerçeve ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun (DMK) 4. maddesinde düzenlenen güncel istihdam şekilleri arasındaki ilişki bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Anayasa’nın 128. maddesi asli ve sürekli görevlerin “memurlar ve diğer kamu görevlileri” eliyle yürütüleceğini belirterek ikili bir ayrım yapmış; 657 sayılı Kanun ise bu çerçevede “memur” ve “sözleşmeli personel” statülerine yer verirken ayrıca “işçi” istihdamını da düzenlemiştir.

Answer

Anayasa’nın 128. maddesinde kamu hizmetlerinin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütüleceği belirtilirken, 657 sayılı Kanun bu yapıyı memur, sözleşmeli personel ve işçi olarak somutlaştırmıştır.
1982 Anayasası’nın 128. maddesi, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde görev alan personeli 'memurlar' ve 'diğer kamu görevlileri' şeklinde ikili bir ana kategoriye ayırırken; 657 sayılı Kanun’un 4. maddesi bu çerçeveyi yasal düzeyde detaylandırarak memur ve sözleşmeli personelin yanına, kamu kurumlarında çalışabilen ancak genel idare esaslarına tabi olmayan 'işçi' statüsünü de eklemiştir.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa m. 128 hükmünü analiz etme
Genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli görevlerin memurlar ve 'diğer kamu görevlileri' eliyle yürütüleceği tespit edilir.
Anayasal personelin temel kategorilerini belirlemek için.
2
657 sayılı Kanun m. 4 hükmünü güncel haliyle inceleme
İstihdam şekillerinin (A) Memur, (B) Sözleşmeli Personel ve (D) İşçi olarak düzenlendiği görülür (Geçici personel mülga/kaldırılmıştır).
Yürürlükteki yasal istihdam türlerini netleştirmek için.
3
İki kaynak arasındaki terminolojik ve hukuki bağı kurma
Anayasadaki 'diğer kamu görevlisi' kavramının yasal düzeyde en geniş karşılığının sözleşmeli personel olduğu, işçilerin ise bu asli ve sürekli görev tanımı dışında tutulduğu sonucuna varılır.
Doğru eşleştirmeyi ve farkı bulmak için.

Key Concept

Anayasa m. 128 (Memur ve Diğer Kamu Görevlileri) ile DMK m. 4 (Memur, Sözleşmeli Personel, İşçi) arasındaki statüsel ilişki.
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 7 / 9Next
Kamu Görevlileri Practice Questions — KPSS Kamu Yönetimi — Page 7 | Examkin