Kamu Tercihi Teorisi

168 questions

Question 21Question

Bir kamu kurumu, 2026 yılı hizmet kapasitesini artırmak amacıyla üç farklı yatırım alternatifi (XX: Personel Eğitimi, YY: Dijital Dönüşüm, ZZ: Fiziksel Altyapı) arasından seçim yapacaktır. Kurumdaki üç farklı karar verici birimin bu alternatiflere ilişkin tercih sıralamaları aşağıdaki tabloda verilmiştir:

Karar Birimi1. Tercih2. Tercih3. Tercih
I. BirimXXYYZZ
II. BirimYYZZXX
III. BirimZZXXYY

İkili karşılaştırmalı çoğunluk oylaması sonucunda ortaya çıkan ve rasyonel bireysel tercihlerin tutarlı (geçişli) bir toplumsal tercihe dönüşememesi durumu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Condorcet Paradoksu

Answer

Condorcet Paradoksu, bireysel düzeyde tutarlı olan tercihlerin toplumsal karar alma sürecinde (çoğunluk oylamasıyla) geçişsiz bir döngü oluşturması durumudur.
Tablodaki veriler analiz edildiğinde, ikili karşılaştırmalar sonucunda XX'in YY'ye, YY'nin ZZ'ye ve ZZ'nin XX'e üstün geldiği görülmektedir. Bu durum, toplumsal tercih sıralamasında rasyonel (geçişli) bir sonucun elde edilemediği, 'oylama döngüsü' olarak da bilinen Condorcet Paradoksu'dur.

Step-by-Step Solution

1
XX ve YY seçeneklerini karşılaştırın.
XX seçeneği YY'ye üstün gelir (X>YX > Y).
I. Birim ve III. Birim, XX'i YY'ye tercih etmektedir (2/3 çoğunluk).
2
YY ve ZZ seçeneklerini karşılaştırın.
YY seçeneği ZZ'ye üstün gelir (Y>ZY > Z).
I. Birim ve II. Birim, YY'yi ZZ'ye tercih etmektedir (2/3 çoğunluk).
3
ZZ ve XX seçeneklerini karşılaştırın.
ZZ seçeneği XX'e üstün gelir (Z>XZ > X).
II. Birim ve III. Birim, ZZ'yi XX'e tercih etmektedir (2/3 çoğunluk).
4
Sonuçları birleştirerek geçişlilik (transitivity) kuralını kontrol edin.
X>YX > Y, Y>ZY > Z iken toplumsal tercihin X>ZX > Z olması beklenirdi; ancak sonuç Z>XZ > X şeklinde bir döngü (X>Y>Z>XX > Y > Z > X) oluşturmuştur.
Rasyonel bireysel tercihler, çoğunluk oylaması altında toplumsal bir tutarsızlığa yol açmıştır.

Key Concept

Condorcet Paradoksu ve Oylama Döngüleri
Estimated Time:1m 30s
Question 22Question

Politik konjonktür (siyasal iş çevrimleri) literatüründe William Nordhaus tarafından geliştirilen "Geleneksel Fırsatçı Model"de, iktidardaki politikacıların seçim öncesi dönemde genişlemeci politikalar uygulayarak işsizliği azaltabilmelerinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Seçmenlerin uyarlayıcı (geçmişe dayalı) beklentilere sahip olması nedeniyle enflasyondaki artışı önceden tam olarak algılayamamaları

Answer

Seçmenlerin uyarlayıcı (geçmişe dayalı) beklentilere sahip olması nedeniyle enflasyondaki artışı önceden tam olarak algılayamamaları
William Nordhaus’un geleneksel fırsatçı modelinde seçmenlerin 'uyarlayıcı beklentilere' sahip olduğu varsayılır. Bu varsayıma göre seçmenler, hükümetin seçim öncesi uyguladığı genişlemeci politikaların yaratacağı enflasyonu önceden tahmin edemezler. Hükümet, bu bilgi eksikliğinden yararlanarak kısa dönemde Phillips eğrisi üzerinde hareket eder; yani enflasyonu bir miktar artırma pahasına işsizliği düşürerek seçmenlerin desteğini kazanır. Enflasyonun maliyeti ise ancak seçimden sonra (beklentiler güncellendiğinde) ortaya çıkar.

Step-by-Step Solution

1
Modelin temel aktörünü ve motivasyonunu belirleme
Politikacıların tek amacı yeniden seçilmektir (Fırsatçı güdü).
Nordhaus modelinde politikacıların ideolojik bir kaygısı yoktur, sadece oyları maksimize etmeye çalışırlar.
2
Beklenti varsayımını analiz etme
Seçmenler uyarlayıcı (adaptive) beklentilere sahiptir.
Seçmenler geleceği tahmin ederken sadece geçmiş verilere bakarlar, bu yüzden hükümetin yarattığı sürpriz enflasyonu hemen fark edemezler.
3
Ekonomik çıktıyı değerlendirme
Kısa dönem Phillips eğrisi boyunca hareket ederek işsizlik düşürülür.
Seçim öncesi yapılan para ve maliye genişlemesi, enflasyon beklentileri henüz artmadığı için reel olarak üretimi artırır ve işsizliği azaltır.

Key Concept

Fırsatçı Politik Konjonktür ve Uyarlayıcı Beklentiler
Question 23Question

Kamu tercihi teorisi çerçevesinde, seçmenlerin veya temsilcilerin belirli kamu projelerine yönelik tercih yoğunluklarını (intensity of preferences) oylama sürecine yansıtabilmelerini sağlayan oylama ticareti (logrolling) mekanizması ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Oylama ticareti, çıkar gruplarının kamu kaynaklarından haksız gelir transferi sağlamak amacıyla yürüttükleri 'rant kollama' (rent-seeking) faaliyeti ile aynı kavramsal içeriğe sahip olup her zaman toplumsal refah artışıyla sonuçlanır.

Answer

Oylama ticaretinin rant kollama faaliyeti ile aynı içeriğe sahip olduğu ve her zaman toplumsal refahı artırdığı ifadesi yanlıştır.
Oylama ticareti ile ilgili hatalı olan seçenek, bu sürecin rant kollama ile aynı olduğunu ve her zaman refah artırdığını savunan ifadedir. Oylama ticareti, temsilcilerin (politikacıların) kendi bölgeleri veya seçmenleri için önemli olan projeleri onaylatmak amacıyla yaptıkları bir oy takasıdır. Rant kollama ise bireylerin veya grupların, devletin düzenleme ve harcama yetkisini kullanarak kendilerine karşılıksız gelir transferi sağlamaya çalışmalarıdır. Ayrıca, oylama ticareti toplam maliyeti faydasından yüksek olan projelerin kabul edilmesine de yol açabildiği için her zaman toplumsal refahı artırmaz; aksine kamu harcamalarında aşırı artışa ve etkinsizliğe neden olabilir.

Step-by-Step Solution

1
Kavramsal ayrımı yapın
Oylama ticareti (logrolling) temsilciler arasındaki oy değiş-tokuşudur; rant kollama (rent-seeking) ise çıkar gruplarının lobi faaliyetidir.
Bu iki kamu tercihi kavramının sıklıkla karıştırılması, analitik hatalara yol açar.
2
Etkinlik analizini değerlendirin
Oylama ticareti, net sosyal faydası pozitif olan projeleri geçirebileceği gibi, net sosyal faydası negatif (NetFayda<0Net Fayda < 0) olan projelerin de geçmesine neden olabilir.
Basit çoğunluk kuralı altında oylama ticareti, her zaman Pareto etkin sonuçlar üretmez; 'domuz varili' harcamaları yoluyla hükümet başarısızlığına yol açabilir.
3
Tercih şiddeti ve oylama türlerini kontrol edin
Açık/örtük ayrımı ve tercih şiddetinin yansıtılması logrolling'in temel özellikleridir.
Mekanizmanın nasıl işlediğini (paketleme veya doğrudan takas) ve neden başvurulduğunu (tercih yoğunluğu) anlamak için gereklidir.

Key Concept

Oylama Ticareti ve Toplumsal Etkinlik
Estimated Time:1m 50s
Question 24Question

Siyasal iş çevrimleri literatüründe, rasyonel beklentiler varsayımı ile ideolojik (partizan) yaklaşımı sentezleyen Alberto Alesina tarafından geliştirilen modelde; seçim sonuçlarının belirsizliği ve nominal ücret sözleşmelerinin katılığı veri iken, düşük enflasyon hedefleyen bir sağ partinin beklentilerin aksine seçimi kaybetmesi ve yüksek enflasyon eğilimli bir sol partinin iktidara gelmesi durumunda, seçimden hemen sonraki dönemde gerçekleşmesi beklenen makroekonomik durum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Gerçekleşen enflasyonun beklenen enflasyonun üzerinde seyretmesi nedeniyle reel ücretlerin düşmesi ve işsizliğin doğal oranının altına inmesi

Answer

Gerçekleşen enflasyonun beklenen enflasyonun üzerinde seyretmesi nedeniyle reel ücretlerin düşmesi ve işsizliğin doğal oranının altına inmesi
Alesina'nın Rasyonel Partizan Modeli'ne göre, eğer seçim sonuçları önceden tam olarak kestirilemiyorsa ve ücret sözleşmeleri seçim öncesinde yapılmışsa, seçim sonucu bir 'enflasyon sürprizi' yaratır. Yüksek enflasyon eğilimli sol bir partinin beklenmedik galibiyeti, gerçekleşen enflasyonun beklentilerin üzerine çıkmasına neden olur. Bu durum reel ücretleri düşürerek üretimi geçici olarak doğal düzeyinin üzerine çıkarır ve işsizliği azaltır. Ancak uzun dönemde beklentiler gerçekleşen düzeye uyum sağlayınca bu reel etkiler kaybolur.

Step-by-Step Solution

1
Modelin varsayımlarını belirle
Alesina'nın Rasyonel Partizan Modeli'nde seçmenler rasyonel beklentilere sahiptir ancak nominal ücret sözleşmeleri seçimden önce yapıldığı için katıdır.
Ücret sözleşmelerinin seçim sonuçları açıklanmadan önce imzalanmış olması, seçim sonrası 'sürpriz' etkisinin temelini oluşturur.
2
Seçim sürprizini analiz et
Sağ partinin kazanması beklenirken sol partinin kazanması, ekonomide beklenen enflasyonun (πe π^e ) düşük kalmasına rağmen gerçekleşen enflasyonun (π π ) yüksek olmasına neden olur (π>πe π > π^e ).
Sol partiler tarihsel olarak istihdamı enflasyona tercih ettikleri için daha yüksek enflasyon yaratma eğilimindedir.
3
Kısa dönem reel etkileri hesapla
Düşük enflasyon beklentisiyle imzalanan sözleşmeler nedeniyle reel ücretler düşer, bu da firmaların emek talebini artırarak işsizliği doğal oranının altına çeker.
Phillips eğrisi mantığına göre, enflasyon sürprizi kısa dönemde işsizlik ve üretim üzerinde reel bir etki yaratır.

Key Concept

Alesina'nın Rasyonel Partizan Modeli (Seçim Sürprizi ve Reel Etkiler)

Practice More

Seçim sonuçlarının rasyonel seçmenler tarafından tam olarak öngörüldüğü (belirsizliğin olmadığı) bir durumda Alesina modelinin sonuçlarının nasıl değişeceğini inceleyiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 25Question

Kamu tercihi teorisinde, Gordon Tullock ve Anne Krueger tarafından geliştirilen "rant kollama" (rent-seeking) analizinde; bir tekel hakkı veya ithalat kotası gibi ayrıcalıkları elde etmek için harcanan kaynakların yarattığı toplam sosyal maliyetin, geleneksel refah analizindeki "Harberger Üçgeni" (ölü ağırlık kaybı) ile sınırlı kalmamasının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rantı elde etmek için harcanan lobi, rüşvet ve bürokratik faaliyetlerin, yeni bir değer üretmek yerine sadece mevcut zenginliğin el değiştirmesi için feda edilen reel kaynak kaybı (israf) yaratması

Answer

Rantı elde etmek için harcanan lobi, rüşvet ve bürokratik engelleri aşma çabalarının alternatif maliyeti, toplumsal refahı azaltan reel bir kaynak kaybıdır.
Rant kollama faaliyetleri, sadece bir gelir transferi yaratmakla kalmaz; aynı zamanda bu rantı elde etmek için harcanan lobi faaliyetleri, rüşvet ve benzeri üretken olmayan alanlara reel kaynak harcanmasına neden olur. Gordon Tullock'a göre bu kaynak israfı, geleneksel refah kaybı üçgenine eklenerek toplam sosyal maliyeti artırır ve süreci negatif toplamlı bir oyun haline getirir.

Step-by-Step Solution

1
Kâr kollama ve rant kollama arasındaki temel farkı belirleyin.
Kâr kollama yeni bir değer/ürün yaratarak kâr elde etmeyi hedeflerken, rant kollama mevcut bir zenginliğin siyasal mekanizmalarla el değiştirmesini (transfer) hedefler.
Bu ayrım, rant kollamanın neden 'negatif toplamlı bir oyun' olarak görüldüğünü anlamak için kritiktir.
2
Geleneksel (Harberger) analizindeki ölü ağırlık kaybını analiz edin.
Harberger analizi, tekel nedeniyle fiyatın yükselmesi ve miktarın azalması sonucu ortaya çıkan tüketici ve üretici rantı kaybını (üçgen alan) sosyal maliyet olarak görür.
Geleneksel analiz, tekel kârının kendisini sadece bir transfer (el değiştirme) olarak kabul eder ve onu sosyal maliyete dahil etmez.
3
Gordon Tullock'un rant kollama analizindeki ek maliyet katkısını inceleyin.
Tullock, bireylerin o tekel kârını (rantı) ele geçirmek için lobi, reklam, rüşvet gibi faaliyetlere kaynak harcayacağını ve bu harcamaların toplamının rant miktarına kadar çıkabileceğini (Tullock Karesi) savunur.
Rantı elde etmek için harcanan bu kaynaklar, üretken alanlardan çekildiği için toplum adına net bir refah kaybıdır.
4
Toplam sosyal maliyeti formüle edin.
Toplam Sosyal Maliyet = Harberger Üçgeni (Ölü Ağırlık Kaybı) + Tullock Dikdörtgeni (Rantı Elde Etme Maliyeti).
Rant kollama nedeniyle toplam kayıp, sadece fiyat artışının yarattığı verimsizlikten değil, aynı zamanda bu rant için verilen 'israf' dolu yarıştan kaynaklanır.

Key Concept

Rant Kollama ve Sosyal Maliyet (Tullock Katkısı)
Question 26Question

James Buchanan ve Gordon Tullock tarafından geliştirilen "Optimal Çoğunluk Analizi"ne (Kabulün Kalkülüsü) göre; oylama için gereken nisap (karar alma oranı) arttıkça, bireylerin kendi tercihleri dışındaki bir kararın toplumsal olarak alınması sonucunda katlanmak zorunda kaldıkları "dışsal maliyetler" nasıl bir eğilim gösterir?

Show answer & explanation

Answer: Sürekli azalır

Answer

Dışsal maliyetler, oylama nisabı arttıkça sürekli azalma eğilimi gösterir.
Dışsal maliyetler, toplumsal kararlar alınırken bireyin kendi tercihi dışında bir sonuca uymak zorunda kalmasıyla ilgilidir. Oylama için gereken çoğunluk oranı (nisap) arttıkça, bireyin istemediği bir kararın alınma ihtimali azalır. Bu nedenle, nisap arttıkça dışsal maliyetler sürekli olarak azalır ve oybirliği (%100) sağlandığında tamamen ortadan kalkar.

Step-by-Step Solution

1
Modeldeki değişkenlerin tanımlanması
Dışsal maliyetler, bireyin onaylamadığı bir kararın toplumsal olarak alınmasıyla katlandığı maliyettir.
Buchanan-Tullock modelinde iki temel maliyet türü (dışsal ve karar alma) oylama nisabına göre analiz edilir.
2
Oylama nisabı ile dışsal maliyet ilişkisinin analizi
Karar alma oranı (nisap) %50'den %100'e doğru yaklaştıkça, kararlar daha geniş bir mutabakatla alınır.
Daha yüksek bir çoğunluk şartı, azınlıkta kalan (karara muhalif olan) birey sayısını azaltarak dışsal maliyetleri düşürür.
3
Uç durumun (Oybirliği) değerlendirilmesi
Oybirliği (%100 nisap) sağlandığında dışsal maliyetler sıfıra iner.
Oybirliği kuralında hiç kimse rızası dışında bir karara zorlanamaz, bu da dışsal maliyetlerin tamamen ortadan kalkması demektir.

Key Concept

Optimal Çoğunluk ve Dışsal Maliyet İlişkisi

Practice More

Karar alma maliyetleri ile dışsal maliyetlerin toplamının en düşük olduğu noktaya 'Optimal Çoğunluk' denildiğini hatırlayınız.
Estimated Time:45s
Question 27Question

James Buchanan ve Gordon Tullock’un 'Kabulün Kalkülüsü' (The Calculus of Consent) modelinde, oylama kurallarının anayasal aşamada bir maliyet minimizasyonu problemi olarak ele alındığı bilinmektedir. Bu model çerçevesinde, karar alma sürecine katılım oranı (nisap) diktatörlükten oybirliğine (100%100\%) doğru genişletildiğinde ortaya çıkan maliyet dönüşümleri hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Karar alma sürecine dahil edilen kişi sayısı arttıkça, bireylerin rıza dışı kararlardan kaynaklanan refah kayıpları azalırken; uzlaşma ve pazarlık için harcanan zaman maliyeti yükselerek toplam maliyetin minimize edildiği bir nokta oluşur.

Answer

Karar alma sürecine katılım oranı genişledikçe, azınlıkta kalan bireylerin rıza dışındaki kararlara maruz kalma ihtimali (dışsal maliyet) azaldığından refah kayıpları düşer; ancak uzlaşma sağlamak için gereken pazarlık ve zaman maliyetleri (karar alma maliyetleri) artarak toplam maliyeti minimize eden bir 'optimal çoğunluk' noktası oluşur.
Buchanan-Tullock analizine göre, oylama nisabı yükseldikçe bireylerin istemedikleri kararlara katlanma zorunluluğundan doğan dışsal maliyetler azalır. Ancak, daha fazla insanın onayını almak daha uzun pazarlık süreçleri gerektirdiğinden karar alma maliyetleri yükselir. Bu iki maliyetin toplamını minimize eden denge noktası 'optimal oylama kuralı' olarak kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Maliyet Fonksiyonlarını Tanımlama
Dışsal Maliyetler ve Karar Alma Maliyetleri olarak iki temel eğri belirlenir.
Buchanan-Tullock modelinin temelini bu iki maliyetin toplamı oluşturur.
2
Nisap Artışının Etkisini Analiz Etme
Nisap arttıkça dışsal maliyetlerin (azınlık sömürüsü) azaldığı, karar alma maliyetlerinin (pazarlık süresi) arttığı gözlemlenir.
Daha fazla onay almak azınlığı korur ama zaman kaybına yol açar.
3
Toplam Maliyet Eğrisini Oluşturma
U-şeklinde bir toplam maliyet eğrisi elde edilir.
Zıt yönlü değişen iki maliyetin toplamı bir minimum noktası üretir.
4
Optimal Noktayı Belirleme
Toplam maliyetin en düşük olduğu nisap 'Optimal Çoğunluk' olarak tanımlanır.
Wicksell'in oybirliği kuralı (100%100\%) dışsal maliyetleri sıfırlasa da karar alma maliyetlerini maksimize ettiği için her zaman optimal olmayabilir.

Key Concept

Optimal Çoğunluk Analizi (Buchanan-Tullock)

Practice More

Buchanan-Tullock modelinin uç noktası olan Wicksell'in oybirliği kuralının neden 'kamusal harcamaların finansmanında' adil olduğu kabul edilir?
Estimated Time:2m 0s
Question 28Question

Kamu ekonomisi literatüründe bürokratların davranışlarını ve karar alma süreçlerini açıklayan temel yaklaşımlar incelendiğinde; William Niskanen’in bütçe maksimizasyonu hipotezi ile Migue ve Belanger’in sunduğu takdirsel bütçe (kar) modeli arasındaki yapısal farklar göz önüne alındığında, denge çıktı düzeyi ve kaynak tahsis etkinliği hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Migue-Belanger modelinde bürokrat bütçe fazlasını da fayda fonksiyonuna dahil ettiği için, tüm bütçeyi üretimde tüketen Niskanen’e göre daha az üretim yapar; ancak her iki modelde de denge üretim düzeyi toplumsal açıdan etkin düzeyin üzerindedir.

Answer

Migue-Belanger modelinde bürokratın bütçe fazlasını (takdirsel kar) maksimize etme isteği nedeniyle çıktı düzeyi Niskanen modelinden daha düşük, ancak her iki durumda da toplumsal açıdan etkin olan düzeyden daha yüksektir.
Kamu tercihi teorisinde Niskanen bürokratı 'bütçe maksimizasyonu' yaparken bütçenin tamamını (TR=TCTR=TC) kullanır ve aşırı üretime neden olur. Migue ve Belanger ise bürokratın hem çıktıdan hem de 'takdirsel kardan' (discretionary profit) fayda sağladığını savunur. Kar elde etmek için üretimi Niskanen'in bütçeyi sıfırladığı noktadan daha geride tutmak zorundadırlar; bu nedenle üretim düzeyi Niskanen'den az, sosyal optimumdan (MR=MC) fazladır.

Step-by-Step Solution

1
Niskanen Modelinin Analizi
Bürokrat bütçeyi toplam bütçenin toplam maliyete eşit olduğu noktaya (TR=TCTR=TC) kadar genişletir.
Niskanen'e göre bürokratın gücü ve prestiji bütçesinin büyüklüğüne bağlıdır.
2
Migue-Belanger Modelinin Analizi
Bürokrat faydasını çıktı miktarı (QQ) ve takdirsel karın (S=TRTCS = TR - TC) bir fonksiyonu olarak maksimize eder.
Bu modelde bürokrat sadece bütçe büyüklüğüne değil, aynı zamanda bütçeden kendisine kalan 'serbest' kaynağa da değer verir.
3
Çıktı Düzeylerinin Karşılaştırılması
QPareto<QMigueBelanger<QNiskanenQ_{Pareto} < Q_{Migue-Belanger} < Q_{Niskanen} sıralaması elde edilir.
Migue-Belanger bütçenin bir kısmını kar olarak ayırdığı için Niskanen kadar çok üretemez; ancak her ikisi de sosyal optimumu (marjinal dengenin sağlandığı nokta) aşar.

Key Concept

Bürokratik Çıktı Dengesi ve Takdirsel Kar

Practice More

Niskanen modelindeki bütçe maksimizasyonunun 'arz yönlü bir kamu başarısızlığı' olarak nasıl nitelendirildiğini inceleyiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 29Question

Kamu tercihi analizinde, basit çoğunluk kuralının seçmenlerin tercih şiddetini (yoğunluğunu) ölçememesinden kaynaklanan eksikliği gidermeye yönelik bir mekanizma olan oylama ticareti (logrollinglogrolling) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Örtük (implicitimplicit) oylama ticareti, farklı projelerin tek bir yasa paketi (bundlingbundling) içinde sunulmasıyla gerçekleşir ve bu yöntemle her biri ayrı ayrı oylansa reddedilecek olan negatif net sosyal faydalı projelerin onaylanması mümkündür.

Answer

Örtük (implicit) oylama ticareti, projelerin paketlenmesi (bundling) yoluyla gerçekleşir ve toplamda toplumsal zarara yol açan projelerin geçmesine imkan tanıyabilir.
Örtük (implicit) oylama ticareti, projelerin paketlenerek (bundlingbundling) oylanmasıdır. Bu yöntemle, projelerden yüksek fayda sağlayan azınlık gruplar birbirine destek vererek, toplamda toplumsal maliyeti faydasından yüksek olan projelerin yasalaşmasını sağlayabilirler.

Step-by-Step Solution

1
Oylama ticareti kavramını tanımla.
Temsilcilerin farklı projeler üzerindeki oylarını birbirlerine destek karşılığında takas etmeleridir.
Mekanizmanın temel işleyişini anlamak için gereklidir.
2
Örtük (implicitimplicit) oylama ticareti türünü analiz et.
Farklı projelerin veya önergelerin tek bir paket (bundlingbundling) halinde oylamaya sunulmasıdır.
Soruda sorulan teknik ayrımı yapmak için gereklidir.
3
Etkinlik analizi yap.
Oylama ticareti, tercihlerin yoğunluğunu dikkate alsa da, projelerin toplam maliyetinin toplam faydasından büyük olduğu (negatif net fayda) durumlarda bile onaylanmasına yol açarak toplumsal refahı azaltabilir.
Logrolling'in sosyal maliyetini değerlendirmek için gereklidir.

Key Concept

Oylama ticareti, basit çoğunluk kuralının aksine tercihlerin yoğunluğunu dikkate alsa da, kamu harcamalarının aşırı artmasına ve net sosyal faydası negatif olan projelerin yasalaşmasına neden olabilir.
Question 30Question

Bir kamu hizmetinin üretim miktarı konusunda üç farklı seçmenin en çok tercih ettiği (ideal) harcama düzeyleri aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:

SeçmenTercih Edilen Harcama Miktarı
Seçmen A20.00020.000 TL
Seçmen B60.00060.000 TL
Seçmen C150.000150.000 TL

Seçmenlerin tercihlerinin tek doruklu (single-peaked) olduğu ve kararın çoğunluk kuralına göre alındığı bir durumda, oylama sonucunda kabul edilecek harcama miktarı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 60.00060.000 TL

Answer

60.00060.000 TL olan miktar kabul edilir çünkü bu değer medyan (ortanca) seçmenin tercihidir.
Medyan Seçmen Teoremi'ne göre, tek boyutlu bir tercih uzayında (harcama miktarı gibi) ve tek doruklu tercihler altında, çoğunluk kuralı ile yapılan oylamanın galibi medyan seçmenin en çok tercih ettiği noktadır. Bu örnekte seçmenler küçükten büyüğe sıralandığında (20.000,60.000,150.00020.000, 60.000, 150.000), ortada yer alan Seçmen B'nin 60.00060.000 TL'lik tercihi hem Seçmen A hem de Seçmen C ile girilecek ikili oylamalarda çoğunluk sağlayacak tek noktadır.

Step-by-Step Solution

1
Seçmenlerin tercih ettikleri harcama miktarlarını küçükten büyüğe sıralayın.
20.000<60.000<150.00020.000 < 60.000 < 150.000
Medyan seçmeni belirlemek için verilerin sıralanması gerekir.
2
Sıralamadaki ortanca seçmeni (medyan seçmen) tespit edin.
Üç seçmen arasında ikinci sırada yer alan Seçmen B, medyan seçmendir.
Medyan seçmen, tercih sıralamasında seçmenlerin yarısının kendisinden daha az, diğer yarısının ise daha çok harcama istediği noktadadır.
3
Tek doruklu tercihler varsayımı altında sonucun medyan seçmenin tercihi olacağını onaylayın.
Nihai karar Seçmen B'nin tercihi olan 60.00060.000 TL olur.
Medyan Seçmen Teoremi'ne göre, tek doruklu tercihlerde medyan seçmenin tercihi, herhangi bir başka seçeneğe karşı yapılan oylamada çoğunluk desteğini (2/3) kazanır.

Key Concept

Medyan Seçmen Teoremi
Estimated Time:45s
Question 31Question

Kamu Tercihi Teorisi (Public Choice Theory), siyasal alandaki aktörlerin (seçmenler, siyasetçiler ve bürokratlar) de tıpkı ekonomik alandaki tüketiciler ve üreticiler gibi rasyonel hareket eden ve kendi kişisel faydalarını maksimize etmeye çalışan bireyler olduğunu varsayar. Bu yaklaşım çerçevesinde, siyasal sürecin analizinde temel alınan rasyonel insan modeli aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Homo Economicus (İktisadi İnsan)

Answer

Kamu Tercihi Teorisi'nde siyasal sürecin analizinde temel alınan rasyonel insan modeli Homo Economicus (İktisadi İnsan) modelidir.
İktisadi insan (Homo Economicus) modeli, bireylerin karar alırken ellerindeki kısıtlar altında kendi faydalarını veya karlarını en üst düzeye çıkarmaya çalıştıklarını varsayar. Kamu Tercihi Teorisi, iktisadi analiz araçlarını siyasete uygularken seçmenlerin oy, siyasetçilerin makam ve bürokratların bütçe maksimizasyonu peşinde olduğunu bu modelle açıklar.

Step-by-Step Solution

1
Kamu Tercihi Teorisi'nin insan doğasına bakış açısını belirlemek.
Teori, bireylerin siyasette farklı, piyasada farklı davranmadığını savunur.
Davranışsal simetri varsayımı gereği analiz birimi aynı olmalıdır.
2
İktisat biliminden ödünç alınan temel insan modelini tanımlamak.
Bireyin rasyonel ve kendi çıkarını düşünen biri olduğu kabul edilir.
Bu model iktisat literatüründe Homo Economicus olarak adlandırılır.

Key Concept

Homo Economicus (İktisadi İnsan)
Estimated Time:45s
Question 32Question

Politik konjonktür teorileri çerçevesinde, Douglas Hibbs tarafından öne sürülen 'Partizan Model' ile William Nordhaus tarafından geliştirilen 'Fırsatçı Model' arasındaki temel farka ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Fırsatçı modelde politikacılar ideolojiden bağımsız olarak sadece yeniden seçilme amacı güderken; partizan modelde partiler, temsil ettikleri seçmen kitlesinin çıkarlarına göre (sol veya sağ) farklı makroekonomik hedeflere yönelirler.

Answer

Fırsatçı modelde politikacıların temel amacı ideoloji gözetmeksizin yeniden seçilmek (ofis odaklı), partizan modelde ise temsil edilen kitlenin ideolojik tercihlerini (politika odaklı) gerçekleştirmektir.
Politik konjonktür literatüründe Nordhaus'un fırsatçı modeli, politikacıların ideolojik bir fark gözetmeksizin sadece koltuklarını korumak amacıyla seçim öncesinde ekonomiyi canlandırdığını savunur. Buna karşın Hibbs'in partizan modeli, partilerin dünya görüşlerinin farklı olduğunu ve iktidara geldiklerinde kendi seçmen tabanlarının önceliklerine (solun işsizlik, sağın enflasyon hassasiyeti) göre farklı dengeler kurduklarını ileri sürer.

Step-by-Step Solution

1
Politikacı motivasyonlarını analiz etme
Nordhaus'un modelinde politikacıların tek hedefinin 'oy maksimizasyonu' ve yeniden seçilmek olduğu, Hibbs'in modelinde ise partilerin 'ideolojik' (sol partiler için düşük işsizlik, sağ partiler için düşük enflasyon) hedefleri olduğu belirlenir.
Modeller arasındaki temel ayrım noktası politikacının nihai hedefidir.
2
Beklenti varsayımlarını kontrol etme
Geleneksel Nordhaus ve Hibbs modellerinin her ikisinin de rasyonel olmayan (uyarlayıcı veya miyop) seçmen varsayımıyla çalıştığı hatırlanır.
Rasyonellik varsayımı Alesina'nın geliştirdiği 'Rasyonel Partizan Model'in ayırt edici özelliğidir.
3
Diğer kamu tercihi teorisyenleriyle karşılaştırma yapma
Niskanen (bürokrasi), Buchanan (anayasal iktisat) ve Arrow (sosyal tercih) gibi isimlerin bu konjonktür modellerinden farklı alanlarda çalıştığı teyit edilir.
Kavramsal karışıklıkları eleyerek doğru sonuca ulaşmak için gereklidir.

Key Concept

Siyasal İş Çevrimlerinde Motivasyon Farklılığı: Fırsatçı (Yeniden Seçilme) vs. Partizan (İdeoloji)
Question 33Question

Anayasal İktisat (Constitutional Economics) yaklaşımına göre, siyasal karar alma sürecinde politikacıların ve bürokratların kendi çıkarları doğrultusunda hareket ederek kamu harcamalarını artırmalarını ve bütçe açıklarını kronik hale getirmelerini (Leviathan devlet) önlemek amacıyla; vergi oranlarının üst sınırının belirlenmesi, borçlanma limitleri ve denk bütçe zorunluluğu gibi hukuki kısıtlamaları ifade eden temel kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mali Anayasa

Answer

Mali Anayasa
Doğru cevap olan 'Mali Anayasa', James Buchanan ve diğer anayasal iktisatçılar tarafından savunulan, devletin mali güçlerini (vergi toplama, harcama yapma, borçlanma ve para basma) sınırlandıran kurallar bütünüdür. Bu yaklaşım, politikacıların oy kaygısıyla bütçe disiplininden kopmasını engellemek için anayasal kısıtlamaların şart olduğunu savunur.

Step-by-Step Solution

1
Anayasal İktisat yaklaşımının odak noktasını belirle.
Yaklaşım, 'oyunun oynanması' (günlük siyaset) yerine 'oyunun kuralları' (anayasal çerçeve) üzerine odaklanır.
Siyasal aktörlerin kendi çıkarlarını izlemesi nedeniyle kuralların önemi büyüktür.
2
Devletin büyümesini (Leviathan) engelleyecek çözüm önerisini tespit et.
Bu yaklaşım, devletin mali yetkilerinin anayasal düzeyde sınırlandırılmasını savunur.
Keyfi uygulamaları önlemek için yasal değil, daha üst düzeyde (anayasal) bir bağlayıcılık gerekir.
3
Tanımı karşılayan terimi seç.
Vergi, borç ve bütçe sınırlarını içeren bu kurallara 'Mali Anayasa' denir.
Mali kuralların anayasal statüye kavuşturulması teorinin temel uygulama aracıdır.

Key Concept

Mali Anayasa
Estimated Time:50s
Question 34Question

Kamu tercihi (Public Choice) teorisi çerçevesinde siyasal pazarda ortaya çıkan 'hükümet başarısızlıkları' (government failure) analiz edildiğinde; seçmenlerin rasyonel cehaleti, çıkar gruplarının rant kollama faaliyetleri ve bürokratların bütçe maksimizasyonu eğilimleri arasındaki etkileşimin kamu kesimi büyüklüğü üzerindeki etkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Seçmenlerin rasyonel cehaleti, dar bir çıkar grubuna sağlanan yoğunlaşmış faydaların maliyetinin geniş halk kitlelerine yayılmasına zemin hazırlarken; bürokratların bütçe maksimizasyonu çabalarıyla birleşerek kamu harcamalarının etkinlikten uzaklaşarak büyümesine neden olur.

Answer

Seçmenlerin rasyonel cehaleti ve yoğunlaşmış fayda-yaygınlaşmış maliyet yapısının yarattığı denge, bürokrat ve siyasetçilerin motivasyonlarıyla birleşerek kamu kesiminin verimsiz büyümesine yol açar.
Doğru ifade, rasyonel cehaletin yarattığı denetim eksikliğinin, çıkar gruplarının rant kollama faaliyetleri ve bürokratların bütçe büyütme arzusuyla nasıl bir sinerji oluşturarak kamu kesimini verimsiz bir şekilde büyüttüğünü teorik bir bütünlük içinde açıklar. Bu durum 'yoğunlaşmış fayda-yaygınlaşmış maliyet' prensibiyle doğrudan ilişkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Seçmen davranışını analiz et
Seçmenler için bilgi edinme maliyeti, oyunun sonucunu değiştirme ihtimalinin düşüklüğü nedeniyle faydasından yüksektir (Rasyonel Cehalet).
Vatandaşların neden karmaşık projelerin maliyetlerini denetlemediğini açıklamak için gereklidir.
2
Çıkar grubu motivasyonunu incele
Yoğunlaşmış fayda elde eden gruplar, maliyeti tüm topluma yayılan (Yaygınlaşmış Maliyet) düzenlemeler için lobi yapmaya (Rant Kollama) yüksek motivasyona sahiptir.
Siyasal sürecin neden küçük gruplar lehine işlediğini anlamak için gereklidir.
3
Bürokrat ve siyasetçi tepkisini değerlendir
Siyasetçiler organize oylara ihtiyaç duyar, bürokratlar ise bütçelerini büyüterek güçlerini artırmak ister (Niskanen Modeli).
Arz yönlü aktörlerin genişlemeci eğilimini belirlemek için gereklidir.
4
Tüm etkileri sentezle
Bilgisiz seçmen + Rant kollayan grup + Bütçe maksimize eden bürokrat = Verimsiz kamu harcaması artışı.
Sonucun devlet başarısızlığına nasıl evrildiğini kanıtlamak için gereklidir.

Key Concept

Siyasal Pazarda Asimetrik Bilgi ve Aktör Etkileşimi
Estimated Time:2m 0s
Question 35Question

Piyasa ekonomisinde bir firmanın yeni teknolojiler geliştirerek pazar payını artırması toplumsal refaha katkı sağlarken; aynı firmanın rakiplerinin faaliyetlerini kısıtlayan bir yasal düzenleme yapılması için siyasal karar alıcılara yönelik faaliyetler yürütmesi toplumsal kaynakların israfına yol açabilmektedir. Kamu tercihi teorisinde, kaynakların yeni bir üretim değeri yaratmak yerine mevcut gelirin yeniden bölüştürülmesi amacıyla harcandığı bu durum aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Show answer & explanation

Answer: Rant Kollama

Answer

Rant Kollama
Rant kollama, bireylerin veya çıkar gruplarının ekonomik artı değer yaratmak yerine, siyasal süreçte devletin sunduğu imtiyazlardan (kota, gümrük vergisi, teşvik vb.) pay alabilmek için kaynak harcamasıdır. Senaryoda belirtilen, rakipleri kısıtlayıcı düzenleme için lobi yapılması, üretken olmayan ve toplumsal refah kaybına yol açan tipik bir rant kollama örneğidir.

Step-by-Step Solution

1
Senaryodaki ekonomik faaliyetin amacını belirleyin.
Faaliyetin yeni bir değer yaratmak (üretim) değil, mevcut geliri bölüştürmek (imtiyaz elde etmek) olduğu görülür.
Rant kollama ve kâr kollama arasındaki temel pedagojik farkı ayırt etmek için bu analiz gereklidir.
2
Harcanan kaynakların toplumsal etkisini analiz edin.
Lobi ve benzeri faaliyetler için harcanan kaynakların üretimden çekildiği ve toplumsal refah kaybına yol açtığı saptanır.
Rant kollamanın temel sonucu olan 'Tullock Dikdörtgeni' veya toplumsal maliyet kavramını doğrulamak için gereklidir.
3
Tanımlanan süreci Kamu Tercihi literatüründeki kavramla eşleştirin.
Bu süreç 'Rant Kollama' (Rent-Seeking) olarak adlandırılır.
Teorik terminolojiye uygun doğru cevaba ulaşmak için son adımdır.

Key Concept

Rant kollama, yeni bir değer üretmeksizin siyasal mekanizmayı kullanarak servet transferi sağlama çabasıdır.
Estimated Time:1m 15s
Question 36Question

Siyasal iş çevrimleri literatüründe, seçmenlerin rasyonel beklentilere sahip olduğu ve politikacıların seçim kazanma amacı güttüğü varsayımı altında geliştirilen 'Rasyonel Fırsatçı Model' (Rogoff ve Sibert) çerçevesinde; hükümetlerin seçim öncesi dönemde bütçe açıklarını artırarak genişlemeci maliye politikalarına yönelmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Siyasal karar alıcıların, seçmenlere kendi yetenek/etkinlik (competence) düzeyleri hakkında sinyal göndererek bilgi asimetrisini kendi lehine çevirme isteği

Answer

Siyasal karar alıcıların, seçmenlere kendi yetenek/etkinlik (competence) düzeyleri hakkında sinyal göndererek bilgi asimetrisini kendi lehine çevirme isteği
Rogoff ve Sibert'in Rasyonel Fırsatçı Modelinde, seçmenler hükümetin idari kapasitesini veya yeteneğini (competence) tam olarak bilemezler. Hükümetler, seçim öncesinde vergileri düşürerek veya kamu harcamalarını artırarak seçmenlere 'biz o kadar yetenekliyiz ki az kaynakla çok iş yapıyoruz' mesajı verirler. Seçmenler rasyonel olsa bile, bu sinyal mekanizması nedeniyle seçim öncesi dönemde mali genişleme ve politik konjonktür oluşur.

Step-by-Step Solution

1
Modelin varsayımlarını analiz etme
Rogoff ve Sibert modelinde seçmenler rasyoneldir ve eksik bilgiye (asimetrik bilgi) sahiptir.
Rasyonel beklentiler altında seçmenlerin sistematik olarak yanıltılamayacağı, ancak bilgi eksikliği nedeniyle sinyallere ihtiyaç duyduğu anlaşılmalıdır.
2
Politikacıların motivasyonunu belirleme
Politikacılar 'fırsatçı'dır, yani ideolojiden bağımsız olarak yeniden seçilmeyi hedeflerler.
Bu durum, modelin neden 'fırsatçı' (opportunistic) olarak adlandırıldığını açıklar.
3
Sinyalleme mekanizmasını uygulama
Hükümetler, daha az kaynakla daha fazla hizmet sunabildiklerini göstermek için bütçe politikalarını manipüle ederler.
Yetkinlik (competence), aynı çıktı düzeyini daha düşük vergi veya aynı vergi düzeyiyle daha yüksek çıktı sağlama becerisidir.

Key Concept

Rasyonel Fırsatçı Model ve Yetenek Sinyallemesi (Competence Signaling)
Question 37Question

Kamu Tercihi Teorisi'nde bireysel tercihlerden toplumsal tercihlere geçişte karşılaşılan sorunları açıklayan Kenneth Arrow'un 'İmkansızlık Teoremi'nde yer alan aksiyomlar ve Duncan Black'in 'Tek Doruklu Tercihler' yaklaşımı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Oylama Paradoksu (Condorcet Paradoksu), seçmenlerin tamamı tek doruklu tercihlere sahip olduğunda bile çoğunluk kuralının her zaman geçişsiz sonuçlar üretmesi durumudur.

Answer

Oylama paradoksunun tek doruklu tercihlerde bile ortaya çıkacağını iddia eden ifade yanlıştır.
Doğru olmayan ifade oylama paradoksunun tek doruklu tercihlerde ortaya çıktığını belirten ifadedir. Aslında Duncan Black'in kanıtladığı üzere, tüm seçmenlerin tercihleri tek doruklu olduğunda çoğunluk kuralı her zaman tutarlı (geçişli) bir sonuç üretir ve paradoks yaşanmaz. Paradoks, genellikle tercihler çift doruklu olduğunda ortaya çıkar.

Step-by-Step Solution

1
Arrow'un aksiyomlarını değerlendir
İlgisiz seçeneklerin bağımsızlığı, Pareto (oybirliği), kısıtlanmamış etki alanı ve diktatörlükten uzak olma aksiyomları demokratik bir sürecin temel taşlarıdır.
Toplumsal tercihlerin rasyonelliğini test etmek için temel kriterleri belirlemek gerekir.
2
Oylama Paradoksu'nun (Condorcet) nedenini incele
Bireysel tercihler geçişli olsa da toplumsal tercihlerin döngüsel (A>B>C>AA > B > C > A) hale gelmesi durumudur.
Tutarsızlığın hangi koşulda ortaya çıktığını anlamak gerekir.
3
Duncan Black'in çözümünü analiz et
Black, seçmenlerin tercihlerinin 'tek doruklu' (single-peaked) olması durumunda paradoksun ortadan kalkacağını kanıtlamıştır.
Paradoksu önleyen kısıtlamanın ne olduğunu belirlemek gerekir.

Key Concept

Tek doruklu tercihler, Oylama Paradoksu'nu (geçişsizliği) engelleyen ve Ortanca Seçmen sonucunu kararlı kılan temel kısıtlamadır.

Practice More

Arrow'un beşinci aksiyomu olan 'Rasyonellik/Sıralama' (Geçişlilik ve Tamlık) ilkesinin oylama süreçlerindeki rolünü inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 38Question

Kamu tercihi (Public Choice) teorisi çerçevesinde siyasal karar alma sürecindeki aktörlerin davranışları ekonomik bir yaklaşımla analiz edilmektedir. Buna göre, William Niskanen tarafından geliştirilen modelde bürokratların temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yönetimi altındaki kurumun bütçe büyüklüğünü maksimize etmek

Answer

Kamu tercihi teorisinde bürokratların temel amacı, yönetimi altındaki kurumun bütçe büyüklüğünü maksimize etmektir.
Kamu tercihi teorisinde William Niskanen, bürokratların kendi kişisel faydalarını maksimize etmeye çalışan rasyonel bireyler olduğunu savunur. Bir bürokratın faydası (maaş, prestij, makam olanakları, yetki alanı); yöneticisi olduğu birimin bütçe büyüklüğü ile doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle bürokratlar, kamu kaynaklarını etkin kullanmak yerine bütçeyi mümkün olan en üst seviyeye çıkarmaya (bütçe maksimizasyonu) çalışırlar.

Step-by-Step Solution

1
Siyasal süreç aktörlerinden bürokratların motivasyonunu belirlemek.
Bürokratlar, William Niskanen'in modeline göre kendi faydalarını (güç, prestij, ek olanaklar) artırmak isterler.
Kamu tercihi teorisi, kamu görevlilerinin de özel sektördeki bireyler gibi rasyonel ve kendi çıkarını düşünen aktörler olduğunu varsayar.
2
Bürokratın faydası ile bütçe arasındaki ilişkiyi kurmak.
Bürokratın faydası, genellikle yönettiği bütçenin büyüklüğü ile doğru orantılıdır.
Daha büyük bir bütçe; daha fazla personel, daha geniş yetkiler ve daha yüksek prestij anlamına geldiği için bürokrat bütçe maksimizasyonuna yönelir.
3
Seçenekler arasında bu davranışı tanımlayan ifadeyi bulmak.
Bütçe büyüklüğünü maksimize etmek ifadesi doğru cevaptır.
Siyasetçiler oy, seçmenler fayda, çıkar grupları rant peşindeyken; bürokratlar bütçe peşindedir.

Key Concept

Siyasal Sürecin Aktörleri ve Bürokrat Davranışı
Estimated Time:45s
Question 39Question

Kamu tercihi teorisi kapsamında, bir yasama meclisinde oylanacak iki farklı projenin (AA ve BB) üç farklı seçmen grubu üzerindeki net faydaları (milyonmilyon TLTL) aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:

Seçmen GrubuAA ProjesiBB Projesi
1. Grup+50+5030-30
2. Grup30-30+50+50
3. Grup40-4040-40

Buna göre, oylama ticareti (logrollinglogrolling) mekanizmasının işlediği bir senaryoda bu projelerin oylanmasıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Seçmenlerin tercih şiddetini oylamaya yansıtma imkanı veren oylama ticareti, net toplumsal faydası negatif olan projelerin dahi kabul edilmesine yol açabilir.

Answer

Oylama ticareti, seçmenlerin tercih şiddetini yansıtarak net sosyal faydası negatif olan projelerin geçmesine yol açabilir.
Seçmenlerin/grupların belirli projelere olan bağlılıklarının (tercih şiddetinin) farklı olması, oylama ticaretini mümkün kılar. Bu mekanizma, basit çoğunluk kuralının aksine tercih şiddetini sisteme dahil eder ancak örnekte görüldüğü üzere, projelerden zarar gören azınlığın (veya diğer grupların) maliyetleri çok yüksekse, toplamda toplumu zarara uğratan (net faydası negatif) projelerin geçmesine neden olabilir.

Step-by-Step Solution

1
Projelerin münferit (tek başına) oylanması durumunu inceleyiniz.
AA projesi için 2 grup 'hayır', 1 grup 'evet' oyu verir; BB projesi için de durum aynıdır. İki proje de reddedilir.
Basit çoğunluk kuralı gereği, bir projenin geçmesi için en az iki grubun 'evet' demesi gerekir.
2
Oylama ticareti (logrollinglogrolling) imkanını analiz ediniz.
1. Grup, AA projesi için +50+50 fayda sağlarken, BB projesi için sadece 30-30 maliyete katlanır. 2. Grup için durum simetriktir.
Gruplar, destekledikleri projeden elde ettikleri kazanç, diğer projeye verecekleri desteğin maliyetinden fazla olduğu için iş birliği yaparlar.
3
Oylama ticareti sonrası toplam toplumsal sonucu hesaplayınız.
AA projesinin net sosyal faydası 503040=2050 - 30 - 40 = -20; BB projesinin ise 30+5040=20-30 + 50 - 40 = -20'dir. Toplam sosyal fayda 40-40'dır.
Oylama ticareti sonucunda projeler kabul edilse de, toplumsal kaynaklar etkin kullanılmamış olur (etkinsizlik).

Key Concept

Oylama Ticareti (Logrolling) ve Toplumsal Etkinsizlik
Question 40Question

Kamu tercihi teorisi çerçevesinde, bir yasama meclisinde oylamaya sunulan iki farklı yerel projenin (P1P_1 ve P2P_2) üç farklı seçmen grubu (AA, BB ve CC) üzerindeki net fayda ve maliyet değerleri aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:

Seçmen GrubuProje P1P_1Proje P2P_2
Grup AA+100+10060-60
Grup BB60-60+100+100
Grup CC60-6060-60

Bu verilere göre, oylama ticareti (logrolling) mekanizmasının işleyişi ve sonuçları hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Grup AA ve Grup BB arasında gerçekleşecek "açık" (explicit) oylama ticareti sonucunda her iki proje de kabul edilir ve bu durum toplamda bir sosyal refah kaybına yol açar.

Answer

Grup A ve Grup B arasında gerçekleşecek açık oylama ticareti sonucunda her iki projenin de kabul edilmesi ve toplam sosyal refahın azalması.
Doğru yanıt, açık oylama ticaretinin tanımını ve sonuçlarını yansıtmaktadır. Tabloda görüldüğü üzere, her bir proje toplumun geneli için net maliyet (20-20) yaratmaktadır. Ancak Grup A, P1P_1 projesinden elde edeceği +100+100 birimlik yüksek fayda uğruna, P2P_2 projesine destek vererek 60-60 birimlik maliyete katlanmayı kabul eder. Aynı durum Grup B için de geçerlidir. Bu karşılıklı oy takası (açık logrolling), sosyal refahı azaltan projelerin yasalaşmasına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Projelerin net sosyal faydalarını hesaplayın.
Proje P1P_1: 100+(60)+(60)=20100 + (-60) + (-60) = -20. Proje P2P_2: (60)+100+(60)=20(-60) + 100 + (-60) = -20.
Bir projenin sosyal açıdan arzu edilebilir olması için net sosyal faydasının pozitif olması gerekir.
2
Oylama ticareti olmadan ortaya çıkacak sonucu belirleyin.
P1P_1 için sadece A 'evet' der (1-2 reddedilir). P2P_2 için sadece B 'evet' der (1-2 reddedilir).
Basit çoğunluk kuralı altında projelerin geçmesi için en az iki grubun desteği gerekir.
3
Oylama ticareti (logrolling) durumunu analiz edin.
Grup A, P2P_2'ye destek verir; karşılığında Grup B, P1P_1'e destek verir. Her iki proje de 2-1 çoğunlukla kabul edilir.
Gruplar, kendileri için yüksek fayda sağlayan projeyi geçirmek için diğerinin projesine (maliyeti faydasından düşükse) destek vermeyi kabul ederler.
4
Sosyal refah sonucunu değerlendirin.
Toplam sosyal refah değişimi: 20+(20)=40-20 + (-20) = -40.
Bireysel olarak rasyonel olan oylama ticareti, projelerin toplam maliyeti faydasından yüksekse toplumsal kayba neden olur.

Key Concept

Oylama Ticareti (Logrolling) ve Tercih Şiddeti

Practice More

Örtük (implicit) oylama ticaretinin bütçe büyüklüğü ve kamu harcamaları üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 2 / 9Next
Kamu Tercihi Teorisi Practice Questions — KPSS Maliye — Page 2 | Examkin