Uluslararası Hukukun Kaynakları
430 questions
1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi’nin antlaşmaların yorumlanmasına ilişkin düzenlemeleri çerçevesinde; bir antlaşma hükmünün anlamını belirlemek üzere Madde 31’de yer alan 'Genel Yorum Kuralı' uygulandığında sonucun muğlak kalması veya açıkça saçma bir noktaya varması durumunda başvurulabilecek 'tamamlayıcı yorum araçları' (Madde 32) arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaktadır?
Uluslararası Adalet Divanı (UAD), 1969 tarihli Kuzey Denizi Kıta Sahanlığı (North Sea Continental Shelf) davalarında, bir antlaşma hükmünün uluslararası teâmül hukuku kuralına dönüşebilmesi veya bir teâmül kuralını yansıtıyor sayılabilmesi için belirli kriterler ortaya koymuştur. Buna göre, bir antlaşma hükmünün teâmül kuralı haline gelmesi süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi (VAHS) sistematiği çerçevesinde, yürürlükte olan bir antlaşmanın, yapıldıktan sonra ortaya çıkan yeni bir emredici norm ( ) ile çatışması durumunda söz konusu antlaşmanın hukuki akıbetine ve sonuçlarına ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin emredici kuralları ( ) düzenleyen 53. maddesi dikkate alındığında, bu kurallarla çatışan bir antlaşmanın hukuki durumu hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 53. maddesi (başlangıçtaki geçersizlik) ve 64. maddesi (sonradan ortaya çıkan geçersizlik) sistematiği çerçevesinde; bir antlaşmanın akdedildiği sırada mevcut bir emredici kurala ( ) aykırı olması durumunda tarafların yüklendiği hukuki sorumluluğa ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) içtihatları ve uluslararası hukuk doktrini çerçevesinde, bir uygulamanın (state practice) 'uluslararası teâmül' (yapılageliş) hukukunun maddi unsurunu oluşturabilmesi için sahip olması gereken özelliklerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Uluslararası teâmül (yapılageliş) hukukunun kurucu unsurları, ispatı ve diğer hukuk kaynaklarıyla olan etkileşimi göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Uluslararası hukukta, yapıldığı sırada mevcut olan bir emredici kurala ( ) aykırı olan bir antlaşmanın hukuki durumu, 1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi çerçevesinde aşağıdakilerden hangisidir?
1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 26. maddesinde düzenlenen ve "yürürlükteki her antlaşmanın ona taraf olanları bağlayacağını ve taraflarca iyi niyetle yerine getirilmesi gerektiğini" öngören temel uluslararası hukuk ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası hukuk doktrini ve Uluslararası Adalet Divanı (UAD) uygulamaları çerçevesinde; hukukun bir parçası olarak kabul edilen 'hakkaniyet' (equity infra legem) ile Statü'nün 38/2. maddesinde düzenlenen 'hakkaniyet ve nisfet' (ex aequo et bono) yetkisi arasındaki temel fark ve uygulama rejimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Uluslararası hukuk doktrininde hakkaniyet (equity), hem pozitif hukuk kurallarının adalete uygun şekilde yorumlanması (infra legem) hem de hukuk kurallarının bir kenara bırakılarak uyuşmazlığın tamamen adalet ve hakkaniyet duygusuyla çözülmesi (ex aequo et bono) süreçlerini ifade edebilir. Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü'nü düzenleyen 38. maddenin 2. fıkrası, Divan'a uyuşmazlıkları 'hakkaniyet ve nisfet' temelinde çözme yetkisi tanımıştır.
Buna göre, Divan'ın uyuşmazlığın esasına uygulanacak pozitif hukuk kurallarını (antlaşma ve teamül) uygulamaktan vazgeçerek, uyuşmazlığı Statü'nün 38/2. maddesi kapsamında 'hakkaniyet ve nisfet' ilkesine göre karara bağlayabilmesi için aranan temel hukuki şart aşağıdakilerden hangisidir?
1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'ne göre; bir devletin temsilcisi olarak kabul edilen bazı makam sahiplerinin, bir antlaşmanın akdedilmesiyle ilgili (metnin kabulü, teyidi veya bağlayıcılığa ilişkin rızanın açıklanması gibi) tüm işlemleri yürütmek için "yetki belgesi" ( ) sunmalarına gerek yoktur.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisinin bir antlaşmanın yapılmasına ilişkin tüm süreçlerde yetki belgesi sunma zorunluluğundan muaf tutulduğu söylenebilir?
1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi uyarınca bir devlet; bir antlaşmayı imzalarken, onaylarken, kabul ederken, uygun bulurken veya antlaşmaya katılırken kural olarak çekince (rezervasyon) ileri sürme hakkına sahiptir. Ancak bu hak mutlak olmayıp, Sözleşme'nin 19. maddesinde belirli kısıtlamalara tabi tutulmuştur.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi kapsamında bir devletin antlaşmaya çekince koymasının yasaklandığı hallerden biridir?
Uluslararası teâmül (yapılageliş) hukukunun kurucu unsurlarından biri olan "devlet uygulaması" (state practice) ile ilgili olarak, Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) Nikaragua Davası (1986) kararında vurguladığı, kuralın oluşumu ve istikrarı hakkındaki temel hukuki yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 53. maddesi uyarınca, bir kuralın "genel uluslararası hukukun emredici kuralı" ( ) niteliği kazanabilmesi için karşılaması gereken temel kriter aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası hukukta antlaşmaların sona erme nedenlerinden biri olan 'rebus sic stantibus' (koşullarda köklü değişiklik) ilkesinin, 1969 Viyana Sözleşmesi çerçevesinde bir geçerlilik kazanabilmesi için gerçekleşmesi gereken temel şart aşağıdakilerden hangisidir?
1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi’nin 62. maddesinde düzenlenen "koşullarda esaslı değişiklik" (rebus sic stantibus) ilkesinin uygulanabilirlik şartları ve sınırları göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu ilkeye dair hukuken doğru bir açıklamadır?
1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi, bir antlaşmanın sakatlığı (geçersizliği) durumunda 'hükümlerin ayrılabilirliği' (separability/severability) ilkesini düzenlemiştir. Bu ilkeye göre, belirli şartlar altında antlaşmanın tamamı yerine sadece sakatlıkla malul olan hükümlerinin geçersizliği ileri sürülebilir. Ancak Sözleşme'nin 44. maddesi uyarınca, bazı geçersizlik hallerinde hükümlerin ayrılabilirliği ilkesinin uygulanması kesinlikle yasaklanmış olup geçersizlik hali antlaşmanın bütününe şamil kılınmıştır.
Buna göre, aşağıdaki geçersizlik hallerinden hangisinde hükümlerin ayrılabilirliği ilkesinin uygulanması mümkün değildir ve geçersizlik iddiası ancak antlaşmanın tamamı için ileri sürülebilir?
1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi (VAHS) sistematiği çerçevesinde, bir antlaşmanın yapıldığı sırada mevcut bir emredici normla ( ) çatışması (Madde 53) ile antlaşmanın yürürlüğe girmesinden sonra yeni bir emredici normun ortaya çıkması (Madde 64) durumunda ortaya çıkan hukuki sonuçlara ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Çok taraflı bir silahsızlanma antlaşmasına taraf olan devletlerden biri, antlaşma hükümlerini esaslı bir şekilde ihlal ederek yasaklanan nükleer silahları üretmeye başlamıştır. Bu antlaşmanın niteliği gereği, bir tarafın yükümlülüklerini yerine getirmemesi, diğer tüm tarafların antlaşma kapsamındaki güvenlik dengesini ve yükümlülüklerini yerine getirme imkanını radikal bir şekilde bozmaktadır.
1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi hükümleri uyarınca, ihlalden doğrudan ve özel olarak etkilenmemiş olsa dahi, antlaşmaya taraf olan herhangi bir diğer devletin bu durum karşısında sahip olduğu hukuki hak aşağıdakilerden hangisidir?