Göğüs Hastalıkları

453 questions

Question 261Question

4242 yaşında kadın hasta, son 66 aydır giderek artan kuru öksürük ve efor dispnesi şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Hiç sigara içmemiş olan hastanın evinde 22 adet muhabbet kuşu beslediği öğreniliyor. Fizik muayenesinde akciğer bazallerinde inspiratuar raller duyuluyor. Yüksek çözünürlüklü bilgisayarlı tomografide (HRCT) her iki akciğerde yaygın buzlu cam dansiteleri, sentrilobüler mikronodüller ve yer yer mozaik perfüzyon (hava hapsi) alanları saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hipersensitivite pnömonisi

Answer

Hipersensitivite pnömonisi
Hastanın kuş besleme öyküsü olması ve radyolojik tetkikinde buzlu cam ile birlikte hava hapsini simgeleyen mozaik perfüzyon görülmesi, hipersensitivite pnömonisi tanısını kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öyküyü değerlendir
4242 yaşında, sigara içmeyen bir kadında kuş maruziyeti ve kronik seyirli solunum şikayetleri.
Hipersensitivite pnömonisi (ekstrensek alerjik alveolit), organik tozlara (kuş antijenleri gibi) karşı gelişen immünolojik bir yanıttır.
2
HRCT bulgularını yorumla
Buzlu cam dansitesi, sentrilobüler nodüller ve mozaik perfüzyon saptandı.
Mozaik perfüzyon, küçük hava yolu tutulumuna bağlı hava hapsini gösterir ve hipersensitivite pnömonisinin karakteristik radyolojik bulgusudur.
3
Ayırıcı tanı yap
Diğer interstisyel hastalıklar ve kalp yetmezliği ekarte edildi.
Klinik ve radyolojik bulguların kombinasyonu en güçlü şekilde hipersensitivite pnömonisini işaret eder.

Key Concept

Hipersensitivite pnömonisinde maruziyet öyküsü ve radyolojik olarak hava hapsi (mozaik perfüzyon) tanıda anahtardır.
Estimated Time:50s
Question 262Question

5858 yaşında erkek hasta, son 33 yıldır giderek artan nefes darlığı ve özellikle sabahları olan, günlük yaklaşık yarım çay bardağını bulan pürülan, kötü kokulu balgam çıkarma şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde 3030 paket-yıl sigara öyküsü ve çocukluk çağında geçirilmiş ağır kızamık sonrası pnömoni hikayesi mevcut. Fizik muayenesinde her iki akciğer bazalinde inspiratuar kaba raller ve el parmaklarında çomaklaşma (clubbing) saptanıyor. Hastaya ait solunum fonksiyon testi (SFT) bulguları aşağıdadır:

ParametreÖlçülen Değer (Post-BD)Beklenen %
FEV1/FVCFEV_1/FVC0.620.62-
FEV1FEV_11.851.85 L%55\%55
FVCFVC3.003.00 L%88\%88
DLCODLCO-%94\%94

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları ışığında, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bronşektazi

Answer

En olası tanı Bronşektazi'dir.
Bronşektazi, hava yollarının kalıcı ve patolojik dilatasyonudur. Klinik olarak bol miktarda pürülan balgam çıkarma, rekürren enfeksiyonlar ve fizik muayenede kaba raller ile karakterizedir. Çomak parmak (clubbing), bronşektazide sık görülen bir fizik muayene bulgusudur. SFT'de sıklıkla obstrüktif patern izlenir ve DLCODLCO genellikle korunur. Hastadaki çocukluk çağı enfeksiyon öyküsü de bu tanıyı destekleyen en güçlü epidemiyolojik veridir.

Step-by-Step Solution

1
SFT parametrelerini değerlendir
FEV1/FVCFEV_1/FVC oranının 0.700.70'in altında (0.620.62) olması obstrüktif bir akciğer hastalığını gösterir.
Hava yolu obstrüksiyonunun temel tanım kriteridir.
2
Klinik ipuçlarını analiz et
Bol miktarda pürülan balgam ve çomak parmak (clubbing) varlığı saptandı.
Çomak parmak KOAH'ta beklenmeyen bir bulgudur ve genellikle bronşektazi, akciğer kanseri veya interstisyel akciğer hastalıklarında görülür.
3
Ayırıcı tanı yap
DLCODLCO'nun normal olması parankimal hasarı (amfizem) dışlar; çocukluk çağı enfeksiyon öyküsü ise bronşektazi için risk faktörüdür.
Bronşektazi kalıcı bronş dilatasyonu ile karakterize olup, sekonder enfeksiyonlar nedeniyle pürülan balgam ve obstrüktif SFT bulgusu verir.

Key Concept

Obstrüktif akciğer hastalıkları ayırıcı tanısında çomak parmak ve balgam karakterinin önemi
Question 263Question

5555 yaşında erkek hasta; son 22 aydır devam eden öksürük, akşamları yükselen ateş, gece terlemesi ve 6 kg6 \text{ kg} kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Akciğer grafisinde sağ üst lobda kavitasyonel lezyon izleniyor. Balgam yaymasında asido-rezistan basiller (ARB)(ARB) pozitif saptanan hastaya İsoniazid, Rifampisin, Pirazinamid ve Etambutol'den oluşan dörtlü anti-tüberküloz tedavi başlanıyor. Tedavinin birinci ayında hasta, görme keskinliğinde azalma ve renkleri (özellikle kırmızı-yeşil) ayırt etmede güçlük yaşadığını belirtiyor. Bu hastadaki klinik tabloya neden olması en olası ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Etambutol

Answer

Dörtlü anti-tüberküloz tedavisi alan bir hastada gelişen görme keskinliği kaybı ve kırmızı-yeşil renk körlüğü, Etambutol kullanımına bağlı gelişen optik nöritin tipik belirtileridir.
Doğru yanıt olan ilaç, bakteri hücre duvarındaki arabinogalaktan sentezini inhibe eden Etambutol'dür. Bu ilacın en önemli ve karakteristik yan etkisi doza bağımlı olarak gelişen optik nörittir. Hastalarda santral skotom, görme keskinliğinde azalma ve kırmızı-yeşil renkleri ayırt edememe görülür. Tedavi öncesi ve sırasında periyodik göz muayenesi önerilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Öksürük, kavitasyon ve ARBARB pozitifliği aktif akciğer tüberkülozunu doğrular.
Tanıyı netleştirmek ve tedavi sürecini anlamak için gereklidir.
2
Yan etkileri değerlendir
Görme keskinliği kaybı ve kırmızı-yeşil renk görme bozukluğu saptandı.
Spesifik ilaç toksisitelerini ayırt etmek için yan etki profili incelenmelidir.
3
İlaç ve yan etki eşleşmesini yap
Etambutol toksisitesinin en karakteristik bulgusu optik nörittir.
Anti-tüberküloz ilaçların (HRZE) her birinin kendine has toksisite profili vardır.

Key Concept

Etambutol Toksisitesi ve Optik Nörit

Hints

1
Anti-tüberküloz ilaçların (HRZE) her birinin kendine özgü bir 'hedef organ' toksisitesi vardır.
2
Özellikle 'renk görme kusuru' (kırmızı-yeşil) bu ilaç için patognomonik bir sınav sorusu ipucudur.
3
Göz (Eye) kelimesi ile ilacın baş harfi (E) arasında bir ilişki kurarak hatırlayabilirsiniz.

Practice More

Diğer ilaçların (İsoniazid ve Pirazinamid) ortak yan etkisi olan hepatotoksisite sınırlarını ve yönetimini tekrar ediniz.
Estimated Time:50s
Question 264Question

2626 yaşında kadın hasta, yaklaşık 33 haftadır devam eden sol yan ağrısı, nefes darlığı ve akşamları belirginleşen ateş şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sol akciğer bazalinde matite saptanıyor ve solunum sesleri alınamıyor. Akciğer grafisinde sol plevral mesafede efüzyon izleniyor. Yapılan torasentez incelemesinde plevral sıvı protein değeri 4.5 g/dL4.5 \text{ g/dL} (serum protein: 7.2 g/dL7.2 \text{ g/dL}), LDH değeri 480 U/L480 \text{ U/L} (serum LDH: 210 U/L210 \text{ U/L}), glukoz değeri 52 mg/dL52 \text{ mg/dL} ve hücre sayımında %85\%85 lenfosit hakimiyeti saptanıyor. Sıvıda adenozin deaminaz (ADA) düzeyi 78 U/L78 \text{ U/L} olarak ölçülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tüberküloz plevriti

Answer

Tüberküloz plevriti
Tüberküloz plevriti, genç erişkinlerde plevral efüzyonun en sık nedenlerinden biridir. Tanıda plevral sıvının eksüda karakterinde olması (Light kriterleri pozitifliği), lenfosit hakimiyeti göstermesi ve adenozin deaminaz (ADA) düzeyinin 40 U/L40 \text{ U/L} (bazı kaynaklarda 70 U/L70 \text{ U/L}) üzerinde olması patognomonik olmasa da çok güçlü bir kanıttır.

Step-by-Step Solution

1
Plevral sıvının Light kriterlerine göre değerlendirilmesi
Sıvı/serum protein oranı 0.620.62 (>0.5>0.5) ve sıvı/serum LDH oranı 2.282.28 (>0.6>0.6) olduğu için sıvı eksüdadır.
Sıvının kökenini (transüda/eksüda) belirlemek ayırıcı tanıdaki ilk adımdır.
2
Hücre tipinin ve biyokimyasal belirteçlerin analizi
Sıvıda belirgin lenfosit hakimiyeti (%85\%85) ve yüksek ADA düzeyi (78 U/L78 \text{ U/L}) saptanmıştır.
Lenfosit hakimiyetli eksüdalarda tüberküloz ve malignite en önemli iki ön tanıdır.
3
Klinik bağlam ile sentezleme
Genç yaş, subakut ateş ve yüksek ADA düzeyi tüberküloz plevritini doğrular.
ADA düzeyinin 4070 U/L40-70 \text{ U/L} üzerinde olması tüberküloz için yüksek özgüllüğe sahiptir.

Key Concept

Tüberküloz plevriti tanısında lenfosit hakimiyetli eksüda ve yüksek ADA düzeyi birlikteliği.
Estimated Time:1m 30s
Question 265Question

4545 yaşında erkek hasta, son 66 aydır giderek artan nefes darlığı ve kuru öksürük şikayetiyle başvuruyor. Sigara öyküsü olmayan hastanın fizik muayenesinde her iki akciğer bazalinde inspiryum sonu "velcro" tipi raller duyuluyor. Hastanın solunum fonksiyon testi (SFTSFT) sonuçları aşağıdadır:

ParametreÖlçülen Değer (Beklenenin %\%)
FVCFVC%55\%55
FEV1FEV_1%52\%52
FEV1/FVCFEV_1/FVC%94\%94 (Mutlak değer)
TLCTLC%62\%62

Bu verilere göre, bu hastada en olası solunum fonksiyon paterni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Restriktif patern

Answer

Solunum fonksiyon testinde FVCFVC ve TLCTLC düşüklüğü ile birlikte FEV1/FVCFEV_1/FVC oranının korunmuş olması restriktif paterni gösterir.
Doğru cevap olan restriktif patern, hastanın FEV1/FVCFEV_1/FVC oranının %70\%70 üzerinde olması (%94\%94) ve akciğer hacimlerini gösteren FVCFVC ile TLCTLC değerlerinin belirgin şekilde düşük olmasıyla uyumludur. Fizik muayenede duyulan velcro raller, genellikle parankimal fibrozis ile seyreden restriktif akciğer hastalıklarında görülen karakteristik bir bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
FEV1/FVCFEV_1/FVC oranını kontrol et.
Oran %94\%94 (normal sınırı olan %70\%70'in üzerindedir).
Obstrüktif bir bozukluk olup olmadığını ayırt etmek için ilk adım bu oran olmalıdır.
2
Akciğer hacimlerini (FVCFVC ve TLCTLC) değerlendir.
FVCFVC %55\%55 ve TLCTLC %62\%62 olarak saptandı.
Beklenenin %80\%80'inden düşük olan TLCTLC değeri restriktif patern tanısını doğrular.
3
Klinik bulgularla korelasyonu kur.
Velcro raller ve kuru öksürük interstisyel akciğer hastalığını destekler.
Restriktif patern genellikle parankimal (fibrozis gibi) veya göğüs duvarı hastalıklarında görülür.

Key Concept

Restriktif solunum fonksiyon paterni tanısı için altın standart TLCTLC (Total Akciğer Kapasitesi) değerinin beklenenin %80\%80'inin altında olmasıdır; bu tabloda FEV1/FVCFEV_1/FVC oranı normal veya artmış bulunur.

Practice More

İnterstisyel akciğer hastalıklarında DLCODLCO (karbonmonoksit difüzyon kapasitesi) değişimini inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 266Question

42 yaşında kadın hasta, çocukluğundan beri devam eden, özellikle tozlu ortamlarda ve soğuk havada tetiklenen öksürük ve hırıltılı solunum şikayetleri ile takiplidir. Son birkaç yıldır nefes darlığının eforla arttığını ve şikayetlerinin süreklilik kazandığını ifade etmektedir. Özgeçmişinde sigara öyküsü bulunmayan hastanın fizik muayenesinde bilateral yaygın ronküsler ve ekspiryumda uzama saptanmıştır.

Hastaya ait solunum fonksiyon testi (SFT) sonuçları aşağıdadır:

ParametreBronkodilatör ÖncesiBronkodilatör SonrasıBeklenen Değer
FEV1FEV_11.801.80 L (%6060)1.951.95 L (%6565)3.003.00 L
FVCFVC3.003.00 L (%9090)3.103.10 L (%9393)3.333.33 L
FEV1/FVCFEV_1/FVC0.600.600.630.63>0.75>0.75

Ek olarak yapılan ölçümde karbonmonoksit difüzyon kapasitesi (DLCODLCO) beklenen değerin %105105'i olarak saptanmıştır. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Astım (Fiks hava yolu obstrüksiyonu gelişmiş)

Answer

Çocukluktan beri devam eden semptomları olan, sigara içmeyen ve difüzyon kapasitesi normal saptanan hastada en olası tanı, fiks hava yolu obstrüksiyonu gelişmiş astımdır.
Verilen vakada hastanın çocukluktan beri devam eden atopi odaklı semptomları ve hiç sigara içmemiş olması astım lehinedir. SFT'de saptanan obstrüktif paternin bronkodilatör sonrası düzelmemesi, kronik astımlı hastalarda görülebilen fiks (kalıcı) havayolu obstrüksiyonunu gösterir. Bu tablonun KOAH veya amfizemden en önemli farkı, akciğer parankiminin korunması nedeniyle DLCODLCO değerinin normal veya hafif yüksek olmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
SFT paternini analiz et.
FEV1/FVCFEV_1/FVC oranının 0.700.70'in altında (0.600.60) olması obstrüktif akciğer hastalığını gösterir.
Havayolu daralması olan hastalıklarda ekspiratuar akım hızı hacme göre daha fazla azalır.
2
Bronkodilatör yanıtını (reversibilite) değerlendir.
FEV1FEV_1 artışı 150150 mL ve %8.38.3 olarak hesaplanmıştır (Kriter: >200200 mL ve %1212). Reversibilite negatiftir.
Uzun süreli kontrolsüz astımda havayolu remodelasyonu sonucu irreversibl obstrüksiyon gelişebilir.
3
Difüzyon kapasitesini (DLCODLCO) yorumla.
DLCODLCO değerinin %105105 (normal) olması amfizem ve interstisyel hastalıklardan uzaklaştırır.
Astımda havayolu direnci artsa da alveolar yüzey alanı korunur, hatta inflamasyona bağlı kapiller kan akımı artışıyla DLCODLCO hafif yükselebilir.
4
Klinik verilerle sentez yap.
Çocukluk öyküsü, sigara içmeme ve normal DLCODLCO, KOAH yerine astımı işaret eder.
En olası tanı fiks obstrüksiyonlu astımdır.

Key Concept

Astım ve KOAH ayırıcı tanısında DLCO ve klinik hikayenin kullanımı

Practice More

KOAH'ta DLCO'nun hangi fenotipte (amfizem vs kronik bronşit) daha belirgin azaldığını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 267Question

58 yaşında erkek hasta, son 1,5 yıldır ilerleyici nefes darlığı ve kuru öksürük şikayeti ile başvuruyor. Fizik muayenede her iki akciğer bazalinde inspiratuar ince raller (velcro) ve ellerde çomak parmak saptanıyor. Yüksek çözünürlüklü akciğer tomografisinde (HRCTHRCT) her iki akciğer bazalinde ve subpleural bölgelerde bal peteği (honeycombing) görünümü ve traksiyon bronşektazileri izleniyor. Bu hasta için en olası solunum fonksiyon testi ve akciğer volüm bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: FEV1/FVCFEV_1/FVC oranının normal veya artmış saptanması

Answer

FEV1/FVCFEV_1/FVC oranının normal veya artmış saptanması
İnterstisyel akciğer hastalıklarında görülen patolojik süreç akciğer parankiminde sertleşmeye (fibrozis) yol açar. Bu durum, akciğerlerin total hacminin (TLCTLC) ve hayati kapasitesinin (FVCFVC) azalmasına neden olan 'restriktif' bir patern oluşturur. Restriktif hastalıklarda, hava yolu direnci artmadığı ve akciğerin geri çağırma basıncı (elastic recoil) arttığı için ekspiryum hızı korunur; bu da FEV1/FVCFEV_1/FVC oranının normal veya bazen beklenenden daha yüksek çıkmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir.
İlerleyici dispne, velcro raller, çomak parmak ve HRCTHRCT'de bal peteği görünümü İdiyopatik Pulmoner Fibrozis (İPF) tanısını düşündürür.
Bu bulgular tipik bir interstisyel akciğer hastalığı (İAH) prezentasyonudur.
2
İAH'ın solunum mekaniği üzerindeki etkisini belirle.
İnterstisyel fibrozis akciğer kompliyansını azaltarak restriktif tipte solunum bozukluğuna yol açar.
Parankimal sertleşme akciğerlerin genişlemesini zorlaştırır.
3
Restriktif paternin SFTSFT parametrelerini hatırla.
FVCFVC azalır, TLCTLC azalır, ancak FEV1/FVCFEV_1/FVC oranı korunur (>0.70> 0.70 veya >%80> \%80).
Hava yolları obstrükte olmadığı için ekspiryumun ilk saniyesindeki volüm kaybı, total kapasitedeki kayba oranla daha azdır.

Key Concept

İnterstisyel Akciğer Hastalıklarında Restriktif SFT Paterni
Question 268Question

4242 yaşında, sigara içmeyen, çiftçilikle uğraşan erkek hasta; son 33 aydır giderek artan nefes darlığı ve kuru öksürük şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral orta ve üst alanlarda inspiratuar raller duyuluyor. Yüksek çözünürlüklü bilgisayarlı tomografide (HRCT) bilateral üst ve orta lob ağırlıklı sentrilobüler buzlu cam dansiteleri ve ekspiratuar kesitlerde belirgin mozaik perfüzyon (hava hapsi) saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hipersensitivite pnömonisi

Answer

Hipersensitivite pnömonisi
Doğru yanıt olan seçenek, hastanın mesleki maruziyeti (çiftçilik/organik tozlar), sigara içmeme durumu ve HRCT'deki karakteristik üst/orta lob hakimiyetli sentrilobüler buzlu cam nodülleri ile hava hapsi (mozaik perfüzyon) bulgularıyla tam uyumludur. Bu tablo 'Çiftçi Akciğeri' olarak bilinen hipersensitivite pnömonisi formunu yansıtmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın demografik ve anamnez özelliklerini değerlendirin.
Hasta orta yaşlı, sigara içmiyor ve mesleki olarak (çiftçilik) organik tozlara/küflere maruz kalıyor.
Hipersensitivite pnömonisi (HP) sigara içmeyenlerde daha sıktır ve mesleki/çevresel maruziyet ana etkendir.
2
Semptomların süresini ve fizik muayene bulgularını analiz edin.
33 aylık subakut/kronik seyir ve orta-üst zonlarda raller saptanması.
HP, maruziyetin dozuna ve süresine göre akut, subakut veya kronik formda seyredebilir.
3
HRCT bulgularını yorumlayın.
Üst ve orta lob hakimiyeti, sentrilobüler buzlu cam nodülleri ve ekspiratuar hava hapsi (mozaik perfüzyon).
Bu radyolojik üçlü (buzlu cam, normal parankim ve hava hapsi), HP için oldukça karakteristik olan 'head-cheese sign' (karışık dansite görünümü) bulgusunu oluşturur.

Key Concept

Hipersensitivite pnömonisi tanısında sigara içmeme öyküsü, uygun mesleki maruziyet ve HRCT'deki sentrilobüler buzlu cam nodülleri ile hava hapsi birlikteliği belirleyicidir.

Hints

1
Hastanın sigara içmiyor olması ve mesleki maruziyeti (çiftçilik) tanıda en önemli ipucudur.
Estimated Time:1m 30s
Question 269Question

5050 yaşında erkek hasta, sepsis tanısıyla takip edildiği yoğun bakım ünitesinde solunum sıkıntısının artması üzerine entübe ediliyor. Akciğer grafisinde bilateral diffüz infiltratlar izlenen hastada yapılan ekokardiyografide sol ventrikül fonksiyonları normal bulunuyor. Ventilatör ayarları FiO2:0,40FiO_2: 0,40 (%40\%40) ve PEEP:8 cmH2OPEEP: 8 \text{ cmH}_2\text{O} iken arter kan gazında PaO2:60 mmHgPaO_2: 60 \text{ mmHg} ölçülüyor.

Berlin kriterlerine göre, bu hastadaki ARDS tablosunun şiddeti aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Orta (Moderate) ARDS

Answer

Orta (Moderate) ARDS tablosu, hastanın oksijenasyon oranının belirlenen sınırda olması nedeniyle doğrudur.
Berlin kriterlerine göre, bir hastada ARDS tanısı konulduktan sonra (akut başlangıç, bilateral infiltratlar, hidrostatik ödemin dışlanması ve PEEP5PEEP \geq 5 koşulları altında), PaO2/FiO2PaO_2/FiO_2 oranı 100<P/F200100 < P/F \leq 200 aralığında ise tablo 'Orta' (Moderate) olarak tanımlanır. Bu hastada oran 60/0,40=15060 / 0,40 = 150 olduğu için doğru seçenek budur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın oksijenasyon oranını (PaO2/FiO2PaO_2/FiO_2) hesaplayın.
60/0,40=15060 / 0,40 = 150
ARDS şiddeti, arteriyel oksijen parsiyel basıncının solunan oksijen fraksiyonuna oranına göre belirlenir.
2
Berlin kriterlerindeki şiddet eşiklerini kontrol edin.
Hafif: 200<P/F300200 < P/F \leq 300, Orta: 100<P/F200100 < P/F \leq 200, Ağır: P/F100P/F \leq 100
Uluslararası kabul görmüş kriterlere göre sınıflandırma yapmak için bu sınırlar kullanılır.
3
Hesaplanan değeri ilgili aralıkla eşleştirin.
150150 değeri 100100 ile 200200 arasındadır, bu nedenle 'Orta' sınıfına girer.
Doğru klinik evreleme, tedavi yönetimi ve prognoz tahmini için gereklidir.

Key Concept

ARDS Berlin Kriterleri Oksijenasyon Sınıflandırması
Estimated Time:45s
Question 270Question

7272 yaşında kadın hasta; ani başlayan nefes darlığı, sağ tarafta plöritik karakterde göğüs ağrısı ve kanlı balgam (hemoptizi) şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde nabız 112112/dakika, kan basıncı 115/70115/70 mmHg, solunum sayısı 2626/dakika ve sağ bacakta tek taraflı ödem saptanıyor. Özgeçmişinde 33 ay önce geçirilmiş serebral kanama öyküsü mevcut. Yapılan tetkiklerde Wells skoru 4,54,5 (yüksek olasılık) olarak hesaplanıyor ve BT anjiyografide bilateral segmental pulmoner arterlerde dolum defektleri izleniyor. Ekokardiyografide sağ ventrikül dilatasyonu ve hipokinezisi (RV/LVRV/LV oranı >1,0> 1,0) saptanırken; biyobelirteçlerde Troponin T ve Pro-BNP değerleri anlamlı derecede yüksek bulunuyor. Bu hasta için en olası risk sınıflandırması ve ESC (Avrupa Kardiyoloji Derneği) kılavuzlarına göre en uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Orta-yüksek risk (Intermediate-high); monitörizasyon ve parenteral antikoagülasyon (DMAH veya fondaparinuks) ile takip.

Answer

Hastanın kan basıncı stabil olduğu için orta-yüksek risk grubundadır ve monitörizasyon eşliğinde antikoagülasyon ile takip edilmelidir.
Hastada kan basıncı korunmuş (stabil) olmasına rağmen hem sağ ventrikül (RV) fonksiyon bozukluğu hem de miyokardiyal nekroz belirteçleri (Troponin) bir arada pozitiftir. Bu klinik tablo ESC kılavuzlarına göre 'orta-yüksek risk' (Intermediate-high risk) olarak tanımlanır. Bu gruptaki hastalar, hemodinamik dekompansasyon riski nedeniyle hastaneye yatırılarak monitörize edilmeli ve parenteral antikoagülan (tercihen DMAH) tedavisi başlanmalıdır. Rutin trombolitik tedavi bu evrede önerilmez; ancak takip sırasında şok tablosu gelişirse 'kurtarma trombolizi' uygulanır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik olasılık ve başlangıç tanısı
Wells skoru 4,54,5 (yüksek olasılık) ve BT anjiyografi pozitif.
Tanısal algoritmanın ilk basamağıdır.
2
Hemodinamik değerlendirme
Kan basıncı 115/70115/70 mmHg (>90> 90 mmHg).
Yüksek risk (şok/hipotansiyon) ile orta-düşük risk ayrımı için gereklidir.
3
RV fonksiyonu ve biyobelirteç analizi
Hem eko bulgusu (+) hem de biyobelirteç (+).
Orta-yüksek risk (her ikisi de +) ile orta-düşük risk (biri veya hiçbiri +) ayrımı yapılır.
4
Tedavi seçimi
Parenteral antikoagülasyon ve yakın izlem.
Orta-yüksek riskli hastalarda rutin tromboliz mortaliteyi azaltmaz, kanama riskini artırır; sadece dekompansasyon gelişirse (kurtarma trombolizi) düşünülür.

Key Concept

Pulmoner Emboli Risk Stratifikasyonu ve Yönetimi
Estimated Time:2m 0s
Question 271Question

4848 yaşında kadın hasta, 1414 saat süren bir uçak yolculuğundan sonra ani başlayan nefes darlığı, sağ tarafta nefes almakla artan batıcı karakterde göğüs ağrısı ve balgamda kan görme (hemoptizi) şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 125/80125/80 mmHg, nabzı 106106/dakika, solunum sayısı 2424/dakika ve vücut sıcaklığı 37.237.2 ^\circ C saptanıyor. Sağ bacakta ödem ve baldır hassasiyeti izlenen hastada, tanıya yönelik bir sonraki en uygun basamak aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bilgisayarlı tomografi pulmoner anjiyografi (BTPA)

Answer

Bilgisayarlı tomografi pulmoner anjiyografi (BTPA) seçeneği en uygundur.
Hastada Wells skoru 1010 olarak hesaplanmaktadır. Bu değer 44 puan barajının çok üzerinde olup hastayı 'yüksek klinik olasılık' grubuna sokar. Hemodinamik olarak stabil (125/80125/80 mmHg) olan bu gruptaki hastalarda, tanı algoritmasına göre D-dimer testi yapılmadan doğrudan bilgisayarlı tomografi pulmoner anjiyografi (BTPA) yapılmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın Wells skorunun hesaplanması
Wells skoru: Klinik DVT bulguları (+3+3), Alternatif tanı az olası (+3+3), Nabız >100>100 (+1.5+1.5), İmmobilizasyon (+1.5+1.5), Hemoptizi (+1+1) = Toplam 1010 puan.
Tanısal algoritmayı belirlemek için klinik olasılığın puanlanması gerekir.
2
Klinik olasılık kategorisinin belirlenmesi
Skor >4>4 olduğu için 'Yüksek Olasılık' (Likely) kategorisindedir.
Puanlama sistemine göre 44 puanın üzeri yüksek olasılık kabul edilir.
3
Olasılığa göre tanı testinin seçilmesi
Yüksek olasılıklı ve stabil hastada BTPA istenir.
Yüksek olasılıkta D-dimer testi güvenilir değildir ve doğrudan görüntülemeye geçilmelidir.

Key Concept

Pulmoner emboli tanı algoritmasında Wells skoru kullanımı

Practice More

Pulmoner emboli şüphesi olan bir gebede veya böbrek yetmezliği olan bir hastada tanısal yaklaşım farklarını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 272Question

4242 yaşında erkek hasta; yaklaşık 22 aydır devam eden öksürük, gece terlemesi ve 8 kg8 \text{ kg} kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Akciğer grafisinde sağ üst lobda kavitasyonel lezyon izleniyor. Balgam yaymasında her sahada 353-5 adet asidorezistan basil (ARB) saptanıyor. Hastaya izoniazid, rifampisin, pirazinamid ve etambutol içeren standart antitüberküloz tedavi başlanıyor. Tedavinin 1010. gününde hasta, idrarının ve terinin turuncu-kırmızı renkte olması nedeniyle endişeli bir şekilde polikliniğe başvuruyor.

Bu klinik tabloyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: DNA bağımlı RNA polimerazı inhibe eden ilaca bağlı gelişen selim bir yan etkidir.

Answer

İdrarın ve terin turuncu-kırmızı renge boyanması, bakteriyel DNA bağımlı RNA polimerazı inhibe eden rifampisin kullanımına bağlı gelişen selim (zararsız) bir yan etkidir.
Vücut sıvılarının (idrar, ter, gözyaşı) turuncu-kırmızı renge boyanması rifampisin kullanımının karakteristik ve selim bir yan etkisidir. Rifampisin, bakteriyel DNA bağımlı RNA polimeraz enzimini inhibe ederek RNA sentezini durdurur. Bu durum klinik bir tehlike arz etmez ve hastanın ilaca uyumunu bozmadığı sürece tedavi değişikliği gerektirmez.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Öksürük, gece terlemesi, kilo kaybı, üst lobda kavitasyon ve ARB pozitifliği hastada aktif pulmoner tüberküloz tanısını kesinleştirir.
Tanının doğru konulması, başlanan tedavinin (HRZE) içeriğinin bilinmesi için şarttır.
2
Yan etkinin ilaçla eşleştirilmesi
Standart tüberküloz tedavisinde vücut sıvılarını (idrar, ter, gözyaşı) turuncu-kırmızı renge boyayan spesifik ilacın rifampisin olduğu hatırlanır.
Hastanın endişesini gidermek ve yanlışlıkla tedaviyi kesmemek için bu spesifik yan etkiyi tanımak önemlidir.
3
İlacın etki mekanizmasının belirlenmesi
Rifampisinin etki mekanizması bakteriyel DNA bağımlı RNA polimeraz enziminin inhibisyonudur.
TUS gibi sınavlarda yan etkiler sıklıkla ilacın etki mekanizması ile birlikte sorgulanır.
4
Klinik yönetimin planlanması
Bu durumun selim bir yan etki olduğu, toksisite belirtisi olmadığı ve tedavinin aynen devam etmesi gerektiği sonucuna varılır.
Gereksiz ilaç kesilmesini ve direnç gelişimini önlemek için yönetim bilgisi kritiktir.

Key Concept

Antitüberküloz ilaçların (HRZE) etki mekanizmaları ve spesifik yan etkilerinin klinik yönetimi.

Alternative Method

İlaçların baş harflerine göre yan etkileri kodlanabilir: R (Rifampisin) - Red/Orange (Kırmızı/Turuncu sıvılar), I (İzoniazid) - İnsülin/İnflamasyon (Hepatit) ve İğneleme (Nöropati), E (Etambutol) - Eye (Göz/Optik nörit), P (Pirazinamid) - Pürin/Pürüz (Hiperürisemi/Artralji).
Estimated Time:1m 15s
Question 273Question

5050 yaşında kadın hasta, geçirdiği trafik kazası sonrası multipl kemik kırıkları ve akciğer kontüzyonu ön tanılarıyla yoğun bakım ünitesinde izlenmektedir. Yatışının ikinci gününde hastada solunum hızında artış ve hipoksemi gelişiyor. Akciğer grafisinde her iki hemitoraksta yaygın buzlu cam görünümleri ve alveolar infiltrasyonlar saptanıyor. Ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu %60\% 60 bulunurken, sol atrial dilatasyon veya kapak patolojisi görülmüyor. Hastanın 55 cmH2OcmH_2O PEEPPEEP desteği ve %50\% 50 FiO2FiO_2 altında arter kan gazı değerleri; pH:7.42pH: 7.42, PaO2:80PaO_2: 80 mmHgmmHg, PaCO2:36PaCO_2: 36 mmHgmmHg ve HCO3:23HCO_3: 23 mEq/LmEq/L olarak ölçülüyor. Bu verilere göre, Berlin kriterleri dikkate alındığında hastadaki klinik tablo için en uygun tanımlama aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Orta derece ARDS

Answer

Berlin kriterlerine göre PaO2/FiO2PaO_2/FiO_2 oranı 160160 olan bu tablo Orta derece ARDS olarak tanımlanır.
Doğru yanıt olan seçenek, hastanın hesaplanan P/FP/F oranının (160160) Berlin sınıflamasındaki orta derece kategorisine (100200100-200) tam olarak uyması nedeniyle doğrudur. Hastada Berlin kriterlerinin diğer tüm bileşenleri (akut başlangıç, bilateral opasiteler, kardiyak dışlama) mevcuttur.

Step-by-Step Solution

1
PaO2/FiO2PaO_2/FiO_2 (P/FP/F) oranını hesaplayınız.
80/0.5=16080 / 0.5 = 160 mmHgmmHg
Berlin kriterlerinde ARDS şiddetini belirlemek için parsiyel oksijen basıncı, oksijen fraksiyonuna oranlanır.
2
Berlin kriterleri için gerekli eşlik eden bulguları kontrol ediniz.
Akut başlangıç (2. gün), radyolojide bilateral infiltratlar ve kardiyak nedenlerin dışlanması (normal EF).
ARDS tanısı için oksijenasyon bozukluğuna ek olarak bu klinik ve radyolojik kriterlerin karşılanması gerekir.
3
P/FP/F oranına göre şiddet sınıflandırmasını yapınız.
100<160200100 < 160 \leq 200 olduğu için Orta derece.
Berlin sınıflamasında 200300200-300 arası hafif, 100200100-200 arası orta, 100100 altı ağır olarak kabul edilir.

Key Concept

ARDS Berlin Kriterleri ve Şiddet Sınıflandırması
Question 274Question

6666 yaşında erkek hasta, 50 paket-yıl50 \text{ paket-yıl} sigara öyküsü, son iki aydır giderek artan nefes darlığı, iştahsızlık ve ses kısıklığı şikayetleri ile başvuruyor. Toraks BT incelemesinde sol akciğer üst lobda 3.5 cm3.5 \text{ cm} çapında kitle saptanırken, aynı akciğerin alt lobunda 1.2 cm1.2 \text{ cm} çapında ayrı bir tümör nodülü izleniyor. PET-BT'de her iki odak ile sol alt paratrakeal (N2N2) ve sol hiler (N1N1) lenf nodlarında yoğun FDG tutulumu izleniyor. Yapılan kranial MR ve abdominal BT'de uzak metastaz saptanmıyor. Laringoskopik muayenede sol vokal kord paralizisi saptanırken, EBUS-TBNA ile sol alt paratrakeal lenf nodu biyopsisi adenokarsinom ile uyumlu geliyor. Bu hastanın TNM (88. edisyon) evresi ve en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Evre IIIB - Eş zamanlı kemoradyoterapi

Answer

Hastanın TNM evresi IIIB olup en uygun yaklaşım eş zamanlı kemoradyoterapidir.
Hastada hem vokal kord paralizisi (n.laryngeusrecurrensn. laryngeus recurrens invazyonu) hem de primer tümörün bulunduğu akciğerin farklı bir lobunda nodül saptanması, hastayı T4T4 kategorisine sokar. Sol akciğer tümörü için sol paratrakeal lenf nodu tutulumu N2N2 (ipsilateral mediastinal) olarak değerlendirilir. TNM 88. edisyona göre T4N2T4N2 kombinasyonu Evre IIIB'ye karşılık gelir. Evre IIIB Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanserlerinde cerrahi şansı bulunmadığından, tedavi eş zamanlı kemoradyoterapi (CRT) ile yönetilir.

Step-by-Step Solution

1
TT evresini belirle
T4T4
Aynı taraf farklı lobdaki uydu nodül ve n.recurrensn. recurrens tutulumuna bağlı vokal kord paralizisi T4T4 kriteridir.
2
NN evresini belirle
N2N2
Sol taraflı tümörde sol paratrakeal lenf nodu tutulumu ipsilateral mediastinal tutulum (N2N2) anlamına gelir.
3
TNM Evresini hesapla
Evre IIIB
88. edisyon TNM klasifikasyonuna göre T4N2M0T4N2M0 kombinasyonu Evre IIIB'dir.
4
Tedavi protokolünü seç
Kemoradyoterapi
Evre IIIB Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri (KHDAK) vakalarında cerrahi endikasyonu yoktur; standart tedavi definitif kemoradyoterapidir.

Key Concept

TNM 8. Edisyon Evreleme ve Operabilite Kriterleri

Practice More

TNM 8. edisyonda T kategorisindeki boyut değişikliklerini (her 1 cm'de bir T değişimi) tekrar ediniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 275Question

5252 yaşında erkek hasta, son 66 aydır artan efor dispnesi ve sabahları olan balgamlı öksürük şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde 3030 paket-yıl sigara öyküsü bulunan hastanın fizik muayenesinde ekspiryum süresinin uzadığı saptanıyor. Bu hastada obstrüktif akciğer hastalığı tanısını doğrulamak için yapılan solunum fonksiyon testinde (SFTSFT) aşağıdakilerden hangisinin saptanması beklenir?

Show answer & explanation

Answer: FEV1/FVCFEV_1/FVC oranının %70\%70’in altında olması

Answer

FEV1/FVCFEV_1/FVC oranının %70\%70’in altında olması obstrüktif akciğer hastalığı tanısını doğrular.
Obstrüktif akciğer hastalıklarında hava yollarındaki darlık nedeniyle hava akımı kısıtlanır. Bu durumun en tipik laboratuvar yansıması, solunum fonksiyon testinde FEV1/FVCFEV_1/FVC oranının %70\%70’in altına düşmesidir. Bu hastada sigara öyküsü ve klinik bulgular KOAH ile uyumlu olup, tanı için bu oranın düşük saptanması esastır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verileri analiz et
Sigara öyküsü, kronik öksürük ve efor dispnesi obstrüktif bir süreci (özellikle KOAH) düşündürür.
Hastanın risk faktörleri ve semptomları hedef tanıyı daraltır.
2
Fizik muayene bulgusunu yorumla
Ekspiryum süresinin uzaması, hava yollarında bir tıkanıklık (obstrüksiyon) olduğunu destekler.
Hava yolu direnci arttığında akciğerlerin boşalması daha uzun sürer.
3
SFT parametrelerini değerlendir
Obstrüktif paternin altın standart bulgusu FEV1/FVC<0.70FEV_1/FVC < 0.70 olmasıdır.
Hava yolu darlığı nedeniyle zorlu ekspiryumun ilk saniyesinde atılan hava hacmi (FEV1FEV_1), toplam atılan havaya (FVCFVC) oranla çok daha belirgin azalır.

Key Concept

Obstrüktif akciğer hastalıklarında (Astım, KOAH) temel fonksiyonel bozukluk, hava yolu direncinin artması sonucu ekspiratuar akım hızlarının azalmasıdır; bu durum FEV1/FVCFEV_1/FVC oranında düşüşle karakterizedir.

Practice More

Obstrüktif patern saptandıktan sonra astım ve KOAH ayrımı için bronkodilatör reversibilite testi ve difüzyon kapasitesi (DLCO) ölçümü yapılabilir.
Estimated Time:45s
Question 276Question

3232 yaşında kadın hasta, son 11 yıldır özellikle egzersiz sonrası ve soğuk havalarda ortaya çıkan nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi ve hırıltılı solunum şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde çocukluk çağında atopik dermatit ve mevsimsel rinit öyküsü mevcuttur. Fizik muayenesinde akciğer oskültasyonu normal olarak değerlendirilmiştir. Hastaya yapılan solunum fonksiyon testi (SFT) sonuçları aşağıdadır:

ParametreBeklenen (Pred)Ölçülen (Aktüel)Beklenene Oran (%)
FEV1 (L)3.203.202.302.307272
FVC (L)3.903.903.653.659494
FEV1/FVC>75>756363-

Kısa etkili beta-2 agonist inhalasyonu sonrası yapılan ölçümde FEV1 değerinde 350350 mL ve %15\%15 artış saptanmıştır.

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları ışığında en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bronşiyal astım

Answer

Hastanın klinik özellikleri ve SFT'deki belirgin reversibilite bulguları ile en olası tanı bronşiyal astımdır.
Doğru seçenek olan tanı, hastanın klinik tablosundaki tetikleyicilerle (soğuk, egzersiz) değişen semptomlar, çocukluk çağı atopi öyküsü ve SFT'deki belirgin obstrüksiyonun bronkodilatör sonrası anlamlı şekilde (350350 mL ve %15\%15 artış) düzelmesi ile tam uyumludur. Bu bulgular GINA rehberine göre tipik astım tanısını destekler.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öyküyü değerlendir.
Genç yaş, tetikleyicilerle (egzersiz, soğuk) ortaya çıkan semptomlar ve atopi öyküsü saptandı.
Astım tanısında anamnez ve semptomların değişkenliği (varyabilite) kritiktir.
2
Bazal SFT parametrelerini yorumla.
FEV1/FVC oranının %63\%63 (obstrüksiyon) ve FEV1'in beklenen değerin %72\%72'si olduğu görüldü.
FEV1/FVC oranının %70\%70 veya yaşa göre alt sınırın altında olması hava yolu obstrüksiyonunu gösterir.
3
Bronkodilatör yanıtını (reversibilite) kontrol et.
FEV1'de 350350 mL ve %15\%15 artış saptandı.
GINA rehberine göre yetişkinlerde FEV1'de >200>200 mL ve bazal değere göre >%12>\%12 artış anlamlı reversibilite (astım lehine) kabul edilir.

Key Concept

Astım Tanısında Reversibilite Kriterleri

Hints

1
Hastanın semptomlarının egzersiz ve soğukla tetiklenmesi havayolu aşırı duyarlılığını düşündürür.
2
SFT'de FEV1/FVC oranının %70\%70'in altında olması obstrüktif bir süreci işaret eder.
3
Bronkodilatör sonrası FEV1'de meydana gelen 350350 mL ve %15\%15 artış, tanı için altın standart olan anlamlı reversibilite kriterini karşılar.

Practice More

Astım ve KOAH ayırıcı tanısında kullanılan SFT farklarını ve diffüzyon kapasitesi (DLCO) değişikliklerini inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Eğer reversibilite testi negatif çıksaydı ancak klinik şüphe devam etseydi, tanıyı doğrulamak için bronş provokasyon testi (metakolin gibi) veya PEF takibi planlanabilirdi.
Estimated Time:1m 30s
Question 277Question

3535 yaşında erkek hasta, son 44 aydır ilerleyici efor dispnesi ve kuru öksürük şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde 2525 paket-yıl sigara öyküsü olan ve bir yazılım şirketinde çalışan hastanın fizik muayenesinde her iki akciğer orta ve üst zonlarda solunum seslerinde hafif azalma saptanıyor. Solunum fonksiyon testinde FEV1/FVCFEV_1/FVC oranı normal, ancak karbonmonoksit difüzyon kapasitesi (DLCODLCO) beklenenin %55\%55'i olarak saptanıyor. Çekilen yüksek çözünürlüklü bilgisayarlı tomografide (HRCT); her iki akciğer üst ve orta loblarda belirgin, yer yer stellat nodüller ve değişik şekilli (bizarre), ince duvarlı kistik yapılar izleniyor; akciğer bazallerinin ve kostofrenik sinüslerin korunduğu dikkati çekiyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Pulmoner Langerhans hücreli histiyositoz

Answer

Pulmoner Langerhans hücreli histiyositoz
Doğru cevap olan seçenek, hastanın demografik özelliklerini (genç yaş, ağır sigara içiciliği) ve radyolojik bulgularını (üst zon hakimiyetli stellat nodüller ve kistler, bazallerin korunması) tam olarak karşılamaktadır. PLCH, sigara ile tetiklenen ve kavitasyon gösteren nodüllerin karakteristik 'bizarre' kistlere dönüştüğü bir hastalıktır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın demografik verileri ve risk faktörlerinin değerlendirilmesi
Genç erkek hasta ve yoğun sigara kullanımı öyküsü
Pulmoner Langerhans hücreli histiyositoz (PLCH) tipik olarak sigara içen genç erişkinlerde (2020-4040 yaş) ortaya çıkar.
2
Radyolojik bulguların dağılım ve morfoloji açısından incelenmesi
Üst ve orta zon yerleşimli stellat nodüller ve değişik şekilli (bizarre) kistler, bazallerin korunması
Üst zon hakimiyeti ve kavitasyon gösteren nodüllerin kistik yapılara dönüşmesi PLCH için patognomonik radyolojik bulgulardır.
3
Ayırıcı tanıdaki kistik akciğer hastalıklarının dışlanması
Cinsiyet (erkek) ve sigara öyküsü nedeniyle Lenfanjioleyomiyomatozis (LAM) elenmesi
LAM sigara ile ilişkisizdir ve sadece kadınlarda görülür; bazalleri korumaz.

Key Concept

Sigara içen genç bir erkekte üst-orta zon yerleşimli nodül ve kist birlikteliği Pulmoner Langerhans Hücreli Histiyositoz'u işaret eder.
Estimated Time:1m 30s
Question 278Question

5858 yaşında erkek hasta, akut mezenter iskemi nedeniyle acil operasyona alınıyor. Ameliyat sonrası yoğun bakım ünitesinde izlenen hastanın postoperatif 3636. saatinde solunum sıkıntısı başlıyor. Fizik muayenede takipne (3232/dakika) ve bilateral orta/alt zonlarda raller saptanıyor. Akciğer grafisinde kardiyomegali veya plevral efüzyon izlenmezken, bilateral yaygın yamalı alveolar gölgelenmeler görülüyor. Ekokardiyografisinde sol ventrikül sistolik fonksiyonları korunmuş (EF:%60EF: \%60) ve kapak patolojisi saptanmıyor. Mekanik ventilatörde %70\%70 FiO2FiO_2 ve 1010 cmH2OcmH_2O PEEPPEEP desteği altında alınan arter kan gazında pH:7.36pH: 7.36, PaCO2:38PaCO_2: 38 mmHgmmHg, PaO2:84PaO_2: 84 mmHgmmHg ve HCO3:22HCO_3: 22 mEq/LmEq/L ölçülüyor. Berlin kriterlerine göre bu hastanın klinik tablosu için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Mevcut bulgular Berlin tanımlamasındaki orta (moderate) derece ARDS kategorisiyle örtüşmektedir.

Answer

Mevcut bulgular Berlin tanımlamasındaki orta (moderate) derece ARDS kategorisiyle örtüşmektedir.
Hastada ARDS tanısı için gereken dört ana Berlin kriteri de mevcuttur: 11) Belirgin bir risk faktöründen (majör cerrahi/iskemi) sonraki ilk 11 hafta içinde gelişen akut başlangıç (3636 saat). 22) Akciğer grafisinde kalp yetmezliği veya sıvı yüklenmesi ile tam açıklanamayan bilateral opasiteler. 33) Ekokardiyografi ile doğrulanan normal sol ventrikül fonksiyonu (ödemin kardiyojenik olmadığını gösterir). 44) PEEP5PEEP \geq 5 cmH2OcmH_2O altındayken PaO2/FiO2PaO_2/FiO_2 oranının 100200100-200 mmHgmmHg arasında olması (120120). Bu kombinasyon orta şiddette ARDS tanısını kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Oksijenasyon indeksini (PaO2/FiO2PaO_2/FiO_2) hesapla.
84/0.7=12084 / 0.7 = 120 mmHgmmHg.
ARDS şiddetini belirlemek için en temel parametredir.
2
Berlin kriterlerini (zamanlama, görüntüleme, etiyoloji) değerlendir.
Zamanlama: 3636 saat (<1< 1 hafta). Görüntüleme: Bilateral infiltratlar. Etiyoloji: Sol ventrikül fonksiyonu normal (EF%60EF \%60), hidrostatik ödem dışlandı.
Tanının Berlin kriterlerine uygunluğunu doğrulamak için gereklidir.
3
Hesaplanan indeksi sınıflama aralıkları ile karşılaştır.
100<120200100 < 120 \leq 200 olduğu için "Orta" (Moderate) ARDS.
Hafif (200300200-300), Orta (100200100-200) ve Ağır (100\leq 100) sınırlarını belirlemek için.

Key Concept

Berlin ARDS Kriterleri
Question 279Question

4545 yaşında erkek hasta, üç gündür devam eden yüksek ateş, öksürük ve sarı-yeşil renkli balgam çıkarma şikâyetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde bilinci açık ve koopere, kan basıncı 110/70110/70 mmHg, solunum sayısı 2424/dakika ve vücut ısısı 38.8C38.8^\circ C olarak ölçülüyor. Dinlemekle sağ akciğer bazalinde krepitan raller duyuluyor. Laboratuvar incelemesinde kan üre azotu (BUN) değeri 2626 mg/dL saptanıyor. Akciğer grafisinde sağ alt lobda lober konsolidasyon izleniyor.

Bu hastada CURB-6565 skorlamasına göre en uygun klinik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ayaktan (evde) antibiyotik tedavisi planlanmalıdır.

Answer

CURB-65 skoru 1 (BUN yüksekliği) olan bu hastada en uygun yaklaşım ayaktan (evde) antibiyotik tedavisidir.
Hastanın klinik bulguları ve laboratuvar sonuçları değerlendirildiğinde; bilincinin açık olması, solunum sayısının 3030/dakikanın altında olması, kan basıncının normal sınırlarda olması ve yaşının 6565’ten küçük olması nedeniyle CURB-6565 skorundan sadece üre yüksekliği (BUN: 2626 mg/dL) üzerinden 11 puan almaktadır. CURB-6565 skoru 00 veya 11 olan hastalar düşük riskli kabul edilir ve ayaktan tedavi edilmeleri önerilir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın CURB-65 parametrelerini değerlendir.
C (Konfüzyon): Yok, U (BUN > 19 mg/dL): Var (26 mg/dL), R (Solunum Sayısı >= 30/dk): Yok (24/dk), B (Kan Basıncı < 90/60 mmHg): Yok (110/70 mmHg), 65 (Yaş >= 65): Yok (45 yaşında).
Yatış kararı vermek için standart skorlama sistemini uygulamak gerekir.
2
Toplam puanı hesapla ve risk grubunu belirle.
Toplam puan = 1. Bu puan düşük risk grubunu temsil eder.
Skorun 0-1 olması mortalite riskinin düşük olduğunu gösterir.
3
Rehberlere göre klinik yaklaşımı belirle.
Düşük riskli hastalar için evde tedavi önerilir.
Gereksiz hastane yatışları maliyeti ve hastane enfeksiyonu riskini artırır.

Key Concept

CURB-65 skoruna göre pnömoni hastalarında yatış kararı verme süreci.
Estimated Time:45s
Question 280Question

4242 yaşında, daha önce bilinen bir hastalığı olmayan kadın hasta; bir hafta önce geçirdiği "grip benzeri" bir tablonun ardından aniden kötüleşerek yüksek ateş, plöritik yan ağrısı ve hemoptizi ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenede; genel durumu kötü, konfüzyonu mevcut, tansiyonu 92/58 mmHg92/58\ mmHg, nabzı 124/dakika124/dakika ve ateşi 39.5C39.5^{\circ}C ölçülüyor. Laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 1.900/mm31.900/mm^3 (1.4001.400 nötrofil) ve CRPCRP 280 mg/L280\ mg/L saptanıyor. Akciğer grafisinde her iki akciğerde multipl yama tarzında infiltrasyonlar izlenirken, çekilen toraks BT'de bu alanların içinde hızlı gelişen, ince duvarlı kavitasyonlar (nekrotizan görünüm) dikkati çekiyor. Bu klinik tabloya göre en olası etken ve ampirik tedavide başlanması en uygun olan rejim hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Toplum kökenli metisiline dirençli Staphylococcus aureus — Seftriakson + Linezolid

Answer

Toplum kökenli metisiline dirençli Staphylococcus aureus (TK-MRSA) — Seftriakson + Linezolid
Vakada tanımlanan influenza sonrası ani kötüleşme, hemoptizi, belirgin lökopeni ve radyolojik olarak saptanan hızlı seyirli kavitasyonlar, Panton-Valentine Lökosidin (PVL) pozitif toplum kökenli metisiline dirençli Staphylococcus aureus (TK-MRSA) pnömonisi için klasiktir. Bu tabloda ampirik tedaviye mutlaka Linezolid veya Vankomisin gibi bir anti-MRSA ajan eklenmelidir. Linezolid, toksin üretimini de baskıladığı için nekrotizan tablolarda özellikle tercih edilebilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öyküyü değerlendir.
Hastanın influenza sonrası (post-influenza) hızlı gelişen ağır pnömoni tablosu olduğu saptandı.
İnfluenza virüsü solunum epitelini hasara uğratarak bakteriyel süperenfeksiyonlara (özellikle S. aureus ve S. pneumoniae) zemin hazırlar.
2
Laboratuvar ve radyolojik bulguları analiz et.
Lökopeni (<4.000/mm3<4.000/mm^3) ve BT'de saptanan ince duvarlı kavitasyonlar (nekrotizan pnömoni) kritik ipuçlarıdır.
Panton-Valentine Lökosidin (PVL) toksini üreten S. aureus suşları, lökositleri parçalayarak lökopeniye ve doku nekrozuna (kavitasyon) neden olur.
3
Olası etkeni ve uygun tedaviyi belirle.
En olası etken TK-MRSA'dır. Tedavide anti-MRSA etkinliği olan bir ajan eklenmelidir.
Linezolid, hem MRSA etkinliği hem de protein sentezini inhibe ederek toksin üretimini azaltma potansiyeli nedeniyle nekrotizan pnömonide tercih edilir.

Key Concept

Post-influenza nekrotizan pnömoni ve Toplum Kökenli MRSA (PVL pozitifliği)
Estimated Time:2m 30s
PreviousPage 14 / 23Next
Göğüs Hastalıkları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 14 | Examkin