Nefroloji

568 questions

Question 361Question

2424 yaşında erkek hasta, bir trafik kazasında araç içi sıkışma sonrası ezilme yaralanması (crush injury) ile acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde her iki alt ekstremitede belirgin ödem, gerginlik ve hassasiyet saptanıyor. Hastanın yapılan idrar tetkikinde, idrarın koyu kahverengi (çay rengi) olduğu görülüyor. İdrar çubuk (dipstick) testinde kan 3+3+ pozitif olarak raporlanırken, idrar sedimentinin mikroskobik incelemesinde sahada eritrosit saptanmıyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, idrar tetkikindeki bu uyumsuzluğun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Miyoglobinüri

Answer

İdrar tetkikindeki bu bulguların en olası nedeni rabdomiyoliz sonrası gelişen miyoglobinüridir.
Doğru yanıt olan miyoglobinüri seçeneği, hastanın klinik tablosu (ezilme yaralanması ve kas hassasiyeti) ile tam uyumludur. Miyoglobin molekülü, idrar dipstick testinde kullanılan kimyasal reaktifle psödoperoksidaz aktivitesi üzerinden etkileşime girerek kan varmış gibi pozitif sonuç verir. Ancak gerçek bir kanama (hematüri) olmadığı için mikroskobik incelemede eritrosit izlenmez.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öykü ve fizik muayene bulgularını değerlendir.
Crush injury ve kas hassasiyeti rabdomiyoliz (kas yıkımı) lehinedir.
Kas yıkımı sonucu kana ve idrara yüksek miktarda miyoglobin salınır.
2
İdrar dipstick ve mikroskopi bulgularını karşılaştır.
Dipstick kan (+) ancak mikroskopi eritrosit (-) saptandı.
Miyoglobin ve hemoglobin, idrar çubuğundaki reaktifle etkileşerek kan varmış gibi psödoperoksidaz reaksiyonu verir (yalancı pozitiflik).
3
Miyoglobinüri ve hemoglobinüri arasında ayırıcı tanı yap.
Klinik tablo (travma/kas yıkımı) miyoglobinüriyi doğrular.
Hemoglobinüri hemoliz durumlarında görülürken, miyoglobinüri kas hasarı durumlarında görülür.

Key Concept

İdrar dipstick testinde kan pozitifliği saptanmasına rağmen mikroskobide eritrosit görülmemesi (dipstick-mikroskopi diskordansı), öncelikle miyoglobinüri veya hemoglobinüriyi düşündürmelidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 362Question

3232 yaşında erkek hasta, büyük bir deprem sonrası 1414 saat göçük altında kaldıktan sonra kurtarılıyor. Fizik muayenesinde her iki alt ekstremitede belirgin ödem, palpasyonla sertlik ve şiddetli ağrı saptanıyor. Hastanın idrar renginin koyu kahverengi olduğu gözleniyor. Laboratuvar bulguları aşağıda verilmiştir:

ParametreDeğer
Serum Kreatinin4.24.2 mg/dL
BUN6868 mg/dL
Potasyum6.56.5 mEq/L
Kreatin Kinaz (CK)95.00095.000 U/L
İdrar Sodyumu1010 mEq/L
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFENa)%0.5\%0.5

İdrar tetkikinde dipstick ile 4+4+ kan saptanmasına rağmen mikroskopide her sahada yalnızca 020-2 eritrosit görülüyor. Bu hastada gelişen akut böbrek hasarının en olası mekanizması ve yerleşimi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İntrinsik (renal) hasar; pigmentlere bağlı akut tübüler nekroz

Answer

İntrinsik (renal) hasar; pigmentlere bağlı akut tübüler nekroz
Hastanın travma öyküsü, yüksek CK değerleri ve idrardaki dipstick-mikroskopi uyumsuzluğu (myoglobinüri lehine) tanıyı rabdomiyolize bağlı pigment nefropatisi olarak koydurur. Bu durum bir Akut Tübüler Nekroz (ATN) tipidir, yani intrinsik böbrek hasarıdır. Myoglobinin neden olduğu yoğun renal vazokonstriksiyon ve erken tübüler tıkanma nedeniyle, klasik ATN'nin aksine bu vakalarda FENa %1'in altında görülebilmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını birleştir
Travma hikayesi, koyu renkli idrar ve çok yüksek CK seviyesi (95.00095.000 U/L) rabdomiyolizi doğrular.
Kas yıkımı sonucu kana myoglobin salınır.
2
İdrar bulgularını yorumla
Dipstick testinde 4+4+ kan varken mikroskopide eritrosit olmaması pigmentüriyi (myoglobinüri) gösterir.
Dipstick testi hemoglobini olduğu gibi myoglobini de saptar, ancak mikroskopide hücre görülmez.
3
Akut Böbrek Hasarı (ABH) tipini belirle
FENa değerinin %0.5\%0.5 (düşük) olması kafa karıştırıcı olsa da, pigment nefropatisi ve kontrast nefropatisi gibi durumlarda ATN'ye rağmen FENa %1'in altında kalabilir.
İntrinsik bir hasar olan pigment nefropatisinde afferent arteriyol vazokonstriksiyonu baskındır.

Key Concept

Rabdomiyolize bağlı pigment nefropatisi (ATN), intrinsik bir böbrek hasarı olmasına rağmen erken dönemde düşük FENa (%1'den küçük) ile seyredebilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 363Question

4545 yaşında kadın hasta, son 4848 saattir devam eden üşüme, titreme, yüksek ateş ve idrar miktarında belirgin azalma şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/5585/55 mmHg, nabız 115115/dakika ve vücut sıcaklığı 38,9C38,9^\circ C saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin değeri 2,92,9 mg/dL (bazal: 0,80,8 mg/dL), BUN değeri 5252 mg/dL bulunuyor. İdrar tetkikinde bol lökosit ve lökosit silindirleri izlenirken, idrar sedimentinde kirli kahverengi granüler silindirler görülüyor. Spot idrar sodyumu 4848 mEq/L ve fraksiyone sodyum ekskresyonu (FENaFENa) %2,2\%2,2 olarak hesaplanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akut tübüler nekroz

Answer

Akut tübüler nekroz
Sepsis ve hipotansiyon zemininde gelişen akut böbrek hasarında, fraksiyone sodyum ekskresyonunun (FENaFENa) %2\%2’nin üzerinde olması ve idrar sodyumunun 4040 mEq/L’den yüksek olması böbrek tübüllerinin sodyumu geri emme kapasitesinin bozulduğunu, yani parankimal hasar (intrinsik ABH) geliştiğini gösterir. İdrar sedimentinde görülen kirli kahverengi (muddy brown) granüler silindirler ise akut tübüler nekroz için patognomonik bir bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu ve böbrek fonksiyonlarını değerlendir.
Hastada sepsis (ateş, hipotansiyon, taşikardi) bulguları ve kreatinin değerinde bazale göre 33 kattan fazla artış mevcuttur, bu durum KDIGO evre 33 Akut Böbrek Hasarı ile uyumludur.
Tanının ilk basamağı akut böbrek hasarının varlığını ve evresini belirlemektir.
2
İdrar biyokimyası ve sediment bulgularını yorumla.
Spot idrar sodyumunun 4848 mEq/L (>40>40) ve FENaFENa değerinin %2,2\%2,2 (>%2>\%2) olması, böbreğin sodyum koruma yeteneğini kaybettiğini gösterir. Sedimentteki kirli kahverengi granüler silindirler tübüler hasarı doğrular.
Prerenal azotemi ile intrinsik renal hasar (ATN) arasındaki ayırımda idrar sodyumu ve FENaFENa en kritik parametrelerdir.
3
Elde edilen bulgularla ayırıcı tanı yap.
Sepsis zemininde gelişen tübüler hasar bulguları bizi en olası tanı olan Akut Tübüler Nekroz'a götürür.
Klinik senaryo ve laboratuvar verilerinin sentezi doğru tanıyı sağlar.

Key Concept

Prerenal azotemi ve Akut Tübüler Nekroz (ATN) arasındaki ayırıcı tanıda idrar sodyumu ve FENa kullanımı.

Practice More

Akut tübüler nekrozda kullanılan 'muddy brown' silindirlerin oluşum mekanizmasını ve evrelerine göre (başlangıç, idame, iyileşme) beklenen elektrolit değişikliklerini inceleyin.
Estimated Time:1m 30s
Question 364Question

65 yaşında erkek hasta, son 3 aydır bacaklarında giderek artan şişlik, halsizlik ve iştahsızlık şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde 45 paket-yıl sigara öyküsü olan hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 140/90140/90 mmHg ve her iki bacakta +3+3 pretibial ödem saptanıyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde aşağıdaki bulgular elde ediliyor:

ParametreSonuç
Serum Kreatinin1.21.2 mg/dL
Serum Albümin2.32.3 g/dL
Total Kolesterol290290 mg/dL
24 Saatlik İdrar Proteini6.86.8 g
İdrar Mikroskopisi1-2 RBC/HPF, Lipid silindirleri
Serum C3 ve C4 DüzeyiNormal

Hastanın çekilen akciğer grafisinde sağ hiler bölgede düzensiz sınırlı kitle saptanıyor. Yapılan böbrek biyopsisinde ışık mikroskobunda glomerül bazal membranında (GBM) diffüz kalınlaşma, gümüşleme (silver stain) ile bazal membranda "diken ve kubbe" (spike and dome) görünümü izleniyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Membranöz nefropati

Answer

Membranöz nefropati
Membranöz nefropati, erişkinlerde nefrotik sendromun en sık nedenlerinden biridir. Özellikle ileri yaş hastalarda solid organ maligniteleri (akciğer, mide, kolon vb.) ile paraneoplastik olarak ortaya çıkabilir. Işık mikroskobunda GBM'de diffüz kalınlaşma ve gümüşleme (Jones metenamin silver) boyasında subepitelyal birikimler arasındaki bazal membran uzantıları nedeniyle oluşan 'diken ve kubbe' (spike and dome) görünümü tanı koydurucudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Hastada nefrotik sendrom bulguları (>3.5>3.5 g/gün proteinüri, hipoalbüminemi, ödem) mevcuttur.
Tanıya ulaşmak için ilk aşama klinik sendromun (nefrotik/nefritik) belirlenmesidir.
2
Eşlik eden risk faktörlerinin ve laboratuvarın değerlendirilmesi
Yaşlı hasta, sigara öyküsü ve akciğer kitlesi varlığı sekonder bir neden olan maligniteye bağlı nefropatiyi düşündürür.
Membranöz nefropati, erişkinlerde solid organ maligniteleri ile en sık ilişkili nefrotik sendrom nedenidir.
3
Patolojik bulguların yorumlanması
Gümüşleme ile 'diken ve kubbe' (spike and dome) görünümü saptanmıştır.
Bu patolojik görünüm, subepitelyal immün kompleks birikimlerine yanıt olarak bazal membran materyalinin podositler arasına doğru uzanmasıyla oluşur ve membranöz nefropati için patognomoniktir.

Key Concept

Erişkinlerde solid organ maligniteleri ile en sık ilişkili nefrotik sendrom nedeni membranöz nefropatidir ve gümüşleme ile 'spike and dome' görünümü verir.
Estimated Time:1m 30s
Question 365Question

Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığı (ODPBH) nedeniyle takip edilen 48 yaşındaki kadın hasta, 3 gündür devam eden yüksek ateş (38.5C38.5^\circ C) ve sağ yan ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede sağ kostovertebral açı hassasiyeti saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde lökositoz (16.000/μL16.000/\mu L) ve CRP yüksekliği (145mg/L145\,mg/L) izleniyor. Tam idrar tetkikinde piyüri saptanmasına rağmen idrar kültürü negatif sonuçlanıyor. Hastaya piyelonefrit ön tanısıyla başlanan intravenöz seftriakson tedavisinin 72. saatinde klinik tabloda düzelme olmuyor ve ateş yüksekliği devam ediyor. Batın ultrasonografisinde sağ böbrekte komplike görünümde kist ve çevresinde kirlenme izleniyor.

Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Antibiyotiğin siprofloksasin gibi bir florokinolon ile değiştirilmesi

Answer

Antibiyotiğin siprofloksasin gibi bir florokinolon ile değiştirilmesi
ODPBH hastalarında gelişen kist enfeksiyonlarının tedavisindeki en büyük zorluk, antibiyotiğin kist lümenine penetrasyonudur. Beta-laktamlar (sefalosporinler, penisilinler) ve aminoglikozidleri içeren birçok antibiyotik hidrofiliktir ve kist içine geçişleri zayıftır. Buna karşılık, florokinolonlar (siprofloksasin, levofloksasin) ve trimetoprim-sulfametoksazol lipofilik özellikleri sayesinde 'lipid sink' etkisiyle kist sıvısında yüksek konsantrasyonlara ulaşırlar. İdrar kültürü negatif olan ve ilk basamak tedaviye yanıt vermeyen bu hastada kist penetrasyonu yüksek bir ajana geçilmesi en doğru yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
ODPBH zemininde ateş, yan ağrısı, yüksek CRP ve piyüri varlığı enfeksiyonu (piyelonefrit veya kist enfeksiyonu) düşündürür. Ancak idrar kültürünün negatif olması ve standart tedaviye (seftriakson) yanıtsızlık 'Kist Enfeksiyonu' tanısını ön plana çıkarır.
Kist enfeksiyonlarında kistler idrar yolları ile iştirakli olmadığından idrar kültürü genellikle negatif kalır.
2
Tedavi başarısızlığının nedenini belirle
Seftriakson ve penisilin türevleri suda çözünen (hidrofilik) antibiyotiklerdir ve kist epiteline penetrasyonları zayıftır.
Kist içi enfeksiyonlarda ilacın kist sıvısına geçebilmesi kritik öneme sahiptir.
3
Uygun ajanı seç
Lipofilik (yağda çözünen) antibiyotikler kist duvarını geçerek kist sıvısında terapötik konsantrasyona ulaşabilir. Florokinolonlar (siprofloksasin, levofloxacin) ve Trimetoprim-Sulfametoksazol bu özelliktedir.
Klinik yanıtsızlık durumunda penetrasyonu yüksek ajana geçilmelidir.

Key Concept

Polikistik böbrek hastalığında kist enfeksiyonlarının tedavisinde lipofilik antibiyotiklerin (florokinolonlar) tercih edilmesi.

Hints

1
Bu hastadaki sorun basit bir idrar yolu enfeksiyonu değil, antibiyotiğin ulaşmakta zorlandığı kapalı bir boşluk (kist) enfeksiyonudur.
2
Seftriakson suda çözünen bir ilaçtır; oysa kist duvarını geçmek için ilacın yağda çözünebilme (lipofilik) özelliği önemlidir.
3
Kist içine en iyi geçen ilaç grubu florokinolonlardır.

Practice More

Polikistik böbrek hastalığında Tolvaptan kullanım endikasyonlarını içeren bir soru çözebilirsiniz.

Alternative Method

Eğer kist çapı çok büyükse (>5 cm) ve medikal tedaviye yanıt alınamazsa, görüntüleme eşliğinde perkütan kist aspirasyonu ve drenajı da tanısal ve tedavi edici bir seçenek olabilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 366Question

Glomerüler hastalıkların klinik değerlendirmesinde, hastanın 'nefritik sendrom' veya 'nefrotik sendrom' tablosunda olduğunun belirlenmesi tanıda ilk adımdır. İdrar sediment analizi bu ayırıcı tanıda altın standart bilgi sağlar.

Buna göre, aşağıdaki idrar sediment bulgularından hangisinin saptanması, hastadaki tablonun nefrotik sendromdan ziyade nefritik sendrom lehine olduğunu gösteren en karakteristik kanıttır?

Show answer & explanation

Answer: Eritrosit silindirleri ve dismorfik eritrositler

Answer

Eritrosit silindirleri ve dismorfik eritrositler
Eritrosit silindirleri ve dismorfik eritrositler (özellikle akantositler), eritrositlerin glomerül kapiller duvarından geçerken mekanik hasara uğradığını ve tübüler sistemde silindir formuna girdiğini gösterir. Bu durum nefritik sendromun (glomerülonefrit) en spesifik semiyolojik bulgusudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verileri analiz et
Nefritik ve nefrotik sendrom ayrımı için idrar sedimentinin 'aktif' veya 'nefrotik' özellik taşıyıp taşımadığına bakılmalıdır.
Ayırıcı tanıda sediment bulguları klinik semptomlardan (ödem, HT) daha spesifik bilgi sağlar.
2
Nefritik sendromun sediment özelliklerini hatırla
Nefritik sendromda glomerüler bariyerin enflamatuar hasarı sonucu eritrositler idrara geçer ve tübüllerde silindirleri oluşturur.
Eritrosit silindirleri (RBC casts) 'aktif sediment'in temel taşıdır.
3
Nefrotik sendromun sediment özelliklerini hatırla
Nefrotik sendromda baskın olan protein kaçağıdır; bu da lipidüriye (yağ silindirleri, oval yağ cisimcikleri) neden olur.
Lipidüri bulguları nefritik tablodan ziyade nefrotik tabloyu destekler.

Key Concept

İdrar sediment analizi ile nefritik (aktif sediment) ve nefrotik (lipidüri/proteinüri) sendrom ayrımı.

Practice More

Glomerüler hematüri tanısı için akantositlerin (G1 hücreleri) idrar sedimentindeki oranının %5\%5 ve üzerinde olması gerektiğini inceleyin.
Estimated Time:1m 0s
Question 367Question

4242 yaşında erkek hasta, son 11 haftadır idrar miktarında azalma ve idrar renginin koyulaşması şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın hikayesinden 22 hafta önce bir cilt enfeksiyonu geçirdiği öğreniliyor. Fizik muayenede kan basıncı 155/100155/100 mmHgmmHg ve pretibial 1+1+ ödem saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyi 1.31.3 mg/dLmg/dL, tam idrar tetkikinde ise dansite 1.0201.020, protein 2+2+ ve kan 3+3+ olarak rapor ediliyor. Bu hastada saptanan hematürinin kaynağının glomerüler olduğunu göstermede idrar sedimentinin faz-kontrast mikroskobik incelemesinde aşağıdakilerden hangisinin saptanması en yüksek spesifiteye (özgül değer) sahiptir?

Show answer & explanation

Answer: Eritrositlerin %\% 5'inden fazlasının akantosit (G3 hücresi) formunda olması

Answer

Eritrositlerin %\% 5'inden fazlasının akantosit (G3 hücresi) formunda olması, glomerüler hematüri tanısında en yüksek spesifiteye sahip olan morfolojik bulgudur.
Akantositler (G3 hücreleri), sitoplazmik çıkıntıları olan halka şeklinde dizmorfik eritrositlerdir. Faz-kontrast mikroskobunda toplam eritrositlerin %\% 5'inden fazlasının bu yapıda olması, hematürinin glomerüler kaynaklı olduğunu %\% 95'in üzerinde bir özgüllükle kanıtlar. Bu durum, eritrositlerin glomerüler filtrasyon bariyerinden geçerken maruz kaldığı mekanik stres ve ozmotik değişikliklerin sonucudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Hastada hipertansiyon, ödem, hematüri ve subnefrotik proteinüri mevcuttur. Bu tablo 'Akut Nefritik Sendrom' ile uyumludur.
Post-infeksiyöz süreç (cilt enfeksiyonu öyküsü) glomerülonefrit olasılığını güçlendirir.
2
Hematüri kaynağının belirlenmesi
Ayırıcı tanıda glomerüler (nefritik) ve non-glomerüler (ürolojik) kanama ayrımı yapılmalıdır.
Tedavi ve ileri tetkik planı kanamanın kökenine göre tamamen değişir.
3
İdrar sedimenti bulgularının değerlendirilmesi
Akantositlerin (veziküler çıkıntılı halka formundaki eritrositler) %\% 5'in üzerinde görülmesi, glomerüler hasarın en spesifik kanıtıdır.
Bu hücreler, eritrositlerin bazal membrandaki porlardan geçerken uğradığı fiziksel travmayı yansıtır.

Key Concept

Glomerüler hematüri tanısında idrar sedimenti incelemesi ve akantositlerin (G3 hücreleri) önemi.

Practice More

Nefrotik sendromda idrar sedimentinde görülen 'Maltese Cross' (Malta Haçı) görünümü ve lipidürinin tanısal önemini gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 368Question

6262 yaşında tip 22 diabetes mellitus tanılı erkek hasta; ilerleyici halsizlik, bulantı ve nefes darlığı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Hastanın tıbbi öyküsünde metformin kullanımı mevcut olup fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları ve kan basıncı 90/6090/60 mmHg olarak saptanıyor.

Laboratuvar sonuçları şu şekildedir:

ParametreDeğer
Sodyum (Na+Na^+)136136 mEq/L
Potasyum (K+K^+)5.25.2 mEq/L
Klor (ClCl^-)9696 mEq/L
pHpH7.227.22
pCO2pCO_22525 mmHg
HCO3HCO_31010 mEq/L

Bu hastadaki asit-baz bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yüksek anyon açıklıklı metabolik asidoz

Answer

Yüksek anyon açıklıklı metabolik asidoz
Hastanın pHpH değeri (7.227.22) asidemi ile uyumludur ve düşük bikarbonat (1010 mEq/L) primer bozukluğun metabolik asidoz olduğunu gösterir. Anyon açığı (Na[Cl+HCO3]Na - [Cl + HCO_3]) hesaplandığında 136106=30136 - 106 = 30 mEq/L bulunur. Bu değer normalin (12±212 \pm 2) çok üzerinde olduğu için tanı 'Yüksek Anyon Açıklıklı Metabolik Asidoz'dur. Kış formülüne göre beklenen pCO2pCO_2 değeri 23±223 \pm 2 (212521-25) mmHg'dir; hastanın ölçülen pCO2pCO_2 değeri (2525 mmHg) bu aralıkta olduğu için kompansasyon tamdır.

Step-by-Step Solution

1
Primer asit-baz bozukluğunu belirlemek için pH ve bikarbonat değerlerini değerlendiriniz.
pHpH: 7.227.22 (<7.35<7.35) asidemi olduğunu, HCO3HCO_3: 1010 mEq/L (<22<22) ise bunun metabolik kaynaklı olduğunu gösterir. Tanı: Metabolik asidoz.
Primer bozukluğun yönünü belirlemek asit-baz analizinin ilk adımıdır.
2
Anyon açığını (Anyon Gap - AG) hesaplayınız.
AG=Na(Cl+HCO3)=136(96+10)=30AG = Na - (Cl + HCO_3) = 136 - (96 + 10) = 30 mEq/L.
Metabolik asidozun ayırıcı tanısında anyon açığının hesaplanması kritiktir; normal değer yaklaşık 12±212 \pm 2 mEq/L'dir.
3
Solunumsal kompansasyonun uygunluğunu kış (Winter) formülü ile kontrol ediniz.
Beklenen pCO2=(1.5×[HCO3])+8±2=(1.5×10)+8=23±2pCO_2 = (1.5 \times [HCO_3]) + 8 \pm 2 = (1.5 \times 10) + 8 = 23 \pm 2 mmHg. Aralığımız: 212521-25 mmHg.
Kompansasyonun yeterli olup olmadığını belirlemek, miks bozuklukların dışlanmasını sağlar.
4
Ölçülen pCO2pCO_2 değerini beklenen değerle karşılaştırınız.
Ölçülen pCO2pCO_2 (2525 mmHg) beklenen aralık içindedir. Bu durum uygun kompansasyonu gösterir.
Mevcut bulgular saf yüksek anyon açıklıklı metabolik asidozu destekler (Metformin kullanımı ile ilişkili laktik asidoz olasılığı yüksektir).

Key Concept

Yüksek Anyon Açıklıklı Metabolik Asidoz (HAGMA) ve Winter Formülü
Estimated Time:1m 30s
Question 369Question

70 yaşında erkek hasta, son bir haftadır giderek artan nefes darlığı ve bacaklarda şişlik şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Bilinen kronik kalp yetersizliği öyküsü olan hastanın fizik muayenesinde; kan basıncı 110/70110/70 mmHgmmHg, nabız 92/dakika92/dakika, bilateral +3+3 pretibial ödem ve her iki akciğer bazalinde ralleri saptanıyor.

Hastanın laboratuvar tetkikleri aşağıdadır:

TetkikSonuçReferans Aralık
Sodyum128128 mEq/LmEq/L135145135 - 145
Potasyum4.24.2 mEq/LmEq/L3.55.13.5 - 5.1
Kreatinin1.41.4 mg/dLmg/dL0.71.30.7 - 1.3

Bu klinik ve laboratuvar bulguları eşliğinde, hastadaki sodyum düşüklüğünün en olası sınıflandırması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hipervolemik hiponatremi

Answer

Kalp yetersizliği bulguları (ödem, raller) eşliğinde sodyum düşüklüğü saptanan hastadaki tablo hipervolemik hiponatremidir.
Hastanın fizik muayenesinde saptanan bilateral pretibial ödem ve akciğer bazallerindeki raller, vücutta toplam sıvı miktarının arttığını (hipervolemi) gösterir. Kalp yetersizliği, siroz ve nefrotik sendrom gibi durumlarda efektif arteriyel kan hacmi azaldığı için böbreklerden su geri emilimi artar ve bu durum sodyumun seyrelmesine, yani hipervolemik hiponatremiye neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın volüm durumunu değerlendir
Bilateral +3+3 pretibial ödem ve akciğerde raller saptanması vücutta sıvı fazlalığını (hipervolemi) gösterir.
Hiponatremiye yaklaşımda ilk adım volüm durumunun tayinidir.
2
Serum sodyum düzeyini kontrol et
Sodyum 128128 mEq/LmEq/L (referans altı) olarak saptandı.
Düşük sodyum düzeyi hiponatremi tanısını doğrular.
3
Volüm durumu ile hiponatremiyi birleştir
Hipervolemi + Hiponatremi = Hipervolemik hiponatremi.
Kalp yetersizliğinde efektif hacmin azalmasına yanıt olarak gelişen ADH ve RAAS aktivasyonu, suyun sodyumdan daha fazla tutulmasına ve dilüsyonel hiponatremiye yol açar.

Key Concept

Hiponatremi sınıflaması volüm durumuna (hipovolemik, övolemik, hipervolemik) göre yapılır; kalp yetersizliği, siroz ve nefrotik sendrom hipervolemik hiponatreminin temel nedenleridir.

Practice More

Hipervolemik hiponatremi tedavisinde sıvı kısıtlaması ve diüretik kullanımının mantığını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 370Question

5555 yaşında erkek hasta, bilinç bulanıklığı ve halsizlik şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları saptanıyor. Arteriyel kan gazında anyon açığı normal olan hiperkloremik metabolik asidoz (pH:7,28pH: 7,28, HCO3:14HCO_3^-: 14 mEq/LmEq/L, Cl:115Cl^-: 115 mEq/LmEq/L) tespit ediliyor. İdrar tetkikinde idrar pHpH'sı 6,06,0 olarak bulunuyor. Etyolojiyi aydınlatmak amacıyla istenen idrar elektrolitleri ve ozmolalite sonuçları şöyledir:

- İdrar Sodyum (Na+Na^+): 4040 mEq/LmEq/L
- İdrar Potasyum (K+K^+): 3030 mEq/LmEq/L
- İdrar Klor (ClCl^-): 2020 mEq/LmEq/L
- Ölçülen İdrar Ozmolalitesi: 450450 mOsm/kgmOsm/kg

(İdrar glukoz ve BUNBUN değerleri normal sınırlardadır.)

Buna göre, bu hastadaki idrar anyon açığı (UAGUAG) ve idrar ozmolar açığı (UOGUOG) verileri birlikte değerlendirildiğinde en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Toluen (tiner/bali) inhalasyonu

Answer

Toluen (tiner/bali) inhalasyonu
Doğru yanıt olan seçenek, idrar anyon açığı (UAGUAG) ile amonyum (NH4+NH_4^+) atılımı arasındaki çelişkiyi açıklar. Hastada UAGUAG pozitif (+50+50) olmasına rağmen, idrar ozmolar açığından (UOGUOG) hesaplanan NH4+NH_4^+ atılımı oldukça yüksektir (155155 mEq/LmEq/L). Böbreğin asit atma kapasitesinin (amonyum üretimi) sağlam olduğunu gösteren bu durum, böbrek dışı bikarbonat kaybını veya ölçülemeyen bir anyonun (toluen metaboliti olan hippurat gibi) NH4+NH_4^+ ile birlikte atıldığını gösterir. Toluen maruziyetinde hippurat anyonu ClCl^- yerine NH4+NH_4^+'a eşlik eder, bu da klorun düşük kalmasına ve UAGUAG formülünün pozitif sonuç vermesine neden olur.

Step-by-Step Solution

1
İdrar Anyon Açığını (UAGUAG) hesapla.
UAG=(Na++K+)Cl=(40+30)20=+50UAG = (Na^+ + K^+) - Cl^- = (40 + 30) - 20 = +50 mEq/LmEq/L.
UAGUAG pozitifliği normal şartlarda böbreğin amonyum (NH4+NH_4^+) atma kapasitesinin azaldığını (RTA gibi) düşündürür.
2
Hesaplanan idrar ozmolalitesini bul.
CalculatedCalculated Osm=2×(Na++K+)=2×(40+30)=140Osm = 2 \times (Na^+ + K^+) = 2 \times (40 + 30) = 140 mOsm/kgmOsm/kg.
Glukoz ve BUNBUN normal olduğu için ana ozmolleri elektrolitler oluşturur.
3
İdrar Ozmolar Açığını (UOGUOG) hesapla.
UOG=MeasuredUOG = Measured OsmCalculatedOsm - Calculated Osm=450140=310Osm = 450 - 140 = 310 mOsm/kgmOsm/kg.
İdrardaki ölçülemeyen ozmolleri (başta amonyum tuzları) belirlemek için gereklidir.
4
Amonyum (NH4+NH_4^+) atılımını tahmin et.
NH4+UOG/2=310/2=155NH_4^+ \approx UOG / 2 = 310 / 2 = 155 mEq/LmEq/L.
UOGUOG, idrardaki amonyum ve ona eşlik eden anyonun toplam ozmolalitesini yansıtır.
5
Sonuçları sentezle.
Pozitif UAGUAG (+50+50) ile yüksek NH4+NH_4^+ (155155 mEq/LmEq/L) uyumsuzluğu.
Eğer NH4+NH_4^+ atılımı yüksekse (>100>100) böbrek asit yükünü atmaya çalışıyor demektir (RTA dışlanır). NH4+NH_4^+, klor yerine ölçülemeyen bir anyonla (hippurat) atıldığı için UAGUAG yanıltıcı şekilde pozitif çıkmıştır. Bu durum Toluen maruziyetinin karakteristiğidir.

Key Concept

İdrar anyon açığı ve ozmolar açığı arasındaki diskordans, ölçülemeyen bir anyon varlığına (hippurat, keton vb.) işaret eder.
Question 371Question

58 yaşında erkek hasta, otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı (ODPBH) tanısıyla nefroloji polikliniğinde takip edilmektedir. Rutin kontrollerinde halsizlik şikayeti olduğunu belirtiyor. Fizik muayenede kan basıncı 135/85 mmHg, sistemik muayene doğal saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; Serum Kreatinin: 2.8 mg/dL, eGFR: 26 mL/dk/1.73m², Kalsiyum: 8.2 mg/dL, Fosfor: 6.8 mg/dL, PTH: 450 pg/mL ve 25-OH D vitamini: 20 ng/mL olarak ölçülüyor. Bu hastada gelişen mineral ve kemik bozukluğunun (KBH-MKB) yönetimi için en uygun ve öncelikli yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Diyetle fosfor kısıtlaması ve fosfat bağlayıcı tedavi başlanması

Answer

Diyetle fosfor kısıtlaması ve fosfat bağlayıcı tedavi başlanması
Hastada Evre 4 KBH ve buna eşlik eden belirgin hiperfosfatemi (6.8 mg/dL) ve sekonder hiperparatiroidizm mevcuttur. KBH-MKB kılavuzlarına göre, serum fosfor düzeyi yüksek olan hastalarda öncelikli hedef fosforun normal sınırlara çekilmesidir. Hiperfosfatemi, doğrudan PTH sentezini uyarır ve D vitamini direncine neden olur. Fosfor kontrolü sağlanmadan verilecek D vitamini preparatları (Seçenek B), bağırsaktan fosfor emilimini daha da artırarak durumu kötüleştirir. Bu nedenle en uygun yaklaşım, diyetle fosfor kısıtlaması ve gerekirse fosfat bağlayıcı ajanların başlanmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın böbrek fonksiyonlarını ve laboratuvar değerlerini evrele.
eGFR 26 mL/dk (Evre G4 KBH), Fosfor 6.8 mg/dL (Hiperfosfatemi), PTH 450 pg/mL (Sekonder Hiperparatiroidizm).
Klinik tablonun ciddiyetini belirlemek için.
2
Bozukluğun patofizyolojik nedenini sapt.
Böbrek fonksiyon kaybına bağlı fosfor atılımının azalması, kalsiyumun düşmesi ve PTH'nın kompansatuar olarak yükselmesi.
Tedavinin hedefini belirlemek için.
3
Tedavi kılavuzlarına (KDIGO) göre ilk müdahaleyi seç.
Hiperfosfatemi varlığında öncelik fosforun düşürülmesidir. Fosfor düşürülmeden D vitamini verilmesi kontrendikedir. Bu nedenle diyet ve bağlayıcılar ilk adımdır.
Yanlış tedavi sıralamasının komplikasyonlarını (kalsifikasyon) önlemek için.

Key Concept

KBH-MKB yönetiminde tedavi sıralaması: Önce Hiperfosfatemi Kontrolü → Sonra PTH Kontrolü (D vit/Kalsimimetik).

Hints

1
Hastanın fosfor değerinin (6.8 mg/dL) normalin üzerinde olduğuna ve bunun tedavi sıralamasını nasıl etkilediğine odaklanın.
2
Fosfor yüksekken D vitamini vermek, 'yangına körükle gitmek' gibidir; kireçlenme riskini artırır.
3
PTH'yı düşürmeye çalışmadan önce, PTH'yı yükselten 'yakıtı' (yani fosforu) kesmek gerekir.

Practice More

Hiperfosfatemi tedavisinde kalsiyum içeren ve içermeyen fosfat bağlayıcıların seçim kriterlerini inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 372Question

2828 yaşında erkek hasta, son bir haftadır bacaklarda şişlik ve idrar renginde çay rengi koyulaşma şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 160/100160/100 mmHg ölçülüyor. İdrar analizinde dipstik ile 2+2+ proteinüri ve 3+3+ kan saptanıyor. Bu hastada klinik tablonun renal parankimal (glomerüler) kaynaklı bir hastalıktan kaynaklandığını aşağıdakilerden hangisi en güçlü şekilde destekler?

Show answer & explanation

Answer: İdrar sedimentinde akantosit (G1 hücresi) oranının %5'in üzerinde olması

Answer

İdrar sedimentinde akantosit (G1 hücresi) oranının %5'in üzerinde olması
İdrar sedimentinde akantosit (veya G1 hücreleri) görülmesi, eritrositlerin glomerüler filtrasyon bariyerinden geçtiğinin en güvenilir kanıtıdır. Bu hücrelerin membrana bağlı kabarcıkları veya çıkıntıları vardır ve idrar sedimentindeki oranının %5\%5’in üzerinde olması durumunda glomerüler hastalık tanısı için son derece yüksek özgüllüğe sahiptir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verileri değerlendir
Hastada hipertansiyon, ödem ve hematüri (çay rengi idrar) birlikteliği 'nefritik sendrom' ön tanısını düşündürür.
Bu üçlü bulgu tipik olarak glomerüler inflamasyonu işaret eder.
2
Hematürinin kaynağını mikroskobik olarak araştır
Hematürinin glomerüler (böbrek parankimi) mi yoksa ürolojik (taş, tümör, enfeksiyon) mi olduğunu anlamak için eritrosit morfolojisine bakılır.
Glomerüler bazal membrandan geçen eritrositlerin şekli mekanik stres nedeniyle bozulur.
3
Spesifik belirteci belirle
Dismorfik eritrositler arasında özellikle 'akantosit' (yüzeyinde tomurcuklar olan G1 hücreleri) varlığı glomerüler kanama için en yüksek özgüllüğe sahiptir.
Literatürde akantosit oranının %5 ve üzerinde olması, glomerüler hastalık tanısında %98-100 özgüllük gösterir.

Key Concept

Glomerüler Hematüri Belirteçleri

Practice More

Eritrosit silindirleri ve akantositlerin aynı hastada görülmesi, tanısal özgüllüğü daha da artırır.
Estimated Time:2m 0s
Question 373Question

4545 yaşında erkek hasta, akciğer tüberkülozu tanısıyla rifampin içeren dörtlü antitüberküloz tedavi almaktadır. Tedavinin 33. haftasında hastada yaygın makülopapüler döküntü, halsizlik ve ateş şikayetleri gelişiyor. Fizik muayenesinde ateş 38.3C38.3^\circ C ölçülüyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyi 2.72.7 mg/dL (bazal: 0.80.8 mg/dL) ve periferik yaymada %10\%10 eozinofili saptanıyor. İdrar tetkikinde 1+1+ proteinüri, her sahada 152015-20 lökosit görülüyor ancak idrar kültüründe üreme olmuyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akut interstisyel nefrit

Answer

Rifampin kullanımına bağlı gelişen hipersensitivite bulguları ve steril piyüri eşliğinde akut böbrek hasarı, en olası tanının akut interstisyel nefrit olduğunu gösterir.
Hastada saptanan ateş, makülopapüler döküntü ve kan tablosundaki eozinofili, tipik bir ilaç aşırı duyarlılık reaksiyonunu düşündürür. Rifampin tedavisi altında olan bir hastada bu bulgulara eşlik eden akut böbrek hasarı ve idrar tetkikindeki steril piyüri (lökositüri varlığına rağmen kültürde üreme olmaması), akut interstisyel nefrit tanısı için karakteristiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Ateş, makülopapüler döküntü ve periferik eozinofili saptandı.
Bu bulgular bir ilaç hipersensitivite reaksiyonuna işaret eder.
2
Laboratuvar verilerini yorumla
Kreatinin artışı (ABH) ve idrarda bakteri olmaksızın lökosit varlığı (steril piyüri) görüldü.
Steril piyüri, tubulointerstisyel inflamasyonun önemli bir göstergesidir.
3
Etiyoloji ile ilişkilendir
Rifampin kullanımı ile semptomların başlaması arasında zamansal ilişki kuruldu.
Rifampin, akut interstisyel nefritin (AİN) iyi bilinen bir tetikleyicisidir.

Key Concept

Akut interstisyel nefrit (AİN), ilaçlara (özellikle rifampin, NSAİİ, penisilinler) karşı gelişen bir hipersensitivite reaksiyonudur ve klasik triad (ateş, döküntü, eozinofili) hastaların sadece bir kısmında tam olarak görülse de tanıda çok değerlidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 374Question

6262 yaşında erkek hasta, 1515 yıldır Tip 2 Diyabetes Mellitus tanısıyla takip edilmektedir. Rutin poliklinik kontrolünde halsizlik şikayeti olmayan hastanın kan basıncı 145/90145/90 mmHg olarak ölçülüyor. Fizik muayenede pretibial ödem (+/++/+) dışında özellik saptanmıyor.

Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuç
Serum Sodyum (Na+Na^{+})136136 mEq/L
Serum Potasyum (K+K^{+})5.85.8 mEq/L
Serum Klor (ClCl^-)112112 mEq/L
Serum Bikarbonat (HCO3HCO_3^-)1616 mEq/L
Kan Üre Azotu (BUN)3232 mg/dL
Serum Kreatinin1.51.5 mg/dL
İdrar pH5.05.0

Bu hastadaki klinik tabloyu en iyi açıklayan patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hiporeninemik hipoaldosteronizme bağlı amonyagenez yetersizliği (Tip 4 RTA)

Answer

Hiporeninemik hipoaldosteronizme bağlı amonyagenez yetersizliği (Tip 4 RTA)
Hastada normal anyon açıklı metabolik asidoz ve hiperkalemi mevcuttur. Bu tablo, diyabetik nefropati zemininde gelişen 'Hiporeninemik Hipoaldosteronizm' (Tip 4 RTA) ile uyumludur. Tip 4 RTA'da aldosteron eksikliği nedeniyle potasyum atılamaz (hiperkalemi) ve amonyagenez bozulur (asidoz). Ancak distal tübülde proton pompaları çalıştığı için idrar asidifiye edilebilir (İdrar pH < 5.5).

Step-by-Step Solution

1
Asit-baz ve elektrolit bozukluğunu tanımla
Normal Anyon Açıklı Metabolik Asidoz (Hiperkloremik) ve Hiperkalemi
HCO3 düşük (16), Klor yüksek (112), Potasyum yüksek (5.8). Anyon Açığı = 136 - (112 + 16) = 8 (Normal).
2
Ayırıcı tanı listesini oluştur
Tip 4 RTA, Böbrek Yetmezliği, Addison Hastalığı, K-tutucu diüretikler
Hiperkalemik metabolik asidoz nedenleri bunlardır. Tip 1 ve Tip 2 RTA hipokalemi yapar.
3
İdrar pH ve klinik bulguları kullan
İdrar pH < 5.5 ve Hipertansiyon varlığı
İdrar pH'sının 5.5'in altında olması Tip 1 RTA'yı dışlar. Hipertansiyon olması Addison'u (hipotansiyon yapar) dışlar. Diyabetik nefropati öyküsü hiporeninemik hipoaldosteronizmi (Tip 4 RTA) destekler.

Key Concept

Tip 4 Renal Tübüler Asidoz (Hiporeninemik Hipoaldosteronizm)

Practice More

Hiperkalemik hastalarda EKG değişiklikleri ve acil tedavi yaklaşımı.
Estimated Time:2m 0s
Question 375Question

45 yaşında erkek hasta, garajda bulduğu antifiz kutusundan bir miktar sıvı içtikten 4 saat sonra acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde konfüzyon saptanan hastanın alınan kan gazı ve serum elektrolit sonuçları aşağıdadır:

ParametreDeğer
pHpH7.207.20
PCO2PCO_22828 mmHgmmHg
HCO3HCO_3^-1111 mEq/LmEq/L
Na+Na^+140140 mEq/LmEq/L
ClCl^-104104 mEq/LmEq/L
K+K^+4.54.5 mEq/LmEq/L

Bu hastadaki asit-baz bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Miks yüksek anyon açıklı metabolik asidoz ve respiratuar asidoz

Answer

Miks yüksek anyon açıklı metabolik asidoz ve respiratuar asidoz
Hastanın pH değeri asidoz ile uyumludur ve düşük bikarbonat düzeyi primer metabolik asidozu gösterir. Anyon açığı (140 - 115 = 25) hesaplandığında yüksek bulunmuştur. Winter formülüne göre beklenen pCO2 düzeyi en fazla 26.5 mmHg olmalıydı. Ancak hastanın ölçülen pCO2 değeri 28 mmHg'dir. Bu durum, primer bir yüksek anyon açıklı metabolik asidoza, bir respiratuar asidozun eşlik ettiğini kanıtlar (miks bozukluk).

Step-by-Step Solution

1
Primer bozukluğun belirlenmesi
pHpH 7.207.20 (asidemi) ve HCO3HCO_3^- 1111 mEq/LmEq/L (düşük).
pHpH ve bikarbonatın aynı yönde azalması primer bir metabolik asidoza işaret eder.
2
Anyon açığının (AGAG) hesaplanması
AG=140(104+11)=25AG = 140 - (104 + 11) = 25 mEq/LmEq/L.
Normal anyon açığı 12±212 \pm 2 mEq/LmEq/L'dir; 25 değeri yüksek anyon açıklı bir asidozu doğrular.
3
Beklenen PCO2PCO_2 değerinin hesaplanması (Winter formülü)
BeklenenPCO2=(1.5×11)+8±2=24.5±2Beklenen PCO_2 = (1.5 \times 11) + 8 \pm 2 = 24.5 \pm 2 (22.522.5 - 26.526.5 mmHgmmHg).
Metabolik asidozda solunumsal yanıtın yeterli olup olmadığını anlamak için bu formül kullanılır.
4
Ölçülen ve beklenen değerlerin karşılaştırılması
Ölçülen PCO2PCO_2 (2828 mmHgmmHg) >> Beklenen PCO2PCO_2 (26.526.5 mmHgmmHg).
Ölçülen değerin beklenen üst sınırdan daha yüksek olması, hastanın yeterli ventilasyon yapamadığını ve ek bir respiratuar asidozun tabloya eklendiğini gösterir.

Key Concept

Metabolik asidozlarda beklenen solunumsal kompansasyonun Winter formülü ile hesaplanması ve miks bozuklukların tanınması.
Estimated Time:1m 30s
Question 376Question

5858 yaşında erkek hasta, 1515 yıldır devam eden Tip 2 Diyabetes Mellitus ve Hipertansiyon öyküsü ile rutin poliklinik kontrolüne başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 150/95150/95 mmHg, nabız 7878/dakika ölçülüyor ve pretibial +1+1 ödem saptanıyor. Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Serum Kreatinin1.81.8 mg/dL0.71.20.7 - 1.2 mg/dL
Serum Sodyum137137 mEq/L135145135 - 145 mEq/L
Serum Potasyum6.06.0 mEq/L3.55.13.5 - 5.1 mEq/L
Serum Klor111111 mEq/L9810798 - 107 mEq/L
Serum Bikarbonat1818 mEq/L222822 - 28 mEq/L
İdrar pH5.25.24.58.04.5 - 8.0
İdrar Anyon AçığıPozitifNegatif

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastadaki elektrolit bozukluğunun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hiporeninemik hipoaldosteronizm

Answer

Hiporeninemik hipoaldosteronizm (Tip 4 Renal Tübüler Asidoz)
Hiporeninemik hipoaldosteronizm (Tip 4 RTA), diyabetik nefropatili hastalarda interstisyel hasar sonucu renin salgısının azalmasıyla ortaya çıkar. Bu durum aldosteron eksikliğine, dolayısıyla distal tübülde potasyum ve hidrojen salgılanmasının azalmasına neden olur. Sonuç olarak hiperpotasemi ve normal anyon açıklı metabolik asidoz (NAGMA) gelişir. Tip 4 RTA'da distal asidifikasyon kapasitesi korunduğu için idrar pH'ı 5.55.5'in altına düşebilir.

Step-by-Step Solution

1
Asit-baz ve anyon açığı analizi yapılması
Serum anyon açığı: 137(111+18)=8137 - (111 + 18) = 8 mEq/L (Normal). Bu durum normal anyon açıklı metabolik asidozu (NAGMA) gösterir.
Asidozun tipini belirlemek, ayırıcı tanıdaki ilk adımdır.
2
Potasyum düzeyi ve idrar pH'ının değerlendirilmesi
Hiperpotasemi (6.06.0 mEq/L) ve asidik idrar (pH: 5.25.2) saptanmıştır.
Hiperpotasemik NAGMA durumunda Tip 4 RTA ile Tip 1/2 RTA ayrımı bu parametrelerle yapılır.
3
Klinik bağlam ve tanının kesinleştirilmesi
Diyabet ve hafif böbrek yetmezliği olan bir hastada hiperpotasemi ve NAGMA varlığı Tip 4 RTA (hiporeninemik hipoaldosteronizm) tanısını doğrular.
Diyabetik nefropati, hiporeninemik hipoaldosteronizmin en sık nedenidir.

Key Concept

Tip 4 Renal Tübüler Asidoz (RTA), hiperpotasemi ve normal anyon açıklı metabolik asidoz ile karakterize olup, en sık Diyabetes Mellitus seyrinde hiporeninemik hipoaldosteronizme bağlı gelişir.

Practice More

Hiperpotasemi yönetimi ve aldosteron direnci yapan ilaçlar (ACE inhibitörleri, NSAİİ) üzerine çalışılması önerilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 377Question

3838 yaşında kadın hasta, 33 farklı grup antihipertansif ilaç kullanmasına rağmen kan basıncının 180/115180/115 mmHg seyretmesi üzerine nefroloji polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ üst kadranda sistolik bir üfürüm duyuluyor. Yapılan BT anjiyografide sağ renal arterin orta ve distal segmentlerinde 'tesbih tanesi' (string of beads) görünümü saptanıyor. Hastanın nörolojik muayenesi doğal olup özgeçmişinde ek bir özellik bulunmamaktadır.

Bu aşamada, fibromusküler displazi (FMD) tanısı konulan bu hasta için güncel kılavuzlar doğrultusunda yapılması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Diğer vasküler yataklardaki olası anevrizma ve diseksiyonları taramak amacıyla baştan pelvise kadar kesitsel görüntüleme yapılmalıdır.

Answer

Fibromusküler displazi (FMD) tanısı alan hastalarda, semptomlardan bağımsız olarak diğer vasküler yataklardaki (özellikle serebral, karotis ve mezenterik) olası anevrizma ve diseksiyonları saptamak için baştan pelvise kadar en az bir kez BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile kesitsel görüntüleme yapılmalıdır.
Fibromusküler displazi (FMD), tek bir damar yatağına sınırlı kalmayan sistemik bir arteriyopatidir. Renal arter tutulumu saptanan hastaların önemli bir kısmında serebrovasküler veya visseral arterlerde de tutulum, anevrizma veya diseksiyon görülebilir. Güncel uluslararası kılavuzlar, FMD tanısı konulan her hastanın, klinik belirti olmasa dahi, vasküler yatağın tamamını kapsayacak şekilde (baştan pelvise) en az bir kez BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile taranmasını güçlü bir şekilde önermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Genç kadın hasta, dirençli hipertansiyon, abdominal üfürüm ve renal arterde 'tesbih tanesi' görünümü fibromusküler displazi (FMD) tanısını doğrular.
FMD, aterosklerotik olmayan, inflamatuar olmayan bir damar hastalığıdır ve en sık genç kadınlarda renal arterlerin orta/distal segmentlerini tutar.
2
FMD'nin sistemik doğasını değerlendir.
FMD sadece renal arterlerle sınırlı kalmayıp, karotis, vertebral, mezenterik ve iliyak arterleri de içeren multisistemik bir arteriyopatidir.
Hastalarda multipl vasküler yatak tutulumu ve asemptomatik anevrizma/diseksiyon riski (%20-30) yüksektir.
3
Güncel yönetim kılavuzlarını uygula.
Tanı anında semptom olsun veya olmasın, tüm vasküler ağacın (baştan pelvise) taranması gerekir.
AHA/ASA ve ESC kılavuzları, potansiyel olarak hayatı tehdit eden komplikasyonları önlemek için bir kerelik 'head-to-pelvis' taramasını standart bakım olarak kabul eder.

Key Concept

Fibromusküler displazi (FMD) tanısı alan her hastada, multisistemik tutulum riski nedeniyle baştan pelvise kadar kesitsel görüntüleme ile sistematik tarama yapılmalıdır.

Practice More

FMD'li hastalarda perkütan translüminal renal anjiyoplasti (PTRA) endikasyonlarını ve aterosklerotik darlıktan farklarını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 378Question

6262 yaşında kadın hasta, evre 44 kronik böbrek hastalığı (eGFR:22eGFR: 22 ml/dk/1.73m2ml/dk/1.73m^2) nedeniyle nefroloji polikliniğinde takip edilmektedir. Hastanın fizik muayenesinde konjonktivalar soluk saptanmıştır. Yapılan laboratuvar incelemesinde sonuçlar şu şekildedir:

ParametreSonuç
Hemoglobin (HbHb)9.49.4 g/dLg/dL
Ferritin400400 ng/mLng/mL
Transferrin Satürasyonu (TSATTSAT)%28\%28

Bu hastada anemi yönetimi için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Eritropoiez uyarıcı ajan (ESAESA) başlanması ve hemoglobin hedefinin 1011.510-11.5 g/dLg/dL aralığında tutulması

Answer

Eritropoiez uyarıcı ajan (ESA) başlanması ve hemoglobin hedefinin 1011.510-11.5 g/dLg/dL aralığında tutulması
Kronik böbrek hastalığı olan hastalarda hemoglobin seviyesi 1010 g/dLg/dL altına düştüğünde anemi tedavisi planlanmalıdır. Hastanın ferritin (400400 ng/mLng/mL) ve transferrin satürasyonu (%28\%28) değerleri KDIGO kriterlerine göre demir depolarının yeterli olduğunu göstermektedir. Bu durumda aneminin temel nedeni eritropoetin eksikliğidir ve tedaviye ESA ile başlanmalıdır. ESA tedavisinde hedef hemoglobin düzeyi, kardiyovasküler riskleri minimize etmek amacıyla 1011.510-11.5 g/dLg/dL arasında tutulmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hemoglobin değerini değerlendir
Hb:9.4Hb: 9.4 g/dLg/dL (<10<10 g/dLg/dL)
KBH'de Hb değeri 1010 g/dLg/dL altına düştüğünde tedavi seçenekleri (demir veya ESA) değerlendirilmelidir.
2
Demir depolarını kontrol et
Ferritin: 400400 ng/mLng/mL ve TSAT:%28TSAT: \%28
Diyalize girmeyen KBH hastalarında ferritin >100>100 ng/mLng/mL ve TSAT>%20TSAT > \%20 olması demir depolarının yeterli olduğunu gösterir; bu durumda anemi ESA eksikliğine bağlıdır.
3
Tedavi hedefini belirle
ESA başla, hedef Hb:1011.5Hb: 10-11.5 g/dLg/dL
Güvenlik çalışmaları (CREATE, CHOIR) yüksek Hb hedeflerinin kardiyovasküler riski artırdığını gösterdiği için hedef aralık dar tutulur.

Key Concept

Kronik Böbrek Hastalığında anemi yönetimi ve ESA kullanım kriterleri
Question 379Question

Kronik böbrek hastalığı (Evre 3b) tanısıyla izlenen 5858 yaşındaki erkek hastanın rutin kontrollerinde saptanan laboratuvar bulguları aşağıdadır:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Serum Kalsiyum9.29.2 mg/dL8.510.58.5 - 10.5
Serum Fosfor3.83.8 mg/dL2.54.52.5 - 4.5
Albümin4.04.0 g/dL3.55.03.5 - 5.0
İntakt PTH190190 pg/mL156515 - 65
25(OH)25(OH) Vitamin D1212 ng/mL>30> 30

Güncel KDIGO kılavuzları rehberliğinde, bu hastada saptanan mineral kemik bozukluğuna yönelik en uygun yaklaşım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kolekalsiferol (nativ vitamin D) replasmanı yapılması

Answer

Kolekalsiferol (nativ vitamin D) replasmanı yapılması en uygun yaklaşımdır.
Kronik böbrek hastalarında böbrek fonksiyonu azaldıkça 11-alfa hidroksilaz aktivitesi düşer ve aktif vitamin D sentezi azalır. Ancak KDIGO 2017 kılavuz güncellemesi, diyaliz almayan evre 3-5 hastalarda PTH artışı saptandığında, öncelikle genel popülasyondaki gibi 25(OH)D25(OH)D düzeyinin ölçülmesini ve eksiklik varsa nativ vitamin D (kolekalsiferol veya ergokalsiferol) ile replasman yapılmasını önermektedir. Bu hastanın vitamin D düzeyi 1212 ng/mL ile belirgin eksiklik düzeyindedir ve PTH yüksekliğinin temel nedenlerinden biridir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın mineral metabolizması verilerini değerlendir
Kalsiyum ve fosfor normal, PTH yüksek (sekonder hiperparatiroidizm) ve 25(OH)25(OH) Vitamin D düşük (1212 ng/mL).
Klinik tablonun hangi bileşenlerden oluştuğunu saptamak için.
2
KDIGO kılavuzuna göre tedavi hiyerarşisini belirle
Evre 3-5 (diyaliz dışı) hastalarda PTH yükseliyorsa önce vitamin D eksikliği/yetersizliği düzeltilmelidir.
Sekonder hiperparatiroidizmin en sık ve kolay düzeltilebilir nedenlerinden biri vitamin D eksikliğidir.
3
Uygun preparatı seç
Kolekalsiferol veya ergokalsiferol gibi nativ vitamin D formları seçilmelidir.
Aktif vitamin D (kalsitriol) kullanımı öncesi depoların doldurulması önerilir.

Key Concept

KBH-MBD (Mineral Kemik Bozukluğu) yönetiminde, diyaliz öncesi evrelerde PTH yüksekliği saptandığında ilk adım nativ vitamin D eksikliğinin (25(OH)D<3025(OH)D < 30 ng/mL) düzeltilmesidir.
Question 380Question

3838 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır belirginleşen halsizlik, yaygın kas ağrısı ve yorgunluk şikayetleri ile başvuruyor. Öyküsünden yaklaşık 55 yıldır ağız ve göz kuruluğu olduğu, bu nedenle sık sık su içtiği ve yapay gözyaşı kullandığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 115/75115/75 mmHgmmHg, nabız 7878/dakika ve mukozalar kuru saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; serum sodyum 138138 mEq/LmEq/L, potasyum 2.82.8 mEq/LmEq/L, klor 114114 mEq/LmEq/L, bikarbonat 1515 mEq/LmEq/L ve kreatinin 1.61.6 mg/dLmg/dL ölçülüyor. İdrar analizinde dansite 10121012, pHpH 6.56.5, protein (+) saptanırken; idrar sedimentinde her sahada 8108-10 lökosit görülüyor ancak kültürde üreme saptanmıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sjögren sendromuna bağlı kronik tübülointerstisyel nefrit

Answer

Sjögren sendromuna bağlı kronik tübülointerstisyel nefrit
Doğru seçenek olan Sjögren sendromuna bağlı kronik tübülointerstisyel nefrit, hastadaki ağız ve göz kuruluğu (Sicca kompleksi) ile birlikte görülen kreatinin yüksekliği, steril piyüri ve Tip 1 RTA (hipokalemik hiperkloremik asidoz + alkali idrar) tablosunu tam olarak açıklamaktadır. Sjögren sendromlu hastaların yaklaşık %5-10'unda klinik olarak belirgin renal tutulum görülür ve bu tutulumun ana patolojisi lenfositik interstisyel infiltrasyondur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın sistemik semptomlarını ve asit-baz durumunu analiz et.
Sicca semptomları (ağız/göz kuruluğu) Sjögren sendromunu; normal anyon açıklı metabolik asidoz (138[114+15]=9138 - [114+15] = 9) ise renal tübüler asidozu düşündürür.
Sjögren sendromu ile tübüler asidoz birlikteliği renal tutulumu işaret eder.
2
Renal tübüler asidoz tipini belirle.
Hipokalemi (2.82.8 mEq/LmEq/L) ve asidoza rağmen idrarın alkali olması (pHpH 6.56.5), distal RTA (Tip 1) tanısını koydurur.
Tip 1 RTA'da distal tübülde hidrojen salınımı bozulduğu için idrar pHpH5.55.5'in altına inemez.
3
Tanıyı interstisyel patoloji ile ilişkilendir.
Sjögren sendromunda gelişen interstisyel lenfositik infiltrasyon, kronik tübülointerstisyel nefrite ve distal tübül hasarına (RTA 1) yol açar.
Bu tablo Sjögren sendromunun en karakteristik böbrek tutulum şeklidir.

Key Concept

Sjögren sendromunda görülen kronik tübülointerstisyel nefrit, tipik olarak Distal Renal Tübüler Asidoz (Tip 1 RTA), hipokalemi ve steril piyüri ile kendini gösterir.

Practice More

Sjögren sendromuna eşlik edebilen tübülointerstisyel nefritin kesin tanısı için renal biyopsi endikasyonlarını ve histopatolojik bulguları gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 19 / 29Next
Nefroloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 19 | Examkin