Gastrointestinal Sistem Farmakolojisi
177 questions
Gastrointestinal sistem motilitesini artıran prokinetik ilaçların kullanımı, aşağıdaki klinik durumların hangisinde lümen içi basınç artışına bağlı olarak bağırsak perforasyonu (delinmesi) riskini artırabileceği için kesinlikle kontrendikedir?
Kronik idiyopatik konstipasyon tanısı olan ve laksatiflere yetersiz yanıt veren bir hastada prokinetik tedavi planlanmaktadır. Tedavide kullanılması düşünülen ilaç, enterik sinir sistemindeki kolinerjik nöronlarda bulunan 5-HT4 reseptörlerine yüksek afinite ve selektivite ile bağlanan bir tam agonisttir. İlacın en önemli farmakolojik avantajı, benzer etki mekanizmasına sahip eski kuşak ilaçların aksine hERG potasyum kanallarına afinitesinin bulunmaması ve buna bağlı ventriküler aritmi (Torsades de Pointes) riski oluşturmamasıdır. Tanımlanan bu prokinetik ajan aşağıdakilerden hangisidir?
Kronik böbrek yetmezliği () tanısıyla izlenen ve hemodiyaliz programında olan 65 yaşındaki erkek hastada, gastrointestinal kanama profilaksisi amacıyla "lokal etkili" olduğu belirtilen bir mukoza koruyucu ajan başlanmıştır. Tedavinin 6. ayında hastada ilerleyici kognitif yıkım, konuşma bozukluğu (kekemelik/dizartri), kas seyirmeleri ve patolojik kemik kırıklarıyla seyreden osteomalazi tablosu saptanmıştır. Bu klinik tablodan sorumlu tutulması gereken farmakolojik ajan aşağıdakilerden hangisidir?
Kronik kabızlığı olan bir hastaya diyetine ek olarak önerilen; bağırsak lümeninde su tutarak şişen, feçes hacmini artıran ve bu şekilde gerilme reseptörlerini uyararak peristaltizmi başlatan laksatif aşağıdakilerden hangisidir?
Kemoterapi planlanan bir hastada, tedavi sonrası ilk 24 saat içinde gelişebilecek akut bulantı ve kusmayı önlemek amacıyla periferik vagal afferentler ve kemoreseptör triger zonundaki (CTZ) reseptörlerini selektif olarak bloke eden bir ilaç (örneğin ondansetron) reçete edilmiştir. Bu ilaçla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Antiretroviral tedavi () alan pozitif bir hastada gelişen ve enfeksiyöz bir etken saptanamayan kronik diyarenin semptomatik tedavisinde kullanılan; bağırsak lümeninde hem kistik fibrozis transmembran regülatörü () hem de kalsiyum bağımlı klor kanallarını () inhibe ederek klor () salınımını ve buna eşlik eden su kaybını azaltan antidiyareik ajan aşağıdakilerden hangisidir?
Crohn hastalığı tanısıyla takip edilen yaşında gebe bir hastada, konvansiyonel tedaviye direnç gelişmesi üzerine anti-TNF tedavi başlanması planlanmaktadır. Neonatal dönemde ilaca maruziyeti en aza indirmek ve plasentadan aktif geçişi engellemek amacıyla, yapısında bölgesi bulunmayan ve polietilen glikol () ile konjuge edilmiş bir biyolojik ajan tercih edilmiştir.
Bu ilaçla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
yaşında erkek hasta, ülseratif kolit tanısıyla sülfasalazin tedavisi almaktadır. Halsizlik şikayetiyle başvuran hastanın laboratuvar incelemesinde hemoglobin değeri g/dL, ortalama eritrosit hacmi (MCV) ise fL (normal: fL) olarak saptanıyor. Bu hastada sülfasalazin kullanımına bağlı olarak gelişen makrositik aneminin önlenmesi için replasman yapılması gereken vitamin aşağıdakilerden hangisidir?
Kemoterapiye bağlı bulantı ve kusmanın (KBBK) önlenmesinde kullanılan 5-HT3 reseptör antagonistleri arasında önemli farmakodinamik farklılıklar bulunmaktadır. Bu gruptaki ilaçlardan biri; reseptöre klasik bağlanma bölgesinden farklı bir allosterik bölgeden bağlanarak pozitif kooperativite gösterir ve reseptör-ilaç kompleksinin internalizasyonunu tetikler. Yaklaşık 40 saatlik terminal yarı ömre sahip olan bu ilaç, bahsedilen moleküler özellikleri sayesinde diğer grup üyelerinin aksine, tek doz uygulamayla hem akut hem de gecikmiş faz kusmalarının profilaksisinde etkinlik göstermektedir.
Yukarıda özellikleri tanımlanan antiemetik ilaç aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında kalça kırığı nedeniyle opere edilen bir hastada, postoperatif ağrı kontrolü amacıyla yüksek doz opioid analjezik kullanımına bağlı olarak ciddi konstipasyon gelişmiştir. Diyet modifikasyonu ve ozmotik laksatiflere yanıt vermeyen bu hastada, opioidlerin analjezik etkisini (merkezi etkilerini) baskılamadan bağırsak motilitesini düzeltmek amacıyla metilnaltrekson tedavisi planlanmıştır. Buna göre metilnaltrekson'un, opioid analjezisini bozmadan konstipasyonu tedavi edebilmesini sağlayan temel farmakolojik özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında Crohn hastası olan bir kadın, idame tedavisi amacıyla mg/kg/gün dozunda azatioprin kullanmaktadır. Tedavinin 12. haftasında yapılan değerlendirmede hastanın klinik remisyonda olmadığı ve hafif karın ağrısının devam ettiği saptanmıştır. Laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı (normal), ve düzeyleri ise normalin üst sınırının katı olarak bulunmuştur. Terapötik ilaç izlemi amacıyla bakılan metabolit düzeylerinde; -tiyoguanin nükleotid (-TGN) seviyesi pmol/ RBC (terapötik sınır: -), -metilmerkaptopürin (-MMP) seviyesi ise pmol/ RBC (toksik sınır: ) olarak ölçülmüştür. Bu hastada gözlenen tedavi başarısızlığı ve laboratuvar bulgularının en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Kanser ağrısı yönetimi için yüksek dozda kronik opioid tedavisi alan yaşında bir erkek hastada, diyet ve ozmotik laksatiflerle kontrol edilemeyen şiddetli konstipasyon gelişmiştir. Hastanın ağrı kontrolünü (santral analjezik etkiyi) bozmadan bağırsak motilitesini düzeltmek amacıyla oral yolla kullanılabilen, naloksonun polietilen glikol (PEG) ile konjuge edilmiş bir türevi olan naloksegol reçete edilmiştir. Naloksegolün santral sinir sistemine geçişinin kısıtlı olmasında ve böylece opioid analjezisini antagonize etmemesinde aşağıdakilerden hangisi temel rol oynar?
Hafif seyreden enfeksiyöz diyarelerin semptomatik tedavisinde tercih edilen; içeriğindeki salisilat ile prostaglandin sentezini inhibe ederek antisekretuvar etki gösterirken, metalik bileşeni ile doğrudan antimikrobiyal ve toksin bağlayıcı özellik sergileyen; yan etki olarak dışkıda ve dilde siyahlaşmaya neden olabilen antidiyareik ilaç aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, terminal ileumu tutan hafif-orta şiddette aktif Crohn hastalığı tanısıyla izlenmektedir. Hastanın tedavisinde tercih edilen; terminal ileumda salınan özel bir farmasötik formülasyona sahip olan ve karaciğerdeki yüksek ilk geçiş metabolizması ( oranında) sayesinde sistemik kortikosteroid yan etkilerini minimalize eden ilaç aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında kadın hasta, son yıldır devam eden ve yaşam kalitesini ciddi şekilde bozan kronik idiyopatik konstipasyon şikayeti ile başvuruyor. Hastanın tıbbi öyküsünde yaşam tarzı değişiklikleri, lif takviyesi ve çeşitli ozmotik/stimülan laksatiflere rağmen semptomların düzelmediği öğreniliyor. Fizik muayene ve kolonoskopisi normal olan hastaya, yüksek afiniteli ve selektif bir reseptör agonisti olan prukaloprid tedavisi başlanıyor.
Prukalopridin, aynı grupta yer alan ancak kardiyovasküler yan etkileri (miyokard enfarktüsü, inme) nedeniyle kullanımı kısıtlanmış olan tegaseroda göre daha güvenli kabul edilmesinin temel farmakolojik nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında bir erkek hasta, gastroözofageal reflü hastalığı nedeniyle yaklaşık aydır sürdürdüğü omeprazol tedavisini kendi isteğiyle aniden kesmiştir. Hasta, ilacı bıraktıktan sonraki ilk hafta içinde midesindeki yanma ve ekşime şikayetlerinin tedaviye başlamadan önceki dönemden çok daha şiddetli bir hal aldığını belirterek kliniğe başvurmuştur. Bu hastada görülen ve "rebound asit hipersekresyonu" olarak tanımlanan bu tablonun gelişimindeki temel fizyopatolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
Gastrointestinal şikayetleri nedeniyle kontrolsüz bir şekilde yüksek dozda kalsiyum karbonat () içeren antasit preparatları kullanan bir hastada, ilacın etkisi azaldığında mide asit salgısının başlangıç seviyesinden daha yüksek bir düzeye ulaştığı ("asit rebound") saptanmıştır.
Bu klinik durumun ortaya çıkmasındaki temel farmakolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
Sitostatik tedavi gören bir hastada emezisi kontrol altına almak için reçete edilen, yan etki profili incelendiğinde EKG'de süresini uzatabildiği saptanan selektif serotonin antagonisti aşağıdakilerden hangisidir?
Sitotoksik ilaçların neden olduğu geç emezis (delayed emesis) tablosunun önlenmesinde kullanılan ve P maddesinin (substance P) NK1 reseptörlerine bağlanmasını seçici olarak bloke eden aprepitantın klinik kullanımı ve ilaç etkileşim profili göz önüne alındığında, standart bir antiemetik tedavi şemasına bu ilacın eklenmesi durumunda aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?
yaşında, irritable bağırsak sendromu-diyare (İBS-D) formu tanısıyla takip edilen bir hastada; abdominal ağrıyı ve diyareyi kontrol altına almak amacıyla kullanılan; ve opioid reseptör agonisti, opioid reseptör antagonisti olarak etki gösteren ilaç aşağıdakilerden hangisidir?