Temel İmmünoloji

642 questions

Question 141Question

Kompleman sistemi aktivasyonu sırasında oluşan litik komplekslerin konak hücrelere zarar vermesini önlemek amacıyla hem plazmada hem de hücre yüzeyinde çeşitli regülatör proteinler görev yapmaktadır.

**Membran atak kompleksinin (MAC) oluşum aşamasında, C5b67C5b67 kompleksine sıvı fazda (solubl formda) bağlanarak bu kompleksin hedef hücre membranına yerleşmesini engelleyen regülatör protein aşağıdakilerden hangisidir?**

Show answer & explanation

Answer: S proteini (Vitronektin)

Answer

S proteini (Vitronektin), C5b67C5b67 kompleksine sıvı fazda bağlanarak MAC'ın membran insersiyonunu engelleyen proteindir.
S proteini (Vitronektin), kompleman aktivasyonu sırasında ortaya çıkan C5b67C5b67 kompleksine sıvı fazda bağlanarak bu kompleksin hedef olmayan hücrelerin membranına yerleşmesini engeller. Bu sayede sistemik dolaşımdaki kompleman aktivasyonunun rastgele hücre yıkımına yol açması önlenmiş olur.

Step-by-Step Solution

1
Komplemanın terminal yolağını ve MAC oluşum basamaklarını hatırla.
C5bC5b ile başlayan ve C6,C7,C8,C9C6, C7, C8, C9 eklenmesiyle devam eden süreç terminal yolağı oluşturur.
Soruda sorulan proteinin hangi aşamada (MAC oluşumu) ve hangi yapıda (C5b67C5b67) etkili olduğu belirlenmelidir.
2
Hücre yüzeyine bağlı regülatörler ile plazmadaki (sıvı fazdaki) regülatörleri ayırt et.
CD59 ve DAF membran bağlıdır; S proteini, Faktör H ve C1-INH ise plazmada (sıvı fazda) bulunur.
Soru kökünde 'sıvı fazda' ifadesi geçtiği için membran bağlı proteinler elenmelidir.
3
C5b67C5b67 kompleksine özgü inhibisyon mekanizmasını seç.
S proteini (Vitronektin) ve Küsterin (Clusterin), C5b67C5b67 kompleksinin hidrofobik bölgelerine bağlanarak hücre membranına girmesini önler.
Bu mekanizma, kompleman aktivasyonunun çevre dokulardaki 'masum' hücrelere zarar vermesini (bystander lysis) engeller.

Key Concept

Kompleman sisteminin MAC (Membran Atak Kompleksi) aşamasındaki solubl regülatörleri.
Estimated Time:50s
Question 142Question

Graft-versus-Host Hastalığı (GVHH) gelişimi için aşağıdakilerden hangisi mutlaka bulunması gereken temel bir ön koşuldur?

Show answer & explanation

Answer: Greftin (vericinin) immünolojik olarak yetkin T lenfositleri içermesi

Answer

Greftin (vericinin) immünolojik olarak yetkin T lenfositleri içermesi
Graft-versus-Host Hastalığı (GVHH), Billingham kriterleri olarak bilinen üç temel koşul sağlandığında gelişir: Greft immünolojik olarak yetkin T lenfositleri içermelidir, alıcı vericide bulunmayan doku antijenlerine (MHC/HLA) sahip olmalıdır ve alıcı bu T hücrelerine karşı etkili bir immün yanıt oluşturamayacak kadar immünsuprese durumda olmalıdır. Bu nedenle verici T hücrelerinin varlığı en temel ön koşuldur.

Step-by-Step Solution

1
GVHH mekanizmasını tanımla.
GVHH, greftteki T hücrelerinin alıcı dokularına saldırmasıdır.
Hastalığın patogenezini anlamak için saldırgan hücrenin kaynağını belirlemek gerekir.
2
Gerekli koşulları kontrol et.
Gereklilikler: Yetkin verici T hücreleri, alıcıda farklı antijenlerin varlığı ve alıcının immünsuprese olması.
Billingham kriterlerine göre bu üç koşul GVHH için esastır.

Key Concept

Graft-versus-Host Hastalığı (GVHH) patogenezi ve Billingham kriterleri.

Practice More

GVHH'nin en sık etkilendiği organları (deri, karaciğer, GİS) ve akut/kronik ayrımını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 143Question

İmmünoglobulin moleküllerinin polipeptit zincir organizasyonu, fonksiyonel domenleri ve izotiplere özgü biyokimyasal özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: IgGIgG molekülünde CH2C_H2 domeni, hem C1qC1q kompleman proteininin bağlandığı bölgeyi hem de antikorun biyolojik yarı ömrü ve efektör fonksiyonları için kritik olan oligosakkarit yan zincirlerinin eklendiği glikozillenme bölgesini içerir.

Answer

IgGIgG molekülünde CH2C_H2 domeninin hem C1qC1q bağlanmasından hem de glikozillenmeden sorumlu olması doğrudur.
İmmünoglobulinlerin ağır zincirleri üzerindeki domenler spesifik biyolojik görevlere sahiptir. IgGIgG izotipinde CH2C_H2 domeni, klasik kompleman yolunu aktive eden C1qC1q molekülünün bağlandığı ana bölgedir. Aynı zamanda bu domen, antikorun efektör fonksiyonlarını ve biyolojik yarı ömrünü belirleyen oligosakkaritlerin (glikozillenme) bağlandığı kritik bir bölgeyi barındırır.

Step-by-Step Solution

1
İmmünoglobulin domen fonksiyonlarını analiz et.
IgGIgG molekülünde CH2C_H2 domeni, efektör fonksiyonların (kompleman fiksasyonu) merkezidir.
C1qC1q bağlanma bölgesi bu domende lokalizedir.
2
Glikozillenme bölgesini doğrula.
Antikorun CH2CH2 domenindeki Asn297 pozisyonunda N-bağlı oligosakkaritler bulunur.
Bu şeker zincirleri antikorun Fc reseptörlerine bağlanmasını ve stabilitesini modüle eder.
3
Polimerik yapı bileşenlerini karşılaştır.
JJ zinciri plazma hücresi kökenlidir; sekretuvar parça ise epitelyal kökenlidir.
Hücresel kaynak ayrımı TUS için kritik bir ayırt edici bilgidir.
4
Enzimatik fragman özelliklerini değerlendir.
Pepsin ürünü olan F(ab)2F(ab')_2 bivalandır ve presipitasyon yapar.
Değerlik (valans), antijen-antikor komplekslerinin çökmesi (presipitasyon) için belirleyicidir.

Key Concept

İmmünoglobulin Domen Fonksiyonları ve Yapısal Bileşenlerin Hücresel Kaynakları

Practice More

İmmünoglobulinlerin enzimatik kesimi sonrası oluşan fragmanların (Fab, Fc, F(ab)2F(ab')_2) hangilerinin antijen bağlayabildiği ve hangilerinin efektör fonksiyonları (kompleman bağlama, opsonizasyon) sürdürebildiği üzerine pratik yapınız.
Estimated Time:2m 30s
Question 144Question

Gram-negatif bakterilerin hücre duvarında bulunan lipopolisakkaritlerin (LPSLPS) tanınmasıyla aktive olan Toll-benzeri reseptör 4 (TLR4TLR4), hem hücre yüzeyinde hem de endozomda sinyal iletimi gerçekleştirebilir. TLR4TLR4'ün endozomal yerleşimli sinyal yolunda TRIFTRIF proteinini aktive edebilmesi için gerekli olan, ancak Toll-benzeri reseptör 3 (TLR3TLR3) sinyal iletim yolunda yer almayan spesifik adaptör molekül aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: TRAM

Answer

Doğru yanıt TRAM molekülüdür.
Toll-benzeri reseptör 4 (TLR4TLR4), endozoma internalize olduktan sonra 'MyD88-bağımsız' yolağı aktive eder. Bu yolda Tip I interferon (IFNIFN) sentezini uyarmak için TRIFTRIF adaptör molekülünü kullanır. Ancak TLR4TLR4'ün TRIFTRIF ile etkileşime geçebilmesi için TRAMTRAM (TRIFrelated adaptor moleculeTRIF-related\ adaptor\ molecule) adı verilen bir köprü proteine ihtiyacı vardır. TLR3TLR3 ise endozomda çift iplikli RNA'yı tanıdığında doğrudan TRIFTRIF üzerinden sinyal gönderir ve TRAMTRAM kullanmaz. Bu durum TRAMTRAMTLR4TLR4 sinyal yolu için özgün bir belirteç yapar.

Step-by-Step Solution

1
TLR4 sinyal yollarının ayrıştırılması
TLR4 iki ayrı yol izler: Hücre yüzeyinde (MyD88/TIRAP) ve endozomda (TRAM/TRIF).
Reseptörün konumuna göre farklı adaptörler kullanıldığını anlamak gerekir.
2
TLR3 ve TLR4'ün endozomal sinyal mekanizmalarının karşılaştırılması
Her iki reseptör de TRIF kullanır; ancak TLR3 doğrudan bağlanırken, TLR4 TRAM aracılığıyla bağlanır.
Soru kökündeki 'TLR3'te bulunmayan' ve 'TLR4'e özgü' kriterlerini karşılayan molekülü seçmek.

Key Concept

TLR4 sinyal iletiminde adaptör spesifisitesi (MyD88-bağımsız yolak)
Question 145Question

İnsan immünoglobulin izotiplerinin yapısal organizasyonu (domen yapısı, menteşe bölgesi varlığı) ve bu yapıların üstlendiği efektör fonksiyonlar (kompleman aktivasyonu, plasental transfer) arasındaki ilişki dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: IgGIgG moleküllerinde C1qC1q bağlanma bölgesi CH2C_H2 domeninde yer alırken, menteşe bölgesi içermeyen IgMIgM moleküllerinde bu bölge CH3C_H3 domeninde bulunur.

Answer

İmmünoglobulinlerde yapı-fonksiyon ilişkisi domen bazlıdır; IgG'de C1q bağlanma bölgesi CH2C_H2 domeninde, IgM'de ise menteşe bölgesi yokluğu nedeniyle bu işlevden sorumlu homolog yapı olan CH3C_H3 domeninde bulunur.
Doğru ifade, antikor izotipleri arasındaki yapısal farkı net bir şekilde ortaya koymaktadır. IgG gibi menteşe bölgesine sahip olan izotiplerde klasik kompleman aktivasyonunu başlatan C1qC1q proteini CH2C_H2 domenine bağlanır. Ancak menteşe bölgesi bulunmayan ve fazladan bir sabit domene sahip olan IgM ve IgE moleküllerinde, yapısal homoloji gereği bu bağlanma bölgesi CH3C_H3 domeninde yer alır.

Step-by-Step Solution

1
Ağır zincir domen yapılarını karşılaştırın.
IgGIgG, IgAIgA ve IgDIgD 3 sabit domene (CH1,CH2,CH3C_H1, C_H2, C_H3) ve bir menteşe (hinge) bölgesine sahiptir. IgMIgM ve IgEIgE ise 4 sabit domene (CH1,CH2,CH3,CH4C_H1, C_H2, C_H3, C_H4) sahiptir ve menteşe bölgesi içermez.
Efektör fonksiyonların hangi domende gerçekleştiğini belirlemek için temel yapısal farkların bilinmesi gerekir.
2
Klasik yolak aktivasyon bölgesini (C1q bağlanma yeri) tespit edin.
IgGIgG molekülünde C1qC1q, menteşe bölgesinin hemen altındaki CH2C_H2 domenine bağlanır. Menteşe bölgesi içermeyen ve ekstra domenli olan IgMIgM molekülünde ise bu işlevsel bölge CH3C_H3 domenine kaymıştır.
C1q bağlanması için antikorun FcFc bölgesindeki spesifik amino asit dizilimleri ve uzamsal organizasyon gereklidir.
3
Diğer yapısal bileşenlerin fonksiyonlarını değerlendirin.
FcRnFcRn etkileşimi (plasental transfer) IgGIgG sabit bölgeleri arasındadır. J-zinciri polimerizasyonu (IgM pentamer, IgA dimer) karboksi uçtaki tailpiece üzerinden sağlar. FabFab ise sadece antijen bağlamadan sorumludur.
Hatalı seçenekleri elemek için antikorun fonksiyonel haritası tamamlanmalıdır.

Key Concept

İmmünoglobulin izotiplerinin domen organizasyonu ve efektör fonksiyon bölgelerinin (C1q, FcRn, J-chain) lokalizasyonu.
Question 146Question

Kompleman sisteminin denetlenmesi, konak hücrelerinin "masum izleyici" (bystander) liziğinden korunması açısından hayati önem taşır. Hücre membranına glikozilfosfatidilinositol (GPI) çıpasıyla bağlı olan ve membran atak kompleksinin (MAK) son aşamasında C9 moleküllerinin C5b-8 kompleksine bağlanmasını bloke ederek sitolizi engelleyen regülatör protein aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: CD59 (Protektin)

Answer

Hücre membranında bulunan ve C9 polimerizasyonunu engelleyen protein CD59 (Protektin) molekülüdür.
CD59 (Protektin), konak hücrelerinin kendi kompleman sistemleri tarafından parçalanmasını önleyen temel bir membran proteinidir. C5b-8 kompleksi hücre zarına yerleştikten sonra, CD59 bu komplekse bağlanarak C9 moleküllerinin polimerize olmasını ve sitolitik bir gözenek (por) oluşturmasını engeller. Yapısal olarak glikozilfosfatidilinositol (GPI) çıpasıyla zara tutunması, klinik olarak Paroksimal Noktürnal Hemoglobinüri (PNH) hastalığındaki patogenezin (GPI eksikliği sonucu gelişen hemoliz) anlaşılması için kritiktir.

Step-by-Step Solution

1
Kompleman sisteminin terminal yolağını (C5-C9) ve Membran Atak Kompleksi (MAK) oluşum sürecini belirle.
MAK, C5b-6-7-8 ve çok sayıda C9 molekülünün birleşmesiyle oluşur.
Soruda hedeflenen inhibitörün etki yeri terminal yolağın son basamağıdır.
2
MAK oluşumunu denetleyen iki temel inhibitörü (CD59 ve S proteini) karşılaştır.
S proteini plazmada (sıvı fazda), CD59 ise hücre membranında (GPI çıpasıyla) görev yapar.
Soruda belirtilen 'membran regülatör proteini' ve 'GPI çıpası' özellikleri inhibitörü ayırt etmeyi sağlar.
3
Seçilen inhibitörün spesifik etki mekanizmasını doğrula.
CD59, C5b-8 kompleksine bağlanır ve C9'un bu komplekse eklenmesini bloke eder.
Mekanizma, sorudaki teknik açıklama ile tam uyum içindedir.

Key Concept

Kompleman sisteminde terminal yolak regülasyonu ve MAK inhibitörlerinin (CD59 vs S proteini) ayrımı.
Estimated Time:50s
Question 147Question

Böbrek transplantasyonu operasyonu sırasında, vasküler anastomozlar tamamlanıp klempler açıldıktan dakikalar sonra greftin hızla şiştiği, siyanotik bir görünüm kazandığı ve idrar çıkışının olmadığı fark ediliyor. Bu klinik tablo 'hiperakut reddi' düşündürdüğüne göre, aşağıdakilerden hangisi bu durumdan sorumlu olan temel immünolojik mekanizmadır?

Show answer & explanation

Answer: Alıcının dolaşımında önceden bulunan antikorların greft endotelindeki antijenlere bağlanarak komplemanı aktive etmesi

Answer

Alıcının dolaşımında önceden bulunan antikorların greft endotelindeki antijenlere bağlanarak komplemanı aktive etmesi
Doğru seçenek olan 'önceden bulunan antikorların komplemanı aktive etmesi', hiperakut reddin temel mekanizmasıdır. Bu antikorlar genellikle daha önceki transfüzyonlar, transplantasyonlar veya gebeliklerle duyarlanmış alıcıda bulunur ve donör endotelindeki ABO kan grubu veya HLA Sınıf I antijenlerine karşı saldırı başlatır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik zamanlamayı analiz et.
Vasküler anastomozdan hemen sonra (dakikalar içinde) gelişen ret, 'Hiperakut Red' (Hyperacute Rejection) olarak tanımlanır.
Zamanlama, greft reddi tiplerini ayırt etmede en önemli parametredir.
2
Hiperakut reddin immünolojik temelini hatırla.
Alıcıda önceden oluşmuş (pre-form) antikorlar (anti-ABO, anti-HLA veya anti-endotel) donör dokusuyla karşılaşır.
Tip II hipersensitivite reaksiyonu tetiklenir.
3
Sonuç patolojiyi belirle.
Kompleman aktivasyonu, endotel hasarı, yaygın damar içi pıhtılaşma (tromboz) ve doku nekrozu gelişir.
Bu süreç greftin hızla fonksiyon kaybına ve siyanotik görünüme neden olur.

Key Concept

Hiperakut greft reddi, alıcıdaki önceden mevcut antikorların (pre-formed antibodies) tetiklediği, dakikalar içinde gelişen bir Tip II hipersensitivite reaksiyonudur.

Practice More

Akut greft reddinde 'direkt' ve 'indirekt' antijen tanıma yolakları arasındaki farkları inceleyiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 148Question

Tüberküloz şüphesi bulunan bir hastaya uygulanan tüberkülin saflaştırılmış protein türevi (PPDPPD) deri testi uygulamasından 487248-72 saat sonra, uygulama bölgesinde 1515 mm çapında bir endürasyon ve eritem gözlenmiştir. Bu hastada saptanan klinik tablonun oluşumundan sorumlu temel immünolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Duyarlı TT lenfositlerden salınan sitokinler aracılığıyla makrofajların aktivasyonu

Answer

Duyarlı T lenfositlerden salınan sitokinler aracılığıyla makrofajların aktivasyonu
Doğru cevap, Tip IV hipersensitivitenin temel hücresel mekanizmasını tarif etmektedir. PPDPPD (tüberkülin) testi, gecikmiş tip hipersensitivitenin prototipik örneğidir. Burada duyarlı CD4+Th1CD4+ Th1 hücreleri antijenle karşılaştığında IFNγIFN-\gamma salgılar, bu da makrofajları aktive ederek lokal doku inflamasyonu ve sertliğine (indürasyon) neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu ve zamanlamayı analiz edin.
PPDPPD testi sonrası 487248-72 saatte gelişen sertlik (endürasyon), klasik bir Tip IVIV (gecikmiş tip) hipersensitivite reaksiyonudur.
Tip IVIV reaksiyonları, duyarlı TT hücrelerinin antijenle karşılaşmasından sonra efektör hücrelerin bölgeye göçü için gereken süre nedeniyle geç başlar.
2
Hücresel mekanizmayı belirleyin.
Bu reaksiyon antikor aracılı değil, hücre (TT lenfosit) aracılıdır.
Antijen sunan hücreler (APCAPC), antijeni duyarlı Th1Th1 hücrelerine sunar.
3
Efektör fazı ve mediyatörleri tanımlayın.
Aktive olan Th1Th1 hücreleri IFNγIFN-\gamma salgılayarak makrofajları aktive eder.
Aktif makrofajlardan salınan mediyatörler ve inflamasyon, bölgedeki karakteristik endürasyona yol açar.

Key Concept

Tip IV hipersensitivite, antikorlardan bağımsız olarak duyarlı T lenfositler ve makrofajlar aracılığıyla gerçekleşen gecikmiş bir immün yanıttır.
Question 149Question

Kırk beş yaşında bir kadın hastaya cerrahi operasyon sırasında eritrosit süspansiyonu transfüzyonu başlatılmıştır. Transfüzyonun 1010. dakikasında hastada şiddetli bel ağrısı, titreme, ateş ve infüzyon bölgesinde ağrı gelişmiştir. İzlemde hastanın kan basıncının düştüğü (80/5080/50 mmHg) ve idrarının koyu renkli (hemoglobinüri) olduğu fark edilmiştir. Bu hastadaki akut hemolitik transfüzyon reaksiyonuna neden olan temel hipersensitivite mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hedef hücre yüzeyindeki antijenlere bağlanan antikorların kompleman aktivasyonu veya antikor bağımlı hücresel sitotoksisite (ADCC) yoluyla hücreyi yıkıma uğratması

Answer

Akut hemolitik transfüzyon reaksiyonundan sorumlu olan mekanizma, hedef hücre yüzeyindeki antijenlere (örneğin donör eritrositlerindeki A veya B antijenleri) alıcının önceden oluşmuş antikorlarının bağlanmasıyla tetiklenen Tip II (sitotoksik) hipersensitivite reaksiyonudur.
Doğru yanıt olan seçenek, akut hemolitik transfüzyon reaksiyonunun temelini oluşturan Tip II hipersensitivite mekanizmasını açıklamaktadır. Bu tabloda, hastanın kanındaki antikorlar transfüzyonla verilen eritrositlerin yüzeyindeki antijenlere bağlanır. Bu bağlanma, klasik yol üzerinden kompleman sistemini aktive ederek Membran Atak Kompleksi (MAC) oluşumuna ve eritrositlerin intravasküler yıkımına (hemoliz) yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz etme
Bel ağrısı, ateş, hipotansiyon ve hemoglobinüri mevcudiyeti
Bu bulgular transfüzyon sırasında gelişen intravasküler hemolizi ve akut hemolitik transfüzyon reaksiyonunu işaret eder.
2
İmmünolojik sınıflandırmayı yapma
Tip II (Sitotoksik Tip) hipersensitivite
ABO uyumsuzluğu gibi durumlarda eritrosit yüzey antijenlerine karşı oluşan IgM veya IgG sınıfı antikorlar, kompleman sistemini (klasik yol) aktive ederek hücreyi parçalar.
3
Efektör mekanizmayı belirleme
Kompleman bağımlı lizis ve fagositoz
Kompleman aktivasyonu sonucu oluşan Membran Atak Kompleksi (MAC) hedef hücreyi doğrudan parçalar.

Key Concept

Tip II hipersensitivite, hücre yüzeyindeki antijenlere karşı oluşan antikorlar (IgG/IgM) aracılığıyla gerçekleşen ve kompleman aktivasyonu veya ADCC ile hücre yıkımına yol açan bir reaksiyondur.
Estimated Time:1m 30s
Question 150Question

19 yaşında bir erkek hasta, son üç yıl içinde tekrarlayan Neisseria meningitidis\textit{Neisseria meningitidis} menenjiti atakları geçirmesi üzerine tetkik ediliyor. Yapılan kompleman analizinde, klasik ve alternatif yolakların erken basamaklarının normal olduğu, ancak bakteriyel lizis kapasitesinin ileri derecede düşük olduğu saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan kompleman eksikliği, aşağıdaki moleküllerden hangisinin fonksiyon kaybı ile doğrudan ilişkilidir?

Show answer & explanation

Answer: C8

Answer

Tekrarlayan Neisseria enfeksiyonları ile ilişkili olan kompleman eksikliği C8 bileşenidir.
Neisseria meningitidis\textit{Neisseria meningitidis} ve Neisseria gonorrhoeae\textit{Neisseria gonorrhoeae} gibi türlerin vücuttan uzaklaştırılmasında kompleman sisteminin oluşturduğu Membran Atak Kompleksi (MAK) kritik rol oynar. C5b, C6, C7, C8 ve çok sayıda C9 molekülünün birleşmesiyle oluşan bu kompleks, bakteri membranında porlar açarak ozmotik lize neden olur. Bu nedenle, C8 dahil olmak üzere terminal bileşenlerin eksikliğinde hastalar tekrarlayan meningokokal menenjit atakları geçirirler.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipucunu değerlendir.
Tekrarlayan Neisseria\textit{Neisseria} enfeksiyonları, kompleman sisteminin terminal bileşenleri (C5, C6, C7, C8, C9) ile ilişkilidir.
Neisseria\textit{Neisseria} türleri ince hücre duvarına sahiptir ve yok edilmeleri için Membran Atak Kompleksi (MAK) aracılı lizis hayati önem taşır.
2
Yolak analizini yap.
Erken bileşenlerin (C1, C2, C4, Faktör B) normal olması, sorunun terminal (ortak) yolakta olduğunu teyit eder.
Terminal yolak eksikliklerinde klasik veya alternatif aktivasyon basamakları sağlam kalsa da sonuç ürün olan MAK oluşamaz.
3
Seçenekler arasından terminal bileşeni belirle.
Seçeneklerdeki tek terminal bileşen C8'dir.
C1q, C4 ve MBL başlangıç/erken evre bileşenleri; Faktör B ise alternatif yolak spesifik bileşenidir.

Key Concept

Terminal kompleman bileşenlerinin (C5-C9) eksikliği, Membran Atak Kompleksi (MAK) oluşumunu engelleyerek tekrarlayan Neisseria enfeksiyonlarına yol açar.
Estimated Time:1m 15s
Question 151Question

İmmün sistemde periferik toleransın korunması ile inflamatuar yanıtın başlatılması arasındaki denge, naif CD4+CD4^+ T hücrelerinin farklılaşma yolağı ile yakından ilişkilidir. Özellikle mukozal yüzeylerde TGFβTGF-\beta varlığı immünosüpresif bir ortam hazırlayarak regülatör T hücresi (TregTreg) gelişimini desteklerken, bir enfeksiyon sırasında ortama dahil olan pro-inflamatuar sitokinler bu dengeyi değiştirir.

Ortamda TGFβTGF-\beta bulunmasına rağmen, IL6IL-6 konsantrasyonunun artması sonucunda naif T hücrelerinin TregTreg yerine Th17Th17 hücresine farklılaşmasını sağlayan temel moleküler mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: STAT3STAT-3 aktivasyonu ile RORγtROR\gamma t ekspresyonunun indüklenmesi ve FoxP3FoxP3 fonksiyonunun antagonize edilmesi

Answer

IL-6 ve TGF-β'nın birlikte bulunması, STAT-3 aracılığıyla RORγt transkripsiyon faktörünü aktive ederek naif T hücresini Th17 yönüne sevk eder ve FoxP3'ün baskılayıcı etkisini ortadan kaldırır.
Naif CD4+ T hücreleri sadece TGF-β varlığında FoxP3 eksprese ederek regülatör T hücresine (Treg) dönüşürken, ortama IL-6 eklendiğinde STAT-3 yolağı aktive olur. STAT-3, Th17 hücresinin temel transkripsiyon faktörü olan RORγt ekspresyonunu indükler. RORγt, FoxP3 ile fiziksel ve fonksiyonel olarak etkileşime girerek onun baskılayıcı etkisini kırar ve hücrenin IL-17 üreten pro-inflamatuar bir Th17 hücresine dönüşmesini sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Ortamdaki sitokin kombinasyonunun analizi
TGF-β ve IL-6'nın birlikte varlığı tespit edilir.
Naif T hücrelerinin kaderini belirleyen en önemli dış sinyal sitokin profilidir.
2
Sinyal iletim yolağının belirlenmesi
IL-6 reseptör etkileşimi sonucunda STAT-3 proteini fosforillenir.
IL-6 sinyali JAK/STAT yolağı üzerinden, özellikle STAT-3 aracılığıyla iletilir.
3
Transkripsiyon faktörleri arasındaki dengenin değerlendirilmesi
STAT-3, RORγt ekspresyonunu başlatırken FoxP3'ün aktivitesini baskılar.
RORγt, Th17 hücrelerinin 'master' düzenleyicisidir ve Treg'lerin ana faktörü olan FoxP3 ile antagonistik çalışır.
4
Hücresel fenotipin saptanması
Hücre Th17 efektör alt grubuna dönüşür.
Bu sitokin anahtarı, immün yanıtın toleranstan (Treg) inflamasyona (Th17) kaymasını sağlar.

Key Concept

Sitokin anahtarı (Cytokine switch) mekanizması: IL-6, TGF-β'nın Treg yapıcı etkisini kırarak Th17 farklılaşmasını indükler.
Estimated Time:2m 0s
Question 152Question

B lenfositlerin periferik lenfoid organlarda antijen uyarımı sonrası geçirdikleri terminal diferansiyasyon süreci sonunda oluşan ve yüksek miktarda antikor sentezleyen plazma hücrelerinin yüzeyinde, matür B lenfositlerin aksine ekspresyonu kaybolan veya belirgin şekilde azalan molekül aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: CD19CD19

Answer

Plazma hücrelerinde, matür B lenfositlerin aksine yüzey ekspresyonu kaybolan molekül CD19CD19'dur.
Plazma hücreleri, B lenfositlerin farklılaşmasının son aşamasıdır. Bu aşamada hücre, antijen yakalama ve sinyal iletimi işlevlerini bıraktığı için yüzeyinde matür B hücrelerinde bulunan CD19CD19, CD20CD20 ve yüzey immünglobulinlerini (sIgsIg) taşımaz. Bunun yerine antikor sekresyonuna odaklanır.

Step-by-Step Solution

1
B lenfositlerin antijenle karşılaşma sonrası gelişim evrelerini değerlendir.
B hücreleri uyarılınca efektör hücre olan plazma hücrelerine dönüşür.
Antikor salgılamak plazma hücresinin temel fonksiyonudur.
2
Terminal diferansiyasyon sırasında yüzey belirteçlerindeki değişimi hatırla.
Hücre yüzeyindeki antijen reseptör sistemi (sIgsIg, CD19CD19, CD20CD20) ortadan kalkar.
Hücre artık antijen tanımak yerine sadece antikor üretmeye odaklanmıştır.
3
Plazma hücresi için spesifik olan yeni belirteçleri belirle.
CD138CD138 ve CD38CD38 gibi belirteçler kazanılır veya ekspresyonu artar.
Bu moleküller plazma hücresinin kemik iliğinde kalmasını ve fonksiyonunu destekler.

Key Concept

B lenfositlerin plazma hücresine terminal farklılaşması sırasında CD19CD19, CD20CD20 ve yüzey immünglobulinleri gibi B serisi markerları kaybedilirken, CD138CD138 ve CD38CD38 gibi markerlar kazanılır.
Question 153Question

Kompleman sisteminin terminal (litik) fazı sırasında oluşan C5b67C5b67 kompleksi, bazen hedef hücre yüzeyine bağlanamayıp sıvı fazda serbest kalabilir. Bu serbest kompleksin, hedef olmayan komşu hücrelerin membranlarına rastgele yerleşerek 'bystander' (çevre) lizise neden olmasını engelleyen plazma proteini aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: S proteini (Vitronektin)

Answer

S proteini (Vitronektin), sıvı fazdaki terminal kompleksi inhibe ederek çevre hücrelerin zarar görmesini önleyen plazma proteinidir.
S proteini (Vitronektin), kompleman aktivasyonu sırasında hedef hücreye bağlanamayan C5b67C5b67 komplekslerine plazmada bağlanarak, bu komplekslerin çevre hücrelerin (bystander) membranlarına girmesini fiziksel olarak engeller. Bu sayede kompleman aktivasyonunun spesifikliği korunmuş olur.

Step-by-Step Solution

1
Terminal fazın başlangıcını belirleyin.
C5bC5b oluşumu ile terminal (litik) faz başlar. C5bC5b, C6C6 ve C7C7 ile birleşerek C5b67C5b67 trimerik kompleksini oluşturur.
Soruda bahsi geçen kompleksin oluşum evresini anlamak inhibitörün etki basamağını belirlemek için gereklidir.
2
Sıvı faz inhibitörü ile membran inhibitörü ayrımını yapın.
SS proteini plazmada (sıvı faz) bulunur; CD59CD59 ise hücre membranında yerleşiktir.
Soru spesifik olarak sıvı fazda serbest kalan kompleksin çevre hücrelere yerleşmesini engelleyen proteini sormaktadır.
3
S proteininin fonksiyonunu teyit edin.
SS proteini, serbest C5b67C5b67 kompleksine bağlanarak onun hidrofobik bölgelerini maskeler ve membranlara tutunmasını engeller.
Bu mekanizma 'bystander' lizis denilen, hedef dışı hücrelerin rastgele parçalanmasını önleyen temel koruma mekanizmasıdır.

Key Concept

Kompleman sisteminde terminal yolak regülasyonu ve S proteini (Vitronektin) fonksiyonu.

Practice More

CD59 ve DAF (CD55) eksikliğinde ortaya çıkan Paroksizmal Noktürnal Hemoglobinüri (PNH) tablosunu gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 154Question

B lenfositlerin kemik iliğindeki antijenden bağımsız gelişim basamakları, yüzey belirteçleri ve aktivasyon sonrası efektör fonksiyon değişimleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kemik iliğindeki gelişim sırasında, pre-B hücre reseptöründen (pre-BCR) iletilen sinyal; ağır zincir genlerinde alelik dışlamayı (allelic exclusion) sağlar ve hafif zincir gen düzenlenmesini başlatır.

Answer

Kemik iliğindeki antijenden bağımsız gelişim sırasında, pre-B hücre reseptöründen iletilen sinyal ağır zincir alelik dışlamasını sağlar ve hafif zincir gen düzenlenmesini başlatır.
B hücresi gelişimi sırasında kemik iliğindeki en kritik aşamalardan biri pre-B hücre evresidir. Bu evrede, başarıyla sentezlenen μ\mu ağır zinciri, geçici 'surrogate' hafif zincirler ile birleşerek pre-B hücre reseptörünü (pre-BCR) oluşturur. Bu kompleksten gelen sinyal, hücrenin ağır zincir genlerindeki düzenlemeyi durdurarak tek bir alelin eksprese edilmesini (alelik dışlama) sağlar ve bir sonraki adım olan hafif zincir gen düzenlenmesini (V-J) başlatır.

Step-by-Step Solution

1
B hücresi gelişimindeki ilk kontrol noktasını analiz et.
Pro-B evresinde ağır zincir (V-D-J) düzenlenir; ardından Pre-B evresinde μ\mu zinciri sentezlenerek pre-BCR oluşturulur.
Gelişimin devam edebilmesi için fonksiyonel bir ağır zincirin üretildiğinin kontrol edilmesi gerekir.
2
Pre-BCR sinyalinin moleküler etkilerini değerlendir.
Sinyal, RAG-1/2 enzimlerini geçici olarak kapatarak ağır zincir için alelik dışlamayı gerçekleştirir ve hücreyi çoğalmaya yönlendirir.
Bir B hücresinin tek bir antijen özgüllüğüne sahip olması için sadece bir aleldeki ağır zinciri kullanması (alelik dışlama) şarttır.
3
Hafif zincir düzenlenmesi sürecini başlat.
Pre-BCR sinyali sonrası RAG genleri tekrar aktifleşerek hafif zincir (V-J) rekombinasyonunu tetikler.
Fonksiyonel bir B hücresi reseptörü (BCR) için ağır zincirin yanına hafif zincir eklenmelidir.

Key Concept

B Hücre Gelişimi Kontrol Noktaları ve Alelik Dışlama

Practice More

B hücre ko-reseptör kompleksi (CD19, CD21, CD81) ve bu kompleksin kompleman sistemiyle ilişkisini inceleyin.
Estimated Time:1m 30s
Question 155Question

Böbrek transplantasyonu üzerinden 3 yıl geçmiş olan bir hastada, serum kreatinin düzeylerinde progresif artış ve kontrol altına alınamayan hipertansiyon saptanıyor. Yapılan greft biyopsisinde damar lümenlerinde konsantrik intimal düz kas proliferasyonu, fibrozis ve buna bağlı vasküler oklüzyon (hızlanmış arterioskleroz) izleniyor. Bu hastadaki klinik tablodan ve kronik reddin (kronik rejeksiyon) patogenezinden sorumlu olan temel immünolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Donör MHC moleküllerinin alıcı antijen sunan hücreleri tarafından işlenip peptid olarak alıcı T hücrelerine sunulması

Answer

Donör MHC moleküllerinin alıcı antijen sunan hücreleri tarafından işlenip peptid olarak alıcı T hücrelerine sunulması (İndirekt yol)
Kronik rejeksiyonun temelinde yatan 'indirekt tanıma yolu'nda, alıcıya ait antijen sunan hücreler (APC) donör hücrelerinden köken alan proteinleri (özellikle donör MHC moleküllerini) fagositoz/endositoz yoluyla alır, işler ve alıcı T lenfositlerine peptid parçaları halinde sunar. Bu sürekli uyarı, kronik inflamasyona, sitokin salınımına ve sonuçta greft damarlarında düz kas proliferasyonu ile karakterize 'hızlanmış arterioskleroz' tablosuna yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu ve zamanlamayı analiz et
Transplantasyondan 3 yıl sonra gelişen progresif fonksiyon kaybı ve biyopsi bulguları (intimal kalınlaşma, fibrozis) kronik rejeksiyonu işaret eder.
Zamanlama ve patolojik bulgular rejeksiyon tipini belirlemek için kritiktir.
2
Kronik rejeksiyonun immünolojik temelini belirle
Kronik rejeksiyonda baskın olan mekanizma 'indirekt alloantijen tanıma' yoludur.
Alıcı APC'ler greft içine sızarak donör hücrelerinden dökülen MHC moleküllerini endositozla alır ve bunları peptidlere parçalayarak kendi MHC-II molekülleri üzerinde CD4+ T hücrelerine sunarlar.
3
Hücresel yanıtın sonuçlarını değerlendir
Aktive olan T hücreleri sitokinler (TGF-β\beta, IL-13 vb.) salgılayarak düz kas proliferasyonu ve fibrozisi tetikler.
Bu süreç damar lümeninin daralmasına ve greftin kronik iskemisine yol açar.

Key Concept

İndirekt Alloantijen Tanıma Yolu ve Kronik Rejeksiyon

Practice More

İndirekt yolun neden kronik rejeksiyonda daha baskın olduğunu anlamak için alıcı APC'lerin greft içerisindeki sürekliliğini ve donör APC'lerin (passenger leukocytes) ömrünü karşılaştırınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 156Question

İmmünoglobulinlerin (antikorlar) temel yapısı, biyokimyasal organizasyonu ve efektör fonksiyonları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Antikorun antijenle özgül olarak bağlandığı bölge olan paratop, hem ağır hem de hafif zincirlerin değişken (VHV_H ve VLV_L) bölgelerindeki hipervariabl segmentler (CDRCDR) tarafından oluşturulur.

Answer

Antikorun antijen bağlama bölgesinin (paratop), hem ağır hem de hafif zincirlerin değişken bölgelerindeki hipervariabl segmentler (CDRCDR) tarafından oluşturulduğu ifadesi doğrudur.
Antikor molekülünde antijenin epitopuna bağlanan bölgeye paratop denir. Paratop, ağır (VHV_H) ve hafif (VLV_L) zincirlerin değişken domenlerindeki üçer adet hipervariabl bölgenin (CDR1, CDR2, CDR3) üç boyutlu olarak bir araya gelmesiyle oluşur. Bu yapı, antijenle yüksek özgüllükte etkileşim kurulmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Antikorun yapısal birimlerini (HH ve LL zincirleri) ve bölgelerini (VV ve CC domenleri) analiz et.
Antijen özgüllüğünün değişken (VV) domenlerdeki hipervariabl (CDR) bölgelerde toplandığı belirlenir.
Antikorun en yüksek çeşitliliğe sahip olan kısımları antijenle doğrudan temas eden bu halkalardır.
2
FabFab ve FcFc fragmanlarının fonksiyonel farklarını değerlendir.
FabFab bölgesinin antijen bağlama, FcFc bölgesinin ise kompleman bağlama ve reseptör etkileşimi yaptığı saptanır.
Efektör fonksiyonlar antikorun sabit (constant) bölgesindeki yapısal özelliklere bağlıdır.
3
İzotiplere özgü ek yapıların (JJ-zinciri ve sekretuvar komponent) sentez yerlerini karşılaştır.
JJ-zincirinin plazma hücresi, sekretuvar komponentin ise epitelyal hücre kaynaklı olduğu ayırt edilir.
Bu yapıların farklı hücresel kaynakları, antikorun salgı yolundaki taşınma mekanizmasını açıklar.

Key Concept

İmmünoglobulinlerin yapısal domenleri ve fonksiyonel fragmanlarının (Fab/FcFab/Fc) karakteristik özellikleri.
Estimated Time:1m 30s
Question 157Question

Antijen sunan bir hücrede, sitozolde sentezlenen viral proteinlerin proteazom aracılığıyla parçalanması ve ortaya çıkan peptidlerin uygun ana doku uygunluk kompleksi (MHC\text{MHC}) molekülüne yüklenerek hücre yüzeyine taşınması süreci ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bu yolakta peptidlerin yüklendiği moleküller HLA-A\text{HLA-A}, HLA-B\text{HLA-B} veya HLA-C\text{HLA-C} genleri tarafından kodlanan ağır zincirlerden oluşur.

Answer

Sitozolik/endojen antijen sunum yolunda görev alan MHC molekülleri HLA-A, HLA-B veya HLA-C genleri tarafından kodlanır.
Soruda tanımlanan süreç (viral proteinlerin proteazomda parçalanması ve ER'ye taşınması) endojen antijen sunum yolağını ifade eder. Bu yolakta işlenen peptidlerin sunumundan sorumlu olan MHC Sınıf I molekülleri HLA-A, HLA-B ve HLA-C gen lokusları tarafından kodlanan polimerik proteinlerdir.

Step-by-Step Solution

1
Tanımlanan biyolojik sürecin (sitozolik proteinlerin proteazomda yıkımı) hangi antijen sunum yolağına ait olduğunu belirlemek.
Bu süreç MHC Sınıf I (endojen) antijen sunum yolağıdır.
Sitozolik antijenler ve proteazom kullanımı MHC Sınıf I yolağının temel basamaklarıdır.
2
MHC Sınıf I moleküllerini kodlayan genetik lokusları MHC Sınıf II lokuslarından ayırt etmek.
MHC Sınıf I molekülleri HLA-A, B ve C; MHC Sınıf II molekülleri ise HLA-DR, DP ve DQ lokusları tarafından kodlanır.
Genetik isimlendirme moleküler sınıflandırma için kritiktir.

Key Concept

MHC Sınıf I ve Sınıf II yolağı moleküler bileşenleri ve genetik kodlaması arasındaki farklar.
Estimated Time:1m 30s
Question 158Question

T lenfositlerin antijenik uyarımı sonucunda sentezlenen, aktive T hücrelerinin proliferasyonunu (klonal çoğalmasını) otokrin bir döngü ile uyaran ve "T hücre büyüme faktörü" olarak adlandırılan sitokin aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: IL2IL-2

Answer

İnterlökin-2 (IL2IL-2), T hücrelerinin çoğalmasını (proliferasyonunu) sağlayan temel büyüme faktörüdür.
Doğru seçenek olan sitokin, T hücreleri tarafından sentezlenir ve yine aynı hücrelerin yüzeyindeki reseptörlerine (CD25) bağlanarak hücre döngüsünü tetikler. Bu nedenle T hücre büyüme faktörü olarak tanımlanır.

Step-by-Step Solution

1
T hücresinin antijenle uyarılma aşamasını hatırla.
T hücresi aktive olur ve yüzeyinde yüksek afiniteli reseptörler eksprese eder.
Sinyal iletimi için hem sitokin sentezi hem de reseptör sentezi gereklidir.
2
Aktive olan T hücresinin salgıladığı ilk ve en önemli proliferasyon uyarısını belirle.
İnterlökin-2 (IL2IL-2) salgılanır.
T hücrelerinin sayısal olarak artması (klonal ekspansiyon) için bu sitokin zorunludur.
3
Otokrin etki mekanizmasını doğrula.
Salınan sitokin, salındığı hücredeki reseptöre bağlanarak bölünmeyi başlatır.
Bu mekanizma T hücresinin dış bir kaynağa bağımlı kalmadan hızla çoğalmasını sağlar.

Key Concept

T hücre büyüme faktörü (IL2IL-2) ve otokrin proliferasyon.

Hints

1
Bu sitokin, T hücrelerinin sayıca artmasını (çoğalmasını) sağlar.
2
Tıpta bu sitokin için kullanılan en yaygın tanım 'T hücre büyüme faktörü'dür.

Practice More

Bu sitokinin reseptöründeki (CD25) eksikliklerin hangi hastalıklara yol açabileceğini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:30s
Question 159Question

Kompleman sisteminin aktivasyon yolakları arasındaki fonksiyonel benzerlikler, sistemin hiyerarşik yapısını anlamak açısından kritiktir. Lektin yolağında mannoz bağlayan lektin (MBL) hedef yüzeye bağlandıktan sonra aktifleşen, klasik yolaktaki C1sC1s molekülünün fonksiyonel eşdeğeri olarak görev yaparak C4C4 ve C2C2 moleküllerini parçalayan yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: MASP-2

Answer

Lektin yolağında C4 ve C2 moleküllerini parçalayarak aktivasyonu sürdüren serin proteaz MASP-2'dir.
Lektin yolağı aktivasyonu sırasında MBL, hedef hücre yüzeyine bağlandığında MASP-2 aktive olur. Aktif MASP-2, klasik yolaktaki C1sC1s proteazının yaptığı gibi C4C4 ve C2C2 moleküllerini parçalayarak C4b2aC4b2a (C3C3 konvertaz) kompleksinin kurulmasını sağlar. Bu benzerlik nedeniyle MASP-2, C1sC1s'in fonksiyonel karşılığı olarak kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Lektin yolağının başlangıcını analiz et.
MBL (Mannoz Bağlayan Lektin) mikrop yüzeyindeki mannoz gruplarına bağlanır.
Bu bağlanma, MBL ile ilişkili serin proteazların (MASP) aktivasyonu için tetikleyici basamaktır.
2
MASP proteinlerinin fonksiyonlarını karşılaştır.
MASP-2, klasik yolaktaki C1sC1s ile aynı görevi (substrat olarak C4C4 ve C2C2 kullanımı) üstlenir.
Klasik ve lektin yolakları, başlangıçtaki tanıma birimleri farklı olsa da C3C3 konvertaz oluşum aşamasında (C4b2aC4b2a) birleşirler.

Key Concept

Lektin yolağındaki MASP-2, klasik yolaktaki C1s molekülünün fonksiyonel analoğudur.

Practice More

C1 inhibitör eksikliğinde lektin yolağının da kontrolsüz aktivasyonu olabileceğini unutmayın.
Estimated Time:50s
Question 160Question

Tümör hücreleri, immün denetimden kaçmak amacıyla tümör mikroçevresindeki metabolik süreçleri manipüle ederek immün baskılayıcı bir ortam oluştururlar. Bu mekanizmalardan birinde; hücre dışı alana salınan ATP, tümör ve stromal hücrelerin yüzeyinde bulunan CD39 (ekto-ATPaz) ve CD73 (ekto-5'-nükleotidaz) enzimleri tarafından ardışık olarak yıkılmaktadır. Bu enzimatik süreç sonucunda biriken ve efektör T lenfositleri üzerindeki A2A reseptörlerine bağlanarak antitümör immün yanıtı güçlü bir şekilde inhibe eden metabolit aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Adenozin

Answer

CD39 ve CD73 ekto-enzimleri aracılığıyla ATP'nin yıkılması sonucu oluşan Adenozin, A2A reseptörleri üzerinden immün baskılama yapar.
Adenozin, tümör mikroçevresinde biriken ATP'nin CD39 ve CD73 enzimleri tarafından yıkılması sonucu oluşan güçlü bir immün modülatördür. Efektör T hücrelerindeki A2A reseptörlerine bağlanarak sitokin üretimini ve sitotoksisiteyi baskılar, böylece tümörün immün sistemden kaçışına (immune evasion) katkıda bulunur.

Step-by-Step Solution

1
Tümör mikroçevresindeki ATP kaynağını belirle
Hücre ölümü veya stres nedeniyle hücre dışına ATP salınır.
Metabolik kaçış yolağının başlangıç substratı hücre dışı ATP'dir.
2
CD39 ve CD73 enzimlerinin etkisini analiz et
CD39, ATP'yi AMP'ye; CD73 ise AMP'yi Adenozin'e dönüştürür.
Bu iki enzim purin katabolizmasını tümör lehine yönlendirir.
3
Son ürünün hedef reseptörle etkileşimini değerlendir
Adenozin, T hücreleri üzerindeki A2A (Gs-protein kenetli) reseptörlerine bağlanır.
Bu bağlanma hücre içi cAMP düzeyini artırarak efektör fonksiyonları baskılar.

Key Concept

Tümör hücreleri CD39/CD73 enzimlerini kullanarak hücre dışı ATP'yi immün baskılayıcı Adenozin'e dönüştürür ve A2A reseptörleri üzerinden T hücrelerini inhibe eder.

Practice More

Tümör hücrelerinin NK hücrelerinden kaçmak için kullandığı 'HLA-G ekspresyonu' ve 'çözünür MICA/MICB salınımı' mekanizmalarını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 8 / 33Next
Temel İmmünoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 8 | Examkin