Enfeksiyon Hastalıkları

299 questions

Question 1Question

55 günlük bir yenidoğan bebek; emmede azalma, inleme ve solunum güçlüğü şikayetleriyle acil servise getirilmiştir. Yapılan fizik muayene ve radyolojik incelemeler sonucunda hastaya erken başlangıçlı neonatal pnömoni tanısı konulmuştur. Bu klinik tabloda en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: *Streptococcus agalactiae* (Grup B Streptokok)

Answer

Yenidoğan dönemindeki erken başlangıçlı pnömonilerde en olası etken *Streptococcus agalactiae* (Grup B Streptokok) olarak kabul edilir.
Yenidoğan bebeklerde (ilk 2828 gün) gelişen alt solunum yolu enfeksiyonlarında, annenin genitoüriner sisteminden doğum sırasında bulaşan mikroorganizmalar ön plandadır. *Streptococcus agalactiae* (Grup B Streptokok), hem erken başlangıçlı sepsis hem de pnömoni tablolarında dünya genelinde en sık saptanan patojendir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaş grubunu belirle.
Hasta 55 günlük bir yenidoğandır.
Pnömoni etkenleri yaş gruplarına göre belirgin farklılık gösterir.
2
Yenidoğan dönemindeki en sık etkenleri hatırla.
Grup B Streptokok (GBS), *E. coli* ve *Listeria monocytogenes* ilk sıralarda yer alır.
Bu etkenler genellikle doğum sırasında anneden (vertikal) bulaşır.
3
Seçenekleri bu bilgiler ışığında değerlendir.
*Streptococcus agalactiae* doğru etken olarak saptanır.
Diğer seçeneklerdeki etkenler daha büyük çocuklarda veya farklı klinik tablolarda baskındır.

Key Concept

Yenidoğan dönemi pnömoni etkenleri

Practice More

Yenidoğan pnömonisinde Grup B Streptokok dışındaki diğer önemli etken olan *Escherichia coli* ve Listeria'nın klinik özelliklerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 2Question

88 yaşındaki bir erkek çocuk; yaklaşık 33 haftadır devam eden düşük dereceli ateş, iştahsızlık ve son günlerde belirginleşen nefes darlığı şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde akciğerlerde yaygın ince raller duyuluyor ve batın muayenesinde hepatosplenomegali saptanıyor. Çekilen akciğer grafisinde, her iki akciğer alanında tüm loblara homojen dağılmış, yaklaşık 11-22 mm çapında çok sayıda milimetrik nodüler gölgelenme ("kar yağdı" manzarası) izleniyor.

Bu klinik ve radyolojik tabloya dayanarak en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Miliyer tüberküloz

Answer

Klinik ve radyolojik bulgular miliyer tüberküloz tanısını desteklemektedir.
Miliyer tüberküloz, Mycobacterium tuberculosis basillerinin kan yoluyla yayılması sonucu oluşur. Klinik olarak yüksek/düşük ateş, halsizlik, kilo kaybı ve hepatosplenomegali ile karakterizedir. Radyolojik olarak tüm akciğer alanlarında görülen 11-22 mm çapındaki yaygın nodüler gölgelenmeler (miliyer patern), 'kar yağdı manzarası' olarak adlandırılır ve bu tablo için en tipik tanısal bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın anamnezindeki kronik süreci (3 hafta) ve sistemik bulguları (ateş, iştahsızlık) değerlendir.
Tüberküloz gibi kronik granülomatöz enfeksiyonlar ön plana çıkar.
Miliyer tüberküloz, basillerin hematojen yayılımı sonucu oluşan sistemik bir tablodur.
2
Fizik muayenedeki hepatosplenomegali bulgusunu yorumla.
Basilin kan yoluyla karaciğer ve dalağa da yayıldığını (yaygın tüberküloz) gösterir.
Miliyer tüberküloz sadece akciğeri değil, birçok organı etkileyen bir yayılım şeklidir.
3
Akciğer grafisindeki tipik radyolojik bulguyu (1-2 mm nodüller, kar yağdı manzarası) teşhis et.
Bu radyolojik görünüm miliyer tüberküloz için patognomonik kabul edilen en önemli ipucudur.
Milimetrik odaklar, hematojen yolla tüm loblara yayılan tüberküloz odaklarını temsil eder.

Key Concept

Miliyer tüberkülozun radyolojik 'kar yağdı' (snowstorm) görünümü ile tanınması.

Hints

1
Akciğer grafisindeki 'kar yağdı' (mikronodüler) ifadesi hangi tüberküloz tipini çağrıştırır?
2
Basillerin kan yoluyla (hematojen) yayılması sonucunda akciğer, karaciğer ve dalak gibi organların aynı anda etkilenmesini düşünün.

Practice More

Miliyer tüberkülozlu hastalarda PPD testinin anerji nedeniyle negatif çıkabileceğini unutmayın.
Estimated Time:45s
Question 3Question

88 yaşında bir erkek çocuk, yüksek ateş ve ense sertliği şikayetleriyle başvuruyor. Akut bakteriyel menenjit tanısıyla yatırılan hastaya uygun antibiyotik tedavisi başlanıyor. İzleminin 33. gününde letarji gelişen hastanın laboratuvar incelemesinde serum sodyumu 122122 mEq/L, serum osmolalitesi 255255 mOsm/kg ve idrar sodyumu 9090 mEq/L saptanıyor. Fizik muayenesinde göz kürelerinin çökük olduğu, cilt turgorunun azaldığı ve mukozalarının kuru olduğu görülüyor. İdrar çıkışı 55 mL/kg/saat olarak ölçülen bu hastada en olası tanı ve en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Serebral tuz kaybı sendromu - Sıvı ve sodyum replasmanı

Answer

Serebral tuz kaybı sendromu ve sıvı-sodyum replasmanı
Hastada saptanan hiponatremi ve yüksek idrar sodyumu değerlerine eşlik eden dehidratasyon bulguları (turgor azalması, çökük gözler) ve poliüri (55 mL/kg/saat), tablonun Serebral Tuz Kaybı (STK) sendromu olduğunu kanıtlar. STK tedavisinde sıvı kısıtlaması kontrendikedir; tedavi bol sıvı ve sodyum replasmanını içerir.

Step-by-Step Solution

1
Hiponatremi ve idrar sodyumu değerlerini analiz et.
Serum sodyumu 122122 mEq/L (düşük) ve idrar sodyumu 9090 mEq/L (yüksek) olarak saptandı. Bu durum hem UADHS hem de Serebral Tuz Kaybı (STK) ile uyumludur.
Ayırıcı tanı için volüm durumuna bakılması gerektiğini belirlemek.
2
Fizik muayene bulguları ile volüm durumunu değerlendir.
Göz kürelerinde çöküklük, turgor kaybı ve kuru mukozalar hastanın dehidrate (hipovolemik) olduğunu gösterir.
UADHS övolemi beklenen bir tabloyken, STK hipovolemi ile seyreder.
3
İdrar miktarını kontrol et.
55 mL/kg/saat olan idrar çıkışı poliüriyi (aşırı idrar çıkışı) ifade eder.
UADHS'de idrar miktarı azalırken, STK'da böbrekten sodyum ve su kaybına bağlı poliüri görülür.
4
Tanıyı kesinleştir ve tedavi yaklaşımını belirle.
Klinik bulgular (hipovolemik hiponatremi + poliüri) Serebral Tuz Kaybı sendromunu gösterir. Tedavi kaybedilen sıvı ve sodyumun replasmanıdır.
Yanlışlıkla sıvı kısıtlaması yapılması hipovolemik şoku tetikleyebilir.

Key Concept

Menenjit vakalarında hiponatremi geliştiğinde, volüm durumuna göre UADHS (övolemik) ve Serebral Tuz Kaybı (hipovolemik) ayrımı yapılmalıdır.
Estimated Time:2m 0s
Question 4Question

6 yaşında bir kız çocuk; üç gün önce başlayan şiddetli karın ağrısı ve başlangıçta sulu olan, ancak son 24 saattir kanlı karakter kazanan dışkılama şikayetiyle acil servise getiriliyor. Anamnezinde ateşinin hiç yükselmediği ve son bir haftada dışarıda hamburger yeme öyküsü olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde batında yaygın hassasiyet saptanıyor, defans veya rebound saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 8.2 g/dL8.2\ g/dL, trombosit sayısı 65.000/mm365.000/mm^3, serum kreatinin düzeyi 1.6 mg/dL1.6\ mg/dL saptanıyor ve periferik yaymada yaygın şistositler görülüyor. Bu klinik tablo ve olası etken göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hastada antibiyotik tedavisi uygulanması, Shiga benzeri toksin salınımını artırarak hemolitik üremik sendrom tablosunun ağırlaşmasına neden olabilir.

Answer

EHEC enfeksiyonlarında antibiyotik kullanımı toksin salınımını artırarak hemolitik üremik sendrom (HÜS) riskini artırdığı için önerilmez.
Doğru seçenek, EHEC enfeksiyonlarında antibiyotik kullanımının bakteriyel Shiga toksin salınımını artırarak HÜS riskini %15-20 oranında yükseltebileceğini belirtmektedir. Bu, pediatrik gastroenteroloji ve enfeksiyon yönetiminde kritik bir kontrendikasyondur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Kanlı ishal, karın ağrısı ve düşük ateş (veya ateşsizlik) ile birlikte hamburger öyküsü Enterohemorajik E. coli (EHEC) enfeksiyonunu işaret eder.
EHEC tipik olarak az pişmiş et tüketimi sonrası gelişen, ateşsiz seyreden kanlı diyare etkenidir.
2
Laboratuvar bulgularını yorumla.
Anemi (Hb 8.2), trombositopeni (65.000) ve şistosit varlığı Hemolitik Üremik Sendromu (HÜS) doğrular.
HÜS triadı; mikroanjiopatik hemolitik anemi, trombositopeni ve akut böbrek hasarıdır.
3
Tedavi kontrendikasyonlarını değerlendir.
Antibiyotikler ve antimotilite ilaçları bu tabloda risklidir.
Antibiyotikler bakteriyel ölümü hızlandırarak Shiga benzeri toksinlerin sistemik dolaşıma daha fazla geçmesine ve endotel hasarının şiddetlenmesine neden olur.

Key Concept

EHEC (STEC) ve Hemolitik Üremik Sendrom Yönetimi

Practice More

EHEC enfeksiyonlarında HÜS gelişimini öngören en önemli laboratuvar bulgusu olan nötrofili (sol shift) varlığını araştırınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 5Question

1414 aylık, aşı öyküsü güvenilir olmayan bir erkek çocuk; yüksek ateş, fışkırır tarzda kusma ve sağ yanak bölgesinde morumsu-mavi (viyole) renkli, hassas, endüre bir şişlik şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde ense sertliği ve Kernig belirtisi pozitif saptanan hastanın beyin omurilik sıvısı (BOS) analizinde 2200/mm32200/mm^3 lökosit (%9090 PMN), 140mg/dL140 mg/dL protein ve 18mg/dL18 mg/dL glukoz (es\czamanlıkans\cekeri:90mg/dLeş zamanlı kan şekeri: 90 mg/dL) saptanıyor.

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları ışığında, en olası etken ve başlanması gereken ampirik antibiyotik tedavisi aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Haemophilus influenzae tip b — Seftriakson

Answer

En olası etken Haemophilus influenzae tip b'dir ve tedavide Seftriakson tercih edilmelidir.
Vakadaki 14 aylık çocukta saptanan yüksek ateş, fışkırır tarzda kusma ve menenjit bulguları bakteriyel bir süreci düşündürmektedir. BOS analizindeki belirgin PMN artışı, düşük glukoz ve yüksek protein düzeyi bu tanıyı desteklemektedir. Hastadaki en spesifik bulgu olan yanak bölgesindeki morumsu-mavi (viyole) selülit, aşılanmamış veya aşı öyküsü belirsiz çocuklarda tipik olarak Haemophilus influenzae tip b enfeksiyonlarında görülür. Bu nedenle en olası etken Hib'dir ve tedavisinde Seftriakson gibi 3. kuşak sefalosporinler kullanılmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Bukkal selülit (viyole renkli yanak şişliği) ve menenjit bulguları saptandı.
Viyole selülit, Hib enfeksiyonları için patognomonik sayılabilecek kadar tipik bir bulgudur.
2
BOS analizini yorumla.
Yüksek PMN dominansı, düşük glukoz ve yüksek protein saptandı.
Bu bulgular akut bakteriyel menenjit tablosu ile tam uyumludur.
3
Yaş ve klinik bulgulara göre etkeni belirle.
Aşı öyküsü eksik, 14 aylık çocukta bukkal selülit varlığında en olası etken Hib'dir.
Hib aşısı sonrası sıklığı azalsa da, aşılanmamış çocuklarda klasik bir klinik tablodur.
4
Tedavi seçeneğini belirle.
Tedavide Seftriakson seçilmelidir.
Hib tedavisinde 3. kuşak sefalosporinler altın standarttır.

Key Concept

Bakteriyel menenjit etkenlerinde klinik ipuçları (Hib ve bukkal selülit ilişkisi).
Estimated Time:1m 30s
Question 6Question

Dört yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık üç haftadır devam eden halsizlik, aralıklı hafif ateş ve iştahsızlık şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Ailesi son üç gündür çocuğun uykudan zor uyandığını ve gözlerinde kayma olduğunu ifade ediyor. Fizik muayenede ense sertliği pozitif, sol abdusens paralizisi (6. kranial sinir tutulumu) saptanıyor. Yapılan lomber ponksiyonda BOS basıncı artmış bulunuyor. BOS örneği bir süre bekletildiğinde yüzeyde 'fibrin tülü' (örümcek ağı) oluşumu gözleniyor. Laboratuvar incelemesinde BOS hücre sayısı 450/mm³ (%85 lenfosit hakimiyeti), protein 280 mg/dL ve glukoz 20 mg/dL (eş zamanlı kan şekeri 100 mg/dL) olarak saptanıyor.

Klinik seyir ve laboratuvar bulguları birlikte değerlendirildiğinde, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tüberküloz menenjit

Answer

En olası tanı Tüberküloz menenjittir.
Vaka, tüberküloz menenjitin klasik 'menenjit' evresini (Evre 2) yansıtmaktadır. Tüberküloz menenjit; subakut başlangıç (2-3 hafta), ateş, kusma, halsizlik ile başlar. BOS bulguları karakteristiktir: Basınç artmıştır, görünüm 'buzlu cam' manzarasındadır ve bekletilince protein yüksekliğine bağlı 'fibrin tülü' (örümcek ağı) oluşur. Hücre sayısı genellikle 50-500/mm³ arasındadır ve lenfosit hakimiyeti vardır. En ayırt edici özelliklerden biri BOS glukozunun kan şekerine oranla belirgin düşük olması (< %50, sıklıkla < 30 mg/dL) ve proteinin belirgin yüksekliğidir (100-500 mg/dL). Ayrıca bazal eksuda nedeniyle kranial sinir tutulumları (en sık VI. sinir) sık görülür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öyküyü zamanlama açısından analiz et
3 haftadır süren halsizlik ve ateş (subakut seyir)
Bakteriyel menenjitler akut (günler içinde), tüberküloz menenjit subakut (haftalar içinde) seyreder.
2
Nörolojik bulguları değerlendir
6. kranial sinir felci (abdusens paralizisi) ve bilinç değişikliği
Bazal menenjit tutulumu (TB menenjit özelliği) kranial sinirleri sık tutar; özellikle 3, 4 ve 6. sinirler etkilenir.
3
BOS (Beyin Omurilik Sıvısı) bulgularını yorumla
Lenfosit hakimiyeti, çok düşük glukoz (<40 mg/dL), çok yüksek protein (>100 mg/dL) ve 'fibrin tülü'
Bu BOS profili (hipoglikoraşi + yüksek protein + lenfositoz) tüberküloz menenjit için tipiktir. Fibrin tülü (örümcek ağı) patognomoniktir.

Key Concept

Tüberküloz menenjit, subakut seyri, bazal tutulum nedeniyle kranial sinir felçleri ve BOS'ta 'fibrin tülü' görünümü ile diğer menenjitlerden ayrılır.
Question 7Question

3 yaşında erkek çocuk, yüksek ateş ve kusma şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde hastanın huzursuz olduğu ve belirgin ense sertliği bulunduğu saptanıyor. Yapılan lomber ponksiyon sonrası beyin omurilik sıvısı (BOS) inceleme sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreDeğer
GörünümBulanık
Hücre Sayısı2500/mm32500/mm^3 (%92 PMNL)
Glukoz12mg/dL12 mg/dL (Eş zamanlı kan glukozu: 95mg/dL95 mg/dL)
Protein210mg/dL210 mg/dL

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akut bakteriyel menenjit

Answer

Akut bakteriyel menenjit
Akut bakteriyel menenjitte BOS incelemesinde tipik olarak 1000/mm31000/mm^3 üzerinde hücre (nötrofil hakimiyetinde), normal kan şekerinin %40'ından daha düşük glukoz seviyesi ve 100mg/dL100 mg/dL üzerinde protein görülür. Soruda verilen değerler bu tabloyla tam uyumludur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomları ve fizik muayene bulgularını analiz et.
Ateş, kusma ve ense sertliği varlığı menenjit sendromunu düşündürür.
Menenjial irritasyon bulguları santral sinir sistemi enfeksiyonlarının temel göstergesidir.
2
BOS hücre sayısını ve formülünü değerlendir.
Hücre sayısının 2500/mm32500/mm^3 olması ve %92 oranında PMNL (parçalı lökosit) içermesi bakteriyel bir süreci işaret eder.
Bakteriyel enfeksiyonlar BOS'ta belirgin nötrofilik pleositoza yol açar.
3
BOS biyokimyasal parametrelerini (glukoz ve protein) incele.
Glukozun belirgin düşük (12mg/dL12 mg/dL) ve proteinin yüksek (210mg/dL210 mg/dL) olması tanıyı doğrular.
Bakteriler BOS'taki glukozu tüketir ve inflamasyon nedeniyle protein seviyeleri yükselir.

Key Concept

Akut bakteriyel menenjitte BOS bulguları: Bulanık görünüm, nötrofilik hakimiyet, düşük glukoz ve yüksek protein.
Estimated Time:45s
Question 8Question

Kreşe giden 44 yaşındaki bir erkek çocuk, ağız içinde ağrılı yaralar ve ellerinde döküntü şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde vücut sıcaklığı 37,8C37,8^\circ C saptanıyor. Muayenede oral mukozada ve dilde üzerinde veziküller bulunan eritematöz lezyonlar; el ayası, ayak tabanı ve kalça bölgesinde ise çevresi eritemli, ağrısız makülopapüler ve veziküler döküntüler gözleniyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: El-ayak-ağız hastalığı

Answer

El-ayak-ağız hastalığı
El-ayak-ağız hastalığında görülen veziküler döküntüler tipik olarak ağız içi (dil ve bukkal mukoza), el ayası, ayak tabanı ve bazen kalça bölgesini tutar. Ateş genellikle hafiftir. Bu vakadaki dağılım ve döküntü tipi bu tanıya tam uyum sağlamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomların ve döküntü karakterinin analizi
Düşük ateş, ağrılı oral lezyonlar ve ekstremitelerde veziküler döküntüler saptandı.
Hastalığın sistemik etkisini ve primer lezyon tipini belirlemek için.
2
Döküntülerin anatomik dağılımının değerlendirilmesi
Lezyonların oral mukoza, el ayası, ayak tabanı ve kalça bölgesinde kümelendiği görüldü.
Veziküler döküntü yapan hastalıkları (HFMH, herpanjina, suçiçeği) birbirinden ayırt etmek için.
3
Ayırıcı tanı ve kesinleşme
Karakteristik dağılım ve klinik seyir ile tanı konuldu.
El-ayak-ağız hastalığı için bu dağılım patognomoniktir.

Key Concept

El-ayak-ağız hastalığı (HFMH), tipik olarak Coxsackievirus A16 ve Enterovirüs 71 tarafından oluşturulan; ağız içi veziküller ile el ayası ve ayak tabanındaki döküntülerle karakterize viral bir enfeksiyondur.
Question 9Question

5 yaşında bir erkek çocuk, yanaklarında belirgin kızarıklık ve vücudunda döküntü şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden, yaklaşık bir hafta önce hafif ateş, baş ağrısı ve halsizlik gibi semptomlar geçirdiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde her iki yanakta "tokat atılmış" görünümünde birleşme eğiliminde eritem, ekstremitelerin ekstansör yüzlerinde ve gövdede ise ortası soluk, dantelamsı (retiküler) makülopapüler döküntüler saptanıyor. Ailesi, döküntülerin sıcak banyo sonrası daha da belirginleştiğini ifade ediyor.

Bu hastanın klinik tablosu ve olası etkeni ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Etken, kemik iliğindeki eritroid progenitör hücreleri enfekte ederek özellikle kronik hemolitik anemisi olan hastalarda geçici aplastik krize yol açabilir.

Answer

Doğru seçenek, etkenin kemik iliğindeki eritroid progenitör hücreleri enfekte ederek kronik hemolitik anemisi olan hastalarda geçici aplastik krize yol açabileceğini belirten ifadedir.
Hastadaki 'tokat atılmış yanak' eritemi ve sıcaklık artışıyla belirginleşen dantelamsı (retiküler) makülopapüler döküntüler Eritema İnfeksiyozum (5. Hastalık) için tipiktir. Bu hastalığın etkeni olan Parvovirus B19, hücre yüzeyindeki P antijenine (globosid) bağlanarak özellikle kemik iliğindeki eritroid progenitör hücreleri enfekte eder. Sağlıklı bireylerde bu durum geçici ve asemptomatik bir retikülositopeni ile atlatılırken, eritrosit ömrünün kısa olduğu kronik hemolitik anemisi (ör. orak hücreli anemi, herediter sferositoz) olan hastalarda kemik iliğindeki bu duraksama derin anemi ile karakterize 'geçici aplastik kriz' tablosuna yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Yanaklarda 'tokat atılmış' görünüm, ekstremitelerde dantelamsı (retiküler) döküntü ve sıcakla belirginleşme saptandı.
Bu bulgular Eritema İnfeksiyozum (5. Hastalık) için klasik tanısal özelliklerdir.
2
Etkeni belirle
5. Hastalığın etkeninin Parvovirus B19 olduğu tanımlandı.
Viral döküntülü hastalıkların etken-klinik eşleşmesi yapıldı.
3
Parvovirus B19'un patogenezini ve komplikasyonlarını değerlendir
Etkenin hücresel reseptörünün P antijeni olduğu ve eritroid progenitörleri yok ettiği hatırlandı.
Orak hücreli anemi ve herediter sferositoz gibi hastalıklarda bu durumun geçici aplastik kriz ile sonuçlandığı bilgisi sorunun çözümüne ulaştırır.
4
Çeldirici seçenekleri diğer döküntülü hastalıklarla eşleştirerek ele
Bulaştırıcılığın döküntü döneminde bitmesi, ateş sonrası döküntünün 6. hastalık (HHV-6), Koplik lekesinin kızamık ve konjenital triadın kızamıkçık olduğu belirlenerek seçenekler elendi.
Viral döküntülerin ayırıcı tanısında etkenlerin spesifik özelliklerinin tam olarak ayrıştırılması gerekir.

Key Concept

Parvovirus B19 (Eritema İnfeksiyozum / 5. Hastalık) kliniği, patogenezi ve komplikasyonları
Question 10Question

Ateş ve öksürük şikayetleri ile getirilen 44 yaşındaki kız çocuğunun fizik muayenesinde sağ akciğer bazalinde lokalize raller saptanmıştır. Akciğer grafisinde sağ alt lob posterior segmentte yaklaşık 3.5 cm3.5 \text{ cm} çapında, düzgün sınırlı, küresel yapıda kitle benzeri bir yoğunluk artışı izlenmektedir. "Sirküler pnömoni" tanısı konulan bu hastada, söz konusu radyolojik görünümün çocuklarda yetişkinlere göre çok daha sık ortaya çıkmasındaki temel anatomik-patofizyolojik neden aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alveoller arası Kohn gözenekleri ve bronşiyolo-alveoler Lambert kanallarının henüz tam gelişmemiş olması

Answer

Sirküler pnömoninin çocuklarda daha sık görülmesinin temel nedeni, alveoller arası Kohn gözenekleri ve bronşiyolo-alveoler Lambert kanallarının henüz tam gelişmemiş olmasıdır.
Sirküler pnömoni, çocuklarda (özellikle 88 yaş altında) alveoller arası Kohn gözenekleri ve bronşiyolo-alveoler Lambert kanallarının tam olarak matüre olmaması nedeniyle gelişir. Bu kanalların yetersizliği, bakteriyel enfeksiyonun (en sık *Streptococcus pneumoniae*) komşu alveollere yayılımını kısıtlar ve enfeksiyonun başlangıçta kitle benzeri, düzgün sınırlı küresel bir odakta sınırlı kalmasına yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik (ateş, öksürük, raller) ve radyolojik (küresel opasite) bulgularını değerlendir.
Bulgular çocukluk çağının karakteristik bir tablosu olan sirküler pnömoni ile uyumludur.
Çocuklarda alt lob posterior segmentlerde düzgün sınırlı küresel kitle görünümü tipik olarak bakteriyel pnömoniyi işaret eder.
2
Sirküler pnömoninin anatomik temelini sorgula.
Enfeksiyonun başlangıçta küresel kalmasının nedeni kollateral hava yollarının eksikliğidir.
Yetişkinlerde bu kanallar sayesinde enfeksiyon hızla tüm loba yayılarak lober pnömoni oluştururken, çocuklarda odak sınırlı kalır.
3
Söz konusu kanalların isimlerini ve işlevlerini doğrula.
Kohn gözenekleri ve Lambert kanalları doğru tanımlanmış patofizyolojik yapılardır.
Kohn gözenekleri alveoller arasında, Lambert kanalları ise bronşiyol ve alveoller arasında hava geçişini sağlar.

Key Concept

Sirküler Pnömoni ve Kollateral Ventilasyon Kanalları

Practice More

Sirküler pnömoni tanısı konulan bir hastada, antibiyotik tedavisi sonrası radyolojik iyileşmenin takibi ve ayırıcı tanıda kistik hidatik gibi diğer kitle nedenlerinin dışlanması konusunu çalışabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 11Question

44 yaşında bir kız çocuk; hafif ateş ve halsizlik şikayetlerinin ardından gövdesinde başlayıp yüz ve ekstremitelere yayılan kaşıntılı döküntülerle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede saçlı deri dahil tüm vücutta makül, papül, vezikül ve krutlanmış (kabuklanmış) lezyonların aynı anda bulunduğu görülüyor. Bazı veziküllerin eritemli bir taban üzerinde berrak sıvı içerdiği (gül yaprağı üzerinde çiy damlası) dikkati çekiyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Suçiçeği

Answer

Hastanın kliniği ve döküntü özellikleri suçiçeği (Varicella) tanısını desteklemektedir.
Döküntülerin gövdeden başlayıp santrifügal yayılım göstermesi, saçlı deriyi tutması ve en önemlisi aynı anda farklı evrelerde (makül, vezikül, krut) lezyonların bulunması (pleomorfizm) suçiçeği için tipiktir. Ayrıca eritemli zemin üzerindeki berrak veziküller 'gül yaprağı üzerinde çiy damlası' olarak tanımlanır ve bu tanıya yönlendirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik prodrom ve döküntü başlangıcının değerlendirilmesi
Hafif ateş ve halsizlik sonrası gövdeden başlayıp yayılan kaşıntılı döküntü saptandı.
Döküntülü hastalıkların ayırıcı tanısında prodromal dönem ve döküntünün başlangıç yeri kritiktir.
2
Döküntü karakterinin ve pleomorfizmin analizi
Saçlı deri tutulumu ve makül, papül, vezikül, krut evrelerinin bir arada olması (pleomorfizm) belirlendi.
Aynı anatomik bölgede farklı evrelerdeki lezyonların bulunması suçiçeğinin en karakteristik özelliğidir.
3
Vezikül yapısının incelenmesi
Eritemli zemin üzerinde berrak veziküller (çiy damlası görünümü) suçiçeği tanısını doğrular.
Bu spesifik morfoloji suçiçeği döküntüsü için klasik bir tanımlamadır.

Key Concept

Suçiçeğinde döküntülerin en tipik özelliği, vücudun aynı bölgesinde farklı gelişim evrelerindeki (makül, papül, vezikül, krut) lezyonların bir arada bulunması yani pleomorfizmdir.
Estimated Time:1m 0s
Question 12Question

Süt çocukluğu döneminde, hışıltı (wheezing) ve solunum sıkıntısı ile karakterize akut bronşiyolit tablosunun en sık görülen viral etkeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Respiratuar Sinsityal Virüs (RSV)

Answer

Akut bronşiyolitin süt çocukluğu dönemindeki en sık etkeni Respiratuar Sinsityal Virüs'tür (RSV).
Respiratuar Sinsityal Virüs (RSV), süt çocukluğu döneminde hastaneye yatış gerektiren alt solunum yolu enfeksiyonlarının ve akut bronşiyolitin dünya genelindeki en yaygın nedenidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaş grubunu ve klinik tablosunu tanımla.
2 yaş altı (süt çocuğu) ve akut bronşiyolit (hışıltı, solunum sıkıntısı).
Yaş grubu ve klinik tablo, en olası etkenin belirlenmesinde temel kriterdir.
2
Bronşiyolitte en sık görülen etkenleri epidemiyolojik olarak değerlendir.
Viral etkenler (RSV, Rinovirüs, Parainfluenza vb.) en sık nedenlerdir.
Bronşiyolit %95'in üzerinde viral kaynaklıdır.
3
Bu viral etkenler arasında görülme sıklığı en yüksek olanı seç.
Respiratuar Sinsityal Virüs (RSV) vakaların büyük çoğunluğundan sorumludur.
Literatürde ve pediatri kılavuzlarında (Nelson vb.) RSV birincil etken olarak belirtilmiştir.

Key Concept

Akut bronşiyolitin en sık etkeni RSV'dir.

Practice More

RSV profilaksisinde kullanılan monoklonal antikor (Palivizumab) endikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:30s
Question 13Question

Dokuz aylık, bilinen herhangi bir immün yetmezliği veya kronik hastalığı olmayan bir süt çocuğu, annesi tarafından Aile Sağlığı Merkezine getiriliyor. Annesi, 6 yaşındaki diğer çocuğuna dün kızamık tanısı konulduğunu ve bu bebeğin kardeşiyle döküntü öncesi dönemde yakın temasta bulunduğunu belirtiyor. Bebeğin aşı kartı incelendiğinde yaşına uygun tüm aşılarının yapıldığı görülüyor. Temasın üzerinden henüz 24 saat geçtiği öğreniliyor.

Ulusal Bağışıklama Programı önerileri doğrultusunda, bu bebek için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: KKK (Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak) aşısı uygulanmalı, ancak bu doz rutin takvimdeki 12. ay dozu yerine sayılmamalıdır

Answer

Ulusal Bağışıklama Programı'na göre, 6-11 ay arası bebeklerde kızamık temasında ilk 72 saat içinde KKK aşısı uygulanmalı, ancak bu doz rutin takvimdeki dozun yerine sayılmamalıdır.
Kızamık temasında, 6-11 ay arası bebeklerde ilk 72 saat içinde başvurulmuşsa koruyuculuk sağlamak amacıyla KKK (veya Kızamık) aşısı uygulanır. Ancak bu yaş grubunda maternal antikorların varlığı nedeniyle aşının oluşturacağı bağışıklık kalıcı olmayabilir. Bu nedenle bu doz 'ek doz' (0. doz) olarak kabul edilir ve bebek 12. ayını doldurduğunda rutin KKK dozu mutlaka tekrar uygulanır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaş grubunu ve temas durumunu belirle
9 aylık bebek (6-11 ay aralığı), kesin kızamık teması, temas süresi <72 saat.
Yaş grubu ve temas süresi proflaksi tercihini (Aşı vs. IG) belirler.
2
Kızamık temas sonrası proflaksi rehberini uygula
6-11 ay arası bebeklerde ilk 72 saatte aşı (KKK) tercih edilir.
6 aydan küçüklerde veya kontrendikasyon varsa IG verilir; 6 ay üzeri immün kompetanlarda aşı önceliklidir.
3
Uygulanan dozun rutin takvimdeki yerini değerlendir
Bu doz '0. doz' olarak kabul edilir (ek doz).
Erken dönemde (12 aydan önce) yapılan kızamık aşıları, kalan maternal antikorlar nedeniyle kalıcı bağışıklık sağlamayabilir, bu yüzden 12. ay dozu iptal edilmez.

Key Concept

Kızamık Temas Sonrası Proflaksi (6-11 Ay)
Question 14Question

55 yaşında bir çocuk; yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı ve kusma şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde ense sertliği ve pozitif Kernig belirtisi saptanan hastada akut bakteriyel menenjit ön tanısı konuluyor. Bu yaş grubundaki çocuklarda akut bakteriyel menenjite en sık neden olan mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: StreptococcusStreptococcus pneumoniaepneumoniae

Answer

Yenidoğan dönemi sonrası çocuklarda bakteriyel menenjitin en sık etkeni StreptococcusStreptococcus pneumoniaepneumoniae mikroorganizmasıdır.
Bakteriyel menenjit etkenleri yaşla değişir. Yenidoğan döneminden sonra (11 aydan büyük çocuklarda) en sık görülen etken StreptococcusStreptococcus pneumoniaepneumoniae'dir. Onu NeisseriaNeisseria meningitidismeningitidis izler.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaşını ve klinik bulgularını değerlendir.
55 yaşında, ateş ve meningeal iritasyon bulguları olan bir çocuk.
Menenjit etkenleri yaş gruplarına göre belirgin farklılık gösterir.
2
Yaş grubuna özgü epidemiyolojik verileri hatırla.
11 ay - 55 yaş ve 55 yaş üzeri çocuklarda en sık etkenler pnomokok ve meningokoktur.
En sık etkeni belirlemek için yaşa özgü istatistiksel bilgi gereklidir.
3
Seçenekler arasından en sık görüleni işaretle.
StreptococcusStreptococcus pneumoniaepneumoniae en sık etkendir.
Güncel veriler ışığında pnomokok aşısına rağmen hala birinci sıradadır.

Key Concept

Çocukluk çağı bakteriyel menenjitlerinde yaşa göre en sık görülen etkenlerin bilinmesi.

Practice More

Yenidoğan döneminde ampisilin ve sefotaksim kombinasyonunun seçilme nedenini (Listeria kapsamı) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 15Question

1212 günlük bir yenidoğan, emmede azalma ve vücut ısısında düzensizlik şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde letarjik olan ve sepsis ön tanısıyla yatırılan hastada ampirik antibiyotik tedavisi planlanmaktadır. Bu hastada, bilirubini albüminden ayırarak kernikterus riskini artırması ve safrada kalsiyum tuzlarıyla çökerek psödolitiazise neden olabilmesi nedeniyle tercih edilmemesi gereken antibiyotik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Seftriakson

Answer

Seftriakson, yenidoğanlarda albümin bağlama bölgeleri için bilirubinle yarışması ve kernikterus riskini artırması nedeniyle tercih edilmemelidir.
Seftriakson, albümin üzerindeki bağlanma bölgeleri için bilirubinle yarışarak serbest bilirubin düzeyini yükseltir. Yenidoğanların kan-beyin bariyeri daha geçirgen olduğu için bu durum kernikterus riskini ciddi oranda artırır. Ayrıca kalsiyum ile presipitasyon oluşturarak safra kesesinde psödolitiazis (yalancı taş) gelişimine yol açabilir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaşını ve klinik durumunu değerlendirin.
1212 günlük bir yenidoğanda sepsis şüphesi mevcuttur.
Yenidoğan dönemindeki tedavi yaklaşımları farmakokinetik ve metabolik farklılıklar nedeniyle yaşa özgüdür.
2
Seftriaksonun yenidoğanlardaki yan etki profilini hatırlayın.
Seftriakson bilirubini albüminden ayırır (kernikterus riski) ve kalsiyumla birleşerek safra çamuru (psödolitiazis) oluşturur.
Bu spesifik yan etkiler nedeniyle ilk bir ayda kullanımı sakıncalıdır.
3
Alternatif tedavi seçeneklerini gözden geçirin.
Sefotaksim veya Ampisilin + Gentamisin tercih edilmelidir.
Sefotaksim, seftriakson ile aynı spektruma sahip olmasına rağmen bilirubin metabolizmasını bozmaz.

Key Concept

Yenidoğan Sepsisinde Antibiyotik Seçimi ve Seftriakson Kontrendikasyonu

Practice More

Yenidoğan sepsisinin erken ve geç başlangıçlı formlarındaki etken farklarını ve ampirik tedaviye vankomisin eklenme kriterlerini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 16Question

55 yaşında bir erkek çocuk, 22 hafta önce geçirdiği pnömoni nedeniyle 1010 gün süreyle sefalosporin grubu bir antibiyotik kullanmıştır. Tedavisinin bitiminden 55 gün sonra başlayan, günde 787-8 kez olan, kan veya mukus içermeyen sulu ishal ve kramp tarzında karın ağrısı şikayetleriyle getiriliyor. Hastanın özgeçmişinde Rotavirüs dahil tüm aşılarının takvime uygun ve tam olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde hafif dehidratasyon bulguları dışında patolojik özellik saptanmıyor. Bu çocukta klinik tablodan sorumlu olması en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Clostridioides difficile

Answer

Antibiyotik kullanımı sonrası gelişen sulu ishal tablosunda en olası etken Clostridioides difficile'dir.
Antibiyotik kullanımı (özellikle sefalosporinler, klindamisin ve geniş spektrumlu penisilinler) bağırsak mikrobiyotasını bozarak Clostridioides difficile'nin toksin üreten suşlarının çoğalmasına zemin hazırlar. Hastada görülen sulu ishal ve kramp tarzı ağrı, bu enfeksiyonun klasik bir başlangıç sunumudur. Tedavi bitiminden sonraki ilk haftalarda ortaya çıkması tipiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öykünün analiz edilmesi.
Hastada sefalosporin kullanımı sonrası 55. günde başlayan sulu ishal tespit edildi.
Antibiyotikler bağırsak florasını bozarak Clostridioides difficile gibi dirençli patojenlerin aşırı çoğalmasına neden olur.
2
Aşı geçmişi ve yaşın değerlendirilmesi.
Rotavirüs aşısının tam olması viral etken olasılığını azaltır.
Rotavirüs aşısı, ağır ishal vakalarına karşı yüksek koruyuculuk sağlar.
3
Etkenin belirlenmesi.
Klinik tablo ve ilaç öyküsü en çok antibiyotik ilişkili ishali desteklemektedir.
Clostridioides difficile toksinleri (Toksin A ve B) bağırsak epitelinde inflamasyona ve sıvı sekresyonuna yol açar.

Key Concept

Antibiyotik İlişkili İshal ve Clostridioides difficile Enfeksiyonu

Practice More

C. difficile tanısında kullanılan dışkıda Toksin A ve B araştırılmasının duyarlılık ve özgüllüğünü gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 17Question

1111 yaşında kız hasta, ani başlayan 39,2C39,2^\circ C ateş, şiddetli baş ağrısı ve kusma şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde genel durumu orta, letarjik ve ense sertliği mevcut olan hastanın nörolojik muayenesinde fokal bulgu saptanmıyor. Semptomların başlangıcından yaklaşık 44 saat sonra yapılan lomber ponksiyonda beyin omurilik sıvısı (BOSBOS) bulguları; hücre 400/mm3400/mm^3 (%80\%80 polimorfonükleer lökosit), protein 6060 mg/dLmg/dL, glukoz 6868 mg/dLmg/dL (eş zamanlı kan şekeri 110110 mg/dLmg/dL) olarak raporlanıyor. Yatışının 12.12. saatinde tekrarlanan BOSBOS analizinde hücre sayısının 320/mm3320/mm^3 olduğu ve hücrelerin %85\%85'inin lenfositik karakter kazandığı gözleniyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Enterovirüs menenjiti

Answer

Enterovirüs menenjiti (Viral aseptik menenjit)
Enterovirüs menenjiti vakalarında semptomların ilk birkaç saatinde yapılan lomber ponksiyonda polimorfonükleer lökosit (PNL) hakimiyeti görülebilir. Ancak bu tablo 12-24 saat içerisinde lenfosit hakimiyetine evrilir. BOS glukoz düzeyinin normal olması ve proteinin sadece hafif derecede artmış olması, bakteriyel etkenlerden ziyade viral etkenleri destekleyen en güçlü kanıttır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Akut başlangıçlı ateş ve menenjit bulguları mevcut.
Menenjit şüphesi olan hastada etiyolojik ayrım için BOS analizi kritiktir.
2
İlk BOS bulgularını yorumla.
Hücre artışı var (pleositoz), ancak glukoz normal ve protein hafif yüksek.
Normal glukoz seviyesi bakteriyel ve tüberküloz menenjitten ziyade viral menenjiti düşündürür.
3
BOS'taki hücre değişimini (shift) analiz et.
Başlangıçta PNL hakimiyeti varken 12 saat sonra lenfosit hakimiyetine dönüş izleniyor.
Viral menenjitlerin erken saatlerinde PNL hakimiyeti görülebilmesi (erken shift) tipik bir TUS bilgisidir.
4
Tanıyı netleştir.
Enterovirüsler çocukluk çağında aseptik menenjitin en sık nedenidir.
Klinik seyir ve BOS dinamikleri en çok bu etkenle uyumludur.

Key Concept

Viral menenjitlerin erken döneminde BOS'ta PNL hakimiyeti görülebilir ve bu durum 12-24 saat içinde lenfosit hakimiyetine döner.
Estimated Time:2m 0s
Question 18Question

1414 yaşında bir çocuk rutin kontrollerinde HBsAgHBsAg pozitif saptanması üzerine ileri tetkik ediliyor. Laboratuvar incelemesinde ALTALT düzeyi 180180 U/LU/L (N: <40<40), HBsAgHBsAg (+), AntiHBsAnti-HBs (-), HBeAgHBeAg (-), AntiHBeAnti-HBe (+), AntiHBcAnti-HBc IgGIgG (+) ve HBVDNAHBV-DNA düzeyi 2×1062 \times 10^6 IU/mLIU/mL olarak bulunuyor. Bu hastanın klinik durumu için aşağıdakilerden hangisi en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: HBeAg negatif kronik hepatit (precorepre-core mutant)

Answer

HBeAg negatif kronik hepatit (precorepre-core mutant), hastadaki serolojik profil (HBeAg negatif, Anti-HBe pozitif) ile eşleşen yüksek HBV-DNA ve yüksek ALT bulgularını en iyi açıklayan durumdur.
Hastada saptanan HBsAgHBsAg (+), HBeAgHBeAg (-), AntiHBeAnti-HBe (+) serolojik profili ile birlikte ALTALT yüksekliği ve yüksek viral yük (HBVDNA>2000HBV-DNA > 2000 IU/mLIU/mL), virüsün precorepre-core bölgesinde mutasyon olduğunu ve HBeAgHBeAg sentezleyememesine rağmen replikasyona devam ettiğini gösterir. Bu tablo 'HBeAg negatif kronik hepatit' olarak tanımlanır.

Step-by-Step Solution

1
Serolojik belirteçlerin başlangıç analizini yapın.
HBsAgHBsAg (+) ve AntiHBcAnti-HBc IgGIgG (+) olması kronik bir HBVHBV enfeksiyonunu gösterir.
Akut enfeksiyonda IgMIgM tipi antikorlar beklenirken, kronik süreçte IgGIgG hakimdir.
2
HBeAgHBeAg ve AntiHBeAnti-HBe durumunu değerlendirin.
HBeAgHBeAg (-) ve AntiHBeAnti-HBe (+) saptanmıştır.
Bu tablo genellikle virüsün replikasyonunun durduğu 'inaktif taşıyıcılık' veya replikasyonun devam ettiği 'mutant suş' ayrımını gerektirir.
3
ALTALT ve HBVDNAHBV-DNA düzeylerini klinik tablo ile korele edin.
ALTALT belirgin yüksek (180180 U/LU/L) ve HBVDNAHBV-DNA (2×1062 \times 10^6 IU/mLIU/mL) çok yüksektir.
İnaktif taşıyıcıda ALTALT normal, DNADNA düşük olur; bu değerler aktif replikasyonun sürdüğünü kanıtlar.

Key Concept

Hepatit B fazları arasındaki ayrım, serolojik belirteçler (HBeAgHBeAg), viral yük (HBVDNAHBV-DNA) ve karaciğer hasarının (ALTALT) birleşik yorumuna dayanır.

Practice More

Hepatit B'nin ekstrakolestatik ve ekstrahepatik bulgularından olan Membranöz Nefropati ve Poliarteritis Nodosa (PAN) birlikteliğini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 19Question

1818 aylık bir kız çocuk; yaklaşık 1212 saat önce aniden başlayan, günde 565-6 kez tekrarlayan kusma ve ardından gelişen bol sulu, kan ve mukus içermeyen dışkılama şikayetiyle acil servise getiriliyor. Kreşteki diğer çocuklarda da benzer semptomların olduğu öğreniliyor. Özgeçmişinde Rotavirüs aşı serisinin (22 doz) uygun aylarda tamamlandığı biliniyor. Fizik muayenesinde ateşi 37.2C37.2^{\circ}C, mukozaları hafif kuru saptanıyor; diğer sistem muayeneleri doğal bulunuyor.

Bu çocukta mevcut klinik tabloya neden olan en olası viral etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Norovirüs

Answer

Mevcut klinik ve epidemiyolojik veriler ışığında en olası etken Norovirüs'tür.
Norovirüs, özellikle kış aylarında görülen ve her yaştan bireyi etkileyebilen, toplu alanlarda (kreş, okul, gemi) hızlı salgınlar yapan bir etkendir. Rotavirüs aşısının uygulanmaya başlanmasından sonra gelişmiş ülkelerde ve aşılama oranı yüksek bölgelerde çocuklarda akut gastroenteritlerin en sık nedeni olarak saptanmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomların analizi
Aniden başlayan şiddetli kusma ve sulu ishal tablosu viral bir gastroenteriti düşündürmektedir.
Ateşin düşük olması ve dışkıda kan/mukus bulunmaması bakteriyel etkenlerden (Şigella, Salmonella vb.) uzaklaştırır.
2
Epidemiyolojik verilerin değerlendirilmesi
Kreş ortamında benzer şikayetlerin olması, yüksek bulaşıcılığı olan bir etkene (Norovirüs veya Rotavirüs) işaret eder.
Norovirüs çok düşük inokülum dozları ile bile hızlı salgınlara yol açabilir.
3
Aşılama durumunun yorumlanması
Rotavirüs aşı serisinin tamamlanmış olması, bu etkene bağlı ağır gastroenterit riskini minimalize eder.
Rotavirüs aşılamasının yaygınlaştığı popülasyonlarda Norovirüs, çocukluk çağı viral gastroenteritlerinin ve salgınlarının birinci sıradaki nedeni haline gelmiştir.

Key Concept

Rotavirüs aşılaması sonrası pediatrik viral gastroenterit epidemiyolojisindeki değişim.
Estimated Time:1m 15s
Question 20Question

77 yaşında, Beta-talasemi major tanısıyla düzenli eritrosit transfüzyon programında olan ve demir şelasyonu amacıyla desferrioksamin kullanan bir çocuk; 33 gündür devam eden ateş, sağ alt kadran ağrısı ve kanlı ishal şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ alt kadranda hassasiyet saptanıyor. Batın ultrasonografisinde apendiks normal izlenirken, mezenterik lenfadenopati ve terminal ileumda duvar kalınlaşması tespit ediliyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: YersiniaYersinia enterocoliticaenterocolitica

Answer

En olası etken YersiniaYersinia enterocoliticaenterocolitica'dır.
Doğru yanıt olan seçenek YersiniaYersinia enterocoliticaenterocolitica'dır. Bu bakteri siderofilik bir organizmadır. YersiniaYersinia türleri kendi sideroforlarını (demir bağlayan moleküller) üretemezler, ancak desferrioksamin gibi ekzojen sideroforları kullanarak ortamdaki demiri bünyelerine alabilirler. Bu nedenle Beta-talasemi gibi demir yüklenmesi olan ve desferrioksamin tedavisi alan hastalarda ciddi invaziv enfeksiyonlara ve enterokolite yol açarlar. Ayrıca, terminal ileum ve mezenterik lenf nodlarını tutarak 'psödoapandisit' tablosuna neden olmaları tipiktir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın özgeçmişindeki risk faktörlerini değerlendir
Beta-talasemi major ve desferrioksamin kullanımı hastada demir yüklenmesi olduğunu ve bakteriyel üreme için uygun ortam sağlandığını gösterir.
YersiniaYersinia enterocoliticaenterocolitica siderofilik (demir seven) bir bakteridir ve desferrioksamini bir siderofor olarak kullanarak demir yakalayabilir.
2
Klinik tabloyu ve ultrasonografi bulgularını analiz et
Sağ alt kadran ağrısı ve normal apendiks varlığında mezenterik lenfadenit saptanması 'psödoapandisit' (yalancı apandisit) olarak tanımlanır.
YersiniaYersinia enfeksiyonları terminal ileum ve mezenterik lenf nodlarını tutarak akut apandisiti taklit edebilir.
3
Etiyolojik etkeni belirle
Demir yüklenmesi + Psödoapandisit = YersiniaYersinia enterocoliticaenterocolitica.
Bu kombinasyon pediatrik gastrointestinal enfeksiyonlarda spesifik bir tanısal ipucudur.

Key Concept

YersiniaYersinia enterocoliticaenterocolitica enfeksiyonlarının siderofilik doğası ve psödoapandisit kliniği.
Estimated Time:1m 30s
Page 1 / 15Next
Enfeksiyon Hastalıkları Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin