Nefroloji

349 questions

Question 181Question

6 yaşında, posterior üretral valv operasyonu öyküsü olan bir hasta, iştahsızlık ve halsizlik şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde boyunun 3. persentilin altında olduğu saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; GFHGFH: 2222 ml/dk/1.73m2ml/dk/1.73m^2, Hemoglobin: 9.29.2 g/dLg/dL, Ferritin: 150150 ng/mLng/mL, Transferrin saturasyonu: %25\%25, Serum Bikarbonat: 1818 mEq/LmEq/L ve Potasyum: 5.45.4 mEq/LmEq/L saptanıyor. Bu hastanın klinik durumu ve yönetimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Metabolik asidoz yönetimi için hedef serum bikarbonat düzeyi 22\geq 22 mEq/LmEq/L olmalıdır; zira bu düzeyin korunması lineer büyümeyi destekler ve renal osteodistrofi gelişimini yavaşlatır.

Answer

Metabolik asidoz yönetimi için hedef serum bikarbonat düzeyinin en az 2222 mEq/LmEq/L olarak belirlenmesi, büyüme ve kemik sağlığı için kritik öneme sahiptir.
Kronik böbrek yetmezliği olan çocuklarda büyüme geriliğini önlemek ve kemik mineralizasyonunu korumak için metabolik asidozun agresif tedavisi gerekir. Serum bikarbonat düzeyinin 22 mEq/L ve üzerinde tutulması, büyüme hormonu direncini azaltır ve protein yıkımını (negatif azot dengesi) yavaşlatır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın böbrek yetmezliği evresini belirle.
GFHGFH 2222 ml/dk/1.73m2ml/dk/1.73m^2 olduğu için hasta Evre 4 KBY (ileri evre) olarak sınıflandırılır.
Yönetim stratejileri evreye göre değişir; Evre 4'te komplikasyonlar (anemi, asidoz) belirginleşir.
2
Metabolik asidozun etkilerini analiz et.
Serum bikarbonatının 1818 mEq/LmEq/L olması orta derecede asidoza işaret eder. Bu durum kemikten kalsiyum çıkışına, protein katabolizmasına ve büyüme hormonu direncine yol açar.
Pediatrik KBY'de büyüme geriliğinin en önemli geri döndürülebilir nedenlerinden biri asidozdur.
3
Doğru tedavi hedefini belirle.
KDOQI ve KDIGO rehberlerine göre pediatrik KBY hastalarında alkali tedavi hedefi serum bikarbonat düzeyini 22\geq 22 mEq/LmEq/L tutmaktır.
Alkali tedavi azot dengesini düzeltir ve lineer büyümeyi optimize eder.

Key Concept

Pediatrik KBY'de Metabolik Asidoz ve Büyüme İlişkisi
Estimated Time:2m 0s
Question 182Question

1414 yaşında bir kız çocuk, son birkaç aydır giderek artan halsizlik, kas güçsüzlüğü ve bacaklarda kramp şikayetleri ile polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde vücut ağırlığı ve boyu 255025-50. persentil arasında, kan basıncı 102/64102/64 mmHg (1010. persentil altı), nabız 8484/dakika olarak saptanıyor. Sistem muayenelerinde ek bir patolojiye rastlanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; serum Na:139Na: 139 mEq/L, K:2.7K: 2.7 mEq/L, Cl:92Cl: 92 mEq/L, Mg:1.3Mg: 1.3 mg/dL (N: 1.72.21.7-2.2), Ca:9.5Ca: 9.5 mg/dL ölçülüyor. Kan gazı analizinde pH:7.48pH: 7.48, pCO2:46pCO_2: 46 mmHg, HCO3:32HCO_3: 32 mEq/L saptanıyor. İdrar analizinde idrar kalsiyum/kreatinin oranı 0.0120.012 mg/mg (<0.02<0.02) olarak hesaplanıyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Gitelman sendromu

Answer

Hastada saptanan hipokalemik metabolik alkaloz, düşük serum magnezyum düzeyi ve karakteristik hipokalsiüri bulguları Gitelman sendromu tanısını doğrular.
Vakadaki hasta adölesan dönemindedir ve laboratuvarında hipokalemik metabolik alkaloz saptanmıştır. Bu tabloya eşlik eden belirgin hipomagnezemi ve en önemlisi idrar kalsiyum atılımının çok düşük olması (Ca/Cr<0.02Ca/Cr < 0.02), distal tübüldeki tiyazid duyarlı kanal bozukluğunu yansıtan Gitelman sendromuna özgüdür.

Step-by-Step Solution

1
Asit-baz durumunu değerlendir
pH:7.48pH: 7.48 ve HCO3:32HCO_3: 32 mEq/L olması metabolik alkalozu gösterir.
Hastanın temel metabolik bozukluğunu tanımlamak için ilk adımdır.
2
Elektrolit ve tansiyon bulgularını analiz et
Hipokalemi (2.72.7 mEq/L) ve düşük/normal kan basıncı mevcut. Bu durum tübülopatileri (Bartter/Gitelman) veya diüretik kullanımını düşündürür.
Hipertansiyonun olmaması Liddle veya Conn sendromu gibi tanıları dışlar.
3
İdrar kalsiyum atılımını ve magnezyum düzeyini kontrol et
İdrar Ca/CrCa/Cr oranının 0.0120.012 (hipokalsiüri) ve serum magnezyumunun düşük olması saptandı.
Gitelman sendromunu, kalsiyum atılımının normal veya yüksek olduğu Bartter sendromundan ayıran en kritik bulgu hipokalsiüridir.

Key Concept

Gitelman sendromu, distal tübüldeki NaClNa-Cl kotransportör (NCCT) mutasyonu sonucu gelişen, hipokalemik metabolik alkaloz, hipomagnezemi ve hipokalsiüri ile karakterize bir tübülopatidir.
Estimated Time:2m 0s
Question 183Question

66 yaşında bir erkek çocuk, son bir yıldır boy uzamasında yavaşlama ve çabuk yorulma şikayetleriyle getirilmiştir. Hastanın fizik muayenesinde boyu 3.3. persentil altındadır ve kan basıncı yaş grubuna göre normal sınırlardadır. Laboratuvar inceleme sonuçları aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

ParametreSonuçNormal Aralığı
Serum Kreatinin1.8mg/dL1.8 mg/dL0.40.7mg/dL0.4 - 0.7 mg/dL
Hesaplanan GFH35ml/dk/1.73m235 ml/dk/1.73 m^2>90ml/dk/1.73m2>90 ml/dk/1.73 m^2
Serum Fosfor5.9mg/dL5.9 mg/dL4.55.5mg/dL4.5 - 5.5 mg/dL
Serum Kalsiyum8.8mg/dL8.8 mg/dL8.810.8mg/dL8.8 - 10.8 mg/dL
Serum PTH120pg/mL120 pg/mL1065pg/mL10 - 65 pg/mL

Bu hastada kronik böbrek hastalığına bağlı mineral kemik bozukluğu (KBYMBDKBY-MBD) yönetiminde yapılması gereken ilk basamak yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Diyette fosfor kısıtlaması yapılması

Answer

Diyette fosfor kısıtlaması yapılması
Kronik böbrek yetmezliğinde (Evre 353-5), böbreklerin fosfor atma kapasitesinin azalması sonucu serum fosforu yükselir. Bu durum, iyonize kalsiyumu düşürerek ve doğrudan kemik direnci oluşturarak sekonder hiperparatiroidizme yol açar. KBYMBDKBY-MBD yönetiminde temel ilke, önce serum fosfor düzeyini kontrol altına almaktır ve bunun ilk basamağı diyetteki fosfor miktarının (özellikle işlenmiş gıdalardaki inorganik fosforun) kısıtlanmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın kronik böbrek yetmezliği (KBYKBY) evresini belirle.
GFH=35ml/dk/1.73m2GFH = 35 ml/dk/1.73 m^2 olduğu için hasta Evre 3b3b KBYKBY olarak sınıflandırılır.
Yönetim stratejileri GFHGFH düzeyine göre belirlenir.
2
Mineral ve kemik metabolizması laboratuvar verilerini yorumla.
Hastada hiperfosfatemi (5.9mg/dL5.9 mg/dL) ve sekonder hiperparatiroidizm (PTH:120pg/mLPTH: 120 pg/mL) mevcuttur.
Böbrek fonksiyonu azaldıkça fosfor atılımı azalır, bu da PTH artışını tetikleyen temel mekanizmadır.
3
Tedavi önceliğini belirle.
Kılavuzlara göre hiperfosfatemi ve yüksek PTH durumunda ilk adım diyetle fosfor alımını kısıtlamaktır. Eğer diyet yetersiz kalırsa kalsiyum bazlı fosfor bağlayıcılar eklenir.
Fosfor kontrol altına alınmadan aktif D vitamini verilmesi kalsiyum-fosfor çarpımını tehlikeli düzeylere çıkarabilir.

Key Concept

Kronik Böbrek Yetmezliğinde Mineral Kemik Bozukluğu (KBY-MBD) Yönetimi

Alternative Method

Eğer diyet kısıtlaması ile hedef fosfor düzeylerine ulaşılamasaydı, bir sonraki adım kalsiyum karbonat veya kalsiyum asetat gibi kalsiyum bazlı fosfor bağlayıcıların yemeklerle birlikte başlanması olurdu.
Estimated Time:1m 30s
Question 184Question

88 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 33 gündür devam eden şiddetli kusma ve son 2424 saattir eşlik eden ishal şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde hastanın letarjik olduğu, göz kürelerinin çöktüğü, mukoza kurumluğu ve kapiller geri dolum zamanının 44 saniye olduğu saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde albumin düzeyi normal saptanan hastanın diğer sonuçları şöyledir:

pH:7,39pH: 7,39
pCO2:41pCO_2: 41 mmHgmmHg
HCO3:25HCO_3^-: 25 mEq/LmEq/L
Na+:145Na^+: 145 mEq/LmEq/L
Cl:88Cl^-: 88 mEq/LmEq/L
K+:3,2K^+: 3,2 mEq/LmEq/L

Bu laboratuvar bulgularına göre hastadaki en olası asit-baz bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anyon açığı artmış metabolik asidoz ve metabolik alkalozun birlikte bulunduğu miks asit-baz bozukluğu

Answer

Anyon açığı artmış metabolik asidoz ve metabolik alkalozun birlikte bulunduğu miks asit-baz bozukluğu
Hastanın asit-baz durumunu değerlendirirken ilk adım anyon açığını hesaplamaktır. AG=145(88+25)=32AG = 145 - (88 + 25) = 32 mEq/LmEq/L olarak bulunur ki bu değer normalin (1212 mEq/LmEq/L) çok üzerindedir. Normal bir bikarbonat düzeyine rağmen anyon açığının bu kadar yüksek olması, anyon açığı artmış bir metabolik asidozun varlığını kesinleştirir. Eğer bu tek başına bir bozukluk olsaydı, bikarbonatın yaklaşık 44 mEq/LmEq/L seviyelerine düşmesi beklenirdi. Bikarbonatın normal kalması (2525 mEq/LmEq/L), beraberinde bikarbonatı yükselten bir sürecin (kusma sonucu gelişen metabolik alkaloz) varlığını kanıtlar. Bu durum, 'artmış anyon açıklı metabolik asidoz ve metabolik alkaloz' birlikteliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Anyon açığını (AGAG) hesaplayınız.
AG=Na+(Cl+HCO3)=145(88+25)=32AG = Na^+ - (Cl^- + HCO_3^-) = 145 - (88 + 25) = 32 mEq/LmEq/L.
Normal anyon açığı 12±212 \pm 2 mEq/LmEq/L olup, 3232 mEq/LmEq/L değeri belirgin bir artışı gösterir.
2
Anyon açığındaki artış miktarını (ΔAG\Delta AG) bulunuz.
ΔAG=3212=20\Delta AG = 32 - 12 = 20 mEq/LmEq/L.
Bu değer, hastada anyon açığı artmış bir metabolik asidozun (muhtemelen dehidratasyona bağlı laktik asidoz) varlığını kesinleştirir.
3
Delta oranını veya beklenen bikarbonat düzeyini değerlendiriniz.
Beklenen HCO3=24ΔAG=2420=4HCO_3^- = 24 - \Delta AG = 24 - 20 = 4 mEq/LmEq/L olmalıydı. Ancak ölçülen HCO3=25HCO_3^- = 25 mEq/LmEq/L düzeyindedir.
Ölçülen bikarbonatın beklenen değerden çok daha yüksek olması (25>425 > 4), hastada bikarbonatı artıran ek bir süreç (kusmaya bağlı metabolik alkaloz) olduğunu gösterir.
4
pHpH ve pCO2pCO_2 değerlerini yorumlayarak tabloyu birleştiriniz.
Normal pHpH ve pCO2pCO_2 ile birlikte çok yüksek AGAG olması, miks bir tabloyu doğrular.
Zıt yönlü iki metabolik bozukluk (asidoz ve alkaloz) birbirini pHpH düzeyinde maskelemiştir.

Key Concept

Normal pH ve normal bikarbonat varlığında bile, yüksek anyon açığı altta yatan miks bir asit-baz bozukluğunu (Metabolik Asidoz + Metabolik Alkaloz) gösterir.
Estimated Time:3m 0s
Question 185Question

13 yaşında, son dönem böbrek yetmezliği nedeniyle 2 yıldır periton diyalizi programında olan bir çocuk, son aylarda artan yaygın kemik ağrıları ve hafif bir travma sonrası gelişen patolojik fraktür ile başvuruyor. Hastanın tıbbi öyküsünden hiperfosfatemi ve sekonder hiperparatiroidi kontrolü amacıyla yüksek doz kalsiyum karbonat ve aktif DD vitamini (kalsitriol) tedavisi aldığı öğreniliyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde saptanan değerler şöyledir:

ParametreSonuç
Serum Kalsiyum10.810.8 mg/dLmg/dL
Serum Fosfor5.25.2 mg/dLmg/dL
İntakt Paratiroid Hormon (iPTHiPTH)6565 pg/mLpg/mL
Kemik Spesifik Alkalen FosfatazDüşük

Bu hastadaki klinik ve laboratuvar bulgularının en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Adinamik kemik hastalığı

Answer

Adinamik kemik hastalığı
Adinamik kemik hastalığı, özellikle Evre 5 kronik böbrek yetmezliği olan çocuklarda, sekonder hiperparatiroidiyi kontrol etmek için kullanılan kalsiyum içeren fosfor bağlayıcılar ve aktif DD vitamini tedavilerinin yan etkisi olarak ortaya çıkar. Diyaliz hastalarında hedef paratiroid hormon düzeyi normalin 292-9 katı (150600150-600 pg/mLpg/mL) arasındadır. 6565 pg/mLpg/mL gibi 'normal' görünen değerler bu hastalar için aşırı baskılanmayı temsil eder ve kemik turnover'ının durmasına, dolayısıyla kırılganlığın artmasına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın böbrek yetmezliği evresini ve tedavi hedeflerini belirle.
Hasta Evre 5 (diyaliz) hastasıdır. Bu evrede kemik turnover'ını sürdürmek için hedef iPTHiPTH düzeyi normalin 292-9 katı (yaklaşık 150600150-600 pg/mLpg/mL) olmalıdır.
Kronik böbrek yetmezliğinde kemiğin PTH'ya direnci nedeniyle normal sınırlardaki PTH düzeyleri yetersiz kalır.
2
Mevcut laboratuvar değerlerini hedef değerlerle karşılaştır.
Hastanın iPTHiPTH düzeyi 6565 pg/mLpg/mL saptanmıştır. Bu değer sağlıklı bireyler için normal olsa da bir diyaliz hastası için 'rölatif hipoparatiroidi' anlamına gelir.
Yüksek doz kalsiyum ve aktif DD vitamini kullanımı PTH salgısını aşırı baskılamıştır.
3
Kemik spesifik alkalen fosfataz ve klinik bulguları yorumla.
Düşük kemik spesifik ALP ve patolojik kırıklar, kemik döngüsünün durduğunu (düşük turnover) gösterir.
PTH baskılandığında osteoblastik ve osteoklastik aktivite azalır, bu da kemiği kırılgan hale getirir.
4
Tanıyı netleştir.
Klinik tablo 'Adinamik kemik hastalığı' ile tam uyumludur.
Aşırı tedaviye bağlı PTH süpresyonu adinamik kemik hastalığının en yaygın nedenidir.

Key Concept

Diyaliz hastalarında kemik sağlığını korumak için PTH'nın belirli bir düzeyin (normalin 2-9 katı) altına düşürülmemesi gerekir; aksi takdirde adinamik kemik hastalığı gelişir.
Question 186Question

44 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 11 hafta önce geçirdiği kanlı ishal şikayetinden sonra idrar miktarında belirgin azalma, halsizlik ve vücutta morluklar fark edilmesi üzerine acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde yaygın solukluk, pretibial ödem ve alt ekstremitelerde peteşiler saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde serum kreatinin değeri 2.9 mg/dL2.9\text{ mg/dL}, hemoglobin 7.2 g/dL7.2\text{ g/dL}, trombosit sayısı 42,000/mm342,000/\text{mm}^3 ve periferik yaymada yaygın şistositler görülüyor. Bu hastanın akut böbrek yetmezliği tablosunun değerlendirilmesinde aşağıdakilerden hangisinin saptanması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Fraksiyonel sodyum ekskresyonunun (FENa) %2\%2'nin üzerinde olması

Answer

Fraksiyonel sodyum ekskresyonunun (FENa) %2'nin üzerinde olması en olası bulgudur.
Hastanın klinik ve laboratuvar bulguları (kanlı ishal sonrası anemi, trombositopeni, şistositler ve böbrek yetmezliği) tipik bir Hemolitik Üremik Sendrom (HÜS) tablosunu göstermektedir. HÜS'te böbreklerde yaygın mikrotrombüsler ve endotel hasarı gelişerek intrinsik (renal) tipte bir yetmezliğe neden olur. Bu durumda tübüler hücreler sodyumu etkili bir şekilde geri ememez, bu da fraksiyonel sodyum ekskresyonunun (FENa) %2\%2'nin üzerine çıkmasına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tanıyı belirle
Hemolitik Üremik Sendrom (HÜS)
Kanlı ishal sonrası gelişen anemi, trombositopeni, şistositler ve akut böbrek yetmezliği triadına dayanır.
2
Böbrek yetmezliği tipini sınıflandır
İntrinsik (Renal) Akut Böbrek Yetmezliği
HÜS'te renal endotel hasarı ve mikrotrombüsler doğrudan parankimal hasara yol açar.
3
İntrinsik yetmezliğe uygun laboratuvar indeksini seç
FENa > %2
Tübüler epitel hasarı sonucu sodyumun geri emilimi bozulur ve idrarla atılımı artar.

Key Concept

Hemolitik Üremik Sendromda (HÜS) gelişen akut böbrek yetmezliği intrinsik tiptedir ve tübüler fonksiyon bozukluğunu gösteren idrar indeksleri (yüksek FENa, düşük ozmolalite) saptanır.

Hints

1
Hastadaki hemolitik anemi ve trombositopeni bulgularının böbrek hasarı ile ilişkisini düşünün.

Practice More

Akut tübüler nekroz (ATN) ve prerenal azotemi arasındaki farkları özetleyen bir tabloyu gözden geçirmek faydalı olacaktır.
Estimated Time:1m 30s
Question 187Question

Kronik böbrek yetmezliği (KBY) olan çocuklarda büyüme geriliği oldukça sık karşılaşılan ve morbiditeyi artıran bir durumdur. Bu hastalarda büyüme geriliğinin tedavisinde; yeterli beslenme desteğinin sağlanması ve metabolik anormalliklerin (asidoz, osteodistrofi vb.) düzeltilmesinin ardından, hedeflenen büyüme hızına ulaşılamaması durumunda rekombinant büyüme hormonu (rhGH) tedavisi başarıyla kullanılmaktadır.

Pediatrik KBY hastalarında, rhGH tedavisinin rasyonelini oluşturan ve büyüme geriliğine yol açan temel endokrinolojik patogenez aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Böbreklerden klerensi azalan IGF bağlayıcı proteinlerin (IGFBP) birikerek biyolojik olarak aktif serbest IGF-1 düzeyini azaltması

Answer

Böbreklerden klerensi azalan IGF bağlayıcı proteinlerin (IGFBP) birikerek biyolojik olarak aktif serbest IGF-1 düzeyini azaltmasıdır.
KBY'li çocuklarda boy kısalığının temel nedeni Büyüme Hormonu (GH) eksikliği değil, hücresel düzeyde gelişen GH direncidir. Bu direncin en iyi tanımlanmış majör mekanizmalarından biri; normalde böbreklerden süzülerek elimine edilen İnsülin Benzeri Büyüme Faktörü Bağlayıcı Proteinlerin (IGFBP) böbrek fonksiyonlarının bozulmasıyla kanda yüksek miktarda birikmesidir. Biriken bu bağlayıcı proteinler dolaşımdaki IGF-1'e aşırı miktarda bağlanarak, hedef dokularda (büyüme kıkırdağı vb.) biyolojik etki gösterecek olan 'serbest (aktif) IGF-1' fraksiyonunu belirgin şekilde düşürür. Bu sekonder direnç tablosunu aşmak için hastalara suprafizyolojik dozlarda rhGH tedavisi uygulanır.

Step-by-Step Solution

1
KBY'de büyüme geriliğinin en sık görülen endokrinolojik nedenini tanımla.
KBY hastalarında temel sorun Büyüme Hormonu (GH) eksikliği değil, üremik toksinler ve sistemik inflamasyon nedeniyle gelişen GH direncidir.
Serum GH düzeyleri bu hastalarda genellikle normal veya yüksek saptanır.
2
GH direncinin altındaki moleküler mekanizmayı analiz et.
Böbrek fonksiyonlarının kaybı ile birlikte, normal şartlarda böbrekten süzülerek atılması gereken İnsülin Benzeri Büyüme Faktörü Bağlayıcı Proteinlerin (özellikle IGFBP-1, 2, 4 ve 6) klerensi azalır ve bu proteinler kanda birikir.
Biriken bu proteinler dolaşımdaki IGF-1 molekülüne yüksek afinite ile bağlanır.
3
Bu mekanizmanın büyüme üzerindeki etkisini değerlendir.
Taşıyıcı proteinlere bağlanan IGF-1 molekülleri, kemiklerdeki büyüme plaklarına ulaşamaz. Toplam IGF-1 düzeyi normal dahi olsa, biyolojik etkiyi sağlayan 'serbest (aktif) IGF-1' belirgin şekilde azalır ve lineer büyüme duraklar.
Bu direnci kırmak ve serbest IGF-1 miktarını artırmak için tedavide suprafizyolojik dozda rhGH uygulanır.

Key Concept

Kronik Böbrek Yetmezliğinde Büyüme Hormonu Direnci ve Serbest IGF-1 Düşüklüğü

Hints

1
KBY hastalarında büyüme hormonu düzeyi sıklıkla normal veya yüksektir; asıl sorun hedef organlardaki yanıtsızlıktır (direnç).
2
IGF-1'in hedef dokuya etki edebilmesi için kanda serbest dolaşması gerekir. KBY'de klerensi azalıp biriken bazı proteinler IGF-1'i bağlayarak etkisizleştirir.

Practice More

Büyüme geriliği olan bir KBY hastasında rhGH tedavisine başlamadan önce hangi sekonder KBY komplikasyonunun (örn: Hiperparatiroidizm) kontrol altına alınmış olması gerektiğini tekrar ediniz.

Alternative Method

KBY'de endokrin anormallikleri bir zincir olarak düşünün: GFR düşer -> IGFBP-1, 2, 4, 6 atılamaz -> Kanda birikir -> IGF-1'i bağlar -> Serbest IGF-1 düşer -> Büyüme durur.
Estimated Time:1m 0s
Question 188Question

4.54.5 yaşındaki bir erkek çocuk, üç gündür giderek artan karın şişliği ve bacaklarda ödem şikayeti ile polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden bir hafta önce üst solunum yolu enfeksiyonu geçirdiği öğrenilen hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 90/60 mmHg90/60\text{ mmHg} (normal), batında asit ve pretibial 3+3+ gode bırakan ödem saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; tam idrar tetkikinde 4+4+ proteinüri, idrar mikroskopisinde her sahada 1-2 eritrosit; serum albümin 1.9 g/dL1.9\text{ g/dL}, total kolesterol 340 mg/dL340\text{ mg/dL}, serum C3C3 ve C4C4 düzeyleri normal olarak bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı ve ilk basamak tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Minimal değişiklik hastalığı - Oral prednizolon tedavisi

Answer

Minimal değişiklik hastalığı tanısı konularak oral prednizolon tedavisi başlanmalıdır.
Hastada saptanan jeneralize ödem, hipoalbüminemi (1.9 g/dL1.9\text{ g/dL}) ve masif proteinüri (4+4+) nefrotik sendromu tanımlar. Çocuklarda (262-6 yaş) bu tablonun en yaygın nedeni Minimal Değişiklik Hastalığıdır. Normal kan basıncı ve normal kompleman düzeyleri (C3, C4) bu tanıyı pekiştirir. Bu tipik klinik sunumda, biyopsiye gerek duyulmadan ilk seçenek olarak oral prednizolon tedavisi başlanması en uygun yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Ödem, asit ve masif proteinüri (4+4+) varlığı Nefrotik Sendrom tanısını koydurur.
Nefrotik sendromun temel bileşenleri ağır proteinüri, hipoalbüminemi ve ödemdir.
2
Ayırıcı tanı için laboratuvar verilerini ve demografik özellikleri değerlendir.
Yaşın 262-6 arası olması, kan basıncının normal olması ve kompleman (C3C3) düzeyinin normal bulunması Minimal Değişiklik Hastalığı (MDH) lehinedir.
MDH, çocuklarda nefrotik sendromun en sık nedenidir ve nefritik bulgular (hipertansiyon, düşük C3) beklenmez.
3
Tedavi planını belirle.
Çocukluk çağında tipik MDH bulguları olan hastalarda böbrek biyopsisi yapılmadan oral steroid (2 mg/kg/gu¨n2\text{ mg/kg/gün}) başlanır.
Hastaların büyük çoğunluğu steroide yanıt verdiği için biyopsi steroid direnci gelişen vakalara saklanır.

Key Concept

Çocukluk çağında tipik nefrotik sendrom (MDH) klinik tablosu ve ampirik steroid tedavisi.

Practice More

Nefrotik sendromlu bir çocukta steroid tedavisine rağmen proteinürinin devam etmesi durumunda (steroid direnci) bir sonraki adımın ne olması gerektiğini araştırınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 189Question

1414 aylık bir kız çocuk, ilk kez geçirdiği ateşli idrar yolu enfeksiyonu (I˙YEİYE) tanısıyla yatırılarak seftriakson tedavisi altına alınmıştır. Yapılan idrar kültüründe 10510^5 cfu/mLcfu/mL *Escherichia coli* üremesi olmuştur. Tedavinin 4848. saatinde ateşi düşen ve klinik durumu düzelen hastaya çekilen renal ultrasonografide (USGUSG) böbrek boyutları normal sınırlarda saptanmış; ancak sağ böbrek toplayıcı sisteminde dilatasyon (hidronefroz) olduğu görülmüştür.

Bu hastanın klinik yönetimiyle ilgili bir sonraki aşamada yapılması en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Akut enfeksiyon dönemi geçtikten sonra işeme sistoüretrografisi (VCUGVCUG) çekilmesi

Answer

Enfeksiyon kontrol altına alındıktan sonra işeme sistoüretrografisi (VCUG) planlanması en uygun yaklaşımdır.
Çocuklarda ilk ateşli idrar yolu enfeksiyonu sonrası rutin yaklaşım ultrasonografi yapılmasıdır. Ancak eğer ultrasonografide hidronefroz, renal skar veya diğer yapısal anormallikler saptanırsa, bu durum vezikoüreteral reflü (VUR) açısından yüksek risk teşkil eder ve kesin tanı için işeme sistoüretrografisi (VCUG) çekilmesi zorunludur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu ve ilk görüntüleme sonucunu değerlendir.
14 aylık bebek, ilk febrile İYE ve USG'de hidronefroz saptanmış.
Görüntüleme protokolleri çocuğun yaşına ve ilk tetkik sonuçlarına göre belirlenir.
2
Güncel kılavuzlara (AAP gibi) göre VCUG endikasyonlarını kontrol et.
İlk febrile İYE sonrası USG'de anormallik (hidronefroz, skar, çift toplayıcı sistem vb.) olması VCUG endikasyonudur.
Ultrasonografi reflüyü doğrudan gösteremez, sadece dolaylı bulgular verebilir.
3
Tetkik zamanlamasını belirle.
VCUG, akut enfeksiyon (sistit/piyelonefrit) geçtikten sonra yapılmalıdır.
Akut enfeksiyon sırasında mesane irritasyonu nedeniyle yanlış pozitif sonuçlar (enfeksiyon ilişkili reflü) çıkabilir.

Key Concept

Pediatrik İdrar Yolu Enfeksiyonunda Görüntüleme Stratejisi

Practice More

Vezikoüreteral reflünün evrelendirilmesi ve Evre IV-V reflüde cerrahi endikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 190Question

9 yaşındaki erkek hasta, göz kapaklarında şişlik ve idrar renginde belirgin koyulaşma şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden yaklaşık 3 hafta önce bacaklarında akıntılı ve kabuklu yaralar (piyodermi) çıktığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 130/85130/85 mmHg (>95.>95. persantil) ve pretibial ödem saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum C3C3 düzeyi 1818 mg/dL (N: 8016080-160), serum C4C4 düzeyi 2424 mg/dL (N: 154515-45) ve Anti-DNAz B titresi yüksek bulunuyor. Tam idrar tetkikinde 2+2+ proteinüri, bol eritrosit ve eritrosit silendirleri görülüyor.

Bu hastanın takibi ve beklenen klinik seyri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Serum C3C3 düzeyinin 8 hafta sonra normal değerlerine dönmesi beklenir.

Answer

Akut poststreptokoksik glomerulonefritte düşük olan serum C3 düzeyinin 6-8 hafta içerisinde normal değerlerine dönmesi beklenir.
Akut poststreptokoksik glomerulonefrit (APSGN) vakalarının %90'ından fazlasında alternatif kompleman yolu aktivasyonu nedeniyle C3 düzeyi düşüktür. Bu düşüklük geçicidir ve hastaların büyük çoğunluğunda 6-8 hafta (en geç 12 hafta) içinde normale döner. Eğer C3 düzeyi 8-12 haftadan sonra hala düşük seyrediyorsa, Membranoproliferatif Glomerulonefrit (MPGN) veya Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) gibi kronik süreçler düşünülerek biyopsi planlanmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik sendromun tanımlanması
Hematüri, ödem ve hipertansiyon üçlüsü 'nefritik sendrom' tablosunu işaret eder.
Hastanın tansiyon yüksekliği, ödemi ve eritrosit silendirleri içeren idrar bulguları nefritik tabloyu kanıtlar.
2
Etiyolojinin belirlenmesi
Geçirilmiş deri enfeksiyonu öyküsü, 3 haftalık latent dönem ve düşük C3/normal C4 profili Akut Poststreptokoksik Glomerulonefrit (APSGN) tanısını koydurur.
Deri enfeksiyonu sonrası Anti-DNAz B yükselmesi poststreptokoksik süreci destekleyen en duyarlı belirteçtir.
3
Doğal seyrin değerlendirilmesi
APSGN'de C3 düşüklüğü geçicidir; 8. hafta sonunda halen düşükse tanı sorgulanmalıdır.
Geçici hipokomplementemi APSGN'nin ayırıcı tanısında en önemli laboratuvar özelliğidir.

Key Concept

APSGN'de kompleman (C3) düzeyinin geçici düşüklüğü ve deri enfeksiyonu sonrası latent periyodun 1-3 hafta olması.
Question 191Question

1212 yaşında bir çocuk, okul taramasında yapılan idrar çubuğu (dipstick) testinde proteinüri saptanması üzerine polikliniğe getiriliyor. Çocuğun öyküsünde herhangi bir yakınması olmadığı, fizik muayenesinde ise kan basıncı ve sistem bulgularının tamamen normal olduğu saptanıyor. Hastanın poliklinik başvurusu sırasında alınan idrar örneğinde 1+1+ proteinüri saptanırken, ertesi gün yaktan kalkar kalkmaz alınan sabah ilk idrar örneğinin tamamen normal olduğu (protein negatif) görülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ortostatik proteinüri

Answer

Ortostatik proteinüri
Ortostatik proteinüri tanısı, hastanın klinik olarak tamamen sağlıklı olması ve idrarındaki protein kaçağının sadece ayakta olduğu (aktif olduğu) zamanlarda ortaya çıkıp, uzun süreli yatar pozisyon sonrası alınan sabah ilk idrarında kaybolması ile konur. Bu vaka sunumundaki tüm bulgular bu tanıyı tam olarak desteklemektedir.

Step-by-Step Solution

1
Asemptomatik çocukta rastlantısal saptanan proteinüriyi klinik verilerle değerlendir.
Hastanın fizik muayenesi (kan basıncı dahil) tamamen normal, ek yakınması yok.
Sistemik hastalıkları ve sekonder nedenleri dışlamak için fizik muayene kritiktir.
2
Proteinürinin gün içindeki ve sabah ilk idrardaki durumunu karşılaştır.
Gündüz idrarında proteinüri varken, sabah ilk idrarında protein negatif.
Pozisyonel (ortostatik) proteinüri tanısını koymak için sabah ilk idrarının negatif olması altın standarttır.
3
Tanıyı doğrula ve izlem planı oluştur.
Hastaya ortostatik proteinüri tanısı konulur.
Ortostatik proteinüri, çocuklarda asemptomatik proteinürinin en sık nedenidir ve benign (iyi huylu) bir seyir gösterir.

Key Concept

Ortostatik proteinüri, çocukluk çağında asemptomatik proteinürinin en sık nedeni olup, sabah yatar pozisyonda alınan ilk idrarın protein yönünden negatif olmasıyla karakterizedir.

Practice More

Proteinüri saptanan bir çocukta bir sonraki adımın 'sabah ilk idrar' olduğunu hatırlamak TUS soruları için hayat kurtarıcıdır.
Estimated Time:45s
Question 192Question

66 yaşında, nefrotik sendrom tanısıyla 11 aydır izlenen ve 2 mg/kg/gu¨n2\ mg/kg/gün prednizolon tedavisi alan bir erkek hasta; ani başlayan sağ yan ağrısı, kusma ve idrar renginde koyulaşma (makroskobik hematüri) şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde sağ lomber bölgede hassas bir kitle palpe edilen hastanın laboratuvar bulguları aşağıdaki gibidir:

ParametreSonuç
Serum Albumin1.4 g/dL1.4\ g/dL
Serum Kolesterol380 mg/dL380\ mg/dL
Spot İdrar Protein/Kreatinin4.24.2
Tam İdrar TetkikiBol eritrosit, silindir yok

Bu hastada öncelikle aşağıdakilerden hangisi düşünülmelidir?

Show answer & explanation

Answer: Renal ven trombozu

Answer

Renal ven trombozu
Doğru cevap renal ven trombozudur. Nefrotik sendromlu hastalarda, özellikle serum albumin düzeyi 2 g/dL2\ g/dL altına düştüğünde tromboembolik olay riski artar. Renal ven trombozu; ani yan ağrısı, hematüri, idrar miktarında azalma ve böbreğin büyümesine bağlı ele gelen kitle ile karakterize klasik bir TUS vakasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Hasta zaten bilinen bir nefrotik sendrom vakası (hipoalbuminemi, masif proteinüri, hiperkolesterolemi).
Mevcut durumu ve yeni gelişen semptomları ilişkilendirmek için temel tanı belirlenmelidir.
2
Yeni gelişen akut bulguları değerlendir
Ani yan ağrısı + makroskobik hematüri + palpabl kitle.
Bu üçlü klinik bulgu, nefrotik bir hastada vasküler bir tıkanıklığı düşülndürmelidir.
3
Nefrotik sendrom komplikasyonlarıyla ilişkilendir
Nefrotik sendrom, Antrombin III kaybı ve pıhtılaşma faktörlerindeki değişiklikler nedeniyle hiperkoagülabiliteye neden olur.
En sık görülen tromboembolik komplikasyon renal ven trombozudur.

Key Concept

Nefrotik sendromda hiperkoagülabiliteye bağlı gelişen renal ven trombozu kliniği.

Hints

1
Nefrotik sendromda damar içindeki pıhtılaşmayı engelleyen maddelerin idrarla kaybına dikkat edin.
2
Yan ağrısı, kanlı idrar ve ele gelen kitle üçlüsü spesifik bir vasküler komplikasyonu işaret eder.

Practice More

Nefrotik sendromlu bir hastada en sık görülen enfeksiyöz komplikasyonun hangi mikroorganizma ile olduğunu gözden geçirin (S. pneumoniae).
Estimated Time:1m 30s
Question 193Question

Yedi yaşında bir kız çocuğu, büyüme geriliği, halsizlik ve çok su içme şikayetleriyle nefroloji polikliniğine getiriliyor. Fizik muayenede dehidratasyon bulgusu saptanmıyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde kan gazı analizinde pH: 7.287.28, pCO2pCO_2: 3030 mmHg, HCO3HCO_3: 1414 mEq/L; serum elektrolitlerinde Na: 138138 mEq/L, K: 2.62.6 mEq/L, Cl: 114114 mEq/L olarak bulunuyor. Tam idrar analizinde idrar pH'sı 6.56.5 ölçülüyor ve üriner sistem ultrasonografisinde bilateral medüller nefrokalsinozis izleniyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Distal (Tip 1) Renal Tübüler Asidoz

Answer

En olası tanı Distal (Tip 1) Renal Tübüler Asidoz'dur.
Vakada normal anyon açıklı (hiperkloremik) metabolik asidoz, hipokalemi ve sistemik asidoza rağmen idrarın asidifiye edilememesi (idrar pH > 5.5) tablosu mevcuttur. Bu bulgulara eklenen medüller nefrokalsinozis ve büyüme geriliği, Distal (Tip 1) Renal Tübüler Asidoz tanısını kesinleştirir. Distal tübülde H+H^+ iyonu sekresyonundaki defekt, idrarın asidifiye edilememesine, kalsiyum taşlarına ve potasyum kaybına yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Asit-baz durumunu belirle
pH 7.287.28 (asidemi) ve HCO3HCO_3 1414 mEq/L (düşük) \rightarrow Metabolik asidoz.
Primer bozukluk metaboliktir.
2
Anyon açığını (AG) hesapla
Na(Cl+HCO3)=138(114+14)=10Na - (Cl + HCO_3) = 138 - (114 + 14) = 10 mEq/L (Normal).
Normal anyon açıklı (hiperkloremik) metabolik asidoz mevcuttur; bu durum bikarbonat kaybını veya renal atılım kusurunu düşündürür.
3
Potasyum ve İdrar pH'sını değerlendir
Hipokalemi (2.62.6 mEq/L) ve sistemik asidoza rağmen alkali idrar (pH6.5pH 6.5).
Normalde asidozda böbreğin idrarı asidifiye etmesi (pH < 5.5) beklenir. İdrar pH'sının yüksek kalması distal tübülün H+H^+ sekresyon yeteneğinin bozulduğunu gösterir.
4
Ek bulguları (Nefrokalsinozis) birleştir
Nefrokalsinozis varlığı.
Distal RTA'da hiperkalsiüri ve hipositratüri nedeniyle medüller nefrokalsinozis ve böbrek taşları sık görülür (Proksimal RTA'da nadirdir).

Key Concept

Normal anyon açıklı metabolik asidoz, hipokalemi ve uygunsuz alkali idrar (pH > 5.5) ile nefrokalsinozis birlikteliği Distal (Tip 1) RTA için patognomoniktir.

Hints

1
Hastanın kan pH'sı ve bikarbonatı düşük, yani asidoz var. Ancak potasyumu da düşük. Bu tabloyu asidoz ve hipokalemi yapan hastalıklar açısından değerlendirin.
2
Normal anyon açıklı metabolik asidozda idrar pH'sına bakın. Asidoz varlığında böbreğin normal yanıtı idrarı asit (pH < 5.5) yapmaktır. Bu hastada idrar pH'sı 6.5, yani böbrek asidi atamıyor.
3
Asidi atamayan (distal tübül sorunu) ve buna bağlı nefrokalsinozis (böbrek taşı/kireçlenme) gelişen bir tübüler hastalık düşünün.

Practice More

Renal Tübüler Asidoz tiplerinin (Tip 1, 2 ve 4) potasyum düzeyi ve idrar pH'sına göre ayırıcı tanısını içeren bir tablo çalışması yapılması önerilir.
Estimated Time:2m 30s
Question 194Question

1010 yaşında Orak Hücreli Anemi (OHA) tanılı bir çocuk, rutin kontrollerinde halsizlik ve iştahsızlık şikayetleri ile değerlendiriliyor. Fizik muayenesinde patolojik bulgu saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde; Kan pH:7,31pH: 7,31, pCO2:33pCO_2: 33 mmHg, HCO3:16HCO_3: 16 mEq/L, Serum Na:137Na: 137 mEq/L, K:5,8K: 5,8 mEq/L, Cl:111Cl: 111 mEq/L saptanıyor. İdrar tetkikinde idrar pHpH değeri 5,25,2 olarak ölçülüyor. Bu hastadaki klinik tabloyla en uyumlu tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tip 4 renal tübüler asidoz

Answer

Tip 4 renal tübüler asidoz
Hastada saptanan normal anyon açıklı metabolik asidoz (hiperkloremik), hiperkalemi ve idrarı asidifiye etme yeteneğinin korunmuş olması (idrar pH < 5,5), Tip 4 renal tübüler asidoz tanısını doğrular. Orak hücreli anemi, oraklaşan hücrelerin renal medullada yarattığı mikrovasküler tıkanıklık ve interstisiyel hasar yoluyla distal tübülde aldosteron direncine yol açarak bu tabloya neden olabilir.

Step-by-Step Solution

1
Asit-baz durumunu değerlendir
Düşük pHpH (7,317,31) ve düşük HCO3HCO_3 (1616 mEq/L) değerleri metabolik asidozu gösterir.
Primer bozukluk bikarbonat düşüklüğüdür.
2
Serum anyon açığını (AA) hesapla
AA=Na(Cl+HCO3)=137(111+16)=10AA = Na - (Cl + HCO_3) = 137 - (111 + 16) = 10 mEq/L.
Anyon açığı normal sınırlardadır (Normal: 101210-12), bu durum hiperkloremik metabolik asidozu işaret eder.
3
Potasyum ve idrar pH değerlerini yorumla
Serum potasyumu yüksek (5,85,8 mEq/L) ve idrar pH'sı asidiktir (5,25,2).
Hiperkalemik normal anyon açıklı metabolik asidoz ile asidik idrarın birlikteliği Tip 4 RTA için karakteristiktir.
4
Etiyolojik ilişkiyi kur
Orak Hücreli Anemi, distal tübülde interstisiyel hasar yaparak aldosteron direncine neden olabilir.
Tip 4 RTA; aldosteron eksikliği veya direnci sonucu gelişir.

Key Concept

Tip 4 Renal Tübüler Asidoz (Hiperkalemik RTA)
Question 195Question

22 yaşındaki bir kız çocuk, bilateral Evre III vezikoüreteral reflü (VURVUR) tanısıyla 66 aydır trimetoprim-sülfametoksazol (TMPSMXTMP-SMX) profilaksisi altında izlenmektedir. Son bir yıl içerisinde, kateterizasyon ile alınan idrar kültürlerinde 10510^5 cfu/mLcfu/mL *E. coli* üremesiyle kanıtlanmış iki kez ateşli idrar yolu enfeksiyonu (I˙YEİYE) geçiren hastanın çekilen kontrol DMSADMSA sintigrafisinde bilateral yeni renal parankimal skarlar saptanıyor. Anamnezinde konstipasyon veya işeme bozukluğu tariflenmiyor. Bu hasta için en uygun yönetim seçeneği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Cerrahi veya endoskopik antireflü tedavi planlanması

Answer

Cerrahi veya endoskopik antireflü tedavi planlanması
Cerrahi veya endoskopik antireflü tedavi planlanması seçeneği doğrudur çünkü Amerikan Üroloji Derneği (AUA) ve pediatrik nefroloji kılavuzlarına göre; antibiyotik profilaksisi alırken ateşli idrar yolu enfeksiyonu geçirilmesi (breakthrough) veya yeni böbrek skarlarının oluşması, tıbbi tedavinin başarısızlığı olarak kabul edilir ve cerrahi düzeltme endikasyonu oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik durumunu değerlendir
Bilateral Evre III VUR tanısı olan çocukta profilaksi altında tekrarlayan ateşli İYE (breakthrough infection) mevcut.
Mevcut tıbbi tedavinin etkinliğini belirlemek için.
2
Böbrek parankim hasarını değerlendir
DMSA sintigrafisinde yeni parankimal skarlar saptandı.
VUR yönetiminde yeni skar gelişimi, agresif tedaviye geçiş için en güçlü kriterdir.
3
Eşlik eden risk faktörlerini kontrol et
Hastada konstipasyon veya işeme bozukluğu (BBD) yok.
BBD varlığı cerrahi başarıyı düşürebilir ve öncelikle tedavi edilmelidir; ancak bu hastada yoktur.
4
AUA/AAP kılavuzlarına göre karar ver
Profilaksiye rağmen yeni skar gelişen hastalarda cerrahi veya endoskopik müdahale önerilir.
Böbrek fonksiyonlarını korumak ve kalıcı hasarı önlemek hedeflenir.

Key Concept

Vezikoüreteral Reflü (VUR) Yönetiminde Cerrahi Endikasyonlar
Estimated Time:2m 0s
Question 196Question

1 günlük erkek bebek, antenatal takiplerinde 24.24. haftadan itibaren saptanan bilateral hidronefroz ve oligohidramniyos öyküsü ile doğuyor. Doğum sonrası yapılan fizik muayenesinde batının ileri derecede distandü olduğu ve batın asidi bulunduğu gözleniyor. Renal ultrasonografide bilateral grade 44 hidroüreteronefroz, mesane duvarında belirgin kalınlaşma ve psödodivertiküller ile birlikte sol perirenal alanda geniş bir ürinom koleksiyonu saptanıyor. Üretral kateterizasyon sonrası idrar çıkışı olan hastanın ilk serum kreatinin değeri 1.91.9 mg/dL olarak ölçülüyor. Bu hastada saptanan ürinomun bir 'pop-off' mekanizması olarak değerlendirilmesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Yüksek basınçlı üriner sistemde basıncı tahliye ederek böbrek parankiminin hidrolik hasardan korunmasına ve renal fonksiyonların daha iyi kalmasına yardımcı olabilir.

Answer

Pop-off mekanizmaları, özellikle posterior üretral valv (PUV) gibi obstrüktif durumlarda, yüksek basıncı sızdırarak veya depolayarak böbrek parankimini koruma potansiyeline sahiptir.
Ürinom, asit veya büyük mesane divertikülleri gibi yapılar, obstrüksiyon nedeniyle idrar yolunda oluşan aşırı yüksek basıncı dışarı sızdırarak veya absorbe ederek böbreklerin (nefronların) maruz kaldığı basıncı düşürür. Bu durum 'pop-off' mekanizması olarak adlandırılır ve parankimal hasarın, dolayısıyla böbrek yetmezliği riskinin azalmasına yardımcı olabilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz etme
Antenatal hidronefroz ve postnatal asit/ürinom varlığı, Posterior Üretral Valv (PUV) tanısını düşündürür.
Erkek bebekte bilateral hidronefroz ve mesane duvarı kalınlaşması PUV için tipiktir.
2
Pop-off mekanizması kavramını tanımlama
Sistemdeki basıncın 'tahliye valfi' gibi çalışan yapılarla (ürinom, asit, divertikül) düşürülmesi.
Gelişmekte olan böbrek dokusu yüksek basınçlı idrara maruz kalmaktan bu şekilde korunabilir.
3
Laboratuvar verilerini yorumlama
İlk gün saptanan 1.91.9 mg/dL kreatinin değeri anneden geçmiştir.
Yenidoğanın ilk 2424 saatlik kreatinini maternal fonksiyonu yansıtır, bebeğin uzun dönem prognozu hakkında bilgi vermez.
4
Sonuca ulaşma
Ürinom oluşumu, basıncı tahliye ederek böbrekleri koruyabileceği için olumlu bir prognostik faktör olabilir.
Basınç düşüşü, böbrek parankim hasarını (displazi) minimize eder.

Key Concept

Posterior Üretral Valv'de Pop-off Mekanizmaları

Practice More

VURD sendromu ve diğer CAKUT anomalilerinin renal sintigrafi (DMSA) ile takibini inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 197Question

66 yaşında bir erkek çocuk, boğaz ağrısı ve ateş şikayeti başladıktan yaklaşık 2424 saat sonra idrarının çay renginde olması nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 115/75115/75 mmHgmmHg (95.95. persantilin hemen üzerinde) saptanıyor; ödem veya döküntü izlenmiyor. Hastanın laboratuvar bulguları aşağıda verilmiştir:

TetkikSonuç
İdrar Dansite / pH10221022 / 6.06.0
İdrar DipstickProtein 1+1+, Kan 3+3+
İdrar MikroskobisiBol eritrosit, %85\%85 dismorfik eritrosit, eritrosit silindirleri
Spot İdrar Protein/Kreatinin0.70.7 (N: <0.2<0.2)
Serum Kreatinin0.50.5 mg/dLmg/dL
Serum C3C3 ve C4C4Normal

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları ışığında, hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: IgA Nefropatisi

Answer

IgA Nefropatisi
Doğru seçenek olan IgA nefropatisi, çocuklarda en sık görülen primer glomerulonefrit tipidir. Tipik sunumu, bir üst solunum yolu enfeksiyonu sırasında veya hemen sonrasında (121-2 gün içinde) ortaya çıkan tekrarlayıcı makroskopik hematüri ataklarıdır (senfarenjitik hematüri). Laboratuvarda dismorfik eritrositler ve eritrosit silindirleri gibi glomerüler bulgular saptanırken, serum kompleman (C3,C4C3, C4) düzeylerinin normal olması tanısal açıdan çok değerlidir.

Step-by-Step Solution

1
Hematürinin kaynağını belirle.
Dismorfik eritrositler (%85\%85) ve eritrosit silindirlerinin varlığı, hematürinin glomerüler kaynaklı olduğunu kanıtlar.
Eritrosit silindirleri glomerüler hasarın patognomonik bulgusudur.
2
Enfeksiyon ile hematüri arasındaki zaman ilişkisini (latent dönem) değerlendir.
Üst solunum yolu enfeksiyonu başladıktan sadece 2424 saat sonra hematüri gelişmesi, 'senfarenjitik' bir tabloyu işaret eder.
Post-enfeksiyöz glomerulonefritlerde (örn. APSGN) latent dönem genellikle 11 haftadan uzundur.
3
Serum kompleman düzeylerini analiz et.
Serum C3C3 ve C4C4 düzeylerinin normal olması, kompleman tüketimi yapan hastalıkları (APSGN, MPGN, SLE) dışlar.
IgA nefropatisi, kompleman düzeylerinin normal olduğu en sık primer glomerulonefrittir.

Key Concept

Senfarenjitik (enfeksiyonla eş zamanlı) makroskopik hematüri ve normal kompleman düzeyi ile seyreden glomerüler hematürilerde ilk akla gelmesi gereken tanı IgA Nefropatisi'dir.
Question 198Question

12 yaşındaki kız çocuk, son bir aydır artan halsizlik, idrar renginde koyulaşma ve bacaklarda şişlik şikayetleriyle nefroloji polikliniğine başvuruyor. Özgeçmişinde 3 hafta önce geçirilmiş bir üst solunum yolu enfeksiyonu öyküsü bulunmuyor. Fizik muayenede kan basıncı 135/90135/90 mmHg ölçülüyor ve alt ekstremitelerde gode bırakan (++) ödem saptanıyor.

Hastanın laboratuvar sonuçları şu şekildedir:

TetkikSonuçReferans Aralığı
Serum Kreatinin1.31.3 mg/dL0.50.90.5-0.9 mg/dL
Serum Albumin2.92.9 g/dL3.55.53.5-5.5 g/dL
Tam İdrar AnaliziProtein (++++++), Bol dismorfik eritrosit-
C3 Düzeyi3232 mg/dL8016080-160 mg/dL
C4 Düzeyi88 mg/dL164016-40 mg/dL
ANANegatifNegatif
ASO150150 IU/mL<200<200 IU/mL

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Membranoproliferatif Glomerulonefrit (MPGN)

Answer

Membranoproliferatif Glomerulonefrit (MPGN)
Bu hastada hem nefritik (hematüri, hipertansiyon, kreatinin yüksekliği) hem de nefrotik (ödem, hipoalbüminemi, ağır proteinüri) bulguların bir arada olması ve özellikle hem C3 hem de C4 düzeylerinin düşük olması Membranoproliferatif Glomerulonefrit (MPGN) tanısını güçlü şekilde destekler. MPGN Tip 1, immün kompleks birikimi ile klasik kompleman yolunu aktive eder, bu da C3 ve C4'ün birlikte düşmesine neden olur. APSGN'de ise genellikle sadece alternatif yol aktive olur ve C4 normal kalır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Hasta hem nefritik (hipertansiyon, hematüri, böbrek yetmezliği) hem de nefrotik (ödem, hipoalbüminemi, ağır proteinüri) bulgular sergilemektedir.
Tanısal yaklaşım için sendromun belirlenmesi gerekir.
2
Kompleman profilini değerlendir
C3 düşük (3232 mg/dL) VE C4 düşük (88 mg/dL).
Glomerulonefrit ayırıcı tanısında C3 ve C4 düzeyleri kritik öneme sahiptir.
3
Seçenekleri eleyerek tanıya git
C3 ve C4'ün birlikte düşük olduğu durumlar Klasik Yol aktivasyonunu gösterir. Bu profil en sık SLE (Lupus Nefriti) ve Membranoproliferatif Glomerulonefrit (MPGN Tip 1) ile uyumludur.
APSGN'de C4 normaldir; IgA ve Pauci-immün GN'de her ikisi de normaldir.
4
Ek laboratuvar verilerini kullan
ANA negatif olduğu için Lupus Nefriti dışlanır veya daha düşük olasılıktır. Geriye en güçlü seçenek MPGN kalır.
MPGN, hem düşük C3/C4 hem de nefritik/nefrotik miks tablo ile karakterizedir.

Key Concept

Glomerulonefritlerde Kompleman Profili Ayırıcı Tanısı
Question 199Question

66 aylık bir erkek bebek, yüksek ateş ve huzursuzluk şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayene ve laboratuvar incelemeleri sonucunda hastaya ilk ateşli idrar yolu enfeksiyonu (I˙YEİYE) tanısı konuluyor. Enfeksiyon kontrol altına alındıktan sonra, altta yatan olası yapısal anomalileri değerlendirmek amacıyla yapılması gereken ilk görüntüleme tetkiki aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Üriner sistem ultrasonografisi (USGUSG)

Answer

İlk ateşli idrar yolu enfeksiyonu geçiren bir çocukta ilk yapılması gereken görüntüleme tetkiki Üriner sistem ultrasonografisidir (USGUSG).
Üriner sistem ultrasonografisi (USGUSG), radyasyon içermemesi, non-invaziv olması ve hidronefroz, böbrek agenezisi veya üreterosel gibi önemli anatomik bozuklukları hızlıca gösterebilmesi nedeniyle ilk ateşli I˙YEİYE sonrası tercih edilen ilk tetkiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik durumun belirlenmesi
Hasta 66 aylık ve ilk ateşli I˙YEİYE atağını geçiriyor.
Tanı ve hasta yaşı, izlenecek radyolojik algoritmayı belirler.
2
Tarama önceliğinin belirlenmesi
Üriner sistemde obstrüksiyon veya büyük anatomik bozuklukları dışlamak gerekir.
Radyasyon içermeyen ve non-invaziv yöntemler her zaman önceliklidir.
3
Uygun tetkikin seçilmesi
Üriner sistem ultrasonografisi (USGUSG) seçilir.
Güncel kılavuzlar (AAP vb.) ilk ateşli İYE sonrası yapısal anomalileri taramak için ilk adımda USG'yi önermektedir.

Key Concept

Süt çocuklarında ilk ateşli İYE sonrası yapısal anomali taramasında ilk basamak görüntüleme yöntemi ultrasonografidir.

Practice More

Vezikoüreteral reflü (VURVUR) evrelemesini ve evrelerine göre medikal/cerrahi tedavi endikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 200Question

3,53,5 yaşında bir kız çocuk, son bir yıl içinde üç kez ateşli idrar yolu enfeksiyonu (I˙YEİYE) geçirme öyküsüyle getirilmiştir. Tetkiklerinde bilateral Evre IIIIII vezikoüreteral reflü (VURVUR) saptanan hastaya trimetoprim-sülfametoksazol profilaksisi başlanmıştır. Annesinden alınan ayrıntılı anamnezde; hastanın haftada en fazla iki kez, oldukça sert ve ağrılı dışkıladığı, gün içinde oyun oynarken idrarını sık sık ertelediği ve bacaklarını çaprazlayarak beklediği öğrenilmiştir. Antibiyotik profilaksisi altında olmasına rağmen son bir ayda dördüncü ateşli I˙YEİYE atağını geçiren bu hastada, uzun dönemli yönetimde başarıyı artırmak için atılması gereken en uygun adım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mesane ve bağırsak disfonksiyonuna (BBDBBD) yönelik tedavi başlanması

Answer

Mesane ve bağırsak disfonksiyonuna yönelik tedavi başlanması, VUR yönetiminde başarıyı artıran öncelikli adımdır.
Doğru seçenek olan mesane ve bağırsak disfonksiyonuna yönelik tedavi, güncel pediatrik nefroloji kılavuzlarında (AAP ve ESPU) vurgulanan en kritik adımdır. Hastada tarif edilen sert dışkılama kabızlığı, idrar erteleme manevraları ise disfonksiyonel işemeyi göstermektedir. Bu tablo BBDBBD (BladderBladder andand BowelBowel DysfunctionDysfunction) olarak tanımlanır ve mesane içi basıncı artırarak hem VURVUR'un şiddetlenmesine hem de bakteriyel kolonizasyonun kolaylaşmasına neden olur. BBDBBD tedavi edilmeden yapılacak cerrahi işlemlerin başarı şansı düşüktür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
VURVUR tanılı hastada eşlik eden kabızlık (haftada 2 kez dışkılama) ve disfonksiyonel işeme bulguları (idrar erteleme, bacak çaprazlama) saptanmıştır.
BBDBBD (BladderBladder andand BowelBowel DysfunctionDysfunction) varlığı, pediatrik popülasyonda VURVUR seyrini en çok etkileyen faktördür.
2
Profilaksi altındaki başarısızlığı değerlendir.
Antibiyotik profilaksisine rağmen gelişen (breakthrough) enfeksiyonun temel nedeni, fonksiyonel boşalma bozukluklarına bağlı rezidüel idrar ve yüksek mesane içi basıncıdır.
Fonksiyonel bozukluklar düzeltilmeden sadece antibiyotik kullanmak enfeksiyon riskini ortadan kaldırmaz.
3
Güncel kılavuzlara göre yönetim planı oluştur.
Cerrahi girişim (reimplantasyon veya STINGSTING) düşünülmeden önce BBDBBD tedavisi (laksatifler, zamanlı işeme, diyet) uygulanmalıdır.
BBDBBD tedavisi reflünün spontan iyileşme şansını artırır ve cerrahi yapılacaksa başarısını garantiler.

Key Concept

Vezikoüreteral reflü yönetiminde Mesane-Bağırsak Disfonksiyonunun (BBDBBD) merkezi rolü.
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 10 / 18Next
Nefroloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 10 | Examkin