Neonatoloji

406 questions

Question 201Question

3838 haftalık, 32003200 gram ağırlığında bir erkek bebek, annenin ilerlemeyen travayı nedeniyle sezaryen ile doğurtuluyor. Doğumdan sonraki 22. saatte solunum sayısının 8585/dakika olduğu, hafif interkostal çekilmelerinin bulunduğu ve siyanozunun olmadığı saptanıyor. Akciğer grafisinde perihiler dolgunluk, interlober fissürde sıvı görünümü ve havalanma artışı gözleniyor. Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yenidoğanın geçici takipnesi (TTN)

Answer

Yenidoğanın geçici takipnesi (TTN)
Yenidoğanın geçici takipnesi (TTN), akciğer sıvısının emilimindeki gecikmeye bağlı olarak gelişir. Term bebek olması, sezaryen doğum öyküsü ve radyolojideki perihiler dolgunluk ile interlober fissürde sıvı görülmesi bu tanı için tipiktir.

Step-by-Step Solution

1
Risk faktörlerinin ve gestasyonel yaşın değerlendirilmesi
Bebek 3838 haftalık (term) ve sezaryen ile doğmuş.
Yenidoğanın geçici takipnesi genellikle term veya geç prematüre bebeklerde, ağrısız sezaryen doğum sonrası görülür.
2
Klinik bulguların analizi
Doğumdan kısa süre sonra başlayan takipne ve hafif solunum sıkıntısı var, ancak ağır siyanoz yok.
TTN'de takipne temel bulgudur ve genellikle ilk 262-6 saatte başlar.
3
Radyolojik bulguların yorumlanması
Perihiler dolgunluk, fissürde sıvı ve havalanma artışı saptandı.
Akciğerlerdeki fasyal aralıklarda sıvı birikimi ve lenfatik drenajın gecikmesi TTN için karakteristiktir.

Key Concept

Yenidoğanın geçici takipnesinde (TTN) klinik ve radyolojik ayrım
Estimated Time:1m 30s
Question 202Question

4040 haftalık, ağır asfiksi öyküsü ile doğan bir yenidoğanda postnatal 2424. saatte derin stupor, genel flasidite (gevşeklik), emme ve Moro reflekslerinin alınamaması ve EEG'de süpresyon-patlama (burst-suppression) paterni saptanmıştır. Bu klinik tablo Sarnat ve Sarnat evrelemesine göre aşağıdakilerden hangisi ile uyumludur?

Show answer & explanation

Answer: Sarnat Evre 33

Answer

Sarnat Evre 33 (Ağır HİE)
Hipoksik İskemik Ensefalopati'de Sarnat Evre 33, tablonun en ağır formudur. Bu evrede bebek stupor veya koma halindedir, kasları tamamen gevşektir (flasid), emme ve Moro gibi yenidoğan refleksleri alınamaz. EEG'de ise karakteristik olarak voltaj düşüklüğü veya süpresyon-patlama (burst-suppression) paterni izlenir.

Step-by-Step Solution

1
Bebeğin bilinç durumunu ve kas tonusunu analiz et.
Derin stupor ve flasidite (gevşek tonus) saptandı.
Bilinç kaybı ve flasidite, santral sinir sisteminde ağır hasarı veya baskılanmayı gösterir.
2
İlkel refleksleri ve EEG bulgularını değerlendir.
Emme/Moro refleksleri yok ve EEG'de süpresyon-patlama paterni mevcut.
Refleks kaybı beyin sapı etkilenmesini, EEG'deki süpresyon ise ağır kortikal disfonksiyonu işaret eder.
3
Bulguları Sarnat evreleme kriterleri ile karşılaştır.
Tablo en ağır evre olan Evre 33 ile uyumludur.
Koma/stupor, flasidite ve EEG anormallikleri Evre 33 (Ağır) HİE'nin temel taşlarıdır.

Key Concept

Sarnat ve Sarnat HİE Evrelemesi
Question 203Question

Miadında doğan, postnatal 33. gününde olan bir bebeğin annesi, sütünün renginin sarımtırak ve miktarının az olduğunu belirterek bebeğinin doymadığından endişe etmektedir. Yapılan muayenede bebeğin doğum ağırlığına göre tartı kaybının %5\%5 olduğu ve fizik muayenesinin tamamen doğal olduğu saptanıyor. Anneye bu dönemde salgılanan sütün (kolostrum) içeriği ve bebeğin gelişimi hakkında bilgi veriliyor. Buna göre, kolostrumun içeriği matür süt (1515. günden sonraki süt) ile karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sodyum, potasyum ve klor gibi minerallerin konsantrasyonu matür süte göre daha yüksektir.

Answer

Kolostrumun sodyum, potasyum ve klor gibi minerallerin konsantrasyonu matür süte göre daha yüksektir.
Doğru ifade, minerallerin (sodyum, potasyum, klor) konsantrasyonunun kolostrumda matür süte göre daha yüksek olduğudur. Kolostrum, postnatal ilk 55 gün salgılanan, proteinden zengin, yağ ve laktozdan fakir, sodyum, potasyum, klor gibi mineraller ile yağda eriyen vitaminleri yüksek oranda içeren özel bir süttür.

Step-by-Step Solution

1
Bebeğin durumunu ve süt tipini belirle.
Bebek postnatal 33. gündedir ve salgılanan süt kolostrumdur. %5\%5 tartı kaybı fizyolojiktir.
Yenidoğanlarda ilk günlerde salgılanan süt kolostrum olarak adlandırılır ve içeriği matür sütten farklıdır.
2
Kolostrumun protein ve mineral içeriğini karşılaştır.
Kolostrum protein (özellikle IgA) ve mineraller (Na, K, Cl) açısından matür sütten daha zengindir.
Yenidoğanın immün sistemini desteklemek ve erken dönem elektrolit dengesini sağlamak için bu içerik yoğunlaşmıştır.
3
Kolostrumun karbonhidrat ve yağ içeriğini karşılaştır.
Kolostrum laktoz, yağ ve toplam enerji açısından matür sütten daha fakirdir.
Enerji yoğunluğu sütün matürasyonu ile birlikte bebeğin artan kalori ihtiyacını karşılamak üzere artar.
4
Vitamin içeriğini kontrol et.
Kolostrum yağda eriyen vitaminler (A, E, K) açısından zenginken, matür süt suda eriyen vitaminler açısından daha zengindir.
Vitaminlerin emilim ve depolanma özellikleri süt evrelerine göre farklılık gösterir.

Key Concept

Kolostrum ve matür süt arasındaki bileşim farkları

Practice More

Anne sütünün evreleri (kolostrum, geçiş sütü, matür süt) arasındaki protein ve mineral değişim grafiklerini inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 204Question

4242 haftalık gebelikten 24002400 gram olarak doğan bir erkek bebeğin ilk fizik muayenesinde; cildinin kuru, çatlamış ve parşömen kağıdı görünümünde olduğu, verniks kazeozanın ise hemen hemen hiç olmadığı saptanıyor. Saçlı deride her iki parietal bölge üzerinde yer alan, sütür hatlarını geçen, palpasyonla gode bırakan yumuşak bir şişlik izleniyor. Bebeğin nörolojik muayenesinde Moro ve yakalama refleksleri tam ve simetrik olarak alınıyor.

Bu yenidoğan için yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi en doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bebek 'postterm, SGA' olarak sınıflandırılmalıdır; saçlı derideki bulgu kaput suksedaneumdur.

Answer

Bebek 'postterm, SGA' olarak sınıflandırılmalıdır ve saçlı derideki bulgu kaput suksedaneumdur.
Doğru seçenek olan ifadede belirtildiği üzere, 4242 haftalık bir gebelik postterm olarak tanımlanır. Bu haftadaki bir bebeğin 24002400 gram doğması, onun gestasyonel yaşına göre küçük (SGA) olduğunu gösterir. Fizik muayenede saptanan; cildin parşömen kağıdı gibi kuru ve verniksin az olması Clifford Sendromu (postmatürite) bulgularıdır. Saçlı derideki şişliğin sütürleri geçmesi ise ödemin cilt altında olduğunu ve kaput suksedaneum olduğunu doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Gestasyonel yaşın değerlendirilmesi
42 hafta = Postterm
4242 hafta ve üzeri gebelikler postterm (geç doğmuş) olarak tanımlanır.
2
Doğum ağırlığının persentil eğrilerine göre sınıflandırılması
SGA (Small for Gestational Age)
4242 haftalık bir bebek için 24002400 gram, 10.10. persentilin (yaklaşık 29002900-30003000 g) oldukça altındadır.
3
Saçlı derideki kitle karakteristiğinin analizi
Kaput suksedaneum
Sütür hatlarını geçmesi ve gode bırakması (yumuşak ödemli yapısı), şişliğin cilt altı dokuda (periost üstünde) olduğunu ve kaput suksedaneum olduğunu kanıtlar.
4
Nörolojik reflekslerin yaşla uyumunun kontrolü
Normal bulgu
Moro ve yakalama refleksleri yenidoğan döneminde (postterm olsa dahi) canlı olarak alınmalıdır.

Key Concept

Yenidoğan Sınıflandırması ve Kafa Travmaları Ayrımı

Practice More

Sefal hematom ve kaput suksedaneum arasındaki farkları (kemik sınırı, zamanlama, cilt bulgusu) içeren bir tabloyu incelemek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:2m 0s
Question 205Question

3939 haftalık gestasyon yaşında, 34503450 gram ağırlığında, sorunsuz bir gebelik ve doğum sonrası sadece anne sütü ile beslenen erkek bebek, postnatal 55. gününde ağızdan kan gelmesi ve göbek kordonunda sızıntı şeklinde kanama şikayetiyle getiriliyor. Doğum sonrası herhangi bir profilaktik uygulama yapılmadığı öğrenilen bebeğin fizik muayenesinde göbek çevresinde ekimozlar saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde PT ve aPTT süreleri uzamış, trombosit sayısı ise normal bulunuyor. Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Klasik vitamin K eksikliğine bağlı kanama

Answer

Klasik vitamin K eksikliğine bağlı kanama
Klinik bulguların postnatal 5. günde ortaya çıkması, doğum sonrası profilaktik Vitamin K uygulamasının yapılmamış olması ve laboratuvarda PT ile aPTT uzunluğu saptanırken trombosit sayısının normal olması, tabloyu 'Klasik Vitamin K Eksikliğine Bağlı Kanama' olarak tanımlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik zamanlamayı değerlendir
Kanamanın postnatal 5. günde olması (2-7. gün aralığı) klasik tip Vitamin K eksikliğine işaret eder.
Vitamin K eksikliğine bağlı kanamalar başlangıç zamanına göre sınıflandırılır.
2
Öyküdeki risk faktörlerini analiz et
Doğumda profilaksi yapılmamış olması ve sadece anne sütü ile beslenme.
Yenidoğanlarda Vitamin K depoları kısıtlıdır ve profilaksi yapılmazsa eksiklik riski yüksektir.
3
Laboratuvar bulgularını yorumla
PT ve aPTT uzamış, trombosit normal.
Vitamin K eksikliği hem ekstrinsik (PT) hem intrinsik (aPTT) yolu etkileyen faktörlerin (II, VII, IX, X) sentezini bozar.

Key Concept

Yenidoğan dönemindeki kanamalarda başlangıç zamanı (postnatal gün) ve koagülasyon profili ayırıcı tanı için kritiktir.
Estimated Time:45s
Question 206Question

Miadında, 3800 g3800\text{ g} ağırlığında doğan bir erkek bebekte, yaşamının 12.12. saatinde beslenme sonrası 30. dakikada30.\text{ dakikada} terleme, iritabilite ve emme güçlüğü gelişiyor. Kan şekeri 32 mg/dL32\text{ mg/dL} saptanan hastaya %10\%10 dekstroz (2 mL/kg2\text{ mL/kg}) bolus sonrası 8 mg/kg/dk8\text{ mg/kg/dk} glukoz infüzyonu (GIRGIR) başlanıyor. Takiplerinde kan şekeri regüle olmayan ve GIRGIR ihtiyacı 15 mg/kg/dk15\text{ mg/kg/dk}'ya kadar artırılan bebekte, hipoglisemi anında alınan "kritik örnek" incelemesinde; insülin 14 mIU/L14\text{ mIU/L}, β\beta-hidroksibütirat 0.1 mmol/L0.1\text{ mmol/L} ve serbest yağ asitleri düşük bulunuyor. Bu bebekte tanıyı kesinleştirmek amacıyla yapılan intravenöz glukagon (0.5 mg0.5\text{ mg}) testine verilen aşağıdaki yanıtlardan hangisi "hiperinsülinemik hipoglisemi" tanısını en güçlü şekilde destekler?

Show answer & explanation

Answer: Plazma glukoz düzeyinde 30 mg/dL30\text{ mg/dL}'den fazla artış saptanması

Answer

İntravenöz glukagon sonrası plazma glukoz düzeyinde 30 mg/dL30\text{ mg/dL}'den fazla artış saptanması hiperinsülinemik hipoglisemi tanısını destekler.
Hiperinsülinemik hipoglisemi, yenidoğan döneminde dirençli hipogliseminin en sık nedenlerinden biridir. Bu tabloda insülin, glukozun periferal dokular tarafından alımını artırırken aynı zamanda karaciğerdeki glikojenoliz ve glukoneogenezi baskılar. Ancak insülinin anabolik etkisiyle glikojen depoları oldukça zengindir. Hipoglisemi anında uygulanan glukagon testi, vücuttaki glikojen depolarının durumunu yansıtır. Hiperinsülinemide depolar dolu olduğu için glukagon sonrası kan şekerinde 30 mg/dL30\text{ mg/dL}'den fazla (genellikle 4060 mg/dL40-60\text{ mg/dL} civarı) belirgin bir artış gözlenmesi tanısal açıdan altın standart kabul edilen fizyolojik bir kanıttır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun ve glukoz infüzyon hızı (GIRGIR) ihtiyacının değerlendirilmesi.
Hastada GIR>12 mg/kg/dkGIR > 12\text{ mg/kg/dk} olması, hiperinsülinemiyi düşündüren en önemli klinik ipucudur.
Normal bir yenidoğanda endojen glukoz üretimi 46 mg/kg/dk4-6\text{ mg/kg/dk} olup, bunun üzerindeki yüksek ihtiyaçlar genellikle hiperinsülinemiye işaret eder.
2
Kritik örnek laboratuvar verilerinin analizi.
Hipoglisemi anında insülinin ölçülebilir düzeyde (>2 mIU/L> 2\text{ mIU/L}) olması ve eş zamanlı olarak keton gövdeleri ile serbest yağ asitlerinin baskılanmış olması hiperinsülinemik hipoglisemi tanısını koydurur.
İnsülin hem ketogenezi hem de lipolizi güçlü bir şekilde inhibe eder; bu nedenle tablo 'hipoketotik' ve 'hipofattyasidemik' karakterdedir.
3
Glukagon provokasyon testinin fizyolojik yanıtının belirlenmesi.
Dışarıdan verilen glukagon sonrası kan şekerinde >30 mg/dL> 30\text{ mg/dL} artış olması.
Yüksek insülin düzeyleri glikojen depolarını korur ve artırır. Glukagon verildiğinde bu depolar hızla mobilize edilir ve kan şekerinde dramatik bir yükselme görülür.

Key Concept

Hiperinsülinemik hipoglisemide tanısal kriterler ve glukagon testi yanıtı.

Practice More

Hiperinsülinemik hipoglisemi tedavisinde kullanılan diazoksit ve oktreotidin etki mekanizmalarını inceleyiniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 207Question

Yenidoğan fizik muayenesinde saptanan kafa derisi şişliklerinden sefal hematomu (cephalhematomacephalhematoma), kaput suksedaneumdan (caputcaput succedaneumsuccedaneum) ayıran en temel klinik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Şişliğin sütür çizgilerini geçmemesi

Answer

Sefal hematomun sütür çizgileri ile sınırlı olması, onu kaput suksedaneumdan ayıran en karakteristik klinik bulgudur.
Sefal hematom, periost (kemik zarı) altındaki bir kanamadır. Periost, kafatası kemiklerinin sütür hatlarına sıkıca tutunduğu için kan birikimi bu sınırları aşamaz ve tek bir kemik üzerinde sınırlı kalır. Kaput suksedaneum ise kafa derisinin yumuşak dokusundaki ödemdir ve sütür çizgilerini geçer.

Step-by-Step Solution

1
Kitlelerin anatomik yerleşimini belirle.
Kaput suksedaneum cilt altı yumuşak doku ödemidir; sefal hematom ise periost altındaki kanamadır.
Anatomik tabaka, kitlenin sınırlarını belirleyen temel faktördür.
2
Sütür çizgileriyle olan ilişkiyi değerlendir.
Periost sütürlere sıkıca yapışık olduğu için sefal hematom komşu kemik üzerine yayılmaz; kaput suksedaneum ise sütürleri serbestçe geçer.
Sütürleri geçmeme özelliği sefal hematom için patognomoniktir.

Key Concept

Sefal hematom ve kaput suksedaneumun anatomik ayrımı

Practice More

Sefal hematomlu bebeklerde ilerleyen günlerde gelişebilecek hiperbilirubinemi riskini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 208Question

3838 haftalık gestasyon yaşında, 29002900 gram ağırlığında doğan erkek bebek, postnatal 44. haftasında giderek artan solukluk şikayetiyle getiriliyor. Sadece anne sütü ile beslendiği ve doğumda rutin profilaktik uygulamalarının yapıldığı öğrenilen bebeğin fizik muayenesinde belirgin solukluk saptanıyor; ancak ikter, hepatosplenomegali veya lenfadenopati izlenmiyor. Hastanın el muayenesinde her iki başparmağın üç falanjlı (trifalangeal) olduğu dikkati çekiyor. Laboratuvar tetkiklerinde; hemoglobin 6.56.5 g/dLg/dL, MCVMCV 112112 fLfL, retikülosit oranı %0.1\%0.1, beyaz küre 8.200/mm38.200/mm^3 ve trombosit 340.000/mm3340.000/mm^3 olarak bulunuyor. Periferik yaymada makrositoz dışında özellik görülmezken, Coombs testi negatif ve serum bilirubin düzeyleri normal sınırlardadır. Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Diamond-Blackfan anemisi

Answer

Diamond-Blackfan anemisi (Konjenital Saf Eritroid Aplazi)
Vakada sunulan 44 haftalık bebekte saptanan ciddi anemi, makrositoz (MCVMCV 112112 fLfL) ve retikülosit düşüklüğü (%0.1\%0.1), kemik iliğinde eritroid öncüllerin seçici olarak azaldığı saf eritroid aplazi tablolarını düşündürür. Diamond-Blackfan anemisi (DBA), vakaların %90\%90'ında ilk bir yaş içinde (ve sıklıkla yenidoğan döneminde) belirti verir. En tipik fiziksel bulgularından biri olan trifalangeal başparmak veya hipoplastik başparmak anomalisi, bu vakada anahtar tanısal ipucudur. Ayrıca hastada eritrosit adenozin deaminaz (eADA) düzeyinin yüksek olması tanıyı destekleyen önemli bir biyokimyasal belirteçtir.

Step-by-Step Solution

1
Anemi tipini belirle
Hb:6.5Hb: 6.5 g/dLg/dL (ciddi anemi), MCV:112MCV: 112 fLfL (makrositik), Retikülosit: %0.1\%0.1 (üretim azlığı/aplasia)
Aneminin morfolojik ve kinetik sınıflandırması ayırıcı tanıda ilk adımdır.
2
Eşlik eden hücre hatlarını kontrol et
Lökosit ve trombosit sayıları normal
Pansitopeniyi (Fanconi gibi) dışlayıp izole eritroid seriye odaklanmak gerekir.
3
Fiziksel muayene bulgularını entegre et
Trifalangeal başparmak anomalisi
Diamond-Blackfan anemisi vakalarının yaklaşık %50\%50'sinde baş-boyun, kalp veya üriner sistem anomalileri (özellikle başparmak) görülür.
4
Ayırıcı tanıları dışla
TEC (yaş ve MCV uyumsuz), Fanconi (yaş ve pansitopeni yokluğu uyumsuz)
Klinik ve laboratuvar verilerinin sentezi en olası tanıya ulaştırır.

Key Concept

Diamond-Blackfan anemisi, yenidoğan veya süt çocukluğu döneminde makrositer anemi, düşük retikülosit sayısı ve başparmak anomalileri ile karakterize konjenital saf eritroid aplazisidir.
Estimated Time:2m 30s
Question 209Question

Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde hipokalsemi tanısıyla intravenöz kalsiyum tedavisi uygulanan, ancak serum kalsiyum düzeylerinde beklenen düzelme gözlenmeyen bir bebekte, öncelikle hangi elektrolit bozukluğunun eşlik ettiği düşünülmelidir?

Show answer & explanation

Answer: Hipomagnezemi

Answer

Hipomagnezemi, paratiroid hormonunun hem salınımını hem de periferik etkisini bozarak kalsiyum tedavisine dirençli hipokalsemiye neden olur.
Kalsiyum tedavisine yanıt vermeyen (dirençli) yenidoğan hipokalsemilerinde patofizyolojik olarak en olası neden hipomagnezemidir. Magnezyum, paratiroid hormonun (PTH) hem bezden salınımı hem de kemik ve böbrek gibi hedef organlardaki reseptör düzeyindeki etkinliği için kritik bir kofaktördür. Magnezyum eksikliği durumunda vücut PTH'ya yanıtsız kalır ve bu durum ancak magnezyum replasmanı ile düzelebilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Hipokalsemi tedavisine rağmen kalsiyum düzeyleri yükselmiyor (dirençli hipokalsemi).
Tedaviye direnç, kalsiyum homeostazını düzenleyen hormonların veya iyonların etkileşiminde bir sorun olduğunu gösterir.
2
Kalsiyum-Magnezyum etkileşimini hatırla.
Düşük magnezyum düzeyleri, PTH salınımını baskılar ve kemikteki PTH reseptörlerinde direnç oluşturur.
Magnezyum, adenilat siklaz aktivasyonu için kofaktör olarak görev yapar; eksikliğinde cAMP üretimi azalarak PTH etkisi bloke olur.
3
Ayırıcı tanıya git.
Hipomagnezemi düzeltilmeden hipokalsemi düzeltilemez.
Magnezyum replasmanı, PTH eksenini tekrar işlevsel hale getirerek kalsiyum düzeylerinin normale dönmesini sağlar.

Key Concept

Dirençli hipokalsemide hipomagnezemi birlikteliği ve PTH direnci.
Estimated Time:45s
Question 210Question

3535 haftalık olarak doğan ve 2100 gram2100 \text{ gram} (SGA) olan bir erkek bebek, postnatal 3636. saatinde huzursuzluk ve ekstremitelerde ince titremeler (jitteriness) nedeniyle değerlendiriliyor. Yapılan tetkiklerinde plazma glukozu 58 mg/dL58 \text{ mg/dL}, total kalsiyum 6.4 mg/dL6.4 \text{ mg/dL}, iyonize kalsiyum 0.78 mmol/L0.78 \text{ mmol/L} ve magnezyum 1.8 mg/dL1.8 \text{ mg/dL} saptanıyor. Bu bebek için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: %10\%10’luk kalsiyum glukonattan 2 mL/kg2 \text{ mL/kg} dozunda IV yavaş infüzyon uygulanması

Answer

Semptomatik seyreden (jitteriness mevcut) ve iyonize kalsiyum düzeyi düşük (<1 mmol/L< 1 \text{ mmol/L}) olan bu yenidoğanda en uygun yaklaşım %10\%10’luk kalsiyum glukonattan 2 mL/kg2 \text{ mL/kg} dozunda intravenöz yavaş infüzyon uygulanmasıdır.
Semptomatik hipokalsemi varlığında (jitteriness mevcudiyeti), iyonize kalsiyumun 1 mmol/L1 \text{ mmol/L} altında olması acil intravenöz kalsiyum glukonat tedavisini gerektirir. Bu yaklaşım nöromüsküler irritabiliteyi hızla düzeltir ve nöbet riskini azaltır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Bebekte 'jitteriness' (ince titremeler) saptandı.
Jitteriness hem hipoglisemide hem de hipokalsemide görülen ortak bir semptomdur.
2
Laboratuvar sonuçlarının analizi
Glukoz normal (58 mg/dL58 \text{ mg/dL}), ancak iyonize kalsiyum düşük (0.78 mmol/L0.78 \text{ mmol/L}) bulundu.
Semptomların glukozdan ziyade kalsiyum eksikliğine bağlı olduğunu kanıtlamak için ayrım yapılmalıdır.
3
Tedavi protokolünün belirlenmesi
Semptomatik hipokalsemi tanısı ile acil IV tedavi kararı verildi.
Prematürelerde total kalsiyumun 7 mg/dL7 \text{ mg/dL} altında olması erken hipokalsemidir; semptom eşlik ediyorsa acil IV müdahale (kalsiyum glukonat) şarttır.

Key Concept

Yenidoğanda iyonize kalsiyum düzeyi <1 mmol/L< 1 \text{ mmol/L} veya prematürelerde total kalsiyum <7 mg/dL< 7 \text{ mg/dL} (termde <8 mg/dL< 8 \text{ mg/dL}) olması hipokalsemidir. Semptom (nöbet, jitteriness) varsa tedavi her zaman IV yoldan yapılmalıdır.
Estimated Time:2m 0s
Question 211Question

3232 haftalık olarak 11001100 gram ağırlığında doğan bir erkek yenidoğanın yapılan ilk fizik muayenesinde; cildinin parlak, kırmızı ve translüsan (yarı saydam) olduğu, vücudunda yaygın lanugo tüylerinin bulunduğu saptanıyor. Yaşamın 1.1. dakikasında yapılan değerlendirmede; kalp hızının 115115/dakika, solunumun yavaş ve düzensiz olduğu, ekstremitelerinde hafif fleksiyon gözlendiği, burun kateterine sadece yüz buruşturma ile yanıt verdiği ve vücudunun tamamının siyanotik (mor-mavi) görünümde olduğu izleniyor. Kafa muayenesinde ise sağ parietal bölgede, kemik sütürlerini aşmayan ve fluktuasyon veren bir şişlik saptanıyor.

Bu yenidoğanın muayene bulguları ve sınıflandırılması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bebek "preterm, SGA" (gestasyonel yaşa göre küçük) olarak sınıflandırılır ve saptanan kranial kitle periost altı kanama ile uyumludur.

Answer

Bebek gestasyonel yaşına göre preterm ve SGA olup, muayenedeki kitle periost altı kanama (sefal hematom) ile uyumludur.
Bebeğin 3232 haftalık doğması onu 'preterm' yapar. 32.32. gebelik haftasında beklenen doğum ağırlığı alt sınırı yaklaşık 14501450 gramdır; bu nedenle 11001100 gramlık bebek 'SGA' (Small for Gestational Age) olarak kabul edilir. Muayenede tarif edilen, kemik sınırlarını (sütürleri) aşmayan kitle ise tipik bir sefal hematomdur ve periost ile kemik arasındaki kanamayı ifade eder.

Step-by-Step Solution

1
Gestasyonel yaş ve ağırlığı sınıflandırın.
32 hafta < 37 hafta olduğu için 'Preterm'; 1100 g, 32. hafta için %10 persentilin altında olduğundan 'SGA'.
Yenidoğanın maturite ve büyüme durumunu belirlemek için.
2
1. dakika APGAR skorunu hesaplayın.
Kalp hızı (>100): 2, Solunum (yavaş/düzensiz): 1, Tonus (hafif fleksiyon): 1, Refleks (yüz buruşturma): 1, Renk (tam siyanotik): 0. Toplam = 5.
Doğum sonrası adaptasyonu ve asfiksi riskini değerlendirmek için.
3
Kranial kitleyi ve cilt bulgularını tanımlayın.
Sütürleri geçmeyen, fluktuasyon veren kitle 'Sefal Hematom'dur (periost altı). İnce, translüsan cilt prematürite bulgusudur.
Doğum travmalarını ve fiziksel maturiteyi ayırt etmek için.

Key Concept

Yenidoğan sınıflandırması, APGAR skorlama ve kranial şişliklerin ayırıcı tanısı.

Practice More

Yenidoğan kranial şişliklerinde subgaleal kanama, kaput sukse-daneum ve sefal hematom arasındaki farkları bir tablo üzerinden tekrar ediniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 212Question

3232 haftalık gebelikten 18501850 gram ağırlığında doğan bir erkek bebeğin doğum sonrası 1.1. dakika değerlendirmesinde; kalp hızının 9595/dakika olduğu, solunumunun düzensiz ve zayıf olduğu, ekstremitelerinin hafif fleksiyon pozisyonunda durduğu, burundan kateter uygulamasına sadece yüz buruşturma ile yanıt verdiği ve gövdesinin pembe, el ve ayaklarının siyanotik olduğu saptanıyor. Fizik muayenede saçlı deride sütür hatlarını geçen, yumuşak ve ödemli bir şişlik fark ediliyor.

Buna göre bu bebeğin gestasyonel yaşa göre sınıflandırılması, APGAR skoru ve kafa derisindeki bulgunun tanısı aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Preterm - AGA - APGAR 55 - Kaput suksedaneum

Answer

Preterm, AGA, APGAR 5 ve kaput suksedaneum bulgularını içeren seçenek doğrudur.
Bebeğin gestasyonel yaşı 32 hafta olduğu için 'preterm'dir. 32. haftada 1850 gram ağırlığı 10. ve 90. persentiller arasında kaldığı için 'AGA' (Appropriate for Gestational Age) olarak sınıflandırılır. APGAR skoru hesaplanırken; kalp hızı (<100), solunum (zayıf), kas tonusu (hafif fleksiyon), refleks uyarılabilirliği (yüz buruşturma) ve renk (akrosiyanoz) parametrelerinin her birinden 1'er puan alarak toplam 5 puana ulaşılır. Kafa derisindeki şişliğin sütür hatlarını geçmesi, bunun bir cilt altı ödemi olan kaput suksedaneum olduğunu kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Gestasyonel yaş ve ağırlık sınıflandırması
32 hafta < 37 hafta olduğu için Preterm; 1850 gram 32. hafta için AGA (Appropriate for Gestational Age).
Yenidoğanlar doğum haftasına ve bu haftaya uygun ağırlıklarına göre sınıflandırılır.
2
APGAR skoru hesaplanması
Kalp hızı < 100 (1), Solunum düzensiz/zayıf (1), Tonus hafif fleksiyon (1), Refleks yüz buruşturma (1), Renk akrosiyanoz (1) = Toplam 5 puan.
Yaşamın ilk dakikalarında bebeğin ekstrauterin hayata uyumunu değerlendirmek için APGAR kriterleri kullanılır.
3
Kafa derisi bulgusunun ayırt edilmesi
Sütür hatlarını geçen, yumuşak ve ödemli şişlik = Kaput suksedaneum.
Kaput suksedaneum cilt altı ödemdir ve anatomik sınır (sütür) tanımaz; sefal hematom ise periost altı kanamadır ve sütür hatlarını geçmez.

Key Concept

Yenidoğan muayenesinde APGAR skorlaması, gestasyonel yaş sınıflandırması ve doğum travmalarının (kaput vs sefal) ayrımı temel bileşenlerdir.
Question 213Question

3838 haftalık, fetal distres nedeniyle acil sezaryen ile doğurtulan bir yenidoğanın kordon kanı gazında pH:685pH: 6{}85 ve baz açığı 1818 mmol/L saptanmıştır. Yaşamın 33. saatinde yapılan fizik muayenesinde; letarjik olduğu, miyozis saptandığı, emme refleksinin zayıf olduğu ve multifokal klonik nöbetler geçirdiği gözlenmiştir. Bu bebekte nörogelişimsel prognozu iyileştirmek amacıyla en kısa sürede başlanması gereken tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Terapötik hipotermi

Answer

Terapötik hipotermi uygulaması, belirtilen klinik ve biyokimyasal kriterlere uyan yenidoğanda nörogelişimsel prognozu iyileştirmek için en uygun yaklaşımdır.
Terapötik hipotermi, 36\geq 36 haftalık doğan, biyokimyasal olarak asfiksi kanıtı olan (pH<70pH < 7{}0 veya baz açığı 16\geq 16) ve orta-ağır ensefalopati bulguları (Sarnat Evre 2-3) sergileyen bebeklerde nöroprotektif etkisi kanıtlanmış tek yöntemdir. Vakadaki letarji, miyozis ve nöbetler Evre 2 HİE'yi tanımlar ve hipotermi için kesin endikasyondur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın perinatal asfiksi ve HİE kriterlerini değerlendir.
Kordon kanı pH<70pH < 7{}0 ve baz açığı 16\geq 16 mmol/L olması ağır asfiksiyi gösterir.
Hipotermi tedavisi için biyokimyasal giriş kriterlerinin belirlenmesi gerekir.
2
Fizik muayene bulgularını Sarnat evrelemesine göre sınıflandır.
Letarji, miyozis ve nöbet varlığı Sarnat Evre 2 (Orta HİE) ile uyumludur.
Hipotermi endikasyonu için hastanın orta veya ağır (Evre 2 veya 3) ensefalopati tablosunda olması şarttır.
3
Uygun tedavi modalitesini seç.
Yaşamın ilk 6 saati içinde başlanan terapötik hipotermi en uygun seçenektir.
Bu tedavi yöntemi serebral metabolizmayı yavaşlatarak sekonder beyin hasarını ve apoptozu azaltır.

Key Concept

Terapötik Hipotermi Endikasyonları (HİE Yönetimi)

Practice More

Sarnat evrelemesindeki sempatik (Evre 1) ve parasempatik (Evre 2) bulguların ayrımını tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 214Question

2626. gebelik haftasında, 850 g850\text{ g} ağırlığında doğan ve yenidoğan yoğun bakım ünitesinde santral venöz kateter ile izlenen bir prematüre bebekte; postnatal 1212. günde apne sayısında artış, mide rezidüsü ve letarji gelişmiştir. Tam kan sayımında lökopeni (4200/mm34200/\text{mm}^3) ve trombositopeni (85.000/mm385.000/\text{mm}^3) saptanan bebeğin kan kültüründe Gram pozitif kok kümeleri ürediği bildirilmiştir.

Bu klinik tabloda geç başlangıçlı yenidoğan sepsisine neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Koagülaz negatif stafilokoklar

Answer

En olası etken koagülaz negatif stafilokoklardır.
Preterm doğan ve yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenen bebeklerde, özellikle santral venöz kateter varlığında geç başlangıçlı sepsisin en sık etkeni koagülaz negatif stafilokoklardır (Staphylococcus epidermidis). Gram boyamasında 'kok kümeleri' şeklinde görülmeleri bu tanıyı destekleyen spesifik bir bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu ve başlangıç zamanını değerlendir.
Belirtilerin postnatal 12. günde başlaması 'geç başlangıçlı sepsis' tanımına girer.
Yenidoğan sepsisi, semptomların başladığı zamana göre erken (ilk 72 saat/7 gün) ve geç olarak ikiye ayrılır.
2
Risk faktörlerini ve mikroskobik bulguları analiz et.
Düşük doğum ağırlığı, prematürelik ve santral kateter varlığı geç sepsis riskini artırır; Gram pozitif kok kümeleri stafilokokları düşündürür.
Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde yapılan invaziv girişimler ve damar içi kateterler belirli mikroorganizmalar için giriş kapısı oluşturur.
3
Epidemiyolojik verilere dayanarak en olası etkeni belirle.
Koagülaz negatif stafilokoklar (özellikle Staphylococcus epidermidis).
Modern yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde geç başlangıçlı sepsisin en sık görülen etkeni koagülaz negatif stafilokoklardır.

Key Concept

Geç başlangıçlı yenidoğan sepsisi etiyolojisi
Estimated Time:1m 30s
Question 215Question

Yenidoğan ünitesinde takip edilen bebeklerde hipoglisemi gelişme riski farklı klinik durumlara göre değişiklik göstermektedir. Hem gebelik haftasına göre küçük (SGASGA) doğan bebeklerde hem de diyabetik anne bebeklerinde (IDMIDM) postnatal erken dönemde hipoglisemi sık görülür. Bu iki gruptaki bebeklerde hipoglisemi gelişmesine neden olan temel fizyopatolojik mekanizmaların karşılaştırılmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: SGASGA bebeklerde temel sorun karaciğer glikojen depolarının azlığı iken, IDMIDM bebeklerde adacık hücre hiperplazisine bağlı hiperinsülinizm ön plandadır.

Answer

Gebelik haftasına göre küçük (SGASGA) bebeklerde hipogliseminin temel nedeni karaciğerdeki glikojen ve yağ depolarının yetersizliği iken, diyabetik anne bebeklerinde (IDMIDM) maternal hiperglisemiye yanıt olarak gelişen fetal hiperinsülinizmdir.
Doğru seçenek, her iki risk grubunun da temel sorununu doğru tanımlamaktadır. SGASGA bebekler 'yakıtı az olan arabalar' gibidir (glikojen/yağ depoları düşük). IDMIDM bebekler ise 'yakıtı çok hızlı tüketen motorlar' gibidir (yüksek insülin nedeniyle glukoz hücre içine çok hızlı çekilir ve üretim baskılanır).

Step-by-Step Solution

1
SGASGA bebeklerin metabolik profilini analiz et.
SGASGA bebeklerde intrauterin büyüme kısıtlılığı nedeniyle karaciğerde glikojen ve vücutta yağ depoları çok kısıtlıdır. Doğum sonrası dış kaynak kesildiğinde bu depolar hızla tükenir.
Depo yetersizliği, glukoz üretim hızının tüketim hızının altında kalmasına neden olur.
2
IDMIDM bebeklerin metabolik profilini analiz et.
Maternal hiperglisemi plasentadan glukoz geçişini artırır, bu da fetal pankreasta beta hücre hiperplazisine ve hiperinsülinizme yol açar. Doğum sonrası glukoz girişi kesilse de hiperinsülinizm devam eder.
Yüksek insülin seviyeleri glikojenolizi ve glukoneogenezi baskılarken periferik glukoz kullanımını artırır.
3
İki mekanizmayı karşılaştırarak doğru seçeneği belirle.
SGASGA = Düşük depo, IDMIDM = Yüksek insülin karşılaştırması doğrudur.
Fizyopatolojik temel fark bu iki ana unsura dayanmaktadır.

Key Concept

Yenidoğan hipoglisemisinde risk gruplarına göre değişen mekanizmalar (Depo yetersizliği vs. Hiperinsülinizm)
Estimated Time:1m 0s
Question 216Question

Prenatal takipleri düzenli yapılmayan bir anneden 3939. gebelik haftasında, 3500 g3500\text{ g} ağırlığında doğan erkek bebek; postnatal 2020. gününde burun tıkanıklığı, sürekli devam eden sulu burun akıntısı ve avuç içleri ile ayak tabanlarında soyulmaya başlayan makülopapüler döküntüler şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenede hepatosplenomegali ve uzun kemiklerde palpasyonla hassasiyet saptanıyor. Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kongenital sifiliz

Answer

Kongenital sifiliz, karakteristik rinit (snuffles), palmar-plantar döküntü ve kemik tutulumu bulguları ile en olası tanıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, erken kongenital sifiliz tablosunu tam olarak yansıtmaktadır. 'Snuffles' olarak bilinen inatçı rinit, hepatosplenomegali, uzun kemiklerdeki osteokondrit/periostit bağlı hassasiyet ve avuç içi/ayak tabanlarını tutan soyulmaya meyilli döküntü, sifiliz enfeksiyonu için patognomonik sayılabilecek bir klinik prezentasyondur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Bebekteki burun akıntısı (snuffles) ve avuç içi-ayak tabanı tutan döküntü, sifiliz için oldukça spesifiktir.
TORCH enfeksiyonları arasında rinit ve deskuamatif palmar-plantar döküntü kombinasyonu sifilizi işaret eder.
2
Kemik bulgularını değerlendir.
Uzun kemiklerdeki hassasiyet, sifilizde görülen periostit veya osteokondrit bulgusudur.
Sifiliz, yenidoğanda metafizyel lezyonlar ve periost reaksiyonuna en sık yol açan enfeksiyondur.
3
Ayırıcı tanı yap.
CMV, Toksoplazma ve Rubella'da bu spesifik döküntü ve rinit tablosu beklenmez.
Diğer TORCH etkenleri daha çok kalsifikasyon, göz ve kalp bulguları ile karakterizedir.

Key Concept

Erken kongenital sifilizin klinik bulguları (rinit, palmar-plantar döküntü, kemik tutulumu).
Estimated Time:1m 30s
Question 217Question

3939 haftalık, 32003200 gram ağırlığında, A Rh(+)A \ Rh(+) bir anneden A Rh(+)A \ Rh(+) olarak doğan bir kız bebeğin postnatal 2020. saatinde gövdesinde belirgin sarılık fark ediliyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde total bilirubin düzeyi 10.5 mg/dL10.5 \text{ mg/dL} (indirekt bilirubin ağırlıklı), hemoglobin değeri 12.2 g/dL12.2 \text{ g/dL} ve retikülosit oranı %7.5\%7.5 olarak bulunuyor. Periferik yaymasında polikromazi ve az sayıda sferosit saptanan bebeğin direkt Coombs testi (2+)(2+) pozitif olarak değerlendiriliyor.

Bu bebekte hemolitik sürece ve hiperbilirubinemiye yol açan en olası neden aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Subgrup (minör kan grubu) uygunsuzluğu

Answer

Subgrup (minör kan grubu) uygunsuzluğu
Vakada sarılığın ilk 2424 saatte başlaması patolojik olduğunu; düşük hemoglobin ve yüksek retikülosit düzeyi ise hemolizin varlığını gösterir. Direkt Coombs testinin pozitif olması bu hemolizin izoimmün kökenli (anneden geçen antikorlara bağlı) olduğunu kanıtlar. Ancak anne ve bebeğin her ikisinin de A Rh(+)A \ Rh(+) kan grubunda olması, majör ABO ve Rh (D) sistemleri üzerinden bir uygunsuzluğun olmadığını gösterir. Bu durumda, klinik tablodan sorumlu olan faktör Rh sisteminin diğer antijenleri (örneğin c,E,ec, E, e antijenleri) veya Kell, Duffy gibi diğer minör kan gruplarına karşı gelişmiş olan 'Subgrup uygunsuzluğu'dur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik zamanlamayı değerlendir
Postnatal 2020. saatte başlayan sarılık 'patolojik sarılık' kriterlerine uyar (ilk 2424 saat içinde başlaması).
İlk 2424 saatteki sarılıklar aksi kanıtlanana kadar patolojiktir.
2
Hemoliz bulgularını analiz et
Düşük hemoglobin (12.2 g/dL12.2 \text{ g/dL}), yüksek retikülosit (%7.5\%7.5) ve yüksek indirekt bilirubin düzeyi hemolitik bir süreci doğrular.
Yenidoğanda normal hemoglobin >14.5 g/dL> 14.5 \text{ g/dL} civarıdır; aneminin eşlik etmesi üretimin yıkımı karşılayamadığını gösterir.
3
İmmünolojik testi yorumla
Direkt Coombs testi pozitifliği, eritrositlere karşı gelişmiş antikorların varlığını (izoimmünizasyon) gösterir.
Pozitif Coombs testi, hemolizin immün kökenli olduğunu diğer nedenlerden (enzim eksikliği, membran defekti) ayırır.
4
Kan grubu uygunluğunu kontrol et
Anne ve bebek kan grupları (her ikisi de A Rh(+)A \ Rh(+)) majör sistemler açısından uyumludur.
Majör gruplar uyumluyken izoimmün hemoliz görülmesi, alt grup (Rh'ın diğer antijenleri veya Kell sistemi gibi) uygunsuzluklarını düşündürür.

Key Concept

Majör kan grupları (ABO ve Rh-D) uyumlu olduğu halde direkt Coombs testi pozitif olan yenidoğan hemolitik sarılıklarında 'Subgrup Uygunsuzluğu' (Anti-E, Anti-c, Anti-Kell vb.) akla gelmelidir.

Practice More

Subgrup uygunsuzlukları arasında en sık görülenlerin Anti-E ve Anti-c olduğunu hatırlayınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 218Question

İndirekt hiperbilirubinemi tanısıyla postnatal 4848. saatte yoğun fototerapi başlanan 3939 haftalık, 3400 g3400\text{ g} ağırlığındaki bir erkek bebekte, tedavinin 2424. saatinde irritabilite ve ekstremitelerde ince amplitüdlü titremeler (jitteriness) saptanıyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde serum total kalsiyum düzeyi 6.6 mg/dL6.6\text{ mg/dL}, magnezyum 1.8 mg/dL1.8\text{ mg/dL} ve fosfor 5.4 mg/dL5.4\text{ mg/dL} bulunuyor.

Bu bebekte görülen metabolik bozukluğun en olası fizyopatolojik mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Melatonin sentezinin baskılanması sonucu kemiğe kalsiyum geçişinin artması

Answer

Bebekteki hipokalseminin temel nedeni, fototerapinin melatonin sentezini baskılaması ve bunun sonucunda kemiğe kalsiyum girişinin artmasıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, fototerapinin epifiz bezi üzerindeki inhibitör etkisini ve bunun sonucunda azalan melatoninin kemik kalsiyum dengesini bozduğunu ifade etmektedir. Melatonin azalması, hipokalsemiye zemin hazırlayan temel faktördür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları ve tedavi geçmişini analiz et.
Fototerapi alan bir yenidoğanda irritabilite ve düşük kalsiyum düzeyi saptandı.
Belirtiler (jitteriness) ve laboratuvar sonucu hipokalsemiyi doğrulamaktadır.
2
Fototerapinin bilinen metabolik yan etkilerini gözden geçir.
Fototerapi alan bebeklerin yaklaşık %20-50'sinde hipokalsemi gelişebildiği bilinmektedir.
Fototerapi, bilirubin dışındaki diğer biyolojik süreçleri de etkileyebilir.
3
Fizyopatolojik mekanizmayı tanımla.
Işığın epifiz bezi üzerindeki baskılayıcı etkisi melatonin düzeyini düşürür.
Melatonin normalde kalsiyumun kemiğe geçişini inhibe eder ve PTH düzeyini dengeler; eksikliğinde kemiğe kalsiyum geçişi artar.

Key Concept

Fototerapiye bağlı hipokalsemi mekanizması (Melatonin hipotezi)

Practice More

Fototerapi alan bebeklerde kalsiyum takibi ve göz maskelemesinin epifiz bezi üzerindeki etkileri konusunu gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 219Question

Miadında (3838 hafta) doğan, sadece anne sütü ile beslenen sağlıklı bir yenidoğanda yaşamın 33. gününde skleralarda ve yüzde hafif sarılık fark ediliyor. Yapılan fizik muayene ve laboratuvar tetkiklerinde total bilirubin düzeyi 88 mg/dLmg/dL ölçülüyor. Bebeğin klinik takibinde sarılığın 55. günde en yüksek düzeye ulaştığı ve 1010. günde kendiliğinden tamamen kaybolduğu gözleniyor. Bu tabloyu tanımlayan en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Fizyolojik sarılık

Answer

Fizyolojik sarılık
Vakadaki bebeğin miadında doğmuş olması, sarılığın yaşamın 33. gününde fark edilmesi, 55. günde pik yapması ve 1010. günde tamamen düzelmiş olması tipik fizyolojik sarılık kriterlerini (zamanlama, pik süresi ve düzelme süresi) eksiksiz karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Sarılığın başlangıç zamanını değerlendir
Sarılık 3. günde başlamış
Yaşamın ilk 24 saatinden sonra (genellikle 2-3. gün) başlayan sarılıklar öncelikle fizyolojik süreci düşündürür.
2
Bilirubin pik zamanını ve düzeyini kontrol et
5. günde pik yapmış ve düzey normal sınırlarda (8 mg/dL)
Miadında bebeklerde 3-5. günlerde görülen ılımlı bilirubin artışları fizyolojik süreçle uyumludur.
3
Klinik seyrin sonlanma zamanını incele
10. günde sarılık tamamen kaybolmuş
Miadında bebeklerde 10-14. günde sarılığın kaybolması, geçici ve selim (fizyolojik) bir durumu teyit eder.

Key Concept

Yenidoğanda fizyolojik sarılık, yaşamın 2. veya 3. günü başlar, 3-5. günlerde pik yapar ve 10-14 günde düzelir.
Estimated Time:45s
Question 220Question

Otuz dört haftalık bir gebelikten 26002600 gram olarak vakum yardımıyla doğan erkek bebeğin fizik muayenesinde; kulak kepçesinin kıvrıldıktan sonra yavaşça açıldığı ve her iki testisin inguinal kanalda olup skrotumun henüz rugalarla kaplı olmadığı görülmüştür. Doğum sonrası 1.1. dakikada; kalp hızı 120120/dakika, solunumu zayıf ve düzensiz, kateterle aspirasyona sadece yüzünü buruşturarak yanıt veren, ekstremitelerinde fleksiyon postürü saptanan ve gövdesi pembe, el-ayakları siyanotik olan bebek yenidoğan ünitesine alınmıştır. Doğumdan 1212 saat sonra yapılan kontrolde sağ pariyetal bölgede, sütür hatlarını geçmeyen ve fluktuasyon veren bir şişlik fark edilmiştir. Bu bebekle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Doğum ağırlığına göre "LGA" (large for gestational age) olarak sınıflandırılır.

Answer

Bebeğin doğum ağırlığı gestasyonel yaşına göre 90. persentilin üzerinde olduğu için LGA (Large for Gestational Age) olarak sınıflandırılır.
Bebeğin doğum haftası (3434 hafta) ve ağırlığı (26002600 gram) değerlendirildiğinde, bu ağırlık o hafta için beklenen üst sınır olan 90.90. persentilin üzerindedir; bu durum bebeği LGA olarak tanımlar.

Step-by-Step Solution

1
APGAR skorunun hesaplanması
Skor: 6
Kalp hızı >100 (2), solunum düzensiz (1), yüz buruşturma (1), fleksiyon tonusu (1), akrosiyanoz (1) puan alır.
2
Gestasyonel yaşa göre ağırlık sınıflaması
LGA
34. haftada 2600 gram, 90. persentilin (yaklaşık 2550g) üzerindedir.
3
Kafa şişliğinin karakterizasyonu
Sefal Hematom
Doğumdan saatler sonra oluşması ve pariyetal kemik sınırlarını (sütürleri) aşmaması patognomoniktir.
4
Maturite bulgularının yorumlanması
Prematüre
Skrotal ruga azlığı ve yavaş geri dönen kulak kepçesi prematüreliği destekler.

Key Concept

Yenidoğan sınıflaması ve doğum travmalarının fizik muayene ile ayrımı
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 11 / 21Next
Neonatoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 11 | Examkin