Nöroloji

293 questions

Question 181Question

1010 aylık bir bebek, ailesinin çocuğun sol elini sağ eline göre belirgin şekilde az kullandığını fark etmesi üzerine polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden çocuğun 66. aydan itibaren objelere sürekli sağ eliyle uzandığı öğreniliyor. Fizik muayenede sol kolun gövdeye adduksiyonda tutulduğu, sol elin ise başparmak avuç içinde olacak şekilde yumruk yapıldığı gözleniyor. Nörolojik muayenede sol tarafta derin tendon refleksleri hiperaktif olarak saptanırken, sol ayakta 343-4 vuruşluk klonus alınıyor. Bu çocuk için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Spastik hemipleji

Answer

Tek taraflı spastik bulgular ve erken dönemde ortaya çıkan el tercihi nedeniyle en olası tanı spastik hemiplejidir.
Spastik hemipleji, vücudun bir yarısındaki ekstremitelerin etkilendiği tablodur. En önemli klinik ipucu 11 yaşından önce (bu vakada 66. ayda) ortaya çıkan belirgin el tercihidir. Muayenede saptanan tek taraflı hiperrefleksi, klonus ve 'başparmak avuç içinde' (thumb-in-palm) postürü tanıyı kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların lateralizasyonunu değerlendir.
Motor bulguların (spastisite, hiperrefleksi, klonus) sadece sol tarafta sınırlı olduğu görülmektedir.
Serebral palsi tiplerini birbirinden ayırmak için etkilenen ekstremite dağılımı kritiktir.
2
Gelişimsel basamaklardaki anomalileri (el tercihi) analiz et.
Çocuğun 66. aydan itibaren el tercihi göstermesi patolojiktir; normalde el tercihi 182418-24. aylardan önce belirginleşmez.
11 yaşından önce görülen belirgin el tercihi, karşı taraf üst ekstremitede bir motor defisit olduğunu (hemipleji) düşündürür.
3
Nörolojik muayene bulgularını üst motor nöron lezyonu açısından yorumla.
Hiperrefleksi, klonus ve spastik postür (fisting) spastik tip serebral palsiyi doğrular.
Spastik hemipleji, miyadında doğan çocuklarda en sık görülen serebral palsi formlarından biridir ve genellikle fokal vasküler olaylara (inme) bağlıdır.

Key Concept

Erken dönemde (11 yaş altı) el tercihi gelişmesi ve tek taraflı spastisite bulguları spastik hemipleji için tanısal öneme sahiptir.

Alternative Method

Vakada spastisite bulgularının (klonus, hiperrefleksi) sadece sol tarafta olması, yaygın (kuadripleji) veya bilateral (dipleji) tipleri doğrudan eler. Erken el tercihi bilgisi ise hemipleji için patognomonik bir gelişimsel ipucudur.
Estimated Time:1m 15s
Question 182Question

22 aylık bir erkek çocuk, akut otitis media nedeniyle ateşinin 39.5C39.5^\circ C olduğu sırada yaklaşık 4 dakika süren, tüm vücudunda kasılma ve gevşeme şeklinde (jeneralize tonik-klonik) bir nöbet geçirme şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde meninks iritasyon bulgusu saptanmayan, nöbet sonrası kısa sürede bilinci açılan ve son 24 saat içinde başka nöbeti olmayan bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Basit febril nöbet

Answer

Basit febril nöbet
Basit febril nöbet tanısı; 6 ay ile 5 yaş arasındaki bir çocukta, ateşli bir hastalık seyrinde gelişen, jeneralize (tüm vücudu tutan) karakterde, 15 dakikadan kısa süren ve 24 saatlik bir zaman diliminde tekrarlamayan nöbetler için kullanılır. Sorudaki vakada hastanın 22 aylık olması, jeneralize nöbet geçirmesi, süresinin 4 dakika olması ve tek nöbet olması bu tanımı tam olarak karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaşını ve ateş durumunu kontrol et.
Hasta 22 aylık (6 ay - 5 yaş aralığında) ve ateşi 39.5C39.5^\circ C (ateşli hastalık mevcut).
Febril nöbet tanısı için uygun yaş ve ateş kriterleri karşılanmaktadır.
2
Nöbetin tipini ve süresini değerlendir.
Nöbet jeneralize karakterde ve 4 dakika sürmüş.
Jeneralize karakter ve 15 dakikadan kısa süre 'basit' sınıflandırmasının temel kriterleridir.
3
Nöbetin tekrarlama durumunu ve merkezi sinir sistemi (MSS) enfeksiyonu riskini incele.
Son 24 saatte tek nöbet ve fizik muayenede meninks iritasyon bulgusu yok.
Tekrarlamayan nöbet basit sınıflandırmasını desteklerken, muayene bulguları MSS enfeksiyonunu dışlar.

Key Concept

Basit febril nöbet kriterleri: 6 ay-5 yaş arası çocuklarda, ateşli bir hastalık sırasında gelişen, jeneralize, <15 dk süren ve 24 saatte tek seferlik nöbetler.
Question 183Question

18 aylık bir çocuk; 10 aylıkken ancak desteksiz oturabildiği, henüz yürüyemediği ve oyuncaklarına uzanırken ellerinin titrediği şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenede; aksiyel hipotoni, geniş tabanlı bir duruş, belirgin dismetri ve üst ekstremitelerde intensiyonel tremor saptanıyor. Nörolojik muayenesinde primitif reflekslerin zamanında kaybolduğu, ancak denge reaksiyonlarının gelişmediği görülüyor. Bu klinik tablo (ataksik serebral palsi) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Perinatal asfiksi öyküsü, bu tipte spastik tiplere göre belirgin şekilde daha sık saptanır.

Answer

Ataksik serebral palside perinatal asfiksi öyküsünün spastik tiplere göre daha sık saptandığı ifadesi yanlıştır.
Ataksik serebral palsi (SP), diğer tüm SP tipleri arasında perinatal asfiksi ile ilişkisi en zayıf olanıdır. Spastik kuadripleji ve diskinetik SP'de asfiksi öyküsü çok daha baskınken, ataksik SP'de genellikle genetik sendromlar, metabolik bozukluklar veya konjenital serebellar anomaliler saptanır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların (hipotoni, geniş tabanlı yürüyüş, intensiyonel tremor, dismetri) analizi.
Bu bulgular tipik olarak serebellar sistemi işaret eder ve ataksik serebral palsi (SP) tanısıyla uyumludur.
Serebellar disfonksiyonun ana bileşenleri ataksi, dismetri ve tremordur.
2
Etiyolojik faktörlerin SP alt tiplerine göre karşılaştırılması.
Ataksik SP, diğer tiplerden (spastik, diskinetik) farklı olarak asfiksi ile en az ilişkili formdur.
Ataksik SP vakalarının çoğunda genetik bozukluklar, metabolik hastalıklar veya serebellar malformasyonlar saptanır.

Key Concept

Ataksik serebral palsi, genellikle perinatal asfiksiye bağlı olmayan, daha çok genetik ve konjenital nedenlerle ortaya çıkan, serebellar bulguların hakim olduğu en nadir SP formudur.

Practice More

Ataksik bulguları olan bir çocukta ayırıcı tanıda ataksi-telanjiektazi gibi progresif nörodejeneratif hastalıkları dışlamak için mutlaka klinik takip ve ek tetkik gereklidir.
Estimated Time:1m 40s
Question 184Question

66 aylık bir bebek, ani başlayan, seri halde gelen ve gövdenin öne doğru katlanması şeklinde tarif edilen nöbetler nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan elektroensefalografisinde (EEGEEG) hipsaritmi saptanıyor. Bu hastada etiyolojik tanıya yönelik yapılan fizik muayenede, Wood lambası eşliğinde saptanması en olası deri bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hipopigmente maküller

Answer

Hipopigmente maküller (dişbudak yaprağı / ash-leaf lekeleri)
Vakadaki infantil spazmlar ve hipsaritmi bulgusu West sendromuna işaret etmektedir. West sendromunun en sık saptanan etiyolojik nedeni Tüberoz Skleroz Kompleksi'dir. Bu hastalığın süt çocukluğu döneminde (özellikle 66 aylık bebekte) görülebilen en erken ve Wood lambası ile saptanması beklenen deri bulgusu hipopigmente maküllerdir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik ve EEG bulguları değerlendirilir.
İnfantil spazm ve hipsaritmi varlığı ile West sendromu tanısı konur.
Bu klinik üçlü (spazmlar, hipsaritmi, gelişimsel duraklama) West sendromu için karakteristiktir.
2
West sendromunun altında yatan en sık nörokütanöz neden hatırlanır.
Tüberoz Skleroz Kompleksi (TSCTSC), West sendromunun saptanabilen en sık etiyolojik nedenidir.
Süt çocukluğu döneminde bu nöbet tipiyle başvuran hastalarda ilk olarak TSCTSC dışlanmalıdır.
3
TSCTSC'nin süt çocukluğu dönemindeki ilk ve en erken deri bulgusu sorgulanır.
Hipopigmente maküller (ash-leaf spots), TSCTSC'nin doğumda veya erken bebeklikte görülen en erken deri bulgusudur.
Wood lambası, açık tenli bebeklerde bu lekelerin görünürlüğünü artırmak için kullanılan temel tanısal araçtır.

Key Concept

West sendromu (infantil spazm + hipsaritmi) ile Tüberoz Skleroz Kompleksi birlikteliği ve hastalığın yaşa özgü deri bulguları.
Estimated Time:1m 30s
Question 185Question

1313 aylık bir erkek çocuk, iki gün önce pnömoni tanısı alarak seftriakson tedavisine başlanmıştır. Bugün ateşinin 39.2C39.2^\circ C’ye yükselmesi üzerine acil servise getirilen hastanın, acil serviste tüm vücutta jeneralize tonik-klonik karakterde ve 55 dakika süren bir nöbet geçirdiği gözleniyor. Nöbet sonrası muayenesinde uykuya meyilli olduğu ancak kolayca uyandırılabildiği görülüyor. Meningeal irritasyon bulgusu saptanmayan hastada, bir sonraki aşamada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Lomber ponksiyon yapılarak beyin omurilik sıvısı (BOS) incelemesi yapılması

Answer

Önceden antibiyotik kullanım öyküsü olan febril nöbetli çocuklarda, meningeal irritasyon bulguları maskelenebileceği için lomber ponksiyon (LP) yapılarak BOS incelemesi en uygun yaklaşımdır.
Doğru yaklaşım lomber ponksiyon yapılmasıdır. Çünkü hastanın nöbet öncesinde antibiyotik almış olması, menenjitin klasik fizik muayene bulgularını (ense sertliği, Kernig, Brudzinski) maskeleyebilir. Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) kılavuzlarına göre, antibiyotik tedavisi altındaki çocuklarda febril nöbet sonrası menenjiti dışlamak için LP yapılması kuvvetle düşünülmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik durumun değerlendirilmesi
Hasta 1313 aylık, ateşli ve jeneralize kısa süreli bir nöbet geçirmiştir (Basit febril nöbet kriterlerine uymaktadır).
Nöbetin karakterini ve süresini belirleyerek ilk risk değerlendirmesini yapmak için.
2
Öyküdeki kritik faktörün belirlenmesi
Hastanın iki gündür seftriakson (antibiyotik) kullandığı saptanmıştır.
Antibiyotik kullanımı fizik muayene bulgularını değiştirebileceği için tanısal süreci etkiler.
3
Tanısal kılavuzların uygulanması
Menenjit şüphesi olan veya antibiyotik kullanımı nedeniyle bulguları maskelenmiş hastalarda LP kararı verilmiştir.
Santral sinir sistemi enfeksiyonunu kesin olarak dışlamak için.

Key Concept

Maskelenmiş Menenjit (Antibiyotik kullanımı durumunda febril nöbet yönetimi)
Estimated Time:1m 30s
Question 186Question

On beş yaşında erkek hasta, omuzlarında düşüklük ve kollarını başının üzerine kaldırmada zorluk şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Anamnezinde bebekliğinde gülümsemesinin silik olduğu, hiç ıslık çalamadığı ve son bir yıldır okul çantasını taşımakta zorlandığı öğreniliyor. Fizik muayenede her iki skapulada belirgin kanatlaşma (winging), pektoral kaslarda atrofi ve üst ekstremite kas gücünde asimetrik azalma saptanıyor. Alt ekstremite muayenesi ve derin tendon refleksleri normal olarak değerlendiriliyor. Serum kreatin kinaz (CK) düzeyi 550550 U/L (N: <170<170 U/L) olarak ölçülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Fasioskapulohumeral musküler distrofi (FSHD)

Answer

Fasioskapulohumeral musküler distrofi (FSHD)
Soruda tarif edilen hasta; yüz kasları (ıslık çalamama), skapula (kanatlaşma) ve humerus (kol kaldırma zorluğu) tutulumu ile klasik Fasioskapulohumeral Musküler Distrofi (FSHD) tablosunu sergilemektedir. FSHD'nin en önemli ayırt edici özellikleri; yüz kaslarını tutması (diğer birçok distrofi korur), tutulumun sıklıkla asimetrik olması ve CK düzeylerinin normal veya hafif yüksek seyretmesidir. Duchenne ve Becker gibi distrofinopatilerde yüz tutulumu beklenmez ve tutulum simetriktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Yüz kasları tutulumu (ıslık çalamama, silik gülümseme), skapular kanatlaşma ve omuz kuşağı zayıflığı mevcut.
Tutulum paterni tanıda kilit rol oynar.
2
Ayırt edici özellikleri belirle
Tutulumun 'asimetrik' olması ve CK düzeyinin sadece hafif yüksek olması (Duchenne veya Becker'deki binlerce üniteye kıyasla).
Asimetri, FSHD'yi diğer birçok distrofi tipinden ayıran önemli bir ipucudur.
3
Diğer tanıları dışla
LGMD ve Becker yüzü tutmaz ve simetriktir. Dermatomiyozit cilt bulgusu verir. Myastenia dalgalı seyreder.
Ayırıcı tanı, tutulum bölgesi (yüz+omuz) ve klinik gidişat üzerinden yapılır.

Key Concept

Fasioskapulohumeral musküler distrofi (FSHD); yüz, skapula ve üst kol kaslarının asimetrik tutulumu ile karakterize, otozomal dominant geçişli bir kas hastalığıdır.
Estimated Time:1m 30s
Question 187Question

66 yaşında bir kız çocuk, sağ el ve kolunda yaklaşık 33 saattir devam eden, hem uyanıkken hem de uykuda kesilmeyen ritmik, klonik kasılmalar şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde sağ kolda belirgin güç kaybı (3/53/5 parezi) ve konuşmada güçlük saptanıyor. Hastanın son bir yıl içinde okul başarısının belirgin şekilde azaldığı ve benzer nöbetlerin giderek sıklaştığı öğreniliyor. Kraniyal MR incelemesinde sol serebral hemisferde belirgin kortikal atrofi ve lateral ventrikülde genişleme saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı ve en uygun küratif tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rasmussen ensefaliti – Fonksiyonel hemisferotomi

Answer

En olası tanı Rasmussen ensefaliti olup, küratif tedavi yaklaşımı fonksiyonel hemisferotomidir.
Hastada görülen, uykuda dahi durmayan fokal motor nöbetler (epilepsia parsiyalis kontinua), eşlik eden ilerleyici motor güç kaybı (hemiparezi), bilişsel gerileme ve MR'da izlenen tek taraflı progresif atrofi bulguları Rasmussen ensefaliti için klasiktir. Bu hastalıkta medikal tedaviler genellikle yanıtsızdır; nöbetlerin kontrolü ve motor/bilişsel kötüleşmenin durdurulması için en etkili küratif yöntem hemisferin cerrahi olarak dekonneksiyonu (fonksiyonel hemisferotomi) işlemidir.

Step-by-Step Solution

1
Nöbet semiolojisini analiz et
Epilepsia parsiyalis kontinua (EPC)
Uykuda ve uyanıklıkta kesilmeyen, fokal motor nöbetler (EPC), Rasmussen ensefalitinin patognomonik klinik özelliğidir.
2
Nörolojik ve kognitif seyri değerlendir
Progresif hemiparezi ve demans
Hastadaki 3/53/5 parezi ve okul başarısındaki düşüş, hastalığın ilerleyici inflamatuar karakterini gösterir.
3
Radyolojik bulguları yorumla
Tek taraflı hemisferik atrofi (hemiatrofi)
MR'da saptanan sol hemisferik atrofi ve ventriküler genişleme, Rasmussen ensefaliti tanısını kesinleştirir.
4
Tedavi stratejisini belirle
Cerrahi müdahale
Antiepileptik ilaçlara dirençli olan bu hastalıkta, nöbetleri durdurmak ve sağlam hemisferi korumak için altın standart tedavi hemisferotomidir.

Key Concept

Rasmussen Ensefaliti: Epilepsia Parsiyalis Kontinua ve Progresif Hemiatrofi
Estimated Time:3m 0s
Question 188Question

1010 aylık bir erkek çocuk, bacaklarda kuvvetsizlik ve motor gelişimde duraklama şikayetleriyle getirilmiştir. Öyküsünden 77 aylıkken desteksiz oturabildiği ancak hiçbir zaman ayağa kalkamadığı öğrenilmiştir. Fizik muayenede jeneralize hipotoni, alt ekstremitelerde belirgin arefleksi, dilde hafif fasikülasyonlar ve ellerde ince bir titreme (poliminimiyoklonuspoliminimiyoklonus) saptanmıştır. Batın muayenesinde organomegali saptanmayan ve kardiyak oskültasyonu normal olan bu hasta için en olası tanı ve klinik fenotipin şiddeti ile ters orantılı olan genetik modifikatör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: SMA Tip 2 — SMN2SMN2 geninin kopya sayısı

Answer

En olası tanı SMA Tip 2'dir ve klinik şiddeti belirleyen en önemli genetik modifikatör SMN2SMN2 kopya sayısıdır.
Desteksiz oturma basamağına ulaşıp yürüyemeyen hastalar SMA Tip 2 (intermediate tip) olarak tanımlanır. Bu hastalarda ellerde ince titreme (poliminimiyoklonus) sık görülür. Hastalığın temel nedeni SMN1SMN1 genindeki homozigot delesyondur; ancak üretilen fonksiyonel protein miktarını ve dolayısıyla kliniğin şiddetini SMN2SMN2 geninin kopya sayısı belirler. SMN2SMN2 kopya sayısı arttıkça hastalık şiddeti azalmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Motor gelişim basamaklarını analiz et.
Hasta desteksiz oturabiliyor ancak yürüyemiyor.
SMA tipleri en büyük motor kazanıma göre ayrılır: Tip 1 oturamaz, Tip 2 oturur ama yürüyemez, Tip 3 yürür.
2
Klinik bulguları (arefleksi, dilde fasikülasyon, poliminimiyoklonus) değerlendir.
Alt motor nöron (ön boynuz) tutulumu kanıtlanır.
Poliminimiyoklonus (ellerdeki ince titreme), SMA Tip 2 için oldukça karakteristik bir fizik muayene bulgusudur.
3
Genetik modifikatörü tanımla.
SMN2SMN2 kopya sayısı.
Temel defekt SMN1SMN1 delesyonu olsa da, SMN2SMN2 geninden üretilen az miktardaki fonksiyonel protein, kopya sayısı arttıkça kliniğin daha hafif (Tip 2 veya 3) olmasını sağlar.

Key Concept

SMA Tiplerinin Klinik Ayrımı ve SMN2 Modifikatör Etkisi
Question 189Question

2828 haftalık prematüre doğum öyküsü olan 1616 aylık bir erkek çocuk, bacaklarını çaprazlayarak basma ve henüz bağımsız yürüyememe şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenede; alt ekstremitelerde belirgin olmak üzere yaygın artmış tonus, parmak ucu basma, bilateral Babinski pozitifliği ve "makaslama" postürü saptanıyor. Üst ekstremitelerde ise ince motor becerilerin ve kas gücünün yaşa uygun olduğu gözleniyor.

Bu çocukta en olası klinik tip ve eşlik etmesi beklenen kraniyal görüntüleme bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Spastik dipleji — Periventriküler lökomalazi

Answer

En olası klinik tablo spastik dipleji olup, kraniyal görüntülemede periventriküler lökomalazi (PVL) görülmesi beklenir.
Vakadaki 2828 haftalık prematüre doğum öyküsü ve muayenede saptanan alt ekstremite ağırlıklı spastisite (makaslama postürü, parmak ucu basma, üst ekstremitelerin korunması) 'Spastik Dipleji' tanısını koydurur. Bu klinik tipin en karakteristik radyolojik bulgusu periventriküler beyaz cevher hasarı olan 'Periventriküler Lökomalazi (PVL)'dir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik bulgularını ve öyküsünü analiz edin.
Hasta 2828 haftalık (prematüre) doğmuş, alt ekstremitelerde belirgin spastisite ve makaslama postürü mevcut, üst ekstremiteler korunmuş.
Bu kombinasyon (prematürelik + alt ekstremite ağırlıklı spastisite) spastik dipleji için klasiktir.
2
Serebral palsi tipi ile nöroradyolojik bulguyu eşleştirin.
Spastik diplejinin en sık nedeni olan prematürelik, beyinde periventriküler beyaz cevher hasarına (PVL) yol açar.
Beyaz cevher liflerinin periventriküler bölgedeki anatomik dizilimi nedeniyle, buradaki hasar özellikle bacaklara giden lifleri etkileyerek dipleji tablosuna neden olur.

Key Concept

Prematürelik, spastik dipleji ve periventriküler lökomalazi (PVL) arasındaki güçlü ilişki.
Estimated Time:1m 15s
Question 190Question

99 yaşında bir erkek çocuk, gece uykuda ortaya çıkan, ağız kenarında kasılma, aşırı tükürük salgısı ve konuşamama atakları nedeniyle getiriliyor. Atak sırasında çocuğun bilincinin yerinde olduğu ancak konuşamadığı ifade ediliyor. EEG incelemesinde sentrotemporal bölgede uykuyla artan bifazik keskin dalga deşarjları izleniyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Benign rolandik epilepsi

Answer

Benign rolandik epilepsi (sentrotemporal dikenli çocukluk çağı epilepsisi)
Vakada tanımlanan uykuda ortaya çıkan ağız köşesinde çekilme, yoğun salivasyon ve konuşma tutukluğu (anarti) ile bilincin korunması, benign rolandik epilepsinin (sentrotemporal dikenli çocukluk çağı epilepsisi) klasik klinik sunumudur. EEG'de sentrotemporal bölgelerde görülen ve uykuyla aktivasyonu artan keskin dalgalar tanıyı destekleyen en önemli bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semiyolojinin değerlendirilmesi
Uykuda gelen orofasiyal bulgular (tükürük artışı, konuşamama) saptandı.
Rolandik epilepside nöbetler sıklıkla uykuda veya uykudan uyanırken gelişir.
2
EEG bulgularının analizi
Sentrotemporal (Rolandik) bölgede diken dalgalar saptandı.
Bu EEG paterni bu sendrom için patognomonik kabul edilir.
3
Ayırıcı tanı ve sonuca varılması
Bulgular en sık görülen fokal çocukluk çağı epilepsisi olan benign rolandik epilepsi ile uyumludur.
Tipik yaş (77-1010 yaş), uyku ilişkisi ve spesifik EEG odağı tanıyı kesinleştirir.

Key Concept

Sentrotemporal Dikenli Çocukluk Çağı Benign Epilepsisi (BECTS)

Hints

1
Hastanın yaş grubuna ve nöbetlerin özellikle uykuda gelmesine odaklanın.
2
Ağız çevresindeki bulgular ve EEG'deki spesifik bölge (sentrotemporal) hangi sendromu işaret eder?

Practice More

Bu sendromun prognozu ve tedavi gerekliliği (genellikle tedavi gerektirmez veya düşük doz ilaçla kontrol edilir) hakkında okuma yapabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 191Question

44 yaşındaki erkek çocuk, rutin sağlık kontrolünde bakılan transaminaz düzeylerinin (AST:420AST: 420 U/LU/L, ALT:380ALT: 380 U/LU/L) yüksek bulunması üzerine karaciğer hastalığı şüphesiyle çocuk gastroenteroloji polikliniğine yönlendiriliyor. Anamnezinde 1818 aylıkken yürüdüğü, yaşıtlarına göre daha sık düştüğü, merdiven çıkarken zorlandığı ve yerden kalkarken elleriyle dizlerinden destek alarak doğrulduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde baldırlarda belirgin psödohipertrofi saptanan bu çocukta, kesin tanıya giden yolda karaciğer biyopsisi gibi invaziv girişimlerden kaçınmak için öncelikle istenmesi gereken laboratuvar tetkiki aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Serum kreatin kinaz (CK) düzeyi

Answer

Duchenne Muscular Dystrophy (DMD) şüphesi olan bir hastada öncelikli tetkik serum kreatin kinaz (CK) düzeyidir.
Duchenne Muscular Dystrophy (DMD) hastalarında kas hücresi yıkımı nedeniyle serum kreatin kinaz (CK) düzeyi aşırı derecede yükselir. Ayrıca kasta da bulunan AST ve ALT enzimlerinin yüksekliği sıklıkla karaciğer hastalığı ile karıştırılır; bu durumda CK düzeyine bakılması tanıyı kas dokusuna yönlendirir ve gereksiz invaziv girişimleri önler.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir.
Gecikmiş yürüme (1818 ay), Gowers belirtisi (ellerle dizlerden destek alma) ve baldırlarda psödohipertrofi olması Duchenne Muscular Dystrophy (DMD) ön tanısını koydurur.
DMD'nin klasik klinik triadı olan proksimal kas güçsüzlüğü, psödohipertrofi ve motor gecikme bu hastada mevcuttur.
2
Laboratuvar sonuçlarını yorumla.
Yüksek AST ve ALT değerleri her zaman karaciğer hastalığını göstermez; bu enzimler kas dokusunda da bulunur.
Kas yıkımı (rabdomiyoliz veya distrofi) sırasında transaminazlar dolaşıma salınarak karaciğer hastalığı varmış gibi bir yanılsama oluşturabilir.
3
Tanısal algoritmayı uygula.
DMD şüphesinde ilk istenmesi gereken tarama testi serum CK düzeyidir.
CK, kas hasarına karşı en duyarlı laboratuvar markerıdır ve DMD'de çok yüksek değerlere ulaşır. Kesin tanı ise distrofin genetik analizi ile konur.

Key Concept

DMD'de serum CK düzeyinin tanısal değeri ve karaciğer enzimleriyle (AST/ALT) karışabilme durumu.
Estimated Time:1m 0s
Question 192Question

1515 yaşında bir erkek çocuk, el becerilerinde azalma ve özellikle bir nesneyi sıkıca kavradıktan sonra parmaklarını gevşetmekte zorlanma şikayetiyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde yüzde incelme (balta yüz), hafif pitozis ve ön kol distal kaslarında atrofi saptanmıştır. Tenar bölgeye refleks çekici ile vurulduğunda kasılmanın yavaş çözüldüğü (perküzyon miyotonisi) gözlenmiştir. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Miyotonik distrofi Tip 1

Answer

Miyotonik distrofi Tip 1
Doğru seçenek olan Miyotonik distrofi Tip 1; adölesan dönemde başlayan distal güçsüzlük, karakteristik 'balta yüz' (hatchet face), pitozis ve en ayırt edici bulgu olan miyotoni (kasın kasılma sonrası geç gevşemesi) ile uyumludur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Hastada distal kas atrofisi, 'balta yüz' görünümü, pitozis ve miyotoni (gevşeme güçlüğü) mevcuttur.
Bu kombinasyon, kas distrofileri arasında spesifik bir dağılım gösteren bir hastalığa işaret eder.
2
Miyotoni bulgusunu değerlendir
Hem kavrama sonrası gevşeme güçlüğü hem de perküzyon miyotonisi saptanmıştır.
Miyotoni, klor kanallarındaki bozukluklar veya trinükleotid tekrar hastalıkları ile ilişkili kas hastalıklarının anahtar bulgusudur.
3
Ayırıcı tanı yap
Proksimal tutulumlu (DMD, BMD) ve miyotoni içermeyen tablolar dışlanır.
Miyotonik distrofi Tip 1, pediatrik ve adölesan dönemde distal tutulum ve miyotoni ile karakterize en sık görülen distrofidir.

Key Concept

Miyotonik distrofi Tip 1 (Steinert hastalığı), distal kas tutulumu, fasiyal zayıflık ve miyotoni ile karakterize otozomal dominant geçişli bir hastalıktır.

Practice More

Miyotonik distrofi Tip 1'in sistemik bulguları (katarakt, endokrinopatiler, kardiyak iletim bozuklukları) gözden geçirilmelidir.
Estimated Time:1m 15s
Question 193Question

Yenidoğan döneminde hipotelorizm, yassı burun kökü ve orta hatta tek bir maksiller santral kesici diş saptanan bir olgunun kraniyal manyetik rezonans görüntülemesinde (MRG); interhemisferik fissür ve falks serebrinin sadece posterior bölgede oluştuğu, frontal lobların anterior kısımlarının parankimal devamlılık gösterdiği, talamusların orta hatta kısmen füzyon gösterdiği ve septum pellusidumun izlenmediği saptanmıştır. Bu bebekte en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Semilobar holoprozensefali

Answer

Semilobar holoprozensefali
Semilobar holoprozensefali, beyin hemisferlerinin anterior kısımlarının birleşik kaldığı, ancak posterior kısımlarının interhemisferik fissür ile ayrıldığı formdur. Talamuslar orta hatta kısmen füzyon gösterir. Soliter median maksiller santral kesici diş, bu spektrumun önemli bir klinik belirtecidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hipotelorizm ve soliter median maksiller santral kesici diş saptanması.
Bu bulgular holoprozensefali (HPE) spektrumu veya midline (orta hat) defektleri için patognomonik mikroformlardır.
2
Radyolojik bulguların analizi
Anterior bölgede lob füzyonu, posterior bölgede ayrışma ve kısmi talamik füzyon saptanması.
Holoprozensefali tipleri hemisferik ayrışma derecesine göre sınıflandırılır; anterior füzyonun korunup posteriorun ayrılması semilobar tipi tanımlar.
3
Ayırıcı tanıya gidilmesi
Talamusların tamamen ayrı olmaması ve anterior fissürün yokluğu nedeniyle tanı Semilobar HPE olarak kesinleşir.
Lobar tipte talamuslar ayrıdır, Alobar tipte ise fissür tamamen yoktur.

Key Concept

Holoprozensefali (HPE) spektrumunda klinik ve radyolojik sınıflandırma

Practice More

Holoprozensefali ile en sık ilişkili olan kromozom anomalisi olan Trizomi 13 (Patau Sendromu) bulgularını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 194Question

88 yaşında bir kız çocuk, son bir yıldır koşarken çabuk yorulma, merdiven çıkarken zorlanma ve yerden kalkarken destek alma şikayetleriyle çocuk nörolojisi polikliniğine getiriliyor. Fizik muayenesinde proksimal kaslarda belirgin güçsüzlük, psödohipertrofi olmaksızın hafif kas atrofisi ve pozitif Gowers belirtisi saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatin kinaz (CK) düzeyi 52005200 U/L (N: <170) bulunuyor. Kas biyopsisinde distrofik değişiklikler izlenirken, immünhistokimyasal incelemede distrofin proteini boyanması normal saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Limb-Girdle müsküler distrofi

Answer

Limb-Girdle müsküler distrofi (LGMD), hem kız hem erkek çocukları etkileyebilen, proksimal kas güçsüzlüğü ve çok yüksek CK düzeyleri ile karakterize, biyopside distrofin ekspresyonunun normal olduğu bir hastalık grubudur.
Hastanın kız olması, proksimal kas güçsüzlüğü ve Gowers belirtisi göstermesi, CK düzeyinin çok yüksek olması (52005200 U/L) ve en önemlisi kas biyopsisinde distrofin boyanmasının normal saptanması, bu tablonun distrofinopati (DMD/BMD) olmadığını, ancak distrofik bir süreç olduğunu kanıtlar. Bu özellikler Limb-Girdle müsküler distrofisi için karakteristiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Proksimal kas güçsüzlüğü ve Gowers belirtisi bir müsküler distrofi veya miyopatiyi düşündürür.
Yerden kalkarken destek alma (Gowers) pelvik kuşak kaslarının zayıflığını gösteren klasik bir bulgudur.
2
Laboratuvar verilerinin değerlendirilmesi
52005200 U/L gibi çok yüksek CK değerleri primer kas hasarını (distrofi/miyopati) doğrular.
Nörojenik hastalıklarda (SMA gibi) CK düzeyi bu kadar yüksek seyretmez.
3
Biyopsi ve immünhistokimyanın yorumlanması
Normal distrofin boyanması Duchenne ve Becker müsküler distrofilerini dışlar.
DMD ve BMD'de distrofin proteini ya hiç yoktur ya da anormal/azalmıştır.
4
Cinsiyet ve ayırıcı tanı entegrasyonu
Hastanın kız olması ve yukarıdaki bulgular Limb-Girdle müsküler distrofiyi (özellikle otozomal resesif formlarını) en olası tanı yapar.
LGMD hem kızlarda hem erkeklerde görülebilen geniş bir genetik gruptur.

Key Concept

Kız çocukta görülen psödohipertrofisiz yüksek CK'lı proksimal distrofi tablosunda, biyopside normal distrofin boyanması varsa öncelikle Limb-Girdle Müsküler Distrofi (LGMD) düşünülmelidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 195Question

Café-au-lait lekeleri ve aksiller çillenme nedeniyle Nörofibromatozis Tip 11 (NF1NF1) şüphesiyle izlenen 88 yaşındaki bir erkek çocukta, makrosefali ve öğrenme güçlüğü saptanmıştır. Üç yıllık izlem süresince yapılan yıllık oftalmolojik muayenelerde Lisch nodülü görülmeyen, kraniyal ve spinal görüntülemelerde ise nörofibrom veya optik gliom saptanmayan hastanın babasında da sadece çok sayıda café-au-lait lekesi olduğu öğrenilmiştir. Yapılan genetik incelemede SPRED1SPRED1 geninde patojenik heterozigot varyant saptanmıştır. Bu klinik tablo ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi en doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Fenotipik olarak NF1NF1'i taklit etmesine rağmen, bu sendromda iris hamartomları ve nörofibromların gelişmesi beklenmez.

Answer

Doğru yanıt, bu sendromda iris hamartomları ve nörofibromların gelişmesinin beklenmediğini belirten ifadedir.
Doğru seçenek olan ifade, Legius sendromunun en ayırıcı klinik özelliğini tanımlamaktadır. SPRED1SPRED1 genindeki mutasyonlar sonucu gelişen bu sendromda, hastalar NF1NF1 için gereken klinik kriterlerin (leke, çillenme, makrosefali, aile öyküsü) bir kısmını karşılasa da, NF1NF1'in morbiditesinden sorumlu olan nörofibromlar, Lisch nodülleri ve optik gliomlar bu tablonun bir parçası değildir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve moleküler verilerin sentezlenmesi
Hastada café-au-lait lekeleri, çillenme, makrosefali ve öğrenme güçlüğü gibi NF1NF1 benzeri bulgular olmasına rağmen SPRED1SPRED1 mutasyonu saptanması, hastanın Legius sendromu olduğunu kanıtlar.
Legius sendromu, NF1NF1'i klinik olarak en yakından taklit eden ayırıcı tanıdır.
2
Legius sendromunun klinik spektrumunun değerlendirilmesi
Legius sendromunda NF1NF1'in deri bulguları (lekeler ve çillenme) görülürken, iris hamartomları (Lisch nodülleri), kütanöz veya pleksiform nörofibromlar, optik gliomlar ve iskelet displazileri görülmez.
SPRED1SPRED1 geni protein ürünü spred-11, Ras/MAPK yolağında NF1NF1 proteini (nörofibromin) ile etkileşime girse de, mutasyonu tümör oluşumuna (nörofibrom vb.) yol açmaz.
3
Kalıtım ve takip planının belirlenmesi
Hastalık otozomal dominant geçer ve prognozu NF1NF1'den çok daha iyidir; rutin kanser taraması gerektirmez.
Ayırıcı tanının yapılmasındaki en önemli amaç, hastayı gereksiz invaziv takiplerden ve psikolojik yükten kurtarmaktır.

Key Concept

Legius sendromu (SPRED1SPRED1 mutasyonu), NF1NF1'i taklit eden ancak nörofibrom ve Lisch nodülü içermeyen benign seyirli bir RASopatidir.
Question 196Question

1010 aylık bir bebek, annesinin "bebeğim bacaklarını çok sert tutuyor ve bezini değiştirirken zorlanıyorum" şikayetiyle getiriliyor. Öyküsünde 2828 haftalık prematüre doğum ve 22 ay yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlem öyküsü mevcuttur. Fizik muayenede alt ekstremitelerde belirgin spastisite, adduktor spazma bağlı "makaslama" postürü ve bilateral ayak bileği klonusu saptanırken; üst ekstremite motor becerileri ve sosyal etkileşimi yaşına uygun bulunmuştur. Bu olgu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Bu hastada 1212. aydan önce belirgin bir el tercihi (dominans) gelişmesi beklenen bir bulgudur.

Answer

Diplejik serebral palsili bir çocukta erken el tercihi (dominans) beklenen bir bulgu değildir; bu bulgu hemiplejik tipte görülür.
El tercihinin (dominans) 1212. aydan önce ortaya çıkması, bebeğin bir elini diğerine göre belirgin şekilde daha az kullandığını gösteren asimetrik bir bulgudur. Bu durum, spastik dipleji gibi bilateral ve simetrik tutulum gösteren tiplerde değil; vücudun bir yarısının etkilendiği spastik hemipleji tipinde görülür. Spastik diplejide her iki el de genellikle benzer motor beceri düzeyindedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Prematüre doğum öyküsü + Alt ekstremite > Üst ekstremite spastisitesi + Makaslama postürü = Spastik Dipleji.
Hastanın doğum öyküsü ve motor tutulum paterni diplejik serebral palsi tanısını desteklemektedir.
2
Etiyoloji ve radyolojik ilişkiyi değerlendir
Prematürelerde diplejinin en sık nedeni periventriküler lökomalazidir (PVL).
Lateral ventrikül komşuluğundaki beyaz cevher lifleri (özellikle bacaklara giden lifler) prematürelerde iskemiye en hassas bölgedir.
3
Gelişimsel basamakları ve kırmızı bayrakları incele
1212. aydan önce el tercihi gelişmesi patolojiktir.
Normal gelişimde el tercihi 182418-24. aylarda belirginleşir. Erken el tercihi, karşı tarafın motor fonksiyon bozukluğunu (hemipleji) gösterir; oysa dipleji simetriktir.

Key Concept

Spastik dipleji etiyolojisi (PVL) ve motor gelişimdeki asimetri (el tercihi) farkı.

Alternative Method

Vaka analizinde 'simetri' ve 'asimetri' kavramlarını kullanın: Dipleji simetriktir, el tercihi asimetridir.
Estimated Time:1m 30s
Question 197Question

Serebral palsi (SPSP) tanısı ile izlenen bir çocukta, aşağıdaki klinik özelliklerden hangisinin varlığı tanının doğruluğunu sorgulatmalı ve altta yatan progresif (ilerleyici) bir nörolojik süreci düşündürmelidir?

Show answer & explanation

Answer: Daha önce kazanılmış olan psikomotor becerilerin zamanla kaybedilmesi (regresyon)

Answer

Kazanılmış psikomotor becerilerin zamanla kaybedilmesi (regresyon), statik bir ensefalopati olan serebral palsi tanısından uzaklaştırır.
Serebral palsi (SP), tanımı gereği gelişmekte olan beyindeki ilerleyici olmayan (non-progresif) bir hasardır. Bu nedenle, hastanın daha önce kazandığı motor veya kognitif becerileri zamanla kaybetmesi (psikomotor regresyon), statik bir hasardan ziyade nörodejeneratif veya nörometabolik bir sürece (örneğin lökodistrofiler) işaret eder. Doğru cevap, kazanılmış becerilerin kaybedilmesidir.

Step-by-Step Solution

1
Serebral palsinin (SP) temel tanımını analiz et.
SP, gelişmekte olan (fetal veya infant) beyindeki ilerleyici olmayan (non-progresif) bir hasardır.
Tanının en kritik bileşeni, beyindeki lezyonun statik olmasıdır.
2
Klinik seyri değerlendir.
SP'li çocuklarda motor beceriler geç kazanılır ancak kazanılan bir becerinin kaybı (regresyon) beklenmez.
Beceri kaybı, beyindeki hasarın ilerleyici olduğunu gösterir.
3
Ayırıcı tanı yap.
Regresyon gösteren çocuklarda lökodistrofiler ve nörometabolik hastalıklar (örneğin lizozomal depo hastalıkları) araştırılmalıdır.
SP ile karışabilen ancak progresif seyreden bu hastalıkların yönetimi tamamen farklıdır.

Key Concept

Serebral palsi, statik (ilerleyici olmayan) bir ensefalopatidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 198Question

77 aylık sağlıklı bir süt çocuğunun rutin çocuk sağlığı izlemi sırasında gelişimsel refleksleri değerlendiriliyor. Bu bebeğin nörolojik muayenesinde aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması, bu ay için normal (beklenen) bir gelişimsel bulgu olarak kabul edilir?

Show answer & explanation

Answer: Ayak tabanına basıldığında plantar yakalama refleksinin saptanması

Answer

Plantar yakalama refleksinin pozitif olması, 77 aylık bir bebekte beklenen normal bir bulgudur.
Plantar yakalama refleksi, ayağın tabanına (metatars başlarına) basıldığında parmakların içe doğru bükülmesiyle karakterizedir ve genellikle 9109-10. aya kadar (bazı kaynaklarda 1212 aya kadar) pozitif kalması normal kabul edilir. 77 aylık bir bebekte bu refleksin saptanması gelişimsel bir gerilik veya patoloji göstergesi değildir.

Step-by-Step Solution

1
Vakadaki bebeğin kronolojik yaşı analiz edilir.
Bebek 77 aylıktır.
Gelişimsel reflekslerin normal kabul edilip edilmeyeceği bebeğin tam ayına göre değişir.
2
Seçeneklerdeki ilkel (primitif) reflekslerin fizyolojik kaybolma süreleri karşılaştırılır.
Moro, ATNR ve Palmar yakalama refleksleri 77. aydan önce kaybolmuş olmalıdır.
Merkezi sinir sisteminin matürasyonu ile bu reflekslerin baskılanması ve yerini kortikal kontrollü hareketlere bırakması gerekir.
3
En geç kaybolan ilkel refleks belirlenir.
Plantar yakalama refleksi 9109-10. aya kadar devam eder.
Plantar yakalama, bebek bağımsız ayakta durma ve yürüme evresine yaklaşana kadar (yaklaşık 1010 ay) pozitif kalabilir.

Key Concept

İlkel reflekslerin kaybolma zamanları, nörolojik matürasyonun en önemli göstergelerinden biridir.

Practice More

Paraşüt refleksi gibi koruyucu reaksiyonların başlangıç aylarını tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 199Question

1515 yaşında bir kız çocuk, son birkaç aydır giderek artan çift taraflı işitme kaybı ve dengesizlik şikayetleri ile getirilmiştir. Hastanın öz geçmişinde bebeklik döneminden itibaren takip edilen belirgin bir cilt bulgusu olmadığı, ancak yapılan göz muayenesinde bilateral posterior subkapsüler lens opasitesi saptandığı öğrenilmiştir. Kranial manyetik rezonans (MR) görüntülemede her iki serebellopontin köşede VIIIVIII. kranial sinirden köken alan kontrast tutan kitleler izlenmiştir. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nörofibromatozis Tip 22

Answer

Bilateral vestibüler schwannom ve posterior subkapsüler lens opasitesi bulguları olan hastada en olası tanı Nörofibromatozis Tip 22'dir.
Doğru yanıt olan sendrom, merkezi sinir sistemi tümörleri ile karakterize bir tablodur. Hastada saptanan bilateral serebellopontin köşe kitleleri (bilateral akustik nörinom/vestibüler schwannom), bu hastalık için patognomonik kabul edilen bir kriterdir. Ayrıca genç yaşta saptanan posterior subkapsüler lens opasitesi (katarakt), bu sendroma eşlik eden önemli bir oftalmolojik bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomların lokalizasyonunu belirle.
Çift taraflı işitme kaybı ve denge bozukluğu, kranial sinir tutulumuna (özellikle VIIIVIII. kranial sinir) işaret etmektedir.
Serebellopontin köşe kitleleri tipik olarak işitme ve denge sinirini etkiler.
2
Radyolojik ve oftalmolojik bulguları birleştir.
Bilateral VIIIVIII. sinir kitleleri (schwannom) ve juvenil katarakt varlığı tespit edildi.
Bu spesifik bulgu kombinasyonu Nörofibromatozis Tip 22 (NF2NF2) tanı kriterleri arasında yer alır.
3
Ayırıcı tanıda diğer nörokütanöz sendromları dışla.
Ciltte tipik cafe-au-lait lekelerinin veya tüberlerin olmaması NF1NF1 ve tüberoz sklerozu uzaklaştırır.
NF2NF2'de periferik cilt bulguları NF1NF1'e göre çok daha nadir ve siliktir.

Key Concept

Nörofibromatozis Tip 22 (NF2NF2) tanısı için en spesifik bulgu bilateral vestibüler schwannomdur.
Question 200Question

2828 aylık bir kız çocuk, geçirmekte olduğu üst solunum yolu enfeksiyonu sırasında saptanan 39.2C39.2^\circ C ateşle birlikte aniden başlayan, yaklaşık 88 dakika süren, sadece vücudun sağ tarafında (fokal) kasılma ve sonrasında sağ kolunda geçici güçsüzlük şikayetiyle acil servise getirilmiştir. Bu hastanın klinik tablosuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Nöbet fokal özellik taşıdığı için "komplike febril nöbet" olarak sınıflandırılmalıdır.

Answer

Nöbet fokal özellik taşıdığı için "komplike febril nöbet" olarak sınıflandırılmalıdır.
Vakadaki çocuk febril nöbet için uygun yaş aralığındadır (28 ay). Nöbetin 15 dakikadan kısa sürmesi genellikle basit febril nöbeti düşündürse de, nöbetin sadece vücudun sağ tarafında olması (fokal karakter) ve sonrasında Todd paralizisi (geçici fokal güçsüzlük) gelişmesi bu nöbeti 'komplike febril nöbet' olarak sınıflandırmamızı gerektirir.

Step-by-Step Solution

1
Yaş ve ateş kriterlerini kontrol et
Hasta 28 aylık ve ateşi 39.2C39.2^\circ C. Bu durum 6 ay-5 yaş arası febril nöbet tanımıyla uyumludur.
Tanının febril nöbet olup olmadığını belirlemek için yaş ve ateş sınırı kritiktir.
2
Nöbetin süresini ve karakterini değerlendir
Nöbet 8 dakika (15 dakikadan kısa) sürmüş ancak vücudun sağ tarafına sınırlı (fokal) kalmıştır.
Basit ve komplike ayrımı için nöbetin fokalitesi, süresi ve 24 saat içindeki tekrarı önemlidir.
3
Sınıflandırma kriterlerini uygula
Fokal başlangıçlı olması ve eşlik eden Todd paralizisi (geçici güçsüzlük), nöbeti 'komplike febril nöbet' kategorisine sokar.
Komplike febril nöbet tanısı için belirtilen kriterlerden (fokalite, süre, tekrar) birinin varlığı yeterlidir.

Key Concept

Febril Nöbet Sınıflandırması
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 10 / 15Next
Nöroloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 10 | Examkin