Romatoloji

414 questions

Question 61Question →

33 yaşında bir kız çocuk, son 99 haftadır devam eden sol diz ve sağ ayak bileğinde şişlik, hareket kısıtlılığı ve sabahları belirginleşen topallama şikayetiyle başvuruyor. Öyküsünden ateş yüksekliği, döküntü veya travma olmadığı öğreniliyor. Fizik muayenede tutulan eklemlerde efüzyon ve hareket kısıtlılığı mevcut; ancak eritem ve aşırı hassasiyet saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde ESRESR 3535 mm/saatmm/saat, CRPCRP 1,21,2 mg/dLmg/dL, RFRF negatif ve ANAANA pozitif (1/3201/320, granüler) saptanıyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı ve yapılması gereken üveit tarama sıklığı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Oligoartiküler JİA; her 33 ayda bir yarıklı lamba muayenesi

Answer

En olası tanı oligoartiküler JİA olup, yüksek risk grubundaki bu hastada her 3 ayda bir üveit taraması yapılmalıdır.
Hastada saptanan 2 eklem tutulumu ve 9 haftalık süre oligoartiküler JİA tanısını kesinleştirir. Erken başlangıç yaşı (<7 yaş) ve ANA pozitifliği, bu hastalarda körlüğe yol açabilen 'kronik asemptomatik üveit' riskini maksimuma çıkarır. Bu nedenle, AAP ve ILAR rehberlerine göre bu hastalar 'Yüksek Risk' grubunda kabul edilir ve ilk 4 yıl boyunca her 3 ayda bir oftalmolojik tarama (yarıklı lamba muayenesi) yapılmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Tanı kriterlerini değerlendir
JİA tanısı
Yaşın 1616’dan küçük olması, semptom süresinin 99 hafta (>6>6 hafta) olması ve travma/enfeksiyon dışı kronik artrit bulguları JİA tanısını koydurur.
2
Alt tipi belirle
Oligoartiküler JİA
İlk 6 aylık süreçte tutulan eklem sayısının 22 (leq4\\leq 4) olması hastayı oligoartiküler alt tipe sokar.
3
Komplikasyon riskini belirle
Yüksek Riskli Üveit Grubu
ANAANA pozitifliği, başlangıç yaşının 77’den küçük olması ve oligoartiküler tip, asemptomatik kronik iridosiklit (üveit) açısından en yüksek risk faktörleridir.
4
Takip planı oluştur
3 Ayda Bir Tarama
Yüksek riskli gruptaki çocuklarda tanıdan sonraki ilk 4 yıl boyunca her 3 ayda bir yarıklı lamba muayenesi yapılması önerilir.

Key Concept

JİA'da üveit risk stratifikasyonu ve tarama sıklığı.
Estimated Time:1m 30s
Question 62Question →

1212 yaşında bir kız çocuk; soğukta ellerde morarma, el sırtında belirgin ödemli şişlik ('puffy hands'), proksimal kaslarda güçsüzlük, yutma güçlüğü ve diz eklemlerinde ağrı şikayetleri ile getiriliyor. Laboratuvar tetkiklerinde ANA 1:25601:2560 (granüler patern) pozitifliği ve yüksek serum kreatin kinaz (CK) düzeyi saptanıyor. Hastada sistemik lupus eritematozus, sistemik skleroz ve polimiyozit klinik bulgularının birlikteliği nedeniyle Miks Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) düşünülüyor. Bu hastanın tanısı ve takibi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Hastalığın 'miks' doğası gereği, anti-Sm ve anti-dsDNA gibi lupus spesifik antikorların yüksek titrede pozitifliği tanı için majör kriterlerden biridir.

Answer

Miks bağ dokusu hastalığında anti-Sm ve anti-dsDNA antikorlarının yüksek titrede pozitifliği beklenen bir durum değildir; aksine bu antikorların yokluğu veya düşük titresi MCTD'yi SLE'den ayıran önemli bir serolojik ipucudur.
Miks bağ dokusu hastalığı (MCTD) tanısı için anti-Sm ve anti-dsDNA antikorlarının pozitifliği bir kriter değildir. Aksine, bu antikorların yüksek titrede saptanması hastanın öncelikle Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) olarak sınıflandırılmasına neden olur. MCTD, klinik olarak overlap (çakışma) gösterse de serolojik olarak sadece anti-U1RNP pozitifliği ile distinkt bir tablodur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Raynaud fenomeni, 'puffy hands', miyozit ve artrit birlikteliği Miks Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) için karakteristiktir.
MCTD; SLE, sistemik skleroz ve polimiyozit bulgularının birleşiminden oluşan bir overlap sendromudur.
2
Serolojik kriterleri değerlendir.
Yüksek titrede (>1:1000>1:1000) anti-U1RNP antikor pozitifliği saptandı.
Anti-U1RNP, MCTD tanısı için zorunlu (sine qua non) olan antikordur.
3
Ayırıcı tanıyı antikorlar üzerinden yap.
Anti-Sm ve anti-dsDNA negatifliği MCTD'yi destekler; anti-Scl-70 (diffüz SSc) ve anti-sentromer (limited SSc) ise diğer olasılıklardır.
MCTD tanısı konan hastalarda diğer bağ dokusu hastalıklarına spesifik antikorların (Sm, dsDNA, Scl-70) genellikle saptanmaması beklenir.
4
Prognozu ve mortaliteyi değerlendir.
En korkulan komplikasyon pulmoner arteriyel hipertansiyondur (PAH).
PAH, MCTD izleminde en sık görülen ölüm nedenidir.

Key Concept

Miks Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) serolojik olarak yüksek titre anti-U1RNP pozitifliği ile tanımlanır ve en önemli mortalite nedeni pulmoner arteriyel hipertansiyondur.
Estimated Time:2m 30s
Question 63Question →

10 yaşında bir kız çocuk, okuldan döndükten sonra akşamları belirginleşen ve fiziksel aktiviteyle artan bacak ağrıları şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenede eklemlerde şişlik, ısı artışı veya hassasiyet saptanmıyor, ancak genel bir eklem gevşekliği (laksite) dikkat çekiyor. Tanısal değerlendirme amacıyla Beighton skoru hesaplanmasına karar veriliyor.

Bu skorlama sisteminde yer alan kriterlerden biri aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Başparmağın ön kolun fleksör yüzeyine pasif olarak değdirilmesi

Answer

Başparmağın ön kolun fleksör yüzeyine pasif olarak değdirilmesi, Beighton hipermobilite skorlamasında yer alan geçerli bir kriterdir.
Doğru yanıt olan başparmağın ön kola pasif olarak değdirilmesi, Beighton skorunun 5 ana manevrasından biridir. Her iki el için ayrı ayrı 1 puan verilir ve hipermobilite tanısında temel teşkil eder.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et.
Akşam artan, istirahatle geçen ve inflamatuar bulgu içermeyen ağrılar benign/mekanik kökenli ağrıları (benign hipermobilite veya büyüme ağrıları gibi) düşündürür.
Tanısal yaklaşımın ilk basamağı ağrının karakterini belirlemektir.
2
Beighton skorlama sistemini hatırla.
9 puanlık bu sistemde: 5. MCP dorsifleksiyonu (≥90∘\geq 90^\circ), Başparmak-ön kol teması, Dirsek hiperekstansiyonu (>10∘> 10^\circ), Diz hiperekstansiyonu (>10∘> 10^\circ) ve avuç içlerinin yere değmesi (dizler düzken) yer alır.
Hipermobilite tanısı objektif skorlama sistemlerine dayanır.
3
Seçenekleri eşik değerlere göre karşılaştır.
Başparmağın temas etmesi doğrudan bir kriterken, diğer seçeneklerdeki açı değerleri veya uygulama yöntemleri yanlıştır.
Skorlama sistemindeki spesifik açı eşikleri (10∘10^\circ, 90∘90^\circ) tanı koydurucudur.

Key Concept

Benign Eklem Hipermobilitesi ve Beighton Skorlaması
Estimated Time:1m 15s
Question 64Question →

Dört aylık bir erkek bebek, altı gündür devam eden 39,6∘C39,6^\circ\text{C} ateş ve aşırı huzursuzluk şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde; döküntü, bilateral konjonktival hiperemi, orofarenks değişikliği, ekstremite ödemi/deskuamasyonu veya servikal lenfadenopati saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde; lökosit: 17.800/mm317.800/\text{mm}^3, hemoglobin: 8,6 g/dL8,6 \text{ g/dL}, C-reaktif protein (CRP): 125 mg/L125 \text{ mg/L}, eritrosit sedimentasyon hızı (ESH): 98 mm/sa98 \text{ mm/sa} ve albümin: 2,6 g/dL2,6 \text{ g/dL} saptanıyor. Tam idrar tetkikinde her sahada 15-20 lökosit izleniyor, idrar kültürü ise steril sonuçlanıyor. Bu hasta için izlenecek bir sonraki en uygun adım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ekokardiyografi ile koroner arterlerin değerlendirilmesi

Answer

6 aydan küçük bebeklerde 5 günden uzun süren ateş ve inflamasyon varlığında, klasik kriterler olmasa dahi ekokardiyografi ile değerlendirme yapılmalıdır.
Amerikan Kalp Cemiyeti (AHA) 2017 kılavuzuna göre, 6 ay ve daha küçük bebeklerde 5 günden uzun süren açıklanamayan ateş ve sistemik inflamasyon (ESH ≥40 mm/sa\geq 40 \text{ mm/sa} veya CRP ≥30 mg/L\geq 30 \text{ mg/L}) varlığında, hiçbir klasik klinik bulgu olmasa dahi ekokardiyografi yapılması önerilir. Bu hastada ateşin 6. günü olması, yüksek inflamasyon belirteçleri ve destekleyici laboratuvar bulguları (hipoalbüminemi, anemi, steril piyüri) varlığı bu yaklaşımı zorunlu kılar.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaşını ve ateş süresini değerlendir.
4 aylık bebek, 6 gündür devam eden (>5>5 gün) yüksek ateş.
Kawasaki hastalığı tanısı için ateş süresi kritik bir başlangıç noktasıdır; özellikle küçük bebeklerde atipik seyir sıktır.
2
Klinik kriterleri ve inflamasyon belirteçlerini incele.
Klasik klinik kriter saptanmadı. CRP (125 mg/L125 \text{ mg/L}) ve ESH (98 mm/sa98 \text{ mm/sa}) belirgin yüksek.
AHA kılavuzlarına göre, 6 aydan küçük bebeklerde uzamış ateş ve yüksek inflamasyon (CRP ≥30\geq 30 veya ESH ≥40\geq 40) varlığı tek başına ekokardiyografi endikasyonudur.
3
Destekleyici laboratuvar bulgularını kontrol et.
Anemi (Hb 8,68,6), hipoalbüminemi (2,62,6) ve steril piyüri mevcut.
Bu bulgular 'Incomplete Kawasaki' tanısını güçlendiren yardımcı laboratuvar kriterleridir.
4
En uygun yönetim adımını belirle.
Ekokardiyografi planlanması.
Koroner arter tutulumunu erken saptamak ve İVİG tedavisini başlatmak için en güvenli yoldur.

Key Concept

İnfantlarda (<6 ay) 'Incomplete Kawasaki' Tanı Algoritması

Alternative Method

Laboratuvar puanlama sistemine göre (anemi, albümin, lökositoz, steril piyüri, ALT yüksekliği, trombositoz) 3 veya daha fazla bulgu varlığında İVİG tedavisine başlanabilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 65Question →

66 yaşında erkek çocuk, bacaklarının arka yüzünde ve gluteal bölgede yerleşen, basmakla solmayan, ciltten kabarık (palpabl) kırmızı-mor döküntüler ve karın ağrısı şikayetiyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde döküntülerin yanı sıra her iki ayak bileğinde artrit saptanmıştır. Bu hastada Henoch-Schönlein Purpurası (IgA vasküliti) tanısını desteklemek ve ayırıcı tanıda İmmün Trombositopenik Purpura'yı (İTP) dışlamak için en anlamlı laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Normal trombosit sayısı

Answer

Döküntülerin palpabl purpura karakterinde olması ve beraberinde normal trombosit sayısının saptanması Henoch-Schönlein Purpurası tanısı için karakteristiktir.
Henoch-Schönlein Purpurası (IgA vasküliti), çocukluk çağının en sık görülen vaskülitidir. Tanıda en kritik laboratuvar ayrımı, döküntülerin (purpuraların) trombositopeniye bağlı olmadığını kanıtlamaktır. Bu nedenle, palpabl purpurası olan bir çocukta trombosit sayısının normal bulunması HSP tanısını güçlü bir şekilde destekler ve İTP (İmmün Trombositopenik Purpura) gibi hastalıkları dışlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir
Palpabl purpura, artrit ve abdominal ağrı (HSP klasiği)
HSP'nin temel klinik bileşenlerini tanımlamak için
2
Trombositopenik purpuraları dışla
Trombosit sayısının normal olduğu görülmelidir
Vaskülitik döküntüyü trombosit eksikliğine bağlı döküntüden (İTP) ayırmak için
3
Laboratuvar bulgusunu seç
Normal trombosit sayısı tanıyı destekler
HSP'de damar duvarı iltihabı vardır, pıhtılaşma hücrelerinde eksiklik yoktur

Key Concept

Henoch-Schönlein Purpurası (HSP), normal trombosit sayısı ve normal koagülasyon profiline rağmen görülen palpabl purpuralar ile karakterize bir küçük damar vaskülitidir.
Estimated Time:45s
Question 66Question →

5 aylık erkek bebek, 4 gündür devam eden 39,6∘C39,6^\circ\text{C} ateş ve aşırı huzursuzluk şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde bilateral non-pürülan konjonktival enjeksiyon ve BCG aşısı skar yerinde belirgin eritem ve endürasyon saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; hemoglobin 8,8 g/dL8,8\text{ g/dL}, lökosit 17.500/mm317.500\text{/mm}^3 (%75 PNL), CRP 115 mg/L115\text{ mg/L}, albümin 2,9 g/dL2,9\text{ g/dL} ve tam idrar tetkikinde her sahada 15-20 lökosit (kültür negatif) saptanıyor. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ekokardiyografi ile koroner arterler değerlendirilmeli ve İVİG ile yüksek doz aspirin tedavisi başlanmalıdır.

Answer

Ekokardiyografi ile koroner arterlerin değerlendirilmesi ve ardından intravenöz immünoglobulin (İVİG) ile yüksek doz aspirin tedavisine başlanması en uygun yaklaşımdır.
Doğru yaklaşım, ekokardiyografi yapılarak koroner arterlerin değerlendirilmesi ve İVİG/aspirin tedavisine başlanmasıdır. Hastada 5 günden kısa süren ateş olmasına rağmen, 6 aydan küçük olması, BCG skarı reaktivasyonu gibi spesifik bir bulgunun varlığı ve laboratuvar destekleyici kriterlerinden (anemi, lökositoz, hipoalbüminemi, steril piüri) dördünün bulunması inkomplet Kawasaki tanısını doğrular. AHA kılavuzuna göre bu özelliklere sahip bir süt çocuğunda tedaviye erken başlanması koroner arter anevrizmalarını önlemek için kritiktir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaş ve ateş süresini değerlendir.
5 aylık ( < 6 ay) ve 4 günlük ateş.
Süt çocuklarında Kawasaki hastalığı sıklıkla atipik/inkomplet seyreder ve koroner arter tutulum riski en yüksektir.
2
Klinik bulguları analiz et.
Konjonktivit ve BCG skarı reaktivasyonu.
BCG skarı bölgesinde kızarıklık ve kabarıklık, Kawasaki hastalığı için oldukça spesifik bir bulgudur.
3
Laboratuvar bulgularını inkomplet Kawasaki algoritmik kriterlerine göre kontrol et.
Anemi (8,8 g/dL8,8\text{ g/dL}), lökositoz (17.50017.500), hipoalbüminemi (2,9 g/dL2,9\text{ g/dL}) ve steril piüri saptandı (4/6 kriter pozitif).
Amerikan Kalp Cemiyeti (AHA) kriterlerine göre 3 veya daha fazla laboratuvar bulgusu varlığında tanı desteklenir.
4
Tanı ve tedavi planını belirle.
İnkomplet Kawasaki tanısı ile Ekokardiyografi ve İVİG tedavisi.
Koroner anevrizmaları önlemek için beklemeden tedaviye başlanmalıdır.

Key Concept

İnkomplet Kawasaki Hastalığı ve BCG Skarı Reaktivasyonu
Estimated Time:1m 30s
Question 67Question →

13 yaşında kız çocuk, çocukluk çağından beri tekrarlayan ateş ve karın ağrısı atakları nedeniyle Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) tanısıyla takip edilmektedir. Genetik analizinde M694VM694V homozigot mutasyonu saptanan ve kolşisin tedavisini düzensiz kullandığı öğrenilen hastanın fizik muayenesinde pretibial +2+2 ödem saptanıyor. Yapılan laboratuvar incelemeleri aşağıdaki gibidir:

ParametreSonuç
Serum Albümin2.72.7 g/dLg/dL
Tam İdrar Tetkiki+3+3 proteinüri
Serum Kreatinin0.60.6 mg/dLmg/dL

Bu hastadaki klinik tabloyu açıklayan en olası tanı ve kesin tanı için yapılması gereken işlem aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sekonder (AA) amiloidoz - Böbrek biyopsisi

Answer

Sekonder (AA) amiloidoz ve tanı için böbrek biyopsisi yapılması gerekmektedir.
Hastanın MEFVMEFV geninde M694VM694V homozigot mutasyonu olması ve kolşisin tedavisini düzensiz kullanması, AA tipi amiloidoz gelişimi için en önemli risk faktörleridir. Nefrotik düzeyde proteinüri ve ödem, amiloidozun renal tutulumunun klasik klinik sunumudur. Kesin tanı böbrek biyopsisi (veya alternatif olarak rektal biyopsi) ile amiloid birikiminin gösterilmesiyle konur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin değerlendirilmesi
Hastada FMF tanısı, yüksek riskli M694VM694V mutasyonu ve tedavi uyumsuzluğu mevcut.
M694VM694V homozigotluğu amiloidoz gelişimi için en güçlü genetik risk faktörüdür.
2
Proteinüri ve ödemin yorumlanması
Hipolabüminemi ve masif proteinüri nefrotik sendrom tablosunu işaret eder.
FMF seyrinde ortaya çıkan nefrotik sendromun en olası nedeni sekonder amiloidozdur.
3
Tanısal yöntemin belirlenmesi
Amiloid birikimini göstermek için doku biyopsisi gereklidir.
Amiloidoz tanısı Kongo kırmızısı ile boyanan amiloid proteinlerinin dokuda gösterilmesiyle kesinleşir.

Key Concept

FMF hastalarında kronik inflamasyonun bir sonucu olarak serum amiloid A (SAA) proteininin dokularda birikmesiyle karakterize AA tipi amiloidoz gelişimi ve nefrotik sendrom tablosu.
Estimated Time:1m 30s
Question 68Question →

55 aylık bir erkek bebek; 66 gündür devam eden 39,5∘C39,5^\circ\text{C} ateş, huzursuzluk ve beslenme güçlüğü şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde bilateral non-pürülan konjonktivit ve sol omuzdaki BCG aşı skar bölgesinde belirgin eritem ve endürasyon saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; hemoglobin 9,1 g/dL9,1\text{ g/dL}, albumin 2,8 g/dL2,8\text{ g/dL}, CRP 115 mg/L115\text{ mg/L}, eritrosit sedimentasyon hızı (ESH) 92 mm/saat92\text{ mm/saat} ve tam idrar tetkikinde 2020 lökosit/BBA (kültür negatif) tespit ediliyor. Bu hastanın tanısı ve yönetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İnkomplet Kawasaki hastalığı tanısıyla IVIG ve yüksek doz aspirin başlanmalı; Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak (KKK) ve suçiçeği aşıları tedaviden sonra 11 ay ertelenmelidir.

Answer

İnkomplet Kawasaki hastalığı tanısıyla IVIG ve yüksek doz aspirin başlanmalı; Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak (KKK) ve suçiçeği aşıları tedaviden sonra 11 ay ertelenmelidir.
Hastada 5 günden uzun süren ateşin yanında non-pürülan konjonktivit ve Kawasaki için (özellikle bebeklerde) oldukça spesifik bir bulgu olan BCG aşı yerinde kızarıklık mevcuttur. Amerikan Kalp Cemiyeti (AHA) algoritmasına göre, inkomplet şüphesi olan bir hastada CRP/ESH yüksekliği ile birlikte eşlik eden 3 laboratuvar kriteri (anemi, hipoalbuminemi ve steril piyüri) tanıyı doğrular ve tedavi başlanmasını gerektirir. Tedavide kullanılan yüksek doz IVIG, KKK ve suçiçeği gibi canlı aşıların etkinliğini bozduğu için bu aşıların uygulanması 11 ay süreyle ertelenmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir
55 gün ve üzeri ateş (66 gün) + 22 klinik kriter (konjonktivit ve BCG skar reaksiyonu - süt çocuklarında çok spesifiktir).
İnkomplet Kawasaki algoritmasına giriş için ateş ve en az 22 kriter gereklidir.
2
Laboratuvar destekleyici kriterlerini (AHA) kontrol et
Albumin ≤3 g/dL\leq 3\text{ g/dL} (2,82,8), Anemi (9,19,1) ve Steril piyüri (2020 lökosit) pozitif.
İnkomplet Kawasaki tanısı için ≥3\geq 3 laboratuvar kriterinin varlığı tedaviyi endike kılar.
3
Tedavi ve aşı etkileşimini planla
Yüksek doz IVIG (2 g/kg2\text{ g/kg}) tedavisi sonrası KKK ve suçiçeği aşıları 1111 ay ertelenir.
Ekzojen antikorlar canlı aşı virüslerinin replikasyonunu engelleyerek aşı etkinliğini azaltır.

Key Concept

İnkomplet Kawasaki Tanı Algoritması ve IVIG-Canlı Aşı Etkileşimi

Practice More

İnkomplet Kawasaki tanısı konulan 6 aydan küçük bebeklerde koroner arter anevrizması risk faktörlerini (Z-skoru kullanımı) inceleyiniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 69Question →

1212 yaşında erkek hasta, M694VM694V homozigot mutasyonu ile Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) tanısıyla izlenmektedir. Hasta, günlük 1.51.5 mg kolşisin tedavisini düzenli kullanmasına rağmen son bir yılda 1010 kez tipik ateşli karın ağrısı atağı geçirmiştir. Ataklar arası dönemde yapılan incelemelerinde Serum Amiloid A (SAA) düzeyi sürekli >30>30 mg/L (N < 1010) saptanmış olup, fizik muayenesinde boy uzama hızında yavaşlama (3.3. persentil altı) ve splenomegali saptanmıştır. Bu tablo 'kolşisin dirençli FMF' olarak tanımlandığına göre, bu hastada inflamatuar süreci kontrol altına almak için hedeflenmesi gereken temel sitokin ve önerilen tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İnterlökin-1 (IL-1) - Canakinumab

Answer

İnterlökin-1 (IL-1) yolağının hedeflendiği Canakinumab tedavisi
Hastada yılda 6'dan fazla atak geçirilmesi, ataklar arası dönemde SAA yüksekliğinin sürmesi ve büyüme geriliği gelişmesi 'kolşisin dirençli FMF' tanısını kesinleştirir. FMF patogenezinde pirin mutasyonu sonucu IL-1β aşırı üretimi temel sorundur. Bu nedenle dirençli olgularda IL-1 blokajı (Canakinumab veya Anakinra) inflamasyonu kontrol altına almak ve amiloidoz riskini azaltmak için en uygun seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik durumun tanımlanması
Kolşisin dirençli FMF (Resistance)
Uygun doz ve düzenli kullanıma rağmen yılda 6'dan fazla atak geçirilmesi ve ataklar arası dönemde SAA yüksekliğinin (subklinik inflamasyon) devam etmesi direnç göstergesidir.
2
Patofizyolojik mekanizmanın belirlenmesi
Pirin inflamozom aktivasyonu ve IL-1β aşırı üretimi
MEFV gen mutasyonları pirin proteininin fonksiyonunu bozarak kaspaz-1 aktivasyonuna ve sonuçta kontrolsüz IL-1 salınımına neden olur.
3
Hedef tedavinin seçilmesi
Biyolojik IL-1 inhibitörleri (Anakinra veya Canakinumab)
Kolşisin ile mikrotübül polimerizasyonu üzerinden sağlanan kontrol yetersiz kaldığında, doğrudan effektör sitokin olan IL-1'in bloke edilmesi gerekir.

Key Concept

FMF'de kolşisin direnci kriterleri ve biyolojik tedavi (IL-1 blokajı) endikasyonları.
Question 70Question →

9 yaşında erkek hasta, 10 gündür devam eden ateş, her iki gözde kızarıklık ve sol dizde şişlik şikayetleri ile getiriliyor. Öyküsünden, yakınmalar başlamadan 3 hafta önce kanlı ishal atağı geçirdiği ve antibiyotik tedavisi aldığı öğreniliyor. Fizik muayenede sol dizde ısı artışı, hassasiyet ve efüzyon saptanırken; her iki gözde pürülan olmayan konjonktivit izleniyor. Kardiyak muayene ve diğer sistem bakıları doğal bulunuyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Reaktif Artrit

Answer

Reaktif Artrit
Hastada enterik bir enfeksiyon (kanlı ishal) öyküsünden 2-3 hafta sonra gelişen asimetrik artrit (diz), ateş ve konjonktivit tablosu mevcuttur. Bu bulgular Reaktif Artrit (eski adıyla Reiter Sendromu) tanısı ile tam uyumludur. Reaktif artrit, genetik yatkınlığı olan (HLA-B27 pozitifliği sık) bireylerde, tetikleyici bir enfeksiyonu takiben gelişen steril bir inflamatuar artrittir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et
9 yaşında erkek, monoartrit (sol diz), ateş, konjonktivit ve öyküde 3 hafta önce kanlı ishal.
Semptomların kümesi ve zamanlaması tanısal ipuçlarını barındırır.
2
Tetikleyici faktörü belirle
Kanlı ishal (dizanteri benzeri tablo), enterik patojenleri (Salmonella, Shigella, Yersinia, Campylobacter) işaret eder.
Spondiloartropatiler grubunda yer alan Reaktif Artrit, sıklıkla enterik veya ürogenital enfeksiyonları takiben 1-4 hafta sonra gelişir.
3
Ayırıcı tanıyı yap
Kawasaki için yaş büyük ve kriterler eksik; ARA için boğaz enfeksiyonu öyküsü yok; Septik artrit için klinik tablo (konjonktivit) uyumsuz.
Reaktif Artrit klasik triadı (artrit, üretrit, konjonktivit) her zaman tam görülmese de, enfeksiyon sonrası artrit ve ekstra-artiküler bulgular tanıyı koydurur.

Key Concept

Reaktif Artrit, geçirilmiş gastrointestinal veya ürogenital enfeksiyonlardan 1-4 hafta sonra gelişen; asimetrik oligoartrit, entesit, konjonktivit ve üretrit ile karakterize bir spondiloartropatidir.

Hints

1
Hastanın yakınmaları başlamadan önceki haftalarda geçirdiği enfeksiyon öyküsüne dikkat edin.
2
Kanlı ishal (dizanteri) sonrası gelişen eklem ve göz bulguları hangi sendromu işaret eder?
3
Eski adıyla Reiter Sendromu olarak bilinen; artrit, üretrit ve konjonktivit triadı ile ilişkili hastalık hangisidir?

Practice More

Reaktif Artrit tedavisinde kullanılan ajanları ve prognozu belirleyen HLA-B27 ilişkisini gözden geçiriniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 71Question →

9 yaşında bir kız çocuk, son birkaç haftadır yerdeki oyuncaklarını toplarken ayağa kalkmakta zorlandığını ve merdivenleri çıkarken çabuk yorulduğunu belirtiyor. Fizik muayenesinde her iki üst göz kapağında menekşe rengi (heliotrop) döküntü ve parmak eklemlerinin (metakarpofalangeal) dorsal yüzeyinde eritematöz, pullu papüller (Gottron papülleri) gözleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatin kinaz (CKCK) ve aspartat aminotransferaz (ASTAST) düzeylerinde belirgin artış saptanıyor.

Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Juvenil dermatomiyozit

Answer

Juvenil dermatomiyozit
Juvenil dermatomiyozit, çocukluk çağında proksimal kas güçsüzlüğü ile birlikte heliotrop döküntü ve Gottron papülleri gibi patognomonik cilt bulgularının ve yüksek kas enzimlerinin görüldüğü klasik klinik tablodur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
9 yaşındaki hastada proksimal kas güçsüzlüğü (merdiven çıkma zorluğu) ve tipik deri döküntüleri mevcuttur.
Çocukluk çağında bu semptomların kombinasyonu inflamatuar bir miyopatiyi düşündürür.
2
Patognomonik deri bulgularını tanımla.
Göz kapaklarındaki heliotrop döküntü ve eklemler üzerindeki Gottron papülleri Juvenil Dermatomiyozit için patognomoniktir.
Bu döküntüler Bohan ve Peter tanı kriterlerinin temel bileşenleridir.
3
Laboratuvar bulgularını klinik ile birleştir.
Yüksek CKCK ve ASTAST düzeyleri aktif miyoziti (kas inflamasyonunu) destekler.
Kas hasarı sonucu enzimlerin kana salınması tanıyı laboratuvar düzeyinde doğrular.

Key Concept

Juvenil Dermatomiyozit (JDM), proksimal kas güçsüzlüğü ve patognomonik deri bulguları (Heliotrop döküntü, Gottron papülleri) ile karakterize en sık pediatrik inflamatuar miyopatidir.
Estimated Time:45s
Question 72Question →

13 yaşında bir kız çocuk, her iki dizinde ve her iki el bileğinde yaklaşık bir yıldır devam eden, özellikle fiziksel aktivite sonrası artan ağrılar nedeniyle getiriliyor. Fizik muayenede her iki el 5. parmak ekstansiyonu >90∘>90^\circ, baş parmaklar pasif olarak ön kola değmekte, her iki dirsekte >10∘>10^\circ hiperekstansiyon saptanırken; dizlerde hiperekstansiyon gözlenmiyor ve gövde fleksiyonunda avuçlar yere değmiyor. Hastanın yapılan ekokardiyografisinde mitral kapak prolapsusu saptanıyor.

Brighton tanı kriterleri esas alındığında, bu hastadaki klinik ve laboratuvar bulgularından hangisi "minör kriter" olarak sınıflandırılır?

Show answer & explanation

Answer: Mitral kapak prolapsusu

Answer

Mitral kapak prolapsusu, Brighton kriterleri içerisinde 'ekstra-artiküler bulgular' kategorisinde tanımlanmış bir minör kriterdir.
Brighton kriterlerine göre; Beighton skorunun 4 ve üzerinde olması ile 4 veya daha fazla eklemde 3 aydan uzun süren artralji varlığı majör kriterlerdir. Mitral kapak prolapsusu, marfanoid habitus, anormal cilt bulguları (striae, hiperekstansibilite), göz bulguları (miyopi vb.) ve tekrarlayan dislokasyonlar ise minör kriterler olarak kabul edilir. Bu vakada MKP saptanmış olması tanıyı destekleyen bir minör kriterdir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın Beighton skorunu hesapla
Beighton skoru: 22 (parmaklar) + 22 (baş parmaklar) + 22 (dirsekler) = 6/96/9 olarak bulunur.
Brighton kriterlerinde majör/minör ayrımı için Beighton skorunun sayısal değeri kritiktir.
2
Artralji özelliklerini (süre ve eklem sayısı) değerlendir
4 eklemde (2 diz, 2 el bileği) ve 12 aydır süren ağrı mevcuttur.
4 veya daha fazla eklemde 3 aydan uzun süren artralji majör bir kriterdir.
3
Eşlik eden ekstra-artiküler ve diğer ikincil bulguları tanımla
Hastada saptanan tek ekstra-artiküler bulgu mitral kapak prolapsusudur.
Tanı setindeki majör ve minör bileşenleri birbirinden ayırt etmek gerekir.
4
Brighton kriterlerini sınıflandırarak doğru eşleştirmeyi yap
Beighton skoru ≥4\geq 4 ve Poliartralji (>3 ay, >3 eklem) majör; MKP ise minör kriterdir.
Brighton sistemi, Beighton skoruna ek olarak klinik ve sistemik bulguları içeren daha kapsamlı bir tanı aracıdır.

Key Concept

Benign Eklem Hipermobilite Sendromu (BEHS) tanısında Brighton kriterlerinin (Majör ve Minör ayırımı) uygulanması.
Estimated Time:2m 0s
Question 73Question →

1111 yaşında kız çocuk; son 11 aydır devam eden halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı ve aralıklı ateş şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde solukluk ve yüzde güneş maruziyeti ile belirginleşen, nazolabial olukları koruyan döküntü saptanıyor. Kalp oskültasyonunda apekste 2/62/6 pansistolik üfürüm duyulması üzerine yapılan ekokardiyografide mitral kapak üzerinde küçük, non-destrüktif vejetasyonlar görülüyor. Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıda verilmiştir:

TetkikSonuç
Hemoglobin8,58,5 g/dLg/dL
Beyaz Küre3.100/mm33.100/mm^3
Trombosit145.000/mm3145.000/mm^3
ANA1:6401:640 (Pozitif, Homojen)
Kan KültürüÜreme saptanmadı

Bu klinik tabloya göre, hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sistemik Lupus Eritematozus

Answer

Sistemik Lupus Eritematozus
Sistemik Lupus Eritematozus tanısı, hastadaki malar döküntü (akut kutanöz lupus), lökopeni (hematolojik tutulum), ANA pozitifliği ve Libman-Sacks endokarditi (serozit/vasküler tutulum benzeri organ hasarı) ile konulur. Libman-Sacks endokarditi, SLE'nin klasik bir kardiyak tutulumudur ve genellikle mitral kapak üzerinde küçük, non-destrüktif vejetasyonlarla karakterizedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Malar döküntü (nazolabial korunan), ateş ve kilo kaybı saptandı.
SLE'nin mukokutanöz ve sistemik bulgularını tanımlamak için.
2
Ekokardiyografi bulgusunu yorumla
Libman-Sacks endokarditi (verrüköz vejetasyonlar) tanımlandı.
SLE'de görülen non-infeksiyöz endokarditi ayırt etmek için.
3
Laboratuvar verilerini değerlendir
Lökopeni, anemi ve yüksek titrede ANA pozitifliği saptandı.
ACR/SLICC tanı kriterlerini karşılayıp karşılamadığını kontrol etmek için.
4
Ayırıcı tanı yap
Kan kültürü negatifliği ile infektif endokardit dışlandı.
Üfürüm ve vejetasyonun nedenini doğrulamak için.

Key Concept

Pediatrik SLE tanısında malar döküntü, hematolojik sitopeniler ve Libman-Sacks endokarditi gibi multiorgan tutulum bulgularının ANA pozitifliği ile birlikteliği.
Question 74Question →

66 yaşında erkek hasta, bacaklarının arka yüzünde ve kalçalarında belirginleşen, basmakla solmayan, ciltten kabarık döküntüler ve karın ağrısı şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenede döküntülerin palpabl purpura karakterinde olduğu görülüyor ve sağ diz ekleminde hareket kısıtlılığı saptanıyor. Bu hastada Henoch-Schönlein purpurası (IgAIgA vasküliti) tanısı için yapılan laboratuvar değerlendirmesinde, aşağıdakilerden hangisinin saptanması tanıdan uzaklaştırır?

Show answer & explanation

Answer: Trombosit sayısının 45.000/mm345.000/mm^3 olması

Answer

Trombosit sayısının düşük olması (45.000/mm345.000/mm^3), Henoch-Schönlein purpurası tanısından uzaklaştırır.
Henoch-Schönlein purpurası (HSP) tanısı için EULAR/PRINTO kriterlerinde en temel şart, trombositopeni ile ilişkili olmayan palpabl purpuradır. Trombosit sayısının 45.000/mm345.000/mm^3 gibi düşük bir değerde olması, purpuraların nedeninin vaskülit değil, trombosit düşüklüğü (örneğin ITP) olduğunu gösterir ve HSP tanısından uzaklaştırır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Hastada palpabl purpura, karın ağrısı ve artrit (klasik tetradın 3 bulgusu) mevcut.
Henoch-Schönlein purpurası (HSP) klinik tanısı için döküntü karakteri kritiktir.
2
Tanı kriterlerinin (EULAR/PRINTO) hatırlanması
HSP tanısı için zorunlu kriter 'palpabl purpura'dır ve bu döküntünün trombositopeni ile ilişkili olmaması gerekir.
HSP non-trombositopenik bir küçük damar vaskülitidir.
3
Laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi
Trombosit sayısı 45.000/mm345.000/mm^3 olan bir hastada döküntü vaskülit yerine trombositopeniye bağlı gelişmiş olabilir (örneğin ITP).
HSP tanısını kesinleştirmek için trombosit sayısının normal olması şarttır.

Key Concept

Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti), çocukluk çağının en sık görülen non-trombositopenik vaskülitidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 75Question →

44 yaşında bir kız çocuk, yaklaşık 1212 haftadır devam eden sağ dizinde şişlik, ağrı ve sabahları belirginleşen hareket kısıtlılığı şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede sağ dizde efüzyon ve hareket kısıtlılığı saptanıyor; diğer eklemler doğal bulunuyor. Laboratuvar incelemesinde ANAANA pozitifliği saptanan bu hastada, en olası tanı ve üveit riski nedeniyle yapılması gereken göz tarama sıklığı aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Oligoartiküler juvenil idiopatik artrit — 33 ayda bir

Answer

Oligoartiküler juvenil idiopatik artrit tanısı alan ve ANAANA pozitifliği saptanan hastalarda en uygun izlem yaklaşımı 33 ayda bir göz muayenesi yapılmasıdır.
Hastanın yaşı (16 yaş altı), semptom süresi (12 hafta, yani 6 haftadan uzun) ve tutulan eklem sayısı (tek diz, yani 4 veya daha az) oligoartiküler juvenil idiopatik artrit (JİA) tanısını doğrular. Bu grupta ANAANA pozitifliği bulunması, sessiz seyreden ancak körlüğe yol açabilen kronik anterior üveit için yüksek risk göstergesidir. İlar (ILAR) kriterlerine ve izlem kılavuzlarına göre, bu risk profilindeki hastalar her 33 ayda bir yarık lamba ile göz muayenesine gitmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Eklem sayısı ve sürenin değerlendirilmesi
1212 hafta (> 66 hafta) süren tek eklem (≤ 44 eklem) tutulumu.
JİA tanısı ve oligoartiküler alt tipin belirlenmesi için gereklidir.
2
ANAANA durumunun değerlendirilmesi
ANAANA pozitifliği.
Oligoartiküler JİA'da ANAANA pozitifliği kronik anterior üveit için en önemli risk faktörüdür.
3
Tarama protokolünün belirlenmesi
33 ayda bir yarık lamba muayenesi.
Erken evre üveit genellikle asemptomatik olduğundan, görme kaybını önlemek için sık tarama şarttır.

Key Concept

Oligoartiküler JİA tanılı ve ANAANA pozitif hastalarda kronik anterior üveit riski nedeniyle her 33 ayda bir göz muayenesi yapılmalıdır.

Practice More

JİA alt tipleri arasındaki eklem sayısı sınırlarını ve üveit riskini belirleyen laboratuvar parametrelerini tekrar ediniz.
Estimated Time:45s
Question 76Question →

1212 yaşında bir erkek çocuk; son 33 haftadır devam eden ateş, halsizlik, bacaklarda ağrılı subkutan nodüller ve gövdede livedo reticularis tablosu ile başvuruyor. Fizik muayenede kan basıncı 158/105158/105 mmHg (>95.>95. persantil +12+ 12 mmHg) ölçülüyor. Laboratuvar incelemesinde lökositoz, trombositoz ve yüksek eritrosit sedimentasyon hızı saptanırken; tam idrar tetkikinde hematüri veya proteinüri izlenmiyor, serum kreatinin düzeyi normal bulunuyor. P-ANCA ve C-ANCA testleri negatif sonuçlanıyor.

Bu klinik tabloya sahip bir hastada, aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması, tanının Klasik Poliarteritis Nodosa (PAN)'dan Mikroskobik Polianjitis (MPA)'e kaymasına neden olur?

Show answer & explanation

Answer: Diffüz alveoler hemoraji

Answer

Diffüz alveoler hemoraji saptanması.
Klasik Poliarteritis Nodosa (PAN), orta çaplı arterlerin nekrotizan vaskülitidir ve en önemli ayırt edici özelliği akciğerleri tutmamasıdır. Mikroskobik Polianjitis (MPA) ise küçük çaplı damarları tutar ve sıklıkla diffüz alveoler hemoraji şeklinde akciğer tutulumu ile seyreder. Bu nedenle hastada alveoler hemoraji saptanması tanıyı PAN'dan MPA'ya kaydırır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik ve laboratuvar bulgularını başlangıç vaskülit tipi açısından değerlendir
Livedo reticularis, sistemik ateş, hipertansiyon ve normal idrar tetkiki (glomerülonefrit yokluğu) orta çaplı vaskülit olan Klasik PAN'ı düşündürür.
Klasik PAN, orta çaplı arterleri tutar ve karakteristik olarak böbrekte sadece arteriyel dalları (hipertansiyon/infarkt) tutar, glomerülleri (hematüri/proteinüri) tutmaz.
2
PAN ve Mikroskobik Polianjitis (MPA) arasındaki organ tutulum farklarını karşılaştır
Klasik PAN vaskülitler arasında akciğerleri tutmamasıyla (lung sparing) bilinen istisnai bir hastalıktır; MPA ise küçük damar vaskülitidir ve akciğer tutulumu sıktır.
Ayırıcı tanıda akciğer tutulumu (alveoler hemoraji veya kapillerit) ve nekrotizan kresentik glomerülonefrit varlığı bizi küçük damar vaskülitlerine (MPA, GPA) yönlendirir.

Key Concept

Klasik PAN ve MPA ayırıcı tanısında akciğer tutulumu ve glomerülonefrit varlığı temel belirleyicilerdir.
Estimated Time:3m 0s
Question 77Question →

88 yaşındaki erkek çocuk, son üç yıldır yılda 3−43-4 kez tekrarlayan ateş atakları nedeniyle değerlendiriliyor. Ailesi, bu atakların genellikle 10−1410-14 gün sürdüğünü ifade ediyor. Fizik muayenesinde ve atak sırasındaki öyküsünde; göz çevresinde belirgin ödem (periorbital ödem), gövdeden ekstremitelere doğru yer değiştiren şiddetli kas ağrısı (gezici miyalji) ve ağrılı kasların üzerindeki ciltte kızarıklık olduğu saptanıyor. Aile ağacı sorgulandığında, babasında ve babaannesinde de benzer uzun süreli ateşli atak öyküsü olduğu öğreniliyor. Bu klinik tabloya göre, hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tümör nekrozis faktör reseptör ilişkili periyodik sendrom (TRAPS)

Answer

Tümör nekrozis faktör reseptör ilişkili periyodik sendrom (TRAPS)
Hastadaki ateş ataklarının uzun süreli olması (tipik olarak 7-21 gün), göz çevresinde şişlik (periorbital ödem), yer değiştiren şiddetli kas ağrıları (gezici miyalji) ve aile öyküsünde ardışık üç kuşakta hastalık görülmesiyle kanıtlanan otozomal dominant kalıtım paterni, Tümör nekrozis faktör reseptör ilişkili periyodik sendrom (TRAPS) tablosu için patognomoniktir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın ateş süresini değerlendir
Ateş atakları 10-14 gün sürüyor.
Otoinflamatuar hastalıkların ayrımında ateşin süresi en kritik ipuçlarından biridir.
2
Klinik bulguları analiz et
Periorbital ödem, gezici miyalji ve miyalji bölgesinde kızarıklık mevcut.
Bu spesifik semptom kombinasyonu hastalıkların ayırıcı tanısında yol göstericidir.
3
Kalıtım modelini belirle
Baba ve babaannede öykü olması otozomal dominant kalıtımı gösterir.
Çoğu periyodik ateş sendromu otozomal resesif iken, dominant kalıtım seçenekleri daraltır.
4
Tüm bulguları sentezle
Uzun ateş süresi + periorbital ödem + otozomal dominant geçiş = TRAPS.
Bu üçlü bulgu doğrudan Tümör nekrozis faktör reseptör ilişkili periyodik sendromu işaret eder.

Key Concept

Otoinflamatuar hastalıkların klinik bulgular, ateş süresi ve kalıtım şekline göre ayırıcı tanısı
Question 78Question →

88 yaşında bir erkek çocuk; son iki aydır devam eden yokuş çıkarken zorlanma, oturduğu yerden kalkarken ellerinden destek alma ve genel halsizlik şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenede her iki göz kapağında ödemli, morumsu-pembe renkli döküntü ile el parmak eklemleri üzerinde yerleşen atrofik, kırmızı papüller görülüyor. Hastanın proksimal kas gücü 3/53/5 olarak değerlendiriliyor.

Bu klinik tabloya sahip bir hastada tanı ve takip süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Tanının kesinleştirilmesi için Bohan ve Peter kriterlerine göre proksimal kas güçsüzlüğü ve karakteristik döküntü bulgularına mutlaka kas biyopsisi eşlik etmelidir.

Answer

Bohan ve Peter kriterlerine göre kesin tanı için karakteristik döküntüye ek olarak diğer dört kriterden üçünün bulunması yeterlidir, kas biyopsisi her vakada yapılması zorunlu bir tetkik değildir.
Bohan ve Peter tanı kriterlerine göre; karakteristik deri döküntüsüne (heliotrop döküntü veya Gottron papülleri) eşlik eden proksimal kas güçsüzlüğü, serum kas enzim yüksekliği, miyopatik EMG değişiklikleri ve kas biyopsisi bulgularından herhangi üçünün bulunması 'kesin tanı' koydurur. Bu durumda döküntüsü, güçsüzlüğü, enzim yüksekliği ve EMG değişikliği olan bir hastada biyopsi yapılmasa dahi tanı kesinleşmiş olur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Heliotrop döküntü, Gottron papülleri ve proksimal kas güçsüzlüğü saptanması.
Bu triad Juvenil Dermatomiyozit (JDM) için patognomoniktir.
2
Tanı kriterlerinin analizi
Bohan ve Peter kriterlerine göre döküntü + 3 kriter = Kesin Tanı.
Döküntü, kas güçsüzlüğü, enzim yüksekliği ve EMG bulguları mevcutsa biyopsiye gerek kalmadan kesin tanı konulabilir.
3
Komplikasyon ve prognoz değerlendirmesi
Malignite riskinin düşüklüğü ve kalsinozis/vaskülit riskinin varlığı.
JDM'yi erişkin formdan ayıran en önemli farklar malignite ilişkisinin azlığı ve vaskülitik komplikasyonların sıklığıdır.

Key Concept

Bohan ve Peter JDM Tanı Kriterleri

Practice More

JDM tedavisinde kullanılan ajanlar ve canlı aşı kontrendikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 79Question →

99 yaşında bir kız çocuk, son 11 aydır kollarını yukarı kaldırmakta, saçını taramakta ve oturduğu düşük bir sandalyeden ayağa kalkmakta zorlanma şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde her iki üst göz kapağında viyolasö (morumsu) renk değişikliği ile metakarpofalangeal eklemler üzerinde eritematöz, skuamlı plaklar saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum ASTAST, ALTALT ve laktat dehidrogenaz (LDHLDH) düzeyleri yüksek bulunan bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Juvenil Dermatomiyozit

Answer

Juvenil Dermatomiyozit
Doğru seçenek olan Juvenil Dermatomiyozit, karakteristik deri döküntüleri (heliotrop döküntü ve Gottron papülleri) ve simetrik proksimal kas güçsüzlüğü (saç tarama, merdiven çıkma, oturulan yerden kalkmada zorluk) ile seyreden otoimmün bir hastalıktır. Laboratuvar incelemesinde kas enzimlerinin (ASTAST, ALTALT, LDHLDH, CKCK) yüksek bulunması tanıyı destekler. Olgu sunumundaki tüm klinik ve laboratuvar bulguları JDM için tipik Bohan ve Peter kriterlerini karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik muayene ve döküntü analizi.
Üst göz kapaklarındaki viyolasö (heliotrop) döküntü ve metakarpofalangeal eklemler üzerindeki eritematöz skuamlı (Gottron papülleri) lezyonlar Juvenil Dermatomiyozit (JDMJDM) için patognomoniktir.
JDM tanısında deri bulguları Bohan ve Peter kriterlerinin en karakteristik parçasıdır.
2
Kas güçsüzlüğünün değerlendirilmesi.
Sandalyeden kalkma ve kolları kaldırma (saç tarama) gibi eylemlerdeki zorluk proksimal kas gruplarının (simetrik) tutulumunu gösterir.
Proksimal kas güçsüzlüğü JDM'nin temel klinik bulgusudur.
3
Laboratuvar bulgularının yorumlanması.
ASTAST, ALTALT, LDHLDH ve CKCK gibi kas enzimlerindeki yükseklik tanıyı laboratuvar düzeyinde destekler.
Miyozit varlığında kas hücrelerinden enzim salınımı artar.

Key Concept

Juvenil Dermatomiyozit Tanı Kriterleri
Estimated Time:1m 30s
Question 80Question →

Üç hafta önce kanlı ishal öyküsü olan 1515 yaşındaki erkek hasta; sağ diz ve sol ayak bileğinde ani başlayan ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede eklem bulgularına ek olarak konjonktival hiperemi, glans peniste ağrısız yüzeyel erezyonlar (balanitis circinata) ve avuç içlerinde hiperkeratotik papülopüstüler döküntüler (keratoderma blennorrhagica) saptanıyor. İdrar analizinde steril piyüri saptanan bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Reaktif artrit

Answer

Reaktif artrit
Reaktif artrit; genellikle gastrointestinal (Salmonella, Shigella, Yersinia, Campylobacter) veya ürogenital (Chlamydia) bir enfeksiyonu takip eden, asimetrik oligoartrit ile seyreden inflamatuar bir süreçtir. Hastada görülen 'balanitis circinata' (glans peniste erozyonlar), 'keratoderma blennorrhagica' (hiperkeratotik deri lezyonları) ve konjonktivit bulguları tanı için oldukça spesifiktir. Steril piyüri de üretral inflamasyonun yansıması olarak tanısal öneme sahiptir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öykü ve latent süreyi değerlendir.
Gastrointestinal enfeksiyon (33 hafta önce kanlı ishal) sonrası gelişen akut asimetrik artrit saptandı.
Reaktif artrit, tipik olarak tetikleyici enfeksiyondan 1−41-4 hafta sonra ortaya çıkar.
2
Ekstraartiküler bulguları analiz et.
Konjonktivit, balanitis circinata ve keratoderma blennorrhagica bulguları saptandı.
Bu bulgular, reaktif artritin klasik triadına ve spesifik deri tutulumlarına işaret eder.
3
Laboratuvar bulgularını yorumla.
Steril piyüri ve inflamatuar marker yüksekliği saptandı.
Steril piyüri, reaktif artritte ürogenital inflamasyonun (üretrit/sistit) bir göstergesidir ve tanıya yardımcıdır.

Key Concept

Reaktif artrit (Reiter sendromu) klinik prezentasyonu ve ekstraartiküler bulguları
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 4 / 21Next
Romatoloji Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 4 | Examkin