Romatoloji

414 questions

Question 121Question →

1212 yaşında bir kız çocuk; parmak uçlarında ağrılı küçük sert şişlikler (kalsinozis), soğukta ellerde beyazlaşma ve sonrasında morarma (Raynaud fenomeni) ve yüz bölgesinde belirgin damar genişlemeleri (telenjektazi) şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenede cilt sertleşmesinin dirseklerin distali ve yüz ile sınırlı olduğu saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Limitli sistemik skleroz (CREST sendromu)

Answer

Limitli sistemik skleroz (CREST sendromu)
Limitli sistemik sklerozda (CREST), cilt sertleşmesi dirsek ve dizlerin distali ile yüz bölgesiyle sınırlıdır. Soruda belirtilen kalsinozis, Raynaud fenomeni ve telenjektazi bulguları, CREST sendromunun karakteristik özellikleridir. Bu hastalarda sıklıkla anti-sentromer antikoru pozitif saptanır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Kalsinozis, Raynaud fenomeni ve telenjektazi saptandı.
Bu bulgular CREST sendromunun (Calcinosis, Raynaud, Esophageal dysmotility, Sclerodactyly, Telangiectasia) temel bileşenleridir.
2
Cilt tutulumunun dağılımını değerlendir
Tutulumun dirsek distali ve yüz ile sınırlı olması 'limitli' formu işaret eder.
Diffüz formda tutulum proksimal ekstremiteleri ve gövdeyi de kapsar.
3
Tanıyı netleştir
Bulgular ve tutulum paterni limitli sistemik skleroz ile uyumludur.
Klinik triad ve sınırlı cilt tutulumu bu tanı için karakteristiktir.

Key Concept

Limitli sistemik skleroz (CREST), kalsinozis, Raynaud fenomeni, özofagus dismotilitesi, sklerodaktili ve telenjektazi ile karakterize, cilt tutulumunun distal yerleşimli olduğu bir skleroderma tipidir.

Alternative Method

Cilt tutulumunun sınırlarına bakarak 'limitli' (distal) ve 'diffüz' (proksimal/gövde) ayrımı hızlıca yapılabilir.
Estimated Time:45s
Question 122Question →

On yaşındaki bir erkek hasta; iki haftadır devam eden yüksek ateş, şiddetli baldır ağrısı, kilo kaybı ve karın ağrısı şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede kan basıncı 135/85 mmHg (95. persentil üzeri), gövdede livedo reticularis ve skrotal hassasiyet saptanmıştır. Laboratuvar tetkiklerinde eritrosit sedimentasyon hızı ve C-reaktif protein yüksekliği dışında, otoantikor taramaları (ANA, ANCA) negatif bulunmuştur. Bu hastada Mikroskobik Polianjiitis (MPA) ayırıcı tanısında, Klasik Poliarteritis Nodosa (PAN) tanısını en güçlü şekilde destekleyen bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Abdominal anjiyografide mezenterik arterlerde mikroanevrizmaların saptanması

Answer

Abdominal anjiyografide mezenterik veya renal arterlerde mikroanevrizmaların saptanması, Klasik PAN tanısını kesinleştirir.
Sorudaki hasta hipertansiyon, miyalji ve testis ağrısı (skrotal hassasiyet) ile tipik bir Poliarteritis Nodosa (PAN) tablosu çizmektedir. Klasik PAN, orta çaplı arterlerin nekrotizan vaskülitidir ve en önemli özelliği anjiyografide (özellikle renal, mezenterik veya hepatik arterlerde) saptanan mikroanevrizmalardır ('tespih tanesi' görünümü). PAN, akciğer parankimini tutmaması ve glomerülonefrit yapmaması (idrarda eritrosit silendiri olmaz) ile Mikroskobik Polianjiitis'ten (MPA) ayrılır. Dolayısıyla anevrizmaların varlığı PAN tanısını en güçlü destekleyen bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Ateş, miyalji, hipertansiyon, testis ağrısı ve livedo reticularis varlığı sistemik nekrotizan bir vasküliti işaret etmektedir.
Bu bulgular orta veya küçük damar vaskülitlerinde (PAN, MPA, GPA) görülebilir.
2
Ayırıcı tanı kriterlerini değerlendir (PAN vs. MPA)
Klasik PAN orta çaplı damarları tutar, böbrek damarlarını etkileyip renovasküler hipertansiyon yapar ancak glomerülonefrit yapmaz ve akciğeri korur. MPA ise küçük damarları tutar, glomerülonefrit ve akciğer kanaması yapar.
İki hastalığın en temel ayrımı damar çapı ve organ tutulum paternidir.
3
Seçenekleri bu ayrıma göre ele
Eritrosit silendirleri (A), alveolar hemoraji (C) ve ANCA pozitifliği MPA lehinedir. Anjiyografide 'boncuk dizisi' tarzı mikroanevrizmalar ise orta çaplı damar hasarını gösterir ve Klasik PAN için patognomoniktir.
Anevrizma oluşumu damar duvarının nekrozu sonucu gelişir ve orta çaplı arter tutulumunun (PAN) kanıtıdır.

Key Concept

Poliarteritis Nodosa (PAN) ile Mikroskobik Polianjiitis (MPA) ayrımı
Question 123Question →

1313 yaşında erkek hasta, yaklaşık 44 aydır devam eden bel ağrısı ve sol ayak bileğinde şişlik şikayeti ile pediatrik romatoloji polikliniğine getiriliyor. Bel ağrısının sabahları daha şiddetli olduğu, yaklaşık 11 saat süren sabah tutukluğunun eşlik ettiği ve fiziksel aktivite ile azaldığı ifade ediliyor. Fizik muayenede lomber omurga hareketlerinde kısıtlılık (Schober testi pozitif) ve sol ayak bileğinde efüzyon saptanıyor. Hastanın öyküsünden son bir yıl içerisinde iki kez üveit nedeniyle tedavi gördüğü öğreniliyor. Laboratuvar incelemesinde eritrosit sedimentasyon hızı (5252 mm/saat) ve C-reaktif protein (3838 mg/L) yüksek bulunuyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları eşliğinde, bu çocuk için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Entezit ile ilişkili artrit

Answer

Entezit ile ilişkili artrit (ERA)
Verilen vakada 1313 yaşındaki erkek hastada 44 aydır devam eden periferik artrite eşlik eden inflamatuar bel ağrısı (sabah tutukluğu, egzersizle düzelme) ve Schober testi pozitifliği mevcuttur. Bu bulgular aksiyel tutulumu kanıtlar. Ayrıca hastanın öyküsündeki akut semptomatik ön üveit atakları, spondiloartropatiler ve özellikle Entezit ile İlişkili Artrit (ERA) için tipik bir ekstra-artiküler bulgudur. ILAR sınıflama kriterlerine göre 'Artrit ve Entezit' veya 'Artrit/Entezit + 2 kriter (HLA-B27 pozitifliği, 66 yaş üstü erkek başlangıç, akut ön üveit, aile öyküsü vb.)' varlığı tanıyı kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik semptomlarını ve yaşını analiz etme.
Hasta 1313 yaşında erkektir. 44 aydır devam eden inflamatuar karakterde bel ağrısı (sabah tutukluğu var, hareketle azalıyor) ve periferik artriti mevcuttur.
ERA tanısı için başlangıç yaşının 66 yaşından büyük olması ve erkek cinsiyet önemli birer destekleyici kriterdir.
2
Fizik muayene ve ekstra-artiküler bulguları değerlendirme.
Schober testi pozitifliği aksiyel tutulumu (spondiloartropati), üveit öyküsü ise karakteristik ekstra-artiküler tutulumu gösterir.
ILAR kriterlerine göre artrit veya entezite ek olarak; aksiyel ağrı, HLA-B27 pozitifliği, akut ön üveit veya aile öyküsü varlığı tanıyı koydurur.
3
Ayırıcı tanıları dışlama.
Kronik bel ağrısı ve akut üveit varlığı; oligoartiküler JİA, septik artrit ve ARA'yı dışlar.
Diğer JİA alt tiplerinde aksiyel tutulum ve semptomatik akut üveit (kızarık, ağrılı göz) beklenen bulgular değildir.

Key Concept

İnflamatuar bel ağrısı ve akut ön üveit ile seyreden pediatrik romatolojik tabloda öncelikle Entezit ile İlişkili Artrit (ERA) düşünülmelidir.

Hints

1
Hastanın cinsiyeti, yaşı ve ağrının karakterine (sabah tutukluğu) dikkat edin.
2
Schober testi pozitifliği omurga hareketlerinde kısıtlılığı ve aksiyel tutulumu işaret eder.

Practice More

Entezit ile ilişkili artritte prognozu en kötü etkileyen faktörlerden biri olan kalça tutulumu (koksit) hakkında ek okuma yapınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 124Question →

Poliarteritis nodosa (PAN) tanısı alan bir çocuk hastada, hastalığın etiyolojisi ile ilişkili olabileceği bilinen ve tanı aşamasında mutlaka taranması gereken viral ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hepatit B virüsü

Answer

Hepatit B virüsü
Klasik poliarteritis nodosa (PAN) vakalarının bir kısmında, özellikle yetişkinlerde daha sık olmakla birlikte çocuklarda da Hepatit B virüsü (HBV) ile ilişki saptanmıştır. Bu nedenle PAN tanısı alan bir hastada etiyolojik araştırma için ilk taranması gereken virüs Hepatit B virüsüdür.

Step-by-Step Solution

1
Poliarteritis nodosa (PAN) etiyolojisinde yer alan sistemik faktörleri değerlendirin.
PAN'ın idiyopatik olabileceği gibi, bazı viral enfeksiyonlar tarafından tetiklenebildiği bilinmektedir.
Vaskülitlerin patogenezinde enfeksiyöz ajanların tetikleyici rolü sıktır.
2
PAN ile en karakteristik ilişkisi olan virüsü hatırlayın.
Hepatit B virüsü (HBV), PAN ile ilişkisi en iyi tanımlanmış viral ajandır.
HBV antijenleri ve antikorlarının oluşturduğu immün kompleksler damar duvarında birikerek inflamasyonu başlatabilir.
3
Klinik yönetimde taranması gereken parametreyi belirleyin.
PAN tanısı alan her hastada serolojik olarak HBsAg ve diğer HBV belirteçleri taranmalıdır.
Tedavi planını (antiviral eklenmesi vb.) doğrudan etkileyebilecek kritik bir bilgidir.

Key Concept

Poliarteritis nodosa (PAN) ve Hepatit B virüsü (HBV) birlikteliği

Alternative Method

Vaskülitlerde 'viral ilişkiler' tablosu üzerinden eleme yöntemi kullanılabilir (HBV-PAN, HCV-Kriyoglobulinemi ilişkisi gibi).
Estimated Time:45s
Question 125Question →

55 yaşında bir çocuk; her iki üst göz kapağında morumsu-eritematöz (heliotrop) döküntü ve el parmak eklemleri üzerinde yerleşen atrofik, kırmızı papüller (Gottron papülleri) şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünde merdiven çıkarken zorlandığı ve yerden kalkarken ellerinden destek aldığı öğrenilen bu hastada serum kreatin kinaz (CKCK) düzeyi yüksek saptanıyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Juvenil dermatomiyozit

Answer

Juvenil dermatomiyozit
Juvenil dermatomiyozit (JDM), çocukluk çağının en sık inflamatuar miyopatisidir. Tanıda Bohan ve Peter kriterleri kullanılır. Bu vakada proksimal kas güçsüzlüğü (merdiven çıkma zorluğu, Gowers belirtisi), karakteristik deri döküntüleri (heliotrop döküntü, Gottron papülleri) ve kas enzim yüksekliği (CKCK) tanıyı doğrulamaktadır. Heliotrop döküntü ve Gottron papülleri JDM için patognomonik deri bulgularıdır.

Step-by-Step Solution

1
Karakteristik deri bulgularını analiz et.
Göz kapaklarındaki morumsu döküntü (heliotrop raş) ve eklem üzerindeki papüller (Gottron papülleri) saptandı.
Bu bulgular dermatomiyozit için patognomonik (tanı koydurucu) kabul edilir.
2
Kas güçsüzlüğünün tipini belirle.
Merdiven çıkma zorluğu ve yerden kalkarken ellerden destek alma (Gowers belirtisi) proksimal kas güçsüzlüğünü gösterir.
Dermatomiyozitte tutulum simetrik ve proksimal karakterdedir.
3
Laboratuvar bulgularıyla klinik tabloyu birleştir.
Yüksek serum kreatin kinaz (CKCK) düzeyi kas inflamasyonunu/hasarını doğrular.
Bohan ve Peter tanı kriterlerine göre kas enzim yüksekliği önemli bir kriterdir.
4
En olası tanıyı koy.
Juvenil dermatomiyozit tanısına ulaşıldı.
Hem deri hem de kas bulguları bu hastalıkla tam uyumludur.

Key Concept

Heliotrop döküntü ve Gottron papülleri, proksimal kas güçsüzlüğü ile birlikte görüldüğünde Juvenil dermatomiyozit tanısını akla getirmelidir.

Alternative Method

Deri bulgularının özgünlüğüne (patognomonik oluşuna) odaklanarak, diğer romatizmal hastalıkları hızla elemek en kısa yoldur.
Estimated Time:45s
Question 126Question →

1313 yaşında, haftada üç gün basketbol antrenmanına giden erkek çocuk, yaklaşık 22 aydır devam eden sol diz ağrısı şikayetiyle getiriliyor. Ağrının özellikle zıplama ve koşma sırasında arttığı, istirahatle azaldığı öğreniliyor. Fizik muayenede sol diz eklem hareket açıklığı tam ve ağrısız bulunurken, tuberositas tibiatuberositas \ tibia üzerinde belirgin hassasiyet ve hafif şişlik saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Osgood-Schlatter hastalığı

Answer

Osgood-Schlatter hastalığı
Osgood-Schlatter hastalığı, özellikle adolesan dönemdeki sporcu çocuklarda tuberositas tibiatuberositas \ tibia'nın traksiyon apofiziti sonucu gelişen, aktiviteyle artan ağrı ve lokal hassasiyetle karakterize benign bir mekanik ağrı nedenidir. Fizik muayenede eklem bulgularının doğal olması ve ağrının spesifik olarak tuberositas tibia üzerinde olması tanıyı kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın demografik verilerini ve aktivite düzeyini analiz et.
1313 yaşında aktif spor yapan (basketbol) erkek çocuk.
Mekanik ve benign ağrılar sıklıkla büyüme dönemindeki aktif çocuklarda görülür.
2
Ağrının karakterini ve tetikleyici faktörlerini değerlendir.
22 aydır süren, zıplama ve koşma gibi aktivitelerle artan, istirahatle azalan ağrı.
Bu tablo kronik bir aşırı kullanım (overuse) yaralanmasını veya apofiziti düşündürür.
3
Fizik muayene bulgularını lokalizasyon açısından incele.
Eklem bulguları normal, ancak tuberositas tibiatuberositas \ tibia üzerinde hassasiyet ve şişlik var.
Tuberositas tibiaTuberositas \ tibia lokalizasyonu, patellar tendonun yapışma yerindeki traksiyon apofizitini (Osgood-Schlatter) doğrular.

Key Concept

Adolesan sporcularda görülen traksiyon apofizitleri arasında en sık olanı, tuberositas tibia'yı tutan Osgood-Schlatter hastalığıdır.
Estimated Time:1m 30s
Question 127Question →

44 yaşında bir erkek çocuk, bacaklarında ve kalça bölgesinde yerleşen, basmakla solmayan, ciltten kabarık kırmızı döküntüler ve ayak bileklerinde ağrı şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde alt ekstremitelerde yaygın palpabl purpuraları saptanan ve Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti) tanısı konulan bir hastada, uzun dönem prognozu ve morbiditeyi belirleyen en önemli faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Böbrek tutulumunun varlığı ve ağırlığı

Answer

Henoch-Schönlein purpurasında uzun dönem prognozu belirleyen en önemli faktör böbrek tutulumunun varlığı ve ağırlığıdır.
Böbrek tutulumunun varlığı ve ağırlığı doğru cevaptır; çünkü HSP genellikle benign seyirli bir hastalık olsa da, hastaların küçük bir kısmında görülen kronik böbrek yetmezliği tablosunun temel belirleyicisi başlangıçtaki veya takipteki renal tutulumun şiddetidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Palpabl purpura ve eklem ağrısı olan bir çocukta Henoch-Schönlein purpurası (HSP) tanısını doğrula.
HSP çocukluk çağının en sık görülen vaskülitidir ve tanı genellikle klinik bulgularla konur.
2
Sistem tutulumlarını değerlendir
Deri ve eklem bulgularının geçici, böbrek tutulumunun ise kalıcı hasar riski taşıdığını hatırla.
HSP vakalarının %20-50'sinde böbrek tutulumu görülür ve bu tutulumun ağırlığı (proteinüri, hematüri, nefritik/nefrotik tablo) kronik böbrek hastalığı riskini belirler.
3
Prognoz faktörünü belirle
Böbrek tutulumunun ciddiyetini en önemli prognostik gösterge olarak seç.
HSP'de ölüm veya kronik yetmezlik nedenlerinin başında tedaviye dirençli renal tutulum gelir.

Key Concept

HSP'de prognozun ana belirleyicisi renal tutulumdur.
Estimated Time:45s
Question 128Question →

1010 yaşında kız çocuk; son 22 haftadır artan halsizlik, bacaklarında döküntü ve el bileklerinde ağrı şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde konjonktivalarda belirgin solukluk, her iki alt ekstremitede peteşiyel döküntüler ve palpasyonla 22 cm splenomegali saptanmıştır. Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıda özetlenmiştir:

TetkikSonuç
Hemoglobin7.27.2 g/dL
Retikülosit%6\%6
Trombosit25.000/mm325.000/\text{mm}^3
Direkt Coombs TestiPozitif
ANA (Antinükleer Antikor)1:3201:320 (Homojen patern)
C3 ve C4 DüzeyleriDüşük

Bu klinik ve laboratuvar bulgularıyla öncelikle sistemik lupus eritematozus (SLESLE) düşünülen hastada, tanıyı doğrulamak için istenmesi en uygun olan spesifik antikor aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-çift sarmallı DNA (anti-dsDNA)

Answer

Anti-çift sarmallı DNA (anti-dsDNA) antikorunun saptanması, bu klinik tabloda sistemik lupus eritematozus tanısını doğrulamak için en spesifik laboratuvar testidir.
Sistemik lupus eritematozus (SLESLE) tanısında antinükleer antikor (ANA) pozitifliği temel giriş kriteridir. Ancak ANA özgüllüğü düşüktür. Tanıyı doğrulamak için anti-dsDNA veya anti-Smith (anti-Sm) gibi yüksek özgüllüğe sahip antikorların gösterilmesi gerekir. Bu vakada sunulan Evans sendromu (otoimmün hemolitik anemi ve trombositopeni birlikteliği), pediatrik SLE vakalarında önemli bir başlangıç bulgusudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Hastada Evans sendromu (otoimmün hemolitik anemi + trombositopeni) ve artralji mevcuttur.
Solukluk, Coombs pozitifliği ve düşük trombosit sayısı hematolojik tutuluma işaret eder.
2
Serolojik bulguları değerlendir
ANA pozitifliği ve kompleman (C3C3, C4C4) düşüklüğü sistemik bir otoimmün süreci destekler.
SLE tanısında ANA giriş kriteridir; kompleman düşüklüğü ise hastalık aktivitesini ve tanı kriterlerini destekler.
3
Spesifik tanısal antikoru belirle
Anti-dsDNA ve Anti-Sm antikorları SLE için en spesifik belirteçlerdir.
Tanı kriterlerine (ACR/SLICC) göre hematolojik tutulum, serozit ve spesifik antikor varlığı tanıyı kesinleştirir.

Key Concept

Sistemik Lupus Eritematozus (SLESLE) tanısında hematolojik bulguların (Evans sendromu gibi) önemi ve anti-dsDNA'nın yüksek tanısal özgüllüğü.

Practice More

SLE tanısında kullanılan 2019 EULAR/ACR sınıflama kriterlerindeki puanlama sistemini ve hematolojik domain puanlarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 129Question →

44 yaşında bir erkek çocuk, sol skrotumda ani gelişen kızarıklık, şişlik ve hassasiyet şikayetiyle acil servise getiriliyor. Skrotal Doppler ultrasonografide testiste kanlanmanın normal olduğu, ancak epididim ve skrotal duvarın ödemli olduğu izleniyor. Başvurudan 2424 saat sonra hastanın kalçalarında ve bacak arka yüzlerinde simetrik dağılımlı, ciltten kabarık, basmakla solmayan purpurik döküntüler ortaya çıkıyor. Bu hastanın klinik tablosu ve Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti) özellikleri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Gastrointestinal sistem tutulumunun bir komplikasyonu olan invajinasyon, idiyopatik vakaların aksine bu hastalıkta sıklıkla ileo-ileal yerleşim gösterir.

Answer

Gastrointestinal sistem tutulumunun bir komplikasyonu olan invajinasyonun, idiyopatik vakaların aksine sıklıkla ileo-ileal yerleşim göstermesi doğrudur.
Henoch-Schönlein purpurasında gelişen invajinasyonun patogenezi, barsak duvarındaki submukozal kanama ve intramural hematomların bir 'lead-point' (yol gösterici nokta) oluşturmasına dayanır. Bu mekanizma nedeniyle invajinasyon sıklıkla ince barsak segmentleri arasında (ileo-ileal) gerçekleşir. Bu durum, bebeklik döneminde görülen ve genellikle lenfoid hiperplaziye (Peyer plakları) bağlı gelişen tipik ileo-kolik invajinasyondan klinik ve anatomik olarak ayrılır. Ileo-ileal invajinasyonların hava/baryum ile redüksiyonu daha zordur ve sıklıkla cerrahi müdahale gerektirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz etme
Hasta skrotal ödem (vaskülit bulgusu) ve ardından gelişen palpabl purpura ile Henoch-Schönlein purpurası (HSP) tanısı almaktadır.
HSP'de skrotal tutulum başlangıç bulgusu olabilir.
2
Tanı kriterlerini değerlendirme
EULAR/PRINTO kriterlerine göre palpabl purpura tanıda zorunludur.
Diğer bulgular (artrit, karın ağrısı, renal tutulum) yardımcı kriterlerdir.
3
Komplikasyon özelliklerini inceleme
HSP'de görülen invajinasyonun %70'i ileo-ileal yerleşimlidir.
İdiyopatik invajinasyonun (ileo-kolik) aksine mural hematomlar tetikleyicidir.

Key Concept

HSP'de gastrointestinal komplikasyonların (invajinasyon) anatomik yerleşimi ve patogenezi.
Estimated Time:2m 0s
Question 130Question →

On beş yaşında bir kız ergen; son iki aydır devam eden yorgunluk, fotosensitivite, el bileklerinde ve dizlerinde ağrı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde malar döküntü (nazolabial sulkuslar korunmuş), ağız içinde ağrısız ülserler ve her iki diz ekleminde efüzyon saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde ANA 1:6401:640 (homojen), Anti-dsDNA (+), Anti-Sm (+), C3C3 ve C4C4 düzeylerinde belirgin düşüklük saptanıyor. Tam idrar tetkikinde 3+3+ proteinüri (3,2 g/gu¨n3,2 \, g/gün), hematüri ve eritrosit silindirleri izleniyor. Bu hastanın klinik özellikleri ve laboratuvar bulgularının yorumlanması ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hastalık aktivitesinin ve böbrek tutulumunun (alevlenme) izleminde; Anti-dsDNA titrelerinin yükselmesi ile C3C3 ve C4C4 düzeylerindeki düşüşün birlikteliği en değerli göstergedir.

Answer

Hastalık aktivitesinin ve böbrek tutulumunun izleminde Anti-dsDNA titrelerinin yükselmesi ve kompleman (C3, C4) düzeylerinin düşmesi en değerli parametrelerdir.
Sistemik Lupus Eritematozus tanılı bir hastada, Anti-dsDNA antikorları sadece tanı için değil, aynı zamanda hastalık aktivitesini izlemek için de kullanılır. Özellikle renal tutulumu (lupus nefriti) olan çocuklarda, Anti-dsDNA titrerinin artması ve eş zamanlı olarak C3C3 ve C4C4 (kompleman) düzeylerinin düşmesi aktif renal inflamasyonu ve olası bir alevlenmeyi (flare) gösteren en değerli laboratuvar bulgularıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Hastada malar döküntü, artrit, fotosensitivite, ağrısız oral ülserler ve renal tutulum (proteinüri, hematüri, silindirler) mevcuttur.
SLE tanısı için gerekli olan klinik kriterlerin varlığını doğrulamak.
2
Laboratuvar bulgularını değerlendir.
ANA (+), Anti-dsDNA (+), Anti-Sm (+) ve hipokomplemanemi (C3C3, C4C4 düşüklüğü) saptanmıştır.
İmmünolojik kriterlerin tanısal ağırlığını belirlemek.
3
Tanı kriterlerini birleştir (2019 EULAR/ACR).
Hastanın puanı eşik değer olan 10'un çok üzerindedir (Malar döküntü 6, Artrit 6, Oral ülser 2, Proteinüri 4, dsDNA/Sm 6, Kompleman 4 = Toplam 28 puan).
Kesin SLE tanısını koymak.
4
Hastalık aktivite ve takip markerlarını belirle.
Anti-dsDNA ve kompleman seviyelerinin, özellikle renal alevlenmelerle (flare) en yakın ilişkili markerlar olduğu belirlenir.
Tedavi yönetimi ve prognoz takibi için en doğru laboratuvar yorumunu seçmek.

Key Concept

Sistemik Lupus Eritematozus'ta (SLE) laboratuvar markerlarının tanısal özgüllüğü ile hastalık aktivitesi (özellikle lupus nefriti) arasındaki ilişki.

Practice More

Nöropsikiyatrik lupus (nörolupus) şüphesi durumunda hangi otoantikorun (Anti-Ribozomal P) daha ön planda düşünülmesi gerektiğini inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Hastalık aktivitesini değerlendirirken SLEDAI (SLE Disease Activity Index) gibi skorlama sistemleri de kullanılabilir; ancak laboratuvar bazında dsDNA/Kompleman ikilisi altın standarttır.
Estimated Time:3m 0s
Question 131Question →

1111 yaşında bir kız hasta; son 22 haftadır el bileklerinde ağrı, halsizlik ve ağız içinde ağrısız yaralar şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde her iki el bileğinde artrit saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde antinükleer antikor (ANA) pozitif (1:6401:640, granüler patern) bulunuyor. Bu hastada Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) tanısını doğrulamada özgüllüğü en yüksek olan laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-dsDNA antikor pozitifliği

Answer

Anti-dsDNA antikor pozitifliği, SLE tanısında özgüllüğü en yüksek olan laboratuvar bulgularından biridir.
Anti-dsDNA antikorları, Sistemik Lupus Eritematozus tanısında %95\%95 üzerindeki özgüllüğü ile karakterizedir ve tanı kriterleri arasında yer alır. Ayrıca düzeyleri hastalık aktivitesi ve özellikle renal tutulum ile korelasyon gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik bulgularının (artrit ve oral ülser) SLE tanı kriterleri açısından değerlendirilmesi.
Hasta ACR/SLICC kriterlerine göre klinik olarak SLE şüphesi taşımaktadır.
Artrit ve ağız yaraları SLE'nin yaygın başlangıç bulgularıdır.
2
Mevcut laboratuvar bulgusu olan ANA pozitifliğinin yorumlanması.
ANA, SLE için en duyarlı tarama testidir ancak özgüllüğü düşüktür.
Birçok romatolojik hastalıkta ve sağlıklı bireylerde pozitifleşebilir.
3
Tanıyı kesinleştirmek için özgüllüğü en yüksek olan spesifik antikoru belirleme.
Anti-dsDNA veya Anti-Sm antikorları SLE için yüksek özgüllüğe sahiptir.
Bu antikorlar neredeyse sadece SLE hastalarında pozitif bulunur.

Key Concept

SLE Tanısında Antikor Özgüllüğü

Hints

1
ANA testi SLE tanısında çok duyarlıdır ama her pozitiflik SLE demek değildir.
2
Tanıyı doğrulamak için sadece o hastalığa has olan bir 'imza' antikor aramalısınız.

Practice More

Anti-Sm antikorunun özgüllüğü ile Anti-dsDNA'nın hastalık aktivitesi takibindeki rolünü karşılaştırın.
Estimated Time:45s
Question 132Question →

1414 yaşında erkek çocuk, yaklaşık 44 aydır devam eden sağ ayak bileğinde şişlik ve bel bölgesinde sabahları belirginleşen ağrı şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden bel ağrısının hareketle azaldığı, istirahatle arttığı ve geceleri uykudan uyandırabildiği öğreniliyor. Fizik muayenede sağ ayak bileğinde artrit, her iki topuk arkasında aşil tendonu insersiyosunda hassasiyet ve sakroiliak eklemler üzerinde basmakla ağrı saptanıyor. Babasında ankilozan spondilit öyküsü bulunan hastanın laboratuvar incelemesinde HLA-B27 pozitifliği saptanıyor. Bu hasta için ILAR (Uluslararası Romatoloji Dernekleri Birliği) sınıflama kriterlerine göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Entesit ile ilişkili artrit

Answer

Entesit ile ilişkili artrit (ERA), juvenil idiyopatik artritin HLA-B27 ile ilişkili, aksiyel ve periferik tutulum yapabilen alt tipidir.
Entesit ile ilişkili artrit tanısı, ILAR kriterlerine göre artrit ve entesit varlığında veya bunlardan birine ek olarak şu kriterlerden en az ikisinin bulunmasıyla konur: sakroiliak hassasiyet/inflamatuar spinal ağrı, HLA-B27 pozitifliği, 66 yaşından büyük erkek çocukta başlangıç, akut semptomatik anterior üveit veya ailede HLA-B27 ile ilişkili hastalık öyküsü. Bu hastada 1414 yaş erkek cinsiyet, artrit, entesit, bel ağrısı, aile öyküsü ve HLA-B27 pozitifliği ile tanı tam olarak karşılanmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
1414 yaş, erkek cinsiyet, kronik periferik artrit (ayak bileği) ve entesit (aşil tendiniti) saptandı.
ERA tanısı için temel klinik bileşenleri belirlemek.
2
Aksiyel tutulum ve aile öyküsünün değerlendirilmesi
İnflamatuar bel ağrısı, sakroiliak hassasiyet ve birinci derece akrabada (baba) ankilozan spondilit öyküsü mevcut.
ILAR kriterlerine göre ERA tanısını destekleyen ek kriterleri doğrulamak.
3
Laboratuvar bulgusu ile birleştirme
HLA-B27 pozitifliği saptandı.
ERA sınıflamasında majör laboratuvar kriterini eklemek.
4
Ayırıcı tanı ve dışlama kriterleri
Psoriasis, ANA pozitifliği veya sistemik bulguların yokluğu ERA tanısını netleştirir.
Diğer JIA alt tiplerini dışlamak.

Key Concept

Entesit ile İlişkili Artrit (ERA), artrit ve entesit birlikteliği veya bu ikisinden biriyle birlikte HLA-B27 pozitifliği, aksiyel tutulum bulguları (inflamatuar bel ağrısı, sakroiliit), akut üveit veya aile öyküsü kriterlerinden en az ikisinin varlığı ile tanımlanır.

Practice More

ERA hastalarında üveit gelişim riskini ve diğer JIA alt tiplerinden farklarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 133Question →

1010 yaşında bir erkek çocuk; son 44 ay içinde el parmaklarından başlayarak gövde, kollar ve bacakların proksimaline hızla yayılan ciltte gerginlik ve sertleşme şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde el bileği ve dirsek bölgelerinde palpasyonla "tendon sürtünme sesleri" (friction rubs) alınıyor ve oskültasyonda akciğer bazallerinde bilateral ince raller saptanıyor.

Bu hasta için en olası tanısal alt grup ve interstisyel akciğer hastalığı (I˙AHİAH) gelişimi ile en güçlü ilişkili olan otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-topoisomeraz I (Anti-Scl-70)

Answer

Anti-topoisomeraz I (Anti-Scl-70)
Vakadaki diffüz deri tutulumu (proksimal ekstremite ve gövde) ve tendon sürtünme sesleri, hastanın 'Diffüz Kutanöz Sistemik Skleroz' (dkSS) kategorisinde olduğunu doğrular. Bu alt grupta interstisyel akciğer hastalığı (I˙AHİAH) riski oldukça yüksektir ve bu tablonun en spesifik serolojik belirteci Anti-topoisomeraz I (Anti-Scl-70) antikorudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz etme
Hızla ilerleyen proksimal deri tutulumu ve tendon sürtünme sesleri (friction rubs) saptandı.
Bu bulgular pediatrik sistemik sklerozun 'diffüz kutanöz' (dkSS) alt tipine işaret eder.
2
Organ tutulumunu değerlendirme
Akciğerlerde rallerin varlığı interstisyel akciğer hastalığını (İAH) düşündürür.
Sistemik sklerozda akciğer tutulumu en önemli mortalite nedenlerinden biridir.
3
Otoantikor ilişkisini kurma
Diffüz tip ve İAH varlığında Anti-Scl-70 antikoru en olası ve riskli belirteçtir.
Anti-topoisomeraz I antikoru, diffüz tutulum ve akciğer fibrozisi ile doğrudan korelasyon gösterir.

Key Concept

Sistemik Skleroz Alt Tipleri ve Antikor İlişkileri
Estimated Time:2m 0s
Question 134Question →

55 yaşında bir erkek çocuk, son 88 haftadır devam eden her iki dizinde, sol ayak bileğinde ve sağ el bileğinde (toplam 44 eklem) şişlik ve hareket kısıtlılığı şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden sabahları yataktan kalkarken zorlandığı ve gün içinde hareketle şikayetlerinin azaldığı öğreniliyor. Fizik muayenede tutulan eklemlerde ısı artışı ve hareket kısıtlılığı saptanıyor; ancak ciltte döküntü veya eritem izlenmiyor. Laboratuvar tetkiklerinde antinükleer antikor (ANA) pozitif (++), romatoid faktör (RF) negatif (−-) bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı ve yapılması gereken en uygun oftalmolojik tarama sıklığı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Oligoartiküler JİA - 33 ayda bir

Answer

Oligoartiküler JİA tanısı konulan ve ANA pozitifliği olan yüksek riskli bu hastada, 33 ayda bir oftalmolojik tarama yapılmalıdır.
Hastada saptanan 44 eklem tutulumu ve 88 haftalık süre, ILAR kriterlerine göre Oligoartiküler JİA tanısını destekler. ANA pozitifliği ve hastalığın 66 yaşından önce başlaması, hastayı üveit gelişimi açısından en yüksek risk grubuna sokar; bu gruptaki hastaların her 33 ayda bir biyomikroskopik (slit-lamp) göz muayenesi ile taranması zorunludur.

Step-by-Step Solution

1
Eklem sayısını ve süreyi değerlendir
44 eklem tutulumu (oligoartiküler) ve 88 haftalık süre (>6>6 hafta kronikite)
JİA alt tipini ve kronik inflamasyonu doğrulamak için gereklidir.
2
ANA durumunu ve yaş kriterini kontrol et
ANA pozitif ve başlangıç yaşı 55 (riskli grup)
ANA pozitifliği ve erken başlangıç yaşı üveit riskini belirleyen en önemli faktörlerdir.
3
Üveit tarama protokolünü belirle
Yüksek risk grubu için 33 ayda bir yarık lamba muayenesi
Asemptomatik seyreden üveitin erken teşhisi ve körlüğün önlenmesi için protokol bu sıklığı önerir.

Key Concept

ANA pozitif oligoartiküler JİA hastalarında asemptomatik üveit riski yüksektir ve sık tarama gerektirir.
Question 135Question →

1313 yaşında kız çocuk; son bir aydır devam eden aralıklı ateş, yorgunluk ve derin nefes almakla artan göğüs ağrısı şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 135/90135/90 mmHg (>95.95. persentil), kalp sesleri derinden gelmekte olup her iki pretibial bölgede +2+2 ödem saptanıyor. Ayrıca sert damağında ağrısız ülserler dikkati çekiyor.

Laboratuvar incelemelerinde:
- Hemoglobin: 9.29.2 g/dL (Direkt Coombs testi pozitif)
- Beyaz küre: 31003100/mm 3^3
- Trombosit: 110.000110.000/mm 3^3
- Tam idrar tetkiki: +3+3 proteinüri, her sahada 15−2015-20 dismorfik eritrosit
- Serum kreatinini: 1.21.2 mg/dL (Yaşına göre yüksek)

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sistemik lupus eritematozus

Answer

Sistemik lupus eritematozus
Bu hastada ateş, serozit (nefes almakla artan göğüs ağrısı ve derinden gelen kalp sesleri perikardiyal efüzyonu düşündürür), mukozal tutulum (ağrısız oral ülser), otoimmün sitopeniler (Coombs pozitif anemi, lökopeni, trombositopeni) ve böbrek tutulumu (hipertansiyon, proteinüri, dismorfik eritrosit) mevcuttur. Çoklu sistem tutulumu ve özellikle Coombs pozitif hemolitik anemi ile birlikte nefrit tablosunun bir arada görülmesi Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) için tipik tanı koydurucu özelliklerdir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların sentezlenmesi
Plevritik göğüs ağrısı ve derinden gelen kalp sesleri serozit (plörezit/perikardit) varlığına; ağrısız damak ülserleri ise mukozal tutuluma işaret eder.
Multisistemik hastalık tanısında organ tutulumlarının belirlenmesi önemlidir.
2
Laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi
Direkt Coombs pozitif anemi, lökopeni ve trombositopeni otoimmün kaynaklı pansitopeniyi; proteinüri, dismorfik eritrosit, hipertansiyon ve yüksek kreatinin ise böbrek tutulumunu (nefrit) gösterir.
Hastalığın hematolojik ve renal boyutunun ayırt edilmesi gerekir.
3
Tanı kriterlerinin birleştirilmesi
Serozit, mukozal ülserler, otoimmün sitopeniler ve nefrit tablosunun bir arada görülmesi Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) tanısını kesinleştirir.
Klinik ve laboratuvar bulgularının bütünü SLE kriterlerini tam olarak karşılamaktadır.

Key Concept

Sistemik Lupus Eritematozus klinik ve laboratuvar bulguları
Question 136Question →

2.52.5 yaşında bir kız çocuk, yaklaşık 88 haftadır devam eden sağ dizde şişlik ve sabahları yataktan kalkarken belirginleşen topallama şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde sağ diz eklemi şiş, efüzyonlu ve hareketleri kısıtlı saptanıyor; diğer eklemlerin muayenesi doğal bulunuyor. Laboratuvar incelemesinde ANA (+)(+) pozitif, RF (−)(-) negatif ve eritrosit sedimentasyon hızı 3535 mm/saat olarak belirleniyor. Bu hasta için en uygun izlem planı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Üç ayda bir yarık lamba muayenesi ile üveit taraması yapılması

Answer

En uygun izlem planı, yüksek üveit riski nedeniyle üç ayda bir yarık lamba (slit-lamp) muayenesi ile üveit taraması yapılmasıdır.
Bu hastada 16 yaşından küçük başlangıç, 8 haftadır devam eden tek eklem tutulumu (sağ diz) ve laboratuvarda ANA pozitifliği mevcuttur. Bu bulgularla 'Oligoartiküler JİA' tanısı konur. Oligoartiküler tipte, özellikle ANA pozitif olan ve hastalığı 6 yaşından önce başlayan kız çocuklarında kronik asemptomatik üveit riski %20-30 gibi çok yüksek oranlardadır. Bu üveit tipi belirti vermediği için ancak yarık lamba muayenesi ile saptanabilir ve yüksek riskli grupta 3 ayda bir tarama yapılması önerilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin analizi
Hasta 16 yaşından küçük, şikayetler >6 hafta sürmüş ve tek eklem tutulumu mevcut.
Juvenil İdiopatik Artrit (JİA) tanısı için 16 yaş altı başlangıç ve en az 6 hafta süren artrit gereklidir.
2
JİA alt tipinin belirlenmesi
Oligoartiküler JİA (ilk 6 ayda <5 eklem tutulumu).
Hastada sadece sağ diz tutulumu mevcuttur.
3
Üveit risk stratifikasyonu
Yüksek risk grubu (Oligoartiküler tip + ANA pozitifliği + <6 yaş başlangıç).
Bu üç faktörün bir arada olması, hastayı asemptomatik seyreden kronik iridosiklit (üveit) açısından en yüksek risk grubuna sokar.
4
İzlem sıklığının belirlenmesi
3 ayda bir yarık lamba muayenesi.
Yüksek riskli grupta tarama sıklığı 3 ayda birdir.

Key Concept

Oligoartiküler JİA'da ANA pozitifliği ve erken başlangıç yaşı, kronik asemptomatik üveit için en önemli risk faktörleridir.

Practice More

Sistemik JİA'nın klinik özellikleri ve Makrofaj Aktivasyon Sendromu (MAS) komplikasyonunu gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 137Question →

44 yaşında bir erkek çocuk, merdiven çıkarken zorlanma ve oturduğu yerden kalkarken güçlük çekme şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde her iki göz kapağında morumsu (heliotrop) renk değişikliği ve el eklemlerinin (metakarpofalangeal ve proksimal interfalangeal) dorsal yüzeylerinde simetrik, eritematöz papüller (Gottron papülleri) saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Juvenil Dermatomiyozit

Answer

Juvenil Dermatomiyozit
Juvenil dermatomiyozitte proksimal kas güçsüzlüğü (merdiven çıkma, saç tarama zorluğu) ile birlikte üst göz kapaklarında morumsu heliotrop döküntü ve el eklemleri üzerinde simetrik eritematöz Gottron papülleri en karakteristik tanısal özelliklerdir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik semptomlarını ve fizik muayene bulgularını analiz et.
Proksimal kas güçsüzlüğü (merdiven çıkma zorluğu) ve karakteristik deri döküntüleri (heliotrop döküntü, Gottron papülleri) saptandı.
Tanıya gitmek için en spesifik ipuçları deri ve kas bulgularının birlikteliğidir.
2
Saptanan deri bulgularının özgüllüğünü değerlendir.
Heliotrop döküntü ve Gottron papülleri Juvenil Dermatomiyozit için patognomonik (tanı koydurucu) kabul edilir.
Bu bulgular başka bir pediatrik romatolojik hastalıkta bu kombinasyonla görülmez.
3
Ayırıcı tanıdaki diğer hastalıkları ekarte et.
SLE, JİA ve ARA gibi hastalıkların deri ve sistemik bulguları dermatomiyozitten farklıdır.
Her hastalığın kendine özgü tanı kriterleri ve deri döküntü tipleri mevcuttur.

Key Concept

Juvenil dermatomiyozit tanısında proksimal kas güçsüzlüğü, heliotrop döküntü ve Gottron papülleri triadının önemi.
Question 138Question →

1111 yaşında bir erkek çocuk; son bir aydır devam eden ateş, kilo kaybı, yaygın kas ağrısı ve bacaklarında morumsu, ağsı görünümlü döküntüler şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 145/95145/95 mmHgmmHg (>> 9595. persantil) ölçülüyor ve her iki alt ekstremitede livedo reticularis saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde eritrosit sedimentasyon hızı (105105 mm/saatmm/saat) ve C-reaktif protein düzeyleri yüksek bulunurken; p-ANCA, c-ANCA ve ANA negatif saptanıyor. Tam idrar tetkiki tamamen normal olan bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Klasik Poliarteritis Nodosa

Answer

Klasik Poliarteritis Nodosa
Vakadaki livedo reticularis, şiddetli hipertansiyon, yaygın miyalji ve yüksek akut faz yanıtı orta çaplı damarları tutan bir vasküliti işaret etmektedir. ANCA negatifliği ve özellikle idrar tetkikinin normal olması (glomerulonefrit yokluğu), Klasik Poliarteritis Nodosa (PAN) tanısını mikroskobik polianjiitisten ayıran en temel özelliktir. EULAR/PRINTO/PRES kriterlerine göre bu hasta PAN tanısı alır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Ateş, kilo kaybı (sistemik inflamasyon), hipertansiyon ve livedo reticularis (orta çaplı damar tutulumu) saptandı.
Sistemik vaskülitlerde tutulan damar çapı tanıya giden en önemli ipucudur.
2
Laboratuvar verilerini değerlendir
ANCA negatifliği ve normal idrar tetkiki (glomerulonefrit yokluğu) belirlendi.
ANCA ilişkili vaskülitleri (MPA, GPA) ve küçük damar vaskülitlerini dışlamak için bu veriler kritiktir.
3
Tanı kriterlerini uygula
EULAR/PRINTO/PRES kriterlerine göre PAN tanısı konuldu.
Sistemik vaskülit kanıtı + (Livedo reticularis + Hipertansiyon + Miyalji) kombinasyonu PAN için tipiktir.

Key Concept

Çocukluk çağı Klasik Poliarteritis Nodosa (PAN) tanısında nekrotizan glomerulonefrit görülmemesi ve hipertansiyonun renal arter tutulumuna bağlı olması önemli bir ayırt edici özelliktir.

Practice More

PAN tanısı alan çocuklarda ayırıcı tanıda özellikle DADA2 (Adenozin deaminaz 2 eksikliği) mutasyonu düşünülmelidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 139Question →

Beş yaşındaki erkek hasta; bir haftadır süregelen 39,5∘C39,5^\circ\text{C} ateş, gözlerde kızarıklık, dudaklarda kuruma ve gövdede yaygın döküntü şikayetleriyle getirilmiştir. Yapılan fizik muayenesinde bilateral non-pürülan konjonktival hiperemi, orofarenkste eritem, dudaklarda çatlama ve ellerde endürasyon saptanıyor. Kawasaki hastalığı tanısı konulan ve uygun medikal tedavi protokolü başlanan hastanın takibi sırasında, hastalığın ikinci haftasından itibaren (subakut evre) ortaya çıkması en muhtemel olan klinik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: El ve ayak parmak uçlarında deri soyulmaları

Answer

Hastalığın subakut evresinde el ve ayak parmak uçlarında deri soyulmaları görülmesi en muhtemel bulgudur.
Kawasaki hastalığı üç evrede incelenir: Akut, subakut ve konvalesan. Akut evre ilk 1-2 haftayı kapsar ve yüksek ateş ile tanısal kriterlerin çoğu bu dönemde görülür. Subakut evre (genellikle 10-25. günler arası) ateşin düşmesiyle başlar. Bu evrenin en karakteristik klinik özelliği el ve ayak parmak uçlarından başlayan periungual deri soyulmalarıdır. Ayrıca bu dönemde trombosit sayısı 1.000.000/mm31.000.000/\text{mm}^3 değerlerine kadar çıkabilen belirgin bir trombositoz gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik bulgularını ve hastalığın evresini değerlendir.
7 günlük ateş ve eşlik eden kriterlerle Kawasaki hastalığı akut evrededir.
Tanı ve evreleme doğru yönetim için ilk adımdır.
2
Subakut evrenin (2. haftadan itibaren) karakteristik özelliklerini belirle.
Bu evre ateşin düşmesi, trombositoz ve periungual deskuamasyon ile karakterizedir.
Kawasaki hastalığının fazlara göre seyri TUS'ta sık sorgulanan bir konudur.
3
Seçenekler arasından subakut evreye özgü bulguyu seç.
Parmak uçlarında soyulma (periungual deskuamasyon) subakut evrenin temel klinik bulgusudur.
Klinik seyrin anlaşılması komplikasyon izlemi açısından kritiktir.

Key Concept

Kawasaki hastalığının subakut evresi, genellikle ateşin düşmesiyle başlar ve bu dönemde parmak uçlarında deri soyulmaları ile belirgin trombositoz görülür.
Estimated Time:1m 15s
Question 140Question →

On dört yaşında bir kız çocuk; iki haftadır devam eden halsizlik, güneş ışığına maruz kalma sonrası belirginleşen yüz döküntüsü ve el eklemlerinde ağrı şikayeti ile getirilmiştir. Fizik muayenesinde her iki yanakta nazolabial sulkusu (burun-yanak oluğu) koruyan eritematöz döküntü saptanmıştır. Laboratuvar tetkiklerinde ANA pozitif (1:6401:640, granüler patern), kompleman C3C3 ve C4C4 düzeylerinde düşüklük ve lökopeni (2.800/mm32.800/mm^3) tespit edilmiştir.

Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sistemik Lupus Eritematozus (SLE)

Answer

Sistemik Lupus Eritematozus (SLE)
Verilen vaka tipik bir Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) sunumudur. Hastanın yaş ve cinsiyeti (adolesan kız), karakteristik malar raşı (nazolabial sulkusu koruyan kelebek döküntü), eklem ağrısı ve lökopenisi tanı kriterlerini karşılamaktadır. Ayrıca ANA pozitifliği ve kompleman (C3C3, C4C4) düşüklüğü SLE tanısını kesinleştiren immünolojik bulgulardır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Adolesan kız hastada fotosensitivite (güneş ışığı ile artan döküntü) ve nazolabial sulkusu koruyan malar raş saptanmıştır.
Malar raşın anatomik dağılımı (nazolabial sulkusu koruması) SLE'yi dermatomiyozitten ayıran en kritik bulgudur.
2
Sistemik ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi
Lökopeni (hematolojik tutulum) ve ANA pozitifliği tespit edilmiştir.
Lökopeni ve ANA pozitifliği ACR ve SLICC kriterlerinde yer alan önemli tanısal göstergelerdir.
3
İmmünolojik parametrelerin yorumlanması
Düşük C3C3 ve C4C4 düzeyleri hastalığın aktif olduğunu ve klasik yolaktan kompleman tüketimi olduğunu gösterir.
Kompleman düşüklüğü, özellikle böbrek tutulumu olan SLE hastalarında tanı ve aktivite takibi için önemlidir.

Key Concept

Pediatrik SLE tanısında malar raş, ANA pozitifliği, hematolojik tutulum ve hipokomplemantemi birlikteliği.

Alternative Method

Tanı için 2019 EULAR/ACR kriterlerine göre; ANA pozitifliği (giriş kriteri) sonrasında malar raş (6 puan), artrit (6 puan), lökopeni (3 puan) ve düşük kompleman (3-4 puan) varlığı 10 puanlık tanı eşiğini fazlasıyla geçmektedir.
Estimated Time:50s
PreviousPage 7 / 21Next
Romatoloji Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 7 | Examkin