Romatoloji

414 questions

Question 141Question

2222 aylık bir erkek çocuk; 66 gündür devam eden 39,5C39,5^\circ\text{C} ateş, huzursuzluk ve her iki gözde kızarıklık şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde bilateral non-pürülan konjonktival enjeksiyon ve her iki el sırtında belirgin endüratif ödem saptanıyor; diğer sistem muayeneleri doğal bulunuyor. Yapılan laboratuvar incelemeleri aşağıdadır:

TetkikSonuçReferans
CRP82 mg/L82\text{ mg/L}050-5
ESH (Sedimantasyon)95 mm/saat95\text{ mm/saat}0200-20
Albümin2,7 g/dL2,7\text{ g/dL}3,553,5-5
Hemoglobin9,2 g/dL9,2\text{ g/dL}111411-14
İdrar Mikroskopisi1822 lo¨kosit/Saha18-22\text{ lökosit/Saha}050-5
İdrar KültürüÜreme saptanmadı-

Hastaya mevcut bulgularla tanı konularak intravenöz immünglobulin (2 g/kg2\text{ g/kg}) ve yüksek doz asetilsalisilik asit (ASA) tedavisi başlanıyor. Tedavinin 22. gününde, hastanın evdeki kardeşinin suçiçeği (varisella) geçirmeye başladığı öğreniliyor.

Bu hastanın klinik yönetimi ve izlemi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi en uygundur?

Show answer & explanation

Answer: ASA tedavisi, Reye sendromu riski nedeniyle klopidogrel ile değiştirilmeli; canlı kızamık-kızamıkçık-kabakulak ve varisella aşıları ise 11 ay sonra uygulanmalıdır.

Answer

ASA tedavisinin Reye sendromu riski nedeniyle klopidogrel ile değiştirilmesi ve canlı aşıların 11 ay ertelenmesi en uygun yaklaşımdır.
Bu hasta, 5 günden uzun süren ateş, konjonktival enjeksiyon ve ekstremite bulgusu (el ödemi) ile birlikte CRP/ESH yüksekliği ve en az 3 destekleyici laboratuvar bulgusuna (albümin düşüklüğü, anemi, steril piyüri) sahip olduğu için İnkomplet Kawasaki tanısı alır. Kawasaki tedavisinde ASA kullanımı zorunludur ancak suçiçeği veya influenza gibi viral enfeksiyonlarla temas durumunda Reye sendromu riski nedeniyle ASA yerine klopidogrel gibi alternatif antiagreganlar tercih edilmelidir. Ayrıca yüksek doz IVIG alan hastalarda canlı aşılar (KKK ve Varisella) antikor interferansı nedeniyle 11 ay süreyle ertelenmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik kriterleri değerlendir.
Hasta 6 gündür ateşli, konjonktival enjeksiyon ve el ödemi (2 kriter) mevcut. Klasik tanı kriterlerinden (fever + 4/5) eksik ancak 'İnkomplet Kawasaki' şüphesi var.
Kawasaki hastalığında tanı kriterlerinin tamamı her zaman eş zamanlı bulunmayabilir.
2
Destekleyici laboratuvar bulgularını kontrol et.
CRP 30 mg/L\geq 30\text{ mg/L}, ESH 40 mm/sa\geq 40\text{ mm/sa}. Ek olarak; albümin 3 g/dL\leq 3\text{ g/dL}, yaşa göre anemi ve steril piyüri (idrar kültüründe üreme olmaksızın lökosit) mevcut.
İnkomplet Kawasaki algoritmasında ateş + 2-3 kriter varlığında laboratuvar desteğiyle tanı kesinleştirilir.
3
Komplikasyon ve ilaç etkileşimini yönet.
ASA kullanan çocukta varisella teması varlığında Reye sendromu riski oluşur. ASA kesilir, yerine klopidogrel başlanır.
Reye sendromu, salisilat kullanımı ve viral enfeksiyon birlikteliğinde görülen ölümcül bir hepatoserebral sendromdur.
4
Bağışıklama planını düzenle.
2 g/kg dozunda IVIG uygulandığı için canlı aşılar (KKK ve Varisella) 11 ay süreyle ertelenir.
IVIG içindeki pasif antikorlar, canlı aşı virüslerinin replikasyonunu engelleyerek aşı etkinliğini azaltır.

Key Concept

İnkomplet Kawasaki Tanı Algoritması ve Salisilat Kullanımı Sırasında Reye Sendromu Riski Yönetimi

Alternative Method

Laboratuvar bulgularını hızlıca 'İnkomplet Kawasaki Algoritması'ndaki (AHA 2017 kılavuzu) eşik değerlerle (Alb < 3, Hb < 10, Piyüri > 10) karşılaştırmak tanıyı hızlandırır.
Estimated Time:2m 30s
Question 142Question

55 yaşında bir kız çocuk, yaklaşık bir aydır devam eden merdiven çıkarken zorlanma, oturduğu yerden kalkarken destek alma ve kollarını başının üzerine kaldırmada güçlük şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde üst göz kapaklarında heliotrop raş ve el sırtında metakarpofalangeal eklemler üzerinde Gottron papülleri saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde kreatin kinaz (CK): 1200 U/L1200\ U/L ve laktat dehidrogenaz (LDH): 900 U/L900\ U/L olarak ölçülüyor.

Bu hastada Bohan ve Peter kriterlerine göre tanı koyma sürecinde, aşağıdakilerden hangisi bir tanı kriteri olarak kabul edilmez?

Show answer & explanation

Answer: Serum antinükleer antikor (ANA) pozitifliği

Answer

Serum antinükleer antikor (ANA) pozitifliği Juvenil Dermatomiyozit tanısı için Bohan ve Peter kriterleri arasında yer alan bir bulgu değildir.
Serum antinükleer antikor (ANA) pozitifliği, Juvenil Dermatomiyozit hastalarının büyük çoğunluğunda saptanan önemli bir laboratuvar bulgusu olmasına rağmen, 1975 yılında tanımlanan Bohan ve Peter tanı kriterleri seti içerisinde yer almaz. Kesin (definite) tanı için karakteristik döküntüye ek olarak diğer 4 kriterden (güçsüzlük, enzimler, EMG, biyopsi) 3 tanesinin pozitifliği gereklidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Hastada proksimal kas güçsüzlüğü ve patognomonik deri döküntüleri (Gottron papülleri ve heliotrop raş) mevcuttur.
Bu bulgular Juvenil Dermatomiyozit (JDM) tanısı için yüksek klinik şüphe uyandırır.
2
Bohan ve Peter tanı kriterlerini hatırla
Tanı için 5 kriter tanımlanmıştır: Simetrik proksimal güçsüzlük, karakteristik döküntü, kas enzim yüksekliği, EMG bulguları ve kas biyopsisi.
JDM tanısını standart bir çerçevede değerlendirmek için bu kriterler kullanılır.
3
Verilen seçenekleri kriterlerle karşılaştır
ANA pozitifliği hastaların %80'inden fazlasında saptansa da bu kriter setinde yer almaz.
Bohan ve Peter kriterleri daha spesifik ve tanısal değeri yüksek klinik ve laboratuvar bulgularına odaklanmıştır.

Key Concept

Bohan ve Peter kriterleri Juvenil Dermatomiyozit tanısında altın standart kriterler olup; güçsüzlük, döküntü, enzim yüksekliği, EMG ve biyopsi bulgularını içerir; ANA veya ESH gibi genel laboratuvar bulgularını içermez.
Estimated Time:1m 0s
Question 143Question

11 yaşında bir kız çocuk, son 6 aydır özellikle uzun yürüyüşler ve beden eğitimi dersleri sonrasında bacaklarında sızlama şeklinde ağrı ve sık tekrarlayan ayak bileği burkulmaları şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde eklem hareket açıklıkları geniş olan hastada hipermobilite şüphesiyle Beighton skoru hesaplanması planlanıyor. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Beighton skorlamasında değerlendirilen parametrelerden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Ayak bileklerinin 4545^{\circ}'den fazla pasif dorsifleksiyonu

Answer

Ayak bileklerinin 45 dereceden fazla pasif dorsifleksiyonu
Beighton skorlaması, pediatrik hipermobiliteyi değerlendirmek için kullanılan 9 puanlık bir sistemdir. Bu sistemde; el 5. parmağının metakarpofalangeal eklemden >90>90^{\circ} pasif dorsifleksiyonu (2 puan), başparmağın ön kola pasif appozisyonu (2 puan), dirsek hiperekstansiyonu >10>10^{\circ} (2 puan), diz hiperekstansiyonu >10>10^{\circ} (2 puan) ve gövde fleksiyonu ile avuç içlerinin yere tam değmesi (1 puan) yer alır. Ayak bileği dorsifleksiyonu bu skorlamada değerlendirilen bir parametre değildir.

Step-by-Step Solution

1
Beighton skorlaması parametrelerini hatırla.
Skorlama 5 temel klinik muayene bulgusuna dayanır: 5. parmak ekstansiyonu, başparmak-ön kol teması, dirsek hiperekstansiyonu, diz hiperekstansiyonu ve gövde fleksiyonu.
Tanı kriterlerini netleştirmek için standart listeye hakim olmak gerekir.
2
Seçeneklerdeki bulguları standart Beighton kriterleri ile karşılaştır.
El ve büyük eklem (dirsek, diz) bulgularının kriterlerde yer aldığı, ayak bileği bulgusunun ise listede olmadığı görülür.
Hangi parametrenin 'dışlayıcı' olduğunu bulmak için eleme yöntemi uygulanır.

Key Concept

Beighton Skorlaması Kriterleri

Hints

1
Beighton skoru toplamda 9 puandan oluşur ve 5 farklı vücut bölgesini değerlendirir.
2
Skorlamada yer alan tüm eklemler el, kol, bacak ve gövdeyi kapsar ancak ayak bileği bu listeye dahil edilmemiştir.
3
Beighton skorundaki tek 1 puanlık kriter gövde fleksiyonudur; diğer tüm kriterler simetrik olarak (sağ ve sol) değerlendirilir ve 2'şer puandır.

Practice More

Hipermobilite saptanan bir çocukta eşlik edebilecek Marfan sendromu veya Ehlers-Danlos sendromu gibi bağ dokusu hastalıklarının ayırıcı tanısını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 144Question

88 yaşında bir erkek çocuk; yaklaşık bir aydır devam eden ateş, kilo kaybı, şiddetli karın ağrısı ve her iki testiste ağrı-hassasiyet şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde her iki alt ekstremitede livedo reticularis saptanmış ve kan basıncı 135/90135/90 mmHg (>95.>95. persantil) olarak ölçülmüştür. Laboratuvar incelemesinde lökositoz, sedimentasyon 110110 mm/sa bulunmuş; ANCA serolojisi ise negatif gelmiştir.

Bu hastada aşağıdaki klinik veya laboratuvar bulgularından hangisinin saptanması, ön tanıyı poliarteritis nodosadan (PAN) uzaklaştırarak mikroskopik polianjiitise (MPA) yönlendirir?

Show answer & explanation

Answer: Akciğer tutulumu (pulmoner hemoraji)

Answer

Akciğer tutulumu (pulmoner hemoraji), poliarteritis nodosa (PAN) tanısını dışlayan ve mikroskopik polianjiitis (MPA) lehine olan bir bulgudur.
PAN, akciğerleri tutmayan nekrotizan bir vaskülittir. Eğer bir hastada pulmoner hemoraji, hemoptizi veya akciğer grafisinde infiltrasyon gibi bulgular varsa, öncelikli olarak küçük damar vaskülitleri (özellikle MPA veya GPA) düşünülmelidir. Bu nedenle akciğer tutulumunun saptanması, tanıyı PAN'dan uzaklaştıran en güçlü kanıttır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir
Hasta; ateş, livedo reticularis, hipertansiyon, testis ağrısı ve negatif ANCA ile klasik bir PAN tablosu sergilemektedir.
Vaskülit tiplerini ayırmak için tutulan damar çapı ve spesifik organ tutulumlarını belirlemek gerekir.
2
PAN ve MPA ayrımını yap
PAN orta çaplı, MPA ise küçük çaplı bir vaskülittir.
Bu iki hastalık sıklıkla karışsa da akciğer ve böbrek tutulum şekilleri ile birbirlerinden ayrılırlar.
3
Diferansiyel tanı kriterini belirle
PAN akciğerleri tutmazken, MPA pulmoner kapillerit ve alveoler hemorajiye neden olur.
Akciğer tutulumu, ANCA ilişkili vaskülitlerin (MPA, GPA, EGPA) temel özelliğidir.

Key Concept

Poliarteritis nodosa (PAN) ile mikroskopik polianjiitis (MPA) arasındaki en temel klinik fark, PAN'da akciğer tutulumunun ve glomerulonefritin görülmemesidir.
Question 145Question

1212 yaşında erkek çocuk, yaklaşık 33 aydır devam eden sağ dizde şişlik ve sol ayak bileğinde ağrı şikayeti ile pediatrik romatoloji polikliniğine getiriliyor. Öyküsünden her iki topuğunda sabahları daha belirgin olan ve hareketle azalan ağrı olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede sağ dizde artrit ve bilateral aşil tendonu yapışma yerlerinde entezit saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde HLAB27HLA-B27 pozitif, ANAANA negatif bulunuyor. Bu hastada ILAR (International League of Associations for Rheumatology) kriterlerine göre "Entezit ile İlişkili Artrit" tanısı koyabilmek için aşağıdaki dışlama (eksklüzyon) kriterlerinden hangisinin bulunmaması gerekir?

Show answer & explanation

Answer: Romatoid faktör (RF) pozitifliği

Answer

Romatoid faktör (RF) pozitifliği, ILAR kriterlerine göre Entezit ile İlişkili Artrit tanısını dışlayan bir bulgudur.
ILAR kriterlerine göre, Entezit ile İlişkili Artrit (EİA) tanısı alan bir hastada Romatoid Faktör (RF) pozitifliğinin (en az 3 ay ara ile iki kez) saptanması, hastanın bu kategoriden çıkarılmasına neden olan temel dışlama kriterlerinden biridir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et.
12 yaş, erkek, asimetrik alt ekstremite artriti ve entezit bulguları mevcut.
Klinik tablo Entezit ile İlişkili Artrit (EİA) şüphesini uyandırır.
2
ILAR EİA sınıflama kriterlerini hatırla.
Tanı için Artrit + Entezit veya bunlardan biri ile birlikte iki destekleyici kriter gereklidir.
Hastanın mevcut bulguları sınıflama kriterlerine uygundur.
3
EİA için tanımlanmış dışlama (eksklüzyon) kriterlerini gözden geçir.
Dışlama kriterleri: 1. Hastada veya 1. derece akrabada psöriazis öyküsü, 2. En az 3 ay ara ile saptanmış RF pozitifliği, 3. Sistemik JİA varlığı.
Seçenekler arasında RF pozitifliği bu kriterlerden biridir.

Key Concept

ILAR sınıflama sistemine göre JİA alt tiplerinin her birinin kendine özgü dahil etme ve dışlama kriterleri vardır; EİA için RF pozitifliği bir dışlama kriteridir.

Practice More

Diğer JİA alt tiplerindeki (örneğin Oligoartiküler JİA) dışlama kriterlerini de gözden geçiriniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 146Question

1818 aylık bir kız çocuk, yaklaşık 22 aydır (99 hafta) sol dizinde şişlik, hareket kısıtlılığı ve sabahları yataktan kalkarken belirginleşen topallama şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde sol dizde efüzyon ve hareket kısıtlılığı saptanıyor; diğer eklemler normal bulunuyor. Laboratuvar incelemesinde ANA pozitif, RF negatif saptanıyor. Akut faz reaktanları hafif yüksek bulunan bu hasta için en olası tanı ve üveit gelişimi açısından önerilen oftalmolojik izlem sıklığı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Oligoartiküler JİA - 33 ayda bir yarık lamba muayenesi

Answer

En olası tanı oligoartiküler juvenil idiyopatik artrittir ve hastanın risk profili (yaş, ANA durumu) nedeniyle 3 ayda bir oftalmolojik muayene ile izlenmelidir.
Vakadaki çocuk 1.51.5 yaşında (<6< 6 yaş), tek eklem tutulumu var (oligoartiküler) ve artrit süresi 99 haftadır (>6> 6 hafta). ANA pozitifliği ile birleştiğinde, bu profil kronik asemptomatik üveit gelişimi için en yüksek risk grubunu oluşturur. Bu gruptaki hastalar için standart izlem protokolü her 33 ayda bir yarık lamba muayenesidir.

Step-by-Step Solution

1
Tanının belirlenmesi
Oligoartiküler JİA
Hasta 16 yaş altındadır, artrit süresi > 6 haftadır ve tutulan eklem sayısı 1'dir (1-4 arası oligoartiküler kabul edilir).
2
Üveit riskinin değerlendirilmesi
Yüksek Risk
Başlangıç yaşının < 6 yaş olması, ANA pozitifliği ve hastalık süresinin < 4 yıl olması hastayı en yüksek risk grubuna sokar.
3
İzlem protokolünün seçilmesi
3 ayda bir yarık lamba muayenesi
Yüksek riskli JİA hastalarında asemptomatik üveitin erken yakalanması için her 3 ayda bir uzman oftalmolog tarafından yarık lamba kontrolü önerilir.

Key Concept

JİA'da üveit tarama sıklığı; hastanın tanı aldığı yaşa, ANA pozitifliğine ve hastalığın süresine göre belirlenir.
Question 147Question

1414 yaşında bir kız çocuk, üç hafta önce voleybol antrenmanında yaşadığı hafif bir ayak bileği burkulması sonrası başlayan ve giderek şiddetlenen sol ayak ağrısı şikayetiyle getiriliyor. Ağrının ayağa çorap giyilmesiyle bile tetiklendiği, ayağında zaman zaman renk değişikliği ve terleme artışı olduğu ifade ediliyor. Fizik muayenede sol ayak sağa göre hafif ödemli, soğuk ve siyanotik görünümde saptanıyor; eklemde aktif artrit bulgusu yok ancak hafif dokunma ile yaygın hassasiyet (allodini) mevcut. Laboratuvar incelemelerinde tam kan sayımı, sedimentasyon hızı ve CRPCRP değerleri normal bulunuyor.

Bu klinik tabloya göre, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kompleks bölgesel ağrı sendromu

Answer

Kompleks bölgesel ağrı sendromu
Doğru seçenek olan Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromu, klinik vakadaki travma sonrası başlayan orantısız ağrı, hafif dokunmaya aşırı duyarlılık (allodini) ve otonomik sinir sistemi bozukluğuna işaret eden renk/ısı değişiklikleri ile tam uyumludur. Laboratuvarın normal olması da bu selim ama şiddetli seyreden süreci doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öykünün değerlendirilmesi
Hafif bir travma (burkulma) sonrası ortaya çıkan orantısız şiddetli ağrı saptandı.
Bu sendrom genellikle minör bir travma tetiklemesiyle başlar.
2
Duyusal bulguların incelenmesi
Allodini (zararsız uyaranla ağrı hissi) varlığı saptandı.
Allodini ve hiperaljezi KBAS tanısı için temel duyusal özelliklerdir.
3
Otonomik belirtilerin analizi
Ciltte renk değişikliği (siyanoz), ısı farkı (soğukluk) ve terleme artışı saptandı.
Bu bulgular sempatik sistem düzensizliğini ve KBAS'ı enflamatuar durumlardan ayırır.
4
Laboratuvar verilerinin yorumlanması
Normal sedimentasyon ve CRPCRP düzeyleri saptandı.
KBAS enflamatuar bir hastalık değildir; bu nedenle sistemik enflamasyon göstergeleri normaldir.

Key Concept

Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromu (KBAS), pediyatrik popülasyonda (özellikle adolesan kızlarda) travma sonrası gelişen, allodini ve otonomik bulguların eşlik ettiği, eklem tutulumu gibi görünen ancak enflamatuar olmayan bir ağrı sendromudur.
Estimated Time:2m 0s
Question 148Question

77 yaşında bir erkek çocuk; son birkaç haftadır yerinden kalkarken zorlanma, merdiven çıkarken çabuk yorulma ve üst göz kapaklarında hafif ödem ile birlikte viyolase (morumsu) renk değişikliği şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde omuz ve kalça çevresi kaslarında simetrik güçsüzlük, metakarpofalangeal eklemlerin üzerinde eritematöz ve hafif skalamlı papüller saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum aspartat aminotransferaz (ASTAST) ve laktat dehidrogenaz (LDHLDH) seviyeleri referans değerlerin üzerinde bulunuyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulguları eşliğinde, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Juvenil Dermatomiyozit

Answer

Juvenil Dermatomiyozit
Hastada saptanan viyolase (morumsu) göz kapağı döküntüsü (heliotrop döküntü), eklem üzerindeki eritematöz papüller (Gottron papülleri) ve simetrik proksimal kas güçsüzlüğü Juvenil Dermatomiyozit tanısı için patognomonik sayılabilecek bulgulardır. Bohan ve Peter kriterlerine göre bu deri bulgularına eşlik eden kas güçsüzlüğü ve yükselmiş kas enzimleri (ASTAST, LDHLDH, CKCK) tanıyı kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Proksimal kas güçsüzlüğü (merdiven çıkma zorluğu), heliotrop döküntü (göz kapağında viyolase ödem) ve Gottron papülleri (eklem üzeri papüller) saptandı.
Bu üçlü bulgu Bohan ve Peter tanı kriterlerinin temel bileşenleridir.
2
Laboratuvar verilerini değerlendir.
Serum ASTAST ve LDHLDH gibi kas kaynaklı enzimlerin yüksek olduğu görüldü.
Enzim yüksekliği, inflamatuar bir miyopatiyi destekleyen objektif bir kriterdir.
3
Ayırıcı tanı yap ve kesin tanıyı belirle.
Hem karakteristik deri bulguları hem de miyozit kanıtları (güçsüzlük + enzimler) bir arada olduğu için en olası tanı Juvenil Dermatomiyozit'tir.
Diğer romatolojik hastalıklarda (SLE, JIA) bu deri-kas kombinasyonu tipik değildir.

Key Concept

Juvenil Dermatomiyozit'in karakteristik triadının (proksimal güçsüzlük, heliotrop döküntü, Gottron papülleri) ve kas enzim yüksekliğinin tanıda kullanılması.

Practice More

JDM tanısında altın standart kabul edilen kas biyopsisindeki 'perifasiküler atrofi' bulgusunu gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 149Question

3,5 yaşında bir erkek çocuk, 6 gündür devam eden 39,5C39,5^\circ\text{C} ateş şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde bilateral non-pürülan konjonktivit ve dudaklarda kuruma, çatlama saptanıyor; ancak diğer klasik Kawasaki bulgularına rastlanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde CRP: 105 mg/L105\text{ mg/L}, ESR: 90 mm/saat90\text{ mm/saat}, serum albümin: 2,8 g/dL2,8\text{ g/dL}, hemoglobin: 9,1 g/dL9,1\text{ g/dL}, lökosit: 18.200/mm318.200/\text{mm}^3 ve tam idrar sondasında her sahada 2020 lökosit (idrar kültürü steril) saptanıyor.

Bu hasta için en uygun klinik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İntravenöz immünoglobulin (İVİG) ve yüksek doz aspirin tedavisi başlanmalıdır.

Answer

İnkomplet Kawasaki hastalığı algoritmasına göre hastaya intravenöz immünoglobulin (İVİG) ve yüksek doz aspirin tedavisi başlanmalıdır.
Hastada 5 günden uzun süren ateşle birlikte 2 klasik klinik bulgu mevcuttur. İnkomplet Kawasaki algoritmasına göre, CRP ve ESR yüksekliği saptanan hastalarda ek laboratuvar bulgularına bakılır. Bu hastada albümin düşüklüğü (<3 g/dL<3\text{ g/dL}), anemi, lökositoz (>15.000/mm3>15.000/\text{mm}^3) ve steril piyüri olmak üzere 4 adet destekleyici laboratuvar kriteri pozitif bulunmuştur. Algoritma uyarınca 3\geq 3 laboratuvar kriteri pozitif olan hastalara ekokardiyografi sonucu beklenmeksizin İVİG ve aspirin tedavisi başlanmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Ateş süresi ve klinik kriterlerin değerlendirilmesi
Hasta 5 günden uzun süredir ateşli ve 5 klasik kriterden 2'sine (konjonktivit, oral mukoza değişikliği) sahip.
Klasik tanı için 4 kriter gerekirken, 2-3 kriter varlığında inkomplet Kawasaki düşünülür.
2
İnflamatuar belirteçlerin kontrol edilmesi
CRP (105 mg/L105\text{ mg/L}) ve ESR (90 mm/saat90\text{ mm/saat}) değerleri tanısal eşiklerin (CRP 30\geq 30, ESR 40\geq 40) üzerindedir.
İnkomplet algoritmasında laboratuvar desteği için ilk adım inflamasyonun gösterilmesidir.
3
Destekleyici laboratuvar kriterlerinin sayılması
Albümin 3 g/dL\leq 3\text{ g/dL}, Anemi, Lökosit 15.000/mm3\geq 15.000/\text{mm}^3 ve Steril piyüri olmak üzere 4 pozitif kriter saptanmıştır.
Algoritmaya göre 6 destekleyici kriterden en az 3'ünün pozitif olması tedavi endikasyonudur.
4
Tedavi kararı
IVIG (2 g/kg2\text{ g/kg}) ve anti-inflamatuar dozda aspirin başlanır.
Erken tedavi, koroner arter tutulum riskini %25'ten %5'in altına indirir.

Key Concept

İnkomplet (Atipik) Kawasaki Hastalığı Tanı Algoritması
Estimated Time:2m 0s
Question 150Question

1414 yaşında erkek çocuk, çocukluk yıllarından itibaren yaklaşık 232-3 ayda bir tekrarlayan, 22 gün süren ateş ve şiddetli karın ağrısı atakları tarifliyor. Bu atakların kendiliğinden düzelmesi nedeniyle daha önce bir sağlık kuruluşuna başvurmayan hastanın, son 66 aydır bacaklarında şişlik ve idrarda köpürme şikayeti başlıyor. Yapılan fizik muayenesinde her iki alt ekstremitede +2+2 gode bırakan ödem saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum albümin düzeyi 2.4 g/dL2.4\text{ g/dL} ve 2424 saatlik idrarda protein 6 g6\text{ g} bulunuyor. Yapılan böbrek biyopsisinde kongo kırmızısı ile boyanma ve polarize ışıkta elma yeşili refle veren madde birikimi izleniyor.

Bu hastada gelişen klinik tablo ve saptanması en muhtemel genetik mutasyon aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Ailevi Akdeniz Ateşi - M694VM694V homozigot mutasyonu

Answer

Hastanın klinik tablosu Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) zemininde gelişmiş sekonder (AA) amiloidozdur ve bu durum sıklıkla M694VM694V homozigot mutasyonu ile ilişkilidir.
Hastanın çocukluktan itibaren süregelen periyodik ateş ve karın ağrısı (peritonit) öyküsü Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) ile tam uyumludur. Atakların tedavi edilmemesi sonucu gelişen masif proteinüri ve böbrek biyopsisindeki amiloid birikimi bulguları sekonder AA amiloidozunu doğrular. MEFV genindeki M694VM694V mutasyonu, özellikle homozigot formda, erken başlangıçlı hastalık ve yüksek amiloidoz riski ile en güçlü ilişkisi olan mutasyondur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik öyküdeki tekrarlayan ateş ve karın ağrısı (serozit) ataklarını analiz et.
Kısa süreli (131-3 gün) ve kendiliğinden düzelen bu ataklar tipik olarak FMF (Ailevi Akdeniz Ateşi) düşündürür.
FMF, çocukluk çağının en sık görülen periyodik ateş sendromudur.
2
Böbrek bulgularını ve biyopsi sonucunu değerlendir.
Nefrotik düzeyde proteinüri ve kongo kırmızısı ile elma yeşili refle veren madde birikimi AA amiloidozunu kanıtlar.
Tedavi edilmeyen veya kronik inflamasyonun devam ettiği FMF hastalarında en ciddi komplikasyon amiloid birikimidir.
3
Amiloidoz riski ile genetik mutasyon arasındaki ilişkiyi kur.
Özellikle Türkiye ve çevresindeki popülasyonlarda M694VM694V mutasyonu, en ağır klinik seyir ve en yüksek amiloidoz riski ile ilişkilidir.
Genotip-fenotip ilişkisi, FMF hastalarının yönetiminde prognostik öneme sahiptir.

Key Concept

FMF hastalarında tedavi edilmeyen tekrarlayan ataklar, serum amiloid A (SAA) artışına ve sonuçta böbrek yetmezliğine yol açabilen sekonder (AA) amiloidoza neden olur; M694VM694V mutasyonu bu süreçteki en önemli risk faktörüdür.

Practice More

FMF hastalarında kolşisin direnci tanımı ve IL-1 inhibitörlerinin (Anakinra, Kanakinumab) kullanım endikasyonlarını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 151Question

88 yaşında bir kız çocuk, çocukluk döneminden itibaren yaklaşık ayda bir tekrarlayan, 232-3 gün süren ateş ve derin nefes almakla artan yan ağrısı şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde plevral frotman saptanıyor. Aile öyküsünde benzer şikayetleri olan akrabaları ve böbrek yetmezliği nedeniyle diyalize giren bir amcası olduğu öğreniliyor. Bu hastada klinik tablonun daha ağır seyretmesi ve sekonder (AA)(AA) amiloidoz gelişimi açısından en yüksek riskle ilişkili olan MEFVMEFV gen mutasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: M694V

Answer

M694V mutasyonu
M694V mutasyonu, MEFV genindeki en sık görülen patojenik mutasyonlardan biridir ve özellikle Türk, Yahudi ve Ermeni popülasyonlarında en ağır klinik tablo (erken başlangıç, sık artrit) ve en yüksek sekonder (AA) amiloidoz riski ile ilişkilendirilmiştir. Bu mutasyona sahip hastaların, amiloidozu önlemek için kolşisin tedavisine çok sıkı uyum göstermesi kritiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik değerlendirme
Hastanın tekrarlayan ateş ve plöritik göğüs ağrısı (serozit) atakları Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) ile uyumludur.
Klinik tablo ve plevral frotman varlığı FMF ataklarındaki serozit bulgusunu desteklemektedir.
2
Komplikasyon riski analizi
Ailedeki böbrek yetmezliği öyküsü, hastanın sekonder (AA) amiloidoz açısından yüksek genetik risk taşıdığını göstermektedir.
Amloidoz, FMF'in en ciddi böbrek komplikasyonudur ve belirli mutasyonlarla güçlü ilişki gösterir.
3
Genetik korelasyonun kurulması
MEFV genindeki M694V mutasyonu en yüksek risk faktörü olarak belirlenir.
M694V mutasyonu, özellikle homozigot formunda, en şiddetli fenotip ve en yüksek amiloidoz riski ile doğrudan ilişkilidir.

Key Concept

Ailevi Akdeniz Ateşi'nde (FMF) M694V mutasyonu ve AA amiloidoz riski arasındaki güçlü ilişki.

Practice More

FMF tanılı bir hastada kolşisin direnci tanımı ve direnç durumunda kullanılabilecek biyolojik ajanları (anti-IL1 tedavileri) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 152Question

99 yaşında bir kız çocuk, son 11 aydır göz kapaklarında morumsu renk değişikliği, ellerinin eklem yüzlerinde kızarık ve pullanan döküntüler ile merdiven çıkarken zorlanma şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde her iki üst göz kapağında ödemli erguvani renk değişikliği ve metakarpofalangeal eklemler üzerinde eritemli skuamlı plaklar saptanıyor. Proksimal kas gruplarında güçsüzlük tespit edilen hastanın laboratuvar incelemesinde kas enzimleri yüksek bulunuyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Juvenil dermatomiyozit

Answer

Juvenil dermatomiyozit
Juvenil dermatomiyozit, çocukluk çağının en sık inflamatuar miyopatisidir. Vakada sunulan göz kapaklarındaki viyolaseli döküntü (Heliotrop) ve el eklemleri üzerindeki Gottron papülleri hastalık için patognomoniktir. Proksimal kas güçsüzlüğü ve kas enzimlerindeki (CKCK, LDHLDH) artış Bohan ve Peter tanı kriterlerini tamamlayarak en olası tanıyı bu seçenek yapar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Göz kapaklarındaki erguvani renk değişikliği (Heliotrop döküntü) ve eklem üzerindeki plaklar (Gottron papülleri) saptandı.
Bu döküntüler dermatomiyozit için patognomoniktir.
2
Kas tutulumunun analizi
Merdiven çıkmada zorlanma proksimal kas güçsüzlüğünü, yüksek enzimler ise miyoziti işaret eder.
Bohan ve Peter kriterlerine göre döküntüye eşlik eden proksimal güçsüzlük ve enzim yüksekliği tanıyı destekler.
3
Ayırıcı tanı ve sentez
Diğer romatolojik hastalıklar elenerek kesin tanıya ulaşıldı.
Vakadaki spesifik cilt bulguları miyozit ile birleştiğinde Juvenil Dermatomiyozit tanısını kesinleştirir.

Key Concept

Juvenil dermatomiyozit tanısında patognomonik cilt bulguları (Heliotrop ve Gottron) ile proksimal kas tutulumunun birlikteliği.

Alternative Method

Tanı için Bohan ve Peter kriterleri kullanılabilir: 1. Proksimal kas güçsüzlüğü, 2. Enzim yüksekliği, 3. EMG bulguları, 4. Biyopsi bulguları. Bunlardan herhangi birine patognomonik döküntü eşlik ediyorsa tanı konulur.
Estimated Time:1m 15s
Question 153Question

99 yaşında bir kız çocuk; iki gündür devam eden öksürük, kan tükürme, halsizlik ve idrar miktarında azalma şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede kan basıncı 135/90135/90 mmHgmmHg (95.95. persantil üzeri) saptanmış, dinlemekle akciğer bazallerinde yaygın ralleri olduğu görülmüştür. Laboratuvar incelemesinde; hemoglobin 8,58,5 g/dLg/dL, serum kreatinin 2,22,2 mg/dLmg/dL, idrar mikroskopisinde bol dismorfik eritrosit ve eritrosit silendirleri saptanmıştır. Akciğer grafisinde bilateral yaygın alveoler infiltrasyonlar izlenmektedir. İmmünolojik tetkiklerinde p-ANCA (anti-MPO) pozitifliği saptanırken; c-ANCA, anti-GBM ve ANA antikorları negatif bulunmuştur. Yapılan böbrek biyopsisinde granülom içermeyen, immün depolanmanın izlenmediği (pauci-immune) nekrotizan kresentik glomerulonefrit saptanmıştır.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mikroskobik polianjiitis

Answer

Mikroskobik polianjiitis
Vignette'de tanımlanan hasta, hem akciğer (hemoptizi) hem de böbrek (glomerulonefrit) tutulumu göstermektedir. p-ANCA (anti-MPO) pozitifliği ile birlikte böbrek biyopsisinde granülom içermeyen pauci-immün nekrotizan kresentik glomerulonefrit saptanması, Mikroskobik polianjiitis (MPA) tanısını doğrular. MPA'da GPA'nın aksine granulomlar ve üst solunum yolu tutulumu (sinüzit vb.) nadirdir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Hastada hemoptizi (alveoler infiltrasyon) ve hematüri/hipertansiyon (glomerulonefrit) birlikteliği olan 'Pulmoner-Renal Sendrom' mevcuttur.
Vaskülitlerin organ tutulum paternini belirlemek tanı için ilk adımdır.
2
Serolojik verilerin değerlendirilmesi
p-ANCA (anti-MPO) pozitifliği saptanmıştır.
ANCA ilişkili vaskülitlerin ayırıcı tanısında antikor tipi (MPO vs PR3) kritik öneme sahiptir.
3
Patolojik bulguların yorumlanması
Biyopsi pauci-immün (immün depo yok) ve granülom içermeyen özelliktedir.
Granülomun yokluğu Mikroskobik Polianjiitis'i (MPA), Granülomatozis ile Polianjiiti'den (GPA) ayıran en temel patolojik bulgudur.
4
Ayırıcı tanının tamamlanması
Anti-GBM (depo tipi farkı) ve PAN (damar çapı farkı) dışlanarak MPA tanısına ulaşılır.
Benzer klinik tabloları serolojik ve patolojik kanıtlarla elemeyi gerektirir.

Key Concept

Mikroskobik Polianjiitis (MPA), küçük damarları tutan, p-ANCA pozitifliği ile seyreden ve granülom içermeyen pauci-immün nekrotizan vaskülittir.
Question 154Question

On iki yaşında kız hasta, yaklaşık bir aydır devam eden halsizlik, aralıklı ateş ve bacaklarda döküntü şikayetleri ile getiriliyor. Fizik muayenede vücut sıcaklığı 38.2C38.2^\circ\text{C} olarak ölçülüyor. Alt ekstremitelerde palpabl purpura, yaygın servikal lenfadenopati ve 4 cm splenomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde aşağıdaki sonuçlar elde ediliyor:

TetkikSonuç
Hemoglobin8.2 g/dL8.2 \text{ g/dL}
Lökosit2.800/mm32.800/\text{mm}^3
Trombosit42.000/mm342.000/\text{mm}^3
Retikülosit%5\%5
Direkt CoombsPozitif (3+)(3+)
İdrar MikroskopisiHer alanda 15-20 eritrosit, granüler silindirler
İdrar Proteini(++)(++)

Periferik yaymada atipik hücre veya şistosit görülmüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sistemik Lupus Eritematozus (SLE)

Answer

Sistemik Lupus Eritematozus (SLE)
Bu hastada 'Sistemik Lupus Eritematozus (SLE)' tanısını destekleyen çoklu sistem tutulumu mevcuttur. Özellikle 'Evans Sendromu' (Otoimmün hemolitik anemi + İmmün trombositopeni) çocukluk çağı SLE'sinin önemli bir başlangıç bulgusudur. Buna eklenen lökopeni, ateş, splenomegali ve nefrit (proteinüri, hematüri, silindirler) tablosu, SLICC veya ACR tanı kriterlerine göre SLE tanısını koydurur. SLE hastalarında vaskülitik lezyonlar (palpabl purpura) görülebilir.

Step-by-Step Solution

1
Hematolojik bulguları analiz et
Anemi (Hb düşük), Lökopeni (WBC düşük), Trombositopeni (Plt düşük) mevcut. Retikülosit yüksek ve Direkt Coombs pozitif olduğu için 'Otoimmün Hemolitik Anemi' var. Trombositopeni ile birleşince 'Evans Sendromu' tablosu oluşuyor.
Coombs pozitifliği, aneminin immün kaynaklı olduğunu gösterir ve TTP veya maligniteden uzaklaştırır.
2
Renal ve kütanöz bulguları değerlendir
İdrarda protein, eritrosit ve silindirlerin olması 'Lupus Nefriti' veya glomerulonefriti düşündürür. Palpabl purpura 'Kütanöz Vaskülit' bulgusudur.
Renal tutulum ve vaskülit, sistemik bir hastalığı işaret eder.
3
Tüm bulguları sentezle
Ateş, pansitopeni (Evans sendromu), nefrit, vaskülit (purpura) ve organomegali kombinasyonu en çok Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) ile uyumludur.
SLE, çocukluk çağında hematolojik (özellikle Evans sendromu) ve renal tutulumla prezente olabilir.

Key Concept

SLE'nin Hematolojik ve Renal Prezentaasyonu (Evans Sendromu + Nefrit)
Estimated Time:2m 0s
Question 155Question

13 yaşında bir kız çocuk; yaklaşık üç aydır devam eden halsizlik, iştahsızlık ve kilo kaybı şikayetlerini takiben son bir aydır sol kolunu kullandığında çabuk yorulma ve ağrı (kladikasyo) şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde sağ kol kan basıncı 145/95145/95 mmHg, sol kol kan basıncı 105/70105/70 mmHg olarak ölçülüyor. Sol subklavyen arter trasesinde sistolik üfürüm duyulan hastada periferik nabızlar sağda güçlü, solda ise zayıf saptanıyor.

Bu hastada EULAR/PRINTO/PRES pediatrik Takayasu arteriti sınıflandırma kriterlerine göre kesin tanı konulabilmesi için bulunması zorunlu (sine qua non) olan kriter aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Aorta veya ana dallarında anjiyografik (BT, MR veya konvansiyonel) anormalliklerin gösterilmesi

Answer

Aorta veya ana dallarında anjiyografik (BT, MR veya konvansiyonel) anormalliklerin gösterilmesi
Pediatrik Takayasu arteriti tanısı için EULAR/PRINTO/PRES tarafından belirlenen kriterlere göre, aorta veya onun ana dallarında anjiyografik (konvansiyonel, BT veya MR anjiyografi) olarak saptanan anormallikler (darlık, oklüzyon, anevrizma veya duvar kalınlaşması) zorunlu kriterdir. Bu zorunlu kritere ek olarak; nabız defisiti/kladikasyo, kan basıncı farkı (>10 mmHg), üfürümler, hipertansiyon veya akut faz reaktanlarındaki yükseklik bulgularından en az bir tanesinin varlığı tanıyı kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Büyük damar vaskuliti (halsizlik, kilo kaybı, kan basıncı farkı, kladikasyo, üfürüm) düşündüren tablo.
Hastanın semptomları ve muayene bulguları klasik bir Takayasu arteriti sunumudur.
2
Pediatrik tanı kriterlerini hatırla
Pediatrik yaş grubu için EULAR/PRINTO/PRES kriterleri kullanılır.
Erişkin ACR kriterleri ile pediatrik kriterler arasında yapısal farklar mevcuttur.
3
Zorunlu kriteri belirle
Anjiyografik tutulum (daralma, dilatasyon, anevrizma veya duvar kalınlaşması).
Pediatrik kriterlerde anjiyografik kanıt 'sine qua non' (olmazsa olmaz) şarttır.
4
Yardımcı kriterleri kontrol et
Hastada nabız defisiti, kan basıncı farkı ve hipertansiyon zaten mevcuttur.
Tanı için zorunlu kriter + 5 yardımcı kriterden en az 1 tanesi gereklidir.

Key Concept

EULAR/PRINTO/PRES Pediatrik Takayasu Arteriti Tanı Kriterleri

Practice More

Pediatrik PAN ile Takayasu kriterleri arasındaki 'zorunlu kriter' farkını karşılaştırmak öğrenmeyi pekiştirecektir.
Estimated Time:2m 0s
Question 156Question

1010 yaşında bir kız çocuk, özellikle okulda beden eğitimi derslerinden sonra artan bacak ağrısı şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde eklem laksisitesini değerlendirmek amacıyla yapılan muayene bulguları şöyledir:

- Her iki el 55. parmağının metakarpofalangeal eklemden pasif olarak 9090^\circ geriye hiperekstansiyon yapılabildiği saptanmıştır.
- Sağ el başparmağı ön kola pasif olarak değdirilebilmiş, ancak sol el başparmağı değdirilememiştir.
- Her iki dirsek ve dizin 1515^\circ hiperekstansiyonda olduğu görülmüştür.
- Gövde fleksiyonunda dizler tam ekstansiyondayken avuç içleri yere değmemektedir.
- Eklem muayenesinde şişlik, ısı artışı veya efüzyon saptanmamıştır.

Bu olgu için Beighton skoru ve beklenen klinik özellikler ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Beighton skoru 77 olup hipermobilite sendromu ile uyumludur; ağrıların genellikle akşam saatlerinde veya fiziksel aktivite sonrası artması beklenir.

Answer

Olgunun Beighton skoru 77 olarak hesaplanır ve benign hipermobilite sendromunda ağrıların akşam saatlerinde veya aktivite sonrası artması beklenir.
Hastanın muayene bulgularına göre Beighton skoru: Her iki 5. parmak (22), sağ başparmak (11), her iki dirsek (22) ve her iki diz (22) olmak üzere toplam 77 puandır. Çocuk yaş grubunda 6\geq 6 puan hipermobilite sendromu tanısını destekler. Bu sendromda ağrılar mekanik karakterlidir, yani fiziksel aktivite sonrası veya günün geç saatlerinde artış gösterir; inflamatuar bulgular (şişlik, sabah tutukluğu) saptanmaz.

Step-by-Step Solution

1
Beighton skorunu hesapla
5. parmaklar (22) + Sağ başparmak (11) + Dirsekler (22) + Dizler (22) = 77 puan
Beighton skorlamasında her iki taraf ayrı ayrı puanlanır, sadece gövde fleksiyonu tek puandır.
2
Skoru klinik olarak yorumla
Çocuklarda 6\geq 6 puan hipermobilite için pozitiftir
Hastanın puanı (77), hipermobilite sınırının üzerindedir.
3
Ağrının karakterini belirle
Aktiviteyle artan, sabah tutukluğu içermeyen mekanik ağrı
Benign kas-iskelet ağrıları ve hipermobilite inflamatuar değil mekanik karakterlidir.

Key Concept

Benign Hipermobilite Sendromu ve Beighton Skorlaması

Practice More

Beighton skorunda hangi yaştan itibaren eşik değerin 5'e düştüğünü ve Brighton kriterlerini gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 157Question

99 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 33 aydır devam eden sağ dizinde şişlik ve sol topuk arkasında yürüme ile tetiklenen ağrı şikayetiyle pediatrik romatoloji polikliniğine getiriliyor. Fizik muayenesinde sağ dizde efüzyon, ısı artışı ve hareket kısıtlılığı; sol kalkaneus insersiyo bölgesinde ise palpasyonla belirgin hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; eritrosit sedimentasyon hızı (ESHESH) 4242 mm/saatmm/saat, C-reaktif protein (CRPCRP) 3.13.1 mg/dLmg/dL (Normal: <0.50.5), RFRF negatif, ANAANA negatif ve HLAB27HLA-B27 pozitif bulunuyor. Öyküsünden hastanın babasında sedef hastalığı (psoriazispsoriazis) olduğu öğreniliyor.

ILARILAR (InternationalInternational LeagueLeague ofof AssociationsAssociations forfor RheumatologyRheumatology) sınıflama kriterleri uyarınca, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Farklılaşmamış jüvenil idiyopatik artrit

Answer

Farklılaşmamış jüvenil idiyopatik artrit
Doğru yanıt olan farklılaşmamış jüvenil idiyopatik artrit tanısının konulma nedeni, hastanın Entezit ile İlişkili Artrit (EİA) için gerekli klinik (artrit ve entezit) ve laboratuvar (HLAB27HLA-B27 pozitifliği) bulgularına sahip olmasına rağmen, birinci derece akrabasında (babasında) sedef hastalığı bulunması nedeniyle bu tanıdan dışlanmasıdır. Aynı zamanda hasta Psoriyatik JIA kriterlerini (artrit + daktilit, tırnak bulgusu veya aile öyküsünden en az ikisi) de tam olarak karşılamamaktadır. ILAR sınıflamasına göre, herhangi bir kategoriye tam uymayan veya hariç tutma kriterleri nedeniyle dışlanan vakalar 'farklılaşmamış' (undifferentiated) olarak tanımlanır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Artrit (sağ diz), entezit (topuk ağrısı/kalkaneal hassasiyet), 99 yaş/erkek, HLAB27HLA-B27 pozitifliği saptandı.
Hastanın hangi JIA alt grubuna yakın olduğunu belirlemek için temel verileri toplamak gerekir.
2
Entezit ile İlişkili Artrit (EİA) kriterlerini değerlendir.
Giriş kriterleri karşılanıyor (66 yaş üstü erkek, artrit+entezit, HLAB27HLA-B27 pozitif). Ancak hariç tutma kriterlerine bakılmalıdır.
EİA, spondiloartropatiler grubunun pediatrik karşılığıdır ve katı dışlama kriterlerine sahiptir.
3
Hariç tutma (exclusion) kriterlerini kontrol et.
Babasında sedef hastalığı (psoriazis) olması, hastanın EİA tanısı almasını kesin olarak engeller.
ILAR sınıflamasında birinci derece akrabada psoriazis öyküsü EİA için bir dışlama kriteridir.
4
Psoriyatik JIA kriterlerini kontrol et.
Artrit var, ancak aile öyküsü tek başına yetersiz. (Daktilit veya tırnak bulgusu eksik).
Bir kategoriden dışlanan hastanın başka bir spesifik kategoriye girip girmediği kontrol edilmelidir.
5
Tanıyı netleştir.
Hiçbir kategoriye tam uymayan veya birden fazla kategoriye uyan hastalar 'Farklılaşmamış JIA' olarak sınıflandırılır.
ILAR sınıflama algoritmasının son basamağı 'farklılaşmamış' (undifferentiated) grubudur.

Key Concept

Jüvenil İdiyopatik Artrit (JIA) sınıflamasında ILAR hariç tutma (exclusion) kriterlerinin hiyerarşik kullanımı.

Practice More

JIA alt sınıflarındaki diğer dışlama kriterlerini (örneğin RF pozitifliğinin hangi grupları dışladığını) gözden geçirmek faydalı olacaktır.
Estimated Time:3m 0s
Question 158Question

1414 yaşında erkek çocuk, yaklaşık 22 aydır devam eden sol topuk ağrısı ve sağ dizinde şişlik şikayeti ile pediatrik romatoloji polikliniğine getiriliyor. Fizik muayenesinde sağ dizde belirgin efüzyon ve hareket kısıtlılığı, sol aşil tendonu insersiyosunda ise hassasiyet saptanıyor. Hastanın babasında Crohn hastalığına eşlik eden sakroiliit öyküsü olduğu öğreniliyor. Laboratuvar tetkiklerinde HLAB27HLA-B27 pozitif, romatoid faktör (RFRF) ve antinükleer antikor (ANAANA) negatif bulunan bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Entezit ile ilişkili artrit

Answer

Entezit ile ilişkili artrit
Entezit ile ilişkili artrit tanısı, ILAR kriterlerine göre; artrit ve entezit varlığına ek olarak, HLAB27HLA-B27 pozitifliği ve birinci derece akrabada spondiloartropati öyküsü (Crohn ilişkili sakroiliit) bulunması nedeniyle konur. Bu vaka, 66 yaşından büyük erkek çocuklarda sık görülen ERA'nın klasik bir sunumudur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik bulgularını ve demografik özelliklerini değerlendir.
1414 yaşında erkek hasta, asimetrik oligoartrit (diz) ve entezit (aşil tendiniti) mevcut.
ERA genellikle 66 yaşından büyük erkek çocuklarda alt ekstremite büyük eklemlerini tutan artrit ve entezit ile karakterizedir.
2
Laboratuvar ve aile öyküsü verilerini ILAR kriterleri ile karşılaştır.
HLAB27HLA-B27 pozitifliği ve birinci derece akrabada İBH ilişkili sakroiliit öyküsü saptandı.
ILAR kriterlerine göre artrit+entezit varlığında veya bunlardan birine eşlik eden iki ek kriter (HLA-B27 (+), aile öyküsü vb.) varlığında ERA tanısı konur.
3
Dışlama kriterlerini ve ayırıcı tanıları gözden geçir.
RFRF ve ANAANA negatifliği ERA tanısını desteklerken diğer JİA alt tiplerini dışlamaya yardımcı olur.
ERA tanısı konulabilmesi için RF pozitifliği gibi diğer JİA alt tiplerine ait bulguların olmaması gerekir.

Key Concept

Entezit ile İlişkili Artrit (ERA) ILAR Tanı Kriterleri
Estimated Time:1m 30s
Question 159Question

88 yaşında bir erkek çocuk, tekrarlayan ateş ve karın ağrısı atakları nedeniyle getiriliyor. Genetik analizinde MEFVMEFV geninde M694VM694V mutasyonu homozigot olarak saptanıyor. Hastaya Ailevi Akdeniz Ateşi (FMFFMF) tanısı konularak kolşisin tedavisi başlanıyor. Bu hastada kolşisin tedavisinin etkinliğini değerlendirmede ve subklinik inflamasyon ile ilişkili amiloidoz riskini izlemede kullanılan en duyarlı laboratuvar parametresi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Atak dışı (interiktal) dönemde Serum Amiloid A (SAASAA) düzeyi

Answer

Atak dışı (interiktal) dönemde Serum Amiloid A (SAA) düzeyi
Atak dışı (interiktal) dönemde ölçülen Serum Amiloid A (SAASAA) düzeyi, subklinik inflamasyonun varlığını ve dolayısıyla sekonder (AAAA) amiloidoz gelişme riskini belirlemede kullanılan en duyarlı göstergedir. Tedavi başarısının en önemli laboratuvar kriteri SAA düzeyinin normal sınırlara (<10<10 mg/L) inmesidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın risk profilini belirle
M694VM694V homozigot mutasyonu olan hastalar amiloidoz açısından en yüksek risk grubundadır.
Genotip-fenotip ilişkisi gereği M694VM694V mutasyonu ağır klinik seyir ve amiloidoz ile ilişkilidir.
2
Tedavi hedefini tanımla
Kolşisin tedavisinin amacı sadece atakları durdurmak değil, subklinik inflamasyonu da baskılamaktır.
Atak olmasa bile devam eden subklinik inflamasyon AA tipi amiloidoz gelişimine neden olabilir.
3
Uygun izlem parametresini seç
İnteriktal dönemde SAASAA düzeyinin normale (<10<10 mg/L) dönmesi hedeflenir.
SAA, karaciğerde sentezlenen ve amiloid fibrillerinin öncül maddesi olan, subklinik inflamasyona en duyarlı akut faz reaktanıdır.

Key Concept

FMF'de Amiloidoz Riski ve SAA Takibi

Alternative Method

Klinik izlemde atak sıklığı ve şiddetinin azalması önemli olsa da, laboratuvar olarak 'subklinik inflamasyon' varlığı sadece interiktal dönemdeki SAA ve yüksek duyarlılıklı CRP (hshs-CRP) ile değerlendirilebilir.
Estimated Time:1m 0s
Question 160Question

1616 yaşında bir kız hasta, sol kolunda çabuk yorulma ve baş ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde sağ kolda nabızlar normal alınırken sol kolda radial nabız palpe edilemiyor. Kollar arasındaki sistolik kan basıncı farkı 3535 mmHgmmHg olarak ölçülüyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Takayasu arteriti

Answer

Nabızsızlık hastalığı olarak da bilinen ve büyük damarları etkileyen Takayasu arteritidir.
Takayasu arteriti, aortayı ve ondan ayrılan ana dalları (subklavyen, karotis, renal arterler) tutan kronik bir granülomatöz vaskülittir. Vakada belirtilen ergenlik çağındaki kız hasta profili, ekstremitelerde kladikasyo (çabuk yorulma), zayıf veya alınamayan nabızlar ve kollar arasındaki belirgin kan basıncı farkı (>10> 10 mmHgmmHg) bu tanı için klasik (ACR kriterleri) bulgulardır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın demografik verilerini ve ana semptomunu değerlendir.
Ergenlik çağındaki kız hastada ekstremite kladikasyosu (çabuk yorulma) ve nabız alamama durumu saptandı.
Vaskülitleri ayırt ederken yaş grubu ve etkilenen damar çapı en önemli ipucudur.
2
Kollar arasındaki kan basıncı farkını analiz et.
3535 mmHgmmHg fark (anlamlılık sınırı >10> 10 mmHgmmHg) saptandı.
Aorta veya ana dallarında (subklavyen arter gibi) stenoz olduğunu gösterir.
3
Damar çapına göre vaskülit sınıflandırmasını yap.
Büyük damar vasküliti tanısına ulaşılır.
Çocukluk çağında bu tabloyu açıklayan birincil büyük damar vasküliti Takayasu arteritidir.

Key Concept

Büyük damar vaskülitlerinde (Takayasu) aorta ve dallarının tutulumuna bağlı nabız kayıpları ve ekstremite iskemisi bulguları ön plandadır.
Estimated Time:45s
PreviousPage 8 / 21Next
Romatoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 8 | Examkin