Romatoloji

414 questions

Question 101Question →

Çocukluk çağında bacak ağrısı ile başvuran bir hastada ağrının karakteri, tanısal yaklaşımda inflamatuar ve mekanik nedenleri birbirinden ayırmak için kritik öneme sahiptir. Buna göre, aşağıdaki klinik özelliklerden hangisi saptanan ağrının benign/mekanik bir sürece (örneğin büyüme ağrısı veya hipermobilite) bağlı olma olasılığını en güçlü şekilde destekler?

Show answer & explanation

Answer: Fiziksel aktivite sonrası ve günün ilerleyen saatlerinde artan ağrı karakteri

Answer

Fiziksel aktivite sonrası ve günün ilerleyen saatlerinde artan ağrı karakteri
Çocuklarda mekanik ve benign kas iskelet ağrıları (büyüme ağrıları, hipermobilite sendromları, patellofemoral ağrı vb.), tipik olarak fiziksel aktiviteyle veya günün ilerleyen saatlerinde (yük bindiğinde) artış gösterir ve istirahatle/uykuyla rahatlar. Bu durum, sabahları belirginleşen ve hareketle açılan inflamatuar ağrı paterninden temel farkıdır.

Step-by-Step Solution

1
Ağrının zamanlamasını ve aktivite ile ilişkisini değerlendir.
Mekanik ağrılar aktiviteyle artarken, inflamatuar ağrılar istirahatle (sabahları) artar.
Mekanik stres doku yorgunluğuna neden olur, inflamatuar süreçler ise hareketsizlikte ödem ve sertliği artırır.
2
Eşlik eden fizik muayene ve sistemik bulguları kontrol et.
Benign ağrılarda fizik muayene ve sistemik sorgulama normaldir.
Enflamasyon veya malignite yokluğu tanıyı benign gruba yönlendirir.

Key Concept

İnflamatuar ve mekanik ağrı paternlerinin ayrımı

Practice More

Büyüme ağrılarında fizik muayenenin her zaman normal olduğu ve ağrının bilateral olduğu unutulmamalıdır.
Estimated Time:45s
Question 102Question →

88 yaşında bir erkek çocuk, bacaklarında palpabl purpurik döküntüler, ayak bileklerinde ağrı ve son 22 saattir giderek şiddetlenen kıvrandırıcı tarzda karın ağrısı ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde batında yaygın hassasiyet ve sağ alt kadranda kitle palpe ediliyor. Yapılan batın ultrasonografisinde ileoileal bölgede invajinasyon (bağırsağın iç içe geçmesi) ile uyumlu "hedef işareti" görünümü saptanıyor. Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti) seyri sırasında görülen bu tablo ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bu hastalıktaki invajinasyonlar sıklıkla ileoileal yerleşimlidir ve bağırsak duvarındaki intramural hematomlar tetikleyici (lead point) rol oynayabilir.

Answer

Henoch-Schönlein purpurasında görülen invajinasyonlar tipik olarak ileoileal yerleşimlidir ve bağırsak duvarındaki submukozal hematomlar tetikleyici nokta (lead point) görevi görür.
Henoch-Schönlein purpurasında (IgA vasküliti) gastrointestinal sistemin en ciddi komplikasyonu invajinasyondur. Bu hastalıkta invajinasyon, genel çocukluk çağı invajinasyonlarından farklı olarak %60-70 oranında ince bağırsak seviyesinde (ileoileal) gerçekleşir. Vaskülitik süreç nedeniyle bağırsak duvarında oluşan submukozal/intramural hematomlar, bağırsağın distale doğru sürüklenmesini sağlayan bir 'tetikleyici nokta' (lead point) işlevi görür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları sentezle
Hastada palpable purpura, eklem ağrısı ve akut batın (invajinasyon) bulguları mevcut; tablo Henoch-Schönlein purpurası (HSP) ile uyumlu.
Tanı kriterlerini doğrulamak ve komplikasyonu tanımlamak için ilk adımdır.
2
HSP'deki invajinasyonun anatomik özelliklerini değerlendir
HSP'ye bağlı invajinasyonlar %60-70 oranında ileoileal yerleşimlidir (genel pediatrik popülasyonda ise ileokolik sıktır).
Hastalığa özgü klinik nüansları ayırt etmek için gereklidir.
3
Patogenezi analiz et
Vaskülit nedeniyle bağırsak duvarında oluşan intramural kanamalar ve hematomlar, bağırsağın kendi içine geçmesine (invajinasyon) neden olan bir odak noktası oluşturur.
Komplikasyonun oluşum mekanizmasını anlamak doğru seçeneğe yönlendirir.

Key Concept

Henoch-Schönlein Purpurası Gastrointestinal Komplikasyonları ve İnvajinasyon Özellikleri

Practice More

HSP'de böbrek biyopsisi endikasyonlarını ve histopatolojik bulguları (mezanjiyal IgA birikimi) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 103Question →

66 yaşında bir erkek hasta; bacaklarında ve gluteal bölgesinde belirgin olan, basmakla solmayan, ciltten kabarık döküntüler, dizlerinde ağrı ve kolik tarzında karın ağrısı şikayetleriyle getiriliyor. Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti) ön tanısı ile değerlendirilen hastada, EULAR/PRINTO kriterlerine göre tanıyı kesinleştirmek için döküntüye (palpabl purpura) eşlik etmesi gereken bulgular arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Laboratuvar incelemesinde saptanan trombositopeni

Answer

Henoch-Schönlein purpurası tanısında trombositopeni bir kriter değildir; aksine tanının 'trombositopenik olmayan purpura' karakterinde olması gerekir.
Doğru yanıt olan 'Laboratuvar incelemesinde saptanan trombositopeni', Henoch-Schönlein purpurası (HSP) için bir tanı kriteri değildir. Aksine, EULAR/PRINTO kriterleri palpabl purpuranın trombositopeni olmaksızın gelişmesini şart koşar. HSP, çocukluk çağının en sık görülen 'trombositopenik olmayan' vaskülitidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz etme
Hastada palpabl purpura, artrit ve gastrointestinal semptomlar mevcuttur; bu tablo IgA vasküliti (HSP) için tipiktir.
Tanısal yaklaşımın ilk adımı klinik bulguların vaskülit ile uyumunu belirlemektir.
2
EULAR/PRINTO tanı kriterlerini gözden geçirme
Zorunlu kriter: Palpabl purpura (trombositopeni eşlik etmeyen). Ek olarak: Karın ağrısı, Artrit/Artralji, Böbrek tutulumu veya IgA depolanması (en az biri).
Uluslararası kabul görmüş kriterler tanı kesinliği sağlar.
3
Ayırıcı tanı için trombosit değerini değerlendirme
Trombositopeni varlığı tanıyı dışlatır ve hastayı İTP veya sepsis gibi diğer döküntülü hastalıklara yönlendirir.
HSP'de vaskülit mekanizması trombosit sayısından bağımsızdır.

Key Concept

EULAR/PRINTO tanı kriterlerine göre IgA vasküliti tanısı için 'trombositopeni olmaması' temel bir ön koşuldur.

Practice More

HSP'de en sık görülen gastrointestinal komplikasyonun (ileo-ileal invajinasyon) özelliklerini ve cerrahi endikasyonları gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 104Question →

3 yaşında bir erkek çocuk; 6 gündür devam eden 39,8∘C39,8^\circ\text{C} ateş, vücudunda yaygın polimorfik döküntü ve bilateral non-pürülan konjonktivit şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde dudaklarda çatlama, çilek dili görünümü ve sağ servikal bölgede 1,5 cm1,5\text{ cm} boyutunda tek taraflı lenfadenopati saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; hemoglobin 10,2 g/dL10,2\text{ g/dL}, lökosit 16.500/mm316.500/\text{mm}^3 (%84\%84 nötrofil), sodyum 132 mEq/L132\text{ mEq/L}, AST 85 U/L85\text{ U/L}, albümin 2,9 g/dL2,9\text{ g/dL} ve CRP 14 mg/dL14\text{ mg/dL} bulunuyor. Kobayashi skorlamasına göre IVIG direnci açısından "yüksek riskli" olarak değerlendirilen bu hastada, koroner arter anevrizması riskini azaltmak amacıyla standart IVIG ve yüksek doz aspirin tedavisine eklenmesi önerilen en uygun yaklaşım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tedaviye oral prednizolon eklenmesi ve ateş düştükten sonra dozun kademeli olarak azaltılarak kesilmesi

Answer

Standart tedaviye (IVIG + Aspirin) başlangıçta oral prednizolon eklenmesi ve dozun kademeli olarak azaltılması, yüksek riskli hastalarda koroner arter anevrizması riskini azaltan en uygun yaklaşımdır.
Kobayashi skoru ≥7\geq 7 olan hastalar IVIG tedavisine direnç ve koroner arter anevrizması gelişimi açısından yüksek risk taşırlar. Bu spesifik hasta grubunda, standart IVIG ve aspirin tedavisine ek olarak başlangıçta oral prednizolon (2 mg/kg/gu¨n2\text{ mg/kg/gün}) eklenmesi ve bu tedavinin inflamasyon belirteçleri düzelene kadar sürdürülüp kademeli olarak kesilmesi (RAISE protokolü), koroner komplikasyonları anlamlı düzeyde azaltmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları ve tanı kriterlerini değerlendir
6 gün ateş + 4 kriter (konjonktivit, döküntü, oral değişiklikler, lenfadenopati) ile Klasik Kawasaki tanısı doğrulanır.
Tedaviye başlamadan önce tanının kesinleştirilmesi gerekir.
2
Kobayashi skoruna göre risk analizi yap
Sodyum ≤133\leq 133 (2 p), AST ≥80\geq 80 (2 p), Nötrofil ≥%80\geq \%80 (2 p) ve CRP ≥10\geq 10 (1 p) ile toplam 7 puan (yüksek risk sınırı) elde edilir.
IVIG direnci ve koroner anevrizma riskini öngörmek için skorlama sistemleri kullanılır.
3
Yüksek riskli hasta için güncel tedavi protokolünü belirle
RAISE çalışması verilerine göre, yüksek riskli grupta IVIG + Aspirin ikilisine başlangıçta steroid eklenmesi gerekir.
Gecikmiş steroid kullanımı yerine primer tedavide steroid eklenmesi koroner arterleri korumada daha etkilidir.

Key Concept

Kawasaki Hastalığı'nda Kobayashi skoru yüksek (≥7\geq 7) olan çocuklarda, koroner anevrizma riskini minimize etmek için primer tedaviye kortikosteroidler eklenmelidir.

Practice More

IVIG tedavisi sonrası canlı aşıların (KKK ve suçiçeği) uygulama zamanlamasını tekrar ediniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 105Question →

10 yaşında bir kız çocuk; kollarını kaldırmakta ve saçını taramakta zorluk, merdiven çıkarken çabuk yorulma, üst göz kapaklarında heliotrop raş ve metakarpofalangeal eklemler üzerinde Gottron papülleri ile başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatin kinaz (CKCK) ve aldolaz düzeyleri yüksek saptanıyor. Bu hastada Juvenil Dermatomiyozit (JDMJDM) tanısını kesinleştirmek için klinik ve laboratuvar veriler değerlendiriliyor. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu hastada tanıyı doğrulamak için kullanılan klasik Bohan ve Peter kriterleri arasında yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Manyetik rezonans görüntülemede (MRGMRG) kaslarda ödem saptanması

Answer

Manyetik rezonans görüntülemede (MRGMRG) kaslarda ödem saptanması, tanısal süreçte değerli olsa da klasik Bohan ve Peter kriterleri arasında yer almaz.
Manyetik rezonans görüntülemede (MRGMRG) kaslarda ödem saptanması seçeneği doğrudur çünkü klasik Bohan ve Peter kriterleri (1975); proksimal kas güçsüzlüğü, deri döküntüsü, kas enzim yüksekliği, EMG bulguları ve biyopsi bulgularından oluşur. MRG, inflamasyonun yerini belirlemede çok değerli olsa da bu tarihsel ve standart kriter listesinin bir parçası değildir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Hastada proksimal kas güçsüzlüğü ve tipik deri döküntüleri (heliotrop raş, Gottron papülleri) mevcut.
Bu bulgular Juvenil Dermatomiyozit şüphesini güçlü bir şekilde destekler.
2
Bohan ve Peter tanı kriterlerini hatırla.
Tanı için 5 kriter vardır: 1. Proksimal kas güçsüzlüğü, 2. Tipik deri döküntüsü, 3. Kas enzim yüksekliği, 4. EMG bulguları, 5. Kas biyopsisi.
Kesin tanı için döküntüye ek olarak diğer 4 kriterden 3'ünün varlığı gereklidir.
3
Seçenekleri kriter listesi ile karşılaştır.
Seçeneklerdeki proksimal güçsüzlük, biyopsi, EMG ve enzim bulguları listede varken MRG bulgusu yoktur.
MRG, 1975'te tanımlanan bu klasik kriterler arasında yer almayan modern bir görüntüleme yöntemidir.

Key Concept

Bohan ve Peter Tanı Kriterleri

Practice More

JDM'de görülen 'tırnak yatağı kapiller değişiklikleri' ve 'kalsinozis' gibi diğer önemli klinik bulguları gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 106Question →

13 yaşında erkek hasta, son 3 aydır özellikle sabahları belirginleşen, hareketle azalan sağ topuk ağrısı ve sol dizinde şişlik şikayetleriyle başvuruyor. Öyküsünden şikayetlerinin sinsi bir şekilde başladığı, son bir ay içinde ateş, ishal veya idrar yolu enfeksiyonu geçirmediği, ancak bir yıl önce şiddetli göz kızarıklığı ve ışığa hassasiyet nedeniyle 'akut anterior üveit' tanısıyla tedavi edildiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde sol dizde asimetrik artrit bulguları ve sağ aşil tendonunun kalkaneusa yapışma yerinde palpasyonla belirgin hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde lökosit: 8.500/mm³, sedimantasyon: 60 mm/saat, CRP: 4.8 mg/dL, ANA (-) ve RF (-) bulunuyor. Ekokardiyografisi ve kan kültürü normal saptanıyor. Hastanın genetik incelemesinde HLA-B27 pozitifliği saptanıyor.

Uluslararası Romatoloji Dernekleri Birliği (ILAR) sınıflandırma kriterleri göz önüne alındığında, bu hastadaki en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Entesitle ilişkili artrit

Answer

Doğru tanı Entesitle İlişkili Artrit'tir (ERA). Hastanın yaşı, cinsiyeti, asimetrik oligoartriti, entesiti, akut anterior üveit öyküsü ve HLA-B27 pozitifliği bu tanıyı kesinleştirir.
Entesitle ilişkili artrit (ERA), Juvenil İdiyopatik Artrit'in (JİA) bir alt tipidir. Genellikle 6 yaşından büyük erkek çocukları etkiler. Klasik klinik tablosu; alt ekstremitelerde asimetrik oligoartrit, entesit (özellikle aşil tendonu ve plantar fasya yapışma yerlerinde iltihap) ve akut anterior üveit ataklarıdır. Laboratuvar incelemelerinde ANA ve RF genellikle negatifken, HLA-B27 pozitifliği %80'in üzerindedir. Hastanın 13 yaşında erkek olması, 3 aydır süren artrit ve entesit tablosu, akut anterior üveit öyküsü ve HLA-B27 pozitifliği ILAR kriterlerine göre kesin olarak ERA tanısı koydurur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun özelliklerini ve süresini değerlendir
3 aydır devam eden (kronik) sinsi başlangıçlı asimetrik oligoartrit (sol diz) ve entesit (sağ aşil tendonu hassasiyeti) saptanmıştır.
Akut mu kronik mi olduğunu belirlemek, septik artrit ve akut romatizmal ateş gibi akut tabloları dışlamak için gereklidir.
2
Hastanın demografik özellikleri ve eşlik eden ekstra-artiküler bulguları analiz et
Hasta 13 yaşında bir erkektir. Ekstra-artiküler bulgu olarak geçirilmiş 'akut semptomatik anterior üveit' öyküsü vardır.
JİA alt tiplerini ayırmak için yaş, cinsiyet ve üveit tipi (akut semptomatik vs kronik asemptomatik) çok önemli belirleyici faktörlerdir.
3
Laboratuvar ve genetik belirteçleri klinik verilerle birleştir
ANA ve RF negatif, HLA-B27 pozitif saptanmıştır. Hastada öncül enfeksiyon öyküsü yoktur.
ANA negatifliği oligoartiküler JİA'dan uzaklaştırırken, HLA-B27 pozitifliği ve öncül enfeksiyon yokluğu reaktif artriti dışlayıp tanıyı doğrudan ERA'ya götürür.

Key Concept

Entesitle İlişkili Artrit (ERA) ILAR Sınıflandırma Kriterleri ve Klinik Bulguları
Estimated Time:1m 30s
Question 107Question →

1010 yaşında kız hasta; son 33 aydır devam eden halsizlik, iştahsızlık ve yaklaşık 44 kg kilo kaybı şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde saçlı deride yer yer atrofik, skuamlı diskoid plaklar saptanıyor; malar döküntü izlenmiyor. Batın muayenesinde dalak kosta kenarını 33 cm geçiyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 8,28,2 g/dL, retikülosit %6\%6, direkt Coombs testi (2+2+) pozitif, trombosit sayısı 45.000/mm345.000/mm^3 bulunuyor. ANAANA 1:12801:1280 (granüler) pozitif; C3C3 ve C4C4 düzeyleri belirgin düşük saptanıyor. Tam idrar tetkikinde 3+3+ proteinüri ve her sahada 15−2015-20 eritrosit görülüyor; spot idrar protein/kreatinin oranı 2,52,5 olarak hesaplanıyor. Yapılan böbrek biyopsisi 'Sınıf IVIV Diffüz Proliferatif Lupus Nefriti' ile uyumlu geliyor. Bu hasta için SLICCSLICC (SystemicSystemic LupusLupus InternationalInternational CollaboratingCollaborating ClinicsClinics) sınıflama kriterleri göz önüne alındığında, tanısal süreçle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi en doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Böbrek biyopsisi ile kanıtlanmış lupus nefriti varlığında ANA pozitifliğinin eşlik etmesi, tanı konulması için yeterli kriteri sağlar.

Answer

Böbrek biyopsisi ile kanıtlanmış lupus nefriti varlığında ANA pozitifliğinin eşlik etmesi, tanı konulması için yeterli kriteri sağlar.
SLICC (SystemicSystemic LupusLupus InternationalInternational CollaboratingCollaborating ClinicsClinics) 2012 sınıflama kriterlerine göre, bir hastaya SLE tanısı konulabilmesi için ya toplam 17 kriterden (11 klinik, 6 immunolojik) en az biri klinik ve biri immunolojik olmak üzere 4 tanesinin karşılanması gerekir, ya da biyopsi ile kanıtlanmış lupus nefriti varlığında ANAANA veya anti−dsDNAanti-dsDNA pozitifliği saptanmalıdır. Bu hastada böbrek biyopsisinde Sınıf IVIV Lupus Nefriti saptanmış olması ve ANAANA pozitifliğinin bulunması, başka hiçbir kritere bakılmaksızın tanı konulması için yeterlidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Hastada diskoid lupus (klinik), splenomegali, Evans sendromu (hemolitik anemi + trombositopeni), ANA pozitifliği, hipokomplemanemi ve nefrit (proteinüri/hematüri) mevcut.
Tanı kriterlerini karşılayıp karşılamadığını belirlemek için verileri gruplandırmak gerekir.
2
SLICC 2012 kriterlerini uygula.
Hasta aslında 4 kriteri (Diskoid döküntü, Hemolitik anemi, Trombositopeni, ANA pozitifliği, Hipokomplemanemi) fazlasıyla karşılıyor.
Standart tanı yolunu doğrulamak için.
3
Böbrek biyopsisi 'kısa yolunu' değerlendir.
SLICC kriterlerine göre: Biyopsi ile kanıtlanmış Lupus Nefriti + (ANA pozitifliği VEYA Anti-dsDNA pozitifliği) = SLE tanısı.
En spesifik ve hızlı tanı kriterini belirlemek için.

Key Concept

SLICC 2012 SLE Tanı Kriterleri ve Böbrek Biyopsisi İstisnası
Estimated Time:2m 30s
Question 108Question →

88 yaşında bir erkek çocuk; kolik tarzda karın ağrısı, dışkıda gizli kan pozitifliği ve sağ diz ekleminde ağrılı şişlik şikayetleriyle getirilmiştir. Hastanın öyküsünden şikayetlerinin 22 gün önce başladığı öğrenilmiştir. Yapılan fizik muayenede batında yaygın hassasiyet ve sağ dizde artrit saptanmış; ancak ciltte herhangi bir döküntü izlenmemiştir. Bu hastada Henoch-Schönlein purpurası (IgA vasküliti) tanısını EULAR/PRINTO kriterlerine göre kesinleştirmek için mutlaka bulunması gereken temel klinik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Trombosit sayısı ve koagülasyon testleri normal olan, özellikle alt ekstremite yerleşimli palpabl purpura veya peteşiler

Answer

Trombosit sayısı ve koagülasyon testleri normal olan, özellikle alt ekstremite yerleşimli palpabl purpura veya peteşiler
EULAR/PRINTO 2010 kriterlerine göre Henoch-Schönlein purpurası tanısı için trombositopeni veya koagülopati ile ilişkili olmayan, özellikle alt ekstremitelerde yerleşen palpabl purpura (veya peteşi) bulunması zorunludur. Bu döküntüye ek olarak karın ağrısı, artrit/artralji, renal tutulum veya biyopsi bulgularından en az birinin eşlik etmesi tanı için yeterlidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hastada abdominal ağrı, GİS kanaması ve artrit mevcuttur.
Bu bulgular pediatrik yaş grubunda HSP için oldukça şüphelidir ancak tek başlarına tanı koydurucu değildir.
2
EULAR/PRINTO tanı kriterlerinin uygulanması
Tanı için bir zorunlu kriter ve en az bir destekleyici kriter gereklidir.
HSP sınıflandırmasında döküntü (palpabl purpura) 'sine qua non' yani olmazsa olmaz kriterdir.
3
Döküntü özelliklerinin belirlenmesi
Döküntünün trombositopeni veya koagülopatiye bağlı olmadığı gösterilmelidir.
HSP bir vaskülit olup, pıhtılaşma bozukluklarından ayrımı bu laboratuvar verileriyle yapılır.

Key Concept

HSP tanısında EULAR/PRINTO kriterlerine göre palpabl purpura (trombositopeni eşlik etmeyen) zorunlu kriterdir.

Alternative Method

HSP tanısında döküntü her zaman ilk bulgu olmayabilir; eklem ve karın ağrısı döküntüden günler önce başlayabilir. Bu durumda hastayı takip etmek ve döküntü çıktığında karakterini değerlendirmek klinik bir yaklaşımdır.
Estimated Time:1m 15s
Question 109Question →

1414 yaşında bir kız hasta; soğukla tetiklenen parmak uçlarında solukluk ve ardından gelişen morarma, ellerde belirgin şişlik, el bileği ve dirseklerde ağrı şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde parmaklarda "sosis parmak" (puffy hands) görünümü, proksimal kaslarda hafif güçsüzlük ve yüzde malar eritem saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde ANA: 1:25601:2560 kaba benekli (speckled) patern, anti-U1RNP antikoru yüksek titrede pozitif bulunurken; anti-Sm, anti-dsDNA ve anti-Scl-70 antikorları negatif saptanıyor. Bu hastada klinik seyir sırasında aşağıdakilerden hangisinin görülme olasılığı, izole Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) tanılı bir hastaya göre belirgin derecede daha düşüktür?

Show answer & explanation

Answer: Ciddi renal tutulum (glomerulonefrit)

Answer

Miks Bağ Dokusu Hastalığı'nda ciddi renal tutulum (glomerulonefrit), izole SLE hastalarına göre belirgin şekilde daha nadir görülür.
Miks Bağ Dokusu Hastalığı (MBDH), klinik olarak SLE, Sistemik Skleroz ve Polimiyozit bulgularının bir kombinasyonu ile seyreder. En karakteristik laboratuvar bulgusu yüksek titrede (>1:1000>1:1000) anti-U1RNP pozitifliğidir. Bu serolojik profil ile takip edilen hastalarda, izole SLE hastalarının aksine ciddi böbrek tutulumu (proliferatif nefrit) ve santral sinir sistemi tutulumu riski belirgin derecede düşüktür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Raynaud fenomeni, sosis parmak, proksimal kas güçsüzlüğü ve malar raş; SLE, Sistemik Skleroz ve Polimiyozit bulgularının iç içe geçtiğini gösterir.
MBDH tanısı için klinik örtüşme sendromu (overlap) varlığı gereklidir.
2
Serolojik profili değerlendir.
Yüksek titrede anti-U1RNP pozitifliği ile birlikte anti-Sm ve anti-dsDNA negatifliği MBDH tanısı için patognomoniktir.
Tanı kriterleri (Kasukawa veya Alarcon-Segovia) yüksek titrede izole anti-U1RNP varlığını gerektirir.
3
MBDH ve SLE arasındaki organ tutulum farklarını karşılaştır.
MBDH'de renal ve SSS tutulumu SLE'ye göre çok daha seyrektir.
Anti-U1RNP pozitifliğinin, SLE'deki ciddi nefrit tablosuna karşı koruyucu bir etkisi olduğu düşünülmektedir.

Key Concept

Miks Bağ Dokusu Hastalığı (MBDH) Tanısı ve Diferansiyel Özellikleri

Alternative Method

Alarcon-Segovia kriterlerini hatırlamak: Raynaud fenomeni ve sosis parmak varlığına ek olarak yüksek titrede anti-U1RNP pozitifliği tanıyı koydurur. Bu kriterler setinde renal tutulumun nadirliği ayırıcı tanıda önemli bir ipucudur.
Estimated Time:1m 30s
Question 110Question →

77 aylık bir erkek bebek, 55 gündür devam eden 39,8∘C39,8^\circ\text{C} ateş ve aşırı huzursuzluk şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede her iki gözde eksüdasız konjonktival konjesyon ve ayak sırtlarında gode bırakmayan belirgin ödem saptanıyor; diğer sistem muayeneleri doğal bulunuyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde hemoglobin 9,1 g/dL9,1\text{ g/dL}, lökosit 17.500/mm317.500/\text{mm}^3, CRP 105 mg/L105\text{ mg/L} (10,5 mg/dL10,5\text{ mg/dL}), serum albümini 2,8 g/dL2,8\text{ g/dL} saptanıyor. Tam idrar tetkikinde her sahada 15−2015-20 lökosit izlenirken, idrar kültürü ve hızlı antijen testleri negatif sonuçlanıyor. Bu hasta için en uygun klinik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İntravenöz immünglobulin (İVİG) ve yüksek doz aspirin tedavisi başlanması

Answer

İntravenöz immünglobulin (İVİG) ve yüksek doz aspirin tedavisi başlanması en uygun yaklaşımdır.
Hastada 5 gün süren ateşle birlikte iki klasik Kawasaki kriteri (konjonktival enjeksiyon ve ekstremite ödemi) bulunmaktadır. AHA (American Heart Association) kılavuzuna göre, inflamatuar parametreleri (CRP ≥3 mg/dL\geq 3\text{ mg/dL} veya ESH ≥40 mm/saat\geq 40\text{ mm/saat}) yüksek olan ve klasik kriterleri tam karşılamayan (inkomplet) olgularda; anemi, lökositoz (geq15.000/mm3\\geq 15.000/\text{mm}^3), düşük albümin (≤3 g/dL\leq 3\text{ g/dL}) ve steril piyüri gibi ek kriterlerden en az 3 tanesinin bulunması tanı için yeterlidir ve derhal İVİG (2 g/kg2\text{ g/kg}) ile aspirin tedavisine başlanmasını gerektirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik kriterlerin değerlendirilmesi
İnkomplet Kawasaki Şüphesi
Hastada 5 günlük ateşin yanında 2 klasik kriter (konjonktival enjeksiyon ve ekstremite değişikliği) mevcuttur. 4 kriterin altında kaldığı için 'Eksik (İnkomplet) Kawasaki' algoritmasına geçilir.
2
İnflamatuar markerların kontrolü
Pozitif (CRP ≥3 mg/dL\geq 3\text{ mg/dL})
Hastanın CRP değeri 10,5 mg/dL10,5\text{ mg/dL} saptanmıştır, bu da algoritmanın devamı için ek laboratuvar kriterlerine bakılmasını gerektirir.
3
Ek laboratuvar kriterlerinin analizi
4 kriter pozitif (Endikasyon var)
Albümin ≤3 g/dL\leq 3\text{ g/dL}, anemi, lökositoz ≥15.000\geq 15.000 ve steril piyüri (geq10\\geq 10 lökosit) kriterlerinden 3 veya daha fazlası (burada 4 tane) mevcut olduğu için ekokardiyografi sonucu beklenmeksizin tedaviye başlanmalıdır.

Key Concept

İnkomplet Kawasaki Hastalığı Tanı Algoritması ve Laboratuvar Desteği

Practice More

İVİG tedavisine dirençli olgularda ikinci doz İVİG veya kortikosteroid kullanım kriterlerini gözden geçirin.
Estimated Time:2m 30s
Question 111Question →

1414 yaşında bir kız çocuk; son 33 aydır devam eden pürülan ve kanlı burun akıntısı, kronik sinüzit ve öksürük şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde burun kökünde basıklık (semer burun deformitesi) ve nazal septumda perforasyon saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyinde hafif artış, idrar tetkikinde ise 2+2+ proteinüri ve her sahada bol dismorfik eritrosit tespit ediliyor. Bu klinik tabloya göre, hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Granülomatoz polianjiitis

Answer

Granülomatoz polianjiitis
Vakadaki 14 yaşındaki hastada görülen kronik sinüzit, nazal septum perforasyonu ve semer burun deformitesi üst solunum yolundaki nekrotizan granülomatöz inflamasyonun kanıtıdır. Buna eşlik eden akciğer bulguları ve hematüri/proteinüri (glomerülonefrit) varlığı, Granülomatoz polianjiitisin (eski adıyla Wegener granülomatozu) klasik klinik triadını tamamlamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Hastada kronik sinüzit, kanlı burun akıntısı (üst solunum yolu), öksürük (alt solunum yolu) ve hematüri/proteinüri (böbrek) bulguları mevcut.
Vaskülit tanısında tutulan organ sistemlerinin belirlenmesi en kritik adımdır.
2
Spesifik fizik muayene bulgusunu değerlendir
Semer burun deformitesi ve nazal septum perforasyonu saptandı.
Bu bulgular kıkırdak yıkımı ve granülomatöz inflamasyonu işaret eder; Granülomatoz polianjiitis için oldukça karakteristiktir.
3
Ayırıcı tanı yap
Akciğer-böbrek sendromu yapan nedenler arasında üst solunum yolu tutulumu yapan tek seçenek Granülomatoz polianjiitistir.
Mikroskobik polianjiitis ve Anti-GBM hastalığında üst solunum yolu granülomları görülmez.

Key Concept

Granülomatoz polianjiitis (Wegener) üst solunum yolu, alt solunum yolu ve böbrek tutulumu ile karakterize, ANCA (özellikle c-ANCA/PR3-ANCA) pozitifliği ile giden bir küçük damar vaskülitidir.

Practice More

Granülomatoz polianjiitiste en sık pozitif bulunan laboratuvar belirtecinin c-ANCA (PR3-ANCA) olduğunu hatırlayınız.
Estimated Time:1m 15s
Question 112Question →

1111 yaşında kız hasta, yaklaşık 11 yıldır soğukla tetiklenen ellerde morarma ve solukluk (RaynaudRaynaud fenomeni) şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde parmaklarda "puffy fingers" (ödemli parmak) görünümü, sklerodaktili ve yüzde telenjektaziler saptanıyor. Bu hastada tanıyı desteklemek amacıyla yapılacak tırnak yatağı kapilleroskopisinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Dev kapiller yapılar ve kapiller "dropout" (kayıp) alanları

Answer

Tırnak yatağı kapilleroskopisinde dev kapiller yapılar ve kapiller dropout (kayıp) alanlarının görülmesi
Jüvenil sistemik sklerozda mikrovasküler ağın bozulması sonucu tırnak yatağında belirgin genişlemiş kapiller ilmikler (megakapillerler) ve zamanla bu kapillerlerin yok olmasıyla oluşan kayıp alanları (dropout) görülür. Bu bulgular hastalığın tanı kriterleri arasında yer alan karakteristik mikrovasküler değişikliklerdir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik değerlendirme
Hastada Raynaud fenomeni, ödemli parmaklar ve sklerodaktili varlığı belirlendi.
Bu bulgular jüvenil sistemik skleroz (jSS) için oldukça tipiktir.
2
Tanısal test seçimi
Sistemik skleroz şüphesinde erken mikrovasküler hasarı göstermek için tırnak yatağı kapilleroskopisi planlandı.
Kapilleroskopi, jSS tanısında erken dönemde patolojik bulgu veren ve invaziv olmayan önemli bir yöntemdir.
3
Bulgu analizi
Megakapillerler, kanama alanları ve kapiller kaybı (dropout) gözlendi.
Bu bulgular "skleroderma paterni" olarak adlandırılır ve sistemik skleroz tanısını güçlü şekilde destekler.

Key Concept

Jüvenil sistemik sklerozda tırnak yatağı kapilleroskopisi ve karakteristik 'skleroderma paterni' bulguları.
Estimated Time:1m 30s
Question 113Question →

1313 yaşında bir kız çocuk; iki haftadır süren yüzde kızarıklık, eklem ağrıları ve son üç gündür idrar miktarında azalma ile idrar renginde koyulaşma şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde; malar raş, her iki el bileğinde hassasiyet ve pretibial 2+2+ ödem saptanıyor. Kan basıncı 140/90140/90 mmHgmmHg ölçülüyor. Laboratuvar incelemesinde; tam idrar tetkikinde proteinüri (3.53.5 g/gu¨ng/gün) ve eritrosit silindirleri görülüyor. Hastaya yapılan böbrek biyopsisinde "Evre IV Diffüz Proliferatif Lupus Nefriti" saptanıyor. Bu hastada SLICC (Systemic Lupus International Collaborating Clinics) sınıflama kriterlerine göre, diğer klinik kriterlerin varlığına bakılmaksızın kesin SLE tanısı koyabilmek için aşağıdakilerden hangisinin eşlik etmesi yeterlidir?

Show answer & explanation

Answer: Antinükleer antikor (ANA) pozitifliği

Answer

Antinükleer antikor (ANA) pozitifliği (Biyopsi ile kanıtlanmış lupus nefriti varlığında ANA veya anti-dsDNA birlikteliği SLICC'e göre yeterlidir)
SLICC (2012) sınıflama kriterlerine göre SLE tanısı için normalde 4 kriter (en az biri klinik, biri immünolojik olmak üzere) gerekir. Ancak özel bir durum olarak; böbrek biyopsisinde SLE ile uyumlu lupus nefriti gösterilen bir hastada, sadece ANA veya anti-dsDNA pozitifliğinden birinin eşlik etmesi tanı koymak için yeterli kabul edilmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Hastada malar raş, artrit ve nefrotik düzeyde proteinüri ile giden bir böbrek tutulumu (nefrit) mevcut.
SLE tanısı için gerekli klinik kriterlerin varlığını saptamak.
2
Böbrek biyopsisi sonucunu değerlendir.
Evre IV Lupus Nefriti saptanmış.
Lupus nefriti, SLE tanısında en ağır organ tutulumlarından biridir ve sınıflama kriterlerinde özel bir yere sahiptir.
3
SLICC (2012) tanı kriterlerini uygula.
Biyopsi ile kanıtlanmış lupus nefriti + (ANA veya anti-dsDNA pozitifliği) = SLE tanısı.
SLICC kriterleri, biyopsi sonuçlarını kullanarak diğer klinik bulgulardan bağımsız hızlı tanıya izin verir.

Key Concept

SLICC kriterlerinde böbrek biyopsisi ile tanı koyma kuralı

Practice More

ACR 1997, SLICC 2012 ve EULAR/ACR 2019 kriterleri arasındaki temel farkları, özellikle böbrek biyopsisinin ağırlığını karşılaştırın.
Estimated Time:2m 0s
Question 114Question →

66 yaşında bir kız çocuk, son 33 aydır haftada 2−32-3 kez geceleri uykudan uyandıran her iki bacak ağrısı şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Ağrının uyluk ve baldır bölgesinde olduğu, masajla rahatladığı, sabah kalktığında tamamen geçtiği ve gün içinde çocuğun fiziksel aktivitesini kısıtlamadığı öğreniliyor. Yapılan fizik muayenesinde eklem hareket açıklıkları tam, eklemlerde şişlik, hassasiyet veya ısı artışı saptanmıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Büyüme ağrıları

Answer

Büyüme ağrıları
Büyüme ağrıları seçeneği doğrudur çünkü hastanın yaşı (3−123-12 yaş aralığı), ağrının bilateral olması, özellikle geceleri uykudan uyandırması fakat sabah kalkınca tamamen geçmesi ve fizik muayenesinin tamamen normal olması bu tanı için klasik bir sunumdur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaş ve ağrı karakteristiğini değerlendir.
66 yaşında çocukta bilateral (iki taraflı), uyluk ve baldırda, gece ortaya çıkan ağrı saptandı.
Büyüme ağrıları tipik olarak okul öncesi ve okul çağında görülür ve her iki bacağı etkiler.
2
Fizik muayene ve sistemik bulguları kontrol et.
Normal fizik muayene, şişlik yok, sabah tutukluğu yok, aktivite kısıtlılığı yok.
Benign ağrılar fizik muayenede bulgu vermezken, inflamatuar veya enfeksiyöz durumlarda muayene bulgusu beklenir.
3
Ayırıcı tanıları dışlayarak en olası tanıyı belirle.
Büyüme ağrıları tanısı kesinleşti.
Sistemik bulgu yokluğu ve ağrının masajla geçip sabah kaybolması büyüme ağrıları için karakteristiktir.

Key Concept

Büyüme ağrılarının tanısal kriterleri (bilateralite, gece ağrısı, normal fizik muayene).
Question 115Question →

Bilinen Sistemik Lupus Eritematozus (SLESLE) tanısı olan 1313 yaşındaki bir kız çocuk; prednizolon ve hidroksiklorokin tedavisi altındayken son 33 gündür devam eden yüksek ateş (39,8∘C39,8^\circ C), karın ağrısı ve uykuya meyil şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde hepatosplenomegali ve yeni gelişen konfüzyon saptanıyor.

Hastanın yapılan laboratuvar tetkik sonuçları aşağıdadır:

TetkikSonuç
Hemoglobin7,8 g/dL7,8 \text{ g/dL}
Lökosit1.800/μL1.800/\mu L
Trombosit42.000/μL42.000/\mu L
Ferritin18.500 ng/mL18.500 \text{ ng/mL}
Trigliserid410 mg/dL410 \text{ mg/dL}
AST450 U/L450 \text{ U/L}
Fibrinojen105 mg/dL105 \text{ mg/dL}
Eritrosit sedimantasyon hızı (ESHESH)8 mm/saat8 \text{ mm/saat}

Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Makrofaj Aktivasyon Sendromu

Answer

Makrofaj Aktivasyon Sendromu (MAS)
Makrofaj Aktivasyon Sendromu (MAS), sistemik inflamatuar hastalıklarda (özellikle sJIA ve SLE) görülen, makrofajların kontrolsüz aktivasyonu ve sitokin fırtınası ile karakterize bir HLH tablosudur. Hastadaki ekstrem ferritin yüksekliği, pansitopeni ve fibrinojen tüketimi nedeniyle ESH'nin düşük kalması (paradoksal düşüklük) MAS için en spesifik tanısal ipuçlarıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
SLE tanılı hastada yüksek ateş, hepatosplenomegali ve MSS bulguları (konfüzyon) saptandı.
Bu bulgular kontrolsüz bir inflamatuar süreci veya ağır bir enfeksiyonu düşündürür.
2
Laboratuvar verilerini yorumla
Pansitopeni (Hb, lökosit, trombosit düşük), belirgin hiperferritinemi (>10.000>10.000), hipertrigliseridemi ve karaciğer enzim yüksekliği saptandı.
Hiperferritinemi, hemofagositik süreçlerin (HLH/MAS) en duyarlı göstergelerinden biridir.
3
Eritrosit sedimantasyon hızı (ESHESH) ve fibrinojen ilişkisini değerlendir
Fibrinojen düzeyinin düşük (105 mg/dL105 \text{ mg/dL}) olması nedeniyle ESH'nin paradoksal olarak düşük (8 mm/saat8 \text{ mm/saat}) kaldığı saptandı.
Normalde inflamasyonda yükselmesi gereken ESH'nin, fibrinojen tüketimi nedeniyle düşük kalması MAS tanısı için kritik bir 'ipucu'dur (Paradoksal ESH düşüklüğü).
4
Tanıyı doğrula
Klinik ve laboratuvar bulguları hemofagositik lenfohistiyositoz (HLH) kriterleri ve SLE ilişkili MAS kriterleri ile uyumludur.
Yüksek ateş + pansitopeni + hiperferritinemi + hipofibrinojenemi kombinasyonu MAS tanısını koydurur.

Key Concept

SLE seyrinde gelişen MAS tablosunda, fibrinojen tüketimine bağlı olarak inflamasyona rağmen ESH paradoksal olarak düşük bulunur.
Estimated Time:2m 30s
Question 116Question →

1212 yaşında bir kız çocuk; son altı aydır devam eden kronik sinüzit, burun tıkanıklığı ve zaman zaman olan kanlı burun akıntısı şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde burun köprüsünde çökme (eyer burun deformitesi) dikkati çekmektedir. Son günlerde öksürük, solunum güçlüğü ve idrar miktarında azalma şikayetleri de eklenen hastanın laboratuvar incelemesinde proteinüri (3+3+), hematüri ve serumda c-ANCA (PR3-ANCA) pozitifliği saptanmıştır. Bu klinik bulgular ve laboratuvar sonuçları doğrultusunda en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Granülomatoz polianjiitis

Answer

Hastanın klinik tablosu ve laboratuvar bulguları Granülomatoz polianjiitis (Wegener) tanısı ile tam uyumludur.
Granülomatoz polianjiitis, nekrotizan granülomatöz inflamasyon ile karakterize olup eyer burun deformitesi gibi üst solunum yolu yıkımı, akciğer tutulumu ve pauci-immün glomerulonefrit triadı ile seyreder. Vakadaki c-ANCA pozitifliği bu tanıyı destekleyen en güçlü laboratuvar bulgusudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomlardaki karakteristik bulguları belirleyin.
Kronik sinüzit, kanlı burun akıntısı ve eyer burun deformitesi saptandı.
Bu bulgular, üst solunum yollarında granülomatöz inflamasyon ve kıkırdak yıkımının bir göstergesidir.
2
Eşlik eden organ tutulumlarını analiz edin.
Öksürük ve solunum güçlüğü (alt solunum yolu) ile proteinüri/hematüri (böbrek tutulumu) saptandı.
GPA; üst solunum yolu, alt solunum yolu ve böbreklerden oluşan klasik klinik triad ile karakterizedir.
3
Laboratuvar belirteçlerini tanı ile ilişkilendirin.
c-ANCA (PR3-ANCA) pozitifliği tespit edildi.
c-ANCA (Proteinaz 3-ANCA), GPA için oldukça spesifik bir serolojik markerdir.

Key Concept

Granülomatoz polianjiitis (Wegener), üst ve alt solunum yolları ile böbrekleri tutan, c-ANCA pozitifliği ile seyreden küçük damar vaskülitidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 117Question →

22 yaşından beri devam eden, her biri yaklaşık 22 hafta süren ateş ve karın ağrısı atakları olan 77 yaşındaki erkek çocuk polikliniğe getiriliyor. Ataklar sırasında hastanın bacaklarında yer değiştiren kas ağrıları ve tek taraflı göz kapağı şişliği (periorbital ödem) gözleniyor. Benzer semptomların babasında da bulunduğu ve babasının ataklar sırasında kortikosteroid tedavisinden belirgin fayda gördüğü öğreniliyor.

Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tümör Nekrozis Faktör Reseptör İlişkili Periyodik Sendrom (TRAPS)

Answer

Tümör Nekrozis Faktör Reseptör İlişkili Periyodik Sendrom (TRAPS)
Tümör Nekrozis Faktör Reseptör İlişkili Periyodik Sendrom (TRAPS) tanısı, hastada görülen 1010 günden uzun süren ateş atakları, karakteristik periorbital ödem ve yer değiştiren (migratuar) miyalji ile tam uyumludur. Ayrıca hastalığın babada da görülmesi otozomal dominant geçişi, steroid tedavisine yanıt alınması ise TRAPS'ın tipik tedavi özelliğini yansıtmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Atak süresinin değerlendirilmesi
Atakların 22 hafta sürmesi, 1−31-3 gün süren FMF'den ayrımı sağlar.
TRAPS, periyodik ateş sendromları arasında en uzun atak süresine (>7>7 gün) sahip olandır.
2
Karakteristik fizik muayene bulgularının analizi
Periorbital ödem ve gezici miyalji saptanması.
Bu bulgular TRAPS için oldukça spesifik ve tanı koydurucu özelliklerdir.
3
Kalıtım paterninin ve tedavi yanıtının incelenmesi
Otozomal dominant geçiş ve steroid yanıtı.
TRAPS otozomal dominant geçer ve FMF'nin aksine steroid tedavisine iyi yanıt verir.

Key Concept

TRAPS klinik özellikleri ve ayırıcı tanısı
Estimated Time:1m 30s
Question 118Question →

9 yaşında kız hasta, bacaklarda ve kalçada 3 gündür devam eden döküntü, ayak bileklerinde şişlik ve karın ağrısı şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenede alt ekstremitelerde basmakla solmayan palpabl purpurik döküntüler ve artrit saptanıyor. Tam kan sayımında trombosit sayısı normal, akut faz reaktanları hafif yüksek bulunuyor.

Bu hastada aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisinin saptanması, ön planda Henoch-Schonlein Purpurası (IgA Vaskuliti) tanısından uzaklaştırarak diğer sistemik vaskülit nedenlerinin araştırılmasını gerektirir?

Show answer & explanation

Answer: Serum C3 ve C4 düzeylerinin belirgin düşük olması

Answer

Serum C3 ve C4 düzeylerinin belirgin düşük olması
Henoch-Schonlein Purpurası (yeni adıyla IgA Vaskuliti), immün kompleks birikimiyle giden ancak klasik olarak normokomplementemik (normal C3 ve C4 düzeyleri) seyreden bir vaskülittir. Eğer bir hastada klinik bulgular HSP'yi düşündürse bile hipokomplementemi (düşük C3/C4) saptanırsa, ayırıcı tanıda öncelikle Sistemik Lupus Eritematozus (SLE), Hipokomplementemik Ürtikeryal Vaskülit veya eşlik eden bir Akut Post-Streptokoksik Glomerulonefrit (APSGN) düşünülmelidir. Bu nedenle kompleman düşüklüğü, klasik HSP tanısından uzaklaştıran en önemli laboratuvar bulgusudur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu değerlendir
Palpabl purpura, artrit, karın ağrısı ve normal trombosit sayısı klasik Henoch-Schonlein Purpurası (HSP) triadı ile uyumludur.
Tanısal kriterlerin karşılanıp karşılanmadığını belirlemek için.
2
Ayırıcı tanı için laboratuvar bulgularını analiz et
HSP (IgA Vaskuliti) tipik olarak 'normokomplementemik' bir hastalıktır. Yani C3 ve C4 düzeyleri normaldir.
HSP'yi diğer küçük damar vaskülitlerinden (örneğin SLE veya hipokomplementemik vaskülit) ayırmak için.
3
Uyumsuz bulguyu belirle
Hipokomplementemi (düşük C3/C4) varlığı HSP tanısından uzaklaştırır; Sistemik Lupus Eritematozus (SLE), Hipokomplementemik Ürtikeryal Vaskülit veya Akut Post-Streptokoksik Glomerulonefrit gibi patolojileri düşündürür.
Doğru tanıya ulaşmak ve yanlış tedaviden kaçınmak için.

Key Concept

HSP (IgA Vaskuliti) Ayırıcı Tanısı ve Kompleman Düzeyleri
Question 119Question →

77 yaşında bir kız çocuk, her iki diz, her iki el bileği ve sol dirsek ekleminde yaklaşık 33 aydır (1212 hafta) devam eden ağrı ve şişlik şikayetiyle getiriliyor. Sabahları yataktan kalkmakta zorlandığı ve gün içinde hareket ettikçe rahatladığı belirtiliyor. Fizik muayenede saptanan 55 eklemde hareket kısıtlılığı ve efüzyon mevcut olup, laboratuvar incelemesinde Romatoid Faktör (RF) negatif, Antinükleer Antikor (ANA) pozitif saptanıyor. Bu çocuk için en olası tanı ve üveit riski nedeniyle önerilmesi gereken oftalmolojik takip sıklığı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Poliartiküler JİA - 66 ayda bir

Answer

Poliartiküler JİA tanısı konulan ve ANA pozitifliği olan 77 yaşındaki bu hasta için uygun göz tarama sıklığı 66 ayda birdir.
Hastada 66 haftadan uzun süren (1212 hafta) ve 55 eklemi etkileyen bir artrit mevcuttur, bu da poliartiküler JİA tanısını kesinleştirir. Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) kılavuzlarına göre; oligoartiküler veya poliartiküler JİA tanısı alan, ANA pozitifliği olan ancak tanı yaşı ≥7\geq 7 olan hastalar 'orta risk' grubundadır ve hastalık süresi 44 yıldan az ise her 66 ayda bir üveit taraması yapılmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Tutulan eklem sayısının ve sürenin değerlendirilmesi
55 eklem tutulumu ve 1212 haftalık süre
JİA tanısı için artritin 66 haftadan uzun sürmesi gerekir. İlk 66 ayda ≥5\geq 5 eklem tutulumu poliartiküler alt tipi tanımlar.
2
Üveit riskinin belirlenmesi
ANA pozitifliği ve 77 yaş başlangıcı
JİA hastalarında üveit riski; ANA pozitifliği, küçük yaşta başlangıç (<7<7 yaş) ve oligoartiküler/poliartiküler tip ile artar.
3
Taraması sıklığının kararlaştırılması
66 ayda bir oftalmolojik muayene
ANA pozitif olan ancak 77 yaş ve üzerinde başlangıç gösteren poliartiküler JİA hastaları orta risk grubundadır ve 66 ayda bir taranmalıdır.

Key Concept

Juvenil İdiopatik Artrit'te (JİA) alt tip sınıflaması eklem sayısına göre yapılır ve üveit tarama sıklığı başlangıç yaşı ile ANA durumuna göre belirlenir.
Estimated Time:1m 30s
Question 120Question →

Kronik sinüzit, tekrarlayan burun kanamaları ve solunum sıkıntısı olan 1414 yaşındaki bir çocuk hastanın fizik muayenesinde, burun kıkırdak yapısındaki destrüksiyona bağlı olarak gelişen 'semer burun' (saddle nose) deformitesi saptanmıştır. Bu klinik tabloya neden olan en olası vaskülit aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Granülomatoz polianjiitis (Wegener)

Answer

Granülomatoz polianjiitis (Wegener), üst solunum yollarında kıkırdak yıkımı ve semer burun deformitesi yapan en tipik vaskülittir.
Granülomatoz polianjiitis (Wegener), çocuklarda nadir görülmekle birlikte, üst solunum yollarında (burun, sinüsler) nekrotizan granülomlara neden olarak burun kıkırdağının çökmesine (semer burun) yol açan karakteristik bir vaskülittir. Tanıda c-ANCA (PR3-ANCA) pozitifliği oldukça değerlidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulgunun analizi
Semer burun deformitesi, burun kıkırdağındaki nekrotizan granülomatoz süreç sonucu oluşur.
Hastanın öncelikle üst solunum yolu tutulumu gösteren vaskülitler açısından değerlendirilmesi gerekir.
2
Vaskülit tiplerinin karşılaştırılması
GPA (Wegener) triadında üst solunum yolu, alt solunum yolu ve böbrek tutulumu yer alır.
Seçenekler arasında üst solunum yolunda destrüktif (yıkıcı) tutulum yapan tek vaskülit Granülomatoz polianjiitis'tir.

Key Concept

Granülomatoz polianjiitis (GPA), üst solunum yollarında (sinüzit, otit, semer burun), alt solunum yollarında (kavitasyonel nodüller) ve böbreklerde (pauci-immün GN) tutulum yapan küçük damar vaskülitidir.

Practice More

GPA'da en spesifik laboratuvar belirteci olan c-ANCA/PR3 ilişkisini gözden geçirin.
Estimated Time:45s
PreviousPage 6 / 21Next
Romatoloji Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 6 | Examkin