All practice questions

8734 questions

Question 321Question

Türkiye'de yürütülen bazı ekonomik faaliyetler ile bu faaliyetlerin en yoğun yapıldığı alanlar ve coğrafi gerekçeleri eşleştirilmek istenmektedir. Buna göre, aşağıda verilen ekonomik faaliyetleri en uygun coğrafi gerekçelerle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Kereste ve kâğıt sanayisine ham madde temini
İpek böcekçiliği ve yaş koza üretimi
Çam balı ve arı ürünleri üretimi
Kültür balıkçılığı ve su ürünleri yetiştiriciliği

Matches

Show answer & explanation

Answer

Kereste ve kâğıt sanayisine ham madde temini - Batı Karadeniz'de nemli iklim ve gür orman formasyonunun yaygın olması; İpek böcekçiliği ve yaş koza üretimi - Güney Marmara ve Güneydoğu Anadolu'da dut tarımı yapılan alanların varlığı; Çam balı ve arı ürünleri üretimi - Muğla çevresindeki kızılçam ormanları ile zengin floral çeşitlilik; Kültür balıkçılığı ve su ürünleri yetiştiriciliği - Ege kıyılarındaki korunaklı koylar ve dalyanların varlığı eşleşmelidir.
Kereste ham maddesi Karadeniz ormanları ile, ipek böcekçiliği dut yaprağı varlığı ile, çam balı Muğla kızılçam ormanları ile ve kültür balıkçılığı Ege kıyılarındaki koy ve körfezlerin elverişliliği ile eşleşerek doğru ilişkilendirme kurulur.

Step-by-Step Solution

1
Kereste ve kâğıt sanayisinin ihtiyaç duyduğu gür orman varlığı ile Batı Karadeniz'in nemli iklim özelliklerini ilişkilendirmek.
Kereste ve kâğıt sanayisine ham madde temini faaliyeti Batı Karadeniz'de nemli iklim ve gür orman formasyonunun yaygın olması özelliği ile eşleştirilir.
Sanayi ham maddesi olarak orman ürünleri üretiminin Türkiye'de en yoğun yapıldığı yer Karadeniz Bölgesi'dir.
2
İpek böcekçiliğinin tek besin kaynağı olan dut tarımı alanlarını belirlemek.
İpek böcekçiliği ve yaş koza üretimi faaliyeti Güney Marmara ve Güneydoğu Anadolu'da dut tarımı yapılan alanların varlığı özelliği ile eşleştirilir.
Dut ağacı yaprağı olmadan ipek böceği yetiştirilemez, bu nedenle faaliyet doğrudan dut tarımına bağımlıdır.
3
Çam balı üretiminin coğrafi koşullarını ve Muğla yöresini analiz etmek.
Çam balı ve arı ürünleri üretimi faaliyeti Muğla çevresindeki kızılçam ormanları ile zengin floral çeşitlilik özelliği ile eşleştirilir.
Çam balı, kızılçam ağaçları üzerinde yaşayan böceğin salgılarına bağlıdır ve Muğla bu üretimde birinci sıradadır.
4
Deniz kültür balıkçılığının fiziksel kıyı özellikleriyle bağını kurmak.
Kültür balıkçılığı ve su ürünleri yetiştiriciliği faaliyeti Ege kıyılarındaki korunaklı koylar ve dalyanların varlığı özelliği ile eşleştirilir.
Girintili çıkıntılı Ege kıyıları havuz balıkçılığı (kültür balıkçılığı) için ideal ve dalgasız ortamlar sunar.

Key Concept

Türkiye'de hayvancılık, ormancılık ve su ürünleri faaliyetlerinin coğrafi dağılışını etkileyen faktörler
Estimated Time:2m 0s
Question 322Question

Şehirlerin küresel, bölgesel ya da yerel ölçekteki etki alanlarının belirlenmesinde sahip oldukları fonksiyonel özellikler (idari, dini, sanayi, finans vb.) doğrudan rol oynar. Bazı şehirler tek bir baskın fonksiyonla öne çıkarken, bazıları birden fazla fonksiyonu bünyesinde barındırarak küresel güç kazanır.

Buna göre;

I. Washington, idari fonksiyonunun yanı sıra küresel finansın en önemli merkezi olarak dünya ekonomisini yönlendirir.
II. Roma, hem idari (başkent) hem de dini (Vatikan) fonksiyonları bünyesinde barındırarak küresel ölçekte geniş bir etki alanı oluşturur.
III. Essen, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin sanayiyle entegrasyonu sayesinde bölgesel etki alanını genişletmiştir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Yalnız II

Answer

Roma'nın idari ve dini fonksiyonları bir arada barındırarak küresel etkiye sahip olduğunu belirten 'Yalnız II' ifadesi doğrudur.
Roma, hem İtalya'nın başkenti olması (idari fonksiyon) hem de Katolik mezhebinin merkezi olan Vatikan'ı içinde barındırması (dini fonksiyon) nedeniyle küresel ölçekte çok geniş bir etki alanına sahiptir. Bu nedenle ikinci öncül doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Öncüllerde yer alan şehirlerin baskın fonksiyonlarını ve bunların etki alanlarını coğrafya müfredatına göre analiz etmek.
Washington'ın sadece idari fonksiyonunun öne çıktığı (finans merkezinin New York olduğu), Roma'nın hem idari (başkent) hem de dini (Vatikan) fonksiyonlara sahip olduğu, Essen'in ise tarım değil madencilik ve sanayi (kömür yatakları) fonksiyonuyla geliştiği tespit edilir.
Öncüllerdeki bilgilerin doğruluk derecesini saptamak amacıyla her bir şehrin fonksiyonel yapısını analiz etmek gerekir.
2
Doğru olan yargıyı belirleyip seçeneklerle karşılaştırmak.
Yalnızca ikinci öncülde verilen Roma ile ilgili bilginin doğru olduğu, diğer öncüllerin yanlış fonksiyon eşleştirmeleri barındırdığı saptanır.
Soruda bizden doğru olan ifadeleri bulmamız istendiği için bu değerlendirme son adımdır.

Key Concept

Şehirlerin ön plana çıkan fonksiyonel özellikleri (idari, dini, sanayi vb.) ve bunların küresel/bölgesel etki alanlarına yansıması.
Estimated Time:1m 30s
Question 323Question

Kültürlerin ilk ortaya çıktığı, şekillendiği ve dünyaya yayıldığı coğrafi alanlara kültür ocağı denir. Bu kültür ocaklarının yer seçiminde ve gelişiminde iklim, su kaynakları ve yer şekilleri gibi doğal çevre şartları doğrudan etkili olmuştur.

Aşağıda verilen ilk kültür odakları ile bu odakların kurulup geliştiği coğrafi ortam özelliklerini doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Mezopotamya Kültürü
Hint Kültürü
Çin Kültürü
İnka Kültürü

Matches

Show answer & explanation

Answer

Eşleştirmede Mezopotamya Kültürü Fırat ve Dicle nehirleri açıklamasıyla, Hint Kültürü Ganj ve İndus nehirleri açıklamasıyla, Çin Kültürü Sarıırmak ve Gökırmak nehirleri açıklamasıyla, İnka Kültürü ise And Dağları açıklamasıyla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede Mezopotamya Kültürü Fırat ve Dicle nehirleri havzasıyla, Hint Kültürü Ganj ve İndus nehirleri taşkın ovalarıyla, Çin Kültürü Sarıırmak ve Gökırmak nehirleriyle, İnka Kültürü ise And Dağları'ndaki yüksek rakımlı teras tarımıyla eşleşmektedir. Bu uygarlıkların tamamı kuruldukları bölgenin su kaynakları, iklim ve yer şekilleri gibi coğrafi koşullarından doğrudan etkilenmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Mezopotamya Kültürü'nün coğrafi temellerini belirleme.
Mezopotamya bölgesinin Fırat ve Dicle nehirleri arasındaki verimli topraklardan oluştuğu ve sulamalı tarımın yapıldığı bilgisiyle eşleştirilir.
Uygarlıkların kurulduğu nehir havzalarını bilmek doğru eşleştirmeyi sağlar.
2
Hint Kültürü'nün coğrafi konumunu ve akarsularını analiz etme.
Güney Asya'da muson ikliminin etkisiyle taşkınlara sahne olan Ganj ve İndus nehirleri ile eşleştirilir.
İndus ve Ganj nehirleri Hint medeniyetinin beşiğidir.
3
Çin Kültürü'nün geliştiği akarsu boylarını ve yapısal özelliklerini inceleme.
Doğu Asya'da yer alan Sarıırmak ve Gökırmak nehirleri ve dış dünyaya kapalı özgün yapısıyla eşleştirilir.
Çin medeniyeti Sarıırmak ve Gökırmak çevresinde izole bir şekilde gelişmiştir.
4
İnka Kültürü'nün kurulduğu yükselti ve dağlık çevreyi saptama.
Güney Amerika'da ekvatoral bölgedeki And Dağları'nda teraslama yöntemiyle tarım yapan kültür ocağıyla eşleştirilir.
İnkalar yüksek dağlık alanda kurulmuş tek büyük kültür ocağıdır.

Key Concept

Dünya üzerindeki ilk kültür ocaklarının kurulduğu yerler ve coğrafi özellikleri
Estimated Time:2m 0s
Question 324Question

Bir sağlık psikoloğu, gün boyunca tüketilen su miktarının ofis çalışanlarının gün sonundaki yorgunluk düzeyleri üzerindeki etkisini incelemek amacıyla deneysel bir çalışma tasarlamıştır. Araştırma kapsam��nda benzer iş yüküne sahip çalışanlar iki gruba ayrılmış; birinci grubun günde en fazla 11 litre, ikinci grubun ise günde en az 33 litre su tüketmesi sağlanmıştır. Katılımcıların uyku süreleri ve beslenme düzenleri gibi diğer faktörler sabit tutulmuştur. Çalışmanın sonunda, her iki gruptaki çalışanların yorgunluk düzeyleri standart bir ölçekle ölçülmüştür.

Bu araştırmadaki bağımlı ve bağımsız değişkenler aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Yorgunluk düzeyi - Tüketilen su miktarı

Answer

Yorgunluk düzeyi - Tüketilen su miktarı
Araştırmada etkisi incelenen faktör tüketilen su miktarı olup araştırmanın bağımsız değişkenidir; bu faktörün etkisiyle değişimi gözlemlenen ve ölçülen yorgunluk düzeyi ise bağımlı değişkendir. Soruda sırasıyla bağımlı ve bağımsız değişkenler sorulduğu için doğru sıralama 'Yorgunluk düzeyi - Tüketilen su miktarı' şeklinde olmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Araştırmada etkisi incelenen, yani 'neden' konumundaki değişken belirlenir.
Araştırmacı su tüketim miktarının etkisini incelemektedir, dolayısıyla bağımsız değişken 'tüketilen su miktarı'dır.
Bağımsız değişken, araştırmacının doğrudan değiştirdiği ve etkisini gözlemlemek istediği değişkendir.
2
Bağımsız değişkene bağlı olarak ortaya çıkan, yani 'sonuç' konumundaki değişken belirlenir.
Su tüketim miktarına bağlı olarak değişmesi beklenen durum 'yorgunluk düzeyi'dir, dolayısıyla bağımlı değişken 'yorgunluk düzeyi'dir.
Bağımlı değişken, bağımsız değişkene bağlı olarak değişen ve ölçülen sonuç değişkenidir.
3
Değişkenler soruda istenen sırayla (bağımlı ve bağımsız değişken şeklinde) yan yana getirilir.
Yorgunluk düzeyi (bağımlı) - Tüketilen su miktarı (bağımsız) sıralaması elde edilir.
Soruda değişkenlerin sırasıyla belirtilmesi istenmiştir.

Key Concept

Deneysel yöntemde bağımlı ve bağımsız değişkenlerin tespiti
Question 325Question

İlk Çağ'da medeniyet havzaları arasında yaşanan askeri, siyasi ve kültürel gelişmeler, güç merkezlerinin yer değiştirmesine ve yeni yönetim modellerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.

Buna göre, Ön Asya ve Akdeniz havzasında siyasi gücün gelişimini gösteren aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru sıralama: Akadların ilk imparatorluğu kurması (MÖ 24. yüzyıl), Kadeş Antlaşması'nın imzalanması (MÖ 13. yüzyıl), Pers satraplık sisteminin oluşturulması (MÖ 6. yüzyıl) ve Helenistik Dönem'in başlaması (MÖ 4. yüzyıl) şeklindedir.
Doğru sıralama Akadlar (MÖ 24. yy), Kadeş Antlaşması (MÖ 13. yy), Pers satraplıkları (MÖ 6. yy) ve Helenistik Dönem (MÖ 4. yy) şeklindedir. Akadlar Mezopotamya'da ilk merkezi imparatorluğu kurarak ilk sırayı alırken, Hititler ve Mısır'ın Suriye üzerindeki egemenlik mücadelesinin sonucu olan Kadeş Antlaşması ikinci sırada yer alır. Perslerin satraplıkları kurması üçüncü, Büyük İskender'in Persleri yıkarak başlattığı Helenizm ise kronolojik olarak en son sırada gerçekleşmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Akad İmparatorluğu'nun ortaya çıkış zamanını belirlemek.
Akadlar, MÖ 24. yüzyılda Mezopotamya'da ilk imparatorluğu kurmuşlardır.
Bu gelişme, listedeki en eski siyasi güç ve idari yapıyı temsil eder.
2
Hitit ve Mısır arasındaki Kadeş Antlaşması'nın imzalandığı dönemi tespit etmek.
Kadeş Antlaşması MÖ 13. yüzyılda imzalanmıştır.
Bu gelişme, Akad İmparatorluğu'nun kuruluşundan daha sonraki bir siyasi güç mücadelesini ifade eder.
3
Pers satraplık sisteminin uygulandığı dönemi belirlemek.
Persler MÖ 6. yüzyılda satraplık sistemini kurmuşlardır.
Bu idari yapı, Hitit-Mısır mücadelesinden sonra ve Helenistik kültürün ortaya çıkışından öncedir.
4
Helenistik Dönem'in başlangıcını belirlemek.
Büyük İskender'in seferi sonucu Helenizm MÖ 4. yüzyılda ortaya çıkmıştır.
Bu dönem, listedeki gelişmeler arasındaki en yakın tarihli siyasi ve kültürel değişimi ifade eder.

Key Concept

İlk Çağ medeniyet havzalarında kurulan siyasi güç merkezlerinin kronolojik ve idari evrimi
Estimated Time:2m 0s
Question 326Question

Çevre sorunları; oluştukları alanın genişliğine, etkiledikleri n��fusun büyüklüğüne ve yayılma hızlarına bağlı olarak küresel, bölgesel ya da yerel ölçekte sınıflandırılır.

Aşağıdaki tabloda bazı çevre sorunları ve bunların etki ölçekleri eşleştirilmiştir:

Çevre SorunuEtki Ölçeği
I. Fosil yakıtların yanması sonucu oluşan asit yağmurlarıKüresel
II. Kentleşme ve sanayileşmeye bağlı gürültü kirliliğiKüresel
III. Kloroflorokarbon (CFC) gazlarının etkisiyle ozon tabakasının seyrelmesiKüresel
IV. Nüfus artışı ve tüketim fazlalığına bağlı katı atık birikimiYerel
V. Tarım alanlarında kimyasal gübre kullanımıyla oluşan toprak kirliliğiKüresel

Buna göre, tablodaki çevre sorunlarından hangilerinin etki ölçeği yanlış eşleştirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: II ve V

Answer

İkinci ve beşinci öncüllerde yer alan gürültü kirliliği ile toprak kirliliğinin etki ölçekleri yanlış eşleştirilmiştir.
Kentleşme ve sanayileşmeye bağlı gürültü kirliliği ile tarım alanlarındaki kimyasal gübre kullanımıyla oluşan toprak kirliliği, oluştukları kaynağın yakın çevresini etkileyen yerel ölçekli çevre sorunlarıdır. Tabloda bu iki sorunun da küresel ölçekli olarak sınıflandırılması yanlıştır. Diğer öncüllerdeki asit yağmurları, ozon tabakasının seyrelmesi ve katı atık birikiminin etki ölçekleri doğru eşleştirilmiştir. Dolayısıyla ikinci ve beşinci öncüllerdeki çevre sorunlarının etki ölçeği yanlış sınıflandırılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Çevre sorunlarının etki alanlarının genişliğini analiz etmek.
Asit yağmurları ve ozon tabakasının seyrelmesi sınır aşan küresel etkilere sahipken; gürültü kirliliği, katı atıklar ve tarımsal toprak kirliliği oluştukları dar alanda etkili olan yerel çevre sorunlarıdır.
Sorunların etki ölçeklerini (küresel/yerel) doğru belirlemek için.
2
Tablodaki ölçek eşleştirmelerini kontrol etmek.
Gürültü kirliliği (II) ve toprak kirliliği (V) yerel ölçekli olmasına rağmen tabloda küresel ölçekli olarak verilmiştir. Asit yağmurları (I), ozon tabakası seyrelmesi (III) ve katı atık birikimi (IV) doğru eşleştirilmiştir.
Hatalı eşleştirilen öncülleri tespit etmek için.
3
Hatalı öncülleri bir araya getiren doğru seçeneği belirlemek.
İkinci ve beşinci öncüllerin yanlış eşleştirildiğini içeren seçeneğin doğru cevap olduğu belirlenir.
Soruda istenen cevaba ulaşmak için.

Key Concept

Çevre sorunlarının etki alanlarına göre küresel ve yerel/bölgesel olarak sınıflandırılması.
Estimated Time:2m 0s
Question 327Question

Milli Edebiyat Dönemi hikâye ve romanlarında yansıtılan toplumsal meseleler, dönemin zihniyetini ve çatışmalarını temsil eden kilit karakterler üzerinden somutlaştırılmıştır.

Aşağıdaki sol sütunda yer alan roman/hikâye kahramanlarını, sağ sütunda verilen ve bu karakterlerin temsil ettiği temel tematik/toplumsal işlevlerle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Naim Efendi (*Kiralık Konak*)
Selim Bey (*Şeftali Bahçeleri* - *Memleket Hikâyeleri*)
Efruz Bey (*Efruz Bey*)
Kaya (*Yeni Turan*)

Matches

Show answer & explanation

Answer

Naim Efendi - Kiralık Konak'ta geleneksel değerleri ve kuşak çatışmasını temsil eden Osmanlı aristokratı; Selim Bey - Şeftali Bahçeleri'nde Anadolu rehavetine kapılan bürokrat; Efruz Bey - Ömer Seyfettin'in eserinde sahte aydın; Kaya - Yeni Turan'da Türkçülük ideolojisini temsil eden idealist kadındır.
Naim Efendi, Kiralık Konak'ta geleneksel değerlerin çöküşünü ve nesiller arası kopukluğu simgeler. Selim Bey, Şeftali Bahçeleri'nde Anadolu'daki bürokratik ataleti ve rehaveti yansıtır. Efruz Bey, Ömer Seyfettin'in aynı adlı eserinde sahte ve gösteriş meraklısı aydınları hicveder. Kaya ise Yeni Turan'da kadının toplumsal hayata katılımını ve Türkçülük idealini simgeleyen öncü bir karakterdir. Bu eşleştirmeler karakterlerin edebi ve tematik işlevleriyle birebir örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Sol sütunda verilen karakterlerin hangi eserlerde yer aldığını ve bu eserlerin yazarlarını belirlemek.
Naim Efendi Yakup Kadri'nin Kiralık Konak romanında; Selim Bey Refik Halit'in Şeftali Bahçeleri hikayesinde; Efruz Bey Ömer Seyfettin'in Efruz Bey eserinde; Kaya ise Halide Edip'in Yeni Turan romanında yer alır.
Karakterlerin ait olduğu eserlerin bağlamı, onların temsil ettiği toplumsal işlevleri belirlememize yardımcı olur.
2
Belirlenen eserlerin ana temalarını ve karakterlerin bu temalar içerisindeki rollerini sağ sütundaki açıklamalarla eşleştirmek.
Naim Efendi'nin konak hayatının çöküşüyle (kuşak çatışması), Selim Bey'in kasaba rehavetiyle, Efruz Bey'in sahte aydın hicviyle, Kaya'nın ise Türkçü ve idealist kadın vizyonuyla uyuştuğu görülür.
Karakterlerin eser içindeki işlevsel analizini tamamlayarak doğru eşleşmeleri doğrulamak.

Key Concept

Milli Edebiyat Dönemi hikaye ve romanlarında karakterlerin sembolik ve toplumsal işlevleri
Estimated Time:2m 0s
Question 328Question

Toplumsal düzenin sağlanmasında normlar ve kontrol mekanizmaları kritik bir rol oynar. Sol sütunda yer alan toplumsal yaşamdan kesitleri, sağ sütunda verilen uygun sosyolojik norm ve kontrol kavramlarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Bir akademisyenin, araştırmasında etik dışı veri kullandığının tespit edilmesi üzerine üniversite senatosu tarafından unvanının geri alınması ve meslekten ihraç edilmesi.
Bir gencin, sokak hayvanlarına eziyet eden birini gördüğ��nde toplumsal duyarlılık ve merhamet duygularıyla harekete geçip duruma müdahale etmesi.
Bir kişinin, komşusunun cenaze törenine katılmadığı için mahalle sakinleri tarafından soğuk davranılarak komşuluk ilişkilerinden soyutlanması.
Otobüste yüksek sesle müzik dinleyen birinin, çevresindekilerden herhangi bir uyarı almamasına rağmen, başkalarını rahatsız ettiğini fark edip aniden utanması ve kulaklığını takması.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Akademik ihlal senaryosu resmi norm ve resmi dışsal kontrolle; hayvana eziyete müdahale senaryosu toplumsal değerlerin içselleştirilmesine dayalı içsel kontrolle; cenazeye katılmama senaryosu gayriresmi norm ve gayriresmi dışsal kontrolle; gürültü yapıp utanma senaryosu ise gayriresmi normun içselleştirilmesine bağlı içsel kontrolle eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede; akademik ihlal durumunda yetkili üniversite organının yaptırımı resmi dışsal kontrole denk gelir. Canlılara merhamet toplumsal bir değerdir ve dış zorlama olmaksızın eyleme dönüşmesi içsel kontrolü gösterir. Cenazeye katılmama toplumsal örf/adet ihlalidir ve mahallenin dışlaması gayriresmi dışsal kontroldür. Otobüsteki gürültü sonrası utanma ise gayriresmi bir norm olan görgü kuralının içsel kontrol mekanizmasıyla uygulanmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Senaryolardaki normların türünü (yazılı/resmi veya yazısız/gayriresmi) belirleyin.
Akademik kurallar resmi/yazılıdır; cenazeye katılım ve otobüste yüksek sesle konuşmamak gayriresmidir. Hayvanlara merhamet ise genel bir toplumsal değerdir.
Normun resmi mi yoksa gayriresmi mi olduğunu saptamak, doğru eşleştirmenin ilk adımıdır.
2
Yaptırımı uygulayan mekanizmanın niteliğini (kurumsal/dışsal, toplumsal/dışsal veya bireysel/içsel) analiz edin.
Senatonun cezası resmi dışsal kontrol; mahallelinin dışlaması gayriresmi dışsal kontrol; bireyin vicdani merhameti ve utanması ise içsel kontroldür.
Yaptırımın kaynağı, kontrol mekanizmasının (içsel veya dışsal) belirlenmesini sağlar.
3
Elde edilen analizleri sağ sütundaki tanımlarla eşleştirin.
Tüm senaryoların sosyolojik tanımları eksiksiz şekilde eşleştirilir.
Her senaryonun sosyolojik karşılığı eksiksiz şekilde saptanmış olur.

Key Concept

Toplumsal normların (resmi ve gayriresmi) ve toplumsal kontrol türlerinin (içsel ve dışsal) ayırt edilmesi.
Estimated Time:2m 30s
Question 329Question

I. Can kafeste durmaz uçar
II. Dünya bir han, konan göçer

Bu dizelerde yer alan en belirgin edebî sanatlar aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Kapalı istiare - Teşbih

Answer

Dizelerdeki edebi sanatlar sırasıyla kapalı istiare ve teşbihtir.
Dizeler analiz edildiğinde; birinci dizede yer alan 'can' kelimesi benzeyen konumundadır. Kendisine benzetilen 'kuş' kelimesi dizede doğrudan söylenmemiş, ancak kuşa ait olan 'uçmak' ve 'kafes' özellikleri belirtilerek kapalı istiare yapılmıştır. İkinci dizede ise 'dünya' (benzeyen) ile 'han' (benzetilen) temel ögeleri birlikte kullanılarak teşbih (teşbih-i beliğ) sanatı kurulmuştur. Bu nedenle doğru sıralama 'Kapalı istiare - Teşbih' şeklindedir.

Step-by-Step Solution

Birinci dizenin anlamsal yapısını ve benzetme ilişkisini incelemek.
Dizede 'can' (benzeyen) unsurunun yer aldığı fakat benzetilen 'kuş' unsurunun verilmediği, bunun yerine kuşa ait olan 'uçmak' ve 'kafes' özelliklerinin kullanıldığı tespit edilmiştir. Sadece benzeyenle yapılan bu benzetmeye kapalı istiare denir.
Birinci dizedeki temel edebi sanatı belirlemek.
İkinci dizenin benzetme unsurlarını çözümlemek.
Dizede 'dünya' benzeyen, 'han' ise kendisine benzetilen olarak doğrudan kullanılmıştır. Benzetme edatı ve yönü kullanılmadan yapılan bu benzetme bir teşbih (teşbih-i beliğ) örneğidir.
İkinci dizedeki temel edebi sanatı belirlemek.
Elde edilen edebi sanatları sırasıyla birleştirerek doğru seçeneği belirlemek.
Sıralamanın 'Kapalı istiare - Teşbih' şeklinde olduğu görülmüştür.
Soruyu doğru sonuca ulaştırmak.

Key Concept

Edebi Sanatlar (Söz Sanatları)
Estimated Time:1m 30s
Question 330Question

Zonguldak, Bartın ve Karabük illerini kapsayan bölgesel kalkınma projesinin (ZBKP) temel amacı; havzadaki tek yönlü (kömür ve demir-çelik sanayisine dayalı) ekonomik yapıyı çeşitlendirerek yeni iş imkanları yaratmak ve bölgenin rekabet gücünü artırmaktır.

Buna göre;
I. Filyos Vadisi Projesi ile bölgede büyük ölçekli bir liman ve sanayi bölgesi oluşturularak lojistik potansiyelin artırılması,
II. Tarımsal faaliyetlerin geliştirilmesi amacıyla sera tarımı, yem bitkileri üretimi ve besi hayvancılığının desteklenmesi,
III. Yeşil Yol Projesi ile doğu-batı aksındaki yaylaların birbirine bağlanarak alternatif turizm alanlarının geliştirilmesi

uygulamalarından hangileri ZBKP kapsamında gerçekleştirilmesi hedeflenen çalışmalardan biridir?

Show answer & explanation

Answer: I ve II

Answer

I ve II öncüllerini içeren seçenek doğrudur.
I ve II öncüllerini içeren seçenek doğrudur. ZBKP kapsamında, bölgedeki sanayi ve maden bağımlılığını azaltmak amacıyla Filyos Vadisi Projesi gibi büyük lojistik-endüstri yatırımları planlanmış, ayrıca kırsal kesimde gelir artırıcı seracılık ve hayvancılık faaliyetleri desteklenmiştir.

Step-by-Step Solution

1
ZBKP projesinin amaçlarını gözden geçirmek.
Projenin temel hedefleri; kömür ve demir-çelik sanayisine bağımlılığı azaltmak, ekonomik çeşitliliği sağlamak ve bölgedeki özel sektör ile KOBİ'leri desteklemektir.
Öncüllerin hangilerinin bu projeye ait olduğunu belirlemek için genel amaçların bilinmesi gerekir.
2
Birinci ve ikinci öncülleri analiz etmek.
Filyos Vadisi Projesi (Filyos Limanı ve Sanayi Bölgesi) ZBKP kapsamındaki en büyük yatırımdır. Tarımsal faaliyetlerin (seracılık, hayvancılık vb.) desteklenmesi ise monokültür ekonomik yapıyı kırmak için belirlenen hedeflerdendir. Dolayısıyla bu iki öncül ZBKP kapsamındadır.
ZBKP'nin doğrudan hedeflerini saptamak.
3
Üçüncü öncülde yer alan projeyi doğrulamak.
Yeşil Yol Projesi, Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) bünyesinde yer alan yaylaların turizm amacıyla birbirine bağlanması çalışmasıdır. ZBKP ile ilgisi yoktur.
Projelerin sınırlarını belirleyerek yanlış olan seçeneği elemektir.

Key Concept

Zonguldak, Bartın, Karabük Projesi (ZBKP) Hedefleri ve Bölgesel Kalkınma Projelerinin Farkları
Estimated Time:1m 30s
Question 331Question

İnsanın ahlaki eylemlerinde tamamen özgür olduğunu savunan görüşler ile eylemlerinin önceden belirlenmiş bir yazgı tarafından yönetildiğini savunan görüşlerin arasında bir uzlaşı arayan bu yaklaşım; bireyin ahlaki kararlarında toplumsal veya doğal çevresinden etkilendiğini kabul eder. Ancak birey, aklını kullanarak, bilgi birikimini artırarak ve kendi üzerine düşünerek bu etkilerin esiri olmaktan kurtulabilir ve kendi kararlarını kendisi verebilir. Bu anlamda özgürlük, doğuştan gelen hazır bir yeti değil, bireyin kendi ahlaki gelişimiyle kazandığı bir derecedir.

Bu parçada açıklanan ve ahlaki özerkliği bireyin kendini geliştirmesine bağlayan görüş aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Otodeterminizm

Answer

Otodeterminizm
Otodeterminizm, insanın ahlaki eylemlerinde toplumsal veya doğal koşullarla çevrelendiğini kabul etmekle birlikte, aklını ve bilgisini kullanarak bu sınırları aşabileceğini ve kendi ahlaki yasasını kendisinin koyabileceğini (özerklik) savunur. Parçada geçen 'özgürlük sonradan kazanılan bir derecedir' vurgusu bu akımın özünü oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki temel iddiayı belirleme
Parçada, insanın eylemlerinde tamamen özgür ya da tamamen kısıtlanmış olmadığı, kendi aklını ve bilgisini kullanarak özgürleşebileceği anlatılmaktadır.
Sorunun doğru cevabına ulaşmak için paragraftaki ahlak felsefesi problemine verilen yanıtı saptamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki kavramların tanımlarıyla karşılaştırma yapma
Determinizm insanı tamamen kısıtlanmış, indeterminizm tamamen serbest görür. Fatalizm ise ilahi/kozmik bir yazgıya bağlar. Otodeterminizm ise özgürlüğü insanın kendi çabasına ve aklına bağlayan 'özerklik' modelidir.
Doğru felsefi akımı çeldiricilerden ayırmak için kavramsal analiz yapılması şarttır.
3
Doğru kavramı onaylama
Parçada geçen 'özgürlük doğuştan gelen hazır bir yeti değil, bireyin kendi çabasıyla kazandığı bir derecedir' ifadesi otodeterminizmin temel tezidir.
Parçanın son cümlesindeki en net ipucuyla doğru teoriyi eşleştirmek için bu adım uygulanır.

Key Concept

Otodeterminizm (Ahlaki Özerklik)
Question 332Question

Aşağıda günlük hayattan verilen davranış senaryolarını, bu davranışlarda baskın olarak kullanılan psikolojik savunma mekanizmalarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Trafikte dikkatsizce şerit değiştirip kazaya neden olan bir sürücünün, kendi dikkatsizliğini sorgulamak yerine diğer sürücülerin kurallara uymadığını ve kendisini bilerek sıkıştırdıklarını iddia etmesi.
Çok istediği iş terfisini alamayan bir çalışanın, yöneticileri suçlamak veya üzülmek yerine 'Zaten bu pozisyonun sorumluluğu çok fazlaydı, aileme vakit ayıramayacaktım, böylesi daha iyi oldu' diyerek durumu kabullenmesi.
İçindeki yoğun saldırganlık eğilimlerini doğrudan sergileyemeyen bir bireyin, bu enerjisini boks sporuna yönlendirerek toplum tarafından takdir edilen başarılı bir sporcu olması.
Yeni doğan kardeşini aşırı derecede kıskanan bir çocuğun, ona zarar verme isteğinden kaynaklanan kaygısını, kardeşini sürekli aşırı sevgi gösterileriyle boğarak ve onu aşırı koruyarak örtbas etmesi.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Dikkatsiz sürücünün suçu diğerlerine atması yansıtma; terfi edemeyen çalışanın durumu mazeretlerle açıklaması mantığa bürüme; saldırganlığın boks sporuna kanalize edilmesi yüceltme; kardeş kıskançlığının aşırı sevgiyle gizlenmesi ise karşıt tepki geliştirme mekanizmasıyla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; sürücünün kendi kazasından ötürü başkalarını suçlaması yansıtmayı, terfi edemeyen çalışanın durumu mazeretlerle rasyonalize etmesi mantığa bürümeyi, saldırgan dürtülerin boks sporuyla kanalize edilmesi yüceltmeyi, kardeş kıskançlığının aşırı sevgiyle kamufle edilmesi ise karşıt tepki geliştirmeyi göstermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci senaryodaki sürücünün davranış yapısı analiz edilir.
Sürücü kendi hatasını reddedip suçu diğer insanlara atmaktadır; bu durum doğrudan yansıtma (projeksiyon) mekanizması ile eşleşir.
Yansıtma mekanizmasında kişi, kendisinde bulunan ama kabul edemediği eksiklikleri veya hataları başkalarına atfeder.
2
İkinci senaryodaki çalışanın tutumu incelenir.
Çalışan, başarısızlığın yarattığı hayal kırıklığını gidermek için mantıklı mazeretler üretmektedir; bu durum mantığa bürüme (rasyonalizasyon) ile eşleşir.
Mantığa bürüme, ulaşılamayan hedefler veya yaşanan hayal kırıklıkları karşısında mantıklı görünen ancak gerçek olmayan bahaneler arkasına sığınmaktır.
3
Üçüncü senaryodaki bireyin enerjisini yönlendirme biçimi değerlendirilir.
Kabul edilemez nitelikteki saldırganlık eğilimi, toplumun takdir ettiği boks sporuna dönüştürülmüştür; bu durum yüceltme (süblimasyon) ile eşleşir.
Yüceltme, sosyal olarak onaylanmayan dürtülerin, toplumca kabul gören yapıcı ve yararlı alanlara yönlendirilmesidir.
4
Dördüncü senaryodaki çocuğun kardeşine yönelik tutumu mercek altına alınır.
Çocuk içindeki kıskançlık ve öfkeyi bastırıp tam tersi bir davranış olan aşırı sevgi ve koruyuculuk sergilemektedir; bu durum karşıt tepki geliştirme ile eşleşir.
Karşıt tepki geliştirmede, kaygı uyandıran asıl duygu bastırılır ve dış dünyaya bu duygunun tam tersi nitelikteki aşırı davranışlar sunulur.

Key Concept

Bireyin iç çatışma ve kaygıyla başa çıkabilmek amacıyla bilinçdışı olarak geliştirdiği savunma mekanizmalarının tanımlanması ve işlevleri.
Estimated Time:2m 30s
Question 333Question

Aşağıda verilen toplumsal tabakalaşma sistemlerini ve biçimlerini, dikey toplumsal hareketlilik imkanı ve tabakalar arası geçişkenlik derecesine göre en kapalı (hareketliliğin en az/imkansız olduğu) yapıdan en açığa (hareketliliğin en yüksek olduğu) doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Dikey toplumsal hareketlilik ve geçişkenlik düzeyine göre en kapalıdan en açığa doğru sıralama: Kast Sistemi, Zümre Sistemi, Erken Sanayi Dönemi Sınıf Sistemi ve Modern Refah Devleti Sınıf Sistemi şeklindedir.
Kast sistemi dikey geçişe tamamen kapalıdır. Zümre sistemi yasal/kurumsal engeller barındırsa da istisnai geçişlere izin verdiği için yarı kapalıdır. Erken sanayi dönemi sınıf sisteminde yasal engeller yoktur fakat ekonomik bariyerler yüksektir. Modern refah devleti sınıf sistemi ise sunduğu sosyal imkanlarla dikey hareketliliğin en yüksek olduğu yapıdır. Dolayısıyla en kapalıdan en açığa doğru doğru sıralama Kast, Zümre, Erken Sanayi Sınıfı ve Modern Refah Devleti Sınıfı şeklinde olmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Tabakalaşma tiplerinin dikey hareketliliğe izin verme derecelerini analiz edin.
Kast sisteminde dikey hareketliliğin tamamen yasaklandığını, zümre sisteminde ise çok kısıtlı ve yasal/istisnai yollarla mümkün olduğunu saptayın.
Bu iki geleneksel sistemi kapalı ve yarı açık tabakalara ayırarak sıralamanın ilk iki basamağını oluşturmak gerekir.
2
Modern açık tabakalaşma olan sınıf sisteminin kendi içindeki tarihsel aşamalarını dikey hareketlilik açısından karşılaştırın.
Erken sanayi döneminde fırsat eşitsizliğinin dikey geçişi zorlaştırdığını, modern refah devletinde ise eğitim ve sosyal güvenlik politikalarıyla dikey hareketliliğin kolaylaştığını saptayın.
Sınıf sisteminin farklı aşamalarındaki geçişkenlik farklarını doğru tespit etmek sıralamanın son iki basamağını netleştirir.
3
Elde edilen veriler doğrultusunda en kapalı yapıdan en açık yapıya doğru sıralamayı kurun.
Sıralama; en kapalı olan Kast sisteminden başlayarak sırasıyla Zümre sistemine, oradan Erken Sanayi Dönemi Sınıf sistemine ve en açık olan Modern Refah Devleti Sınıf sistemine uzanır.
Soruda istenen 'en kapalıdan en açığa' kriterine uygun nihai dizilim bu şekilde elde edilir.

Key Concept

Toplumsal tabakalaşma tiplerinin (kapalı, yarı açık, açık) dikey toplumsal hareketlilik olanakları ve geçişkenlik derecelerine göre ayırt edilmesi.
Question 334Question

Doğal afetler; oluştukları ortamlar ve kökenleri dikkate alınarak jeolojik, jeomorfolojik, klimatolojik, hidrolojik ve biyolojik afetler olmak üzere sınıflandırılır.

Coğrafya dersinde doğal afetlerin kökenlerine göre sınıflandırılması konusunu çalışan beş öğrenci şu yorumları yapmıştır:

* Ahmet: Kuraklık, atmosferik kökenli olduğu için klimatolojik afetler grubunda yer alır.
* Burak: Heyelan; eğim, yağış ve tabakaların uzanışı gibi faktörlerin etkisiyle toprağın yavaşça ve dış kuvvetlerle süpürülmesi süreci olup jeolojik bir afettir.
* Ceren: Deprem sonrasında deniz tabanındaki çökmeler veya dikey hareketlerle oluşan tsunami, hidrolojik veya klimatolojik değil, jeolojik kökenli bir afettir.
* Deniz: Kasırga ve hortumlar, kökenini yerin derinliklerinden alan jeolojik afetlerdir.
* Elif: Erozyon, dik yamaçlardaki büyük kaya ve toprak kütlelerinin yer çekimi etkisiyle aniden aşağıya doğru kaymas��yla oluşan jeomorfolojik kökenli bir afettir.

Buna göre, öğrencilerden hangilerinin yaptığı açıklamalar doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Ahmet ve Ceren

Answer

Ahmet ve Ceren'in açıklamaları doğrudur.
Ahmet ve Ceren'in açıklamaları doğrudur. Kuraklık, atmosferdeki nem ve yağış azlığına bağlı olarak gelişen klimatolojik bir afettir. Tsunami ise deniz veya okyanus tabanındaki tektonik hareketler (deprem, volkanizma vb.) sonucu oluşan jeolojik kökenli bir afettir.

Step-by-Step Solution

1
Ahmet'in açıklamasını değerlendirmek.
Doğrudur.
Kuraklık, atmosferik kökenli ve klimatolojik bir afettir.
2
Burak'ın açıklamasını değerlendirmek.
Yanlıştır.
Burak, heyelanı tanımlarken erozyonun tanımını yapmış ve kökenini jeolojik olarak belirtmiştir. Heyelan jeomorfolojik kökenlidir.
3
Ceren'in açıklamasını değerlendirmek.
Doğrudur.
Tsunami, deniz veya okyanus tabanındaki deprem, volkanizma gibi jeolojik süreçler sonucu oluşur.
4
Deniz'in açıklamasını değerlendirmek.
Yanlıştır.
Deniz, atmosferik kökenli kasırga ve hortumları yer kökenli (jeolojik) afetlerle karıştırmıştır.
5
Elif'in açıklamasını değerlendirmek.
Yanlıştır.
Elif, erozyonu tanımlarken heyelanın (kütle hareketinin) tanımını kullanmıştır. Erozyonda ani kütle kayması değil, yavaş süpürülme gerçekleşir.

Key Concept

Doğal Afetlerin Oluşum Kökenlerine Göre Sınıflandırılması
Question 335Question

Francis Bacon, doğa üzerindeki egemenliğin ancak doğanın yasalarına boyun eğmekle kazanılabileceğini belirtir. Doğanın yasalarını kavramanın yolu ise zihnin yapısal sınırlarını ve çevresel etkilerle edindiği önyargıları fark etmesinden geçer. Bacon'a göre, insan zihni düz bir ayna değildir; nesnelerin yansımalarını çarpıtan pürüzlü bir yüzey gibidir. Bu çarpıtmaları aşmanın yolu, zihindeki putları (idolleri) teşhis etmek ve peşin hükümlerden arınmış sistemli gözlemlerle olgulardan hareket etmektir.

Bu parçadan hareketle Francis Bacon'ın bilgi ve bilim anlayışıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: Doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmanın ön koşulu, zihnin ön kabullerden arındırılarak olgusal verilerden hareket edilmesidir.

Answer

Doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmanın ön koşulu, zihnin ön kabullerden arındırılarak olgusal verilerden hareket edilmesidir.
Doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmanın ön koşulunun zihnin ön kabullerden arındırılarak olgusal verilerden hareket edilmesi olduğunu belirten seçenek doğrudur. Metinde Bacon'ın, zihni nesnelerin yansımalarını çarpıtan pürüzlü bir yüzeye benzettiği ve bu çarpıtmaları aşmanın yolunun zihindeki putları (idolleri) teşhis edip peşin hükümlerden arınmış gözlemlerle olgulardan hareket etmek olduğunu belirttiği doğrudan vurgulanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki temel felsefi iddiayı analiz etmek.
Bacon'ın zihni pürüzlü bir aynaya benzettiği, önyargıların (idollerin) doğanın bilgisini çarpıttığını ve bu engellerin aşılması için sistemli gözlemlere dayanan olgulardan hareket edilmesi gerektiğini savunduğu tespit edilir.
Parçanın ana fikrini ve yazarın temel argümanını doğru belirlemek için.
2
Seçenekleri metindeki iddia ile karşılaştırarak tutarlılık denetimi yapmak.
Zihnin ön kabullerden arındırılmasının ve olgulardan hareket edilmesinin vurgulandığı seçeneğin, Bacon'ın bilgi anlayışını tam olarak yansıttığı görülür.
Çeldirici seçenekleri eleyip doğru cevaba ulaşmak için.

Key Concept

Francis Bacon'ın bilimsel yöntem anlayışı ve zihnin idolleri (önyargıları) eleştirisi.
Question 336Question

Kerem, odasını toplamadığı için babası tarafından bir hafta boyunca bilgisayarla oynamaktan menedilmiştir. Bu durumdan sonra Kerem, hem oyun yasağının tekrarlanmaması hem de babasının sürekli söylenerek kendisinde yarattığı huzursuz edici durumdan kurtulmak için odasını düzenli olarak toplamaya başlamıştır.

Bu parçada Kerem'in maruz kaldığı bilgisayar oynama yasağı ile babasının söylenmesinden kurtulmak amacıyla odasını düzenli toplamaya başlaması durumları sırasıyla aşağıdaki edimsel koşullanma kavramlarından hangileriyle açıklanır?

Show answer & explanation

Answer: II. tip ceza - Olumsuz pekiştirme

Answer

II. tip ceza - Olumsuz pekiştirme
Kerem'in hoşlandığı bir etkinlik olan bilgisayar oyunlarından mahrum bırakılması, ortamdan olumlu bir uyarıcının çekilmesini ifade ettiği için II. tip cezadır. Diğer taraftan, babasının söylenmesi gibi rahatsız edici (itici) bir durumdan kurtulmak için odasını toplamaya başlaması, istenmeyen bir uyarıcının ortamdan uzaklaştırılmasıyla odasını toplama davranışının pekiştirilmesini sağladığı için olumsuz pekiştirmedir.

Step-by-Step Solution

1
İlk durumu (bilgisayar yasağını) edimsel koşullanma ilkeleri açısından analiz etme.
Bilgisayar yasağı, Kerem'in hoşuna giden bir uyarıcının (oyun oynama) ortamdan çekilmesi olduğundan II. tip cezadır.
İstenen bir uyarıcının ortamdan çıkarılarak davranışın sıklığının azaltılmaya çalışılması II. tip ceza olarak tanımlanır.
2
İkinci durumu (söylenmeden kurtulmak için odasını toplamasını) analiz etme.
Babası söylenmeyi bıraktığı için Kerem odasını toplamıştır; yani rahatsız edici bir durum ortadan kalkmıştır, bu da olumsuz pekiştirmedir.
Bireyin hoşuna gitmeyen, rahatsız edici bir uyarıcının (söylenme/huzursuzluk) ortamdan çıkarılması yoluyla hedef davranışın (oda toplama) artırılması olumsuz pekiştirmedir.
3
Seçenekleri analiz ederek doğru eşleştirmeyi belirleme.
Sırasıyla 'II. tip ceza' ve 'Olumsuz pekiştirme' kavramları doğru cevabı oluşturur.
Her iki sürecin doğru şekilde sıralandığı seçenek belirlenmelidir.

Key Concept

Edimsel koşullanmada pekiştirme ve ceza süreçlerinin ayırt edilmesi
Question 337Question

İlk Çağ'da Mezopotamya ve Anadolu medeniyetlerinde hazırlanan hukuk metinleri, toplumların ihtiyaçları ve kültürel yapıları doğrultusunda farklı özellikler göstermiştir. Örneğin Babil'de Kral Hammurabi kanunlarını Güneş Tanrısı Şamaş'tan aldığını belirterek adaleti sağlamayı amaçlarken, Anadolu'da Hitit kralları da kendilerini tanrıların yeryüzündeki temsilcisi ve başrahibi saymışlardır. Ancak bu iki medeniyetin kanunları içerik ve ceza yöntemleri bakımından önemli farklılıklara sahiptir.

Bu bilgiler ve İlk Çağ hukuk sistemleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi Hitit kanunlarının Hammurabi kanunlarından ayrılan özelliklerinden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Kanunların meşruiyetini ilahi/tanrısal bir kaynağa dayandırması

Answer

Kanunların meşruiyetini ilahi/tanrısal bir kaynağa dayandırması
Kanunların meşruiyetini ilahi/tanrısal bir kaynağa dayandırması ifadesi, Hitit kanunlarını Hammurabi kanunlarından ayıran bir özellik değildir; aksine her iki hukuk sisteminin de ortak niteliğidir. Hammurabi kanunlarını Güneş Tanrısı Şamaş'tan aldığını belirtirken, Hitit kralları da kendilerini başrahip ilan ederek tanrıların iradesini temsil ettiklerini savunmuşlardır. Dolayısıyla meşruiyetin dinsel temele oturtulması İlk Çağ monarşilerinde genel bir ortak özelliktir.

Step-by-Step Solution

1
Babil ve Hitit medeniyetlerinin hukuk sistemlerini ve egemenlik anlayışlarını karşılaştırın.
Her iki toplumda da yöneticilerin meşruiyetlerini tanrılara dayandırdığı, kanunların da bu doğrultuda ilahi bir karakter taşıdığı görülür.
İlk Çağ devletlerinde hukukun bağlayıcılığını ve kralın otoritesini artırmak için din ve teokrasi temel bir araç olarak kullanılmıştır.
2
Hitit kanunlarının kendine özgü (tazminat esası, aile hukuku, ölüm cezalarının azlığı, köle hakları) niteliklerini inceleyin.
Tazminat sistemi, gelişmiş medeni hukuk, kısıtlı ölüm cezaları ve kölelere tanınan haklar Hitit hukukunu Babil'in sert kısas esaslı hukukundan ayırır.
Bu özellikler Hititlerin sosyo-ekonomik yapısı ve Mezopotamya'ya kıyasla daha insancıl hukuk anlayışıyla doğrudan ilişkilidir.
3
Elde edilen verileri analiz ederek ortak olan ve ayrılan özellikleri belirleyin.
Kanunların meşruiyetini ilahi kaynağa dayandırma özelliği her iki toplum için de ortak olduğundan, Hitit kanunlarını Hammurabi kanunlarından ayıran bir fark olamaz.
Soru kökünde Hitit kanunlarının Hammurabi kanunlarından ayrılan özelliklerinden biri olmayanı (yani ortak olanı veya yanlış olanı) bulmamız istenmektedir.

Key Concept

İlk Çağ hukuk kurallarının meşruiyet kaynakları ve karşılaştırmalı hukuk analizi
Estimated Time:2m 0s
Question 338Question

Melâli anlamayan nesle âşinâ değiliz,
Sana yalnız bir kumsal,
Bana bir uykusuz keder gönderen
Bu deniz,
Ve senin mavi gözlerin ki bir ömrün
Son akşamlarında süzgündür.

Ahmet Haşim'in "O Belde" adlı şiirinden alınan bu dizeler ve Fecr-i Âti şiir anlayışı göz önünde bulundurulduğunda, aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Dil sadeleştirilerek hece ölçüsü yaygınlaştırılmaya çalışılmış ve Türk şiiri milli bir kimliğe kavuşturulmuştur.

Answer

Dil sadeleştirilerek hece ölçüsü yaygınlaştırılmaya çalışılmış ve Türk şiiri milli bir kimliğe kavuşturulmuştur.
Dilde sadeleşme, hece ölçüsünün yaygınlaştırılması ve Türk şiirinin milli bir kimliğe kavuşturulması hedefleri Milli Edebiyat döneminin (özellikle Ömer Seyfettin, Ziya Gökalp ve Ali Canip Yöntem'in öncülüğünü yaptığı Yeni Lisan hareketinin) temel ilkeleridir. Fecr-i Âti şairleri ise Servet-i Fünun dilini dahi geride bırakacak derecede ağır, sanatlı ve yabancı tamlamalarla yüklü bir dil kullanmış, hece ölçüsü yerine aruzu tercih etmişlerdir. Dolayısıyla bu yargı Fecr-i Âti şiiri için söylenemez.

Step-by-Step Solution

1
Dizelerin dil ve tema yönünden incelenmesi
Dizelerde ağır kelimelerin bulunması (melâl, âşinâ, süzgün vb.) ve 'keder', 'akşam', 'deniz' gibi bireysel, hüzünlü temaların işlendiği tespit edilir.
Ahmet Haşim'in şiir anlayışını ve Fecr-i Âti estetiğini kavramak için dil ve temayı analiz etmek gerekir.
2
Fecr-i Âti şiir anlayışının genel nitelikleriyle eşleştirilmesi
Fecr-i Âti topluluğunun 'Sanat şahsi ve muhteremdir' ilkesi doğrultusunda sembolizm ve empresyonizm akımlarından etkilendiği, aruz ölçüsünü kullandığı ve ağır bir dil tercih ettiği bilinmektedir.
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu topluluğun genel poetikasıyla karşılaştırmak gerekir.
3
Yanlış olan seçeneğin belirlenmesi
Dilde sadeleşme ve hece ölçüsünün yaygınlaştırılması Fecr-i Âti'ye değil, Milli Edebiyat hareketine ait özelliklerdir. Fecr-i Âti şairleri bu yönelime karşı çıkmış ya da uygulamada aruzdan ve ağır dilden vazgeçmemişlerdir.
Fecr-i Âti ile Milli Edebiyat arasındaki temel farkları ortaya koyarak söylenemeyecek olan yargıyı bulmak gerekir.

Key Concept

Fecr-i Âti Edebiyatının Genel Özellikleri ve Şiir Anlayışı
Question 339Question

Anadolu Selçuklu Devleti'nin otoritesinin sarsılmasıyla kurulan beylikler farklı bölgelerde egemenlik kurmuşlardır. Aşağıda verilen II. Dönem Anadolu Türk beyliklerini, kuruldukları bölgeler ve öne çıkan tarihi özellikleri ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Saruhanoğulları Beyliği
Candaroğulları Beyliği
Dulkadiroğulları Beyliği
Eretna Beyliği

Matches

Show answer & explanation

Answer

Saruhanoğulları Beyliği denizcilik faaliyetleri yürüten Manisa merkezli beyliktir; Candaroğulları Beyliği Kastamonu ve Sinop'ta deniz ticareti yapan beyliktir; Dulkadiroğulları Beyliği Maraş merkezli olup Turnadağ Savaşı ile katılmıştır; Eretna Beyliği ise Sivas-Kayseri merkezli Uygur kökenli kurucuya sahip beyliktir.
Beyliklerin kuruldukları bölgeler ve ayırt edici tarihi özellikleri doğru şekilde eşleştirilmiştir. Saruhanoğulları Ege denizciliğiyle, Candaroğulları Karadeniz ticaretiyle, Dulkadiroğulları Turnadağ Savaşı'yla, Eretna Beyliği ise Uygur kökenli kurucusuyla örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Beyliklerin kuruldukları coğrafi bölgeleri belirleyin.
Saruhanoğulları Batı Anadolu'da (Manisa), Candaroğulları Kuzey Anadolu'da (Kastamonu-Sinop), Dulkadiroğulları Güney/Güneydoğu Anadolu'da (Maraş), Eretna Beyliği ise İç Anadolu'da (Sivas-Kayseri) kurulmuştur.
Beyliklerin coğrafi konumları, denizcilik gibi faaliyetlerini belirleyen en temel etkendir.
2
Her beyliğin öne çıkan faaliyetlerini ve siyasi olaylarını inceleyin.
Kıyı bölgelerinde kurulan Saruhanoğulları ve Candaroğulları denizcilikle uğraşmıştır. Dulkadiroğulları Turnadağ Savaşı ile Osmanlı'ya katılmıştır. Eretna Beyliği ise kurucusunun etnik kökeni (Uygur) ve Orta Anadolu'daki konumuyla öne çıkar.
Beyliklerin ayırt edici tarihi özellikleri doğru eşleştirmenin yapılmasını sağlar.
3
Tespit edilen bilgileri beylik adlarıyla eşleştirin ve doğruluğunu kontrol edin.
Saruhanoğulları denizcilikle, Candaroğulları Karadeniz ticaretiyle, Dulkadiroğulları Turnadağ Savaşı'yla ve Eretna Beyliği Uygur kökenli kurucusuyla eşleşir.
Eşleştirmenin doğruluğundan emin olmak ve hataları engellemek amacıyla son kontrol yapılır.

Key Concept

İkinci Dönem Anadolu Türk Beyliklerinin coğrafi konumları, faaliyet alanları ve tarihi özellikleri
Estimated Time:2m 0s
Question 340Question

Şehirlerin sahip olduğu ekonomik, idari, dini veya kültürel fonksiyonlar, onların küresel ya da bölgesel ölçekteki etki alanlarını doğrudan belirler. Buna göre, aşağıda verilen şehirleri baskın fonksiyonel özellikleri ve etki alanları ile doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Cenevre
Ulsan
Varanasi
Frankfurt

Matches

Show answer & explanation

Answer

Cenevre'nin uluslararası idari örgütlerin merkezi olmasıyla idari-siyasi fonksiyona, Ulsan'ın büyük tersane ve sanayi tesisleriyle sanayi fonksiyonuna, Varanasi'nin Hinduizm inancı doğrultusunda dini fonksiyona, Frankfurt'un ise bankacılık ve borsa ağlarıyla finans fonksiyonuna sahip olması şeklinde yapılan eşleştirme doğrudur.
Cenevre uluslararası örgütlerin merkezlerine ev sahipliği yaptığı için idari ve siyasi bir fonksiyona sahiptir. Ulsan, dünyanın en büyük gemi yapım ve otomotiv tesisleriyle önemli bir sanayi şehridir. Varanasi, Ganj Nehri kıyısında bulunması ve Hindular için kutsal kabul edilmesiyle dini bir fonksiyona sahiptir. Frankfurt ise Avrupa Merkez Bankası gibi kurumlara ev sahipliği yaparak küresel finans merkezidir.

Step-by-Step Solution

1
Şehirlerin ön plana çıkan ekonomik ve kültürel etkinliklerini analiz etme
Cenevre'nin uluslararası örgütlerin merkezi olması, Ulsan'ın ağır sanayi tesisi barındırması, Varanasi'nin Ganj kıyısında kutsal olması ve Frankfurt'un finans merkezi olması belirlenir.
Şehirlerin küresel ve bölgesel etki alanlarını belirleyen en temel unsur, o şehirlerde gelişen baskın fonksiyonlardır.
2
Belirlenen fonksiyonları etki alanlarının sınırlarıyla ilişkilendirme
Finans ve idari fonksiyonların küresel etki oluşturduğu, sanayinin bölgesel/küresel ticaret akışını yönlendirdiği, dini alanların ise belirli inanç grupları üzerinde güçlü etki yarattığı görülür.
Fonksiyonel özelliklerin niteliği ve hitap ettiği nüfus genişliği, etki alanının sınırlarını doğrudan belirler.
3
Sol ve sağ sütundaki ögeleri birebir eşleştirme
Cenevre -> idari-siyasi küresel şehir; Ulsan -> sanayi şehri; Varanasi -> dini/kültürel şehir; Frankfurt -> finans şehri eşleştirmesi tamamlanır.
Her bir kentin baskın fonksiyonu ve etki alanı tanımıyla hatasız olarak örtüşmektedir.

Key Concept

Şehirlerin fonksiyonel özellikleri ve etki alanları
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 17 / 437Next