Fiiller (Eylemler)
24 questions
(I) Sanatçı, doğup b��yüdüğü bu eski Anadolu kasabasına yıllar sonra büyük bir özlemle dönüyor. (II) Sokaklarında çocukluk anılarının izini sürerken geçmişin sesini derinden duyuyor. (III) Onun için yazmak, bu dilsiz sokakları kelimelerle yeniden diriltmekti. (IV) Eski konağın solmuş duvarları, hatıraların rengiyle her gün yeniden boyanıyordu. (V) Kasaba halkı ise bu vefalı yazarı bağrına basmaya dünden hazırdı.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin yüklemleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
(I) Sanatçı, toplumsal sorunları dile getirirken tarafsız bir gözlemci gibi davranmalıdır. (II) Eserlerinde didaktik bir üsluptan kaçınarak toplumu yönlendirmeyi değil, aynalamayı tercih ediyor. (III) Son romanında da bu çizgiyi koruyor ve okura herhangi bir d��şünceyi dayatmıyor. (IV) Yazarın bu tutumu, onun edebiyat dünyasında kalıcı olmasını sağlayacaktır. (V) Okur, onun cümlelerinde kendi yaşamının izlerini buldukça yapıta daha çok güveniyor.
Bu parçada yer alan eylemlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
(I) Şehrin tozlu sokaklarında kaybolan o eski dostu, yıllar sonra bir akşamüstü ansızın karşımda buluyorum.
(II) Zamanın acımasızca aşındırdığı bu solgun y��z, geçmişin unutulmuş hatıralarını zihnime tek tek fısıldıyor.
(III) Aramızdaki o sessiz köprüyü yeniden kurmak için savaşıyordum, eski günlerin samimiyetini arıyordum.
(IV) O ise geçmişten kalan kırgınlıkları çoktan aşmış gibi görünüyor, yüzündeki dinginlikle bana bakıyordu.
(V) Nihayetinde, iki eski dost gibi uzun uzun konuşup geçmişi yâd ederek kucaklaşıyoruz.
Bu parçada numaralanmış cümlelerde yer alan eylemler (fiiller) ve eylemsilerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
(I) Gökyüzünde süzülen martıların sesini dinliyorum sessizce. (II) Denizden esen tatlı rüzgâr, içimi ferahlatan bir serinlik sunuyor bana. (III) Uzaklarda kaybolan gemilerin nereye gittiğini merak etmek... (IV) Kıyıya vuran dalgaların çıkardığı sesler ruhumu dinlendiriyor. (V) Zamanın nasıl geçtiğini hissetmeden oturuyorum burada saatlerce.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde çekimli bir fiil (eylem) yoktur?
Çekimli fiiller, kip ve şahıs eki alarak çekimlenen fiillerdir. İsim-fiiller (fiilimsiler) ise fiil kök veya gövdelerine gelen eklerle türetilseler de artık isim soylu sözcük haline geldiklerinden çekimli fiil kabul edilmezler.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde çekimli fiil yoktur?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem, çekimli bir fiil değildir?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlü daralmasına uğramış bir çekimli fiil kullanılmıştır?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlam (zaman) kaymasına uğramış bir eylem kullanılmamıştır?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde çekimli bir fiil (eylem) kullanılmamıştır?
(I) Akşamüzeri denizden tatlı bir esinti geliyor. (II) Sahildeki küçük kulübesini maviye boyuyordu ihtiyar balıkçı. (III) Onun tek tesellisi, gün batımında denizi seyretmekti. (IV) Geçmişe dair hiçbir pişmanlık duymadığını her fırsatta dile getirirdi. (V) Çünkü o, özgürlüğü uğruna her şeyden vazgeçmeyi göze alabilmişti.
Bu parçada numaralanmış cümlelerde yer alan yüklemlerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
(I) Akşamüzeri bozkırın ortasında ilerlerken gökyüzünde biriken bulutlar yağmurun habercisi gibiydi. (II) Rüzgâr sert estikçe ağaçların kuru dalları birbirine çarpıp tuhaf sesler çıkarıyordu. (III) Yıllar önce bu ıssız yollardan geçen gezginler, yorgunluklarını gidermek için her zaman şu çeşmenin başında mola verir. (IV) Çocukluğumdan beri bu topraklarda yaşayan insanların sabrına ve metanetine her zaman hayran kalmışımdır. (V) Sen de bu efsunlu coğrafyayı bir gün mutlaka baştan başa gezmelisin.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
I. Şair, çocukluğunun geçtiği o dar sokakları özlemle anıyor her fırsatta.
II. Son kitabında, insan ruhunun derinliklerine inmeyi amaçlıyordu.
III. Yıllardır biriktirdiği anılarını bu eski kutuda saklamıştı.
IV. Konunun detaylarını onunla enine boyuna konuşabilmekti tek arzusu.
V. Sabaha karşı başlayan kar yağışı, tüm şehri beyaza boyuyordu yavaşça.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
(I) Gün batarken vadinin derinliklerinde uzanan nehir, kızıl bir kurdele gibi parlıyordu.
(II) Kasabanın dar sokaklarında yürürken çocukluğumun o masum neşesini yeniden hissettim.
(III) Sanatçının edebiyattaki yegâne amacı, insanı kendi gerçeğiyle yüzleştirmekti.
(IV) Rüzgârın önünde savrulan kuru yapraklar, bize sonbaharın artık kapıda olduğunu fısıldar.
(V) Her akşam balkona çıkar, ufuktaki kızıllığı seyrederek hayaller kurardı.
Bu parçada numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Yıllardır bu sessiz k��şede durup bekliyorum,
Sözlerine hemen kanıyor çocuksu yüreğim;
Oysa zaman su gibi akıp gidiyor avuçlarımdan,
Geriye sadece hüzünlü hatıralar kalıyor.
Bu dizelerdeki fiillerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Ek-fiil (ek-eylem), Türkçede iki temel işlevde kullanılır: İsim soylu sözcüklerin arkasına gelerek onları cümlede yüklem yapmak veya çekimli fiillerin üzerine gelerek birleşik zamanlı fiil oluşturmak.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde ek-fiil, diğerlerinden farklı bir işlevde kullanılmıştır?
(I) Gökyüzünün kurşuni bir renge büründüğü bu soğuk sonbahar sabahında, ihtiyar balıkçı rıhtımda sessizce bekliyordu. (II) Kıyıya vuran dalgaların çıkardığı o uğultulu ses, ona çocukluğunu hatırlatırdı. (III) Rüzgâr sertleştikçe kıyıdaki kulübesine sığınmaktan başka bir çaresi kalmamıştı. (IV) Sobada yanan odunların çıkardığı çıtırtıları dinlerken içindeki yalnızlığı unutmaktı tek amacı. (V) Oysa fırtına dindiğinde yeniden denize açılacak, dalgalarla olan ezeli mücadelesine devam edecekti.
Bu parçada numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Baharın tatlı esintisiyle birlikte nehirler vadiden aşağıya coşkuyla akıyor. Yıllardır toprakla uğraşan dedem, çocukluğunun geçtiği bu eski bağ evinde huzurla yaşadı. Biz de ona yardım etmek için her sabah erkenden işe koyulduk.
Bu parçada geçen fiillerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
(I) Eski kütüphanenin tozlu rafları arasında zamanın nasıl geçtiğini hiçbirimiz fark edememiştik. (II) Duvarlardaki sararmış levhalar, geçmişin sessiz tanıkları olarak bize bakıyordu. (III) Masanın üzerindeki lambanın titrek ışığı altında eski bir elyazmasını satır satır inceledik. (IV) O anki tek hedefimiz, gizemli odada saklanan o kadim yazmayı bir an önce okumaktı. (V) Dışarıda ise yağmur, kentin dar sokaklarını durmaksızın süslüyordu.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin yüklemleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
(I) Rüzgârın uğultusu, vadinin derinliklerinde yankılanan tek sesti.
(II) Yıllardır bu yollardan geçen yolcuları hep özlerim.
(III) Gece çökerken köydeki evlerin ışıkları birer birer yandı.
(IV) Kitap okumak, insan zihnini her zaman geliştirir.
(V) O gün olanları heyecanla herkese anlatıverdi.
Bu parçada numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Yıllar önce bu eski limandan ayrılan gemi, geride kalanların kalbinde derin bir sızı bırakmıştı. Sahilde bekleyen ihtiyar adam, ufka diktiği gözleriyle dalgaların sesini dinler ve geçmiş günlerin tatlı hatıralarını birer birer zihninde canlandırırdı. Şimdi ise o günlerin rüzgârı esmiyor buralarda; sadece geçmişin gölgesi dolaşıyor bomboş sokaklarda.
Bu parçada geçen eylemlerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?