Anayasa Hukuku ve Türk Anayasa Tarihi

537 soru

Soru 101Soru

1982 Anayasası’nın hazırlık aşamasında görev yapan Kurucu Meclis’in yapısı, Danışma Meclisi üyelerinin nitelikleri ve halkoylaması süreciyle ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anayasa taslağının halkoylamasında reddedilmesi ihtimaline karşı, Kurucu Meclis tarafından hazırlanan geçici maddelerle 1961 Anayasası'nın temel hükümlerinin yürürlükte kalacağı ve demokratik seçimlere derhal gidileceği hüküm altına alınmıştır.

Cevap

Anayasa taslağının reddedilmesi durumunda izlenecek demokratik bir takvimin bulunmaması
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü 1982 Anayasası'nın kabul sürecinde, metnin reddedilmesi durumunda izlenecek herhangi bir hukuki veya demokratik takvim (Plan B) Anayasa'da yer almamıştır. Bu durum, seçmenleri 'belirsizlikten kaçınmak' adına 'Evet' demeye yönlendiren bir stratejidir.

Adım Adım Çözüm

1
1982 Anayasası'nı hazırlayan Kurucu Meclis'in (MGK ve Danışma Meclisi) yapısını incelemek.
Danışma Meclisi'nin atanmış üyelerden oluştuğu ve siyasi partilerin dışlandığı tespit edilir.
1982 sürecinin demokratik katılım açısından 1961'den ayrıldığı en temel noktayı anlamak.
2
Anayasa taslağının kesinleşme ve halkoyuna sunulma usulünü analiz etmek.
Nihai yetkinin Milli Güvenlik Konseyi'nde olduğu ve oylamanın 'Birleşik Oy' sistemiyle yapıldığı görülür.
Referandumun hukuki niteliğini ve Cumhurbaşkanlığı seçimiyle birleştirildiğini doğrulamak.
3
Anayasa'nın reddedilmesi (Hayır çıkması) durumunda ne olacağını araştırmak.
Metinde veya geçici maddelerde 'Hayır' oyu çıkması durumunda izlenecek bir prosedürün yer almadığı saptanır.
Yanlış olan önermeyi (Plan B olduğu iddiası) elemek.

Anahtar Kavram

1982 Anayasası Hazırlık Süreci ve Kurucu Meclis Hiyerarşisi

Daha Fazla Pratik

1961 ve 1982 Kurucu Meclis yapılarının karşılaştırmalı tablosunu inceleyerek farkları pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

1961 ve 1982 hazırlık süreçlerini karşılaştırarak çözmek: 1961'de siyasi partiler varken 1982'de yoktur; 1961'de referandumda 'Hayır' çıksaydı ne olacağı belliydi (yeni seçim), 1982'de ise bu durum belirsiz bırakılmıştır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 102Soru

19611961 Anayasası, siyasi partileri 'demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları' olarak tanımlayarak Türk anayasa tarihinde partilere ilk kez açık bir anayasal statü kazandırmıştır. Bu anayasal statü kapsamında, siyasi partilerin kapatılması davasına bakmak ve bu konuda nihai karar vermekle yetkili kılınan kurum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anayasa Mahkemesi

Cevap

Siyasi partilerin kapatılması davasına bakmak ve bu konuda karar vermekle yetkili kurum Anayasa Mahkemesidir.
19611961 Anayasası, siyasi partileri demokratik hayatın vazgeçilmez bir unsuru olarak kabul etmiş ve bu öneme binaen partilerin kapatılması yetkisini, yine bu anayasa ile ilk kez oluşturulan Anayasa Mahkemesine vermiştir. Bu düzenleme, partilerin yürütme veya yasamanın keyfi müdahalelerinden korunmasını amaçlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
19611961 Anayasası'nın siyasi partilere tanıdığı anayasal güvenceyi analiz etmek.
Siyasi partilerin 'vazgeçilmez unsur' niteliği ile anayasal koruma altına alındığı tespit edilir.
Anayasal statünün hangi yargısal mekanizmayla korunduğunu anlamak için gereklidir.
2
19611961 Anayasası ile Türk hukuk sistemine dahil olan yeni kurumları değerlendirmek.
Anayasa Mahkemesinin bu anayasa ile ilk kez kurulduğu belirlenir.
Yargısal denetim yetkisinin hangi organa verildiğini saptamak için önemlidir.
3
Anayasa Mahkemesinin görev alanını siyasi partiler özelinde incelemek.
Siyasi partilerin hem mali denetiminin hem de kapatılma davalarının Anayasa Mahkemesi yetkisinde olduğu sonucuna varılır.
Sorunun cevabı olan yetkili organı belirlemek için son adımdır.

Anahtar Kavram

Siyasi Partilerin Anayasal Statüsü ve Anayasa Mahkemesi Denetimi

Daha Fazla Pratik

1961 Anayasası'ndaki bu yetkinin 1982 Anayasası'nda da korunup korunmadığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 103Soru

1921 Anayasası (Teşkilat-ı Esasiye Kanunu), Milli Mücadele döneminin olağanüstü şartlarında hazırlanmış ve Türk anayasa tarihinin en kısa metinlerinden biri olmuştur. Bu anayasanın hukuki niteliği ve uygulanma süreci dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi 1921 Anayasası için doğru bir değerlendirmedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1876 Kanun-i Esasi'yi açıkça ve tamamen yürürlükten kaldırmadığı için, yeni anayasa ile çelişmeyen eski hükümlerin uygulanmaya devam ettiği ikili bir anayasal süreci başlatmıştır.

Cevap

1921 Anayasası, 1876 Kanun-i Esasi'yi açıkça yürürlükten kaldırmadığı için çelişmeyen hükümlerin birlikte uygulandığı ikili bir anayasal döneme yol açmıştır.
Doğru seçenek, 1921 Anayasası'nın en özgün hukuki özelliğine değinmektedir. 1921 Anayasası kabul edildiğinde, 1876 Kanun-i Esasi'yi açıkça ilga (yürürlükten kaldırma) etmemiştir. Bu durum, yeni anayasa ile çelişmeyen 1876 hükümlerinin (özellikle temel haklar ve devletin bazı idari yapıları gibi konular) 1924 Anayasası yürürlüğe girene kadar geçerliliğini korumasına neden olmuştur. Hukuk literatüründe bu döneme 'ikili anayasallık' veya 'ikili rejim' denir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasanın kapsamını incelemek.
1921 Anayasası sadece 23 madde ve 1 geçici maddeden oluşan bir 'çerçeve' anayasadır.
Savaş dönemi olduğu için sadece devletin kuruluşu ve işleyişine odaklanılmıştır.
2
Eski anayasa ile olan hukuki bağı kontrol etmek.
1921 metninde 1876 Kanun-i Esasi'yi iptal eden bir madde bulunmamaktadır.
Anayasanın teknik olarak eksik kısımlarının (örneğin temel haklar) eski anayasadan karşılanması hedeflenmiştir.
3
Hukuki uygulamayı analiz etmek.
1921 ve 1876 anayasalarının birlikte yürürlükte kaldığı 'ikili anayasa' dönemi yaşanmıştır.
Bu durum 1924 Anayasası'nın kabulüne kadar devam eden özgün bir hukuki durumdur.

Anahtar Kavram

İkili Anayasal Düzen (1921 - 1924)

İpuçları

1
1921 Anayasası'nın metin uzunluğunu ve 1876 Kanun-i Esasi'nin akıbetini düşünün.
2
Bu anayasa bir 'mülga' hükmü içermez; yani eskiyi tamamen çöpe atmaz.
3
Temel haklar gibi konularda 1921 Anayasası sessiz kaldığı için, o dönemde hangi metne bakıldığını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

1923 anayasa değişikliklerinin 1921 Anayasası üzerindeki etkilerini ve rejim tartışmalarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 104Soru

1982 Anayasası’nın hazırlık süreci, Kurucu Meclis yapısı ve halkoylaması aşamalarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Danışma Meclisi tarafından hazırlanan ve kabul edilen anayasa taslağı, Kurucu Meclis'in sivil kanadının iradesine duyulan saygı gereği, Millî Güvenlik Konseyi tarafından içeriğine müdahale edilmeksizin doğrudan halkoyuna sunulmuştur.

Cevap

Danışma Meclisi tarafından hazırlanan taslağın Millî Güvenlik Konseyi tarafından değiştirilemeyeceği ifadesi yanlıştır; MGK taslak üzerinde son ve mutlak değişiklik yetkisine sahipti.
Hukuki gerçekliğe göre, Danışma Meclisi tarafından kabul edilen anayasa taslağı Millî Güvenlik Konseyi'ne sunulmuş ve Konsey bu metinde çok kritik değişiklikler yapmıştır. Özellikle Cumhurbaşkanının yetkilerinin artırılması gibi temel maddeler MGK tarafından son şekline getirilmiştir. Bu nedenle Konsey'in içeriğe müdahale etmediğini savunan ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
1982 Kurucu Meclis yapısının analiz edilmesi
Kurucu Meclis; Millî Güvenlik Konseyi (askerî) ve Danışma Meclisi (sivil) olmak üzere iki kanattan oluşur.
Anayasa'nın kim tarafından ve hangi hiyerarşiyle hazırlandığını belirlemek gerekir.
2
Danışma Meclisi ve Millî Güvenlik Konseyi arasındaki yetki dağılımının incelenmesi
Danışma Meclisi taslağı hazırlar, ancak MGK bu taslağı inceleme, değiştirme ve son şeklini verme yetkisine sahiptir.
Hukuki açıdan son söz hakkının hangi organda olduğunu saptamak yanlışı bulmayı sağlar.
3
Halkoylaması prosedürünün değerlendirilmesi
Halkoylaması birleşik oy (presidential link) ve kısıtlı propaganda şartları altında yapılmıştır.
Referandumun özel koşullarının doğruluğunu teyit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

1982 Anayasası'nın Hazırlanışındaki Asli Kurucu İktidar Yapısı

İpuçları

1
1980-1982 dönemi askeri bir müdahale sonrası olduğu için yetki hiyerarşisine dikkat edin.
2
Askerî kanat olan Millî Güvenlik Konseyi ile sivil kanat olan Danışma Meclisi arasındaki 'kimin sözü geçer' sorusuna odaklanın.
3
Millî Güvenlik Konseyi'nin anayasa taslağını son kez inceleyip değiştirdikten sonra halka sunduğunu hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

1961 Anayasası'ndaki Temsilciler Meclisi ile 1982 Anayasası'ndaki Danışma Meclisi arasındaki farkları ve MGK'nın yetkilerini karşılaştırarak çalışın.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 105Soru

Osmanlı Devleti'nin anayasallaşma sürecinde önemli bir dönüm noktası olan 18561856 tarihli Islahat Fermanı'nın, 18391839 yılında ilan edilen Tanzimat Fermanı'ndan ayrılan en belirgin özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğrudan gayrimüslim tebaaya yönelik yeni hak ve imtiyazlar getirerek dış müdahaleleri engellemeyi amaçlaması

Cevap

Doğrudan gayrimüslim tebaaya yönelik yeni hak ve imtiyazlar getirerek dış müdahaleleri engellemeyi amaçlaması
Islahat Fermanı, 18391839 Tanzimat Fermanı'ndan farklı olarak, Kırım Savaşı sonrası Avrupalı devletlerin baskısı ve Paris Konferansı'ndaki diplomatik etkilerle hazırlanmıştır. Temel amacı, Osmanlı Devleti içindeki gayrimüslimlere Müslüman tebaayla eşit hatta bazı alanlarda daha geniş haklar tanıyarak Batılı devletlerin 'azınlık haklarını' bahane ederek Osmanlı iç işlerine karışmasını engellemektir.

Adım Adım Çözüm

1
Belgelerin temel niteliklerini karşılaştırın.
Tanzimat Fermanı tüm tebaaya (Müslüman ve gayrimüslim) yönelik genel haklar getirirken, Islahat Fermanı özellikle gayrimüslimlere odaklanmıştır.
Islahat Fermanı, Kırım Savaşı sonrası Paris Antlaşması sürecinde Avrupalı devletlerin iç işlerine karışmasını önlemek amacıyla ilan edilmiştir.
2
Islahat Fermanı'nın içeriğini analiz edin.
Belgede gayrimüslimlere devlet memuru olma, okul açma, bedelli askerlik gibi özel haklar tanınmıştır.
Tanzimat Fermanı'ndaki eşitlik ilkesi, Islahat Fermanı ile gayrimüslimler lehine daha da somutlaştırılmıştır.

Anahtar Kavram

Osmanlı Anayasallaşma Belgelerinin Farkları

Daha Fazla Pratik

Osmanlı Devleti'nde bu belgelerden hangisinin 'uluslararası bir antlaşma metnine (Paris Antlaşması)' dahil edildiğini araştırarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 106Soru

1924 Anayasası, Türk anayasa tarihinde "Meclis Hükümeti Sistemi" ile "Parlamenter Sistem" arasında bir geçiş modeli olan "Karma Hükümet Sistemi"ni benimsemiştir. Bu sistemin en belirgin özelliği, egemenliğin yegane temsilcisi olan Meclis'in üstünlüğünü korurken, yürütme faaliyetlerinin uzmanlaşmış organlar eliyle yürütülmesini sağlamaktır.

Buna göre, 1924 Anayasası'nda yer alan "Güçler Birliği - Görevler Ayrımı" ilkesinin yürütme organının hukuki statüsü üzerindeki temel yansıması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yürütme organının, yasama ile eş değer bir "erk" (kuvvet) değil; Meclis'te toplanmış olan egemenlik yetkisinin yerine getirilmesiyle sınırlı bir "görev" olarak yapılandırılması

Cevap

Yürütme organının, yasama ile eş değer bir erk değil; Meclis'te toplanmış olan egemenlik yetkisinin yerine getirilmesiyle sınırlı bir görev olarak yapılandırılması
1924 Anayasası, egemenliğin yegane temsilcisi olarak TBMM'yi gördüğü için yasama ve yürütme yetkilerini Meclis'te toplamıştır. Ancak, devlet işlerinin yürütülmesi fonksiyonel olarak Meclis'ten ayrı bir yapı (Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu) tarafından yerine getirilir. Bu durum, yürütmenin yasamadan bağımsız bir 'güç' (erk) değil, Meclis adına yerine getirilen bir 'görev' (vazife) olduğu anlamına gelir. Bu yüzden sistem 'Güçler Birliği - Görevler Ayrımı' olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
1924 Anayasası'nın temel egemenlik anlayışını belirle
Egemenlik kayıtsız şartsız millete aittir ve millet adına bu yetkiyi TBMM kullanır.
Meclis Üstünlüğü ilkesinin temelini anlamak için gereklidir.
2
Yasama ve yürütme güçlerinin dağılımını analiz et
Yasama yetkisi ve yürütme kudreti Meclis'te toplanmıştır (Güçler Birliği).
Sistemin neden parlamenter sistemden farklı olduğunu ayırt etmek için gereklidir.
3
Yürütmenin organ düzeyindeki konumunu değerlendir
Meclis, yasama yetkisini kendisi kullanırken; yürütme kudretini kendi seçtiği Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu eliyle 'görev' olarak icra ettirir (Görevler Ayrımı).
Yürütmenin hukuki statüsünün bir 'kuvvet' değil, 'görev' olduğunu saptamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Güçler Birliği - Görevler Ayrımı İlkesi
Soru 107Soru

1961 Anayasası'nın 4. maddesinde yer alan "Egemenlik, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organlar eliyle kullanılır." hükmü, 1924 Anayasası'ndaki "Egemenliği millet adına kullanmaya tek yetkili organ Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir" anlayışından temel bir kopuşu simgeler.

Bu değişiklikle 1961 Anayasası'nın ulaşmak istediği temel hukuksal amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yasamanın mutlak üstünlüğü yerine anayasanın üstünlüğü ilkesini ikame ederek bir denge ve denetleme sistemi kurmak

Cevap

Yasamanın mutlak üstünlüğü yerine anayasanın üstünlüğü ilkesini ikame ederek bir denge ve denetleme sistemi kurmak
Doğru seçenek olan ifade, 1961 Anayasası'nın 'çoğunlukçu demokrasi' anlayışından 'çoğulcu demokrasi' ve 'hukuk devleti' anlayışına geçişini en iyi özetleyen hukuksal amaçtır. 1924 Anayasası'ndaki meclis üstünlüğü sistemi, meclis çoğunluğunun her istediğini yapabileceği bir ortam yaratmıştı. 1961 Anayasası, egemenliğin kullanımını yetkili organlara (yasama, yürütme ve özellikle bağımsız yargı) dağıtarak, anayasanın üstünlüğünü ve bu organların birbirini denetlemesini sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
1924 ve 1961 anayasalarındaki egemenlik maddelerini karşılaştırın.
1924'te egemenlik sadece TBMM'de toplanmışken, 1961'de 'yetkili organlar' ifadesiyle paylaştırılmıştır.
Bu geçiş, 'meclis üstünlüğü' modelinden 'anayasa üstünlüğü' ve 'kuvvetler ayrılığı' modeline geçişin temelini oluşturur.
2
Yetkili organlar kavramının kapsamını analiz edin.
Bu organlar arasında sadece yasama (TBMM) değil, bağımsız yargı ve yürütme de yer alır.
Böylece yasama organının (çoğunluğun) işlemlerinin Anayasa Mahkemesi gibi kurumlarca denetlenmesinin yolu açılmıştır.
3
Düzenlemenin hukuksal sonucunu belirleyin.
Denge ve denetleme mekanizması kurulmuştur.
Bu yapı, azınlık haklarını korumak ve iktidarın mutlaklaşmasını önlemek için tasarlanmıştır.

Anahtar Kavram

Hukuk Devleti ve Kuvvetler Ayrılığı
Soru 108Soru

1876 Kanun-i Esasi’nin 1909 değişiklikleri öncesindeki ilk metni dikkate alındığında, yasama süreci ve yürütme organının işleyişi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meclis-i Mebusan veya Meclis-i Ayan üyelerinin bir kanun teklifi sunabilmesi için öncelikle Padişah’tan izin alma zorunluluğu bulunmaktadır.

Cevap

1876 Kanun-i Esasi'nin ilk halinde, gerek Bakanlar Kurulu'nun gerekse Meclis üyelerinin bir kanun layihası hazırlayıp sunabilmesi için Padişah'ın önceden müsaadesini alması zorunludur.
1876 Kanun-i Esasi'nin orijinal metninde yasama süreci Padişah'ın kontrolü altındadır. Madde 53 ve 54 uyarınca, ister Heyet-i Vükela (hükümet) ister Meclis-i Mebusan veya Ayan üyeleri bir kanun önerisi getirmek istesinler, bu konuda Padişah'ın ön iznini (iradesini) almaları şart koşulmuştur. Bu durum, anayasanın demokratik değil, monarşik karakterini yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasanın ilk hali (1876) ile 1909 değişiklikleri arasındaki farkı belirle.
1876 metni monarşik ağırlıklı iken, 1909 değişiklikleri parlamenter sisteme geçiş adımları içerir.
Soruda 'ilk metin' vurgulandığı için 1909 öncesi otoriter yapı dikkate alınmalıdır.
2
Yasama yetkisinin kullanımını incele.
Kanun teklif etme yetkisinin Padişah iznine bağlı olduğu saptanır.
Sultanın yasama üzerindeki mutlak vesayetini anlamak için bu prosedür kritiktir.
3
Yürütmenin sorumluluğunu analiz et.
Hükümetin meclise değil, sadece Padişah'a karşı sorumlu olduğu görülür.
1876 Anayasası'nın özünde bakanların azil ve nasbı (göreve getirilmesi) tamamen Padişah'ın elindedir.

Anahtar Kavram

Mutlak Monarşiden Meşrutiyete Geçişte Padişahın Yasama Üstünlüğü

İpuçları

1
1876 Kanun-i Esasi'nin ilk hali ile 1909'da yapılan 'demokratikleşme' hamlelerini birbirine karıştırmayın.
2
İlk metinde yasama organı (Meclis-i Umumi), yürütmenin başı olan Padişah karşısında oldukça zayıf bir konumdadır.
3
Kanun yapma sürecinin en başındaki 'teklif' aşamasında kimden izin alındığını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

1876 Kanun-i Esasi'nin 113. maddesindeki 'idari sürgün' yetkisinin 1909'da nasıl değiştirildiğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 109Soru

Millî Mücadele’nin olağanüstü şartları altında hazırlanan 1921 Anayasası (Teşkilat-ı Esasiye), Türk anayasa tarihinde kısa ve öz metniyle dikkat çeken bir belgedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 1921 Anayasası’nın genel özellikleri veya hükümleri arasında yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Temel hak ve hürriyetler ile yargı organına ilişkin hükümlere ayrıntılı bir biçimde yer verilmesi

Cevap

Temel hak ve hürriyetler ile yargı organına ilişkin hükümlere ayrıntılı bir biçimde yer verilmesi ifadesi 1921 Anayasası için yanlıştır.
Doğru yanıt olan ifade yanlıştır çünkü 1921 Anayasası (Teşkilat-ı Esasiye), olağanüstü savaş şartlarında hazırlanmış çok kısa bir metindir. Bu anayasada temel hak ve özgürlükler, vatandaşlık hakları veya yargı organının işleyişi hakkında hiçbir düzenleme bulunmamaktadır. Bu tür konular, 1921 Anayasası ile açıkça çelişmediği sürece Kanun-i Esasi (1876) hükümlerine göre yürütülmüştür.

Adım Adım Çözüm

1
1921 Anayasası'nın madde sayısını ve kapsamını değerlendiriniz.
Bu anayasa 23 madde ve 1 geçici maddeden oluşan, savaş döneminde hazırlanan 'çerçeve' bir metindir.
Kısa bir metnin temel haklar ve yargı gibi geniş konuları kapsayamayacağını anlamak için gereklidir.
2
Dönemdeki 'ikili anayasa' durumunu göz önünde bulundurunuz.
1921 Anayasası, Kanun-i Esasi'yi tamamen yürürlükten kaldırmamıştır; 1921'de yer almayan haklar ve yargı gibi konular için 1876 metni uygulanmaya devam etmiştir.
Neden bu anayasada hakların yer almadığını açıklayan tarihsel gerekçedir.
3
Anayasanın hükümet sistemi ve egemenlik anlayışını inceleyiniz.
Milli egemenlik, meclis hükümeti ve kuvvetler birliği sistemin temelini oluşturur.
Diğer seçeneklerin neden doğru (yani anayasanın bir özelliği) olduğunu doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

1921 Anayasası'nın 'Çerçeve' ve 'Yumuşak' Niteliği

İpuçları

1
Bu anayasanın kaç maddeden oluştuğunu ve hangi dönemde hazırlandığını düşünün.
2
Bir anayasada 'hak ve hürriyetler' bölümünün olmaması o anayasayı 'çerçeve' anayasa yapar. 1921 bu özelliğe sahip miydi?
3
1921 Anayasası, 1876 Kanun-i Esasi'yi tamamen kaldırmadığı için yargı ve haklar gibi eksik kısımlarda eski anayasa kullanılmaya devam edilmiştir.

Daha Fazla Pratik

1921 ve 1924 anayasaları arasındaki 'sertlik-yumuşaklık' ve 'çerçeve-kazuistik' ayrımını tablo üzerinden tekrar edin.
Tahmini Süre:50s
Soru 110Soru

1924 Anayasası, 1921 Anayasası'nın kısa ve çerçeve yapısının aksine, devletin temel organlarını ve bireylerin haklarını daha ayrıntılı düzenleyen, değiştirilmesi zorlaştırılmış sert bir anayasadır. Bu anayasanın temel hükümleri ve yürürlükte kaldığı süre boyunca geçirdiği anayasal değişiklikler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi 1924 Anayasası dönemiyle ilgili yanlış bir bilgidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kanunların anayasaya uygunluğunu denetlemek amacıyla 'Anayasa Mahkemesi' kurulmuştur.

Cevap

Anayasa Mahkemesi'nin kurulması 1924 Anayasası'nda değil, 1961 Anayasası'nda gerçekleşmiştir.
Doğru cevap olan Anayasa Mahkemesi'nin kurulması ifadesi yanlıştır çünkü bu mahkeme Türk hukuk sistemine ilk kez 1961 Anayasası ile girmiştir. 1924 Anayasası döneminde kanunların anayasaya aykırılığı iddia edilebilse de bunu denetleyecek bağımsız bir yüksek mahkeme öngörülmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
1924 Anayasası'nın temel niteliklerini değerlendir.
Bu anayasanın 'Meclis Üstünlüğü' ve 'Kuvvetler Birliği' prensiplerine yakın olduğu tespit edilir.
Anayasa, egemenliğin tek temsilcisi olarak TBMM'yi gördüğü için meclis kararlarını denetleyecek bir dış yargı organına yer vermemiştir.
2
Türk anayasa tarihindeki kurumların kronolojik gelişimini kontrol et.
Anayasa Mahkemesi'nin kuruluş tarihinin 1961 olduğu görülür.
1960 sonrası hazırlanan yeni anayasal düzende, yasama organının sınırlandırılması ve hukuk devletinin tesisi için bu kurum oluşturulmuştur.
3
Seçeneklerde verilen tarihsel değişiklikleri doğrula.
1928 (din maddesinin çıkarılması), 1934 (kadın hakları) ve 1937 (ilkeler) değişikliklerinin 1924 Anayasası bünyesinde yapıldığı teyit edilir.
Bu tarihler 1924 Anayasası'nın yürürlük süresi (1924-1961) içerisindedir.

Anahtar Kavram

1924 Anayasası ve Türk Anayasa Tarihinde Yargısal Denetim

İpuçları

1
Anayasa Mahkemesi'nin hangi anayasa ile kurulduğunu hatırlamaya çalışın.
2
1924 Anayasası 'Meclis Üstünlüğü' ilkesini benimsemiştir. Bu ilke, meclisin üzerinde bir denetim organına (mahkemeye) izin verir mi?

Daha Fazla Pratik

1961 Anayasası'nın getirdiği yenilikler ile 1924 Anayasası arasındaki temel farkları tablo halinde çalışmanız bu tip kronoloji sorularını çözmenizi kolaylaştıracaktır.
Tahmini Süre:50s
Soru 111Soru

18761876 tarihli Kanun-i Esasi'ye göre, yasama sürecinde Heyet-i Mebusan'dan gelen bir kanun layihasının; Padişah'ın kutsal haklarına, vatanın emniyetine, ülkenin bütünlüğüne ve özellikle de anayasa (Kanun-i Esasi) hükümlerine aykırı olup olmadığını inceleyerek, aykırılık tespit etmesi halinde reddetme yetkisiyle donatılmış olan ve Türk anayasa tarihinde bir nevi 'siyasi anayasallık denetimi' yapan kurum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Heyet-i Ayan

Cevap

Kanun-i Esasi uyarınca anayasaya uygunluk ve egemenlik haklarını denetleme yetkisi Heyet-i Ayan'a aittir.
Heyet-i Ayan, üyeleri Padişah tarafından seçilen ve ömür boyu görevde kalan bir meclis olarak, sistemin denge unsuru kabul edilmiştir. Kanun-i Esasi'nin 6464. maddesi bu meclise; Heyet-i Mebusan'dan gelen teklifleri Padişah hakları, hürriyet, ülke bütünlüğü ve anayasa hükümleri açısından inceleme ve aykırılık gördüğünde reddetme yetkisi vererek, Türk tarihindeki ilk siyasi anayasa denetimi işlevini bu kuruma yüklemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
18761876 Anayasası'nın yasama organı olan Meclis-i Umumi'nin yapısını analiz et.
Meclis-i Umumi; üyeleri halk tarafından seçilen Heyet-i Mebusan ve üyeleri Padişah tarafından atanan Heyet-i Ayan'dan oluşur.
Yasama sürecindeki kurumların rollerini belirlemek için gereklidir.
2
Kanun-i Esasi'nin 6464. maddesini incele.
Maddede, Heyet-i Ayan'ın; din ve devlet emniyetine, Padişah haklarına ve anayasa hükümlerine aykırı gördüğü kanun layihalarını reddetme yetkisi açıkça belirtilmiştir.
Anayasallık denetiminin hukuki dayanağını bulmak için gereklidir.
3
Modern hukuk sistemindeki anayasa yargısı ile karşılaştır.
18761876 sisteminde hukuki/yargısal bir denetim (Anayasa Mahkemesi) yoktur; ancak Heyet-i Ayan bu işlevi 'siyasi' bir organ olarak yerine getirir.
Kavramsal ayrımı netleştirmek ve doğru mercii tespit etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Heyet-i Ayan'ın Kanun-i Esasi'nin Koruyuculuğu Rolü

Daha Fazla Pratik

1909 değişikliklerinden sonra Heyet-i Ayan'ın bu yetkilerinin nasıl kısıtlandığını ve parlamenter sisteme geçiş sürecini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 112Soru

Anayasa hukukunda; savaş, ihtilal veya darbe gibi hukuk düzeninin kesintiye uğradığı dönemlerde ortaya çıkan, mevcut anayasa ile bağlı olmaksızın yeni bir anayasa yapma yetkisini kullanan 'asli kurucu iktidar' ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Herhangi bir hukuk kuralı ile bağlı olmadığı için hukuken sınırsız ve 'hukuk dışı' bir iktidardır.

Cevap

Asli kurucu iktidar, herhangi bir hukuk kuralı ile bağlı olmadığı için hukuken sınırsız ve hukuk dışı bir iktidardır.
Asli kurucu iktidar, mevcut hukuk düzeninin sona erdiği devrim, darbe veya yeni devlet kuruluşu gibi olağanüstü durumlarda ortaya çıkar. Bu güç, kendisinden önce gelen veya kendisini bağlayan bir hukuk kuralı bulunmadığı için hukuken sınırsızdır ve 'hukuk dışı' olarak nitelendirilir; yani yetkisini bir hukuk kuralından değil, fiili gücünden alır.

Adım Adım Çözüm

1
Asli kurucu iktidarın tanımını ve ortaya çıkış koşullarını analiz etme.
Bu iktidarın hukuk düzeninin yıkıldığı veya yeni bir devletin kurulduğu (savaş, darbe, devrim) 'hukuki boşluk' anlarında ortaya çıktığı belirlenir.
Çünkü asli kurucu iktidar, eski düzenin bittiği ve yeni bir düzenin henüz kurulmadığı bir ortamda faaliyet gösterir.
2
İktidarın sınırlarını ve hukuki niteliğini değerlendirme.
Kendisini bağlayan bir hukuk kuralı bulunmadığı için 'sınırsız' ve 'hukuk dışı' (extra-legal) olduğu sonucuna varılır.
Anayasayı yapan güç, o anayasanın üzerinde olduğu için anayasa kurallarıyla bağlı tutulamaz.

Anahtar Kavram

Asli kurucu iktidarın sınırsız ve hukuk dışı olma özelliği

Alternatif Yöntem

Asli ve tali ayrımını yaparken 'hukuki süreklilik' olup olmadığına bakılabilir. Süreklilik varsa tali, kopuş varsa asli kurucu iktidar söz konusudur.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 113Soru

19211921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun orijinal metninde uygulanan "Meclis Hükümeti Sistemi"nde, bakanların Meclis tarafından tek tek seçilmesi usulü; 19231923 yılındaki anayasa değişiklikleriyle yerini "Kabine Sistemi"ne bırakmıştır. Bu değişikliğin sonucunda, yürütme organının oluşum sürecinde gerçekleşen temel farklılık aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cumhurbaşkanı'nın, Meclis üyeleri arasından bir Başbakan ataması ve bakanların Başbakan tarafından seçilerek Cumhurbaşkanı'nın onayına sunulması

Cevap

Cumhurbaşkanı'nın bir Başbakan ataması ve bakanların Başbakan tarafından seçilerek sunulması usulüne geçilmesi
Doğru seçenek, 19231923 değişikliğiyle benimsenen Kabine Sistemi'nin yürütme organını nasıl oluşturduğunu tam olarak açıklamaktadır. 19211921 Anayasası'nın ilk halinde Meclis her bir bakanı kendi içinde tek tek seçerken, 19231923 değişikliğiyle Cumhurbaşkanı'nın bir Başbakan ataması ve Başbakanın kendi ekibini (bakanları) kurarak onaylatması usulüne geçilmiştir. Bu durum, yasama ve yürütme arasındaki ayrışmanın ilk adımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
1921 Anayasası'nın orijinal (1923 öncesi) hükümet sistemini belirle
Meclis Hükümeti Sistemi: Bakanlar Meclis tarafından tek tek seçilir, Meclis Başkanı hükümetin de başkanıdır.
Sistem geçişini anlamak için başlangıç noktasını tanımlamak gerekir.
2
29 Ekim 1923 anayasa değişikliklerinin getirdiği kurumsal yenilikleri analiz et
Cumhuriyet ilan edildi, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık makamları oluşturuldu.
Yürütme organının başının Meclis Başkanı'ndan Cumhurbaşkanı'na geçmesi sistemin temelidir.
3
Kabine Sistemi'nin (1923 sonrası) işleyiş mekanizmasını incele
Cumhurbaşkanı PM atar, PM bakanları seçer ve Cumhurbaşkanı onayına sunar; kolektif sorumluluk başlar.
Meclis Hükümeti ile Kabine Sistemi arasındaki en belirgin yöntemsel fark budur.

Anahtar Kavram

1921 Anayasası 1923 Değişiklikleri ve Hükümet Sistemi Dönüşümü

Alternatif Yöntem

Meclis Hükümeti sisteminde 'herkesin her şeyi seçtiği' karmaşasından, Kabine sisteminde 'bir liderin (Başbakan) ekibini kurduğu' daha profesyonel bir yapıya geçişi canlandırmak çözümü kolaylaştırır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 114Soru

1961 Anayasası, Türk anayasa tarihinde hürriyetçi ve sosyal bir devlet yapısı öngörmesine rağmen; 1971 ve 1973 yıllarında yapılan kapsamlı değişikliklerle yürütme organının güçlendirildiği ve temel hakların sınırlandığı bir yapıya dönüşmüştür. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 1961 Anayasası'nda yapılan 1971-1973 değişiklikleri ile Türk hukuk sistemine dahil edilen düzenlemelerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cumhuriyet Senatosu'nun kurularak yasama organının iki meclisli bir yapıya kavuşturulması

Cevap

Cumhuriyet Senatosu'nun kurularak yasama organının iki meclisli bir yapıya kavuşturulması seçeneğidir; çünkü bu yapı 1961 Anayasası'nın başlangıçtaki temel kurgusunda zaten yer almaktadır.
Cumhuriyet Senatosu'nun kurulması 1961 Anayasası'nın orijinal (asli) halinde yer alan bir düzenlemedir. 1971 ve 1973 değişiklikleri ise anayasanın hürriyetçi yapısını daraltan, yürütmeyi güçlendiren ve bazı yeni yargı/idare kurumları (DGM gibi) ekleyen 'sonradan' yapılmış müdahalelerdir. Dolayısıyla çift meclisli yapı bu değişikliklerin bir sonucu değildir.

Adım Adım Çözüm

1
1961 Anayasası'nın orijinal metni ile getirilen temel organları hatırla.
Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu'ndan oluşan çift meclisli yapı 1961'in başından beri vardır.
Soruda sorulan 1971-73 değişikliklerinin kapsamı dışında kalan unsuru bulmak için temel yapıyı bilmek gerekir.
2
1971-1973 askeri muhtıra sonrası yapılan 'otoriterleşme' odaklı değişiklikleri analiz et.
TRT ve üniversite özerkliğinin kısıtlanması, KHK yetkisi, DGM'lerin kurulması ve hak sınırlandırmaları bu dönemin ürünleridir.
Bu düzenlemeler yürütmeyi güçlendirme amacı taşır.
3
Seçeneklerdeki düzenlemeleri kronolojik ve içeriksel olarak karşılaştır.
Diğer tüm seçenekler 1971 veya 1973 yılında metne eklenmişken, senato sistemi 1961'in kendi tasarımıdır.
Cumhuriyet Senatosu, 1982 Anayasası ile kaldırılana kadar varlığını sürdürmüştür.

Anahtar Kavram

1961 Anayasası ve 1971-1973 Ara Rejim Değişiklikleri

İpuçları

1
1961 Anayasası'nın çift meclisli (bikameral) yapısını ne zaman benimsediğini düşünün.
2
1971 ve 1973 değişiklikleri genellikle özgürlükleri 'daraltan' ve yürütmeyi 'güçlendiren' düzenlemelerdir.
3
Cumhuriyet Senatosu, 1961 Anayasası kabul edildiğinde zaten mevcuttu; 1982 Anayasası ile kaldırıldı.

Daha Fazla Pratik

1971-1973 değişiklikleri ile 1982 Anayasası arasındaki otoriterleşme benzerliklerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 115Soru

Demokrasi kuramları içerisinde; egemenliğin bölünemez bir bütün olduğu ve bu bütünün ancak halkın sayısal çoğunluğu tarafından temsil edilebileceği varsayımına dayanan, iktidarın yargısal veya siyasal kurumlarca denetlenmesini 'milli iradeye müdahale' olarak nitelendiren anlayış aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çoğunlukçu demokrasi

Cevap

Çoğunlukçu demokrasi
Çoğunlukçu demokrasi modeli, milli iradenin parçalanamaz olduğunu ve bu iradenin ancak halkın sayısal çoğunluğu tarafından temsil edilebileceğini savunur. Bu modelde, seçimi kazanan çoğunluğun her türlü kararı alma yetkisi olduğu varsayılır ve bu kararların yargısal veya siyasal kurumlarca (denge ve denetleme mekanizmalarıyla) sınırlandırılması, milli iradeye yönelik bir engel veya müdahale olarak görülür. Türkiye'de özellikle 1924 Anayasası dönemi bu modelin tipik bir örneği olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki egemenlik anlayışını analiz etme
Egemenliğin 'bölünemez bir bütün' olarak görülmesi ve sayısal çoğunluğa dayandırılması tespit edildi.
Bu bakış açısı, Jean-Jacques Rousseau'nun 'milli irade' felsefesine dayanır ve çoğunlukçu modelin temelidir.
2
İktidarın denetlenmesine bakış açısını değerlendirme
Denetim mekanizmalarının 'milli iradeye müdahale' olarak görülmesi tespiti yapıldı.
Çoğunlukçu demokraside, halkın seçtiği temsilcilerin kararları üzerinde hiçbir vesayet veya denetim (örn. Anayasa Mahkemesi) kabul edilmez.
3
Kavramları karşılaştırarak doğru sonuca ulaşma
Çoğulcu (sınırlı iktidar) ve Çoğunlukçu (mutlak çoğunluk) modelleri arasından tanımlananın Çoğunlukçu olduğu belirlendi.
Soru kökünde vurgulanan 'sınırsız milli irade' vurgusu sadece bu modelle uyuşmaktadır.

Anahtar Kavram

Demokrasi Modelleri: Çoğunlukçu ve Çoğulcu Ayrımı

İpuçları

1
Bu modelde 'Çoğunluğun yönetme hakkı' her türlü anayasal veya yargısal denetimin üstünde tutulur.
2
Türkiye'de 1924 Anayasası dönemindeki 'Kuvvetler Birliği ve Görevler Ayrılığı' ilkesi bu anlayışın bir yansımasıdır.

Daha Fazla Pratik

Çoğunlukçu ve çoğulcu demokrasi farklarını 'azınlık hakları' ve 'yargı denetimi' kriterleri üzerinden karşılaştıran bir tablo hazırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 116Soru

Kuvvetlerin birbirini etkileyemeyecek şekilde kesin ve keskin sınırlarla ayrıldığı 'sert kuvvetler ayrılığı' ilkesine dayanan, yürütme organının tek bir kişiden (monist yapı) oluştuğu ve yasama ile yürütme organlarının birbirinin hukuki varlığına son veremediği hükümet sistemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Başkanlık Sistemi

Cevap

Sert kuvvetler ayrılığına dayanan ve monist yürütme yapısına sahip olan sistem Başkanlık Sistemi'dir.
Başkanlık sistemi, kuvvetler ayrılığının en katı uygulandığı sistemdir. Yürütme organı sadece halk tarafından seçilen bir kişiden oluşur (monist yapı). Yasama ve yürütme organları birbirinin görevine son veremez (fesih ve güvensizlik oyu ile düşürme yoktur).

Adım Adım Çözüm

1
Kuvvetler ayrılığı biçimini analiz etme
Sert kuvvetler ayrılığı (organların birbirinin varlığına son verememesi) tespit edildi.
Sistemleri birbirinden ayıran en temel unsur yasama ve yürütme arasındaki denge ve ayrılık biçimidir.
2
Yürütme organının yapısını inceleme
Monist (tek başlı) yürütme yapısı tespit edildi.
Başkanlık sisteminde başbakanlık makamı bulunmaz, yürütme yetkisi doğrudan seçilen Başkana aittir.
3
Sistemlerin eşleştirilmesi
Bu özelliklerin tamamı Başkanlık Sistemi ile örtüşmektedir.
Diğer sistemlerde ya yumuşak ayrılık vardır (Parlamenter) ya da kuvvetler birliği söz konusudur (Meclis Hükümeti).

Anahtar Kavram

Hükümet Sistemlerinde Kuvvetler Ayrılığı

İpuçları

1
Yürütme organında bir Başbakan'ın olup olmadığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin 2017 değişikliği ile geçtiği 'Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin özelliklerini başkanlık sistemi ile karşılaştırarak inceleyin.
Tahmini Süre:45s
Soru 117Soru

Anayasa hukukunda iktidar; anayasayı yapan/değiştiren 'kurucu iktidar' ve anayasa ile oluşturulan 'kurulmuş iktidarlar' (yasama, yürütme, yargı) olarak tasnif edilir. Kurucu iktidar ise kendi içinde, yeni bir anayasayı hiçbir hukuki kısıtlamaya tabi olmaksızın yapan 'asli kurucu iktidar' ve mevcut bir anayasayı yine o anayasanın öngördüğü usullerle değiştiren 'tali kurucu iktidar' şeklinde ikiye ayrılır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 'asli kurucu iktidar'ın karakteristik özelliklerinden biri olarak gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevcut anayasanın öngördüğü 'değiştirilemez maddeler' veya 'süre yasağı' gibi normatif kısıtlamalar dahilinde yetki kullanması

Cevap

Mevcut anayasanın öngördüğü değiştirilemez maddeler veya süre yasağı gibi kısıtlamalara tabi olması asli kurucu iktidarın değil, tali kurucu iktidarın bir özelliğidir.
Doğru cevap olan ifade, 'tali kurucu iktidar'ı tanımlamaktadır. Asli kurucu iktidar, hukuk dışı (de facto) bir güçtür ve hiçbir anayasal kural ile (değiştirilemez maddeler, özel çoğunluklar veya süre yasakları gibi) sınırlandırılamaz. Çünkü bu iktidar, zaten o sınırlamaları getiren eski hukuk düzenini yıkarak veya o düzenin olmadığı bir ortamda ortaya çıkmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Asli ve Tali Kurucu İktidar kavramlarını tanımla.
Asli kurucu iktidar 'sınırsız ve hukuk dışı', tali kurucu iktidar ise 'sınırlı ve hukuk içi' bir yetkiyi ifade eder.
Soruda sorulan 'asli kurucu iktidar'ın ne olduğunu ve ne olmadığını ayırt etmek için temel tanımlar gereklidir.
2
Asli kurucu iktidarın sınırlarını analiz et.
Asli kurucu iktidar, eski hukuk düzenini yok saydığı için hiçbir anayasal veya yasal kısıtlamaya (değiştirme yasağı, süre yasağı vb.) tabi değildir.
Asli iktidarın mutlaklık özelliğini test etmek için.
3
Tali kurucu iktidarın sınırlarını analiz et.
Tali kurucu iktidar, yetkisini mevcut anayasadan aldığı için o anayasadaki usullere ve değiştirilemez hükümlere uymak zorundadır.
Çeldiricinin neden yanlış olduğunu kanıtlamak için.
4
Seçenekleri karşılaştırarak yanlış olanı belirle.
Mevcut anayasanın sınırlamalarına uyma zorunluluğu, asli kurucu iktidarın 'sınırsızlık' doğasına aykırıdır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Asli Kurucu İktidarın Sınırsızlığı

İpuçları

1
İktidarın 'asli' olması, onun her türlü önceden konulmuş hukuki engeli aşabileceği anlamına gelir.
2
Eğer bir iktidar mevcut anayasanın 'değiştirilemez' dediği bir maddeye takılıyorsa, o iktidar 'asli' değil 'tali'dir.
3
Asli kurucu iktidar, hukuk yaratan; tali kurucu iktidar ise hukuka bağlı olan kurucu güçtür.

Daha Fazla Pratik

1921 Anayasası'nın yapılış süreci ile 1982 Anayasası'nın 2017 değişiklik süreci arasındaki iktidar tipi farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 118Soru

Anayasa hukukunda kurucu iktidarların tasnifinde kullanılan 'asli' ve 'tali' ayrımı, temelde iktidarın bir hukuk kuralıyla bağlı olup olmamasına dayanır. Tali kurucu iktidar, hukuki süreklilik içinde mevcut anayasanın çizdiği sınırlarla hareket ederken; asli kurucu iktidar, hukuki bir kopuşun ardından yeni bir düzen kurarak kendi hukukunu yaratır.

Buna göre, kurucu iktidar teorisi çerçevesinde tali kurucu iktidarın yetki kullanımı dikkate alındığında; aşağıdakilerden hangisi bu iktidarın asli kurucu iktidardan farkını ortaya koyan 'hukuki sınırlılıklar' arasında yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasal meşruiyetin yeniden inşası ve hukuki sürekliliğin radikal bir kopuşla reddedilmesi

Cevap

Siyasal meşruiyetin yeniden inşası ve hukuki sürekliliğin radikal bir kopuşla reddedilmesi, asli kurucu iktidarın temel niteliği olup tali kurucu iktidarın hukuki sınırlılıkları arasında sayılamaz.
Siyasal meşruiyetin yeniden inşası ve hukuki sürekliliğin radikal bir kopuşla reddedilmesi ifadesi, asli kurucu iktidarın (yeni bir devlet kurulması, devrim veya darbe sonrası) tipik bir eylemidir. Tali kurucu iktidar ise tam aksine, hukuki sürekliliğe ve mevcut anayasanın meşruiyetine bağlı kalarak sadece belirlenen sınırlar dahilinde anayasayı değiştirir. Dolayısıyla bu ifade bir sınırlılık değil, asli kurucu iradenin sınırsız doğasının bir tezahürüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Asli ve tali kurucu iktidar arasındaki temel farkı belirleme
Asli kurucu iktidar 'hukuk dışı' ve 'sınırsız', tali kurucu iktidar 'hukuk içi' ve 'sınırlı' bir yetkidir.
İktidarın mevcut bir anayasaya dayanıp dayanmadığını saptamak için bu ayrım gereklidir.
2
Tali kurucu iktidarın tabi olduğu hukuki sınırlılıkları sınıflandırma
Maddi sınırlar (değiştirilemez maddeler), şekli sınırlar (usul ve çoğunluklar) ve zaman yasakları tali kurucu iktidarı bağlar.
Tali kurucu iktidarın yetkisini bizzat anayasadan alması, onu bu kurallara uymak zorunda bırakır.
3
Seçeneklerdeki ifadelerin hangi kurucu iktidar türüne ait olduğunu analiz etme
Meşruiyetin yeniden inşası ve hukuki kopuş (devrim, darbe vb.) asli kurucu iktidara özgüdür.
Asli kurucu iktidar mevcut hukuki düzeni reddeder, tali kurucu iktidar ise mevcut düzene sadık kalarak değişiklik yapar.

Anahtar Kavram

Kurucu iktidarlar arasındaki hukuki bağlılık ve süreklilik farkı
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 119Soru

Osmanlı hukuk tarihinde anayasallaşma hareketlerinin başlangıcı olarak kabul edilen belgeler; hazırlanış yöntemleri, tarafları ve dayandıkları otorite bakımından farklılık gösterir. Tanzimat ve Islahat fermanları padişahın tek taraflı iradesiyle (ferman) tebaasına haklar bahşettiği belgeler iken; Sened-i İttifak’ın bu belgelerden farklı olarak bir 'misak' (sözleşme) kimliği taşımasının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Padişahın mutlak otoritesinin, taşradaki yerel güç odakları (Ayanlar) ile yapılan müzakereler sonucu karşılıklı taahhütler ve tarafların birbirine kefil olması esasına dayalı olarak sınırlandırılmış olması

Cevap

Padişahın mutlak otoritesinin, taşradaki yerel güç odakları (Ayanlar) ile yapılan müzakereler sonucu karşılıklı taahhütler ve tarafların birbirine kefil olması esasına dayalı olarak sınırlandırılmış olmasıdır.
Sened-i İttifak'ı diğer Tanzimat dönemi belgelerinden ayıran en temel fark, padişahın mutlak otoritesini kullanırken taşradaki Ayanlarla pazarlık masasına oturması ve karşılıklı hak/sorumluluk içeren, tarafların birbirine kefil olduğu bir metni imzalamasıdır. Bu durum, hukuki açıdan belgenin 'ferman' (tek taraflı) değil 'misak' (iki taraflı/sözleşme) niteliği taşımasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Belgenin taraflarının analiz edilmesi
Sened-i İttifak'ın bir tarafında Padişah (II. Mahmut) adına Sadrazam Alemdar Mustafa Paşa, diğer tarafında ise yerel güç sahipleri (Ayanlar) bulunmaktadır.
Bir belgenin 'misak' (sözleşme) sayılabilmesi için en az iki tarafın iradesinin birleşmesi gerekir.
2
Hukuki niteliklerin karşılaştırılması
Tanzimat ve Islahat fermanları 'ferman' niteliğindedir; yani hükümdar tek taraflı bir iradeyle hakları 'bahşetmiş' (ihsan) ve kendi yetkisini kendisi sınırlandırmıştır.
Tek taraflı irade beyanları hukuk tekniğinde sözleşme değil, ferman/buyruk olarak kabul edilir.
3
Kefalet ve karşılıklılık ilkesinin incelenmesi
Sened-i İttifak'ta yer alan 'tarafların birbirine kefil olması' ve ayanların devlete sadakat sözü vermesi karşılığında haklarını garanti altına alması, karşılıklı borç yükleyen bir sözleşme yapısı oluşturur.
Karşılıklı yükümlülükler (taahhütler), belgenin iktidarı sınırlandıran bir toplumsal sözleşme taslağı olmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Sened-i İttifak'ın Misak (Sözleşme) Niteliği ve Kefalet Sistemi

Daha Fazla Pratik

Bu belgenin ardından gelen 1839 Tanzimat Fermanı ile 'kanun üstünlüğü' ilkesinin nasıl kurumsallaştığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 120Soru

18761876 Kanun-i Esasi'nin 19091909 yılındaki köklü anayasa değişiklikleri ile "yürütmenin yasama karşısındaki mutlak üstünlüğü" zayıflatılmış ve meclisin yetkileri artırılarak parlamenter sisteme geçiş yolunda önemli adımlar atılmıştır. Bu bağlamda, Meclis-i Mebusan tarafından kabul edilen bir kanun tasarısının Padişah tarafından iade edilmesi (veto) ve meclisin bu tasarıda ısrar etmesi durumunda, 19091909 düzenlemelerine göre öngörülen hukuki süreçle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Padişah, meclisin ısrarı karşısında tasarıyı onaylamak yerine Meclis-i Mebusan’ı feshedebilir; ancak yeni seçilen meclis de tasarıyı aynen kabul ederse Padişahın bu kez onaylaması zorunludur.

Cevap

Padişahın meclisi feshetme yetkisini kullanabileceği, ancak yeni seçilen meclisin de aynı tasarıyı kabul etmesi durumunda onayın zorunlu olduğu seçenek doğrudur.
Doğru seçenek, 19091909 yılında değiştirilen 35.35. madde hükmünü tam olarak açıklamaktadır. Bu düzenleme ile Padişahın veto ettiği bir kanunda Meclis-i Mebusan ısrar ederse, Padişah ya kanunu onaylar ya da meclisi fesheder. Eğer fesih yolunu seçerse ve seçimlerden sonra oluşan yeni meclis de aynı kanunu tekrar kabul ederse, Padişah artık o kanunu onaylamak zorundadır. Bu durum, son sözün seçmen iradesiyle oluşan mecliste olduğunu gösteren parlamenter sistem özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
18761876 Kanun-i Esasi'nin orijinal metnindeki yasama sürecini analiz etmek.
18761876 orijinal halinde Padişahın mutlak veto yetkisi vardır ve yasama üzerinde tam kontrole sahiptir.
Değişikliklerin etkisini anlamak için başlangıç noktasını bilmek gerekir.
2
19091909 değişikliklerinin getirdiği "Madde 3535" düzenlemesini incelemek.
Bu madde ile uyuşmazlık durumunda Padişah'a "onaylama" veya "fesih" arasında bir tercih sunulmuştur.
Yasama-yürütme çatışmalarının çözümü için getirilen demokratik mekanizmayı saptamak.
3
Fesih sonrası süreci değerlendirmek.
Padişah meclisi feshederse seçimlere gidilir; yeni meclis de aynı kanunda ısrar ederse Padişahın artık veto yetkisi kalmaz.
Hukuki sürecin nihai aşamasını ve Padişahın yetkisinin sınırlandığı noktayı bulmak.

Anahtar Kavram

19091909 Değişiklikleri ve Meclis-i Mebusan'ın Yasama Üstünlüğü (Madde 3535)
ÖncekiSayfa 6 / 27Sonraki
Anayasa Hukuku ve Türk Anayasa Tarihi — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 6 | Examkin