Hukukun Temel Kavramları

514 soru

Soru 81Soru

Toplumsal düzeni sağlamayı amaçlayan normlar bütünü içerisinde hukuk kuralları; görgü, din ve ahlak kuralları ile benzer sosyal alanlarda etkili olmasına rağmen, yaptırımının niteliği ve kaynağı bakımından onlardan kesin çizgilerle ayrılmaktadır.

Buna göre, hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran en temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu gücüyle desteklenen ve devlet eliyle uygulanan maddi bir yaptırıma sahip olması

Cevap

Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran temel fark, kamu gücü desteğiyle uygulanan maddi yaptırımdır.
Hukuk kuralları, diğer sosyal düzen kurallarından 'maddi yaptırım' özelliği ile ayrılır. Maddi yaptırım, kuralın ihlali halinde devletin yetkili organları aracılığıyla bireyin mal varlığına veya özgürlüğüne yönelik zorlayıcı işlemler (hapis, adli para cezası, tazminat, zorla icra vb.) uygulanmasıdır. Diğer normlar (din, ahlak, görgü) 'manevi' yaptırımlara sahiptir; yani toplum tarafından ayıplanma veya kişinin vicdan azabı çekmesi gibi sonuçlar doğurur.

Adım Adım Çözüm

1
Sosyal düzen kurallarının (Din, Ahlak, Görgü, Hukuk) ortak amacını analiz edin.
Tüm kurallar toplumsal huzuru ve düzeni sağlamayı amaçlar.
Ayırt edici farkı bulmak için ortak olmayan noktaya odaklanılmalıdır.
2
Kuralların ihlali durumunda karşılaşılan yaptırım türlerini karşılaştırın.
Din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırımı manevidir (günah, ayıplanma, dışlanma). Hukuk kurallarının yaptırımı ise maddidir (ceza, icra, tazminat).
Hukuk kuralları 'cebri' (zorlayıcı) niteliktedir.
3
Yaptırımın arkasındaki gücü belirleyin.
Hukukun arkasında devletin zorlayıcı gücü (kamu gücü) bulunur.
Bu durum hukuku 'teşkilatlanmış' ve 'maddi' yaptırımlı tek kural seti yapar.

Anahtar Kavram

Maddi Yaptırım (Cebri Müeyyide)

Daha Fazla Pratik

Hukukun maddi yaptırım türlerini (Ceza, Cebri İcra, Tazminat, Hükümsüzlük, İptal) inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 82Soru

Türk hukuk sisteminde uyuşmazlıkların çözümünde izlenecek yol ve yöntemler 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenmiştir. Bu kapsamda, hâkimin önüne gelen bir uyuşmazlıkta karşılaşabileceği boşluk türleri ve bu boşlukların doldurulmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kanun koyucunun uyuşmazlığın çözümünü bilerek ve isteyerek hâkimin değerlendirmesine bıraktığı 'kural içi boşluk' hallerinde, hâkim hukuk yaratma yetkisini kullanır.

Cevap

Kanun koyucunun bilerek ve isteyerek bıraktığı 'kural içi boşluk' hallerinde hâkimin 'hukuk yaratma' yetkisini kullandığını belirten ifade yanlıştır; bu durumda hâkim 'takdir yetkisini' kullanır.
Türk hukuk doktrininde ve Medeni Kanun uygulamasında, kanun koyucunun bilerek bıraktığı ve hâkimi uyuşmazlığı somut olayın özelliklerine göre çözmeye davet ettiği durumlara 'kural içi boşluk' denir. Bu durumda hâkim yeni bir hukuk kuralı ihdas etmez (hukuk yaratmaz), mevcut kanunun kendisine tanıdığı 'takdir yetkisini' kullanır. Hukuk yaratma ise ancak hem yazılı hem de yazılı olmayan kaynaklarda uyuşmazlığa uygulanacak hiçbir hükmün bulunmadığı 'hukuk boşluğu' durumunda söz konusu olur.

Adım Adım Çözüm

1
Boşluk türlerinin tanımını analiz etme
Kanun boşluğu (yazılı kural yokluğu) ve hukuk boşluğu (yazılı + yazılı olmayan kural yokluğu) ayrımı teyit edildi.
Sorudaki kavramsal çerçeveyi oturtmak için temel tanımlar bilinmelidir.
2
Kural içi ve kural dışı boşluk ayrımını değerlendirme
Kural içi boşluğun bilinçli (takdir yetkisi), kural dışı boşluğun ise bilinçsiz (boşluk doldurma/hukuk yaratma) olduğu belirlendi.
Hâkimin yetkisinin sınırlarını belirleyen en temel doktrinal fark budur.
3
Hâkimin hukuk yaratma yetkisinin şartlarını kontrol etme
Hâkimin ancak hukuk boşluğu durumunda kanun koyucu gibi hareket ederek hukuk yaratabileceği sonucuna varıldı.
Medeni Kanun Madde 1'deki hiyerarşik uygulama sırasını doğrulamak gerekir.
4
Örtülü boşluk ve yardımcı kaynakların niteliğini inceleme
Örtülü boşlukta amaca uygun sınırlama yapıldığı ve yardımcı kaynakların bağlayıcı olmadığı doğrulandı.
Diğer seçeneklerin doğruluğundan emin olunarak yanlış seçenek kesinleştirilir.

Anahtar Kavram

Hâkimin Takdir Yetkisi ile Hukuk Yaratma Yetkisi Arasındaki Fark
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 83Soru

Türk hukuk sisteminde yer alan normlar hiyerarşisi, bu normların birbirleriyle olan ilişkileri ve yargısal denetimleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar, normlar hiyerarşisinde kanunlara eş değer kabul edildikleri için bu andlaşmaların Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde iptal davası açılabilir.

Cevap

Milletlerarası andlaşmaların normlar hiyerarşisinde kanun düzeyinde (veya temel haklar söz konusuysa kanun üstünde) yer almasına rağmen, bu metinlere karşı Anayasa Mahkemesinde iptal davası açılamayacağını belirten seçenek yanlıştır.
Doğru cevap, milletlerarası andlaşmaların Anayasa Mahkemesi denetimine tabi olduğunu iddia eden seçenektir. 1982 Anayasası'nın 90. maddesine göre, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar hakkında Anayasa'ya aykırılık iddiasıyla hiçbir yargı mercine (başta Anayasa Mahkemesi) başvurulamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuk kaynaklarının hiyerarşik sıralamasını (Anayasa > Kanun/Andlaşma > CBK > Yönetmelik) analiz et.
Milletlerarası andlaşmaların kanunlarla eş değer konumda olduğu belirlendi.
Hiyerarşideki temel konumlandırmayı doğrulamak için.
2
Temel hak ve özgürlüklere ilişkin andlaşmaların özel durumunu (Anayasa m.90/son) incele.
Bu tür andlaşmaların kanunla çatışması halinde andlaşmaya öncelik verildiği saptandı.
Milletlerarası andlaşmaların uygulama üstünlüğünü kontrol etmek için.
3
Milletlerarası andlaşmaların yargısal denetim imkanını Anayasa m.90 çerçevesinde değerlendir.
Anayasa'nın 'Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz' hükmü hatırlandı.
Andlaşmaların iptal davasına konu olup olamayacağını kesinleştirmek için.
4
Verilen seçeneklerdeki 'iptal davası açılabilir' ifadesi ile anayasal yasak arasındaki çelişkiyi belirle.
Andlaşmaların yargısal denetimine izin veren ifadenin hukuken yanlış olduğu sonucuna varıldı.
Yanlış olan önermeyi işaretlemek için.

Anahtar Kavram

Milletlerarası Andlaşmaların Yargısal Bağışıklığı

İpuçları

1
Andlaşmaların normlar hiyerarşisindeki yerini ve yargısal denetim imkanını düşünün.
2
Anayasa'nın 90. maddesinde milletlerarası andlaşmalar için özel bir koruma (yargı yolu kapalılığı) olup olmadığını hatırlayın.
3
Unutmayın; andlaşmalar kanun hükmündedir ancak kanunların aksine Anayasa Mahkemesinde dava edilemezler.

Daha Fazla Pratik

OHAL Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin yargısal denetim durumunu, olağan dönem kararnameleriyle karşılaştırarak inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 84Soru

Hukuk kurallarına aykırı davranışta bulunan kişilere karşı devlet gücüyle uygulanan birer tepki olan 'hukuki yaptırımlar' (müeyyideler) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuk tekniği açısından hatalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hukuk kurallarına aykırı bir fiil sonucunda başkasına verilen zararın malen veya nakden giderilmesi olan tazminat, ceza hukukunun asli bir yaptırımı olup hapis cezası ile aynı hukuki niteliğe sahiptir.

Cevap

Tazminatın ceza hukukunun bir yaptırımı olduğunu ve hapis cezası ile aynı niteliği taşıdığını savunan ifade hatalıdır.
Tazminat, hukuk kurallarına aykırı fiil sonucu meydana gelen zararın giderilmesi amacını taşır ve Borçlar Kanunu kapsamındaki özel hukuk yaptırımıdır. Hapis cezası ise Türk Ceza Kanunu kapsamında, toplum düzenini bozan kişilere yönelik bir kamu hukuku yaptırımıdır. Bu iki kavramın hukuki niteliği, amacı ve tabi olduğu yargılama usulü birbirinden tamamen farklıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Yaptırım türlerinin hukuki niteliğini analiz etmek.
Tazminat, özel hukuk (borçlar hukuku) alanında ortaya çıkan bir yaptırımdır.
Tazminatın temel amacı, mağdurun malvarlığındaki eksilmeyi gidermek (reparasyon) olup, suçluyu toplumsal olarak cezalandırmak değildir.
2
Ceza ve tazminat arasındaki farkı belirlemek.
Ceza (hapis/adli para cezası) devlet adına savcılarca talep edilen bir kamu hukuku yaptırımı iken, tazminat zarar görenin talebiyle belirlenen bir özel hukuk yaptırımıdır.
Hukuk sistemimizde ceza ehliyeti olmayan (örneğin akıl hastası) biri ceza almazken, tazminat ödemekle (hakkaniyet gereği) yükümlü tutulabilir.
3
Cebri icra ve iptal gibi diğer yaptırımları kontrol etmek.
A, B, D ve E seçeneklerindeki tanımlar hukuk doktrinine uygundur.
Bu yaptırımlar kendi uygulama alanlarında (icra hukuku, idare hukuku vb.) doğru tanımlanmıştır.

Anahtar Kavram

Hukuki yaptırımların tasnifi ve tazminatın özel hukuk niteliği.

İpuçları

1
Yaptırımları özel hukuk (tazminat, cebri icra, hükümsüzlük) ve kamu hukuku (ceza, iptal) ayrımına göre düşünün.
2
Tazminatın kime ödendiği ile adli para cezasının kime ödendiği arasındaki fark, bu iki kavramın farklı hukuk dallarına ait olduğunu kanıtlar.

Daha Fazla Pratik

Yokluk ve mutlak butlan arasındaki 'kurucu unsur' farkını pekiştirmek için evlendirme memuru önünde yapılmayan bir evlilik ile teyze-yeğen arasındaki evlilik örneklerini karşılaştırınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 85Soru

Hâkimin önüne gelen bir uyuşmazlıkta, kanunda uygulanabilir bir hüküm bulunmasına rağmen; bu hükmün lafzının (sözünün) gereğinden geniş tutulması, somut olayın özellikleriyle bağdaşmaması ve uygulanması durumunda hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurması halinde ortaya çıkan boşluk türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Örtülü Boşluk

Cevap

Kanunda bir hüküm bulunmasına rağmen bu hükmün adaletsiz sonuç doğurması nedeniyle uygulanmaması gereken durumlara Örtülü Boşluk denir.
Örtülü boşluk, kanunda uyuşmazlığa uygulanabilecek bir hükmün bulunmasına rağmen, bu hükmün kapsamının çok geniş tutulması ve olayın özel koşullarını gözetmemesi nedeniyle ortaya çıkar. Bu durumda hükmün olduğu gibi uygulanması adaletsizlik yaratacağı için, kanunun 'harfi' (sözü) ile 'ruhu' (amacı) arasında bir çelişki doğar.

Adım Adım Çözüm

1
Olayda yazılı bir kural (kanun hükmü) olup olmadığını kontrol et.
Kanunda uygulanabilir bir hüküm mevcuttur.
Hukuk veya açık boşluk ihtimalleri bu aşamada elenir.
2
Mevcut hükmün somut olaya uygunluğunu ve adalet ilkesini değerlendir.
Hükmün lafzı çok geniştir ve uygulanması hakkaniyete aykırıdır.
Bu durum kanun koyucunun öngöremediği bir 'istisnai' durumun varlığını gösterir.
3
Boşluğun niteliğine göre isimlendirme yap.
Görünürde hüküm var ama 'örtülü' bir boşluk söz konusudur.
Hâkim bu durumda 'amaca uygun sınırlama' (teleolojik redüksiyon) yöntemini kullanarak boşluğu doldurur.

Anahtar Kavram

Örtülü Boşluk (İstisnai Boşluk)

İpuçları

1
Soruda kanunda uygulanacak bir hüküm olup olmadığına dikkat edin.
2
Hükmün varlığına rağmen adaletsiz bir sonuç doğması, hükmün kapsamının daraltılması gerektiğini gösterir.
3
Bu duruma 'istisnai boşluk' da denir; hükmün sözü vardır ama amacına aykırı bir durum söz konusudur.

Daha Fazla Pratik

Hâkimin hukuk boşluğu durumunda 'hukuk yaratma' yetkisini hangi maddeye dayanarak kullandığını inceleyin (MK m.1).

Alternatif Yöntem

Açık boşlukta hüküm yoktur, örtülü boşlukta hüküm vardır ama yanlıştır/yetersizdir diyerek pratik ayrım yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 86Soru

Belli bir ülkede, belli bir zamanda yürürlükte olan, yetkili makamlar tarafından konulmuş yazılı kuralların yanı sıra toplumda kabul görmüş ve süreklilik kazanmış yazısız hukuk kurallarını (örf ve adet hukuku) da bünyesinde barındıran hukuk türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pozitif (Müspet) Hukuk

Cevap

Belli bir zamanda yürürlükte olan yazılı ve yazısız tüm hukuk kurallarını kapsayan kavram Pozitif (Müspet) Hukuktur.
Pozitif hukuk (müspet hukuk), bir ülkede belli bir dönemde yürürlükte bulunan, yetkili makamlarca konulmuş yazılı normlar (mevzuat) ile toplum tarafından benimsenen yazısız hukuk kurallarının (örf-adet hukuku) tamamını kapsar. Soruda hem yazılı hem de yazısız kuralların bütünü sorulduğu için doğru cevap bu kavramdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuk kuralının 'yürürlükte olma' durumunu analiz et.
Soruda 'belli bir zamanda ve ülkede yürürlükte olan' kurallar sorulmaktadır, bu durum bizi müspet (pozitif) hukuk alanına yönlendirir.
Yürürlükte olmayan hukuk tarihi hukuktur.
2
Yazılı ve yazısız ayrımını değerlendir.
Soruda sadece yazılı kurallar değil, örf ve adet gibi yazısız kurallar da dahil edilmiştir.
Mevzu hukuk sadece yazılı kuralları kapsar; pozitif hukuk ise hem yazılı hem yazısız kuralları kapsar.
3
Kavramları karşılaştırarak eleme yap.
Yazılı + Yazısız = Pozitif Hukuk sonucuna ulaşılır.
Mevzu hukuk 'mevzuat' kökeninden gelir ve sadece yazılı metinleri ifade eder.

Anahtar Kavram

Hukukun Türleri ve Kapsamları

İpuçları

1
Yürürlükte olan yazılı ve yazısız kuralların toplamını düşünün.
2
Mevzu hukuk sadece yazılı kuralları kapsarken, bu kavram daha geniştir.
3
Müspet hukuk olarak da bilinen bu tür, 'pozitif' kelimesiyle ifade edilir.

Daha Fazla Pratik

Mevzu hukuk ile Pozitif hukuk arasındaki temel farkın yazısız hukuk kuralları olduğunu unutmayın.
Tahmini Süre:45s
Soru 87Soru

Bir taşınmaz satış sözleşmesi uyarınca mülkiyetin devri yapılmasına rağmen, satıcının taşınmazı boşaltmaması üzerine alıcının başvurusuyla icra memurları ve gerektiğinde kolluk kuvvetleri aracılığıyla evin tahliye edilerek alıcıya teslim edilmesi sağlanmıştır. Bu durum, Türk hukukunda öngörülen aşağıdaki yaptırım türlerinden hangisinin kapsamında değerlendirilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cebri İcra

Cevap

Borcun rıza ile yerine getirilmemesi durumunda devlet gücüyle zorla ifa edilmesini sağlayan yaptırım türü Cebri İcra seçeneğidir.
Hukuk kurallarına aykırı hareket eden veya bir borç ilişkisinde üzerine düşen yükümlülüğü rızasıyla yerine getirmeyen kişilerin, devlet gücüyle bu yükümlülüğü yerine getirmesine zorlanmasına 'cebri icra' denir. Senaryoda evin tahliye edilerek alıcıya teslim edilmesi, borcun aynen ve zorla ifa edilmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki hukuki sorunu ve devlet müdahalesinin niteliğini tespit edin.
Sözleşmeden doğan bir borcun (teslim borcu) rızayla yerine getirilmediği ve devletin (icra dairesi) bu borcu zorla yerine getirdiği görülmektedir.
Yaptırımın türünü belirlemek için ihlalin niteliği ve sonucuna bakılmalıdır.
2
Yaptırım türleri arasından 'zorla yerine getirme' tanımına uyan kavramı belirleyin.
Borçlunun rızasıyla yapmadığı bir ifayı devlet gücüyle yaptırmak 'Cebri İcra' yaptırımıdır.
Tazminat zararın giderilmesidir, iptal idari işlemi yok eder, hükümsüzlük ise işlemin geçerliliği ile ilgilidir.

Anahtar Kavram

Cebri İcra Yaptırımı

Daha Fazla Pratik

İdari işlemlerin hukuka aykırı olması durumunda başvurulan yaptırım olan 'İptal' ile özel hukuk işlemlerindeki 'Geçersizlik' farkını inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 88Soru

Bir suç örgütü tarafından uyuşturucu madde ticaretinden elde edilen paralarla satın alındığı tespit edilen bir otelin, yapılan yargılama sonucunda mahkeme tarafından mülkiyetinin devlete geçirilmesine karar verilmiştir.

Bu olayda söz konusu taşınmaz üzerinde uygulanan hukuki yaptırım (müeyyide) türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Müsadere

Cevap

Müsadere
Türk hukuk sisteminde, bir suçun işlenmesiyle elde edilen ekonomik kazançların veya suçun işlenmesinde kullanılan araçların mülkiyetinin mahkeme kararıyla devlete aktarılmasına 'müsadere' adı verilir. Sorudaki senaryoda, suçtan elde edilen parayla alınan otelin mülkiyetinin devlete geçmesi, kazanç müsaderesinin tipik bir örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki olayın ve sonucun niteliğini analiz edin.
Bir suçtan elde edilen kazancın (otel) mülkiyetinin mahkeme kararıyla devlete geçtiği tespit edilmiştir.
Yaptırımın türünü belirlemek için ihlal edilen kuralın niteliği ve ortaya çıkan hukuki sonuç doğru analiz edilmelidir.
2
Belirlenen sonucu Türk hukukundaki yaptırım türleriyle eşleştirin.
Suçla ilişkili eşya veya kazancın mülkiyetinin kamuya geçirilmesi 'Müsadere' yaptırımı ile ifade edilir.
Müsadere, Türk hukukunda suçla bağlantılı malvarlığı değerleri üzerinde uygulanan temel bir yaptırım/güvenlik tedbiridir.

Anahtar Kavram

Müsadere: Bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesiyle elde edilen eşya ya da kazancın mülkiyetinin devlete geçmesi yaptırımıdır.
Tahmini Süre:50s
Soru 89Soru

Toplumsal yaşamı düzenleyen kurallar arasında yer alan ahlak kuralları; bireyin kendi iç dünyasına yönelik ödevlerini belirleyen 'sübjektif ahlak' ve bireyin diğer bireylere karşı olan ödevlerini belirleyen 'objektif ahlak' olarak ikiye ayrılmaktadır. Sosyal düzen kurallarının genel özellikleri ve hukuk kurallarının bu kurallar sistemi içerisindeki konumu dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğru bir tespittir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hukuk kuralları ile objektif ahlak kuralları, bireyin diğer bireylerle olan ilişkilerini düzenlemeleri yönüyle 'dışa dönük' bir nitelik taşırken; sübjektif ahlak kuralları bireyin kendi vicdanına yönelik ödevlerini konu alması bakımından 'içe dönük' bir karakter sergiler.

Cevap

Hukuk kuralları ile objektif ahlak kurallarının 'dışa dönük' (toplumsal ilişkileri düzenleyen), sübjektif ahlak kurallarının ise 'içe dönük' (bireyin kendi vicdanına yönelik) olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Hukuk kuralları toplumsal düzeni sağlamak adına bireylerin dış dünyadaki davranışlarını (dışa dönük) düzenler. Benzer şekilde, objektif ahlak da bireyin topluma ve diğer insanlara karşı olan yükümlülüklerini konu edinir. Buna karşın sübjektif ahlak, bireyin kendi iç huzuru ve vicdanı ile ilgili olan 'iyi insan olma' çabasına yönelik (içe dönük) ödevleri kapsar.

Adım Adım Çözüm

1
Sosyal düzen kurallarını (din, ahlak, görgü, hukuk) tanımla.
Tüm bu kurallar toplum hayatını düzenlemeyi amaçlar.
Hukukun bu sistemdeki özel yerini anlamak için genel çerçeve çizilmelidir.
2
Ahlak kurallarını sübjektif ve objektif olarak ayrıştır.
Sübjektif: Kişinin kendine karşı ödevleri (yalan söylememek niyeti). Objektif: Kişinin başkalarına karşı ödevleri (verilen sözü tutmak, dürüstlük).
Soruda istenen derinlemesine analizin temelidir.
3
Hukuk kurallarının yönelimini analiz et.
Hukuk kuralları sadece kişiler arası dışsal davranışları düzenler (dışa dönüktür).
Hukukun bireyin iç dünyasındaki niyetlerle (suç kastı gibi durumlar hariç genel işleyişte) değil, eylemlerle ilgilendiğini belirlemek gerekir.
4
Hukuk ve Objektif Ahlak arasındaki benzerliği kur.
Her ikisi de toplumsal/dışa dönük kurallardır.
Hukuk kurallarının çoğunlukla objektif ahlak kuralları ile örtüştüğünü kavramak doğru cevaba ulaştırır.

Anahtar Kavram

Sosyal Düzen Kurallarının Mahiyeti ve Ahlak Kuralları ile Hukuk İlişkisi

İpuçları

1
Ahlakın 'iç dünya' ve 'dış dünya' (ilişkiler) ayrımına odaklanın.
2
Hukuk kuralı, bir kimsenin kalbinden geçirdiği niyetle mi yoksa eylemiyle mi ilgilenir?

Daha Fazla Pratik

Maddi yaptırım türlerini (ceza, cebri icra, tazminat, hükümsüzlük, iptal) tekrar ederek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 90Soru

Hukuki işlemlerin geçerliliği için kurucu unsurlar, geçerlilik şartları ve hukuka uygunluk bir bütün olarak değerlendirilir. Bir hukuki işlemin, kanunun öngördüğü temel (kurucu) unsurlardan en az birine sahip olmaması durumunda karşılaşılacak yaptırım türü ve bu yaptırımın hukuki sonuçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşlem yokluk ile maluldür; hukuki açıdan hiç doğmamış kabul edildiği için davanın açılması herhangi bir süreye tabi değildir ve bu durum hâkim tarafından davanın her aşamasında resen dikkate alınır.

Cevap

İşlemin yoklukla malul olduğu, hukuken hiç doğmadığı, zaman aşımına tabi olmadığı ve hâkim tarafından resen dikkate alındığı ifade edilen seçenek doğrudur.
Kurucu unsurların eksikliği durumunda uygulanan yaptırım 'yokluk'tur. Yoklukla sakat olan bir işlem hukuki dünyada hiç var olmamış sayılır. Bu durumun tespiti için açılacak davalarda zaman aşımı veya hak düşürücü süre işlemez. Kamu düzenini doğrudan ilgilendirdiği için hâkim, taraflar ileri sürmese dahi bu durumu kendiliğinden (resen) dikkate almak zorundadır.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki işlemin temel yapısını analiz etme
Hukuki işlemin oluşması için gerekli olan 'kurucu unsurların' (irade beyanı, konu, yetkili memur vb.) eksik olduğu saptandı.
Yaptırım türünü belirlemek için eksikliğin niteliğini anlamak gerekir.
2
Yaptırım türünü belirleme
Kurucu unsur eksikliği 'Yokluk' (non-existence) yaptırımını doğurur.
Yokluk, işlemin yapıtaşlarındaki eksiklikten kaynaklanan en ağır hükümsüzlük türüdür.
3
Yokluk yaptırımının özelliklerini değerlendirme
İşlem ölü doğmuştur, hiçbir hukuki sonuç doğurmaz, tespiti her zaman istenebilir ve mahkemede hâkim tarafından resen (kendiliğinden) göz önünde bulundurulur.
Yokluk ile butlan arasındaki en temel farkları (resen gözetilme ve kurucu unsur bağı) ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Hükümsüzlük Türleri: Yokluk ve Butlan Ayrımı

İpuçları

1
Bir işlemin 'kurucu unsuru' eksikse, o işlem hukuk dünyasına hiç gözlerini açmamış bir bebektir.
2
Resmi nikah memuru olmadan kıyılan bir nikahı düşünün; bu nikah 'geçersiz' midir yoksa hiç 'yok' mudur?
3
Hâkimin kendiliğinden (resen) dikkate alabildiği ve zaman aşımı olmayan tek hükümsüzlük türü, işlemin kurucu unsurlarının eksik olduğu haldir.

Daha Fazla Pratik

Mutlak butlan ve nisbi butlan arasındaki 'askıda olma' ve 'dava açma süresi' farklarını inceleyen bir soru çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 91Soru

Bir uyuşmazlığın çözümünde hakimin; hem kanun, yönetmelik ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesi gibi yetkili makamlarca konulmuş düzenlemeleri hem de toplumda genel kabul görmüş, bağlayıcılığı olan örf ve adet kurallarını bir bütün olarak dikkate alması, aşağıdaki hukuk kavramlarından hangisinin kapsamını ifade etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pozitif Hukuk

Cevap

Belli bir ülkede yürürlükte olan yazılı ve yazısız kuralların tamamını ifade eden kavram Pozitif Hukuktur.
Pozitif hukuk (müspet hukuk), bir ülkede belli bir zamanda yürürlükte olan yazılı ve yazısız tüm hukuk kurallarını içeren en geniş kapsamlı terimdir. Sorudaki senaryoda hakimin hem yazılı metinlere hem de örf ve adet kurallarına bakması bu bütünselliği vurgular.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda geçen 'yazılı düzenlemeler' ve 'yazısız örf ve adet kuralları' ifadelerini analiz et.
Hukukun hem yazılı (kanun, yönetmelik vb.) hem de yazısız kaynaklarının birleşiminin sorulduğu tespit edildi.
Pozitif hukuk ve mevzu hukuk arasındaki temel fark, yazısız kuralların kapsanıp kapsanmamasıdır.
2
Hukuk türleri arasındaki kapsam farklarını karşılaştır.
Mevzu hukuk sadece yazılıları, Pozitif hukuk ise hem yazılı hem yazısızları kapsar.
Pozitif hukuk, yürürlükteki hukukun en geniş tanımıdır.

Anahtar Kavram

Hukukun Türleri (Pozitif vs Mevzu Hukuk)

İpuçları

1
Yürürlükteki hukukun hem yazılı hem de yazısız (örf-adet) kısmını düşünün.
2
'Mevzuat' sadece yazılı olanı ifade ederken, bu kavram her ikisini de kapsar.
3
Bu kavramın diğer adı Müspet Hukuk'tur.

Daha Fazla Pratik

Mevzu hukuk ile Pozitif hukuk arasındaki temel farkı bir Venn şeması ile çalışmanız kavramları pekiştirecektir.
Tahmini Süre:45s
Soru 92Soru

Türk hukuk sistemindeki normlar hiyerarşisi (normlar kademelenmesi) ve bu hiyerarşideki normların birbirleriyle olan hukuki ilişkileri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmünde olduğu için, bu andlaşmaların Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'nde iptal davası açılabilir.

Cevap

Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar aleyhine Anayasa Mahkemesi'ne anayasaya aykırılık iddiasıyla başvurulamayacağını belirten ifade doğru kabul edilmelidir.
Türk hukuk sisteminde usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar 'kanun hükmünde' kabul edilse de, 1982 Anayasası'nın 90. maddesinin 5. fıkrası uyarınca bu andlaşmalar hakkında Anayasa Mahkemesi'ne anayasaya aykırılık iddiasıyla başvurulması mümkün değildir. Dolayısıyla bu andlaşmalar aleyhine iptal davası açılabileceği yönündeki ifade hukuken yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Milletlerarası andlaşmaların normlar hiyerarşisindeki yerini belirlemek.
Andlaşmalar genel kural olarak kanun hükmündedir (Anayasa m. 90).
Andlaşmaların iç hukuktaki etkisini ve diğer normlarla ilişkisini anlamak için ilk adım budur.
2
Andlaşmaların yargısal denetim durumunu incelemek.
Anayasa'nın 90. maddesi, usulüne göre yürürlüğe giren andlaşmalar hakkında Anayasa Mahkemesi'ne başvurulamayacağını emreder.
Kanunlarla aynı düzeyde olmalarına rağmen, andlaşmaların denetim yasağına tabi olması önemli bir istisnadır.
3
Diğer normların (CBK, Kanun, Yönetmelik) hiyerarşik ilişkisini kontrol etmek.
Anayasa > Kanun/Andlaşma > CBK > Yönetmelik sıralaması teyit edilir.
Diğer seçeneklerin doğruluğunu teyit ederek hatalı olanı kesinleştirmek gerekir.
4
Yanlış olan hukuki önermeyi tespit etmek.
Milletlerarası andlaşmalar için iptal davası açılabileceğini savunan önerme Anayasa m. 90/5'e aykırıdır.
Anayasa'nın açık hükmü ile çelişen ifade yanlış olan seçenektir.

Anahtar Kavram

Milletlerarası Andlaşmaların Yargısal Denetim Yasağı

İpuçları

1
Normlar hiyerarşisinde kanun düzeyinde olan ancak yargısal denetimi yapılamayan tek norm türünü hatırlayın.
2
Anayasa'nın 90. maddesini inceleyin. Milletlerarası andlaşmaların iptali için Anayasa Mahkemesi'ne gidilip gidilemeyeceğini düşünün.
3
Milletlerarası andlaşmalar kanun gücünde olsa da, milli egemenlik ve devletlerarası nezaket gereği yargısal denetim dışında tutulmuşlardır.

Daha Fazla Pratik

Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin (olağan vs. OHAL) normlar hiyerarşisindeki farklılıklarını ve denetim yollarını çalışarak konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Piramit yöntemini kullanarak her seçeneği bir basamağa yerleştirin ve her basamağın denetim yetkisini (iptal davası mümkün mü?) kontrol edin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 93Soru

Hukuk başlangıcı dersinde bir profesör şu açıklamayı yapmıştır: "Pozitif hukuk, toplumda uyuşmazlıkların çözümünde fiilen başvurulan 'canlı' hukuktur ve dogmatik bir nitelik taşır. Mevzu hukuk ise bu bütünün sadece iradi ve teknik bir kısmını oluşturur. Öte yandan, her iki kavram da bizi adaletin mutlak ve değişmez ölçütü olan, 'olması gereken' bir ideale yönlendirir."

Profesörün bu açıklamalarından hareketle, hukuk türleri arasındaki ilişkiye dair aşağıdaki çıkarımlardan hangisi analitik olarak en tutarlıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pozitif hukuk, mevzu hukuku kapsayan ve ona yazısız hukuk kurallarını da ekleyen 'olan hukuk' (lex lata) bütünüdür; tabii hukuk ise bu sistemin ulaşmaya çalıştığı 'ideal' (lex ferenda) boyutu temsil eder.

Cevap

Pozitif hukuk, mevzu hukuku da içine alan daha geniş bir kümedir ve 'olan hukuku' temsil ederken; tabii hukuk 'olması gereken' ideal hukuktur.
Doğru cevap olan ifade, pozitif hukukun hem yazılı (mevzu) hem de yazısız (örf ve adet) kaynakları içerdiğini belirterek 'olan hukuk' (lex lata) tanımını tam yapar. Aynı zamanda tabii hukukun bu sistemin dışında yer alan, adaleti temsil eden 'olması gereken' (lex ferenda) hukuk olduğunu vurgulayarak analitik ayrımı eksiksiz sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramların kapsamını analiz et.
Pozitif hukuk = Yazılı Kurallar (Mevzu) + Yazısız Kurallar (Örf ve Adet).
Pozitif hukukun 'müspet' veya 'dogmatik' olarak adlandırılmasının sebebi, o an yürürlükte olan tüm normları içermesidir.
2
Mevzu hukuk ile olan ilişkiyi kur.
Mevzu hukuk, pozitif hukukun sadece yetkili makamlarca konulan yazılı kısmıdır.
Mevzu hukuk, yazısız kuralları (örf-adet) dışarıda bıraktığı için pozitif hukukun bir alt kümesidir.
3
Yürürlük durumuna göre sınıflandırma yap.
Pozitif ve Mevzu hukuk 'lex lata' (olan hukuk), Tabii hukuk ise 'lex ferenda' (olması gereken hukuk) kategorisindedir.
Pozitif hukuk fiilen var olanı, tabii hukuk ise akıl ve adalet yoluyla ulaşılmak istenen mükemmelliği ifade eder.
4
Seçenekleri bu analitik çerçeveye göre değerlendir.
Hukuk türleri arasındaki bu kapsayıcı ve niteliksel ilişkiyi en doğru ifade eden seçenek belirlenir.
Teknik terimlerin (lex lata, dogmatik vb.) doğru eşleşmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Hukuk Türleri Arasındaki Kapsam İlişkisi (Mevzu ⊂ Pozitif) ve Olan/Olması Gereken Hukuk Ayrımı
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 94Soru

Hukuki işlemlerin hükümsüzlüğü ile ilgili olarak verilen;

I. Ayırt etme gücüne sahip bir kısıtlının, yasal temsilcisinin izni olsa dahi kanun gereği yapamayacağı "önemli bağışlamalarda bulunma" işlemi,
II. Bir taşınmazın mülkiyetinin devrine ilişkin sözleşmenin, resmi şekil şartına uyulmadan "adi yazılı" şekilde yapılması,
III. Taraflardan birinin, sözleşmenin içeriği hakkında hileye maruz bırakılarak iradesinin sakatlanması,
IV. Bir kimsenin, ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun bir kişiyle yaptığı kira sözleşmesi

durumlarından hangilerinde uygulanan yaptırım "Mutlak Butlan" niteliğindedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve IV

Cevap

Hukuki işlemlerin geçersizliği bakımından önemli bağışlamalar, resmi şekil noksanlığı ve tam ehliyetsizlik durumları mutlak butlan yaptırımına tabidir.
Mutlak butlan; kurucu unsurları mevcut olan bir işlemin emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine, genel ahlaka aykırı olması veya işlemin konusunun imkânsız olması ya da taraflardan birinin ayırt etme gücünden yoksun olması durumunda ortaya çıkar. I. öncülde belirtilen 'yasak işlemler' (önemli bağışlama), II. öncüldeki 'şekil noksanlığı' ve IV. öncüldeki 'tam ehliyetsizlik' durumları işlemin baştan itibaren geçersiz olmasına (mutlak butlan) neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüllerin hukuki niteliğini belirle
I, II ve IV numaralı öncüller mutlak butlan; III numaralı öncül ise nisbi butlan kapsamındadır.
Tam ehliyetsizlerin işlemleri ve emredici kurallara aykırılık mutlak butlan doğururken, irade sakatlıkları nisbi butlan doğurur.
2
Özel durumları analiz et
Kısıtlıların yapamayacağı 'yasak işlemler' (bağışlama, kefalet) mutlak butlanla sakattır.
Türk Medeni Kanunu madde 449 uyarınca bazı işlemler temsilci izniyle dahi yapılamaz.

Anahtar Kavram

Mutlak Butlan ve Nisbi Butlan Ayrımı
Soru 95Soru

Hukuk kurallarının hiyerarşik bir sıralama içerisinde yer aldığı ve alt basamakta bulunan bir kuralın üst basamaktaki kurala aykırı düzenlenemeyeceğini ifade eden "normlar hiyerarşisi" ilkesi, hukuk sisteminin bütünlüğünü sağlar. Buna göre, 19821982 Anayasası'nda öngörülen hiyerarşik yapı dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi diğerlerine göre daha alt bir basamakta yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetmelikler

Cevap

Seçenekler arasında yer alan yönetmelikler, normlar hiyerarşisinde kanun, milletlerarası antlaşma ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin altında bulunur.
Türk hukuk sisteminde normlar hiyerarşisi; Anayasa > Kanun - Milletlerarası Antlaşma - İçtihadı Birleştirme Kararı > Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi > Yönetmelik > Diğer Alt Düzenlemeler (Genelge, Tebliğ vb.) şeklinde sıralanır. Seçenekler incelendiğinde, yönetmeliklerin hem kanunlardan hem de Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden daha altta yer aldığı açıkça görülmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kelsen'in normlar hiyerarşisi piramidini hatırla.
Piramidin en tepesinde Anayasa bulunur.
Anayasa, tüm hukuk kurallarının dayanağıdır ve en üstün normdur.
2
Kanun ve eşdeğer normları belirle.
Kanunlar, Milletlerarası Antlaşmalar (usulüne göre yürürlüğe konulmuş) ve İçtihadı Birleştirme Kararları kanun düzeyindedir.
Anayasa madde 9090 uyarınca antlaşmalar kanun hükmündedir ve bu normlar yasama işlemi veya eşdeğeri olarak üst sıralarda yer alır.
3
Yürütme organının düzenleyici işlemlerini sırala.
Olağan dönem Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri (CBK) kanunların altında, yönetmelikler ise CBK'ların altında yer alır.
Anayasa madde 124124 uyarınca yönetmelikler, kanunlara ve CBK'lara aykırı olamaz.
4
Verilen seçenekleri karşılaştır.
Sıralama: Kanun/Antlaşma/İçtihadı Birleştirme Kararı > CBK > Yönetmelik şeklindedir.
Yönetmelik bu listedeki en alt basamaktır.

Anahtar Kavram

Normlar Hiyerarşisi (Kelsen Piramidi)

İpuçları

1
Bir normun başka bir norma uygun olması zorunluluğu, o normun daha aşağıda olduğunu gösterir.
2
Yönetmeliklerin kimler tarafından çıkarılabileceğini ve bu kurumların hiyerarşik pozisyonlarını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Normlar hiyerarşisinde 'Genelge' ve 'Tebliğ' gibi idari işlemlerin yönetmeliklere göre konumunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 96Soru

Özel hukukta haklar; ileri sürülebilecekleri çevre, konuları, devredilebilirlikleri ve kullanılmalarının doğurduğu hukuki sonuçlar bakımından çeşitli ayrımlara tabi tutulur. Özellikle tek taraflı bir irade beyanıyla mevcut bir hukuki durumu etkileyen 'yenilik doğuran (inşai) haklar', hukuk güvenliği ve belirlilik ilkeleri gereği belirli özel kurallara tabidir. Buna göre, yenilik doğuran hakların genel özellikleri ve türleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yenilik doğuran haklar, hak sahibinin tek taraflı irade beyanının muhataba ulaşmasıyla hukuki sonuç doğurur; kural olarak bir kez kullanılmakla tüketilirler ve muhataba ulaştıktan sonra geri alınamazlar.

Cevap

Yenilik doğuran haklar, irade beyanının muhataba ulaşmasıyla sonuç doğuran, bir kez kullanılarak tüketilen ve kural olarak geri alınamayan haklardır.
Doğru olan ifade, yenilik doğuran hakların tek taraflı irade beyanıyla sonuç doğurduğunu, muhataba ulaşınca geri alınamayacağını ve kullanılmasıyla tüketildiğini belirtmektedir. Bu özellikler hukuk güvenliğini sağlamak için getirilmiş temel prensiplerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Yenilik doğuran hakların tanımını hatırla.
Hak sahibinin tek taraflı iradesiyle yeni bir hukuki durum yaratması, mevcut durumu değiştirmesi veya sona erdirmesidir.
Soruda istenen 'doğru' ifadeyi bulmak için temel özelliklerin belirlenmesi gerekir.
2
Yenilik doğuran hakların alt türlerini (Kurucu, Değiştirici, Bozucu) analiz et.
Alım (iştira) hakkı kurucu; seçimlik hak ve ayıplı malın değişimi değiştirici; fesih ve dönme bozucu haktır.
Seçeneklerdeki tür eşleşmelerinin doğruluğunu denetlemek için bu ayrım kritiktir.
3
Kullanım usulü ve süre rejimini değerlendir.
Bu haklar zamanaşımına değil, hak düşürücü süreye tabidir; kural olarak şarta bağlanamazlar ve kullanıldıktan sonra geri dönülemezler.
Hukuk güvenliği ilkesi, bu hakların yarattığı ani değişikliğin belirsiz kalmamasını gerektirir.
4
Doğru ifadeyi teyit et.
İrade beyanının ulaşmasıyla etkinleşen ve geri alınamayan yapıyı tanımlayan ifade hukuken doğrudur.
Yenilik doğuran hakların 'tüketilebilirlik' ve 'tek taraflılık' vasfı en temel karakteristik özelliğidir.

Anahtar Kavram

Yenilik Doğuran (İnşai) Hakların Hukuki Niteliği ve Türleri

İpuçları

1
Yenilik doğuran hakların kullanılmasında karşı tarafın onayı gerekip gerekmediğini düşünün.
2
Bu haklar kullanıldıktan sonra 'geri vites' yapılıp yapılamayacağı (geri alınabilirlik) hukuk güvenliği açısından önemlidir.
3
Sürelere dikkat edin: Haklar tamamen mi bitiyor (hak düşürücü) yoksa sadece talep hakkı mı engelleniyor (zamanaşımı)?

Daha Fazla Pratik

Mutlak haklar ile nispi haklar arasındaki 'ileri sürülebilirlik' farklarını içeren soruları incelemek bu konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 97Soru

Toplumsal düzeni sağlayan normatif sistemler arasında yer alan ahlak kuralları; bireyin kendi vicdanına karşı olan ödevlerini içeren 'sübjektif ahlak' ve diğer bireylere karşı ödevlerini içeren 'objektif ahlak' olarak ikiye ayrılmaktadır. Hukuk kuralları, özellikle objektif ahlak kurallarıyla içerik bakımından büyük ölçüde örtüşse de yaptırımın niteliği ve uygulanış biçimi açısından bu kurallardan kökten ayrılmaktadır.

Buna göre, hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran ve onu 'teşkilatlanmış' kılan temel karakteristik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhlali durumunda devletin zorlama (cebir) gücüyle desteklenen, önceden tanımlanmış maddi yaptırımlara sahip olması

Cevap

Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran temel fark, ihlali durumunda devletin cebir gücüyle desteklenen maddi bir yaptırıma sahip olmasıdır.
Hukuk kurallarını din, ahlak ve görgü kurallarından ayıran en temel fark yaptırımının (müeyyide) niteliğidir. Diğer kuralların yaptırımı 'manevi' (günahkarlık, vicdan azabı, kınanma, ayıplanma) iken, hukuk kurallarının yaptırımı 'maddi'dir. Bu yaptırım devletin cebir (zorlama) gücüyle desteklenmiş olup hapis cezası, adli para cezası, tazminat veya geçersizlik gibi somut formlarda karşımıza çıkar. Bu durum hukuku 'teşkilatlanmış' bir sistem haline getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Sosyal düzen kurallarının (din, ahlak, görgü, hukuk) ortak ve ayrılan yönlerini analiz et.
Tüm kuralların toplumsal düzeni sağlama amacı taşıdığı ancak yaptırım türlerinde ayrıştığı görüldü.
Hukuku diğerlerinden ayıran en belirgin ölçüt yaptırımın (müeyyide) niteliğidir.
2
Ahlak kurallarının sübjektif (vicdani) ve objektif (toplumsal) ayrımını değerlendir.
Hukukun objektif ahlakla benzeştiği ancak ahlakın yaptırımının 'manevi' olduğu saptandı.
Maddi yaptırım kavramının kapsamını belirlemek için bu ayrım kritiktir.
3
Hukuk kurallarının yaptırım gücünün kaynağını belirle.
Hukuki yaptırımın arkasında devletin örgütlü gücü ve cebri (zorlayıcı) niteliği bulunur.
Bu durum hukuku 'teşkilatlanmış' (organize) bir sosyal düzen kuralı yapar.

Anahtar Kavram

Hukuk kurallarının maddi ve cebri yaptırım özelliği

Daha Fazla Pratik

Hukuki yaptırım türlerini (ceza, cebri icra, tazminat, hükümsüzlük, iptal) inceleyerek yaptırımın maddi boyutlarını detaylandırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 98Soru

Türk hukuk sisteminde; bir hukuki işlemin kurucu unsurları mevcut olmasına rağmen, işlemin taraflarından birinin hata, hile veya korkutma (ikrah) gibi nedenlerle iradesinin sakatlanmış olması durumunda ortaya çıkan, mağdur tarafa belirli bir süre içerisinde sözleşmeyi iptal etme hakkı tanıyan yaptırım türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nisbi Butlan

Cevap

Nisbi butlan (iptal edilebilirlik), kurucu unsurları tam olan bir işlemin irade sakatlığı nedeniyle mağdur tarafça geçersiz kılınabilmesidir.
Doğru yanıt olan nisbi butlan, hukuki işlemin kurucu unsurlarının tam olmasına rağmen, iradeyi sakatlayan haller (hata, hile, ikrah) sebebiyle işlemin geçerliliğinin zedelenmesidir. Bu durumda işlem başlangıçta geçerli gibi doğar ancak mağdur tarafın tek taraflı irade beyanıyla geçmişe etkili olarak iptal edilebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki hukuki durumu analiz etmek
Hata, hile veya korkutma (ikrah) durumlarının varlığı saptandı.
Bu durumlar hukukta 'irade sakatlığı' olarak adlandırılır.
2
Hükümsüzlük türleri arasındaki farkı ayırt etmek
İşlemin kurucu unsurlarının tam olduğu ancak iradenin sakat olduğu belirlendi.
Kurucu unsurlar eksik olsaydı yokluk, kamu düzenine aykırılık olsaydı mutlak butlan söz konusu olurdu.
3
İptal edilebilirliği tanımlamak
Bu durumun karşılığının nisbi butlan olduğu sonucuna varıldı.
Nisbi butlanda işlem başlangıçta geçerli gibi görünse de sakatlık nedeniyle mağdur tarafından iptal edilebilir.

Anahtar Kavram

İptal Edilebilirlik (Nisbi Butlan)
Tahmini Süre:50s
Soru 99Soru

Bir uyuşmazlığın çözümünde somut olaya uygulanacak yazılı bir hukuk kuralı (kanun hükmü) bulunmasına rağmen; bu kuralın lafzına (sözüne) sıkı sıkıya bağlı kalınarak uygulanmasının kuralın konuluş amacına açıkça aykırı düşmesi, dürüstlük kuralını ihlal etmesi ve adaletsiz sonuçlar doğurması durumunda ortaya çıkan boşluk türü ve hâkimin bu boşluğu gidermek için izlemesi gereken yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Örtülü boşluk - Hâkimin kuralı amacına uygun şekilde sınırlayarak (teleolojik redüksiyon) yorumlaması

Cevap

Örtülü boşluk durumunda hâkim, kuralı amacına uygun şekilde sınırlayarak (teleolojik redüksiyon) yorumlar.
Doğru seçenek olan örtülü boşluk ve teleolojik redüksiyon ifadesi, hukuk kurallarının 'sözü' (lafzı) ile 'özü' (amacı) arasındaki çelişkiyi ifade eder. Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca hâkim, kuralın lafzı dürüstlük kuralına aykırı bir sonuç doğuruyorsa, kuralın kapsamını daraltarak adaleti sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki kural durumunu analiz etme
Yazılı bir hüküm mevcut ancak uygulanması adaletsiz sonuç veriyor.
Boşluk türünü belirlemek için kuralın varlığına rağmen işlevsizliğini tespit etmek gerekir.
2
Boşluk türünü sınıflandırma
Örtülü boşluk (Gerçek olmayan boşluk)
Kuralın lafzının kapsamı çok geniş olduğunda ve amacına aykırı durumları da içine aldığında örtülü boşluk doğar.
3
Çözüm yöntemini belirleme
Teleolojik Redüksiyon (Amaca göre daraltım)
Kuralın kapsamını, kuralın amacına uygun olmayan durumlardan arındırmak için daraltıcı yorum yapılır.

Anahtar Kavram

Örtülü Boşluk ve Teleolojik Redüksiyon

İpuçları

1
Kuralın 'sözü' ile 'özü' arasındaki çatışmaya odaklanın.
2
Kuralın olması gereken durumdan daha geniş bir alanı kapsaması hangi boşluk türüdür?
3
Bir kuralın amacına aykırı durumları dışarıda bırakmak için 'daraltıcı' bir müdahale yapılması gerekir.

Daha Fazla Pratik

Medeni Kanun Madde 1 kapsamında hâkimin hukuk yaratma yetkisi ile takdir yetkisi arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 100Soru

Türk hukuk sisteminde 'normlar hiyerarşisi' (hukuk düzeni piramidi), farklı kademelerde yer alan hukuk kurallarının birbirine olan üstünlüğünü ve bağlayıcılığını belirleyen temel bir ilkedir. Bu hiyerarşik düzende alt basamakta bulunan bir normun, üst basamaktaki normun hükümlerine aykırı olması veya onu değiştirmesi hukuken mümkün değildir.

Buna göre, 19821982 Anayasası'nda öngörülen hukuk sistemi içerisinde normlar hiyerarşisi dikkate alındığında, aşağıda verilen kıyaslamalardan hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetmelik >> Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi

Cevap

Yönetmeliklerin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden üstün olduğunu belirten ifade yanlıştır.
Türk hukuk sisteminde yönetmelikler; kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere çıkarılan normlardır. Bu nedenle hiyerarşik olarak hem Kanunların hem de Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin altında yer alırlar. 'Yönetmelik > Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi' şeklindeki bir kıyaslama, normlar hiyerarşisi ilkesine aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuk düzeninin en üst basamağını belirle
Anayasa en üsttedir.
Tüm alt normlar geçerliliğini Anayasa'dan alır.
2
Kanun ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (CBK) ilişkisini değerlendir
Kanunlar, olağan dönem CBK'larından üstündür.
Anayasa'nın 104.104. maddesi uyarınca kanun ile CBK çelişirse kanun uygulanır.
3
Yönetmeliklerin hiyerarşideki yerini tespit et
Yönetmelik hem Kanun hem de CBK'nın altındadır.
Yönetmelikler, Kanun ve CBK'ların uygulanmasını göstermek amacıyla çıkarılır.

Anahtar Kavram

Normlar Hiyerarşisi (Kelsen Piramidi)

İpuçları

1
Normlar hiyerarşisinde 'kimin kimi uygulamak için çıkarıldığına' dikkat edin.
2
Yönetmelikler, hangi normların uygulanmasını göstermek amacıyla çıkarılır? Bu normlar yönetmeliğin üstünde yer almalıdır.
3
Yönetmelikler; Anayasa, Kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine aykırı olamaz.

Daha Fazla Pratik

Milletlerarası antlaşmalar ile kanunların temel hak ve özgürlükler konusundaki çatışması durumunda hangi normun üstün geleceğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
ÖncekiSayfa 5 / 26Sonraki
Hukukun Temel Kavramları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 5 | Examkin