Kamu Görevlileri

152 soru

Soru 101Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca; adaylık devresi içinde temel eğitim, hazırlık eğitimi ve staj aşamalarından herhangi birinde başarısız olanlar ile adaylık süresi içinde hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayacak durumları tespit edilen aday memurlar hakkında uygulanacak işlem ve bu işlemin hukuki sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişikleri kesilir ve bu kişiler 3 yıl süreyle devlet memurluğuna alınmazlar.

Cevap

Disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişiğin kesilmesi ve 3 yıl süreyle memuriyete alınmama yaptırımı uygulanır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 56. maddesine göre, adaylık devresi içinde temel eğitim, hazırlık eğitimi ve staj aşamalarından herhangi birinde başarısız olanların disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişikleri kesilir. 57. maddeye göre ise bu şekilde ilişiği kesilenler 3 yıl süreyle devlet memurluğuna alınmazlar.

Adım Adım Çözüm

1
Adaylık sürecindeki olumsuz durumun (eğitim başarısızlığı veya disiplin dışı hareket) tespit edilmesi.
657 sayılı Kanun'un 56. maddesi kapsamında değerlendirme yapılması.
Yaptırımın hangi hukuki sebebe dayandığının belirlenmesi gerekir.
2
Yetkili makamlarca işlemin tesis edilmesi.
Disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı süreci.
İdari işlemin yetki unsuru açısından geçerlilik şartıdır.
3
İlişik kesme sonrası kısıtlama süresinin belirlenmesi.
3 yıl boyunca devlet memurluğuna alınmama yasağı.
657 sayılı Kanun'un 57. maddesindeki emredici hükmün uygulanması.

Anahtar Kavram

Aday memurluk sürecinde başarısızlığın hukuki sonuçları ve memuriyete yeniden giriş engeli.

Daha Fazla Pratik

Aday memurun asli memurluğa atanma tarihindeki onay mekanizmasını ve sürenin etkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 102Soru

Bir kamu kurumunda teknik hizmetler sınıfında görev yapan Devlet memuru (T), hafta sonu tatili sırasında bir siyasi partinin il kongresine izleyici sıfatıyla katılmış; ancak kongre süresince partinin seçim stratejilerinin belirlendiği komisyon çalışmalarında aktif rol alarak raporlar hazırlamıştır. Yapılan disiplin soruşturması neticesinde (T)'nin bu eylemi "herhangi bir siyasi parti yararına fiilen faaliyette bulunmak" kapsamında değerlendirilmiştir. Buna göre, 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca (T) hakkında uygulanması gereken disiplin cezası aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kademe ilerlemesinin durdurulması

Cevap

Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası uygulanmalıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinde yer alan disiplin cezaları tablosu ile tam uyumludur. İlgili maddenin (D) bendinin (c) alt bendinde, 'Herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmak' fiili, memurun kademe ilerlemesinin 131-3 yıl süreyle durdurulması cezasını gerektiren haller arasında sayılmıştır. Senaryodaki memur, partiye üye olmamış ancak komisyon çalışmalarında rapor hazırlayarak 'fiilen faaliyette bulunma' kriterini karşılamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Fiilin hukuki niteliğinin belirlenmesi
Fiil, siyasi bir partinin komisyonunda aktif rol alarak rapor hazırlamak suretiyle 'siyasi parti yararına fiilen faaliyette bulunmak' olarak teşhis edilmiştir.
Disiplin hukukunda ceza tayini için eylemin kanundaki karşılığının net bir şekilde saptanması gerekir.
2
657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin taranması
Kanunun 125/D-c bendinde bu fiilin karşılığı bulunmuştur.
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren haller arasında siyasi faaliyetler açıkça sayılmıştır.
3
Benzer fiillerle karşılaştırma yaparak hata payının elenmesi
Siyasi partiye 'üye olmak' ile 'yararına faaliyette bulunmak' arasındaki fark teyit edilerek daha ağır olan çıkarma cezası elenmiştir.
KPSS düzeyindeki sorularda genellikle bu iki benzer fiil arasındaki yaptırım farkı test edilmektedir.

Anahtar Kavram

Siyasi Faaliyet ve Siyasi Parti Üyeliği Ayrımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 103Soru

Devlet Su İşleri (DSİ) bünyesinde görev yapan bir teknisyen, baraj bakımı sırasında iş makinesini kullanırken dikkatsizlik sonucu komşu bir şahıs arazisindeki sulama sistemine zarar vermiştir. 1982 Anayasası ve ilgili mevzuat hükümleri dikkate alındığında, meydana gelen bu zararın tazmini ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zarar gören şahıs davasını doğrudan ilgili idareye karşı açmalıdır; idare tazminatı ödedikten sonra, kusuru oranında ilgili teknisyene rücu eder.

Cevap

Zarar gören şahıs davasını idareye karşı açmalı, idare ise ödediği tazminatı kusurlu memura rücu etmelidir.
Doğru yanıt, davanın idareye açılması gerektiğini ve idarenin ödeme yaptıktan sonra görevliye rücu etmesi gerektiğini belirten ifadedir. 1982 Anayasası m. 129/5 ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 13 uyarınca; memurların yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları ancak idare aleyhine açılabilir ve idarenin rücu hakkı saklıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın hizmetle ilişkisini tespit etme
Teknisyenin baraj bakımı sırasında (görevini ifa ederken) zarar verdiği belirlenmiştir.
Mali sorumluluk rejiminin belirlenmesi için zararın görev sırasında ve görevle ilgili olması şarttır.
2
Anayasal kuralı uygulama
1982 Anayasası m. 129/5 uyarınca davanın teknisyene değil, DSİ'ye karşı açılması gerektiği sonucuna varılır.
Anayasa, kamu görevlisini doğrudan dava edilme baskısından korumuş ve mağdurun tazminat alacağını devlet güvencesine almıştır.
3
İç ilişkiyi (rücu) değerlendirme
İdare, mahkeme kararıyla ödediği tazminatı teknisyenin kusuru oranında ondan talep eder.
657 sayılı Kanun m. 13 uyarınca idare, kişilerin uğradığı zararı ödedikten sonra sorumlu personele rücu etmekle yükümlüdür.

Anahtar Kavram

Anayasa m. 129/5 ve Rücu Mecburiyeti
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 104Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında Genel İdare Hizmetleri, Teknik Hizmetler veya Sağlık Hizmetleri gibi 12 hizmet sınıfından birinde görev yapan bir devlet memurunun "derece yükselmesi" ve "kademe ilerlemesi" süreçlerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir memurun kademe ilerlemesi yapabilmesi için her yıl sonunda bağlı olduğu disiplin amiri tarafından liyakat değerlendirmesine tabi tutulması ve ilerleme için yazılı onay verilmesi zorunludur.

Cevap

Memurun kademe ilerlemesi yapabilmesi için amir onayı veya liyakat değerlendirmesi zorunluluğu bulunduğu yönündeki ifade yanlıştır; bu işlem şartlar sağlandığında kendiliğinden gerçekleşir.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda sicil sistemi kaldırılmıştır. Memurların kademe ilerlemesi, bulundukları kademede bir yıl çalışmış olmaları ve derece içinde ilerleyebilecekleri bir kademenin bulunması halinde (disiplin cezası engeli yoksa) amir onayına veya bir kurul kararına gerek duyulmaksızın kendiliğinden gerçekleşir. Bu, idarenin bağlı yetkisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kademe ilerlemesi şartlarını (Madde 64) incele.
Bulunulan kademede en az 11 yıl çalışma, derece içinde ilerlenecek kademe varlığı ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almamış olma şartları belirlendi.
Kademe ilerlemesinin dikey değil, yatay bir ilerleme olduğunu anlamak için gereklidir.
2
Derece yükselmesi şartlarını (Madde 68) incele.
Üst dereceden boş kadro bulunması, bulunulan derecede en az 33 yıl çalışma ve üst derecenin kadrosuna atanma nitelikleri belirlendi.
Derece yükselmesinin statü değişikliği ve kadro ataması gerektirdiğini saptamak için gereklidir.
3
İdari usul farkını karşılaştır.
Kademe ilerlemesinin "otomatik" olduğu, derece yükselmesinin ise "atama" işlemiyle gerçekleştiği sonucuna varıldı.
Sicil sisteminin kaldırılması sonrası kademe ilerlemesinde amir takdirinin kalmadığını doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Kademe İlerlemesi ve Derece Yükselmesi Ayrımı

Daha Fazla Pratik

657 sayılı Kanun 68/B maddesi kapsamında yapılan 'istisnai derece yükselmesi' şartlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 105Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yer alan 'Ödev ve Sorumluluklar' ile Anayasa’nın 'Kanunsuz Emir' hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; amiri tarafından kendisine verilen bir talimatın 'konusu suç teşkil eden' bir nitelikte olduğunu saptayan bir memurun hukuki durumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Memur emri hiçbir suretle yerine getirmemeli; emrin yerine getirilmesi durumunda ise hem emri veren hem de yerine getiren kişi sorumluluktan kurtulamaz.

Cevap

Konusu suç teşkil eden emrin hiçbir suretle yerine getirilmeyeceğini ve yerine getiren memurun da cezai sorumluluktan kurtulamayacağını belirten ifade doğrudur.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 11. maddesi ve Anayasa'nın 137. maddesi uyarınca; memur amirinden aldığı emri mevzuata aykırı görürse yerine getirmez ve amirine bildirir. Ancak amir emrinde ısrar eder ve yazı ile yenilerse memur emri yerine getirir, sorumluluk amire geçer. Bunun tek ve mutlak istisnası emrin konusunun 'suç teşkil etmesi'dir. Konusu suç teşkil eden emir hiçbir şekilde yerine getirilemez, getirilirse memur da sorumlu olur.

Adım Adım Çözüm

1
Emrin niteliğinin tespit edilmesi
Emrin sadece mevzuata (kanun, tüzük, yönetmelik) aykırı değil, doğrudan 'konusu suç teşkil eden' bir nitelikte olduğu belirlenir.
Mevzuata aykırı emir ile konusu suç teşkil eden emir arasındaki hukuki sonuç farkını ortaya koymak gerekir.
2
Hukuki yükümlülüğün uygulanması
Konusu suç teşkil eden emirlerde 'yazı ile yenileme' (israr) mekanizması işlemez; memur emri yerine getirmeme yükümlülüğü altındadır.
Anayasa m. 137 ve 657 sayılı Kanun m. 11 uyarınca suç teşkil eden emrin mutlak surette reddedilmesi emredilmiştir.

Anahtar Kavram

Kanunsuz Emir ve Suç Teşkil Eden Emir Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Memurların 'yasaklar' başlığı altındaki ticaret yasağı ve hediye alma yasağı ile bu 'ödevler' arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 5s
Soru 106Soru

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yer alan 'Ödev ve Sorumluluklar' hükümleri ile Anayasa'nın 'Kanunsuz Emir' başlıklı 137. maddesi birlikte değerlendirildiğinde; bir memurun Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve kanunlarına bağlı kalarak bunları uygulama yükümlülüğü (I), görevini ifa ederken dil, ırk ve siyasi düşünce ayrımı yapmama zorunluluğu (II) ve amirinden aldığı mevzuata aykırı talimatlar karşısındaki hukuki konumu ile ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I numaralı yükümlülük 'Sadakat' ödevi, II numaralı zorunluluk 'Tarafsızlık ve Devlete Bağlılık' ödevidir; konusu suç teşkil etmeyen ancak kanunsuz olan bir emrin yazı ile yenilenmesi durumunda sorumluluk amire geçer.

Cevap

Memurların Anayasa ve kanunlara bağlılığı 'Sadakat', ayrımcılık yapmamaları 'Tarafsızlık ve Devlete Bağlılık' ödevidir; konusu suç teşkil etmeyen kanunsuz emirlerin yazılı olarak yenilenmesi durumunda memur emri yapar ve sorumluluk amire ait olur.
Doğru seçenek, 657 sayılı Kanun'un 6. ve 7. maddelerindeki ödev tanımlarını (Sadakat vs. Tarafsızlık) tam olarak yansıtmakta ve 11. maddedeki kanunsuz emir prosedürünü (suç teşkil etmeme ve yazılı yenileme şartı) hukuki gerçekliğe uygun şekilde birleştirmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'ndaki ödev tanımlarının incelenmesi
6. madde Anayasa ve kanunlara sadakatle bağlılığı (Sadakat), 7. madde ise siyasi tarafsızlık ve her türlü ayrımcılıktan kaçınmayı (Tarafsızlık ve Devlete Bağlılık) düzenler.
Soruda verilen I ve II numaralı ifadelerin hangi ödev başlıklarına girdiğini tespit etmek için gereklidir.
2
Kanunsuz emir ve konusu suç teşkil eden emir ayrımının değerlendirilmesi
Konusu suç teşkil etmeyen ancak hukuka aykırı olan (kanunsuz) emirlerde memur itiraz eder, amir yazı ile yenilerse memur yapar ve sorumluluk amire geçer; suç teşkil eden emir ise asla yapılmaz.
Anayasa m. 137 ve DMK m. 11'deki sorumluluk rejimini uygulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Memur Ödevlerinin Sınıflandırılması ve Kanunsuz Emir Rejimi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 107Soru

Devlet memuru (MM), 2020 Mayıs 20232023 tarihinde disiplin cezası verilmesini gerektiren bir fiil işlemiştir. Kurum, söz konusu fiili 11 Haziran 20232023 tarihinde öğrenmiş ve 1010 Haziran 20232023 tarihinde usulüne uygun olarak disiplin soruşturmasını başlatmıştır. Soruşturma süreci tamamlandıktan sonra, yetkili disiplin amiri tarafından memura 2525 Mayıs 20252025 tarihinde "kınama" cezası verilmiştir.

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun zamanaşımı hükümleri dikkate alındığında, bu disiplin cezası işlemiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Disiplin cezası, fiilin işlendiği tarihten itibaren başlayan 22 yıllık mutlak zamanaşımı süresi geçtikten sonra verildiği için ceza verme yetkisi zamanaşımına uğramıştır.

Cevap

Disiplin cezası, fiilin işlendiği tarihten itibaren başlayan iki yıllık mutlak zamanaşımı süresi geçtikten sonra verildiği için ceza verme yetkisi zamanaşımına uğramıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesine göre, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Olayda fiil 20 Mayıs 2023'te işlenmiş olup, ceza 20 Mayıs 2025 tarihine kadar verilmelidir. Cezanın 25 Mayıs 2025'te verilmesi, zamanaşımı süresinin aşıldığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Fiilin işlendiği tarihi ve ceza verme yetkisinin sona ereceği mutlak tarihi belirlemek.
Fiil 2020 Mayıs 20232023 tarihinde işlenmiştir. 657657 sayılı Kanun'un 127127. maddesine göre ceza verme yetkisi, fiilin işlendiği tarihten itibaren 22 yıl sonra (2020 Mayıs 20252025 mesai bitimi) sona erer.
Kanuni hak düşürücü sürenin sınırını tespit etmek.
2
Soruşturmaya başlama zamanaşımı kontrolünü yapmak.
Öğrenme tarihi 11 Haziran 20232023, soruşturma başlangıcı 1010 Haziran 20232023'tür. 11 aylık soruşturmaya başlama süresine uyulmuştur.
İşlemin diğer zamanaşımı kriterlerine uygunluğunu kontrol etmek.
3
Cezanın verildiği tarih ile mutlak zamanaşımı sınırını karşılaştırmak.
Ceza 2525 Mayıs 20252025 tarihinde verilmiştir. Bu tarih, 2020 Mayıs 20252025 olan mutlak sınırın sonrasındadır.
Zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğini teyit etmek.

Anahtar Kavram

Disiplin Cezasının Ceza Verme Zamanaşımı (2 Yıl)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 108Soru

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi bir kurumda görev yapan (AA), 1010 Şubat 20242024 tarihinde disiplin cezası verilmesini gerektiren bir fiil işlemiştir. Yetkili disiplin amiri bu fiili 1515 Şubat 20242024 tarihinde öğrenmiş, ancak kurumdaki iş yoğunluğu sebebiyle disiplin soruşturmasını ancak 2020 Mart 20242024 tarihinde başlatabilmiştir. Soruşturma sürecinde (AA)'ya 1010 gün süreli bir savunma hakkı tanınmış ve nihayetinde 2020 Ocak 20252025 tarihinde "kademe ilerlemesinin durdurulması" cezası verilmiştir.

Bu olay ve disiplin süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Soruşturmaya fiilin öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içinde başlanmadığı için disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğramıştır.

Cevap

Soruşturmaya fiilin öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içinde başlanmadığı için disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğramıştır.
Doğru yanıt olan seçenek, DMK 127127. maddedeki açık hükme dayanmaktadır. Memur hakkında disiplin suçu teşkil eden fiilin öğrenildiği 1515 Şubat 20242024 tarihinden itibaren bir ay içinde (en geç 1515 Mart 20242024 tarihinde) soruşturmaya başlanması gerekiyordu. Soruşturmanın 2020 Mart tarihinde başlatılmış olması, idarenin ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğramasına neden olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Soruşturmaya başlama zamanaşımı süresini kontrol et.
Fiilin öğrenildiği tarih 1515 Şubat 20242024, soruşturmaya başlama tarihi 2020 Mart 20242024'tür. Aradaki süre bir aydan fazladır.
657657 sayılı DMK m. 127127 uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezasında soruşturmaya bir ay içinde başlanmalıdır.
2
Ceza verme zamanaşımını kontrol et.
Fiil tarihi 1010 Şubat 20242024, ceza tarihi 2020 Ocak 20252025'tir. 22 yıllık süre dolmamıştır.
Genel ceza verme zamanaşımı fiilin işlendiği tarihten itibaren 22 yıldır.
3
Savunma ve itiraz usulünü değerlendir.
1010 günlük savunma süresi (77 günden fazla) hukukidir; ancak ilk basamaktaki zamanaşımı ihlali işlemi sakatlamıştır.
Disiplin hukukunda sürelerin kümülatif olarak sağlanması gerekir; bir sürenin aşılması yetkiyi sona erdirir.

Anahtar Kavram

Disiplin Soruşturmasına Başlama ve Ceza Verme Zamanaşımı Süreleri

Daha Fazla Pratik

Devlet memurluğundan çıkarma cezasında soruşturmaya başlama süresinin 6 ay olduğunu ve bu cezaya karşı itiraz yolunun kapalı olup doğrudan dava açılması gerektiğini hatırlayınız.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 109Soru

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, memurların hizmet içindeki ilerleme yollarını oluşturan kademe ilerlemesi ve derece yükselmesi süreçleri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Derece yükselmesi yapılabilmesi için memurun bulunduğu derecede en az 22 yıl bulunması ve bu derecenin 33. kademesinden bir üst dereceye geçmeye hak kazanmış olması yeterlidir.

Cevap

Derece yükselmesi yapılabilmesi için memurun bulunduğu derecede en az 3 yıl bulunması şarttır; 2 yıl yeterli değildir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 68. maddesine göre derece yükselmesi için memurun bulunduğu derecede en az 33 yıl (3 kademe karşılığı) çalışmış olması şarttır. Derece yükselmesinde 2 yılın yeterli olduğunu belirten ifade, kanuni süre şartıyla çeliştiği için yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Derece yükselmesi için süre şartını kontrol et
657 sayılı Kanun m. 68 uyarınca memurun bulunduğu derecede en az 33 yıl bulunması gerekir.
Derece yükselmesi için mevzuatın öngördüğü asgari bekleme süresini doğrulamak.
2
Kademe ilerlemesi şartlarını kontrol et
Kademe ilerlemesi için 11 yıl çalışma ve disiplin engeli bulunmaması yeterlidir; boş kadro aranmaz.
Kademe ilerlemesinin otomatik ve süreli niteliğini teyit etmek.
3
Hizmet sınıflarının sayısını doğrula
Mevzuatta GİH, TH, SH, EÖH, AUH, DH, EGMH, JH, SGKH, MİH, FH ve YMH olmak üzere 1212 hizmet sınıfı bulunur.
Hizmet sınıfı sisteminin kapsamını kontrol etmek.

Anahtar Kavram

657 sayılı Kanun kapsamında derece yükselmesi ve kademe ilerlemesi şartları arasındaki temel farklar.

Daha Fazla Pratik

İstisnai memuriyetler ve derece yükselmesindeki özel durumlar (öğrenim değişikliği vb.) konusuna göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 110Soru

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca; Genel İdare Hizmetleri, Teknik Hizmetler ve Sağlık Hizmetleri gibi 1212 farklı hizmet sınıfında görev yapan memurların mesleki kariyerleri süresince gerçekleştirdikleri "derece yükselmesi" ve "kademe ilerlemesi" işlemleri arasındaki temel farklar dikkate alındığında; aşağıdakilerden hangisi derece yükselmesi için zorunlu bir yasal şart iken, kademe ilerlemesinin gerçekleşmesi için bu yönde bir yapısal ön koşul aranmaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üst dereceden tahsis edilmiş boş bir kadronun bulunması

Cevap

Doğru cevap, derece yükselmesi için üst dereceden boş bir kadronun bulunması gerektiğini belirten seçenektir.
Doğru cevap olan ifade, derece yükselmesi ile kademe ilerlemesi arasındaki en temel yapısal farkı vurgular. 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 6868. maddesi uyarınca, bir memurun bir üst dereceye yükselebilmesi için 'üst dereceden boş bir kadronun bulunması' mutlak bir kanuni zorunluluktur. Buna karşın, aynı Kanun'un 6464. maddesinde düzenlenen kademe ilerlemesi için böyle bir kadro şartı öngörülmemiştir; memur süre ve disiplin şartlarını sağladığında kademesi ilerler.

Adım Adım Çözüm

1
657657 sayılı Kanun'un 6464. maddesindeki kademe ilerlemesi şartlarını analiz etme
Kademe ilerlemesi için memurun bulunduğu kademede en az bir yıl çalışması ve kademenin ilerlemesine engel bir disiplin cezasının bulunmaması yeterlidir; boş kadro şartı aranmaz.
Kademe ilerlemesi dikey değil, derece içindeki yatay bir ilerlemedir.
2
657657 sayılı Kanun'un 6868. maddesindeki derece yükselmesi şartlarını analiz etme
Derece yükselmesi için: 33 yıl bekleme süresi, üst dereceden boş bir kadronun bulunması ve memurun bu kadronun gerektirdiği nitelikleri taşıması şarttır.
Derece yükselmesi dikey bir ilerleme olup, idarenin teşkilat yapısındaki kadro durumuna doğrudan bağlıdır.
3
İki ilerleme türünü karşılaştırarak farkı tespit etme
Boş kadro bulunması zorunluluğu sadece derece yükselmesi için aranan bir şarttır.
Soruda istenen 'derece yükselmesinde olup kademe ilerlemesinde olmayan' şart bu şekilde belirlenir.

Anahtar Kavram

Derece yükselmesi ve kademe ilerlemesi arasındaki temel farklar

Daha Fazla Pratik

Derece yükselmesi için aranan 'yükseköğrenim görme' şartının hizmet sınıflarına göre istisnalarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 111Soru

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca düzenlenen "mazeret izinleri" kapsamında, bir yakını vefat eden devlet memuruna verilen ölüm izni ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Memurun büyükannesinin veya büyükbabasının vefatı halinde, isteği üzerine yedi gün izin verilir.

Cevap

Memurun büyükannesinin veya büyükbabasının vefatı halinde mazeret izni verileceğine dair kanunda bir hüküm bulunmamaktadır; bu nedenle bu ifade yanlıştır.
Doğru cevap, büyükana veya büyükbabanın vefatı durumunda mazeret izni verileceğini iddia eden seçenektir. 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 104/B104/B maddesi uyarınca ölüm izni verilecek yakınlar; memurun eşi, çocukları, kendisinin anne, babası veya kardeşi ile eşinin anne, babası veya kardeşidir. Bu listede büyükanne veya büyükbaba yer almadığı için bu durumda mazeret izni kullanılması yasal bir hak değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Kanun maddesinin tespiti
657657 sayılı Kanun'un 104/B104/B maddesi mazeret izinlerini düzenler.
Ölüm ve evlilik gibi durumlardaki izin süreleri ve kapsamı bu maddede yer alır.
2
Kapsamdaki kişilerin incelenmesi
Maddede; memurun eşi, çocuğu, kendisinin veya eşinin ana, baba ve kardeşi sayılmıştır.
Hangi yakınların ölümü halinde izin verileceği kanunda sınırlı sayıda (numerus clausus) belirtilmiştir.
3
Seçeneklerle karşılaştırma
Büyükanne ve büyükbaba bu listede yer almazken; eşin kardeşi, anne ve babası listede yer almaktadır.
Mazeret izinlerinde akrabalık derecesi kanunun belirlediği çerçeveyle sınırlıdır.
4
Hukuki niteliğin değerlendirilmesi
Maddede "verilir" ifadesi kullanıldığı için bu bir "bağlı yetki" işlemidir.
Amirin mazereti uygun görüp görmeme konusunda bir takdir yetkisi bulunmaz.

Anahtar Kavram

Mazeret İzinlerinde Akrabalık Kapsamı ve Bağlı Yetki
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 112Soru

Bir devlet memurunun disiplin cezası verilmesini gerektiren bir fiili 1010 Ocak 20242024 tarihinde işlediği, ancak yetkili disiplin amirinin bu durumu 1515 Şubat 20262026 tarihinde öğrendiği tespit edilmiştir.

Buna göre, 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca söz konusu durumla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fiilin işlendiği tarihten itibaren 22 yıl geçtiği için disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğramıştır.

Cevap

Fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yıl geçtiği için disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğramıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi uyarınca, disiplin cezası verilmesini gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Olayda fiil 10 Ocak 2024'te işlenmiş, 2 yıllık süre 10 Ocak 2026'da dolmuştur. Amir durumu 15 Şubat 2026'da öğrendiği için artık ceza verilmesi hukuken mümkün değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Fiilin işlendiği tarihi tespit et.
Fiil 1010 Ocak 20242024 tarihinde işlenmiştir.
Zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında başlangıç noktası fiilin işlendiği tarihtir.
2
Disiplin cezası verme yetkisinin azami süresini (hak düşürücü süre) belirle.
657657 sayılı Kanun'un 127127. maddesine göre bu süre fiilin işlendiği tarihten itibaren 22 yıldır.
İdarenin cezalandırma yetkisini sınırsız süreyle kullanmasını engellemek amacıyla mutlak bir üst sınır getirilmiştir.
3
Fiilin işlendiği tarihten itibaren geçen süreyi mevcut tarihle kıyasla.
1010 Ocak 20242024 + 22 yıl = 1010 Ocak 20262026 (Zamanaşımı dolma tarihi). Öğrenme tarihi olan 1515 Şubat 20262026, bu sürenin dışındadır.
Amirin fiili yeni öğrenmiş olması (1 aylık süre), 2 yıllık mutlak süreyi canlandırmaz veya uzatmaz.

Anahtar Kavram

Disiplin Cezasında Zamanaşımı (Soruşturmaya Başlama ve Karar Verme Ayrımı)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 113Soru

Bir kamu kurumunda teknik hizmetler sınıfında 'mühendis' kadrosunda görev yapan bir personelin, eğitim durumu ve yürüttüğü görevin mesleki niteliği değişmeksizin, idari bir kararla 'Yardımcı Hizmetler' sınıfına dahil edilmesi durumunda, 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 33. maddesinde düzenlenen temel ilkelerden hangisi doğrudan ihlal edilmiş olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sınıflandırma

Cevap

Sınıflandırma
Sınıflandırma ilkesi, devlet memurlarının yürüttükleri görevlerin niteliklerine ve bu görevlerin gerektirdiği mesleki şartlara göre gruplandırılmasını ifade eder. Senaryoda personelin mühendislik diploması ve teknik nitelikleri değişmediği halde, bu niteliklerle bağdaşmayan bir sınıfa atanması, nesnel sınıflandırma ölçütlerinin ihlal edildiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki idari işlemi analiz etme
Bir personelin sahip olduğu mesleki nitelikler (mühendislik) ve eğitim durumu göz ardı edilerek farklı bir hizmet sınıfına atanması söz konusudur.
İhlal edilen ilkeyi bulmak için işlemin hangi yapısal kurala aykırı olduğu tespit edilmelidir.
2
657657 sayılı Kanun’un 33. maddesindeki temel ilkeleri hatırlama
Sınıflandırma, Kariyer ve Liyakat ilkeleri tanımlanmıştır.
Kanun koyucu bu üç ilkeyi devlet memurluğu sisteminin temeli olarak belirlemiştir.
3
Sınıflandırma ilkesinin tanımını uygulama
Sınıflandırma; görevlerin niteliklerine ve mesleklere göre gruplandırılmasıdır. Mühendisin niteliği dışında bir sınıfa (yardımcı hizmetler) atanması bu gruplandırmaya aykırıdır.
Nitelik-görev uyumu sınıflandırma ilkesinin özünü oluşturur.

Anahtar Kavram

Sınıflandırma İlkesi

Daha Fazla Pratik

Anayasa'nın 128128. maddesindeki 'memur ve diğer kamu görevlileri' ayrımını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 114Soru

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, disiplin amiri tarafından bir memura verilen "aylıktan kesme" cezasına karşı yapılacak itirazın süresi ve itiraz mercii aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kararın tebliğinden itibaren 77 gün içinde disiplin kuruluna itiraz edilmelidir.

Cevap

Aylıktan kesme cezasına karşı itiraz süresi kararın tebliğinden itibaren 77 gündür ve itiraz disiplin kuruluna yapılır.
Doğru ifadeye göre, aylıktan kesme cezasına karşı itiraz süresi 77 gündür ve itirazın adresi disiplin kuruludur. Bu kural 657657 sayılı Kanun'un 135135. maddesinde açıkça düzenlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Ceza türünü ve verme yetkisini belirleme
Aylıktan kesme cezası disiplin amiri tarafından verilir.
657657 sayılı DMK'ya göre disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını doğrudan verme yetkisine sahiptir.
2
İtiraz süresini saptama
İtiraz süresi 77 gündür.
Kanunun 135135. maddesi tüm disiplin cezalarına yapılacak itirazlar için tebliğden itibaren yedi günlük bir hak düşürücü süre öngörmüştür.
3
İtiraz merciini belirleme
Disiplin Kurulu.
Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları için itiraz mercii disiplin kuruludur.

Anahtar Kavram

Disiplin Cezalarına İtiraz Usulü
Tahmini Süre:50s
Soru 115Soru

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca, adaylık devresi içinde eğitim ve staj aşamalarını başarıyla tamamlayan bir memurun asli memurluğa atanma usulü ve bu işlemin hüküm ifade etmeye başladığı tarih ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile asli memurluğa atanırlar; bu atama onay tarihinden itibaren geçerli olur.

Cevap

Adaylar, disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile asli memurluğa atanırlar ve bu atama onay tarihinden itibaren geçerli olur.
Doğru seçenekte belirtildiği üzere, asli memurluğa geçiş süreci disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı şeklinde ikili bir prosedüre tabidir. Bu işlemin hukuki sonuç doğurmaya başladığı an ise yetkili amirin onay verdiği tarihtir.

Adım Adım Çözüm

1
Eğitim ve staj aşamalarının değerlendirilmesi
Adayın temel eğitim, hazırlık eğitimi ve staj aşamalarında başarılı olduğunun tespiti yapılır.
Asli memurluğa atanabilmek için eğitim aşamalarının başarıyla tamamlanması kanuni bir ön şarttır.
2
Disiplin amiri tarafından teklif sunulması
Adayın sicili ve başarısı göz önüne alınarak disiplin amiri tarafından teklif hazırlanır.
657657 sayılı Kanun'un 5858. maddesi, atama sürecinin başlatılması için disiplin amirinin teklifini zorunlu kılar.
3
Atamaya yetkili amirin onayı
Teklif edilen adayın asli memurluğa geçişi atamaya yetkili amir tarafından onaylanır.
İdari işlemin tamamlanması ve kurucu etkinin oluşması için en üst karar merciinin rızası şarttır.
4
Yürürlük tarihinin belirlenmesi
Atama, onaylandığı tarih itibarıyla hukuken geçerli hale gelir.
İdari işlemler kural olarak geleceğe etkilidir; bu nedenle onay tarihi işlemin başlangıç noktasıdır.

Anahtar Kavram

Asli Memurluğa Atanma Usulü (Kurucu İdari İşlem Niteliği)

Daha Fazla Pratik

Adaylık sürecinde başarısız olanların 33 yıl boyunca devlet memurluğuna tekrar alınamayacağı kuralını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 116Soru

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4848. maddesinde düzenlenen devlet memurluğuna giriş genel şartları ve engelleri göz önüne alındığında, aşağıdaki adaylardan hangisinin memuriyete atanmasının önünde yasal bir engel bulunmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zimmet suçundan mahkum olan ancak genel af ile bu mahkumiyeti tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkan aday

Cevap

Zimmet suçundan mahkum olan ancak genel af ile bu mahkumiyeti tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkan aday
Zimmet, rüşvet, irtikâp, hırsızlık, dolandırıcılık gibi yüz kızartıcı suçlar ile devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar söz konusu olduğunda, mahkumiyet süresine bakılmaksızın ve kişi affa uğramış olsa dahi devlet memuru olamaz. Bu durum 657657 sayılı Kanun'un 48/A548/A-5 maddesinde mutlak bir engel olarak düzenlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Adayın adli sicil kaydındaki suç türünü ve ceza süresini analiz et
Zimmet suçu, 657657 sayılı DMK'nın 48/A548/A-5 maddesinde sayılan 'katalog suçlar' (yüz kızartıcı suçlar) kapsamındadır.
Memuriyete engel olan suçlar kasten işlenen 11 yıl üstü cezalar ve süresine bakılmaksızın katalog suçlar olarak ikiye ayrılır.
2
Affın mahkumiyet üzerindeki etkisini değerlendir
Zimmet suçu gibi özel nitelikli suçlarda 'affa uğramış olsa bile' ibaresi uyarınca engel hali devam eder.
Kanun koyucu, devletin güvenliğine ve mali işleyişine karşı işlenen suçlarda affın memuriyet ehliyetini geri getirmeyeceğini hükme bağlamıştır.
3
Diğer adayların durumlarını (taksir, tecil, ceza süresi) kanun hükümleriyle karşılaştır
Taksirli suçlar, askerlik tecili ve 11 yılın altındaki kasten mahkumiyetler yasal engel oluşturmaz.
Kanun, bu durumları memuriyete giriş için mutlak bir yasak olarak tanımlamamıştır.

Anahtar Kavram

Memuriyete Girişte Katalog Suçlar ve Affın Etkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 117Soru

Devlet memurlarının kariyer ve liyakat ilkeleri çerçevesinde hizmet içindeki ilerleyişini sağlayan "derece yükselmesi" ve "kademe ilerlemesi" müesseseleri arasındaki temel farklar ve uygulama şartları bakımından aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kademe ilerlemesi şartların gerçekleşmesiyle memur için bir hak niteliği taşıyıp idare için bağlı yetki doğururken; derece yükselmesi idarenin mutlak ve sınırsız takdir yetkisi alanındadır.

Cevap

Derece yükselmesinin idarenin mutlak ve sınırsız takdir yetkisi alanında olduğunu savunan ifade yanlıştır; bu işlem de kanuni şartlara bağlıdır.
Doğru cevap, derece yükselmesinin idarenin sınırsız takdir yetkisinde olduğunu iddia eden seçenektir. İdare hukukunda hiçbir yetki 'sınırsız' değildir. Derece yükselmesi; memurun bulunduğu derecede 33 yıl çalışması, derecesinin son kademesine gelmesi ve üst derecede boş bir kadro bulunması gibi objektif şartlara bağlanmıştır. Şartlar oluştuğunda idare bu işlemi tesis etmekle yükümlüdür, dolayısıyla 'mutlak ve sınırsız takdir' ifadesi hukuken hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kademe ve derece ilerlemesi için gereken süre şartlarını karşılaştırın.
Kademe için 11 yıl, derece için 33 yıl çalışma şartı olduğu doğrulanır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 64. ve 68. maddelerindeki süre sınırlarını belirlemek için.
2
Kadro (boş pozisyon) gerekliliğini analiz edin.
Kademe ilerlemesi için kadro gerekmediği, derece yükselmesi için üst derecede boş kadro gerektiği görülür.
Yatay ilerleme (kademe) ile dikey ilerleme (derece) arasındaki yapısal farkı ayırt etmek için.
3
İdarenin yetki türünü (bağlı yetki vs. takdir yetkisi) değerlendirin.
İdari işlemlerin hiçbirinde 'sınırsız' takdir yetkisi olamayacağı, derece yükselmesinin de liyakat ve kanuni şartlara bağlı olduğu saptanır.
Hukuk devleti ilkesi gereği idarenin yetkilerinin sınırlarını belirlemek için.

Anahtar Kavram

657 Sayılı Kanun Kapsamında Derece ve Kademe İlerlemesi Şartları

İpuçları

1
Kademe ilerlemesi derece içindeki yatay bir harekettir, derece yükselmesi ise bir üst sınıfa geçiş gibi dikey bir harekettir.
2
İdarenin işlemlerinde takdir yetkisi olsa bile bu yetki her zaman hukukla, kamu yararıyla ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır.
3
657 sayılı Kanun'un 68. maddesinde derece yükselmesi için gereken 'süre', 'kadro' ve 'kademe' şartlarını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

8 yıl boyunca disiplin cezası almayan memurlara verilen ilave 1 kademe ilerlemesi kuralını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 118Soru

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun "Hastalık ve Refakat İzni" başlıklı 105105. maddesi uyarınca, memurların sağlık raporlarında gösterilen lüzum üzerine verilen hastalık izin süreleri belirli sınırlamalara tabidir.

Buna göre, hizmet süresi 1010 yıla kadar (on yıl dahil) olan bir memura genel hastalıkları halinde verilecek iznin azami süresi ile hastalığın kanser, verem veya akıl hastalığı gibi uzun süreli tedavi gerektirmesi durumu için öngörülen azami izin süresi aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 66 ay - 1818 ay

Cevap

Hizmet süresi 10 yıla kadar olan memurlar için genel hastalık izni azami 6 ay; kanser, verem ve akıl hastalığı gibi durumlar için ise azami 18 aydır.
Doğru yanıt olan seçenek, 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 105105. maddesindeki açık hükümlere dayanmaktadır. Maddeye göre; on yıla kadar (on yıl dahil) hizmeti olan memurlara hastalıkları halinde 66 aya kadar, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli tedavi gerektiren hallerde ise 1818 aya kadar izin verilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hizmet süresine dayalı genel hastalık izni kuralını belirleyin.
657657 sayılı Kanun m. 105105 uyarınca; hizmeti 1010 yıla kadar olanlara 66 ay, 1010 yıldan fazla olanlara 1212 ay izin verilir.
Kanun, memurun kıdemine göre genel hastalık izni sürelerini ikiye ayırmıştır.
2
Uzun süreli tedavi gerektiren hastalıklar için özel istisnayı kontrol edin.
Kanser, verem ve akıl hastalığı gibi durumlar için kıdem fark etmeksizin azami süre 1818 ay olarak belirlenmiştir.
Toplum sağlığını ve memurun hayati durumunu etkileyen ağır hastalıklar için kanun koyucu daha uzun bir koruma süresi öngörmüştür.
3
İstenen kriterleri (10 yıla kadar hizmet + uzun süreli hastalık) birleştirin.
66 ay ve 1818 ay değerleri elde edilir.
Soruda sırasıyla bu iki kategorinin azami süreleri sorulmaktadır.

Anahtar Kavram

657 Sayılı Kanun Kapsamında Hastalık İzni Süreleri
Tahmini Süre:50s
Soru 119Soru

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca, devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren bir fiilin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren, ne kadar süre içerisinde disiplin kovuşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 66 ay

Cevap

Devlet memurluğundan çıkarma cezası için disiplin kovuşturmasına başlama süresi, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren altı aydır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesine göre; uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında fiilin öğrenilmesinden itibaren 11 ay içinde soruşturmaya başlanması gerekirken, devlet memurluğundan çıkarma cezasında bu süre 66 ay olarak belirlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Cezayı gerektiren fiilin niteliğini belirle.
Soru kökünde 'devlet memurluğundan çıkarma' cezası belirtilmiştir.
Disiplin zamanaşımı süreleri, verilecek cezanın ağırlığına göre farklılık gösterir.
2
Zamanaşımı türünü tespit et.
Fiilin 'öğrenildiği tarihten' itibaren başlayan 'başlama zamanaşımı' sorulmaktadır.
Öğrenme tarihi ile işlenme tarihi farklı zamanaşımı süreçlerini başlatır.
3
657 sayılı Kanun'un 127. maddesini uygula.
Memurluktan çıkarma cezalarında altı ay içinde kovuşturmaya başlanmalıdır.
Kanun, bu ağır ceza türü için diğer cezalara göre (1 ay) daha uzun bir inceleme süresi tanımıştır.

Anahtar Kavram

Disiplin Soruşturmasında Başlama Zamanaşımı

Daha Fazla Pratik

Disiplin cezalarına karşı itiraz mercilerini ve 7 günlük itiraz süresini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 120Soru

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, memurların mesleki ilerlemelerini sağlayan "kademe ilerlemesi" ve "derece yükselmesi" süreçleri belirli şartlara bağlanmıştır. Bu iki ilerleme usulü karşılaştırıldığında, "üst derecede boş bir kadronun bulunması" şartı bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Derece yükselmesi için üst dereceden boş bir kadronun bulunması şartken, kademe ilerlemesi için boş kadro bulunması şartı aranmaz.

Cevap

Derece yükselmesi için üst dereceden boş bir kadronun bulunması zorunluyken, kademe ilerlemesi için boş kadro şartı aranmaz.
Doğru yanıt, derece yükselmesi ve kademe ilerlemesi arasındaki en temel yapısal farkı ortaya koymaktadır. Derece yükselmesi (dikey ilerleme), memurun mevcut derecesinden daha üst bir dereceye ve o derecedeki bir kadroya atanması işlemidir; bu nedenle boş bir kadronun varlığı yasal bir zorunluluktur. Kademe ilerlemesi (yatay ilerleme) ise memurun aynı derece içinde, sadece kıdem ve başarıya bağlı olarak maaş ve özlük haklarında bir adım ileri gitmesidir ve bu işlem yeni bir kadro ataması gerektirmediğinden boş kadro şartına bağlı değildir.

Adım Adım Çözüm

1
657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ilgili maddelerini analiz etme.
Kanun'un 6464. maddesi kademe ilerlemesini, 6868. maddesi ise derece yükselmesini düzenlemektedir.
Hukuki dayanağı belirlemek ve şartları ayrıştırmak için gereklidir.
2
Kademe ilerlemesi şartlarını kontrol etme.
Bulunduğu kademede en az 11 yıl çalışmış olmak ve ilerlenebilecek bir kademenin bulunması yeterlidir. Boş kadro şartı yoktur.
Yatay ilerlemenin kadroya bağlı olmadığını teyit etmek için.
3
Derece yükselmesi şartlarını kontrol etme.
Üst dereceden boş bir kadronun bulunması, derecesi içinde en az 33 yıl bulunmuş olması ve gerekli nitelikleri taşıması gerekir.
Dikey ilerlemede kadro kısıtının memurun ilerlemesini engelleyebilecek bir unsur olduğunu belirlemek için.

Anahtar Kavram

Kademe ilerlemesi için kadro şartı aranmazken, derece yükselmesi için boş kadro bulunması zorunludur.

Daha Fazla Pratik

İstisnai memurluklar veya üst derece kadroya atanma hallerindeki (torba kadro) derece yükselmesi şartlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 6 / 8Sonraki
Kamu Görevlileri Alıştırma Soruları — KPSS Hukuk — Sayfa 6 | Examkin