Hâkimin Takdir Yetkisi
16 soru
Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca hâkimin takdir yetkisini kullanması ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi, bu yetkinin hukuki niteliğini ve sınırlarını tam ve doğru bir şekilde yansıtmaktadır?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca; kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı buyurduğu hâllerde hâkimin kararını dayandırması gereken temel kriter aşağıdakilerden hangisidir?
Türk Medeni Kanunu'nda kanun koyucunun; uyuşmazlığın çözümü için kesin bir kural koymak yerine 'haklı sebepler', 'durumun gerekleri' veya 'tazminatın miktarını hâkim belirler' gibi ifadelerle hâkime bir hareket alanı bıraktığı durumlarda ortaya çıkan boşluğa 'kural içi boşluk' denilmektedir.
Buna göre, hâkimin kendisine tanınan bu takdir yetkisini kullanırken uyması gereken temel hukuki ölçüt aşağıdakilerden hangisidir?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde düzenlenen "Hâkimin Takdir Yetkisi" kapsamında hâkimin, kanun koyucu tarafından bilerek ve isteyerek bırakılan "kural içi boşluğu" somut olayın özelliklerine göre doldururken uyması gereken temel ölçüt aşağıdakilerden hangisidir?
Türk Medeni Kanunu uyarınca, kanun koyucunun bilerek ve isteyerek uyuşmazlığın çözümünü somut olayın özelliklerine göre belirlemesi için hâkime bıraktığı 'kural içi boşluk' alanlarında; hâkimin bu yetkisini kullanırken esas alması gereken temel ölçüt aşağıdakilerden hangisidir?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca; kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkimin uyuşmazlığı karara bağlarken uyması gereken temel esas aşağıdakilerden hangisidir?
Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde düzenlenen hâkimin takdir yetkisinin hukuki niteliğine ve uygulanmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda yer alan 'haklı sebepler', 'durumun gerekleri' veya 'tazminatın miktarı' gibi ifadelerle uyuşmazlığın çözümünün somut olayın özelliklerine göre belirlenmesinin hâkime bırakıldığı hallerde; hâkimin bu yetkiyi kullanırken uyması gereken temel kriter aşağıdakilerden hangisidir?
Bir uyuşmazlığı karara bağlayan mahkeme, ilgili mevzuat hükmünde yer alan "durumun gereklerine göre" ibaresine dayanarak somut olayın özelliklerini dikkate almış ve esnek bir değerlendirmeyle hüküm kurmuştur. Aleyhine karar verilen tarafın avukatı ise kanun yoluna başvuru dilekçesinde, mahkemenin kanunda yer almayan yeni bir kural ihdas ettiğini ve yasakoyucu gibi davranarak hukuk yarattığını iddia etmiştir.
Bu uyuşmazlıktaki mahkeme uygulaması ve avukatın iddiası medeni hukukun başlangıç hükümleri çerçevesinde değerlendirildiğinde, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 1. maddesinde düzenlenen 'hâkimin hukuk yaratması' ile 4. maddesinde düzenlenen 'hâkimin takdir yetkisi' arasındaki farklar ve takdir yetkisinin sınırları dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Medeni hukuk yargılamasında, kanun metninin uyuşmazlığa uygulanacak bir çözüm içerdiği ancak bu çözümün kapsamını 'haklı sebepler', 'durumun gerekleri' veya 'uygun bir tazminat' gibi esnek kavramlarla yargıcın değerlendirmesine bıraktığı durumlarda; yargıcın gerçekleştirdiği bu faaliyetin hukuki niteliği ve bağlı olduğu temel ilke aşağıdakilerden hangisidir?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca; kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, kararını aşağıdakilerden hangisine dayandırmak zorundadır?
Medeni hukukta kanun koyucu, bazen uyuşmazlığın çözümünde kesin bir sınır çizmek yerine hâkime "haklı sebepler" veya "durumun gereklerini" değerlendirme yetkisi tanımıştır.
Türk Medeni Kanunu uyarınca, hâkimin bu şekilde kendisine takdir yetkisi tanınan hallerde kararını dayandırması gereken temel ölçüt aşağıdakilerden hangisidir?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde düzenlenen hâkimin takdir yetkisinin hukuki niteliği, sınırları ve kullanımı dikkate alındığında; aşağıdaki ifadelerden hangisi bu yetkinin 'kural içi boşluk' kavramı ve 'hak ve nasafet' ilkesiyle uyumlu, doğru bir açıklamadır?
Medeni hukukta kanun koyucunun, soyut kuralın somut olayın tüm özelliklerini kapsayamayacağını öngörerek; uyuşmazlığın çözüm sınırlarını 'durumun gerekleri' veya 'haklı sebepler' gibi kavramlarla hâkimin değerlendirmesine bıraktığı hallerde, hâkimin bu yetkiyi kullanma biçimi ve hukuki niteliğine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Bir boşanma davasında mahkeme, tarafların mali güçlerini ve kusur oranlarını dikkate alarak hükmedilecek manevi tazminat miktarını belirleyecektir. İlgili kanun hükmünde tazminatın "uygun bir miktar" olması gerektiği ifade edilmiştir. Davalı vekili, kanunda kesin bir hesaplama formülü veya üst sınır gösterilmediği için somut olayda bir "hukuk boşluğu" bulunduğunu ve hâkimin kanun koyucu gibi davranarak bu boşluğu dolduracak yeni bir kural ihdas etmesi gerektiğini iddia etmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümleri dikkate alındığında, davalı vekilinin iddiası ve mahkemenin yetkisi hakkında aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?