Açık Ekonomi Makroiktisadı

120 soru

Soru 21Soru

Mundell-Fleming modeline göre, sermaye hareketliliğinin tam olduğu küçük bir açık ekonomide, esnek döviz kuru rejimi altında uygulanan genişletici para politikasının ekonomik denge üzerindeki etkisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Faiz oranlarındaki düşüşün sermaye çıkışına ve yerli paranın değer kaybına yol açarak net ihracatı artırması sonucunda politika tam etkindir.

Cevap

Sermaye hareketliliğinin tam olduğu esnek kur sisteminde genişletici para politikası, faizlerin düşmesi ve yerli paranın değer kaybetmesi sonucu net ihracatı artırarak tam etkin olur.
Genişletici para politikası LMLM eğrisini sağa kaydırarak faizleri düşürür. Tam sermaye hareketliliği altında faizlerin düşmesi büyük çaplı sermaye çıkışına neden olur. Esnek kur rejiminde bu durum yerli paranın değer kaybetmesine yol açar. Değer kaybeden yerli para net ihracatı artırarak ISIS eğrisini de sağa kaydırır ve hasılanın başlangıç düzeyinden çok daha fazla artmasını sağlar; bu nedenle para politikası tam etkindir.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıç etkisinin belirlenmesi
LMLM eğrisi sağa kayar.
Genişletici para politikası (para arzı artışı) para piyasasında faiz oranlarını aşağı çeker.
2
Sermaye hareketlerinin analizi
i<ii < i^* durumu oluşur ve sermaye çıkışı yaşanır.
Yurt içi faiz oranının dünya faiz oranının altına düşmesi, yatırımcıların dövize yönelmesine neden olur.
3
Döviz kuru ve dış ticaret etkisinin değerlendirilmesi
Döviz kuru yükselir (yerli para değer kaybeder) ve net ihracat (NXNX) artar.
Döviz talebinin artması kuru yükseltir; bu da yerli malları ucuzlatarak rekabet gücünü ve ihracatı artırır.
4
Nihai dengeye ulaşılması
ISIS eğrisi sağa kayar ve hasıla (YY) artar.
Net ihracattaki artış toplam talebi ve dolayısıyla denge gelir düzeyini yükseltir.

Anahtar Kavram

Esnek kur sisteminde para politikasının etkinliği döviz kuru kanalıyla (net ihracat artışı) sağlanır.
Soru 22Soru

Dışa açık bir ekonomide marjinal tasarruf eğilimi (ss) 0,250,25 ve marjinal ithalat eğilimi (mm) 0,150,15 olarak belirlenmiştir. Bu ekonomide otonom ihracatta meydana gelecek 200200 milyon TL'lik bir artış, milli gelir seviyesinde toplam kaç milyon TL'lik bir artışa neden olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 500500

Cevap

Dış ticaret çarpanı etkisiyle milli gelirde meydana gelen artış 500500 milyon TL'dir.
Dışa açık bir ekonomide çarpan katsayısı, sızıntılar olan marjinal tasarruf eğilimi (ss) ve marjinal ithalat eğiliminin (mm) toplamının tersine eşittir (1/(s+m)1 / (s+m)). Verilen değerlere göre çarpan 2,52,5 olup, 200200 milyon TL'lik ihracat artışı geliri 500500 milyon TL artırır.

Adım Adım Çözüm

1
Dış ticaret çarpanı formülünü belirlemek
k=1s+mk = \frac{1}{s + m}
Dışa açık bir ekonomide otonom harcamalardaki değişimin gelir üzerindeki etkisini ölçmek için bu formül kullanılır.
2
Çarpan katsayısını hesaplamak
k=10,25+0,15=10,40=2,5k = \frac{1}{0,25 + 0,15} = \frac{1}{0,40} = 2,5
Marjinal tasarruf eğilimi ve marjinal ithalat eğilimi toplamı, harcama akımındaki sızıntıları temsil eder.
3
Milli gelirdeki toplam değişimi hesaplamak
ΔY=k×ΔX=2,5×200=500\Delta Y = k \times \Delta X = 2,5 \times 200 = 500 milyon TL
Gelirdeki toplam değişim, otonom harcama artışı ile çarpan katsayısının çarpımına eşittir.

Anahtar Kavram

Dış ticaret çarpanı, açık bir ekonomide ihracat gibi otonom harcama kalemlerindeki artışın, sızıntılar (tasarruf ve ithalat) nedeniyle milli geliri kendisinden daha fazla artırmasıdır.

İpuçları

1
Açık ekonomide gelirden yapılan sızıntıların (tasarruf ve ithalat) toplamını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Marjinal tüketim eğilimi (cc) verildiğinde formülün 1/(1c+m)1 / (1 - c + m) şekline dönüştüğünü unutmayın.
Tahmini Süre:45s
Soru 23Soru

Mundell-Fleming modeli çerçevesinde, tam sermaye hareketliliğinin geçerli olduğu ve sabit döviz kuru rejiminin uygulandığı küçük açık bir ekonomide; hükümetin kamu harcamalarını artırarak genişlemeci bir maliye politikası izlemesi durumunda ortaya çıkacak olan nihai dengeye ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkez Bankası döviz kurunu sabit tutmak için piyasaya yerli para sürer, bu da para arzını artırarak gelir düzeyinin yükselmesine neden olur.

Cevap

Sabit döviz kuru rejimi ve tam sermaye hareketliliği altında, genişlemeci maliye politikası para arzında artışa ve gelir düzeyinde yükselmeye neden olan tam etkin bir politikadır.
Doğru seçenek, Merkez Bankası'nın kura müdahalesi sonucunda para arzının artacağını ve gelirin yükseleceğini belirten ifadedir. Sabit kur ve tam sermaye hareketliliği (BPBP eğrisinin yatay olması) altında maliye politikası en yüksek etkinliğe sahiptir. ISIS sağa kaydığında faizler artar, sermaye girişi olur, MB döviz alıp TL sürer, LMLM sağa kayar ve gelir artar.

Adım Adım Çözüm

1
Politika şokunun analizi
Kamu harcamalarının artmasıyla ISIS eğrisi sağa kayar.
Genişlemeci maliye politikası toplam talebi doğrudan artırır.
2
Faiz etkisi ve sermaye hareketleri
Yerli faiz oranları (ii) dünya faiz oranlarının (ii^*) üzerine çıkar, bu da yoğun sermaye girişine yol açar.
Tam sermaye hareketliliği varsayımı altında, küçük bir faiz farkı bile sınırsız sermaye akışını tetikler.
3
Döviz piyasası müdahalesi
Ödemeler bilançosu (BPBP) fazlası oluşur ve yerli para üzerinde değer kazanma baskısı yaratır. Merkez Bankası kuru sabit tutmak için döviz alıp piyasaya yerli para sürer.
Sabit kur rejiminde Merkez Bankası, döviz kurunun belirlenen seviyede kalması için döviz piyasasına müdahale etmek zorundadır.
4
Nihai denge
Para arzı arttığı için LMLM eğrisi sağa kayar ve denge başlangıca göre daha yüksek bir gelir düzeyinde (YY) kurulur.
Maliye politikası, Merkez Bankası'nın para arzını artırmak zorunda kalmasıyla desteklenmiş olur.

Anahtar Kavram

Sabit kur rejiminde ve tam sermaye hareketliliği altında para politikası etkisiz, maliye politikası ise tam etkindir.

Daha Fazla Pratik

Aynı senaryoyu 'düşük sermaye hareketliliği' veya 'esnek döviz kuru rejimi' için çözerek politika etkinliği farklarını karşılaştırınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 24Soru

Marshall-Lerner koşulunun (ex+em>1e_x + e_m > 1) uzun dönemde geçerli olduğu bir açık ekonomide, yerli paranın devalüe edilmesini takip eden süreçte dış ticaret bilançosunun önce bozulup daha sonra iyileşmesi (J-Eğrisi etkisi) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi iktisadi mekanizmayı en doğru şekilde açıklamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devalüasyonun hemen ardından ithal malların yerli para cinsinden maliyeti yükselirken, miktar bazlı uyumun zaman alması nedeniyle kısa dönemde esneklikler toplamının birden küçük kalması ve fiyat etkisinin miktar etkisine baskın çıkması.

Cevap

Devalüasyon sonrası kısa dönemde miktar esnekliklerinin düşük kalması nedeniyle fiyat etkisinin miktar etkisini aşması durumu dış ticaret dengesini geçici olarak bozar.
Devalüasyonun ardından ithal edilen malların yerli para birimi cinsinden fiyatı hemen yükselir. Ancak, ihracat miktarının artması ve ithalat miktarının azalması için gereken 'miktar etkisi', ekonomik birimlerin (tüketici ve üreticilerin) fiyat değişimlerine uyum sağlama sürecine (esnekliklerin zamanla artmasına) bağlıdır. Kısa dönemde bu esnekliklerin toplamı birden küçük (ex+em<1e_x + e_m < 1) olduğu için Marshall-Lerner koşulu sağlanamaz ve fiyatlardaki artışın yarattığı bilanço bozulması miktar değişimlerinden daha baskın çıkar. Bu durum dış ticaret açığının geçici olarak artmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Marshall-Lerner Koşulunu Tanımla
Devalüasyonun dış ticaret bilançosunu iyileştirmesi için ihracat (exe_x) ve ithalat (eme_m) talep esnekliklerinin toplamı 1'den büyük olmalıdır (ex+em>1e_x + e_m > 1).
Dengenin iyileşmesi için miktar değişimlerinin fiyat değişimlerini telafi etmesi gerekir.
2
Kısa Dönemli Esneklik Yapısını Analiz Et
Kısa dönemde tüketiciler ve firmalar mevcut sözleşmelere (currency contract lag) ve tüketim alışkanlıklarına bağlı oldukları için esneklikler çok düşüktür (ex+em<1e_x + e_m < 1).
Fiyatlar hemen değişse de miktarların (ihracat artışı, ithalat azalışı) tepki vermesi zaman alır.
3
Fiyat ve Miktar Etkilerini Karşılaştır
Devalüasyon ile ithal malların yerli para cinsinden fiyatı derhal artar. Miktar tepkisi zayıf olduğu için toplam ithalat faturası yükselir.
Miktar etkisi (hacim etkisi), fiyat etkisinin (değer etkisi) yarattığı bozulmayı karşılayamaz.
4
J-Eğrisi Sonucuna Ulaş
Dış ticaret bilançosu önce kötüleşir (eğrinin inişi), zamanla esneklikler arttıkça Marshall-Lerner koşulu sağlanır ve bilanço iyileşir (eğrinin çıkışı).
Bu zamana bağlı seyir, 'J' harfine benzer bir grafik oluşturur.

Anahtar Kavram

Marshall-Lerner Koşulu ve J-Eğrisi Etkisi

İpuçları

1
Devalüasyon sonrası yerli para cinsinden ithalat faturasının hemen mi yoksa miktarlar değişince mi arttığını düşünün.
2
Marshall-Lerner koşulu ex+em>1e_x + e_m > 1 olduğunda dış ticaret dengesi iyileşir. J-Eğrisi'nin başlangıç aşamasında bilanço neden kötüleşiyor olabilir?
3
Fiyatlar (değer) derhal değişirken, miktarların (hacim) değişmesi için gereken süreyi (esneklik düşüklüğü) ve bunun ex+eme_x + e_m toplamını nasıl etkilediğini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Fiyat Geçişkenliği (Pass-through) ve Döviz Sözleşmesi (Currency Contract) aşamalarının J-Eğrisi üzerindeki etkilerini inceleyin.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 25Soru

Sermaye hareketlerinin tam serbest olduğu ve döviz kurunun yabancı bir para birimine karşı sabitlendiği (Fixed Peg) bir ekonomide; dış faiz oranlarının (rr^*) yerli faiz oranlarının (rr) üzerine çıkması durumunda, sabit kur rejiminin sürdürülebilmesi için gerçekleşmesi gereken mekanizma ve nihai dengeyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkez bankasının döviz kurunu sabit tutmak amacıyla piyasaya döviz satarak müdahale etmesi, yerli para arzının daralmasına ve yerli faiz oranlarının dış faiz seviyesine (r=rr = r^*) gelene kadar yükselmesine yol açar.

Cevap

Merkez bankasının döviz kurunu sabit tutmak amacıyla piyasaya döviz satarak müdahale etmesi, yerli para arzının daralmasına ve yerli faiz oranlarının dış faiz seviyesine (r=rr = r^*) gelene kadar yükselmesine yol açar.
İmkansız Üçlü (Policy Trilemma) prensibi gereği, tam sermaye hareketliliği ve sabit döviz kuru rejimini aynı anda seçen bir ekonomi bağımsız bir para politikası izleyemez. Dış faiz oranları yükseldiğinde, sermaye çıkışı nedeniyle döviz kuruna gelen yukarı yönlü baskıyı engellemek isteyen merkez bankası, piyasaya döviz satıp karşılığında yerli para alarak rezervlerini kullanmak zorundadır. Bu müdahale sonucunda ekonomideki para arzı kendiliğinden daralır ve yerli faiz oranları dış faiz oranlarına eşitlenene kadar artmaya devam eder. Bu durum, sabit kur sisteminde para arzının kur koruma hedefi doğrultusunda içsel bir değişken haline geldiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Dış şokun analiz edilmesi
r>rr^* > r durumu oluşur.
Dış dünyadaki faiz oranları yerli faizlerin üzerine çıkmıştır.
2
Sermaye hareketlerinin yönünün belirlenmesi
Sermaye çıkışı (KoutK_{out}) gerçekleşir.
Yatırımcılar daha yüksek getiri elde etmek için fonlarını yurt dışına taşırlar.
3
Döviz piyasasındaki baskının tespiti
Döviz talebi artar, yerli para üzerinde değer kaybı (devalüasyon) baskısı oluşur.
Sermaye çıkışı için yerli para satılıp döviz satın alınmaktadır.
4
Merkez bankası müdahalesinin gerçekleşmesi
Merkez bankası piyasaya döviz satar, karşılığında piyasadan yerli para çeker.
Sabit kur rejimini sürdürmek için döviz arzındaki eksikliği rezervlerden karşılamak zorundadır.
5
Para arzı ve faiz ilişkisinin kurulması
Yerli para arzı (MsM_s) daralır ve yerli faiz oranları (rr) yükselir.
Para tabanının daralması likiditeyi azaltarak faizleri yukarı çeker.
6
Nihai dengenin sağlanması
r=rr = r^* eşitliği yeniden kurulur.
Yerli faizler dış faizlerle eşitlenene kadar sermaye çıkışı ve para arzı daralması devam eder.

Anahtar Kavram

İmkansız Üçlü (Impossible Trinity) ve Para Politikasının İçselleşmesi

Daha Fazla Pratik

Mundell-Fleming modelinde sabit kur rejiminde maliye politikasının neden tam etkin olduğunu, para arzının bu süreçte nasıl genişlediğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 26Soru

Sabit döviz kuru rejiminin benimsendiği ve sermaye hareketliliğinin düşük olduğu (BPBP eğrisinin LMLM eğrisinden daha dik olduğu) küçük açık bir ekonomide; hükümetin bütçe disiplini sağlamak amacıyla otonom kamu harcamalarını azaltması (daraltıcı maliye politikası) durumunda, ekonominin yeni dengeye ulaşma süreci ve politikanın nihai etkinliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu harcamalarındaki azalış ISIS eğrisini sola kaydırarak gelir düzeyini ve faiz oranını düşürür; oluşan ödemeler bilançosu fazlası nedeniyle Merkez Bankası piyasaya yerli para sürer ve bu durum maliye politikasının daraltıcı etkisini zayıflatır.

Cevap

Kamu harcamalarındaki azalış sonucu oluşan ödemeler bilançosu fazlası, Merkez Bankası'nın piyasaya yerli para sürmesine neden olur ve bu durum daraltıcı maliye politikasının gelir üzerindeki azaltıcı etkisini bir miktar telafi ederek zayıflatır.
Daraltıcı maliye politikası ISIS eğrisini sola kaydırarak başlangıçta geliri ve faizi düşürür. Sermaye hareketliliğinin düşük olması (BP>LMBP > LM eğimi), gelirin azalmasıyla düşen ithalatın, faizin azalmasıyla artan sermaye çıkışından daha büyük bir etki yaratmasına neden olur. Bu durum ödemeler bilançosu fazlası yaratır. Sabit döviz kurunu korumakla yükümlü olan Merkez Bankası, piyasadaki fazla dövizi satın alarak piyasaya yerli para sürer. Para arzının artması (LMLM'nin sağa kayması) faizleri daha da düşürürken gelir düzeyini bir miktar yükseltir; böylece maliye politikasının gelir üzerindeki daraltıcı etkisi zayıflamış olur.

Adım Adım Çözüm

1
Politika şokunun ilk etkisini belirlemek.
GISG \downarrow \Rightarrow IS eğrisi sola kayar.
Daraltıcı maliye politikası otonom harcamaları azaltarak toplam talebi ve geliri (YY) düşürür, bu da para talebini azaltarak faizlerin (ii) düşmesine neden olur.
2
Ödemeler dengesi (BPBP) durumunu analiz etmek.
BPBP eğrisi LMLM eğrisinden dik olduğu için, yeni geçici denge noktası BPBP eğrisinin solunda/üstünde kalır.
Sermaye hareketliliği düşük olduğunda, gelirdeki düşüş ithalatı (döviz talebini) faizdeki düşüşün sermaye çıkışını (döviz talebini) artırmasından daha fazla azaltır. Bu da ödemeler bilançosu fazlasına yol açar.
3
Merkez Bankası müdahalesini ve nihai dengeyi belirlemek.
Döviz rezervleri artar, para arzı (MsM_s) genişler ve LMLM eğrisi sağa kayar.
Sabit kur rejiminde MB, yerli paranın değer kazanmasını önlemek için piyasadan döviz alıp piyasaya yerli para sürer. Bu genişleme, ISIS kaymasıyla azalan geliri bir miktar geri artırır.

Anahtar Kavram

Mundell-Fleming Modelinde Düşük Sermaye Hareketliliği ve Maliye Politikası

Daha Fazla Pratik

Sermaye hareketliliğinin yüksek olduğu (BPBP eğrisinin LMLM eğrisinden daha yatık olduğu) durumda aynı politikanın etkinliğini analiz ederek farkı karşılaştırınız.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 27Soru

Türkiye'de yerleşik bir yatırımcının, yurt dışındaki bir finans kuruluşunda bulunan mevduat hesabından elde ettiği faiz geliri, ödemeler dengesi bilançosunun aşağıdaki kalemlerinden hangisinde izlenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birincil Gelir Dengesi

Cevap

Faiz geliri, üretim faktörlerinden biri olan sermayenin getirisi olduğu için ödemeler dengesi bilançosunda Birincil Gelir Dengesi kalemi altında izlenir.
Faiz geliri, bir üretim faktörü olan sermayenin getirisidir. Ödemeler Dengesi El Kitabı (BPM6) standartlarına göre; işçi ücretleri, faiz, temettü ve kâr payı gibi faktör gelirleri ile giderleri 'Birincil Gelir Dengesi' kalemi altında takip edilir.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemin niteliğini analiz edin.
Yurt dışındaki bir mevduattan elde edilen faiz geliri, bir üretim faktörü olan sermayenin getirisi (faktör geliri) olarak tanımlanır.
Ödemeler dengesinde kalemlerin doğru sınıflandırılması için işlemin bir mal/hizmet değişimi mi, gelir akımı mı yoksa varlık transferi mi olduğu belirlenmelidir.
2
BPM6 (Ödemeler Dengesi El Kitabı 6. Versiyon) standartlarına göre hesapları hatırlayın.
Cari İşlemler Hesabı; Mal Dengesi, Hizmet Dengesi, Birincil Gelir Dengesi ve İkincil Gelir Dengesi olmak üzere dört alt kalemden oluşur.
Uluslararası standartlar, yatırım gelirlerinin cari işlemler içerisinde sınıflandırılmasını öngörür.
3
İşlemi ilgili hesapla eşleştirin.
Sermayenin getirisi olan faiz, Birincil Gelir Dengesi kalemine kaydedilmelidir.
Birincil Gelir Dengesi; emek ve sermaye gibi üretim faktörlerinin sınır ötesi kullanımından doğan gelir ve giderleri kapsar.

Anahtar Kavram

Birincil Gelir Dengesi (Primary Income)

İpuçları

1
Faiz bir üretim faktörü olan sermayenin getirisi olduğu için 'faktör geliri' olarak değerlendirilir.
2
Cari işlemler hesabının alt kalemlerini düşünün; mal ve hizmet dışındaki gelir akımları nerede toplanır?

Daha Fazla Pratik

Finans hesabı ile Birincil Gelir Dengesi arasındaki farkı, 'anapara' ve 'getiri' ayrımı üzerinden tekrar gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 28Soru

Uluslararası makroiktisat yazınında 'İmkansız Üçlü' (Policy Trilemma) olarak tanımlanan hipoteze göre; tam sermaye hareketliliği, bağımsız bir para politikası ve sabit döviz kuru hedeflerinden ancak ikisi aynı anda tutarlı bir biçimde sürdürülebilir. Bir ülkenin dış finansal şoklara karşı para politikası otonomisini korumayı temel amaç edindiği ve sermaye kontrollerini tamamen kaldırdığı bir senaryoda, bu hipotez çerçevesinde benimsenmesi gereken döviz kuru rejimi ve bu rejimin mantıksal dayanağıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Esnek kur rejimi tercih edilmelidir; zira döviz kurunun piyasa koşullarında dalgalanması dış dengeyi sağlarken merkez bankasının faiz aracını iç hedeflere yöneltmesine imkân verir.

Cevap

Para politikası otonomisinin korunması ve sermaye serbestisinin sürdürülmesi için esnek kur rejiminin benimsenmesi zorunludur; çünkü bu sistemde döviz kuru ayarlamaları dış dengeyi sağlarken para otoritesi faiz oranlarını iç dengeye göre belirleyebilir.
Döviz kurunun serbestçe dalgalandığı esnek kur rejimi, dış ticaret dengesizliklerini ve sermaye akımlarını kur üzerinden dengeleyerek merkez bankasına faiz oranlarını yerel enflasyon veya büyüme hedefleri doğrultusunda kullanma serbestisi (otonomisi) tanıyan tek sistemdir. İmkansız Üçlü hipotezine göre, tam sermaye hareketliliği varken bağımsız para politikası ancak döviz kuru sabitlenmediği takdirde mümkündür.

Adım Adım Çözüm

1
'İmkansız Üçlü' (Trilemma) kısıtlarının tanımlanması
Hipoteze göre üç hedef (Sabit Kur, Sermaye Serbestisi, Bağımsız Para Politikası) aynı anda seçilemez.
Uluslararası finansal arbitraj ve para arzı dengeleri bu üçlüden birinin feda edilmesini zorunlu kılar.
2
Senaryodaki sabit değişkenlerin belirlenmesi
Sermaye Serbestisi (Tam) + Bağımsız Para Politikası (Otonomi) seçilmiştir.
Soru kökünde sermaye kontrollerinin kaldırıldığı ve para politikası otonomisinin temel amaç olduğu belirtilmiştir.
3
Dışlanan hedefin ve uygun rejimin saptanması
Sabit Döviz Kuru hedefinden vazgeçilmeli ve Esnek Kur Rejimi benimsenmelidir.
Trilemma üçgeninde sermaye serbestisi ve otonomi arasındaki kenar esnek kur rejimini temsil eder.
4
Mantıksal dayanağın teyit edilmesi
Döviz kurunun piyasa mekanizmasıyla belirlenmesi (dalgalanması), dış şokların faiz oranları üzerinde baskı kurmasını engeller.
Esnek kur rejiminde dış denge kur hareketleriyle (depresiasyon/apresiasyon) sağlanır, böylece para politikası iç dengeye odaklanabilir.

Anahtar Kavram

Mundell-Fleming İmkansız Üçlü (Policy Trilemma) Hipotezi

Alternatif Yöntem

Mundell-Fleming modelini kullanarak faiz oranları ile sermaye akımları arasındaki ilişkiyi analiz etmek: Sabit kurda faizlerin yükseltilmesi sermaye girişi yaratır, merkez bankası kuru tutmak için döviz alır ve piyasaya yerli para sürer, bu da para arzını artırarak başlangıçtaki faiz artışını etkisiz kılar. Bu döngü, bağımsız para politikasının imkansızlığını kanıtlar.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 29Soru

Nisbi (Relatif) Satın Alma Gücü Paritesi (PPP) teorisine göre, iki ülke arasındaki nominal döviz kurundaki değişim, bu ülkelerin enflasyon oranları arasındaki farktan kaynaklanmaktadır. Aşağıdaki tabloda A ve B ülkelerine ait yıllık ekonomik veriler yer almaktadır:

GöstergeA ÜlkesiB Ülkesi
Yıllık Enflasyon Oranı (%\%)202055
Nominal Faiz Oranı (%\%)252588

Başlangıç döneminde nominal döviz kurunun 11 birim B parası = 1010 birim A parası (1B=10A1 B = 10 A) olduğu ve nisbi PPP'nin geçerli olduğu varsayıldığında, dönem sonunda beklenen nominal döviz kuru ve A ülke parasının durumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beklenen nominal döviz kuru yaklaşık 11,4311,43 A/B düzeyinde gerçekleşir ve A ülke parası B ülke parası karşısında nominal olarak değer kaybeder.

Cevap

Beklenen nominal döviz kuru yaklaşık 11,4311,43 A/B düzeyinde gerçekleşir ve A ülke parası B ülke parası karşısında nominal olarak değer kaybeder.
Nisbi Satın Alma Gücü Paritesi teorisine göre, bir ülkenin enflasyon oranı diğerinden yüksekse, o ülkenin parası enflasyon farkı kadar değer kaybetmelidir. Formül uygulandığında (10×1,20/1,0510 \times 1,20 / 1,05), yeni döviz kurunun yaklaşık 11,4311,43 olması gerektiği bulunur. A ülkesinde enflasyon daha yüksek olduğu için A parası B parası karşısında nominal olarak değer kaybetmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Nisbi Satın Alma Gücü Paritesi (PPP) formülünü belirlemek
E1=E0×1+πyerli1+πyabancıE_1 = E_0 \times \frac{1 + \pi_{yerli}}{1 + \pi_{yabancı}}
İki ülke arasındaki enflasyon farklarının döviz kuru üzerindeki etkisini hesaplamak için parite formülü kullanılır.
2
Verilen değerleri formüle yerleştirmek
E1=10×1+0,201+0,05E_1 = 10 \times \frac{1 + 0,20}{1 + 0,05}
A ülkesi yerli (%20 enflasyon), B ülkesi yabancı (%5 enflasyon) ve başlangıç kuru 10 olarak alınır.
3
Matematiksel işlemi gerçekleştirmek
10×1,201,0511,428510 \times \frac{1,20}{1,05} \approx 11,4285
Tam değer yaklaşık olarak 11,4311,43'e karşılık gelir.
4
Sonucu iktisadi olarak yorumlamak
A ülke parası nominal olarak değer kaybeder.
A ülkesindeki fiyat artışı daha yüksek olduğu için, paritenin sağlanması için A ülke parasının dış değerinin azalması (kurun artması) gerekir.

Anahtar Kavram

Nisbi Satın Alma Gücü Paritesi (Relative PPP)

İpuçları

1
Enflasyon oranları ile döviz kuru arasındaki ilişkiyi kuran formülü hatırlayın.
2
Nisbi PPP formülü: E1=E0×(1+yerli enflasyon)/(1+yabancı enflasyon)E_1 = E_0 \times (1 + \text{yerli enflasyon}) / (1 + \text{yabancı enflasyon}) şeklindedir.
3
Yerli enflasyonun (%20) yabancı enflasyondan (%5) yüksek olması, döviz kurunun (A/B) yükselmesi ve A parasının değer kaybetmesi anlamına gelir.

Daha Fazla Pratik

Mutlak ve Nisbi Satın Alma Gücü Paritesi arasındaki farkları ve teorinin neden gerçek dünyada her zaman işlemediğini (işlem maliyetleri, kotalar vb.) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 30Soru

Sermaye hareketliliğinin tam olduğu bir ekonomide, yerli para cinsinden varlıkların nominal faiz oranı %18\%18, yabancı para cinsinden varlıkların nominal faiz oranı ise %6\%6 olarak belirlenmiştir. Mevcut spot döviz kuru 11 birim yabancı para için 2525 birim yerli para (E=25E=25) iken, bir yıl sonrası için beklenen döviz kuru 3030 birim yerli para (Ee=30E^e=30) düzeyindedir.

Buna göre, Açık Faiz Paritesi (UIP) teorisi kapsamında piyasada gerçekleşmesi beklenen süreçle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beklenen dış getiri iç getiriden fazla olduğu için ülke dışına sermaye çıkışı gerçekleşir ve paritenin sağlanması için cari döviz kurunun artması beklenir.

Cevap

Beklenen dış getirinin iç getiriden fazla olması nedeniyle sermaye çıkışı yaşanması ve cari döviz kurunun yükselmesi beklenir.
Yapılan hesaplamalarda yabancı varlıkların toplam beklenen getirisi %26\%26 (0,060,06 faiz + 0,200,20 kur artışı) olarak bulunmuştur. Bu oran yerli faiz oranı olan %18\%18'den yüksek olduğu için rasyonel yatırımcılar yerli varlıklardan çıkarak yabancı varlıklara yönelecek (sermaye çıkışı) ve bu durum döviz talebini artırarak cari spot kurun yükselmesine yol açacaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Yerli varlıkların nominal getirisini belirleyin.
i=%18i = \%18
Yatırımcının yerli para cinsinden elde edeceği risksiz getiri oranıdır.
2
Yabancı varlıkların beklenen toplam getirisini (faiz + beklenen kur değişimi) hesaplayın.
i+EeEE=0,06+302525=0,06+0,20=0,26i^* + \frac{E^e - E}{E} = 0,06 + \frac{30 - 25}{25} = 0,06 + 0,20 = 0,26 (yani %26\%26)
Yabancı varlığın getirisi, hem yabancı faiz oranını hem de yerli paranın yabancı para karşısındaki beklenen değer değişimini içerir.
3
İç ve dış getirileri karşılaştırarak sermaye akımının yönünü belirleyin.
%26>%18\%26 > \%18 \Rightarrow Beklenen Dış Getiri >> İç Getiri
Rasyonel yatırımcılar daha yüksek getiri sunan yabancı varlıklara yöneleceğinden ülke dışına sermaye çıkışı başlar.
4
Sermaye akımının cari döviz kuru üzerindeki etkisini analiz edin.
Döviz talebi artar E\Rightarrow E \uparrow (Yerli para değer kaybeder)
Sermaye çıkışı için gereken döviz talebi, cari spot kurun yükselmesine neden olarak yabancı getiriyi azaltır ve sistemi tekrar dengeye (i=i+ΔEe/Ei = i^* + \Delta E^e/E) zorlar.

Anahtar Kavram

Açık Faiz Paritesi (UIP), sermaye hareketliliğinin tam olduğu durumda iç faiz oranının, dış faiz oranı ile beklenen devalüasyon oranının toplamına eşit olacağını savunur.

İpuçları

1
Bir yatırımcının yabancı varlıktan elde edeceği getiri sadece faiz değil, aynı zamanda kurdaki değişim beklentisidir.
2
Kur değişim oranını EeEE\frac{E^e - E}{E} formülüyle hesaplayıp dış faiz oranına ekleyin.
3
Dış getiriyi %26 olarak bulduysanız, yatırımcıların hangi para birimine yöneleceğini ve bunun döviz talebini nasıl etkileyeceğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Kapanmış Faiz Paritesi (CIP) durumunda beklenen kur yerine vadeli (forward) kurun kullanıldığını hatırlayarak benzer bir hesaplama yapınız.

Alternatif Yöntem

Arbitraj imkanını düşünün: Yerli paradan borçlanıp (%18 maliyet) döviz alıp yabancı faize yatıran biri kur artışından da kazanacağı için karlı çıkar. Bu kar imkanı bitene kadar döviz kuru yükselir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 31Soru

Mundell-Fleming modeli varsayımları altında, tam sermaye hareketliliğinin geçerli olduğu ve sabit döviz kuru rejiminin uygulandığı küçük açık bir ekonomide; dünya faiz oranlarının (ii^*) yükselmesi durumunda meydana gelecek süreç ve yeni denge sonucu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yurt içi gelir düzeyi azalır ve Merkez Bankası döviz rezervleri azalır.

Cevap

Yurt içi gelir düzeyinin azalması ve Merkez Bankası döviz rezervlerinin azalması.
Dünya faiz oranlarının yükselmesi durumunda, tam sermaye hareketliliğine sahip küçük bir ekonomide yerli faiz oranları düşük kalır ve sermaye çıkışı yaşanır. Sabit döviz kuru rejimini sürdürmekle yükümlü olan Merkez Bankası, artan döviz talebini karşılamak için rezervlerinden döviz satmak zorundadır. Bu müdahale sonucunda piyasadaki yerli para miktarı çekilir (para arzı azalır), LMLM eğrisi sola kayar ve sonuç olarak denge gelir düzeyi düşer.

Adım Adım Çözüm

1
Dış şokun etkisini belirleme
Dünya faiz oranlarının (ii^*) yükselmesi, yatay olan BPBP eğrisinin yukarı doğru kaymasına neden olur.
Tam sermaye hareketliliği altında yurt içi faiz oranı dünya faiz oranına eşit olmak zorundadır (i=ii = i^*).
2
Sermaye hareketlerini analiz etme
i<ii < i^* durumuna düşen ekonomide büyük çaplı bir sermaye çıkışı başlar.
Yatırımcılar daha yüksek getiri sunan yurt dışı varlıklara yönelir.
3
Döviz piyasası müdahalesini belirleme
Döviz talebi artar; Merkez Bankası kuru sabit tutmak için döviz satıp yerli para satın alır.
Sabit kur rejiminde merkez bankası döviz kurundaki yukarı yönlü baskıyı rezervlerini kullanarak dengelemek zorundadır.
4
Para arzı ve gelir üzerindeki nihai etkiyi belirleme
Yerli para arzı daralır (LMLM sola kayar) ve yeni dengede gelir düzeyi (YY) azalır.
Para arzındaki azalma yurt içi faizleri yeni ii^* seviyesine çekene kadar devam eder, bu süreçte azalan likidite üretimi ve geliri daraltır.

Anahtar Kavram

Sabit kur rejiminde para arzının dış dengeye (BP) göre endojen olarak belirlenmesi.

İpuçları

1
Tam sermaye hareketliliği durumunda BPBP eğrisinin şeklini ve ii^* artışının bu eğriyi nasıl kaydırdığını düşünün.
2
Sermaye çıkışı olduğunda döviz kurunu sabit tutmak isteyen bir Merkez Bankası piyasaya nasıl müdahale eder?
3
Merkez Bankası'nın döviz satması para arzını daraltır; bu daralmanın LMLM eğrisi ve gelir (YY) üzerindeki sonucuna odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Aynı şokun esnek döviz kuru rejiminde gelir üzerindeki etkisini Mundell-Fleming modeliyle karşılaştırınız.

Alternatif Yöntem

Grafiksel analizde ISLMBPIS-LM-BP modelini kullanırken, BPBP doğrusunu yukarı kaydırıp LMLM eğrisini yeni ISIS ve BPBP kesişimine kadar sola kaydırarak gelirdeki düşüşü görebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 32Soru

Döviz kurlarının temel olarak piyasadaki arz ve talep koşulları tarafından belirlenmesine izin verildiği, ancak Merkez Bankasının kurlardaki aşırı dalgalanmaları önlemek veya ekonomik istikrarı sağlamak amacıyla döviz piyasasına müdahalede bulunabildiği döviz kuru rejimi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetilen dalgalanma sistemi

Cevap

Döviz kurlarının piyasada belirlendiği ancak Merkez Bankasının aşırı oynaklığı önlemek için müdahale ettiği sistem 'Yönetilen Dalgalanma' (Dirty Float) sistemidir.
Yönetilen dalgalanma sistemi, kurun piyasada oluşmasına izin verirken, Merkez Bankasının 'oynaklık düzeltici' müdahalelerine olanak tanır. Literatürde 'kirli dalgalanma' (dirty float) olarak da adlandırılan bu sistem, günümüzde pek çok gelişmekte olan ülkede uygulanan esnek bir kur rejimidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kurun temel belirleyicisini tespit edin.
Soruda kurun arz ve talep koşullarınca (piyasa tarafından) belirlendiği ifade edilmiştir.
Bu durum sistemin bir tür dalgalı kur rejimi olduğunu gösterir.
2
Merkez Bankasının rolünü analiz edin.
Merkez Bankası kurun yönünü değiştirmek için değil, aşırı oynaklığı (volatiliteyi) engellemek için müdahale etmektedir.
Sistemi 'serbest dalgalanma'dan ayıran temel özellik budur.
3
Tanımlanan özellikleri döviz kuru rejimleri ile eşleştirin.
Piyasa temelli olup müdahale içeren bu rejim yönetilen dalgalanma (kirli dalgalanma) rejimidir.
Yönetilen dalgalanma, tam esneklik ile tam sabitlik arasındaki hibrit rejimlerden biridir.

Anahtar Kavram

Yönetilen Dalgalanma (Dirty Float) Rejimi

İpuçları

1
Bu sistemde piyasa güçleri etkindir ama 'başıboş' değildir.
2
Merkez Bankasının piyasaya müdahale ettiği ancak bir kur hedefi (çıpa) ilan etmediği sistemi düşünün.

Daha Fazla Pratik

İmkansız Üçlü hipotezine göre yönetilen dalgalanmanın para politikası bağımsızlığına etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 33Soru

Krugman tarafından geliştirilen 'Hedef Bölge' (Target Zone) modeline göre, döviz kurunun belirlenen alt ve üst sınırlar içerisinde dalgalanmasına izin verildiği bir sistemde; kurun sınırlara yaklaşması durumunda ortaya çıkan ve 'Balayı Etkisi' (Honeymoon Effect) olarak adlandırılan durumun temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Piyasa aktörlerinin merkez bankasının müdahale taahhüdüne olan güveni nedeniyle, kurun sınırlara yaklaştıkça temel ekonomik göstergelerdeki değişimlere karşı daha az duyarlı hale gelmesi ve istikrar kazanması

Cevap

Piyasa aktörlerinin merkez bankasının müdahale taahhüdüne olan güveni nedeniyle, kurun sınırlara yaklaştıkça temel ekonomik göstergelerdeki değişimlere karşı daha az duyarlı hale gelmesi ve istikrar kazanmasıdır.
Krugman'ın Hedef Bölge modelinde 'Balayı Etkisi', rasyonel beklentilerin döviz kuru üzerindeki dengeleyici rolünü ifade eder. Merkez bankasının bant sınırlarında müdahale edeceği taahhüdü piyasa tarafından inandırıcı (kredibl) bulunursa, kur sınıra yaklaştığında yatırımcılar kurun ters yönde hareket edeceği beklentisiyle pozisyon alırlar. Bu durum, henüz merkez bankası döviz piyasasına girmeden kurun istikrar kazanmasına ve temel ekonomik göstergelerdeki (para arzı vb.) dalgalanmalara karşı kurun tepkisinin azalmasına neden olur. Bu istikrar artışına 'Balayı Etkisi' denir.

Adım Adım Çözüm

1
Hedef Bölge (Target Zone) kavramını tanımla.
Merkez bankasının döviz kurunu belirli bir bant (smins_{min} ve smaxs_{max}) içinde tutmayı taahhüt ettiği sistemdir.
Modelin temel çalışma mekanizmasını anlamak için sistemin sınırlarını belirlemek gerekir.
2
Beklentilerin (Expectations) etkisini analiz et.
Eğer piyasalar merkez bankasının sınırda müdahale edeceğine inanıyorsa, kur üst sınıra yaklaştığında kurun düşeceği, alt sınıra yaklaştığında ise kurun yükseleceği beklentisi oluşur.
Krugman modelinde cari kur sadece mevcut ekonomik temellerin değil, aynı zamanda gelecekteki beklenen kurun da bir fonksiyonudur.
3
Balayı Etkisi (Honeymoon Effect) fenomenini açıkla.
Bu beklentiler, merkez bankası henüz fiili bir müdahalede bulunmadan kurun sınırlardan geri dönmesini sağlar. Bu durum kuru göstergelerdeki değişimlere karşı 'daha az duyarlı' kılar.
Kurun göstergelerdeki değişime (temellere) tepkisinin azalması, grafiksel olarak eğrinin yataylaşması anlamına gelir.
4
'S' Eğrisi ile serbest dalgalanmayı kıyasla.
Serbest dalgalanmada 45 derecelik doğru olan kur-temel ilişkisi, hedef bölgede sınırların içe doğru büküldüğü bir 'S' şeklini alır.
Bu geometrik fark, 'Balayı Etkisi'nin görsel ve matematiksel kanıtıdır.

Anahtar Kavram

Krugman Hedef Bölge Modeli ve Balayı Etkisi

İpuçları

1
Krugman modelinde piyasaların merkez bankası müdahalesini 'önceden tahmin etmesi' kurun hareketini nasıl etkiler?
2
Balayı Etkisi, kurun ekonomik temellere (para arzı gibi) verdiği tepkinin sınırlara yaklaştıkça artması mı yoksa azalması mı demektir?
3
Grafiksel olarak kur ile temeller arasındaki ilişkinin bir doğru yerine 'S' eğrisi alması, kurun istikrarının arttığını gösterir.

Daha Fazla Pratik

Aynı modelde bandın inandırıcı olmaması durumunda ortaya çıkan 'Boşanma Etkisi' (Divorce Effect) veya spekülatif atak modellerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 34Soru

Açık ekonomi makroiktisadı çerçevesinde; Marshall-Lerner koşuluna göre, bir devalüasyonun dış ticaret bilançosunu (cari işlemler dengesini) iyileştirebilmesi için gerekli olan temel şart aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhracat ve ithalat talep esnekliklerinin mutlak değerleri toplamının 1'den büyük olması (ex+em>1e_x + e_m > 1)

Cevap

İhracat ve ithalat talep esnekliklerinin mutlak değerleri toplamının 1'den büyük olması (ex+em>1e_x + e_m > 1)
Marshall-Lerner koşuluna göre, devalüasyonun (veya esnek kur sisteminde yerli paranın değer kaybının) dış ticaret dengesini iyileştirebilmesi için ithalat ve ihracat talep esnekliklerinin mutlak değerleri toplamının 1'den büyük olması (ex+em>1e_x + e_m > 1) gerekir. Bu durum, miktar etkisinin fiyat etkisinden daha güçlü olduğunu ve ticaret dengesinin olumlu etkileneceğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Devalüasyonun etkisini analiz etme
Devalüasyon yerli malları yabancılar için ucuzlatırken, yabancı malları yerli vatandaşlar için pahalılaştırır.
Dış ticaret dengesindeki değişimin yönünü belirlemek için fiyat ve miktar etkilerinin karşılaştırılması gerekir.
2
Marshall-Lerner kuralını uygulama
ex+em>1e_x + e_m > 1
Miktar etkisinin (ihracat artışı ve ithalat azalışı) fiyat etkisinden (döviz cinsinden değer kaybı) baskın gelmesi için bu matematiksel eşitsizliğin sağlanması zorunludur.

Anahtar Kavram

Marshall-Lerner Koşulu

Daha Fazla Pratik

J-Eğrisi analizini inceleyerek devalüasyonun neden kısa dönemde dış ticaret dengesini önce bozduğunu araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 35Soru

Ödemeler Dengesi Bilançosu'nun güncel IMF (BPM6) standartlarına göre; patent, telif hakkı ve marka gibi üretilmemiş finansal olmayan varlıkların mülkiyetindeki değişimleri kapsayan alım-satım işlemleri aşağıdaki kalemlerden hangisinde izlenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sermaye Hesabı

Cevap

Patent, telif hakkı ve marka gibi üretilmemiş finansal olmayan varlıkların alım-satımı Sermaye Hesabı kapsamında izlenir.
BPM6 (6. Ödemeler Dengesi El Kitabı) standartlarına göre, ödemeler dengesi bilançosunun 'Sermaye Hesabı' kalemi iki ana unsurdan oluşur: Sermaye transferleri ve üretilmemiş finansal olmayan varlıkların (patent, marka, telif hakkı, kullanım hakları vb.) mülkiyetinin devri. Soruda belirtilen alım-satım işlemi bu tanıma doğrudan uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemin niteliğini belirle.
İşlem, patent ve marka gibi maddi olmayan varlıkların mülkiyet değişimidir (alım-satım).
Bu varlıklar finansal bir araç olmadıkları gibi, bir üretim faktörü geliri de değildirler.
2
BPM6 standartlarını uygula.
BPM6'ya göre 'Sermaye Hesabı', sermaye transferleri ve üretilmemiş finansal olmayan varlıkların edinimi/elden çıkarılmasını kapsar.
Cari işlemlerden ve finansal araçlardan ayrılan bu özel kalemlerin takibi için Sermaye Hesabı kullanılır.

Anahtar Kavram

Ödemeler Dengesi Bilançosu'nda Sermaye Hesabı ve Maddi Olmayan Varlıkların Kaydı

Daha Fazla Pratik

BPM6 ile 'Cari Transferler' isminin 'İkincil Gelir' olarak değiştiğini ve sermaye transferlerinin Sermaye Hesabı'na dahil edildiğini unutmayınız.

Alternatif Yöntem

BPM6 yapısını aklınızda şu şekilde gruplayabilirsiniz: Mal/Hizmet/Gelir akışları Cari İşlemler'de; Varlık mülkiyeti (maddi olmayan) Sermaye Hesabı'nda; Finansal araçlar (para/borç/sermaye piyasası) ise Finans Hesabı'nda izlenir.
Tahmini Süre:45s
Soru 36Soru

Mundell-Fleming modeli varsayımları altında, sabit döviz kuru rejiminin uygulandığı ve tam sermaye hareketliliğinin geçerli olduğu küçük açık bir ekonomide; merkez bankasının para arzını artırarak piyasaya müdahale etmesinin nihai sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Para arzının başlangıçtaki seviyesine geri dönmesi

Cevap

Para arzının başlangıçtaki seviyesine geri dönmesi
Doğru yanıt olan para arzının başlangıç seviyesine dönmesi, sabit kur rejimindeki otomatik denge mekanizmasının sonucudur. Genişlemeci para politikası faizleri düşürerek sermaye çıkışına yol açar; merkez bankası kuru sabit tutmak için döviz satmak zorunda kaldığında piyasadan yerli parayı geri çeker ve LMLM eğrisi eski yerine döner.

Adım Adım Çözüm

1
Para arzı artışının ilk etkisini belirleme
LMLM eğrisi sağa kayar ve yurt içi faiz oranı (ii) dünya faiz oranının (ii^*) altına düşer.
Genişlemeci para politikası likiditeyi artırarak faizleri aşağı çeker.
2
Sermaye hareketlerini analiz etme
Daha düşük getiri nedeniyle ülkeden sermaye çıkışı başlar.
Tam sermaye hareketliliği altında yatırımcılar en yüksek getiriyi veren ülkeye yönelir (i<ii < i^* durumu).
3
Merkez bankası müdahalesini değerlendirme
Merkez bankası döviz satıp piyasadan yerli para çeker.
Sermaye çıkışı döviz talebini artırır; merkez bankası kuru sabit tutmak için piyasadaki döviz talebini rezervlerinden karşılamalıdır.
4
Nihai dengeyi belirleme
LMLM eğrisi tekrar başlangıç konumuna döner, hasıla ve faiz değişmez.
Döviz satışı sonucunda para arzı başlangıçtaki seviyesine geri çekilmiş olur.

Anahtar Kavram

Sabit Kurda Para Politikasının Etkisizliği

İpuçları

1
Sabit kur rejiminde merkez bankasının temel önceliği döviz kurunu belirli bir seviyede tutmaktır.

Daha Fazla Pratik

Esnek kur rejiminde tam sermaye hareketliliği altında para politikasının etkinliğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 37Soru

Yönetilen dalgalanma (managed float) rejimi uygulayan bir ekonomide Merkez Bankası, döviz kurundaki dalgalanmaları kontrol etmek amacıyla döviz piyasasına müdahale edebilmektedir. Bu müdahalenin para arzı üzerindeki etkisini gidermek için yapılan sterilizasyon (etkisizleştirme) işleminin başarısı; finansal varlıkların niteliğine, risk primine ve sermaye hareketliliğine bağlıdır. Buna göre, yerli ve yabancı finansal varlıkların birbirinin mükemmel ikamesi olduğu ve sermaye hareketliliğinin tam olduğu bir ortamda, Merkez Bankası'nın döviz kurunu etkilemek amacıyla gerçekleştirdiği sterilize edilmiş bir döviz piyasası müdahalesinin sonucuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Müdahale döviz kuru üzerinde herhangi bir etki yaratmaz; çünkü portföy bileşimindeki değişim, varlıklar arasında bir risk primi farkı yaratmadığı için yatırımcıların tercihlerini ve dolayısıyla döviz talebini etkilemez.

Cevap

Yerli ve yabancı varlıkların mükemmel ikame olduğu durumda, sterilize edilmiş müdahale döviz kuru üzerinde bir etki yaratmaz.
Sterilize edilmiş bir müdahalede Merkez Bankası, döviz alımı yaparak artırdığı para arzını piyasaya tahvil satarak (iç varlıklarını azaltarak) geri çeker. Eğer yerli ve yabancı varlıklar mükemmel ikame ise, yatırımcılar için tahvillerin hangi ülkeye ait olduğu önemli değildir ve bir risk primi talep etmezler. Para arzı sabit kaldığı için faiz oranları değişmez, faiz değişmediği ve risk primi de oluşmadığı için döviz kuru üzerinde herhangi bir değişim baskısı oluşmaz. Bu durum, sterilize edilmiş müdahalenin mükemmel sermaye hareketliliği ve mükemmel ikame altında etkisiz olduğunu kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Merkez Bankası müdahalesini analiz etme
Merkez Bankası piyasadan döviz satın alır; bu işlem döviz rezervlerini (Dış Varlıklar) artırırken piyasaya yerli para sürer (Para Tabanı artar).
Döviz kurundaki aşırı değerlenmeyi önlemek için döviz talebi yaratılması gerekir.
2
Sterilizasyon işlemini uygulama
Merkez Bankası, piyasaya sürdüğü yerli parayı geri çekmek için açık piyasa işlemleriyle hazine bonosu satar (İç Varlıklar azalır).
Para arzının (ve dolayısıyla enflasyonun) müdahale nedeniyle artmasını engellemek.
3
Varlık ikamesi ve portföy dengesi analizi
Yerli ve yabancı varlıklar 'mükemmel ikame' ise, yatırımcılar sadece getiri oranına (i=i+Δeei = i^* + Δe^e) bakar; risk primi sıfırdır.
Portföy dengesi kanalının çalışması için varlıkların 'eksik ikame' olması ve risk priminin değişmesi gerekir.
4
Nihai etkinin belirlenmesi
Para arzı ve faiz değişmediği, risk primi de oluşmadığı için döviz kuru üzerinde hiçbir baskı oluşmaz.
Sterilizasyon, müdahalenin kur üzerindeki potansiyel etkisini tamamen ortadan kaldırmış olur.

Anahtar Kavram

Sterilizasyon ve Varlık İkamesi

İpuçları

1
Sterilizasyon işleminin Merkez Bankası bilançosunda para arzını (pasif tarafı) nasıl etkilediğini düşünün.
2
Mükemmel ikame varsayımı, yatırımcıların yerli ve yabancı tahviller arasında hiçbir risk farkı görmediği anlamına gelir.
3
Portföy dengesi modeline göre, müdahalenin etkili olması için varlıkların birbirinin 'eksik ikamesi' olması gerekir.

Daha Fazla Pratik

Eksik ikame durumunda sterilize edilmiş müdahalenin neden etkili olabileceğini (portföy kanalı) araştırınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 38Soru

Swan Diyagramı analizinde, ekonomideki toplam harcama düzeyini (absorbsiyonu) doğrudan etkileyerek iç dengeyi sağlamayı hedefleyen "harcama değiştirici" (expenditure-changing) politikalar aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Para ve maliye politikaları

Cevap

Para ve maliye politikaları
Para ve maliye politikaları, bir ekonomideki toplam talep düzeyini etkileyerek harcamaların (absorbsiyonun) toplam hacmini değiştiren temel araçlardır. Swan Diyagramı'nda yatay eksen boyunca (reel harcamalar) hareket edilmesini sağlarlar ve bu nedenle 'harcama değiştirici' (expenditure-changing) olarak adlandırılırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Politika araçlarının sınıflandırılmasını hatırla
Swan Diyagramı'nda politikalar 'harcama değiştirici' ve 'harcama kaydırıcı' olarak ikiye ayrılır.
İç ve dış dengeyi aynı anda sağlamak için her iki araç türüne de ihtiyaç duyulur.
2
Harcama değiştirici politikaların işlevini belirle
Bu politikalar ekonomideki toplam harcama (absorbsiyon) miktarını (D veya A) artırır veya azaltır.
Toplam talep yönetimi yoluyla iç dengeyi (tam istihdam ve fiyat istikrarı) etkilemek hedeflenir.
3
Uygun araçları seçeneklerden tespit et
Para politikası (para arzı/faiz) ve maliye politikası (kamu harcamaları/vergiler) bu işlevi görür.
Bu araçlar harcamaların kompozisyonunu değil, doğrudan seviyesini değiştirirler.

Anahtar Kavram

Harcama Değiştirici ve Harcama Kaydırıcı Politika Ayrımı
Tahmini Süre:45s
Soru 39Soru

Mundell-Fleming modelinin geçerli olduğu, sermaye hareketliliğinin tam ve döviz kuru rejiminin esnek olduğu küçük bir açık ekonomide; dünya faiz oranlarının (ii^*) yükselmesi durumunda yeni dengeye ulaşma sürecinde aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yerli paranın değer kaybetmesi sonucunda net ihracatın artması ve gelir düzeyinin yükselmesi

Cevap

Yerli paranın değer kaybetmesi sonucunda net ihracatın artması ve gelir düzeyinin yükselmesi
Dünya faiz oranlarındaki artış, sermaye hareketliliğinin tam olduğu bir ortamda ülkeden sermaye çıkışına neden olur. Esnek döviz kuru rejimi altında bu durum yerli paranın değer kaybetmesiyle sonuçlanır. Yerli paranın değer kaybetmesi ise ülkenin rekabet gücünü artırarak net ihracatın ve dolayısıyla milli gelirin artmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıç etkisini belirleme
i<ii < i^* durumu oluşur
Dünya faiz oranlarının (ii^*) yükselmesi, küçük açık ekonomideki yerli faiz oranının (ii) dünya faiz oranının altında kalmasına neden olur.
2
Sermaye hareketini analiz etme
Sermaye çıkışı yaşanır
Yatırımcılar daha yüksek getiri sunan dış piyasalara yönelir, bu da yerli varlıklardan çıkışa ve döviz talebinin artmasına yol açar.
3
Döviz kuru değişimini belirleme
Yerli para değer kaybeder (Kur yükselir)
Esnek kur sisteminde döviz talebi artışı, döviz kurunun yükselmesine ve yerli paranın değer kaybetmesine neden olur.
4
Dış ticaret ve gelir etkisini analiz etme
NXNX \uparrow ve YY \uparrow
Yerli paranın değer kaybetmesi net ihracatı (NXNX) artırır; bu da toplam talebi (IS eğrisini sağa kaydırarak) ve gelir düzeyini (YY) yükseltir.

Anahtar Kavram

Mundell-Fleming Modelinde Dış Şokların Esnek Kur Altındaki Etkisi

İpuçları

1
Dünya faiz oranı yükseldiğinde sermaye hangi yöne hareket eder?

Daha Fazla Pratik

Aynı senaryoyu sermaye hareketliliğinin sıfır olduğu durum için tekrar analiz ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 40Soru

Bir ekonomide nominal döviz kurunun (EE) sabit kaldığı bir dönemde, yurt içi fiyatlar genel seviyesinin (PP) dış dünya fiyatlar genel seviyesinden (PP^*) daha hızlı artması durumunda; reel döviz kuru (RR) ve ülkenin uluslararası rekabet gücündeki değişim ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Reel döviz kuru düşer ve ülkenin uluslararası rekabet gücü azalır.

Cevap

Reel döviz kuru düşer ve ülkenin uluslararası rekabet gücü azalır.
Reel döviz kuru formülü R=E×(P/P)R = E \times (P^* / P) şeklindedir. Nominal döviz kuru (EE) sabitken, yurt içi fiyatların (PP) dış fiyatlardan (PP^*) daha hızlı artması, yerli paranın satın alma gücünün dışarıya oranla azalması ve oranın düşmesi anlamına gelir. RR değerindeki bu düşüş 'reel değerlenme' olarak adlandırılır. Reel değerlenme sonucunda yerli mallar yabancı mallara göre daha pahalı hale geldiği için ülkenin uluslararası piyasalardaki rekabet gücü azalır.

Adım Adım Çözüm

1
Reel döviz kuru formülünü hatırla.
R=E×PPR = E \times \frac{P^*}{P} formülü elde edilir.
Reel döviz kurunun, nominal kur ve fiyatlar genel seviyesi arasındaki ilişkiyi nasıl tanımladığını görmek için gereklidir.
2
Değişkenlerdeki değişimlerin formüle etkisini analiz et.
EE sabitken PP değerinin PP^*'dan daha fazla artması, paydanın paydan daha hızlı büyümesine, dolayısıyla RR değerinin azalmasına neden olur.
Verilen senaryodaki enflasyon farkının matematiksel sonucunu belirlemek için gereklidir.
3
Reel kurdaki değişimi rekabet gücü ile ilişkilendir.
Reel döviz kurunun düşmesi (RR \downarrow), yerli paranın reel olarak değer kazandığı ve yerli malların yabancı mallara göre pahalılaştığı anlamına gelir.
İktisadi yorumu tamamlayarak rekabet gücündeki azalışı tespit etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Reel döviz kuru, bir ülkenin mal ve hizmetlerinin dış dünya mal ve hizmetleri karşısındaki göreli fiyatıdır ve uluslararası rekabet gücünün temel göstergesidir.

Daha Fazla Pratik

Reel döviz kuru hesaplamalarında baz yıl endeks değerlerinin kullanımı üzerine pratik yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 2 / 6Sonraki
Açık Ekonomi Makroiktisadı Alıştırma Soruları — KPSS İktisat — Sayfa 2 | Examkin