Anonim şirket statüsündeki bir firmanın finansman yöneticisi (CFO), gerçekleştirilecek yeni bir fabrika yatırımı için sermaye piyasalarından borçlanma aracı (tahvil) ihraç etmeyi planlamaktadır. CFO, yönetim kuruluna tahvil ihracının şirkete getireceği maliyetler, ihraç türleri ve piyasa koşullarının tahvil değerine etkileri hakkında bir sunum hazırlamıştır.
Bu sunumda yer alan aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
- APiyasada geçerli olan faiz oranları (beklenen getiri) ihraç edeceğimiz tahvilin üzerinde yazan kupon oranından daha yüksek olursa, tahvillerimizi yatırımcılara satabilmek için nominal bedelin altında (iskontolu) bir fiyat belirlememiz gerekecektir.
- Bİhraca aracılık edecek finansal kurumlara ödeyeceğimiz komisyonlar ile yasal izin ve basım masrafları (ihraç giderleri), şirketimizin kasasına girecek net nakit tutarını azaltacağı için tahvil ihracının bize olan nihai maliyetini yükseltecektir.
- CYatırımcılara yapacağımız kupon ödemelerini yılda bir kez yerine altı ayda bir gerçekleştirirsek, ara dönemlerdeki bileşik faiz etkisi yüzünden yatırımcının elde edeceği efektif getiri oranı nominal oranımızın üzerine çıkacaktır.
- DYatırımcı taleplerini karşılamak için standart kuponlu tahviller yerine hiç faiz ödemesiz kuponsuz (iskontolu) tahviller veya itfada ödüllü ikramiyeli tahviller ihraç etme stratejimiz, şirket içindeki serbest nakit akışını farklı şekillerde etkileyerek hissedarlarla aramızdaki vekalet (temsil) maliyetlerinin seyrini değiştirebilir.
- İhraç edeceğimiz bu tahvillerin şirketimize olan vergi sonrası maliyetini hesaplarken, yatırımcılara her dönem ödeyeceğimiz kupon faizleri ile vade sonunda yapacağımız anapara geri ödemelerinin tamamı kurumlar vergisi matrahından düşüleceği için, toplam nakit çıkışının tümüne (1-t) vergi kalkanı düzeltmesini uygulamamız yasal bir zorunluluktur.Cevap
Cevap
Tahvil maliyeti hesaplanırken sadece kupon faizi ödemelerinin kurumlar vergisinden düşülebildiği, vade sonundaki anapara ödemelerinin ise vergiden düşülemediği ve bu nedenle (1-t) vergi kalkanı düzeltmesinin anapara ödemeleri için uygulanamayacağı gerçeğine ters düşen ifadedir.
Doğru cevap (yanlış olan ifade) anapara ve faiz ödemelerinin vergi kalkanı etkisiyle ilgilidir. Borçlanmanın vergi sonrası maliyeti hesaplanırken (1-Vergi Oranı) katsayısı ile düzeltme yapılması zorunludur; ancak bu vergi kalkanı sadece gelir tablosunda gider yazılabilen 'faiz ödemeleri' için geçerlidir. Vade sonundaki anapara geri ödemesi bilançodaki borç yükümlülüğünü (pasifi) azaltan bir işlem olup, kurumlar vergisi matrahından gider olarak düşülemez. Bu nedenle anapara nakit çıkışına (1-t) düzeltmesi uygulanamaz.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Tahvil İhracı, Değerlemesi ve Vergi Sonrası Maliyet Hesaplaması
Tahmini Süre:1m 30s