1982 Anayasası'nın Temel İlkeleri

180 soru

Soru 61Soru

Anayasa'nın kanun önünde eşitlik ilkesini düzenleyen maddesi; 20042004 ve 20102010 yıllarında yapılan değişikliklerle kadınlar ve erkekler ile belirli dezavantajlı sosyal gruplar lehine alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı hükmüne kavuşturulmuştur. Bu kapsamda, bazı gruplar için devletin alacağı koruyucu tedbirlerin anayasal bir engel teşkil etmeyeceği madde metninde açıkça belirtilmiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi ilgili anayasa maddesinde pozitif ayrımcılık kapsamında açıkça sayılan özel koruma gruplarından biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu görevlileri

Cevap

Kamu görevlileri
Kamu görevlileri, 19821982 Anayasası'nın 1010. maddesinde pozitif ayrımcılık kapsamında 'açıkça' zikredilen sosyal gruplar arasında yer almaz. Anayasa'nın ilgili maddesi uyarınca; çocuklar, yaşlılar, engelliler, harp ve vazife malulleri ile dul ve yetimler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz. Bu liste sınırlı bir sayımdır (numerus clausus).

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 1010. maddesinde yer alan 'Kanun Önünde Eşitlik' ilkesinin son fıkrasını analiz et.
20102010 değişikliği ile eklenen fıkradaki gruplar listelenir.
Pozitif ayrımcılığın anayasal sınırlarını belirlemek için.
2
Madde metninde geçen grupları tespit et.
Çocuklar, yaşlılar, özürlüler (engelliler), harp ve vazife malulleri ile dul ve yetimler.
Seçeneklerle karşılaştırma yapabilmek için.
3
Seçeneklerde yer alan ancak listede bulunmayan grubu saptat.
Kamu görevlilerinin bu listede yer almadığı doğrulanır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Kanun Önünde Eşitlik ve Pozitif Ayrımcılık Grupları
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 62Soru

19821982 Anayasası’nın “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10.10. maddesi, 20042004 ve 20102010 yıllarında yapılan kapsamlı değişikliklerle, devletin sadece pasif bir tarafsızlık sergilemesini değil, toplumsal hayatta fiili eşitliği sağlamaya yönelik aktif tedbirler almasını zorunlu kılmıştır. Bu düzenlemelerle belirli dezavantajlı gruplar için öngörülen tedbirlerin “eşitlik ilkesine aykırı yorumlanamayacağı” veya “eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı” anayasal güvence altına alınmıştır.

Buna göre, Anayasa’nın 10.10. maddesinin açık hükmü uyarınca, bu amaçla alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmeyeceği belirtilen gruplar arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eğitim ve çalışma hayatında fırsat eşitliği bekleyen dar gelirli vatandaşlar ve öğrenciler

Cevap

Eğitim ve çalışma hayatında fırsat eşitliği bekleyen dar gelirli vatandaşlar ve öğrenciler, Anayasa'nın 10. maddesindeki pozitif ayrımcılık listesinde yer almaz.
Doğru yanıt olan dar gelirli vatandaşlar ve öğrenciler seçeneği, Anayasa'nın 10. maddesinde belirtilen 'pozitif ayrımcılık' yapılacak gruplar arasında yer almamaktadır. 1982 Anayasası'nın 10. maddesi, 2004 ve 2010 yıllarında yapılan değişikliklerle sadece kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler, harp ve vazife malulleri ile şehitlerin dul ve yetimleri için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılamayacağını hükme bağlamıştır. Dar gelirli vatandaşların korunması ise Anayasa'nın 2. maddesindeki 'Sosyal Devlet' ilkesinin bir gereğidir ve 10. madde kapsamında değil, diğer sosyal ve ekonomik haklar çerçevesinde (örneğin madde 60, madde 61 gibi) düzenlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 10. maddesinin (Kanun Önünde Eşitlik) güncel metnini analiz edin.
Maddenin 2. fıkrasında kadın-erkek eşitliği (2004 ve 2010), 3. fıkrasında ise dezavantajlı gruplar (2010) listelenmiştir.
Soruda istenen 'pozitif ayrımcılık' dayanağının hangi grupları kapsadığını tespit etmek gerekir.
2
Madde metninde açıkça sayılan grupları listeleyin.
Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler, harp ve vazife malulleri, şehitlerin dul ve yetimleri.
Anayasal normlar hiyerarşisinde özel hükümler genel hükümlerden önce gelir.
3
Seçeneklerdeki grupları bu liste ile karşılaştırın ve 'Sosyal Devlet' ilkesiyle olan farkı ayırt edin.
Dar gelirli vatandaşlar, işçiler veya öğrenciler sosyal haklar kapsamında korunsa da 10. madde listesinde yer almazlar.
KPSS düzeyinde 'Sosyal Devlet' araçları ile 'Hukuk Devleti/Eşitlik' araçlarının karıştırılması yaygın bir hatadır.

Anahtar Kavram

Anayasa Madde 10: Pozitif Ayrımcılık Yapılacak Grupların Sınırlı Sayımı

Daha Fazla Pratik

Sosyal devlet ilkesi ile kanun önünde eşitlik ilkesi arasındaki farkları, anayasanın 61. maddesindeki 'Sosyal Güvenlik Bakımından Özel Olarak Korunması Gerekenler' listesiyle karşılaştırarak inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 63Soru

Anayasa hukukunda 'devletin şekli' olarak tanımlanan Cumhuriyet ilkesinin 19821982 Anayasası'ndaki konumu ve hukuki güvencesi dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu ilke, devletin temel yapısını tayin eden bir düzenleme olup, 44. madde ile hem kendisinin değiştirilmesi hem de değiştirilmesinin teklif edilmesi mutlak surette yasaklanmıştır.

Cevap

Anayasa'nın 11. maddesinde düzenlenen Cumhuriyet ilkesinin, 44. madde uyarınca değiştirilmesinin ve değiştirilmesinin teklif edilmesinin yasaklanmış olması doğru ifadedir.
Anayasa'nın 11. maddesi devletin şeklini 'Cumhuriyet' olarak belirlemiştir. Bu hüküm, 44. madde tarafından mutlak bir koruma altına alınmış olup, sadece metnin değiştirilmesi değil, değiştirilmesine yönelik bir teklifin meclis gündemine getirilmesi dahi (teklif yasağı) hukuken imkansız kılınmıştır. Bu durum, anayasal sistemin temel yapısının korunmasını amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
19821982 Anayasası'nın 11. maddesinin içeriğini analiz etme.
Bu maddenin 'Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.' hükmüyle devletin şeklini ilan ettiği saptanır.
Sorunun temel dayanağı olan madde içeriğinin netleştirilmesi gerekir.
2
44. maddedeki koruma mekanizmasını değerlendirme.
11. maddedeki hükmün değiştirilemeyeceği ve değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceği (teklif yasağı) belirlenir.
Anayasal güvencenin kapsamını (hem içerik hem usul yasağı) anlamak için gereklidir.
3
Cumhuriyet kavramının 'Devletin Şekli' ve 'Hükümet Sistemi' ayrımındaki yerini saptama.
Cumhuriyetin bir devlet şekli olduğu, hükümet sistemlerinden (parlamenter, başkanlık vb.) bağımsız olarak korunduğu sonucuna varılır.
Yanlış seçeneklerdeki kavram kargaşasını (hükümet sistemi ile karıştırma) elemek için bu ayrım kritiktir.

Anahtar Kavram

Devletin Şekli ve Değiştirilemez Hükümler
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 64Soru

1982 Anayasası'nın 1. maddesinde düzenlenen "Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir." hükmü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anayasa'nın 4. maddesi uyarınca bu hüküm değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

Cevap

Anayasa'nın 4. maddesi uyarınca bu hükmün değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez olmasıdır.
Doğru cevap, Cumhuriyet hükmünün Anayasa'nın 4. maddesiyle koruma altına alındığını belirten ifadedir. 1982 Anayasası'nın 1. maddesi 'Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir' derken, 4. maddesi bu hükmün değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini hükme bağlayarak devlete 'Cumhuriyet' formunu mutlak bir şekilde vermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 1. maddesinin içeriğini hatırlamak
Devletin şeklinin "Cumhuriyet" olduğu tespit edilir.
Sorunun odaklandığı temel anayasal kuralı belirlemek için.
2
Anayasa'nın 4. maddesini analiz etmek
Anayasa'nın ilk üç maddesinin (1, 2 ve 3. maddeler) değiştirilemezlik zırhı altında olduğu görülür.
Cumhuriyet hükmünün hukuki koruma düzeyini anlamak için.
3
Hukuki güvenceyi doğrulamak
Cumhuriyet hükmünün hem değiştirilmesinin hem de değiştirilmesinin teklif edilmesinin yasak olduğu sonucuna varılır.
Doğru seçeneği belirleyen hukuki statüyü kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet ilkesinin anayasal güvencesi (Değiştirilemezlik)
Soru 65Soru

1982 Anayasası’nın "Cumhuriyetin Nitelikleri" başlığı altında düzenlenen laiklik ilkesi ve bu ilkenin kurumsal tezahürü olan Diyanet İşleri Başkanlığı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi anayasanın 136. maddesinde açıkça düzenlenen hükümlerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genel idare içinde yer alarak, laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek görevlerini yerine getirmesi

Cevap

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın genel idare içinde yer alarak, laiklik ilkesi doğrultusunda, siyaset üstü bir tutumla ve toplumsal bütünleşmeyi amaçlayarak görev yapması
1982 Anayasası'nın 136. maddesi, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın görevlerini yerine getirirken uyması gereken şartları açıkça belirtmiştir. Bu şartlar; genel idare içinde yer almak, laiklik ilkesi doğrultusunda hareket etmek, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalmak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinmektir. Bu düzenleme, laik devlet yapısı içinde dini hizmetlerin devlet eliyle ve tarafsız bir şekilde sunulmasını güvence altına alır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 136. maddesini analiz etme
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın statüsü belirlendi
Laik devlet ilkesinin kurumsal çerçevesini anlamak için anayasal dayanağı tespit etmek gerekir.
2
Diyanet İşleri Başkanlığı için belirlenen dört kriteri kontrol etme
Genel idare, laiklik ilkesi, siyaset dışılık ve dayanışma amaçları teyit edildi
Anayasa koyucu, bu kurumun laiklik ilkesine zarar vermemesi için belirli sınırlar çizmiştir.

Anahtar Kavram

Anayasal Laiklik ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Statüsü

Alternatif Yöntem

Laiklik ilkesinin anayasal tarihini hatırlamak süreci kolaylaştırır: Laiklik ilk kez 1924 Anayasası'na 1937 değişikliği ile girmiş, 1961 ve 1982 anayasalarında da korunmuştur.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 66Soru

19821982 Anayasası'nın "Başlangıç" metni, anayasal düzenin dayandığı felsefi temelleri ve siyasi değerleri yansıtan, anayasanın bütününe hâkim olan ruhu belirleyen bir bölümdür. Anayasa'nın 176176. maddesi uyarınca anayasa metnine dahil kabul edilen bu kısmın içeriği ile "Cumhuriyetin Nitelikleri" başlıklı 22. maddesi arasında hem terminolojik hem de kapsam bakımından belirli nüanslar bulunmaktadır.

Buna göre, 19821982 Anayasası'nın "Başlangıç" metninin hukuki statüsü ve barındırdığı ilkelerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anayasa'nın 176176. maddesi uyarınca anayasa metnine dahil olan Başlangıç kısmı; "hürriyetçi demokrasi", "milli egemenlik" ve "Atatürk milliyetçiliği" gibi temel ilkelere yer verirken, "sosyal devlet" ve "hukuk devleti" ibarelerine teknik birer terim olarak yer vermemiştir.

Cevap

Anayasa'nın 176. maddesi uyarınca anayasa metnine dahil olan Başlangıç kısmı; 'hürriyetçi demokrasi', 'milli egemenlik' ve 'Atatürk milliyetçiliği' gibi temel ilkelere yer verirken, 'sosyal devlet' ve 'hukuk devleti' ibarelerine teknik birer terim olarak yer vermemiştir.
Anayasa'nın 176176. maddesine göre Başlangıç metni anayasanın bir parçasıdır ve Anayasa Mahkemesi tarafından ölçü norm olarak kabul edilir. İçeriğinde 'milli egemenlik', 'hürriyetçi demokrasi' ve 'Atatürk milliyetçiliği' gibi temel değerler açıkça zikredilmiştir. Ancak 'sosyal devlet' ve 'hukuk devleti' gibi teknik terimler doğrudan Başlangıç metninde değil, Anayasa'nın 22. maddesinde düzenlenmiştir. Başlangıç metni bu kavramların felsefi altyapısını (huzur, refah, hukuk düzeni vb.) kursa da isimlerini teknik terim olarak kullanmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki statünün belirlenmesi
Anayasa'nın 176176. maddesine göre Başlangıç metni anayasa metnine dahildir, madde kenar başlıkları dahil değildir.
Metnin bağlayıcılığını ve hiyerarşik yerini tespit etmek için.
2
Başlangıç metnindeki ilkelerin analizi
Metinde "Atatürk milliyetçiliği", "hürriyetçi demokrasi", "milli egemenlik", "kuvvetler ayrımı" ve "laiklik" gibi ilkeler açıkça geçer.
Metnin içeriğinde yer alan temel kavramları doğrulamak için.
3
Madde 2 ile terminolojik karşılaştırma yapılması
Anayasa'nın 22. maddesinde geçen "sosyal devlet" ve "hukuk devleti" teknik ibareleri Başlangıç metninde kelime kelime yer almaz; bunun yerine "sosyal adalet", "toplumun huzuru" ve "hukuk düzeni" ifadeleri kullanılır.
Seçeneklerdeki kavramsal doğruluğu test etmek için.

Anahtar Kavram

Başlangıç Metninin Hukuki Statüsü ve Madde 2 ile İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Anayasa'nın 2. maddesindeki 'Atatürk milliyetçiliğine bağlılık' ifadesi ile Başlangıç metnindeki 'Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılık' arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 67Soru

1982 Anayasası'nın 2. maddesinde Cumhuriyet'in temel nitelikleri arasında sayılan "Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet" ilkesi; ırk, din ve soy gibi biyolojik veya dışsal unsurlar yerine, ortak bir geçmişi ve birlikte yaşama arzusunu esas almaktadır. Buna göre, Atatürk milliyetçiliğinin bu kapsayıcı ve birleştirici yapısı aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Subjektif (manevi) milliyetçilik anlayışı

Cevap

Atatürk milliyetçiliği, ırk veya din gibi maddi bağlar yerine dil, kültür ve ülkü birliği gibi manevi bağları esas aldığı için 'Subjektif (manevi) milliyetçilik anlayışı' olarak tanımlanır.
Subjektif milliyetçilik, bireylerin ortak bir tarih, kültür ve birlikte yaşama arzusu etrafında toplanmasını ifade eder. Atatürk milliyetçiliği de ırk, din ve mezhep ayrımı yapmaksızın 'Türk Devleti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesi Türk' kabul ederek bu manevi anlayışı temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 2. maddesindeki 'Atatürk milliyetçiliği' kavramının içeriğini değerlendir.
Bu ilkenin ırkçı ve ayrımcı olmayan, aksine bütünleştirici bir yapıya sahip olduğu görülür.
1982 Anayasası, 1961'deki 'Türk milliyetçiliği' yerine daha somut ve Atatürk ilkelerine dayalı bu terimi seçmiştir.
2
Milliyetçiliğin 'maddi' (objektif) ve 'manevi' (subjektif) ayrımını hatırla.
Kendini Türk hisseden herkesin Türk sayılması (madde 66) bu anlayışın manevi/subjektif olduğunu kanıtlar.
Irk ve kan bağına dayanmayan, 'Ne mutlu Türküm diyene' sözünde vücut bulan anlayış subjektif milliyetçiliktir.

Anahtar Kavram

Subjektif Milliyetçilik Anlayışı

İpuçları

1
Bu milliyetçilik türü 'Ne mutlu Türküm diyene' sözüyle özetlenebilir.
2
Irk ve kan bağı gibi biyolojik unsurlar 'objektif', manevi değerler ise 'subjektif' olarak adlandırılır.

Daha Fazla Pratik

Anayasa'nın 66. maddesindeki Türk vatandaşlığı tanımını inceleyerek milliyetçilik ilkesiyle olan bağını analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 68Soru

19821982 Anayasası'nın dayandığı temel felsefeyi ve siyasi tercihleri yansıtan "Başlangıç" metninin hukuki statüsü ve içerdiği temel ilkeler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Başlangıç metni, Anayasa'nın 176176. maddesi uyarınca tıpkı madde kenar başlıkları gibi sadece bir açıklama niteliğindedir ve Anayasa metnine dâhil değildir.

Cevap

Başlangıç metninin tıpkı madde kenar başlıkları gibi anayasa metnine dâhil olmadığını belirten ifade yanlıştır; zira 176176. madde Başlangıç metnini anayasa metnine dâhil ederken kenar başlıklarını hariç tutmuştur.
Anayasa'nın 176176. maddesine göre; Başlangıç kısmı Anayasa metnine dâhildir. Madde kenar başlıkları ise sadece ilgili oldukları maddelerin konusunu ve maddeler arasındaki sıralama ve bağlantıyı gösterir; Anayasa metnine dâhil değildir. Dolayısıyla Başlangıç metnini kenar başlıklarıyla aynı statüde gören ifade hukuken hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 176176. maddesinin incelenmesi
Başlangıç kısmının anayasa metnine dâhil olduğu, ancak madde kenar başlıklarının dâhil olmadığı belirlenir.
Başlangıç kısmının normatif değerini ve hiyerarşik statüsünü tespit etmek için temel düzenleme bu maddedir.
2
Başlangıç metni ile Madde 22 içeriğinin karşılaştırılması
"Sosyal devlet" ve "Hukuk devleti" gibi kavramların Başlangıç'ta değil, 22. maddede terminolojik olarak yer aldığı saptanır.
KPSS'de sıklıkla sorulan içerik farklarını ayırt etmek gerekir.
3
Başlangıç'taki özgün kavramların tespiti
"Hürriyetçi demokrasi" gibi ifadelerin Başlangıç metnine özgü bir vurgu olduğu görülür.
Anayasanın farklı kısımlarındaki terminolojik nüansları doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Başlangıç Metninin Hukuki Statüsü (Madde 176) ve İlkeleri

Daha Fazla Pratik

Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan 'Başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan' ibaresinin, Başlangıç metnini anayasanın değiştirilemezlik zırhıyla nasıl ilişkilendirdiğini araştırınız.
Tahmini Süre:55s
Soru 69Soru

1982 Anayasası’nın 67. maddesinde düzenlenen seçim ilkeleri ve seçim kanunlarına ilişkin kısıtlamalar, demokratik siyasal hayatın dürüstlük, öngörülebilirlik ve istikrar içinde sürdürülmesini amaçlayan temel normlardır. Bu çerçevede, seçim ilkelerinin anayasal kapsamı, normlar hiyerarşisindeki yeri ve uygulama sınırları dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Seçim kanunlarında yapılan değişikliklerin bir yıl süreyle uygulanamayacağı kuralı, seçimlerin dürüstlüğünü korumaya yönelik anayasal bir engel olduğundan; Anayasa'nın bizzat kendisinde yapılan ve seçim esaslarını değiştiren düzenlemeler de bu bir yıllık süre kısıtlamasına tabidir.

Cevap

Seçim kanunlarında yapılan değişikliklerin bir yıl süreyle uygulanamayacağı kuralının Anayasa değişikliklerini de kapsadığı yönündeki ifade yanlıştır.
Anayasa'nın 67. maddesinin son fıkrasında düzenlenen 'bir yıllık uygulanmama' kuralı, lafzi olarak sadece 'Seçim Kanunları'na yöneliktir. Normlar hiyerarşisinde Anayasa hükümleri kanunların üzerindedir. Dolayısıyla, yasama organı bir kanunla seçim sistemini değiştirdiğinde bir yıl beklemek zorundayken; kurucu iktidar (veya anayasa değiştirme gücü) Anayasa'da bir değişiklik yaptığında (örneğin seçilme yaşını değiştirdiğinde), bu değişiklik kendi içinde derhal uygulanacağına dair bir hüküm barındırıyorsa bir yıllık süreye tabi olmaz. Bu ayrım, adi kanun ile anayasal norm arasındaki hiyerarşik farktan kaynaklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 67. maddesinin 7. fıkrasını analiz etme.
Bu fıkra, 'Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz.' hükmünü içerir.
Hükmün hangi norm türüne yönelik olduğunu belirlemek için.
2
Normlar hiyerarşisi açısından 'Kanun' ve 'Anayasa' ayrımını değerlendirme.
Seçim kanunları adi kanun statüsündedir; Anayasa ise en üst normdur.
Bir yıllık kısıtlamanın Anayasa değişikliklerini kapsayıp kapsamadığını tespit etmek için.
3
Anayasa Mahkemesi içtihatlarını gözden geçirme.
AYM, Anayasa değişikliklerinin (kurucu iktidar işlemi) kanun düzeyindeki kısıtlamalara tabi olmadığını, aksi takdirde Anayasa'nın kendisinin kendi kendisini engelleyemeyeceğini kabul eder.
Hukuki yorumun doğruluğunu teyit etmek için.

Anahtar Kavram

Normlar Hiyerarşisi ve Seçim Kanunlarının Uygulanma Zamanı
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 70Soru

19821982 Anayasası'nın 176176. maddesinde düzenlenen 'Anayasa metnine dahil olma' kriteri ve Başlangıç kısmında yer alan temel ilkeler dikkate alındığında, bu metnin hukuki statüsü ve içeriği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuvvetler ayrımının, devlet organları arasında bir hiyerarşi veya üstünlük sıralaması değil; belli devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret medeni bir işbölümü ve işbirliği olduğunu kabul eder.

Cevap

Başlangıç metni, kuvvetler ayrımının devlet organları arasında bir hiyerarşi olmadığını, bunun medeni bir işbölümü ve işbirliği olduğunu açıkça belirtir.
Doğru olan seçenek, Başlangıç metninin kuvvetler ayrılığını tanımlama biçimini yansıtmaktadır. Metinde açıkça 'kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında bir üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret medeni bir işbölümü ve işbirliği olduğu' ifadesi yer almaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 176. maddesinin incelenmesi
Başlangıç metninin Anayasa metnine dahil olduğu, kenar başlıklarının ise dahil olmadığı sonucuna varılır.
Soruda geçen hukuki statünün belirlenmesi için 176. maddedeki ayrımın bilinmesi gerekir.
2
Başlangıç metnindeki 'Kuvvetler Ayrımı' tanımının kontrol edilmesi
Metinde 'kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında bir üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip... medeni bir işbölümü ve işbirliği olduğu' ifadesi tespit edilir.
Anayasa'nın temel felsefesini ve kuvvetler arasındaki ilişkiyi anlamak için metindeki orijinal tanım esastır.
3
Başlangıç metni ve 2. madde ilkelerinin karşılaştırılması
'İnsan haklarına saygılı devlet' ifadesinin 2. maddede, 'Hürriyetçi demokrasi' ve 'Atatürk milliyetçiliği' ifadelerinin ise hem Başlangıç'ta hem de 2. maddede olduğu teyit edilir.
KPSS sınavlarında sıkça sorulan terminolojik ayrımların yapılması doğru seçeneğe ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Başlangıç Metninin Hukuki Statüsü ve İlkeleri (Madde 176)
Tahmini Süre:55s
Soru 71Soru

1982 Anayasası'nın 2. maddesinde yer alan 'insan haklarına saygılı devlet' ilkesi, 1961 Anayasası'ndaki 'insan haklarına dayalı devlet' ibaresinden farklı bir terminolojik tercihi yansıtmaktadır. Bu ilkenin anayasal düzen içerisindeki hukuki statüsü ve kapsamı dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu ilke hakkında yapılabilecek doğru bir tespittir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu ilke, devletin tüm organlarının işlem ve eylemlerinde insan haklarını bir sınır ve amaç olarak gözetmesini zorunlu kılan, anayasanın 4. maddesi uyarınca değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen temel bir niteliktir.

Cevap

İnsan haklarına saygılı devlet ilkesi, devletin tüm organlarını bağlayan ve anayasanın 4. maddesi gereğince değiştirilemez nitelikte olan bir Cumhuriyet niteliğidir.
Doğru olan ifade, bu ilkenin devletin tüm organlarını (yasama, yürütme, yargı) bağladığını ve anayasanın 4. maddesi koruması altında olduğunu belirten ifadedir. İnsan haklarına saygılı devlet, devletin kendi sınırlarını tanıması ve bireyin haklarını faaliyetlerinin merkezine koyması anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 2. maddesini analiz edin.
2. madde, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel niteliklerini (insan haklarına saygılı, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti vb.) sayar.
Soruda sorulan ilkenin anayasal dayanağını belirlemek gerekir.
2
Anayasa'nın 4. maddesi ile ilişkilendirin.
4. madde, ilk üç maddede yer alan hükümlerin değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini hükme bağlar.
İlkenin hukuki sertlik derecesini ve korunma statüsünü belirlemek için bu ilişki kritiktir.
3
1961 ve 1982 anayasaları arasındaki terminolojik farkı değerlendirin.
1961 'dayalı' (temel alan), 1982 'saygılı' (tanıyan ve hürmet eden) ifadesini kullanmıştır.
Doktrinde tartışılsa da, her iki ifade de devletin insan haklarıyla sınırlı olduğunu vurgular.

Anahtar Kavram

Cumhuriyetin Temel Niteliklerinin Değiştirilemezliği ve İnsan Hakları İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Anayasanın ilk üç maddesindeki diğer ilkelerin (laiklik, sosyal devlet, hukuk devleti) birbirleriyle olan ilişkisini ve 4. maddenin bu maddeleri koruma biçimini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 72Soru

1982 Anayasası’nda belirtilen cumhuriyetin temel niteliklerinden 'hukuk devleti', 'sosyal devlet' ve 'demokratik devlet' ilkeleri bir bütünün parçaları olmakla birlikte, her birinin kendine özgü teknik araçları ve güvenceleri bulunmaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan 'hukuk devleti' ilkesinin gerçekleştirilmesine yönelik teknik bir gereklilik ve unsurdur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, idari işlemlerin geçmişe yürütülmemesini ve kişilerin meşru beklentilerinin korunmasını sağlayan 'hukuki belirlilik' ilkesinin uygulanması

Cevap

Hukuk normlarının öngörülebilir olmasını ve kişilerin meşru beklentilerinin korunmasını sağlayan hukuki belirlilik ilkesinin uygulanması, hukuk devleti ilkesinin teknik bir gereğidir.
Hukuki belirlilik ilkesi; bireylerin, hukuk kurallarının ne olduğunu ve bu kuralların hangi sonuçları doğuracağını önceden bilmelerini, davranışlarını buna göre düzenleyebilmelerini sağlar. Bu ilke, idarenin meşru beklentileri korumasını ve düzenleyici işlemlerini geçmişe yürütmemesini de kapsar ki bu durum doğrudan devletin hukukla sınırlandırılması olan 'hukuk devleti' ilkesinin teknik bir yansımasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki kavramsal ayrımı belirle.
Hukuk devleti, sosyal devlet ve demokratik devlet ilkeleri arasındaki teknik farkların sorulduğu tespit edildi.
Sorunun amacı, öğrencinin bu üç ilkenin uygulama araçlarını birbirine karıştırıp karıştırmadığını ölçmektir.
2
Hukuk devleti ilkesinin teknik gereklerini analiz et.
Hukuk devletinin teknik gerekleri; yargısal denetim, idarenin mali sorumluluğu, kanuni hâkim güvencesi, hukuki güvenlik ve hukuki belirliliktir.
Hukuk devleti, devletin hukukla sınırlandırılmasını ve bireyin hukuki durumunun korunmasını (güvenlik/belirlilik) hedefler.
3
Seçeneklerdeki unsurları anayasal ilkelerle eşleştir.
Belirlilik ve meşru beklenti 'hukuk devleti'; vergi adaleti, sosyal yardım ve sosyal güvenlik 'sosyal devlet'; seçim ilkeleri ise 'demokratik devlet' ile eşleşir.
Anayasa Mahkemesi kararlarında 'hukuki belirlilik' ve 'meşru beklentilerin korunması', hukuk devletinin olmazsa olmaz (sine qua non) unsurları olarak tanımlanmıştır.

Anahtar Kavram

Hukuk Devleti İlkesi ve Gerekleri (Hukuki Belirlilik ve Güvenlik)

Alternatif Yöntem

Eleme yöntemi: Seçenekleri 'Hukukilik (Teknik/Yargısal)', 'Sosyal (Ekonomik/Eşitlik)' ve 'Demokratik (Siyasal/Temsil)' kategorilerine ayırarak sadece 'hukukilik' kategorisine giren seçeneği tespit edebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 73Soru

1982 Anayasası'na göre, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı gibi yargısal güvenceler, devletin tüm organlarının hukuk kurallarına uymasını ve bireylerin haklarının korunmasını sağlamak amacıyla aşağıdaki ilkelerden hangisinin bir gereği olarak düzenlenmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hukuk devleti ilkesi

Cevap

Mahkemelerin bağımsızlığı ve yargısal güvenceler, devletin hukukla sınırlandırılmasını ifade eden hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir.
Hukuk devleti ilkesi, devletin tüm organlarının hukuk kurallarına bağlı olmasını, yönetilenlerin hukuki güvenlik içinde bulunmasını ve idarenin her türlü işleminin yargı denetimine tabi olmasını gerektirir. Mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı, bu yargısal denetimin tarafsız ve etkin yapılabilmesi için hukuk devletinin olmazsa olmaz şartlarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen 'mahkemelerin bağımsızlığı' ve 'hâkimlik teminatı' kavramlarının neye hizmet ettiğini analiz edin.
Bu kavramlar, devletin hukuk kurallarına uymasını ve yönetilenlerin hukuki güvenliğini sağlar.
Yargı bağımsızlığı olmadan devlet işlemlerinin hukuka uygunluğu denetlenemez.
2
Bu unsurların 1982 Anayasası'ndaki hangi temel nitelikle ilişkili olduğunu belirleyin.
Bu unsurlar, cumhuriyetin 'hukuk devleti' niteliğinin vazgeçilmez gerekleridir.
Hukuk devleti, yönetimin hukukla sınırlandığı ve yargısal denetimin etkin olduğu devlettir.

Anahtar Kavram

Hukuk Devleti İlkesi ve Gerekleri

İpuçları

1
Devletin hukukla sınırlanması ve yargısal denetim hangi ilkeyi hatırlatır?

Daha Fazla Pratik

İdarenin yargısal denetimi dışındaki hukuk devleti unsurlarını (hukuki belirlilik, kanuni hakim güvencesi vb.) gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 74Soru

19821982 Anayasası’nın 2.2. maddesinde Cumhuriyetin temel nitelikleri arasında sayılan "Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet" ilkesi, Türk milliyetçilik anlayışının dışlayıcı ve ırkçı olmayan "subjektif" (manevi) niteliğini yansıtmaktadır. Bu anlayış, milleti oluşturan bağı kan bağı veya din birliği gibi nesnel unsurlar yerine, birlikte yaşama arzusu ve ortak ideal birliği üzerinden tanımlar.

Buna göre, Atatürk milliyetçiliğinin subjektif niteliğiyle doğrudan örtüşen ve anayasal düzende birleştirici bir rol oynayan temel gösterge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milleti; ırk, soy veya din gibi nesnel kriterler yerine, "Ne mutlu Türküm diyene" şiarında somutlaşan ortak mazi ve gelecek idealine sahip olma bilinciyle tanımlaması.

Cevap

Atatürk milliyetçiliğinin temel dayanağı; milleti ırk, soy veya din gibi nesnel kriterler yerine, "Ne mutlu Türküm diyene" anlayışıyla ortak mazi ve gelecek idealine sahip olma bilinciyle tanımlamasıdır.
Atatürk milliyetçiliği, milleti oluşturan unsurları ırk veya din gibi dışsal ve biyolojik/dogmatik kriterlere bağlamaz. Bunun yerine, kişinin kendisini Türk milletine ait hissetmesi, ortak bir tarihi geçmişten gelip ortak bir gelecek hedefi (ülkü birliği) taşıması esasına dayanır. Bu durum doktrinde "subjektif milliyetçilik" olarak adlandırılır ve "Ne mutlu Türküm diyene" ifadesiyle en net şekilde temsil edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 2. maddesindeki temel ilkeyi analiz et.
19821982 Anayasası, milliyetçiliği "Atatürk milliyetçiliği" olarak tanımlamış ve buna bağlılığı Cumhuriyetin niteliklerinden biri saymıştır.
İlkenin anayasal dayanağını belirlemek için gereklidir.
2
Subjektif ve objektif milliyetçilik ayrımını değerlendir.
Objektif milliyetçilik kan, ırk veya din birliği ararken; subjektif milliyetçilik ortak duygu, mazi ve gelecek idealini esas alır.
Soru kökündeki kavramsal çerçeveyi netleştirmek için gereklidir.
3
Atatürk'ün milliyetçilik özdeyişiyle ilişkilendir.
"Ne mutlu Türküm diyene" sözü, etnik bir kökeni değil, bir aidiyet bilincini (subjektiflik) ifade eder.
İlkenin en somut ve ayırt edici özelliğini tespit etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Atatürk Milliyetçiliği'nin Subjektif (Manevi) Niteliği

Daha Fazla Pratik

Anayasa'nın 66. maddesinde yer alan vatandaşlık tanımı ile Atatürk milliyetçiliği arasındaki ilişkiyi inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 75Soru

1982 Anayasası'nın 2. maddesinde belirtilen Cumhuriyetin temel nitelikleri arasında, devletin insan hakları karşısındaki konumunu belirleyen ifade aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnsan haklarına saygılı devlet

Cevap

İnsan haklarına saygılı devlet
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde Cumhuriyetin temel nitelikleri sayılırken, devletin 'insan haklarına saygılı' olduğu net bir şekilde ifade edilmiştir. Bu ilke, devletin tüm organlarının işlem ve eylemlerinde insan haklarını gözetmesi gerektiğini belirtir.

Adım Adım Çözüm

1
1982 Anayasası'nın başlangıç ilkelerini ve 2. maddesini hatırla.
Anayasa'nın 2. maddesi Cumhuriyetin temel niteliklerini (laiklik, sosyal devlet, hukuk devleti vb.) sıralar.
Sorunun cevabı doğrudan anayasa metnindeki terimlere dayanmaktadır.
2
İnsan hakları ile ilgili kullanılan spesifik sıfatı belirle.
Metinde 'insan haklarına saygılı' ifadesinin geçtiği görülür.
Anayasa hukukunda kelime seçimleri (terminoloji) teknik bir önem taşır.
3
1961 Anayasası ile olan terminolojik farkı ayırt et.
1961'deki 'dayalı' ifadesinin 1982'de 'saygılı' olarak değiştirildiği bilgisiyle doğru şıkka ulaşılır.
KPSS sınavlarında anayasalar arası kavramsal farklar sıkça sorulmaktadır.

Anahtar Kavram

Cumhuriyetin Temel Nitelikleri ve İnsan Hakları İlişkisi
Tahmini Süre:45s
Soru 76Soru

Demokratik bir hukuk devletinde seçimlerin dürüstlüğü ve güvenliği, seçmen iradesinin hiçbir harici müdahale, baskı veya zorlama olmaksızın sandığa yansımasına bağlıdır. 1982 Anayasası’nda 'seçimlerin serbestliği' olarak ifade edilen bu esas dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisinin bu ilkeye doğrudan aykırılık oluşturduğu savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu gücünü ve imkânlarını kullanan makamların, seçmenleri belirli bir siyasi parti veya aday lehine karar vermeye zorlayacak maddi veya manevi etkide bulunması

Cevap

Kamu gücünü kullanan makamların seçmen iradesini belirli bir yönde etkileyecek baskılar kurması serbest seçim ilkesine aykırıdır.
1982 Anayasası'nın 67. maddesinde yer alan 'serbest seçim' esası, seçmenlerin siyasi tercihlerini hiçbir korku, baskı veya yönlendirme olmaksızın gerçekleştirmesini ifade eder. Kamu gücünü elinde bulunduranların (idari makamlar, yerel yönetimler vb.) tarafsızlık yükümlülüğünü ihlal ederek seçmen üzerinde maddi (yardımları kesme tehdidi vb.) veya manevi (propaganda baskısı) baskı kurması, serbest iradenin oluşumunu engellediği için bu ilkeye doğrudan aykırılık teşkil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasal ilkenin tanımını analiz etme
Serbest seçim ilkesi; seçmenin, oyunun rengini veya katılımını hiçbir harici otoritenin etkisi altında kalmadan belirleyebilmesidir.
İlkenin kapsamını belirlemek, hangi durumların ihlal sayılacağını anlamak için gereklidir.
2
Verilen seçenekleri demokratik standartlarla karşılaştırma
Yargı denetimi, gizli oy ve seçmen kütüklerinin kontrolü seçim güvenliğini artırırken; kamu baskısı iradeyi sakatlar.
Anayasal güvenceler ile anayasal ihlaller arasındaki farkı ayırt etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Serbest Seçim İlkesi
Tahmini Süre:55s
Soru 77Soru

1982 Anayasası'nın 2. maddesinde yer alan "Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet" ilkesi, 1961 Anayasası'ndaki "Türk milliyetçiliği" ibaresinden terminolojik olarak ayrılmaktadır. Anayasal düzenlemeler ve bu ilkenin niteliği göz önüne alındığında, Atatürk milliyetçiliği anlayışı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Irk, din ve soy gibi dışlayıcı unsurlar yerine; ortak tarih, vatan ve vatandaşlık bağı gibi manevi değerlere dayanan subjektif bir milliyetçilik anlayışıdır.

Cevap

Irk ve din gibi maddi unsurlar yerine ortak vatan, tarih ve vatandaşlık bağı gibi manevi değerleri temel alan subjektif milliyetçilik anlayışı
Doğru olan ifade, Atatürk milliyetçiliğinin ırk ve din gibi objektif kriterleri reddederek ortak vatan, ortak tarih ve vatandaşlık bağı gibi manevi (subjektif) unsurlara dayandığını belirtmektedir. Bu anlayış, Anayasa'nın 66. maddesindeki kapsayıcı 'Türk' tanımıyla da tam uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramsal ayrımı yapma
1961 Anayasası 'Türk milliyetçiliği' derken, 1982 Anayasası 'Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet' ifadesini kullanmıştır.
Anayasa yapıcılar, milliyetçiliğin Atatürk'ün birleştirici ve çağdaş anlayışına dayanması gerektiğini vurgulamak istemiştir.
2
Nitelik analizi
Bu ilke; ırkçılığı reddeder, laikliği esas alır ve 'subjektif (manevi) milliyetçilik' kategorisine girer.
Subjektif milliyetçilikte belirleyici olan soy değil, 'birlikte yaşama arzusu' ve 'ortak değerlerdir'.
3
Hukuki dayanakla ilişkilendirme
Anayasa Madde 66'daki vatandaşlık tanımı bu ilkeyi somutlaştırır.
Hukuki bağın (vatandaşlık) Türklük için yeterli görülmesi, Atatürk milliyetçiliğinin kapsayıcılığını kanıtlar.

Anahtar Kavram

Atatürk milliyetçiliği; ırk, din ve mezhep ayrımı gözetmeyen, vatandaşlık bağına dayalı, birleştirici ve bütünleştirici (subjektif) bir anlayıştır.

Daha Fazla Pratik

Anayasa'nın 66. maddesindeki vatandaşlık tanımı ile Atatürk milliyetçiliği arasındaki ilişkiyi daha derinlemesine inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 78Soru

1982 Anayasası’nın 67. maddesinde sayılan seçim ilkeleri, demokratik siyasal hayatın işleyişi için temel güvenceler oluşturur. Bu çerçevede, seçmenlerin temsilcilerini belirlerken arada herhangi bir ikinci seçmen veya seçici kurul (müntehib-i sani) bulunmaksızın, siyasi iradelerini doğrudan doğruya sandığa ve adaylara yansıttıkları seçim ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tek dereceli seçim

Cevap

Tek dereceli seçim ilkesi, seçmenlerin temsilcilerini doğrudan doğruya seçmelerini ve arada herhangi bir aracı kurulun bulunmamasını ifade eder.
Doğru cevap olan 'tek dereceli seçim' ilkesi, seçmenlerin temsilcilerini arada herhangi bir seçici kurul (müntehib-i sani) bulunmadan doğrudan doğruya seçmeleri esasına dayanır. Türkiye'de bu sistem 1946'da benimsenmiş ve 1982 Anayasası'nda da korunmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Tanım analizi
Soru kökündeki 'aracı seçici kurul olmaması' ve 'doğrudan belirleme' ifadeleri analiz edilmiştir.
Bu ifadeler, seçim sistemindeki kademeli yapının (derecenin) varlığını veya yokluğunu sorgular.
2
Kavram eşleştirme
Türkiye'de 1946 yılından itibaren uygulanan ve seçmenin adayları doğrudan seçtiği sistemin 'tek dereceli seçim' olduğu saptanmıştır.
İki dereceli seçim sisteminde seçmenler önce delegeleri seçer, delegeler ise temsilcileri seçer; tek dereceli sistemde ise bu aracı süreç yoktur.

Anahtar Kavram

Tek Dereceli Seçim İlkesi

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de iki dereceli seçimden tek dereceli seçime hangi yıl geçildiğini ve bu değişikliğin demokratikleşme sürecindeki önemini inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 79Soru

1982 Anayasası’na göre, devletin şeklinin "Cumhuriyet" olduğunu belirten birinci madde için öngörülen en üst düzey anayasal güvence aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez nitelikte olması

Cevap

1982 Anayasası'na göre devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hükmü, değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez niteliktedir.
1982 Anayasası'nın 4. maddesi, ilk üç maddenin (Devletin şekli, Cumhuriyetin nitelikleri, Devletin bütünlüğü vb.) değiştirilmesini yasaklamış, hatta bunun teklif edilmesini bile engellemiştir. Bu durum, Cumhuriyetçilik ilkesinin en güçlü anayasal güvencesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 1. maddesinin içeriğini hatırla.
1. madde 'Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.' hükmünü içerir.
Sorunun odaklandığı temel ilkeyi belirlemek için gereklidir.
2
Anayasa'nın 4. maddesini incele.
4. madde, 1. maddenin değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif edilemeyeceğini belirtir.
Anayasal güvencenin türünü ve derecesini belirlemek için 4. maddeye başvurulur.

Anahtar Kavram

Değiştirilemez Hükümler (Sert Anayasa)
Tahmini Süre:45s
Soru 80Soru

1982 Anayasası’nın normatif bütünlüğü içerisinde, Anayasa’nın dayandığı temel felsefeyi ve siyasi tercihleri ortaya koyan "Başlangıç" kısmının hukuki statüsü ve içeriğiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Başlangıç metni Anayasa metnine dâhildir ve bu metinde "Atatürk Milliyetçiliği", "Milli Egemenlik" ile "Hürriyetçi Demokrasi" ilkeleri açıkça ifade edilmiştir.

Cevap

Doğru ifade, Başlangıç metninin Anayasa metnine dâhil olduğu ve içerisinde Atatürk Milliyetçiliği, Milli Egemenlik ile Hürriyetçi Demokrasi ilkelerini barındırdığıdır.
Doğru olan seçenek, Başlangıç metninin Anayasa metnine dâhil olduğunu belirten ve metin içerisinde geçen Atatürk Milliyetçiliği, Milli Egemenlik ve Hürriyetçi Demokrasi ilkelerini doğru şekilde sayan ifadedir. Bu durum Anayasa'nın 176. maddesi ve Başlangıç kısmının lafzıyla tam uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa'nın 176. maddesinin incelenmesi
Başlangıç metninin Anayasa metnine dâhil olduğu, ancak madde kenar başlıklarının dâhil olmadığı sonucuna varılır.
Anayasanın hangi kısımlarının normatif değer taşıdığını belirlemek için.
2
Başlangıç metnindeki ilkelerin tespit edilmesi
Metinde "Atatürk Milliyetçiliği", "Millet Egemenliği", "Hürriyetçi Demokrasi", "Lâiklik" ve "Sosyal Adalet" gibi kavramların geçtiği doğrulanır.
Metnin içerdiği spesifik ilkeleri doğrulamak için.
3
Madde 2 ile Başlangıç metni terminolojisinin karşılaştırılması
2. maddede geçen "Sosyal Devlet" ve "Hukuk Devleti" kavramlarının Başlangıç metninde doğrudan bu isimlerle değil, "Sosyal Adalet" ve "Hukukun Üstünlüğü" olarak geçtiği görülür.
Çeldirici seçeneklerdeki terminolojik farkları ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

Başlangıç Metninin Hukuki Statüsü (Madde 176) ve Temel İlkeleri
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 4 / 9Sonraki
1982 Anayasası'nın Temel İlkeleri Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 4 | Examkin