Sürdürülebilir Kalkınma

117 soru

Soru 101Soru

Yerel Gündem 21 (YG21) süreci, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin yerel düzeyde hayata geçirilmesi amacıyla belediyelerin geleneksel yönetim anlayışında köklü bir değişim öngörmektedir. Bu süreçte yerel yönetimler, kentin geleceğine dair kararları tek başına alan hiyerarşik bir otorite olmaktan ziyade, farklı kesimleri bir araya getiren bir platform işlevi görürler. Buna göre, Yerel Gündem 21 felsefesi çerçevesinde kentsel politikaların oluşturulmasında esas alınması gereken temel yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yerel aktörlerin kentin vizyonunu belirleme ve karar süreçlerine etkin katılımını sağlayan 'aşağıdan yukarıya' planlama anlayışı

Cevap

Yerel aktörlerin kentin vizyonunu belirleme ve karar süreçlerine etkin katılımını sağlayan 'aşağıdan yukarıya' planlama anlayışı
Doğru seçenek, Yerel Gündem 21'in özünü oluşturan 'katılımcılık' ve 'yerelleşme' ilkelerini tam olarak karşılamaktadır. Bu süreçte yerel yönetimler, kentin geleceğine dair kararları alırken STK'lar, üniversiteler, özel sektör ve mahalle temsilcileri gibi paydaşları 'aşağıdan yukarıya' bir yöntemle sürece dahil ederler. Bu yaklaşım, kararların sadece teknik veya bürokratik değil, aynı zamanda toplumsal meşruiyete ve ortak akla dayanmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Yerel Gündem 21'in (YG21) temel çıkış noktasını analiz etme
YG21, sürdürülebilir kalkınmanın 'yerelleştirilmesi' ve 'yönetişim' (governance) ilkelerini esas alır.
Süreci anlamak için geleneksel yönetimden yönetişime geçişin farkını kavramak gerekir.
2
Planlama yöntemlerini karşılaştırma
Geleneksel planlama 'yukarıdan aşağıya' (merkezden yerele) iken, YG21 'aşağıdan yukarıya' (yerel paydaşlardan merkeze) bir akış öngörür.
Katılımcılığın sağlanabilmesi için kararların tabandan gelmesi zorunludur.
3
Seçenekleri bu iki temel kriter (katılımcılık ve aşağıdan yukarıya yaklaşım) açısından değerlendirme
Hiyerarşi, merkezileşme veya sadece teknik uzmanlık vurgulayan seçenekler elenir ve paydaş katılımını vurgulayan seçenek seçilir.
YG21'in en temel uygulama prensibi ortak akıl ve toplumsal uzlaşmadır.

Anahtar Kavram

Yönetişim ve Aşağıdan Yukarıya (Bottom-up) Planlama

İpuçları

1
Yerel Gündem 21 denilince akla gelen en önemli kavram 'yönetişim'dir (governance).
2
Geleneksel belediyecilikte kararlar yukarıdan aşağıya (başkan ve meclisten halka) alınırken, bu modelde tam tersi bir yön istenir.
3
Halkın, sivil toplumun ve diğer kentsel aktörlerin sürece dahil edilmesi 'aşağıdan yukarıya' (bottom-up) yaklaşımıyla ifade edilir.

Daha Fazla Pratik

5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 76. maddesinde yer alan Kent Konseyi düzenlemesini ve bu yapının belediye meclisi ile olan ilişkisini incelemek bu konuyu pekiştirmenizi sağlar.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 102Soru

1972 Stockholm Konferansı’nda "çevre mi, yoksa kalkınma mı?" şeklinde bir çatışma alanı olarak sunulan ilişki, 1987 tarihli Brundtland Raporu (Ortak Geleceğimiz) ile köklü bir paradigma değişimine uğramıştır. Buna göre Brundtland Raporu'nun, sürdürülebilir kalkınma kavramını sistemleştirirken benimsediği temel yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekonomik büyüme, çevresel koruma ve sosyal adaleti birbirini tamamlayan unsurlar olarak ele alıp, bugünün ihtiyaçlarını gelecek kuşakların imkanlarını tehlikeye atmadan karşılamayı hedeflemesi.

Cevap

Sürdürülebilir kalkınma; ekonomik büyüme, çevresel koruma ve sosyal adaleti bütünleştiren ve gelecek kuşakların haklarını koruyan yaklaşımdır.
Doğru yanıt olan seçenek, Brundtland Raporu'nun temel paradigması olan bütünleşmeyi (ekonomi-sosyal-çevre) ve raporun en meşhur tanımı olan 'kuşaklar arası adalet' vurgusunu eksiksiz bir şekilde içermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihsel dönüşümün analiz edilmesi
1972 Stockholm'deki 'çatışma' modelinden 1987 Brundtland'daki 'bütünleşme' modeline geçildiği saptanır.
Sorunun kökenindeki paradigma değişimini anlamak için bu iki dönüm noktası arasındaki farkı bilmek gerekir.
2
Kavramsal tanımın teyit edilmesi
Brundtland Raporu'nun (Ortak Geleceğimiz) literatüre kazandırdığı 'bugünün ihtiyaçlarını karşılarken gelecek kuşaklardan ödün vermeme' ilkesi hatırlanır.
Sürdürülebilir kalkınmanın en temel ve resmi tanımı budur.
3
Boyutların kontrol edilmesi
Ekonomik, sosyal ve çevresel boyutların (üç sac ayağı) bir arada bulunduğu seçenek belirlenir.
Sadece çevresel korumaya odaklanan yaklaşımlar sürdürülebilir kalkınmanın bütüncül yapısını yansıtmaz.

Anahtar Kavram

Sürdürülebilir Kalkınma ve Paradigma Değişimi
Soru 103Soru

Yerel Gündem 2121 (YG21YG21) süreci, 19921992 Rio Yeryüzü Zirvesi’nde kabul edilen Gündem 2121 belgesinin "yerelleştirilmesi" çabası olarak ortaya çıkmıştır. Türkiye’de de özellikle 20002000’li yıllarda yaygınlaşan bu süreç, geleneksel belediyecilik anlayışından yapısal bir kopuşu ifade etmektedir.

Buna göre, Yerel Gündem 2121 yaklaşımını geleneksel yerel yönetim anlayışından ayıran temel karakteristik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karar alma süreçlerinin yerel paydaşların katılımına ve "aşağıdan yukarıya" planlama ilkesine dayandırılması

Cevap

Karar alma süreçlerinin yerel paydaşların katılımına ve "aşağıdan yukarıya" planlama ilkesine dayandırılması
Yerel Gündem 21 (YG21) süreci, yerel düzeydeki sorunların çözümünde ve gelecek vizyonunun belirlenmesinde yerel halkın, sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün karar alma süreçlerine dahil edilmesini savunur. Bu yaklaşım, kararların yukarıdan (merkezi yönetimden veya sadece belediye üst yönetiminden) dayatılması yerine, 'aşağıdan yukarıya' (halkın ve paydaşların katılımıyla) şekillenmesi ilkesine dayanır. Bu durum, geleneksel hiyerarşik yönetim anlayışından çok paydaşlı yönetişim modeline geçişi ifade eden en temel ayırt edici özelliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Yerel Gündem 21'in (YG21) felsefesini analiz etme
YG21, sürdürülebilir kalkınmanın yerel düzeyde, yerel aktörlerin katılımıyla gerçekleştirilmesini amaçlar.
Geleneksel yapı ile katılımcı yapı arasındaki farkı belirlemek için felsefi temeli anlamak gerekir.
2
Geleneksel yerel yönetim ve YG21 arasındaki farkı karşılaştırma
Geleneksel yapı 'yukarıdan aşağıya' ve bürokrasi odaklıyken; YG21 'aşağıdan yukarıya' ve yönetişim (sivil toplum + kamu + özel sektör) odaklıdır.
Soruda istenen temel ayrım noktasını netleştirmek için bu kıyaslama zorunludur.
3
Doğru seçeneği belirleme
Yerel paydaş katılımı ve aşağıdan yukarıya planlama ifadesi YG21'in özünü oluşturur.
Bu ifade, sürecin demokratikleşme ve yerelleşme boyutunu tam olarak karşılar.

Anahtar Kavram

Yönetişim (Governance) ve Katılımcı Yerel Planlama

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 76. maddesinde düzenlenen 'Kent Konseyi' mekanizmasının Yerel Gündem 21 ile olan kurumsal bağını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 104Soru

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMI˙DC\cSBMİDÇS) süreciyle başlayan küresel iklim rejiminde, 19971997 tarihli Kyoto Protokolü'nün ardından 20152015 yılında kabul edilen Paris Anlaşması ile önemli bir yapısal dönüşüm yaşanmıştır. Bu dönüşümün en belirgin unsuru olan ve ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele taahhütlerini içeren 'Ulusal Katkı Beyanları' (NDCNDC) mekanizması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ülkelerin kendi imkan, teknoloji ve ekonomik şartlarına göre belirledikleri hedefleri kapsayan, 'aşağıdan yukarıya' (bottom-up) bir yaklaşımı esas almaktadır.

Cevap

Paris Anlaşması ile getirilen Ulusal Katkı Beyanları (NDCNDC) sistemi, ülkelerin kendi kapasiteleri doğrultusunda hedeflerini belirledikleri 'aşağıdan yukarıya' (bottomupbottom-up) bir yaklaşımı temsil etmektedir.
Doğru seçenek, Paris Anlaşması'nın özünü oluşturan 'aşağıdan yukarıya' yaklaşımını ve ülkelerin kendi taahhütlerini kendilerinin belirlemesi prensibini (NDC) tam olarak ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Uluslararası iklim rejimlerinin yapılarını karşılaştırın.
Kyoto Protokolü, gelişmiş ülkeler (Ek-I) için yukarıdan aşağıya emisyon azaltım hedefleri belirlerken; Paris Anlaşması evrensel ve esnek bir yapı kurmuştur.
İki antlaşma arasındaki temel farkı anlamak, NDCNDC mekanizmasının neden getirildiğini açıklar.
2
NDCNDC (Ulusal Katkı Beyanı) kavramını analiz edin.
Ülkelerin kendi ekonomik ve teknik imkanlarına göre 'niyet ettikleri' katkıları özgürce beyan etmesidir.
Mekanizmanın 'aşağıdan yukarıya' karakterini doğrulamak gerekir.
3
Türkiye'nin ve diğer tarafların sorumluluğunu değerlendirin.
Gelişmiş veya gelişmekte olan ayrımı olmaksızın tüm taraf ülkeler bu sistemi kullanmaktadır.
Paris Anlaşması'nın kapsayıcılığını teyit eder.

Anahtar Kavram

İklim değişikliği rejimlerinde Kyoto (Yukarıdan Aşağıya) ve Paris (Aşağıdan Yukarıya - NDC) yaklaşımlarının ayrımı.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin Paris Anlaşması'nı onaylama süreci ve Ek-I listesindeki 'özel durumu' hakkında detaylı bir okuma yapılabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 105Soru

Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin yerel ve bölgesel planlama süreçlerine entegre edilmesinde kullanılan araçlar farklı kapsamlara sahiptir. Bir yerel yönetimin hazırladığı 'Kentsel Ulaşım Ana Planı' veya 'Turizm Gelişim Stratejisi' gibi üst ölçekli belgelerin, henüz uygulama projelerine (köprü, otel vb.) geçilmeden önce kümülatif çevresel etkilerini analiz eden, çevresel değerleri stratejik karar alma sürecine dahil eden ve projeler öncesi bir 'üst denetim' mekanizması işlevi gören araç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD)

Cevap

Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD), plan ve programların hazırlık aşamasında çevresel değerlerin kararlara entegre edilmesini sağlayan araçtır.
Doğru yanıt olan Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD); plan, politika ve programların (PPP) çevre üzerindeki olası etkilerini henüz hazırlık aşamasındayken analiz eder. Münferit projelerin toplamda yaratacağı kümülatif etkileri öngörerek sürdürülebilirliği en üst kademede sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen faaliyet ölçeğini analiz et.
Soruda 'Ulaşım Ana Planı' ve 'Strateji Belgeleri' gibi üst ölçekli belgelerden bahsedilmektedir.
Sürdürülebilirlik araçları proje bazlı (mikro) ve plan bazlı (makro) olarak ikiye ayrılır.
2
Kümülatif etki ve stratejik karar alma kavramlarını eşleştir.
Politika ve plan düzeyindeki kümülatif etkileri yöneten mekanizma Stratejik Çevresel Değerlendirme'dir.
ÇED sadece proje düzeyinde kalırken, SÇD bu projelerin toplam (kümülatif) etkisini plan aşamasında denetler.

Anahtar Kavram

Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD) vs. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) ayrımı.
Soru 106Soru

19721972 yılında İsveç'in başkenti Stockholm'de düzenlenen Birleşmiş Milletler (BMBM) İnsan Çevresi Konferansı, çevre sorunlarının ilk kez küresel ölçekte ve hükümetlerarası bir düzeyde ele alındığı tarihi bir dönüm noktasıdır.

Bu konferansın sonuçları, kurumsal yapısı ve benimsediği temel yaklaşımlar göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi Stockholm Konferansı'nın doğrudan bir sonucu veya özelliği değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sürdürülebilir kalkınma kavramının küresel çevre yönetiminin temel doktrini olarak resmen kabul edilmesi

Cevap

Sürdürülebilir kalkınma kavramının küresel çevre yönetiminin temel doktrini olarak resmen kabul edilmesi
Doğru cevap, sürdürülebilir kalkınma ilkesinin benimsenmesine ilişkin seçenektir. 'Sürdürülebilir kalkınma' kavramı ilk kez 19871987 yılında Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu tarafından hazırlanan Brundtland Raporu'nda (OrtakOrtak Geleceg˘imizGeleceğimiz) sistemleştirilmiştir. Bu kavramın küresel çevre politikalarının temel stratejisi haline gelmesi ise 19921992 Rio Yeryüzü Zirvesi ile mümkün olmuştur. 19721972 Stockholm Konferansı ise daha çok kirlilikle mücadele ve kurumsal örgütlenme (UNEPUNEP) aşamasını temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
19721972 Stockholm Konferansı'nın (UNCHE) temel çıktılarını analiz et.
Konferans sonucunda UNEPUNEP kurulmuş, İnsan Çevresi Bildirgesi kabul edilmiş ve İlke 2121 (zarar vermeme ilkesi) hukuksal bir temel kazanmıştır.
Konferansın kapsamını ve o dönemdeki öncelikleri belirlemek için.
2
'Sürdürülebilir kalkınma' kavramının tarihsel kökenini sorgula.
Kavram 19871987 Brundtland Raporu'nda tanımlanmış, 19921992 Rio Yeryüzü Zirvesi'nde ise küresel bir eylem planına (Gu¨ndemGündem 2121) dönüşmüştür.
Stockholm (19721972) ile Rio (19921992) arasındaki kavramsal farkı ayırt etmek için.
3
Seçenekleri karşılaştırarak kronolojik ve içeriksel uyumsuzluğu tespit et.
Sürdürülebilir kalkınmanın temel doktrin olması Stockholm'den yaklaşık 2020 yıl sonra gerçekleşen bir gelişmedir.
Hatalı olan seçeneği kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

BM Çevre Konferanslarının Kronolojik ve Kavramsal Gelişimi

Daha Fazla Pratik

Rio 1992 Konferansı'nın (UNCED) kurumsal çıktılarını ve Stockholm'den farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 107Soru

Birleşmiş Milletler tarafından 20002000-20152015 yılları arasında uygulanan Binyıl Kalkınma Hedefleri (MKHMKH) ile 20152015 yılında kabul edilen 20302030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKASKA) karşılaştırıldığında; kentleşme olgusuna yaklaşım ve SKASKA 1111 (Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar) amacının konumuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: MKHMKH döneminde kentleşme sorunları çevresel sürdürülebilirlik amacı altında sınırlı bir alt hedef olarak ele alınırken, 20302030 Gündemi'nde müstakil bir ana amaç (SKASKA 1111) haline getirilmiştir.

Cevap

Binyıl Kalkınma Hedefleri döneminde kentsel sorunların çevresel sürdürülebilirlik altında kısıtlı bir hedef olarak kalmasına karşın, 2030 Gündemi'nde kentleşmenin 'Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar' başlığıyla müstakil bir amaç haline getirilmesidir.
Doğru yanıt, 20302030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi'nin en önemli yeniliklerinden birine işaret etmektedir. 20002000-20152015 yılları arasındaki Binyıl Kalkınma Hedefleri'nde şehirler, Amaç 77 kapsamındaki kısıtlı bir alt hedef (gecekondu dönüşümü) iken; SKASKA 1111 ile birlikte kentleşme olgusu, küresel kalkınmanın ana kulvarlarından biri olarak tanınmış ve 'müstakil bir amaç' statüsü kazanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Binyıl Kalkınma Hedefleri (MKHMKH) ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKASKA) yapılarını karşılaştırın.
MKHMKH 8 amaçtan oluşurken, SKASKA 17 amaçtan oluşmaktadır.
Kalkınma hedeflerindeki kapsam genişlemesini anlamak için yapısal farkı bilmek gerekir.
2
Kentleşmenin bu iki dönemdeki konumunu inceleyin.
MKHMKH döneminde kentleşme, Amaç 77 (Çevresel Sürdürülebilirlik) altında sadece gecekondu sakinlerinin yaşam koşullarını iyileştirmeyi hedefleyen bir alt başlıktı. SKASKA döneminde ise Amaç 1111 doğrudan kentlere ayrılmıştır.
Paradigma değişiminin odağını (kentsel odaklılık) saptamak gerekir.
3
Seçenekleri bu yapısal ve içeriksel farka göre değerlendirin.
Müstakil bir amaç haline getirilme vurgusunun doğruluğunu teyit edin.
SKASKA 1111'in 'kentsel bir amaç' olarak müstakil kimliği en temel ayırt edici özelliktir.

Anahtar Kavram

SKA 11'in Müstakil Bir Amaç Olarak Konumlanması
Soru 108Soru

1992 yılında imzaya açılan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMI˙DC\cSBMİDÇS) ve bu sözleşmenin uygulama aracı olarak 1997 yılında kabul edilen Kyoto Protokolü, küresel iklim değişikliği ile mücadelede "ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar" ilkesini temel almıştır. Bu çerçevede Kyoto Protokolü'nün emisyon azaltım yükümlülükleri açısından getirdiği temel yapısal düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sadece Ek-I (Annex I) listesinde yer alan gelişmiş ülkeler için bağlayıcı ve sayısal emisyon azaltım hedefleri öngörmesi

Cevap

Kyoto Protokolü, emisyon azaltımında sadece Ek-I (Annex I) listesinde yer alan gelişmiş ülkeler için bağlayıcı ve sayısal hedefler belirleyen "tepeden inme" bir yaklaşım benimsemiştir.
Kyoto Protokolü, BMİDÇS'nin Ek-I listesinde yer alan sanayileşmiş ülkelere, emisyonlarını belirli bir dönemde (2008-2012) 1990 yılı seviyesinin ortalama %5,2 altına çekme zorunluluğu getirmiştir. Bu, gelişmiş ülkeler için bağlayıcı bir yükümlülüktür.

Adım Adım Çözüm

1
Uluslararası iklim rejimindeki "farklılaştırılmış sorumluluk" ilkesini değerlendir.
Gelişmiş ülkelerin tarihsel sorumlulukları nedeniyle daha fazla yükümlülük alması gerektiği anlaşılır.
Kyoto Protokolü bu ilkeyi Ek-I ve Ek-I dışı ayrımıyla somutlaştırmıştır.
2
Kyoto Protokolü ile Paris Anlaşması arasındaki mekanizma farklarını karşılaştır.
Kyoto'nun bağlayıcı/sayısal (Ek-I için), Paris'in ise gönüllü/katkı beyanına (tüm ülkeler için) dayalı olduğu görülür.
Soruda sorulan Kyoto'nun temel yapısal özelliğini belirlemek için bu ayrım kritiktir.

Anahtar Kavram

Kyoto Protokolü'nün Ek-I ülkeleri için öngördüğü bağlayıcı emisyon azaltım yükümlülükleri

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin Kyoto Protokolü'ne 2009 yılında taraf olduğunu ve Ek-B listesinde yer almadığı için sayısal bir azaltım yükümlülüğü üstlenmediğini unutmayınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 109Soru

Sürdürülebilirlik yönetiminde, henüz bir faaliyet projesi somutlaşmadan önce hazırlanan strateji belgelerinin ve üst ölçekli planların çevresel kapasite üzerindeki kümülatif etkilerini sorgulayan, çevresel değerlerin en üst karar verme seviyesinde kararlara entegre edilmesini sağlayan proaktif araç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD)

Cevap

Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD)
Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD), üst ölçekli planların ve politikaların çevresel etkilerini bütüncül bir yaklaşımla, henüz tasarım aşamasındayken ele alır. Bu araç, tekil projelerin etkilerinden ziyade birden fazla faaliyetin toplamda yarattığı kümülatif (birikimli) etkiyi ölçmesi bakımından 'proaktif' (önleyici) bir nitelik taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Uygulama düzeyini belirleme
Soruda belirtilen 'üst ölçekli plan ve programlar' ile 'strateji belgeleri' ifadeleri, araçların politika düzeyinde olması gerektiğini gösterir.
Sürdürülebilirlik araçları proje bazlı ve politika/plan bazlı olarak iki ana kategoriye ayrılır.
2
Yaklaşım tarzını analiz etme
Soru metnindeki 'proaktif' ve 'kümülatif etkiler' vurgusu, etkilerin henüz ortaya çıkmadan engellenmesini hedefleyen aracı işaret eder.
ÇED reaktif (tepkisel) iken, SÇD proaktif (önleyici) bir yaklaşıma sahiptir.
3
Kavramlar arası eşleştirme yapma
Politika düzeyinde, proaktif ve kümülatif etkileri inceleyen yasal araç Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD) olarak tanımlanır.
SÇD, sürdürülebilir kalkınmanın en üst karar düzeyinde kurumsallaşmasını sağlayan temel araçtır.

Anahtar Kavram

Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD) ile Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) arasındaki hiyerarşik ve yöntemsel farklar.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 110Soru

Küresel ölçekte kentleşme politikalarına yön veren 20302030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi, 1111. hedef olan 'Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar' (SKASKA 1111) başlığı altında yerel yönetimler için somut kriterler belirlemiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi SKASKA 1111 hedefleri kapsamında öngörülen sürdürülebilir kentsel planlama ve yönetim anlayışıyla çelişmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konut ihtiyacını karşılamak amacıyla kentsel saçaklanmanın (urban sprawl) teşvik edilerek düşük yoğunluklu yerleşim alanlarının genişletilmesi

Cevap

Konut ihtiyacını karşılamak amacıyla kentsel saçaklanmanın (urban sprawl) teşvik edilerek düşük yoğunluklu yerleşim alanlarının genişletilmesi
Kentsel saçaklanma (urbanurban sprawlsprawl), kentsel alanların düşük yoğunluklu ve kontrolsüz bir şekilde çevreye yayılmasını ifade eder. Bu durum enerji tüketimini artırır, doğal ekosistemlere zarar verir ve sürdürülebilir kentsel planlama (Hedef 11.311.3) prensiplerine tamamen aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
SKA 11'in temel felsefesini analiz etme
SKA 11; kentlerin kapsayıcı, güvenli, dayanıklı ve sürdürülebilir olmasını amaçlar.
Sorunun hangi temel kavram çerçevesinde sorulduğunu anlamak için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki uygulamaları SKA 11 alt hedefleriyle karşılaştırma
Konut, ulaşım, kültürel miras ve atık yönetimi gibi unsurların resmi hedefler olduğu teyit edilir.
Hangi unsurların sürdürülebilir kalkınma gündeminde yer aldığını doğrulamak için gereklidir.
3
Kentsel saçaklanma (urban sprawl) kavramını değerlendirme
Kentsel saçaklanma; otomobil bağımlılığını artıran, tarım alanlarını yok eden ve altyapı maliyetlerini yükselten verimsiz bir büyüme modelidir.
SKA 11.3'ün öngördüğü bütünleşik ve sürdürülebilir planlama anlayışıyla bu modelin çeliştiğini saptamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

SKA 11 - Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 111Soru

1992 yılında imzaya açılan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMI˙DC\cSBMİDÇS) temelinde şekillenen küresel iklim rejimi, Kyoto Protokolü'nden Paris Anlaşması'na uzanan süreçte önemli yapısal dönüşümler geçirmiştir.

Bu antlaşmaların özellikleri ve Türkiye'nin bu süreçteki katılım durumuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Paris Anlaşması, Kyoto Protokolü'ndeki merkezi emisyon hedefleri yerine, her ülkenin kendi kapasitesine göre belirlediği 'Ulusal Katkı Beyanları' (NDCNDC) mekanizmasına dayanmaktadır.

Cevap

Paris Anlaşması'nın ülkelerin kendi hedeflerini belirlediği 'Ulusal Katkı Beyanları' (NDC) mekanizmasına dayandığını belirten seçenek doğrudur.
Paris Anlaşması, küresel iklim rejiminde bir paradigma değişimi yaratarak, her ülkenin kendi sosyo-ekonomik koşullarına göre belirlediği 'Ulusal Katkı Beyanları' (NDCNDC) sistemini getirmiştir. Bu durum, Kyoto Protokolü'ndeki sadece gelişmiş ülkeler için belirlenen katı ve merkezi emisyon hedeflerinden en temel farkıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Antlaşmaların yapısal farklarını analiz etme
Kyoto Protokolü'nün 'yukarıdan aşağıya' (merkezi hedef), Paris Anlaşması'nın 'aşağıdan yukarıya' (ulusal katkı) sistemine sahip olduğu belirlenir.
Paris Anlaşması'nın en temel ayırıcı özelliği NDC (Nationally Determined Contributions) mekanizmasıdır.
2
Türkiye'nin taraf olma tarihlerini kontrol etme
Türkiye'nin Kyoto'ya 2009'da, Paris'e ise 2021'de resmen taraf olduğu saptanır.
Uluslararası antlaşmaların imza ve yürürlük (onay) tarihleri arasındaki farklar sınavda sıkça sorulmaktadır.

Anahtar Kavram

İklim Değişikliği Rejimleri: Kyoto (Bağlayıcı Hedef) vs Paris (Ulusal Katkı Beyanı)
Soru 112Soru

20002000-20152015 yıllarını kapsayan Binyıl Kalkınma Hedefleri'nden farklı olarak, 20152015 yılında kabul edilen 20302030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi'nde kentleşme sorunları müstakil bir başlık altında (SKASKA 1111) ele alınmıştır. "Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar" başlığını taşıyan bu hedef, kentlerin sadece fiziksel büyümesini değil, kapsayıcı yönetimsel kalitesini de odağa almaktadır.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi, SKASKA 1111 çerçevesinde kentlerin "planlama ve yönetim" süreçlerine yönelik belirlenen temel hedeflerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüm ülkelerde kapsayıcı ve sürdürülebilir kentleşmenin geliştirilmesi ile katılımcı, entegre ve sürdürülebilir insan yerleşimi planlama ve yönetim kapasitesinin artırılması.

Cevap

Tüm ülkelerde kapsayıcı ve sürdürülebilir kentleşmenin geliştirilmesi ile katılımcı, entegre ve sürdürülebilir insan yerleşimi planlama ve yönetim kapasitesinin artırılması.
Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 11.3 numaralı alt hedefi, 2030 yılına kadar tüm ülkelerde kapsayıcı ve sürdürülebilir kentleşmenin güçlendirilmesini; katılımcı, entegre ve sürdürülebilir insan yerleşimi planlama ve yönetim kapasitesinin artırılmasını açıkça belirtir.

Adım Adım Çözüm

1
SKA 11'in genel kapsamını analiz et.
SKA 11'in kentleri güvenli, dayanıklı ve sürdürülebilir kılmayı amaçladığı belirlendi.
Sorunun odaklandığı 'Sürdürülebilir Şehirler' hedefinin temel çerçevesini anlamak gerekir.
2
Planlama ve yönetim kapasitesine ilişkin alt hedefi (SKA 11.3) değerlendir.
Katılımcı ve entegre planlamanın sürdürülebilir kentleşme için bir ön şart olduğu görüldü.
Seçenekler arasında teknik ve idari kapasiteye vurgu yapan ifadeyi bulmak esastır.
3
Çeldiricilerdeki kavramsal yanılgıları ele.
Fiziksel büyüme (yayılma), soylulaştırma ve boyutların ayrılması gibi ifadelerin sürdürülebilirliğin ruhuna aykırı olduğu saptandı.
Hatalı seçenekleri eleyerek doğru cevabı doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA 11) - Katılımcı ve Entegre Kentsel Planlama

Daha Fazla Pratik

SKA 11'in konut, ulaşım ve yeşil alanlara erişim gibi diğer teknik alt hedeflerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 113Soru

2015 yılında kabul edilen ve 2016 yılında yürürlüğe giren Paris Anlaşması, iklim değişikliğiyle mücadelede her ülkenin kendi kapasitesine göre belirlediği "Ulusal Katkı Beyanları" (NDCNDC) sistemine dayanmaktadır. Anlaşma uyarınca, küresel sıcaklık artışını sınırlama hedefine yönelik kolektif ilerlemeyi her beş yılda bir değerlendirmek amacıyla oluşturulan ve ilk döngüsü 2023 yılında tamamlanan mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Küresel Durum Değerlendirmesi (Global Stocktake)

Cevap

Paris Anlaşması kapsamında kolektif ilerlemeyi ölçen mekanizma Küresel Durum Değerlendirmesi (Global Stocktake) olarak adlandırılır.
Küresel Durum Değerlendirmesi (Global Stocktake), Paris Anlaşması'nın uzun vadeli sıcaklık artışını 1,5C1,5^\circ C ile sınırlama hedefi yolundaki ilerlemeyi periyodik olarak ölçen resmi mekanizmadır. İlk değerlendirme süreci 2023 yılında Dubai'de düzenlenen COP28 zirvesinde tamamlanmış ve ülkelerin emisyon azaltım hedeflerini (NDC) daha iddialı hale getirmeleri gerektiği vurgulanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Paris Anlaşması'nın (2015) temel işleyiş mantığını analiz etmek.
Anlaşmanın ülkelerin gönüllü katkılarına (NDCNDC) dayandığı ve bu katkıların küresel hedeflerle uyumunun denetlenmesi gerektiği tespit edilir.
Anlaşmanın başarısı için periyodik kontrol mekanizmalarının varlığı esastır.
2
Beş yıllık periyotlarla yapılan değerlendirme sürecinin adını belirlemek.
Küresel Durum Değerlendirmesi (GSTGST) kavramına ulaşılır.
Bu mekanizma, Anlaşma'nın 14. maddesi uyarınca ülkelerin iklim eylemlerindeki kolektif hırsını ve ilerlemesini ölçen ana araçtır.

Anahtar Kavram

Paris Anlaşması'nın izleme ve değerlendirme sistemi (Global Stocktake)

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin Paris Anlaşması'nı 2021 yılında onayladığını ve 2053 'Net Sıfır Emisyon' hedefini bu kapsamda ilan ettiğini hatırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 114Soru

Türkiye'nin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMI˙DC\cSBMİDÇS) ve bu kapsamdaki uluslararası düzenlemelere katılım süreci ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 20012001 yılında düzenlenen Marakeş Taraflar Konferansı'nda (COP7COP7), Türkiye'nin adının Sözleşme'nin Ek-II listesinden silinmesi ve özel şartlarının kabul edilmesiyle Türkiye'nin BMI˙DC\cSBMİDÇS'ye taraf olmasının yolu açılmıştır.

Cevap

2001 yılında düzenlenen Marakeş Taraflar Konferansı'nda (COP7), Türkiye'nin adının Sözleşme'nin Ek-II listesinden silinmesi ve özel şartlarının kabul edilmesiyle Türkiye'nin BMİDÇS'ye taraf olmasının yolu açılmıştır.
Türkiye'nin BMI˙DC\cSBMİDÇS sürecine katılımındaki en kritik engel, Ek-II listesinde yer alarak gelişmekte olan ülklere finansal ve teknolojik yardım yapma yükümlülüğüydü. 20012001 Marakeş (COP7COP7) kararları ile Türkiye bu listeden çıkarılmış ve 'özel şartları tanınan sanayileşmiş ülke' statüsüyle sözleşmeye dahil olabilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin başlangıçtaki konumunu analiz etme.
Türkiye, 19921992 yılında imzaya açılan BMI˙DC\cSBMİDÇS'nin hem Ek-I (sanayileşmiş ülkeler) hem de Ek-II (finansal yardım yükümlülüğü olan ülkeler) listesinde yer alıyordu.
Bu çifte statü, gelişmekte olan bir ülke olan Türkiye için ağır mali yükümlülükler anlamına geliyordu.
2
Dönüm noktasını belirleme.
20012001 yılında yapılan Marakeş Taraflar Konferansı'nda (COP7COP7), Türkiye'nin Ek-II listesinden çıkarılması kararlaştırıldı.
Bu karar, Türkiye'nin 'özel şartları' olan bir Ek-I ülkesi olarak tanınmasını ve mali yardım zorunluluğundan muaf tutulmasını sağladı.
3
Sonraki süreçleri doğrulama.
Türkiye bu kararın ardından 20042004'te BMI˙DC\cSBMİDÇS'ye, 20092009'da Kyoto Protokolü'ne ve 20212021'de Paris Anlaşması'na taraf olmuştur.
Tarihsel süreçteki bu kronoloji ve hukuki statü değişiklikleri, Türkiye'nin iklim diplomasisinin temelini oluşturur.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Uluslararası İklim Rejimindeki Özel Statüsü ve Marakeş Kararları
Soru 115Soru

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMI˙DC\cSBMİDÇS) sürecinde şekillenen küresel iklim rejiminde Türkiye'nin katılım süreci, antlaşmaların yürürlük tarihleri ve ülkelere yüklenen emisyon azaltım sorumluluklarının niteliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kyoto Protokolü döneminde emisyon azaltımı taahhüdü altına giren "Ek B" listesinde yer almayan Türkiye, 20012001 yılında düzenlenen Marakeş Kararları (COP7COP7) ile "özel koşulları" kabul edilen bir Ek I ülkesi olarak tanımlanmıştır.

Cevap

Türkiye, Kyoto Protokolü'nün emisyon azaltımı taahhüdü içeren Ek B listesinde yer almamış, ancak 2001 Marakeş Kararları ile özel koşulları tanınmış bir Ek I ülkesidir.
Doğru cevap, Türkiye'nin iklim rejimindeki özgün statüsünü vurgulamaktadır. Türkiye, BMİDÇS Ek I listesinde olmasına rağmen, sanayileşmiş ülkelerin emisyon azaltım taahhütlerini içeren Kyoto Protokolü'nün Ek B listesinde yer almadığı için sayısal bir azaltım hedefi üstlenmemiştir. Ayrıca 20012001 Marakeş Kararları ile Türkiye'nin özel koşulları uluslararası alanda tescil edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Küresel iklim rejimi belgelerindeki ülke listelerini analiz etmek.
BMİDÇS'de Ek I ve Ek II, Kyoto Protokolü'nde ise sayısal yükümlülük içeren Ek B listesi bulunmaktadır.
Türkiye'nin hangi listede hangi sorumluluğa sahip olduğunu belirlemek için bu ayrım temeldir.
2
Türkiye'nin katılım sürecindeki hukuki dönüm noktalarını değerlendirmek.
Türkiye 2004'te BMİDÇS'ye, 2009'da Kyoto'ya, 2021'de Paris'e taraf olmuştur.
Süreçlerin kronolojik doğruluğunu denetlemek için tarihler kritiktir.
3
2001 Marakeş (COP7) kararlarının etkisini saptamak.
Türkiye'nin adı Ek II'den silinmiş, Ek I'de kalmış ancak 'özel koşulları' tanınmıştır.
Türkiye'nin emisyon azaltım yükümlülüklerindeki özgün konumunu açıklayan temel hukuki dayanak budur.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin İklim Rejimindeki Özel Koşulları ve Katılım Takvimi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 116Soru

İnsan faaliyetlerinin biyosfer üzerindeki talebini ve doğanın bu talebi karşılama kapasitesini ölçen "Ekolojik Ayak İzi" metodolojisi, farklı arazi kullanım türlerini temel almaktadır. Bu metodolojiye göre; tarım arazileri, otlaklar, yapılaşmış alanlar ve balıkçılık sahaları gibi bileşenler toplam hesaplamaya dâhil edilir.

Buna göre; günümüzde toplam Ekolojik Ayak İzi'nin yaklaşık %60\%60'ını teşkil eden, özellikle enerji tüketimine bağlı salımların emilmesi için gereken biyolojik alanı ifade eden bileşen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karbon Ayak İzi

Cevap

Ekolojik ayak izinin yaklaşık %60\%60'ını oluşturan ve enerji odaklı salımları temsil eden bileşen Karbon Ayak İzi'dir.
Karbon ayak izi, bir bireyin, kurumun veya ülkenin faaliyetleri sonucunda atmosfere salınan sera gazlarının emilmesi için gereken verimli toprak ve deniz alanını temsil eder. Ekolojik ayak izi metodolojisinde bu bileşen, toplam insan baskısının yaklaşık %60\%60'ını oluşturarak en kritik veri kalemini teşkil etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Ekolojik Ayak İzi bileşenlerini analiz etme.
Metodolojinin; tarım, otlak, orman, balıkçılık sahaları ve yapılaşmış alanlar gibi farklı 'arazi' kategorilerinden oluştuğu belirlenir.
Sürdürülebilirlik ölçümünde hangi faaliyetin hangi alan türüne karşılık geldiğini anlamak için gereklidir.
2
Emisyon emilimi ve enerji tüketimi odaklı bileşeni saptama.
Fosil yakıt kullanımı sonucu atmosfere salınan gazların (özellikle CO2CO_2) emilmesi için gereken orman alanının 'Karbon Ayak İzi' olarak adlandırıldığı saptanır.
Soru kökündeki emisyon emilimi tanımı doğrudan bu bileşene işaret eder.
3
Bileşenlerin toplam içindeki payını değerlendirme.
Karbon ayak izinin, toplam ekolojik ayak izinin yaklaşık %60\%60'ını oluşturduğu ve en hızlı büyüyen parça olduğu teyit edilir.
Günümüzdeki küresel ısınma ve enerji krizinin sürdürülebilirlik göstergelerindeki baskın etkisini gösterir.

Anahtar Kavram

Ekolojik Ayak İzi Bileşenleri ve Karbon Ayak İzi'nin Baskınlığı
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 117Soru

Küresel iklim değişikliğiyle mücadele sürecinde 19971997 yılında kabul edilen Kyoto Protokolü ile 20152015 yılında kabul edilen Paris Anlaşması, taraf ülkelerin sorumluluklarını ve hedeflerini belirleme yöntemi açısından temel farklılıklar barındırmaktadır. Kyoto Protokolü, sadece EkIEk-I listesinde yer alan ülkeler için merkezi ve bağlayıcı emisyon hedefleri öngörürken; Paris Anlaşması, tüm taraf ülkelerin kendi kapasiteleri doğrultusunda sürece dahil olmasını amaçlayan bir mekanizma üzerine inşa edilmiştir.

Buna göre, Paris Anlaşması'nın işleyiş mantığını oluşturan ve ülkelerin iklim hedeflerini içeren resmi belgeler aşağıdakilerden hangisiyle isimlendirilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ulusal Katkı Beyanları (NDCNDC)

Cevap

Paris Anlaşması'nın işleyişini belirleyen ve her ülkenin kendi belirlediği hedefleri içeren belgeler 'Ulusal Katkı Beyanları' (NDCNDC) olarak adlandırılır.
Paris Anlaşması, Kyoto'dan farklı olarak EkIEk-I ve EkIEk-I dışı ayrımını esneterek tüm tarafların kendi ulusal şartlarına göre belirledikleri emisyon azaltım hedeflerini sunmasını şart koşar. Bu beyanlar sistemi 'Ulusal Katkı Beyanları' (NDCNDC) olarak adlandırılır ve küresel ısınmayı 22 derecenin altında tutma hedefinin temel aracıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İklim rejimindeki yapısal değişimi analiz etmek.
Kyoto Protokolü'nün 'yukarıdan aşağıya' (merkezi hedef) yapısından, Paris Anlaşması'nın 'aşağıdan yukarıya' (gönüllü hedef) yapısına geçildiği görülür.
Paris Anlaşması, tüm ülkelerin katılımını sağlamak için ülkelerin kendi şartlarına göre hedef koymasına izin verir.
2
Paris Anlaşması'nın temel mekanizmasını tanımlamak.
Bu sistemde ülkelerin Birleşmiş Milletler'e sundukları yol haritalarının karşılığı Ulusal Katkı Beyanı'dır (NDCNDC).
Anlaşmanın kalıcılığı ve başarısı, bu beyanların 55 yılda bir daha iddialı hale getirilerek güncellenmesine bağlıdır.

Anahtar Kavram

İklim Değişikliği Rejimleri ve Ulusal Katkı Beyanı (NDCNDC)

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin 20212021 yılında Paris Anlaşması'na taraf olduktan sonra güncellediği 'Ulusal Katkı Beyanı'ndaki emisyon azaltım oranlarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 6 / 6
Sürdürülebilir Kalkınma Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 6 | Examkin