Toplumsal Değişme

188 soru

Soru 181Soru

Evrimci kuramların toplumsal değişmeyi doğrusal bir ilerleme olarak görmesine karşın döngüsel kuramcılar, medeniyetlerin belirli aşamalardan geçerek nihayetinde kendi iç dinamikleriyle çözüldüğünü savunur. Ancak çöküşün mahiyeti ve 'kaçınılmazlığı' konusunda kendi içlerinde ayrışırlar.

Bu bağlamda bir düşünür; her kültürün tıpkı bir canlı organizma gibi değişmez bir biyolojik yazgıya sahip olduğunu, doğup olgunlaştıktan sonra katılaşıp 'medeniyet' formuna dönüştüğünde ölümünün kesinleştiğini iddia eder. Diğer bir düşünür ise bu kaderci (fatalist) yaklaşımı açıkça reddeder; ona göre medeniyetlerin yıkılışı biyolojik bir zorunluluk değil, karşılaşılan yeni krizlere uygun çözüm üretebilecek nitelikli insan kaynağının (yaratıcılığın) tükenmesinin bir sonucudur.

Bu parçada toplumsal değişme yaklaşımları sırasıyla karşılaştırılan iki döngüsel kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oswald Spengler – Arnold Toynbee

Cevap

Parçada ilk olarak organizmacı ve kaderci görüşüyle Oswald Spengler, ardından bu görüşe karşı çıkarak yaratıcılığın tükenişini vurgulayan Arnold Toynbee anlatılmaktadır.
Verilen parçada birinci düşünür, toplumu canlı bir organizmaya benzeterek kültürün katılaşıp medeniyete dönüşmesini ve ölmesini biyolojik bir kader olarak gören Oswald Spengler'dir. İkinci düşünür ise medeniyetlerin çöküşünü biyolojik bir kader olarak değil, 'yaratıcı azınlığın' karşılaşılan yeni krizlere (meydan okumalara) uygun yanıtlar (tepkiler) üretememesi ve egemen bir azınlığa dönüşmesi olarak açıklayan Arnold Toynbee'dir. Bu sebeple sırasıyla Spengler ve Toynbee doğru eşleşmedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki birinci görüşün temel kavramlarını analiz etme.
Kültürün canlı bir organizma gibi biyolojik bir yazgıya sahip olduğu ve medeniyete dönüşerek kesin bir ölüme yaklaştığı fikri tespit edilir.
Bu fatalist (kaderci) ve organizmacı yaklaşım, 'Batı'nın Çöküşü' eserinde kültür-medeniyet ayrımını yapan Oswald Spengler'in temel tezidir.
2
Parçadaki ikinci görüşün temel kavramlarını analiz etme.
Biyolojik kaderciliğin reddedildiği ve medeniyetlerin çöküşünün, krizlere yanıt verecek yaratıcı insan kaynağının tükenmesine bağlandığı tespit edilir.
Bu yaklaşım, 'meydan okuma ve tepki' kavramlarıyla medeniyetleri inceleyen ve 'yaratıcı azınlığın' önemini vurgulayan Arnold Toynbee'ye aittir.
3
Elde edilen düşünürleri istenen sıraya göre eşleştirme.
Doğru sıralamanın Oswald Spengler ve Arnold Toynbee olduğuna ulaşılır.
Soru kökü yaklaşımların sırasıyla eşleştirilmesini istemektedir.

Anahtar Kavram

Spengler ve Toynbee'nin Döngüsel Değişme Modelleri Karşılaştırması
Soru 182Soru

Geleneksel tarım üretiminden endüstriyel üretime hızlı bir geçiş yapan bir toplumda, kişi başına düşen milli gelir kısa sürede iki katına çıkmış ve kentleşme oranı büyük bir ivme kazanmıştır. Buna karşın, artan ekonomik zenginlik tabana yayılmamış, gelir dağılımı uçurumu derinleşmiş, kırsal kesimin eğitim olanaklarına erişiminde hiçbir iyileşme sağlanamamış ve geleneksel dayanışma ağlarının aniden kopması kentlerde yoğun bir sosyal anomiye (kuralsızlık) yol açmıştır.

Bu toplumsal tabloyu sosyolojik kavramlar ekseninde analiz eden bir araştırmacının ulaştığı aşağıdaki yargılardan hangisi teorik olarak en tutarlıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yaşanan süreç nesnel bir 'toplumsal değişme' örneğidir; ancak kurumlar arası eşgüdüm sağlanamadığı ve yapısal iyileşme çok boyutlu olmadığı için durum bir 'toplumsal gelişme' olarak nitelendirilemez.

Cevap

Doğru yanıt, yaşanan sürecin nesnel bir 'toplumsal değişme' olduğunu ancak çok boyutlu bir iyileşme içermediği için 'toplumsal gelişme' sayılamayacağını ifade eden seçenektir.
Sosyolojide 'toplumsal değişme' geniş ve nesnel bir şemsiye kavramdır; olumlu veya olumsuz tüm yapısal farklılaşmaları kapsar. Dolayısıyla parçada anlatılan hızlı sanayileşme ve anomi süreci kesinlikle bir toplumsal değişmedir. Ancak 'toplumsal gelişme', ekonomik büyümenin yanı sıra eğitim, sağlık, sosyal adalet gibi alanlarda da topyekûn ve çok boyutlu bir iyileşmeyi ifade eder. Parçada zenginliğin tabana yayılmadığı ve eğitimin gelişmediği vurgulandığından, bu durum bir 'gelişme' olarak adlandırılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki değişimin niteliğini tespit et
Milli gelir ve kentleşme artarken (maddi/ekonomik büyüme), gelir adaletsizliği ve anomi artmış, eğitim yerinde saymıştır.
Toplumsal yapının tüm boyutlarındaki değişimin yönünü belirlemek için.
2
Değişim tablosunu 'Toplumsal Değişme' kavramıyla karşılaştır
Durum tam anlamıyla bir toplumsal değişmedir. Çünkü değişme, yönü (olumlu/olumsuz) fark etmeksizin toplumsal yapıdaki her türlü farklılaşmayı kapsayan tarafsız (nesnel) bir kavramdır.
Kavramın nesnel ve kapsayıcı doğasını teyit etmek için.
3
Değişim tablosunu 'Toplumsal Gelişme' ve 'İlerleme' kavramlarıyla karşılaştır
Toplumsal gelişme; ekonomi, eğitim, hukuk gibi tüm kurumların birbirini destekleyerek çok boyutlu ve olumlu yönde (ileriye doğru) değişmesidir. Senaryoda bu çok boyutlu iyileşme (eğitim ve adalet boyutunda) yoktur.
Kavramlar arası ince ayrımı (çok boyutluluk ve normatif yön) yapabilmek için.

Anahtar Kavram

Toplumsal Değişme, İlerleme ve Gelişme Kavramları Arasındaki Farklar
Soru 183Soru

Emile Durkheim’ın toplumsal bütünleşme kuramına göre, modern toplumlarda iş bölümü kural olarak parçalar arası karşılıklı bağımlılığı artırarak "organik dayanışmayı" tesis eder. Ancak Durkheim, özellikle hızlı endüstrileşme dönemlerinde artan uzmanlaşmaya rağmen toplumsal uyumun sağlanamadığı ve yapısal bir çözülme durumu olan "anomi"nin baş gösterdiği tarihsel kesitlere dikkat çeker.

Durkheimcı perspektiften bakıldığında, iş bölümünün organik dayanışma üretmek yerine anomik bir çözülmeye (kuralsızlığa) yol açmasının temel yapısal nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekonomik ve işlevsel farklılaşmanın çok hızlı gerçekleşmesi sonucunda, yeni oluşan organlar arasındaki ilişkileri düzenleyecek ahlaki ve hukuki kuralların aynı hızda geliştirilememesi

Cevap

Ekonomik ve işlevsel farklılaşmanın çok hızlı gerçekleşmesi sonucunda, yeni oluşan organlar arasındaki ilişkileri düzenleyecek ahlaki ve hukuki kuralların aynı hızda geliştirilememesidir.
Durkheim'a göre anomi (kuralsızlık), sanayileşme ve pazarın genişlemesi gibi yapısal değişimlerin çok hızlı yaşanması nedeniyle, farklılaşan toplumsal organlar (örneğin sermaye ve emek veya farklı meslek grupları) arasındaki ilişkileri koordine edecek normların, ahlaki kuralların ve hukuki altyapının henüz oluşamamasından kaynaklanır. Kural boşluğu, dayanışma yerine çatışma ve çözülme üretir.

Adım Adım Çözüm

1
Durkheim'ın 'anomik iş bölümü' kavramının temel dayanağını tespit etme
Anomi, kuralsızlık veya kural yokluğu anlamına gelir. Bu kavram normatif düzenin zayıflamasıyla ilgilidir.
Soruda anomik çözülmenin temel yapısal nedeninin bulunması istenmektedir.
2
Organik dayanışmanın neden kurulamadığını analiz etme
Hızlı toplumsal değişme dönemlerinde, ekonomik işlevler büyük bir hızla farklılaşırken, bu işlevleri birbirine bağlayacak olan ortak ahlak ve normlar aynı hızda oluşamaz.
Durkheim'a göre kurumlar arası ilişkiler yeterince temas ve süreklilik içermediğinde entegrasyonu sağlayacak düzenleyici kurallar eksik kalır.
3
Seçenekleri sosyolojik kuramlarla eşleştirerek eleme yapma
Yetenek/statü uyumsuzluğu 'zoraki iş bölümü'nü, sınıf çatışması Marksist kuramı, kültürel gecikme Ogburn'u yansıtır.
Doğru cevabın doğrudan Durkheim'ın anomik iş bölümü tanımı olan 'hızlı dönüşüm karşısında kuralların eksik kalması' ifadesini içermesi gerekir.

Anahtar Kavram

Anomik İş Bölümü ve Toplumsal Çözülme
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 184Soru

Bir kamu politikasının uygulanması sırasında bürokratik mekanizma içindeki amirler ve memurlar arasında yaşanan yapısal gerilimleri inceleyen bir araştırmacı şu tespiti yapmıştır:

'Toplumsal yapıda kurumsallaşmış olan her örgütlenme, bünyesinde potansiyel bir ayrışma barındırır. Bu ayrışma, üretim araçlarının mülkiyetinden ziyade, kimin emir verme hakkına sahip olduğu ve kimin bu emirlere uymakla yükümlü olduğu ekseninde şekillenir. Dolayısıyla toplumsal değişme, dışsal bir bozulmadan ziyade, bu eşitsiz dağılıma dayalı içsel ve kaçınılmaz gerilimlerin yapısal bir sonucudur.'

Çatışmacı değişme kuramları bağlamında, araştırmacının bu tespiti ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karl Marx'ın mülkiyete dayalı ekonomik indirgemeci sınıf analizinden uzaklaşılarak, değişimin kaçınılmaz kaynağının Ralf Dahrendorf'un formüle ettiği otorite ilişkileri ve iktidar hiyerarşisi olduğu ileri sürülmektedir.

Cevap

Karl Marx'ın ekonomik sınıf analizinden farklılaşan ve değişimin kaynağını otorite ilişkilerinde gören seçenektir.
Doğru cevap, araştırmacının vurguladığı 'emir verme ve emirlere uymakla yükümlü olma' durumunun Ralf Dahrendorf'un 'otorite ilişkileri' kavramına karşılık geldiğini belirten seçenektir. Dahrendorf, Marx'ın salt ekonomik mülkiyete dayalı çatışma modelini yetersiz bularak modern kurumsallaşmış yapılarda asıl çatışma ve değişim kaynağının otoritenin eşitsiz dağılımı (iktidar hiyerarşisi) olduğunu savunmuştur. Metinde 'üretim araçlarının mülkiyetinden ziyade' denilerek Marx'ın yaklaşımından açıkça uzaklaşılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Araştırmacının metnindeki temel argümanı tespit et.
Metinde ayrışmanın 'üretim araçlarının mülkiyetinden ziyade, emir verme ve itaat etme hakkı' etrafında şekillendiği vurgulanmıştır.
Hangi çatışmacı kuramcının görüşünün savunulduğunu belirlemek için odak noktasının ne olduğunu anlamak gerekir.
2
Metindeki argümanı kuramsal çerçevelerle eşleştir.
Mülkiyeti reddedip otoriteyi (emir verme/itaat) merkeze alan çatışmacı kuramcı Ralf Dahrendorf'tur.
Çatışmacı kuramlar kendi içinde farklılaşır; Marx ekonomiyi, Dahrendorf ise otorite hiyerarşisini değişimin kaynağı olarak görür.
3
Seçenekleri bu tespit ışığında değerlendir.
Marx'ın reddedilip Dahrendorf'un otorite ilişkilerinin öne çıkarıldığını ifade eden seçenek doğru cevaptır. Diğer seçenekler yapısal işlevselcilik, Weber'in çok boyutlu yaklaşımı veya doğrudan Marx'ın kendi görüşlerini yansıtmaktadır.
Doğru cevabı teyit etmek ve çeldiricilerin hangi kuramlara ait olduğunu belirleyerek elemeyi tamamlamak.

Anahtar Kavram

Çatışmacı kuramlarda Marx'ın ekonomik determinizmine karşı Dahrendorf'un otorite ve iktidar modeli
Soru 185Soru

XIX. yüzyıl sosyolojisinde toplumsal kurumların dönüşümünü açıklamak için canlı organizmaların uyum ve farklılaşma süreçleri model alınmıştır. Bu yaklaşıma göre toplumsal yapıdaki dönüşüm; ahlaki bir idealin veya dışsal bir siyasi iradenin planlı yönlendirmesiyle gerçekleşmez. Süreç; türdeş (homojen) ve basit yapıların, uzun zaman dilimleri içerisinde daha karmaşık, heterojen ve uzmanlaşmış alt birimlere ayrışması şeklinde kendi iç dinamikleriyle işler. Burada vurgulanan dönüşüm; mutlak anlamda iyiye doğru bilinçli bir gidişi ifade eden değer yargılarından ziyade, nesnel, yavaş ve kendiliğinden işleyen yapısal bir farklılaşma silsilesidir.

Bu parçada temel dinamikleri ve özellikleri açıklanan sosyolojik kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evrim

Cevap

Doğru cevap, toplumsal değişimi basit ve homojen yapılardan karmaşık ve heterojen yapılara doğru, kendiliğinden ve biyolojik bir uyum süreci gibi ele alan 'Evrim' kavramıdır.
Parçada anlatılan 'basit ve türdeş yapıdan karmaşık ve heterojen yapıya geçiş', 'canlı organizma modeli', 'kendiliğindenlik' ve sürecin 'değer yargılarından bağımsız' olması özellikleri sosyolojide doğrudan 'Evrim' kavramını tanımlamaktadır. Özellikle klasik sosyolojide Herbert Spencer'ın organikçi yaklaşımı bu kavram üzerine inşa edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada vurgulanan temel özellikleri analiz etmek
Değişimin siyasi veya ahlaki bir iradeyle yönlendirilmediği, uzun zaman diliminde basitten karmaşığa doğru yaşandığı, biyolojik organizma modeline dayandığı ve kendiliğinden geliştiği tespit edilir.
Toplumsal değişme kavramları arasındaki ince ayrımları yapabilmek için metindeki kısıtlayıcı ifadeleri belirlemek gerekir.
2
Kavramların tanımlarıyla metindeki özellikleri eşleştirmek
'İlerleme'nin değer yargısı içermesi, 'Büyüme'nin nicel olması ve 'Planlı değişme'nin dışsal irade gerektirmesi nedeniyle bu seçenekler elenir.
Yanlış seçenekleri eleyerek doğru sonuca ulaşmak için kavramsal sınırların netleştirilmesi şarttır.
3
Kalan kavramlar arasında kesin sonuca varmak
Sırf nicel ve nitel iyileşmeyi ifade eden 'Gelişme' yerine, doğrudan Spencer gibi klasik sosyologların kullandığı biyolojik benzetmeyi (basitten karmaşığa farklılaşma) tam olarak karşılayan kavramın 'Evrim' olduğu belirlenir.
Sosyoloji tarihinde biyolojik analoji ve kendiliğinden farklılaşma doğrudan evrimci kuramın temel taşıdır.

Anahtar Kavram

Toplumsal Evrim (Social Evolution)
Soru 186Soru

Günümüzde çok uluslu şirketlerin, yatırım yaptıkları gelişmekte olan ülkelerde bir yandan yöresel motifleri ve geleneksel tüketim alışkanlıklarını kendi ürünlerine entegre ederek pazara tutundukları; diğer yandan ise bu ülkelerin ulusal ekonomi politikalarını kendi çıkarları doğrultusunda esnetmeleri yönünde hükümetlere baskı kurdukları görülmektedir.

Küreselleşmenin toplumsal yapıya ve ulus-devlete etkilerini çatışmacı kuram perspektifinden analiz eden bir sosyoloğun, bu olguyu aşağıdaki ifadelerden hangisiyle açıklaması en güçlü olasılıktır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Küyerelleşme (glocalization) stratejilerinin temelde kültürel homojenleşmeyi gizleyen bir perde olduğunu ve ulus-devletin düzenleyici rolünün zayıflatılarak küresel güç eşitsizliklerinin pekiştirildiğini savunması.

Cevap

Doğru yanıt, sürecin kültürel homojenleşmeyi gizleyen bir perde olduğu ve ulus-devletin düzenleyici rolünün zayıflatılarak küresel eşitsizliklerin pekiştirildiği seçeneğidir.
Çatışmacı kuram, küreselleşmeyi ve çok uluslu şirketlerin stratejilerini küresel kapitalizmin genişlemesi ve yapısal eşitsizliklerin derinleşmesi olarak inceler. Bu bağlamda, şirketlerin yerel özellikleri kullanması (küyerelleşme), aslında küresel kültürel homojenleşmeyi gizleyen ve kabul edilebilir kılan taktiksel bir hamledir. Aynı zamanda ulus-devletin karar alma mekanizmalarının uluslararası sermaye lehine zayıflatılması, güç asimetrisini korumanın bir yoludur. Bu vurguların tümü seçenekte mevcuttur.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki olguları (şirketlerin yerel adaptasyonu ve hükümetlere baskısı) ve analiz edilmesi istenen kuramsal çerçeveyi (çatışmacı kuram) tespit et.
Durumun karşılıklı uyum ya da doğal süreçler üzerinden değil; eşitsizlik, sömürü ve güç ilişkileri ekseninde çözümlenmesi gerektiği belirlenir.
Teorik analiz sorularında, olgunun kendisi kadar sorulan kuramın ideolojik anahtar kelimelerini tespit etmek çözümün temelidir.
2
Seçenekleri işlevselci, evrimci ve çatışmacı kavramlar ile kültürel terimlerin doğru kullanımları açısından filtrele.
Denge/uyum bildiren (işlevselci), ilerleme bildiren (evrimci), kültürel gecikme kavramına indirgeyen ve kültürleşme/kültürleme kavramlarını karıştıran seçenekler elenir.
Çeldiriciler diğer sosyolojik teorilerin doğru ifadelerinden veya kavram tanımlarındaki kasti hatalardan oluşur.
3
Küreselleşme, küyerelleşme ve ulus-devlet bağlamını çatışmacı perspektiften en eksiksiz birleştiren seçeneği onayla.
Küyerelleşmenin kültürel homojenleşmeyi gizlediğini ve ulus-devletin aşındırılarak eşitsizliğin pekiştiğini belirten seçenek doğru kabul edilir.
Çatışmacı kuram, küreselleşmenin yerel görünümlere bürünmesini küresel güç dengesizliğini ve kapitalist homojenleşmeyi yeniden üreten bir mekanizma olarak tanımlar.

Anahtar Kavram

Çatışmacı Kuram ve Küreselleşme Etkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 187Soru

Bir ülkede ulus-devlet otoritesi, toplumsal çözülmeyi engellemek ve geleneksel aile yapısını korumak amacıyla uluslararası dijital yayın platformlarına 'yerel içerik üretme' zorunluluğu getirmiştir. Küresel medya şirketleri bu yasal düzenlemeye uyum sağlamak için; karakterlerin yöresel motifler taşıdığı, yerel efsanelerin işlendiği ancak anlatının merkezinde sınırsız tüketimin, rekabetçi bireyciliğin ve küresel yaşam tarzının idealize edildiği yapımlar ortaya koymuştur.

Yukarıdaki senaryo sosyolojik kavramlar ve değişme kuramları çerçevesinde analiz edildiğinde, aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılması en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortaya çıkan melez yapımlar küyerelleşme sürecine işaret eder ve çatışmacı kurama göre bu durum, küresel sermayenin yerel kültürel formları kullanarak kendi ideolojik hegemonyasını yeniden üretmesinden ibarettir.

Cevap

Ortaya çıkan melez yapımlar küyerelleşme sürecine işaret eder ve çatışmacı kurama göre bu durum, küresel sermayenin yerel kültürel formları kullanarak kendi ideolojik hegemonyasını yeniden üretmesinden ibarettir.
Senaryoda anlatılan 'yerel motiflerin kullanılarak küresel değerlerin (tüketim, rekabetçi bireycilik) pazarlanması' stratejisi, sosyoloji literatüründe 'küyerelleşme' (glocalization) kavramının en yetkin örneğidir. Çatışmacı kuram (özellikle neo-Marksist yaklaşımlar ve eleştirel okul), bu küresel-yerel sentezini masum ve eşitler arası bir etkileşim olarak görmez; aksine küresel kapitalizmin ulus-devlet bariyerlerini aşmak ve yerel pazarlara nüfuz etmek için yerel kültürü araçsallaştırdığı (ambalaj olarak kullandığı), böylece kendi hegemonyasını pekiştirdiği bir süreç olarak analiz eder.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki temel sosyolojik süreci tanımla.
Küresel formların (tüketim, bireycilik) yerel motiflerle (efsaneler, şiveler) harmanlanarak sunulması durumu tespit edildi.
Bu durum literatürde Robertson'un popülerleştirdiği 'küyerelleşme' (glocalization) kavramının doğrudan karşılığıdır.
2
Ulus-devlet ve küresel sermaye arasındaki güç ilişkisini analiz et.
Ulus-devletin koyduğu kuralın, şirketler tarafından şeklen uyulmuş gibi görünse de içerik bazında delinecek şekilde (ideolojik tahakküm) aşılması hedeflenmiştir.
Küresel aktörler yereli korumak için değil, yerel pazara daha kolay nüfuz etmek için bu stratejiyi kullanır.
3
Süreci değişme kuramları bağlamında (özellikle Çatışmacı Kuram) değerlendir.
Çatışmacı kuram bu süreci eşit bir sentez olarak değil, küresel kapitalizmin ideolojik hegemonyasını ve tahakkümünü yeniden üretmesi olarak görür.
Çatışmacı paradigma olayları uyum ve denge yerine, güç ilişkileri, eşitsizlik ve sömürü/hegemonya ekseninde açıklar.

Anahtar Kavram

Küreselleşme, Küyerelleşme (Glocalization) ve Çatışmacı Kuram Perspektifi
Soru 188Soru

Bir gelişmekte olan ülkede, küresel ekonomik entegrasyonu hızlandırmak amacıyla devletin refah hizmetlerindeki rolü daraltılmış ve kamu harcamaları kısıtlanmıştır. Bu dönüşüm sürecinde ülkeye giriş yapan küresel fast-food zincirleri, başlangıçta yerel kültürün direnişiyle karşılaşmış; ancak kısa süre içinde menülerine o coğrafyanın geleneksel yemeklerini ekleyerek bu direnişi kırmış ve pazar paylarını rekor seviyelere çıkarmıştır. Eş zamanlı olarak, sosyal devlet anlayışının zayıflamasıyla ortaya çıkan toplumsal destek açığı, bizzat bu küresel markaların finansman sağladığı sivil toplum projeleri aracılığıyla doldurulmaya başlanmıştır.

Bu sosyolojik tabloyu çatışmacı kuram perspektifinden ve küreselleşme literatüründeki 'küyerelleşme (glocalization)' kavramı bağlamında analiz eden bir araştırmacının, aşağıdakilerden hangisini öne sürmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Küresel aktörlerin yerel değerleri benimsemesi eşitlikçi bir kültürel melezleşme değil; aksine, sosyal devletin zayıflamasıyla savunmasız kalan yerel unsurların pazar mantığıyla metalaştırılarak sermaye tahakkümünün derinleştirilmesidir.

Cevap

Doğru yanıt, küyerelleşmeyi eşitlikçi bir sentez olarak değil, devletin zayıflamasından faydalanan sermayenin yerel kültürü metalaştırarak kendi tahakkümünü artırması şeklinde açıklayan seçenektir.
Çatışmacı kuram, toplumsal değişmeyi ve küreselleşmeyi güç, eşitsizlik ve kapitalist sömürü ilişkileri üzerinden okur. Bu perspektife göre küyerelleşme (yerel olanın küresel sermaye tarafından benimsenmesi), masum bir kültürel kucaklaşma değil; yerel kültürün pazar için alınıp satılabilir bir metaya dönüştürülmesi (metalaştırma) ve refah devletinin gerilemesiyle oluşan boşluğun kapitalist çıkarlar doğrultusunda sömürülmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki temel teorik yönelimi tespit etme
Analizin 'çatışmacı kuram' ekseninde yapılması gerektiği belirlenir.
Doğru seçeneği bulmak için öncelikle çatışmacı kuramın eşitsizlik, sömürü, metalaştırma ve güç ilişkileri kavramlarına odaklandığını hatırlamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki kuramsal yaklaşımları ayrıştırma
Denge, bütünleşme, açık/gizli işlev kavramlarını içeren seçenekler yapısal-işlevselci kurama ait oldukları için elenir.
Soru özel olarak çatışmacı perspektifi sormakta, işlevselciliği çeldirici olarak kullanmaktadır.
3
Kültürel kavram hatalarını eleme
Kültürel gecikme ve kültürleme kavramlarının hatalı bağlamda kullanıldığı seçenekler elenerek doğru yanıta ulaşılır.
Senaryodaki durum manevi kültürün geri kalması veya yeni nesle aktarım değil, küresel sermayenin yerel kültürü kendi çıkarları için sentezlemesi (küyerelleşme) durumunun eleştirel bir okumasıdır.

Anahtar Kavram

Çatışmacı Kuram Bağlamında Küreselleşme ve Küyerelleşme
ÖncekiSayfa 10 / 10
Toplumsal Değişme Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 10 | Examkin