Toplumsal Değişme
188 soru
Sosyolojik analizlerde küreselleşmenin yerel olanla kurduğu ilişki, bazen "küyerelleşme" (glocalization) kavramıyla açıklanmaktadır. Ancak bu sentez süreci, farklı sosyolojik kuramlar tarafından zıt biçimlerde yorumlanır. Çatışmacı kuram (Conflict Theory) taraftarları, küresel şirketlerin yerel değerleri ve sembolleri pazarlama stratejilerine dahil etmesini bir "kültürel zenginleşme" olarak görmezler. Buna göre çatışmacı perspektiften bakıldığında, küresel markaların yerel kültüre "uyum sağlama" çabalarının temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?
Toplumun bireylerin sınırsız arzu ve iştahlarını disipline eden ahlaki bir otorite olma işlevini yitirdiği durumlarda, kolektif vicdanın düzenleyici gücü zayıflar. Emile Durkheim'ın özellikle ani ekonomik krizler veya kontrolsüz büyüme gibi hızlı yapısal dönüşüm dönemlerinde ortaya çıkan bu 'ahlaki boşluk' ve 'normatif belirsizlik' halini tanımlamak için kullandığı kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Sosyolojik bir perspektifle 'toplumsal değişme' kavramının genel özellikleri ve diğer toplumsal süreçlerle olan ilişkisi ele alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Toplumsal değişme süreçlerini analiz eden bir sosyolog, bir toplumda gerçekleşen teknolojik dönüşümün sadece teknik bir değişim olmadığını; bu değişimin toplumu "daha yaşanabilir", "daha adil" ve "daha mükemmel" bir noktaya taşıdığını iddia etmektedir. Sosyoloğun bu yaklaşımı, değişimin yönü ve niteliğine ilişkin aşağıdaki kavramlardan hangisi ile tanımlanmaktadır?
Bir ülkede yürütülen toplumsal kalkınma projesinde; kırsal bölgelerdeki okuryazarlık oranının artırılması, radyo ve televizyon gibi kitle iletişim araçlarının yaygınlaştırılması ve bireylerin geleneksel sınırların dışındaki yaşam tarzlarını hayal edebilmelerini sağlayacak eğitim programları uygulanmaktadır. Bu projenin teorik arka planı; toplumsal değişimin ancak bireylerin zihinsel olarak 'hareketli' hale gelmesi ve kendilerini başkalarının rollerinde görebilmesiyle mümkün olacağını savunmaktadır.
Buna göre, söz konusu projede temel alınan kavram ve bu kavramı modernleşme sürecinin merkezine koyan kuramcı aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
Sosyolojik literatürde toplumsal değişmenin itici güçleri tartışılırken, üretim teknolojilerindeki ve mülkiyet ilişkilerindeki dönüşümlerin toplumsal yapının genelini şekillendirdiği sıkça vurgulanır. Nitekim günümüzde bilginin en temel üretim faktörü ve sermaye haline gelmesi; sadece ekonomik ilişkileri değil, aynı zamanda statü sistemlerini, meslek tanımlarını ve bireylerin toplumsal rollerini de kökten değiştirmiştir. Bu parçada sözü edilen değişimler, toplumsal değişmeyi etkileyen aşağıdaki faktörlerden hangisiyle öncelikli olarak ilişkilendirilebilir?
Charles Tilly'ye göre toplumsal hareketler, taleplerini dile getirmek için her zaman yeni ve özgün yöntemler icat etmezler; aksine belirli bir dönemde ve toplumda mevcut olan, tarihsel olarak birikmiş ve halk tarafından bilinen sınırlı bir eylem biçimi kümesi içerisinden seçim yaparlar.
Belirli bir tarihsel kesitte toplumsal aktörlerin otoritelerden talepte bulunurken erişebildikleri ve sergileyebildikleri bu kolektif eylem seçenekleri bütününü ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Toplumsal değişme süreci her zaman toplumun kendi iç dinamiklerinden (keşif, icat vb.) kaynaklanmaz. Farklı toplumların birbirleriyle girdiği ticaret, savaş veya göç gibi temaslar; bilgi, teknoloji ve değerlerin birinden diğerine aktarılmasına zemin hazırlar. Bu süreç sonucunda toplumun yapısında meydana gelen farklılaşmalar, değişimin dışsal bir kaynağını oluşturur.
Bu parçada vurgulanan toplumsal değişme faktörü aşağıdakilerden hangisidir?
Toplumsal değişmeyi açıklayan kuramlardan biri olan döngüsel yaklaşım; tarihin doğrusal bir çizgide ilerlediği fikrini reddederek toplumların belirli aşamalardan geçtiği ve bu sürecin bir çevrim şeklinde kendini tekrarladığı varsayımına dayanır.
Soru: Bu kuramsal çerçeveden hareketle, aşağıdaki ifadelerden hangisi toplumsal değişimin döngüsel doğasına vurgu yapan kuramsal yaklaşımların temel iddialarıyla bağdaşmaz?
19. yüzyılın klasik evrimci kuramcıları; Auguste Comte'un 'Üç Hal Yasası', Herbert Spencer'ın 'farklılaşma ve bütünleşme' ilkesi ve Emile Durkheim'ın 'dayanışma türleri' üzerinden toplumsal değişmeyi açıklamışlardır. Bu kuramcıların yaklaşımlarındaki ortak payda, toplumların belirli bir gelişim çizgisini takip ederek ilerlemesidir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi klasik evrimci toplumsal değişme kuramlarının temel mantığını en iyi ifade eder?
Toplumsal değişme literatüründe bazı kavramlar değişimi nesnel bir süreç olarak tanımlarken, bazıları ise sürece etik bir anlam yüklemektedir. Özellikle Aydınlanma düşüncesiyle özdeşleşen; değişimin daha "iyi", "mükemmel" ve "arzu edilen" bir aşamaya doğru, doğrusal bir çizgide gerçekleştiği varsayımı, bu kavramın öznel bir değer yargısı taşıdığını göstermektedir.
Buna göre, değişimin yönü konusunda mutlaka olumlu bir gidişatı ifade eden ve içinde etik bir değerlendirme barındıran kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Bir ülkede siyasi otoritenin, toplumsal yapıyı modernleştirme veya homojenleştirme gayesiyle belirli bir etnik veya dini grubun dinsel ritüellerini ve geleneksel kıyafetlerini yasaklaması; bu kurala uymayanlara karşı kolluk kuvvetleri aracılığıyla idari ve cezai yaptırımlar uygulaması durumudur.
Bu senaryoda tasvir edilen durum, toplumsal değişme literatüründe aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?
Bir toplumda gerçekleşen değişimi analiz eden bir araştırmacı; sadece nüfus artışı veya üretim miktarındaki yükselme gibi sayısal verilere değil, aynı zamanda toplumsal kurumların kendi içlerinde uzmanlaşmasına, rollerin çeşitlenmesine ve yapının daha karmaşık bir organizasyon düzeyine ulaşmasına vurgu yapmaktadır. Bu araştırmacının hem nicel hem de nitel dönüşümleri kapsayacak şekilde kullandığı kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Talcott Parsons’ın yapısal-işlevselci toplumsal değişme kuramına göre sistemler, hem dış çevreden gelen baskılara uyum sağlamak hem de içsel gerilimleri çözmek amacıyla evrimsel bir gelişim sergilerler. Bu evrimsel süreçte, yapısal farklılaşma sonucunda ortaya çıkan yeni birimlerin ve daha önce sistemin çeperinde kalan veya ikincil konumda olan grupların, vatandaşlık hakları ve katılım olanakları aracılığıyla toplumsal topluluğun (societal community) tam bir parçası haline getirilmesi süreci aşağıdakilerden hangisidir?
Gelişmekte olan ülkelerin makro göstergelerini inceleyen uluslararası bir kalkınma örgütü, yayımladığı bir raporda şu değerlendirmeye yer vermiştir:
"Son yirmi yıllık süreçte söz konusu ülkenin üretim kapasitesinde, dış ticaret hacminde ve kişi başına düşen millî gelirinde sürekli bir artış eğilimi kaydedilmiştir. Ne var ki bu istatistiksel sıçrama; gelir dağılımında adaletin sağlanması, sivil toplumun karar alma süreçlerindeki etkisinin artması ve sosyal kurumların çağdaş normlara göre yeniden yapılanması gibi niteliksel dönüşümleri beraberinde getirememiştir. Aksine, geleneksel eşitsizlik biçimleri kendini yeniden üreterek varlığını korumuştur."
Sosyolojik değişme kavramları dikkate alındığında, raporda ortaya konulan bu durumu en doğru ifade eden yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Birleşmiş Milletler kalkınma programı çerçevesinde bir ülkenin sosyo-ekonomik durumu üzerine iki farklı rapor hazırlanmıştır.
Birinci raporda; ülkenin iktisadi büyümede 'kalkış (take-off)' aşamasına geçememesi, kırsal nüfusun zihinsel hareketlilikten ve empati yeteneğinden yoksun olmasına, ayrıca geleneksel yapıdaki çok işlevli kurumların yeterli yapısal farklılaşmayı sağlayamamasına bağlanmıştır.
İkinci raporda ise bu tespitler eleştirilerek; ülkenin azgelişmişliğinin içsel, psikolojik veya kültürel engellerden değil, küresel kapitalist işbölümü içinde merkeze bağımlı bir 'çevre' ülkesi olarak konumlandırılmasından kaynaklandığı ileri sürülmüştür.
Bu parçada özetlenen sosyolojik tartışma bağlamında aşağıdaki çıkarımlardan hangisi kesinlikle doğrudur?
X ülkesinde toplumsal yapıda meydana gelen köklü bir değişim süreci, bir sosyolog tarafından şu aşamalarla analiz edilmiştir:
I. Merkezi otorite, kırsal kalkınmayı hızlandırmak amacıyla modern tarım makinelerinin kullanımını teşvik eden ve toprak mülkiyetini yeniden düzenleyen yasalar çıkarmıştır.
II. Yeni üretim araçlarının tarıma entegre olmasıyla insan gücüne duyulan ihtiyaç hızla azalmıştır.
III. Kırsalda işsiz kalan geniş kitleler, geçimlerini sağlayabilmek için kitleler halinde sanayi merkezlerine doğru yer değiştirmiştir.
IV. Kentlerin mevcut altyapısının bu kitleyi tam anlamıyla özümseyememesi sonucunda, kent çeperlerinde kayıt dışı istihdam alanları ve kendilerine özgü dayanışma ağlarına sahip yeni yaşam alanları ortaya çıkmıştır.
Bu süreçte toplumsal değişmeyi tetikleyen ve yönlendiren faktörlerin ardışık sıralaması aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
Talcott Parsons'ın sistem yaklaşımına göre toplumsal değişme, dış çevreden gelen teknolojik yenilikler veya sistemin kendi içindeki eşitsizliklerden doğan yapısal gerilimlerle tetiklenebilir. Bu gerilimler, mevcut kurumların artan iş yükünü karşılayamaması sonucunda 'yapısal farklılaşmaya' yol açar. Örneğin, geleneksel yapılarda aile kurumunun üstlendiği eğitim ve ekonomi gibi karmaşık işlevler, zamanla okul ve fabrika gibi bağımsız kurumlara devredilir. Bu durum sistemin çevresine uyum kapasitesini artırsa da, yeni özerk birimlerin birbiriyle nasıl koordine olacağı (AGIL şemasındaki 'I' işlevi ekseninde) hayati bir kriz olarak ortaya çıkar.
Parsons’ın kuramına göre, sistemin bu koordinasyon krizini aşıp yeniden istikrarlı bir yapıya kavuşması aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesine bağlıdır?
Toplumsal değişmeyi açıklayan bazı düşünürler, değişimin temel nedenini savaşlar, doğal afetler veya teknolojik icatlar gibi dışsal faktörlerde aramak yerine sosyo-kültürel sistemin kendi doğasında bulurlar. Bu yaklaşıma göre, hiçbir sistem sonsuza dek aynı yönde gelişemez. Bir sistem, kendi temel değerlerini ve varsayımlarını nihai sınırına kadar zorladığında yaratıcılığını yitirir ve kaçınılmaz olarak kendisine zıt olan diğer kültürel sisteme doğru bir salınım başlatır. Toplumların tarihi, tek bir yöne doğru sürekli ilerleyen doğrusal bir süreç değil; inanç merkezli bir yapıdan madde ve duyu merkezli bir yapıya doğru gerçekleşen, sistemin kendi kendini tüketmesiyle tetiklenen bu ritmik gidiş gelişlerden ibarettir.
Bu parçada ifade edilen toplumsal değişme dinamiği, aşağıdaki düşünür ve kavram eşleştirmelerinden hangisiyle en doğru şekilde açıklanır?
Bir ülkede uygulanan yeni makroekonomik politikalar sonucunda milli gelir artmış ve teknolojik altyapı hızla yenilenmiştir. Ancak aynı on yıllık süreçte gelir dağılımındaki eşitsizlik derinleşmiş, kırdan kente yönelik kontrolsüz göç kent çeperlerinde yeni bir yoksulluk döngüsü yaratmış ve geleneksel dayanışma ağları işlevini yitirmiştir. Bu süreci inceleyen bir araştırmacı, yayımladığı makalede durumu, "Gelenekselden modern endüstriyel topluma geçişte birtakım sancılar yaşansa da bu durum, toplumun daha üst ve mükemmel bir aşamaya geçişini sağlayan tarihsel bir ilerleme ve yapısal bir gelişme sürecidir." şeklinde tanımlamıştır.
Sosyolojik kavramsal ayrımlar (değişme, ilerleme, gelişme, evrim) dikkate alındığında, araştırmacının bu değerlendirmesine yöneltilebilecek en temel kuramsal eleştiri aşağıdakilerden hangisidir?