İdarenin Faaliyetleri

162 soru

Soru 1Soru

İdare hukukunda genel kolluk ile özel kolluk makamlarının yetkilerinin aynı konu ve mekanda çakışması (yetki yarışması) ve bu yetkilerin kullanılmasına ilişkin anayasal sınırlar göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özel kolluk makamlarının yetkili olduğu alanlarda genel kolluk makamlarının yetkisi ortadan kalkmaz; genel kolluk asıl ve tamamlayıcı yetkiye sahip olup müdahalelerinde ölçülülük ilkesine uymakla yükümlüdür.

Cevap

Özel kolluk makamlarının yetkili olduğu alanlarda genel kolluk makamlarının yetkisi ortadan kalkmaz; genel kolluk asıl ve tamamlayıcı yetkiye sahip olup müdahalelerinde ölçülülük ilkesine uymakla yükümlüdür.
İdare hukukunda genel kolluk yetkisi asıl ve residual (artık) niteliktedir. Bu nedenle, özel bir kolluk teşkilatının kurulmuş olması, o bölgede veya konuda genel kolluğun yetkisini sona erdirmez; sadece özel kolluk makamlarına öncelik tanır. Ancak genel kolluk, kamu düzeninin gerektirdiği hallerde her zaman tamamlayıcı olarak yetkisini kullanabilir. Bu yetki kullanılırken de Anayasa'nın 13. maddesinde belirtilen ölçülülük ve kanunilik gibi sınırlara riayet edilmesi zorunludur.

Adım Adım Çözüm

1
Genel ve özel kolluk ilişkisini tanımlama
Genel kolluk (polis, jandarma vb.) ülke genelinde yetkili asıl kolluktur; özel kolluk (belediye, orman vb.) ise belirli mekan veya konulara özgü uzmanlaşmış kolluktur.
Yetki yarışmasının temelini anlamak için makamların niteliğini belirlemek gerekir.
2
Yetki yarışması (çakışma) kuralını uygulama
Özel kolluk olan yerde genel kolluk devre dışı kalmaz. Aksine, özel kolluğun yetersiz kaldığı veya genel asayişin bozulduğu durumlarda genel kolluk 'tamamlayıcı' olarak müdahale edebilir.
İdarenin bütünlüğü ve kamu düzeninin kesintisizliği ilkesi bunu gerektirir.
3
Anayasal sınırları (ölçülülük ve kanunilik) kontrol etme
Tüm kolluk işlemleri; kanunilik, kamu yararı (kamu düzeni), zorunluluk ve ölçülülük (elverişlilik, gereklilik, orantılılık) sınırları içinde kalmalıdır.
Hukuk devleti ilkesi gereği idarenin hiçbir yetkisi sınırsız değildir.

Anahtar Kavram

Kolluk Yetkisinin Yarışması ve Sınırları

Daha Fazla Pratik

İdari kolluk işlemlerinin unsurları (yetki, şekil, sebep, konu, maksat) ve sakatlık hallerini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2Soru

Türkiye'nin idari kolluk teşkilatı bünyesinde yer alan 'makam', 'merci' ve 'personel' unsurları ile bunların yetki ve görev alanlarına dair aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İl emniyet müdürü ve ilçe jandarma komutanı, mülki sınırlar içerisinde kamu düzenini korumak için müstakil olarak düzenleyici işlem yapma yetkisine sahip birer 'genel idari kolluk makamı' statüsündedir.

Cevap

İl emniyet müdürü ve ilçe jandarma komutanının kolluk makamı olarak kabul edildiği ve düzenleyici işlem yapma yetkisine sahip olduğu yönündeki ifade yanlıştır.
İdare hukukunda genel idari kolluk makamları sınırlı sayıdadır ve hiyerarşik olarak mülki amirlerden oluşur. İl emniyet müdürü, ilçe emniyet müdürü veya jandarma komutanları, bu makamlara bağlı olarak çalışan 'kolluk personeli ve amirleri'dir. Bu kişilerin kolluk personeli üzerinde hiyerarşi yetkileri bulunsa da, mülki sınırlar içerisinde halkın tamamına yönelik düzenleyici işlemler (kolluk genel emirleri) çıkarma yetkileri yoktur. Bu yetki ancak yasaların açıkça yetkilendirdiği vali ve kaymakamlar tarafından kullanılabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kolluk unsurlarını hukuki statülerine göre sınıflandırın.
İdare hukukunda kolluk teşkilatı 'makam' (karar organı), 'merci' (teşkilatın kendisi) ve 'personel' (uygulayıcı) olarak ayrılır.
Yetki ve sorumluluk paylaşımını doğru analiz etmek için kavramsal ayrım gereklidir.
2
Genel idari kolluk makamlarını merkezi ve taşra düzeyinde belirleyin.
Başkentte Cumhurbaşkanı ve İçişleri Bakanı; taşrada Vali ve Kaymakam genel idari kolluk makamlarıdır.
Mülki idare amirleri ile kolluk personeli arasındaki hiyerarşik farkı tespit etmek için mülki birimlerin yönetim yapısı bilinmelidir.
3
Emniyet ve jandarma komutanlarının yetkilerini değerlendirin.
Bu birimlerin başındaki amirler kolluk personeli/amiridir. Yasaklama getiren genel emir çıkarma yetkisi sadece mülki amirlere (Vali/Kaymakam) aittir.
Kolluk personelinin makamlardan gelen emirleri uygulamakla yükümlü olduğu, kendilerinin karar alma 'makamı' olmadığı gerçeği sorunun çözüm anahtarıdır.

Anahtar Kavram

Kolluk Makamı ve Personeli Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Kolluk makamları arasındaki hiyerarşi ve vesayet ilişkilerini pekiştirmek için İçişleri Bakanlığı'nın mahalli idare kolluğu üzerindeki denetim yetkisine göz atın.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 3Soru

Kamu hizmetlerinin kurulması (ihdası) ve bu hizmetlerin görülme (yürütülme) usullerinin hukuki rejimleri ile ilgili aşağıda yer alan ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu hizmetlerinin özel kişilerce yürütülmesinde kullanılan 'ruhsat' (izin) usulü, imtiyaz usulünde olduğu gibi idare ile özel kişi arasında karşılıklı irade beyanlarının uyuşmasıyla kurulan bir 'idari sözleşme' niteliğindedir.

Cevap

Ruhsat (izin) usulünün bir idari sözleşme olduğunu belirten ifade yanlıştır; çünkü ruhsat tek taraflı bir idari işlemdir.
Seçeneklerde yer alan ruhsat (izin) usulünün bir idari sözleşme olduğu ifadesi yanlıştır. İdare hukukunda ruhsat, bir kamu hizmetinin veya genel olarak bir faaliyetin yürütülmesi için idarenin tek taraflı bir irade açıklamasıyla verdiği izindir. Bu işlem bir 'şart-işlem' (koşul-işlem) olup, imtiyaz usulündeki gibi tarafların üzerinde anlaştığı bir sözleşme niteliği taşımaz. Diğer seçenekler (kuruluşun kanuniliği, değişkenlik ilkesi, müşterek emanetteki risk paylaşımı ve nispi eşitlik anlayışı) idare hukuku ilkeleriyle tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu hizmetlerinin kuruluş (ihdas) usulünün incelenmesi
Bir faaliyetin kamu hizmeti sayılması için mutlaka Kanun veya CBK ile kurulması gerektiği (kanunilik ilkesi) teyit edildi.
İdarenin kanuniliği ve hukuk devleti ilkesinin bir sonucudur.
2
Değişkenlik ilkesinin sözleşmeler üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi
İdarenin tek taraflı değişiklik yapabileceği ancak mali dengeyi korumak zorunda olduğu anlaşıldı.
Kamu hizmetinin kamu yararına göre sürekli güncellenmesi zorunluluğu (uyarlama ilkesi) ile ahde vefa ilkesi arasındaki dengedir.
3
Müşterek emanet ve iltizam usullerinin risk dağılımı açısından karşılaştırılması
Müşterek emanette riskin idarede olduğu, iltizamda ise işletmecide olduğu saptandı.
Yöntemlerin tanımı gereği kâr-zarar sorumluluğu bu şekilde dağıtılmıştır.
4
Ruhsat usulünün hukuki niteliğinin analiz edilmesi
Ruhsatın bir sözleşme değil, 'şart-işlem' niteliğinde tek taraflı bir idari işlem olduğu belirlendi.
İdare, ruhsatı bir sözleşme müzakeresiyle değil, mevzuattaki şartları taşıyanlara tek taraflı bir izinle verir.

Anahtar Kavram

Kamu Hizmetlerinin Görülme Usulleri ve Hukuki Niteliği

Daha Fazla Pratik

İmtiyaz sözleşmelerinde Danıştay'ın görüşünün alınması zorunluluğunu ve bu görüşün süresini (2 ay) tekrar ediniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken 'idari işlem' (tek taraflı) ve 'idari sözleşme' (iki taraflı) ayrımını yapmak en hızlı yoldur. Ruhsat ve imtiyaz arasındaki temel fark tam olarak bu noktadadır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4Soru

Kolluk birimlerinin kamu düzenini sağlamaya yönelik 'önleyici' çalışmaları ile suçun aydınlatılmasına yönelik 'bastırıcı' çalışmaları arasındaki hukuki rejim farkı, uyuşmazlıkların çözüm yerini de belirlemektedir.

Buna göre, idari kolluk ve adli kolluk ayrımı çerçevesinde yargısal denetim ve sorumluluk rejimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genel emniyeti sağlama ve kamu düzenini koruma görevi (önleyici kolluk) ifa edilirken verilen zararlar idari nitelik taşıdığından, bunlara karşı açılacak tam yargı davaları idari yargı düzeninde görülür.

Cevap

Genel emniyeti sağlama ve kamu düzenini koruma görevi (önleyici kolluk) ifa edilirken verilen zararlar idari nitelik taşıdığından, bunlara karşı açılacak tam yargı davaları idari yargı düzeninde görülür.
Doğru ifade, idari kolluğun önleyici doğasına ve bu alandaki zararların hizmet kusuru esasına göre idari yargıda (tam yargı davası) tazmin edilmesi gerektiğine vurgu yapmaktadır. İdari kolluk, kamu düzenini bozucu olayları engellemeyi amaçlar ve bu faaliyetler idari makamların sorumluluğundadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kolluk faaliyetinin amacını ve işlevini tespit etmek.
Eylem kamu düzenini korumaya yönelikse (suç öncesi) 'idari kolluk', işlenmiş bir suçun aydınlatılmasına yönelikse (suç sonrası) 'adli kolluk' olarak nitelendirilir.
Türk hukukunda idari ve adli kolluk ayrımında 'maddi (fonksiyonel) ölçüt' esas alınır.
2
Faaliyetin tabi olduğu hukuki rejimi ve yargı yolunu belirlemek.
İdari kolluk faaliyetleri idare hukuku kurallarına ve idari yargıya; adli kolluk faaliyetleri ise ceza muhakemesi hukukuna ve adli yargıya tabidir.
Yargısal denetim, işlemin doğasına uygun olan yargı düzeninde gerçekleştirilmelidir.
3
Sorumluluk ve tazminat rejimini eşleştirmek.
Önleyici kolluk hizmeti sırasındaki hizmet kusurlarından doğan zararlar için idari yargıda 'tam yargı davası' açılır.
İdari makamların kamu gücü kullanarak tesis ettikleri işlemlerden doğan sorumluluklar idari yargının görev alanındadır.

Anahtar Kavram

İdari kolluk ile adli kolluk ayrımında maddi (fonksiyonel) ölçütün yargı yolu üzerindeki etkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5Soru

İdare hukukunda kamu hizmetlerinin yürütülmesine egemen olan 'bedelsizlik (meccanilik)' ilkesinin kapsamı, sınırları ve hukuki niteliği dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bedelsizlik ilkesi, bir faaliyetin 'kamu hizmeti' olarak nitelendirilmesi için bulunması gereken kurucu ve mutlak bir unsurdur.

Cevap

Bedelsizlik ilkesinin kamu hizmetinin kurucu ve mutlak bir unsuru olduğunu savunan ifade yanlıştır.
Bedelsizlik (meccanilik) ilkesi, kamu hizmetlerinin yürütülmesine hâkim olan dört temel ilkeden biridir (diğerleri süreklilik, uyarlanma ve nesnelliktir). Ancak bu ilke, bir faaliyetin 'kamu hizmeti' sayılabilmesi için olmazsa olmaz bir 'unsur' değildir. Bir faaliyetin kamu hizmeti olup olmadığını belirleyen kriterler; faaliyetin kamu yararına yönelik olması, bir kamu tüzel kişisi tarafından yürütülmesi veya denetlenmesi ve kamu hukuku rejimine tabi olmasıdır. Dolayısıyla, bir hizmetin bedelli (ücretli) olması onun kamu hizmeti vasfını sakatlamaz. Ayrıca bedelsizlik ilkesi mutlak değildir; idare kanuna dayanarak harç, katılım payı veya tarife adı altında maliyete katılım talep edebilir.

Adım Adım Çözüm

Anahtar Kavram

Bedelsizlik İlkesinin Hukuki Niteliği
Tahmini Süre:50s
Soru 6Soru

Türkiye'de kamu düzeninin tesisi ve korunması amacıyla yürütülen kolluk faaliyetlerinde görev alan 'makam', 'merci' ve 'personel' unsurları ile bu unsurların 'genel' ve 'özel' kolluk ayrımındaki konumuna ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuksal açıdan doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çarşı ve mahalle bekçileri, emniyet ve jandarma teşkilatlarına yardımcı olmak üzere kurulan, hiyerarşik olarak mülki idare amirlerine bağlı genel idari kolluk personelidir.

Cevap

Çarşı ve mahalle bekçileri, genel idari kolluk personeli statüsünde olup hiyerarşik olarak mülki idare amirlerine bağlıdır.
Çarşı ve mahalle bekçileri, 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu ile genel kolluk kuvvetlerine yardımcı olmak üzere kurulmuş genel idari kolluk personelidir. Bu personel, doğrudan mülki idare amirlerinin (vali ve kaymakam) hiyerarşisi altında görev yapar. Dolayısıyla hem genel kolluk personeli olmaları hem de bağlı oldukları makamlar bakımından verilen ifade tamamiyle doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Kolluk türlerini sınıflandır
Genel idari kolluk (Polis, Jandarma, Bekçi) ve Özel idari kolluk (Zabıta, Orman Muhafaza vb.) ayrımı yapılır.
Soruda genel-özel ayrımı üzerinden personelin statüsü sorulmaktadır.
2
Makam ve personel ayrımını kontrol et
Makam karar verir (Vali, Belediye Başkanı), personel uygular (Polis, Zabıta).
Seçeneklerdeki makam-personel eşleştirmelerinin doğruluğunu teyit etmek için gereklidir.
3
Bekçilerin hukuki statüsünü belirle
Çarşı ve mahalle bekçileri yerel gibi görünse de genel idari kolluk personeli olarak tanımlanmıştır.
Bekçiler, İçişleri Bakanlığı teşkilatı içinde genel asayişe yardımcı personeldir.

Anahtar Kavram

İdari Kolluk Teşkilatlanması: Makam, Personel ve Genel/Özel Ayrımı
Soru 7Soru

İdare hukuku doktrininde bir faaliyetin 'kamu hizmeti' olarak adlandırılabilmesi için bazı kurucu unsurların varlığı aranmaktadır. Bir belediyenin, belde sakinlerinin ortak kültürel ihtiyaçlarını karşılamak üzere yeni bir kütüphane işletmeye başlaması örneği dikkate alındığında, bu faaliyetin kamu hizmeti niteliği kazanmasıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu faaliyetin kamu hizmeti kimliği kazanabilmesi için kanunla veya kanunun verdiği açık bir yetkiye dayanılarak kurulmuş olması gerekir.

Cevap

Bir faaliyetin kamu hizmeti sayılabilmesi için kanunla veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulması zorunluluğu doğrudur.
Doğru cevap, faaliyetin bir kamu hizmeti olarak nitelendirilebilmesi için kanunla veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulmuş olması gerektiğini belirten ifadedir. İdare hukukunda 'kanunilik ilkesi' uyarınca, bir faaliyetin kamu hizmeti haline getirilmesi yasama organının iradesine veya yasadan alınan açık yetkiye dayanmak zorundadır, bu da hizmetin organik (şekli) unsurunun bir parçasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu hizmetinin kurucu unsurlarını (maddi ve organik) belirle.
Maddi unsur faaliyetin amacının 'kamu yararı' olması; organik unsur ise 'kanunla kurulma' ve 'idari denetim'dir.
Soruda istenen doğru hukuki nitelemeye ulaşmak için bu temel ayrım gereklidir.
2
Kamu hizmetine egemen olan ilkeleri (süreklilik, değişkenlik, eşitlik, bedelsizlik) değerlendir.
Bu ilkelerin mutlak olmadığını, örneğin bedelsizliğin istisnaları olabileceğini ve değişkenlik ilkesinin idareye uyarlama yetkisi verdiğini saptar.
Yanlış seçeneklerdeki kavramsal yanılgıları elemek için ilkelerin kapsamı bilinmelidir.

Anahtar Kavram

Kamu Hizmetinin Kanuniliği ve Organik Unsuru
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 8Soru

İdare hukukunda kamu hizmetlerinin kurulması (ihdası) ve bu hizmetlerin yürütülme usulleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu hizmetleri kural olarak kanunla kurulur; ancak bakanlıkların kurulması ve kaldırılması Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlendiğinden, merkezi idare bünyesindeki hizmetler de fiilen kararname ile ihdas edilebilir.

Cevap

Kamu hizmetlerinin kurulması kural olarak kanunla olsa da, modern Türk idari yapısında bakanlıkların Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kurulması nedeniyle birçok hizmet fiilen kararname ile ihdas edilmektedir.
Kamu hizmetlerinin kurulmasında 'kanunilik' ilkesi esastır; ancak 2017 değişiklikleri ile bakanlıkların kurulması ve teşkilat yapısı Cumhurbaşkanlığı kararnamesine bırakıldığı için merkezi idaredeki hizmetlerin ihdası da fiilen bu yolla gerçekleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu hizmetlerinin kurulma (ihdas) yetkisini değerlendir.
Anayasa m. 123 uyarınca kamu tüzel kişiliği kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur; merkezi idare bünyesindeki hizmetler bakanlık teşkilat yapısı içinde kararname ile oluşturulabilir.
Hizmetin hukuki dayanağını belirlemek için güncel anayasal mevzuatı analiz etmek gerekir.
2
Hizmetin görülme usullerindeki kâr ve zarar paylaşımını karşılaştır.
İltizamda kâr/zarar mültezime, müşterek emanette ise hasar (zarar) idareye aittir.
Seçeneklerdeki kavram karmaşasını (iltizam vs. müşterek emanet) ayırt etmek için gereklidir.
3
Emanet ve ruhsat usulleri arasındaki temel farkı belirle.
Emanet idarenin doğrudan yönetimidir; ruhsat ise özel kişinin kendi adına idareden aldığı izinle yönetimidir.
İdarenin hizmet üzerindeki hakimiyet derecesini belirlemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Kamu Hizmetlerinin Kurulması ve Görülme Usulleri
Soru 9Soru

İdare hukukunda kamu hizmetlerinin ihdası (kurulması) ve bu hizmetlerin özel hukuk kişileri eliyle yürütülmesine dair usuller 1982 Anayasası ve ilgili mevzuatla sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır. Buna göre, kamu hizmetlerinin kurulması ve "kamu hizmeti imtiyazı" usulü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu hizmetleri kural olarak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur; imtiyaz sözleşmeleri imzalanmadan önce Danıştayın düşüncesinin alınması zorunludur.

Cevap

Kamu hizmetlerinin kanunla veya kanunun verdiği yetkiyle Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulması ve imtiyaz sözleşmelerinde Danıştay görüşünün zorunlu olması
İdare hukukuna göre kamu hizmetleri kural olarak yasama organı tarafından kanunla kurulur; ancak 1982 Anayasası'ndaki yeni düzenlemelerle kanunun açıkça yetki verdiği alanlarda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile de ihdas edilebilirler. Ayrıca, bir kamu hizmetinin özel bir kişiye (şirkete) kar ve zararı kendisine ait olmak üzere gördürülmesi olan 'imtiyaz' usulünde, sözleşme imzalanmadan önce Danıştay'ın görüşünün alınması anayasal ve yasal bir zorunluluktur.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu hizmetlerinin kurulma yetkisini analiz et
Anayasa madde 123123 uyarınca idare kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. Madde 128128 uyarınca da kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler kanunla düzenlenir; ancak kanunun açıkça yetki verdiği hallerde Cumhurbaşkanlığı kararnamesi de kullanılabilir.
Hizmetin yasal dayanağını belirlemek için.
2
İmtiyaz usulünün usul şartlarını incele
İmtiyaz sözleşmeleri yapılmadan önce Danıştay Kanunu ve Anayasa uyarınca Danıştayın düşüncesinin (görüşünün) alınması bir geçerlilik şartıdır.
Sözleşmenin hukuki geçerlilik şartını teyit etmek için.

Anahtar Kavram

Kamu Hizmetlerinin İhdası ve Görülme Usulleri (İmtiyaz)

Daha Fazla Pratik

İmtiyaz sözleşmeleri ile ruhsat usulü arasındaki farkları ve Danıştay görüşünün süresini (60 gün) incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 10Soru

Kamu hizmetlerinin, zaman içerisinde değişen toplumsal ihtiyaçlara ve teknolojik gelişmelere uyum sağlayacak şekilde idare tarafından yeniden düzenlenebilmesi ve hizmetin sunum yöntemlerinin güncellenmesi, kamu hizmetlerine egemen olan aşağıdaki ilkelerden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Değişkenlik (uyarlama) ilkesi

Cevap

Kamu hizmetlerinin değişen şartlara ve teknolojiye uyum sağlamasını ifade eden ilke değişkenlik (uyarlama) ilkesidir.
Değişkenlik (uyarlama) ilkesi, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde kullanılan yöntemlerin, araçların ve hukuki düzenlemelerin, değişen sosyal ve teknolojik koşullara göre idare tarafından her zaman değiştirilebilmesini ifade eder. Bu ilke gereği, kamu hizmetlerinden yararlananların hizmetin yürütülüş biçimine dair bir 'kazanılmış hak'ları bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen 'toplumsal ihtiyaçlara uyum' ve 'sunum yöntemlerinin güncellenmesi' kavramlarını analiz edin.
Bu kavramlar, kamu hizmetinin statik olmadığını, dinamik bir yapıya sahip olması gerektiğini vurgular.
İdare hukukunda kamu hizmetlerinin zamanın gereklerine göre revize edilmesi bir zorunluluktur.
2
Belirlenen bu dinamik yapının hangi hukuki ilke ile karşılandığını belirleyin.
Bu durum literatürde 'Değişkenlik' veya 'Uyarlama' ilkesi olarak adlandırılır.
Bu ilke sayesinde idare, kamu hizmetinden yararlananların kazanılmış hak iddia etmelerini engelleyerek hizmetin kalitesini artırabilir.

Anahtar Kavram

Değişkenlik (Uyarlama) İlkesi
Tahmini Süre:45s
Soru 11Soru

İdare hukuku doktrininde bir faaliyetin 'kamu hizmeti' olarak nitelendirilmesinde kullanılan kriterlerden biri de o faaliyetin tabi olduğu hukuki rejimdir. Bir faaliyetin sadece kamu yararına yönelik olması yeterli görülmez; aynı zamanda bu faaliyetin özel hukuk kurallarından farklı olan, idarenin üstün yetki ve ayrıcalıklarıyla donatılmış bir 'kamu hukuku rejimi'ne tabi kılınmış olması gerekir.

Buna göre, sözü edilen bu hukuki rejim kriteri, kamu hizmetinin aşağıdaki unsurlarından hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şekli unsur

Cevap

Kamu hizmetinin bir kamu hukuku rejimine tabi olmasını ifade eden kriter 'şekli unsur' olarak adlandırılır.
Kamu hizmeti kavramının unsurlarından biri olan şekli unsur, bir faaliyetin kamu yararına yönelik olmasının (maddi unsur) ötesinde, bu faaliyetin özel hukuk rejiminden çıkarılarak kamu hukuku rejimine tabi tutulmasını ifade eder. Bu unsur, idarenin faaliyeti yürütürken tek taraflı işlem yapma yetkisi gibi kamu gücü ayrıcalıklarını kullanmasını da kapsar.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu hizmetinin kurucu unsurlarını hatırla.
Kamu hizmeti; maddi (kamu yararı), organik (kamu tüzel kişisi) ve şekli (kamu hukuku rejimi) olmak üzere üç temel unsurdan oluşur.
Soruda hangi unsurun sorulduğunu ayırt etmek için temel tasnifi bilmek gerekir.
2
Metinde verilen 'kamu hukuku rejimi' ve 'hukuki statü' kavramlarını unsurlarla eşleştir.
Hukuki rejim ve usul vurgusu doğrudan şekli unsura işaret eder.
Şekli unsur, bir faaliyetin hukuken kamu hizmeti sayılabilmesi için idare hukukuna tabi tutulması gerekliliğini ifade eder.

Anahtar Kavram

Kamu Hizmetinin Şekli Unsuru

Daha Fazla Pratik

Kamu hizmetinin organik unsuru ile ilgili olarak, bir faaliyetin özel bir kişi tarafından yürütülmesine rağmen nasıl kamu hizmeti sayılabileceğini (idari denetim/yetkilendirme) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 12Soru

Bir belediye sınırları içerisinde, gece geç saatlerde çevre gürültüsünü önlemek ve kamu huzurunu sağlamak amacıyla yetkili makamların emriyle yürütülen rutin denetimler sırasında, bir eğlence merkezinde uyuşturucu madde ticareti yapıldığının tespit edilmesi üzerine kolluk görevlilerince gerçekleştirilen müdahale ve şüphelilerin gözaltına alınması süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gürültü denetimi aşaması önleyici nitelikte bir idari kolluk faaliyeti iken, uyuşturucu madde tespitiyle başlayan süreç bastırıcı nitelikte bir adli kolluk faaliyetidir.

Cevap

Gürültü denetimi aşaması önleyici nitelikte bir idari kolluk faaliyeti iken, uyuşturucu madde tespitiyle başlayan süreç bastırıcı nitelikte bir adli kolluk faaliyetidir.
İdari kolluk ile adli kolluk arasındaki temel fark 'amaç' noktasında toplanır. Bir faaliyet suç işlenmeden önce, kamu düzenini korumak ve tehlikeleri önlemek amacıyla yapılıyorsa 'idari kolluk'tur. Ancak faaliyet bir suçun işlendiği şüphesi üzerine suçun delillerini bulmak ve suçluyu yakalamak amacıyla yapılıyorsa 'adli kolluk'tur. Senaryoda gürültü denetimi kamu huzurunu korumaya yönelik önleyici bir işlemken, uyuşturucu madde tespiti sonrası yapılan işlemler bastırıcı nitelikte adli işlemlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Faaliyetin amacını belirle
Başlangıçtaki gürültü denetimi suçun önlenmesi ve kamu huzurunun korunması amacını taşır (o¨nleyiciönleyici).
İdari kolluğun temel amacı kamu düzenini bozulmadan korumaktır.
2
Geçiş noktasını tespit et
Uyuşturucu madde ticareti gibi bir suçun emarelerine rastlandığı an faaliyetin niteliği değişir.
Somut bir suç şüphesinin ortaya çıkması, idari kolluk alanından adli kolluk alanına geçişi sağlar.
3
Sonraki aşamanın niteliğini belirle
Şüphelilerin gözaltına alınması ve delil toplanması bastırıcı (repressiverepressive) niteliktedir.
İşlenmiş bir suçun sorumlularının tespiti ve yargı önüne çıkarılması adli kolluğun görevidir.

Anahtar Kavram

Maddi Ölçüt (Amaç Ölçütü)

Daha Fazla Pratik

İdari kolluk ile adli kolluk arasındaki farkları bir tablo üzerinden tekrar ederek, geçişli (transitional) olaylarda yargı yolu uyuşmazlıklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 20s
Soru 13Soru

Bir özel endüstri bölgesinde, ilgili bakanlık (özel idari kolluk) tarafından bölge güvenliğine ilişkin belirli çalışma saatleri ve giriş-çıkış usulleri düzenlenmiştir. Ancak, bölgedeki kamu düzeninin ciddi şekilde bozulacağı yönünde somut istihbari bilgiler alan il valisi (genel idari kolluk), bakanlığın düzenlemelerinden daha kısıtlayıcı nitelikte yeni güvenlik tedbirleri almıştır. İdari kolluk yetkilerinin yarışması ve sınırları bakımından bu durumla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genel kolluk makamı, özel kolluk makamının aldığı tedbirleri kamu düzenini korumak amacıyla ağırlaştırabilir; ancak bu yetki ancak somut bir gereklilik ve ölçülülük ilkesi çerçevesinde kullanılabilir.

Cevap

Genel kolluk makamı, özel kolluk makamının aldığı tedbirleri kamu düzenini korumak amacıyla ağırlaştırabilir; ancak bu yetki ancak somut bir gereklilik ve ölçülülük ilkesi çerçevesinde kullanılabilir.
Genel idari kolluk makamları (Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanı, Vali, Kaymakam), özel idari kolluk makamlarının (Örneğin; bir bakanlığın veya belediyenin) yetki alanına giren konularda, kamu düzenini korumak amacıyla daha sıkı tedbirler alabilirler. Buna 'ağırlaştırma kuralı' denir. Ancak bu müdahale, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması rejimine uygun olarak ölçülü ve somut bir gerekliliğe dayanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kolluk türlerini ve makamlarını belirle.
Bakanlık özel idari kolluk, Vali ise genel idari kolluk makamıdır.
Yarışma kurallarını uygulamak için hangi makamın hangi statüde olduğunu bilmek gerekir.
2
Kolluk yetkilerinin yarışması kuralını uygula.
Genel kolluk makamı, özel kolluğun tedbirlerini 'ağırlaştırma' yetkisine sahiptir.
Genel kolluk, kamu düzeninin en geniş koruyucusu olduğu için özel düzenlemelerin yetersiz kaldığı durumlarda müdahale edebilir.
3
Anayasal sınırları denetle.
İşlem; kanunilik, zorunluluk ve ölçülülük ilkelerine uygun olmalıdır.
Kolluk yetkisi temel hak ve hürriyetleri kısıtladığı için her zaman anayasal sınırlara tabidir.

Anahtar Kavram

İdari Kolluk Yetkilerinin Yarışması (Ağırlaştırma Kuralı)

Daha Fazla Pratik

İdari kolluk işlemlerinin yargısal denetimindeki özelliklere (yürütmenin durdurulması şartları) göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 14Soru

Kamu hizmeti teorisinde, hizmetin işleyişini ve idare ile yararlanıcılar arasındaki hukuki ilişkiyi şekillendiren temel kurallar bulunmaktadır. Bu kuralların uygulamadaki yansımalarına ilişkin;

I. Hizmetin kullanıcılara bedelsiz (meccani) sunulması mutlak bir kural niteliği taşıdığından, idare tarafından yürütülen hiçbir kamu hizmetinden faydalananlardan maliyet katılım payı veya harç talep edilemez.
II. İdarenin, kamu hizmetini imtiyaz sözleşmesiyle devrettiği özel hukuk kişisinin rızası aranmaksızın kamu yararı gerekçesiyle sözleşme koşullarında tek yanlı değişiklik yapabilmesi, hizmetin değişkenlik (uyarlanma) ilkesinden kaynaklanır.
III. Hizmet sunumunda idarenin yararlanıcılar arasında inanç, felsefi düşünce veya siyasi görüş temelinde ayrım gözetmemesi, eşitlik (nesnellik) ilkesinin bir boyutu olan lâiklik ve tarafsızlık yükümlülüğüne dayanır.

ifadelerinden hangileri hukuken doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

İkinci ve üçüncü öncüllerin birlikte yer aldığı seçenektir.
Kamu hizmetlerine egemen olan ilkelerden değişkenlik (uyarlanma) ilkesi, kamu yararının gerektirdiği durumlarda idareye imtiyaz sözleşmelerinde tek yanlı değişiklik yapma yetkisi (mutabilite) verir. Bu nedenle ikinci öncül doğrudur. Nesnellik (eşitlik) ilkesi ise hizmetten yararlananlar arasında ayrım yapılmamasını, dolayısıyla idarenin tarafsız ve lâik bir şekilde hizmet sunmasını emreder. Bu nedenle üçüncü öncül de doğrudur. Ancak bedelsizlik (meccanilik) ilkesi mutlak bir kural değildir; günümüzde harç, resim veya katılım payı karşılığında sunulan sayısız kamu hizmeti bulunmaktadır. Bu sebeple birinci öncül yanlıştır. Doğru ifadeler ikinci ve üçüncü öncüllerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülün doğruluğunun kamu hizmeti ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi
Birinci öncülün yanlış olduğu tespit edilir.
Kamu hizmetlerinde bedelsizlik kuralı mutlak değildir; idare elektrik, su, ulaşım gibi birçok hizmeti ücret, harç veya katılım payı karşılığında sunabilir.
2
İkinci öncülün değişkenlik (uyarlanma) ilkesi kapsamında incelenmesi
İkinci öncülün doğru olduğu belirlenir.
Değişkenlik ilkesi, değişen kamu ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için idareye, önceden akdedilmiş imtiyaz sözleşmelerinde dahi tek yanlı değişiklik yapma yetkisi (mutabilite) tanır.
3
Üçüncü öncülün nesnellik (eşitlik) ilkesi bağlamında analiz edilmesi
Üçüncü öncülün doğru olduğu sonucuna varılır.
Nesnellik ilkesi, kamu hizmetlerinin herkese eşit sunulmasını gerektirir ve bu durum idarenin tarafsızlık ile lâiklik (inanç ayrımı yapmama) yükümlülüklerini doğrudan kapsar.

Anahtar Kavram

Kamu Hizmetlerine Egemen Olan İlkeler
Soru 15Soru

İdare hukukunda idari kolluk, kamu düzenini korumayı ve bozulmasını önlemeyi amaçlayan faaliyetlerin bütünüdür. "Kamu düzeni" kavramı ise idari kolluk faaliyetlerinin hem amacını hem de hukuki sınırını oluşturmaktadır.

Buna göre, idari kolluk faaliyetleri ve "kamu düzeni" kavramı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari kolluk yetkisi, kamu düzenini sağlama amacının yanı sıra, yerel yönetimlerin bütçe gelirlerini artırmak amacıyla mali bir kaynak yaratma aracı olarak da kullanılabilir.

Cevap

İdari kolluk yetkisinin mali gelir artırma amacıyla kullanılabileceğini belirten ifade yanlıştır; bu yetki yalnızca kamu düzenini koruma amacıyla kullanılabilir.
İdari kolluk yetkisi, kamu düzeninin dört klasik öğesi olan kamu güvenliği, kamu huzur ve sükunu, genel sağlık ve genel ahlakı korumak amacıyla kullanılır. İdarenin bu yetkiyi kamu yararının özel bir türü olan kamu düzeni dışında, bütçe gelirlerini artırmak veya mali kaynak yaratmak gibi amaçlarla kullanması "yetki saptırması" teşkil eder. Bu nedenle mali amaçlı kolluk kullanımı hukuk devletinde kabul edilemez.

Adım Adım Çözüm

1
İdari kolluk faaliyetlerinin temel amacını belirle.
İdari kolluğun tek meşru amacı kamu düzenini (güvenlik, huzur, sağlık, ahlak) korumaktır.
Kolluk yetkisinin sınırlarını ve amacını kamu düzeni kavramı çizer.
2
Kolluk yetkisinin mali amaçlarla kullanılıp kullanılamayacağını değerlendir.
Kolluk yetkisi bir "mali gelir elde etme" aracı değildir.
İdarenin bir yetkiyi kanunun öngördüğü amaç dışında (örneğin mali kazanç için) kullanması yetki saptırması (maksat unsuru sakatlığı) olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

İdari kolluk yetkisinin maksat unsuru (Kamu Düzeni)

Daha Fazla Pratik

İdari kolluk ile adli kolluk arasındaki farkları ve bu iki kolluk türünün ayrımında kullanılan 'amaç' kriterini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 16Soru

İdarenin sunduğu bir kamu hizmetinden yararlanan bireylerin, bu hizmetin karşılığı olarak ödedikleri katılım payı veya ücretlerin belirlenmesinde, benzer hukuki durumda bulunan kişiler arasında herhangi bir ayrım yapılmaması kamu hizmetlerine egemen olan ilkelerden hangisi ile doğrudan ilgilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nesnellik ve Eşitlik İlkesi

Cevap

Kamu hizmetlerinden yararlananların, hizmetin maliyetine katlanırken benzer hukuki statüdekilerle aynı kurallara tabi olması nesnellik ve eşitlik ilkesinin bir sonucudur.
Kamu hizmetlerine egemen olan nesnellik ve eşitlik ilkesi, idarenin hizmetten yararlananlara karşı tarafsız davranmasını ve benzer durumdaki kişilere (örneğin aynı gelir grubu veya aynı abone türü) aynı mali yükümlülükleri ve yararlanma şartlarını uygulamasını gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu hizmetine egemen olan ilkelerin (süreklilik, değişkenlik, nesnellik/eşitlik, meccanilik) tanımlarını gözden geçirmek.
Soruda bahsedilen durumun 'kişiler arası ayrım gözetmeme' üzerine kurulu olduğu saptanmıştır.
Sorunun kökenindeki temel kavramın 'ayrımcılık yasağı' olduğu anlaşılmaktadır.
2
Aynı hukuki durumda olanlara aynı kuralların uygulanması zorunluluğunu bu ilkelerle eşleştirmek.
Bu zorunluluk, nesnellik ve eşitlik ilkesinin doğrudan bir gereğidir.
Nesnellik ilkesi, idarenin hizmet sunarken tarafsız kalmasını ve eşitlik ilkesi çerçevesinde herkese aynı objektif kriterleri uygulamasını sağlar.

Anahtar Kavram

Nesnellik ve Eşitlik İlkesi
Tahmini Süre:45s
Soru 17Soru

Bir belediyenin, sunduğu sosyal yardım hizmetlerinden yararlanacak kişileri belirlerken sadece belirli bir siyasi görüşü temsil eden sivil toplum kuruluşları tarafından önerilen isimlere öncelik vermesi, kamu hizmetlerine egemen olan aşağıdaki ilkelerden hangisine doğrudan aykırılık teşkil eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nesnellik (Eşitlik)

Cevap

Nesnellik (Eşitlik) ilkesi, kamu hizmetlerinden yararlananlar arasında hiçbir şekilde siyasi, dini veya felsefi ayrım yapılamayacağını öngördüğü için bu uygulama söz konusu ilkeye aykırıdır.
Nesnellik ilkesi, idarenin kamu hizmetlerini yürütürken tarafsız kalmasını ve hizmetten yararlananlar arasında dil, din, ırk, siyasi düşünce gibi nedenlerle ayrım yapmamasını zorunlu kılar. Senaryoda belirtilen belirli bir görüşe sahip kişilere öncelik tanınması, bu tarafsızlık ve eşitlik yükümlülüğünün doğrudan ihlalidir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki idari eylemi analiz etme
Belediyenin sosyal yardımlarda belirli bir siyasi görüşe yakın kişilere öncelik tanıdığı tespit edilmiştir.
Sorunun hangi hukuki ihlale dayandığını belirlemek için eylemin niteliği anlaşılmalıdır.
2
Kamu hizmeti ilkeleriyle eşleştirme
Bu durum, hizmetten yararlananlar arasında tarafsızlık ve eşitlik kurallarının çiğnendiğini gösterir.
Ayrımcılık yasağı ve tarafsızlık, nesnellik ilkesinin temel unsurlarıdır.

Anahtar Kavram

Kamu hizmetlerinde nesnellik ve tarafsızlık ilkesi, idarenin hizmet sunduğu kişiler arasında sübjektif kriterlere dayalı ayrım yapmasını yasaklar.
Tahmini Süre:55s
Soru 18Soru

Türkiye’de idari kolluk teşkilatlanması; karar alan 'makam', karara hazırlık yapan veya danışmanlık veren 'merci' ve kararları sahada fiilen uygulayan 'personel' unsurlarından oluşur. Buna göre, kamu düzenini korumak amacıyla genel ve soyut kurallar koyma (düzenleyici işlem yapma) yetkisine sahip olan "kolluk makamı" ile bu makamın kararlarını sahada fiilen yerine getiren "kolluk personeli" eşleşmesi aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vali - Polis Memuru

Cevap

Vali ve Polis Memuru eşleşmesi doğrudur; çünkü Vali ilde düzenleyici işlem yapabilen genel kolluk makamı, polis ise bu emirleri uygulayan personeldir.
Doğru eşleşme Vali ve Polis Memuru'dur. İdare hukukunda Vali, il sınırları içerisinde kamu düzenini sağlamak amacıyla 'valilik genel emirleri' gibi düzenleyici işlemler tesis edebilen genel idari kolluk makamıdır. Polis memuru ise bu makamdan gelen emirleri sahada fiilen uygulayan genel idari kolluk personeli kategorisindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kolluk makamı ve personel kavramlarını tanımlayın.
Makamlar (Vali, Kaymakam vb.) karar alan ve düzenleme yapan; personel (Polis, Jandarma vb.) ise bu kararları icra eden görevlilerdir.
Soruda istenen eşleşmenin mantıksal çerçevesini kurmak için bu ayrım şarttır.
2
Seçeneklerdeki ilk unsurların 'makam', ikinci unsurların 'personel' olup olmadığını kontrol edin.
Vali (Makam) - Polis (Personel) eşleşmesi bu kriteri tam olarak karşılar.
Diğer seçeneklerde makam-makam veya makam-merci eşleşmeleri yapılarak kavram karmaşası yaratılmıştır.

Anahtar Kavram

İdari kolluk faaliyetinde makam (karar verici/düzenleyici) ile personel (uygulayıcı) arasındaki ayrım ve hiyerarşik ilişki.

Daha Fazla Pratik

İl ve ilçe idaresi arasındaki kolluk yetkisi farklarını ve yetki genişliği ilkesinin bu makamlar üzerindeki etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 19Soru

İdarenin modern toplumdaki rollerinden biri olan iktisadi ve sosyal kalkınmayı yönlendirme görevi kapsamında yürüttüğü "planlama" ile "özendirme ve destekleme" faaliyetlerinin hukuki rejimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beş yıllık kalkınma planlarının bütüncül yapısı gereği, planda öngörülen sektörel hedefler hem kamu kurumları hem de özel hukuk tüzel kişileri için hukuken emredici ve bağlayıcı bir nitelik arz eder.

Cevap

Beş yıllık kalkınma planlarının hem kamu hem de özel kesim için emredici olduğunu belirten ifade yanlıştır; çünkü bu planlar özel kesim için sadece yol gösterici niteliktedir.
Kalkınma planları, Türkiye'nin ekonomik ve sosyal hedeflerini belirleyen temel belgelerdir. Ancak bu planların hukuki etkisi öznelerine göre değişir. Kamu kurumları plan hedeflerine uymakla yükümlüyken (emredici nitelik), özel sektör yatırımcıları için bu planlar sadece yol göstericidir. İdare, özel sektörü bu hedeflere yönlendirmek için yaptırım yerine teşvik ve özendirme yöntemlerini kullanır. Dolayısıyla planın özel kesim için emredici olduğunu savunan ifade hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Planlama faaliyetinin hukuki niteliğini analiz etme
1982 Anayasası'nın 166. maddesine göre planlama, ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı sağlamak amacıyla yapılır.
Planlamanın taraflar üzerindeki etkisini belirlemek için anayasal dayanağın bilinmesi gerekir.
2
Planların bağlayıcılık kapsamını ayırt etme
Planlar kamu kesimi için emredici (bağlayıcı), özel kesim için ise yol gösterici (teşvik edici) niteliktedir.
Hukuk devletinde özel teşebbüs hürriyeti gereği planlar özel sektör için doğrudan emir teşkil etmez.
3
Özendirme ve destekleme araçlarını değerlendirme
İdare, özel kesimi plan hedeflerine yönlendirmek için kolluk yaptırımı değil, vergi muafiyeti, kredi ve teşvik gibi özendirme araçlarını kullanır.
Özendirme faaliyetinin kolluk ve kamu hizmeti ile arasındaki farkın netleştirilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Kalkınma Planlarının Bağlayıcılığı ve Özendirme Faaliyetinin Niteliği
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 20Soru

İdare hukukunda kamu düzenini sağlamaya yönelik yürütülen kolluk faaliyetleri, üstlendikleri işlevler, amaçları ve tabi oldukları hukuki rejim bakımından "idari kolluk" ve "adli kolluk" olarak ikiye ayrılmaktadır.

Bu iki kolluk türü arasındaki temel farklara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari kolluk faaliyetleri suçun işlenmesini önlemeyi amaçlayan 'önleyici' nitelikteyken; adli kolluk faaliyetleri işlenmiş bir suçtan sonra faillerin ve delillerin tespiti amacını taşıyan 'bastırıcı' niteliktedir.

Cevap

İdari kolluğun suçun işlenmesini önlemeyi amaçlayan önleyici, adli kolluğun ise suçtan sonra failleri ve delilleri bulmayı amaçlayan bastırıcı nitelikte olduğu ifadesi doğrudur.
İdari kolluk, kamu düzeninin bozulmasını engellemek için henüz bir suç veya hukuka aykırılık oluşmadan önce devreye giren 'önleyici' bir mekanizmadır. Adli kolluk ise bir suçun işlendiği şüphesiyle başlayan, delillerin karartılmasını önlemeyi ve şüphelileri yargı önüne çıkarmayı amaçlayan 'bastırıcı' bir faaliyettir. Bu amaç farkı, ayrımın en temel kriteridir.

Adım Adım Çözüm

1
Kolluk faaliyetinin zamanlamasını ve amacını belirle.
Suç öncesi/önleyici faaliyetler idari kolluk; suç sonrası/bastırıcı faaliyetler adli kolluk kapsamındadır.
Bu ayrım maddi (konu) bakımından yapılan temel ayrımdır.
2
Bağlı olunan makamı ve denetim organını belirle.
İdari kolluk mülki amire bağlıdır ve idari yargı denetimindedir; adli kolluk savcıya bağlıdır ve adli yargı denetimindedir.
Teşkilat ve yargı yolu ayrımı hukuk sistemimizdeki çifteliği yansıtır.

Anahtar Kavram

İdari kolluğun önleyici (preventive), adli kolluğun ise bastırıcı (repressive) nitelikte olması.
Sayfa 1 / 9Sonraki
İdarenin Faaliyetleri Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi | Examkin