İdari Yargı

142 soru

Soru 81Soru

Bir idare mahkemesinde açılan iptal davasında, dilekçe üzerinde yapılan ilk inceleme aşamasında mahkeme heyeti şu tespitlerde bulunmuştur:

- Uyuşmazlık konusunun vergi mahkemesinin görev alanına girdiği,
- Davanın 6060 günlük genel dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı,
- Dilekçenin imza eksikliği nedeniyle 25772577 sayılı Kanun'un 33. maddesine aykırı olduğu.

25772577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) "ilk inceleme sırasına" ilişkin hükümleri dikkate alındığında, mahkemenin bu aşamada tesis etmesi gereken hukuki işlem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli vergi mahkemesine gönderilmesi

Cevap

Görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli vergi mahkemesine gönderilmesi kararı verilmelidir.
İYUK 14/314/3 maddesi uyarınca dilekçeler; görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, kesin ve yürütülmesi gereken işlem, süre aşımı, husumet ve dilekçe şekil şartları sırasıyla incelenir. Kanun koyucu bu sırayı emredici olarak düzenlemiştir. Olayda hem görevsizlik hem süre aşımı hem de şekil eksikliği bir arada bulunsa dahi, mahkeme hiyerarşinin en başında yer alan görev konusuna göre karar vererek dosyayı görevli vergi mahkemesine göndermelidir. Görevsiz mahkeme, süre aşımı gibi diğer maddelere ilişkin bir karar tesis edemez.

Adım Adım Çözüm

1
Tespit edilen eksikliklerin İYUK 14/314/3 maddesindeki sırasını belirle.
Görev (a bendi - 11. sıra), Süre Aşımı (e bendi - 55. sıra), Dilekçe Şekil Şartı (g bendi - 77. sıra).
Kanun, bu incelemenin belirtilen sırayla yapılmasını emretmektedir.
2
Hiyerarşik olarak en üstte yer alan eksikliğe göre karar tesis et.
Görevsizlik kararı verilmesi.
İlk incelemede bir bende göre eksiklik tespit edildiğinde, mahkeme o bende ilişkin kararı verir ve alt sıralardaki inceleme konularına geçmez.
3
İYUK 1515. maddedeki yaptırımı uygula.
Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi.
Mahkeme görevsiz olduğu bir davayı süre aşımı gibi nedenlerle esastan reddedemez, görevli mahkemeye göndermekle yükümlüdür.

Anahtar Kavram

İdari Yargıda İlk İnceleme Hiyerarşisi

Daha Fazla Pratik

İdari merci tecavüzü ile süre aşımının çakıştığı durumlarda mahkemenin vereceği 'idari mercie tevdi' kararının dava açma süresini nasıl etkilediğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 82Soru

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca idari yargı mercilerince "yürütmenin durdurulması" kararı verilebilmesi ve bu karara karşı yapılacak itiraz usulü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur; bu kararlara karşı tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir.

Cevap

Yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur ve bu karara karşı yedi gün içinde itiraz edilebilir.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının 'birlikte' gerçekleşmesi zorunludur. Ayrıca aynı maddenin 7. fıkrasına göre, yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen yedi gün içinde itiraz edilebilir. Doğru cevap bu yasal gereklilikleri eksiksiz ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Yürütmenin durdurulması (YD) kararının maddi şartlarını tespit etmek.
İYUK Madde 27/2 uyarınca 'telafisi güç veya imkânsız zararların doğması' ve 'idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması' şartları belirlenir.
YD kararı verilebilmesi için kanunda öngörülen yasal zeminin anlaşılması gerekir.
2
Bu şartların birbiriyle olan ilişkisini (kümülatif/alternatif) analiz etmek.
Kanun metnindeki 've' bağlacı, bu iki şartın birlikte (kümülatif) gerçekleşmesi gerektiğini ortaya koyar.
Şartlardan sadece birinin varlığının yeterli olup olmadığının belirlenmesi hata yapılmasını önler.
3
Karara karşı başvuru süresini ve merciini belirlemek.
İtiraz süresi 7 gündür; itiraz merci idare mahkemesi kararları için Bölge İdare Mahkemesidir.
Yargılama hukukunda süreler hak düşürücü nitelikte olduğu için prosedürün doğru bilinmesi esastır.

Anahtar Kavram

İdari yargılama hukukunda yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için telafisi güç zarar ve açıkça hukuka aykırılık şartlarının kümülatif olarak gerçekleşmesi ve bu kararlara karşı 7 gün içinde itiraz edilebilmesi.

Daha Fazla Pratik

İvedi yargılama usulünde yürütmenin durdurulması kararlarına karşı itiraz yolunun kapalı olduğunu unutmayınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 83Soru

25772577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) kapsamında düzenlenen "yürütmenin durdurulması" (YD) müessesesi, idari işlemlerin icra edilebilirliğini geçici olarak askıya alan istisnai bir koruma mekanizmasıdır. Bu müessesenin yargılama usulü, şartları ve kanun yolları ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin (yıkım, sınır dışı etme vb.) iptali istemiyle açılan davalarda, silahların eşitliği ilkesi gereği idarenin savunması alınmadan hiçbir şekilde yürütmenin durdurulması kararı verilemez.

Cevap

Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda idarenin savunması alınmadan da yürütmenin durdurulması kararı verilebileceğini reddeden ifade yanlıştır.
Doğru cevap, idarenin savunması alınmadan yürütmenin durdurulması kararı verilemeyeceğini savunan ifadedir; çünkü İYUK Madde 27/1027/10 hükmüne göre, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerle ilgili olarak, idarenin savunması alınmaksızın da yürütmenin durdurulması kararı verilebilir. Bu durumda mahkeme, idarenin savunması geldikten sonra YD istemini yeniden değerlendirir.

Adım Adım Çözüm

1
Yürütmenin durdurulması şartlarını kontrol et.
Telafisi güç zarar ve açıkça hukuka aykırılık şartlarının kümülatif (birlikte) gerçekleşmesi gerektiğini doğrula (27/227/2).
Genel kuralın tespiti.
2
İvedi yargılama usulündeki özel durumu incele.
İvedi yargılama (20/A20/A) ve Merkezi Sınav (20/B20/B) usullerinde YD kararlarına itirazın yasak olduğunu doğrula.
Özel yargılama usullerindeki kısıtlamaların kontrolü.
3
Savunma alınmadan karar verme istisnasını değerlendir.
İYUK 27/1027/10 maddesinin, uygulanmakla etkisi tükenecek işlemler için savunma alınmadan YD kararı verilmesine imkan tanıdığını tespit et.
Hukuk sistemindeki acil durum korumasının tespiti.

Anahtar Kavram

İYUK Madde 27 - Savunma Alınmadan Yürütmenin Durdurulması İstisnası
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 84Soru

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) sisteminde, ilk derece mahkemesi kararlarının üst mahkemelerce denetlenmesi ve bu denetim sonucunda verilen kararların ilk derece mahkemeleri üzerindeki hukuki sonuçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Danıştayın temyiz incelemesi sonucunda verdiği bozma kararlarına karşı ilk derece mahkemelerinin direnme (ısrar) yetkisi bulunmamakta olup mahkemeler bu kararlara uymakla yükümlüdür.

Cevap

İdari yargı sisteminde Danıştayın bozma kararlarına karşı direnme yasağı bulunmaktadır; mahkemeler bu kararlara uymakla yükümlüdür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 50. maddesinin 4. fıkrası açık bir hüküm içermektedir: 'Danıştay ilgili dairesinin bozma kararına uyulması zorunludur.' Bu hüküm uyarınca, ilk derece mahkemelerinin (İdare veya Vergi Mahkemeleri) Danıştayın bozma kararına karşı, adli yargıda olduğu gibi kendi kararında 'direnme' (ısrar etme) yetkisi bulunmamaktadır. Mahkeme, dosyayı yeniden ele aldığında Danıştayın bozma gerekçeleri doğrultusunda işlem yapmak ve karar vermekle mükelleftir.

Adım Adım Çözüm

1
Kanun yolunun türünü belirleme
Temyiz incelemesi (Danıştay tarafından yapılan üst denetim)
Uyuşmazlığın en üst mercii olan Danıştayın denetim yetkisini anlamak için.
2
Bozma kararının niteliğini analiz etme
İYUK Madde 50/4: Bozma kararına uyma zorunluluğu
İdari yargıdaki hiyerarşik denetimin hukuki bağlayıcılığını saptamak için.
3
Adli yargı ile karşılaştırma yapma
Direnme (ısrar) hakkının bulunmaması
Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) sistemlerindeki 'direnme' imkanının idari yargıda (İYUK) yer almadığını teyit etmek için.

Anahtar Kavram

İdari Yargıda Direnme Yasağı
Soru 85Soru

1010 Mart 20252025 tarihinde idarenin yürüttüğü bir yol genişletme çalışması (idari eylem) esnasında, kullanılan ağır iş makinelerinin yarattığı sarsıntı nedeniyle konutunun duvarlarında derin çatlaklar oluştuğunu fark eden ve bu durumu aynı gün öğrenen (A), uğradığı zararın tazmini amacıyla 2020 Ağustos 20252025 tarihinde ilgili idareye yazılı başvuruda bulunmuştur. İdare, (A)’nın bu başvurusuna herhangi bir cevap vermeyerek sessiz kalmıştır.

İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) hükümleri, dava açma süreleri ve zorunlu idari başvuru usulü dikkate alındığında, bu uyuşmazlıkla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdarenin sessiz kalmasıyla oluşan zımni ret işlemi üzerine, (A)’nın tam yargı davasını en geç 1818 Kasım 20252025 tarihinde açması gerekmektedir.

Cevap

İdarenin sessiz kalmasıyla oluşan zımni ret işlemi üzerine, davanın en geç 1818 Kasım 20252025 tarihinde açılması gerekmektedir.
İdari eylemlerden (yol çalışması gibi fiziksel icraatlar) dolayı hakları ihlal edilenler, dava açmadan önce idareye başvurmak zorundadır. 2020 Ağustos 20252025 tarihinde yapılan başvuruya idare 3030 gün içinde (1919 Eylül mesai bitimine kadar) cevap vermediğinde zımni ret oluşur. Bu tarihi izleyen günden itibaren başlayan 6060 günlük genel dava açma süresi, takvim hesabı yapıldığında (1111 gün Eylül ++ 3131 gün Ekim ++ 1818 gün Kasım) 1818 Kasım 20252025 tarihinde sona erer.

Adım Adım Çözüm

1
Zorunlu idari başvuru süresini kontrol et.
1010 Mart 20252025 olay tarihi için 11 yıllık başvuru süresi dolmamıştır.
İYUK Madde 1313 gereği idari eylemlerde dava açmadan önce idareye başvurmak zorunludur.
2
İdarenin cevap verme (zımni ret) süresini hesapla.
2020 Ağustos +30+ 30 gün == 1919 Eylül 20252025.
İdareye yapılan başvurularda cevap verme süresi 3030 gündür.
3
Dava açma süresini hesapla.
1919 Eylül +60+ 60 gün == 1818 Kasım 20252025.
Zımni ret tarihini izleyen günden itibaren 6060 günlük genel dava açma süresi başlar. (Eylül'den 1111, Ekim'den 3131, Kasım'dan 1818 gün).

Anahtar Kavram

İdari Eylemlerde Tam Yargı Davası Açma Usulü (İYUK Madde 13)

Daha Fazla Pratik

İdari işlemlerden kaynaklanan tam yargı davalarında İYUK Madde 12'deki seçimlik hakları ve süreleri gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 86Soru

55 Ekim 20252025 tarihinde bir kamu kurumuna ait kimyasal depolama tesisinde teknik bir aksaklık sonucu meydana gelen patlamada, çevreye yayılan atıklar komşu parseldeki seraya zarar vermiştir. Sera sahibi zararı 1010 Ekim 20252025 tarihinde öğrenmiş ve 2020 Kasım 20252025 tarihinde ilgili idareye yazılı başvuruda bulunarak tazminat talep etmiştir. İdare, 1515 Aralık 20252025 tarihinde başvuruyu "tesisin bakımının yapıldığı ancak patlamanın öngörülemez bir teknik metal yorgunluğundan kaynaklandığı" gerekçesiyle reddederek bu kararı aynı gün ilgiliye tebliğ etmiştir.

Bu olayla ilgili idarenin sorumluluk rejimi ve açılacak tam yargı davası süreci hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olayda idarenin tehlike ilkesine dayalı kusursuz sorumluluğu mevcut olup, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 6060 günlük süre içinde, en geç 1313 Şubat 20262026 mesai bitimine kadar dava açılmalıdır.

Cevap

İdarenin tehlikeli bir işletme işletmesi nedeniyle kusursuz sorumluluğu (tehlike ilkesi) söz konusudur ve tebliğden itibaren başlayan 60 günlük yasal süre 1313 Şubat 20262026 tarihinde sona ermektedir.
Kimyasal tesis işletilmesi doğası gereği tehlikeli bir faaliyet olduğu için idarenin sorumluluğu tehlike ilkesine (kusursuz sorumluluk) dayanır. İdari eylem neticesinde oluşan zararda idareye başvuru zorunludur (2020 Kasım başvurusu uygundur). İdare başvuruyu 1515 Aralık'ta tebliğle reddettiği için bu tarihten itibaren 6060 gün içinde dava açılmalıdır. 1515 Aralık'tan itibaren 1616 (Aralık) + 3131 (Ocak) + 1313 (Şubat) = 6060 gün hesabı ile son gün 1313 Şubat 20262026 olur.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın niteliğini ve sorumluluk rejimini belirle.
Kimyasal depolama tesisi gibi patlama riski taşıyan faaliyetler idarenin 'Tehlike İlkesi' uyarınca kusursuz sorumluluğunu doğurur.
Tehlikeli maddelerin veya tesislerin işletilmesi, idareye kusurundan bağımsız bir tazmin yükümlülüğü yükler.
2
Usuli süreci (İYUK Madde 13) kontrol et.
Zararı öğrenme (1010 Ekim) tarihinden itibaren 11 yıl içinde idareye başvuru yapılması zorunludur. Başvuru (2020 Kasım) süresindedir.
İdari eylemlerden (patlama) kaynaklanan zararlarda idari başvuru, dava şartıdır.
3
Dava açma süresini hesapla.
İdarenin ret kararı 1515 Aralık 20252025 tarihinde tebliğ edilmiştir. 6060 günlük dava süresi 1616 Aralık'ta başlar.
İdari başvurunun reddi üzerine genel dava açma süresi olan 60 gün işlemeye başlar.
4
Takvim hesaplamasını yap.
Aralık ayından 1616 gün, Ocak ayından 3131 gün geçtiğinde toplam 4747 gün olur. 6060 güne tamamlamak için Şubat ayından 1313 gün eklenir (1313 Şubat 20262026).
Süreler gün olarak belirlendiğinde takvim günleri tek tek hesaplanır.

Anahtar Kavram

Tam Yargı Davalarında Tehlike İlkesi ve İYUK 13. Madde Süreleri
Soru 87Soru

25772577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (I˙YUKİYUK) kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla uygulanan "re’sen araştırma ilkesi" ve bu ilkenin idari yargıdaki "ispat" kuralları ile olan etkileşimi dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuksal açıdan doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Re’sen araştırma ilkesi uyarınca mahkeme, tarafların ileri sürdüğü hukuksal sebeplerle bağlı olmaksızın işlemin tüm unsurlarını denetleyebilir; ancak bu durum davacının talep sonucuyla bağlılık kuralını ortadan kaldırmaz ve mahkemece dava konusu edilmeyen bir işlemin iptaline karar verilemez.

Cevap

İdari yargıda mahkeme, tarafların ileri sürdüğü hukuki sebeplerle bağlı olmaksızın re'sen inceleme yapabilir; ancak davacının talep sonucu (neye karar verilmesini istediği) ile bağlıdır ve uyuşmazlığın kapsamı dışına çıkamaz.
İdari yargılama hukukunda re’sen araştırma ilkesi, mahkemenin maddi gerçeğe ulaşmak için tarafların iddialarıyla sınırlı kalmadan işlemin tüm unsurlarını denetleyebilmesini ifade eder (Jura Novit Curia ilkesinin genişletilmiş hali). Ancak bu yetki, uyuşmazlığın sınırlarını çizen "talep sonucu" ile sınırlıdır. Örneğin, bir memur sadece disiplin cezasının iptalini istemişse, mahkeme bu cezanın dayanağı olan yönetmeliği re'sen iptal edemez; sadece o işlemin (cezanın) tüm unsurlarını kendiliğinden denetleyebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Re'sen araştırma ilkesinin kapsamını belirle.
İdari yargıç, tarafların sunduğu deliller ve hukuki argümanlarla sınırlı değildir; maddi gerçeği bulmak için her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar.
I˙YUKİYUK madde 2020 uyarınca idari yargılamada "kendiliğinden araştırma" esastır.
2
Taleple bağlılık kuralı ile etkileşimi incele.
Yargıç, işlemin hukuka aykırılığını tespit ederken davacının dilekçesinde yazmayan unsurları (örneğin yetki aşımı) dikkate alabilir; ancak davacının iptalini istemediği bir başka işlemi iptal edemez.
I˙YUKİYUK madde 22 ve genel usul kuralları uyarınca mahkemeler talep sonucunu (petitum) aşamaz (ultra petita yasağı).
3
İspat vasıtalarındaki istisnaları değerlendir.
İdari yargıda "yazılılık" esas olduğundan ve re'sen araştırma ilkesi uygulandığından, HMKHMK'dan farklı olarak tanık dinlenmesi ve yemin teklifi mümkün değildir.
I˙YUKİYUK madde 3131 atfı, tanık ve yemin delillerini hariç tutmuştur.

Anahtar Kavram

Re'sen Araştırma ve Taleple Bağlılık Dengesi

Daha Fazla Pratik

İdari yargılama usulünde re'sen araştırma ilkesinin bir istisnası olan 'taleple bağlılık' kuralının, tam yargı davalarındaki tazminat miktarı yönünden sonuçlarını (Islah ve Ek Dava) inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 88Soru

Bir idare mahkemesinde görülmekte olan bir davada, davacı şirket aleyhine tesis edilen idari işlemin hukuka aykırı olduğunu iddia etmektedir. Dava dosyası tekemmül ettikten (dilekçeler aşaması tamamlandıktan) sonra mahkeme, uyuşmazlığın maddi temelini aydınlatabilmek amacıyla, tarafların dilekçelerinde hiç değinmediği bir teknik denetim raporunun ilgili kamu kurumundan istenmesine karar vermiştir. Davacı taraf ise mahkemenin bu ara kararına itiraz ederek; dilekçeler aşamasının bittiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca delil bildirme sürelerinin hak düşürücü nitelikte olduğunu ve mahkemenin tarafların dayanmadığı bir delili kendiliğinden araştıramayacağını ileri sürmüştür.

İdari yargılama usulüne egemen olan ilkeler ve ispat kuralları dikkate alındığında, bu olayla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi hukuken doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari yargıda taraflar arasında hukuki eşitlik bulunmadığından ve maddi gerçeğe ulaşılması hedeflendiğinden 're'sen araştırma ilkesi' geçerlidir; mahkeme HMK'daki delil bildirme süreleriyle bağlı olmaksızın gerekli belgeleri kendiliğinden toplayabilir.

Cevap

İdari yargıda maddi gerçeğe ulaşılması esas olduğundan mahkemenin re'sen araştırma ilkesi gereği HMK'daki katı delil bildirme sürelerine bağlı kalmaksızın her aşamada belge toplayabileceğini belirten seçenektir.
İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca idari yargının en temel özelliklerinden biri 're'sen araştırma ilkesi'dir. İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun denetiminde kamusal bir menfaat bulunur. Davacı birey, kamu gücüyle donatılmış idare karşısında delil toplama konusunda dezavantajlıdır. Bu nedenle mahkeme, iddia ve savunmalarla veya tarafların sunduğu delillerle sınırlı kalmayıp, maddi gerçeği bulmak için davanın her aşamasında belge isteyebilir, bilirkişi atayabilir veya keşif yapabilir. Bu durum, adli yargıda (HMK'da) uygulanan 'taraflarca getirilme ilkesi' ve katı delil sunma sürelerinin idari yargıda aynen uygulanamayacağı anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki temel uyuşmazlığı ve davacı itirazının dayanağını tespit et.
Davacı, HMK'daki kesin delil bildirme sürelerinin geçtiğini ve mahkemenin tarafların bahsetmediği bir delili kendiliğinden toplayamayacağını iddia etmektedir.
İdari yargı usulü (İYUK) ile adli yargı usulü (HMK) arasındaki temel farkın anlaşılması gerekir.
2
İdari yargılama hukukunda ispat ve delil toplama yetkisini (re'sen araştırma ilkesi) analiz et.
İdari yargıda idare ve birey arasında güç eşitsizliği bulunduğundan, maddi gerçeği ortaya çıkarmak adına mahkeme tarafların iddia ve delilleriyle bağlı değildir (re'sen araştırma ilkesi).
Bu ilke, zayıf olan bireyi korur ve hukuka uygunluk denetiminin eksiksiz yapılmasını sağlar.
3
Re'sen araştırma ilkesinin HMK süreleriyle ilişkisini değerlendir.
HMK'daki ön inceleme veya dilekçeler teatisi sonrası getirilen katı delil sunma yasakları ve hak düşürücü süreler, re'sen araştırma ilkesinin doğası gereği idari yargıda aynı katılıkta uygulanamaz.
Mahkeme dosyayı aydınlatmak için davanın her aşamasında (karar verilene kadar) delil araştırabilir.

Anahtar Kavram

İdari yargılamada re'sen araştırma ilkesi ve ispat
Soru 89Soru

Enerji yatırımları kapsamında bir bölgede gerçekleştirilen acele kamulaştırma işlemine karşı taşınmaz maliki tarafından iptal davası açılmıştır. Davaya bakan idare mahkemesi, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair nihai kararını taraflara tebliğ etmiştir.

Türk idari yargılama hukukuna göre, davacı taşınmaz malikinin söz konusu nihai karara karşı başvurabileceği olağan kanun yolu ve süresi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Danıştay nezdinde temyiz yoluna başvurulmalıdır.

Cevap

İvedi yargılama usulüne tabi olan acele kamulaştırma davalarında verilen kararlara karşı istinaf yolu kapalıdır ve kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde doğrudan Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulmalıdır.
İdari yargılama mevzuatına göre acele kamulaştırma işlemleri ivedi yargılama usulüne tabidir. İvedi yargılama usulünde idare mahkemeleri tarafından verilen nihai kararlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. Bu kararlara karşı, kararın tebliğini izleyen günden itibaren on beş gün içinde doğrudan Danıştay'a temyiz yoluna başvurulması gerekmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Dava konusu işlemin hangi yargılama usulüne tabi olduğunu tespit etmek
Acele kamulaştırma işlemleri, idari yargılama mevzuatı uyarınca 'İvedi Yargılama Usulü'ne tabidir.
Uyuşmazlıkta uygulanacak kanun yolu ve süreleri, davanın tabi olduğu yargılama usulüne göre değişiklik gösterir.
2
İvedi yargılama usulünde kanun yollarını belirlemek
İvedi yargılama usulünde istinaf aşaması öngörülmemiştir. İdare mahkemesinin nihai kararlarına karşı doğrudan temyiz yoluna gidilir.
Kanun koyucu, belli konulardaki uyuşmazlıkların hızla çözümlenmesi amacıyla istinaf derecesini atlayarak doğrudan Danıştay incelemesini öngörmüştür.
3
İvedi yargılama usulündeki özel kanun yolu süresini uygulamak
Temyiz süresi genel usulde 30 gün iken, ivedi yargılama usulünde kararın tebliğinden itibaren 15 gündür.
Özel usul kuralları genel usul kurallarına göre öncelikli olarak uygulanır.

Anahtar Kavram

İvedi Yargılama Usulünde Kanun Yolları ve Süreleri
Soru 90Soru

İdari yargılama usulünde, dava dilekçeleri üzerinde yapılan ilk inceleme, davanın esasına girilmeden önce usuli eksikliklerin saptandığı ve belirli bir sırayla yapılması gereken kritik bir aşamadır.

25772577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 1414. maddesinde düzenlenen "ilk inceleme" sırası dikkate alındığında; bir idare mahkemesinin, önüne gelen bir iptal davasında hem "ehliyet" hem de "süre aşımı" yönünden eksiklik saptaması durumunda, mahkemenin öncelikle karar vermesi gereken husus ve bu mahkemelerdeki genel dava açma süresi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mahkeme öncelikle ehliyet yönünden bir karar vermelidir ve idare mahkemelerinde genel dava açma süresi 60 gündür.

Cevap

Mahkeme öncelikle ehliyet yönünden karar vermelidir ve idare mahkemelerinde genel dava açma süresi 60 gündür.
Dava açma süreleri ve ilk inceleme usulü 25772577 sayılı İYUK'ta net bir şekilde tanımlanmıştır. Kanunun 1414. maddesine göre, mahkeme dilekçeleri incelerken ehliyet (3. sıra) şartının gerçekleşip gerçekleşmediğine, süre aşımı (5. sıra) şartından önce bakmak zorundadır. Ayrıca İdare Mahkemeleri için öngörülen genel dava açma süresi 6060 gündür. Bu iki bilginin birleştiği seçenek doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
İYUK m. 14'teki ilk inceleme sırasını analiz etme
Sıralama: 1-Görev/Yetki, 2-Merci Tecavüzü, 3-Ehliyet, 4-İşlemin Kesinliği, 5-Süre Aşımı, 6-Husumet, 7-Dilekçe Uygunluğu.
Dava dilekçesindeki birden fazla usuli eksikliğin hangisinin önce karara bağlanacağını belirlemek için kanuni sıraya bakılmalıdır.
2
Ehliyet ve süre aşımı maddelerini karşılaştırma
Ehliyet 3. sırada, süre aşımı 5. sıradadır.
Kanuni hiyerarşide daha üstte olan ehliyet eksikliği, süre aşımından önce incelenir ve davanın reddine bu gerekçeyle karar verilir.
3
İdare mahkemesi için genel dava açma süresini belirleme
İdare mahkemelerinde genel süre 60 gündür.
İYUK m. 7 uyarınca vergi mahkemelerinde 30, Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük süreler öngörülmüştür.

Anahtar Kavram

İYUK m. 14 İlk İnceleme Hiyerarşisi ve m. 7 Genel Dava Açma Süreleri

Daha Fazla Pratik

İdari merci tecavüzü durumunda mahkemenin vereceği 'dilekçenin görevli mercie tevdii' kararının süre aşımı üzerindeki etkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 91Soru

2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun uyarınca; ilk derece mahkemeleri olan idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı yapılan istinaf başvurularını incelemekle görevli olan idari yargı mercii aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bölge İdare Mahkemesi

Cevap

Bölge İdare Mahkemesi
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/A maddesine göre Bölge İdare Mahkemeleri; idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurularını inceleyip karara bağlamakla görevlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Yargılama derecelerini belirleyin.
İdari yargı; ilk derece (İdare/Vergi), ikinci derece/istinaf (Bölge İdare) ve üst derece/temyiz (Danıştay) olmak üzere üçlü bir yapıya sahiptir.
Soruda ilk derece mahkemesi kararlarının bir üst seviyedeki inceleme mercii sorulmaktadır.
2
Kanun yolu kavramını eşleştirin.
İstinaf incelemesi, Bölge İdare Mahkemeleri tarafından yürütülen bir kanun yoludur.
2576 sayılı Kanun'un 1. ve 3/A maddeleri uyarınca Bölge İdare Mahkemeleri istinaf başvurularını sonuçlandırır.

Anahtar Kavram

İdari Yargı Teşkilatında İstinaf Mercii
Soru 92Soru

25772577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (I˙YUKİYUK) 20/A20/A maddesinde düzenlenen "ivedi yargılama usulüne" tabi bir uyuşmazlıkta, yürütmenin durdurulması (YDYD) istemi hakkında verilen kararlar ve izlenecek prosedürle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararlara karşı hiçbir mercie itiraz edilemez.

Cevap

İvedi yargılama usulünde yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı itiraz yolu kapalıdır.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A20/A maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi, ivedi yargılama usulüne tabi uyuşmazlıklarda yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı herhangi bir mercie itiraz edilemeyeceğini açıkça hükme bağlamıştır. Bu durum, yargılama sürecini hızlandırmak amacıyla getirilmiş bir istisnadır.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlığın tabi olduğu yargılama usulünü tespit et.
Dava, I˙YUKİYUK madde 20/A20/A kapsamında düzenlenen "İvedi Yargılama Usulü"ne tabidir.
Soru kökünde işlemin ivedi yargılama usulüne tabi olduğu belirtilmiştir.
2
İvedi yargılama usulüne özgü kanun yolu kısıtlamalarını incele.
I˙YUKİYUK madde 20/A20/A fıkra 1/g1/g uyarınca "Yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararlara itiraz edilemez."
Bu usulde amaç, ihale ve özelleştirme gibi kamu ekonomisini doğrudan etkileyen süreçleri en kısa sürede kesinliğe kavuşturmaktır.
3
Genel yürütmenin durdurulması şartlarını kontrol et.
I˙YUKİYUK madde 2727'deki kümülatif şartlar (hukuka aykırılık + telafisi güç zarar) ivedi yargılama için de geçerlidir ancak itiraz yasağı bu usule özeldir.
Kanunda aksi belirtilmedikçe genel hükümler uygulanır ancak madde 20/A20/A itiraz konusunda özel hüküm (lex specialis) içerir.

Anahtar Kavram

İvedi Yargılama Usulünde Kanun Yolu Sınırlandırması

Daha Fazla Pratik

İvedi yargılama usulü ile merkezi sınavlara ilişkin yargılama usulü (Madde 20/B) arasındaki kanun yolu (itiraz/temyiz) farklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 93Soru

İdari yargılama hukuku kuralları uyarınca, idare veya vergi mahkemelerinin verdiği bir karara karşı istinaf ya da temyiz yoluna başvurulmuş olmasının, söz konusu kararın yürütülmesi (icrası) üzerindeki temel hukuki etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kanun yoluna başvurulması, kural olarak mahkeme kararının yürütülmesini durdurmaz.

Cevap

İdari yargıda kanun yollarına (istinaf veya temyiz) başvurulmuş olması, kural olarak mahkeme kararının yürütülmesini durdurmaz.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 'Temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olmasının yürütmeye etkisi' başlıklı 52. maddesinin 1. fıkrasına göre; temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olması, mahkeme kararının yürütülmesini durdurmaz. Bu temel kuralın amacı, idari yargı kararlarının idare tarafından geciktirilmeksizin uygulanmasını sağlamaktır. Yürütmenin durdurulabilmesi için, karara karşı kanun yoluna başvuran tarafın ayrıca 'yürütmenin durdurulması' talebinde bulunması ve mahkemenin de bu talebi kabul etmesi gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
İdari yargı kararlarına karşı kanun yollarına başvurulmasının sonuçlarını değerlendirmek.
İstinaf veya temyiz başvurusu yapıldığı tespit edilir.
Kararın icra edilebilirliği ile kanun yolu arasındaki ilişkiyi belirlemek için bu tespit gereklidir.
2
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 52. maddesinin 1. fıkrasındaki kuralı uygulamak.
Kanun yoluna başvurulmasının yürütmeyi kendiliğinden durdurmadığı sonucuna varılır.
İdari yargı kararlarının kamu yararı gereği hızlıca uygulanması ilkesini teyit etmek için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

İdari yargıda kanun yolu başvurusunun kararın yürütülmesine etkisi
Tahmini Süre:40s
Soru 94Soru

İdari yargılama hukukunda, mahkemenin uyuşmazlığın çözümü için gerekli gördüğü her türlü delili tarafların istemine bakmaksızın kendiliğinden toplamasını ifade eden re'sen araştırma ilkesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dava açıldıktan sonra davacı, iddialarını ispatlamak için mahkemeye 22 hafta içerisinde kesin bir 'delil listesi' sunmak zorundadır.

Cevap

İdari yargıda davanın başında tarafların 22 hafta içinde delil listesi sunma zorunluluğu olduğu yönündeki ifade yanlıştır.
Doğru yanıt olan seçenek, idari yargılama usulünde yer almayan, ancak hukuk yargılamasında (HMKHMK) uygulanan bir kuralı ifade etmektedir. İdari yargıda re'sen araştırma ilkesi uyarınca mahkeme delilleri kendiliğinden topladığı için, tarafların davanın başında belirli bir sürede kesin bir delil listesi sunma zorunluluğu bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İdari yargıdaki temel yargılama ilkesini belirle.
İdari yargıda re'sen araştırma ilkesi geçerlidir; mahkeme delilleri kendiliğinden toplar.
Mahkemenin pasif kalmayıp maddi gerçeği araştırması kamu yararının bir gereğidir.
2
25772577 sayılı I˙YUKİ\text{YUK} ile HMKHMK arasındaki usul farklarını karşılaştır.
İdari yargıda yemin yasağı vardır ve 3030 günlük belge isteme süresi uygulanır.
İdari yargılama yazılı ve kendiliğinden işleyen bir süreçtir.
3
Seçeneklerdeki süre ve yöntemleri denetle.
22 hafta içinde delil listesi sunma zorunluluğunun hukuk mahkemelerine özgü olduğu tespit edilir.
İdari yargıda taraflar her zaman delil sunabilir ancak mahkeme buna bağlı değildir ve davanın başında kesin bir liste sunma şartı bulunmaz.

Anahtar Kavram

Re'sen Araştırma İlkesi ve İspat Vasıtaları

Daha Fazla Pratik

İdari yargıda tanık dinlenmesinin hangi durumlarda (istisnai olarak tam yargı davalarında) mümkün olabileceğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 95Soru

2020 Kasım 20252025 tarihinde belediye otobüsünün fren arızası nedeniyle yaptığı kazada yaralanan ve tedavi süreci sonunda kalıcı maluliyet oranını 1010 Ocak 20262026 tarihinde öğrenen kişi, uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini amacıyla bir tam yargı davası açmak istemektedir.

25772577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (I˙YUKİYUK) hükümleri uyarınca, bu olayla ilgili olarak hak arama yolu ve süreleri hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kişi, zararı öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde ilgili idareye başvurarak hakkının yerine getirilmesini istemeli; bu başvurunun reddi üzerine dava açmalıdır.

Cevap

İdari eylem nedeniyle hakları ihlal edilen kişi, zararı öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde idareye başvurmalı ve bu başvurunun reddi durumunda dava açmalıdır.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 1313. maddesine göre, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu başvuru, tam yargı davaları için getirilmiş zorunlu bir idari başvuru yoludur. Olayda kişi zararı 1010 Ocak 20262026 tarihinde öğrendiği için bu tarihten itibaren bir yıl içinde idareye başvurmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın hukuki niteliğini tespit etme.
Belediye otobüsünün kaza yapması bir "idari eylem" (idarenin fiili bir hareketi) niteliğindedir.
Tam yargı davasına konu olacak uyuşmazlığın kaynağını belirlemek usul kurallarını netleştirir.
2
I˙YUKİYUK Madde 1313 uyarınca ön başvuru şartını kontrol etme.
İdari eylemlerden dolayı dava açılmadan önce idareye başvurulması zorunludur.
İdari işlemlerden farklı olarak eylemlerde doğrudan dava açma imkanı bulunmamaktadır.
3
Başvuru süresini hesaplama.
Zararın öğrenildiği 1010 Ocak 20262026 tarihinden itibaren 11 yıl içinde idareye başvurulmalıdır.
Kanun, idari eylemlerde öğrenme tarihinden itibaren 1 yıl ve her halükarda eylem tarihinden itibaren 5 yıllık süre öngörmüştür.

Anahtar Kavram

İdari eylemlerde tam yargı davası açılmadan önce idareye başvurulması zorunlu bir dava şartıdır (İYUK m. 13).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 96Soru

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 51. maddesinde düzenlenen "Kanun Yararına Temyiz" müessesesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş bulunan kararların, yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade etmesi durumunda başvurulan bir yoldur.

Cevap

Kanun yararına temyiz; istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş bulunan ve yürürlükteki hukuka aykırı sonuçlar içeren kararlara karşı başvurulan olağanüstü bir kanun yoludur.
İstinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş ve hukuka aykırı kararlara karşı başvurulan yolun Kanun Yararına Temyiz olduğu ifadesi İYUK madde 51 ile tam uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Kararın niteliğini belirlemek
İstinaf veya temyiz aşamasından geçmeden kesinleşmiş olması gerekir.
Olağan kanun yolları tükendiği veya bu yollara hiç başvurulamadığı durumlarda hukuk düzenini korumak için başvurulur.
2
Başvuru makamını kontrol etmek
Danıştay Başsavcısı.
Toplumsal menfaat ve hukukun birliğini koruma görevi Başsavcıya verilmiştir.
3
Kararın etkisini analiz etmek
Karar bozulsa dahi tarafların mevcut haklarını etkilemez.
Kesin hükmün otoritesini sarsmamak ancak yanlış hukuk uygulamasını işaret etmek amaçlanır.

Anahtar Kavram

Kanun Yararına Temyiz (İYUK m. 51)
Soru 97Soru

25772577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na (I˙YUKİYUK) göre, kesinleşmiş bir mahkeme kararına karşı başvurulabilen olağanüstü bir kanun yolu olan "yargılamanın yenilenmesi" müessesesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mahkemenin görev ve yetki kurallarına aykırı bir şekilde davanın esasına girip karar vermiş olması bir yargılamanın yenilenmesi sebebidir.

Cevap

Mahkemenin görev ve yetki kurallarına aykırı bir şekilde davanın esasına girerek karar vermiş olması, yargılamanın yenilenmesi sebebi değil, bir temyiz sebebidir.
Görev ve yetki kurallarına aykırılık, 25772577 sayılı I˙YUKİYUK madde 4949 uyarınca açık bir temyiz (bozma) sebebidir. Yargılamanın yenilenmesi ise madde 5353'te sınırlı sayıda sayılan (numerus clausus) hallerde başvurulabilen olağanüstü bir yoldur ve görev/yetki aykırılığı bu sebepler arasında yer almaz.

Adım Adım Çözüm

1
Yargılamanın yenilenmesi sebeplerini analiz et.
I˙YUKİYUK Madde 5353 kapsamında; sahtelik, hile, AİHM ihlal kararı, kesin hüküm ve yasaklı hakimin katılımı gibi sınırlı sayıda sebep sayılmıştır.
Olağanüstü kanun yolları ancak kanunda sınırlı olarak belirtilen hallerde uygulanabilir.
2
Temyiz incelemesi sebeplerini hatırla.
I˙YUKİYUK Madde 4949 uyarınca; görev ve yetki dışı işlere bakılması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hataları temyiz bozma nedenleridir.
Hangi hukuka aykırılığın hangi kanun yoluna konu olacağını ayırt etmek gerekir.
3
Görev ve yetki aykırılığının statüsünü belirle.
Görev ve yetki kurallarına aykırılık, kararın hukukiliğini denetleyen 'temyiz' aşamasının konusudur; kesinleşmiş kararlar için öngörülen 'yargılamanın yenilenmesi' kapsamında değildir.
Yargılamanın yenilenmesi yolu, hukuki yorum hatalarından ziyade kararın temelindeki maddi vakıa ve dürüstlük ihlallerini (sahtelik, hile vb.) düzeltmeyi amaçlar.

Anahtar Kavram

Olağan ve Olağanüstü Kanun Yolları Ayrımı

İpuçları

1
Yargılamanın yenilenmesi (iade-i muhakeme) kesinleşmiş kararlar içindir; temyiz ise kesinleşmemiş kararların hukuki denetimi içindir.
2
Görev ve yetki gibi usul kurallarına aykırılıklar genellikle 'bozma' (temyiz) nedenidir.

Daha Fazla Pratik

İstinaf ve temyiz incelemesinin kapsam farklarını (vakıa denetimi vs. hukukilik denetimi) gözden geçiriniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 98Soru

Bir kamu kurumu çalışanı, kurum içi tesis edilen bir atama işleminin iptali istemiyle idare mahkemesinde dava açmıştır. İdare mahkemesi, dilekçe üzerinde yaptığı ilk inceleme sonucunda davacının söz konusu işlemle 'kişisel, meşru ve güncel bir menfaat bağının bulunmadığı' (ehliyet şartı eksikliği) gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Davacı, bu karara karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesini yapan bölge idare mahkemesi ise davacının dava açma ehliyetinin bulunduğunu tespit etmiş ve istinaf başvurusunu haklı bulmuştur.

Buna göre, güncel İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) hükümlerine göre bölge idare mahkemesinin tesis etmesi gereken karar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mahkeme kararını kaldırarak dosyayı yeniden bir karar verilmek üzere kararı veren idare mahkemesine göndermek

Cevap

Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararı kaldırarak dosyayı yeniden bir karar verilmek üzere kararı veren idare mahkemesine göndermelidir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 45. maddesinin 5. fıkrasına göre; bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulursa, mahkeme kararını kaldırarak dosyayı yeniden karar verilmek üzere mahkemesine gönderir. Bu gönderme kararları kesindir. Olayda da dava ilk inceleme aşamasında (ehliyet yönünden) reddedildiği için BİM esasa girip karar veremez, dosyayı ilk derece mahkemesine geri göndermekle yükümlüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Davanın hangi aşamada reddedildiğini tespit et
Dava, esastan değil, ilk inceleme (ehliyet yönünden) aşamasında reddedilmiştir.
İYUK'a göre mahkemenin esastan verdiği kararlar ile ilk inceleme üzerine verdiği kararların istinaf incelemesindeki usulleri farklıdır.
2
İstinaf merciinin (BİM) ilk inceleme kararlarına karşı yetkisini belirle
İYUK Madde 45/5 kuralı uygulanır: İstinaf başvurusu haklı bulunursa BİM esasa girip karar veremez.
İlk derece mahkemesi henüz uyuşmazlığın esasını (maddi olguları) incelemediği için, iki dereceli yargılanma hakkının ihlal edilmemesi adına esastan inceleme ilk derece mahkemesince yapılmalıdır.
3
Kanunda öngörülen hukuki sonucu uygula
Bölge idare mahkemesi, ehliyet ret kararını kaldırarak dosyayı mahkemesine (kararı veren idare mahkemesine) kesin olarak geri gönderir.
Kanun koyucu, ilk inceleme meselelerindeki haklılık durumunda dosyanın esastan karara bağlanması için kararı veren mahkemeye iade edilmesini emretmiştir.

Anahtar Kavram

İstinaf İncelemesinde Verilecek Kararlar ve İlk İnceleme İstisnası
Soru 99Soru

25772577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 2828. maddesi uyarınca, idari yargı mercilerince verilen iptal veya yürütmenin durdurulması kararlarının idare tarafından uygulanması süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari yargı mercilerince verilen bir iptal kararının idare tarafından uygulanabilmesi için, söz konusu kararın kanun yolu incelemesinden geçerek kesinleşmiş olması şarttır.

Cevap

İdari yargı kararlarının uygulanabilmesi için kesinleşme şartı aranmaz; kararlar tebliğ ile birlikte derhal (en geç 3030 gün içinde) uygulanmalıdır.
İdari yargı düzeninde mahkeme kararları, idareye tebliğ edildikleri andan itibaren hüküm ve sonuç doğururlar. 25772577 sayılı İYUK'un 5252. maddesi uyarınca, bir karara karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulmuş olması, o kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle idarenin kararı uygulamak için kararın kesinleşmesini bekleme lüksü yoktur; tebliğden itibaren en geç 3030 gün içinde gereğini yapmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kararın uygulanma zamanını belirle
İYUK m. 2828 uyarınca tebliğden itibaren süreç başlar.
İdari yargıda genel kural, kanun yoluna başvurmanın kararın yürütmesini durdurmamasıdır.
2
Kesinleşme şartını sorgula
Kararın uygulanması için kesinleşme zorunlu değildir.
Vatandaşın hak arama özgürlüğü ve yargı kararlarının etkinliği gereği idare, tebliğle birlikte kararın gereğini yapmalıdır.

Anahtar Kavram

İdari Yargı Kararlarının Derhal Uygulanabilirliği İlkesi
Tahmini Süre:50s
Soru 100Soru

İdari yargı mercilerince verilen iptal ve yürütmenin durdurulması kararlarının idare tarafından yerine getirilmesi süreciyle ilgili olarak 25772577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) hükümleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdare, mahkeme kararlarının icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur; bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak 3030 günü geçemez.

Cevap

İdare, yargı kararlarının gereklerini gecikmeksizin ve kararın tebliğinden itibaren en geç otuz gün içinde yerine getirmekle yükümlüdür.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2828. maddesinin 11. fıkrasına göre; Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Bu kural emredici niteliktedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlgili kanun maddesini tespit etme
25772577 sayılı İYUK'un 2828. maddesi, kararların sonuçları ve uygulanmasını düzenler.
Yargı kararlarının uygulanma usulü ve süreleri bu maddede açıkça belirtilmiştir.
2
Süre sınırını ve uygulama zorunluluğunu analiz etme
İdarenin kararın tebliğinden itibaren 3030 günlük bir azami süresi olduğu ve bu kararları değiştirmeden uygulama zorunluluğu olduğu görülür.
Anayasa ve kanun gereği yargı kararları idareyi bağlar ve geciktirilemez.

Anahtar Kavram

İdari yargı kararlarının uygulanmasında 30 günlük azami süre ve idarenin bağlı yetkisi.

İpuçları

1
İdarenin mahkeme kararlarını yerine getirmek için uyması gereken azami bir takvim günü sınırı vardır.

Daha Fazla Pratik

İdari yargı kararlarının uygulanmaması durumunda açılabilecek tazminat davalarını ve idarenin kusursuz sorumluluğu ile ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
ÖncekiSayfa 5 / 8Sonraki
İdari Yargı Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 5 | Examkin