Kamu Yönetiminde Çağdaş Yaklaşımlar

189 soru

Soru 41Soru

Kamu yönetiminde 1980'li yıllarda yükselen Yeni Kamu İşletmeciliği (NPM) piyasa temelli mekanizmalara ve verimliliğe odaklanırken, 1990'lı yıllardan itibaren tartışılmaya başlanan Yönetişim (Governance) yaklaşımı daha çok aktörler arası etkileşimi ve ağ yapılarını vurgulamıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi yönetişim yaklaşımını Yeni Kamu İşletmeciliği'nden ayıran temel özelliklerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karar alma ve uygulama süreçlerinin hiyerarşi veya piyasa yerine, aktörler arası yatay etkileşime dayalı 'politika ağları' üzerinden şekillenmesi

Cevap

Karar alma ve uygulama süreçlerinin hiyerarşi veya piyasa yerine, aktörler arası yatay etkileşime dayalı 'politika ağları' üzerinden şekillenmesi yönetişim yaklaşımının en temel ayırt edici özelliğidir.
Yönetişim yaklaşımı, toplumsal sorunların çözümünde devletin tek başına hiyerarşik bir güç kullanması yerine; sivil toplum, özel sektör ve kamu kurumları arasında kurulan 'politika ağları' ve müzakere süreçlerini temel alır. Bu yatay etkileşim biçimi, onu hem geleneksel hiyerarşiden hem de NPM'nin rekabetçi piyasa modelinden ayıran en temel özelliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Yeni Kamu İşletmeciliği (NPM) ve Yönetişim yaklaşımlarının temel odaklarını karşılaştırın.
NPM piyasa, rekabet ve müşteri odaklıyken; Yönetişim ağ (network), katılım ve paydaş odaklıdır.
Soruda istenen 'ayırt edici farkı' bulmak için her iki kuramın 'koordinasyon mekanizmasını' anlamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki kavramların hangi kurama ait olduğunu analiz edin.
'Piyasa', 'Müşteri' ve 'Ajanslaşma' kavramları NPM ile; 'Ağ' ve 'Yatay etkileşim' kavramları Yönetişim ile eşleşir.
Kavramsal ayrıştırma, çeldiricileri eleyerek doğru sonuca ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Yönetişimin (Governance) koordinasyon mekanizması, hiyerarşi (devlet) veya piyasadan (NPM) farklı olarak 'Ağlar' (Networks) üzerine kuruludur.
Soru 42Soru

Modern kamu yönetimi anlayışında önemli bir yere sahip olan iyi yönetişim (good governance); devlet, özel sektör ve sivil toplum arasındaki etkileşimi, iş birliğini ve demokratik değerleri merkeze alan bir yaklaşımı ifade etmektedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi iyi yönetişimin temel ilkeleri arasında yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Katı hiyerarşik yapı

Cevap

Katı hiyerarşik yapı, iyi yönetişimin bir ilkesi değil; aksine geleneksel bürokratik yönetimin temel bir özelliğidir.
Doğru yanıt olan katı hiyerarşik yapı, geleneksel yönetim anlayışının ve Weber'in bürokrasi modelinin belirgin bir özelliğidir. İyi yönetişim ise hiyerarşinin azaldığı, kararların farklı paydaşlarla (STK, özel sektör) birlikte alındığı 'ağ yönetimi' (network governance) anlayışına dayanır.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Analizi
İyi yönetişim; katılım, şeffaflık ve hesap verebilirlik odaklı modern bir yönetim modelidir.
Soruda istenen 'yer almayan' ilkeyi bulmak için önce kavramın kapsamı netleştirilmelidir.
2
İlkelerin Taranması
Katılımcılık, şeffaflık, hesap verebilirlik ve hukukun üstünlüğü evrensel yönetişim ilkeleridir.
Seçeneklerdeki kavramların iyi yönetişim literatüründeki (BM, Dünya Bankası vb.) yerini belirlemek gerekir.
3
Karşılaştırma ve Eleme
Katı hiyerarşi, yatay ve ağ tipi örgütlenmeyi savunan yönetişim anlayışıyla çelişir.
Geleneksel bürokrasi ile çağdaş yönetişim arasındaki farkı ortaya koyarak doğru yanıta ulaşılır.

Anahtar Kavram

İyi yönetişim, klasik bürokrasinin aksine esnek, katılımcı ve şeffaf bir yapı öngörür.
Tahmini Süre:45s
Soru 43Soru

Yeni Kamu İşletmeciliği (YKİ) paradigmasında, geleneksel bürokratik yönetim modelinden farklı olarak savunulan "profesyonel yönetim" (professional management) ilkesinin, yöneticinin rolü ve hesap verebilirlik mekanizmaları üzerindeki temel etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yöneticilere girdi ve süreç denetimi yerine, çıktı ve performans hedefleri doğrultusunda geniş bir hareket alanı sağlanarak hesap verebilirliğin sonuç odaklı kurgulanması

Cevap

Yeni Kamu İşletmeciliği anlayışında profesyonel yönetim, yöneticilere operasyonel süreçlerde geniş bir takdir yetkisi verilerek, onların önceden belirlenmiş performans hedefleri ve somut çıktılar üzerinden sorumlu tutulmasıdır.
Yeni Kamu İşletmeciliği (YKİ), kamu yönetimini 'kurallar dizini' olmaktan çıkarıp 'işletmecilik' haline getirmeyi hedefler. Bu doğrultuda profesyonel yönetim ilkesi, yöneticilerin ellerinin kollarının bürokratik kurallarla bağlanmaması (deregülasyon), onlara esneklik tanınması ancak ulaşılan somut çıktılar (performans) üzerinden sıkı bir denetime tabi tutulmaları gerektiğini savunur.

Adım Adım Çözüm

1
YKİ'nin profesyonel yönetim (managerialism) ilkesini analiz etme
Bu ilke, yöneticilerin kamu politikası uygulamalarında 'yönetme hakkına' sahip olması gerektiğini savunur.
Geleneksel modeldeki kuralcı yapının verimliliği engellediği varsayılır.
2
Hesap verebilirlik türlerini karşılaştırma
Geleneksel yönetim 'sürece ve kurallara bağlılık' ile hesap verirken, YKİ 'sonuçlara ve performansa' göre hesap verir.
Ölçülebilir performans göstergeleri, yöneticinin serbestisinin denetim mekanizmasıdır.
3
Seçenekler arasında ayrım yapma
Sonuç odaklılığı ve yönetici özerkliğini birleştiren ifade doğru kabul edilir.
YKİ'nin özü, özel sektör tipi yönetim mantığının (letting managers manage) kamuya uyarlanmasıdır.

Anahtar Kavram

YKİ'de İşletmecilik (Managerialism) ve Sonuç Odaklılık
Soru 44Soru

Yeni Kamu İşletmeciliği (YKİ) düşüncesinin entelektüel kökenleri, geleneksel kamu yönetimi anlayışının verimlilik ve etkililik konusundaki yetersizliklerine yönelik iktisadi temelli eleştirilere dayanmaktadır. Bu çerçevede; kamu bürokrasisinin bütçeyi maksimize etme eğiliminde olduğunu ve siyasal aktörler ile bürokratlar arasındaki bilgi asimetrisinin denetim sorunlarına yol açtığını ileri sürerek, kamu hizmetlerinde rekabetin ve performansa dayalı sözleşmelerin gerekliliğini vurgulayan temel teorik yaklaşımlar aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu Tercihi Teorisi - Asil-Vekil Teorisi

Cevap

Kamu Tercihi Teorisi ve Asil-Vekil Teorisi, Yeni Kamu İşletmeciliği'nin piyasa temelli ve performans odaklı yapısını kuran temel iktisadi teorilerdir.
Kamu Tercihi Teorisi, bürokratların rasyonel bireyler olarak kendi çıkarlarını (bütçe, statü) maksimize etmeye çalıştıklarını ve bunun verimsizliğe yol açtığını savunur. Asil-Vekil Teorisi ise bilgi asimetrisi nedeniyle ortaya çıkan 'ahlaki risk' ve 'ters seçim' problemlerini performans esaslı sözleşmelerle çözmeyi amaçlar. Bu iki teori, Yeni Kamu İşletmeciliği'nin piyasa mekanizmalarını kamuya uyarlama çabasının ana dayanaklarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen ipuçlarını analiz edin.
'Bütçe maksimizasyonu' ve 'Bilgi asimetrisi' kavramları tespit edildi.
Bu kavramlar Yeni Kamu İşletmeciliği'nin beslendiği spesifik iktisadi kuramlara işaret eder.
2
Bürokrasinin davranışlarını açıklayan kuramı belirleyin.
Kamu Tercihi Teorisi (William Niskanen).
Bu teori bürokratların toplumsal faydadan ziyade kendi bütçelerini büyütmeye odaklandığını savunarak kamu harcamalarındaki artışı açıklar.
3
Denetim ve sözleşme ilişkisini açıklayan kuramı belirleyin.
Asil-Vekil Teorisi (Principal-Agent Theory).
Siyasetçiler (asil) ve bürokratlar (vekil) arasındaki çıkar çatışmasını ve bilgi farkını sözleşmeler ve performans ölçümüyle gidermeye çalışır.
4
Sonuçları birleştirerek doğru seçeneği doğrulayın.
İki kuramın bir arada verildiği seçenek doğrudur.
NPM'nin 'işletmecilik' felsefesinin iktisadi altyapısını bu iki temel oluşturur.

Anahtar Kavram

Yeni Kamu İşletmeciliği'nin İktisadi Temelleri

İpuçları

1
Soruda bahsedilen 'bütçe maksimizasyonu' ifadesi, bürokrasinin bir piyasa aktörü gibi davrandığını savunan kuramla ilgilidir.
2
Denetim problemlerini sözleşmelerle çözmeye çalışan ve asimetrik bilgiyi temel alan yaklaşımı hatırlayın.
3
Cevap, iktisat biliminin kamu yönetimine uygulanmasıyla ortaya çıkan Kamu Tercihi ve temsil ilişkisini inceleyen Asil-Vekil modelleridir.

Daha Fazla Pratik

William Niskanen'in bürokrasi modelini ve Oliver Williamson'ın işlem maliyetleri analizini inceleyerek YKİ'nin iktisadi köklerini derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 45Soru

Toplam Kalite Yönetimi (TKY) felsefesine göre bir organizasyondaki aksaklıkların yaklaşık %85'i sistemin tasarımındaki kusurlardan, sadece %15'i ise çalışanların kişisel hatalarından kaynaklanmaktadır. Kamu yönetiminde bu anlayışın benimsenmesi; denetimin 'hata bulma ve cezalandırma' odağından, 'hatayı üreten süreci iyileştirme' odağına kaymasını gerektirir. PUKÖ (Planla-Uygula-Kontrol Et-Önlem Al) döngüsü bu sürekli iyileştirme (Kaizen) sürecinin temel mekanizmasıdır.

Bir kamu hizmetinde yaşanan gecikmelerin 'sistem hatası' olduğu 'Kontrol Et' aşamasında verilerle kanıtlandığında; PUKÖ döngüsünün 'Önlem Al' (Act) aşamasında gerçekleştirilmesi gereken ve TKY’yi geleneksel bürokratik denetimden ayıran en kritik eylem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tespit edilen iyileştirme yöntemlerinin standartlaştırılarak yeni iş yapış biçimi olarak kurumsallaştırılması

Cevap

Tespit edilen iyileştirme yöntemlerinin standartlaştırılarak yeni iş yapış biçimi olarak kurumsallaştırılması
Toplam Kalite Yönetimi'nde PUKÖ döngüsünün 'Önlem Al' (Act) aşaması, 'Kontrol Et' aşamasında doğruluğu kanıtlanan iyileştirmelerin kalıcı hale getirilmesini sağlar. Bu, iyileştirilen sürecin kurumun yeni standardı olarak kabul edilmesi ve tescil edilmesiyle mümkündür. Böylece sistem eski hatalı durumuna geri dönmez ve sürekli iyileştirme (Kaizen) için yeni bir temel (baseline) oluşturulur.

Adım Adım Çözüm

1
TKY'nin hata yönetimi felsefesini analiz etmek
Hataların %85'inin sistem kaynaklı olduğu ve çözümün süreci iyileştirmekten geçtiği belirlenir.
Sorunun kök nedeninin birey değil sistem olduğunun anlaşılması stratejiyi belirler.
2
PUKÖ döngüsünün aşamalarını değerlendirmek
Planla, Uygula ve Kontrol Et aşamalarından sonra gelen 'Önlem Al' aşamasının işlevi tanımlanır.
Her aşamanın spesifik bir görevi vardır ve 'Önlem Al' aşaması döngünün kapanış ve kalıcılık aşamasıdır.
3
'Önlem Al' (Act) aşamasının spesifik gerekliliğini saptamak
Bu aşamanın sadece bir 'düzeltme' değil, başarılı iyileştirmeleri 'standartlaştırma' süreci olduğu sonucuna varılır.
TKY'de sürekli iyileştirmenin (Kaizen) temeli, her iyileştirmenin bir sonraki süreç için standart oluşturmasıdır.

Anahtar Kavram

PUKÖ Döngüsünde Standartlaştırma ve Önleyicilik
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 46Soru

Yeni Kamu Hizmeti (New Public Service) yaklaşımına göre kamu yöneticileri, toplumsal sorunların çözümünde 'dümen kırma' (steering) rolü üstlenmek yerine hangi temel sorumluluğu yerine getirmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vatandaşlara hizmet etmek ve onları güçlendirmek

Cevap

Vatandaşlara hizmet etmek ve onları güçlendirmek
Yeni Kamu Hizmeti (NPS) yaklaşımının en temel ilkelerinden biri 'Dümen kırmak yerine hizmet et' (Serve rather than steer) ilkesidir. Bu ilke gereğince kamu yöneticileri, toplumu piyasa mantığıyla yönetmek yerine kamu yararı için vatandaşlarla iş birliği yapmalı ve onlara hizmet ederek toplumsal sorunları birlikte çözmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Yaklaşımın felsefesini hatırla
Yeni Kamu Hizmeti (NPS), kamu yönetiminin özünde 'hizmet etme' (serving) olduğunu savunur.
Robert ve Janet Denhardt, yöneticilerin toplumu kontrol eden veya yönlendiren (steering) aktörler değil, hizmet eden kolaylaştırıcılar olması gerektiğini belirtir.
2
Kavramları karşılaştır
Piyasa, müşteri ve girişimcilik odaklı kavramlar Yeni Kamu İşletmeciliği'ne (NPM) aittir.
NPS, NPM'nin işletmeci mantığına bir tepki olarak 'kamu yararı' ve 'demokratik vatandaşlık' kavramlarını ön plana çıkarır.

Anahtar Kavram

Yeni Kamu Hizmeti Yaklaşımı (Denhardt)

İpuçları

1
Denhardt'ın yaklaşımı, kamu yönetimini bir işletme gibi görmeye karşı çıkan 'vatandaş' odaklı bir modeldir.

Daha Fazla Pratik

NPS yaklaşımının 'Hesap verebilirlik sadece piyasa odaklı değildir' ilkesini inceleyerek demokratik hesap verebilirlik kavramını araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 47Soru

Mark Moore tarafından geliştirilen 'Kamu Değeri Yaklaşımı', kamu yöneticilerini sadece kuralları uygulayan teknokratlar veya verimlilik odaklı işletmeciler olarak değil; 'kamu değeri' yaratan 'stratejik yöneticiler' olarak tanımlar. Bu yaklaşımın temelinde yer alan 'Stratejik Üçgen' modeli; kamu değeri, meşruiyet/destek ve operasyonel kapasite unsurlarının eş anlı yönetimini gerektirir.

Bir kamu kurumu, sunduğu hizmetlerde yüksek düzeyde teknik verimlilik sağlamasına ve maliyetleri minimize etmesine rağmen, toplumun geniş kesimleri tarafından hizmetin adaletsiz olduğu gerekçesiyle eleştiriliyor ve siyasi karar alıcılar (meclis, bakanlık vb.) bu projenin arkasından desteğini çekmeye başlıyorsa; bu durum Moore’un 'Stratejik Üçgen' modeline göre aşağıdakilerden hangisiyle en iyi şekilde açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu değerinin yalnızca teknik rasyonaliteye indirgenerek, siyasi çevre ve toplum nezdindeki 'meşruiyet ve destek' ayağının ihmal edilmiş olması

Cevap

Kamu değerinin teknik rasyonaliteye indirgenip meşruiyet ayağının ihmal edilmesi
Doğru yanıt, kamu değerinin sadece teknik verimlilik (operasyonel kapasite) üzerinden sağlanamayacağını, aynı zamanda siyasi ve toplumsal meşruiyet gerektirdiğini vurgulayan ifadedir. Moore'un 'Stratejik Üçgen' modeline göre, bir projenin teknik olarak kusursuz çalışması (operasyonel kapasite), o projenin toplum nezdinde değerli bulunduğu (meşruiyet/destek) anlamına gelmez. Eğer yönetici bu iki ayağı dengeleyemezse, yarattığı değer sürdürülebilir olmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Stratejik Üçgenin unsurlarını tanımlayın.
Mark Moore'un modeli: 1. Kamu Değeri (İstenen sonuç), 2. Meşruiyet ve Destek (Siyasi/Sosyal onay), 3. Operasyonel Kapasite (Teknik/Mali güç).
Sorunun hangi kuramsal çerçeveye dayandığını netleştirmek için.
2
Senaryodaki kurumun durumunu bu üç unsura göre analiz edin.
Kurum maliyetleri düşürmüş ve hızı artırmıştır (Operasyonel Kapasite başarılı). Ancak halk tepkili ve siyasi destek yok (Meşruiyet ve Destek başarısız).
Başarı ve başarısızlık alanlarını ayrıştırmak için.
3
Sonucu Moore'un yönetici tanımıyla ilişkilendirin.
Bir yöneticinin sadece teknik iş yapması yetmez; yaptığı işin toplumsal ve siyasal karşılığını (değerini) yönetmesi gerekir. Meşruiyet olmadan 'kamu değeri' sürdürülebilir değildir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için kuramsal çıkarım yapmak.

Anahtar Kavram

Mark Moore'un Stratejik Üçgeni ve Meşruiyet Kavramı
Soru 48Soru

Yeni Kamu İşletmeciliği (NPM) anlayışıyla birlikte kamu yönetiminde performansın ölçülmesinde '3E' (Ekonomiklik, Verimlilik, Etkililik) kriterleri temel alınmaya başlanmıştır. Bu kapsamda, bir kamu kurumunun belirlediği stratejik amaç ve hedeflere ne derece ulaştığının, yani sunulan hizmetin planlanan sonucu ne ölçüde gerçekleştirdiğinin ölçülmesi aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etkililik

Cevap

Kamu kurumunun amaç ve hedeflerine ulaşma derecesini gösteren performans boyutu etkililiktir.
Etkililik, bir organizasyonun önceden belirlediği amaçlara ve hedeflere ulaşma derecesini ölçen performans boyutudur. Kamu yönetiminde sunulan bir hizmetin toplum üzerindeki etkisi veya hedeflenen çıktının gerçekleşme düzeyi bu kavramla açıklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen performans kriterinin odağını belirleme
Sorunun 'amaç ve hedeflere ne derece ulaşıldığına' (sonuç odaklılık) vurgu yaptığı görülmektedir.
Performans yönetiminde her bir 'E' harfi farklı bir aşamayı (girdi, süreç, çıktı/sonuç) temsil eder.
2
3E kuralındaki kavramları karşılaştırma
Ekonomiklik maliyetle, verimlilik girdi/çıktı oranıyla, etkililik ise hedeflerin gerçekleşme oranıyla eşleşir.
Etkililik (Effectiveness), 'doğru işlerin yapılıp yapılmadığını' sorgulayan sonuç odaklı bir ölçüttür.

Anahtar Kavram

Performans Ölçümünde Etkililik (Effectiveness) Kavramı

İpuçları

1
Performansın 'sonuç' ve 'hedef' odaklı boyutuna odaklanın.
2
3E kuralındaki kavramlardan hangisi 'doğru işleri yapmak' (doing the right things) felsefesiyle örtüşür?

Daha Fazla Pratik

Verimlilik ve etkililik arasındaki temel farkı bir örnek üzerinden (örneğin; çok düşük maliyetle çok sayıda ama kalitesiz ve kimsenin işine yaramayan rapor üretilmesi durumunda verimlilik ve etkililik nasıl değişir?) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 49Soru

Modern kamu yönetiminde e-devlet stratejileri kapsamında hedeflenen 'bütünleşik devlet' (whole-of-government) yaklaşımı; farklı kamu kurumlarının veri tabanlarını ve iş süreçlerini teknik ve idari açıdan uyumlu hale getirerek vatandaşlara kesintisiz hizmet sunulmasını amaçlar. Bu yaklaşımın tam anlamıyla hayata geçirilmesiyle birlikte, kamu örgütlenmesinde ortaya çıkan en temel yapısal değişim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurumsal sınırların geçirgenleşerek birimler arası yatay koordinasyonun ve iş birliğinin artması

Cevap

Kurumsal sınırların geçirgenleşerek birimler arası yatay koordinasyonun ve iş birliğinin artması
Bütünleşik devlet yaklaşımı, kamu yönetimindeki geleneksel 'bölümcü' veya 'silolaşmış' yapıyı kırarak, kurumların birbiriyle veri paylaşımı ve süreç uyumu içinde çalışmasını sağlar. Bu durum, kurumsal sınırların geçirgenleşmesine ve yatay koordinasyonun güçlenmesine yol açarak vatandaşa sunulan hizmetin kalitesini artırır.

Adım Adım Çözüm

1
Bütünleşik devlet (whole-of-government) kavramının kapsamını belirlemek.
Bu kavramın, kurumların bağımsız hareket etmesi yerine ortak bir hedef ve platformda birleşmesini ifade ettiği saptandı.
Analiz için temel kavramın doğru tanımlanması gerekir.
2
Geleneksel bürokratik yapının e-devlet ile değişimini karşılaştırmak.
Geleneksel yapıdaki 'kurumsal yalıtılmışlık' (silo yapısı) ile dijitalleşmedeki 'yatay ağlar' arasındaki zıtlık görüldü.
Dijitalleşmenin yapısal etkisini anlamak için eski ve yeni yapı arasındaki fark ortaya konmalıdır.
3
Bütünleşmenin (entegrasyonun) organizasyonel sonucunu değerlendirmek.
Kurumların artık katı sınırlarla ayrılmadığı, veri ve süreçlerin paylaşıldığı geçirgen bir yapıya dönüştüğü anlaşıldı.
Yatay koordinasyonun artması, bütünleşik devletin en temel yapısal sonucudur.

Anahtar Kavram

Bütünleşik Devlet (Whole-of-Government) ve Yatay Entegrasyon

Daha Fazla Pratik

E-devlet olgunluk modellerindeki 'Süreç Dönüşümü' ve 'Siyasi Katılım' evreleri arasındaki farkları incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 50Soru

İyi yönetişim (good governance) ilkeleri arasında yer alan 'uzlaşma arayışı' (consensus orientation), toplumun farklı ve bazen çatışan çıkarlarının, sürdürülebilir bir toplumsal mutabakat zemininde birleştirilmesini hedefler. Bu ilkeye göre, kamu politikalarının belirlenmesinde sadece çoğunluğun kararı değil, farklı paydaşların duyarlılıkları da gözetilir. Buna göre, bir kamu kurumunun stratejik planlama sürecinde sergilediği aşağıdaki tutumlardan hangisi, iyi yönetişimin 'uzlaşma arayışı' ilkesinin ruhuna en uygun yaklaşımdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumdaki farklı çıkar gruplarının bakış açılarını arabuluculuk yoluyla ortak bir iyi (common good) paydasında buluşturmaya çalışmak.

Cevap

Toplumdaki farklı çıkar gruplarının bakış açılarını arabuluculuk yoluyla ortak bir iyi (common good) paydasında buluşturmaya çalışmak.
Doğru cevap olan ifade, iyi yönetişimin uzlaşma arayışı ilkesini tam olarak karşılar. Çünkü yönetişim literatüründe (özellikle UNDP çerçevesinde), uzlaşma sadece bir karar verme mekanizması değil, farklı çıkarların arabuluculuk (mediation) yoluyla toplumsal bir mutabakata ve 'ortak iyi' (common good) hedefine yönlendirilmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
İyi yönetişim ilkelerinden 'uzlaşma arayışı' kavramının teorik çerçevesini analiz etmek.
Uzlaşma arayışı; çoğunlukçuluktan ziyade çoğulculuğu, çatışan çıkarlar arasında arabuluculuğu ve 'ortak iyi' hedefini vurgular.
İlkenin kapsamını netleştirmek doğru seçeneği bulmak için temel adımdır.
2
Seçeneklerdeki yönetim yaklaşımlarını yönetişim ilkeleriyle karşılaştırmak.
Sayısal çoğunluk, teknokratik karar alma ve salt hiyerarşik uyum gibi yaklaşımların katılımcı yönetişimle örtüşmediği görülür.
Yanlış modellerin elenmesi, ilkenin özgün niteliğini ortaya çıkarır.
3
Arabuluculuk ve sürdürülebilir mutabakat vurgusu yapan uygulamayı seçmek.
Farklı görüşleri arabuluculukla ortak paydada buluşturan yaklaşım ilkenin ruhunu yansıtır.
UNDP ve Dünya Bankası standartlarına göre uzlaşma, arabuluculuk yoluyla geniş tabanlı bir konsensüs sağlanmasıdır.

Anahtar Kavram

İyi yönetişimde 'uzlaşma arayışı' ilkesi, çatışan çıkarlar arasında arabuluculuk yaparak toplumun geniş kesimleri için kabul edilebilir sürdürülebilir bir yol bulma sürecidir.

Daha Fazla Pratik

İyi yönetişimin 'hesap verebilirlik' ve 'şeffaflık' ilkeleri arasındaki simbiyotik ilişkiyi inceleyen sorular çözülmelidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 51Soru

Günümüz kamu yönetimi literatüründe, yetki ve karar alma süreçlerinin sadece ulusal hükümetlerin tekelinde olmadığı; bu yetkinin yukarı doğru ulusüstü örgütlere, aşağı doğru yerel yönetimlere ve yatay olarak sivil toplum kuruluşları ile özel sektöre dağıldığını ifade eden yönetişim modeli aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çok düzeyli yönetişim

Cevap

Yetkinin ulusal, ulusüstü ve yerel düzeyler arasında dağılımını ifade eden 'Çok düzeyli yönetişim' modelidir.
Çok düzeyli yönetişim kavramı, devletin geleneksel hiyerarşik otoritesinin sarsılarak yetkinin hem yukarı doğru (ulusüstü kurumlar), hem aşağı doğru (yerel yönetimler) hem de yatay olarak (piyasa ve sivil toplum) paylaşıldığı ağ tipi bir yapıyı ifade eder. Soruda belirtilen yetki dağılımı tam olarak bu modelin tanımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki yetki dağılım yönlerini analiz edin.
Yetki dikey (yukarı/aşağı) ve yatay (STK/Özel sektör) olarak dağılmaktadır.
Yönetişim modelleri yetkinin kimde ve hangi seviyede toplandığına göre ayrılır.
2
Tanımlanan dikey dağılımın hangi kavrama karşılık geldiğini belirleyin.
Ulusüstü, ulusal ve yerel seviyelerin birlikteliği 'çok düzeyli' (multi-level) yapıyı işaret eder.
Çok düzeyli yönetişim, özellikle Avrupa Birliği çalışmalarıyla literatüre girmiş, yetkinin tek bir merkezde toplanmadığını savunan modeldir.

Anahtar Kavram

Çok Düzeyli Yönetişim (Multi-level Governance)

İpuçları

1
Soruda yetkinin farklı 'seviyeler' (ulusüstü, ulusal, yerel) arasında paylaşıldığına dikkat edin.

Daha Fazla Pratik

Yönetişimin aktörleri olan Devlet, Özel Sektör ve STK arasındaki ilişkiyi 'Ağ Yapıları' (Network) kavramı üzerinden tekrar inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 52Soru

5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu uyarınca kamu idareleri tarafından hazırlanan stratejik planlarda yer alan GZFT (SWOT) analizinde; kurumun sahip olduğu 'nitelikli uzman personel', 'güçlü teknolojik altyapı' ve 'kurumsal bilgi birikimi' gibi içsel ve olumlu özellikler aşağıdakilerden hangisi ile adlandırılır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Güçlü Yönler

Cevap

Güçlü Yönler
Stratejik yönetim sürecinde yapılan çevre analizinde, kurumun kendi denetiminde olan ve hedeflerine ulaşmasında ona güç katan yetkinlikler (personel kalitesi, teknoloji, kurumsal kültür vb.) 'Güçlü Yönler' kategorisinde değerlendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
GZFT (SWOT) analizinin temel bileşenlerini tanımlama
Analiz; Güçlü Yönler, Zayıf Yönler, Fırsatlar ve Tehditler olmak üzere dört ana boyuttan oluşur.
Soruda istenen kavramın hangi analiz çerçevesinde olduğunu netleştirmek gerekir.
2
İçsel ve dışsal ayrımını yapma
Kurumun kendi personeli, bütçesi ve teknolojisi 'içsel' (kurumun kontrolünde olan) unsurlardır.
Stratejik yönetimde kurumun iç kapasitesi ile dış çevre koşullarını birbirinden ayırmak temel bir adımdır.
3
Olumlu ve olumsuz özellikleri gruplandırma
'Nitelikli personel' ve 'güçlü altyapı' kurum için avantaj sağlayan olumlu özelliklerdir.
İçsel faktörler arasında olumlu olanlar 'Güçlü Yönler', olumsuz olanlar ise 'Zayıf Yönler' olarak sınıflanır.

Anahtar Kavram

GZFT (SWOT) Analizinde İçsel Faktörler

Daha Fazla Pratik

Stratejik planlamada 'misyon' ve 'vizyon' arasındaki zamanlama farkını çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 53Soru

Yeni Kamu İşletmeciliği (YKİ) düşüncesi; Kamu Tercihi, Asil-Vekil ve İşlem Maliyeti gibi iktisadi temelli teoriler üzerine bina edilmiştir. Bu kuramsal temellerden biri olan İşlem Maliyeti Teorisi (Transaction Cost Theory), bir hizmetin kamu hiyerarşisi içerisinde üretilmesi ile piyasadan satın alınması (dış kaynak kullanımı) durumundaki maliyetlerin karşılaştırılmasına odaklanır.

Buna göre, İşlem Maliyeti Teorisi perspektifinden bakıldığında, kamu yönetiminde dış kaynak kullanımına (contracting out) gidilmesinin temel rasyoneli aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hizmetin piyasa üzerinden temin edilme (işlem) maliyetinin, kurum içinde hiyerarşik yöntemlerle üretilmesinden kaynaklanan yönetim maliyetlerinden daha düşük olması

Cevap

Kamu yönetiminde dış kaynak kullanımının temel rasyoneli, piyasadan hizmet temin etme maliyetinin kurum içi yönetim maliyetlerinden düşük olmasıdır.
İşlem Maliyeti Teorisi (Williamson), kurumların bir işi kendi içinde yapması (hiyerarşi) ile dışarıdan alması (piyasa) arasındaki tercihi maliyet üzerinden açıklar. Doğru cevapta belirtildiği üzere, hiyerarşik yönetim maliyetleri işlem maliyetlerinden yüksekse, verimlilik adına hizmetin piyasadan satın alınması (dış kaynak kullanımı) tercih edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Teorik çerçeveyi belirle
Soru İşlem Maliyeti Teorisi (Transaction Cost Theory) ve YKİ ilişkisini sormaktadır.
Teorinin odak noktası olan 'yap ya da satın al' (make or buy) ikilemini anlamak gerekir.
2
Maliyet türlerini analiz et
Hizmetin kurum içinde üretilmesi 'yönetim/hiyerarşi maliyeti' yaratırken, dışarıdan alınması 'işlem/piyasa maliyeti' yaratır.
Bu iki maliyet türü arasındaki denge, hizmetin sunum yöntemini belirler.
3
NPM (YKİ) uygulamasını ilişkilendir
YKİ'nin 'dış kaynak kullanımı' (contracting out) önerisi, piyasa mekanizmasının hiyerarşiden daha ucuz olduğu varsayımına dayanır.
Verimlilik artışı, maliyetlerin minimize edilmesiyle sağlanır.

Anahtar Kavram

İşlem Maliyeti Teorisi ve Dış Kaynak Kullanımı Rasyonalitesi

İpuçları

1
İşlem maliyeti kavramının 'yap ya da satın al' (make or buy) kararıyla olan ilişkisini düşünün.
2
Piyasadan hizmet almanın (dış kaynak kullanımı) neden kurum içinde üretmekten daha avantajlı görüldüğünü maliyet ekseninde analiz edin.

Daha Fazla Pratik

Kamu Tercihi Teorisi'nin (Public Choice) bürokratik davranış üzerindeki eleştirilerini inceleyerek YKİ'nin 'rekabet' ilkesiyle olan bağını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 54Soru

Postmodern kamu yönetimi yaklaşımına göre; yönetimsel metinler, raporlar ve mevzuatlar sadece teknik bilgileri aktaran tarafsız araçlar değildir. Aksine bu metinler, belirli gerçekliklerin kurgulandığı ve iktidar ilişkilerinin dil aracılığıyla yeniden üretildiği birer "söylem" (discourse) alanıdır. Bu perspektife dayanarak, postmodern yaklaşımın kamu yönetimini inceleme yöntemi ve temel önermeleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetimin sarsılmaz ve nesnel temellere dayandığı iddiasını reddederek (kuruculuk karşıtlığı), 'yapısöküm' (deconstruction) yöntemiyle idari yapıların ardındaki gizli hiyerarşileri ve çelişkili anlamları ortaya çıkarmaya odaklanır.

Cevap

Yönetimin sarsılmaz ve nesnel temellere dayandığı iddiasını reddederek (kuruculuk karşıtlığı), 'yapısöküm' (deconstruction) yöntemiyle idari yapıların ardındaki gizli hiyerarşileri ve çelişkili anlamları ortaya çıkarmaya odaklanan ifade doğrudur.
Postmodern kamu yönetimi, yönetimin nesnel ve teknik bir gerçeklik olduğu iddiasını reddeder (kuruculuk karşıtlığı). Bunun yerine, yönetimin dil ve söylem aracılığıyla inşa edildiğini, bu söylemlerin ise iktidar ilişkilerini barındırdığını savunur. Yapısöküm (deconstruction) yöntemi, bu gizli hiyerarşileri, ideolojik kabulleri ve metinlerdeki çelişkili anlamları ortaya çıkarmak için kullanılan temel araçtır.

Adım Adım Çözüm

1
Adım 1: Postmodern yaklaşımın bilginin nesnelliğine ve evrenselliğine olan eleştirisini (kuruculuk karşıtlığı) tespit etmek.
Yönetimin 'tek bir doğru' veya 'nesnel temel' üzerine inşa edilemeyeceği sonucuna ulaşılır.
Postmodernizm, modernitenin rasyonalite ve kesinlik iddialarına karşı çıkar.
2
Adım 2: Yönetimsel metinlerin ve yapıların tarafsız olmadığını, birer 'söylem' ürünü olduğunu analiz etmek.
İdari kavramların teknik birer araç değil, iktidar ilişkilerini barındıran yapılar olduğu görülür.
Söylem analizi, dilin güç kullanımındaki rolünü vurgular.
3
Adım 3: Bu söylemlerin ve hiyerarşilerin içindeki gizli çelişkileri ifşa eden yöntemi belirlemek.
Yapısöküm (deconstruction) yönteminin bu amaçla kullanıldığı saptanır.
Yapısöküm, metinlerin veya yapıların içindeki zıtlıkları ve hiyerarşik üstünlük kuran kavramları çözümler.

Anahtar Kavram

Kuruculuk Karşıtlığı ve Yapısöküm
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 55Soru

Yeni Kamu Hizmeti (New Public Service) yaklaşımı, kamu yönetiminde vatandaşlık bilincini ve demokratik değerleri merkeze alarak kamu yararını temel bir ilke olarak kabul eder. Bu model, Yeni Kamu İşletmeciliği'nin piyasa odaklı ve ekonomik rasyonaliteyi esas alan bakış açısına bir eleştiri niteliğindedir. Buna göre, Yeni Kamu Hizmeti yaklaşımını benimseyen bir yönetim anlayışında 'kamu yararı' kavramının ele alınış biçimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu yararı; paylaşılan değerler hakkında diyalog kurularak ve vatandaşlarla ortak bir anlayış oluşturularak ulaşılan bir süreçtir.

Cevap

Kamu yararını paylaşılan değerler hakkında diyalog kurularak ulaşılan bir süreç olarak gören seçenek doğrudur.
Doğru cevap, Yeni Kamu Hizmeti (NPS) yaklaşımının en temel önermelerinden birini yansıtmaktadır. Denhardt'lara göre kamu yöneticileri, kamu yararını piyasa güçlerinin bir sonucu olarak (NPM'de olduğu gibi) görmemeli, aksine vatandaşlarla kurulan diyalog ve ortak sorumluluk süreciyle bu yararı inşa etmelidir. Bu, 'Demokratik Vatandaşlık' ilkesinin bir gereğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Yeni Kamu Hizmeti (NPS) modelinin temel odağını belirleme
NPS, Robert ve Janet Denhardt tarafından geliştirilmiştir ve odak noktası 'demokratik vatandaşlık'tır.
Yaklaşımın felsefesini anlamak, seçenekleri elemek için temeldir.
2
NPS ile Yeni Kamu İşletmeciliği (NPM) arasındaki farkı analiz etme
NPM 'müşteri' ve 'piyasa' odaklıyken, NPS 'vatandaş' ve 'kamu yararı süreci' odaklıdır.
KPSS sorularında NPS genellikle NPM ile karşılaştırılarak sorulur.
3
Kamu yararı kavramının NPS'deki tanımını bulma
NPS'de kamu yararı, bireysel çıkarların toplamı değil, ortak değerlerin aranması sürecidir.
Denhardt'ın 'Hizmet et, dümen kırma' (Serve, don't steer) ilkesi bu süreci destekler.

Anahtar Kavram

Yeni Kamu Hizmeti (NPS) ve Kamu Yararı

Daha Fazla Pratik

NPS ile NPM arasındaki temel 7 farkı (Vatandaş vs Müşteri, Hizmet etme vs Dümen kırma vb.) içeren bir tablo çalışması konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 56Soru

Yönetişim (Governance) yaklaşımı, toplumsal sorunların çözümünde hiyerarşi ve piyasa modellerinden farklı olarak; kamu, özel sektör ve sivil toplum aktörlerinin karşılıklı bağımlılık ilkesine dayalı 'ağ' (network) yapıları içinde etkileşimini savunur. Bu yaklaşımda, karar alma yetkisinin seçilmemiş aktörlerle paylaşılmasının yarattığı 'meşruiyet açığı' (legitimacy gap) riskine karşı devletin 'metayönetişimci' (metagovernor) olarak üstlendiği rolü aşağıdakilerden hangisi en doğru ifade eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ağların özerkliğini koruyarak; ağlar arası eşgüdümü sağlamak, demokratik kuralları belirlemek ve kamu yararını gözeterek ağ süreçlerini dışarıdan yönlendirmek.

Cevap

Yönetişim modelinde devlet, 'metayönetişimci' rolüyle ağların özerkliğini bozmadan onları demokratik normlar ve kamu yararı çerçevesinde yönlendirir ve eşgüdümü sağlar.
Yönetişim yaklaşımında devlet, hiyerarşik bir 'yöneten' olmaktan çıkıp ağların (networks) demokratik meşruiyet ve kamu yararı çerçevesinde işlemesini sağlayan bir 'metayönetişimci' konumuna evrilir. Bu rol; ağ aktörlerinin özerkliğine saygı duyarken, ağlar arası koordinasyonu sağlamayı, süreçleri demokratik değerlerle çerçevelemeyi ve ağların kilitlendiği noktalarda arabuluculuk yapmayı içerir.

Adım Adım Çözüm

1
Yönetişimin temel birimi olan 'ağ' (network) yapısının işleyiş mantığını analiz etme.
Ağların devlet, piyasa ve sivil toplum arasındaki karşılıklı bağımlılığa dayandığı tespit edilir.
Yönetişimi geleneksel hiyerarşik ve piyasa modellerinden ayıran temel yapısal farkı belirlemek için.
2
Seçilmemiş aktörlerin karar alma süreçlerine katılımının yarattığı demokratik sorunları değerlendirme.
Karar alma yetkisinin paydaşlarla paylaşılmasının 'meşruiyet açığı' (legitimacy gap) riskini doğurduğu görülür.
Yönetişimin en kritik teorik eleştirisini ve devletin yeni müdahale gerekçesini anlamak için.
3
Devletin bu ağlardaki rolü olan 'metayönetişim' (metagovernance) kavramını tanımlama.
Devletin, hiyerarşi kurmadan ağları tasarlayan ve çatışmaları yöneten 'eşiti olmayan birinci' konumu belirlenir.
Devletin ağlar üzerindeki yönlendirici ve çerçeveleyici kapasitesini açıklamak için.
4
Seçeneklerdeki ifadeleri yönetişimin metayönetişim ve ağ yönetimi perspektifiyle karşılaştırma.
Ağ özerkliği ile demokratik denetim dengesini kuran seçeneğin doğru olduğu doğrulanır.
Kuramsal bilginin doğru uygulama örneğiyle eşleştirilmesi için.

Anahtar Kavram

Metayönetişim (Metagovernance) ve Ağ Yönetişimi
Soru 57Soru

Bir belediyenin, kentin ulaşım planını hazırlarken ilgili sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve özel taşımacılık firmalarıyla iş birliği yaparak ortak bir karar alma süreci yürütmesi, aşağıdaki çağdaş yönetim yaklaşımlarından hangisinin doğrudan bir uygulamasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetişim (Governance)

Cevap

Kamu, özel sektör ve sivil toplumun birlikte karar alma sürecini tanımlayan yönetişim yaklaşımı doğru cevaptır.
Yönetişim yaklaşımı, toplumsal sorunların çözümünde devletin tek başına hareket etmesi yerine; sivil toplum, yerel halk ve özel sektör gibi paydaşların karar alma süreçlerine katılımını ve bu aktörler arasındaki iş birliği ağlarını (networks) esas alır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen senaryodaki aktörleri belirlemek.
Belediye (Kamu), sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve özel firmalar (Özel Sektör) belirlenmiştir.
Çok aktörlü bir yapının varlığı, geleneksel hiyerarşik yapıdan uzaklaşıldığını gösterir.
2
Aktörler arasındaki ilişki biçimini analiz etmek.
İş birliği ve ortak karar alma süreci yürütüldüğü görülmektedir.
Yönetişim, hiyerarşinin yerini ağların (networks) ve iş birliğinin almasını savunan bir yaklaşımdır.

Anahtar Kavram

Yönetişim ve Çok Aktörlü Karar Alma
Tahmini Süre:45s
Soru 58Soru

Mark Moore tarafından geliştirilen 'Kamu Değeri Yaklaşımı'nda kamu yöneticisi; sadece kuralları uygulayan bir teknokrat değil, aynı zamanda toplumsal faydayı maksimize eden bir 'stratejik yönetici' olarak tanımlanır. Bu modelde yöneticinin başarısı; üretilen somut fayda (Kamu Değeri), bu faydayı sağlayacak kaynak ve yetkinlik (Operasyonel Kapasite) ve projenin hayata geçmesi için gereken siyasi/toplumsal onay mekanizması arasındaki uyuma bağlıdır.

Buna göre; bir kamu yöneticisinin teknik hazırlıklarını tamamladığı bir proje için siyasi karar alıcılar, medya ve sivil toplum kuruluşları gibi dışsal aktörlerden gerekli onayı ve kaynağı alma sürecini ifade eden 'Stratejik Üçgen' unsuru aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meşruiyet ve Destek (Yetkilendirme Ortamı)

Cevap

Mark Moore'un modelinde dışsal aktörlerden onay alma sürecini ifade eden unsur 'Meşruiyet ve Destek' (Yetkilendirme Ortamı) seçeneğidir.
Moore'un 'Stratejik Üçgen' modelinde doğru cevap olarak belirtilen unsur, kamu yöneticisinin projesini hayata geçirebilmesi için gereken yasal yetkiyi, bütçeyi ve toplumsal rızayı temsil eder. Bu ortam, sadece hiyerarşik üstleri değil; politikacıları, sivil toplumu ve medya gibi 'dışsal yetkilendirme' mekanizmalarını da kapsar.

Adım Adım Çözüm

1
Stratejik Üçgen unsurlarını tanımlayın.
Model; Kamu Değeri (Toplumsal fayda), Operasyonel Kapasite (Teknik/Bütçesel imkan) ve Meşruiyet/Destek (Dış onay) unsurlarından oluşur.
Soruda hangi unsurun dış aktörlerle ilişkiyi temsil ettiği sorulmaktadır.
2
Soru kökündeki 'siyasi karar alıcılar, medya ve sivil toplum' vurgusunu analiz edin.
Bu aktörler, kamu yöneticisinin yetkilendirilme ortamını (authorizing environment) oluşturur.
Yöneticinin projeyi yürütmek için ihtiyaç duyduğu 'meşruiyet' bu kesimlerden gelir.

Anahtar Kavram

Mark Moore - Stratejik Üçgen (Meşruiyet ve Destek)

Daha Fazla Pratik

Mark Moore'un 'Operasyonel Kapasite' kavramını, personelin motivasyonu ve teknolojik altyapı bağlamında inceleyen bir örnek çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 59Soru

Mark Moore tarafından geliştirilen "Kamu Değeri Yaklaşımı", kamu yöneticilerinin stratejik bir girişim başlatmadan önce dikkate alması gereken üç temel unsuru "Stratejik Üçgen" (Strategic Triangle) modeli ile açıklar. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Mark Moore'un Stratejik Üçgen modelini oluşturan temel unsurlardan biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu Değeri

Cevap

Kamu Değeri
Mark Moore'un geliştirdiği stratejik üçgen; kamu yöneticisinin ne üretmeye çalıştığını (Kamu Değeri), bunu yapmak için kimlerden izin ve destek aldığını (Meşruiyet/Destek) ve bunu gerçekleştirecek kaynaklara sahip olup olmadığını (Operasyonel Kapasite) sorgular. Dolayısıyla 'Kamu Değeri' bu üçgenin en temel ve merkezi unsurudur.

Adım Adım Çözüm

1
Mark Moore'un Stratejik Üçgen modelinin bileşenlerini hatırla.
Bu bileşenler: Kamu Değeri (Public Value), Meşruiyet ve Destek (Legitimacy and Support) ve Operasyonel Kapasite (Operational Capacity) şeklindedir.
Soruda istenen unsuru doğru tespit etmek için modelin temel ayaklarını bilmek gerekir.
2
Seçenekleri bu bileşenlerle karşılaştır.
Seçenekler arasında modelin asıl amacı olan 'Kamu Değeri' unsuru yer almaktadır.
Diğer seçenekler ya özel sektöre ya da farklı kamu yönetimi yaklaşımlarına (geleneksel veya NPM) aittir.

Anahtar Kavram

Stratejik Üçgen (Strategic Triangle)

Daha Fazla Pratik

Stratejik üçgenin diğer iki ayağı olan 'Meşruiyet ve Destek' ile 'Operasyonel Kapasite' kavramlarının içeriklerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 60Soru

Birleşmiş Milletler ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlar tarafından savunulan iyi yönetişim (good governance) anlayışında; kamu kurumlarının karar alma süreçlerinin ve uygulamalarının halka açık olması, vatandaşların bilgi ve belgelere kolayca erişebilmesi ve yönetim süreçlerinin izlenebilirliğini ifade eden temel ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şeffaflık

Cevap

İyi yönetişimin temel ilkelerinden biri olan şeffaflık (açıklık), yönetim süreçlerinin vatandaşlar tarafından izlenebilmesini ve bilgiye kısıtlamasız erişimi ifade eder.
Şeffaflık ilkesi; kamu yönetiminde kararların, uygulamaların ve sonuçların paydaşlar için açık, anlaşılır ve ulaşılabilir olması demektir. Soru kökünde belirtilen halka açıklık ve bilgiye erişim ifadeleri doğrudan bu ilkenin tanımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki temel kavramları belirle.
"Karar alma süreçlerinin halka açık olması", "bilgiye kolay erişim" ve "izlenebilirlik" anahtar ifadelerdir.
Sorunun hangi yönetişim ilkesini tanımladığını anlamak için bu anahtar kelimeler kritik öneme sahiptir.
2
Bu tanımları iyi yönetişim ilkeleri ile eşleştir.
Halka açıklık ve bilgiye erişim kavramları doğrudan "Şeffaflık" (Transparency) ilkesini karşılamaktadır.
Şeffaflık, yönetimde gizliliğin yerini açıklığın alması ve vatandaşın denetim gücünün artırılması ilkesine dayanır.

Anahtar Kavram

İyi yönetişimin temel ilkelerinden biri olan şeffaflık, yönetimin açıklığını ve bilgi erişilebilirliğini garanti altına alır.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 3 / 10Sonraki
Kamu Yönetiminde Çağdaş Yaklaşımlar Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 3 | Examkin