Bütçe Kavramı ve Tarihsel Gelişimi

163 soru

Soru 121Soru

Bütçe kanunlarının içeriğinin sadece bütçeye ilişkin hususlarla sınırlandırılması ve bütçe kanununa bütçe dışı hüküm konulmasının yasaklanması ilkesi (bütçe dışı hüküm yasağı), Türkiye Cumhuriyeti anayasa tarihinde ilk kez hangi anayasada açıkça yer almıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 19611961 Anayasası

Cevap

19611961 Anayasası, bütçe kanunlarına bütçe ile ilgisi olmayan maddelerin (bütçe süvarileri) eklenmesini engellemek amacıyla bütçe dışı hüküm yasağını getiren ilk anayasadır.
Bütçe kanunlarının asli görevinden sapmasını önleyen 'bütçe dışı hüküm yasağı', Türk anayasa hukukunda ilk kez 19611961 Anayasası'nın 126126. maddesinde düzenlenmiştir. Bu kural, bütçe kanununun olağan kanunlardan farklı olan görüşülme usulünün kötüye kullanılmasını engellemeyi amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Analizi
Bütçe dışı hüküm yasağı, bütçe kanununun sadece gelir ve gider tahminlerini içeren bir 'şekli kanun' olma özelliğini korumayı hedefler.
Bütçe kanunlarının diğer yasaları değiştirmek veya yeni yasama maddeleri ihdas etmek için kullanılmasını (torba kanun mantığı) önlemek gerekir.
2
Anayasal Tarihçe Taraması
19211921 ve 19241924 anayasalarında bu yönde bir kısıtlama yoktur. 19611961 Anayasası'nın 126126. maddesi bu kuralı ilk kez açıkça zikretmiştir.
Türkiye'de mali disiplini sağlamak amacıyla yapılan modern anayasal düzenlemelerin kökenini bulmak.

Anahtar Kavram

Bütçe Dışı Hüküm Yasağı
Tahmini Süre:50s
Soru 122Soru

1961 Anayasası, Türkiye’de bütçe hakkının kurumsallaşması ve bütçe disiplininin sağlanması yolunda pek çok yenilik getirmiştir.

1961 Anayasası'nda yer alan bütçe düzenlemeleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bütçe kanun tasarılarının mali yılbaşından en az 7575 gün önce yasama organına sunulması esası benimsenmiştir.

Cevap

Bütçe kanun tasarılarının mali yılbaşından en az 75 gün önce sunulması gerektiğini belirten ifade yanlıştır.
1961 Anayasası'nın 94. maddesi uyarınca bütçe kanun tasarılarının mali yılbaşından en az 3 ay (90 gün) önce Millet Meclisine sunulması gerekmektedir. 75 günlük süre ise 1982 Anayasası ile getirilmiş bir düzenlemedir. Bu nedenle 75 gün ifadesini içeren seçenek 1961 Anayasası bakımından yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
1961 Anayasası'nın bütçe sürecine ilişkin temel sürelerini hatırla.
1961 Anayasası Madde 94'e göre bütçe tasarılarının mali yılbaşından en az 3 ay önce Millet Meclisine sunulması gerekir.
Süreler anayasal dönemlere göre farklılık gösterir; 1961'de bu süre 3 ay (yaklaşık 90 gün) olarak belirlenmiştir.
2
Seçeneklerde verilen 75 günlük süreyi analiz et.
75 günlük süre, 1982 Anayasası'nın 161. maddesinde (ve güncel haliyle) yer alan süredir.
1961 ve 1982 anayasaları arasındaki en belirgin kronolojik farklardan biri bütçe sunum süreleridir.
3
Diğer yapısal özellikleri (komisyon, veto, içerik yasağı) kontrol et.
50 kişilik karma komisyon, veto yasağı ve bütçe dışı hüküm yasağı 1961 metniyle tam uyumludur.
1961 Anayasası, bütçe disiplini ve bütçe hakkının kullanımı açısından oldukça detaylı ve kısıtlayıcı bir çerçeve çizmiştir.

Anahtar Kavram

Anayasal Bütçe Süreçleri ve 1961-1982 Karşılaştırması

Daha Fazla Pratik

1982 Anayasası'nda 2017 değişikliği ile bütçenin hazırlanması ve TBMM'ye sunulması konusundaki yetki devrini (Bakanlar Kurulu'ndan Cumhurbaşkanı'na) inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 123Soru

Klasik maliye öğretisinde bütçe, "mali anayasa" olarak nitelendirilir ve devletin iktisadi alandaki müdahalesini sınırlayan, mali disiplini tesis eden bir araç olarak görülür. Bu yaklaşım kapsamında bütçenin işlevleri; siyasi, hukuki ve mali işlevler olmak üzere 33 ana başlık altında incelenmektedir.

Buna göre; "bütçe hakkı uyarınca halkın seçtiği temsilcilerin devletin mali faaliyetleri üzerinde karar verici ve denetleyici bir konuma sahip olması" ile "bütçenin bir kanun niteliği taşıyarak yürütme organına harcama yapma ve gelir toplama konusunda yetki vermesi", sırasıyla bütçenin hangi işlevlerini tanımlamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasi İşlev - Hukuki İşlev

Cevap

İlk tanım bütçenin halkın egemenliğine dayanan siyasi işlevini, ikinci tanım ise bütçenin bir kanun olarak idareye yetki vermesini ifade eden hukuki işlevini yansıtmaktadır.
Bütçenin siyasi işlevi, demokratik rejimlerde bütçe hakkı aracılığıyla halkın temsilcileri üzerinden yürütmeyi denetlemesini ifade eder. Hukuki işlev ise bütçenin bir kanun olarak yürütme organına harcama yapma ve gelir toplama konusunda yetki vermesi, aynı zamanda bu yetkiyi belirli sınırlarla (ödeneklerle) kısıtlamasıdır. Bu nedenle belirtilen tanımlar sırasıyla siyasi ve hukuki işlevleri karşılar.

Adım Adım Çözüm

1
Bütçe hakkı kavramını analiz etmek.
Bütçe hakkı, halkın kendi temsilcileri aracılığıyla devletin mali gücünü denetlemesi olduğundan bu 'Siyasi İşlev'dir.
Siyasi işlev, yasamanın yürütme üzerindeki en güçlü denetim aracıdır.
2
Kanuniyet ve yetkilendirme ilkesini değerlendirmek.
Bütçenin bir yasama tasarrufu olarak yürütmeye mali sınırlar içinde hareket etme izni vermesi 'Hukuki İşlev'dir.
Bütçe kanunla yürürlüğe girer ve idare bu kanun dışında harcama yapamaz.
3
Tanımları birleştirerek doğru eşleşmeyi bulmak.
Sırasıyla Siyasi İşlev ve Hukuki İşlev seçenekleri doğru kabul edilmelidir.
Soru metnindeki tanımlar doğrudan klasik bütçe teorisindeki bu iki kategoriye karşılık gelir.

Anahtar Kavram

Bütçenin Klasik İşlevleri ve Bütçe Hakkı

Daha Fazla Pratik

Bütçenin mali işlevi kapsamında 'ödeneklerin bir üst sınır olması' ve 'israfın önlenmesi' kavramlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 50s
Soru 124Soru

19821982 Anayasası'nda 20172017 yılında yapılan anayasa değişikliğiyle getirilen yeni düzenlemeye göre; Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi'nin süresinde yürürlüğe konulamaması halinde, öncelikle geçici bütçe kanunu çıkarılması öngörülmüştür. Geçici bütçe kanununun da çıkarılamaması durumunda uygulanacak temel yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir önceki yılın bütçesi, yeniden değerleme oranına göre artırılarak uygulanır.

Cevap

Bir önceki yılın bütçesi, yeniden değerleme oranına göre artırılarak uygulanır.
Doğru yanıt olan seçenek, 19821982 Anayasası'nın 161161. maddesinde yapılan 20172017 değişikliğini tam ve doğru olarak yansıtmaktadır. Bu düzenlemeye göre bütçe kanunu süresinde yürürlüğe girmezse geçici bütçe çıkarılır, o da olmazsa bir önceki yılın bütçesi yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.

Adım Adım Çözüm

1
Bütçe kanun teklifinin süresinde onaylanmadığı senaryoyu değerlendir.
Bütçe Kanunu malî yıl başına kadar yürürlüğe giremezse sistem kilitlenme riskiyle karşılaşır.
Kamu hizmetlerinin devamı için ödenek kullanımı şarttır.
2
20172017 Anayasa Değişikliği sonrası Madde 161161 hükmüne odaklan.
Önce geçici bütçe kanunu çıkarılması, o da olmazsa bir önceki yıl bütçesinin artırılarak uygulanması hükme bağlanmıştır.
Bu düzenleme, parlamenter sistemdeki bütçe reddi halinde hükümetin düşmesi riskini başkanlık sistemine uyarlamak ve bütçesizliği önlemek için getirilmiştir.

Anahtar Kavram

Bütçesizliği Önleme Mekanizması (20172017 Değişikliği)

İpuçları

1
20172017 değişikliğiyle bütçenin mecliste reddedilmesi durumunda hükümetin düşmesi usulü kaldırılmıştır.
2
Bütçe kanunu zamanında çıkmazsa, enflasyona karşı koruma sağlayan bir 'yeniden değerleme' artışı öngörülür.

Daha Fazla Pratik

Bütçe kanununa bütçe dışı hüküm konulması yasağının (tadil yasağı) hangi anayasa ile ilk kez geldiğini araştırınız.
Tahmini Süre:50s
Soru 125Soru

Richard Musgrave tarafından geliştirilen bütçe işlevleri teorisinde; devletin 'erdemli mallar' (merit goods) aracılığıyla piyasa mekanizmasına müdahale ederek bireylerin tüketim kalıplarını değiştirmesi, bütçenin hangi çağdaş işlevi kapsamında ele alınır ve bu müdahale teorik olarak hangi temel gerekçeye dayandırılır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kaynak tahsisi işlevi - Bireysel tercihlerin toplumsal faydayı maksimize etmede yetersiz kalması nedeniyle 'tüketici egemenliğinden' sapılarak etkinliğin sağlanması

Cevap

Erdemli malların (merit goods) bütçe politikalarıyla desteklenmesi, Musgrave'e göre 'kaynak tahsisi' işlevi kapsamındadır ve bireysel tercihlerin toplumsal refah için yetersiz kaldığı durumlarda tüketici egemenliğinden sapılarak etkinliğin sağlanmasını amaçlar.
Kaynak tahsisi işlevi, piyasanın tam rekabet şartlarından saptığı veya kamu malları/erdemli mallar gibi alanlarda etkinliği sağlayamadığı durumlarda devreye girer. Erdemli mallarda bireylerin kendi tercihlerinin (tüketici egemenliği) toplumsal açıdan optimal olmadığı kabul edilir ve devlet 'paternalist' bir müdahale ile kaynakları bu alanlara yönlendirerek etkinliği sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Analizi
Erdemli mallar (eğitim, aşılama vb.), bireylerin kendileri için faydalı olanı tam olarak takdir edemedikleri veya eksik tükettikleri mallardır.
Sorunun hangi işlevle ilgili olduğunu belirlemek için 'erdemli mal' tanımını anlamak gerekir.
2
İşlev Eşleştirmesi
Piyasanın üretim ve tüketim bileşimini (kaynak dağılımını) yanlış yapması durumunda devletin müdahalesi 'Kaynak Tahsisi' (Allocation) işlevidir.
Musgrave'e göre tahsis işlevi, piyasa başarısızlıklarını gidermeyi hedefler.
3
Gerekçelendirme
Bu müdahale, bireylerin özgür tercihlerine müdahale ettiği için 'paternalist' bir yaklaşım olarak görülür ve 'tüketici egemenliği' ilkesinden bilinçli bir sapmadır.
Üst düzey sorularda işlevin sadece adı değil, teorik dayanağı olan paternalizm/etkinlik ilişkisi sorgulanır.

Anahtar Kavram

Musgrave'in Fonksiyonel Sınıflandırması ve Erdemli Mallar
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 126Soru

Modern maliye hukukunda bütçe hakkı hem gelir hem de gider boyutunu kapsar. İngiltere'de bu hakkın evrimi sırasında, kralın parlamentodan izin almadan barış zamanında ordu toplamasını yasaklayan ve böylece harcamaların denetimi ile bütçenin yıllık olması ilkesini pekiştiren belge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Haklar Bildirisi (Bill of Rights - 16891689)

Cevap

Haklar Bildirisi (Bill of Rights - 16891689)
Haklar Bildirisi (16891689), bütçe hakkının gelişiminde bir dönüm noktasıdır çünkü parlamentonun kontrolünü sadece gelirlerle sınırlı tutmamış, aynı zamanda harcamalar (özellikle askeri harcamalar) üzerinde de söz sahibi olmasını sağlamıştır. Kralın parlamentonun onayı olmadan ordu kurması yasaklanınca, bu harcamalar için her yıl parlamentodan izin alma zorunluluğu ortaya çıkmış, bu da bütçenin 'yıllık olma' ilkesinin temelini oluşturmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Bütçe hakkının gelişim aşamalarını analiz etme
Bütçe hakkı başlangıçta sadece vergilerin (gelir) onaylanmasıyken, zamanla harcamaların (gider) denetimine evrilmiştir.
Soruda bütçe hakkının 'gider' ve 'yıllık olma' boyutu vurgulanmaktadır.
2
İngiliz anayasal belgeleriyle harcama denetimi arasındaki ilişkiyi kurma
16891689 tarihli belge, kralın ordu beslemesini parlamento iznine bağlamıştır.
Ordu gibi büyük bir gider kaleminin her yıl onaylanması zorunluluğu, bütçenin yıllık olma ilkesini doğurmuştur.

Anahtar Kavram

Bütçe hakkının gider boyutu ve yıllık izin ilkesi

İpuçları

1
Bütçe hakkının sadece vergi toplamayı değil, paranın nereye harcanacağını (gider) belirlemeyi de kapsadığı aşamayı düşünün.
2
İngiltere'de kralın askeri gücünün sivil otorite (parlamento) tarafından denetlendiği belgeyi hatırlayın.
3
16891689 yılındaki 'Glorious Revolution' (Şanlı Devrim) sonrası kabul edilen belgeye odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Bütçe hakkının gelişiminde gelir ve gider boyutlarının birbirinden ayrılmasının modern bütçe sistemlerine olan etkisini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 127Soru

Dünyada bütçe hakkının tarihsel gelişim sürecinde; İngiltere'deki Magna Carta (1215), Haklar Dilekçesi (1628) ve Haklar Bildirisi (1689) gibi belgelerle bütçe hakkının 'gelir' (vergi onayı) boyutu kurumsallaşırken, bütçe hakkının gerçek anlamda bir 'kamusal denetim' ve 'hesap verebilirlik' aracına dönüşmesi 1789 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi ile ivme kazanmıştır.

Buna göre, 1789 Fransız Bildirisi'nin, bütçe hakkını sadece bir parlamento-kral çekişmesi olmaktan çıkarıp modern bir anayasal denetim seviyesine taşıyan temel perspektif değişikliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bütçe hakkını, bir sınıfın veya kurumun imtiyazı olmaktan çıkarıp, tüm yurttaşların kamu giderlerinin gerekliliğini saptama, kullanımını izleme ve hesabını sorma hakkı (evrensel yurttaşlık hakkı) olarak tanımlaması

Cevap

Bütçe hakkını bir sınıf imtiyazı olmaktan çıkarıp evrensel bir yurttaşlık hakkı olarak tanımlaması
Bütçe hakkının tarihsel gelişiminde İngiliz belgeleri (1215-1689) daha çok 'temsilsiz vergi olmaz' ilkesi etrafında şekillenmiş ve parlamentonun kral üzerindeki bir 'gelir' denetimi olarak kalmıştır. Buna karşın 1789 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi, bütçe hakkını ulusal egemenliğin bir parçası olarak görmüş; yurttaşların kamu giderlerinin gerekliliğini saptama, bu harcamaları izleme ve kamu görevlilerinden hesap sorma hakkını anayasal güvenceye bağlayarak konuyu evrensel bir yurttaşlık hakkı seviyesine taşımıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İngiliz belgelerinin odağını saptama
İngiltere'de gelişim (1215-1689), parlamentonun kralın vergi toplama yetkisini kısıtlaması (gelir boyutu) üzerinedir.
Bütçe hakkının kökenindeki 'verginin yasallığı' mücadelesini anlamak için gereklidir.
2
1789 Fransız Bildirisi'nin içeriğini analiz etme
1789 Bildirisi, bütçe hakkını tüm yurttaşlara tanınan, harcamaların gerekliliğini sorgulama ve izleme hakkı olarak genişletir.
Hakkın 'yurttaşlık' ve 'gider denetimi' boyutuna geçişini belirlemek için gereklidir.
3
Seçenekler arasında perspektif farkını bulma
Modern bütçe hakkı, sadece vergi onayı değil, kamu kaynaklarının nereye ve nasıl harcandığının hesabının sorulmasıdır.
Modern bütçe kavramının temelindeki 'hesap verebilirlik' ilkesine ulaşmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Bütçe hakkının 'gelirlerin yasallığı' aşamasından 'giderlerin gerekliliği ve denetimi' (yurttaşlık hakkı) aşamasına geçişi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 128Soru

Osmanlı Devleti'nde bütçe hakkının tarihsel süreci ve mali uygulamalar dikkate alındığında; 18811881 yılında yayımlanan Muharrem Kararnamesi ile kurulan, devletin bazı temel gelir kaynaklarının (tuz, tütün, ipek, balıkçılık vergileri vb.) yönetimini doğrudan üstlenerek bütçe bütünlüğünü ve bütçe hakkını fiilen kısıtlayan kurum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düyun-ı Umumiye İdaresi

Cevap

Düyun-ı Umumiye İdaresi
Düyun-ı Umumiye İdaresi, 18811881 Muharrem Kararnamesi ile Osmanlı Devleti'nin dış borçlarını tasfiye etmek amacıyla kurulmuştur. Bu kurum; tuz, tütün, ipek, balıkçılık, içki ve damga pulu gibi 'Rüsum-u Sitte' olarak bilinen önemli gelir kalemlerini doğrudan tahsil ederek alacaklılara aktarmıştır. Bu uygulama, bütçenin genel ve tek olması ilkelerini zedelemiş ve parlamentonun/halkın bütçe üzerindeki egemenliğini (bütçe hakkını) fiilen kısıtlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Muharrem Kararnamesi'nin (1881) içeriğini değerlendirme
Dış borçların ödenememesi üzerine alacaklı devletlerin temsilcilerinden oluşan bir idarenin kurulması
Bu kararname, Osmanlı maliyesinin bir kısmının yabancı denetimine geçişini resmileştirmiştir.
2
Bütçe hakkı üzerindeki etkisini analiz etme
Devletin gelirleri üzerindeki tasarruf yetkisinin ve bütçe birliğinin zedelenmesi
Bütçe hakkı, halkın ve meclisin gelirleri belirleme yetkisidir; bu yetkinin bir kısmının dış bir kuruma devri bütçe hakkını kısıtlar.
3
Kurumun ismini belirleme
Düyun-ı Umumiye İdaresi
Tuz, tütün, ipek gibi gelirlerin (Rüsum-u Sitte) yönetimini üstlenen yapı budur.

Anahtar Kavram

Bütçe Hakkının Kısıtlanması (Düyun-ı Umumiye)

Alternatif Yöntem

Muharrem Kararnamesi ve 'Rüsum-u Sitte' (Altı Vergi) ifadeleri doğrudan Düyun-ı Umumiye kurumuna işaret eder.
Tahmini Süre:50s
Soru 129Soru

Bütçe kanunları, Türk kamu maliyesi hukukunda "şekli anlamda kanun" olarak kabul edilmekle birlikte, "maddi anlamda kanun" niteliği taşımamaktadır. Bütçe kanunlarının maddi anlamda kanun sayılmamasının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genel, soyut ve sürekli hukuk kuralları koymak yerine, sadece belirli bir dönem için geçerli olan harcama yetkisi ve gelir tahminlerini içermesi

Cevap

Bütçe kanunlarının maddi anlamda kanun sayılmamasının nedeni, genel, soyut ve sürekli hukuk kuralları koymak yerine belirli bir dönem için geçerli harcama yetkisi ve gelir tahminlerini içermesidir.
Bütçe kanunları, yasama organı tarafından kabul edildikleri için 'şeklen' birer kanundur. Ancak hukuk tekniğinde 'maddi anlamda kanun' olabilmek için bir metnin genel (herkese uygulanabilir), soyut (kişiye özel olmayan) ve sürekli (zamanla sınırlı olmayan) kurallar içermesi gerekir. Bütçe ise sadece bir yıl için geçerlidir, yürütmeye harcama tavanı belirler ve gelirleri tahmin eder; bu nedenle maddi anlamda kanun niteliği taşımaz.

Adım Adım Çözüm

1
Kanun kavramının maddi ve şekli ayrımını tanımla.
Maddi kanun genel/kalıcı kural koyar; şekli kanun ise sadece meclis tarafından kanun usulüyle kabul edilen işlemdir.
Bütçenin hukuki niteliğini belirlemek için bu ayrım temeldir.
2
Bütçe kanununun içeriğini analiz et.
Bütçe sadece bir mali yıl (süreli) için geçerlidir ve kişilere yönelik genel ödev/hak (soyut/genel) yaratmaz.
Bütçenin neden maddi kanun sayılamayacağını kanıtlar.
3
Sonucu belirle.
Bütçe, içeriği bakımından bir 'şart işlem' veya 'yetki belgesi' niteliğinde olduğu için sadece şeklen kanundur.
Soruda istenen temel gerekçeye ulaşılır.

Anahtar Kavram

Bütçe Kanununun Hukuki Niteliği (Şekli vs. Maddi Kanun)

Daha Fazla Pratik

Bütçe kanunlarının asimetrik etkisi (giderlerin tavan, gelirlerin tahmin olması) konusuna çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 130Soru

Klasik maliye anlayışında bütçenin temel amacı harcamaların denetimi ve mali denklik iken; modern maliye kuramında bütçe, makroekonomik değişkenleri etkilemek amacıyla aktif bir müdahale aracı olarak kullanılmaktadır.

Buna göre, ekonominin daralma (resesyon) dönemlerinde bütçe açıkları verilerek toplam talebin artırılması ve işsizlikle mücadele edilmesi, Richard Musgrave tarafından tanımlanan bütçenin aşağıdaki çağdaş işlevlerinden hangisinin bir gereğidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekonomik istikrarı sağlama işlevi

Cevap

Ekonomik istikrarı sağlama işlevi
Ekonomik istikrarı sağlama işlevi; bütçe politikaları aracılığıyla ekonomideki daralma veya enflasyon gibi dalgalanmaların önlenmesini, tam istihdamın sağlanmasını ve fiyatlar genel düzeyinin korunmasını amaçlar. Soruda verilen durgunluk döneminde bütçe açığı vererek (genişlemeci maliye politikası) toplam talebi artırma stratejisi, bütçenin bu modern işlevinin en belirgin örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki senaryoyu analiz edin.
Ekonominin daralma döneminde bütçe açığı verilerek toplam talebin canlandırılması ve işsizliğin azaltılması hedeflenmektedir.
Bu hedefler mikroekonomik değil, makroekonomik denge hedefleridir.
2
Richard Musgrave'in modern bütçe işlevleri sınıflandırmasını hatırlayın.
Musgrave işlevleri; Kaynak Tahsisi (Allocation), Gelir Dağılımı (Distribution) ve İstikrar (Stabilization) olarak üçe ayrılır.
Soruda belirtilen müdahale, konjonktürel dalgalanmaları önlemeye yöneliktir.
3
Senaryoyu doğru işlevle eşleştirin.
Makroekonomik istikrarı (tam istihdam, fiyat istikrarı, büyüme) hedefleyen bu uygulama 'İstikrar' işlevi kapsamındadır.
İstikrar işlevi, bütçeyi bir 'telafi edici' (compensatory) mekanizma olarak kullanır.

Anahtar Kavram

Bütçenin İktisadi İstikrar İşlevi

Daha Fazla Pratik

Musgrave'in 'Erdemli Mallar' (Merit Goods) kavramının hangi bütçe işlevi ile ilişkili olduğunu inceleyerek kaynak tahsisi işlevini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 131Soru

1982 Anayasası'nda 2017 yılında yapılan anayasa değişiklikleri, Türkiye'de bütçe hakkının kullanımı ve bütçe sürecinin yasal çerçevesinde önemli yapısal dönüşümler gerçekleştirmiştir. Bu değişiklikler ve 50185018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile şekillenen güncel yasal çerçeve dikkate alındığında, bütçe kanunlarının kabulü ve yürürlüğe girmesi süreciyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkezi yönetim bütçe kanun teklifinin mali yılbaşından en az yetmiş beş gün önce Cumhurbaşkanı tarafından TBMM’ye sunulması ve bütçenin süresinde yürürlüğe girmemesi durumunda geçici bütçe çıkarılamazsa, bir önceki yıl bütçesinin yeniden değerleme oranına göre artırılarak uygulanması

Cevap

Merkezi yönetim bütçe kanun teklifinin mali yılbaşından en az yetmiş beş gün önce Cumhurbaşkanı tarafından TBMM’ye sunulması ve bütçenin süresinde yürürlüğe girmemesi durumunda geçici bütçe çıkarılamazsa, bir önceki yıl bütçesinin yeniden değerleme oranına göre artırılarak uygulanması ifadesi doğrudur.
2017 Anayasa değişikliği ile bütçe süreci tamamen Cumhurbaşkanlığına bağlanmıştır. Yeni sistemde, bütçenin zamanında kabul edilememesi durumunda idarenin felç olmasını engellemek amacıyla, geçici bütçe mekanizması ve bu da sonuçsuz kalırsa bir önceki yıl bütçesinin yeniden değerleme oranıyla artırılarak uygulanması (otomatik uygulama) yöntemi getirilmiştir. Bu durum bütçe hakkının sürekliliğini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Bütçe teklif yetkisini belirle
2017 değişikliği ile bütçe hazırlama yetkisi Bakanlar Kurulu'ndan alınarak Cumhurbaşkanı'na verilmiştir.
Yürütme organındaki yapısal değişiklik (Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi).
2
Sunulma süresini kontrol et
Teklif, mali yılbaşından en az 75 gün önce sunulmalıdır.
Bütçe Komisyonu ve Genel Kurul görüşmeleri için gerekli yasal süre.
3
Bütçenin yürürlüğe girmemesi durumundaki mekanizmayı analiz et
Önce geçici bütçe; o da kabul edilmezse önceki yıl bütçesi + yeniden değerleme oranı.
Anayasa Madde 161 (2017 değişikliği) ile getirilen süreklilik güvencesi.

Anahtar Kavram

Bütçe Hakkı ve 2017 Anayasa Değişikliği

Daha Fazla Pratik

Cumhurbaşkanının bütçe kanunları üzerindeki sınırlı yetkileri ile kesin hesap kanununun zamanlaması arasındaki ilişkiyi inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 132Soru

Dünyada bütçe hakkının tarihsel gelişim sürecinde bütçe hakkı; başlangıçta sadece hükümdarın vergi toplama yetkisinin sınırlandırılması (gelirgelir boyutuboyutu) şeklinde ortaya çıkmış, zamanla kamu harcamalarının onaylanması ve denetlenmesi (gidergider boyutuboyutu) aşamasına evrilmiştir. Toplumun kamu görevlilerinden mali yönetim faaliyetleri nedeniyle "hesap sorma hakkına" (mali sorumluluk ve şeffaflık) sahip olduğunu açıkça belirterek bütçe hakkına modern bir demokratik denetim boyutu kazandıran belge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 17891789 Fransız İnsan ve Vatandaş Hakları Bildirisi

Cevap

Toplumun kamu görevlilerinden hesap sorma hakkına sahip olduğunu belirten 1789 Fransız İnsan ve Vatandaş Hakları Bildirisi bütçe hakkına modern şeffaflık boyutu kazandırmıştır.
1789 Fransız İnsan ve Vatandaş Hakları Bildirisi, bütçe hakkının gelişiminde bir dönüm noktasıdır. Bildirinin 1515. maddesinde yer alan "Toplumun, bütün kamu görevlilerinden, idari etkinliklerinden dolayı hesap sorma hakkı vardır." ifadesi, bütçe hakkını sadece vergi onayı olmaktan çıkarıp modern anlamda kamu mali yönetiminin şeffaflığı ve hesap verilebilirliği esasına dayandırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Bütçe hakkının evrelerini analiz etme
Bütçe hakkı; vergi onayı (gelir), harcama onayı (gider) ve denetim/hesap sorma (şeffaflık) aşamalarından oluşur.
Soruda istenen 'hesap sorma' boyutunun hangi tarihsel dönüm noktasına ait olduğunu belirlemek için bu ayrım gereklidir.
2
Fransız İnsan ve Vatandaş Hakları Bildirisi'nin içeriğini değerlendirme
Bildirinin 1414. ve özellikle 1515. maddesinde toplumun kamu yönetiminden hesap sorma hakkı düzenlenmiştir.
Modern maliye hukukunda bütçe hakkının denetim ve sorumluluk boyutu bu belge ile anayasal bir kimlik kazanmıştır.

Anahtar Kavram

Bütçe Hakkının Modern Boyutu: Hesap Verilebilirlik
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 133Soru

Türkiye’de bütçe sisteminin yasal çerçevesinin tarihsel gelişimi sürecinde, 19271927 yılında yürürlüğe giren 10501050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunu’ndan 20032003 yılında kabul edilen 50185018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na geçişle birlikte bütçe kapsamındaki idarelerin sınıflandırılmasında köklü değişiklikler yapılmıştır. 10501050 sayılı Kanun döneminde genel bütçe dışında yer alan, kendine ait gelirleri bulunan ve özel bir kanunla kurulan idarelerin tabi olduğu "Katma Bütçe" rejimi, 50185018 sayılı Kanun ile aşağıdakilerden hangisine dönüştürülmüştür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özel bütçeli idareler

Cevap

Katma bütçe uygulaması, 50185018 sayılı Kanun ile birlikte özel bütçeli idareler yapısına dönüştürülmüştür.
Türkiye'de bütçe hukukunun gelişimi sürecinde, bütçe birliğini sağlamak amacıyla 10501050 sayılı Kanun'daki "Katma Bütçe" uygulamasına son verilmiştir. Bu bütçe türüne tabi olan ve kendi gelirleri bulunan kamu kurumları (örneğin Karayolları, Devlet Su İşleri, Üniversiteler), 50185018 sayılı Kanun ile oluşturulan merkezi yönetim bütçesi içerisindeki "Özel Bütçeli İdareler" (IIII sayılı cetvel) grubuna dahil edilmiştir. Bu değişim, bütçenin kapsamını netleştirmiş ve merkezi yönetimin mali kontrolünü modernize etmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
10501050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunu dönemindeki bütçe yapılarını analiz etmek.
Bu dönemde bütçenin "Genel Bütçe" ve "Katma Bütçe" olarak iki ana parçadan oluştuğu tespit edilir.
Yasal çerçevedeki başlangıç noktasını belirlemek için gereklidir.
2
50185018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile getirilen kurumsal sınıflandırmayı incelemek.
Bütçenin "Merkezi Yönetim Bütçesi" çatısı altında II, IIII ve IIIIII sayılı cetveller olarak yapılandırıldığı görülür.
Eski yapıların yeni sistemdeki karşılıklarını bulmak için sınıflandırmanın bilinmesi gerekir.
3
Katma bütçeli idarelerin (Üniversiteler, Karayolları vb.) yeni sistemdeki yerini eşleştirmek.
Bu kurumların merkezi yönetim bütçesi içindeki IIII sayılı cetvele, yani "Özel Bütçeli İdareler" kategorisine aktarıldığı anlaşılır.
Soruda sorulan tarihsel dönüşümün sonucuna ulaşılmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Bütçe Kapsamının Tarihsel Dönüşümü (1050'den 5018'e Geçiş)

İpuçları

1
10501050 sayılı Kanun dönemindeki Karayolları Genel Müdürlüğü veya Üniversiteler gibi kurumların statüsünü hatırlayın.
2
50185018 sayılı Kanun merkezi yönetim bütçesini üç cetvele ayırmıştır; Katma Bütçe bu cetvellerden birine aktarılmıştır.
3
IIII sayılı cetvelde yer alan kurumların eski statülerini düşünmek sizi doğru cevaba ulaştıracaktır.

Daha Fazla Pratik

5018 sayılı Kanun ile getirilen 'Merkezi Yönetim' ve 'Genel Yönetim' kapsam farklarını ve hangi idarenin hangi cetvelde yer aldığını gösteren tabloyu inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 134Soru

Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasa tarihindeki bütçe uygulamaları incelendiğinde, bütçe kanunlarının diğer kanunlardan farklı bir yasalaşma prosedürüne tabi tutulduğu görülmektedir.

Buna göre, 19241924 Anayasası (Tes\ckilatıTeşkilat-ı EsasiyeEsasiye KanunuKanunu) döneminde bütçe kanunlarının onaylanma süreci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cumhurbaşkanı'nın, Meclis tarafından kabul edilen bütçe kanunlarını bir kez daha görüşülmek üzere geri gönderme yetkisi bulunmamaktadır.

Cevap

1924 Anayasası'na göre Cumhurbaşkanı'nın bütçe kanunlarını veto etme (Meclis'e geri gönderme) yetkisi bulunmamaktadır.
1924 Anayasası'nın 3535. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı, TBMM tarafından kabul edilen kanunları on gün içinde ilan etmek veya bir kez daha görüşülmek üzere geri göndermekle yükümlüdür. Ancak aynı maddede 'Bütçe kanunlarıyla teşkilat kanunları bu hükümden müstesnadır' ifadesi yer almaktadır. Bu durum, bütçe kanunlarının Cumhurbaşkanı tarafından veto edilemeyeceği anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
1924 Anayasası'ndaki yasama sürecini analiz et.
Genel kural olarak Cumhurbaşkanı yasaları geri gönderebilir, ancak istisnalar mevcuttur.
Bütçe hukukunda anayasal farklılıkları tespit etmek için genel yasama kurallarını bilmek gerekir.
2
Anayasa'nın 35. maddesini incele.
Madde metni; bütçe kanunları ve teşkilat kanunlarını Cumhurbaşkanı'nın geri gönderme yetkisinin dışında tutar.
Bütçenin zamanında yürürlüğe girmesini sağlamak amacıyla yasama organının iradesi yürütmenin veto yetkisine karşı korunmuştur.

Anahtar Kavram

1924 Anayasası'nda Bütçe Kanunlarının Veto Edilememesi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 135Soru

Klasik maliye doktrininde bütçe, devletin mali faaliyetlerinin sınırlarını belirleyen ve yürütme organına bu faaliyetleri gerçekleştirme yetkisi veren temel bir araçtır. Bütçenin, kamu gelirlerinin toplanması ve giderlerin yapılması hususunda yürütme organına verilen "önceden izin" niteliği taşıması, bütçenin aşağıdaki işlevlerinden hangisi kapsamında değerlendirilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hukuki işlev

Cevap

Bütçenin yürütme organına vergi toplama ve harcama yapma yetkisini "önceden izin" şeklinde sunması, onun hukuki işlevini yansıtmaktadır.
Klasik maliye anlayışında bütçenin hukuki işlevi, bütçenin bir kanun olarak yürütme organına kamu gelirlerini toplama ve giderleri yapma konusunda verdiği 'hukuki izin' ve 'yetki' olma özelliğini ifade eder. Bu izin bütçe döneminden önce verildiği için 'önceden izin ilkesi' ile de doğrudan bağlantılıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Bütçenin klasik işlevlerini kategorize etme
Klasik işlevler siyasi, hukuki ve mali (denetim) olmak üzere üç temel başlıkta toplanır.
Soruda istenen kavramın hangi temel başlık altında olduğunu belirlemek için gereklidir.
2
"Önceden izin" kavramının niteliğini analiz etme
Önceden izin, yasama organının yürütme organına mali işlemler için verdiği kanuni yetkidir.
Bütçe kanunu ile verilen bu izin, yürütmenin mali faaliyetlerine meşruiyet ve yasal sınır kazandırır.
3
Seçeneklerle eşleştirme
Kanuni yetki ve izin niteliği bütçenin 'hukuki' boyutunu tanımlar.
Siyasi işlev bütçe hakkının özüyle, mali işlev ise rakamlar ve denetimle ilgilidir.

Anahtar Kavram

Bütçenin Hukuki İşlevi ve Önceden İzin İlkesi

Daha Fazla Pratik

Bütçe hakkının tarihsel gelişimi ve bu hakkın siyasi işlev üzerindeki etkilerini inceleyen bir soru çözülebilir.
Tahmini Süre:50s
Soru 136Soru

Piyasa mekanizmasının mikroekonomik düzeyde kaynakları etkin dağıtamadığı veya geliri adil bölüştüremediği durumlarda devreye giren bütçe işlevleri ile ekonominin makroekonomik performansını iyileştirmeyi hedefleyen işlev arasında belirgin bir metodolojik fark bulunmaktadır.

Bu bağlamda, Richard Musgrave'in sınıflandırmasındaki 'istikrar' işlevini 'tahsis' işlevinden ayıran temel yön aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sektörel veya mal bazlı müdahalelerle kaynakların kompozisyonunu değiştirmek yerine, toplam talep ve harcama hacmi üzerinden genel ekonomik dengeyi sağlamaya odaklanması

Cevap

İktisadi istikrar işlevi, belirli mal ve hizmetlerin üretim yapısını değiştirmek yerine, makroekonomik dengeyi korumak için toplam harcama hacmi üzerinde kontrol sağlamayı hedefler.
İktisadi istikrar işlevi, bütçenin makroekonomik yönetimiyle ilgilidir. Kaynak tahsisi ve gelir dağılımı işlevleri sektörel veya bireysel bazda (mikro) düzenlemeler yaparken; istikrar işlevi, toplam talep düzeyini ayarlayarak ekonomiyi krizlerden korumayı, fiyat istikrarını ve tam istihdamı sağlamayı amaçlar. Bu nedenle, genel ekonomik denge ve toplam harcama vurgusu bu işlevi diğerlerinden ayıran en temel farktır.

Adım Adım Çözüm

1
Bütçenin modern işlevlerini (tahsis, dağılım, istikrar) temel odak noktalarına göre ayırın.
Kaynak tahsisi ve gelir dağılımı mikro/yapısal; iktisadi istikrar ise makroekonomik odaklıdır.
İşlevlerin teorik temelini anlamak, uygulama araçlarını ayırt etmeyi sağlar.
2
Tahsis işlevinin araçlarını (kamusal mallar, dışsallıklar, erdemli mallar) analiz edin.
Bu araçlar piyasa fiyatlarına ve mal kompozisyonuna doğrudan müdahale eder.
Tahsis işlevinin sektörel ve mikro niteliğini doğrulamak için gereklidir.
3
İstikrar işlevinin makroekonomik amaçlarını (tam istihdam, fiyat istikrarı) belirleyin.
İstikrar işlevi, toplam talep yönetimi ve bütçe dengesi (açık/fazla) üzerinden ekonomi genelini etkiler.
Doğru seçeneğin neden makroekonomik bir fark yarattığını netleştirmek için.

Anahtar Kavram

Musgrave'in Bütçe İşlevleri: Mikro (Tahsis/Dağılım) vs. Makro (İstikrar) Ayrımı

Alternatif Yöntem

Musgrave'in işlevlerini 'Mekanizma' üzerinden kodlayabilirsiniz: Tahsis = Fiyat Mekanizması Tamiri, Dağılım = Hakkaniyet/Adalet, İstikrar = Makroekonomik Denge (Talep Yönetimi).
Tahmini Süre:1m 45s
Soru 137Soru

1982 Anayasası'nın "Kesinhesap" ile ilgili güncel hükümleri uyarınca, Sayıştay tarafından hazırlanan "Genel Uygunluk Bildirimi"nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulma süresi aşağıdakilerden hangisinde doğru belirtilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kesinhesap kanun teklifinin verilmesinden başlayarak en geç yetmiş beş gün içinde

Cevap

Sayıştay, genel uygunluk bildirimini kesinhesap kanun teklifinin verilmesinden başlayarak en geç yetmiş beş gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunar.
1982 Anayasası'nın 161. maddesinin güncel fıkrasına göre; Sayıştay, genel uygunluk bildirimini, ilişkin olduğu kesinhesap kanun teklifinin verilmesinden başlayarak en geç yetmiş beş gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunar. Bu süre, bütçe teklifinin Meclis'e sunulma süresiyle (mali yıl başından 75 gün önce) paralellik gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasal Dayanağın Tespiti
1982 Anayasası'nın 161. maddesi (Bütçenin hazırlanması ve uygulanması ile Kesinhesap) incelenir.
Anayasal bütçe süreci ve denetim takvimini belirlemek için ilgili maddeye başvurulmalıdır.
2
Kesinhesap Teklifi ile İlişkilendirme
Kesinhesap kanun teklifinin, yeni mali yıl bütçe kanun teklifiyle birlikte (mali yıl başından en az 75 gün önce) Meclis'e sunulduğu teyit edilir.
Sayıştay'ın inceleme süresi bu teklifin sunulmasıyla başlar.
3
Sürenin Belirlenmesi
Sayıştay'ın genel uygunluk bildirimini sunması için anayasada öngörülen sürenin 75 gün olduğu belirlenir.
Anayasa metni açıkça 75 günlük bir süre sınırlaması getirmektedir.

Anahtar Kavram

Genel Uygunluk Bildirimi ve Anayasal Süreler
Soru 138Soru

Bütçe hakkı, halkın temsilcilerinin kamu gelir ve giderleri üzerinde karar verme ve bu kararların uygulanmasını denetleme yetkisini kapsamaktadır. Bu hakkın 'önceden izin alma' (yasallık) ve 'hesap verme sorumluluğu' (accountability) unsurları arasındaki tamamlayıcı ilişki göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi bütçe hakkının bu iki unsuru arasındaki döngüsel bütünlüğü ifade eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yasama organınca mali yıl başında verilen harcama ve gelir toplama izninin, mali yıl sonunda bütçe uygulama sonuçlarının 'Kesin Hesap Kanunu' ile denetlenerek yürütmenin mali yönden ibra edilmesi

Cevap

Yasama organınca mali yıl başında verilen harcama ve gelir toplama izninin, mali yıl sonunda bütçe uygulama sonuçlarının Kesin Hesap Kanunu ile denetlenerek yürütmenin mali yönden ibra edilmesidir.
Bütçe hakkı, demokratik mali sistemlerde bir döngü olarak işler. Bu döngü, yasama organının yıl başında bütçe kanunuyla yürütmeye verdiği 'önceden izin' ile başlar. Mali yıl sona erdiğinde ise yürütmenin bu yetkiyi nasıl kullandığı 'Kesin Hesap Kanunu' aracılığıyla denetlenir. Bu iki süreç arasındaki ilişki, bütçe hakkının hem yetki verme hem de hesap sorma niteliğini birleştirerek demokratik denetimi sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Bütçe hakkının unsurlarını tanımlama
Bütçe hakkı; önceden izin alma, süreklilik (yıllık olma) ve hesap verme sorumluluğu unsurlarından oluşur.
Soruda istenen döngüsel bütünlüğü anlamak için bu unsurların zamansal ilişkisini kurmak gerekir.
2
Önceden izin alma ve hesap verme arasındaki köprüyü kurma
Yıl başında bütçe kanunu ile verilen 'harcama yetkisi' ve 'gelir toplama izni', yıl sonunda bu yetkinin nasıl kullanıldığını gösteren 'Kesin Hesap Kanunu' ile denetlenir.
Bütçe hakkı sadece izin vermek değil, verilen iznin sonucunu da görmektir.
3
Demokratik denetim ve ibra sürecini değerlendirme
Yasama organı, kesin hesap kanununu kabul ederek yürütmeyi mali açıdan aklamış (ibra etmiş) olur ve bütçe döngüsünü tamamlar.
Bu süreç, halkın parasının nerede harcandığının hesabının sorulması anlamına gelir.

Anahtar Kavram

Bütçe Hakkı ve Döngüsel Denetim

Daha Fazla Pratik

Bütçe hakkının tarihsel gelişimindeki dönüm noktalarını (Magna Carta, Bill of Rights) ve 5018 sayılı Kanun'daki 'Mali Saydamlık' ve 'Hesap Verme Sorumluluğu' maddelerini incelemek bu konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 139Soru

1961 Anayasası döneminde bütçe kanun tasarılarının parlamentoda görüşülmesi sürecinde görev yapan "Bütçe Karma Komisyonu"nun üye sayısı ve oluşumuna ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplam 50 üyeden oluşur; bu üyelerin 35'i Millet Meclisi, 15'i Cumhuriyet Senatosu üyeleri arasından seçilir.

Cevap

1961 Anayasası'na göre Bütçe Karma Komisyonu 50 üyeden oluşur ve bu üyelerin 35'i Millet Meclisi'nden, 15'i ise Cumhuriyet Senatosu'ndan seçilir.
Doğru seçenek, 1961 Anayasası'nın 94. maddesinde yer alan açık düzenlemeyi yansıtmaktadır. Bu maddeye göre bütçe tasarılarını incelemek üzere kurulan komisyon 50 üyeden oluşur ve bu üyelerin 35'i Millet Meclisi, 15'i ise Cumhuriyet Senatosu üyeleri arasından seçilir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasa dönemini belirle
Soru 1961 Anayasası dönemini sormaktadır.
Türkiye'nin anayasa tarihinde bütçe süreçleri anayasadan anayasaya farklılık gösterir.
2
Parlamento yapısını hatırla
1961 Anayasası döneminde Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu'ndan oluşan çift meclisli bir yapı vardır.
Komisyonun "Karma" (Joint) olması iki meclisin de temsil edildiğini gösterir.
3
Komisyonun sayısal verilerini analiz et
İlgili anayasa maddesine (Madde 94) göre üye sayısı 50, dağılım ise 35-15 şeklindedir.
Bütçe hakkının kullanımı için oluşturulan bu özel komisyonun yapısı anayasada açıkça belirtilmiştir.

Anahtar Kavram

1961 Anayasası'nda Bütçe Karma Komisyonu Yapısı

Daha Fazla Pratik

1982 Anayasası'nda 2017 yılında yapılan değişikliklerle bütçe komisyonunun isminin ve sayısının anayasa metnindeki durumunu inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 140Soru

18761876 Kanun-i Esasi’nin bütçe ile ilgili hükümleri dikkate alındığında; bütçede ödeneği (tertibi) bulunmayan bir kamu hizmetinin yerine getirilmesi veya bütçede belirlenen ödenek tutarının aşılması durumunda izlenmesi gereken hukuki yol aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konuyla ilgili özel bir kanun çıkarılması

Cevap

Konuyla ilgili özel bir kanun çıkarılması zorunludur.
Doğru yanıt olan seçenek, 18761876 Kanun-i Esasi'nin 101101. maddesinde açıkça belirtilen hükmü yansıtmaktadır. Bu maddeye göre, bütçede yer almayan bir hizmetin gerçekleştirilmesi veya belirlenen ödenek limitlerinin aşılması ancak yasama organı tarafından kabul edilecek yeni bir kanunla (ek ödenek/ek bütçe kanunu) mümkündür. Bu durum bütçe hakkının ve 'ödenek olmadan harcama yapılamaz' ilkesinin anayasal güvenceye alındığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Bütçe hakkı ve yasallık ilkesinin kapsamını belirle.
Bütçe hakkı, halkın temsilcilerinin gelir toplama ve harcama yapma yetkisini onaylamasıdır.
Anayasal sistemlerde harcamaların sınırı bütçe kanunu ile çizilir.
2
1876 Kanun-i Esasi'nin bütçe dışı harcamalara ilişkin 101. maddesini analiz et.
Madde metni: 'Bütçede tertibi bulunmayan veyahut bütçeye vaz' olunan miktardan ziyade masraf vukuu ancak bir kanun ile olabilir.'
Yürütme organının bütçe sınırlarını tek başına aşması engellenerek yasama denetimi sağlanır.
3
Verilen seçenekler arasında yasal zorunluluğu karşılayan yöntemi seç.
Özel bir kanun çıkarılması yöntemi anayasal zorunluluktur.
Bütçe bir kanun olduğu için, onda yapılacak değişiklikler veya eklemeler de ancak kanun düzeyinde bir düzenleme (ek bütçe/ek kanun) ile mümkündür.

Anahtar Kavram

Bütçenin Yasallığı (Ödenek Olmadan Harcama Yapılamaması)

Daha Fazla Pratik

1876 Kanun-i Esasi'nin 102. maddesinde yer alan 'Yeni bütçe onaylanana kadar eski bütçenin uygulanması' kuralını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 7 / 9Sonraki