Kamu Gelirlerinin Sınıflandırılması
160 soru
Seligman'ın kamu gelirleri sınıflandırmasında; sunulan hizmetten sağlanan "özel fayda" kademeli olarak azalırken "kamu yararı" artmaktadır. Bu hiyerarşinin sonunda yer alan, özel faydanın kabul edildiği ve sadece genel bir kamu yararı amacı taşıyan gelir türü aşağıdakilerden hangisidir?
C.F. Bastable, kamu gelirlerini devletin 'iktisadi varlığı' ve 'hukuki varlığı' ayrımına dayandırırken; Hugh Dalton, gelirleri 'zorunluluk' ve 'fayda' (karşılık) kriterleri üzerinden dörtlü bir tasnife tabi tutmuştur. Bu iki teorik yaklaşım birlikte değerlendirildiğinde; devletin orman ürünleri satışı, demiryolu işletmeciliği veya mülk kiralaması gibi faaliyetlerinden elde ettiği bedellerin hem Bastable'ın 'iktisadi varlık gelirleri' hem de Dalton'un 'fiyatlar' (prices) kategorisinde yer almasını sağlayan temel yapısal ortaklık aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu gelirlerinin teorik sınıflandırılmasında C.F. Bastable, devleti "iktisadi bir varlık" ve "hukuki bir varlık" olarak iki farklı nitelikte ele almaktadır. Bastable'ın bu ayrımına göre; devletin egemenlik gücüne (imperium) dayanarak ve bir kamu hukuku kişisi sıfatıyla elde ettiği vergi, resim ve harç gibi gelirler hangi grup altında toplanmaktadır?
Maliye literatüründe devletin bir 'mülk sahibi' veya 'teşebbüs işletmecisi' sıfatıyla hareket ederek elde ettiği gelirler 'özel ekonomi gelirleri' ( ) olarak tanımlanır. Bu gelirlerin, devletin egemenlik gücüne dayanarak elde ettiği 'kamu ekonomisi gelirlerinden' ( ) ayrıldığı temel noktalar göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi özel ekonomi gelirleri için geçerli bir özellik değildir?
Devletin mülkiyetinde bulunan bir taşınmazın (örneğin bir kamu arazisinin) satılması sonucunda elde edilen ve bütçeye girişi süreklilik arz etmeyen kamu geliri, elde ediliş sıklığına göre aşağıdakilerden hangisi kapsamında yer alır?
Kamu gelirlerinin 'kamu hukuku gelirleri' ve 'özel hukuk gelirleri' olarak tasnif edilmesi, devletin geliri elde ederken büründüğü hukuki sıfatın (jus imperii veya jus gestionis) bir sonucudur. Bu ayrım, gelirin tabi olduğu hukuki rejim, tahsil usulü ve uyuşmazlıkların çözümünde görevli yargı kolu bakımından temel farklılıklar doğurmaktadır.
Buna göre, devletin mülkiyetindeki taşınmazların kiralanmasından veya bir Kamu İktisadi Teşebbüsünün (KİT) satış faaliyetlerinden elde edilen gelirlerle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
Kamu gelirlerinin sınıflandırılmasında "cebri" (zorunlu) ve "iradi" (isteğe bağlı) ayrımı yapılırken; gelirin dayandığı hukuki rejim, devletin sahip olduğu yetkinin niteliği ve bireyin rızası gibi ölçütler birlikte değerlendirilir.
Buna göre, devletin mülkiyet haklarını kullanarak piyasa kuralları çerçevesinde elde ettiği iradi gelirler ile egemenlik gücüne () dayanan cebri gelirler arasındaki temel farklar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Devletin kamu gücüne (egemenlik hakkına) dayanmaksızın, bir özel hukuk kişisi gibi hareket ederek mülkiyetindeki varlıkları değerlendirmesi veya iktisadi faaliyetlerde bulunması sonucunda elde ettiği gelir türü aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu ekonomisinde devletin elde ettiği gelirler, egemenlik gücünün () kullanım derecesine ve gelirin dayandığı hukuki rejime göre cebri (zorunlu) ve iradi (isteğe bağlı) olarak iki ana gruba ayrılmaktadır. Devletin kamu gücünü kullanmadan, özel hukuk hükümlerine tabi bir kişi gibi hareket ederek piyasa koşullarında ve akdi bir ilişki çerçevesinde elde ettiği gelir türü aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu idarelerinin sunduğu hizmetlerin finansmanı için toplanan gelirlerin bir kısmı her bütçe döneminde düzenli olarak elde edilirken, bir kısmı sadece olağanüstü durumlarda başvurulan geçici kaynaklardır. Bu ayrım gelirlerin süreklilik ilkesine dayanmaktadır. Buna göre, devletin süreklilik arz etmeyen ve arızi nitelikteki kamu gelirleri arasında yer alan kaynak aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu gelirlerinin sınıflandırılmasında kullanılan "cebri-iradi gelir" ayrımı yapılırken; gelirin taraflar arasında bir borç-alacak ilişkisi doğuran "akdi" (sözleşmeye dayalı) bir işlemden mi, yoksa devletin tek taraflı "kanuni" bir işleminden mi kaynaklandığına bakılır. Bu çerçevede, devletin sahip olduğu varlıkları (gayrimenkul, sanayi kuruluşu vb.) piyasa şartlarında bir iktisadi birim gibi değerlendirmesiyle elde ettiği gelir grubu aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu ekonomisinde devlet, bazen kamu gücünü kullanarak cebri gelirler elde ederken bazen de piyasa ekonomisi içerisinde bir özel hukuk kişisi gibi hareket ederek gelir sağlamaktadır. Adolph Wagner’in bu ayrımı temel alan sınıflandırmasında, devletin piyasa koşullarında elde ettiği 'özel ekonomik gelirler' arasında aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir?
Seligman'ın kamu gelirlerini "özel fayda" ve "kamu yararı" (genel fayda) arasındaki ağırlık dengesine göre sınıflandırdığı hiyerarşide, ödemelerin niteliği de bu dengeye paralel olarak değişim göstermektedir. Bu tasnife göre; bireye sağlanan özel bir faydanın varlığına rağmen, sunulan hizmetin toplum için de gerekli görülmesi nedeniyle ödemenin iradi nitelikten uzaklaşıp yarı-cebri (yarı-iradi) bir karakter kazandığı gelir türü aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu maliyesi literatüründe gelirlerin bütçeye girişlerindeki periyodiklik ve süreklilik, bu gelirlerin 'olağan' veya 'olağanüstü' olarak tasnif edilmesinde temel kriterdir. Buna göre, devletin bütçe açıklarını kapatmak veya fevkalade harcamaları finanse etmek amacıyla başvurduğu aşağıdaki kaynaklardan hangisi bütçeye girişi süreklilik arz etmeyen bir 'olağanüstü gelir' niteliğindedir?
Hugh Dalton'un kamu gelirlerini sınıflandırırken kullandığı dörtlü tasnif sisteminde (vergiler, harçlar, fiyatlar ve şerefiyeler); gelirin cebri (zorunlu) olup olmaması ile ödemeyi yapan bireyin bu ödeme karşılığında doğrudan bir fayda elde edip etmemesi temel ayrım noktalarıdır. Buna göre, Dalton'un sınıflandırmasında yer alan ve hem 'cebri' nitelik taşıyan hem de karşılığında bireye 'doğrudan/özel bir fayda' sağlayan kamu geliri türü aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu gelirlerinin tasnifinde, devletin bu geliri elde ederken egemenlik gücüne (jus imperii) dayanıp dayanmadığı temel bir ayrım noktasıdır. Devletin kamu gücünü kullanmadan, bir özel hukuk kişisi gibi hareket ederek (jus gestionis) ve tarafların karşılıklı rızasıyla kurulan hukuki ilişkilere dayanarak elde ettiği gelirler özel hukuk gelirleri (mülk ve teşebbüs gelirleri) olarak adlandırılır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi devletin özel hukuk kuralları çerçevesinde elde ettiği gelirlerden biridir?
Kamu gelirlerinin 'özel ekonomi gelirleri' ve 'kamu ekonomisi gelirleri' olarak sınıflandırıldığı bir analizde; devletin bir özel hukuk kişisi gibi hareket ederek ( ) piyasa şartlarında elde ettiği gelirlerin, kamu gücüne dayalı gelirlerden (örneğin vergilerden) en temel farkı aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu gelirlerinin sınıflandırılmasında devletin mülk sahibi veya teşebbüs işletmecisi olarak elde ettiği gelirler ( ), egemenlik gücüne dayalı gelirlerden ( ) kesin çizgilerle ayrılır. Bir kamu hizmeti sunumu karşılığında bireylerden tahsil edilen bir bedelin 'özel ekonomi geliri' (fiyat/ücret) niteliğini kaybederek 'kamu ekonomisi geliri' (harç) olarak kabul edilmesindeki en belirleyici hukuki kıstas aşağıdakilerden hangisidir?
E. R. A. Seligman tarafından geliştirilen kamu gelirleri tasnifinde; sunulan bir hizmetten bireyin elde ettiği "özel fayda" varlığını sürdürmekle birlikte, toplumsal yararın ve dolayısıyla cebir unsurunun harçlara oranla daha baskın hale geldiği gelir türü aşağıdakilerden hangisidir?
Kamu maliyesi literatüründe gelirlerin 'olağan' ve 'olağanüstü' olarak ayrılmasında en belirleyici kriter, gelirin bütçeye girişindeki düzenlilik ve periyodikliktir. Bir gelirin olağan sayılabilmesi için o gelirin mükellef bazında değil, devlet bütçesi bazında bir süreklilik arz etmesi gerekir. Buna karşın olağanüstü gelirler, genellikle devletin bir varlığının (aktif) elden çıkarılması veya bir yükümlülüğün (pasif) üstlenilmesi yoluyla elde edilen arizi nitelikli kaynaklardır.
Bu açıklama doğrultusunda, aşağıdaki kamu gelirlerinden hangisi bütçeye girişindeki süreklilik ve ekonomik mahiyeti bakımından 'olağan gelir' kategorisinde değerlendirilmelidir?