Kamu Gelirlerinin Sınıflandırılması

160 soru

Soru 101Soru

Seligman'ın kamu gelirleri sınıflandırmasında; sunulan hizmetten sağlanan "özel fayda" kademeli olarak azalırken "kamu yararı" artmaktadır. Bu hiyerarşinin sonunda yer alan, özel faydanın 00 kabul edildiği ve sadece genel bir kamu yararı amacı taşıyan gelir türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vergi

Cevap

Vergi, Seligman'ın tasnifinde özel faydanın hiç bulunmadığı, tamamen kamu yararı amacıyla toplanan cebri bir gelirdir.
Seligman'ın sınıflandırmasına göre kamu gelirleri; fiyattan (tamamen özel fayda) başlayıp vergiye (tamamen kamu yararı) uzanan bir çizgide yer alır. Bu hiyerarşide vergi, bireysel faydanın tamamen yok sayıldığı ve gelirin sadece toplumsal ihtiyaçlar için zorunlu olarak alındığı uç noktayı temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Seligman'ın gelir sınıflandırması kriterini belirle.
Sınıflandırma, "özel fayda" ile "kamu yararı" arasındaki dengeye dayanır.
Teorisyen, gelirleri bireysel faydadan toplumsal faydaya doğru bir spektrumda dizer.
2
Gelir türlerini hiyerarşideki yerlerine göre analiz et.
Sıralama: Fiyat \rightarrow Harç \rightarrow Şerefiye \rightarrow Vergi şeklindedir.
Fiyattan vergiye gidildikçe özel fayda azalır, kamu yararı artar.
3
Özel faydanın sıfırlandığı noktayı tespit et.
En uç noktada yer alan vergi türünde bireysel bir karşılık (özel fayda) bulunmaz.
Vergi, herhangi bir hizmet karşılığı olmaksızın sadece kamu giderlerini finanse etmek için alınır.

Anahtar Kavram

Seligman'ın Fayda Spektrumu
Tahmini Süre:45s
Soru 102Soru

C.F. Bastable, kamu gelirlerini devletin 'iktisadi varlığı' ve 'hukuki varlığı' ayrımına dayandırırken; Hugh Dalton, gelirleri 'zorunluluk' ve 'fayda' (karşılık) kriterleri üzerinden dörtlü bir tasnife tabi tutmuştur. Bu iki teorik yaklaşım birlikte değerlendirildiğinde; devletin orman ürünleri satışı, demiryolu işletmeciliği veya mülk kiralaması gibi faaliyetlerinden elde ettiği bedellerin hem Bastable'ın 'iktisadi varlık gelirleri' hem de Dalton'un 'fiyatlar' (prices) kategorisinde yer almasını sağlayan temel yapısal ortaklık aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin kamu gücüne (imperium) başvurmadan, özel hukuk kişileri gibi iradi bir mübadele ve sözleşme ilişkisi içinde hareket etmesi

Cevap

Devletin kamu gücüne başvurmadan, özel hukuk hükümleri çerçevesinde ve iradi bir mübadele temelinde gelir elde etmesi
Bastable'ın 'iktisadi varlık gelirleri' ve Dalton'un 'fiyatlar' (prices) kategorisi, devletin tıpkı bir özel hukuk kişisi gibi hareket ederek, egemenlik gücünü kullanmadan ve tamamen iradi sözleşmeler yoluyla elde ettiği gelirleri kapsar. Orman ürünleri satışı veya demiryolu işletmeciliği gibi faaliyetlerde devlet, vatandaşla bir otorite ilişkisi değil, bir mübadele (alışveriş) ilişkisi kurar.

Adım Adım Çözüm

1
Bastable'ın kriterini analiz etme
Bastable, devleti bir 'iktisadi varlık' (mülk sahibi/girişimci) olarak gördüğünde, gelirlerin özel hukuk karakterli olduğunu saptar.
Sınıflandırmanın temelinde devletin hangi sıfatla (egemen vs. iktisadi aktör) hareket ettiği yatar.
2
Dalton'un 'fiyat' (prices) kategorisini analiz etme
Dalton'a göre fiyatlar; tamamen iradi olan ve alınan hizmetin karşılığının tam olarak ödendiği gelirlerdir.
Dalton, zorunluluk (compulsion) ve karşılık (quid pro quo) unsurlarını merkeze alır.
3
Ortak paydayı belirleme
Her iki yaklaşımda da mülk ve teşebbüs gelirleri; devletin egemenlik (imperium) gücünü kullanmadığı, piyasa aktörü gibi davrandığı noktada birleşir.
Hukuki nitelik bakımından 'özel hukuk' ve irade bakımından 'gönüllülük' bu iki kategorinin kesişim kümesidir.

Anahtar Kavram

Bastable ve Dalton'un Gelir Sınıflandırması Sentezi

Daha Fazla Pratik

Dalton'un 'şerefiye' (special assessments) ile 'vergi' arasındaki farkı, zorunluluk ve özel fayda unsurları üzerinden inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 103Soru

Kamu gelirlerinin teorik sınıflandırılmasında C.F. Bastable, devleti "iktisadi bir varlık" ve "hukuki bir varlık" olarak iki farklı nitelikte ele almaktadır. Bastable'ın bu ayrımına göre; devletin egemenlik gücüne (imperium) dayanarak ve bir kamu hukuku kişisi sıfatıyla elde ettiği vergi, resim ve harç gibi gelirler hangi grup altında toplanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hukuki varlık gelirleri

Cevap

Hukuki varlık gelirleri
C.F. Bastable'ın yaptığı sınıflandırmaya göre, devlet kamu gücünü (egemenlik hakkını) kullanarak elde ettiği vergi, resim ve harç gibi gelirleri 'hukuki varlık gelirleri' başlığı altında toplar. Eğer devlet bu gelirleri mülk sahibi veya teşebbüs işleten bir özel hukuk kişisi gibi elde etseydi, bunlar 'iktisadi varlık gelirleri' olarak adlandırılacaktı.

Adım Adım Çözüm

1
Bastable'ın kamu gelirleri sınıflandırma kriterini analiz etme
Bastable, devletin gelirlerini elde ederken hangi kimliği (iktisadi veya hukuki) kullandığını esas alır.
Teorik ayrımın temelini anlamak için kriterin belirlenmesi gerekir.
2
Soruda verilen 'egemenlik gücü' (imperium) kavramını sınıflandırma ile eşleştirme
Egemenlik gücü, devletin üstün bir güç olarak hukuki varlığını temsil eder.
Vergi, resim ve harç gibi cebri gelirler devletin kamusal gücünden kaynaklanır.

Anahtar Kavram

Bastable'ın İktisadi ve Hukuki Varlık Ayrımı
Tahmini Süre:45s
Soru 104Soru

Maliye literatüründe devletin bir 'mülk sahibi' veya 'teşebbüs işletmecisi' sıfatıyla hareket ederek elde ettiği gelirler 'özel ekonomi gelirleri' (jusjus gestionisgestionis) olarak tanımlanır. Bu gelirlerin, devletin egemenlik gücüne dayanarak elde ettiği 'kamu ekonomisi gelirlerinden' (jusjus imperiiimperii) ayrıldığı temel noktalar göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi özel ekonomi gelirleri için geçerli bir özellik değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu gelirler, anayasal bir kural olan 'verginin kanuniliği' ilkesine tabi olup sadece kanunla ihdas edilebilirler.

Cevap

Özel ekonomi gelirlerinin anayasal bir kural olan 'verginin kanuniliği' ilkesine tabi olduğunu ve sadece kanunla ihdas edilebileceğini belirten ifade yanlıştır.
Verginin kanuniliği ilkesi, devletin egemenlik gücüne (jusjus imperiiimperii) dayanarak vatandaşlara yüklediği cebri mükellefiyetler (vergi, harç, resim) için geçerlidir. Devletin bir mülk sahibi veya teşebbüsçü olarak elde ettiği özel ekonomi gelirleri ise özel hukuk sözleşmelerine ve piyasa fiyatlarına dayandığından bu ilke kapsamında değerlendirilmez.

Adım Adım Çözüm

1
Özel ekonomi gelirlerinin hukuki niteliğini belirle.
Bu gelirler, devletin tıpkı bir özel hukuk kişisi gibi hareket ederek (jusjus gestionisgestionis) elde ettiği gelirlerdir.
Sınıflandırmanın temel ayrımı, devletin egemenlik gücünü kullanıp kullanmadığına dayanır.
2
Verginin kanuniliği ilkesinin kapsamını analiz et.
Anayasa'nın 73. maddesi uyarınca vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur.
Bu ilke, devletin tek taraflı ve cebri olarak (kamu gücüyle) aldığı gelirler için bir güvencedir.
3
Özel ekonomi gelirlerini bu ilke ile karşılaştır.
Özel ekonomi gelirleri (kira, satış, kâr vb.) sözleşmeye dayandığı için kanunilik ilkesine tabi değildir.
Bu gelirlerin miktarı ve şartları kanunla değil, piyasa koşulları ve tarafların iradesiyle belirlenir.

Anahtar Kavram

Jus Gestionis (Özel Hukuk Yetkisi) ve Kanunilik İlkesi Ayrımı
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 105Soru

Devletin mülkiyetinde bulunan bir taşınmazın (örneğin bir kamu arazisinin) satılması sonucunda elde edilen ve bütçeye girişi süreklilik arz etmeyen kamu geliri, elde ediliş sıklığına göre aşağıdakilerden hangisi kapsamında yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olağanüstü gelirler

Cevap

Mülk satışı sonucunda elde edilen ve sürekliliği olmayan gelirler 'Olağanüstü gelirler' olarak sınıflandırılır.
Doğru yanıt olan 'Olağanüstü gelirler', bütçeye girişi süreklilik arz etmeyen, genellikle bütçe açıklarını kapatmak veya olağanüstü harcamaları finanse etmek amacıyla başvurulan kaynakları ifade eder. Kamu arazisi satışı, devletin bir varlığını elden çıkarması anlamına geldiği ve her yıl tekrarlanan bir işlem olmadığı için bu grupta yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Gelirin sürekliliğini analiz etme
Taşınmaz satışı (mülk satışı) bir defaya mahsus bir işlemdir ve bütçeye her yıl düzenli bir giriş sağlamaz.
Olağan ve olağanüstü ayrımı, gelirin bütçeye girişindeki sürekliliğe ve düzenliliğe dayanır.
2
Tanıma göre sınıflandırma yapma
Düzenli olmayan, bütçe açıklarını kapatmak veya acil ihtiyaçları karşılamak için başvurulan gelirler olağanüstü kategorisindedir.
Mülk satışı, devletin net varlığında azalmaya yol açan ve geçici nitelikteki bir finansman kaynağıdır.

Anahtar Kavram

Olağanüstü gelirler; borçlanma, mülk satışı, para basma (senyoraj) ve savaş vergileri gibi sürekliliği olmayan kaynakları kapsar.

Daha Fazla Pratik

Borçlanma ve senyoraj (para basma) gelirlerinin de neden olağanüstü gelir olarak kabul edildiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 106Soru

Kamu gelirlerinin 'kamu hukuku gelirleri' ve 'özel hukuk gelirleri' olarak tasnif edilmesi, devletin geliri elde ederken büründüğü hukuki sıfatın (jus imperii veya jus gestionis) bir sonucudur. Bu ayrım, gelirin tabi olduğu hukuki rejim, tahsil usulü ve uyuşmazlıkların çözümünde görevli yargı kolu bakımından temel farklılıklar doğurmaktadır.

Buna göre, devletin mülkiyetindeki taşınmazların kiralanmasından veya bir Kamu İktisadi Teşebbüsünün (KİT) satış faaliyetlerinden elde edilen gelirlerle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu gelirler mülk ve teşebbüs gelirleri (dometik gelirler) niteliğinde olup, taraflar arasındaki rızai/akdi ilişkiye dayanır ve uyuşmazlıklar adli yargı yolunda, genel hükümlere göre çözümlenir.

Cevap

Mülk ve teşebbüs gelirleri, devletin özel hukuk kuralları çerçevesinde kurduğu rızai ve akdi ilişkilere dayanması nedeniyle özel hukuk geliri sayılır ve bu gelirlerden doğan uyuşmazlıklar adli yargıda görülür.
Devletin bir taşınmazını kiraya vermesi veya KİT aracılığıyla piyasada mal/hizmet satması, devletin 'jus gestionis' sıfatıyla hareket ettiğini gösterir. Bu tür ilişkiler iki taraflı (bilateral) sözleşmelere dayandığı için 'özel hukuk geliri' olarak adlandırılır. Bu gelirlerin tahsilinde kamu gücü (6183 sayılı Kanun) kullanılmaz ve uyuşmazlıklar genel mahkemelerde (adli yargıda) çözümlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Gelirin mahiyetini belirleme
Taşınmaz kiraları ve KİT kârları 'mülk ve teşebbüs geliri' (dometik gelir) kategorisine girer.
Devletin kamu gücü kullanmadan, mülkiyetindeki varlıkları bir özel hukuk kişisi gibi (jus gestionis) işletmesi bu sonucu doğurur.
2
Hukuki rejimi tespit etme
Özel hukuk gelirleri 'akdi/rızai' (bilateral) bir temele dayanır.
Kamu hukuku gelirlerinin aksine, taraflar arasında irade serbestisi ve karşılıklı borç ilişkisi (kira sözleşmesi gibi) mevcuttur.
3
Yargı yolunu ve tahsil usulünü belirleme
Uyuşmazlıklar adli yargıda çözülür ve 61836183 sayılı Kanun uygulanmaz.
Özel hukuk gelirlerinden doğan alacaklar, genel hükümlere (Borçlar Kanunu, İcra İflas Kanunu) tabi olup, idari yargı denetimi dışında kalır.

Anahtar Kavram

Özel Hukuk Gelirleri (Jus Gestionis)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 107Soru

Kamu gelirlerinin sınıflandırılmasında "cebri" (zorunlu) ve "iradi" (isteğe bağlı) ayrımı yapılırken; gelirin dayandığı hukuki rejim, devletin sahip olduğu yetkinin niteliği ve bireyin rızası gibi ölçütler birlikte değerlendirilir.

Buna göre, devletin mülkiyet haklarını kullanarak piyasa kuralları çerçevesinde elde ettiği iradi gelirler ile egemenlik gücüne (imperiumimperium) dayanan cebri gelirler arasındaki temel farklar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Harçlar ve şerefiyeler, sunulan hizmetten yararlanma isteği bireye bağlı olduğu için teorik olarak tam anlamıyla "iradi gelir" kategorisinde sınıflandırılır.

Cevap

Harçlar ve şerefiyelerin tam anlamıyla iradi gelir sayılması gerektiği yönündeki ifade yanlıştır; çünkü bu gelirler devletin egemenlik gücüne dayalı olarak tek taraflı belirlediği cebri/yarı cebri gelirlerdir.
Harçlar ve şerefiyeler, maliye literatüründe cebri (veya yarı cebri) gelirler arasında sınıflandırılır. Bireyin hizmetten yararlanmak için başvuruda bulunması iradi bir eylem gibi görünse de, ödemenin tutarı, zamanı ve tahsil usulü devlet tarafından kamu gücü kullanılarak tek taraflı belirlendiği için bu gelirler "iradi gelir" sayılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Cebri ve İradi Gelirlerin temel farklarını analiz etme
Cebri gelirler egemenlik gücüne (imperiumimperium) dayanır ve kanunla konulur; iradi gelirler ise mülkiyet/akdi ilişkiye dayanır ve rızaya dayalıdır.
Sınıflandırmanın teorik çerçevesini belirlemek için gereklidir.
2
Harç ve Şerefiye gibi tartışmalı kategorileri değerlendirme
Birey hizmeti talep etmekte özgür görünse de, ödeme miktarı ve kurallar devlet tarafından tek taraflı (kamu gücüyle) belirlenir.
Harçların neden tam iradi sayılamayacağını kanıtlamak için.
3
Seçenekleri bu bilgiler ışığında karşılaştırma
Harçları tam iradi olarak niteleyen seçeneğin, maliye teorisindeki genel kabulle çeliştiği tespit edilir.
Yanlış olan önermeyi ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

Cebri ve İradi Gelirler Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Harçlar, resimler ve şerefiyeler arasındaki teknik farkları inceleyerek cebri gelirlerin alt kategorilerini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 108Soru

Devletin kamu gücüne (egemenlik hakkına) dayanmaksızın, bir özel hukuk kişisi gibi hareket ederek mülkiyetindeki varlıkları değerlendirmesi veya iktisadi faaliyetlerde bulunması sonucunda elde ettiği gelir türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mülk ve teşebbüs gelirleri

Cevap

Mülk ve teşebbüs gelirleri, devletin egemenlik gücünü kullanmadan özel hukuk hükümleri uyarınca elde ettiği gelirlerdir.
Doğru cevap olan mülk ve teşebbüs gelirleri; devletin mülkiyetindeki taşınmazları kiralaması, satması veya iktisadi devlet teşekkülleri aracılığıyla kâr elde etmesi gibi faaliyetlerden doğar. Bu süreçte devlet, tıpkı bir özel hukuk kişisi gibi sözleşme serbestisi içinde hareket eder ve taraflar arasında hukuki eşitlik söz konusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Gelirin kaynağını ve devletin hukuki statüsünü analiz et.
Devletin kamu gücünü kullanmadığı ve bir özel hukuk kişisi gibi hareket ettiği görülmektedir.
Soruda devletin egemenlik hakkına dayanmadığı ve iktisadi faaliyetlerde bulunduğu vurgulanmıştır.
2
Tanımlanan özelliklerin hangi gelir kategorisine girdiğini belirle.
Bu özellikler 'özel hukuk gelirleri' (jus gestionis) tanımına uymaktadır.
Özel hukuk gelirleri, sözleşme serbestisi ve iradi rızaya dayanır.
3
Seçenekler arasından özel hukuk geliri örneğini tespit et.
Mülk ve teşebbüs gelirleri bu kategoride yer alır.
Dometik gelirler olarak da bilinen bu grup, devletin taşınmaz kiraları veya işletme kârlarını kapsar.

Anahtar Kavram

Özel Hukuk Gelirleri (Jus Gestionis)

Daha Fazla Pratik

Devletin egemenlik gücüne dayalı kamu hukuku gelirlerinin 'cebri' (zorunlu) olma özelliğini tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 109Soru

Kamu ekonomisinde devletin elde ettiği gelirler, egemenlik gücünün (imperiumimperium) kullanım derecesine ve gelirin dayandığı hukuki rejime göre cebri (zorunlu) ve iradi (isteğe bağlı) olarak iki ana gruba ayrılmaktadır. Devletin kamu gücünü kullanmadan, özel hukuk hükümlerine tabi bir kişi gibi hareket ederek piyasa koşullarında ve akdi bir ilişki çerçevesinde elde ettiği gelir türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mülk ve teşebbüs gelirleri

Cevap

Mülk ve teşebbüs gelirleri, devletin özel hukuk hükümlerine tabi olarak elde ettiği iradi bir kamu geliridir.
Mülk ve teşebbüs gelirleri (dometik gelirler), devletin özel hukuk hükümlerine tabi olarak, bir birey gibi piyasaya girmesi ve sözleşme serbestisi çerçevesinde elde ettiği gelirlerdir. Bireylerin bu geliri ödeme yükümlülüğü tamamen kendi rızalarıyla taraf oldukları bir sözleşmeye (kira, satış vb.) dayandığı için bu gelirler 'iradi gelir' grubunda yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Gelirin hukuki rejimini belirle
Özel hukuk (akdi ilişki) / Kamu hukuku (tek taraflı irade)
Cebri ve iradi ayrımının temel ölçütü, devletin egemenlik gücünü kullanıp kullanmadığıdır.
2
Seçeneklerdeki gelir türlerini analiz et
Mülk ve teşebbüs gelirleri dışındaki tüm seçenekler kamu gücüne dayanmaktadır.
Harç, şerefiye, resim ve parafiskal gelirlerde devletin tek taraflı belirleme yetkisi (imperium) mevcuttur.
3
İradi geliri tanımla
Mülk ve teşebbüs gelirleri
Devletin taşınmazlarını kiralaması veya mal üretip satması, piyasa koşullarında gerçekleşen iradi bir işlemdir.

Anahtar Kavram

Cebri ve İradi Gelirler Ayrımı

Alternatif Yöntem

Hukuki rejim üzerinden eleme yapabilirsiniz: Eğer gelir kamu hukukuna (vergi, harç, ceza) dayanıyorsa 'cebri', özel hukuka (kira, satış) dayanıyorsa 'iradi' gelirdir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 110Soru

Kamu idarelerinin sunduğu hizmetlerin finansmanı için toplanan gelirlerin bir kısmı her bütçe döneminde düzenli olarak elde edilirken, bir kısmı sadece olağanüstü durumlarda başvurulan geçici kaynaklardır. Bu ayrım gelirlerin süreklilik ilkesine dayanmaktadır. Buna göre, devletin süreklilik arz etmeyen ve arızi nitelikteki kamu gelirleri arasında yer alan kaynak aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borçlanma

Cevap

Borçlanma, bütçeye her yıl düzenli olarak girmeyen ve sadece özel finansman ihtiyaçları için başvurulan olağanüstü bir kamu geliridir.
Borçlanma, devletin bütçe açıklarını kapatmak veya büyük kamu yatırımlarını finanse etmek amacıyla başvurduğu, bütçeye her yıl düzenli ve sürekli olarak girmesi beklenmeyen arızi (olağanüstü) bir gelir kaynağıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu gelirlerinin bütçeye giriş sıklığının (süreklilik kriterinin) belirlenmesi.
Gelirlerin her yıl düzenli elde edilen 'olağan' ve arızi nitelikteki 'olağanüstü' gelirler olarak ikiye ayrılması sağlanır.
Sınıflandırmanın temel dayanağı olan periyodiklik ilkesini uygulamak.
2
Verilen seçeneklerin süreklilik bakımından değerlendirilmesi.
Vergiler, harçlar ve parafiskal gelirlerin sürekli; borçlanmanın ise geçici bir kaynak olduğu tespit edilir.
Olağanüstü gelirlerin, normal ekonomik işleyişin dışında kalan karakterini belirlemek.

Anahtar Kavram

Olağan ve Olağanüstü Gelir Ayrımı (Süreklilik İlkesi)
Tahmini Süre:45s
Soru 111Soru

Kamu gelirlerinin sınıflandırılmasında kullanılan "cebri-iradi gelir" ayrımı yapılırken; gelirin taraflar arasında bir borç-alacak ilişkisi doğuran "akdi" (sözleşmeye dayalı) bir işlemden mi, yoksa devletin tek taraflı "kanuni" bir işleminden mi kaynaklandığına bakılır. Bu çerçevede, devletin sahip olduğu varlıkları (gayrimenkul, sanayi kuruluşu vb.) piyasa şartlarında bir iktisadi birim gibi değerlendirmesiyle elde ettiği gelir grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mülk ve teşebbüs gelirleri

Cevap

Mülk ve teşebbüs gelirleri, devletin egemenlik gücünü kullanmadan, özel hukuk hükümleri çerçevesinde elde ettiği iradi gelirlerdir.
Mülk ve teşebbüs gelirleri (dometik gelirler), devletin mülkiyetindeki varlıkları kiralaması, satması veya sahip olduğu iktisadi teşebbüslerin mal/hizmet satışından elde ettiği kârlardır. Bu gelirlerin elde edilme sürecinde devlet bir otorite olarak değil, bir sözleşme tarafı olarak yer alır. Tarafların karşılıklı rızasıyla kurulan bu 'akdi' ilişki, gelirin 'iradi' (zorunlu olmayan) niteliğini belirler.

Adım Adım Çözüm

1
Gelirin hukuki dayanağını analiz etme
İradi gelirler, kamu hukukuna değil özel hukuk hükümlerine (Borçlar Hukuku vb.) dayanır.
Cebri-iradi ayrımında temel kriter devletin egemenlik gücünü (imperiumimperium) kullanıp kullanmamasıdır.
2
İlişkinin niteliğini belirleme
İradi gelirlerde taraflar arasında hiyerarşik bir yapı yerine eşitler arası bir 'akdi' (sözleşmesel) ilişki mevcuttur.
Devletin piyasada bir tacir veya mülk sahibi gibi hareket etmesi bu geliri iradi kılar.
3
Seçenekleri bu kriterlere göre sınıflandırma
Vergi, harç, resim ve şerefiye kamu gücüne dayalıyken; mülk kiraları veya teşebbüs kârları piyasa rızasına dayalıdır.
Cebri gelirlerde 'kanunilik' ve 'zorlama' hakimken, iradi gelirlerde 'rıza' ve 'piyasa fiyatı' hakimdir.

Anahtar Kavram

İmperium (Egemenlik Gücü) ve Akdi İlişki
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 112Soru

Kamu ekonomisinde devlet, bazen kamu gücünü kullanarak cebri gelirler elde ederken bazen de piyasa ekonomisi içerisinde bir özel hukuk kişisi gibi hareket ederek gelir sağlamaktadır. Adolph Wagner’in bu ayrımı temel alan sınıflandırmasında, devletin piyasa koşullarında elde ettiği 'özel ekonomik gelirler' arasında aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu iktisadi teşebbüslerinin veya devlet fabrikalarının işletilmesinden elde edilen kârlar

Cevap

Kamu iktisadi teşebbüslerinin veya devlet fabrikalarının işletilmesinden elde edilen kârlar
Doğru cevap, devletin iktisadi birimler (fabrikalar, işletmeler) aracılığıyla piyasada faaliyet göstererek elde ettiği kârları içermektedir. Adolph Wagner, devletin bir özel hukuk kişisi gibi piyasa şartlarında, egemenlik gücüne başvurmadan elde ettiği bu tür mülk ve teşebbüs gelirlerini 'özel ekonomik gelirler' olarak sınıflandırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Wagner'in sınıflandırma kriterini belirle
Wagner, gelirleri devletin hukuki statüsüne ve egemenlik gücünü kullanıp kullanmamasına göre ayırır.
Sınıflandırmanın temel mantığını anlamak doğru kategorizasyon için gereklidir.
2
Özel ekonomik gelirlerin niteliğini analiz et
Bu grupta devlet, tıpkı bir özel hukuk kişisi gibi piyasada mülk sahibi veya işletmeci olarak yer alır.
Hangi gelir türlerinin egemenlik gücü içermediğini saptamak gerekir.
3
Seçenekleri değerlendir
Kamu işletme kârları, mülk gelirleri ve orman hasılatı bu gruba girerken; vergi, harç ve cezalar kamu hukuku (siyasal) gelirleridir.
Doğru örneği teorik çerçeveyle eşleştirmek çözüme ulaştırır.

Anahtar Kavram

Wagner'in Kamu Geliri Tasnifi (Özel Hukuk vs. Kamu Hukuku)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 113Soru

Seligman'ın kamu gelirlerini "özel fayda" ve "kamu yararı" (genel fayda) arasındaki ağırlık dengesine göre sınıflandırdığı hiyerarşide, ödemelerin niteliği de bu dengeye paralel olarak değişim göstermektedir. Bu tasnife göre; bireye sağlanan özel bir faydanın varlığına rağmen, sunulan hizmetin toplum için de gerekli görülmesi nedeniyle ödemenin iradi nitelikten uzaklaşıp yarı-cebri (yarı-iradi) bir karakter kazandığı gelir türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Harç

Cevap

Harçlar, hem bireysel bir hizmetin sunulduğu hem de toplumsal yararın gözetildiği, bu denge nedeniyle de yarı-cebri nitelik taşıyan gelirlerdir.
Seligman'ın teorisinde harçlar, hiyerarşinin orta basamağında yer alır. Bu basamakta, hizmetten yararlananın elde ettiği özel fayda hala mevcuttur; ancak hizmetin toplumsal önemi (adalet, eğitim gibi) nedeniyle kamu yararı baskın gelmeye başlar. Bu durum, ödemeyi tamamen iradi olan "fiyat"tan uzaklaştırarak "yarı-cebri" bir konuma taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Seligman'ın sınıflandırma kriterini belirlemek.
Sınıflandırma, "özel fayda" ile "kamu yararı" arasındaki oran ve bu oranın "cebir" (zorunluluk) üzerindeki etkisine dayanır.
Bu kriter, gelirin gönüllü bir fiyattan zorunlu bir vergiye nasıl dönüştüğünü açıklar.
2
Fayda dengesinin ödeme niteliğiyle ilişkisini kurmak.
Hizmetten sağlanan genel fayda arttıkça, bireyin ödeme üzerindeki iradi karar yetkisi azalır ve devletin zorlama gücü (cebir) artar.
Toplumun bütünü için önemli olan hizmetlerin finansmanı, bireylerin keyfi tercihlerine bırakılamaz.
3
Hiyerarşideki yarı-cebri basamağı tespit etmek.
Harçlar, bir hizmetten yararlananın özel bir fayda sağladığı ancak hizmetin sunulmasında kamu yararının da bulunduğu, bu yüzden ödemenin "yarı-cebri" olduğu kademedir.
Harç, iradi nitelikteki kamu fiyatı ile cebri nitelikteki şerefiye/vergi arasındaki geçiş noktasını oluşturur.

Anahtar Kavram

Seligman Spektrumu: Özel Fayda/Kamu Yararı Dengesi
Soru 114Soru

Kamu maliyesi literatüründe gelirlerin bütçeye girişlerindeki periyodiklik ve süreklilik, bu gelirlerin 'olağan' veya 'olağanüstü' olarak tasnif edilmesinde temel kriterdir. Buna göre, devletin bütçe açıklarını kapatmak veya fevkalade harcamaları finanse etmek amacıyla başvurduğu aşağıdaki kaynaklardan hangisi bütçeye girişi süreklilik arz etmeyen bir 'olağanüstü gelir' niteliğindedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devlete ait bir kamu iktisadi teşebbüsünün (KİT) hisse senetlerinin blok satışı yoluyla özelleştirilmesi bedeli

Cevap

Devlete ait bir kamu iktisadi teşebbüsünün (KİT) hisse senetlerinin blok satışı yoluyla özelleştirilmesi bedeli
Devlete ait KİT hisselerinin satılması (özelleştirme), devletin sahip olduğu bir sermaye varlığının elden çıkarılması anlamına gelir. Bu işlem bütçeye her yıl düzenli bir nakit akışı sağlamaz; aksine bir defaya mahsus bir kaynak girişi yaratır. Kamu maliyesinde bu tür varlık değişimleri ve borçlanma gibi işlemler 'olağanüstü gelir' olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Gelirlerin bütçeye giriş periyodunu analiz et
Vergi, harç, temettü ve primler her yıl düzenli olarak toplanırken; mülk satışı veya özelleştirme bir defaya mahsustur.
Olağan ve olağanüstü ayrımındaki temel kriter sürekliliktir.
2
Devletin net mal varlığı üzerindeki etkisini değerlendir
Özelleştirme bedeli, devletin stok varlığında (KİT hissesi) bir azalmaya yol açarak finansman sağlar.
Olağanüstü gelirler genellikle devletin ya borç yükünü artırır (borçlanma) ya da varlıklarını azaltır (mülk satışı).

Anahtar Kavram

Olağanüstü Gelirlerin Süreklilik ve Varlık Etkisi

Daha Fazla Pratik

Borçlanmanın neden bir olağanüstü gelir sayıldığını ve devletin gelecekteki vergi gelirleri üzerindeki etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 115Soru

Hugh Dalton'un kamu gelirlerini sınıflandırırken kullandığı dörtlü tasnif sisteminde (vergiler, harçlar, fiyatlar ve şerefiyeler); gelirin cebri (zorunlu) olup olmaması ile ödemeyi yapan bireyin bu ödeme karşılığında doğrudan bir fayda elde edip etmemesi temel ayrım noktalarıdır. Buna göre, Dalton'un sınıflandırmasında yer alan ve hem 'cebri' nitelik taşıyan hem de karşılığında bireye 'doğrudan/özel bir fayda' sağlayan kamu geliri türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şerefiyeler

Cevap

Şerefiyeler
Şerefiyeler, Hugh Dalton'un tasnifinde ödemenin kanunla zorunlu tutulduğu (cebri) ancak karşılığında bireyin (genellikle bayındırlık hizmetleri nedeniyle mülk değerinde artış şeklinde) doğrudan fayda elde ettiği gelir grubunu temsil ederek her iki kriteri de karşılar.

Adım Adım Çözüm

1
Hugh Dalton'un dörtlü sınıflandırmasını hatırla
Dalton gelirleri vergiler, harçlar, fiyatlar ve şerefiyeler olarak ayırır.
Sınıflandırmanın kapsamını belirlemek için gereklidir.
2
Her kategoriyi 'cebir' ve 'fayda' kriterlerine göre analiz et
Vergi (Cebri-Karşılıksız), Fiyat (İradi-Faydalı), Harç (Yarı Cebri-Faydalı), Şerefiye (Cebri-Faydalı).
Soruda istenen 'cebri ve faydalı' kombinasyonunu bulmak için analiz yapılır.
3
Doğru eşleşmeyi belirle
Şerefiyeler, kamu hizmeti sonucu mülk değeri artanlardan zorunlu (cebri) olarak alınır ve kişiye fayda sağlar.
Kriterlerin her ikisini de sağlayan tek tür şerefiyedir.

Anahtar Kavram

Dalton'un Cebir ve Fayda Kriterlerine Göre Gelir Tasnifi

Daha Fazla Pratik

Dalton'un tasnifini Seligman'ın 'bağışlar, fiyatlar, harçlar ve vergiler' ayrımıyla karşılaştırarak teorik farkları analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 116Soru

Kamu gelirlerinin tasnifinde, devletin bu geliri elde ederken egemenlik gücüne (jus imperii) dayanıp dayanmadığı temel bir ayrım noktasıdır. Devletin kamu gücünü kullanmadan, bir özel hukuk kişisi gibi hareket ederek (jus gestionis) ve tarafların karşılıklı rızasıyla kurulan hukuki ilişkilere dayanarak elde ettiği gelirler özel hukuk gelirleri (mülk ve teşebbüs gelirleri) olarak adlandırılır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi devletin özel hukuk kuralları çerçevesinde elde ettiği gelirlerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin mülkiyetindeki orman arazilerinin işletilmesinden elde edilen gelirler

Cevap

Devletin mülkiyetindeki orman arazilerinin işletilmesinden elde edilen gelirler
Devletin mülkiyetindeki orman arazilerinin işletilmesinden elde edilen gelirler, devletin kamu gücünü kullanmadan, bir özel hukuk kişisi gibi hareket ederek (jus gestionis) ve tarafların karşılıklı rızasıyla kurulan sözleşmelere dayanarak elde ettiği 'mülk ve teşebbüs' geliridir. Bu tür gelirler, uyuşmazlık durumunda kural olarak adli yargı yoluna tabi olan özel hukuk gelirleri kategorisinde yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Gelirin kaynağını ve devletin hukuki sıfatını analiz edin.
Mülk ve teşebbüs gelirleri, devletin egemenlik gücünü kullanmadan, bir özel hukuk kişisi gibi hareket ederek elde ettiği gelirlerdir.
Özel hukuk gelirlerini kamu hukuku gelirlerinden ayıran temel ölçüt 'jus imperii' (egemenlik gücü) yerine 'jus gestionis' (işletmecilik) sıfatının kullanılmasıdır.
2
İlişkinin niteliğini (tek taraflı/iki taraflı) değerlendirin.
Mülk satışları veya işletme gelirleri, tarafların karşılıklı rızasına ve sözleşme serbestisine (bilateral) dayanır.
Kamu hukuku gelirleri genellikle tek taraflı (unilateral) ve cebri iken, özel hukuk gelirleri iradi ve iki taraflıdır.
3
Verilen örnekler arasından özel hukuk niteliği taşıyanı belirleyin.
Orman arazilerinin işletilmesi devletin mülkiyet hakkını kullanmasıdır ve özel hukuk kurallarına tabidir.
Seçeneklerdeki diğer gelirler (vergi, harç, resim, parafiskal gelir) devletin kamu gücüne dayalı olarak elde ettiği gelirlerdir.

Anahtar Kavram

Özel hukuk gelirleri, devletin 'jus gestionis' sıfatıyla, özel hukuk kurallarına ve sözleşme serbestisine dayalı olarak elde ettiği mülk ve teşebbüs gelirleridir.

Daha Fazla Pratik

Devletin bu gelirleri elde ederken doğan uyuşmazlıklarda hangi yargı yolunun (adli vs idari) yetkili olduğunu gözden geçirmek kavramın pekişmesini sağlar.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 117Soru

Kamu gelirlerinin 'özel ekonomi gelirleri' ve 'kamu ekonomisi gelirleri' olarak sınıflandırıldığı bir analizde; devletin bir özel hukuk kişisi gibi hareket ederek (jusjus gestionisgestionis) piyasa şartlarında elde ettiği gelirlerin, kamu gücüne dayalı gelirlerden (örneğin vergilerden) en temel farkı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gelirin elde edilme sürecinde devletin piyasa fiyat mekanizmasına tabi olması ve işlemin iradi bir rızaya dayanması

Cevap

Devletin piyasa fiyat mekanizmasına tabi olması ve işlemin iradi bir rızaya dayanması
Devletin bir özel hukuk kişisi gibi hareket ederek (jusjus gestionisgestionis) piyasa şartlarında elde ettiği gelirler (kira, kar, faiz gibi), bir zorlamaya dayanmadığı için 'iradi' (rızai) niteliktedir. Bu süreçte devlet egemenlik gücünü kullanmaz ve piyasa fiyatlarına tabi olur. Bu durum, devletin egemenlik gücüne (jusjus imperiiimperii) dayanarak tek taraflı ve cebren aldığı vergilerle (kamu ekonomisi gelirleri) arasındaki en temel farktır.

Adım Adım Çözüm

1
Özel ekonomi gelirlerinin hukuki mahiyetini belirle
Devletin 'mülk sahibi' veya 'teşebbüs işletmecisi' sıfatıyla hareket ettiği ve özel hukuk (jusjus gestionisgestionis) kurallarına tabi olduğu saptanır.
Bu gelirler devletin egemenlik gücünü kullanmadan, piyasa aktörü olarak hareket ettiği alanlardır.
2
Kamu ekonomisi gelirleri (vergi gibi) ile karşılaştır
Kamu ekonomisi gelirlerinin cebri, karşılıksız ve kamu hukuku odaklı olduğu; özel ekonomi gelirlerinin ise iradi (rızai) ve piyasa odaklı olduğu görülür.
İki kategori arasındaki temel ayrım çizgisi, devletin yetkisini hangi hukuk rejimine göre kullandığıdır.

Anahtar Kavram

Özel Ekonomi ve Kamu Ekonomisi Gelirleri Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Devletin mülk ve teşebbüs gelirlerinin (dometik gelirler) hangi bütçe kaleminde toplandığını inceleyerek bilginizi pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 118Soru

Kamu gelirlerinin sınıflandırılmasında devletin mülk sahibi veya teşebbüs işletmecisi olarak elde ettiği gelirler (jusjus gestionisgestionis), egemenlik gücüne dayalı gelirlerden (jusjus imperiiimperii) kesin çizgilerle ayrılır. Bir kamu hizmeti sunumu karşılığında bireylerden tahsil edilen bir bedelin 'özel ekonomi geliri' (fiyat/ücret) niteliğini kaybederek 'kamu ekonomisi geliri' (harç) olarak kabul edilmesindeki en belirleyici hukuki kıstas aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bedelin tahsilinde idarenin tek taraflı iradesiyle yükümlülük tesis etmesi ve alacağın 61836183 sayılı Kanun hükümlerine göre cebren tahsil edilebilir olması

Cevap

Bir bedelin özel ekonomi gelirinden kamu ekonomisi gelirine dönüşmesindeki temel kıstas, idarenin tek taraflı iradeyle yükümlülük tesis etmesi ve alacağın ayrıcalıklı tahsil usullerine (6183 sayılı Kanun) tabi olmasıdır.
Devletin bir bedeli tahsil ederken sahip olduğu 'ayrıcalıklı yetkiler', o gelirin hukuksal mahiyetini belirler. Özel hukuk kişileri (jus gestionis) alacaklarını ancak genel mahkemelerde dava açarak ve İcra İflas Kanunu hükümleriyle takip edebilirken; devlet kamu gücü (jus imperii) kullandığında borçluyla eşitliği bozar. İdarenin tek taraflı iradesiyle borç tahakkuk ettirebilmesi ve bu borcu 61836183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında cebren (haciz, satış vb. özel yollarla) tahsil edebilmesi, geliri 'özel ekonomi geliri' olmaktan çıkarıp 'kamu ekonomisi geliri' kategorisine dahil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Jus Gestionis ve Jus Imperii kavramlarının hukuksal rejimlerini karşılaştırın.
Özel hukuk (jus gestionis) eşitlik ve sözleşme serbestisine, kamu hukuku (jus imperii) ise üstünlük ve tek taraflılığa dayanır.
Kamu gelirinin türünü belirleyen temel unsur, devletin bu geliri elde ederken sahip olduğu hukuki statüdür.
2
Tahsilat yöntemlerini analiz edin.
Özel ekonomi gelirleri genel icra hükümlerine, kamu ekonomisi gelirleri ise ayrıcalıklı amme alacağı usullerine tabidir.
Kamu gücü kullanımı, alacağın tahsilindeki ayrıcalıklı yetkilerle kendini somutlaştırır.
3
Harç ve Ücret ayrımındaki 'yükümlülük' unsurunu inceleyin.
Harçta yükümlülük kanunla veya tek taraflı idari işlemle kurulurken, ücrette rızai sözleşme ile kurulur.
Tek taraflı yükümlülük tesisi, egemenlik gücünün (jus imperii) en bariz göstergesidir.

Anahtar Kavram

Jus Imperii (Egemenlik Gücü) ve Jus Gestionis (Özel Hukuk İlişkisi) Ayrımı
Soru 119Soru

E. R. A. Seligman tarafından geliştirilen kamu gelirleri tasnifinde; sunulan bir hizmetten bireyin elde ettiği "özel fayda" varlığını sürdürmekle birlikte, toplumsal yararın ve dolayısıyla cebir unsurunun harçlara oranla daha baskın hale geldiği gelir türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şerefiye

Cevap

Seligman'ın hiyerarşisinde harçlardan sonra gelen ve vergiye en yakın basamak olan Şerefiye, özel faydanın varlığına rağmen kamu yararının ve cebri niteliğin daha belirgin olduğu gelir türüdür.
Seligman hiyerarşisinde kamu gelirleri, bireysel faydadan toplumsal faydaya doğru bir spektrumda dizilir. Şerefiye, mülk sahiplerinin yapılan bir kamu hizmetinden (yol, park vb.) dolayı mülklerinde meydana gelen değer artışı nedeniyle ödedikleri bir bedeldir. Bu ödemede bireye bir fayda sağlanmış olsa da, hizmet toplumsal yarar amacıyla yapılmıştır ve ödeme harçlara göre çok daha yüksek bir zorunluluk (cebir) taşır. Bu özellikleri nedeniyle harçlar ile vergiler arasındaki köprü görevini görür.

Adım Adım Çözüm

1
Seligman'ın sınıflandırma kriterini belirlemek.
Seligman, gelirleri sunulan hizmetin bireye sağladığı "özel fayda" ile topluma sağladığı "kamu yararı" arasındaki dengeye göre sıralar.
Sınıflandırmanın mantığını kavramak için temel kriterin anlaşılması gerekir.
2
Hiyerarşik sıralamayı gözden geçirmek.
Sıralama şu şekildedir: Fiyat → Ücret → Harç → Şerefiye → Vergi.
Özel faydanın azalıp kamu yararı ve cebir unsurunun arttığı yönü tespit etmek için hiyerarşi bilinmelidir.
3
Harç ile Vergi arasındaki geçiş noktasını saptamak.
Harçlardan sonra gelen Şerefiye basamağında, özel fayda hala mevcuttur (mülk değer artışı) ancak kamu yararı ve ödemenin zorunluluğu (cebir) harçlara göre daha yüksektir.
Soruda istenen "harçlardan daha yüksek cebri nitelik" ve "baskın kamu yararı" özellikleri Şerefiye ile örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Seligman'ın Özel Fayda - Kamu Yararı Spektrumu

Alternatif Yöntem

Hiyerarşiyi 'Özel Fayda' ile 'Cebir' arasındaki ters orantı grafiği olarak düşünmek cevaba ulaşmayı kolaylaştırabilir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 120Soru

Kamu maliyesi literatüründe gelirlerin 'olağan' ve 'olağanüstü' olarak ayrılmasında en belirleyici kriter, gelirin bütçeye girişindeki düzenlilik ve periyodikliktir. Bir gelirin olağan sayılabilmesi için o gelirin mükellef bazında değil, devlet bütçesi bazında bir süreklilik arz etmesi gerekir. Buna karşın olağanüstü gelirler, genellikle devletin bir varlığının (aktif) elden çıkarılması veya bir yükümlülüğün (pasif) üstlenilmesi yoluyla elde edilen arizi nitelikli kaynaklardır.

Bu açıklama doğrultusunda, aşağıdaki kamu gelirlerinden hangisi bütçeye girişindeki süreklilik ve ekonomik mahiyeti bakımından 'olağan gelir' kategorisinde değerlendirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Servet unsurlarının miras veya bağış yoluyla el değiştirmesi sonucu devletçe tahsil edilen Veraset ve İntikal Vergisi

Cevap

Servet unsurlarının miras veya bağış yoluyla el değiştirmesi sonucu devletçe tahsil edilen Veraset ve İntikal Vergisi
Veraset ve İntikal Vergisi, her ne kadar servet transferine dayalı ve bireysel bazda arızi bir durum gibi görünse de, kamu maliyesi teorisinde bir 'vergi' türü olarak 'olağan gelirler' arasında sınıflandırılır. Bunun nedeni, toplum genelinde bu olayların her yıl gerçekleşmesi ve devletin bu kaynaktan her bütçe döneminde düzenli, sürekli ve öngörülebilir bir gelir elde etmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Gelirin bütçeye girişindeki süreklilik (periyodiklik) kriterini analiz et.
Olağan gelirlerin her bütçe döneminde düzenli olarak elde edilmesi gerekir.
Sınıflandırmanın temel ayrım noktası zaman içindeki devamlılıktır.
2
Mükellef bazındaki durum ile bütçe bazındaki durumu ayırt et.
Veraset ve İntikal Vergisi gibi vergiler birey için bir defalık olsa da devlet için süreklidir.
Kamu gelirlerinin tasnifinde devlet bütçesinin perspektifi esas alınır.
3
Seçeneklerdeki gelirlerin devletin net mal varlığı (aktif/pasif) üzerindeki etkisini değerlendir.
Borçlanma ve mülk satışı net serveti artırmazken, vergiler (olağan) doğrudan artış sağlar.
Olağanüstü gelirler genellikle varlık yapısının değişimi veya borçlanma yoluyla oluşur.

Anahtar Kavram

Bütçe Bazında Süreklilik ve Periyodiklik

Alternatif Yöntem

Gelirin bütçede yer alma biçimine bakın: Eğer bir gelir türü her yıl bütçe kanununda (B) cetvelinde düzenli bir kalem olarak yer alıyor ve devletin net varlığını artırıyorsa olağandır. Eğer bir varlığın eksilmesi (satış) veya borcun artması (tahvil) söz konusuysa olağanüstüdür.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 6 / 8Sonraki
Kamu Gelirlerinin Sınıflandırılması Alıştırma Soruları — KPSS Maliye — Sayfa 6 | Examkin