Servet Üzerinden Alınan Vergiler

183 soru

Soru 81Soru

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu uyarınca, Türkiye sınırları içerisinde mesken nitelikli tek bir taşınmazı olan ve bu taşınmazı tek meskeni olan mükelleflerle ilgili Değerli Konut Vergisi (DKV) uygulaması bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu taşınmaz, bina vergi değeri ne olursa olsun Değerli Konut Vergisi’nden muaftır.

Cevap

Türkiye sınırları içerisinde mesken nitelikli tek bir taşınmazı olan mükelleflerin bu taşınmazı, bina vergi değeri ne olursa olsun vergiden muaftır.
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu uyarınca, Türkiye sınırları içerisinde mesken nitelikli tek bir taşınmazı olanların bu taşınmazı, bina vergi değeri kanunda belirtilen eşik değeri aşsa dahi Değerli Konut Vergisi'nden muaf tutulur. Bu kural, mülkiyetin tam olması veya intifa hakkı sahipliği durumunda da geçerlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Taşınmaz sayısının ve niteliğinin tespiti
Mükellefin Türkiye sınırları içinde sadece bir adet mesken nitelikli taşınmazı olduğu belirlenir.
Değerli Konut Vergisi'nde muafiyetin temel şartı tek bir meskene sahip olmaktır.
2
Kanuni muafiyet hükmünün uygulanması
1319 sayılı Kanun'un 46. maddesi gereği bu taşınmazın vergiden muaf olduğu sonucuna varılır.
Kanun, tek meskeni olan kişileri sosyal ve ekonomik amaçlarla bu servet vergisinden istisna tutmuştur.

Anahtar Kavram

Değerli Konut Vergisi Tek Mesken Muafiyeti

İpuçları

1
Emlak Vergisi Kanunu'ndaki tek mesken kavramına odaklanın.
2
Değerli Konut Vergisi'nde tek meskeni olanlar için değer sınırı aranmaksızın özel bir koruma sağlanmıştır.
Tahmini Süre:45s
Soru 82Soru

197197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca; mevcut bir taşıtın mülkiyetinin devri, vergi istisnasının sona ermesi ve tahakkuk/ödeme süreçlerine dair aşağıda yer alan hukuki nitelendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1212 Mart 20262026 tarihinde noter huzurunda satışı gerçekleştirilen bir taşıtın, 20262026 yılının ikinci altı aylık dönemine ait (Temmuz ayı) taksitinden devralan kişinin mükellef sıfatıyla sorumlu olması

Cevap

Mart ayında devredilen taşıtın ikinci taksitinden devralan kişinin sorumlu olması kanuna uygundur.
Doğru olan seçenek, Mart ayındaki devir işleminin sonuçlarını mevzuata uygun açıklamaktadır. 197197 sayılı MTV Kanunu Madde 77 uyarınca, takvim yılının ilk altı ayı içinde mülkiyet devredilirse, devredenin mükellefiyeti ikinci altı ay başından itibaren sona erer ve devralanın mükellefiyeti bu tarihten itibaren başlar. Bu nedenle, Mart ayında aracı alan kişi, Temmuz ayındaki ikinci taksitten sorumlu olur.

Adım Adım Çözüm

1
Devir tarihinin hangi dönemde olduğunu belirle.
1212 Mart tarihi, yılın ilk altı aylık (Ocak-Haziran) dönemi içerisindedir.
MTV Kanunu'na göre mülkiyet devirlerinde sorumluluk geçişi yılın hangi yarısında devir yapıldığına göre değişir.
2
İlk altı ayda yapılan devirler için kanuni kuralı uygula.
Devredenin mükellefiyeti ikinci altı ayın başında biter, devralanın mükellefiyeti ise ikinci altı ayın başında (1 Temmuz) başlar.
Kanun, vergi yükünü taksit dönemlerine göre devreden ve devralan arasında paylaştırır.
3
Diğer seçeneklerdeki usul hatalarını analiz et.
Tahakkukun Ocak'ta yapılması, ödemenin Ocak/Temmuz olması ve istisna kaybındaki 'takip eden dönem' kuralı gözden geçirilir.
Maliye sınavlarında kavramlar (tahakkuk vs. ödeme) ve tarihler arasındaki ince farklar test edilir.

Anahtar Kavram

MTV Mülkiyet Devri ve Mükellefiyet Geçiş Kuralları

Daha Fazla Pratik

MTV'de 'yıl içinde ilk defa kayıt ve tescil' durumundaki tahakkuk ve mükellefiyet başlangıç kurallarını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 83Soru

Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) uygulamasında; verginin tahakkuk zamanı, ödeme dönemleri ve istisnalara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vergi, her yılın 11 Ocak tarihinde o yıl için tahakkuk etmiş sayılır ve taksitleri Ocak ve Temmuz aylarında olmak üzere iki eşit dönemde ödenir.

Cevap

Motorlu Taşıtlar Vergisi'nde verginin her yılın 11 Ocak tarihinde tahakkuk etmiş sayılması ve ödemelerin Ocak ile Temmuz aylarında iki eşit taksitte yapılması gerektiğini belirten seçenek doğrudur.
Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'na göre vergi, her takvim yılının başında, yani 11 Ocak tarihinde o yıl için tahakkuk etmiş kabul edilir. Ödeme ise Ocak ve Temmuz aylarında iki eşit taksit halinde gerçekleştirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Tahakkuk zamanını belirleme
11 Ocak
MTV'de vergi, her takvim yılı başında o yıl için otomatik olarak tahakkuk etmiş sayılır.
2
Ödeme dönemlerini tespit etme
Ocak ve Temmuz
197197 sayılı Kanun uyarınca vergi iki eşit taksitte ödenir.
3
İstisna şartlarını kontrol etme
Şartlı muafiyet/istisna
Engelliler için teknik tadilat veya belirli limitler gerekirken, kamu idareleri için doğrudan istisna söz konusudur.

Anahtar Kavram

MTV Tahakkuk ve Ödeme Takvimi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 84Soru

Türk vatandaşı olan ve uzun yıllardır İtalya'da ikamet eden (A)(A), Roma'daki dairesini ve Ankara'daki bir dükkanını, İtalya'da yerleşik İtalyan vatandaşı olan arkadaşı (B)(B)'ye vasiyetname yoluyla bırakmıştır. (A)(A)'nın vefatı üzerine terekesinde yer alan bu varlıkların (B)(B)'ye intikaliyle ilgili 73387338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sadece Ankara’daki dükkanın intikali vergiye tabidir ve bu verginin mükellefi (B)(B)’dir.

Cevap

Sadece Türkiye sınırları içerisinde bulunan dükkanın intikali vergiye tabidir ve bu verginin mükellefi malı iktisap eden kişidir.
Doğru cevap, sadece Türkiye sınırları içinde bulunan dükkanın vergilendirileceğini ve mükellefin malı edinen yabancı şahıs olduğunu belirten ifadedir. 73387338 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre Türkiye'deki malların intikali her halükarda vergiye tabidir. Ancak aynı maddede yer alan istisna hükmü uyarınca, T.C. vatandaşının yurt dışındaki malları, Türkiye'de ikamet etmeyen bir yabancı tarafından iktisap edilirse vergi doğmaz. Bu nedenle Roma'daki konut kapsam dışı kalırken Ankara'daki dükkan vergiye tabi olur.

Adım Adım Çözüm

1
Varlıkların konumunu ve vergi konusunu belirle.
Ankara'daki dükkan Türkiye hudutları içindedir; Roma'daki daire ise dışındadır.
Verginin konusuna giren mallar Türkiye'de bulunanlar ve T.C. vatandaşlarına ait olanlardır.
2
Kanunun 1. maddesindeki istisna hükmünü kontrol et.
İstisna şartları: 1. Mal yurt dışında olacak, 2. İktisap eden yabancı olacak, 3. İktisap eden Türkiye'de ikamet etmeyecek.
Bu üç şart birlikte sağlandığında Türk vatandaşının yurt dışındaki malı vergi dışı kalır.
3
Roma'daki daire için şartları uygula.
İstisna kapsamına girer; vergilendirilmez.
Daire yurt dışındadır, iktisap eden İtalyan vatandaşıdır ve İtalya'da ikamet etmektedir.
4
Ankara'daki dükkan için şartları uygula.
Mülkiyet ilkesi (Territoriality) gereği vergiye tabidir.
Türkiye'de bulunan malların intikali, iktisap edenin uyruğuna bakılmaksızın vergiye tabidir.
5
Mükellefi tespit et.
Verginin mükellefi malı vasiyet yoluyla edinen şahıstır.
Kanun uyarınca vergi tarikiyle mal iktisap eden kişi asıl mükelleftir.

Anahtar Kavram

Veraset ve İntikal Vergisi: Şahsilik ve Mülkiyet İlkeleri ile Yabancılara İlişkin İstisna
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 85Soru

197197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu hükümleri çerçevesinde; trafik siciline kayıt ve tescilli olan mevcut taşıtlarda verginin tahakkuk zamanı, ödeme dönemleri ve istisnalara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevcut taşıtlarda vergi, her takvim yılı başında tahakkuk etmiş sayılır; tahakkuk eden vergi Ocak ve Temmuz aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödenir.

Cevap

Mevcut taşıtlarda vergi, her takvim yılı başında tahakkuk etmiş sayılır; tahakkuk eden vergi Ocak ve Temmuz aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödenir.
Doğru ifade, mevcut taşıtlarda verginin her takvim yılı başında tahakkuk ettiğini ve ödemelerin Ocak ile Temmuz aylarında iki eşit taksitte yapıldığını belirten ifadedir. Bu, 197197 sayılı Kanun'un açık hükmüdür.

Adım Adım Çözüm

1
MTV'de mevcut taşıtlar için tahakkuk anının belirlenmesi
Vergi, her takvim yılı başında (11 Ocak) tahakkuk etmiş sayılır.
197197 sayılı Kanun'un 99. maddesi gereği mevcut taşıtlarda vergi yıl başında kesinleşir.
2
Ödeme vadelerinin tespit edilmesi
Ocak ve Temmuz ayları.
Kanun, yıllık verginin iki eşit taksitte ve bu spesifik aylarda ödenmesini öngörmüştür.
3
İstisna şartlarının kontrol edilmesi
Ticari işletmeler ve özel tertibat kuralları.
Kamu kurumlarına ait taşıtların istisna olması için ticari amaçla işletilmemesi; engelli istisnası için ise %90\%90 oran veya özel tertibat şartı aranır.

Anahtar Kavram

Motorlu Taşıtlar Vergisi Tahakkuk ve Ödeme Takvimi
Soru 86Soru

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde yer alan ve tapu sicilinde 'arsa' vasfıyla tescilli bulunan bir taşınmazın mülkiyeti Bay (K)(K)'ye aittir. Bu taşınmaz üzerinde Bay (L)(L) lehine süresiz bir intifa hakkı tesis edilmiştir. Ayrıca taşınmazın bir bölümü, herhangi bir hukuki dayanağı olmaksızın Bay (M)(M) tarafından 'malik gibi' kullanılmaktadır. Söz konusu taşınmaz fiilen tarımsal amaçlarla kullanılsa da üzerinde herhangi bir yapı bulunmamaktadır.

Buna göre, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca bu taşınmazın emlak vergisi mükellefi ve uygulanacak vergi nispeti aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mükellef: İntifa hakkı sahibi Bay (L) - Nispet: Binde 6\text{Binde } 6

Cevap

Emlak vergisinin mükellefi intifa hakkı sahibi Bay (L) olup, büyükşehir belediyesi sınırlarındaki arsa için uygulanacak vergi nispeti binde 6\text{binde } 6 düzeyindedir.
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'na göre, bir taşınmaz üzerinde intifa hakkı varsa, verginin mükellefi bu hakkın sahibidir. Bu nedenle mülkiyet sahibi Bay (K) veya fiili kullanıcı Bay (M) değil, Bay (L) mükelleftir. Arsa vergisi oranı normal şartlarda binde 3\text{binde } 3 iken, taşınmaz Kocaeli gibi bir büyükşehir belediyesi sınırları içinde yer aldığı için bu oran iki katına çıkarak binde 6\text{binde } 6 olarak uygulanır.

Adım Adım Çözüm

1
Taşınmazın hukuki vasfının tespit edilmesi
Taşınmaz tapuda 'arsa' olarak tescil edilmiştir.
Emlak vergisinde vergilendirme, taşınmazın fiili kullanımından ziyade tapu kayıtlarındaki hukuki vasfına (arsa/arazi) göre yapılır.
2
Belediye statüsünün değerlendirilmesi
Taşınmaz Kocaeli Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisindedir.
1319 sayılı Kanun'un 8. ve 18. maddeleri uyarınca, büyükşehir belediye sınırları ve mücavir alanları içindeki bina, arsa ve arazilerde vergi oranları %100 artırımlı uygulanır.
3
Vergi nispetinin hesaplanması
Normal arsa oranı olan binde 3\text{binde } 3 değeri, büyükşehir statüsü nedeniyle binde 6\text{binde } 6 olur.
3×2=63 \times 2 = 6 hesaplaması ile yasal artırım uygulanmıştır.
4
Mükellefiyet öncelik sırasının belirlenmesi
İntifa hakkı sahibi Bay (L) mükelleftir.
Kanuna göre mükellefiyet sırası; 1. Malik, 2. Varsa İntifa Hakkı Sahibi, 3. Her ikisi de yoksa Malik Gibi Tasarruf Eden şeklindedir. İntifa hakkı varsa, malikin mükellefiyeti sona erer.

Anahtar Kavram

Emlak Vergisi Mükellefiyet Hiyerarşisi ve Büyükşehir Artırımlı Oran Uygulaması

Daha Fazla Pratik

Emlak vergisinde yeni inşa edilen binalarda uygulanan 'geçici muafiyet' şartlarını ve kısıtlı vergi uygulamalarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 87Soru

197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) Kanunu hükümleri çerçevesinde; verginin konusu, mükellefiyetin tesisi ve matrah unsurlarının belirlenmesine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I sayılı tarifede yer alan taşıtların matrah tespitinde kullanılan 'taşıt değeri'; taşıtın teslimi veya ithalinde hesaplanan özel tüketim vergisi dahil, katma değer vergisi hariç bedeli ifade eder.

Cevap

I sayılı tarifede (otomobil, arazi taşıtı vb.) matrah unsuru olan 'taşıt değeri', vergi hukukundaki tanımı gereği özel tüketim vergisi (ÖTV) dahil edilmiş ancak katma değer vergisi (KDV) hariç tutulmuş bedeli ifade etmektedir.
I sayılı tarifedeki taşıtlar için 2018'den itibaren getirilen 'taşıt değeri' kriteri, 197 sayılı Kanun'un 2. maddesinde açıkça 'KDV matrahını oluşturan unsurlardan KDV hariç bedel' olarak tanımlanmıştır. KDV Kanunu'na göre ÖTV, KDV matrahına dahil bir unsur olduğundan, taşıt değeri ÖTV dahil, KDV hariç bedele karşılık gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Verginin konusunu analiz etme
MTV'nin konusu kara taşıtları ve hava taşıtlarıdır. Deniz taşıtları kapsam dışıdır.
Mevzuat güncelliğini teyit etmek için kapsam değişikliğini bilmek gerekir.
2
Mükellefiyetin başlangıcını değerlendirme
Tescil anında mükellefiyet başlar, takip eden yıl beklenmez.
Vergiyi doğuran olayın tescil ile gerçekleştiğini belirlemek.
3
Taşıt değeri tanımını inceleme
KDV matrahı unsurları (KDV hariç) = Satış Bedeli + ÖTV.
197 sayılı Kanun'un 2. maddesindeki teknik tanımın doğruluğunu teyit etmek.
4
Finansal kiralama özel hükmünü kontrol etme
Mükellef kiracıdır.
Sicil esasının tek istisnasını belirlemek.

Anahtar Kavram

MTV'de Matrah ve Mükellefiyet Esasları

Daha Fazla Pratik

MTV'de istisna ve muafiyetler ile yıl içi satışlardaki mükellefiyet geçiş kurallarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 88Soru

Bay (B)(B), Bursa Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde yer alan ve tapu sicilinde "arsa" vasfıyla tescilli bir taşınmaz üzerinde intifa hakkına sahiptir. Aynı zamanda Bay (B)(B), Çanakkale (büyükşehir belediyesi olmayan) ilinde bulunan ve tapuda "arazi" olarak kayıtlı bir taşınmazın tam mülkiyetine sahiptir. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca, Bay (B)(B)'nin bu taşınmazlar nedeniyle mükellefiyet sıfatı ve uygulanacak vergi nispetleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bursa'daki arsa için binde 66 oranında 'intifa hakkı sahibi' sıfatıyla, Çanakkale'deki arazi için binde 11 oranında 'malik' sıfatıyla mükelleftir.

Cevap

Bay (B), Bursa'daki arsa için binde 6 oranında 'intifa hakkı sahibi' sıfatıyla, Çanakkale'deki arazi için binde 1 oranında 'malik' sıfatıyla mükelleftir.
Emlak Vergisi Kanunu'na göre, bir taşınmaz üzerinde intifa hakkı varsa verginin mükellefi bu hakkın sahibidir; yoksa maliktir. Bu nedenle Bay (B) her iki taşınmazda da mükelleftir. Vergi oranları açısından ise arsa vergisi normalde binde 3, arazi vergisi binde 1'dir. Ancak taşınmaz büyükşehir belediyesi sınırları içindeyse bu oranlar binde 6 ve binde 2 olarak uygulanır. Bursa büyükşehir olduğu için arsa binde 6, Çanakkale büyükşehir olmadığı için arazi binde 1 üzerinden hesaplanır.

Adım Adım Çözüm

1
Mükellefiyet sıfatının belirlenmesi
Bursa'daki taşınmazda intifa hakkı Bay (B) lehine tesis edildiği için mükellef intifa hakkı sahibidir. Çanakkale'deki taşınmazda ise tam mülkiyet Bay (B)'de olduğu için mükellef maliktir.
1319 sayılı Kanun uyarınca emlak vergisini; malik, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa malik gibi tasarruf eden öder.
2
Arsa ve Arazi nispetlerinin büyükşehir statüsüne göre belirlenmesi
Bursa (Büyükşehir) Arsa Vergisi: binde 6. Çanakkale (Normal) Arazi Vergisi: binde 1.
Normal belediyelerde arazi vergisi binde 1, arsa vergisi binde 3'tür. Büyükşehir belediyesi sınırları içinde bu oranlar %100 artırımlı uygulanır.

Anahtar Kavram

Emlak Vergisinde Mükellefiyet Önceliği ve Büyükşehir Artırımlı Oran Uygulaması

Daha Fazla Pratik

Emlak vergisinde yeni inşa edilen binalar için uygulanan 'geçici muafiyet' sürelerini ve 'kısıtlı vergi' uygulamasını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 89Soru

197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca, bu verginin mükellefiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Verginin mükellefi; trafik, belediye veya liman sicili ile sivil hava vasıtaları sicilinde adına motorlu taşıt kayıt ve tescil edilmiş olan gerçek ve tüzel kişilerdir.

Cevap

Motorlu Taşıtlar Vergisi'nin mükellefi; ilgili sicillerde adına motorlu taşıt kayıt ve tescil edilmiş olan gerçek ve tüzel kişilerdir.
Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'nun 3. maddesine göre; verginin mükellefi, motorlu taşıtların ilgili sicillerinde (trafik, belediye, liman veya sivil havacılık) adına kayıt ve tescil yapılmış olan gerçek ve tüzel kişilerdir. Bu ilkeye 'kayıt ve tescil esası' denir.

Adım Adım Çözüm

1
Mükellefiyetin kanuni tanımını analiz etme
MTV Kanunu Madde 3 uyarınca mükellefiyetin 'kayıt ve tescil' şartına bağlı olduğu görülür.
MTV bir servet vergisi türü olarak mülkiyetin resmi sicillerdeki kaydını esas alır.
2
Sicil türlerini belirleme
Trafik sicili (kara taşıtları), Belediye/Liman sicili (deniz taşıtları) ve Sivil Havacılık sicili (hava taşıtları) belirleyicidir.
Taşıtın türüne göre vergilendirmenin dayanağı olan sicil değişmektedir.
3
Seçeneklerdeki durumları kanuni şartla karşılaştırma
Fiili kullanım, şoförlük veya sadece noter satışı mükellefiyet tesisi için yeterli değildir; sicil kaydı şarttır.
Tescil yapılmadığı sürece vergi dairesi nezdinde mükellefiyet eski sahip üzerinde devam eder.

Anahtar Kavram

Kayıt ve Tescil Esası

İpuçları

1
Aracın sahibi kimse, vergi ondan istenir. Peki, sahipliği resmi olarak ne kanıtlar?
2
Trafik tescil belgesinde (ruhsat) ismi yazan kişi verginin muhatabıdır.

Daha Fazla Pratik

Finansal kiralama (leasing) durumunda mükellefin kim olduğunu araştırarak bu konudaki tek istisnayı öğrenebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 90Soru

Türkiye'de ikametgahı bulunan bir Türk vatandaşı, 1515 Temmuz 20252025 tarihinde tatil amacıyla gittiği Güney Afrika Cumhuriyeti'nde vefat etmiştir. Murisin mirasçılarından birinin Türkiye'de, bir diğerinin Güney Afrika Cumhuriyeti'nde, üçüncüsünün ise Almanya'da ikamet ettiği belirlenmiştir. Ayrıca tereke içerisinde, murisin vefatından hemen önce kazandığı ancak henüz tahsil edilmemiş bir şans oyunu ikramiyesi de yer almaktadır.

73387338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'na göre, bu durumdaki beyanname verme süreleri ve verginin ödenmesine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye'deki mirasçı 66 ay, Güney Afrika'daki 44 ay, Almanya'daki 88 ay içinde beyanname vermeli; miras kalan malların vergisi 33 yılda 66 taksitte, ikramiyenin vergisi ise beyanname verme süresi içinde ödenmelidir.

Cevap

Türkiye'deki mirasçı için 6 ay, aynı yabancı ülkedeki mirasçı için 4 ay, farklı yabancı ülkedeki mirasçı için 8 ay beyan süresi uygulanmalı; miras vergisi 3 yılda 6 taksitte, ikramiye vergisi ise beyanname süresinde ödenmelidir.
Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'na göre, muris yurt dışında vefat ettiğinde; mirasçı Türkiye'de ise 66 ay, muris ile aynı yabancı ülkede ise 44 ay, murisin bulunduğu ülke dışındaki başka bir yabancı ülkede ise 88 ay içinde beyanname vermelidir. Ayrıca hesaplanan vergi genel olarak 33 yılda 66 taksitte (Mayıs ve Kasım) ödenirken, şans oyunları ikramiyelerine ilişkin vergi beyanname süresi içinde ödenmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Ölümün ve mirasçıların konumlarını analiz et.
Ölüm: Yurt dışında (Güney Afrika). Mirasçılar: Türkiye, Aynı ülke (G. Afrika) ve Farklı ülke (Almanya).
Beyanname verme süreleri, murisin ve mirasçıların vefat anındaki konumlarına göre belirlenir.
2
Yurt dışında vefat durumundaki kanuni beyan sürelerini uygula.
Türkiye'deki mirasçı: 66 ay; Ölümün olduğu ülkedeki mirasçı: 44 ay; Başka bir yabancı ülkedeki mirasçı: 88 ay.
73387338 sayılı Kanun'un 99. maddesi uyarınca yabancı memleketlerdeki ölümlerde kademeli süreler öngörülmüştür.
3
Vergi ödeme takvimini ve özel durumları belirle.
Miras vergisi: 33 yılda, 66 eşit taksitte (Mayıs ve Kasım). Şans oyunu ikramiyesi: Beyanname verme süresi içinde.
Genel intikallerde taksitlendirme uygulanırken, şans oyunları gibi özel intikallerde ödeme süresi daha kısıtlıdır (1919. madde).

Anahtar Kavram

Veraset ve İntikal Vergisinde Yer Bakımından Beyanname Süreleri ve Ödeme Rejimi

Daha Fazla Pratik

İvazsız intikallerde (bağışlarda) beyanname süresinin intikali takip eden 1 ay olduğunu ve bu sürenin verasetten farklı işlediğini hatırlayınız.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 91Soru

197197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca; taşıtların kayıt ve tescili, mülkiyet devri ve ödeme esaslarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 20262026 yılının Temmuz ayı içerisinde mülkiyeti noter satışı ile devredilen bir taşıtın, o yıla ait Temmuz ayı taksitini ödeme yükümlülüğü taşıtı devreden eski malike aittir.

Cevap

Temmuz ayı içerisinde mülkiyeti devredilen bir taşıtın Temmuz ayı taksitini ödeme yükümlülüğü taşıtı devreden eski malike aittir.
Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'na göre, mülkiyetin devri durumunda devredenin mükellefiyeti, devrin yapıldığı takvim yılının içinde bulunulan taksit dönemini takip eden taksit döneminin başından itibaren sona erer. Temmuz ayı ikinci taksit dönemi içerisinde yer aldığından, bu ayda yapılan bir devirde satıcının mükellefiyeti ancak bir sonraki yılın başında (11 Ocak) sona erecektir. Dolayısıyla o yılın Temmuz taksitini satıcı ödemekle yükümlüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Mülkiyet devrinde mükellefiyetin sona erme kuralını belirleme
Devredenin mükellefiyeti, devrin yapıldığı dönemi takip eden taksit dönemi başında sona erer.
197197 sayılı Kanun Madde 99 uyarınca devir işlemlerinde sorumluluk taksit dönemlerine göre paylaştırılmıştır.
2
Temmuz ayı işlemini takvim dönemine göre analiz etme
Temmuz ayı yılın ikinci taksit dönemi (Temmuz-Aralık) içerisindedir.
Yıl iki döneme ayrılır: 11 Ocak - 3030 Haziran ve 11 Temmuz - 3131 Aralık.
3
Devreden ve devralan sorumluluğunu netleştirme
Temmuz'da satan kişinin mükellefiyeti 3131 Aralık'ta biter; bu nedenle Temmuz taksitini o öder.
Takip eden taksit dönemi 11 Ocak'ta başladığı için, içinde bulunulan dönemin (Temmuz taksitinin) borcu satıcıya aittir.

Anahtar Kavram

MTV'de Mülkiyet Devri ve Mükellefiyetin Sürekliliği
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 92Soru

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu uyarınca Değerli Konut Vergisi (DKV) uygulamasındaki "tek mesken muafiyeti" ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye sınırları içinde mesken nitelikli tek bir taşınmazı olanlar, değeri ne olursa olsun bu vergiden muaftır.

Cevap

Türkiye sınırları içinde mesken nitelikli tek bir taşınmazı olanlar, değeri kanuni eşiği aşsa dahi bu vergiden muaftır.
Değerli Konut Vergisi uygulamasında, Türkiye sınırları içerisinde mesken nitelikli tek bir taşınmazı bulunan kişiler, bu taşınmazın değeri yasada belirtilen alt sınırı geçse bile vergiden muaftırlar. Bu muafiyet için mükellefin emekli olması, gelirinin olmaması veya evin belirli bir metrekareden küçük olması gibi ek şartlar aranmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Muafiyet kapsamını belirle
Türkiye sınırları içindeki tek mesken sahiplerinin muafiyet kapsamında olduğu görüldü.
1319 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca tek taşınmazı olanlar verginin konusuna girmez (muaftır).
2
Emlak vergisi ile farkı analiz et
DKV muafiyetinde gelir veya metrekare şartı aranmadığı tespit edildi.
DKV ile normal emlak vergisindeki sıfır oranlı uygulama karıştırılmamalıdır.

Anahtar Kavram

Değerli Konut Vergisi Tek Mesken Muafiyeti
Tahmini Süre:45s
Soru 93Soru

Bayan (T), 11 Ocak 20262026 tarihi itibarıyla Türkiye sınırları içinde aşağıda nitelikleri ve 20262026 yılı bina vergi değerleri belirtilen taşınmazlara sahiptir:

TaşınmazNitelikBina Vergi Değeri (TL)Mülkiyet Durumu
Muğla KonutuMesken55.000.00055.000.000Tam Malik
Aydın KonutuMesken48.000.00048.000.000İntifa Hakkı Sahibi
Denizli KonutuMesken42.000.00042.000.000%25\%25 Paylı Malik
İzmir İşyeriİşyeri60.000.00060.000.000Tam Malik

20262026 yılı için Değerli Konut Vergisi (DKV) uygulanmasına esas mesken alt eşik değeri 38.000.00038.000.000 TL olarak belirlenmiştir.

Buna göre Bayan (T)’nin 20262026 yılı Değerli Konut Vergisi mükellefiyeti, muafiyet uygulaması ve beyan süreciyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Muğla ve Aydın'daki konutlar için Şubat ayında beyanname verilmeli; Denizli'deki konut kapsama giren en düşük değerli mesken olduğu için muaftır, İzmir'deki işyeri ise kapsam dışıdır.

Cevap

Muğla ve Aydın'daki konutlar için Şubat ayında beyanname verilmelidir; Denizli'deki konut en düşük değerli mesken olduğu için muafiyet kapsamında kalırken, İzmir'deki işyeri verginin konusu dışındadır.
Bayan (T)'nin mülkiyetindeki Muğla (5555 M), Aydın (4848 M) ve Denizli (4242 M) konutlarının tamamı 38.000.00038.000.000 TL'lik eşik değerin üzerinde kalarak verginin konusuna girmektedir (İşyeri kapsam dışıdır). Birden fazla değerli konutu bulunan mükelleflerin, bu kapsama giren en düşük değerli tek taşınmazı (Denizli konutu) vergiden muaftır. Diğer iki konut için beyanname verilmelidir; Aydın'daki konutun intifa hakkı sahibi Bayan (T) olduğu için onun mükellefiyeti devam eder. Beyan dönemi Şubat ayıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Verginin konusunu belirle.
İzmir'deki işyeri mesken niteliğinde olmadığı için DKV kapsamı dışındadır.
1319 sayılı Kanun uyarınca DKV sadece mesken nitelikli binalar için uygulanır.
2
Eşik değer kontrolü yap (Toplam değer üzerinden).
Muğla (5555 M), Aydın (4848 M) ve Denizli (4242 M) konutlarının tamamı 38.000.00038.000.000 TL olan eşik değerin üzerindedir ve DKV konusuna girer.
Paylı mülkiyette eşik değer hesabı için taşınmazın toplam bina vergi değeri esas alınır.
3
Muafiyet hükmünü uygula.
Denizli'deki konut (42.000.00042.000.000 TL), kapsama giren en düşük değerli taşınmaz olduğu için Bayan (T) bu konut için vergiden muaftır.
Birden fazla değerli konutu olanlarda, kapsama giren en düşük değerli tek mesken vergiden muaftır.
4
Mükellefiyeti ve süreci tespit et.
Muğla ve Aydın konutları için mükellefiyet doğar. İntifa hakkı sahibi olan Bayan (T) Aydın'daki konuttan da sorumludur. Beyanname Şubat ayında verilir.
Mükellefiyet öncelikle intifa hakkı sahibine aittir; beyan süresi Şubat, ödeme ise Şubat ve Ağustos'tur.

Anahtar Kavram

Değerli Konut Vergisinde Mükellefiyet ve Çoklu Taşınmaz Muafiyeti

Daha Fazla Pratik

Paylı mülkiyette diğer ortakların da başka konutları olması durumunda muafiyetin her bir ortak için ayrı ayrı nasıl değerlendirileceğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 94Soru

20262026 yılında vefat eden bir mükellefin mirasçılarına, mükellefe ait olan ve bilanço esasına göre defter tutan bir şahıs işletmesi tüm aktif ve pasif varlıklarıyla intikal etmiştir. İşletmenin aktifinde işletme faaliyetlerinde kullanılan bir depo binası (taşınmaz) da kayıtlı bulunmaktadır. 73387338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'na göre, işletme bünyesinde intikal eden bu taşınmazın matrahın tespiti aşamasındaki değerlemesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Taşınmaz, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu uyarınca emlak vergisi değeri üzerinden değerlenmelidir.

Cevap

Taşınmaz, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu uyarınca emlak vergisi değeri üzerinden değerlenmelidir.
Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nun 1010. maddesine göre, matrahın tespitinde ticari sermaye; bilanço esasına göre defter tutanlarda ölüm tarihinden önceki takvim yılı bilançosuna göre tespit edilen öz sermayedir. Ancak aynı madde uyarınca, bu öz sermaye içinde yer alan gayrimenkuller, bilançodaki kayıtlı değerleri yerine 'emlak vergisi değeri' ile dikkate alınmak zorundadır. Bu nedenle doğru uygulama, taşınmazın emlak vergisi değeri üzerinden matraha dahil edilmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
İntikal eden varlığın niteliğini ve işletme yapısını belirle.
Varlık bir taşınmazdır ve bilanço esasına göre defter tutan bir ticari işletmenin aktifinde yer almaktadır.
VİV'de değerleme kuralları varlık türüne ve mükellefin defter tutma düzenine göre farklılık gösterebilir.
2
73387338 sayılı Kanun'un 1010. maddesindeki özel hükmü uygula.
Ticari sermaye değerlenirken bilanço öz sermayesi esas alınır ancak öz sermaye içindeki gayrimenkuller için istisnai olarak 'emlak vergisi değeri' ölçüsü kullanılır.
Kanun koyucu taşınmazlar için standart bir değerleme birliği sağlamak amacıyla bu özel hükmü getirmiştir.

Anahtar Kavram

Veraset ve İntikal Vergisinde (VİV) ticari işletmeye dahil taşınmazların değerleme esasları.

Daha Fazla Pratik

Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerde 'borsada kayıtlı olmayan hisse senetlerinin' hangi değerleme ölçüsü (itibari değer) ile matraha dahil edildiğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 95Soru

Muğla Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde yer alan ve tapu sicilinde "arsa" vasfıyla tescilli bir taşınmazın mülkiyetine sahip olan Bay (M)(M)'nin ödemesi gereken emlak vergisi (arsa vergisi) oranı binde kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 66

Cevap

Muğla bir büyükşehir belediyesi olduğu için emlak vergisi oranları binde 100100 artırımlı uygulanır; tapuda arsa olarak tescilli taşınmazlar için bu oran binde 66 olarak belirlenmiştir.
Muğla ili büyükşehir belediyesi statüsündedir. Emlak Vergisi Kanunu'na göre; bina, arsa ve arazi vergisi oranları büyükşehir belediye sınırları içerisinde binde 100100 artırımlı (iki katı) uygulanır. Normal şartlarda binde 33 olan arsa vergisi oranı, bu nedenle büyükşehir sınırları dahilinde binde 66 olur.

Adım Adım Çözüm

1
Taşınmazın niteliğini ve konumunu belirleme
Taşınmaz bir "arsa"dır ve "Muğla Büyükşehir Belediyesi" sınırları içerisindedir.
Emlak vergisinde oranlar taşınmazın türüne (bina, mesken, arsa, arazi) ve bulunduğu yerin idari statüsüne göre değişir.
2
Uygulanacak baz oranı ve büyükşehir artırımını tespit etme
Normal arsa vergisi oranı binde 33 olup, büyükşehirlerde bu oran binde 66 (3×23 \times 2) olarak uygulanır.
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu uyarınca büyükşehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde emlak vergisi oranları binde 100100 artırımlı uygulanır.

Anahtar Kavram

Büyükşehir belediyelerinde emlak vergisi oranlarının artırımlı uygulanması

İpuçları

1
Taşınmazın bulunduğu Muğla ilinin belediye statüsünü ve taşınmazın 'arsa' mı yoksa 'arazi' mi olduğunu kontrol ediniz.
2
Büyükşehirlerde emlak vergisi oranları normal oranların tam iki katı olarak uygulanır.
3
Normal bir belediyede arsa oranı binde 33 iken arazi oranı binde 11'dir. Muğla bir büyükşehir olduğuna göre bu oranları ikiyle çarpmalısınız.

Daha Fazla Pratik

Eğer bu taşınmaz üzerinde bir intifa hakkı kurulsaydı mükellefin kim olacağını ve oranların değişip değişmeyeceğini değerlendiriniz.

Alternatif Yöntem

Tablo yöntemiyle oranları ezberlemek: Arsa (Büyükşehir) = Arsa (Normal) x 2 = 3×2=63 \times 2 = 6.
Tahmini Süre:40s
Soru 96Soru

197197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTVMTV) Kanunu hükümlerine göre; bir kamu kuruluşu adına kayıtlı olduğu için tam istisna kapsamında bulunan bir taşıtın, 1515 Haziran 20262026 tarihinde özel bir şirkete devredilerek şirket adına tescil edilmesi, ardından şirketin bu taşıtı 1010 Ağustos 20262026 tarihinde hurdaya ayırarak sicil kaydını sildirmesi durumunda, 20262026 yılı vergi mükellefiyeti ve tahakkukuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Taşıtın istisnadan çıktığı tarih yılın ilk yarısında olduğu için 20262026 yılının tamamı (iki taksit) için vergi tahakkuk eder ve mükellefiyet yıl sonuna kadar devam eder.

Cevap

İstisnadan yararlanan bir taşıtın bu şartı kaybetmesi durumunda mükellefiyet, şartın kalktığı dönemin başından itibaren başlar; kaydın silinmesi durumunda ise silinme tarihini takip eden dönemin başından itibaren sona erer. Bu durumda 20262026 yılının tamamı için mükellefiyet oluşur.
Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'na göre, istisnadan faydalanan bir taşıtın yılın ilk altı aylık döneminde istisnadan çıkması durumunda, vergi tahakkuku yılın başından itibaren yapılmış sayılır. Diğer yandan, bir taşıtın trafikten çekilmesi veya hurdaya ayrılması durumunda mükellefiyet, bu işlemin yapıldığı dönemi (yarı yılı) takip eden dönemin başında sona erer. Senaryoda taşıt haziran ayında istisnadan çıktığı için 20262026 yılının tamamı için mükellefiyet başlamış, ağustos ayında hurdaya ayrıldığı için de mükellefiyet ancak 20272027 başında sona erecektir; dolayısıyla 20262026 yılının tüm vergisi ödenmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
İstisna kaybının mükellefiyet başlangıcına etkisini belirlemek.
Taşıt 1515 Haziran'da (11. dönem) istisnadan çıktığı için mükellefiyet 11 Ocak 20262026 tarihinden itibaren başlamış sayılır ve yıllık verginin tamamı tahakkuk eder.
MTV Kanunu Madde 99 uyarınca, ilk altı aylık dönemde istisnadan çıkan taşıtlar için tahakkuk yılın başında yapılmış sayılır.
2
Kayıt sildirme (hurda) işleminin mükellefiyetin sona ermesine etkisini belirlemek.
Kayıt 1010 Ağustos'ta (22. dönem) silindiği için mükellefiyet takip eden dönemin başında, yani 11 Ocak 20272027 tarihinde sona erer.
MTV Kanunu Madde 88 uyarınca mükellefiyet, kaydın silindiği tarihi takip eden dönemin başından itibaren sona erer.
3
Toplam vergi yükümlülüğünü sentezlemek.
Taşıt için 20262026 yılının hem ocak hem de temmuz taksitlerinin ödenmesi gerekir.
Mükellefiyet tüm 20262026 yılını kapsadığı için her iki taksit dönemi de vergiye tabidir.

Anahtar Kavram

MTV'de Mükellefiyetin Başlangıcı ve Sona Ermesi

Daha Fazla Pratik

Taşıtın ikinci altı aylık dönemde (örneğin eylül ayında) istisnadan çıkması durumunda mükellefiyetin başlangıcını araştırınız.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 97Soru

Türkiye'de ikametgahı bulunan bir Türk vatandaşı, iş seyahati amacıyla gittiği Almanya'da vefat etmiştir. Murisin Türkiye'de ikamet eden tek mirasçısı için veraset ve intikal vergisi beyannamesi verme süresi ve tahakkuk eden verginin ödeme takvimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beyanname süresi 66 aydır; vergi 33 yılda, her yıl Mayıs ve Kasım aylarında olmak üzere toplam 66 eşit taksitte ödenir.

Cevap

Beyanname süresi 66 ay olup ödeme 33 yılda, her yıl Mayıs ve Kasım aylarında olmak üzere toplam 66 taksitte yapılır.
Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'na göre, ölüm yabancı bir memlekette vuku bulmuş ve mirasçı Türkiye'de bulunuyorsa beyanname verme süresi ölüm tarihinden itibaren 66 aydır. Tahakkuk eden vergi ise parselasyon veya baraj inşası gibi özel durumlar hariç, genel kural olarak 33 yılda ve her yılın Mayıs ve Kasım aylarında olmak üzere toplam 66 taksitte ödenir.

Adım Adım Çözüm

1
Ölüm yeri ve mirasçının ikamet yerini tespit etme
Ölüm: Almanya (Yabancı memleket), Mirasçı: Türkiye.
VİVK Md. 9 uyarınca süreler bu iki lokasyonun ilişkisine göre belirlenir.
2
Beyanname verme süresini belirleme
Süre 66 aydır.
Murisin yabancı bir memlekette ölmesi ve mirasçının Türkiye'de bulunması durumunda kanuni süre 66 ay olarak belirlenmiştir.
3
Ödeme takvimini belirleme
33 yıl, Mayıs ve Kasım ayları.
VİVK Md. 19'a göre vergi tahakkukundan itibaren 33 yılda, her yıl Mayıs ve Kasım aylarında iki eşit taksitte (toplam 66 taksit) ödenir.

Anahtar Kavram

Veraset ve İntikal Vergisinde Ölüm Yerine Göre Beyan Süreleri ve Ödeme Düzeni
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 98Soru

Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı olan ve New York'ta ikamet eden (A)(A), Türkiye'de yaşayan ve Türk vatandaşı olan babasının vefatı üzerine yasal mirasçı tayin edilmiştir. Tereke kapsamında; babasının Ankara'daki bir taşınmazı ile New York'taki bir banka hesabında bulunan nakit parası yer almaktadır. 73387338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu hükümlerine göre, bu intikal olayıyla ilgili vergilendirme kapsamı hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (A)(A) yabancı uyruklu olduğu için sadece Türkiye sınırları içindeki varlık olan Ankara'daki taşınmaz üzerinden vergiye tabidir.

Cevap

Yabancı uyruklu mirasçı, sadece Türkiye'de bulunan mal (Ankara'daki taşınmaz) üzerinden vergiye tabidir; yurt dışındaki mal verginin konusuna girmez.
Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nun 1. maddesine göre; Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetinde bulunan şahıslar dünyanın her yerindeki iktisapları için vergiye tabidir. Ancak yabancı uyruklu şahıslar için bir istisna getirilmiştir: Yabancıların Türkiye hudutları dışında bulunan malları veraset yoluyla veya her ne şekilde olursa olsun ivazsız bir tarzda iktisap etmeleri vergiye tabi değildir. Bu nedenle, ABD vatandaşı olan mirasçı sadece Türkiye'de bulunan Ankara'daki taşınmaz için vergi öder.

Adım Adım Çözüm

1
Mirasçının uyruğunu tespit etme
(A)(A) Amerika Birleşik Devletleri vatandaşıdır (yabancıdır).
VİV kapsamını belirleyen en önemli kriterlerden biri malı iktisap edenin tabiiyetidir.
2
Malların konumunu belirleme
Ankara'daki taşınmaz Türkiye'de, banka hesabı ise New York'tadır (yurt dışı).
Mülkilik ilkesi gereği Türkiye'deki mallar her durumda vergiye tabidir.
3
Yabancılar için vergi kapsamı kuralını uygulama
Yabancıların yurt dışındaki malları iktisabı vergiye tabi değildir.
73387338 sayılı Kanun Madde 1 uyarınca yabancılar sadece Türkiye'deki mallar için mükellef olur.

Anahtar Kavram

Veraset ve İntikal Vergisinde Şahsiyet ve Mülkilik İlkeleri
Soru 99Soru

20262026 yılında vefat eden bir murisin terekesi üzerinde yapılan incelemede; bir bankada 40.00040.000 Avro tutarında döviz hesabı, vadesine henüz 44 ay olan faiz getirili özel kesim tahvilleri ve murisin sağlığında bir yakınına verdiği ancak sadece adi bir kâğıda yazılı (noter onayı bulunmayan) senetle belgelendirilmiş bir borcu bulunduğu tespit edilmiştir. 73387338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu (VİVK) hükümlerine göre, bu unsurların vergi matrahının tespiti ve değerlemesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Murisin sağlığında adi senetle üstlendiği borçlar, resmi bir senet veya mahkeme ilamına dayanmadığı sürece mirasçılar tarafından ödendiği kanıtlansa dahi matrahtan indirilemez.

Cevap

Borçların matrahtan indirilebilmesi için resmi bir belgeye dayanması gerektiğini belirten ifade doğrudur.
Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nun 1212. maddesi uyarınca, bir borcun vergi matrahından indirilebilmesi için mutlak surette resmi bir belgeye (noter onayı, resmi senet, mahkeme kararı vb.) dayanması gerekir. Muris sağlığında bu borcu adi bir kâğıtla üstlenmişse, mirasçılar borcu ödediklerini ispat etseler bile bu tutar matrahtan düşülemez. Bu kural, mirasçıların sahte borçlar yaratarak vergi matrahını aşındırmasını önlemek amacıyla getirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Vergi matrahına esas alınacak değerleme gününü belirle.
Değerleme günü murisin vefat ettiği tarihtir.
VİVK m. 10 uyarınca vergiye esas alınacak değerler ölüm tarihindeki rayiçlere göre belirlenir.
2
Borçların tereke mevcudundan (brüt matrah) indirilme şartlarını kontrol et.
Borcun resmi senet veya mahkeme ilamına dayanması gerekir.
VİVK m. 12, adi senetlere dayalı borçların (alacaklı tarafından ikrar edilse bile) matrahtan indirilmesini yasaklamıştır.
3
Döviz ve faizli menkul kıymetlerin değerleme esaslarını uygula.
Döviz için TCMB alış kuru, tahviller için ise işlemiş faiz dahil değer esas alınır.
Vergi Usul Kanunu ve VİVK hükümleri gereği varlıkların tam piyasa değerine ulaşmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Veraset ve İntikal Vergisinde Borç İndirimi ve Değerleme Esasları

İpuçları

1
Veraset ve İntikal Vergisi'nde değerleme günü kuralını ve borçların indirilmesi için gereken belge şartını hatırlayın.
2
Borçların matrahtan düşülmesi için 'adi yazılı' belgeler yeterli midir yoksa kanun daha sert bir ispat şartı (resmiyet) mı arar?

Daha Fazla Pratik

İntifa hakkı ve kuru mülkiyetin değerleme esaslarını inceleyerek VİV'deki ileri seviye değerleme kurallarını pekiştirin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 100Soru

197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu uyarınca; (II) sayılı tarifede yer alan kamyon, kamyonet, çekici ve benzeri taşıtların vergilendirilmesinde, taşıtın yaşı ile birlikte matrahın belirlenmesinde esas alınan temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Azami toplam ağırlık

Cevap

Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'na göre kamyon, kamyonet ve çekicilerde matrah unsuru azami toplam ağırlıktır.
197 sayılı MTV Kanunu'nun 6. maddesinde yer alan (II) sayılı tarifeye göre; kamyon, kamyonet, çekici ve benzeri araçlarda vergi, taşıtın yaşı ve azami toplam ağırlığı üzerinden hesaplanır. Bu araçlarda motor silindir hacmi veya oturma kapasitesi dikkate alınmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Taşıt türünün hangi tarifeye girdiğini belirleyin.
Kamyon, kamyonet ve çekiciler (II) sayılı tarifede yer alır.
MTV Kanunu'nda araçlar kullanım amaçları ve niteliklerine göre farklı listelere ayrılmıştır.
2
İlgili tarife için kanunda belirtilen matrah kriterlerini inceleyin.
(II) sayılı tarifede otobüsler için 'oturma yeri', kamyon grubu için 'azami toplam ağırlık' kriteri belirlenmiştir.
Yük taşıyan araçlarda taşıma kapasitesini temsil eden ağırlık, vergi adaletini sağlamak için matrah olarak seçilmiştir.

Anahtar Kavram

MTV Tarife Grupları ve Matrah Belirleyicileri
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 5 / 10Sonraki
Servet Üzerinden Alınan Vergiler Alıştırma Soruları — KPSS Maliye — Sayfa 5 | Examkin