Uluslararası Uyuşmazlıkların Barışçıl Çözümü

365 soru

Soru 301Soru

Uluslararası uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yollarından biri olan "uluslararası tahkim (hakemlik)" usulü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tahkim sonucunda verilen hakem kararları, uyuşmazlığın tarafları için hukuken bağlayıcı niteliktedir.

Cevap

Tahkim sonucunda verilen hakem kararlarının bağlayıcı nitelikte olduğu ifadesi doğrudur.
Tahkim, uyuşmazlık taraflarının kendi seçtikleri hakemler vasıtasıyla uyuşmazlığı hukuki bir karara bağladıkları ve bu kararın taraflar için kesin ve bağlayıcı olduğu bir yöntemdir. Bu özellik, tahkimi arabuluculuk veya uzlaştırma gibi bağlayıcı olmayan diplomatik yollardan ayıran en temel farktır.

Adım Adım Çözüm

1
Tahkimin hukuki niteliğini belirle.
Tahkim, uyuşmazlığın taraflarca seçilen hakemler aracılığıyla ve hukuka saygı temelinde bağlayıcı bir kararla çözülmesidir.
Tahkimi diğer diplomatik yollardan ayıran en temel özellik, sonucun hukuken bağlayıcı olmasıdır.
2
Seçeneklerdeki kavramsal ayrımları kontrol et.
Tavsiye niteliğinde olma uzlaştırmaya, re'sen atanma daimi mahkemelere (belirli yönleriyle), rızasız hakkaniyet ise yanlış bir hukuk kuralına işaret eder.
Uluslararası hukukta tahkimin sınırlarını çizen temel belge 'kompromi' adı verilen tahkim sözleşmesidir.

Anahtar Kavram

Tahkimin bağlayıcı niteliği ve irade özerkliği
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 302Soru

Uluslararası uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yollarında üçüncü bir tarafın müdahalesi, müdahalenin derinliği ve tarafların iradesine sunulan önerilerin niteliği bakımından farklılık gösterir. Bu bağlamda, 'dostça girişim' (iyiniyet hizmeti) yöntemini 'arabuluculuk' yönteminden ayıran en temel karakteristik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üçüncü tarafın sadece tarafları bir araya getirmek veya iletişim kanallarını açmakla yetinip, uyuşmazlığın esasına yönelik somut bir çözüm planı sunma yetkisinin bulunmaması

Cevap

Dostça girişim (iyiniyet hizmeti) yönteminde üçüncü taraf, uyuşmazlığın esasına yönelik herhangi bir çözüm önerisi sunma yetkisine sahip değildir ve sadece tarafları müzakere masasına getirmekle yetinir.
Dostça girişim (iyiniyet hizmeti), uyuşmazlığın tarafları arasındaki diyaloğun tamamen koptuğu durumlarda üçüncü bir tarafın (devlet, örgüt veya şahıs) tarafları bir araya getirmesini ifade eder. Üçüncü tarafın rolü, taraflara bir görüşme yeri sağlamak veya mesaj iletmekle sınırlıdır; uyuşmazlığın esasına girmez ve çözüm önerisi sunmaz. Bu durum onu, çözüm önerisi sunabilen arabuluculuktan ayıran en temel farktır.

Adım Adım Çözüm

1
Üçüncü tarafın çözüm sürecindeki müdahale seviyesini analiz et.
Dostça girişimde müdahale en düşük seviyededir (pasif rol).
Bu yöntemin temel amacı sadece tıkanmış olan iletişim kanallarını açmaktır.
2
Arabuluculuk ile dostça girişimi 'çözüm önerisi' kriterine göre karşılaştır.
Arabulucu somut öneriler sunabilirken, dostça girişimde bulunan taraf sunamaz.
Arabuluculukta üçüncü taraf müzakerelerin esasına dahil olurken, dostça girişimde sadece ortam sağlar.

Anahtar Kavram

Dostça girişimde üçüncü tarafın pasif rolü ve esasa yönelik öneri sunma yetkisinin yokluğu.

Daha Fazla Pratik

Uluslararası uyuşmazlıkların çözümünde tahkim ve yargısal çözüm (UAD) arasındaki 'hakem seçimi' ve 'daimi yapı' farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 303Soru

Uluslararası hukukta uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yollarından biri olan arabuluculuk (mediation) yönteminde, uyuşmazlığa dahil olan üçüncü tarafın (arabulucunun) işlevi ve yetkileri bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arabulucu, taraflar arasındaki iletişimi sağlamanın ötesine geçerek uyuşmazlığın esasına ilişkin somut çözüm önerileri veya planları sunabilir.

Cevap

Arabuluculuk yönteminde üçüncü taraf, tarafları bir araya getirmenin yanı sıra uyuşmazlığın esasına ilişkin somut çözüm önerileri sunma yetkisine sahiptir.
Arabuluculuk yönteminde üçüncü taraf (bir devlet, örgüt veya şahıs), tarafları sadece müzakereye teşvik etmekle kalmaz, aynı zamanda uyuşmazlığın esasına (içeriğine) dair somut çözüm taslakları ve önerileri geliştirerek taraflara sunar. Bu aktif katılım, arabuluculuğu dostça girişimden ayıran en önemli farktır.

Adım Adım Çözüm

1
Uluslararası uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin tasnif edilmesi.
Diplomatik (siyasi) ve hukuki (yargısal) çözüm yolları ayrımı yapılır.
Arabuluculuğun diplomatik yollar kategorisinde yer aldığını ve rızaya dayalı olduğunu anlamak için gereklidir.
2
Arabuluculuk ile dostça girişimin (iyiniyet hizmeti) karşılaştırılması.
Dostça girişimde üçüncü taraf pasifken, arabuluculukta aktif bir rol üstlenir.
Üçüncü tarafın 'çözüm önerisi sunma' yetkisinin arabuluculuğu belirleyen kriter olduğunu saptamak için bu kıyaslama yapılır.

Anahtar Kavram

Arabulucunun Aktif Rolü ve Çözüm Önerisi Sunma Yetkisi

Daha Fazla Pratik

Arabuluculuk ile dostça girişim arasındaki 'aktiflik' farkını pekiştirmek için bu iki yöntemi somut bir senaryo üzerinden karşılaştıran sorular çözülebilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 304Soru

Uluslararası hukukta uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yolları içinde 'diplomatik yöntemlerin' en temeli kabul edilen müzakere (görüşme) usulünün hukuki mahiyeti, Uluslararası Adalet Divanı (UAD) içtihatları ve devletler genel uygulaması ışığında değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası hukukta devletlerin uyuşmazlıklarını müzakere yoluyla çözme ödevi, kural olarak uyuşmazlığın taraflarca her ne pahasına olursa olsun bir uzlaşı metniyle sonuçlandırılmasını emreden bir 'sonuç yükümlülüğü' (obligation of result) niteliğindedir.

Cevap

Uluslararası hukukta devletlerin uyuşmazlıklarını müzakere yoluyla çözme ödevinin bir 'sonuç yükümlülüğü' (obligation of result) olduğunu iddia eden ifade yanlıştır; bu yükümlülük bir 'davranış/çaba yükümlülüğü' (obligation of conduct) niteliğindedir.
Uluslararası hukukta ve özellikle Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) yerleşik içtihatlarında (örneğin Kuzey Denizi Kıta Sahanlığı davası), müzakere etme yükümlülüğü bir 'davranış yükümlülüğü' (obligation of conduct) olarak tanımlanır. Bu, tarafların bir anlaşmaya varmasını değil, anlaşmaya varmak amacıyla iyi niyetle (bona fides) ve anlamlı bir şekilde çaba göstermesini gerektirir. Devletlerin egemenlikleri gereği, bir uyuşmazlığın müzakere yoluyla mutlaka bir anlaşma ile sonuçlanacağını garanti eden bir 'sonuç yükümlülüğü' bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Uluslararası hukukta devletlerin uyuşmazlık çözüm yöntemlerini ve müzakerenin bu yöntemler içindeki yerini analiz etmek.
Müzakere, uyuşmazlık taraflarının doğrudan bir araya gelerek uyuşmazlığı çözmeye çalıştığı ilk ve en yaygın yöntemdir.
Müzakerenin diğer yöntemlerle (arabuluculuk, tahkim vb.) arasındaki temel yapısal farkları anlamak uyuşmazlık çözüm hukukunun temelidir.
2
Müzakere etme yükümlülüğünün (obligation to negotiate) hukuki niteliğini UAD içtihatları çerçevesinde incelemek.
Hukukta yükümlülükler 'davranış' (çaba gösterme) ve 'sonuç' (mutlak başarı) olarak ikiye ayrılır. Müzakere yükümlülüğü, tarafları bir anlaşmaya varmaya değil, dürüst ve iyi niyetle çözüm aramaya (çaba göstermeye) zorlar.
Uluslararası hukukta egemen devletlerin irade özerkliği nedeniyle, müzakerenin mutlaka bir anlaşma ile bitmesi zorunlu tutulamaz.

Anahtar Kavram

Müzakere Yükümlülüğünün Niteliği (Davranış vs. Sonuç Yükümlülüğü)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 305Soru

Uluslararası Adalet Divanı (UADUAD) Statüsü'nün 34/1.34/1. maddesinde yer alan "Divan önündeki davalarda sadece devletler taraf olabilirler." hükmü uyarınca, Divan'ın çekişmeli yargı (dava) yetkisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası örgütler ve bireyler, uyuşmazlığın konusu ne olursa olsun Divan önündeki çekişmeli yargı sürecine taraf olarak katılamazlar.

Cevap

Uluslararası örgütler ve bireyler, uyuşmazlığın konusu ne olursa olsun Divan önündeki çekişmeli yargı sürecine taraf olarak katılamazlar.
Uluslararası Adalet Divanı Statüsü'nün 34/1.34/1. maddesi gereğince, Divan önündeki davalarda (çekişmeli yargı) yalnızca devletlerin taraf olma ehliyeti vardır. Bu kural mutlaktır; hiçbir uluslararası örgüt, organ veya birey, ne kadar önemli bir uyuşmazlık söz konusu olursa olsun Divan önünde davacı veya davalı olarak yer alamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Uluslararası Adalet Divanı Statüsü'nün 34.34. maddesini incele.
Maddede açıkça "Sadece devletler taraf olabilir" ifadesi yer almaktadır.
Divan'ın çekişmeli yargı yetkisinin kişi yönünden (ratione personae) sınırlarını belirlemek.
2
Devlet dışı süjelerin (bireyler, örgütler) konumunu değerlendir.
Bu süjeler çekişmeli yargıda taraf olamaz, örgütler sadece danışma görüşü sürecine dahil olabilir.
Uluslararası hukukta UADUAD nezdindeki yargılama yetkisinin kapsamını netleştirmek.

Anahtar Kavram

Divan Statüsü Madde 34 (Ratione Personae - Kişi Yönünden Yetki)

Daha Fazla Pratik

Uluslararası örgütlerin danışma görüşü isteme süreci ve bu görüşlerin bağlayıcılığı konusundaki istisnaları (örneğin BM İdare Mahkemesi kararlarına itiraz süreci) inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 306Soru

Uluslararası hukukta devletler arasındaki uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesinde kullanılan "uluslararası tahkim" (hakemlik) usulü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tahkim sonucunda verilen nihai karar, uzlaştırma (conciliation) komisyonu raporları gibi taraflar için sadece yol gösterici ve tavsiye niteliğindedir.

Cevap

Tahkim kararlarının uzlaştırma raporları gibi tavsiye niteliğinde olduğunu belirten seçenek yanlıştır; çünkü tahkim kararları hukuken bağlayıcıdır.
Tahkim sonucunda verilen hakem kararlarının bağlayıcı olduğu gerçeği, uluslararası tahkimin en temel özelliğidir. Uzlaştırma (conciliation) komisyonlarının hazırladığı raporlar ise taraflar için bağlayıcı olmayan, çözüm odaklı tavsiyeler içerir. Bu nedenle, tahkim kararının tavsiye niteliğinde olduğunu savunan ifade hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tahkimin hukuki niteliğini analiz et.
Tahkim, uyuşmazlığın taraflarını bağlayan nihai bir karar üretir.
Uluslararası hukukta tahkim, yargısal (judicial) bir çözüm yöntemi olarak kabul edilir.
2
Tahkimi diğer diplomatik çözüm yollarıyla karşılaştır.
Uzlaştırma (conciliation), arabuluculuk ve dostça girişim yollarında ortaya çıkan raporlar veya öneriler bağlayıcı değildir.
Diplomatik yollar tarafları çözüme zorlamaz, sadece öneride bulunur; tahkim ise hukuki bir hüküm tesis eder.
3
Seçeneklerdeki ifadeleri doğrula.
Bağlayıcılık, kompromi gerekliliği, hakkaniyet kullanımı ve PCA'nın yapısı hakkındaki bilgiler doğrudur; ancak tavsiye niteliği taşıdığı bilgisi hatalıdır.
Tahkim ile uzlaştırma arasındaki en temel fark kararın bağlayıcılığıdır.

Anahtar Kavram

Tahkim Kararlarının Bağlayıcılığı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 307Soru

Uluslararası hukukta uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yollarından biri olan 'dostça girişim' (iyiniyet hizmeti) usulünde, üçüncü tarafın işlevi ve müdahale düzeyi esas alındığında; bu yöntemin 'arabuluculuk' yönteminden temel farkı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üçüncü tarafın, tarafları müzakere masasına oturtmakla yetinip uyuşmazlığın esasına dair resmi bir çözüm planı sunma yetkisinin olmaması

Cevap

Dostça girişimde üçüncü tarafın rolü, tarafları bir araya getirmekle sınırlıdır ve uyuşmazlığın esasına yönelik bir çözüm planı sunamaz.
Doğru cevap, dostça girişim ile arabuluculuk arasındaki en temel farka odaklanmaktadır. Dostça girişimde (iyiniyet hizmeti), üçüncü tarafın görevi taraflar arasındaki kopan iletişimi yeniden sağlamak veya tarafları müzakere masasına oturmaya ikna etmektir. Üçüncü taraf müzakerelerin esasına girmez ve resmi bir çözüm taslağı sunmaz. Eğer üçüncü taraf müzakerelere katılır ve çözüm önerileri sunmaya başlarsa, bu süreç artık arabuluculuğa (mediation) dönüşmüş olur.

Adım Adım Çözüm

1
Dostça girişim (iyiniyet hizmeti) kavramını tanımlayın.
Üçüncü bir tarafın (devlet, örgüt veya kişi), araları bozuk olan iki devleti görüştürmek için sunduğu kolaylaştırıcı hizmettir.
Yöntemin kapsamını belirlemek için.
2
Dostça girişim ile arabuluculuk arasındaki müdahale farkını karşılaştırın.
Dostça girişimde üçüncü taraf pasiftir (öneri sunmaz), arabuluculukta ise aktiftir (müzakereye katılır ve öneri sunar).
Sorunun kökündeki ayrımı netleştirmek için.
3
Seçenekleri bu ayrım çerçevesinde değerlendirin.
Çözüm planı sunmama özelliğinin vurgulandığı seçenek doğru kabul edilir.
Doğru sonuca ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Dostça Girişimde Üçüncü Tarafın Pasif Rolü

Daha Fazla Pratik

Arabuluculuk ve uzlaştırma arasındaki bağlayıcılık farklarını incelemek bu konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 308Soru

Uluslararası hukukta uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yöntemlerinin en eskisi ve en yaygın olanı müzakere (görüşme) usulüdür. Uyuşmazlık taraflarının bir antlaşma veya uluslararası yargı kararı gereği "müzakere etme yükümlülüğü" (obligation to negotiate) altına girmeleri durumunda, bu yükümlülüğün hukuki niteliği ve kapsamı hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Taraflar, uyuşmazlığın çözümü amacıyla dürüstçe (iyiniyetle) hareket etmeli ve kendi pozisyonlarında ödün vermeden ısrar etmek yerine anlamlı bir görüşme süreci yürütmelidir.

Cevap

Müzakere yükümlülüğü altında olan taraflar, uyuşmazlığın çözümü amacıyla birbirlerinin tezlerini değerlendirmeye alarak dürüstçe ve anlamlı bir şekilde görüşme yürütmekle yükümlüdür.
Uluslararası hukukta müzakere etme yükümlülüğü, tarafların uyuşmazlığın çözümü için dürüstçe (iyiniyetle) çaba göstermesini gerektiren bir 'davranış yükümlülüğü'dür. Uluslararası Adalet Divanı'nın (özellikle Kuzey Denizi Kıta Sahanlığı davasındaki) yerleşik içtihadına göre taraflar, karşı tarafın tezlerini hiç dikkate almadan sadece kendi görüşlerinde ısrar etmemeli; uyuşmazlığın esasına yönelik anlamlı bir diyalog yürütmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Müzakerenin hukuki niteliğini tanımla.
Müzakere bir "davranış yükümlülüğü" (obligation of conduct) doğurur, "sonuç yükümlülüğü" (obligation of result) değil.
Uluslararası hukukta devletler uyuşmazlığı barışçıl yollarla çözmeye çalışmakla yükümlüdür ancak her denemenin başarıyla sonuçlanması hukuken garanti edilemez.
2
Uluslararası yargı içtihatlarındaki "anlamlı müzakere" kavramını incele.
Kuzey Denizi Kıta Sahanlığı Davası (1969) gibi kararlarda vurgulandığı üzere, müzakere sadece bir araya gelmekten ibaret değildir.
Tarafların sadece kendi görüşlerini dayatması müzakere sayılmaz; karşı tarafın haklı beklentilerini ve tezlerini de dikkate almaları gerekir.
3
Müzakereyi diğer diplomatik yöntemlerden ayıran temel farkı belirle.
Müzakere uyuşmazlık taraflarının doğrudan temasıyla gerçekleşir ve üçüncü bir taraf bulunmaz.
Bu özellik müzakereyi dostça girişim, arabuluculuk ve uzlaştırma gibi yöntemlerden ayırır.

Anahtar Kavram

Müzakere Yükümlülüğünün Kapsamı (Meaningful Negotiation)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 309Soru

Birleşmiş Milletler (BMBM) Antlaşması'nın 3535. maddesi uyarınca; BMBM üyesi olmayan bir devletin, taraf olduğu bir uyuşmazlığı Güvenlik Konseyi veya Genel Kurul'un dikkatine sunabilmesi için yerine getirmesi gereken temel usuli şart aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Söz konusu uyuşmazlık bakımından BMBM Antlaşması'nda öngörülen barışçıl çözüm yükümlülüklerini önceden kabul etmesi

Cevap

Birleşmiş Milletler üyesi olmayan devletin, uyuşmazlık için Antlaşma'da öngörülen barışçıl çözüm yükümlülüklerini önceden kabul etmesi şartıyla başvuruda bulunabilmesidir.
Doğru yanıt olan, uyuşmazlık için barışçıl çözüm yükümlülüklerinin kabul edilmesi seçeneği, BMBM Antlaşması'nın 3535. maddesinin ikinci fıkrasının lafzına tam olarak uygundur. Bu kural, üye olmayan devletlerin sisteme dahil olurken üye devletlerin sahip olduğu temel hukuki sorumlulukları (barışçıl yolları tüketme, şiddetten kaçınma vb.) üstlenmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
BM Antlaşması'nın 3535. maddesinin kapsamını belirle.
Madde 3535, hem üye devletlerin hem de üye olmayan devletlerin uyuşmazlıkları BMBM organlarına (Konsey ve Genel Kurul) getirme haklarını düzenler.
Uyuşmazlığın taraflarının kimliklerine göre farklı usul şartlarının işletilip işletilmediğini anlamak gerekir.
2
35/235/2 fıkrasındaki "üye olmayan devletler" için getirilen özel kısıtlamayı analiz et.
Üye olmayan devletler için "uyuşmazlık bakımından barışçıl çözüm yükümlülüklerini önceden kabul etme" şartı öngörülmüştür.
BM üyesi olmayan bir devletin, üye devletlerle aynı sistemden yararlanabilmesi için sistemin temel kurallarına (barışçıl çözüm) bağlılığını beyan etmesi hukuki bir zorunluluktur.

Anahtar Kavram

BM Üyesi Olmayan Devletlerin Uyuşmazlık Çözüm Sistemine Erişimi
Soru 310Soru

Uluslararası Adalet Divanı (UADUAD) Statüsü'nün 3131. maddesi uyarınca, Divan önündeki bir uyuşmazlıkta taraflardan birinin uyrukluğunda bir hâkimin Divan heyetinde bulunması, diğer tarafın uyrukluğunda ise bulunmaması durumunda; heyetinde hâkimi bulunmayan tarafın sahip olduğu hak aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kendi seçeceği bir kişiyi hâkim (hâkim ad hoc) olarak görevlendirme hakkına sahiptir.

Cevap

Heyetinde hâkimi bulunmayan taraf, uyuşmazlığın görülmesi sürecinde kendi seçeceği bir kişiyi hâkim ad hoc olarak görevlendirme hakkına sahiptir.
Uluslararası Adalet Divanı Statüsü'nün 3131. maddesi uyarınca, bir davanın taraflarından birinin uyruğunda bir hâkim Divan heyetinde görev yapıyorsa, diğer taraf da yargılamada yer alması için kendi seçeceği bir kişiyi (hâkim ad hoc) atayabilir. Bu uygulama, devletlerin yargılama sürecindeki tezlerini Divan'ın müzakere aşamasında daha iyi ifade edebilmelerini ve heyet içindeki temsil dengesini sağlamayı amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
UAD Statüsü'nün 3131. maddesindeki taraf temsiline ilişkin kuralların incelenmesi.
Taraflardan birinin Divan heyetinde kendi uyruğunda bir hâkimi varsa, diğer tarafın da benzer bir hakka sahip olduğu belirlenir.
Uluslararası yargılamada taraflar arası eşitlik (equality of arms) ilkesinin korunması gereklidir.
2
Hâkim ad hoc kurumunun işleyişinin değerlendirilmesi.
Temsil edilmeyen devletin, sadece o dava ile sınırlı kalmak üzere bir hâkim seçebileceği sonucuna varılır.
Divan'ın daimi yapısı ile uyuşmazlığın özel niteliği arasında denge kurulmaktadır.

Anahtar Kavram

Hâkim Ad Hoc (Geçici Hâkim)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 311Soru

Uluslararası bir uyuşmazlığın çözümü için tarafların rızasıyla kurulan bir uzlaştırma komisyonu (conciliation commission), yaptığı incelemeler neticesinde taraflara uyuşmazlığın çözümüne yönelik çeşitli öneriler içeren nihai raporunu sunmuştur. Taraflardan biri raporun içeriğini kendi menfaatlerine uygun bularak kabul ettiğini beyan ederken, diğer taraf önerilen çözüm planını reddetmiştir.

Uluslararası hukuk ilkeleri çerçevesinde, bu raporun hukuki statüsü ve sonuçları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uzlaştırma raporu tavsiye niteliğinde bir belge olduğundan, taraflar bu raporu kabul etmek veya uygulamakla hukuken yükümlü değildir.

Cevap

Uzlaştırma raporu tavsiye niteliğinde bir belge olduğundan, taraflar bu raporu kabul etmek veya uygulamakla hukuken yükümlü değildir.
Uluslararası hukukta uzlaştırma (conciliation), uyuşmazlığın tarafsız bir komisyon tarafından incelenmesi, maddi vakaların tespit edilmesi ve çözüm için taraflara bağlayıcı olmayan öneriler sunulması sürecidir. Bu yöntemin sonucunda hazırlanan raporun 'tavsiye' niteliğinde olması, tarafların egemen iradelerini korumalarına olanak tanır. Dolayısıyla, taraflardan birinin raporu reddetmesi durumunda bu raporun hukuki bir zorlayıcılığı kalmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlık çözüm yönteminin belirlenmesi
Soruda tanımlanan yöntem 'uzlaştırma' (conciliation) usulüdür.
Yöntemin bir komisyon aracılığıyla yürütülmesi ve bir rapor sunulması bu yönteme işaret eder.
2
Uzlaştırma raporunun hukuki karakterinin analizi
Uzlaştırma komisyonu tarafından sunulan rapor 'tavsiye' (non-binding recommendation) niteliğindedir.
Uzlaştırma, tarafları masada tutmayı ve çözüm önermeyi amaçlayan, ancak nihai iradeyi taraflara bırakan bir yöntemdir.
3
Tarafların rapor üzerindeki haklarının değerlendirilmesi
Taraflardan birinin reddi uyuşmazlığı devam ettirir; rapor zorla uygulanamaz.
Uluslararası hukukta rıza prensibi gereği, yargısal veya hakemlik dışındaki barışçıl çözüm önerileri taraflar kabul etmedikçe bağlayıcı olmaz.

Anahtar Kavram

Uzlaştırma (Conciliation) Raporunun Bağlayıcı Olmaması

Alternatif Yöntem

Uzlaştırma yöntemini, 'tahkim' (bağlayıcı) ve 'arabuluculuk' (daha az formal) yöntemleri arasında bir 'orta yol' olarak konumlandırmak, raporun niteliğini hatırlamayı kolaylaştırır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 312Soru

Birleşmiş Milletler'in (BMBM) temel yargı organı olan Uluslararası Adalet Divanı (UADUAD) Statüsü'nün 5959. maddesi uyarınca, Divan tarafından verilen bir hükmün (judgmentjudgment) bağlayıcı gücüyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Divan kararları yalnızca uyuşmazlığın tarafları için ve o dava konusu olay bakımından bağlayıcıdır.

Cevap

Divan kararları yalnızca uyuşmazlığın tarafları için ve o dava konusu olay bakımından bağlayıcıdır.
Uluslararası Adalet Divanı Statüsü'nün 59. maddesi uyarınca, Divan tarafından verilen hükümler yalnızca uyuşmazlığın tarafları arasında ve o davanın konusu olan somut uyuşmazlık bakımından bağlayıcıdır. Bu durum, uluslararası hukukta 'kararların nisbiliği' ilkesinin bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
UAD Statüsü'nün 59. maddesini analiz et.
Bu madde, kararın etkisinin taraflar ve dava ile sınırlı olduğunu açıkça belirtir.
Uluslararası hukukta yargı kararlarının nisbi bağlayıcılık ilkesini (res judicata) kavramak.
2
Kararların uluslararası hukuk kaynakları arasındaki yerini belirle.
Mahkeme kararları Statü Madde 38 uyarınca yardımcı kaynaktır.
Yardımcı kaynakların genel kural koyucu olmadığını, sadece mevcut kuralı tespit ettiğini ayırt etmek.
3
Emsal karar (stare decisis) sisteminin geçerliliğini kontrol et.
Divan kendi içtihatlarına uymaya özen gösterse de, bir kararın gelecekteki davalar için hukuki bir zorunluluk yaratmadığı sonucuna ulaş.
Uluslararası yargı sisteminin iç hukuktan farkını ortaya koymak.

Anahtar Kavram

Nisbi Bağlayıcılık (Res Judicata) İlkesi
Soru 313Soru

Uluslararası hukukta uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yollarından biri olan arabuluculuk (mediation) sürecinde; uyuşmazlığa dahil olan üçüncü tarafın taraflar arasında mekik diplomasisi yürütmesi, müzakerelere aktif olarak katılması ve uyuşmazlığın esasına yönelik değerlendirmelerde bulunması esastır.

Buna göre, arabuluculuk yöntemini "dostça girişim" (iyiniyet hizmeti) yönteminden ayıran temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arabulucunun tarafları sadece müzakere masasına davet etmekle kalmayıp, uyuşmazlığın çözümü için somut öneriler ve planlar sunabilmesi

Cevap

Arabuluculuğu dostça girişimden ayıran temel unsur, arabulucunun uyuşmazlığın esasına girerek taraflara somut çözüm planları ve önerileri sunabilmesidir.
Arabuluculuk yöntemini dostça girişimden ayıran en temel fark, arabulucunun uyuşmazlığın esasına yönelik değerlendirmelerde bulunma ve taraflara uyuşmazlığın çözümü için somut bir 'çözüm planı' veya 'öneri paketi' sunma yetkisidir. Dostça girişimde üçüncü taraf sadece taraflar arasında iletişimi başlatır ve tarafları müzakere masasına oturtur; ancak müzakerelerin içeriğine ve çözüm önerilerine doğrudan dahil olmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Üçüncü tarafın uyuşmazlığa katılım düzeyini analiz edin.
Arabuluculukta üçüncü taraf aktif, dostça girişimde ise pasiftir.
Yöntemler arasındaki en belirgin fark, üçüncü tarafın çözümün içeriğine müdahale edip etmediğidir.
2
"Somut çözüm önerisi sunma" kavramını değerlendirin.
Dostça girişimde üçüncü taraf sadece tarafları bir araya getirirken, arabuluculukta taraflara uyuşmazlığı nasıl bitirebileceklerine dair bir 'plan' sunar.
Bu kriter, KPSS ve uluslararası hukuk literatüründe iki kavramı ayıran teknik çizgidir.

Anahtar Kavram

Arabuluculuğun Aktif Rolü

İpuçları

1
Üçüncü tarafın sürecin içeriğine müdahale edip etmediğine odaklanın.
2
Arabulucuyu sadece bir 'ev sahibi' değil, bir 'uzlaşma mimarı' olarak düşünün.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 314Soru

Uluslararası hukukta devletler arasındaki uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yollarından biri olan 'uluslararası tahkim' (hakemlik) usulünü, 'uzlaştırma' (conciliation) yönteminden ayıran en temel hukuki fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tahkim sonucunda verilen kararın taraflar için hukuken bağlayıcı olması ve uyuşmazlığı kesin olarak sona erdirmesi

Cevap

Uluslararası tahkimi uzlaştırmadan ayıran temel hukuki fark, tahkim sonucunda verilen hakem kararının taraflar için bağlayıcı (binding) olmasıdır.
Uluslararası hukukta tahkim, uyuşmazlığın taraflarca seçilen hakemler tarafından hukuka (veya bazen hakkaniyete) dayalı ve bağlayıcı bir karar ile çözülmesidir. Uzlaştırmada ise üçüncü taraf uyuşmazlığı inceler ve bir çözüm önerisi içeren rapor sunar; ancak bu raporun kabul edilmesi tarafların takdirindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Uluslararası uyuşmazlık çözüm yollarını kategorize etme
Tahkim 'yargısal çözüm' (judicial settlement) kategorisindeyken, uzlaştırma 'diplomatik çözüm' kategorisindedir.
Bu temel ayrım, sonucun hukuki gücünü belirleyen temel unsurdur.
2
Sonuç belgelerinin hukuki niteliğini karşılaştırma
Tahkimde 'hakem kararı' (award) kesin hüküm teşkil eder; uzlaştırmada ise 'rapor' (report) tavsiye niteliğindedir.
Tahkimde taraflar sürece başlarken çıkacak karara uymayı önceden taahhüt ederler.

Anahtar Kavram

Tahkimin Yargısal Niteliği ve Bağlayıcılığı

İpuçları

1
Yargısal çözüm yolları ile diplomatik çözüm yolları arasındaki temel farka odaklanın.
2
Tahkim sonucunda verilen kararın 'hukuki gücü'nü, uzlaştırma sonucunda sunulan raporla kıyaslayın.

Daha Fazla Pratik

Tahkim ile Uluslararası Adalet Divanı (UAD) arasındaki farkları, özellikle hakem/hakim seçimi açısından incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 315Soru

Uluslararası Adalet Divanı (UADUAD) önünde görülen bir davada, taraflardan birinin Divan'ın söz konusu uyuşmazlığı karara bağlamak için yargı yetkisine sahip olmadığı yönünde bir itirazda bulunması durumunda, bu yetki uyuşmazlığının çözümüyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Divan'ın yargı yetkisiyle ilgili ortaya çıkan uyuşmazlık, Statü uyarınca bizzat Divan'ın vereceği kararla çözümlenir.

Cevap

Divan'ın yargı yetkisiyle ilgili ortaya çıkan uyuşmazlık, Statü uyarınca bizzat Divan'ın vereceği kararla çözümlenir.
Statü'nün 36/6.36/6. maddesi açıkça belirtmektedir ki; Divan'ın bir davada yargı yetkisine sahip olup olmadığına dair bir uyuşmazlık yaşanırsa, bu konuda nihai kararı verme yetkisi bizzat Divan'a aittir. Bu durum, uluslararası yargı organlarının bağımsızlığını koruyan temel bir kuraldır.

Adım Adım Çözüm

1
UAD Statüsü'nün yargı yetkisini düzenleyen 36.36. maddesi incelenir.
36/6.36/6. fıkra tespit edilir.
Yargı yetkisi uyuşmazlıklarının çözüm merciini belirlemek.
2
Hükümdeki 'Divan'ın yargı yetkisine sahip olup olmadığı konusunda bir uyuşmazlık çıkarsa, bu uyuşmazlık Divan'ın kararıyla çözümlenir' ifadesi analiz edilir.
Hukukta 'yetki yetkisi' (competence-competence) ilkesine ulaşıılır.
Divan'ın kendi yetkisini belirleme konusundaki münhasır gücünü anlamak.

Anahtar Kavram

Yetki Yetkisi (Competence-Competence) İlkesi
Soru 316Soru

Uluslararası Adalet Divanı (UADUAD) Statüsü ve uluslararası hukuk ilkeleri çerçevesinde, Divan’ın çekişmeli bir uyuşmazlığı inceleyip karara bağlayabilmesi için uyuşmazlığın tarafları olan devletlerin rızasının bulunması zorunludur. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Divan’ın yargı yetkisinin tesis edilmesini sağlayan geçerli hukuki yöntemlerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin, bir uyuşmazlığın çözümü için taraflara Divan’a başvurmalarını tavsiye eden VI.VI. Bölüm kapsamındaki kararı

Cevap

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin VI.VI. Bölüm kapsamındaki tavsiye kararları, Divan'ın yargı yetkisini otomatik olarak tesis etmez.
Uluslararası Adalet Divanı'nın yargı yetkisi, devletlerin egemenlik hakları gereği rızaya dayanır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin uyuşmazlıkların barışçıl çözümüyle ilgili olan VI.VI. Bölüm altındaki kararları tavsiye mahiyetindedir. Bu tavsiyeler devletleri uyuşmazlığı Divan'a götürmeye teşvik edebilir ancak devletler tarafından Divan'ın yetkisi ayrı bir işlemle (rıza beyanıyla) kabul edilmedikçe Divan davaya bakamaz.

Adım Adım Çözüm

1
UAD'ın yargı yetkisinin rızai niteliğini hatırla
Divan'ın bir davaya bakabilmesi için egemen devletlerin rızasının (açık, zımni, önceden veya uyuşmazlık sonrası) olması şarttır.
Uluslararası hukukta zorunlu bir üst yargı mercii yoktur; yargı yetkisi devletlerin iradesine dayanır.
2
Seçeneklerdeki rıza türlerini analiz et
Tahkimname (ad hoc rıza), Antlaşma kaydı (önceden rıza), İhtiyari Kayıt (tek taraflı genel rıza) ve Forum Prorogatum (zımni rıza) geçerli yöntemlerdir.
Bu yöntemlerin tamamı doğrudan veya dolaylı olarak devletin iradesini yansıtır.
3
BM Güvenlik Konseyi kararlarının hukuki etkisini değerlendir
Güvenlik Konseyi'nin VI.VI. Bölüm kararları 'tavsiye' niteliğindedir. Bu tavsiyeler, devletlerin Divan'a gitme konusundaki iradesinin yerini tutmaz.
Korfu Kanalı davasında da teyit edildiği üzere, Konsey tavsiyesi tek başına yargı yetkisi doğurmak için yeterli değildir.

Anahtar Kavram

UAD Yargı Yetkisinin Rızai Niteliği
Soru 317Soru

Birleşmiş Milletler (BMBM) sistemi içerisinde uluslararası barış ve güvenliğin korunmasında "birincil sorumluluk" Güvenlik Konseyi'ne (BMGKBMGK) verilmiştir. Ancak Konsey'in daimi üyeleri arasındaki görüş ayrılıkları ve veto yetkisinin kullanılması nedeniyle bu sorumluluğun yerine getirilemediği (Konsey'in kilitlendiği) durumlarda, uyuşmazlığın çözümü ve barışın tesisi için Genel Kurul'un tavsiye kararları alabilmesine olanak sağlayan mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Barış İçin Birleşme (UnitingUniting forfor PeacePeace) Kararı

Cevap

Barış İçin Birleşme (UnitingUniting forfor PeacePeace) Kararı, Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerin vetosu nedeniyle uluslararası barışı koruma görevini yerine getiremediği hallerde Genel Kurul'un bu sorumluluğu üstlenmesine imkan tanıyan mekanizmadir.
Doğru cevap olan mekanizma, 19501950 yılında Kore Savaşı sırasında SSCBSSCB'nin vetoları nedeniyle Konsey'in karar alamaması üzerine kabul edilen 377377 AA sayılı Genel Kurul kararıdır. Bu usul sayesinde Genel Kurul, barışın tehdidi veya bozulması durumunda üye devletlere kolektif önlemler (gerektiğinde silahlı güç kullanımı dahil) almalarını tavsiye edebilir.

Adım Adım Çözüm

1
BMBM Antlaşması'ndaki sorumluluk paylaşımını analiz et.
BMGKBMGK birincil sorumluluğa sahiptir (2424. madde), ancak bu sorumluluk özel/münhasır değildir.
Konsey kilitlendiğinde yetkinin kime geçtiğini belirlemek için temel kuralın bilinmesi gerekir.
2
Konsey'in kilitlenmesi (veto) durumundaki istisnai usulü belirle.
19501950 tarihli 377377 AA sayılı "Barış İçin Birleşme" kararı ile Genel Kurul'un devreye girdiği tespit edilir.
Bu karar, Konsey'in barış ve güvenliği sağlama konusundaki acizliğini gidermek amacıyla geliştirilmiştir.

Anahtar Kavram

Güvenlik Konseyi'nin veto nedeniyle işlevsiz kalması durumunda Genel Kurul'un tavsiye niteliğinde kolektif önlemler önerebilmesi.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 318Soru

Birleşmiş Milletler (BMBM) üyesi iki devlet arasındaki sınır uyuşmazlığı Güvenlik Konseyi (BMGKBMGK) tarafından BMBM Şartı'nın VIVI. Bölümü çerçevesinde incelenmeye başlanmıştır. Konsey uyuşmazlığı aktif olarak ele alırken Genel Kurul'un bu uyuşmazlık hakkında bir tavsiye kararı almak istemesi durumunda, Şart'ın 1212. maddesi uyarınca aşağıdakilerden hangisi gerçekleşir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Güvenlik Konseyi kendisinden istemedikçe, Genel Kurul bu uyuşmazlık veya duruma ilişkin hiçbir tavsiyede bulunamaz.

Cevap

Güvenlik Konseyi'nin bir uyuşmazlığı incelediği süre boyunca, Genel Kurul'un o konu hakkında tavsiyede bulunabilmesi için Konsey'in açık talebi gerekmektedir.
Birleşmiş Milletler Şartı'nın 12(1)12(1). maddesi uyarınca; Güvenlik Konseyi, bir uyuşmazlık veya durumla ilgili olarak kendisine verilen görevleri yerine getirmekteyken, Konsey kendisinden istemedikçe Genel Kurul bu uyuşmazlık veya duruma ilişkin hiçbir tavsiyede bulunamaz. Bu kural, uyuşmazlıkların çözümünde Konsey'in 'birincil sorumluluğunu' ve yetki üstünlüğünü korumayı amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlığın BM'nin hangi organı tarafından incelendiğini saptayın.
Uyuşmazlık Güvenlik Konseyi (BMGKBMGK) gündemindedir.
BM Şartı'nın 12. maddesi, organlar arasındaki yetki paylaşımını bu duruma göre düzenler.
2
Genel Kurul'un (GKGK) bu durumdaki kısıtlamasını belirleyin.
GK, Konsey'in incelemesi sürerken 'tavsiye' (recommendation) veremez.
Aynı uyuşmazlık üzerinde iki ana organın birbiriyle çelişebilecek tavsiyeler vermesini önlemek amaçlanır.
3
İstisnai durumu kontrol edin.
Sadece Güvenlik Konseyi talep ederse Genel Kurul tavsiyede bulunabilir.
Şart'ın 12. maddesindeki 'Güvenlik Konseyi kendisinden istemedikçe' ibaresi bu istisnayı tanımlar.

Anahtar Kavram

BM Organları Arasında Yetki Paylaşımı (Madde 12)

Daha Fazla Pratik

Güvenlik Konseyi'ndeki tıkanıklık (deadlock) durumunda Genel Kurul'un bu kısıtlamayı aşmasını sağlayan 'Barış İçin Birleşme' (Uniting for Peace) kararını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 319Soru

Birleşmiş Milletler (BMBM) Şartı’nın 9494. maddesi uyarınca, Uluslararası Adalet Divanı (UADUAD) tarafından verilen bir kararın taraflardan biri tarafından yerine getirilmemesi durumunda, uyuşmazlığın diğer tarafı aşağıdakilerden hangisine başvurma hakkına sahiptir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Güvenlik Konseyi’ne başvurarak hükmün yerine getirilmesi amacıyla tavsiyelerde bulunulmasını veya önlemler alınmasını isteyebilir.

Cevap

Güvenlik Konseyi’ne başvurarak hükmün yerine getirilmesi amacıyla tavsiyelerde bulunulmasını veya önlemler alınmasını isteme hakkı.
Doğru seçenek, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 94/294/2. maddesinde düzenlenen mekanizmayı tam olarak yansıtmaktadır. Bir devlet Divan kararına uymazsa, karşı taraf Güvenlik Konseyi'ne başvurabilir ve Konsey bu konuda tavsiyeler veya bağlayıcı önlemler alma yetkisine sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlık türünün ve tarafların yükümlülüğünün belirlenmesi
UAD kararları taraflar için bağlayıcıdır (BMBM Şartı Md. 94/194/1)
İcra sürecinin başlayabilmesi için önce hukuki bir yükümlülüğün yerine getirilmediğinin tespiti gerekir.
2
Yetkili organın ve başvuru merciinin belirlenmesi
Yetkili organ BM Güvenlik Konseyi'dir.
Uluslararası hukukta merkezi bir icra organı yoktur; ancak BM sistemi içinde bu görev siyasi nitelikli Güvenlik Konseyi'ne verilmiştir.
3
Organın yetki niteliğinin analizi
Konsey, gerekli görürse (ifif itit deemsdeems necessarynecessary) tavsiye verebilir veya önlem alabilir.
Güvenlik Konseyi'nin kararı icra etme zorunluluğu yoktur, bu konuda siyasi bir takdir yetkisine sahiptir.

Anahtar Kavram

BM Şartı Madde 94 (Kararların İcrası)

İpuçları

1
Divan kararlarının icrası için BM'nin hangi siyasi organı yetkilidir?
2
BM Şartı'nın 9494. maddesinde, bir tarafın karara uymaması halinde 'Güvenlik Konseyi'ne başvurulabileceği' açıkça belirtilmiştir.

Daha Fazla Pratik

UAD kararlarının sadece taraflar için bağlayıcı olduğunu belirten 5959. maddeyi tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:50s
Soru 320Soru

Uluslararası uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yollarından biri olan ve 19071907 tarihli Lahey Sözleşmesi'nde ayrıntılı olarak düzenlenen 'soruşturma' (tahkik) usulüyle ilgili olarak; taraflar başlangıçta aksini kararlaştırmadıkça, kurulan komisyon tarafından hazırlanan raporun hukuki niteliği ve taraflar üzerindeki etkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sadece maddi vakıaların saptanmasıyla sınırlıdır ve bir hakem kararı niteliği taşımadığından tarafların bu raporun sonuçlarına uyma zorunluluğu yoktur.

Cevap

Soruşturma raporu sadece maddi vakıaların saptanmasıyla sınırlıdır, bir hakem kararı niteliği taşımaz ve tarafların rapora uyma zorunluluğu yoktur.
Soruşturma (tahkik) yönteminin asli fonksiyonu, uyuşmazlık tarafları arasındaki çelişkili beyanları gidermek ve olayların nasıl gerçekleştiğini (maddi vakıaları) tarafsız bir komisyon aracılığıyla ortaya koymaktır. 19071907 tarihli Lahey Sözleşmesi'nin 3535. maddesi açıkça bu raporun bir 'hakem kararı' (arbitral award) niteliğinde olmadığını ve tarafların bu rapora uymak zorunda olmayıp tam bir serbesti içinde olduklarını düzenlemiştir. Bu durum, yöntemin teknik ve olay odaklı karakterini yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruşturma (tahkik) yönteminin temel amacını belirle.
Temel amaç, uyuşmazlığın temelindeki maddi vakıaların (olayların) tarafsız bir komisyonca saptanmasıdır.
Soruşturma, hukuki değerlendirmeden ziyade 'ne olduğu' sorusuna yanıt arar.
2
19071907 tarihli Lahey Sözleşmesi'nin ilgili hükümlerini hatırla.
Sözleşmenin 3535. maddesi, raporun bir 'hakem kararı' olmadığını ve taraflara tam hareket serbestisi bıraktığını belirtir.
Bu özellik, soruşturmayı bağlayıcı olan tahkimden ayırır.
3
Seçenekler arasında 'maddi vakıa' ve 'bağlayıcı olmama' vurgusunu ara.
Doğru yanıtın, raporun saptama niteliğinde olduğunu ve zorunluluk yüklemediğini belirten ifade olduğu görülür.
Uluslararası hukukta rıza ilkesi gereği, aksine anlaşma yoksa bu raporlar tavsiye niteliğindedir.

Anahtar Kavram

Soruşturma (Tahkik) ve Maddi Vakıaların Saptanması

Daha Fazla Pratik

Soruşturma yönteminin başarılı bir uygulaması olan 19041904 Dogger Bank (Hull) Olayı'nı inceleyerek, maddi vakıaların saptanmasının uyuşmazlığın çözümüne nasıl katkı sağladığını araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 16 / 19Sonraki