Uluslararası Uyuşmazlıkların Barışçıl Çözümü

365 soru

Soru 281Soru

Uluslararası hukukta uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümü için kurumsallaşmış bir yapı sunan ve merkezi Lahey'de (Hollanda) bulunan Daimi Hakemlik Mahkemesi (PCA) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birleşmiş Milletler'in (BM) asli yargı organıdır ve BM'ye üye olan tüm devletler Mahkeme Statüsü'ne kendiliğinden taraftır.

Cevap

Birleşmiş Milletler'in asli yargı organı olması ve BM üyelerinin kendiliğinden Statü'ye taraf olması ifadesi yanlıştır; çünkü bu tanım Uluslararası Adalet Divanı'na (UAD) aittir.
Daimi Hakemlik Mahkemesi (PCA), Birleşmiş Milletler'in bir organı değil, bağımsız bir hükümetlerarası örgüttür. Birleşmiş Milletler'in asli yargı organı olma ve BM üyelerinin Statü'ye kendiliğinden taraf olması özelliği sadece Uluslararası Adalet Divanı (UAD) için geçerlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Daimi Hakemlik Mahkemesi'nin (PCA) tarihsel kökenini değerlendir
PCA, 1899'da kurulan ilk modern tahkim kurumudur.
Kuruluş dönemini ve amacını netleştirmek.
2
Kurumsal yapısını analiz et
PCA sürekli bir mahkeme heyeti değil, bir hakem listesi ve sekretaryadır.
Daimi bir yargı organı olan UAD ile farkını ortaya koymak.
3
Birleşmiş Milletler (BM) ile olan hukuki ilişkisini kontrol et
PCA bağımsızdır, BM'nin bir organı değildir. UAD ise BM'nin asli yargı organıdır.
En yaygın kavram karmaşasını gidermek.

Anahtar Kavram

Daimi Hakemlik Mahkemesi (PCA) ile Uluslararası Adalet Divanı (UAD) arasındaki yapısal farklar

İpuçları

1
Soruda bahsedilen kurumun Birleşmiş Milletler'den çok daha önce (1899) kurulduğuna dikkat edin.
2
Uluslararası Adalet Divanı (UAD) ile Daimi Hakemlik Mahkemesi (PCA) farklı kurumlardır; biri BM organıdır, diğeri bağımsızdır.

Daha Fazla Pratik

Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) zorunlu ve ihtiyari yargı yetkisi arasındaki farkları inceleyerek uyuşmazlık çözüm yöntemleri arasındaki farkı pekiştirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 282Soru

Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü ve Divan uygulaması uyarınca, bir devletin Divan’ın yargı yetkisini uyuşmazlıktan önce veya davanın açıldığı sırada kabul etmemiş olmasına karşın, uyuşmazlık Divan’a taşındıktan sonra davanın esasına girerek savunma yapması veya açık bir rıza beyanında bulunması yoluyla yargı yetkisinin sonradan tesis edilmesi durumu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Forum prorogatum

Cevap

UAD'nin yetkisinin davalı devletin sonradan gösterdiği rıza veya uyuşmazlığın esasına yönelik savunma yapması gibi tutumlarıyla tesis edilmesine 'Forum prorogatum' denir.
Doğru cevap olan 'Forum prorogatum', Latince bir terim olup yargı yetkisinin uyuşmazlık mahkemeye intikal ettikten sonra, davalı tarafın mahkemenin yetkisine açıkça rıza göstermesi veya yetki itirazında bulunmadan davanın esası hakkında savunma yapması yoluyla tesis edilmesini ifade eder. Bu durum, Divan'ın rızaya dayalı yargı yetkisi ilkesinin esnek bir uygulamasını teşkil eder.

Adım Adım Çözüm

1
UAD yargı yetkisinin temel özelliğinin belirlenmesi
Divan'ın yargı yetkisi devletlerin rızasına (consent) dayanır.
Uluslararası hukukta egemen devletlerin rızası olmadan bir yargı organı önüne çekilmeleri mümkün değildir.
2
Yetkinin tesis edilme zamanının analizi
Yetki genellikle uyuşmazlıktan önce (antlaşma veya ihtiyari kayıtla) verilir, ancak bazen uyuşmazlık Divan'a taşındıktan sonra da verilebilir.
Dava açıldığı sırada geçerli bir rıza olmasa dahi, davalı devletin yargılamaya itiraz etmeksizin katılması 'zımni rıza' olarak kabul edilir.
3
Teknik terimin eşleştirilmesi
Uluslararası hukuk literatüründe bu duruma 'Forum prorogatum' adı verilir.
Bu kavram, mahkemenin yetki alanının tarafların iradesiyle davanın açılmasından sonra genişletilmesini veya tesis edilmesini ifade eder.

Anahtar Kavram

Uluslararası Adalet Divanı'nın Yargı Yetkisinin Tesisi ve Forum Prorogatum İlkesi

İpuçları

1
UAD'nin yetkisi devletlerin rızasına dayanır. Bu rıza önceden verilebileceği gibi uyuşmazlık başladıktan sonra da verilebilir.
2
Davalı devletin, mahkemenin yetkisine itiraz etmek yerine doğrudan davanın esasına girip savunma yapması, yetkiyi 'uzatmış' (prorogatum) kabul edilir.

Daha Fazla Pratik

UAD Statüsü Madde 36'da düzenlenen yargı yetkisi türlerini (zorunlu yargı yetkisi, ihtiyari kayıt) tekrar gözden geçiriniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 283Soru

Birleşmiş Milletler (BMBM) Antlaşması'nın VIVI. Bölümü'nde düzenlenen uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümü sistemi çerçevesinde; tarafların 3333. maddede öngörülen yöntemlerle (müzakere, arabuluculuk, uzlaştırma vb.) uyuşmazlığı çözüme kavuşturamamaları durumunda izlemeleri gereken hukuki süreçle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Taraflar, uyuşmazlığı çözüme kavuşturamadıkları takdirde konuyu Güvenlik Konseyi'ne getirmekle yükümlüdürler.

Cevap

Tarafların uyuşmazlığı barışçıl yollarla çözememeleri durumunda konuyu Güvenlik Konseyi'ne getirme yükümlülüğünün bulunmasıdır.
Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın 37. maddesi, 33. maddede sayılan yöntemlerle çözülemeyen uyuşmazlıkların Güvenlik Konseyi'ne getirilmesini bir yükümlülük olarak düzenlemiştir. Bu, BM'nin barışı koruma misyonu kapsamında uyuşmazlığın daha da tırmanmasını önlemek için öngördüğü bir prosedürdür.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlığın barışçıl çözümü için öngörülen öncelikli yöntemleri belirlemek.
BM Antlaşması Madde 33 uyarınca taraflar öncelikle müzakere, soruşturma, arabuluculuk gibi yolları denemelidir.
Uluslararası hukukta uyuşmazlıkların çözümünde yöntem serbestisi esastır.
2
Öncelikli yöntemlerin başarısız olması durumunda izlenecek prosedürü (Madde 37) analiz etmek.
Eğer 33. maddedeki yollarla sonuç alınamazsa, taraflar uyuşmazlığı Güvenlik Konseyi'ne sunmakla yükümlü kılınmıştır.
Uluslararası barış ve güvenliğin korunması için BM mekanizmasının devreye girmesi hedeflenmiştir.
3
Güvenlik Konseyi'nin bu aşamadaki yetki sınırlarını kontrol etmek.
Konsey, uyuşmazlığın esasına yönelik çözüm yolları önerebilir ancak bu öneriler VI. Bölüm kapsamında olduğu için tavsiye niteliğindedir.
VI. Bölüm uyuşmazlıkların barışçıl çözümüne odaklanır ve cebri (bağlayıcı) yetkiler bu bölümde sınırlıdır.

Anahtar Kavram

BM Antlaşması Madde 37 uyarınca uyuşmazlıkların Güvenlik Konseyi'ne havalesi yükümlülüğü

İpuçları

1
Uyuşmazlıkların barışçıl çözümü için BM Antlaşması'nın VIVI. Bölümü'ne, özellikle de tarafların yükümlülüklerini belirleyen 3737. maddeye odaklanın.
2
3333. maddede sayılan 'geleneksel' yollar tükendiğinde uyuşmazlığın 'kime' bildirilmesi gerektiği Antlaşma'da açıkça belirtilmiştir.
3
Unutmayın ki VIVI. Bölüm kapsamında Güvenlik Konseyi'nin yetkileri genellikle 'tavsiye' niteliğindedir ancak tarafların uyuşmazlığı oraya götürmesi bir görevdir.

Daha Fazla Pratik

Güvenlik Konseyi'nin bir uyuşmazlık üzerinde barışçıl çözüm için 'tavsiye' (VIVI. Bölüm) vermesi ile 'yaptırım' (VIIVII. Bölüm) kararı alması arasındaki temel farkları inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 284Soru

Uluslararası hukukta uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yolları arasında en sık başvurulan yöntem olan müzakere (görüşme) süreci, taraflar arasında doğrudan yürütülen diplomatik bir usuldür. Bu yöntemin hukuki niteliği ve taraflara yüklediği ödevler göz önüne alındığında, müzakere yükümlülüğü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarafların iyi niyetle müzakere etme yükümlülüğü bulunsa da, bu yükümlülük her durumda mutlaka bir anlaşmaya varılması gerektiği anlamına gelmez.

Cevap

Müzakere yükümlülüğü, tarafların iyi niyetle görüşme yapmasını gerektiren bir vasıta borcu olup her durumda bir anlaşmaya varılması zorunluluğunu içermez.
Uluslararası hukukta devletlerin uyuşmazlıkları barışçıl yollarla çözme yükümlülüğü (BM Şartı 2. Madde, fıkra 3), müzakere aşamasında tarafların 'iyi niyetle' ve 'anlaşmaya varma amacı taşıyan anlamlı görüşmeler' yapmasını gerektirir. Ancak bu bir sonuç borcu (obligation of result) değil, bir vasıta borcudur (obligation of means). Dolayısıyla, devletler masada dürüstçe çözüm aramalıdır; fakat çıkarları uyuşmadığında anlaşma yapmadan masadan kalkmaları müzakere yükümlülüğünün ihlali sayılmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Analizi
Müzakere, tarafların doğrudan temasıdır.
Uyuşmazlık çözüm yönteminin yapısal sınırlarını belirlemek için.
2
Yükümlülüğün Niteliğini Tespit Etme
Pactum de negotiando (müzakere etme sözü) ilkesini incele.
Devletlerin görüşmelere başlama ve yürütme sorumluluğunun kapsamını anlamak için.
3
İyi Niyet İlkesini Uygulama
Anlamlı müzakere ve dürüstlük ilkesini değerlendir.
Kuzey Denizi Kıta Sahanlığı davalarında vurgulandığı üzere, yükümlülüğün 'sonuç' değil 'çaba' odaklı olduğunu teyit etmek için.

Anahtar Kavram

İyi Niyetle Müzakere Yükümlülüğü (Obligation of Means vs. Result)

İpuçları

1
Uluslararası hukukta devletlerin uyuşmazlıkları çözerken 'iyi niyet' (good faith) ilkesine uyması gerektiğini düşünün.
2
Hukukta 'çaba gösterme yükümlülüğü' ile 'belirli bir sonuca ulaşma yükümlülüğü' arasındaki farka odaklanın.
3
Kuzey Denizi Kıta Sahanlığı davasında Uluslararası Adalet Divanı'nın, tarafların sadece bir araya gelmesini değil, müzakereleri anlamlı kılması gerektiğini vurguladığını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Müzakere yolunun tüketilmesinin, bir uyuşmazlığın yargı organına taşınması için bir 'ön şart' (admissibility) olup olmadığına dair yargı kararlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 285Soru

Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü'nün 36/2. maddesi uyarınca 'İhtiyari Kayıt' (Optional Clause) yoluyla Divan'ın yargı yetkisini kabul eden iki devlet arasındaki bir uyuşmazlıkta; davalı devletin kabul beyanında belirli bir uyuşmazlık kategorisini (örneğin; deniz sınırları) yargı yetkisi dışında tutan bir çekince (rezervasyon) yer alırken, davacı devletin beyanında herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır.

Davacı devlet, davalı devletin çekince koyduğu bu konuyla ilgili bir davayı Divan önüne getirdiğinde, Divan'ın yargı yetkisine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karşılıklılık (reciprocity) ilkesi gereği, davalı devletin koyduğu çekince davacı devlet için de geçerli sayılır ve Divan'ın yargı yetkisi bulunmaz.

Cevap

Karşılıklılık ilkesi uyarınca, davalı devletin beyanındaki kısıtlama davacı devleti de bağlar ve Divan'ın yargı yetkisi bulunmaz.
Karşılıklılık ilkesi uyarınca, Uluslararası Adalet Divanı'nın yargı yetkisi ancak iki tarafın rıza beyanlarının çakıştığı ortak alanda mevcuttur. Eğer bir devlet belirli bir konuyu çekince koyarak kapsam dışı bırakmışsa, diğer taraf da o konuyu Divan önüne getiremez; çünkü Divan'ın yetkisi tarafların kabul ettikleri en dar çerçeve (en küçük ortak payda) ile sınırlıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İhtiyari kayıt (Optional Clause) mekanizmasının hukuki niteliğini analiz etmek.
Bu mekanizmanın, devletlerin Divan'ın yargı yetkisini önceden ve genel olarak kabul etmelerini sağladığı ancak bu kabulün karşılıklılık esasına dayandığı saptanır.
UAD Statüsü Madde 36/2, yargı yetkisinin 'aynı yükümlülüğü kabul eden diğer herhangi bir devlete karşı' geçerli olduğunu belirtir.
2
Karşılıklılık (reciprocity) ilkesinin çekinceler (reservations) üzerindeki etkisini değerlendirmek.
Davalı devletin bir konuyu dışarıda tutması durumunda, davacı devletin beyanı ne kadar geniş olursa olsun, uyuşmazlığın Divan önüne gelebilmesi için her iki tarafın rızasının çakışması gerektiği anlaşılır.
Divan'ın yerleşik içtihadına göre (örneğin Norveç Tahvilleri Davası), davalı devlet kendi çekincesinden yararlandığı gibi, davacı devlet de davalının çekincesini ona karşı ileri sürebilir.

Anahtar Kavram

İhtiyari Kayıtta Karşılıklılık İlkesi

İpuçları

1
Uluslararası Adalet Divanı'nın yargı yetkisi 'rıza' temeline dayanır ve bu rıza genellikle karşılıklılık şartıyla verilir.
2
Bir devletin Divan önüne çağrılabilmesi için, uyuşmazlık konusunun her iki devletin de kabul ettiği yetki alanı içinde kalması gerekir.

Daha Fazla Pratik

Karşılıklılık ilkesinin 'zaman' (ratione temporis) bakımından nasıl işlediğini ve 'Norveç Tahvilleri Davası' (Norwegian Loans Case) içtihadını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 286Soru

Uluslararası hukukta taraflar arasındaki uyuşmazlığın kaynağını oluşturan olayların (factsfacts) tarafsız bir kurul tarafından açıklığa kavuşturulması amacıyla başvurulan yöntem soruşturmadır. Bu yöntemin 18991899 ve 19071907 tarihli Lahey Sözleşmeleri ile düzenlenen rejimine göre ulaşılan sonuçların hukuki etkisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hazırlanan rapor, uyuşmazlığa dair yalnızca maddi durum tespitleri içerir ve taraflar uyuşmazlığı bu rapora uygun olarak çözmek zorunda değildir.

Cevap

Hazırlanan rapor, uyuşmazlığa dair yalnızca maddi durum tespitleri içerir ve taraflar uyuşmazlığı bu rapora uygun olarak çözmek zorunda değildir.
Soruşturma (tahkik) yöntemi, uyuşmazlığın tarafları arasındaki çekişmeli maddi olayları tarafsız bir komisyon aracılığıyla aydınlatmayı amaçlar. 19071907 tarihli Lahey Sözleşmesi uyarınca bu komisyonun hazırladığı rapor, uyuşmazlığın esasına yönelik bir yargı hükmü içermez ve taraflar üzerinde hukuken bağlayıcı bir etki doğurmaz; bu durum raporun tavsiye niteliğini vurgular.

Adım Adım Çözüm

1
Yöntemin amacını belirle.
Soruşturma (tahkik), uyuşmazlığın temelindeki 'maddi vakıaların' (facts) tarafsız bir kurulca aydınlatılmasıdır.
Yöntemin kapsamı uyuşmazlığın esası değil, olayların nasıl gerçekleştiğidir.
2
Raporun hukuki niteliğini değerlendir.
Soruşturma raporu 'tavsiye' niteliğindedir ve bağlayıcı bir hüküm içermez.
1907 Lahey Sözleşmesi Madde 35 uyarınca hazırlanan rapor bir hakem kararı niteliğinde değildir.
3
Diğer yöntemlerle karşılaştır.
Tahkimden bağlayıcılık, uzlaştırmadan ise çözüm önerisi sunmama özellikleri ile ayrılır.
Uluslararası uyuşmazlık çözüm yollarının her birinin kendine özgü bir prosedürü ve etkisi vardır.

Anahtar Kavram

Soruşturma (Tahkik) raporunun maddi vakıalarla sınırlı olması ve bağlayıcı olmaması.

İpuçları

1
Soruşturma yönteminin diğer adı olan 'tahkik', bir olayın nasıl gerçekleştiğini araştırmak demektir.
2
Soruşturma raporunun sonuçlarının tarafları hukuken 'zorlayıp zorlamadığını' (bağlayıcılığını) düşünün.
3
Soruşturma sadece 'ne oldu?' (vakıa) sorusuna cevap arar, 'haklı kim?' veya 'nasıl çözülür?' (esas) sorularına cevap vermez.

Daha Fazla Pratik

Dogger Bank (Hull) vakası gibi tarihsel örneklerde soruşturma komisyonunun uyuşmazlığı nasıl etkilediğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 287Soru

Uluslararası bir uyuşmazlığın barışçıl yollarla çözümü sürecinde görev alan üçüncü bir tarafın; taraflar arasındaki iletişim kanallarını açık tutmanın ötesine geçerek, uyuşmazlığın esasına (merits) yönelik bizzat kendi hazırladığı çözüm önerilerini içeren bir taslak sunması ve müzakereleri bu yönde etkilemeye çalışması aşağıdaki yöntemlerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arabuluculuk

Cevap

Arabuluculuk
Arabuluculuk yönteminde üçüncü taraf, uyuşmazlığın çözümü için taraflara somut çözüm önerileri sunar ve uyuşmazlığın esasına yönelik aktif bir tutum sergiler. Dostça girişimden farklı olarak, sadece görüşme zemini hazırlamakla kalmaz, aynı zamanda tarafların kabul edebileceği uzlaşı taslakları hazırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Üçüncü tarafın uyuşmazlık çözümü sürecindeki müdahale düzeyini analiz etmek
Üçüncü tarafın sadece tarafları bir araya getirmekle kalmadığı, uyuşmazlığın içeriğine yönelik öneriler sunduğu tespit edilir.
Diplomatik çözüm yolları arasındaki temel fark, üçüncü tarafın 'aktif' veya 'pasif' rol oynamasıdır.
2
Sunulan 'çözüm taslağı' ve 'müzakereleri etkileme' unsurlarını değerlendirmek
Bu unsurların arabuluculuk (mediation) yönteminin kurucu unsurları olduğu belirlenir.
Arabuluculuğu dostça girişimden ayıran en keskin fark, üçüncü tarafın çözüm önerisi sunma yetkisidir.

Anahtar Kavram

Arabuluculuk ve Dostça Girişim Arasındaki Fark

Daha Fazla Pratik

Arabuluculuğu uzlaştırmadan ayıran 'komisyon yapısı' ve 'bağlayıcılık olmayan rapor' farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 288Soru

Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın 9494. maddesi ve Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü çerçevesinde, Divan tarafından verilen bağlayıcı bir kararın uyuşmazlığın taraflarından biri tarafından yerine getirilmemesi durumunda izlenecek hukuki süreçle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diğer taraf, kararın yerine getirilmesini sağlamak üzere önlemler alınması için durumu Güvenlik Konseyi'ne götürebilir.

Cevap

Kararın yerine getirilmesini sağlamak üzere Güvenlik Konseyi'ne başvurulması seçeneği doğrudur.
BM Şartı'nın 9494. maddesinin 22. fıkrasına göre, bir uyuşmazlığın taraflarından biri Divan kararına uymazsa, diğer taraf durumu Güvenlik Konseyi'ne götürebilir. Güvenlik Konseyi, gerekli görürse kararın yerine getirilmesini sağlamak amacıyla tavsiyelerde bulunabilir veya alınacak önlemleri (yaptırımlar dahil) kararlaştırabilir. Bu mekanizma, Divan'ın yargısal gücünü BM'nin siyasi ve yürütme gücüyle birleştiren temel bir hükümdür.

Adım Adım Çözüm

1
Divan kararlarının niteliğini belirle.
UAD kararları taraflar için kesin ve bağlayıcıdır (Statu¨Statü Madde 5959 ve 6060).
Hukuki sürecin devamı için kararın nihai olduğunu anlamak gerekir.
2
Kararın icra (zorla yürütme) mekanizmasını sorgula.
UAD'nin kendi kararlarını uygulayacak bir kolluk gücü veya yaptırım yetkisi yoktur.
Yargı organı ile yürütme/icra organı arasındaki ayrımı yapmak önemlidir.
3
BM Şartı'nın ilgili maddesini (94/294/2) uygula.
Güvenlik Konseyi, kararın yerine getirilmesi için tavsiyelerde bulunabilir veya alınacak önlemleri kararlaştırabilir.
BM sistemindeki siyasi icra mekanizmasının Güvenlik Konseyi olduğunu teyit etmek için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

UAD Kararlarının İcrası ve BM Güvenlik Konseyi'nin Yetkisi

Daha Fazla Pratik

UAD'nin 'İhtiyari Kayıt' (Optional Clause) mekanizması ile yargı yetkisini nasıl kazandığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 289Soru

Birleşmiş Milletler (BMBM) Şartı'nın VIVI. Bölümü uyarınca uyuşmazlıkların barışçıl çözümü prosedürleri işletilirken, Güvenlik Konseyi'ndeki oylama usulüyle ilgili olarak; uyuşmazlığın tarafı olan bir üyenin "oy kullanmaktan kaçınması" yükümlülüğü (zorunlu çekimserlik) hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zorunlu çekimserlik kuralı, sadece VIVI. Bölüm ve 5252. maddenin 33. fıkrası kapsamındaki kararlar için geçerli olup VIIVII. Bölüm kapsamındaki zorlayıcı önlemleri kapsamaz.

Cevap

Zorunlu çekimserlik kuralı, BMBM Şartı'nın 27(3)27(3). maddesi uyarınca sadece VIVI. Bölüm ve 52(3)52(3). madde kapsamındaki kararlar için geçerlidir ve VIIVII. Bölüm yaptırımlarına uygulanmaz.
BM Şartı'nın 27(3)27(3). maddesi uyarınca, Güvenlik Konseyi'nin uyuşmazlıkların barışçıl çözümüyle ilgili VIVI. Bölüm ve bölgesel anlaşmalarla ilgili 5252. maddenin 33. fıkrası kapsamındaki kararlarında, uyuşmazlığın tarafı olan üye (daimi üye olsa dahi) oy kullanamaz. Ancak bu kural VIIVII. Bölüm kapsamındaki zorlayıcı tedbirlerde uygulanmaz; yani bir daimi üye taraf olduğu bir uyuşmazlıkta kendisine yönelik yaptırım kararını veto edebilir.

Adım Adım Çözüm

1
BM Şartı Madde 27(3) hükmünün incelenmesi
Oylama usulünde uyuşmazlığın tarafı olan üyenin oy kullanmaması gerektiği saptanır.
"Nemo judex in causa sua" (Kimse kendi davasının yargıcı olamaz) ilkesinin bir yansımasıdır.
2
Kuralın kapsamının (Bölümler bazında) ayırt edilmesi
Kuralın VIVI. Bölüm (Barışçıl Çözüm) ve 52(3)52(3) (Bölgesel Düzenlemeler) ile sınırlı olduğu görülür.
VIIVII. Bölüm kararlarının kolektif güvenlik ve icra niteliği taşıması nedeniyle bu kuralın dışına çıkarılmıştır.
3
Daimi üyelerin durumu ve veto ilişkisinin analizi
Daimi üyelerin taraf oldukları VIVI. Bölüm kararlarında veto yetkisini kullanamayacakları belirlenir.
Zorunlu çekimserlik, daimi üyelerin VIVI. Bölüm prosedürlerini engellemesini önleyen önemli bir istisnadır.

Anahtar Kavram

BM Güvenlik Konseyi'nde Zorunlu Çekimserlik (Art 27/3)

İpuçları

1
Birleşmiş Milletler oylama sistemindeki "zorunlu çekimserlik" kuralının hangi bölümlerde (VI. Bölüm vs VII. Bölüm) geçerli olduğunu hatırlayın.
2
Zorunlu çekimserlik kuralı, bir üyenin kendi davasında yargıçlık yapmasını engelleme amacı taşır ancak bu kuralın yaptırım (Chapter VII) aşamasında uygulanmadığını unutmayın.
3
BM Şartı Madde 27(3), daimi üyelerin veto yetkisinin taraf oldukları uyuşmazlıklarda sadece VI. Bölüm ve bölgesel düzenlemeler (Art 52/3) kapsamında askıya alındığını belirtir.

Daha Fazla Pratik

BMGK'nın uyuşmazlık çözümü sürecinde Genel Kurul'un (Uniting for Peace / Barış İçin Birleşme Kararı kapsamında) yetkileri ile karşılaştırmalı bir inceleme yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 290Soru

Üçüncü bir tarafın uluslararası bir uyuşmazlık sürecine müdahale yoğunluğu, başvurulan barışçıl çözüm yönteminin hukuki ve siyasi karakterini belirleyen en temel ölçüttür. Bu bağlamda üçüncü tarafın; uyuşmazlığın taraflarını sadece müzakere masasına davet etmekle yetinmeyip, uyuşmazlığın esasına (merits) doğrudan nüfuz ederek taraflara somut çözüm önerileri (proposals) sunduğu, ancak bu sürecin bir 'uzlaştırma komisyonu' gibi formel bir yapıya veya katı usul kurallarına bağlı kalmaksızın esnek bir diplomasi çerçevesinde yürütüldüğü yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arabuluculuk

Cevap

Arabuluculuk
Arabuluculuk yöntemi, üçüncü bir tarafın uyuşmazlığın taraflarını bir araya getirmekle kalmayıp, uyuşmazlığın esasına (merits) ilişkin kendi çözüm önerilerini sunduğu aktif bir diplomasi yoludur. Bu yöntemi dostça girişimden ayıran temel fark 'aktif çözüm önerisi sunma' kapasitesiyken; uzlaştırma (conciliation) yönteminden ayıran fark ise 'kurumsal/formel bir komisyon yapısından ziyade esnek ve doğrudan diplomatik bir süreç' olmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Üçüncü tarafın rolünün pasif mi yoksa aktif mi olduğu belirlenmelidir.
Aktif rol belirlendi.
Soru kökünde üçüncü tarafın uyuşmazlığın esasına nüfuz ederek 'çözüm önerileri sunduğu' belirtilmiştir; bu durum yöntemi dostça girişimden ayırır.
2
Sürecin yapısal ve usuli özellikleri analiz edilmelidir.
Esnek ve formel olmayan yapı belirlendi.
Soru kökünde sürecin bir komisyon yapısına veya katı usul kurallarına bağlı olmadığı vurgulanmıştır; bu durum yöntemi uzlaştırmadan (conciliation) ayırır.
3
Sonucun bağlayıcılığı kontrol edilmelidir.
Siyasi/diplomatik karakterli, bağlayıcı olmayan yapı.
Sunulan önerilerin bağlayıcılık taşımadığı ve diplomatik bir süreç olduğu anlaşıldığı için tahkim ve yargısal çözüm elenir.

Anahtar Kavram

Arabuluculuk yönteminin 'aktif' ve 'siyasi/esnek' niteliği

Daha Fazla Pratik

Uluslararası uyuşmazlıklarda 'uzlaştırma' ve 'tahkim' arasındaki bağlayıcılık farkını inceleyen bir soru çözülebilir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 291Soru

Uluslararası uyuşmazlıkların yargısal yolla çözümünde tahkim (hakemlik) usulü, devletlerin rızasına dayanan ve sonucunda verilen kararın uyuşmazlığın tarafları için kesin ve bağlayıcı (res judicata) olduğu bir yöntemdir. Ancak bir tahkim kararının geçerli bir şekilde doğabilmesi, hakemlerin kendilerine "tahkim sözleşmesi" (compromis) ile verilen yetki sınırları içinde kalmasına bağlıdır.

Buna göre, bir tahkim kurulunun uyuşmazlığın esasını çözerken tarafların açıkça yasakladığı bir hukuk kaynağını kullanması veya kendisine sunulmayan bir talep hakkında hüküm kurması durumunda, söz konusu kararın hukuki statüsüyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hakemlerin tahkim sözleşmesindeki yetkilerini aşması (excès de pouvoir) kararın hükümsüzlüğü (nullity) sonucunu doğurur ve kararın bağlayıcılığına halel getirir.

Cevap

Hakemlerin tahkim sözleşmesindeki yetkilerini aşması (excès de pouvoir) durumunda kararın hükümsüz hale gelmesi
Uluslararası tahkimde hakemlerin yargı yetkisi, tarafların imzaladığı tahkim sözleşmesi (compromis) ile sınırlıdır. Hakemlerin bu sözleşmede kendilerine tanınan sınırların dışına çıkması (yetki aşımı), kararın temelini oluşturan rızayı sakatladığı için kararın hükümsüzlüğü (nullity) sonucunu doğurur. Bu durum, kararın kesin ve bağlayıcı olma niteliğini ortadan kaldıran hukuki bir savunma aracıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tahkim sözleşmesinin (compromis) işlevini belirlemek.
Tahkim kurulunun yargı yetkisinin sınırlarını tarafların rızasının (sözleşmenin) belirlediği saptanır.
Tahkim, iradi bir uyuşmazlık çözüm yoludur.
2
Yetki aşımı (excès de pouvoir) kavramını analiz etmek.
Hakemlerin kendilerine verilmeyen bir yetkiyi kullanmalarının hukuka aykırı olduğu belirlenir.
Kararın meşruiyeti, yetki sınırları içinde kalınmasına bağlıdır.
3
Hükümsüzlük (nullity) sebeplerini değerlendirmek.
Uluslararası hukukta yetki aşımının, bir tahkim kararının bağlayıcılığını ortadan kaldıran temel iptal sebeplerinden biri olduğu sonucuna varılır.
Kesin hüküm (res judicata) ilkesi, ancak geçerli bir yargısal işlem için söz konusudur.

Anahtar Kavram

Tahkim Kararlarının Hükümsüzlüğü (Excès de Pouvoir)
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 292Soru

Uluslararası hukukta uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yollarından biri olan arabuluculuk yönteminin işleyişi, üçüncü tarafın sürece katılım düzeyi ve bu yöntemin diğer diplomatik çözüm yollarından farkları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uyuşmazlığın tarafı olmayan bir devletin uyuşmazlık içindeki taraflara yönelik arabuluculuk teklifi, uyuşmazlığın taraflarınca dostane olmayan bir eylem (unfriendly act) olarak nitelendirilemez.

Cevap

Uyuşmazlık tarafları dışındaki bir devletin sunduğu arabuluculuk teklifi, uluslararası hukukta dostane olmayan bir eylem (unfriendly act) olarak kabul edilemez.
Uluslararası hukukta arabuluculuk, uyuşmazlığın tarafları arasındaki iletişimi sağlamanın ötesine geçerek, üçüncü tarafın somut çözüm önerileri sunduğu bir yöntemdir. Bu yöntemin en önemli özelliklerinden biri de uyuşmazlığın tarafı olmayan bir devletin arabuluculuk teklif etmesinin bir 'dostane olmayan eylem' (unfriendly act) olarak nitelendirilemeyeceğidir. Bu kural, uyuşmazlıkların barışçıl çözümü için devletleri teşvik etmeyi amaçlayan 1907 Lahey Sözleşmesi ile güvence altına alınmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Arabuluculuğun diplomatik karakterini belirleme
Arabuluculuğun siyasi/diplomatik bir yöntem olduğu ve bağlayıcı bir yargı yetkisi içermediği saptanır.
Yöntemi tahkim gibi hukuki yollardan ayırmak için gereklidir.
2
Üçüncü tarafın müdahale derecesini analiz etme
Arabulucunun, dostça girişimden farklı olarak uyuşmazlığın esasına dair öneri sunduğu teyit edilir.
Dostça girişim ile arabuluculuk arasındaki temel farkı anlamak için gereklidir.
3
Lahey Sözleşmeleri ve uluslararası teamül kurallarını hatırlama
Üçüncü bir devletin uyuşmazlığa barışçıl çözüm için yaptığı teklifin, bir iç işlerine müdahale veya düşmanca tavır sayılmayacağı kuralı anımsanır.
Sorudaki teknik hukuk bilgisini doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Arabuluculuğun Aktif Rolü ve Dostane Teklif Niteliği
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 293Soru

Birleşmiş Milletler (BMBM) teşkilatının temel yargı organı olan Uluslararası Adalet Divanı'nın (UADUAD) yapısı ve hakimlerin seçim süreciyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hakimlerin seçimi için hem Genel Kurul'da hem de Güvenlik Konseyi'nde mutlak çoğunluk aranır ve Konsey'deki oylamada daimi üyelerin veto hakkı işlemez.

Cevap

Uluslararası Adalet Divanı hakimlerinin seçilmesinde hem Genel Kurul hem de Güvenlik Konseyi'nde mutlak çoğunluğun sağlanması zorunludur ve bu süreçte Güvenlik Konseyi'nde veto yetkisi kullanılamaz.
Uluslararası Adalet Divanı Statüsü Madde 10 uyarınca, hakimlerin seçilmesi için hem Genel Kurul'da hem de Güvenlik Konseyi'nde mutlak çoğunluğun sağlanması gerekir. Ayrıca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, Güvenlik Konseyi'ndeki seçimlerde daimi ve daimi olmayan üyeler arasında oylama bakımından hiçbir ayrım yapılmaz, yani veto yetkisi kullanılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
UAD hakimlerinin seçim organlarını belirlemek
Hakimler, BM Genel Kurulu ve BM Güvenlik Konseyi tarafından seçilir.
Statü gereği seçim süreci iki ana organın eş zamanlı ve bağımsız iradesine dayanır.
2
Oylama usulünü ve çoğunluk şartını analiz etmek
Her iki organda da mutlak çoğunluk (yarısından bir fazla) aranır.
UAD Statüsü Madde 10, seçilmek için her iki organda da mutlak çoğunluğun elde edilmesi gerektiğini belirtir.
3
Güvenlik Konseyi'ndeki veto durumunu kontrol etmek
Hakim seçimlerinde Konsey'deki daimi üyelerin veto yetkisi (ayrımcı oy hakkı) yoktur.
Statü'nün 10. maddesinin 2. fıkrası, hakim seçiminde daimi ve geçici üyeler arasında hiçbir ayrım yapılmayacağını açıkça hükme bağlamıştır.

Anahtar Kavram

UAD Hakimlerinin Seçim Usulü ve Bağımsızlık İlkesi

İpuçları

1
Divan hakimlerinin seçimi, BM'nin siyasi atamalarından farklı olarak daha demokratik bir oylama usulüne tabidir.
2
Güvenlik Konseyi'nde veto yetkisinin işleyip işlemediğini ve her iki organın (Genel Kurul ve Konsey) rolünü hatırlayın.
3
UAD Statüsü Madde 10, seçimlerin Konsey'deki daimi üye imtiyazından muaf tutulduğunu açıkça belirtir.

Daha Fazla Pratik

Divan'da kendi uyruğunda hakim bulunmayan bir tarafın uyuşmazlığa dahil olması durumunda atanan 'hakim ad hoc' kurumunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 294Soru

Birleşmiş Milletler (BMBM) Antlaşması'nın "Uyus\cmazlıklarınBarıs\cc\cıYollarlaC\co¨zu¨lmesiUyuşmazlıkların Barışçı Yollarla Çözülmesi" başlıklı VIVI. Bölümü çerçevesinde; Güvenlik Konseyi'nin bir uyuşmazlığın çözümü için taraflara sunduğu çözüm yöntemleri veya çözüm şartlarına ilişkin önerilerinin hukuki niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bağlayıcı olmayan tavsiye niteliğindedir.

Cevap

Güvenlik Konseyi'nin Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın VI. Bölümü kapsamındaki önerileri hukuken bağlayıcı olmayan tavsiye niteliğindedir.
Doğru cevap olan ifade, BMBM Antlaşması'nın VIVI. Bölümü'nün doğasına uygundur. Bu bölüm uyarınca Güvenlik Konseyi, uyuşmazlığın çözümü için yöntem (arabuluculuk, uzlaştırma vb.) veya bizzat çözüm şartlarını önerebilir. Ancak bu öneriler tarafları hukuken zorlamaz, sadece diplomatik ve siyasi bir ağırlık taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlığın hangi bölüm kapsamında değerlendirildiğini belirleyin.
Soru, VIVI. Bölüm (Uyus\cmazlıklarınBarıs\cc\cıYollarlaC\co¨zu¨lmesiUyuşmazlıkların Barışçı Yollarla Çözülmesi) kapsamındaki yetkileri sormaktadır.
BMBM Antlaşması'nda Güvenlik Konseyi'nin yetkileri VIVI. ve VIIVII. Bölümlerde farklılık gösterir.
2
VIVI. Bölüm ile VIIVII. Bölüm arasındaki temel hukuki farkı analiz edin.
VIVI. Bölüm'deki eylemler "tavsiye" (recommendationrecommendation) iken, VIIVII. Bölüm'deki eylemler genellikle "karar" (decisiondecision) niteliğindedir.
Uluslararası hukukta barışçıl çözüm yolları genellikle tarafların rızasına dayanır ve bu aşamada konseyin zorlayıcı gücü yoktur.
3
Sonucu uyuşmazlığın tarafları üzerindeki etkisiyle eşleştirin.
Tavsiyeler taraflar üzerinde hukuken bağlayıcı bir yükümlülük doğurmaz.
Antlaşmanın 2525. maddesi uyarınca sadece Konsey'in "kararları" bağlayıcıdır; VIVI. Bölüm kapsamındaki öneriler bu kategoriye girmez.

Anahtar Kavram

BMBM Güvenlik Konseyi'nin tavsiye niteliğindeki yetkileri ile bağlayıcı kararları arasındaki fark.

Daha Fazla Pratik

Güvenlik Konseyi'nin hangi durumlarda bağlayıcı kararlar alabileceğini anlamak için BM Antlaşması'nın VII. Bölümü'nü (39-51. maddeler) inceleyin.
Tahmini Süre:45s
Soru 295Soru

Uluslararası uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yollarından biri olan "uzlaştırma" (conciliation) usulünde; uyuşmazlığı inceleyen komisyonun hazırladığı nihai raporun hukuki niteliği ve taraflar üzerindeki etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rapor, uyuşmazlığın çözümü için somut öneriler içerse de taraflar için bağlayıcı olmayıp tavsiye niteliğindedir.

Cevap

Uzlaştırma raporu ve önerileri taraflar için bağlayıcı olmayıp tavsiye niteliğindedir.
Uluslararası hukukta uzlaştırma (conciliation), uyuşmazlığın bir komisyon tarafından incelenip taraflara bağlayıcı olmayan bir çözüm raporu sunulması sürecidir. Bu yöntem, soruşturmanın 'olguları saptama' özelliği ile arabuluculuğun 'çözüm sunma' özelliğini birleştiren karma bir yapıdır; ancak sunulan bu rapor taraflar üzerinde hukuken bağlayıcı bir etki doğurmaz, sadece yol gösterici ve tavsiye niteliğindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Uyuşmazlık çözüm yönteminin (uzlaştırma) temel yapısını belirle.
Uzlaştırma, hem olguların araştırılmasını hem de çözüm önerisi sunulmasını içeren diplomatik bir yöntemdir.
Yöntemin hukuki niteliğini belirlemek için işlevini anlamak gerekir.
2
Hazırlanan raporun bağlayıcılık özelliğini değerlendir.
Uzlaştırma komisyonunun sunduğu rapor, tahkimin aksine tarafları hukuken zorunlu kılmaz.
Diplomatik yollar ile hukuki/yargısal yollar arasındaki en temel fark bağlayıcılık unsurudur.

Anahtar Kavram

Uzlaştırma raporunun tavsiye niteliğinde olması
Tahmini Süre:45s
Soru 296Soru

Uluslararası hukukta uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yollarından biri olan "soruşturma" (tahkik) yöntemi, taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelini oluşturan olayların tarafsız bir kurul tarafından incelenmesini hedefler. 19071907 tarihli Lahey Sözleşmesi hükümleri ve bu yöntemin tarihsel gelişimi dikkate alındığında, soruşturma (tahkik) usulü ve raporunun hukuki niteliği hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 19071907 tarihli Lahey Sözleşmesi'nin 3535. maddesi uyarınca; komisyonun hazırladığı rapor sadece maddi vakıaların tespitini içerir, bir hakem kararı niteliği taşımaz ve taraflar aksini kararlaştırmadıkça taraflar üzerinde bağlayıcı bir etkisi yoktur.

Cevap

1907 tarihli Lahey Sözleşmesi uyarınca soruşturma raporu sadece maddi vakıaları tespit eder ve taraflar aksini kararlaştırmadıkça bağlayıcı değildir.
Soruşturma (tahkik) yöntemi, özellikle hukuki yorumun değil, olayların nasıl cereyan ettiğinin tartışmalı olduğu durumlarda (örneğin 19041904 Dogger Bank Olayı) kullanılır. 19071907 Lahey Sözleşmesi'nin 3535. maddesi, bu kurulun hazırlayacağı raporun bir hakem kararı niteliğinde olmadığını ve taraflara tam bir takdir serbestliği bıraktığını açıkça belirtir. Bu nedenle doğru seçenek, raporun sadece maddi vakıaları içerdiğini ve bağlayıcı olmadığını belirten ifadedir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruşturma (tahkik) yönteminin temel amacını belirle.
Bu yöntemin temel amacı, uyuşmazlığın temelindeki "maddi vakıaların" (matters of fact) tarafsız uzmanlarca tespit edilmesidir.
Hukuki yorumdan ziyade olayların nasıl gerçekleştiğini açıklığa kavuşturmak önceliktir.
2
Yöntemin hukuki dayanağını kontrol et.
18991899 ve 19071907 tarihli Lahey Sözleşmeleri bu yöntemi düzenleyen temel metinlerdir.
Uluslararası hukukta kurumsal çerçeve bu sözleşmelerle çizilmiştir.
3
Raporun hukuki etkisini analiz et.
Rapor, taraflar aksini kararlaştırmadıkça bir "hakem kararı" değildir ve bağlayıcı değildir.
Lahey Sözleşmesi Madde 35, taraflara tam bir hareket serbestliği (freedom of action) tanır.

Anahtar Kavram

Soruşturma (Tahkik) yönteminin vakıa odaklı ve bağlayıcı olmayan niteliği.

Daha Fazla Pratik

Uyuşmazlıkların çözümünde soruşturma ve uzlaştırma (conciliation) arasındaki temel farkları gözden geçirmek, yöntemlerin kapsamını ayırt etmeyi kolaylaştıracaktır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 297Soru

Uluslararası Adalet Divanı (UADUAD) Statüsü'nün 3.3. maddesi uyarınca, Divan'da görev yapan hakimlerin milliyeti (uyrukluğu) ile ilgili temel kural aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Divan'da aynı devletin uyruğunda birden fazla üye bulunamaz.

Cevap

Uluslararası Adalet Divanı'nda aynı devletin uyruğunda birden fazla üye bulunamaz.
Uluslararası Adalet Divanı (UADUAD) Statüsü'nün 3/1.3/1. maddesi açıkça "Divan, aralarından ikisi aynı devletin uyruğunda olmamak üzere, on beş üyeden oluşur" hükmünü içermektedir. Bu kural, Divan'ın uluslararası niteliğini korumak ve yargı bağımsızlığını pekiştirmek amacıyla getirilmiş temel bir sınırlamadır.

Adım Adım Çözüm

1
Uluslararası Adalet Divanı (UADUAD) Statüsü'nün hakimlerin kompozisyonunu düzenleyen 3. maddesini analiz etmek.
Divan'ın 15 bağımsız hakimden oluştuğu ve aynı milliyetten iki kişinin aynı anda görev yapamayacağı kuralına ulaşılır.
Bu kural, Divan'ın tarafsızlığını sağlamak ve tek bir devletin yargı organı üzerindeki etkisini sınırlamak için getirilmiştir.
2
Divan'ın temsil yeteneğiyle ilgili diğer maddeleri (Madde 9) göz önünde bulundurmak.
Hakimlerin seçiminde kişisel liyakat kadar dünyanın farklı hukuk sistemlerinin (Anglosakson, Kıta Avrupası, İslam Hukuku vb.) temsil edilmesinin de amaçlandığı görülür.
Evrensel bir yargı organının kararlarının kabul edilebilirliği için geniş bir coğrafi ve hukuki temsil gereklidir.

Anahtar Kavram

UAD Hakimlerinin Milliyeti ve Bağımsızlığı
Tahmini Süre:45s
Soru 298Soru

Bir devletin, aralarında uyuşmazlık bulunan diğer iki devlet arasındaki gerginliği sonlandırmak amacıyla tarafları bir araya getirmesinin yanı sıra; uyuşmazlığın esasına yönelik somut bir çözüm planı hazırlayıp taraflara sunması, uluslararası hukukta hangi barışçıl çözüm yöntemiyle ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arabuluculuk

Cevap

Arabuluculuk yöntemi, üçüncü tarafın tarafları sadece bir araya getirmekle kalmayıp uyuşmazlığın esasına dair somut çözüm önerileri sunduğu barışçıl çözüm yoludur.
Arabuluculuk (mediation) yönteminde, üçüncü taraf uyuşmazlığın çözümüne aktif olarak katılır. Taraflar arasındaki müzakerelere başkanlık edebilir ve en önemlisi, uyuşmazlığı sona erdirecek bir 'uzlaşı taslağı' veya 'çözüm önerisi' hazırlayarak taraflara teklif eder. Bu durum, onu daha pasif bir yöntem olan dostça girişimden ayırır.

Adım Adım Çözüm

1
Üçüncü tarafın uyuşmazlık sürecindeki katılım düzeyini analiz edin.
Üçüncü tarafın taraflar arasındaki iletişimi sağlamanın ötesine geçtiği görülmektedir.
Soru kökünde 'çözüm planı hazırlayıp taraflara sunma' ifadesi, pasif bir kolaylaştırıcılıktan fazlasını işaret eder.
2
Aktif müdahale içeren diplomatik çözüm yollarını karşılaştırın.
Çözüm önerisi sunma (aktif rol) unsuru bizi 'Arabuluculuk' kavramına ulaştırır.
Arabuluculuğu 'Dostça Girişim'den ayıran en temel fark, üçüncü tarafın çözümün içeriğine yönelik öneride bulunmasıdır.

Anahtar Kavram

Arabuluculukta Üçüncü Tarafın Aktif Rolü

Daha Fazla Pratik

Arabuluculuk ve dostça girişim arasındaki farkı pekiştirmek için her iki yöntemin örnek vakalarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 299Soru

Uluslararası hukukta uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yolları arasında yer alan "müzakere" (görüşme) yöntemini; arabuluculuk, uzlaştırma ve soruşturma gibi diğer diplomatik çözüm yollarından ayıran en temel yapısal özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uyuşmazlığın çözüm sürecinde herhangi bir üçüncü tarafın yer almaması ve görüşmelerin doğrudan taraflar arasında yürütülmesi

Cevap

Müzakereyi diğer diplomatik yollardan ayıran temel özellik, sürecin herhangi bir üçüncü tarafın müdahalesi olmaksızın doğrudan taraflar arasında yürütülmesidir.
Müzakere uyuşmazlıkların çözümünde en eski ve en sık kullanılan yöntemdir. Diğer diplomatik yolların (arabuluculuk, uzlaştırma, dostça girişim) aksine, müzakere sürecinde uyuşmazlığa taraf olmayan üçüncü bir kişi, devlet veya uluslararası örgüt yer almaz. Taraflar diplomatik kanallar aracılığıyla doğrudan iletişim kurarak çözüme ulaşmaya çalışırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Uluslararası uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yollarını sınıflandırın.
Çözüm yolları diplomatik (müzakere, arabuluculuk, uzlaştırma vb.) ve hukuki/yargısal (tahkim, UAD) olarak ikiye ayrılır.
Müzakerenin hangi kategoride yer aldığını ve hangi yöntemlerle karşılaştırıldığını anlamak için gereklidir.
2
Müzakere (görüşme) yönteminin yapısal unsurlarını analiz edin.
Müzakere; doğrudan temas, esneklik ve en önemlisi 'üçüncü tarafın yokluğu' ilkelerine dayanır.
Yöntemi diğerlerinden ayıran spesifik farkı (farklılaştırıcıyı) bulmak için gereklidir.
3
Diğer diplomatik yollarla (arabuluculuk, dostça girişim vb.) karşılaştırma yapın.
Diğer tüm diplomatik yollarda uyuşmazlığa dahil olmayan bir 'üçüncü taraf' (devlet, kişi veya örgüt) bulunurken müzakerede sadece uyuşmazlık tarafları vardır.
Doğru ayırt edici özelliği teyit etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Müzakere (Görüşme) - Doğrudan Temas ve Üçüncü Tarafın Yokluğu

Alternatif Yöntem

BM Şartı Madde 33'te sayılan barışçıl çözüm yolları listesini gözden geçirerek, hangisinin 'doğrudan uyuşmazlık tarafları arasında' yürütüldüğünü hatırlamak süreci hızlandırabilir.
Tahmini Süre:45s
Soru 300Soru

Uluslararası uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yolları kapsamında, üçüncü bir tarafın uyuşmazlığa dahil olduğu 'arabuluculuk' (mediation) yöntemini, 'dostça girişim' (good offices) yönteminden ayıran temel işlevsel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üçüncü tarafın uyuşmazlığın esasına yönelik somut çözüm planları sunarak müzakerelere aktif bir biçimde katılması

Cevap

Arabuluculuğu dostça girişimden ayıran temel fark, arabulucunun uyuşmazlığın esasına yönelik somut çözüm planları sunarak müzakerelere aktif bir biçimde katılmasıdır.
Arabuluculuk (mediation) yöntemini dostça girişimden (good offices) ayıran en önemli husus, üçüncü tarafın (arabulucunun) rolünün niteliğidir. Dostça girişimde üçüncü taraf sadece tarafları bir araya getirip müzakere ortamı sağlarken, arabuluculukta arabulucu uyuşmazlığın çözümüne yönelik kendi plan ve önerilerini taraflara sunarak sürece doğrudan müdahil olur.

Adım Adım Çözüm

1
Dostça girişim ve arabuluculuk yöntemlerinin kapsamını karşılaştır.
Dostça girişimde üçüncü taraf sadece tarafları masaya oturturken, arabuluculukta uyuşmazlığın içeriğine dahil olunur.
İki yöntem arasındaki en ince ve en sık sorulan fark, üçüncü tarafın çözüm önerisi sunma yetkisidir.
2
Seçeneklerdeki eylemleri değerlendir.
Aktif katılım ve somut öneri sunma eylemi arabuluculuğu tanımlar.
Uluslararası hukuk doktrininde 'arabulucu' uyuşmazlığın esasına ilişkin planlar sunan kişidir.

Anahtar Kavram

Arabuluculukta Üçüncü Tarafın Aktif Rolü
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 15 / 19Sonraki