Soru

Zorluk: Çok zorMeme Kanseri Risk Faktörleri ve Genetik

Meme kanseri riskini artıran yüksek riskli premalign lezyonlar ve genetik mutasyon taşıyıcılığı durumlarında klinik yönetim ve risk projeksiyonları değerlendirildiğinde, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Klasik tip lobüler karsinoma in situ (LCISLCIS) her iki memede invaziv kanser gelişme riskini artıran bir gösterge kabul edilirken; pleomorfik LCISLCIS varyantı, duktal karsinoma in situ (DCISDCIS) gibi biyolojik olarak agresif kabul edilir ve cerrahi sınır negatifliği hedeflenerek eksize edilmelidir.Cevap
  2. B
    İğne biyopsisinde atipik duktal hiperplazi (ADHADH) saptanan bir hastada, beraberinde radyolojik olarak şüpheli kalsifikasyonlar vakum eşlikli biyopsi ile tamamen çıkarılmışsa cerrahi eksizyon endikasyonu ortadan kalkar.
  3. C
    ATMATM geni mutasyonu taşıyan kadınlarda meme kanseri bağıl riski (RRRR) yaklaşık 22 civarında olup, bu hastalar için yıllık rutin mamografiye ek olarak yıllık MRGMRG ile tarama protokolü önerilmez.
  4. D
    Profilaktik bilateral salpingo-ooferektominin meme kanseri riskini azaltıcı etkisi, BRCA2BRCA2 mutasyonu taşıyanlarda, BRCA1BRCA1 mutasyonu taşıyanlara göre istatistiksel olarak daha düşüktür.
  5. E
    Lobüler karsinoma in situ (LCISLCIS) tanısı alan hastalarda, selektif östrojen reseptör modülatörleri (SERMSERM) ile kemoprevansiyonun invaziv kanser gelişimini önlemede etkinliği kanıtlanmamıştır.

Cevap

Klasik tip LCISLCIS bir risk göstergesi olarak kabul edilirken, pleomorfik varyant DCISDCIS benzeri agresif davranış sergiler ve cerrahi sınır negatifliği sağlanarak eksize edilmelidir.
Klasik lobüler karsinoma in situ (LCISLCIS), her iki memede invaziv kanser gelişimi için bir risk belirteci (marker) olarak kabul edilir ve genellikle cerrahi sınır negatifliği aranmaksızın takip veya kemoprevansiyon ile yönetilir. Buna karşın, pleomorfik LCISLCIS varyantı biyolojik olarak duktal karsinoma in situ (DCISDCIS) ile benzer özellikler sergiler ve invaziv karsinoma dönüşme potansiyeli çok daha yüksektir. Bu nedenle, pleomorfik LCISLCIS saptandığında cerrahi sınır negatifliği sağlanacak şekilde geniş eksizyon standart yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Lezyon tiplerinin biyolojik davranışını karşılaştır
Klasik LCISLCIS bir marker, pleomorfik LCISLCIS ise prekürsör özelliktedir.
Yönetim stratejisini belirlemek için lezyonun kansere dönüşme potansiyelini anlamak gerekir.
2
Cerrahi sınır gerekliliğini değerlendir
Pleomorfik varyantta cerrahi sınır negatifliği (22 mm) hedeflenir.
Agresif varyantlarda lokal nüks ve invaziv kansere dönüşüm riski daha yüksektir.
3
Diğer risk faktörlerini ve yönetimsel hataları ele
ADHADH eksizyonu zorunludur, ATMATM için MRGMRG gereklidir, ooferektomi BRCA2BRCA2'de daha etkilidir ve kemoprevansiyon LCISLCIS'de etkindir.
En güncel ve kesin doğru olan seçeneği teyit etmek.

Anahtar Kavram

Meme Kanseri Risk Belirteçleri ve Prekürsör Lezyon Yönetimi
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla