Kırk beş yaşında bir kadın hastanın rutin kontrol mamografisinde saptanan mikrokalsifikasyon kümesi nedeniyle yapılan stereotaktik iğne biyopsisi sonucu "atipik duktal hiperplazi" (ADH) olarak raporlanmıştır. Hastanın öyküsünde 11 yaşında menarş olduğu ve hiç doğum yapmadığı (nulliparite) öğrenilmiştir. Bu hastanın meme kanseri risk profili ve yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Saptanan atipik duktal hiperplazi lezyonu, bu hastanın kümülatif meme kanseri riskini genel popülasyona göre yaklaşık kat artırmaktadır.Cevap
- BHastanın erken menarş öyküsü ve nulliparite durumu, atipik lezyonun yarattığı risk artışını nötralize eden koruyucu faktörlerdir.
- CAtipik duktal hiperplazi tanısı alan her hastada, Li-Fraumeni sendromu ekarte edilene kadar gen mutasyonu taraması zorunludur.
- DMevcut biyopsi sonucu, hastada Cowden sendromu olduğunu ve mutlaka gen mutasyonu araştırılması gerektiğini kanıtlar.
- EAtipik lezyona bağlı risk artışı sadece biyopsi yapılan memede ve o kadranda sınırlı kalmaktadır.
Cevap
Atipik duktal hiperplazi lezyonu, meme kanseri riskini yaklaşık 4-5 kat artırır.
Atipik duktal hiperplazi (ADH), meme kanseri gelişiminde önemli bir risk faktörüdür ve literatürde genel popülasyona göre riski 4-5 kat artırdığı kabul edilmektedir. Bu risk, her iki meme için de geçerlidir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Histopatolojik lezyonların (özellikle ADH) meme kanseri relatif riski üzerindeki etkisi ve bilateral risk belirteci olma özelliği.
İpuçları
1
Histopatolojik lezyonların risk derecelerini (proliferatif, atipik, in-situ) karşılaştırın.
2
ADH ve ALH'nin sağladığı relatif risk (RR) artışı genellikle 4-5 kat olarak kabul edilir.
3
Hormonal faktörler (doğum yapmama, erken adet görme) riski azaltmaz, tam tersine artırır.
Daha Fazla Pratik
Lobüler karsinoma in situ (LCIS) ve duktal karsinoma in situ (DCIS) arasındaki risk farklarını ve tedavi yaklaşımlarını inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s