5 yaşında bir kız çocuğu, son günlerde göz kapaklarında ve bacaklarında giderek artan şişlik şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı (yaşına göre normal persentilde) olarak ölçülüyor ve pretibial ödem saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum albümini , total kolesterolü ve tam idrar tetkikinde proteinüri saptanıyor.
Klinik ve laboratuvar bulgularıyla çocukluk çağının en sık görülen idiyopatik nefrotik sendromu (minimal değişiklik hastalığı) düşünülen bu hastada, hastalığın patogenezi ve beklenen klinik/laboratuvar özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Podosit disfonksiyonuna bağlı selektif (albümin ağırlıklı) proteinüri saptanır ve genellikle ampirik kortikosteroid tedavisine iyi yanıt alınır.Cevap
- BGlomerüler inflamasyona sekonder olarak idrar sedimentinde yoğun eritrosit silendirleri ve makroskopik hematüri eşlik eder.
- Cİmmün kompleks birikimi ve kompleman tüketimi nedeniyle serum C3 düzeyinde belirgin düşüklük tanı koydurucudur.
- Dİntravasküler hacim genişlemesine bağlı olarak dirençli hipertansiyon ve oligürik akut böbrek yetmezliği tablosu ön plandadır.
- EKesin tanı ve tedavi planı için ampirik steroid tedavisi başlanmadan önce mutlaka renal biyopsi yapılması endikedir.
Cevap
Podosit disfonksiyonuna bağlı selektif (albümin ağırlıklı) proteinüri saptanır ve genellikle ampirik kortikosteroid tedavisine iyi yanıt alınır.
Minimal değişiklik hastalığı, çocukluk çağı nefrotik sendromunun en sık nedenidir. Karakteristik olarak immünolojik mekanizmalarla podosit ayakçıklarında silinme meydana gelir, bu da glomerüler bazal membranın negatif yükünü kaybetmesine ve özellikle albümin atılımına (selektif proteinüri) yol açar. Tipik yaş aralığındaki (1-10 yaş) ve atipik bulguları olmayan çocuklarda renal biyopsi yapılmadan doğrudan ampirik kortikosteroid tedavisi başlanır ve hastaların büyük kısmı bu tedaviye dramatik şekilde iyi yanıt verir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Nefrotik sendrom (özellikle minimal değişiklik hastalığı) ile nefritik sendromun klinik, laboratuvar ve tedavi yaklaşımı açısından ayırt edilmesi