Nefroloji

349 soru

Soru 1Soru

1111 yaşında bir erkek çocuk, son iki haftadır giderek artan yaygın vücut şişliği ve idrar miktarında azalma yakınmasıyla getirilmiştir. Fizik muayenesinde preti-bial 3+3+ gode bırakan ödem ve asit saptanmıştır. Yapılan laboratuvar ve klinik değerlendirme sonuçları aşağıdadır:

TetkikSonuç
Kan Basıncı135/95 mmHg135/95 \text{ mmHg} (>95> 95. persentil)
Serum Albümin1,5 g/dL1,5 \text{ g/dL}
Total Kolesterol440 mg/dL440 \text{ mg/dL}
İdrar Çubuğu4+4+ protein
İdrar Mikroskopisi2525 eritrosit/HPF

Bu hasta için en olası ön tanı ve bir sonraki en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fokal segmental glomeruloskleroz - Böbrek biyopsisi yapılması

Cevap

En olası ön tanı fokal segmental glomeruloskleroz olup, hastadaki atipik bulgular nedeniyle tedavi öncesi böbrek biyopsisi yapılmalıdır.
Hastanın 1111 yaşında olması, kan basıncının persentil değerinin üzerinde seyretmesi (135/95 mmHg135/95 \text{ mmHg}) ve mikroskobik hematürisinin bulunması pediatrik nefrotik sendrom için 'atipik' özelliklerdir. Bu bulgular, çocukluk çağının en sık nedeni olan minimal değişim hastalığından uzaklaştırıp, fokal segmental glomeruloskleroz (FSGS) gibi steroid direncine daha meyilli patolojileri düşündürür. Standart yaklaşım, bu tür atipik vakalarda steroid tedavisine başlamadan önce böbrek biyopsisi ile kesin histolojik tanının konulmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulguları sınıflandır.
Nefrotik düzeyde proteinüri, ağır hipoalbüminemi, ödem ve hiperlipidemi mevcuttur (Nefrotik Sendrom).
Hastanın temel klinik sendromunu tanımlamak için.
2
Atipik bulguların (yaş, hipertansiyon, hematüri) varlığını kontrol et.
Hastanın yaşının 1010'un üzerinde olması, persistan hipertansiyon ve mikroskobik hematüri atipik bulgulardır.
Minimal Değişim Hastalığı (MDH) dışı olasılıkları ve biyopsi gerekliliğini belirlemek için.
3
Pediatrik nefrotik sendromda biyopsi endikasyonlarını değerlendir.
MDH'de yaş genellikle 262-6 arasıdır; hipertansiyon ve hematüri nadirdir. Bu hastadaki bulgular steroid öncesi biyopsi gerektiren gruptadır.
En uygun yönetim stratejisini seçmek için.

Anahtar Kavram

Pediatrik nefrotik sendromda atipik özelliklerin (yaş >10> 10 veya <1< 1, gross hematüri, hipertansiyon, renal yetmezlik, düşük kompleman) varlığı steroid tedavisine başlamadan önce böbrek biyopsisi yapılmasını gerektirir.

Alternatif Yöntem

Biyopsi endikasyonlarını anımsamak için 'Yaş (<1,>10<1, >10), Hematüri (Makroskobik), HT, Düşük Kompleman ve Renal Yetmezlik' kuralı kullanılabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2Soru

11 yaşında bir kız çocuk, evre 4 kronik böbrek yetmezliği (GFH=22GFH = 22 ml/dk/1.73m2ml/dk/1.73m^2) nedeniyle izlenmektedir. Son iki aydır artan halsizlik ve çabuk yorulma şikayetleri ile getirilen hastanın fizik muayenesinde konjonktivalar soluk saptanıyor. Laboratuvar tetkikleri aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin8.88.8 g/dLg/dL11.514.511.5 - 14.5
MCVMCV8484 fLfL779577 - 95
Retikülosit%0.5\%0.5%0.5%1.5\%0.5 - \%1.5
Serum Demiri3030 μg/dL\mu g/dL5015050 - 150
TDBKTDBK200200 μg/dL\mu g/dL250450250 - 450
Ferritin480480 ng/mLng/mL1020010 - 200
CRPCRP1414 mg/Lmg/L<5<5

Bu hastadaki anemi tablosunun patogenezinden sorumlu olan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enflamasyon ve azalmış renal klirens nedeniyle artan hepdisinin, ferroportini inhibe ederek demir salınımını engellemesi

Cevap

Enflamasyon ve azalmış renal klirens nedeniyle artan hepdisinin, ferroportini inhibe ederek demir salınımını engellemesi
KBY'de anemi çok faktörlüdür; ancak en temel neden eritropoetin (EPOEPO) eksikliğidir. Bununla birlikte, hastadaki gibi yüksek ferritin ve düşük transferrin satürasyonu varlığı 'fonksiyonel demir eksikliği'ne işaret eder. Bu durumun ana sorumlusu, karaciğerden sentezlenen ve düzeyi KBY'de hem enflamasyon hem de atılım azlığı nedeniyle artan hepdisin hormonudur. Hepdisin, hücre yüzeyindeki ferroportin kanallarını kapatarak demirin kullanılabilirliğini engeller.

Adım Adım Çözüm

1
Anemi tipinin belirlenmesi
Hb: 8.88.8 g/dLg/dL (Düşük), MCV: 8484 fLfL (Normal), Retikülosit: %0.5\%0.5 (Düşük/Uygunsuz)
Hastanın normositik, hiporegeneratif anemisi olduğunu teyit etmek için gereklidir.
2
Transferrin satürasyonunun (TSATTSAT) hesaplanması
TSAT=(SerumDemiri/TDBK)×100=(30/200)×100=%15TSAT = (Serum Demiri / TDBK) \times 100 = (30 / 200) \times 100 = \%15
Demir eksikliğinin tipini (mutlak vs fonksiyonel) ayırt etmek için kritik bir parametredir.
3
Demir parametrelerinin yorumlanması
Ferritin >100>100 ng/mLng/mL ve TSAT<%20TSAT < \%20 (KBY için geçerli sınırlar)
Yüksek ferritin (depolar dolu) ve düşük TSAT (dolaşımda demir az) kombinasyonu 'fonksiyonel demir eksikliği' tanısını koydurur.
4
Patogenetik mekanizmanın eşleştirilmesi
Hepdisin artışı ve Ferroportin inhibisyonu
KBY'de kronik enflamasyon ve düşük klirens nedeniyle artan hepdisin, demirin kullanımını engelleyen ana medyatördür.

Anahtar Kavram

Kronik Böbrek Yetmezliğinde Fonksiyonel Demir Eksikliği ve Hepdisin Mekanizması

Alternatif Yöntem

TSAT hesaplaması pratik olarak (Fe/TDBK)×100(Fe / TDBK) \times 100 formülüyle yapılır. Sonuç %20\%20 altındaysa, ferritin normalken bile demir tedavisi (tercihen IV) EPO öncesi düşünülmelidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 3Soru

1111 aylık bir erkek çocuk, büyüme geriliği ve iştahsızlık şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde boy ve vücut ağırlığı 33. persentilin altında saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde elde edilen bulgular aşağıdadır:

İncelemeSonuç
pHpH7.287.28
HCO3HCO_31515 mEq/L
pCO2pCO_23232 mmHg
Serum Sodyum (Na+Na^+)138138 mEq/L
Serum Potasyum (K+K^+)3.13.1 mEq/L
Serum Klor (ClCl^-)112112 mEq/L

İdrar analizinde idrar pHpH'sı 5.85.8, glukoz (++)(++), protein (+)(+) ve yaygın aminoasidüri saptanıyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Proksimal renal tübüler asidoz (Tip 2)

Cevap

Hastadaki büyüme geriliği, normal anyon açıklıklı metabolik asidoz, hipokalemi ve idrarda glukoz ile aminoasit kaybı (Fanconi sendromu) varlığı proksimal renal tübüler asidoz (Tip 2) tanısını koydurur.
Hastada saptanan normal anyon açıklıklı metabolik asidoz (AG=11AG=11), hipokalemi ve idrarla glukoz ile aminoasitlerin kaybı (Fanconi sendromu bulguları), proksimal tübülde bikarbonat geri emiliminin bozulduğu Proksimal RTA (Tip 2) tablosu ile tam uyumludur. Bu hastalarda plazma bikarbonat eşiği düştüğü için idrar pH'sı sistemik asidoz derinleştiğinde 5.5'in altına düşebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Asit-baz durumunu değerlendir
pH:7.28pH: 7.28 ve HCO3:15HCO_3: 15 mEq/L ile hastada metabolik asidoz mevcuttur.
Primer sorunun belirlenmesi için asit-baz parametreleri incelenmelidir.
2
Anyon açığını (AGAG) hesapla
AG=Na(Cl+HCO3)=138(112+15)=11AG = Na - (Cl + HCO_3) = 138 - (112 + 15) = 11 mEq/L (Normal aralık 8128-12).
Metabolik asidozun ayırıcı tanısında anyon açığının hesaplanması kritiktir. Normal anyon açığı renal veya intestinal bikarbonat kaybını gösterir.
3
Eşlik eden elektrolit ve idrar bulgularını analiz et
Hipokalemi (K:3.1K: 3.1) ve idrarda glukoz, protein, aminoasit kaybı (Fanconi sendromu) saptandı.
Normal anyon açıklıklı metabolik asidoz ile Fanconi sendromu birlikteliği proksimal tübül fonksiyon bozukluğunu (Tip 2 RTA) kanıtlar.

Anahtar Kavram

Normal anyon açıklıklı metabolik asidoz + Hipokalemi + Fanconi Sendromu = Proksimal RTA (Tip 2)

Daha Fazla Pratik

İdrar anyon açığı hesaplamasının renal tübüler asidozlar ile gastrointestinal kayıpların ayrımındaki yerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4Soru

88 yaşında bir çocuk, evre 3b3b kronik böbrek yetmezliği (GFH=38GFH = 38 ml/dk/1.73m2ml/dk/1.73m^2) tanısıyla izlenmektedir. Hastada belirgin poliüri, polidipsi ve boy kısalığı saptanmıştır. Bu hastanın klinik izlem ve beslenme yönetimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi en uygun yaklaşımdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Büyümenin devamlılığını sağlamak için protein alımı yaşa göre önerilen günlük miktarın (RDARDA) %100\%100’ü olacak şekilde planlanmalıdır.

Cevap

Büyümenin devamlılığını sağlamak için protein alımı yaşa göre önerilen günlük miktarın (RDARDA) %100’ü olacak şekilde planlanmalıdır.
Çocuklarda büyümenin idamesi için protein kısıtlamasından kaçınılmalı ve en az %100\%100 RDARDA oranında protein verilmelidir. Erişkinlerin aksine çocuklarda protein kısıtlaması büyüme geriliğini derinleştirir ve pozitif azot dengesini bozar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın evresi ve büyüme potansiyeli değerlendirilir.
Evre 3b3b (GFHGFH 304430-44) ve boy kısalığı saptanan bir pediatrik hasta.
Çocuklarda tedavi hedefleri büyümenin korunması üzerine kurulmalıdır.
2
Protein ve enerji gereksinimleri belirlenir.
Protein alımı %100140\%100-140 RDARDA düzeyinde olmalıdır.
Erişkinlerin aksine çocuklarda protein kısıtlaması negatif azot dengesine ve büyüme duraklamasına neden olur.
3
Sıvı ve elektrolit dengesi analiz edilir.
Poliürik hastalarda serbest sıvı alımı teşvik edilir.
Tübüler hasarı olan çocuklarda dehidratasyonu önlemek için sıvı kısıtlamasından kaçınılır.

Anahtar Kavram

Pediatrik Kronik Böbrek Yetmezliğinde Beslenme ve Sıvı Yönetimi İlkeleri

Alternatif Yöntem

Kronik böbrek yetmezliği olan çocuklarda protein ihtiyacını belirlerken 'ideal vücut ağırlığına' göre hesaplama yapılması büyüme başarısını artırır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5Soru

99 aylık bir erkek bebek, son iki gündür devam eden yüksek ateş (39C39^{\circ}C), huzursuzluk ve kusma şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde suprapubik hassasiyet dışında ek özellik saptanmamıştır. Kateterizasyon ile alınan idrar örneğinin kültüründe 10510^5 CFU/mLCFU/mL *Proteus mirabilis* üremiştir. Çekilen renal ultrasonografisi (USGUSG) normal olarak raporlanmıştır.

Bu hasta için en uygun bir sonraki adım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşeme sistoüretrografisi (VCUGVCUG) çekilmesi

Cevap

Atipik idrar yolu enfeksiyonu kriterlerini karşılayan bu hastada, reflü ve anatomik anomalileri dışlamak için işeme sistoüretrografisi (VCUG) çekilmelidir.
Hastada saptanan *Proteus mirabilis* üremesi, pediatrik nefroloji kılavuzlarına göre 'atipik idrar yolu enfeksiyonu' kriterlerinden biridir. Atipik İYE (sepsis, zayıf idrar akımı, batında kitle, artmış kreatinin, 48 saatte tedaviye yanıtsızlık veya E. coli dışı etkenler) varlığında, ilk febril atak olsa dahi renal ultrasonografi sonucu ne olursa olsun vezikoüreteral reflü (VUR) tespiti için işeme sistoüretrografisi (VCUG) planlanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İYE tipinin belirlenmesi
Atipik İYE
E. coli dışı bir etken olan Proteus mirabilis üremesi atipik İYE kriteridir.
2
Görüntüleme algoritmasının uygulanması
VCUG gerekliliği
Normal renal USG'ye rağmen, atipik veya tekrarlayan ateşli İYE varlığında VCUG endikedir.
3
Tedavi ve izlem planı
VCUG sonrası VUR evresine göre yönetim
Altta yatan VUR tespit edilirse skar gelişimini önlemek için uygun tedavi başlanmalıdır.

Anahtar Kavram

Atipik İYE kriterleri ve görüntüleme endikasyonları

Daha Fazla Pratik

VUR evrelemesi ve hangi evrelerde cerrahi tedavinin (üreteral reimplantasyon) öncelikle düşünüldüğünü incelemek faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6Soru

Dokuz yaşında erkek hasta, yaklaşık üç haftadır devam eden vücutta yaygın şişlik şikayetiyle nefroloji polikliniğine getiriliyor. Takibinde nefrotik sendrom tanısı alan hastanın tedavisi düzenleniyor. Ancak izlemde ani başlayan sol yan ağrısı ve idrar renginde koyulaşma (çay rengi) şikayeti gelişiyor. Yapılan fizik muayenede sol kostovertebral açı hassasiyeti ve sol skrotumda yeni gelişen bir şişlik (varikosel) saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum albümin düzeyi 1.6 g/dL olarak ölçülüyor.

Bu hastadaki akut klinik tabloyu en iyi açıklayan patoloji aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Renal ven trombozu

Cevap

Renal ven trombozu
Doğru cevap Renal ven trombozudur. Nefrotik sendrom, idrarla antitrombin III gibi antikoagülan faktörlerin kaybı ve karaciğerden fibrinojen sentezinin artması nedeniyle ciddi bir hiperkoagübilite durumudur. Renal ven trombozu bu hastalarda görülen önemli bir komplikasyondur. Klinik olarak ani başlayan yan ağrısı, makroskopik hematüri ve böbrek fonksiyonlarında bozulma ile karakterizedir. Özellikle sol renal ven trombozunda, sol gonadal venin (testiküler ven) drenajının bozulması sonucu sol taraflı varikosel gelişimi tipiktir. Sorudaki 'sol skrotumda yeni gelişen şişlik' ipucu, tanıyı doğrudan sol renal ven trombozuna yönlendirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Nefrotik sendromlu (yaygın ödem, düşük albümin) bir çocukta ani gelişen yan ağrısı, hematüri ve sol varikosel var.
Mevcut bulgular standart bir nefrotik sendrom seyrinden sapmayı ve bir komplikasyonu işaret etmektedir.
2
Sol varikosel ile renal patoloji ilişkisini kur
Sol gonadal ven (testiküler ven), sol renal vene dökülür. Sol renal vende oluşan bir tıkanıklık (tromboz), geriye doğru basınç artışıyla sol tarafta varikosel oluşturur.
Anatomi bilgisi, patolojinin lokalizasyonunu saptamak için kritiktir.
3
Nefrotik sendrom fizyolojisi ile ilişkilendir
Nefrotik sendromda idrarla antitrombin III kaybı, fibrinojen artışı ve trombosit agregasyonu nedeniyle hiperkoagübilite (pıhtılaşmaya eğilim) görülür.
Bu durum hastayı venöz trombozlara, özellikle de renal ven trombozuna yatkın hale getirir.
4
Ayırıcı tanıyı tamamla
Yan ağrısı, hematüri ve varikosel üçlüsü renal ven trombozu için patognomoniktir.
Diğer seçenekler (enfeksiyon, tümör) bu spesifik anatomik bulguyu (varikosel) açıklayamaz.

Anahtar Kavram

Nefrotik sendromda hiperkoagübilite ve renal ven trombozu komplikasyonu
Soru 7Soru

33 aylık erkek bebek, huzursuzluk ve yüksek ateş (39C39^\circ\text{C}) şikayetiyle acil servise getiriliyor. Yapılan fizik muayenede ateşi dışında bir odak saptanamayan hastadan, idrar yolu enfeksiyonu şüphesiyle suprapubik aspirasyon (SPA) yöntemiyle idrar örneği alınıyor. Bu hastada idrar yolu enfeksiyonu tanısı koyabilmek için idrar kültüründe en az kaç koloni (CFU/mLCFU/mL) üreme olması yeterlidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tek bir üropatojenin herhangi bir sayıda üremesi

Cevap

Suprapubik aspirasyon ile alınan idrar örneklerinde tek bir üropatojenin herhangi bir sayıda üremesi idrar yolu enfeksiyonu tanısı için yeterlidir.
Suprapubik aspirasyon, pediatrik yaş grubunda idrar yolu enfeksiyonu tanısında 'altın standart' olarak kabul edilir. Bu yöntemle mesane içinden doğrudan alınan idrarda herhangi bir uropatojenin (özellikle gram negatif basillerin) tek bir koloni bile üremesi, enfeksiyon tanısı için yeterli ve anlamlı kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Örnekleme yöntemini değerlendirin.
Yöntem: Suprapubik aspirasyon (SPA).
Tanı kriterleri idrar toplama yöntemine göre değişiklik gösterir.
2
Seçilen yöntem için geçerli olan tanısal koloni eşik değerini hatırlayın.
SPA için eşik değer: Herhangi bir sayıda üreme (>0>0 CFU/mLCFU/mL).
Mesane normal şartlarda sterildir ve SPA ile doğrudan mesaneden alınan idrarda üreme olması patolojiktir.
3
Diğer yöntemlerle karşılaştırarak doğruluğu teyit edin.
Kateter için 50.00050.000, temiz yakalama için 100.000100.000 gereklidir.
İnvazivlik arttıkça gereken koloni sayısı azalır.

Anahtar Kavram

İdrar Yolu Enfeksiyonu Tanı Kriterleri

Alternatif Yöntem

Klinik pratikte SPA zorluğu nedeniyle genellikle ilk seçenek olarak mesane kateterizasyonu (>50.000>50.000 eşiği ile) tercih edilir.
Tahmini Süre:45s
Soru 8Soru

7 aylık bir erkek bebek, ilk kez geçirdiği ateşli idrar yolu enfeksiyonu (39C39^{\circ}C ateş, huzursuzluk ve kusma) nedeniyle pediatri polikliniğine getiriliyor. Kateterizasyon yöntemi ile alınan idrar örneğinin kültüründe 10510^5 CFU/mLCFU/mL *Proteus mirabilis* üremesi saptanıyor. Çekilen renal ultrasonografisi (USGUSG) normal olarak raporlanan bu hastada, tanı ve izlem süreci için bir sonraki en uygun adım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşeme sistoüretrografisi (VCUGVCUG) planlanması

Cevap

Atipik bir etken olan *Proteus mirabilis* ile enfeksiyon geçiren süt çocuğunda, renal ultrasonografi normal olsa bile işeme sistoüretrografisi (VCUGVCUG) yapılmalıdır.
Çocuklarda atipik idrar yolu enfeksiyonu; ciddi hastalık tablosu, zayıf idrar akımı, abdominal kitle, artmış serum kreatinin düzeyi, septisemi, 48 saat içinde antibiyoterapiye yanıt alınamaması veya *E. coli* dışındaki bir mikroorganizma ile enfeksiyon gelişmesi durumunda tanımlanır. Bu vakada etkenin *Proteus mirabilis* olması vakayı 'atipik' sınıfına sokar. Güncel pediatrik üroloji ve nefroloji kılavuzlarına göre, atipik veya tekrarlayan ateşli İYE geçiren çocuklarda, renal USGUSG bulgusu ne olursa olsun VCUGVCUG çekilerek vezikoüreteral reflü (VURVUR) veya posterior üretral valv (PUVPUV) gibi anomaliler dışlanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Enfeksiyonun tipik mi yoksa atipik mi olduğunun belirlenmesi
Atipik İYE (Etkenin *E. coli* dışı bir bakteri olan *Proteus* olması nedeniyle)
Görüntüleme algoritması enfeksiyonun özelliklerine göre değişir.
2
Görüntüleme kılavuzlarına göre endikasyon sorgulanması
Atipik İYE varlığında VCUGVCUG endikasyonu oluşur
Atipik İYE'ler altta yatan vezikoüreteral reflü veya üriner sistem anomalileri ile daha sık ilişkilidir.
3
Uygun radyolojik tetkikin seçilmesi
İşeme sistoüretrografisi (VCUGVCUG)
Üriner kanaldaki reflü ve üretral anomalileri göstermede altın standarttır.

Anahtar Kavram

Atipik İdrar Yolu Enfeksiyonu Kriterleri ve Görüntüleme Endikasyonları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 9Soru

1010 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 22 hafta önce geçirdiği ateşli boğaz ağrısı öyküsü sonrası göz kapaklarında şişlik ve idrar renginde koyulaşma şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde kan basıncı 135/85135/85 mmHg (9595. persentil üzeri) ve pretibial 2+2+ ödem saptanmıştır. Laboratuvar incelemelerinde serum C3C3 düzeyi 1818 mg/dL (N: 8016080-160), serum C4C4 düzeyi 44 mg/dL (N: 154515-45), ASOASO titresi 800800 IU/mL (N: <200<200) ve ANAANA negatif olarak bulunmuştur. Tam idrar tetkikinde 2+2+ proteinüri ve her sahada bol eritrosit ile eritrosit silindirleri gözlenmiştir. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Membranoproliferatif glomerülonefrit Tip 1

Cevap

Membranoproliferatif glomerülonefrit Tip 1
Hastada görülen hipertansiyon, ödem ve eritrosit silindirleri nefritik sendromu kanıtlar. Laboratuvar bulgularında C3C3 ile birlikte C4C4'ün de düşük olması, kompleman sisteminin klasik yolak üzerinden aktive olduğunu gösterir. Membranoproliferatif Glomerülonefrit (MPGN) Tip 1, klasik yolak aktivasyonu ile hem C3C3 hem C4C4 düşüklüğüne neden olan primer bir glomerülonefrittir. Akut poststreptokoksik glomerülonefritte ise alternatif yolak aktive olduğu için C3C3 düşük, C4C4 normaldir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
Hipertansiyon, ödem ve hematüri (eritrosit silindirleri) varlığı hastada 'nefritik sendrom' tablosu olduğunu gösterir.
Glomerüler hasarın tipik klinik sunumunu belirlemek için.
2
Kompleman profilini analiz et
Hem C3C3 hem de C4C4 düzeylerinin düşük olduğu saptandı.
Kompleman aktivasyon yolağını (klasik vs. alternatif) belirlemek için.
3
Ayırıcı tanı yap
Düşük C4C4 düzeyi, klasik yolak aktivasyonunu işaret eder. Bu durum Akut Poststreptokoksik Glomerülonefrit (APSGN) tanısından uzaklaştırır (C4C4 APSGN'de normaldir).
Yüksek ASO titresi ve latent periyodun yanıltıcı etkisini ekarte etmek için.
4
En olası tanıyı belirle
Sistemik bulguların (lupus vb.) yokluğunda, hipokomplemanter nefritik tabloda hem C3C3 hem C4C4 düşüklüğü Membranoproliferatif Glomerülonefrit (MPGN) Tip 1 için karakteristiktir.
Laboratuvar verileriyle en uyumlu patolojik süreci seçmek için.

Anahtar Kavram

Glomerülonefritlerde kompleman (C3, C4) paternleri ayırıcı tanıda en kritik laboratuvar basamağıdır.

Daha Fazla Pratik

Kompleman düşüklüğü 88 haftadan uzun süren vakalarda biyopsi endikasyonu olduğunu hatırlayınız.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 10Soru

4 yaşında bir çocuk, evde dedesine ait bilinmeyen bir ilacı yüksek miktarda içtikten yaklaşık 5 saat sonra acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde hiperpne (derin ve hızlı solunum), taşikardi, huzursuzluk ve hafif kusma saptanıyor. Hastanın alınan kan gazı ve biyokimya tetkikleri aşağıda verilmiştir:

ParametreDeğer
pH7.407.40
pCO2pCO_220 mmHg20\text{ mmHg}
HCO3HCO_3^-12 mEq/L12\text{ mEq/L}
Na+Na^+142 mEq/L142\text{ mEq/L}
K+K^+4.0 mEq/L4.0\text{ mEq/L}
ClCl^-105 mEq/L105\text{ mEq/L}

Bu laboratuvar bulgularına göre, hastadaki asit-baz dengesizliği en uygun şekilde nasıl tanımlanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mikst tipte; hem solunumsal alkaloz hem de anyon açığı artmış metabolik asidoz

Cevap

Hastada mikst tipte; hem solunumsal alkaloz hem de anyon açığı artmış metabolik asidoz mevcuttur.
Doğru yanıt olan mikst tipte solunumsal alkaloz ve anyon açığı artmış metabolik asidoz tablosu, iki temel hesaplama ile doğrulanır: 1) Anyon açığının 25 mEq/L25\text{ mEq/L} çıkması bir primer metabolik asidozu gösterir. 2) Winters formülüne göre beklenen pCO2pCO_2 (26±226 \pm 2) ölçülenden (2020) daha yüksek olduğu için hastada ek bir primer solunumsal alkaloz mevcuttur. Bu durum salisilat zehirlenmesi için patognomoniktir.

Adım Adım Çözüm

1
Anyon açığını hesapla
AA=Na+(Cl+HCO3)=142(105+12)=25 mEq/LAA = Na^+ - (Cl^- + HCO_3^-) = 142 - (105 + 12) = 25\text{ mEq/L}
Metabolik asidozun tipini (yüksek veya normal anyon açığı) belirlemek için gereklidir.
2
Metabolik asidoz için beklenen pCO2pCO_2 değerini Winters formülü ile hesapla
Beklenen pCO2=(1.5×[HCO3])+8±2=(1.5×12)+8=18+8=26±2Beklenen\ pCO_2 = (1.5 \times [HCO_3^-]) + 8 \pm 2 = (1.5 \times 12) + 8 = 18 + 8 = 26 \pm 2 (242824-28 aralığı)
Solunumsal kompanzasyonun yeterliliğini ve ek bir solunumsal bozukluk olup olmadığını anlamak için gereklidir.
3
Ölçülen pCO2pCO_2 ile beklenen pCO2pCO_2 değerini karşılaştır
Ölçülen pCO2pCO_2 (20 mmHg20\text{ mmHg}), beklenen değerden (2428 mmHg24-28\text{ mmHg}) düşüktür.
Ölçülen değerin beklenenden düşük olması, eş zamanlı (primer) bir solunumsal alkalozun varlığını kanıtlar.
4
Sonucu klinik tablo ile birleştir
Yüksek anyon açığı + Ek solunumsal alkaloz = Salisilat Zehirlenmesi
Klinik öyküdeki hiperpne ve yüksek doz ilaç alımı bu mikst tabloyu destekler.

Anahtar Kavram

Mikst asit-baz bozukluklarının değerlendirilmesinde anyon açığı ve beklenen kompanzasyon hesaplamaları (Winters formülü) temel araçlardır.

Daha Fazla Pratik

Salisilat zehirlenmesinde idrar alkalizasyonunun tedavi edici mekanizmasını inceleyin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 11Soru

3838 haftalık doğan bir yenidoğan, perinatal asfiksi sonrası gelişen oligüri ve artan azotemi nedeniyle yenidoğan yoğun bakım ünitesinde değerlendirilmektedir. Postnatal 4848. saatte yapılan laboratuvar incelemelerinde elde edilen veriler aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

İncelemeSonuç
Serum Kreatinin1.61.6 mg/dL
İdrar Kreatinin88 mg/dL
Serum Sodyum138138 mEq/L
İdrar Sodyum5555 mEq/L
İdrar Osmolalitesi285285 mOsm/kg H2OH_2O

Bu hastadaki mevcut laboratuvar verileri ve klinik tablo değerlendirildiğinde, böbrek yetmezliğinin en olası patomekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Böbrek parankiminde tübüler epitel hasarı ve sodyum geri emiliminin bozulması

Cevap

Böbrek parankiminde tübüler epitel hasarı ve sodyum geri emiliminin bozulması (Akut Tübüler Nekroz)
Verilen laboratuvar değerlerine göre hesaplanan Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFE_{Na}) yaklaşık %7.97\%7.97 ve İdrar/Plazma Kreatinin oranı 55 düzeyindedir. Term bir yenidoğanda FENaFE_{Na} değerinin %3\%3'ün üzerinde, idrar/plazma kreatinin oranının ise 101510-15'in altında olması, böbrek tübüllerinin sodyumu geri emme ve idrarı konsantre etme yeteneğini kaybettiğini, yani parankimal (intrinsik) bir hasar olan Akut Tübüler Nekrozun (ATN) geliştiğini gösterir. Perinatal asfiksi bu tablonun en sık nedenlerinden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFE_{Na}) hesaplanır.
FENa=UNa×SCrSNa×UCr×100=55×1.6138×8×100%7.97FE_{Na} = \frac{U_{Na} \times S_{Cr}}{S_{Na} \times U_{Cr}} \times 100 = \frac{55 \times 1.6}{138 \times 8} \times 100 \approx \%7.97
Böbreğin sodyum tutma yeteneğini ve tübüler bütünlüğü değerlendirmek için en duyarlı parametredir.
2
İdrar/Plazma Kreatinin oranı hesaplanır.
U/PCr=8/1.6=5U/P_{Cr} = 8 / 1.6 = 5
İdrarın konsantre edilme kapasitesini ve tübüler fonksiyonu yansıtır.
3
Hesaplanan değerler yenidoğan dönemine özgü eşik değerlerle karşılaştırılır.
Term yenidoğanda FENa>%3FE_{Na} > \%3 ve U/PCr<10U/P_{Cr} < 10 olması parankimal (intrinsik) hasarı destekler.
Yenidoğanların bazal FENaFE_{Na} değerleri büyüklere göre daha yüksek olduğu için (<%1< \%1 yerine <%2.53< \%2.5-3) yaşa özgü değerlendirme kritiktir.
4
Klinik tablo (asfiksi) ile laboratuvar verileri sentezlenir.
Perinatal asfiksi sonrası gelişen isosthenüri ve yüksek sodyum ekskresyonu Akut Tübüler Nekroz (ATN) tanısını kesinleştirir.
Klinik öykü ve biyokimyasal kanıtlar aynı patolojik süreci işaret etmektedir.

Anahtar Kavram

Yenidoğan döneminde akut böbrek hasarı ayrımında Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFE_{Na}) ve İdrar/Plazma Kreatinin oranının kullanımı.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 12Soru

Kronik böbrek yetmezliği (Evre 4) tanısıyla izlenen, metabolik asidozu ve anemisi medikal tedavi ile kontrol altına alınmış 10 yaşındaki erkek hastada, yeterli kalori alımına rağmen boy kısalığı (SDS: -3.2) ve büyüme duraklaması devam etmektedir. Yapılan endokrinolojik değerlendirmede bazal büyüme hormonu (GH) düzeyi normalin üst sınırında, serum IGF-1 düzeyi ise yaşa göre düşük saptanmıştır. Bu klinik tabloyu en iyi açıklayan patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karaciğerde büyüme hormonu reseptör sonrası sinyal iletiminde gelişen periferik direnç

Cevap

Karaciğerde büyüme hormonu reseptör sonrası sinyal iletiminde gelişen periferik direnç
Kronik Böbrek Yetmezliğinde (KBY) büyüme geriliği multifaktöriyeldir (asidoz, renal osteodistrofi, anemi, beslenme). Ancak endokrin açıdan en belirgin bozukluk, büyüme hormonuna (GH) karşı gelişen periferik dirençtir. Üremik toksinler, metabolik asidoz ve kronik inflamasyon; karaciğerde GH reseptör sayısını azaltır ve JAK2/STAT5 sinyal yolunu bozar. Sonuç olarak, hipofizden yeterli (hatta artmış) GH salgılanmasına rağmen, karaciğer yeterli IGF-1 sentezleyemez. Bu tabloya 'KBY'de GH direnci' denir ve tedavisinde suprafizyolojik dozlarda rekombinant GH kullanılır.

Adım Adım Çözüm

1
Vaka verilerini analiz et
Hasta KBY tanılı, beslenmesi ve asidozu düzeltilmiş ancak büyüme geriliği sürüyor. Hormonal profilde GH Yüksek, IGF-1 Düşük.
Sorunun çözüm anahtarı, 'Yüksek GH + Düşük IGF-1' paradoksunu doğru yorumlamaktır.
2
Hormonal profili yorumla
GH yüksek olmasına rağmen hedef organ (karaciğer) IGF-1 üreterek yanıt veremiyor.
Normal şartlarda GH, karaciğerden IGF-1 sentezini uyarır. GH yüksekken IGF-1 düşükse, sorun üretim eksikliği (GH yetmezliği) değil, yanıtsızlıktır (direnç).
3
KBY patofizyolojisi ile eşleştir
Üremik ortamda karaciğerde GH reseptör ekspresyonu azalır ve reseptör sonrası (post-reseptör) sinyal iletimi bozulur.
Bu durum 'GH Direnci' veya 'GH İnsensitivitesi' olarak adlandırılır ve KBY'deki büyüme geriliğinin en temel endokrin nedenidir.

Anahtar Kavram

KBY'de Büyüme Hormonu Direnci
Soru 13Soru

4 yaşındaki erkek çocuk, rutin fizik muayene sırasında sağ alt kadranda saptanan palpabl kitle nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Hastanın özgeçmişinden prenatal takiplerinde sol böbreğin izlenemediği öğreniliyor. Yapılan abdominal ultrasonografide sol böbrek lojunda renal doku saptanmazken, sağ böbrek lojunda ve aşağısında birbirine parankimal olarak kaynaşmış, iki ayrı toplayıcı sistem içeren genişlemiş bir renal kitle izleniyor. Bu hastada ektopik (sol) böbrekten çıkan üreterin mesaneye açıldığı bölge ile ilgili aşağıdakilerden hangisi en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Normal (sol) taraf trigonda ortotopik yerleşim

Cevap

Ektopik böbreğe ait üreterin normal (sol) taraf trigonda ortotopik olarak sonlanması en olası bulgudur.
Çapraz füzyonlu renal ektopide, ektopik olan böbrek embriyolojik gelişim sırasında karşı tarafa göç ederek oradaki böbrek ile kaynaşır. Ancak üreter tomurcuğu kloakadan kendi tarafında geliştiği için, üreterin mesaneye girdiği yer (trigon) değişmez ve ortotopik kalır. Bu nedenle sol böbrek sağa göç etse de üreteri mesanenin sol tarafına açılır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Sağda kitle, solda böbrek yokluğu ve sağda kaynaşmış iki sistem bulgusu 'Çapraz Füzyonlu Renal Ektopi' tanısını koydurur.
Vakadaki palpabl kitle ve ultrason bulguları bu anomalinin klasik sunumudur.
2
Embriyolojik gelişimi hatırla.
Üreter tomurcuğu kloakadan normal yerinde (trigon) gelişirken, metanefrik blastema (böbrek) yukarı göç eder.
Üreterin mesaneye giriş yerini böbreğin göçü değil, üreter tomurcuğunun orijini belirler.
3
Üreterin izlediği yolu belirle.
Ektopik böbreğin üreteri orta hattı çaprazlayarak kendi orijinal tarafındaki trigon bölgesine girer.
Çapraz ektopide üreterler neredeyse her zaman ortotopik yerleşimlidir.

Anahtar Kavram

Çapraz füzyonlu renal ektopide üreterlerin mesaneye giriş yeri ortotopik (normal tarafında) kalır.

Alternatif Yöntem

Vakayı çözerken 'Üreterin mesane girişi sabittir, böbrek hareketlidir' prensibini (Weigert-Meyer dışındaki durumlar için) kullanabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 14Soru

14 yaşında bir erkek çocuk, Evre 4 kronik böbrek yetmezliği (GFH:18GFH: 18 ml/dk/1.73m2ml/dk/1.73m^2) tanısıyla izlenmektedir. Boyu yaş ve cinsiyete göre 33 persentilin altında olan hastanın laboratuvar incelemesinde kan pH'sı 7.287.28 ve serum bikarbonat düzeyi 1616 mEq/LmEq/L olarak saptanmıştır. Bu hastada saptanan kronik metabolik asidozun, protein katabolizmasını artırarak büyüme geriliği ve kas kütlesi kaybına yol açan temel hücresel mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ATP-bağımlı ubiquitin-proteazom yolunun aktivasyonu

Cevap

Kronik böbrek yetmezliğinde metabolik asidoz, iskelet kasında ATP-bağımlı ubiquitin-proteazom yolunun aktivasyonunu artırarak protein katabolizmasına ve büyüme geriliğine neden olur.
KBY hastalarında saptanan metabolik asidoz, iskelet kasında spesifik E3 ubiquitin ligazlarının (Atrogin-1 ve MuRF1) ekspresyonunu artırır. Bu durum, proteinlerin ubiquitinlenerek 26S proteazom kompleksinde parçalanmasına yol açar. Bu katabolik süreç, çocuklarda büyüme geriliğinin ve yetişkinlerde kas kütlesi kaybının en önemli moleküler motorudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın metabolik durumunu analiz et.
Evre 4 KBY ve buna eşlik eden belirgin metabolik asidoz (HCO3=16HCO_3^- = 16 mEq/LmEq/L) mevcuttur.
KBY'de büyüme geriliğinin patofizyolojisini anlamak için asit-baz dengesinin etkisini belirlemek gerekir.
2
Asidozun protein metabolizması üzerindeki hücresel etkisini hatırla.
Metabolik asidoz, kasta ubiquitin gen transkripsiyonunu ve proteazom alt ünitelerinin aktivitesini artırır.
Kronik asidoz, vücudun nitrojen dengesini bozarak kas yıkımını (sarkopeni) tetikler.
3
Hücresel yolak ile klinik bulgu (büyüme geriliği) arasındaki bağı kur.
Artan protein katabolizması ve branşeli zincirli aminoasit oksidasyonu, büyüme için gerekli olan protein sentezi kapasitesini düşürür.
Metabolik asidozun tedavisi (bikarbonat replasmanı), ubiquitin-proteazom aktivitesini azaltarak büyümeyi iyileştirir.

Anahtar Kavram

KBY'de asidoza bağlı büyüme geriliğinin temelinde 'ATP-bağımlı ubiquitin-proteazom' sisteminin indüksiyonu yatar.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 15Soru

1010 yaşında, siyanotik doğumsal kalp hastalığı nedeniyle kardiyak kateterizasyon ve anjiyografi yapılan bir çocukta, işlemden 2424 saat sonra idrar miktarında belirgin azalma saptanıyor. Fizik muayenede kan basıncı yaşına göre normal sınırlarda (105/70105/70 mmHg) ölçülüyor; dehidratasyon bulgusu saptanmadığı gibi kalp yetersizliğini düşündürecek hepatomegali veya akciğerde ral duyulmuyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin değerinin bazal 0,60,6 mg/dL'den 1,11,1 mg/dL'ye yükseldiği görülüyor. Bu hastanın idrar tetkikinde aşağıdakilerden hangisinin saptanması en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fraksiyonel sodyum ekskresyonunun (FENa) %1'in altında olması

Cevap

Fraksiyonel sodyum ekskresyonunun %1'in altında olması
Kontrast nefropatisi, anjiyografik işlemlerden sonra gelişen ve kreatinin artışıyla karakterize bir tablodur. Patogenezinde renal tübüler epitel hasarı ve şiddetli renal vazokonstriksiyon rol oynar. Bu vazokonstriktif süreç nedeniyle böbrek, prerenal azotemide olduğu gibi sodyumu tutmaya çalışır ve sonuç olarak fraksiyonel sodyum ekskresyonu (FENa) %1'in altında saptanır. Bu özellik, kontrast nefropatisini klasik iskemik veya toksik akut tübüler nekrozdan ayıran önemli bir sınav bilgisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik durumun tanımlanması.
Hastada iyotlu kontrast madde maruziyeti sonrası "Kontrast Nefropatisi" tablosunun geliştiği saptanır.
Anjiyografi sonrası gelişen kreatinin artışı ve oligüri, dehidratasyon veya kalp yetersizliği yokluğunda bu tanıyı öncelikle düşündürür.
2
Kontrast nefropatisinin patofizyolojik özelliklerinin değerlendirilmesi.
Kontrast maddenin renal tübüllere doğrudan toksik etkisinin yanı sıra, şiddetli medüller vazokonstriksiyona yol açtığı anlaşılır.
Bu vazokonstriksiyon, glomerüler filtrasyon hızını azaltırken proksimal tübüllerde sodyum ve su geri emilimini uyarır.
3
İdrar indekslerinin yorumlanması.
Tablo renal bir hasar olmasına rağmen, baskın vazokonstriksiyon nedeniyle idrar indeksleri prerenal azotemiyi taklit eder.
Bu durum sonucunda FENa < %1 ve yüksek idrar osmolalitesi saptanması karakteristiktir.

Anahtar Kavram

Kontrast nefropatisi, renal kökenli bir akut böbrek hasarı olmasına rağmen, patogenezindeki şiddetli vazokonstriktif komponent nedeniyle FENa < %1 ile seyreden nadir istisnalardan biridir.

Daha Fazla Pratik

Akut glomerülonefrit ve pigment nefropatilerinde (rabdomiyoliz) FENa değerlerinin neden düşük saptanabileceğini gözden geçirin.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 16Soru

33 yaşında bir kız çocuk, yüksek ateş ve karın ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Sonda ile alınan idrar örneğinin kültüründe 50.00050.000 CFU/ml E.coliE. coli üremesi saptanıyor. Hastanın bu ilk ateşli idrar yolu enfeksiyonu (I˙YEİYE) atağıdır. Yapılan üriner ultrasonografide (USGUSG) sol böbrekte pelvikalisyel dilatasyon ve parankim kalınlığında azalma şüphesi rapor ediliyor. Bu klinik tabloya göre, hastada vezikoüreteral reflü (VURVUR) varlığını değerlendirmek için yapılması gereken en uygun bir sonraki tetkik hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşeme sistoüretrografisi (VCUGVCUG)

Cevap

İşeme sistoüretrografisi (VCUGVCUG)
Çocuklarda ilk ateşli idrar yolu enfeksiyonundan sonra standart yaklaşım üriner ultrasonografi yapılmasıdır. Eğer ultrasonografide hidronefroz, skar şüphesi veya pelvikalisyel sistemde dilatasyon gibi yapısal bir anormallik saptanırsa, altta yatan vezikoüreteral reflüyü dışlamak amacıyla işeme sistoüretrografisi (VCUGVCUG) yapılması zorunludur.

Adım Adım Çözüm

1
Tanısal kriterleri doğrula.
Sonda ile alınan idrarda 50.00050.000 CFU/ml üreme, pediatrik yaş grubunda I˙YEİYE tanısı için yeterlidir.
Tedavi ve tetkik aşamasına geçmeden önce enfeksiyonun kanıtlanması gerekir.
2
İlk görüntüleme bulgusunu değerlendir.
USGUSG'de pelvikalisyel dilatasyon saptandı.
Güncel kılavuzlara göre ilk ateşli I˙YEİYE sonrası USGUSG standarttır; ancak USGUSG anormal ise ileri tetkik gerekir.
3
Anatomiye yönelik ileri tetkik kararını ver.
İşeme sistoüretrografisi (VCUGVCUG) planlanır.
Vezikoüreteral reflü (VURVUR) varlığını ve evresini belirlemek için en duyarlı yöntem VCUGVCUG'dir.

Anahtar Kavram

Pediatrik idrar yolu enfeksiyonunda görüntüleme algoritması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 17Soru

1212 yaşında, 88 yıldır Tip 11 diabetes mellitus tanısıyla izlenen ve son bir yıldır tekrarlayan üriner sistem enfeksiyonları öyküsü olan bir kız çocuk poliklinik kontrolüne getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı normal sınırlarda saptanıyor (110/70110/70 mmHg). Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyi 1.11.1 mg/dL (hafif yüksek) bulunuyor. Hastanın diğer laboratuvar sonuçları şöyledir:

ParametreDeğer
pHpH7.287.28
pCO2pCO_23232 mmHg
HCO3HCO_31616 mEq/L
Sodyum (Na+Na^+)136136 mEq/L
Potasyum (K+K^+)6.26.2 mEq/L
Klor (ClCl^-)110110 mEq/L

Bu laboratuvar bulgularına göre, hastadaki asit-baz ve elektrolit bozukluğunun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tip 4 renal tübüler asidoz

Cevap

Tip 4 renal tübüler asidoz, hiperkalemi ve normal anyon açıklı metabolik asidozun bir arada görüldüğü en olası tanıdır.
Laboratuvar bulgularında saptanan düşük pHpH ve düşük bikarbonat düzeyi metabolik asidozu gösterir. Anyon açığı (136[110+16]=10136 - [110 + 16] = 10) normal sınırlardadır. Normal anyon açıklı metabolik asidozlar (NAGMA) arasında hiperkalemi (6.26.2 mEq/L) ile seyreden tipik tablo Tip 4 RTA'dır. Bu durum genellikle diyabetik nefropati veya kronik interstisiyel nefrit gibi durumlarda gelişen hiporeninemik hipoaldosteronizme bağlıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Asit-baz durumunu değerlendir
pHpH 7.287.28 ve HCO3HCO_3 1616 mEq/L ile metabolik asidoz saptanmıştır.
Hastanın asit-baz dengesini belirlemek ilk adımdır.
2
Serum anyon açığını hesapla
Anyon açığı = Na(Cl+HCO3)=136(110+16)=10Na - (Cl + HCO_3) = 136 - (110 + 16) = 10 mEq/L.
Asidozun nedenini (yüksek veya normal anyon açığı) ayırt etmek için gereklidir. 1010 mEq/L normal bir değerdir (8128-12 mEq/L).
3
Potasyum düzeyini kontrol et
Potasyum 6.26.2 mEq/L ile hiperkalemi mevcuttur.
Normal anyon açıklı asidozlarda potasyum düzeyi RTA tiplerini ayırmada kritiktir.
4
Klinik bağlamla birleştir
Diyabetik nefropati veya interstisiyel nefrit zemininde gelişen Tip 4 RTA tanısına ulaşılır.
Tip 4 RTA, hiporeninemik hipoaldosteronizm nedeniyle hiperkalemik NAGMA yapan tek RTA tipidir.

Anahtar Kavram

Hiperkalemi ile seyreden normal anyon açıklı metabolik asidoz (NAGMA), aksi kanıtlanana kadar Tip 4 RTA olarak kabul edilir.

Alternatif Yöntem

Anyon açığını hesapladıktan sonra seçenekleri potasyum düzeyine göre eleyebilirsiniz. Hipokalemik olanları (Tip 1, Tip 2, Bartter) ve yüksek anyon açıklı olanları (DKA) elediğinizde geriye tek seçenek kalmaktadır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 18Soru

1010 yaşında, Evre 44 kronik böbrek yetmezliği (KBY) tanısıyla izlenen bir çocuk hastanın rutin kontrollerinde kan basıncı yüksek saptanmıştır. Bu hastada hipertansiyonun değerlendirilmesi ve yönetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kistik displazi veya jüvenil nefronoftizis gibi tuz kaybettiren nefropatisi olan KBY hastalarında da tansiyon kontrolü için mutlaka sıkı sodyum kısıtlaması uygulanmalıdır.

Cevap

Kistik displazi veya jüvenil nefronoftizis gibi tuz kaybettiren nefropatisi olan KBY hastalarında sıkı sodyum kısıtlaması uygulanması gerektiği ifadesi yanlıştır.
Kronik böbrek yetmezliği olan çocukların çoğunda sodyum ve su retansiyonu nedeniyle sodyum kısıtlaması gerekse de, kistik renal displazi, jüvenil nefronoftizis veya obstrüktif üropatiler gibi 'tuz kaybettiren nefropatisi' olan hastalarda durum farklıdır. Bu hastalar idrarla zorunlu sodyum kaybederler ve bu hastalara sıkı sodyum kısıtlaması yapılması ekstraselüler volümün azalmasına, dehidratasyona ve böbrek perfüzyonunun bozularak böbrek yetmezliğinin derinleşmesine yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
KBY'de hipertansiyonun temel nedenini belirle.
Genellikle sodyum ve su retansiyonuna bağlı volüm artışıdır.
Tedavide diüretik ve tuz kısıtlamasının yerini belirlemek için gereklidir.
2
Proteinürinin varlığına göre ilaç seçimini değerlendir.
Proteinürik hastalarda ACE inhibitörleri veya ARB'ler önceliklidir.
Renoprotektif etkileri nedeniyle progresyonu yavaşlatırlar.
3
Hastanın primer böbrek hastalığının tipini (tuz tutan vs. tuz kaybeden) analiz et.
Tuz kaybettiren nefropatilerde (örn. kistik displazi) sodyum kısıtlamasının dehidratasyon riski taşıdığı saptanır.
KBY yönetiminde 'herkese aynı tedavi' yaklaşımının yanlışlığını ortaya koyar.

Anahtar Kavram

KBY'de hipertansiyon yönetimi ve tuz kaybettiren nefropatilerde sodyum kısıtlamasının kontrendikasyonu.

Daha Fazla Pratik

KBY'de ACE inhibitörü kullanımı sonrası kreatinin artış sınırlarını ve yönetimini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 19Soru

Steroid dirençli nefrotik sendrom (fokal segmental glomerüloskleroz) tanısıyla izlenen 88 yaşındaki erkek hasta, ani başlayan sol yan ağrısı ve idrarda renk koyulaşması şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde sol kostovertebral açı duyarlılığı ve sol skrotumda yeni gelişen varikosel saptanıyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde proteinürinin bazal değerlerine göre belirgin arttığı ve idrar sedimentinde bol her sahada eritrosit olduğu görülüyor.

Bu hastada ön tanıyı desteklemek için saptanması beklenen diğer laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Trombosit sayısında azalma

Cevap

Trombosit sayısında azalma (trombositopeni), renal ven trombozu gelişen nefrotik sendromlu hastalarda trombüs içi tüketim nedeniyle görülen önemli bir laboratuvar bulgusudur.
Nefrotik sendromlu hastalarda hiperkoagülabilite sonucu en sık görülen tromboembolik komplikasyonlardan biri renal ven trombozudur (RVT). Sol renal ven trombozu, anatomik komşuluk nedeniyle sol gonadal venin boşalmasını engelleyerek ani varikosele yol açar. RVT kliniğinde akut böbrek yetmezliği bulguları, hematüri ve trombüs oluşumu sırasında trombositlerin harcanmasına bağlı olarak trombositopeni (trombosit sayısında azalma) izlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Nefrotik sendrom tanısı olan bir çocukta ani yan ağrısı, hematüri ve sol taraflı yeni gelişen varikosel saptanmıştır.
Sol renal venin tıkanması, sol gonadal venin drenajını bozarak ani varikosele yol açar; bu durum renal ven trombozu (RVT) için spesifiktir.
2
Komplikasyonun fizyopatolojisini değerlendir
Nefrotik sendromda antitrombin III kaybı ve prokoagülan artışı hiperkoagülabiliten sorumludur.
RVT geliştiğinde parankimal hasar ve vasküler tıkanıklık hematüriye, trombüs oluşumu ise platelet tüketimine neden olur.
3
Laboratuvar bulgularını eşleştir
RVT tanısında trombositopeni ve LDH yüksekliği beklenen bulgulardır.
Trombosit sayısındaki azalma, akut trombotik sürecin sistemik bir yansımasıdır.

Anahtar Kavram

Nefrotik sendromda hiperkoagülabiliteye bağlı gelişen renal ven trombozu, sol tarafta varikosel ve sistemik olarak trombositopeni ile prezente olabilir.
Soru 20Soru

66 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 1010 gündür devam eden göz kapaklarında şişlik ve karında büyüme şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 95/6595/65 mmHg, yaygın pretibial ödem ve asit saptanıyor.

Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıdadır:

TetkikSonuç
Tam İdrar TetkikiProtein 4+4+, Mikroskopi: 121-2 eritrosit/sahada
Serum Albümin2,02,0 g/dL
Total Kolesterol410410 mg/dL
Serum C3C3 Düzeyi110110 mg/dL (Normal: 8016080-160)
Serum Kreatinin0,50,5 mg/dL

Bu klinik tabloya göre, hastanın yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi en uygun yaklaşımdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olası Minimal Değişim Hastalığı düşünülerek oral prednizolon tedavisi başlanması

Cevap

Olası Minimal Değişim Hastalığı düşünülerek oral prednizolon tedavisi başlanması
Çocukluk çağında nefrotik sendromun %85-90 oranında en sık nedeni Minimal Değişim Hastalığıdır. Hastada hipertansiyonun olmaması, böbrek fonksiyonlarının normal olması ve özellikle kompleman (C3C3) düzeyinin normal bulunması bu tanıyı güçlü şekilde destekler. Uluslararası protokoller uyarınca, bu yaş grubunda atipik bir klinik bulgu yoksa (belirgin hematüri, düşük C3C3, hipertansiyon gibi), böbrek biyopsisi yapmadan önce oral prednizolon tedavisine başlanması standart yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Ödem, masif proteinüri (4+4+), hipoalbüminemi (2,02,0 g/dL) ve hiperlipidemi (410410 mg/dL) varlığı nefrotik sendrom tanısını koydurur.
Tanı kriterlerini doğrulamak.
2
Ayırıcı tanı için ek bulguların değerlendirilmesi
Hastanın yaşının 66 olması, kan basıncının normal olması ve serum C3C3 düzeyinin normal bulunması en olası tanının Minimal Değişim Hastalığı (MDH) olduğunu gösterir.
Atipik bulgu (hematüri, hipertansiyon, düşük kompleman) yokluğunu teyit etmek.
3
Tedavi stratejisinin belirlenmesi
MDH çocuklarda en sık nedendir ve ilk basamak tedavi oral steroid (prednizolon) uygulamasıdır.
Ampirik steroid tedavisine yanıtın yüksek olması nedeniyle biyopsi öncesi tedaviye başlamak.

Anahtar Kavram

Çocuklarda nefrotik sendromun en sık nedeni olan Minimal Değişim Hastalığı'nda (MDH) ampirik steroid tedavisi.

Daha Fazla Pratik

Steroid tedavisine rağmen 4 haftalık süreçte remisyon sağlanamayan (steroid dirençli) hastalarda bir sonraki basamağın böbrek biyopsisi olduğunu hatırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Sayfa 1 / 18Sonraki
Nefroloji Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin